Gluten hassasiyetinin faili gluten olmayabilir!

içerik

Gluten hassasiyetinizin olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Gluten hassasiyetinin faili gluten olmayabilir!

Son günlerde glutensiz ürünler tüketmek çok moda oldu. İş arkadaşlarınız, yakınlarınız veya gittiğiniz restoranlarda mutlaka glutensiz gıdalar tercih eden birilerini görmüşsünüzdür.

Ancak bazıları için bu durum moda olmasından ziyade ciddi bir tıbbi seçim. Dünyada yaklaşık her 150 kişiden biri, çölyak hastalığına sahip.

Bir tür kalıtımsal bağışıklık sistemi hastalığı olan çölyak hastalığına sahip kişiler gluten içeren gıdalar (özellikle buğday, arpa ve pirinç gibi bazı tahıllar) tükettiklerinde, ince bağırsaklarda hasar meydana geliyor ve vücudun besinleri sindirmesi zorlaşıyor.

Bu da karın ağrısı, kabızlık, yorgunluk, baş ağrısı gibi semptomlara neden oluyor. Buğday alerjisi olanlarda ise buğdayın içinde bulunan proteinlere karşı gerçek bir alerjik reaksiyon oluşuyor. Bu da şişkinlik, kurdeşen, kaşıntı ve mide kasılması gibi semptomlara neden oluyor.

İlgili yazı: Buğday intoleransının biyolojik açıklaması bulundu

Çölyak hastalığı da değil, buğday alerjisi de. Peki o zaman bu ne?

Çölyak hastalığı veya buğday alerjisinin dışında da kendilerini daha iyi hissettikleri için gluten tüketmeyen kişiler var.

Bu kişilere genelde çölyak hastalığı veya buğday alerjisi teşhisi konmamış, ancak bazı tahıllardan yapılan gıdaları tüketmedikleri zaman kesinlikle kendilerini daha iyi hissettiklerini söylüyor.

Bu kişilerin gluten tüketmediklerinde neden kendilerini daha iyi hissettiklerine dair iki açıklama var:

Çölyak hastası olmadığı halde gluten hassasiyeti olan kişilerin sayısı hiç de azımsanmayacak düzeyde.

Birinci neden yediklerinin daha çok farkında olmak, bilinçli gıdalar tüketmek ve daha sağlıklı besinler tüketerek kilo kontrolünü sağlamak. Birçok beslenme uzmanı, gluten tüketmemenin doğal bir sonucu olarak kilo kaybının yaşandığını söylüyor. Unlu gıdaları, makarnayı, şekerli gıdaları beslenme düzeninden çıkarıp yerine meyve ve sebzeleri koyan herkesin zayıflaması son derece doğal.

Bir de çölyak hastalığı teşhisi konmamış olmasına rağmen gluten tüketmediğinde kendini daha iyi hissettiklerini söyleyenler var.

Bu kişilerin bazıları, çölyak olmayan gluten hassasiyeti denilen durumu yaşıyor ve gluten tükettiklerinde çölyak hastalarınınkine benzer semptomlar gösterebiliyor. Ancak böyle bir gluten hassasiyetini tespit edebilecek bir test bulunmuyor.

Chicago Üniversitesi Çölyak Hastalığı Merkezi‘nden Dr. Stefano Guandalini de “Bu tür kişiler gerçekten de var. Semptomları da gerçek” sözleriyle bunu destekliyor.

İlgili yazı: Gluten duyarlılığına sahip olduğunuzu anlamanıza yardımcı olacak belirtiler

Çölyak hastası olmadığı halde gluten hassasiyeti olan kişilerin sayısı hiç de azımsanmayacak düzeyde. Ancak buna rağmen gluten hassasiyeti yeterince kavranabilmiş değil. Yakın bir geçmişe kadar bazı doktorlar bile bunun gerçek olduğuna inanmıyordu.

Son günlerde glutensiz ürünler tüketmek çok moda oldu. İş arkadaşlarınız, yakınlarınız veya gittiğiniz restoranlarda mutlaka glutensiz gıdalar tercih eden birilerini görmüşsünüzdür.

Eğer sorun gluten proteini değilse ne?

Bazı kişilerin de gluten proteinlerine karşı toleransı olmadığı biliniyor. Ancak yapılan yeni bir çalışma, birçok kişide semptomlara neden olan şeyin gluten proteini olmadığını gösteriyor.

FODMAP adı verilen bir grup karbonhidrat, bazı kişiler tarafından tam anlamıyla sindirilemiyor ve bu da çölyak benzeri veya gluten hassasiyeti benzeri semptomlara neden oluyor. Gluten içeren buğday, arpa ve pirinç gibi tahıllar da bu grup karbonhidratlar arasında yer alıyor.

Asıl ilginç olan, bu semptomların görüldüğü kişilerde söz konusu FODMAP karbonhidratları arasında şunlar da yer alıyor:

– Buğdayın yanı sıra sarımsak ve enginarda bulunan fruktan
– Bazı süt ürünlerindeki laktoz
– Bazı sebzelerdeki galaktan

İlgili yazı: Kurutulmuş meyveli glutensiz kurabiye

Avustralya’daki Monash Üniversitesi’ndeki araştırmacılar da bu maddelere karşı toleransı düşük olanlar için düşük FODMAP diyeti geliştirdi.

Söz konusu diyet çölyak hastalığı veya buğday alerjisi olmayan kişiler için son derece önemli çünkü gluten hassasiyetini belirleyebilen herhangi bir test bulunmuyor.

Doktorlar da bu tür kişilere çölyak hastalığı ve buğday alerjisi ihtimalini eledikten sonra gluten tüketmemelerini öneriyor.

Kaynak:
Mother Nature Network

Источник: https://www.uplifers.com/gluten-hassasiyeti-nedir-ne-degildir/

Gluten Hassasiyetinin 9 Belirtisi ve Tedavisi

Gluten hassasiyetinin faili gluten olmayabilir!

Glüten hassasiyeti genellikle sessiz bir katil gibi görülür, çünkü çoğunlukla bu rahatsızlığa sahip insanlar daha ne olduğunu bile bilmeden vücutlarında kronik hasara yol açabilir.

Belki de bu hastalığın en kötü kısmı, insanların glütene karşı hassasiyetleri olduğunun farkında bile olmamalarıdır.

İşte glüten hassasiyetinin farkına varmanız ve kendinizi güvene almanız için bu rahatsızlığın dokuz belirtisi:

Gluten hassasiyeti nedir?

Çölyak hastalığı, ya da gluten hassasiyeti, vücudun buğday, çavdar ve tahıllarda bulunan gluten proteinleriyle başa çıkamamasıdır.

Vücudunuz besinleri olması gerektiği gibi sindirmediği için ince bağırsakta iltihaplanmaya yol açabilir.

Gluten hassasiyeti bir trend mi?

Son yıllarda gluten hassasiyetinin artmasıyla, glutensiz yiyecekler yemenin yalnızca bir trendden oluşup oluşmadığını sorgulayanlar da vardır.

Gluten hassasiyeti gerçekten de oldukça ciddi bir mesele olmasının yanı sıra, insanların gidip düzgün testler yaptırmaktansa kendi kendilerine tanı koyup glutenli ürünleri sindiremedikleri kanısına vardıkları da yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur.

Önümüzdeki yıllarda glutensiz yiyeceklerin satışında bir düşüş beklenmektedir.

Bunu da okumanızı öneririz: Bu Belirtiler Kanserin İşareti

1. Sindirim sisteminizdeki sorunlar

Gluten hassasiyetinin en yaygın belirtileri ishal, kabızlık ve gaz sorunudur.

İnsanlar bu sorunları başka hastalıklarla bağdaştırabilirler, bu yüzden de glutene karşı hassas oldukları gerçeğini göz ardı ederler. Hastalara aynı zamanda Hassas Bağırsak Sendromu da yanlış bir şekilde konulabilir.

Yapılan çalışmalara göre şu an dünya nüfusunun %10-15’i Hassas Bağırsak Sendromu rahatsızlığına sahiptir. Tabi bu yanlış tanı koymanın sonucunda gluten hassasiyeti olanlar gerek tedaviyi almaz ve bu da sorunun artmasına sebep olur.

2. Açıklanamayan kilo değişiklikleri

Gluten hassasiyeti net bir açıklaması olmayan kilo kaybı ya da kilo alımına yol açabilir.

Bu durum hücrelerde gerçekleşen iltihap ve metabolik hastalıklardan kaynaklanabilir. Mesela; bağırsak duvarınız aşındığında, kendinizi kötü hissedersiniz ve iştahınız kapanır, bu da kilo kaybına yol açar.

3. Açıklanamayan baş ağrıları

Çoğu tanısı konulmamış gluten hassasiyeti hastalarının baş ağrılarından şikayet ettiğini biliyor muydunuz?

Bunlar genellikle “yanlış” yiyecekleri yedikten 30-60 dakika sonra ortaya çıkar. Yediklerinizin etkilerine dikkat edin!

4. Hormonsal hastalıklar

Gluten hassasiyeti ile hormonsal hastalıklar arasında doğrudan bir ilişki vardır. Bunlar kendilerini düzensiz adet dönemleri, ani kilo değişimleri, adet öncesi sendromu ve uyku bozuklukları olarak gösterirler.

Eğer sorunun gluten hassasiyeti olduğu anlaşıldıysa, bu durum ergenlik çağını, hamileliği ve menopoz dönemini kötüleştirebilir. Ve bu belirtilerin kadınlar arasında sık görüldüğünü söylemeye gerek bile yoktur.

5. Merkezi sinir sistemi sorunları

Gluten hassasiyeti bağırsakların iltihaplanması ve aşınması sonucunda ortaya çıkar. Bunun da bir sonucu olarak gluten hassasiyetinin belirtileri arasında odaklanma, depresyon, anksiyete, uykusuzluk ve yorgunluk sorunları bulunur.

Glüten hassasiyetine sahip olanlar sık sık rahatsızlık nöbetleri ve odaklanma sorunlarından şikayet ederler.

Yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre, gluten hassasiyeti olan insanlar genellikle migrenden şikayetçilerdir. Baş ağrılarının sebepleri çok eşitli olabilir.

Daha önceden bahsettiğimiz gibi, eğer sorun gluten hassasiyetinden kaynaklanıyorsa, baş ağrıları vücudunuzun kabul etmediği bir besini yemenizden yaklaşık bir saat sonra başlayacaktır.

6. Cilt ve tırnaklar

Cilt sorunları doğrudan gluten hassasiyeti ile bağdaştırılabilir. Ellerinizde, göğsünüzde, yüzünüzde, kalçanızda, dirseklerinizde ve saç çizginizde kaşıntılı döküntüler oluyor mu?

Bu belirtiler genelde egzama ya da sedef hastalığı olarak görülüyor ama aynı zamanda çölyak hastalığı da olabilir. Bunun başka bir belirtisi de kırılgan tırnaklardır.

Glutensiz bir diyet uygulanarak bu belirtiler bir yıl içinde ortadan kaldırılabilir.

7. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluk (DEHB)

Gluten hassasiyetiyle bağdaştırılabilecek hastalıklardan biri de dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur.

Yayınlanan raporlara göre DEHB ve çölyak hastalığı arasındaki bağlantı çok güçlüdür. Gluten hassasiyeti tanısı konulmayan çocuk ve yetişkinlerin DEHB’e sahip olmaları riskleri genel nüfustan daha yüksektir.

8. Diş problemleri

Gluten hassasiyeti söz konusu olduğunda, gerekli minerallerin bağırsaklar tarafından emilmesinde sorun yaşanır.

Bu aynı zamanda kalsiyum için de geçerlidir. Bu da haliyle dişlerinizde aşırı hassas diş minesi, çukur ve yara gibi sorunlara yol açabilir.

Eğer dişlerinize iyi bakıyorsanız ama yine de sorun yaşıyorsanız, sebebi gluten hassasiyeti olabilir.

9. Demir eksikliği

Demir eksikliği vücuttaki demir depolarının olması gerektiği şekilde dolu olmaması anlamına gelir. Bu da bağırsakların emilimini sağladığı demirle bağlantılıdır.

Bu yüzden tedavi edilmeyen çölyak hastalığı hem çocuklarda hem yetişkinlerde demir ve vitamin eksikliğine yol açabilir.

Gluten hassasiyeti nasıl tedavi edilir?

Öncelikle test yaptırmalısınız. Doktorunuz ya kan örneği alacak ya da mide içi muayenesi yaparak ince bağırsağınızdan örnek alacaktır.

Muayeneden önce yanlış sonuçlardan kaçınmak için yediklerinizde gluten olmasına dikkat etmelisiniz.

Diyetinizden gluteni çıkarın. İçinde gluten barındıran besinler şunlardır: Buğday, çavdar, bulgur, un ve daha birçok besin maddesi. Her zaman ürün içeriklerini kontrol etmeyi unutmayın.

Yukarıda sunduğumuz belirtilerden yaşadıklarınız var mı? Bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Источник: https://bilgecafe.com/gluten-hassasiyetinin-9-belirtisi-ve-tedavisi/

Gluten hassasiyetinin asıl suçlusu fruktan olabilir!

Gluten hassasiyetinin faili gluten olmayabilir!

Norveç’teki Oslo Üniversitesi ve Avustralya’daki Monash Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen ve ciddi bilimsel çalışmaların yer aldığı Gastroenterology dergisinde de yayımlanan araştırmaya göre aranan suçlu gluten olmayabilir!

Gluten hassasiyeti, beslenme ve sağlıklı yaşam alanında tüm dünyada en ateşli tartışma konularının başında geliyor.

Bazı araştırmalara göre çölyak hastalığı taşımayan kişilerdeki belirtiler, glutenli ya da glutensiz beslenmiş olması farketmeksizin benzer özellik gösterebiliyor. Yani her iki türlü de şişkinlik, sindirim sistemi hassasiyeti gibi hafif rahatsızlık hissi oluşabiliyor.

Buna rağmen gluten içermeyen gıda zincirlerine her geçen gün yenileri ekleniyor. Üstelik glutensiz beslenenlerde tip 2 diyabet riski de daha yüksek.

Asıl suçlunun fruktan olduğu görüldü

Monash Üniversitesi’nden Peter Gibson, New Scientist dergisine yaptığı açıklamada, “Çölyak hastalığı ve insanların buğday yemeyi bıraktıklarında daha iyi hissetmeye başlamaları yüzünden asıl suçlunun gluten olduğu sanılıyor ancak artık ilk varsayımların yanlış olduğunu görüyoruz” dedi.

Gibson’ın bu açıklamasının dayanağı ise bu araştırmada, glutenden ziyade, fruktan adı verilen bir şeker bağının asıl suçlu olarak ortaya çıkması.

Hem gluten hem de fruktan, buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunuyor. Bu açıdan bazı eski araştırmaları da destekleyen veriler sunan çalışmada çölyak hastalığı taşımayan ancak glutensiz diyet yapan 59 kişiden özel tahıl barları yenmesi istendi.

Fruktan daha fazla şişkinlik yaptı

Hazırlanan üç bar tipinden ilki gluten, ikincisi fruktan içeriyordu ve üçüncü tip olan kontrol barı her ikisini de içermiyordu. Katılımcılar üç gruba ayrıldı ve her kişi, bir hafta boyunca aralıksız tek bir tip barı yiyip sonrasında bir hafta ara vererek diğer tip barı yemeye başladı.

Çalışmaya katılan insanlara hangi barın ne içerdiği söylenmedi. Sonuçlar, fruktan içerikli barın, kontrol barına kıyasla yüzde 15 daha fazla şişkinlik belirtileri ve yüzde 13 daha fazla gastrointestinal (mide ve bağırsakla ilgili) rahatsızlıkları tetiklediğini gösterdi.

Ancak gluten içerikli barla kontrol barı arasındaki sonuçlarda hiçbir farklılık ortaya çıkmadı.

Glutensiz diyet diyabet riskini artırabilir

İnsanların yüzde 13’ü ekmek ve makarna gibi yiyecekleri tükettikten sonra şişkinlik gibi belirtilere sahip olduğunu düşünerek glüten hassasiyeti olduğunu iddia ediyor.

Ancak sadece yüzde 1’i ishal ve hazımsızlık gibi belirtileri içeren, şiddetli bağışıklık sistemi tepkilerine neden olan çölyak hastalığının bilincinde.

Tahminlere göre gluten hassasiyeti doğru olmayabilir ve sorunun asıl kaynağı fruktan olabilir. Bu durum, soya sosu gibi düşük fruktan, yüksek gluten içeren gıdalara yönelmeye neden olabilir ve böylece glutensiz diyet uygulayan insanların tip 2 diyabeti geliştirme riskini de düşürebilir. Çünkü tıbbi olarak gerekli olmadığı halde gluteni diyetten çıkarmak da diyabet riskini de artırıyor.

Yetersiz lif alımı diyabeti tetikliyor

American Heart Association’da yer alan bir habere göre analizlerde, fazla gluten tüketenlerdeki diyabet riskinin, günde 4 gramdan daha az gluten tüketenlere göre yüzde 13 daha düşük olduğu ve diyetlerinde az gluten bulunanların daha az tahıl lifi aldıkları belirlendi.

Riskin, egzersiz alışkanlığı, kilo, günlük kalori alımı ve ailede diyabet hikayesi gibi faktörlerin dikkate alınmasından sonra da değişmediği görüldü. Bunun olası sebeplerinin ise glutensiz diyet uygulayanların yeteri kadar lif ve vitamin-mineraller gibi önemli besin öğelerinden mahrum kalıyor olma ihtimali…

Çoğu paketlenmiş hazır gıda olan glutensiz yiyeceklerde fazla miktarda katkı maddesi, tuz, şeker, nişasta (pirinç, soya, mısır…) gibi sağlıksız besin öğelerinin bulunma ihtimali olabileceği belirtiliyor.

Tip 2 Diyabet nedir?

Erişkinlerde görülen diyabet türüne Tip 2 Diyabet denir. Pankreas insülin üretir; fakat insülin direnci nedeniyle vücut bunu gerektiği gibi kullanamaz. Daha çok 40 yaş üzerindeki kişilerde ortaya çıkar.

Tip 2 Diyabet belirtileri nelerdir?

Tip 2 diyabetin başlıca belirtileri; sık idrara çıkma (poliüri), çok su içme (polidipsi), çok yemek yeme (polifaji), kilo artışı veya kilo kaybı, plazma kan glukoz düzeyinin yükselmesidir (aç karnına 126 mg/dl’den yüksek olması).

Şeker yüksekliği neden önemli?

İnsülin, pankreas bezi tarafından üretilen ve kana salınan bir hormondur. Ana görevi; kandaki şekeri (glukozu) hücrelerin içine taşımaktır. Hücrelerdeki glukoz, günlük yaşamımızı devam ettirmeyi sağlayan ana enerji kaynağıdır.

Tip 2 diyabet, genellikle insülin salgılanmasında bir yetersizlik ve/veya hücrelerin bu hormona karşı duyarlılığının azalması sonucunda gelişir. Çünkü, sindirim sistemi kaynaklı direnç hormonları ve hücre içindeki bazı sinyal mekanizmaları; ya insülinin hücre içine girişine izin vermez ya da hücre içinde insüline karşı bir direnç oluşur.

Bu tabloya “İnsülin Direnci” denilmektedir. Direnç nedeniyle insülin normal işlevini yerine getiremez. Tip 2 diyabette başlangıçta insülin salınımı artar ancak artan insülin salınımı da kandaki yüksek şeker seviyelerini azaltamaz.

İnsülin görevini yerine getiremeyince, besinlerle aldığımız şeker ve diğer besin unsurları ihtiyaç duyan hücrelere giremez. Böylelikle, hücrelerde şeker azlığı yaşanırken, kandaki şeker seviyeleri normal değerlerin üstüne çıkar. Kandaki şekerin çok artması, zehir etkisi yaratır ve vücudun tüm hücrelerini tahrip eder.

İnsülin direnci hangi hastalıklara neden oluyor?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/01/gluten-hassasiyeti-fruktan/

Gluten, Gluten Hassasiyeti ve Glutensiz Diyet Programı

Gluten hassasiyetinin faili gluten olmayabilir!

Tahıl ürünlerinde bulunan bir protein olan gluten ve gluten hassasiyeti ile ilgili olarak bilmeniz gerekenleri bu içerikte bulabilirsiniz.

Özellikle son dönemde etrafınızda birçok kişinin glutensiz diyet programları uygulamaya başladığını görmüş olabilirsiniz. Peki bu gluten nedir, gluten hassasiyeti ne anlama gelir ve neden ne kadar tüketildiğine dikkat edilmesi gerekmektedir?

Gluteni en basit şekilde tanımlamak gerekirse tahıl ürünlerinde bulunan ve doğal olarak oluşan bir protein olduğu söylenebilir. Gluten sayesinde hamurlar fırında kabarır ve hamura akışkanlık kazandıran da glutenin varlığıdır. Bu özelliklerine bakıldığında glutenin insan sağlığı açısından bir zararı veya tehsi varmış gibi görünmemektedir.

Ancak çölyak hastası olan kişilerin gluten hassasiyetleri bulunduğu için vücutları gluten varlığına karşı tepki verir. Çölyak hastası olan kişilerin gluten bulunan gıdaları tüketmesi durumunda kansızlık, ishal, deri kızarıkları, diş eti rahatsızlıkları, yorgunluk ve baş ağrısı gibi rahatsızlıklar yaşarlar.

Tüm dünyadaki insanların yaklaşık %1’i çölyak hastası veya buğday ürünlerine karşı alerjiktirler.

Çölyak Hastalığı

İnsanlar için çok eski çağlardan beri gluıten bulunan besinleri tüketmiştir. Hatta temel besin kaynaklarından biri olduğu da söylenebilir. Ancak özellikle son dönemlerde çölyak hastalarının sayısında ciddi bir artış gözlenmiştir.

Gluten hasssasiyeti olan bu kişilerin kullandıkları glutensiz ürünlerin satış oranlarında 2004-2011 yılları arasında %30’a varan artış yaşanması da bunun bir göstergesi olarak öne çıkmaktadır. Glutensiz ürünlerin satışındaki oranın artması nüfus artışı ile açıklanabilir seviyelerin üzerindedir.

Çünkü çölyak hastalığı veya gluten hassasiyeti tedavi edilebilir ve bulaşabilir bir rahatsızlık olmadığı için genel nüfus içindeki artışının bu kadar olması mümkün değildir. Bu artışın en önemli sebebi ise insanların glutensiz diyet programlarına yönelmesi olarak açıklanabilir.

Ancak bu noktada glutensiz ürünlerde glutenin verdiği etkinin sağlanabilmesi için kullanılan şeker ve yağ miktarının fazla olduğunun da unutulmaması lazım. Gluten hassasiyeti bulunan kişişlerin tüketmesi gereken besinleri tatlandırmak için diğer ürünlere oranlara biraz daha fazla şeker ve yağ kullanması bu kişiler için problemler yaratabilir.

Bu içeriğe göz atın:  Kasların Çeşitleri, Görevleri ve Yapısı

Paleo Diyet Programı

Paleo diyet programı insanoğlunun ilk ortaya çıktığı dönemdekine benzer beslenme alışkanlarını temel alan bir diyet programıdır.

Mantıksal olarak her ne kadar sağlam bir temeli olsa da eski dönemlerdeki insanların tam olarak neler yediğini ve bunlarında ne kadar sağlıklı olduğu bilmemiz pek mümkün değildir.

Paleo diyet programında yer alan besinlerin bir bölümünün varsayımlar üzerine belirlendiğini de söyleyebiliriz.

Birçok insanın karbonhidrata karşı bakış açısı son derece olumsuzdur. Özellikle vücut geliştirme ile ilgilenen bazı kişilerin karbonhidratlar konusunda eksik bilgi sahibi olması antrenman performanslarına etki de etmektedir. Çünkü karbonhidratlar antrenman sırasında yüksek performans gösterebilmek ve yapımı için gereklidir.

Kısacası karbonhidratlar diyet programları içinde mutlaka bulunmalıdır. Bu noktada önemli olan karbonhidratın tüketilip tüketilmemesi değil, ne zaman hangi miktarda ve hangi türünün tüketildiğidir. Bazı insanlar glutensiz diyet programı uygulamaya başladıkları zaman kilo verirler.

Ancak bu kişiler pizza, hamburger gibi hem gluten hem de sağlıksız yağlar barındıran gıdaları bırakmasının doğal sonucu olarak kilo verirler. Gluten bu noktada geri planda kalmaktadır. Yani kilo verilmesinin ilk sebebi glutensiz beslenme değildir.

Yine bu konu ile ilgili olarak yapılan bir araştırmada gluten hassasiyeti olmamasına rağmen glutensiz diyet programı uygulayan kişilerin %81’inin kilo aldığı belirtiliyor.

Glutensiz bir diyet programına ihtiyacınız olup olmadığı sorusuna cevap verebilmek için öncelikle gluten nedir sorusunun cevabını bilmeniz gerekmektedir. Artık bu sorunun cevabını bildiğinize göre böyle diyet programına ihtiyacınız olmadığını da biliyorsunuz. Gluten hassasiyetiniz yoksa çölyak hastası değilseniz glutensiz bir diyet programı uygulamanızda gerekli değildir.

Bu içeriğe göz atın: Paleo Diyet Programı

  • Gluten, Gluten Hassasiyeti ve Glutensiz Diyet Programı içeriği ile ilgili değerlendirmelerinizi ve aklınıza takılan soruları yorum bölümü aracılığı ile paylaşabilirsiniz.

Bu içeriğe göz atın:  Protein Tozu Nedir ve Protein Tozu Nasıl Kullanılır?

Not: Tüm antrenman programları, egzersizler ve hareketler tamamen öneri amaçlıdır. Spor yapmadan önce mutlaka bir uzmana danışmalısınız.

Источник: https://www.kasveguc.com/gluten-gluten-hassasiyeti-glutensiz-diyet-programi/

Gluten Hassasiyetinin 9 Bulgusu ve Rehabilitasyonu

Gluten hassasiyetinin faili gluten olmayabilir!

Glüten hassasiyeti genellikle suskun bir katil gibi görülür, zira çoğunlukla bu rahatsızlığa sahip insanlar daha ne olduğunu dahi öğrenmeden bedenlerinde kronik zarara yol açabilir.

Belki de bu hastalığın en kötü kısmı, insanların glütene karşı hassasiyetleri olduğunun farkında dahi olmamalarıdır.

İşte glüten hassasiyetinin farkına varmanız ve kendinizi güvene almanız için bu rahatsızlığın dokuz bulgusu:

Glüten hassasiyeti nedir?

Çölyak hastalığı, ya da glüten hassasiyeti, bedenin buğday, çavdar ve hububatlarda bulunan glüten proteinleriyle başa çıkamamasıdır.

Vücudunuz gıdaları olması gerektiği gibi hazmetmediği için ince bağırsakta iltihaplanmaya yol açabilir.

Glüten hassasiyeti bir trend mi?

Son senelerde glüten hassasiyetinin çoğalmasıyla, glütensiz yiyecekler yemenin sadece bir trendden oluşup oluşmadığını denetleyenler de vardır.

Glüten hassasiyeti gerçekten de oldukça ciddi bir mesele olmasının yanı sıra, insanların gidip muntazam testler yaptırmaktansa kendi kendilerine tanı koyup glütenli mahsulleri hazmedemedikleri kanısına vardıkları da yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur.

Önümüzdeki senelerde glütensiz gıdaların satışında bir düşüş beklenmektedir.

2. Söylenemeyen kilo değişiklikleri

Glüten hassasiyeti net bir söylemesi olmayan kilo kaybı ya da kilo alımına yol açabilir.

Bu vaziyet hücrelerde asıllaşan irin ve metabolik hastalıklardan kaynaklanabilir. Mesela; bağırsak duvarınız eskidiğinde, kendinizi kötü hissedersiniz ve iştahınız kapanır, bu da kilo kaybına yol açar.

3. Söylenemeyen baş sızıları

Çoğu tanısı konulmamış glüten hassasiyeti hastalarının baş sızılarından şikâyet ettiğini öğreniyor muydunuz?

Bunlar genellikle “yanlış” besinleri yedikten 30-60 dakika sonra ortaya çıkar. Yediklerinizin tesirlerine dikkat edin!

5. Merkezi asap sistemi meseleleri

Glüten hassasiyeti bağırsakların iltihaplanması ve yıpranması neticesinde ortaya çıkar. Bunun da bir neticeyi olarak glüten hassasiyetinin bulguları arasında odaklanma, bunalım, anksiyete, uykusuzluk ve bitkinlik meseleleri bulunur. Glüten hassasiyetine sahip olanlar sık sık rahatsızlık nöbetleri ve odaklanma meselelerinden şikâyet ederler.

Yapılan bir çalışmanın neticelerine göre, glüten hassasiyeti olan insanlar genellikle migrenden davacılardır. Baş sızılarının nedenleri çok denkli olabilir.

Daha evvelden bahsettiğimiz gibi, şayet mesele glüten hassasiyetinden kaynaklanıyorsa, baş sızıları bedeninizin kabul etmediği bir gıdayı yemenizden takribî bir saat sonra başlayacaktır.

7. Dikkat Noksanlığı ve Hiperaktivite Bozukluk DEHB

Glüten hassasiyetiyle bağdaştırılabilecek hastalıklardan biri de dikkat noksanlığı ve hiperaktivite bozukluğudur.

Yayınlanan raporlara göre DEHB ve çölyak hastalığı arasındaki iletişim çok eforludur. Glüten hassasiyeti tanısı konulmayan çocuk ve erişkinlerin DEHB’e sahip olmaları tehleri genel popülasyondan daha yüksektir.

9. Demir noksanlığı

Demir noksanlığı bedendeki demir ambarlarının olması gerektiği biçimde dolu olmaması anlamına kazanç. Bu da bağırsakların emilimini sağladığı demirle bağlantılıdır.

Bu surattan rehabilitasyon edilmeyen çölyak hastalığı hem çocuklarda hem erişkinlerde demir ve vitamin noksanlığına yol açabilir.

Glüten hassasiyeti nasıl rehabilitasyon edilir?

Öncelikle test yaptırmalısınız. Hekiminiz ya kan misali alacak ya da mide içi tetkiki yaparak ince bağırsağınızdan misal alacaktır.

Muayeneden evvel yanlış neticelerden sakınmak için yediklerinizde glüten olmasına dikkat etmelisiniz.

Diyetinizden glüteni çıkarın. İçinde glüten barındıran gıdalar şunlardır: Buğday, çavdar, bulgur, un ve daha bir hayli gıda maddesi. Her zaman mahsul içeriklerini hakimiyet etmeyi unutmayın.

Yukarıda sunduğumuz bulgulardan yaşadıklarınız var mı? Bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Источник: http://drsaglik.net/gluten-hassasiyetinin-9-belirtisi-ve-tedavisi/

Glüten nedir? Glüten diyeti nasıl yapılır? Glüten alerjisi ve hassasiyeti nedir?

Gluten hassasiyetinin faili gluten olmayabilir!

Bazı insanların çölyak hastalığı veya glüten hassasiyeti gibi sağlık nedenlerinden dolayı bu besinden kaçınması gerektiği kesindir. Bununla birlikte, sağlıklı yaşam dünyasındaki çoğu kişi, sağlık sorunlarına bakılmaksızın herkesin glütensiz bir diyet izlemesi gerektiğini önermektedir.

Bu durum, milyonlarca insanı kilo verme, ruh halini iyileştirme ve sağlıklı olma umuduyla glütenden vazgeçmeye yönlendirmiştir. Bu yazımızda glütenin gerçekten sizin için kötü olup olmadığını yazacağız.

Bu çerçevede “Glüten nedir?”, “Glüten diyeti nasıl yapılır?”, “Glüten alerjisi ve hassasiyeti nedir?” gibi sorulara cevap vereceğiz.

Glüten Nedir?

Genellikle tek bir bileşik olarak düşünüldüğü halde glüten, buğday, arpa, çavdar ve tritikalede (buğday ve çavdar arasında bir çapraz bitki) bulunan birçok farklı tipte proteini (prolaminler) ifade eden ortak bir terimdir.

Bu gıdalarda çeşitli prolaminler bulunmaktadır. Ancak hepsi birbiri ile ilişkilidir, benzer yapı ve özelliklere sahiptir. Buğdaydaki ana prolaminler arasında gliadin ve glütenin bulunurken, arpada olanı hordeindir. Glüten (glütenin ve gliadin gibi) oldukça elastik bir yapıya sahiptir. Bu yüzden glüten içeren tahıllar ekmek veya diğer unlu mamulleri yapmak için oldukça uygundur.

Glüten diyeti nasıl yapılır? Glüten alerjisi ve hassasiyeti nedir?

Ayrıca buğday glüteni adı verilen toz haline getirilmiş ekstra glüten, ürünlerin mukavemetini, kabarmasını ve raf ömrünü arttırmak için çoğu zaman fırınlanmış ürünlere eklenir.

Glüten içeren tahıllar ve yiyecekler, günümüzde modern beslenmenin büyük bir kısmını oluşturur. Glüten proteinleri, sindirim sisteminizdeki proteinleri parçalayan proteaz enzimlerine karşı oldukça dirençlidir.

Proteinlerin tam sindirilememesi, peptitlerin (proteinlerin yapı taşları olan büyük amino asitler), ince bağırsağınızın duvarından vücudunuzun iç kısmına geçmesine izin verir.

Bu durum, çölyak hastalığı gibi glütene bağlı durumda bağışıklık sisteminizin tepki vermesini tetikleyebilir. Glütensiz beslenme ipuçları için tıklayın!

Glüten hassasiyeti (intoleransı) nedir?

Glüten hassasiyeti veya intoleransı terimi, üç tip koşulu ifade eder.

Aşağıdaki hastalıkların bazı benzerlikleri olsa bile, hastalık nedeni, gelişimi ve ciddiyeti bakımından büyük farklılıklar gösterir.

1.Çölyak hastalığı

Çölyak hastalığı, hem genetik hem de çevresel faktörlerin neden olduğu inflamatuar bir otoimmün hastalıktır. Dünya nüfusunun yaklaşık %1’i bu hastalıktan etkilenmektedir.

Ancak, Finlandiya, Meksika ve Kuzey Afrika’daki belirli ülkelerde, hastalığın görülme oranı çok daha yüksektir.

Çölyak hastalığı glüten hassasiyeti bulunan insanlarda glüten içeren tahılların tüketimi ile ilişkili kronik bir durumdur. Çölyak hastalığı vücudunuzdaki birçok sistemi etkilemesine rağmen, ince bağırsakta inflamatuar bir hastalık olarak kabul edilir.

Glüten içeren gıdaların çölyak hastalığı olanlar tarafından tüketilmesi, ince bağırsağı kaplayan hücreler olan enterositlere zarar verir. Bu durum, bağırsak hasarına, besleyici emilim bozukluğuna, kilo kaybına ve ishal gibi semptomlara yol açar.

Glüten alerjisi ve hassasiyeti nedir?

Çölyak hastalığının diğer semptomları arasında anemi, osteoporoz, nörolojik bozukluklar ve dermatit gibi cilt hastalıkları bulunur. Yine de, çölyak hastalığı olan birçok insanda hiçbir belirti olmayabilir.

Bu durum barsak biyopsisi ile (çölyak hastalığının teşhisinde “altın standart” olarak kabul edilir) veya spesifik genotipler ile antikorlar için kan testleri ile teşhis edilir. Günümüzde hastalığın tek tedavisi glütenden tamamen kaçınmaktır.

2.Buğday alerjisi

Buğday alerjisi çocuklarda daha yaygındır ancak yetişkinleri de etkileyebilir. Buğday alerjisi olanların, buğday ve buğday ürünlerindeki spesifik proteinlere karşı anormal bir immün tepkisi vardır.

Belirtiler, buğday tüketiminden veya solunmasından sonra ortaya çıkar. Hafif bulantıdan ağır, hayatı tehdit eden anafilaksiye kadar (nefes almada zorlanmaya neden olabilecek alerjik bir reaksiyon) kadar değişebilir.

Buğday alerjisi çölyak hastalığından farklıdır. Ancak her iki hastalığın aynı anda olması mümkündür.

Buğday alerjileri genellikle kan testleri veya cilt delme testi (prick testi) ile teşhis edilir.

Buğday alerjisi çölyak hastalığından farklıdır.

3.Çölyak dışı glüten hassasiyeti

Çölyak hastalığı ya da buğday alerjisi olmasa da, geniş bir insan popülasyonu glüten yedikten sonra semptomlar gösterir.

Çölyak olmayan glüten duyarlılığı (NCGS), bir kişinin yukarıdaki hastalıklardan herhangi birine sahip olmadığı halde, glüten veya glüten içeren ürünler tükettikten sonra bağırsak semptomları, baş ağrısı, yorgunluk ve eklem ağrısı gibi semptomları göstermesi ile anlaşılır.

Çölyak hastalığı ve buğday alerjisi, tüm bu semptomları gösterdiği için, NCGS yani çölyak dışı glüten hassasiyeti tanı konmadan önce bu iki hastalık elenmelidir.

Çölyak hastalığı veya buğday alerjisi olanlar gibi, NCGS’li kişiler de glütensiz bir diyet uyguladıklarında semptomlar düzelir.

Bir çok kişide çölyak olmayan glüten hassasiyeti görülebilir.

Glüten’siz diyetten yararlanabilecek diğer kişiler

Araştırmalar, glütensiz bir diyet uygulamanın birkaç durumla ilgili semptomları azaltmada etkili olduğunu göstermiştir. Bazı uzmanlar glütensiz beslenmenin, belirli hastalıkların önlenmesinde de etkili olduğunu belirtmektedir.

Otoimmün rahatsızlıklar ve glüten

Glütenin, Hashimoto’nun tiroiditi, tip 1 diyabet, Graves hastalığı ve romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklara neden olabileceği veya bu hastalıkların etkilerini daha kötü hale getirdiğine dair birkaç çalışma vardır. Araştırmalar otoimmün hastalıkların çölyak hastalığı ile ortak genleri ve bağışıklık yollarını paylaştığını göstermektedir.

Moleküler taklit mekanizması, glütenin otoimmün hastalıkları başlattığı veya kötüleştirdiğine dair kabul gören bir mekanizmadır.

Bu durum, yabancı bir antijenin (bağışıklık tepkisi oluşturan bir madde) vücudunuzun antijenleriyle benzer olduğu zamanlarda gerçekleşir.

Bu benzer antijenleri içeren yiyecekleri yemek, vücudunuzun kendi dokuları ile reaksiyona giren antikorları üretimesine yol açabilir.

Ayrıca çölyak hastalığı, otoimmün hastalıklara yakalanma riski ile ilişkilidir ve diğer otoimmün hastalıklara sahip kişilerde daha yaygındır.

Örneğin, çölyak hastalığı olanların sayısı Hashimoto hastalığı olanlardan (bir otoimmün tiroid hastalığı) ortalama olarak 4 kat daha fazladır.

Bu nedenle, çok sayıda çalışma glütensiz bir diyetin otoimmün hastalıkları olan birçok kişiye fayda sağladığını belirtmektedir.

Glüten bir çok otoimmün hastalık ile ilişkili olabilir.

Diğer durumlar

Glüten ayrıca, Crohn hastalığı, ülseratif kolit içeren irritabl barsak sendromu (IBS) ve inflamatuar barsak hastalığı (IBD) gibi bağırsak hastalıkları ile ilişkili olabilir.

Ayrıca, glütenin bağırsak bakterilerini değiştirdiği; IBD ve IBS’li kişilerde bağırsak geçirgenliğini arttırdığı kanıtlanmıştır.

Son olarak, araştırma glütensiz diyetlerin fibromiyalji, endometriozis ve şizofreni gibi diğer hastalıklara sahip insanlara fayda sağladığını göstermektedir.

Herkes glüten’den kaçınmalı mı?

Çölyak hastalığı, NCGS ve otoimmün hastalıkları olan birçok kişinin glütensiz bir beslenme uygulamasından fayda sağladığı açıktır.

Bununla birlikte, sağlık sorunları bulunmayan kişilerin yeme alışkanlıklarını değiştirip değiştirmemesi gerektiği açık değildir.

İnsan vücudunun neden glüteni idare edemediğine dair çeşitli teoriler bulunmaktadır. Bazı araştırmalar, insan sindirim sisteminin modern beslenme şekillerinde yaygın olan tahıl proteinlerinin türünü veya miktarını sindirmek için yeteri kadar gelişmediğini göstermektedir.

Ayrıca, bazı çalışmalar, bu hastalıklar ile ilgili semptomlara FODMAP’ler (spesifik karbonhidrat tipleri), amilaz tripsin inhibitörleri ve buğday tohumu aglütininleri gibi diğer buğday proteinlerinin de olası bir rolü olduğunu göstermektedir. Bu bilgiler, buğdayın düşündüğümüzden daha karmaşık bir biyolojik yapısı olduğunu ortaya koymaktadır.

Glüten diyeti nasıl yapılır?

Glütenden kaçan insan sayısı çarpıcı bir şekilde artmaktadır. Örneğin, ABD verileri, glütenden kaçınma sıklığının 2009’dan 2014’e kadar üç kattan fazla arttığını göstermektedir.

Kontrollü teste tabi tutulan çölyak dışı glüten hassasiyeti olan kişilerde, tanı sadece %16–30’unda doğrulanır. Yine de, çölyak dışı glüten hassasiyeti (NCGS) semptomlarının arkasındaki nedenler büyük ölçüde bilinmediğinden ve NCGS için yapılan testler henüz yeterince iyi olmadığı için, glütene olumsuz tepki verebilecek insan sayısı tam olarak tahmin edilememektedir.

Şu anda, çölyak hastalığınız ve buğday alerjiniz yok ise glütensiz bir beslenme şekilinin size iyi gelip gelmeyeceğini anlamanın en iyi yolu, bir süre glütenden uzak durmak ve kendi vücudunuzun verdiği tepkileri izlemektir.

Neden glüten’i bırakan birçok kişi daha iyi hissediyor?

Birçok insanın glütensiz diyet sonunda daha iyi hissetmesinin birkaç nedeni vardır.

İlk olarak, glütenden kaçınmak, genellikle fast food, unlu mamuller ve şekerli tahıllar gibi çok sayıda işlenmiş gıdaların kesilmesini içerir. Bu besinler sadece glüten içermez, aynı zamanda kalori, şeker ve sağlıksız yağlar bakımından da zengindir.

Glüten’i bırakanlar daha mutlu hissediyor.

Birçok kişi, kilo verdiklerini, daha az yorgun hissettiğini ve glütensiz bir diyette daha az eklem ağrıları olduğunu söylüyor. Bu faydaların, sağlıksız yiyeceklerin tüketilmemesine bağlı olması muhtemeldir.

Örneğin, rafine karbonhidrat ve şekeri yüksek diyetler, kilo alımı, yorgunluk, eklem ağrısı, kötü ruh hali ve sindirim sorunlarıyla ilişkilendirilmiştir. Dahası, insanlar genellikle glüten içeren yiyecekleri, sebzeler, meyveler, sağlıklı yağlar ve proteinler gibi daha sağlıklı seçeneklerle değiştirmektedir. Bu da sağlığınıza iyi gelir.

Ek olarak, sindirim semptomları, FODMAP’ler (genellikle şişkinlik ve gaz gibi sindirim sorunlarına neden olan karbonhidratlar) gibi diğer genel bileşenlerin alımının azaltılmasının bir sonucu olarak iyileşebilir.

Her ne kadar glütensiz bir diyetle ilgili semptomlar NCGS ile ilişkili olsa da, bu gelişmeler yukarıda listelenen nedenlerden veya ikisinin kombinasyonundan da kaynaklanıyor olabilir.

Glüten’siz beslenme güvenli mi?

Bazı sağlık uzmanları aksini söylese de, glütensiz bir diyet uygulamak güvenlidir.

Buğday ve diğer glüten içeren tahılların veya ürünlerin kesilmesi, bu ürünler besleyici gıdalarla değiştirildiği sürece, olumsuz sağlık etkilerine neden olmaz.

B vitaminleri, lif, çinko, demir ve potasyum gibi glüten tanelerindeki besin maddelerinin tümü, sebzeler, meyveler, sağlıklı yağlardan oluşan iyi hazırlanmış, tam gıda bazlı bir diyet uygulanarak kolayca alınabilir.

Glüten arpa çavdar buğday ve yulafta bulunur.

Glüten’siz ürünler daha sağlıklı mı?

Bir ürünün glütensiz olduğu sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Birçok şirket glütensiz çerezler, kekler ve diğer yüksek oranda işlenmiş gıdaları glüten içerikli ürünlerden daha sağlıklı gibi pazarlar.

Amerika’da yapılan bir araştırma insanların %65’inin glütensiz yiyeceklerin daha sağlıklı olduğuna inandığını ve %27’sinin kilo vermek için glütensiz ürünleri yemeyi tercih ettiğini gösterdi. Her ne kadar glütensiz ürünler kendilerine ihtiyaç duyanlar için faydalı olsa da, glüten içeren ürünlerden daha sağlıklı değillerdir.

Glütensiz bir diyet güvenli olmakla birlikte, ağır işlenmiş gıdalara dayanan herhangi bir diyetin sağlığınıza faydalı olma ihtimalinin düşük olduğunu unutmayın.

Bu alandaki araştırmalar geliştikçe, glütenin genel sağlık üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılması muhtemeldir.

Sonuç

Glütensiz bir diyet bazıları için bir zorunluluk, diğerleri için bir seçimdir.

Glüten ile genel sağlık arasındaki ilişki karmaşıktır ve araştırmalar devam etmektedir.

Glüten otoimmün, sindirim ve diğer sağlık problemleri ile ilişkilidir. Bu hastalıklara sahip olan insanlar glütenden kaçınmalı veya almamalı olsa da, glütensiz bir diyetin herhangi bir hastalığı olmayanlara fayda sağlayıp sağlamadığı hala belirsizdir.

Şu anda hassasiyet veya intolerans için kesin bir test bulunmadığından ve glütenden kaçınmanın sağlık riski bulunmadığından, glütenden kaçınmanın kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayıp sağlamadığını deneyebilirsiniz.

Glütensiz beslenme ipuçları için tıklayın!

Etiketler: glutenglüten alerjisiglüten diyetiglüten hassasiyeti

Источник: https://www.gidahatti.com/gluten-nedir-gluten-diyeti-nasil-yapilir-gluten-alerjisi-ve-hassasiyeti-nedir-149522/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.