Glokom Nedir?

içerik

Göz tansiyonu (Glokom) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Glokom Nedir?

Göz tansiyonu, diğer adıyla glokom, göz içi basıncının artması sonrasında gözün optik sinirinin hasar görmesine ve kişinin görme yeteneğini kaybetmesine neden olabilen oldukça ciddi bir göz hastalığıdır.

Dünya genelinde, özellikle 60 yaş üstü hastalarda körlüğün en yaygın sebepleri arasında bulunan glokom, gözün ön kısmında sıvı birikmesi sonucunda ortaya çıkar.

Göz önünde biriken bu sıvı, göz içi basıncını arttırarak, optik sinire hasar verir ve böylelikle kişide glokom gelişebilir. Ancak erken teşhis ve tedavi sonrasında glokomun körlüğe neden olması engellenebilir.

Glokom teşhisinde göz tansiyonunu ölçen, göz tansiyonu değerlerini tespit eden göz testlerinden yararlanılır. Glokom çoğunlukla hap ve göz damlası ile tedavi edilebilir fakat ihtiyaç duyulması halinde lazer tedavisine ya da göz tansiyonu ameliyatına başvurulabilir.

Göz tansiyonu (glokom) nedir?

Glokom halk arasında daha çok göz tansiyonu yada karasu olarak bilinir; gözünüzün optik sinirine zarar veren ve zamanla kötüleşen bir durumdur. Genellikle gözünüzün içindeki basınç artışıyla bağlantılıdır.

Artan göz içi basıncı, görüntüleri beyninize ileten optik sinirlere zarar verebilir. Tedavi edilmediği taktirde glokom birkaç yıl içinde kalıcı körlüğe neden olabilir. Glokom kalıtsal olabilir ve ilerleyen yaşlara kadar ortaya çıkmayabilir.

Glokomlu çoğu insanın erken belirtileri veya ağrıları yoktur.

Göz tansiyonu (Glokom) mekanizması

Bu yüzden düzenli göz kontrolü yaptırmak çok önemlidir. Böylece eğer göz tansiyonu rahatsızlığınız varsa, uzun süreli görme kaybı meydana gelmeden tanı konabilir ve erken tedavi başlanabilir.

40 yaşın üzerindeyseniz ve aile öykünüzde göz tansiyonu varsa, her 2 yılda bir tam bir göz muayenesi olun. Diyabet ya da başka göz hastalıklarınız var ise daha sık doktora gitmeniz iyi olur.

Açık açılı glokom

Bu glokom türü çok yavaş ilerler. Hasta herhangi bir semptom hissetmeyebilir, hafif görme kaybı bile fark edilmeyebilir. Bu tip bir glokomda, birçok insan kalıcı hasar oluşana kadar tıbbi yardım almaz.

Açık açılı glokom genellikle 50 yaşın üstündeki hastalarda görülür. Çoğunlukla her iki gözü de etkiler, ancak bir göz diğeri kadar kötü değildir. Erken teşhis çok önemlidir.

Böylece hastalığı yavaşlatmak ve görme yetinizi korumak için ilaç ve cerrahi tedaviden faydalanmak mümkün olur.

Kapalı açılı glokom

Glokomda belirtiler aniden gelişir ve hasta genellikle ağrı ve hızlı görme kaybı yaşar. Neyse ki, bu belirtiler, hastayı doktora gitmeye zorlar ve herhangi bir kalıcı hasarı meydana gelmeden tedaviye başlamasını sağlar.

Kapalı açılı glokom, gözünüzdeki sıvı, gerektiği gibi boşalmadığında olur. Sıvı, göz irisi ve kornea tabakası arasında bir doku ağında bulunan bir kanal sistemi aracılığıyla gözünüzün dışına akar. İris ve kornea birbirine yaklaştığında aradaki ‘açı’ kapanır.

Bu aniden olduğunda, akut atak oluşur.

Normal Göz / Glokom ve Katarakt arasındaki farklar

Kapalı açılı glokom, zaman içinde yavaşça gelişen diğer glokom tipleri kadar yaygın değildir.

Bu hastalığın risk faktörleri arasında katarakt, ektopik lens (lensiniz olması gereken yerden kayması), diyabetik retinopati, oküler iskemi (gözde daralmış kan damarları) ve üveit (göz iltihabı) sayılabilir. Ayrıca kapalı açılı glokom, kadınlarda erkeklere nazaran daha yoğun sıklıkta görülür.

Sekonder glokom

Sekonder glokom, başka bir hastalığın göz basıncına neden olduğu veya katkıda bulunduğu, optik sinir hasarı ve görme kaybı ile sonuçlanan herhangi bir durumu ifade eder.

Sekonder glokom, göz yaralanması, iltihaplanma, tümör veya ileri katarakt ve diyabet vakalarında ortaya çıkabilir. Steroidler gibi bazı ilaçlardan da kaynaklanabilir. Glokomun bu formu hafif veya şiddetli olabilir.

Tedavi tipi açık veya kapalı açılı glokom olmasına bağlı olarak belirlenecektir.

Çocukluk çağı glokomu (Konjenital glokom)

Göz anormalliğine bağlı olarak çok küçük çocuklarda çocukluk çağı glokomu gelişebilir. Bu glokom, gözdeki drenaj kanallarının tıkalı olması ya da gerektiği gibi çalışmaması nedeniyle oluşur.

Işık hassasiyeti, şaşılık, göz sulanması, büyük göz, çocukluk ve bebeklik döneminde görülen glokomun en yaygın belirtileridir.

Konjenital glokom gebelikte oluşan kalıtsal bir defekt veya anormal gelişimden kaynaklanabilir.

Komp olmayan çocukluk çağı glokomu olgularında mikrocerrahi yöntemi sıklıkla yapısal problemleri düzeltebilir. Diğer vakalar ilaç ve cerrahi ile tedavi edilir.

  • 40 yaş üstü Afrikalı ya da Amerikalılarda (Irk, glokom riskini artıran bir faktördür)
  • 60 yaş üstü herkeste (özellikle Meksikalılarda),
  • Ailesinde glokom öyküsü bulunan kişilerde,
  • Anormal optik sinir anatomisi olanlarda,
  • Korneası ince olan kişilerde,
  • Göz basıncı yüksek olanlarda glokom yoğun bir şekilde görülür.
  • Migren hastaları
  • Diyabet hastaları
  • Kortikosteroid kullananlar

Göz tansiyonunun en önemli nedeni daha önce de belirttiğimiz gibi göz sıvısının gözün ön kamerasında birikmesidir.

Drenaj kanalından dışarı akması gereken göz sıvısının gözün ön kamerasında birikmesi göz içi basıncını yükseltir.

Göz içi basıncının yükselmesi ile hasar gören optik sinir liflerinin zamanla ölmesi sonrasında kişi kör kalabilir.

Glokomun diğer nedenleri arasında miyopi, hipermetropi anormal optik sinir anatomisi, diyabet, daha önce göz ameliyatı geçirmiş olma, migren, kornea incelmesi, steorid kullanımı gibi etkenler yer alır.

Göz tansiyonu belirtileri

Göz tansiyonu belirtileri üzerinde glokomun çeşidi etkili bir rol üstlenir. Açık açılı glokomda, genellikle hastalığın erken evrelerinde herhangi bir belirti söz konusu olmaz. Ancak ilerleyen süreçte hastanın görüşünde kör noktalar oluşabilir.

Kapalı açılı glokom belirtileri

  • Bulanık görme
  • Hafif baş ağrısı
  • Hafif göz ağrısın
  • Göz ve alında şiddetli ağrı
  • Göz kızarıklığı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Görüşün azalması
  • Parlak ışıklar ve renkli halkalar görme,

Bunlar ileri seviye kapalı açılı glokomun belirtileri arasında bulunur. Ancak benzer belirtiler ileri seviyeaçık açılı glokom hastalarında da görülebilir.

Göz tansiyonu teşhisi

Göz tansiyonu yani glokomun teşhisi, kapsamlı bir göz muayenesiyle yapılır. Göz muayenesi esnasında göz tansiyonu ölçümü ve göz tansiyonu değerleri tespiti için aşağıdaki testlerden birinden yararlanılabilir:

Görme keskinliği testi

Bu göz testi ile kişinin farklı mesafelerden ne kadar iyi bir görüşe sahip olduğu saptanır.

Periferik görme yeteneğini yani yan görme kabiliyetini ölçen bu test; periferik görme kaybının glokom nedeni olup olmadığının teşhisi adına oldukça önemlidir.

Dilate göz muayenesi

Gözbebeklerini genişletmek adına damlalardan yararlanılan bu muayenede özel bir mercek yardımıyla göz doktoru tarafından retinanın ve optik sinirlerin hasar görüp görmediği teşhis edilir.

Tonometri

Göz tansiyonu ölçümü amacıyla gerçekleştirilen tonometri esnasında tonometri isimli cihaz ile göz içindeki basınç ölçülür. Göz tansiyonu değerleri tespitinde oldukça yararlanılan bir yöntem olan tonometri sırasında göze gözü uyuşturan damlalar damlatılır. Bu yöntemle göz basıncı ölçülür.

Pakimetri

Kornea kalınlığının ölçüldüğü Pakimetri ile göze uyuşturucu damla damlatılır ve ultrasonik damla enstrümanı ile kornea kalınlığı ölçülür yani kişide kornea incelmesi olup olmadığı teşhis edilir.

Glokom tedavisi üzerinde glokomun çeşidi belirleyici olur. Yani doktorunuz sizdeki glokom çeşidini tespit ettikten sonra gerekli ilaçları ve damlaları reçete eder. İstenen sonuç elde edilemezse lazerle veya cerrahi yöntemle tedavi de denenebilir. Göz tansiyonu tedavisinde kullanılan başlıca yöntemleri şunlardır:

Göz damlası ve ilaçlarla göz tansiyonu tedavisi

Erken evrede göz tansiyonu tedavisi amacıyla göz damlası ve hap şeklindeki ilaçlar reçete edilir. Düzenli olarak alındığı takdirde bu ilaçlar göz tansiyonunu düşürür. Aynı zamanda ilaçlar gözlerdeki sıvının tahliye edilmesine de yardımcı olurlar.

Bu ilaçların mutlaka doktorun önerdiği şekilde ve dozda kullanılması gerekir. İlaç kullanımına bağlı olarak herhangi bir yan etki olur ise mutlaka doktorunuzu bilgilendirin ve önerilerini dikkate alın.

Glokom ilaçları ve göz damlaları

Göz tansiyonu tedavisinde kullanılan başlıca göz damlaları olarak Zaditen, Acular, Eifel, Cebedex, Tidomix göz damlaları sayılabilir.

Lazerle göz tansiyonu tedavisi ve Lazer ile ameliyat

Yüksek göz basıncına neden olan sıvının gözden çıkması amacıyla doktorunuz lazerle glokom tedavisini uygun görebilir. Lazerle tedavi esnasında lazer makinesindeki objektiften yansıtılan ışık demeti aracılığıyla drenaj deliklerinin durumu iyileştirilir.

Bu sayede gözdeki sıvı daha kolay ve hızlı bir şekilde boşalır. Ancak lazerle göz tansiyonu tedavisi sonrası gözünüzde iltihap oluşumu gibi istenmeyen bazı yan etkiler de olabilir.

  Bu durumu engellemek adına doktorunuz size genellikle göz damlası reçete eder.

Damladan ve lazer tedavisinden istenilen sonucun alınamadığı durumlarda doktorunuz göz tansiyonu ameliyatı ile glokom tedavisine karar verebilir. Trabekülektomi isimli bu ameliyat geleneksel yöntemlerle ameliyathanede yapılır.


Ameliyat esnasında sıvının gözden tahliyesi için gözde kanal açmak amacıyla gözden küçük bir doku parçası çıkarılır. Ameliyat sonrası hasta gözde enfeksiyon ve iltihaplanma ile karşılaşabilir.

Bu durumu önlemek için göz damlaları kullanılır.

Göz tansiyonu ameliyatı ile göz içi basıncı %80 oranında düşürülür. Ancak ameliyat, düşük göz tansiyonu, kornea ile ilgili problemler vb. olası yan etkileri de beraberinde getirebilir. Bu yan etkilerden biri ile karşılaşırsanız mutlaka durumla ilgili doktorunuza danışın.

Göz tansiyonu nasıl düşer?

Göz tansiyonu erken teşhis edildiğinde ve doğru şekilde tedavi yolu izlendiğinde olumlu sonuç alınan bir hastalıktır.

Düzenli göz muayenesi olmak ve doktorun size reçete ettiği hapları veya damlaları önerilen şekilde kullanmak, göz tansiyonunuzun düşmesi için çok önemlidir.

Eğer doktorunuz gerekli buluyorsa lazer veya cerrahi tedavi konusunda da endişeli olmayın. Çünkü glokom tedavi edilmediğinde körlüğe varan ciddi sonuçlar yaşayabileceğiniz bir hastalıktır.

Kaynaklar 1- Facts About Glaucoma 2- What Is Glaucoma? 3- Glaucoma

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/goz-tansiyonu-glokom-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

Glokom Nedir?

Glokom Nedir?

Tehli bir hastalık olan glokom, göz sinirlerine ciddi zararlar vererek, görme kayıplarına ve hatta körlüğe neden olan bir hastalıktır. Göz içi basıncıyla doğrudan ilgili olan glokom halk arasında “göz tansiyonu” ismiyle bilinir, karasu hastalığı olarak da anılır. Bu hastalığın ortaya çıkmasına göz içi basıncı neden olmaktadır.

Göz içerisinde bulunan basıncın yükselmesi durumunda görme sinirleri zarar görmektedir ve böylece glokom ortaya çıkmaktadır. Glokom kendisini hastalığın son evrelerinde fark ettirir. Bu nedenle oldukça tehlidir. Çünkü hastalık görme sinirlerine doğrudan zarar verdiğinden dolayı, geç tanı koymak onarım için oldukça geç kalmak demektir. Tahribat çoktan ilerlemiş ve ciddi zararlar vermiş olur.

Glokom Nasıl Ortaya Çıkar?

Gözün beslenmesi açısından önemli görevleri olan göz içi salgısının boşalmaması glokoma neden olabilmektedir. Boşalamayan sıvı içeride birikerek basınca neden olmaktadır. Buna bağlı olarak basınç yükselir ve yükselen göz içi basınç görme sinirlerine zarar verir. Oluşan tahribat genel olarak hemen fark edilmez. Bu da göz için ciddi bir teh demektir.

Glokom Nasıl Anlaşılır?

Daha önce kendisini oldukça geç fark ettiren sinsi bir hastalık olduğundan bahsettik. Ancak her hastalık gibi oluşumunda kendisini belli eden bir takım belirtileri vardır. Bunlar fark edildiğinde tanı koymak daha kolay olacaktır.

Sabahları uykudan uyandığınızda bir anda ortaya çıkan baş ağrıları, ara sıra baş gösteren bulanık görme, gece vakitleri ışıkların etrafında halkalar görmek, televizyon telefon gibi ekranlara bakarken göz çevresinde oluşan ağrılar glokomun genel belirtileri arasında yer almaktadır.

Glokom Kimlerde Oluşur?

Göz içi basıncı normalden yüksek olan kişilerde glokom hastalığını görme olasılığı yüksektir. Ancak bu göz basıncı yüksek olan herkeste görülebileceği anlamına gelmez. Yaş ilerledikçe ortaya çıkabilecek bir hastalıktır. Özellikle 40lı yaşlardan itibaren bu hastalığın riski artmaktadır. Bununla birlikte gözlerde ciddi yaralanmalar da basıncın bir anda yükselmesine neden olabilmektedir.

Retina dekolmanı, göz tümörleri ve iritis gibi çeşitli göz iltihapları bu hastalığın oluşumuna neden olmaktadır. Gözlerde görme bozuklukları varsa eğer bu, glokom riskini arttırır.

Örneğin uzağı iyi göremem hastalığı olarak da bilinen miyop bu hastalığın riskini arttırmaktadır. Kişiler bu gibi sorunlarla karşı karşıya ise düzenli göz muayenesi yaptırmaları göz sağlıkları için oldukça önemlidir.

Ancak sadece göz tansiyonunu ölçtürmek glokom hastalığının teşhisinde yeterli olan bir yöntem değildir.

Glokom Genetik Olabilir Mi?

Glokom hastalığının genetik ile doğrudan bir ilişkisi mevcut olabilir. Ailede glokom hastalığı görülmüşse bu diğerlerinde de açığa çıkabilir.

Bazı genlerde(bir gende ya da daha fazla gende) bozulmalar mevcut olabilir, bu da glokom hastalığına karşı normalden daha fazla hassaslaşmayı ortaya çıkarır. Ailede glokom olması kişilerde de glokomu meydana getirecek diye bir şey yoktur. Her zaman bu şekilde olmayabilir.

Genetik bozukluklar kişilerde mevcut ve glokom hastalığı riski taşıyor olsalar bile hastalığa yakalanmayabilirler.

Glokom Hastalığının Oluşmasına Neden Olan Faktörler

Genetik bozukluklar, 40lı yaşların aşılması, şeker hastalığı, guatr hastalığı, kişilerde meydana gelen şiddetli kansızlık, sürekli geçirilen şoklar, kan basıncında sürekli değişmeler, miyop, hipermetrop, migren gibi hastalıklar, uzun süreli kullanılan göz damlaları, göz iltihapları gibi faktörler bu hastalığın meydana gelme sürecinde ciddi riskler taşımaktadır. Bu nedenle bunlardan birine dahi sahip olan kimselerin düzenli göz kontrollerini yaptırmaları, hastalığı erken fark etme ve tedavi sürecinde kolaylık için önemlidir.

Glokom Hastalığının Tedavileri Nelerdir?

Glokom hastalığının tedavisi üç çeşittir. Bunlar; cerrahi müdahaleler, lazer tedavisi, ilaçlarla yapılan tedavilerdir. Genellikle tedaviye ilaçlar ile başlanılmaktadır. Göz sinirlerinde meydana gelen tahribatın ilerlemesi sonucunda lazer tedavi ya da cerrahi tedavi sürecine girilmektedir.

Hangi tedavi ile devam edileceği hastalığın ilerleyip, ilerlememesine göre değişmektedir. Tedavi seçiminde hastanın yaşı, sinirlerdeki mevcut olan tahribatın durumu, ilaçların düzgün kullanılıp kullanılmadığı gibi durumlar göz önünde bulundurularak tedavi sürecine başlanılır. Bazen ilaç kullanımı hastalığı atlatma açısında etkili olmayabilir.

Bu gibi durumlarda diğer tedavi yöntemlerine başvurmak gerekmektedir.

Genel olarak bu tedaviler görme durumunu eski haline getirmez. Tedavilerdeki amaç, görme kaybının ilerlemesini durdurmaktır.

Görme durumu eski haline getirilemediğinden dolayı, hastalık riskini arttıran faktörlerden en az birini dahi taşıyan kişiler belirli aralıklar ile göz kontrollerini yaptırmalıdırlar.

Böyle bir hastalığın fark edilmemesi durumunda ciddi görme kayıpları meydana gelebilecektir.

Источник: https://www.necibe.com/glokom-nedir-7261/

Glokom, Glokom Nedir?

Glokom Nedir?

Özellikle kırklı yaşlardan sonra ortaya çıkan ve sinsice ilerleyerek hiçbir belirti vermeyen göz tansiyonu yükselmesi, yani GLOKOM ani körlüğe neden olabilen bir hastalıktır.

Glokom, optik sinirin, yani görüntüleri gözden beyine taşıyan sinirin bir hastalığıdır. Optik sinir, çok sayıda sinir lifinin bir araya gelmesi ile oluşur.

Optik sinir liflerinde hasar olduğu zaman, görme alanında kör noktalar oluşur. Bu kör noktalar genellikle erken teşhis edilemez. Optik sinirin büyük kısmı hasar gördüğünde konulan teşhis ise çok geçtir.

Optik sinirin tamamı hasar gördüğünde ise, körlük meydana gelir.

Glokomdan meydana gelebilecek optik sinir hasarı ve körlüğün önlenebilmesi için, glokomun erken teşhis ve tedavisi kritik rol oynar. Erken tedavi ile glokom kaynaklı görme kaybı önlenebilir.

Glokom neden olur?

Gözün ön kısmını dolduran, aköz humor adı verilen şeffaf bir sıvı vardır. Göz içindeki basıncı sağlıklı bir seviyede tutmak için, sabit hızda göz içi sıvısı üretilirken, aynı miktarda sıvı gözü terk eder. Aköz humor, mikroskopik bir kanal sistemi ile gözden ayrılır. (Bu sıvının, gözün dış yüzeyindeki gözyaşı ile ilgisi yoktur.)

Göz kapalı bir sistem olduğu için, bu mikroskopik kanal sistemi (drenaj açısı da denir) tıkandığı zaman, fazla sıvı miktarı göz dışına çıkamaz ve göz içindeki sıvı basıncı artarak optik sinire baskı oluşturur ve zarar verir.

Glokomun farklı tipleri nelerdir?

Kronik açık açılı glokom: En sık glokom tipidir. Kronik açık açılı glokom gelişme riski yaşla birlikte artar.

Zamanla, mikroskopik kanal sistemi yetersiz kalmaya başladıkça göz içindeki basınç giderek artar ve optik sinir yavaş yavaş hasar görmeye başlar.

Bazı hastalarda, optik sinir normal göz içi basıncına bile duyarlı hale gelebilir. Daha ileri görme kaybını önlemek için tedavi gereklidir.

Tipik olarak, açık açılı glokomun erken evrelerde hiçbir bulgusu olmaz ve görme normal kalır.

Optik sinir ileri derecede hasar görmeye başladığında görme alanında siyah (karanlık) noktalar görülmeye başlar.

Başlangıçta günlük aktivitelerde bu karanlık noktalar fark edilemezken, ciddi hasar meydana gelip bu noktalar genişleyince hissedilebilir. Tüm optik sinir lifleri öldüğünde, körlük meydana gelir.

Açı kapanması glokomu: Gözün rengini veren kısım olan iris, mikroskopik kanal sistemini tıkadığında kapalı açılı glokom meydana gelir.

Bu gözler tipik olarak küçük yapılı ve sıkça hipermetrop gözlerdir. İris, drenaj açısını tıkadığında, göz içi sıvısı dışarı akamaz ve göz içinde birikmeye başlar.

Bu durum, hızla açı kapanması glokomunun gelişmesine neden olur.

Bulgular arasında şunlar görülebilir:

  • Görme bulanıklığı,
  • Şiddetli göz ağrısı,
  • Baş ağrısı,
  • Işıklar etrafında gökkuşağı hareleri,
  • Bulantı ve kusma

Bu durum göz için acil bir durumdur. Bu bulgulardan herhangi birini yaşarsanız, göz doktorunuzu derhal arayınız. Bu tip glokom, acilen tedavi edilmediğinde, körlük oluşabilir.

Ne yazık ki, açı kapanması glokomu olgularının üçte ikisi, daha önce glokoma dair herhangi bir bulgu vermeden gelişir.

Kimler glokom için risk altındadır?

En önemli risk faktörleri arasında şunlar sayılabilir:

  • Yaş,
  • Yüksek göz içi basıncı,
  • Ailede glokom hikayesi,
  • Miyopi veya hipermetropi,
  • Geçirilmiş göz travması,
  • Kornea (gözün camsı tabakası) kalınlığının ince olması,
  • Sistemik sağlık problemleri (ör; diyabet, migren, dolaşım problemleri vs)

Göz doktorunuz, glokom için tedaviye ihtiyacınız olup olmadığını veya glokom şüphesi nedeniyle yakından takip edilmeniz gerekip gerekmediğini belirlemek için, bu faktörlerin hepsini değerlendirecektir.

Glokom şüphesi saptanması, ileride glokom geliştirme riskinizin normalden yüksek olduğu ve optik sinirinizde gelişebilecek hasarın erken saptanabilmesi için düzenli muayeneye ihtiyacınız olduğu anlamına gelir.

Glokom nasıl saptanır?

Göz doktorunuz tarafından düzenli göz muayeneler, glokomun saptanması için en iyi yöntemdir. Sadece göz tansiyonunuzun ölçülmesi, glokom olup olmadığının saptanması için yeterli değildir. Glokomu saptamanın kesin olan tek yolu, tamamen göz muayenesi yapmaktır.

Glokom açısından değerlendirilmeniz sırasında, göz doktorunuz şunlara bakacaktır:

  • Göz içi basıncınızın ölçülmesi (tonometri),
  • Gözünüzün drenaj açısının incelenmesi (gonyoskopi),
  • Optik sinirinizde hasar olup olmadığının belirlenmesi (oftalmoskopi),
  • Her bir gözün görme alanının değerlendirilmesi (perimetri)

Optik sinirin fotoğrafının çekilmesi veya başka bir bilgisayarlı yöntemle görüntülenmesi tavsiye edilmektedir. Bu yöntemlerin hepsi, herkes için gerekli olmayabilir. Ayrıca bu testlerin, durumunuzda değişiklik olup olmadığının izlenmesi için düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekebilir.

Glokom nasıl tedavi edilir?

Glokom nedeniyle gözde gerçekleşen hasar geri döndürülemez. Göz damlaları, lazer cerrahisi ve cerrahi girişimler, daha ileri kayıp meydana gelmesini önlemek için uygulanırlar. Bazı durumlarda, ağızdan tedavi de uygulanmaktadır.

Glokomun tüm tiplerinde görme kaybını önlemek için, düzenli aralıklarla kontrol çok önemlidir. Glokom, siz hiç farkında olmadan da ilerleyebileceği için, zaman zaman tedavinizde düzenlemeler yapmak gerekli olabilmektedir.

İlaçlar
Glokom genellikle, her gün kullanılan göz damlaları ile kontrol edilir. Bu tedaviler, göz içi basıncını düşürmek için, ya gözün ürettiği aköz humor sıvısı miktarını azaltır, ya da drenaj açısından göz sıvısının dışa akımını artırır.

Hiçbir zaman göz doktorunuza danışmadan ilaçlarınızı değiştirmeyiniz veya ilaç kullanmayı kesmeyiniz. Elinizdeki ilaçlar az kaldı ise, ilaçlar bitmeden önce mutlaka göz doktorunuza tekrar kontrole gidiniz.

Glokom ilaçları görmenizi korurken, yan etkilere de neden olabilir. Yan etkilerle karşılaştığınız zaman, mutlaka göz doktorunuzu bu konuda bilgilendirin.

Bazı göz damlalarının neden olabileceği yan etkiler şunlardır:

  • Yanma veya batma hissi,
  • Gözlerde veya gözlerin etrafındaki ciltte kızarıklık,
  • Nabız gücü veya sayısında değişiklikler,
  • Enerji seviyenizde değişiklikler,
  • Nefes alışınızdaki değişiklikler (özellikle astım ve amfizemli hastalarda),
  • Ağız kuruluğu,
  • Tad duyusunda değişiklikler,
  • Başağrısı,
  • Görme bulanıklığı,
  • Göz renginde değişiklikler,
  • Kirpiklerde uzama

Tüm ilaçların yan etki veya diğer ilaçlarla etkileşim riski vardır. Bu nedenle, düzenli olarak kullandığınız tüm ilaçların bir listesini yapmanız ve her kontrole gidişinizde, bu listeyi doktorunuza göstermeniz çok önemlidir.

Lazer Cerrahisi

Lazer cerrahisi, farklı glokom tipleri için önerilebilir. Açık açılı glokomda, mikroskopik kanal sistemi direkt olarak tedavi edilir.

Lazer, kanal sisteminde değişikliklere neden olarak (trabeküloplasti), göz içi basıncını kontrol etmek için kullanılır.

Açı kapanması glokomunda ise, lazer ile iris dokusunda bir delik oluşturularak (iridotomi), aköz humor sıvısının kanal sisteminden akışı düzeltilmeye çalışılır.

Glokom tedavisi için cerrahi girişim düşünüldüğünde, göz doktorunuz çok ince cerrahi aletler ile aköz humorun gözden dışa akımı için yeni bir kanal oluşturur (trabekülektomi).

Göz doktorunuz, optik sinire ilave hasar olmasının mutlaka önlenmesi gerektiğini düşündüğünde, cerrahi önerebilir.

Lazer cerrahisi gibi, diğer cerrahi girişimler de, hastanede yatış gerektirmeyen işlemlerdir.

Tedavideki rolünüz nedir?
Glokom tedavisi, siz ve doktorunuz arasında bir ekip işi gerektiren bir durumdur. Göz doktorunuz glokom için tedavi önerebilir, ancak bunları uygulamak sizin görevinizdir.

Glokom için tedavi almaya başladığınız zaman, göz doktorunuz sizi daha sık görmek isteyecektir. Ortalama olarak, göz doktorunuza her 3 veya 4 ayda bir kontrole gideceğinizi beklemelisiniz. Bu durum, tedavi gereksinimlerinize göre değişecektir.

Görme kaybı önlenebilir
Düzenli göz kontrollerine giderek, önlenebilecek görme kayıplarının önüne geçebilirsiniz. Göz muayeneleri için önerilen zaman aralıkları şunlardır:

  • 20-29 yaş arası: Ailesinde glokom hikayesi bulunan herkes, 3-4 yılda bir göz muayenesinden geçmelidir.
  • 30-39 yaş arası: Ailesinde glokom hikayesi bulunan herkes, 2-3 yılda bir göz muayenesinden geçmelidir.
  • 40-64 yaş arası: Herkes 2 yılda bir göz muayenesinden geçmelidir.
  • 65 yaş ve üzeri: Herkes yılda 1 göz muayenesinden geçmelidir.

Источник: https://www.ekolgoz.com/glokom

Glokom nedir?

Glokom Nedir?

Glokom, göz içindeki sıvı basıncının arttığı göz hastalığıdır; Tedavi edilmediğinde, hasta görüşünü kaybedebilir ve hatta kör olabilir.

Glokom özellikle yaşlı erişkinlerde nispeten yaygındır ve tedavi edilmediği takdirde optik sinirlere zarar verebilir.

Bu yazıda glokomun nedenlerini, semptomlarını ve tedavisini ele alacağız. Farklı tipleri ve olası cerrahi prosedürleri de açıklayacağız.

Glokomda hızlı gerçekler:

  • Glokom sessiz görme hırsızı olarak adlandırılmıştır.
  • Ana glokom tipleri açık açılı ve kapalı açılıdır.
  • Yaş ve tiroid problemleri glokom riskini artırır.
  • Semptomlar şiddetli göz ağrısını içerebilir.
  • Tedavi ameliyat ve ilaçları içerir.

Kısacası, glokom, göz içinde optik sinire zarar veren bir basınç birikmesidir.

Ön cephede gözün önünde küçük bir boşluk var. Berrak sıvı ön odacığın içine ve dışına akar, bu sıvı yakın dokuları besler ve yıkar. Bir hastada glokom varsa, sıvı gözün dışına çok yavaş akar. Bu sıvı birikmesine yol açar ve göz içindeki basınç yükselir.

Bu basınç azaltılmadığı ve kontrol edilmediği sürece, optik sinir ve gözün diğer kısımları hasar görebilir ve görme kaybına neden olabilir.

Hastalık genellikle her iki gözü de etkiler, ancak biri diğerinden daha ciddi şekilde etkilenebilir.

Glokom tedavisi

Tedaviler, ya akışkanın göz akışını iyileştirmek, üretimini azaltmak ya da her ikisini de içerir:

Glokom için göz damlaları

Vakaların çoğunda, glokom için başlangıç ​​tedavisi göz damlası içerir.

Uygunluk, en iyi sonuçların alınması ve istenmeyen yan etkilerin önlenmesi açısından hayati öneme sahiptir – bu, doktorun talimatlarını dikkatlice takip etmektir.

Göz damlası örnekleri şunları içerir:

  • prostaglandin analogları
  • karbonik anhidraz inhibitörleri
  • kolinerjik ajanlar
  • beta blokerleri

Göz damlacıklarının yan etkileri arasında batma, kızarıklık, kirpik büyümesi, göz renginde değişiklik ve bazen retina dekolmanları ve solunum zorluğu yer alabilir. Göz damlası yeterince etkili değilse, doktor bir oral karbonik anhidraz inhibitörü reçete edebilir.

Yemekler sırasında alındıklarında yan etkiler daha azdır. İlk yan etkiler, parmaklarda ve ayak parmaklarında karıncalanma ve sık idrara çıkmayı içerebilir – ancak birkaç gün sonra genellikle çözülür.

Daha az yaygın olarak, döküntü, böbrek taşı, mide ağrısı, kilo kaybı, iktidarsızlık, yorgunluk ve gazlı içecekler tüketirken garip bir tat riski vardır.

Glokom nedenleri

Uzmanlar glokomun kesin nedenlerinden emin değiller, ancak vakalar iki kategoriye ayrılır:

  • Primer glokom – bunun nedeni bilinmemektedir.
  • Sekonder glokom – durumun, tümör, diyabet, ileri katarakt veya iltihap gibi bilinen bir nedeni vardır.

Glokom için çeşitli risk faktörleri vardır:

  • İhtiyarlık.
  • Etnik köken – Doğu Asyalılar, Afrikalı Amerikalılar ve Latin asıllılar, Kafkasyalılara kıyasla daha yüksek glokom gelişme riski taşırlar.
  • Bazı hastalıklar ve koşullar – diyabet veya hipotiroidizm gibi.
  • Göz yaralanmaları veya koşulları.
  • Göz Ameliyatı.
  • Miyopi (yakın görüşlülük).

Kortikosteroidler

Uzun süreli kortikosteroidler olan hastalarda glokom da dahil olmak üzere birçok farklı durum gelişmesi riski yüksektir. Kortikosteroid içeren göz damlası riski daha da yüksektir.

Glokom çeşitleri

İki ana tip vardır: açık açılı ve kapalı açılı glokom.

Kapalı açılı glokom (akut açı kapanması glokomu)

Bu aniden gelebilir; Hasta genellikle ağrı ve hızlı görme kaybı yaşar.

Neyse ki, acı ve rahatsızlık belirtileri, hastaya tıbbi yardım aramasını sağlayarak, herhangi bir kalıcı hasarın meydana gelmesini engelleyen hızlı bir tedaviyle sonuçlanır.

Primer açık açılı glokom (kronik glokom)

Bu tip çok yavaş ilerler. Hasta herhangi bir semptom hissetmeyebilir; hafif görme kaybı bile fark edilmeden gidebilir. Bu tip bir glokomda, birçok insan kalıcı hasar oluşana kadar tıbbi yardım almaz.

Düşük tansiyonlu glokom

Bu, uzmanların tam olarak anlamadıkları, daha nadir görülen bir glokom türüdür. Göz tansiyonu normal olsa bile, optik sinir hasarı hala meydana gelir. Optik sinir için kan akışının azalması olabilir.

Pigmenter glokom

Bu bir açık açılı glokom türüdür ve tipik olarak erken veya orta yetişkinlikte gelişir. İrisden çıkan pigment hücreleri göz içinde dağılır. Bu hücreler, gözlerden gelen sıvıyı tahliye eden kanallarda biriktiğinde, göz içindeki normal sıvı akışını bozarak, göz basıncında bir artışa neden olabilirler.

Glokomun belirtileri nelerdir?

Primer açık açılı glokom ve akut açı kapanması glokomunun belirti ve bulguları oldukça farklıdır:

Primer açık açılı glokom belirtileri

  • Periferik görme yavaş yavaş kaybolur. Bu neredeyse her iki gözü de etkiler.
  • İleri evrelerde hastada tünel vizyonu vardır.

Kapalı açılı glokom belirtileri

  • Göz ağrısı genellikle şiddetlidir.
  • Bulanık görüş.
  • Göz ağrısına genellikle bulantı ve bazen kusma eşlik eder.
  • Işıkların etrafında fazla halo benzeri parıltılar var gibi görünüyor.
  • Kırmızı gözler.
  • Özellikle aydınlatma zayıf olduğunda ani, beklenmedik görüş sorunları.

Glokom ameliyatı

İlaçlar işe yaramıyorsa veya hasta bunlara tahammül edemezse, cerrahi müdahale bir seçenek olabilir. Ameliyatın amacı genellikle göz içindeki basıncı azaltmaktır. Ameliyat örnekleri şunları içerir:

  • Trabeküloplasti – tıkanmış drenaj kanallarının tıkanıklığını gidermek için bir lazer ışını kullanılır, böylece göz içindeki sıvının dışarı akması kolaylaştırılır.
  • Filtreleme cerrahisi (viskokanalostomi) – bu, lazer cerrahisi de dahil olmak üzere başka hiçbir şey işe yaramıyorsa yapılabilir. Gözdeki kanallar sıvı drenajını iyileştirmek için açılır.
  • Drenaj implantı (sulu şant implantı) – bu seçenek bazen çocuklar veya sekonder glokomu olanlar için kullanılır. Sıvıları daha iyi boşaltmak için göze küçük bir silikon tüp yerleştirilir.

Akut açı kapanması glokomu

Akut açı kapanması glokomu tıbbi acil bir durum olarak tedavi edilir. Basınç düşürücü ilaçlar hemen uygulanır. Genellikle iriste küçük bir delik oluşturan ve lazerlerin trabeküler ağ örgüsüne (gözün drenaj sistemine) geçmesine izin veren bir lazer prosedürü uygulanır – bu prosedür iridotomi olarak adlandırılır.

Sadece bir göz etkilense bile, doktor her ikisini de tedavi etmeye karar verebilir, çünkü bu tip bir glokom sıklıkla diğer gözü de etkiler.

önleme

Glokomun önlenmesinin bilinen bir yolu yoktur, ancak bunu erken yakalamak, daha etkili bir şekilde tedavi edilebileceği ve görme kaybının en aza indirilebileceği anlamına gelir. Çünkü sıklıkla belirtiler yoktur, gözlerinizi düzenli olarak kontrol etmek önemlidir; Özellikle daha büyük risk taşıyan insanlar için.

Yani, yaşlı yetişkinler, Afrika kökenli insanlar ve diyabetli bireyler her yıl ya da 35 yaşından sonra test edilmelidir. Bir doktora ne sıklıkla başvurmanız gerektiğini sorun.

Источник: https://trmedbook.com/glokom-nedir/

Glokom Nedir? Glokom Ne demek? – Nedir.com

Glokom Nedir?

Halk arasında “Göz Tansiyonu” ya da “Karasu Hastalığı” olarak bilinen glokom, göz içi basıncının sıklıkla yükselmesi nedeniyle görme sinirinin zarar görmesidir.

Buna bağlı olarak kişinin görme alanı yavaş yavaş daralır. Kendini hastalığın en son aşamalarında fark ettiren sinsi bir hastalık olan glokom, geç tanı konulduğunda görme sinirinde onarılması mümkün olmayan ciddi tahribatlar oluşturabilmektedir.

Normal bir gözde göz sıvısı devamlı olarak üretilir ve dengeli bir şekilde emilerek boşaltılır. Böylece göz içi basıncı normal düzeylerde kalır.

Genelde 20–21 mm Hg’in altındaki göz tansiyonu normaldir. Ancak daha alt seviyelerdeki tansiyonda bile glokom hastalığı görülebilir.

Üretilen göz sıvısının boşaltılması engellenirse göz içi basıncı artar ve Açık Açılı Göz Tansiyonu hastalığı (Glokom) oluşur ki bu en sık karşılaşılan glokom şeklidir. Burada, göz sıvısının kan damarlarına ulaşmasını sağlayan kanalcıklarda normalde olmaması gereken bir tıkanıklık durumu söz konusudur ve biriken göz sıvısı göz içi basıncını arttırır.

Göz içi basıncının yüksek olması göz sinirine zarar verir ve tedavi edilmediği takdirde körlüğe kadar giden görme kaybına neden olur.

Açık açılı glokom

Açık açılı glokom, en yaygın tiptir. Bu tip glokomda optik sinir, biraz hasar görür. Bu da yavaş yavaş görüş alanının kaybına yol açar. Bir göz, diğerinden daha fazla etkilenebilir. Bazen görüş alanınızın çoğu, onu fark etmeden kaybolabilir.

Kapalı açılı glokom

Kapalı açılı glokom, en az görülenidir. Glokomların yaklaşık yüzde 10'u, kapalı-açıdır. Bu tip glokomda, gözün renkli kısmı (iris) ve lensler, gözünüzün odacıkları arasında sıvı hareketini engeller. Bu, basıncın birikmesine ve irisin gözün boşaltım sistemine baskı yapmasına neden olur.

Benzeri bir şekli de ani (akut) kapalı-açılı glokomdur. Çoğunlukla bir acil durumdur. Bu akut şekline yakalanırsanız, gözünüze kalıcı zarar gelmesini önlemek için hemen tıbbi yardıma ihtiyacınız olacaktır.

Doğuştan gelen glokom

Doğuştan gelen glokom, bazı bebeklerin doğuştan sahip olduğu ender görülen bir glokom çeşididir. Bazı çocuklar ve genç yetişkinlerde hastalığın bu tipine yakalanabilirler.

Glokomu erken keşfetmek ve tedavi ettirmek, körlüğü önlemek için önemlidir.

Hastalık için yüksek risk taşıyorsanız, hiçbir belirtiye sahip olmasanız bile bir göz doktoru (oftalmolog) tarafından kontrol edildiğinizden emin olun.

Glokoma yakalanma riskiniz, 40 yaşından sonra ve 70 yaşından sonra hızla artar. Irk, aynı zamanda bir etmendir. Siyahilerin hastalığa yakalanmaları beyazlara göre daha muhtemeldir. Şeker hastalığınız varsa, yüksek miyopi kusuru varsa  veya yakın aile üyelerinden birinde glokom varsa da risk grubundasınız.

Belirtileri nelerdir?

Glokomda,göz içindeki sıvı basıncı yükselmesi, görme yeteneği için gerekli olan görme sinirinde hasara ve görme kaybına neden olur. Primer açık açılı glokom, dünyada bilinen glokoma bağlı körlüğün en sık sebebidir. Genellikle belirti vermez, sessiz ve gizli şekilde ilerler.

Glokom riskini artıran faktörler nelerdir?

İlerleyen yaş, ailede glokom öyküsü, sigara, şeker hastalığı, myopi, hipermetropi, yüksek – düşük kan basıncı, uzun süreli kortizon kullanımı, migren, gözde ağır iltihaplanma ve enfeksiyon öyküsü, önceden geçirilmiş göz ameliyatları ve göz yaralanmalarıdır. Glokom herhangi bir belirti vermediğinden ve oluşan görme kaybı geri döndürülemediğinden erken tanı çok önemlidir. Hastalık ne kadar erken tespit edilirse, görme kaybı da o derece az olacaktır.

Nasıl teşhis edilir?

Tonometre denilen cihazlarla göz tansiyonunun ölçülmesi, göz siniri hasarının değerlendirilmesi (Göz dibi muayenesi, OCT ve HRT ileri teknoloji ürünü tetkik cihazları), görme alanı testi ve göz drenaj açısı incelenmesi (Gonyoskopi), görme siniri ve sinir lifi tabakasını inceleyen ileri yöntemler OCT(optik siniri tomografisi) ve HRT(sinir lifi analizi) cihazlarıdır ve glokomun teşhis ve tedavisinin planlamasında büyük önem taşırlar.

Tedavisi nasıldır?

Tedavide öncelikle göz içi basıncını düşüren ilaçlarlar verilebilir. Gerekirse lazer ve cerrahi tedavi de uygulanabilir. Dar açılı glokom ise genelde ani bir krizle ortaya çıkabilen, bulantıyla kusmaya neden olacak kadar yoğun göz ağrısı, bulanık görme ve gözde kızarıklık ile karakterize diğer bir glokom tipidir.

Acil tedavi edilmezse görüş kaybedilebilir. Bebeklerde görülen glokomda şiddetli sulanma, ışığa hassasiyet, gözde büyüme ve gözde grileşme vardır. Doğuştan görülen glokomda tedavi esas olarak cerrahidir.

Glokom kelimesinin ingilizcesi

glaucoma
Köken: Fransızca

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Источник: https://www.nedir.com/glokom

Glokom Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Glokom Nedir?

Glokom Nedir? Glokom göz içi basıncının yüksek olmasına bağlı olarak meydana gelen ve tedavi edilmediği takdirde görme kaybına sebebiyet veren bir hastalıktır. Glokomda göz içindeki basıncın yüksekliği nedeniyle görme siniri hasar görür.

Glokom hastalığında dikkat edilmesi gereken sadece göz içi basıncı değildir. Görme sinirinin o basınca gösterdiği dirençte önemlidir. Bu direnç kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Yani göz içi basıncı eşit olan iki kişiden birinde glokom teşhisi saptanırken, diğeri normal olabilir.

Ancak glokom çoğunlukla belirti vermeden gelişir, bu yüzden glokomun erken teşhisi düzenli olarak göz muayenesi yaptırılmasıyla mümkün olur.

Glokom Neden Olur?

Göz merceği ve saydam tabakanın beslenmesini sağlayan, göz içinde devamlı bulunan ve sürekli bazı kanallarla dışarı atılan sıvı vardır. Bu sıvı dışarı atılamadığı takdirde göz içi basıncının artmasına yol açar. Yükselen göz içi basıncı da görme siniri hücrelerinin ölümüne sebebiyet verir. Göz siniri hücreleri öldüğünde kalıcı görme kaybı meydana gelir.

Glokom Çeşitleri

Açık Açılı Glokom; En çok görülen ve oldukça sinsi seyreden glokom tipidir. Göz içi sıvısının kornea ve iris arasında kalan süngerimsi ağ yapısının içinden yavaş geçmesi sonucu oluşur.

Yavaş geçiş sırasında giderek artan basınç göz sinirinde hasara sebep olur. Erken dönemde herhangi bir belirti vermez.  Görme hücre kaybı çok ileri aşamaya geldiğinde, hasta görmesinin azaldığını fark edebilir.

Görme hücre kaybı, çevre görme alanından başlayarak merkeze doğru ilerler.

Normal Tansiyonlu Glokom; Genellikle damarsal hastalığı olan kişilerde daha fazla görülür. Göz tansiyonu normal olmasına rağmen göz sinirinde bir hasar gelişmesiyle karakterize bir glokom çeşididir.

Kapalı Açılı Glokomda; Bu glokom tipinde  kornea ve iris arasındaki açı dardır ve bazı durumlarda bu açı tümüyle kapanarak, göz içi sıvısının dışa akımını tamamen engeller.

Bu sebeple göz tansiyonu aniden çok yüksek düzeylere çıkar ve birçok belirtiye yol açar. Akut kapalı açılı glokomda  belirtiler aniden başlar.

Şiddetli göz ağrısı ve baş ağrısı, mide bulantısı, görme bulanıklığı, ışıkların etrafında renkli haleler görmek ve gözde kızarıklık gibi nelirtilere neden olur.

Glokom Belirtileri

• Göz içi basıncı sıklıkla yavaş yavaş artarak, görme sinirinde yavaş, ancak ilerleyici bir zedelenme yaptığından dolayı glokom genellikle ağrısız ve belirti vermeden gelişen bir hastalıktır. Hastaların çoğu kendilerindeki bu rahatsızlığın farkına varamazlar.

• Glokomun çok ileri evrelerinde ise, görme alanındaki ileri derecede daralma hastalar tarafından hissedilir. Veya hastalığın son evresinde, bir gözün ışığı bile seçemediği anlaşılır. Bu son evrede ortaya çıkan kaybın tedavisi artık mümkün olmaz.

• Glokomun daha az görülen tipinde ise bazı belirtiler kendini gösterir. Göz içi basıncı ani olarak çok yüksek değerlere çıkarak göz çevresinde ağrı, gözde kızarıklık, bulanık görme, bulantı, kusma ve ışıkların çevresinde halelerin görülmesi gibi belirtilere yol açar.

• Normal göz içi basıncı genellikle 6-21 mmHg arasındadır ve gün içerisinde değişkenlik gösterir. Gün içinde 5 mmHg ya da daha fazla basınç farkı olması glokomu işaret edebilir.

• Muayene sırasında tonometre denilen bir aletle göz içi basıncı ölçülür. Göz dibi muayenesiyle göz sinirlerinizi incelenir. Ayrıca görme alanında kayıp olup olmadığının saptanması için görme alanı testi yapılabilir.

Kimler Glokom Riskiyle Karşı Karşıyadır?

Birinci dereceden yakınlarında glokom hastalığı olanlar, diabetliler, hipertansiyonu olanlar, tıkayıcı damar hastalıkları, migren, guatr, alerjik rinit, astım, uzun süreli kortizon tedavisi, yüksek miyop ve migreni olan kişilerde glokom riski daha fazladır.

Yaş, glokom açısından önemli bir risk faktörüdür. 40 yaşından sonra göz içi basıncı normal düzeyin üstüne çıkmaya başlar. Göz içi basıncı yüksek olan kişilerde 5-10 yıl içerisinde glokom gelişme riski fazlalaşır.

Glokom Tedavisi

• Glokomun tedavisinde  göz içi basıncını düşüren göz damlaları kullanılır. Ancak glokom tedavisinde sadece göz içi basıncını düşürmek yeterli olmaz. Göze giden kan damarlarının da beslenmesi gerekir. Bu yüzden aynı anda hem göz içi basıncını düşüren hem de göze giden kan akımını artıran ilaçlar kullanılmaktadır.

• Glokomda tedavi ömür boyu sürer. Hastanın verilen ilaçları düzenli şekilde kullanması ve takibi gerekir. Göz içi basıncını düşürmek amacıyla kullanılan göz damlalarının, düzenli bir biçimde,  günün belli saatlarinde ve göze isabet edecek biçimde, göze değdirilmeden damlatılması gerekir.

• İlaç tedavisiyle göz içi basıncı kontrol edilebilir. Fakat ilaç tedavisinin yetersiz kalması ya da iyi uygulanamaması halinde ameliyat ve laser tedavisi gündeme gelebilir.

Glokom Ameliyatı

• Ameliyatta, gözün beyaz zarından bir kanal açılıp göz tansiyonunun düşürülmesi sağlanır. Ancak açılan kanalın vücuttaki yara iyileşmesiyle yeniden kapanma olasılığı glokom ameliyatının olumsuz bir yönü. Bunu önlemek için ameliyatta ya da ameliyat sonrasında yara iyileşmesini geciktiren bazı maddeler verilmektedir.

• Ameliyatın başarısız olması veya yetersiz kalması durumunda diyot lazer ile gözün sıvı salgılayan kısmı tahrip edilerek tedavi yapılabilmektedir.

• Hastanın yaşı ne kadar gençse ameliyatın başarısı o kadar az oluyor.

• Ayrıca hasta ne kadar uzun süreli ilaç kulanmışsa  yine ameliyatın başarısı da o kadar düşük oluyor.

• Erken teşhis tedavinin başarısını yükseltir. Erken teşhisle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve görme kaybı gelişimi önlenebilir.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/glokom-nedir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.