Glokom Tedavisi

Glokom tedavisi

Glokom Tedavisi

Glokom tipine göre tedavide farklılıklar vardır. Açık açılı glokom tedavisi; En sık görülen glokom tipi olduğunu daha önce söylemiştik. Tedavi şeması aşağıdaki gibi özetlenebilir. 1.Damla tedavisi, 2.Haplarla tedavi, 3.Lazer tedavisi, 4.Cerrahi tedavi. 1.Damla Tedavisi Genellikle açık açılı glokomdaki ilk tedavi seçeneği göz damlalarıdır.

Bu damlaların etki mekanizması iki türlüdür. Bazıları göz içindeki göz sıvısı üretimini azaltırlar. Diğerleri de göz sıvısının dışa akımını kolaylaştırmaya yöneliktir, ya trabeküler ağdan yada skleradan dışa akımı hızlandırırlar. Açık açılı glokom tanısı konmuş bir hastanın tedavisi ömür boyudur.

Tansiyon normalleşti diye yada doktor vizit günü diye damlayı kesmek tamamen yanlış bir tutumdur. Damla ancak kullanıldığı sürece tansiyonu düşürür ve göz sinirini korur. Eğer bir göz damlası yeterince tansiyonu düşüremiyor ise ve görme alanında kötüleşme varsa, damla değiştirilir yada ikinci bir damla ilave edilir.

Damla tedavisinde dikkat edilecek noktalar: Tedavi ömür boyudur ve ara verilmemelidir. Tedavisaatlerine uyulması tedavinin başarısını arttırır. Damla gözün alt kapağı aşağı çekilerek göz ile göz kapağı arasındaki oluğa 1 yada 2 damla konur.

Damla konduktan sonra 3 dakika kadar gözleri kapatmak damlanın hemen buruna akmasını önler yine bu amaçla burun kökü ile göz kapağının birleştiği noktaya parmakla bastırmak ta aynı işlevi görür. Eğer farklı bir ilaç daha damlatacaksanız ilk damladan sonra 5-10 dakika beklemek gerekir.

Damlaları kullanırken nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bulanık görme gibi şikayetleriniz olursa doktorunuza baş vurunuz. 2.Haplarla Tedavi Damla tedavisine ilave olarak yada tek başına hap kullanımı gerekebilir. Haplar göz içi sıvısının salgılanma hızını azaltırlar ve göz tansiyonunu düşürürler.

Hapları kullanırken dikkat edilecek noktalar: Parmak uçlarında, dudaklarda, dil ucunda uyuşma, bulantı, iştahsızlık, sindirim bozuklukları, aşırı yorgunluk gibi durumlarda doktorunuza baş vurunuz. 3.Lazer tedavisi Medikal tedavi yeterince göz tansiyonunu düşüremezse hastaya lazer tedavisi veya cerrahi tedavi uygulanabilir.

Lazer tedavisi trabeküler ağdan sıvı geçişini kolaylaştırır. Bu işlem için kullanılan enerji Argon-Lazer enerjisidir. Gerçekleştirilen lazer atışları ile trabeküler ağda atış noktalarında büzüşme ve komşu alanlardaki küçük deliklerin de indirekt etki ile büyümesi ve dışa akım kolaylığı sağlanır. İşlem ameliyathane gerektirmez.

Damla anestezisi ile göz uyuşturulur. 10 dakikakalık bir sürede hasta oturur pozisyondayken işlem tamamlanır. Tedavi sonrası geçici görme bulanıklığı oluşur. Ertesi gün kontrol yapılır ve göz tansiyonu ölçülür. Lazer sonrasında göz tansiyonu damlalarına devam etmek gerekir. Lazer işlemi daha sonra tekrar yapılabilir. 4.

Cerrahi tedavi Medikal tedavinin ve lazer tedavisinin başarılı olmadığı durumlarda cerrahi tedavi yapılır. Trabekülektomi operasyonu göz içi sıvısının dışa akışını kolaylaştırmak için yeni bir drenaj yolu oluşturmaktır. Operasyon lokal anestezi ile ameliyathane ortamında gerçekleştirilir. Trabeküler ağdan mikrocerrahi tekniği ile valfli bir delik açılır.

Göz tansiyonu yükseldikçe valf dışarı su sızdırır, tansiyon normalleşince su dışarı çıkamaz ve bir denge oluşur. Operasyondan sonra bir kaç hafta süren bulanık görme, tansiyonun aşırı düşmesi, göz içi kanamaları gibi geçici problemler olabilir. Operasyondan sonraki yıllarda ise katarakt oluşması normal göze göre daha hızlanacaktır. Bazen operasyondan sonraki geç dönem problemi olarak, oluşturulan deliğin kapanması nedeniyle ikinci bir operasyon gerekebilir.

Kapalı açılı glokom tedavisi:

Göz tansiyonu aşırı derecede yükselerek 45 ile 60mmHg basınçlarına ulaşır ve tansiyon kısa sürede düşürülmez ise kalıcı körlük meydana gelir. Acil tedavi gereklidir eğer mümkünse derhal lazer uygulanır.

Lazer uygulanamıyor ise ağız ve damar yoluyla ilaçlar ile birlikte göz damlaları kullanılıp göz tansiyonu bir miktar düşürülerek lazer yapılabilecek duruma getirilir. Lazer tedavisi YAG lazer enerjisi ile yapılır ve iridetomi olarak isimlendirilir. İşlem 5-10 dakika kadar sürer.

Önce damla ile anestezi yapılır ve hasta oturur pozisyondayken lazer ışınları iriste uygun bir yerde küçük bir delik açarak blokajı ortadan kaldırır. Daha sonra damla tedavisine devam edilir.

İstanbul Göz Doktoru uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!

Göz tansi­yonu veya karasu hastalığı adıyla da bilinen glokom, milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığıdır. Tedavi edilmezse görme kaybına neden olabilir.

Bu hastalıkta Kısaca göz içi ba­sıncı olarak adlandırılan göz içi sıvısının basıncı, genellikle, görme yeteneği için gerekli olan göz sini­rine zarar verebilecek düzeyde yüksektir. Doğuştan da olabilen bu hastalığın erişkin şekli çoğun­lukla 40 yaşının üstünde oluşur. Çeşitli türleri vardır.

Hastalığın başlangıcından ilerleme evresine kadarki süre için­de glokomlu kişilerin bir bölü­münde de hastalığa ait herhangi bir belirti görülmez. Glokom, bir­çok hasta tarafından ancak ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebilir.

Glokomda görme kaybı oluştuktan sonra geri dönüş olmadığın­dan erken tam önemlidir. Normal göz muayenesi sırasında tespit edilen anormal göz içi basıncı hastalığın ilk belirtisi olabilir. Göz hekimince düzenli aralıklarla ya­pılan muayeneler, glokomun er­ken tanı ve tedavisi için en iyi yol­dur.

Normalde göz içi oluşumların beslenmesi için göz içerisinde sü­rekli olarak bir sıvı yapılır ve bu göz içi sıvısı sürekli olarak bir takım kanallarla göz dı­şına atılır.

Glokom, göz içi sıvısını dışarı boşaltan kanallarda yapısal olarak tıkanıklık veya bu sıvının boşalmasına karşı bir direnç oluş­ması nedeniyle sıvının dışa akımının yeterli olmaması ve buna bağlı olarak göziçi basıncının artması sonucu oluşur.

Yükselen göz içi basıncı göz sinirlerine zarar verir ve görme sinir hücrelerinin ölümüne neden olur. Göz siniri hücreleri öldüğü zaman da kalıcı görme kaybı oluşur.

Glokom dikkatli bir göz mua­yenesiyle teşhis edilir. Teşhise yö­nelik göz muayenesinde hekim, bir takım çeşitleri olan tonometre adlı bir aletle göz içi basıncını ölçer.

Göz dibi muayenesi yapa­rak göz sinirlerini inceler. Ge­rekli görürse, görme alanında kayıp olup olmadığını belirlemek için görme alanı testi yapar.

Buna ek olarak görme siniri lifleri analizi, görme sinir başı analizi ve diğer başka incelemeleri de yapar.

Glokoma bağlı görme kaybını önlemenin tek yolu erken tanıdır. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenelerinin yapılması önemlidir.

Glokom dünyada milyonlarca kişide görülen ve her insanda or­taya çıkabilecek bir hastalıktır. Glokom herkesin karşılaşabileceği bir hastalık olmakla birlikte, bazı risk faktörleri has­talığın ortaya çıkma olasılığını ar­ttırabilir. Glokom riskini artıran faktörler şunlardır:

İlerleyen yaş

Ailede glokom bulunması

Sigara

Şeker hastalığı

Yüksek kan basıncı

Miyopi

Uzun süreli kortizon tedavisi

Göz yaralanmaları

Glokom, tanı koyulduktan son­ra tamamen iyileştirip ortadan kaldırılamaz; fakat birçok olguda uygun tedavi ile başarılı bir şekil­de kontrol altında tutulabilir, görme kaybının ilerlemesi engellene­bilir.

Glokom kalıtsal olabileceği için glokom bulunan ailelerde bütün bireylerin göz muayenesi olması uygundur.

Glokom tedavisinde Kanaloplasti yöntemi

Glokom Tedavisi
Kanaloplasti Glokom cerrahisi

Kanaloplasti glokom hastalığı için geliştirilmiş ileri düzey cerrahi tedavi şeklidir. Gözün mevcut doğal drenaj sistemini Koroner anjiyoplastiye benzer şekilde genişletmek için mikrokateter teknolojisi kullanılır. Kanaloplasti restorasyon tedavisidir.

Yüksek göz içi basınçı düşürmek için; Klasik trabeküloplastide gözün doğal drenaj yolları bypass edilir oysa Kanaloplastide doğal akım yolları restore edilir. Non penetran bir glokom cerrahisidir gözde kalıcı bir delik açılmasını gerektirmez, bu nedenlede bleb (bül) oluşmaz.

Kanaloplasti ameliyatının minimal postop takip gerektiren mükemmel bir güvenlik profili vardır.

Ameliyat videosu için tıklayınız. *Dikkat Ameliyat görüntüleri içerir
 

KANALOPLASTİ NASIL ETKİLİ OLUR ?

Kanaloplasti kateteri

Glokom tedavilerinin çoğu dışa akım sistemini tedavi etmede başarısız olur hatta dışa akım fonksiyonunu bozabilir. Doğal dışa akım yollarını by pass eden Klasik glokom cerrahilerinin (trabekülektomi ve tup şant) aksine, Kanaloplasti doğal dışa akım fonksiyonunu beş temel adımla restore eder:

  • Adım 1: Ttrabeküler ağ viskoelastik enjekte etmek surety ile genişletilir ve mikroperforasyonlar oluşturulur. yaratılanve trabeküler ağ çepeçevre geçirilen stür ile gerdirilir ve açılır içerisinden sıvı geçişi mümkün hale gelir.
  • Adım 2: Sıvının drene olduğu ve Schlemm kanalı olarak bilinen kanal viskoelastik enjeksiyonu ile genişletilerek akım artırılır.
  • Adım 3: Dilatasyon ayrıca aköz sıvıyı kan akımına transfer eden kollektör kanallarıda açar.
  • Adım 4: Göz duvarı içerisinde ilave bir sıvı rezervuarı yaratılır. Bu rezervuar uzun vadede daha çok sıvı bırakması için uyarılabilir.

TEDAVI SONRASINDA NELER BEKLEMELIYIM?

Cerrahi sonrasında dikişler tamamen eriyene kadar, kapaklar altında hafif bir iritasyon hissedebilirsiniz. Gözün ön kısmında bir miktar kananma görülebilir. Bu durum genellikle aköz system ile kan akımı arasında bir bağlanti oluşturulduğu ve cerrahinin başarılı olduğu anlamına gelir.

Hekiminiz ameliyat sonrasında birkaç kontrol randevusu vererek herşeyin yolunda gittiğini takip edecektir. Göz içi basıncınız ölçülecek, gözü sakinleştirmek ve enfeksiyondn korumak için damlalar verilecektir. Tedaviden hemen sonra TV seyretmek gibi günlük aktivitilerinize dönebileceksiniz.

Glokom hastalığının tedavisinin hayat boyu sürdüğünü aklınızda bulundurmalısınız: Kanaloplasti veya diger glokom tedavileri olsanızda göz hekiminize üç ila altı ay aralıklarla kontrole gitmelisiniz.

KOMPLIKASYONLAR VE YAN ETKILER

Kanaloplastinin en önemli avantajlarından birisi yüksek güvenlik profilidir. Klasik trabekülektomi cerrahisine gore çok daha az ve daha düşük şiddetde risk ile ilişkilidir. Buna ragmen bütün cerrahilerde risk olduğu bilinmelidir.

Kanaloplastide en çok karşılaşılabilen riskler:

  • Göz içerisine kanama
  • Kanaloplasti uygulanan hastaların %30 unda gözün ön kısmında bir miktar kanama olur. Bu kanama (hifema veya mikrohifema olarak adlandırılır) zamanla kaybolur ve görmede kalıcı azalma yaratması nadirdir. Kan dolaşım sistemi ile temas sağlandığının bir işareti olduğundan cerrahinin prognozu açısından iyi bir işarettir.
  • Göz içi basınç ‘pikleri’
  • Cerrahi sonrasında hastaların %5 inde GİB seviyesi ameliyat öncesi seviyesinin üzerine çıkabilir. Bu hemen hemen her zaman geçicidir ve hiçbir önemi yoktur.
  • Bleb formu oluşumu
  • Hastaların yaklaşık % 6 sı insizyon alanında göz yüzeyi üzerinde bir kabarcık (blep) oluşumunu ie karşılaşacaklardır. Trabekülektomide, blep oluşumu ameliyatın başarısı için gerekli olup ameliyatın bilinen, gerekli bir yan sonucudur. Kanaloplastide blep oluşumu istenen bir sonuç olmamakla birlikte nadiren cerrahi etkinliği sınırlandırmaktadır.
  • Desme Membranı Ayrılması
  • Hastaların %3 ünde viskoelastik Desme membranı (kornea arkasındaki ince membran) ile korneal stromayı birbirinden ayırabilir. Vakaların çoğunda bu durum kendiliğinden çözülür. Spontan olarak düzelmez ise cerrah göz içerisine bir gaz kabarcığı vererek membranın korneaya doğru bastırılmasını sağlar.
  • Hipotoni (çok düşük GİB)

Bazı vakalarda GİB cerrahi sonrasında çok düşebilir (5mmHg nin altına). Bu durum kanaloplasti sonrasında çok nadirdir. İki yüz vakada bir (%0.5) kişide uzamış hipotoni görülür. Buna karşın trabekülektomi sonrasında onda bir (%10) hastada hipotoni ile karşılaşmaktayız.

KIMLER KANALOPLASTIDEN YARAR GÖRÜR?

Öncelikle Kanaloplastti ameliyatı için uygun olup olmadığınızın belirlenebilmesi için göz muayenesi olmanız gerekir.

Kanaloplasti Primer Açık Açılı Glokom hastalarında göz içi basıncın düşürülmesinde ayrıca Pigmenter Glokomda, Pseudoexfoliatf glokomda, Normotansif Glokomda ve Juvenil Glokomda endikedir. Glokom tedavisi düşünülen tüm yelpazede uygulabilirsede, göz damlası kullanmakta zorlanan hastalar, yada ilaçlar veya laserden artık yarar görmeyen hastalarda tercih edilir.

Aynı zamanda end-stage hastalar için ayrılan daha invaziv trabekülektomi cerrahisine isteksiz olan hastalar için iyi bir seçenektir. Trabekülektomi belirli sporları yapmanızı ciddi derecede sınırlandırabilir. Kanaloplastide bu tür sınırlamalar yoktur.

İyleşme tamamlandıktan sonra Kanaloplasti ameliyatı olan hastalar sınırlandırma olmadan önceki aktif yaşam stillerine dönebilirler.

Источник: https://ilkerbicer.com/glokom-tedavisinde-kanaloplasti-yontemi/

Glokomun tedavisi nasıl yapılır? Lazer, cerrahi ve ilaç tedavisi

Glokom Tedavisi

Glokom nedir; göz içi basıncının artması sonucu görme sinirine hasar oluşarak görme alanı kaybına neden olan bir hastalık olan glokom, farkına varılmaz ve tedavi edilmezse kalıcı olarak körlüğe neden olabilir. Glokomda tanının tedavi kadar önemli olduğunu söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr.

Vedat Kaya, “Tanıda göz tansiyonu, kornea kalınlığı, görme siniri liflerinin kalınlığının ölçülmesi ve görme alanı muayenesi son derece önemlidir. Tedaviye başlarken göz tansiyonunun durumu, ne kadar hasar vermiş olduğu gibi çok çeşitli faktörler değerlendirilir.

İlaç tedavisi, lazer ya da cerrahi girişim gibi seçeneklerden uygun olanı ile tedaviye başlanır” diyor.

Glokomun belirtileri nelerdir?

Göz tansiyonu erken dönemde genellikle belirti vermez. Hastalık yavaş ilerlediğinden ve çevreden merkeze doğru bir kayıp olduğundan belirli bir görme alanındaki kayıp fark edilmez. Erken teşhis ve uygun tedavi ile glokomun ilerlemesi durdurulabilir. Glokom hastalığıyla ilgili önemli bir nokta oluşan hasarın tedaviyle sadece durdurulabileceğidir.

Göz tansiyonu (Glokom) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Oluşan göz siniri hasarı kalıcıdır. Tanı için detaylı göz muayenesi ve bazı testlerin yapılması gerekir. Göz tansiyonunun nadir görülen türünde bulantı, kusma, ağrı, görme bulanıklığı olabilir. Açı kapanması göz tansiyonu denilen bu türü, hastaların az bir kısmını oluşturduğu için, diğer göz tansiyonu hastalarında bu tür belirtiler ortaya çıkmayabilir.

Glokom oldukça sinsi ilerliyor

Yine göz içi basınç değerleri normal ölçülmesine rağmen, görme sinirinde hasar gelişen bir Glokom türü de mevcut (Normal Basınçlı Glokom) olduğunu belirten Kaya, Glokomun en sık görülen türü olan Açık Açılı Glokom herhangi bir yakınmaya neden olmadığını söyledi. Oldukça sinsi ilerleyen ve hastanın fark etmesi için görmesinin ciddi olarak azalması gerektiğini ifade eden Kaya, “Bu nedenle rutin göz muayenesinin en önemli bölümlerinden birisi göz tansiyonunun ölçümüdür.

Kapalı Açılı Glokom daha çok ataklar şeklinde kendini gösteren bir hastalıktır. Göz tansiyonu aniden yükselir, hastanın gözüne kızarıklık, bulanık görme ve ağrı olur. Yenidoğan Glokomu’ n da ise bebek ışıklara aşırı hassastır, gözleri sulanır; Hastalığın devamında gözünün önündeki saydam tabaka (kornea) büyümeye başlar ve gözde de büyüme meydana gelir” dedi.

Glokom riskini artıran faktörler nelerdir?

  • Yüksek göz içi basıncı
  • İleri yaş
  • Ailede glokom öyküsü
  • İnce korneal kalınlık
  • Şeker hastalığı
  • Miyopi
  • Düşük sistolik ve diyastolik basınç
  • Uzun süreli kortizon tedavisi
  • Göz yaralanmaları

Glokom nasıl teşhis edilir?

Tonometre denilen cihazlarla göz tansiyonunun ölçülmesi, göz siniri hasarının değerlendirilmesi göz dibi muayenesi,  görme alanı testi ve göz drenaj açısı incelenmesi (Gonyoskopi), görme siniri ve sinir lifi tabakasını inceleyen ileri yöntemler OCT(optik siniri tomografisi) ve HRT(sinir lifi analizi) cihazlarıdır ve glokomun teşhis ve tedavisinin planlamasında büyük önem taşır.

https://www.medikalakademi.com.tr/glokom-goz-tansiyonu-nedir-belirtileri-ve-tedavisi/

Glokom’un ilaçla tedavisi: Glokomun ilaç tedavisinde kullanılan birçok damla mevcuttur. Bu damlalar ya gözdeki sıvının üretimini kısarak ya da çıkışını arttırarak göz içi basıncını düşürürler. Belirli aralıklarla düzenli olarak ve hayat boyu kullanılırlar. İlaç tedavisine rağmen görme kaybı artıyor ve göz tansiyonu düşmüyorsa diğer tedavi yöntemlerine başvurulur.

Glokom’un lazerle tedavisi: Glokomda pek çok amaçla lazer işlemi uygulanabilir. Akut glokom krizinde zamanında yapılan lazer işlemi çok faydalıdır.

Açık açılı glokomda tıkanıklığın olduğu trabeküler bölgeye küçük delikler açılarak tedavi kesilmezse bile damla sayı ve sıklığı azaltılabilir.

Yada daha yeni bir teknik olarak boşaltıcı kanallar üzerine çok düşük enerjili lazer uygulanabilir.

Glokomda cerrahi tedavi: Çok çeşitli cerrahi yöntemler mevcuttur. Gözün içindeki fazla sıvının göz dışına çıkışını kolaylaştıran bir yol açılması, göz sıvısı yapımının baskılanması, yada sıvının bir rezervuar tüp içine boşaltılması gibi yöntemler uygulanabilir.

Tedavilere uyulmalı

Glokom hastalığının seyrini değiştirdiği bilinen ve tedavi edilebilen tek faktör şu an için hala göz içi basıncının, yani göz tansiyonunun düşürülmesidir. Günümüzde göz tansiyonunu çok etkin biçimde düşürebilen sayısız ilaç ve ilaç kombinasyonları vardır.

İlaç kullanmaya uygun olmayan veya ilaçla hastalığın ilerlemesi durdurulamayan hastalar için çeşitli cerrahi tedaviler (lazer tedavileri de dahil) mevcuttur.

Tedavide önemli olan, her hastanın kendi özelinde değerlendirilmesi, muayene ve testlerde hastalığın ilerlemesini durduran göz tansiyonu değerlerinin tespit edilmesi ve korunmasıdır.

Örneğin bir hastanın göz içi basıncını normalin üst sınırı olan 21 mm hg’ nın altına indirmek görme siniri hasarını durdurmaya yeterken, benzer bir hastada yetmeyebilir ve göz içi basıncını daha da düşük seviyelerde tutmak gerekebilir. Bütün bunlar hastaların dikkatli bir takibi ve verilen tedaviye uymaları ile gerçekleştirilebilir” diye konuştu.

“40 yaş üzerinde daha sık rastlanıyor”

Glokom hastasının kendi görmesini koruması için yapacağı en önemli şeylerin ilaçlarını düzenli kullanması ve kontrollerini aksatmaması olduğunu söyleyen Altıparmak sözlerine şöyle devam etti; “Göz Hekiminiz sizin için en uygun takip sıklığını size anımsatacaktır.

Glokom hastalığı bazı ailelerde daha sık görülebilir. Bu nedenle glokom tanısı konan hastalar kan bağı olan akrabalarını bilgilendirip onları da Göz muayenesi olmak için teşvik etmelidir.

Glokom hastalığına 40 yaş üzerinde daha sık rastlandığından, bu yaştaki hasta yakınlarının da göz muayenesi olmaları son derece önemlidir.”

Glokom tedavisi sabır ve özen gerektirir

Glokom tedavisinde amaç göz tansiyonunu düşürerek hasar görmeyen sinir hücrelerini korumaktır. Bir defa hasar görmüş sinir hücrelerinin tekrar iyileştirilmesi mümkün olmadığı için glokomda erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Hastalığın tedavisi ömür boyu sürer ve kararlılık ister. Hastaların görme yeteneğini koruyacak olan da bu kararlılıktır.

Göz tansiyonunu düşürmek amacı ile en sık kullanılan yöntem ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinde çeşitli göz tansiyonu damlaları ve haplar kullanılır.

Glokom tanısı konulan hastalarda ilaç tedavisi hayat boyu devam etmelidir. İlaç tedavisi ile göz tansiyonu düşürülemeyen hastalarda laser ya da cerrahi girişim uygulanır.

Cerrahi girişimin yeterli olmadığı dirençli hastalarda özel tahliye tüpleri yerleştirilir.

Glokom’da erken tanı körlükten kurtarır! Belirtileri ve riskler

Şeker hastalığı en büyük risk faktörü..

Her bireyin düzenli olarak yılda bir kez göz kontrolünden geçmesi gerekir. Ancak bazı risk faktörlerine sahip bireyler özellikle bu kontrollere uymalıdır.

  • 45 yaşın üzerindeki kişiler
  • Ailesinde göz tansiyonu hastalığı bulunanlar
  • Şeker hastalığına sahip kişiler
  • Gözünde miyop olan kişiler
  • Uzun süre kortizonlu ilaç kullananlar
  • Göz travması geçiren kişiler

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/glokomun-tedavisi-nasil-yapilir/

Glokom (Göz Tansiyonu) Tedavisi

Glokom Tedavisi

Özellikle kırklı yaşlardan sonra ortaya çıkan ve sinsice ilerleyerek hiçbir belirti vermeyen göz tansiyonu yükselmesi, yani GLOKOM ani körlüğe neden olabilen bir hastalıktır.

Glokom, optik sinirin, yani görüntüleri gözden beyine taşıyan sinirin bir hastalığıdır. Optik sinir, çok sayıda sinir lifinin bir araya gelmesi ile oluşur.

Optik sinir liflerinde hasar olduğu zaman, görme alanında kör noktalar oluşur. Bu kör noktalar genellikle erken teşhis edilemez. Optik sinirin büyük kısmı hasar gördüğünde konulan teşhis ise çok geçtir.

Optik sinirin tamamı hasar gördüğünde ise, körlük meydana gelir.

Glokomdan meydana gelebilecek optik sinir hasarı ve körlüğün önlenebilmesi için, glokomun erken teşhis ve tedavisi kritik rol oynar. Erken tedavi ile glokom kaynaklı görme kaybı önlenebilir.

Glokom neden olur?
Gözün ön kısmını dolduran, aköz humor adı verilen şeffaf bir sıvı vardır. Göz içindeki basıncı sağlıklı bir seviyede tutmak için, sabit hızda göz içi sıvısı üretilirken, aynı miktarda sıvı gözü terk eder. Aköz humor, mikroskopik bir kanal sistemi ile gözden ayrılır. (Bu sıvının, gözün dış yüzeyindeki gözyaşı ile ilgisi yoktur.)

Göz kapalı bir sistem olduğu için, bu mikroskopik kanal sistemi (drenaj açısı da denir) tıkandığı zaman, fazla sıvı miktarı göz dışına çıkamaz ve göz içindeki sıvı basıncı artarak optik sinire baskı oluşturur ve zarar verir.

Glokomun farklı tipleri nelerdir?

Kronik açık açılı glokom: En sık glokom tipidir. Kronik açık açılı glokom gelişme riski yaşla birlikte artar.

Zamanla, mikroskopik kanal sistemi yetersiz kalmaya başladıkça göz içindeki basınç giderek artar ve optik sinir yavaş yavaş hasar görmeye başlar.

Bazı hastalarda, optik sinir normal göz içi basıncına bile duyarlı hale gelebilir. Daha ileri görme kaybını önlemek için tedavi gereklidir.

Tipik olarak, açık açılı glokomun erken evrelerde hiçbir bulgusu olmaz ve görme normal kalır.

Optik sinir ileri derecede hasar görmeye başladığında görme alanında siyah (karanlık) noktalar görülmeye başlar.

Başlangıçta günlük aktivitelerde bu karanlık noktalar fark edilemezken, ciddi hasar meydana gelip bu noktalar genişleyince hissedilebilir. Tüm optik sinir lifleri öldüğünde, körlük meydana gelir.

Açı kapanması glokomu: Gözün rengini veren kısım olan iris, mikroskopik kanal sistemini tıkadığında kapalı açılı glokom meydana gelir.

Bu gözler tipik olarak küçük yapılı ve sıkça hipermetrop gözlerdir. İris, drenaj açısını tıkadığında, göz içi sıvısı dışarı akamaz ve göz içinde birikmeye başlar.

Bu durum, hızla açı kapanması glokomunun gelişmesine neden olur.

Bulgular arasında şunlar görülebilir:

  • Görme bulanıklığı,
  • Şiddetli göz ağrısı,
  • Baş ağrısı,
  • Işıklar etrafında gökkuşağı hareleri,
  • Bulantı ve kusma

Bu durum göz için acil bir durumdur. Bu bulgulardan herhangi birini yaşarsanız, göz doktorunuzu derhal arayınız. Bu tip glokom, acilen tedavi edilmediğinde, körlük oluşabilir.

Ne yazık ki, açı kapanması glokomu olgularının üçte ikisi, daha önce glokoma dair herhangi bir bulgu vermeden gelişir.

Kimler glokom için risk altındadır?

En önemli risk faktörleri arasında şunlar sayılabilir:

  • Yaş,
  • Yüksek göz içi basıncı,
  • Ailede glokom hikayesi,
  • Miyopi veya hipermetropi,
  • Geçirilmiş göz travması,
  • Kornea (gözün camsı tabakası) kalınlığının ince olması,
  • Sistemik sağlık problemleri (ör; diyabet, migren, dolaşım problemleri vs)

Göz doktorunuz, glokom için tedaviye ihtiyacınız olup olmadığını veya glokom şüphesi nedeniyle yakından takip edilmeniz gerekip gerekmediğini belirlemek için, bu faktörlerin hepsini değerlendirecektir.

Glokom şüphesi saptanması, ileride glokom geliştirme riskinizin normalden yüksek olduğu ve optik sinirinizde gelişebilecek hasarın erken saptanabilmesi için düzenli muayeneye ihtiyacınız olduğu anlamına gelir.

Glokom nasıl saptanır?

Göz doktorunuz tarafından düzenli göz muayeneler, glokomun saptanması için en iyi yöntemdir. Sadece göz tansiyonunuzun ölçülmesi, glokom olup olmadığının saptanması için yeterli değildir. Glokomu saptamanın kesin olan tek yolu, tamamen göz muayenesi yapmaktır.

Glokom açısından değerlendirilmeniz sırasında, göz doktorunuz şunlara bakacaktır:

  • Göz içi basıncınızın ölçülmesi (tonometri),
  • Gözünüzün drenaj açısının incelenmesi (gonyoskopi),
  • Optik sinirinizde hasar olup olmadığının belirlenmesi (oftalmoskopi),
  • Her bir gözün görme alanının değerlendirilmesi (perimetri)

Optik sinirin fotoğrafının çekilmesi veya başka bir bilgisayarlı yöntemle görüntülenmesi tavsiye edilmektedir. Bu yöntemlerin hepsi, herkes için gerekli olmayabilir. Ayrıca bu testlerin, durumunuzda değişiklik olup olmadığının izlenmesi için düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekebilir.

Glokom nasıl tedavi edilir?

Glokom nedeniyle gözde gerçekleşen hasar geri döndürülemez. Göz damlaları, lazer cerrahisi ve cerrahi girişimler, daha ileri kayıp meydana gelmesini önlemek için uygulanırlar. Bazı durumlarda, ağızdan tedavi de uygulanmaktadır.

Glokomun tüm tiplerinde görme kaybını önlemek için, düzenli aralıklarla kontrol çok önemlidir. Glokom, siz hiç farkında olmadan da ilerleyebileceği için, zaman zaman tedavinizde düzenlemeler yapmak gerekli olabilmektedir.

İlaçlar
Glokom genellikle, her gün kullanılan göz damlaları ile kontrol edilir. Bu tedaviler, göz içi basıncını düşürmek için, ya gözün ürettiği aköz humor sıvısı miktarını azaltır, ya da drenaj açısından göz sıvısının dışa akımını artırır.

Hiçbir zaman göz doktorunuza danışmadan ilaçlarınızı değiştirmeyiniz veya ilaç kullanmayı kesmeyiniz. Elinizdeki ilaçlar az kaldı ise, ilaçlar bitmeden önce mutlaka göz doktorunuza tekrar kontrole gidiniz.

Glokom ilaçları görmenizi korurken, yan etkilere de neden olabilir. Yan etkilerle karşılaştığınız zaman, mutlaka göz doktorunuzu bu konuda bilgilendirin.

Bazı göz damlalarının neden olabileceği yan etkiler şunlardır:

  • Yanma veya batma hissi,
  • Gözlerde veya gözlerin etrafındaki ciltte kızarıklık,
  • Nabız gücü veya sayısında değişiklikler,
  • Enerji seviyenizde değişiklikler,
  • Nefes alışınızdaki değişiklikler (özellikle astım ve amfizemli hastalarda),
  • Ağız kuruluğu,
  • Tad duyusunda değişiklikler,
  • Başağrısı,
  • Görme bulanıklığı,
  • Göz renginde değişiklikler,
  • Kirpiklerde uzama

Tüm ilaçların yan etki veya diğer ilaçlarla etkileşim riski vardır. Bu nedenle, düzenli olarak kullandığınız tüm ilaçların bir listesini yapmanız ve her kontrole gidişinizde, bu listeyi doktorunuza göstermeniz çok önemlidir.

Lazer Cerrahisi

Lazer cerrahisi, farklı glokom tipleri için önerilebilir. Açık açılı glokomda, mikroskopik kanal sistemi direkt olarak tedavi edilir.

Lazer, kanal sisteminde değişikliklere neden olarak (trabeküloplasti), göz içi basıncını kontrol etmek için kullanılır.

Açı kapanması glokomunda ise, lazer ile iris dokusunda bir delik oluşturularak (iridotomi), aköz humor sıvısının kanal sisteminden akışı düzeltilmeye çalışılır.

Cerrahi Girişim
Glokom tedavisi için cerrahi girişim düşünüldüğünde, göz doktorunuz çok ince cerrahi aletler ile aköz humorun gözden dışa akımı için yeni bir kanal oluşturur (trabekülektomi). Göz doktorunuz, optik sinire ilave hasar olmasının mutlaka önlenmesi gerektiğini düşündüğünde, cerrahi önerebilir. Lazer cerrahisi gibi, diğer cerrahi girişimler de, hastanede yatış gerektirmeyen işlemlerdir.

 Tedavideki rolünüz nedir?
Glokom tedavisi, siz ve doktorunuz arasında bir ekip işi gerektiren bir durumdur. Göz doktorunuz glokom için tedavi önerebilir, ancak bunları uygulamak sizin görevinizdir.

Glokom için tedavi almaya başladığınız zaman, göz doktorunuz sizi daha sık görmek isteyecektir. Ortalama olarak, göz doktorunuza her 3 veya 4 ayda bir kontrole gideceğinizi beklemelisiniz. Bu durum, tedavi gereksinimlerinize göre değişecektir.

Görme kaybı önlenebilir
Düzenli göz kontrollerine giderek, önlenebilecek görme kayıplarının önüne geçebilirsiniz. Göz muayeneleri için önerilen zaman aralıkları şunlardır:

  • 20-29 yaş arası: Ailesinde glokom hikayesi bulunan herkes, 3-4 yılda bir göz muayenesinden geçmelidir.
  • 30-39 yaş arası: Ailesinde glokom hikayesi bulunan herkes, 2-3 yılda bir göz muayenesinden geçmelidir.
  • 40-64 yaş arası: Herkes 2 yılda bir göz muayenesinden geçmelidir.
  • 65 yaş ve üzeri: Herkes yılda 1 göz muayenesinden geçmelidir.

Göz tembelliği bir yada iki gözde birden görme azalması olarak tanımlanabilir. Çocukluk çağında ortaya çıkan göz tembelliği neredeyse her 20 çocuktan birinde görülebilmekte ve tedavi edilmediği takdirde yaşam boyu devam edebilecek bir soruna dönüşebilmektedir. 

Devamını Oku

Источник: https://www.ekolgoz.com/glokom-goz-tansiyonu-tedavisi

Göz Tansiyonu (Glokom) ve Tedavisi

Glokom Tedavisi

Haber güncelleme tarihi 17.12.2018 17:49

Göz Tansiyonu Nedir?

Göz içindeki basıncın artması olayı göz tansiyonu olarak adlandırılır. Gözün içerisinde iki sıvı vardır. Bunlardan önde olan sıvı, göz içindeki minik kanallardan dışarıya doğru boşaltılır.

Bu boşaltım sisteminde meydana gelen tıkanıklıklar ve değişikliklerle gözün içerisindeki basıncın artmasına göz tansiyonu denir. Halk arasındaki adı karasudur. Bilimsel adıyla glokom denilen göz tansiyonu, göz içindeki basıncın artması problemidir.

 Göz tansiyonu çeşitli tiplerle ortaya çıkabilir. Yüzde 90’ından fazlası yaşla beraber ortaya çıkan kronik, sinsi seyirli denilen göz tansiyonudur. Uzun yıllarda tahribat yaratır. Ani olarak göz tansiyonunun yükseldiği durumlar da vardır.

Bu, kendisini çok şiddetli bir ağrıyla belli eder. Bu durumda hasta doktora başvurur fakat sinsi seyirli göz tansiyonu yavaş bir şekilde geliştiği için hasta durumu fark edemez.

Göz Tansiyonu Riski Hangi Durumlarda Artar?

Aile büyüklerinde göz tansiyonu olanlar risk altındadır. Toplumda göz tansiyonu görülme oranı yüzde 2’dir. Ancak genetik faktörler varsa buna ilave olmaktadır.

Ayrıca iki göz arasında göz tansiyonu farklılığı varsa bu kişiler takip edilmelidir.

Göz Tansiyonu Belirtileri Nelerdir?

Yavaş yavaş görmenin azalmasıyla kendini gösterir fakat bu yıllar sürdüğü için hasta farkında olamaz. Sinsi seyirli bir göz tansiyonunda görme, çevreden yavaş yavaş kapanarak azalır. Hastalar başlarda ağrıdan ya da görme probleminden bahsetmezler.

Görme kaybı oluşmuşsa ileri bir göz tansiyonu oluşmuş demektir. Ani oluşan göz tansiyonu olan açı kapanması denen durumda ise aniden bulanık görme ve özellikle ışıkların etrafında bir perdelenme oluşur. Beraberinde şiddetli bir ağrı kendisini gösterir.

Bu durumun tedavisi farklıdır.

Göz Tansiyonu Nasıl Ölçülür?

Göz tansiyonunun tedavisinde önemli olan ilk aşama göz tansiyonunun ölçülmesidir. Gözün üzerine hava püskürtülerek göz tansiyonu ölçüldüğü gibi, bir aparatla gözün üzerine dokunularak yapılan çökertme ile gözün içindeki basınç tayin edilebilir.

Çocuk gibi hastalarda iletişim kurulamadığı takdirde parmakla da fikir edinilebilir. Görme alanı testi önemli bir teşhis yöntemidir.

Göz tansiyonu görmeyi çevreden azalttığı için yaklaşık yarım saat ile çevredeki görme alanı ölçülerek bir bozukluk olup olmadığı teşhis edilebilir. Göz sinirindeki çökmelerin de testi yapılmalı ve artma olup olmadığı belirlenmelidir.

 Kornea tabakasının kalınlığı da önemli bir faktördür çünkü göz tansiyonunu ölçen aletler belli bir kalınlığa göre ayarlıdır. Korneası daha kalın olan bir hastanın sonuçları doğru bir veri olmayabilir. Bu yüzden hastalığın takibinde ve doğru teşhis konulmasında bu ince detay önemlidir.

 Göz tansiyonu senede bir kez ölçülmelidir. 20 mm üzerinde ölçülen göz tansiyonu, şüphe taşır. Sadece bir kez ölçülmesi yeterli değildir. Bazı unsurlar yüzünden yanıltıcı olabilir. Hastanın o an gözünü sıkması vb.

Göz Tansiyonu Tedavisi Nasıldır?

İlk olarak damla ile tedavi mümkündür. İlaçlar iki türdedir. Göz tansiyonu, göz içindeki basıncın artışında kanalların tıkanıklığı olduğundan göz damlası, göz içindeki sıvının yapımını azaltmada işe yarıyor.

Göz içinde yapılmış olan bu sıvının kanallardan dışarıya daha rahat atılmasını sağlayan da göz damlalarıdır. Yani kanalların kenarındaki yolları genişletir. Damlalar doktor gözetiminde kullanılır. Gerektiğinde damla ikiye çıkarılabilir veya bahsettiğimiz iki ilaç türü aynı anda kullanılabilir.

Bu şekilde gözün içindeki sıvı, gözün sinirine zarar vermeyecek seviyeye düşürülür. Genellikle günde bir veya iki kere damlatılır.

İkinci olarak lazer ile glokom tedavisi uygulanabilir. Sinsi seyirli göz tansiyonunda lazerle tedavilerin 2-3 senelik bir kontrolü vardır.

Örneğin hastanın kataraktı da başlamışsa kataraktın olgunlaşması beklenirken ilaçlarla beraber lazerden yardım umabiliriz fakat doğrudan lazerle göz içi basıncı düşürülsün ve bir daha olmasın düşüncesi mümkün olsa da genellikle oranı düşüktür. Ani olarak oluşan göz tansiyonunda yağ lazer kurtarıcıdır.

 Üçüncü yöntem ise cerrahi yöntemdir. İlaç tedavisi göz tansiyonunu kontrol altına almazsa gerekirse kısa süreli lazer tedavi uygulanır ya da göz içi basıncı cerrahi bir yöntemle düşürülür.

Cerrahi ameliyatın enfeksiyon gibi komplikasyonları olabilir veya kataraktı olan bir hastanın kataraktının gelişimini hızlandırabilir. Bu yüzden her hastada uygulanmaz. Önce ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisinin cevap vermediği durumlarda cerrahi müdahaleye başvurulur.

Önerilen İçerik;

► Hangi Hastalığa Hangi Branş Bakar ?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/goz-tansiyonu-glokom-ve-tedavisi-8861h.htm

Glokom tedavisi nasıl yapılır?

Glokom Tedavisi

Glokom altında (Yunanca, anlam”Mavi gözlerin bulanıklığı”) artmış göz içi basıncıyla kendini gösteren, görme keskinliğinde bir azalma, görme alanındaki bir azalma ve optik sinirin atrofisi ile sonuçlanan büyük bir göz hastalıkları grubunu anlıyor. Yaşlılar bu hastalığa karşı daha yatkındır, ancak glokom çok daha erken başlayabilir.

Glokom geri dönüşsüz, ömür boyu ve gerektirirİlk işaretler göründüğünde zamanında tedavi. Bu yazıda, glokomun nasıl tedavi edileceği ve hastalığın önlenmesi için ne yapılması gerektiğine bakacağız.

Bu hastalığın belirtileri bulanık görme, ağrı ve gözlerde ağırlık hissi, görüş alanındaki azalma, parlak ışık kaynaklarına bakıldığında alacakaranlık görüşünde bozulma ve gökkuşağı halosunun görünümüdür.

Glokomun formları

Glokomun 2 formu vardır:

En yaygın olan ilk şudur:Glokom olgularının% 90'ında görülür. Açık açılı glokom neredeyse asemptomatik olarak gelişir ki, birkaç yıl boyunca görüş alanı kademeli olarak daralır. Bir insanın sadece bir göz görmüş olduğunu aniden keşfedince göz hekimliğine döner. Hastalığın diğer semptomlarının olası belirtileri.

Kapalı açılı glokom insanlarda daha sık görülür30 yıl sonra, ileri görüşlü. Bu hastalığın şekli ile göz içindeki basınç hızlı bir şekilde yükselir ve keskin ağrı, ani görme keskinliği kaybı, göz kızarıklığı eşliğinde bir saldırı meydana getirir.

Glokom tedavisi

Glokoma özgü yöntemler,evre ve hastalık formları. Bu nedenle, tedaviyi tayin etmeden önce, doktor, göz içindeki basıncın ölçülmesi, fundusun ve optik sinirin muayenesinin yanı sıra görme alanının boyutunu bulmak da dahil olmak üzere bir teşhis uygular.

Açık açılı glokom ile oldukça mümkündürvizyon korumak ve aynı düzeyde olan keskinliğini desteklemek, ancak hastalığı teşhis etmek ve tedaviye başlamak için en kısa sürede ihtiyacı vardır.

kapalı açılı glokom tedavisinde körlük, görme keskinliği, güçlü bir azalma, aksi olasılığı, bir atak meydana gelmesinden sonra ilk gün içinde bir doktora için son derece önemlidir.

glokomu tedavi etmek için dayanak göz içi basıncı normale etmektir. Bu amaçla aşağıdakileri uygulayın:

  • Bir doktor tarafından verilen özel damlalar
  • Lazer Terapisi
  • 5-7 yıllık damlaları kullanmamanızı sağlayan bir işlem.

Dahil tıbbi tedaviAçık açılı glokomun başlangıç ​​aşamasında, günde 1-3 kez çeşitli damla damlaları gözlemlemek genellikle yeterlidir. Daha gelişmiş bir aşamada veya etkisiz ilaçlarla, göz içi sıvısının çıkışını iyileştirmeyi amaçlayan lazer veya cerrahi operasyona başvurun.

Glokom tedavisinde halk ilaçları

Halk tedavisi glokomun yerini alamaztıbbi ve ayrıca cerrahi tedavi. Evde tedavi yöntemleri, sadece doktorla görüşmeler yapıldıktan sonra ve ek bir muayene olarak kullanılmalıdır.

Halk ilaçlarının bu hastalığın tedavisinde size yardımcı olacağını düşünün.

  • Meyve suyu veya meyve suyu lumbago eşit miktarda balla karıştırılır. Ortaya çıkan karışımın 1 çay kaşığı yemeklerden bir gün önce 3-5 kez alın.
  • Çayene suyu ve suyun 1: 1 oranında karıştırın. Bu karışımdan günde 2 kez ağız yoluyla losyonlar yapın. Celandine'in glokom saldırısı için kullanılamayacağını lütfen unutmayın!
  • Pudra duckweed bal eşit bölümlerde biraz karışımı. Karışımın 1-2 gramını günde 3-5 defa yemeklerden önce alıp kaynatılmış suyla birlikte alın.
  • Zencefil, tarçın, kök karışımını hazırlayınmeyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü, meyan kökü 1 yemek kaşığı dökün. bir bardak kaynar su ile kaşık karışımı, 1 saat bekletin, sonra gerin. Hazır infüzyon 0.5 fincan için günde 3 defa alınır. Bu infüzyon etkili ve glokomun önlenmesinde kullanılır.
  • 1 saat sonra yarım bardak ısırgan karıştı. Vadinin zambağının kaşık kirazı ve 1 st.lozhko suyunun kaşık kirini. Karışımı 9 saat boyunca karanlık bir yere koyun, sonra 0,5 çay kaşığı kabartma tozu ilave edin. Kütle günde 1-2 kez gözlere uygulanmalıdır.

Hastalığın önlenmesi

Şu anda henüz bir yöntem bulunamadıetkili bir şekilde glokomun önlenmesi, bu nedenle sadece doktor çağrısı korkunç sonuçları önlemek olacaktır.

En önemli risk faktörlerinden biri yaş olduğundan, 40 yıldan fazla bir kişinin yılda 1-2 kez göz hekimiyle muayene etmesi önerilir.

Ve eğer hiperopi, akrabalar, glokoma sahip hastalar veya gözler öncesi ameliyat geçirmişseniz o zaman oftalmolog ziyaretleriniz zorunludur.

Источник: https://tr.kagouletheband.com/zdorove/31248-kak-lechit-glaukomu.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть