Genetik Geçişli Kanserler ve Tarama Testleri

Meme Kanserinde Genetik Faktörlerin Rolü- Kadin.com

Genetik Geçişli Kanserler ve Tarama Testleri

Meme kanseri olan kişilerin çoğunda ailede meme kanseri hikayesi yoktur. Meme kanserlerinin yaklaşık %5-10’u kalıtsaldır, anne ve babadan çocuğa aktarılan genlerle geçer.

Genler, hücrelerimizin kromozomlarında bulunan, kalıtsal karakterimizi taşıyıp ortaya çıkışını sağlayan ve nesilden nesile geçen partiküllerdir. Hücrelerin büyüme ve fonksiyonları için kullanım kılavuzu gibi düşünebilirsiniz. Olabilecek bir bozuklukta, hücre çoğalması veya fonksiyonları bozulabilir, bunun sonucunda hastalıklar ortaya çıkabilir.

Meme Kanseri Ve Genetik İlişkisinde BRCA1 ve BRCA2 Genleri

Kalıtsal meme kanserlerinin büyük kısmından BRCA1 (BReast CAncer) ve BRCA2 isimli genler sorumludur. Herkesde bu genler bulunur.

BRCA genleri hücre hasarını onarır, meme, yumurtalık ve bazı diğer hücrelerin sağlıklı büyümelerinden sorumludur. Bu genlerde anormallik, yani mutasyon olduğunda meme, yumurtalık ve bazı diğer kanser riskleri artar.

10 kalıtsal meme kanserinden birinde BRCA mutasyonu saptanır.

Her BRCA mutasyonu saptanan kişide meme kanseri gelişmez. Ancak 100 kişinin yaklaşık  60 ila 80’i yaşam boyu meme kanseri olma riski taşır. Bu kişilerde daha genç yaşlarda kanser gelişmeye meyillidir ve her iki meme için de risk artmıştır.

BRCA mutasyonu saptanan kadınların meme, yumurtalık, kalın barsak, pancreas, ve melanoma riski de artmıştır.

BRCA mutasyonu olan erkeklerde de yine meme kanseri, prostat kanseri, sindirim sistemi ve cilt kanseri riskleri genel topluma göre yüksektir.

Diğer Meme Kanseri Genleri

Daha az görülse de, henüz BRCA1 ve BRCA2 kadar güçlü bilgilere sahip olmadığımız ancak meme kanserine neden olduğunu bildiğimiz başka genler de vardır. Yapılan çalışmalarla gün geçtikçe daha fazla bilgi ediniyoruz. PALB2, ATM, CHEK2, TP53 vb gibi. Ve artık daha yaygın kullandığımız panel test içinde bunları da test etmek mümkündür.

Kimlere Genetik Test Yapılmalı?

Öncelikle bilinmeli ki testi meme kanseri olan kişiye öneriyoruz. Mümkünse ailede hayatta olan en genç ve kanser tanısı alan kişiden başlanılmalıdır. Tamamen sağlıklı bireylerde kanser tarama testi olarak kullanımı doğru değildir. Ailede bilinen genetik anomali varsa, sağlıklı akrabalara yapılır.

Aşağıdaki durumlarda, genetik mutasyon olma ihtimali daha yüksektir:

  • 50 yaşın altında meme kanseri tanısı alan kişiler
  • Ailede aynı tarafta veya aynı kişide, meme ve yumurtalık kanseri öyküsü
  • Bir kişinin her iki memesinde meme kanseri olması veya triple negative denilen özellikte meme kanseri olması
  • Ailede birinci ve ikinci derece akrabalarda birden fazla meme kanseri ve/veya yumurtalık, kalın barsak, pancreas, prostat, mide, rahim kanseri, sarkom olması
  • Eskenazi soyundan olup, meme kanseri olan kişiler
  • Erkek meme kanseri olanlar
  • Ailede saptanmış olan meme kanseri geni bozukluğu

Aile bireylerinden birinde anormal meme kanseri geni saptanması sizde de olacağı anlamına gelmez.  Ancak, meme ve/veya yumurtalık kanseri açısından yüklü bir aile hikayesi olduğunda kalıtsal bir genetik anormallik olabileceğini düşünürüz.

Genetik Test Nasıl Yapılır?

Genetik test kan veya tükürükten yapılabilir. En yaygın olarak kan testi kullanılır. Kişi sadece bir tüp kan verir. Sonuçlar yaklaşık 3-4 haftada çıkar. Testin güvenilir, lisanslı bir laboratuarda yapılması önem taşır.

Genetik Test Sonucu Nasıl Değerlendirilir?

Test pozitif, negatif ya da belirsiz çıkabilir.

Genetik Testin Negatif Olması Ne Anlama Gelir?

Bugünkü bilgilerimiz dahilinde bilinen gen mutasyonu yok demektir. Ancak anlam olarak bize farklı şeyler ifade eder. Kişinin birinci derece akrabası meme kanseri ve BRCA mutasyonu var, sağlıklı kişide yok ise bu gerçek negatiftir. Bu kişiyi genel toplumdaki ortalama risk grubunda takip edebiliriz.

Ancak aile hikayesi yüklü ise, ve ailede mutasyon saptanmadıysa, kişide de saptanmadıysa, bu kişi yine yüksek riskli hasta protokolünde takiplerine devam eder. Bizim bilmediğimiz, henüz test edilemeyen, genetik anormallikler yine de olabilir.

Testin Pozitif Çıkması Ne Demektir?

Pozitif test kişide meme ve diğer kanserlere neden olabilecek, zararlı mutasyon saptanmış demektir. Diğer yandan pozitif test mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmez, fakat risk çok yüksektir. BRCA mutasyonlu kişide kanser gelişsin ya da gelişmesin, kendi erkek ve kız çocuklarına bu geni aktarma olasılığı %50’dir.

Belirsiz Test Sonucu Nedir?

Üçüncü grup test sonucu ise önemi bilinmeyen variant dediklerimiz. Sonucun ne anlama geldiğini bilmediklerimiz. Evet bir anormallik görülmüş ama klinik karşılığının ne olduğu henüz bilinmiyor.

Bu grupta tamamen bireysel kararlar verilir. Büyük kısmı ileride tekrar değerlendirilmek üzere, bilgi olarak veri bankasına eklenir.

Bu bilgiler biriktikçe hangilerinin zararlı, hangilerinin etkisiz olduğu ortaya çıkacaktır.

Genetik Test Sonucu Pozitif Çıkan Kişide Risk Nasıl Azaltılır?

Pozitif sonuçta birkaç seçenek vardır. Tamamen kişiye özel karar verilir.

  1. Daha yoğun, yüksek riskli hasta grubunda tarama programına almak
  2. İlaçla koruma
  3. Koruyucu ameliyatlar

Örneğin BRCA1-BRCA2 mutasyonu saptanan sağlıklı bir kişide erken 30’lu yaşlarda ailesini kurması çocuk sahibi olması ve sonrasında koruyucu mastektomi (memelerin alınması), ve 40 yaş civarı koruyucu olarak yumurtalıkların alınması önerilebilir. Koruyucu mastektominin en az %95 koruyuculuğu vardır. Tabii bu süreç tamamlanana kadar (25 yaşından itibaren) yüksek riskli hasta protokolünde takiplerine devam edilmelidir.

Test sonucu pozitif ancak hasta koruyucu ameliyatları kabul etmiyorsa, riski kabul ederek yakın takibe alınabilir ya da aynı zamanda memeleri koruyucu tamoksifen denilen ilaç tedavisine başlayabilir. Ancak bu ilaç bilinen önemli yan etkiler içerir ve cerrahi kadar koruyucu değildir. Üstelik genellikle BRCA anomalili meme kanserleri hormonal ilaçlara duyarlı olmayabilirler.

Test öncesinde doğru bir genetik danışmanlık almak son derece önemlidir. Test sonuçlandığında gereğini yapmayı kabul etmeyecekseniz, testi yaptırmanızı önermem. Sonuç seçenekleri ve olası yaklaşımları baştan bilmek gerekir. Aksi halde sonrası hasta için de stresli bir süreç olmaktadır. Test ile birlikte sosyal sorunlar da yaşanabilir.

Источник: https://kadin.com/meme-kanseri-genetik

Kanser Tarama Testleri | Acıbadem

Genetik Geçişli Kanserler ve Tarama Testleri

Kanserin erken evrede teşhisi, kanser tedavisinin başarısını artırıyor. Kanserin erken teşhisi için kişinin herhangi bir yakınması olmasa dahi rahim ağzı, meme, kalın bağırsak ve prostat kanserleri için kanser tarama testleri yaptırması önem taşıyor.

Rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde kadınların düzenli olarak Pap smear testi ya da ışıklı tarama testi yaptırması; meme kanserinin erken teşhisi için 40 yaş öncesi kendi kendine meme muayenesi ve klinik meme muayenesi ile 40 yaş sonrası mamografi; hem kadın hem erkekler için kalın bağırsak kanserinin erken tanısında dışkıda gizli kan testi, kan testleri, kolonoskopi ve kolon röntgeni; prostat kanserinin erken tanısı için erkeklerde PSA ve rektal muayene yaptırılması öneriliyor.

Risk grubundaki kişiler için tiroid, deri, lenf bezleri, ağız içi ve akciğer bölgeleri için düzenli muayeneler önem taşıyor. İdrar yolu, böbrek ve mesanede meydana gelebilecek kanser türlerinin tespiti için, hekiminiz tarafından istenen “idrar sitolojisi” ile idrar incelemesi yapılabiliyor.

Ayrıca hekiminiz kanserden şüpheleniyorsa kan testi isteyerek kan hücrelerinin sayıları ve büyüklüklerine bakabiliyor. Bu test ile kan kanseri genellikle tespit edilebiliyor. Test sonrası kesin tanı için kemik iliği biyopsisi yapılıyor.

Prostat kanseri, yumurtalık kanseri, tiroid kanseri, karaciğer ve testis kanserinde kan testleri tanı yöntemi olarak kullanılıyor. Ancak kan kanseri (lösemi) dışında hiçbir zaman kan testleri ile kanser tanısı konmuyor, hekim tarafından diğer tanı yöntemlerine başvuruluyor.

Kanserde erken teşhis mümkün müdür?

Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanserde Erken Teşhis” üzerine soruları cevaplıyor.

Aile üyelerinde kanser öyküsü varsa, meme, yumurtalık (over) ve bağırsak kanserleri ve bazı diğer kanser türlerinde uygulanabilen genetik testler, kişinin yaşamının herhangi bir döneminde kanser geçirme olasılığının belirlenmesinde kullanılıyor.

Genetik testler ile aralarında bazı kanser türlerinin de bulunduğu belirli hastalıklara olan yatkınlık, çocuklara geçebilecek genler, bireylerin ilaçlara farklı yanıt vermesinden ve bazı yan etkilerden sorumlu genetik faktörler tespit edilebiliyor.

Genetik testler: Tükürük ya da kan örneği üzerinden DNA analizi yapılarak gerçekleştirilen Genetik genetik test ile bazı kanser türlerine olan yatkınlık belirlenebiliyor.

Ailesel tümör riski bulunan kişiler Tüm Vücut MR incelemesi yaptırabiliyor. Meme, prostat ve gastrointestinal (sindirim sistemi) tümörlerinin erken evrede saptanabilmesi için klasik tarama yöntemleri ile birlikte yapılabiliyor.

Kanser tarama testlerinin yanı sıra kişide genetik yatkınlık olması ya da kanserin belirtisi olabilecek çeşitli şikayetlerle hekime başvurulması durumunda, hekimin belirleyeceği kanser tanı yöntemleri ile kanserin erken evrede teşhisi yapılıyor.

Normal çıkan check up sonrası kişi kanser teşhisi alabilir mi?

Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanser Tarama Testleri” üzerine soruları cevaplıyor.

Meme Kanseri

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında gelen meme kanserinin erken teşhisi için 20 yaşından itibaren tüm kadınların kendi kendine meme muayenesi yapması önem taşıyor.

Memeleriyle ilgili hiçbir şikayeti olmasa da her kadının 20-40 yaş arası 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise yılda bir kez klinik meme muayenesi için bir genel cerraha muayene olması gerekiyor. Meme kanseri riski taşımayan tüm kadınların ise 40 yaşından itibaren her yıl düzenli olarak mamografik takiplerinin yapılması gerekiyor.

Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınlarınsa 25 yaşından itibaren doktor kontrolünde olmaları büyük önem taşıyor. Meme kanserinde genetik yatkınlığın araştırılması için çeşitli genetik testler de uygulanabiliyor.

Meme kanserinin tanısı için kullanılan yöntemler, mamografi, dijital mamografi, ultrasonografi, MR görüntüleme (Klasik MR ya da Tüm Vücut MR), biyopsi yöntemleri, Duktoskopi ve PET-CT.

Kadınlar için kanser tarama programlarında neler olmalıdır?

Acıbadem Altunizade Hastanesi, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Lütfi Koçyiğit, “Kanserde Check Up” üstüne soruları cevaplıyor.

Rahim Ağzı Kanseri

Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için tüm kadınların, cinsel yaşamları başladığı andan itibaren düzenli olarak PAP smear testi yaptırması öneriliyor. Yılda bir kez jinekolojik muayene yapılması, erken teşhis açısından hayati bir öneme sahip. 30 yaş üzerinde üç yıl ardışık PAP smear testi normal geldiyse, tarama sıklığı hekim tarafından azaltılabiliyor.

Eğer PAP smear sonuçlarında anormal bir yapı saptanıyorsa, kolposkopi ve gerekirse biyopsi alınarak değerlendirilme yapılıyor.

Rahim ağzı kanserinin tanısında başka bir yöntem ise; ışıklı tarama. Son yıllarda kullanılmaya başlayan ışıklı tarama testi ile rahim ağzı kanserinin ve öncü lezyonların PAP smear testine göre 2 yıla kadar erken tanısı sağlanabiliyor. Işıklı tarama yönteminde jinekolojik muayene sırasında özel bir alet ile rahim ağzına bakılıyor ve hekim tarafından hemen sonuç veriliyor.

Böylece tanı konulması durumunda hemen biyopsi basamağına geçilebiliyor. Tüm Vücut MR yöntemi ile yapılan taramada ise rahim ve yumurtalıklar taranarak erken tümör bulguları da saptanabiliyor.

Rahim ağzı kanserinden korunmak için cinsel olarak aktif olmayan yani HPV virüsü almış olma ihtimali bulunmayan genç kadınların HPV aşısı yaptırması büyük önem taşıyor. HPV aşısı 55 yaşına kadar her yaştan kadına da yapılabiliyor.

HPV aşısı yapılsa dahi rahim ağzı kanseri tarama testi olan PAP smear testinin yapılmaya devam edilmesi önem taşıyor. HPV aşısı ayrıca erkeklerde de bu virüse ve neden olabilecek kanserlere (anüs, penis, ağız-boğaz bölgesi oluşabilecek kanserler) karşı koruma sağlayabiliyor.

Kolon ve Rektum Kanseri

Kalınbağırsak ya da diğer adıyla kolon ve rektum kanserine karşı herhangi bir risk faktörü ya da yakınması olmasa dahi 40 yaşından itibaren rutin olarak yapılacak dışkıda gizli kan testi, erken teşhisi için önem taşıyor.

50 yaşından itibaren ise öncü lezyonlar olan poliplerin saptanması için hem kadın hem de erkeklerde kolonoskopi yaptırılması öneriliyor. Polip ya da kanser yoksa 5 yılda bir tekrarlanabiliyor.

Eğer polip saptanmışsa 3 yılı geçmeden, tercihen yılda 1 kolonoskopi tekrarlanmalı.

Ayrıca kan testleri (CA 19-9, Gama Glutamil Transferaz (GGT)), rektal muayene, sigmoidoskopi, çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi de kolon kanseri taraması yöntemi olarak kullanılıyor. Kolon kanseri erken teşhis edildiğinde ilk 5 yılda hayatta kalma oranının yüzde 90 olduğunu ama geç kalındığında bu oranın çok düştüğünü unutmamak gerekiyor.

Kolon kanserini düşündüren bulgular varsa hekim tarafından akciğer filmi (kanserin akciğerlere yayılma olasılığı nedeniyle), tüm karın bilgisayarlı tomografisi – BT (sanal kolonoskopi), ultrasonografi (US), manyetik rezonans görüntüleme (MR), endorektal ultrasonografi (ERUS), pozitron emisyon tomografisi (PET-CT) hastanın ve tümörün özelliğine göre istenen incelemeler. Bu değerlendirme sonucunda hastalığın evresi belirleniyor ve tedavi planlanıyor. Kesin tanı için endoskopik tetkikler (rektoskopi, sigmoidoskopi, kolonoskopi) ve biyopsi (görülen lezyondan parça alınması) yapılıyor.

Prostat Kanseri

Erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında ikinci sırada yer alan prostat kanserine karşı her erkeğin 40 yaşında PSA testi (kan testiyle bakılır) yaptırması önemli. PSA seviyesi 1’in altındaysa, testin 45 ve 50 yaşında tekrarlanması yeterli oluyor.

Ancak seviye 1’in üzerindeyse, daha sık aralıklarla PSA testi yaptırmak gerekiyor. Çünkü bir kan belirteciyle teşhis konulabilen tek tümör prostat kanserleri.

Ancak prostat kanseri erken tanısında sadece PSA baktırmak yeterli olmadığından ve rektal muayene gerektiğinden, 50 yaşından itibaren düzenli doktor muayenesinin ihmal edilmemesi gerekiyor.

Tüm Vücut MR yöntemiyle yapılan tarama da, prostat kanserinde erken dönem bulguların saptanması için diğer tarama yöntemleriyle birlikte kullanılabiliyor.

Erken tanı için yapılan düzenli PSA, yaşa göre eşik değerlerin üstünde olduğunda veya parmakla muayenede bir anormallik saptandığında, biyopsi yapılması gerekiyor.

MR Ultrason ve Füzyon ve Biyopsi Sistemi’nde, biyopsi almak için kullanılan iğnenin sapma olmadan kanserli bölgeye denk gelmesi sağlanıyor. Bu sistem ile elde edilen görüntülerde özellikle agresif kanser odakları tespit edilebiliyor.

Erkekler için kanser tarama programlarında neler olmalıdır?

Acıbadem Altunizade Hastanesi, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Lütfi Koçyiğit, “Kanserde Check Up” üstüne soruşarı cevaplıyor.

Cilt Kanseri

Özellikle çok açık bir ten rengine sahip olanlar ve vücudunda fazla ben bulunanlar cilt kanseri konusunda daha yüksek risk altında olduğundan, hekim tarafından dermatoskopi yöntemi ile ben takibinin yapılması önem taşıyor.

Yapısal özellikleri bu şekilde olanların, düzenli olarak benlerini bir dermatoloji uzmanlarına inceletmeleri cilt kanserinin erken teşhisi açısından önemli. Deri kanserinin kesin tanısı ise cerrahi olarak çıkarılan dokunun patolojik incelemesi ile konulabiliyor.

Akciğer Kanseri

Akciğer kanseri taramalarında standart bir yaş bulunmuyor. Ancak özellikle risk grubunda olanların bu noktada dikkatli olmaları gerekiyor.

30 yıldır sigara içen, 55-74 yaş arası bireylerin yılda bir defa düşük doz tomografi ile taramalarını yaptırmaları erken teşhiste büyük önem taşıyor.

Bu tarama testi sayesinde akciğer kanserinden ölüm oranlarını yüzde 20 oranında azaldığı gösteriliyor.

Tiroid Kanseri

Tiroid kanseri teşhisinin ilk aşaması, boynun orta alt kısmındaki şişlik şikayeti ile hastanın hekime başvurması ile başlıyor. Muayene ile birlikte kanda T3, T4, TSH seviyelerine bakılabiliyor. Nodülü olan hastalarda ayrıca tiroid sintigrafisi çekilebiliyor.

Tiroid bölgesindeki bir nodülden şüpheleniyorsa, radyologların yapacağı ultrasonografik inceleme ile var olan bir nodülün varlığı ve boyutu değerlendirilebiliyor. Bir sonraki aşamada ultrason eşliğinde ince iğne biyopsisi tanı konulabiliyor.

Tiroid kanserinin varlığı ya da kanserin türü konusunda kesin teşhis, şişliğin cerrahi yolla çıkarılması ve patolojik yolla incelenmesi ile konuluyor.

Tiroid kanserlerinde PET/CT, klasik tanı yöntemleri arasında olmamasına rağmen, şüphede kalınan lezyonların incelenmesinde yarar sağlıyor.

Ağız ve Dil Bölgesi Kanseri

Sigara ve alkol kullanan kişilerde sıklıkla karşılaşılan ağız ve dil bölgesi kanserlerinin erken teşhisi için düzenli diş hekimi muayenesi önem taşıyor. Ağız içinde yaralar, kanama gibi belirtiler ile hekime başvurulduğunda ilk olarak gözle muayene yapılıyor.

Hekim kanserden şüphelenirse hastalığın yaygınlığını anlamak için tomografi, MR ve ultrason gibi tetkiklere başvuruluyor, kesin teşhis için ağızdan alınan parça patolojiye gönderiliyor. Böylece kanser teşhis edilebiliyor ve kanserin türü anlaşılmış oluyor.

Lenfoma

Boyunda, koltuk altında ya da kasıklardaki lenf bezlerinde oluşan şişlikler, çoğunlukla ağrı vermiyor ve kişinin kanser olduğu anlamına gelmiyor.

Enfeksiyonlar nedeniyle olabilecek bu şişliklerin iki haftadan fazla geçmemesi ve nedeni bilinmeyen ateş, açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler halinde doktora başvurmak gerekiyor.

Lenfomanın teşhisinde fiziki muayene, kan testleri, akciğer filmi ve biyopsiden yararlanılıyor.

Kişinin kanser olup olmadığını tespit eden tek bir kan testi var mıdır?

Acıbadem Altunizade Hastanesi Onkoloji Uzmanı, Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, “Kanser Tarama Testleri” üzerine soruları cevaplıyor.

Источник: https://www.acibadem.com.tr/erkenteshis/kanser-tarama-testleri/

Genetik Kanser Polikliniği

Genetik Geçişli Kanserler ve Tarama Testleri

Bizimle paylaştığınız hiçbir bilgi, izniniz olmadan başka bir kişi ya da kişilerle asla paylaşılmaz.

İlk randevunuza gelmeden önce, diğer aile bireyleriyle konuşmak ve mümkün olduğu kadar ailede kansere yakalanmış bireyler hakkında bilgi edinmek hem size hem de bize çok yardımcı olacaktır. Ailenizde kansere yakalanmış bireylerden aşağıda yazılı bilgileri temin etmeniz bizim için önemlidir:

  • Hangi kansere yakalandı? (örneğin; meme kanseri, bağırsak kanseri, yumurtalık kanseri vs.)
  • Kaç yaşında kanser tanısı konuldu?
  • Şu anki yaşı kaçtır? Vefat etmişse kaç yaşında vefat ettiği ve ölüm nedeni (kanserden olabilir veya olmayabilir)?
  • Meme kanseri tanısı almışsa, kanser tek meme de mi yoksa her iki meme de miydi?
  • Kanser tanısı alan aile ferdi, sonradan ikinci bir kansere yakalandı mı? Eğer ikinci bir kanser tanısı aldıysa, bu ilk kanserden olan metastaz mı yoksa ilk kanserden bağımsız yepyeni bir kanser miydi?

Aile fertlerinden gereken bütün bilgileri toplama imkanınız bulunmadığı takdirde bu davranışınız merkezimiz tarafından anlayışla karşılanacak, temin edebildiğiniz bilgiler doğrultusunda genetik danışmanlık sağlanacaktır.

Genetik danışmanlık nedir?

Genetik danışmanlık tek bir kişiye veya aileye, genetik ve kalıtımsal hastalıklar hakkında bilgi vermektir. Genetik danışmanlığın esas görevi, genetik risk faktörleriniz konusunda size açık ve bilimsel verilere dayalı bilgi vermektir. 

Genetik danışmanlar kimlerdir?

Genetik danışmanlar tıp genetiği konusunda uzmanlaşmış ve deneyim kazanmış sağlık çalışanlarıdır. Genetik danışmanların çoğu biyoloji, genetik, toplum sağlığı, psikoloji konularında eğitim almışlardır.

Genetik Danışman ve Tıbbi Onkolog ile olan ilk randevumda beni ne bekliyor?

Genetik risk değerlendirme anketini doldurmanız istenecektir. Genetik danışman kişisel ve ailesel sağlık hikayenizi sorguladıktan sonra, genlerin kanserdeki rolü hakkında size bilgi verecektir.

Kalıtımsal (ailevi) kansere yatkınlığınız konusunda sizi bilgilendirecek ve sizin için genetik test taramasının uygun olup olmadığını anlatacaktır.

Ayrıca, kansere yakalanma riskinizi söyleyip, kanseri önleme ve erken teşhis için size uygun tarama yöntemlerinden de bahsedilecektir.

Sıkça Sorulan Sorular?

İlk randevuya diğer aile fertleri gelebilir mi?

Ailenizden herhangi bir kişiyle randevunuza gelebilirsiniz.

Ilk randevum ne kadar sürer?

İlk genetik danışmanlık randevunuz 30-60 dakika arasında sürebilir.

Kanser genetiği kliniğine kaç kez geleceğim?

Genetik test sonuçlarını alınca, doktorlarımız ve genetik danışmanlarımız, klinikteki takibiniz konusunda sizi bilgilendirecektir. Takibiniz, testin sonucuna, diğer aile fertlerinde genetik test yapılıp yapılmadığına ve durumunuzun ne kadar komplex olup olmadığına göre değişir.

Genetik danışmanlık randevum sırasında ve sonrasında bir doktor bulunacak mı?

Kanser genetiği konusunda uzmanlaşmış doktorumuz, randevularınızın hepsinde bulunacaktır. Genetik danışman kişisel ve ailevi hikayenizi doktorumuzla paylaştıktan sonra, uygun olan genetik testler belirlenir.

Test Raporları ve Konsültasyon Notları

Genetik konsültasyon notlarını nasıl temin edebilirim?

Size ait notlar, değerlendirme sonrası sizinle paylaşılacaktır. Eğer kaybederseniz, gerekli bilgiler dosyalarımızda muhafaza edilmektedir.

Aile sağlık hikayesi (pedigree) temin edebilir miyim?

Pedigree, ilk randevunuz sırasında genetik danışman tarafından çizilen aile ağacınızdır. Genetik danışman ve klinikteki sekreterler size bir kopyasını verebilir.  

Genetik Test Yaptırmak

Genetik test yaptırmak tam olarak nedir?

Genetik danışman, kanser riskinizi tayin etmeye çalışırken, genetik test yaptırmanın sizin için bir opsiyon olup olmadığını sizinle tartışır. Genetik test yaptırmak için çok basitçe kolunuzdaki bir damardan 1 veya 2 tüp kan alınması gerekir. Genetik test yaptırıp yaptırmamak çok kişisel bir karardır. Genetik danışmanlık sırasında veya daha ileri bir tarihte karar verilebilir.

Genetik test yaptırmak herkese önerilir mi?

Genetik test yaptırmak ailede kuvvetli kanser hikayesi olanlarda veya kişisel aile hikayesinden yola çıkarak yüksek riskli bireylere önerilir.

Danışmanlık sırasında sizin veya aileniz için genetik test yaptırıp yaptırmamanız, sizinle tartışılacaktır. Genetik testi yapmanın en iyi yolu ailede kanser tanısı konulan kişi ile teste başlamaktır.

Genetik danışman ailenizde kimlerin test yaptırması gerektiğini de sizinle tartışacaktır. Onay belgeniz alınarak test yapılacaktır.

Genetik test yaptırmak için aç karnına mı olmalıyım?

Genetik testi yaptırmak için özel birşey yapmanıza ve aç olmanıza gerek yoktur. Kolunuzdan 1-2 tüp kan alınır. Genetik danışman ve doktorumuz kan alınmadan önce sorularınız varsa yanıtlayacaklardır.

Genetik test ne kadar doğru sonuç veriyor?

Genetik testlerimiz en son teknoloji kullanılarak (Next gen sequencing) yapılmaktadır ve güvenilirliği çok yüksektir.

Genetik testlerin sonucunu ne zaman alabilirim?

Kanınızın alındığı sırada danışman ve doktorumuz, sonuçların ne zaman çıkacağını konusunda size bilgilendirecektir. Ortalama 4-8 haftada çıkan sonuçlar sizinle paylaşılacaktır.

Источник: https://www.memorial.com.tr/bolumler/genetik-kanser-klinigi/

Kanser Testi: Kanser teşhisinde kullanılan laboratuvar testleri

Genetik Geçişli Kanserler ve Tarama Testleri

Kanser kan testleri ve diğer laboratuvar testleri kanser tanısını koymak için doktorunuza yardımcı olabilir.Endişenizi, kanser kan testleri ve nasıl kullanıldıkları hakkında bilgi edinerek azaltın.

Kanser olduğunuzdan şüpheleniliyorsa, doktorunuz tanıda yardımcı olması adına bazı kanser kan testleri veya idrar tetkiki ya da şüpheli bölgenin biyopsisi gibi diğer laboratuvar testlerini isteyebilir.

Kan kanserleri hariç olmak üzere, kan testleri kanser olup olmadığınız ya da bazı diğer kanser dışı rahatsızlıkların bulunup bulunmadığını kesin şekilde söyleyemez, ancak vücudunuzun içerisinde neler olup bittiği hakkında doktorunuza ipucu verebilir.

Doktorunuz kanser belirtilerini izlemek amacıyla kanser kan testleri istemesi, kanser tanısının konulduğu ve sizde kanser olduğu anlamına gelmez. Kanser kan testleri yapılırken doktorunuzun ne arıyor olabileceğini öğrenin.

Kan testi organlarınızın sağlıklı bir şekilde çalıştığı ve kanserden etkilenip etkilenmediği hakkında bir fikir verir.

Doktorunuzun aradığı nedir:

Kanser kan testleri için alınan örnekler kanser belirtileri için laboratuarda analiz edilir. Örnekler, kanser hücrelerini, proteinleri ya da kanserin ürettiği diğer maddeleri gösterebilir. Kan testleri aynı zamanda doktorunuza organlarınızın ne kadar sağlıklı bir şekilde çalıştığı ve kanserden etkilenip etkilenmediği hakkında bir fikir verir.

Kanseri teşhis etmede kullanılan kan testlerinin örnekleri aşağıdakileri içerir:

  • Tam Kan Sayımı (CBC). Bu sık kullanılan kan testi kan örneğinizdeki çeşitli kan hücre türlerinin miktarını ölçer. Bir kan hücresi türü çok düşük veya çok yüksek miktarda bulunuyorsa veya anormal hücreler belirlenirse, bu test yapılarak kan kanserleri belirlenebilir. Kemik iliği biyopsisi kan kanserinin tanısını teyit etmede yardımcı olabilir.
  • Kanprotein testi. Kanınızdaki çeşitli proteinleri incelemek için yapılan bir test (elektroforez), multipl miyelomı bulunan hastalarda bazen yükselen bazı anormal bağışıklık sistemi proteinlerini (immünoglobulinler) belirlemede yardımcı olabilir. Kemik iliği biyopsisi gibi diğer testler şüpheli tanıyı teyit etmek için kullanılır.
  • Tümör marker testleri. Tümör markerleri, tümör hücreleri tarafından üretilen ve kanınızda belirlenebilen kimyasal maddelerdir.

Fakat tümör markerleri aynı zamanda vücudunuzdaki bazı normal hücreler tarafından da üretilir ve kanser harici durumlarda seviyeleri önemli derecede yükselebilir. Bu durum tümör marker testlerinin kanserin tanısına yardımcı olma potansiyelini sınırlandırır. Sadece son derece nadir durumlarda bu tür bir testin kanserin kesin tanısını koymak için yeterli olduğu düşünülebilir.

Kanser tanısının konulmasında tümör markerlerini kullanmanın en iyi yolu belirlenmemiştir. Ve bazı tümör marker testlerinin kullanımı tartışmalıdır.

Tümör markerlerinin örnekleri içerisinde prostat kanseri için prostat-spesifik antijen (PSA), yumurtalık kanseri için kanser antijeni 125 (CA 125), medüller tiroid kanseri için kalsitonin, karaciğer kanseri için alfa-fetoprotein (AFP) ve testis kanseri ve yumurtalık kanseri gibi germ hücreli tümörler için insan koryonik gonadotropini (HCG) yer almaktadır.

  • Dolaşımdaki tümör hücresi testleri. Son dönemde geliştirilen kan testleri orijinal kanser bölgesinden ayrılıp kan dolaşımında yüzen hücreleri belirlemek için kullanılmaktadır. Meme kanseri, kolorektal kanser ya da prostat kanseri bulunan hastaları izlemek amacıyla bir dolaşımdaki tümör hücresi testi Gıda ve İlaç Dairesi tarafından onaylanmıştır. Bu test klinik ortamda yaygın olarak kullanılmamaktadır.

Sonuçlar ne anlama geliyor?

Test sonuçları dikkatlice yorumlanmalıdır, çünkü vücuttaki değişiklikler ve hatta ne yediğiniz gibi çeşitli faktörler test sonucunu etkileyebilmektedir.

İlaveten, kanser dışı rahatsızlıkların bazen anormal test sonuçlarına neden olduğu da unutulmamalıdır. Ve diğer durumlarda, kan testi sonuçları normal olsa dahi kanser mevcut olabilir.

Doktorunuz, kan seviyenizin normal sınırlar içersine düşüp düşmediğini belirlemek için test sonuçlarınızı değerlendirir. Ya da doktorunuz sonuçlarınızı geçmişte yapılan testlerin sonuçlarıyla karşılaştırabilir.

Sonraki adım nedir?

Kan ve idrar tetkikleri doktorunuza ipucu vermeye yardımcı olsa da, tanı koymak için diğer testler genellikle gereklidir. Birçok kanser türü için, incelemek amacıyla şüpheli hücrelerden örnek alma işlemi olan biyopsi çoğunlukla kesin tanının konulması için gereklidir.

Bazı olgularda, tümör marker düzeyleri zaman içerisinde izlenmektedir. Doktorunuz birkaç ay içinde kontrol testi planlayabilir. Tümör markerleri en sık kanser tanınız konulduktan sonra yardımcı olurlar. Doktorunuz, kanserinizin tedaviye yanıt verip vermediği ya da kanserin büyüyüp büyümediğine karar vermek için bu testleri kullanabilir.

Çoğu durumda, kanser tedavisini tamamladıktan sonra, kanser kan testlerinin kullanılması kanserin nüksetmesini izlemek için yardımcı olmayacaktır. Kanser türünüzün detaylarını doktorunuzla görüşün.

Источник: https://neolife.com.tr/kanser-testi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть