Göçmenlerde Verem Sıklığı Artıyor

Tüberküloz (Verem) nasıl tedavi edilir?

Göçmenlerde Verem Sıklığı Artıyor

Verem ya da tüberküloz hastalığı, tüberküloz bakterisinin (M tuberculosis) neden olduğu, çoğunlukla akciğerlerde görülen bir enfeksiyon hastalığıdır. Tüberküloz, artık tedavi edilebilir bir hastalıktır. Modern ilaçların bulunması ve oldukça olumlu sonuçlar alınmasına rağmen, günümüzde tüberküloz halen önemli bir sağlık sorunudur.
 

Tüberküloz hastalığına karşı uygulanan BCG aşısı, çocukluk çağında tüberkülozun ağır formlarının oluşmasını önler. Tüberkülozdan korunmanın en önemli yolu, hastaların erken tanısının konulup, erken tedavisinin başlamasıdır.

Düzenli ilaçla hastalık tamamen iyileşir

Tüberküloz tedavisinde günümüzde oldukça etkili ilaçlar bulunur. Tedavi için çoğunlukla hastaneye yatmaya gerek kalmaz. Ülkemizde Verem Savaş Dispanserleri'nin koordinatörlüğünde, ilk iki ayda ağızdan alınan 4 tür ilaç ve sonrasındaki 4 ayda da iki tür ilaç ile toplam altı ay süren tedavi uygulanır.

Bu tedavinin püf noktası ise tedaviyi aksatmamaktır. Düzenli ilaç kullanıldığında hastalık tamamen iyileşir. Hastalığın tedavisi sırasında özel bir beslenme rejimi uygulanmasına gerek yoktur.

Hastalığın doğası gereği kilo kaybetmiş, iştahı azalmış olan hastaların ilaç tedavisi başlandıktan kısa bir süre sonra iştahı açılır ve hastalar kaybettiği kiloları alır. Bu dönemde hastayı gereğinden fazla beslemek, genel vücut sağlığı açısından olumsuz bile olabilir.

Tüberküloz hastalığı düzenli tedavi ile tamamen iyileşen bir hastalıktır ve genellikle hastanın daha sonraki hayatı için herhangi bir kısıtlanmaya neden olmaz.
 

Toplu taşıma araçlarında verem bulaşır mı?

Tüberküloz hastalığı, en çok henüz tanı konulmamış ya da ilaç kullanmayan hastaların yakın çevrelerine bulaşır. Tanı konulup, ilaç başlanan ve ilaçlarını düzenli kullanan hastaların tüberküloz bulaştırması çok azalır.

Hastalık, en çok; ilaç kullanmayan hasta ile aynı odayı paylaşan yakınlarına ve 5 yaş altı çocuklara bulaşır.

Kent yaşamının vazgeçilmez öğesi olan toplu taşıma araçları ile seyahat sırasında hastalığın bulaşma olasılığı yok denecek kadar azdır.
 

İlaç kullanan kişiler verem bulaştırmaz

Tüberküloz hastalığı nedeniyle tedavi gören kişilerin, hastalığı bulaştıracağından korkulur. İlaç içen hastalar hastalığı bulaştırmaz. 'Doğrudan gözetimli tedavi' stratejisiyle ilaç içen hastaların, günlük işleri ve sosyal aktiviteleri sırasında tedavileri güvenle yapılabilir.

Çalışma ortamında iş arkadaşlarında tüberküloz olduğunda, bulaşmada, işyerinin büyüklüğü, havalandırması gibi faktörler önem taşır.

Örneğin çok sayıda işçinin çalıştığı, yüksek duvarları olan bir fabrika ortamında bulaşmanın daha az olması beklenirken; küçük ve havalandırması olmayan bir odada aynı ortamda çalışma sırasında bulaşma olasılığı daha fazla olduğu söylenebilir. Ancak hasta birey tedavi altında ise bulaştırıcılığı çok düşer.
 

Verem tedavisini olumsuz etkileyen faktör: İlaç direnci

Dünyada 2012 yılında 8.6 milyon yeni tüberküloz hastasının ortaya çıktığı hesaplanmaktadır. Yaklaşık 1.3 milyon kişi de tüberküloz hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti. Modern ilaçlara karşın hastalığın halen yaygın olması ve ölümlere neden olması, ilaç ve tedavinin kendisinden çok, sosyal koşullar ile ilişkilidir.

Hastaların yüzde 95'inden fazlası orta ve düşük gelir grubundaki ülkelerde yaşıyor. Tedavi başarısını olumsuz yönde etkileyen bir önemli faktör de ilaç direnci sorunu. Tedavide çok önemli olan iki ilaca birden dirençli olmayı ifade eden 'Çok İlaca Dirençli Tüberküloz (ÇİDTB)' hastalığı da tedavisi zor olmakla birlikte tedavi edilebilir bir hastalık formudur.

Dünyada yılda yaklaşık 450 bin çok ilaca dirençli tüberküloz hastası olduğu biliniyor.

2012 yılında 14 bin 619 tüberküloz hastası tespit edilen Türkiye'de tüberküloz tedavisi Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak yapılıyor. Ülke çapındaki verem savaş dispanserleri tarafından tüberküloz ile ilgili ilaçlar belirli bir düzen içerisinde ücretsiz olarak temin ediliyor.

Tüberküloz tedavisi başlangıçta 4 tür, tedavinin ikinci ayından sonra da 2 tür ilaç ile toplam 6 ay sürer. Uzun süren böyle bir ilaç tedavisinde devamlılık çok önemlidir.

Tüm dünyada yıllardır 'Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi', ülkemizde de 2006 yılından beri uygulanıyor.

Ülke çapında ücretsiz olarak dağıtılan tüberküloz ilaçları ile, sağlık kuruluşlarının işbirliği içerisinde tüm tedavi süresi boyunca hastanın ilaçlarını unutmadan içmesini sağlamaktır.

Tüberküloz hastalığı, sosyo-ekonomik koşulların bozuk olduğu, nüfus hareketliliğinin fazla olduğu illerimizde yoğun olarak görülür. İstanbul, İzmir, Bursa ve Ankara gibi şehirlerde tüberküloz hastaları sayısal olarak çok görülür. Kentlerin nüfuslarına göre oranla hasta sıklığına bakıldığında ise Edirne, İstanbul, Düzce ve Kırklareli'nde yoğun olarak görülmektedir.

Hastalık özellikle genç nüfus arasında yoğundur. Ülkemizde hem genç nüfus arasında hem de 65 yaş üstünde daha sık olarak görülmektedir. Genç nüfusta daha sık görülmesi salgının devam etmesi ile, yaşlı nüfusta sık görülmesinin de, genel nüfus yapısının yaşlanması ile ilgisi olduğu düşünülüyor. 

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/tuberkuloz-verem-nasil-tedavi-edilir

Verem belirtileri neler?

Göçmenlerde Verem Sıklığı Artıyor

Verem lenf bezlerine ve iç organlara yayılabilen bakteriyel bir enfeksiyon. Genellikle akciğerlerde görülüyor. Verem olan kişilerin çoğunda herhangi bir belirti görülmez. Bunun nedeni bakterinin vücutta aktif olmadan bir süre boyunca yaşaması.

Ancak bağışıklık sistemi bir zayıfladı mı verem bakterisi harekete geçmekte tereddüt etmez. Bağışıklık sisteminin zayıf olmasına örnek durumlar yaşı ilerlemiş kişiler ve HIV pozitif kişiler.

Bu bakteri aktif olduktan sonra hiç düşünmeden organlara saldırır ve etkilediği organlarda doku ölümlerine neden olur.

Aktif verem bakterisi tedavi edilmezse hastanın ölümüne de neden olabilir. 

Vereme neden olan bakteri havadan bulaşabilir. Bu yüzden hasatlığın yayılma tehsi tahmin edilenden daha yüksek. Ancak tek bir sosyal kontakla (el sıkışma, aynı ortamda bulunma gibi) veremin bulaşması neredeyse imkansız.

Verem bir kişiyle sürekli birlikte olursanız, aynı iş yerinde ya da aynı okulda devamlı birlikteyseniz hastalığın bulaşma ihtimali çok çok yükselir. Bakteri vücuda girdikten sonra hemen aktif olmaz. Verem bulaşan kişilerin sadece %10’u aktif olarak verem hastası olmuş.

Kalan %90 ise hiç belirti göstermemiş ve veremi başkalarına da bulaştırmamış.

Ancak bakteri vücuda girdikten sonra ne zaman aktif olacağını kimse bilemez. Aktif hale geçerse acilen Doktor müdahalesi şart. Yani belirti yaşamayan ancak verem mikrobunu barındıran kişilerin de tedavi olması şart. 

Verem enfeksiyonu akciğerlere ulaşana kadar sinsi ilerler. O zamana kadar belirtisizdir. Bakteriler çok yavaş ilerlediğinden belirtiler hastalığın vücudunuza girdiğinden yıllar sonra ortaya çıkabilir.

Verem tüberküloz adıyla da bilinir. Halk arasında ise ince hastalık olarak anılır.

Verem testinin adı Mantoux deri testi. Eski haliyle Heaf testi. Mantoux testi verem sonuçlarında epey güvenilir. Az miktarda sıvı doktor ya da hemşire tarafından kolunuzun altındaki deriye enjekte ediliyor.

2 ya da 3 gün sonra verem olup olmadığınızı doktorunuz ya da hemşireniz kontrol edip söylüyor. 5 – 15 mm çapında sert, kırmızı bir leke oluşursa verem olduğunuz anlamına geliyor.

Enfeksiyonun aktif olması halinde ve gerekli görülürse akciğerlerinizin röntgeni de çekilebilir.

Verem belirtileri 

• Balgamlı öksürük nöbetleri. Çoğu zaman öksürük sırasında kan da gelebilir. Öksürük ısrarcıdır, kolay kolay geçmez.

• Nefessiz kalma. Nefessiz kalma hastalığın başlangıç evresinden ileri evreye geçtiğini gösterir.

• Kilo kaybı

• İştah kaybı

• Yüksek ateş

• Halsizlik

• Hasta hissetme

Ne zaman doktora gidilmeli?

Öksürüğünüz 3 haftadan fazla sürerse ve öksürüğünüzle beraber kan tükürmeye başlarsanız hemen aile hekiminize görünmelisiniz.

Akciğer dışı organ tüberkülozu

Veremin bazı durumlarda akciğerlerden başka organlara yayılması mümkün. Verem enfeksiyonunun akciğer dışındaki organlarda görülmesi durumuna ekstrapulmonari tüberküloz deniyor.

Akciğer dışı verem bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha yaygın olarak görülür. Buna en uygun örnek HIV pozitif kişiler.

Bakalım verem akciğer dışında hangi organlara yayılabilirmiş:

• Akciğerlerin yakınlarındaki Lenf bezleri

• Kemikler ve eklemler

• Sindirim sistemi organları

• Boşaltım sistemi organları

• Sinir sistemi organları

Akciğer dışında oluşan bu farklı verem türleri farklı bazı belirtilere neden olabilir.

Lenf bezi vereminin belirtileri

• Lenf bezlerinde sürekli ve ağrısız şişkinlik. Boynun yanındaki lenf bezleri daha kolay etkilenir. Ancak şişme vücudun her yerindeki lenf bezlerinde olabilir.

• Zamanla şişmiş lenf bezlerinden vücudun dışına sıvı akabilir.

Kemik ve eklem veremi belirtileri

• Kemik ağrısı

• Etkilenen kemikte ya da eklemde yamulma

• Etkilenen kemikte ya da eklemde his ya da hareket kaybı

• Kemiklerin zayıflaması ve kolayca kırılması

Sindirim sistemi organlarındaki verem belirtileri

• Karın ağrısı

• İshal

• Anüste kanama

Boşaltım sistemi organlarındaki veremin belirtileri

• İdrar yaparken yanma hissi

• İdrarda kan

• Kasıkta ağrı

• Sık sık idrara çıkma, geceleri idrara sıkışma

Merkezi sinir sistemi organlarındaki veremin belirtileri

• Baş ağrısı

• Kusma

• Boyunda sertleşme

• Kafa bulanıklığı (akli durumlarda değişim)

• Nöbetler

• Görüntü bulanıklığı

Bu konu hakkındaki sorularınıza birebir cevaplar için yorum yazın.

Источник: https://www.cevapsepeti.com/verem-belirtileri-neler/

Verem Nasıl Bulaşır? Belirtileri Nelerdir?

Göçmenlerde Verem Sıklığı Artıyor

Verem, halk arasındaki adıyla ince hastalık insanlık tarihinin en eski hastalıklarından biridir. Büyük oranda akciğerleri tutan bu hastalık, zamanla diğer organları da etkiler. Kendine özgü bir bakterinin, solunum yoluyla bulaşması sonucu oluşur.

Her 3 kişiden biri verem bakterisiyle karşılaşmıştır. Bakteri akciğere yerleşir ve ilk etapta kendini gizler. Daha sonra kişinin bağışıklık sisteminin düşmesiyle ortaya çıkıp, hastalık oluşturabilir.

Çocuklarda, bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalığı olanlarda ve başka bir akciğer rahatsızlığı bulunanlarda hastalık oluşma riski daha yüksektir.

Veremin Görülme Sıklığı Nedir?

Verem, bulaşıcı bir hastalık olduğu için halkı bu konuda bilinçlendirmek gerekir. Bilinçlendirme konusu ise her ülkede aynı seviyede yapılamamaktadır. Bu nedenle ülkelerdeki verem görülme sıklığı birbirinden farklıdır. Örneğin İzlanda gibi eğitim seviyesi yüksek ve nüfus bakımından kalabalık olmayan ülkelerde verem görülme yüzdesi oldukça düşüktür.

Ancak Çin, Endonezya gibi kalabalık ve fakir ülkelerde verem görülme yüzdesi çok yüksektir. Bizim ülkemiz ise pek çok konuda olduğu gibi veremle mücadele ve bilinçlendirme konusunda da orta sıralarda yer alır. Veremin en kolay bulaştığı yerler öğrenci yurtları ve hastanelerdir.

O yüzden bu tür kalabalık yerlerde sürekli bulunan kişilere verem testi yapılmalıdır.

Verem Genetik Midir?

Aynı evin içindeki birkaç kişide verem görülebilmesi insanlara veremin genetik olduğunu düşündürür. Ancak böyle bir durum söz konusu değildir. Aynı evdeki birden fazla kişide verem görülmesinin nedeni hastalığın kolayca yayılabilmesidir.

Verem Belirtileri Nelerdir?

  ->  Halsizlik

  ->  Yorgunluk

  ->  Balgamda kan görülmesi

  ->  Bir aydır süren öksürük

  ->  Gece terlemeleri

  ->  Göğüste şiddetli ağrı

  ->  Zor nefes alıp verme

  ->  Kısa zamanda aşırı kilo kaybı

Verem Nasıl Oluşur?

Verem mikrobu öncelikle kişinin vücuduna girer. Bu olay genellikle hava yolundan bulaşma ile gerçekleşir. Daha sonra mikrop, vücudun savunma hücreleri tarafından saldırıya uğrar ve baskılanır. Baskılanan mikroplar hastalık oluşturamaz ama vücuttaki varlığını da kaybetmez.

Zaman içinde kişinin bağışıklık sistemi zayıflar veya AIDS gibi bağışıklığı çökertecek bir hastalık gelişirse verem mikrobu atağa geçer. Atağa geçen verem mikrobu ise kısa süre içinde hastalık oluşturur. Bu evreden sonra tamamen sağlıklı hale dönüş kesinlikle mümkün değildir.

Verem Tanısı Nasıl Koyulur?

Hastadan, ilk muayenede öğrenilen şu bilgiler hekime tüberküloz ihtimalini düşündürür:

  ->  Tüberküloz mikrobu taşıyan bir kişiyle yakın temasta bulunması

  ->  Bağışıklık sistemini baskılayan bir ilaç kullanması

  ->  HIV pozitif olması

  ->  Veremin yüksek oranda görüldüğü bir ülkeye seyahat etmiş olması

  ->  Verem belirtileri göstermesi

Hastadan bu bilgiler alınırsa hastaya aşağıdaki testler yapılır:

  ->  Balgam örneğinin mikroskopta incelenmesi

  ->  Tüberküloz deri testi

  ->  Akciğer filmleri

  ->  Bu testlerin yetersiz görüldüğü gelişmiş ülkelerde, kan testleri yapılır.

Verem Tedavisi Nasıl Yapılır?

Verem tedavisi 6 aylık bir süreçten oluşur. İlk iki ayda, tüberküloz mikrobunu yok etmeye yönelik yoğun ilaç tedavisi yapılır. Daha sonraki 4 ayda ise pekiştirici tedavi niteliğindeki devam tedavisi yapılır. Bu tedaviler hastalığın durumuna göre ayakta veya yatarak toplumdan izole bir şekilde yapılır.

Verem tedavisindeki en riskli durum tedavinin yarıda bırakılması veya amaca ulaşamamasıdır. Çünkü böyle durumlarda, hastalığın en tehli formu olan ilaca dirençli tüberküloz oluşabilir. Bu durumda ise hastalığın tedavisi çok daha zor olacaktır.

Ayrıca tedavi sürecinde hastaların beslenmesine, uykusuna yani vücut direncini yüksek tutmaya özen göstermesi gerekir.

Verem Tekrarlayabilir Mi?

Verem hastaları uygun şekilde ve yeterli süre ile tedavi edilirse hastalıktan kurtulabilir. Ancak ilerleyen zamanlarda hastanın vücut direncini düşürecek ekstra bir durum oluşursa hastalık tekrarlayabilir. O yüzden hastalar veremi atlatsa bile ömür boyu sağlıklarına dikkat etmelilerdir.

Verem Belirtileri Geçse Bile Bulaşıcılığı Kalır Mı?

Verem tedavisinde ilaç kullanımı başladıktan 2 hafta sonra bulaşıcılık azalmaya başlar. İlaç kullanıldıkça bulaşma riski azalmaya devam eder. Ancak hasta tamamen tedavi olsa bile bulaşma riskinin sıfıra indiği söylenemez.

İlaca Dirençli Tüberküloz (Verem) Nedir?

Pek çok mikropta olduğu gibi verem mikrobunda da ilaçlara karşı direnç geliştirme yeteneği vardır. Ancak bu direncin sağlanması genellikle yanlış veya eksik tedavilerden kaynaklanır.

Örneğin verem ilacı 6 ay kullandırılması gerekirken 3 ay kullandırılıp kesilirse bir süre sonra belirtiler yeniden ortaya çıkar. Bu sefer aynı ilaca tekrar başlandığında kalan mikropların etkilenmediği görülür.

Hastayı tedavi edebilmek için artık yeni bir ilaç denemekten başka çare kalmaz.

0 kişi oy verdi
Ortalama Puan: 0,00 / 5
Loading…

Источник: https://sabahsaglik.com/verem-nasil-bulasir-belirtileri-nelerdir/

Verem Hastalığı Nedir?

Göçmenlerde Verem Sıklığı Artıyor

Günümüzde eskisi kadar tedirgin edici bir hastalık olmasa da, verem hala önemli bir sorundur ve bazı bölgeler ve ülkelerde hala yaşanmaktadır. Örneğin, her yıl dünyada 13 milyondan fazla aktif verem vakası ortaya çıkmaktadır. Bu oldukça yüksek bir rakamdır.

Verem özellikle ciğerlere saldıran ciddi bir enfeksiyöz bakteriyel hastalıktır. Tıpkı diğer bakteriyel enfeksiyonlarda olduğu gibi hapşırma, öksürme, sıvı alış verişi veya diğer yayma yollarıyla kolayca yayılmaktadır.

Zayıf bağışıklık sistemi, aşırı kalabalık yerlerde yaşama, yetersiz beslenme, diğer akciğer hastalıklarına karşı savunmasızlık ve bir otoimmün bozuklukla ilgili sorunlarınız varsa, verem hastalığına daha eğilimli bir hale gelebilirsiniz. (1)

Veremin tedavisinde devamlı gelişmeler yaşanırken ve çoğu vaka tedavi edilebiliyorken, ne yazık ki hala yardıma ihtiyacı olan pek çok kişiye ulaşılamamakta ve tedavi edilmeyen bu vakalar ölümle sonuçlanmaktadır.

Bununla birlikte, bağışıklık sistemini kontrol altında tutmak ve verem belirtilerine erken müdehale etmek hastalığın tedavi edilmesinde oldukça etkili olabilmektedir.

Veremin tıbbi tedavisi uzun ve zorlu bir antibiyotik sürecidir, diğer yandan, komplikasyon riski de yüksektir. (2)

Verem Belirtileri

Verem daha çok akciğerlerle ilgili belirtilere olmaktadır çünkü en çok akciğerleri etkilemektedir. Diğer yandan, verem vücudun herhangi bir organını da etkileyebilir. Hastalık çeşitli belirtilere neden olabilir. Belirtileriniz varsa, doktorunuz verem başlangıcı olup olmadığını anlamak için belirtilerin ne zaman başladığını öğrenmek isteyecektir.

Latent verem enfeksiyonu (aktif hastalık bulunmayan bir enfeksiyon) olan insanlarda belirti meydana gelmemektedir.

Verem nasıl anlaşılır? Aktif verem durumunda ise belirtiler şunlardır:

  • Ateş
  • Titreme
  • Gece terlemeleri
  • Öksürük
  • İştah kaybı
  • Kilo kaybı
  • Balgamdaki kan görme
  • Enerji kaybı

Belirtiler hafif olabilir ve hastaya özellikle endişe verici görünmeyebilir. Diğer insanlarda ise belirtiler kronikleşir ve şiddetlenir. (3)

Verem Belirtileri detayı için bakabilirsiniz

Verem Nedenleri

Verem neden olur? Tüberküloz olarak da bilinen verem hastalığı, Mycobacterium tuberculosis bakterisinden kaynaklanmaktadır. Akciğerlere enfekte olan verem, bulaşıcı olabilmektedir. Yani bu durum, verem bakterilerinin diğer insanlara yayılma riski bulunduğu anlamına gelmektedir. Verem vücudun diğer bölgelerinde genellikle bulaşıcı değildir.

Verem hastalığı olan insanlar öksürdüğünde, hapşırdığın, konuştuğunda, güldüğünde ya da tükürdüğünde üretilen damlalar yoluyla bakteriler diğer insanlara bulaşmaktadır. Bu damlalar, havaya püskürtülen milyonlarca bakterileri içermektedir. Yakındaki insanlar bu bakterileri teneffüs edebilir ve sonuç olarak, vereme enfekte olabilir. (4)

Daha fazla Verem Nedenleri için

Verem Tedavisi

Verem nasıl geçer? Normal antibiyotikler verem bakterilerini öldürememektedir. Hasta birkaç ay boyunca özel antibiyotik kombinasyonu almalıdır. Genellikle standart tedavi süresi altı aydır.

Birincisi, iki ay boyunca aldığınız dört antibiyotik kombinasyonunu içerir. Bunlar izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol ilaçlarıdır. Bunu takiben dört ay daha rifampisin ve izoniazid ilaçlarıyla devam eder.

Tedavi planı, hangi verem türüne ve vücudunuzun hangi kısmının etkilendiğine bağlı olarak değişebilmektedir.

Tedavi başarısız olursa, genellikle bu durum, ilaçları doğru ve düzenli olarak almama nedeniyle oluşmaktadır. İlaçlarla ilgili talimatları izlemeniz hayati önem taşımaktadır. Hasta birkaç hafta sonra daha iyi hissetse bile, tedaviyi tamamlaması gerekir. (5)

Verem Ameliyatı

Cerrahi verem tedavisinde nadir olarak kullanılmaktadır. Ancak, yaygın olarak ilaca direnç kazanmış veremi tedavi etmek veya ciğerlerdeki ya da vücudun başka bir bölümündeki enfeksiyonun komplikasyonlarını tedavi etmek için tercih edilmektedir. (6)

Verem İçin Hangi Doktora Gidilir?

Verem teşhisi ve tedavisi için aile hekimi, dahiliyeci, çocuk doktoru, göğüs hastalıkları uzmanı ve bulaşıcı hastalıklar uzmanına başvurabilirsiniz. (7)

Verem Tedavisi detaylı bilgi için bakabilirsiniz

Vereme Ne İyi Gelir?

Verem Bitkisel Tedavisi

Sarımsak: Sarımsak, vereme neden olan bakterileri yok eden sülfürik asit açısından zengindir. Ayrıca, bakteri gelişimini inhibe ettiği görülen allisin ve ajoen de içermektedir. Diğer yandan, antibakteriyel özellikleri ve bağışıklık artırıcı etkisi verem hastaları için son derece yararlıdır. (8)

Muz: Muz, verem hastalarının bağışıklık sistemini artıracak besin maddelerinin ve kalsiyumun mükemmel bir kaynağıdır. Ayrıca öksürük ve ateşi hafifletmeye de yardımcı olabilmektedir.

Bektaşi üzümü: Bektaşi üzümü, antiinflamatuar ve antibakteriyel özelliklere sahiptir. İçinde bulunan çeşitli besinler vücuda gerekli olan enerjiyi sağlamakta ve vücudun düzgün çalışma kapasitesini artırmaktadır. (9)

Portakal: Portakal pek çok önemli mineral ve bileşiği içermektedir. Portakal suyunun ciğerlerde salgı etkisi bulunmaktadır. Böylece, vücudu enfeksiyonlara karşı korumaktadır. Aynı zamanda, bağışıklık sistemini artırmak için idealdir. (10)

Karabiber: Karabiber akciğerleri temizlemeye yardımcı olur. Veremle ilişkili göğüs ağrılarını hafifletmek içinde oldukça etkilidir. Ayrıca, antienflamatuar özelliklerinden dolayı bakterilerin neden olduğu iltihaplanmayı ve sürekli öksürüğü de azaltabilmektedir.

Ceviz: Ceviz, vücuda güç verme yeteneğine sahiptir ve özellikle veremden mustarip olan kişilerin bağışıklık sistemini artırmaya yardımcı olabilmektedir. Cevizde bulunan çeşitli besinler iyileşme sürecini hızlandırabilmektedir. (11)

Nane: Nane güçlü bir antibakteriyel olduğu için verem tedavisine yardımcı olabilmektedir. Nane, mukusun dağılmasına, organların canlandırılmasına ve akciğerlerin beslenmesine yardımcı olurken, verem için alınan ilaçların tehli yan etkilerini önlemeye de yardımcı olur.

Yeşil çay: Yeşil çay, yüksek antioksidan içeriği ve bağışıklık sistemi güçlendirici özellikleri nedeniyle verem tedavisine yardımcı olabilmektedir. Ayrıca, hastalığa neden olan bakterilerin çoğalmasını engelleyebilen polifenol bileşikleri de içermektedir. (12)

Ananas: Ananasta bulunan bir enzim olan bromelain, verem için başka bir doğal tedavi yöntemi olarak görülmektedir. Hastalığa neden olan patojenlere hücre ölümünü getiren proteinlerin düzenlenmesine yardımcı olabilmektedir. (13)

Su kabağı: Su kabağı, su ve lif açısından oldukça zengindir. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendiren çeşitli besin ve mineralleri içermektedir. Günlük olarak tüketilen su kabağı verem ile mücadele etmeye yardımcı olmaktadır.

Zencefil: Yapılan araştırmalara göre, zencefil, verem bakterisi olan Mycobacterium tuberculosis bakterilerinin büyümesini durdurabilen, gingerol adı verilen önemli bir bileşeni içermektedir. (14)

Verem Evde Tedavi Yöntemleri

Güneş ışığı: Kemiklerde meydana verem için evde tedavi yöntemleri arıyorsanız, güneş ışığı tedaviye oldukça yardımcı olabilmektedir.

Vücudunuzdaki düşük D vitamini seviyelerinin aktif verem geliştirme riski ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir.

Bunun için D vitamini takviyeleri alabilirken, güneş ışığıyla vücuttaki D vitamini seviyelerini yükseltmek de oldukça doğal bir yoldur. (15)

Süt: Süt, büyük bir kalsiyum kaynağı olduğu için bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olabilmektedir. Özellikle, kemik veremi yaşanması durumunda vücutta iyi miktarda kalsiyum bulunması son derece önemlidir. (16)

Diyet

Verem tedavisi için özel bir diyet bulunmamaktadır, ancak riskleri ve belirtileri en aza indirmeye yardımcı olabilecek bazı beslenme önerileri bulunmaktadır:

  • Öksürme gibi belirtileri tetikleyebilecek herhangi bir gıda allerjeni kullanmaktan kaçının.
  • Bir sürü B vitamini açısından zengin olan kepekli tahılları ve demir açısından zengin olan koyu yapraklı sebzeleri yiyin.
  • Yaban mersini, domates veya biber gibi antioksidan açısından zengin olan yiyecekleri bol miktarda tüketin.
  • Kırmızı et yemek yerine deniz ürünleri, kümes hayvanları gibi daha yağsız etler ve protein için fasulye veya soya benzeri gıdaları tüketin.
  • Ekmek, makarna ve şeker açısından zengin olan rafine edilmiş gıdalardan kaçının.
  • Pasta, kurabiye, çörek gibi fırında pişirilmiş ürünler de dâhil olmak üzere, trans yağ asitleri açısından yüksek olan abur cubur ve kızarmış gıdalardan veya işlenmiş gıdalardan kaçının.
  • Kafeinsiz alkollü içecekler veya diğer uyarıcılardan kaçının.
  • Yemek pişirirken zeytinyağı gibi sağlıklı yağları kullanın. (17)

Источник: https://www.acil.net/verem-hastaligi-nedir/

Verem Belirtileri Nelerdir?

Göçmenlerde Verem Sıklığı Artıyor

Verem hastalığı, tıp dilinde tüberküloz olarak da bilinen ve koch basili ismindeki bir bakterinin neden olduğu bir tür hastalıktır. Verem hastalığı iltihaplanma şeklinde görülen ve oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalığa neden olan bakteri 1882 yılında keşfedilmiştir.

Verem hastalığı genel olarak akciğerleri tutsa da, düşük bir ihtimalle diğer organlara da bulaşma ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle genel olarak akciğer veremi olarak adlandırılmaktadır. Verem hastalığını tehli yapan bir özelliği, bakteri vücuda girer girmez hemen hastalığa neden olmayabilir.

Vücudumuz ne zaman zayıf düşer, bağışıklık sistemimiz koruma özelliğini biraz olsun yitirirse verem hastalığına neden olan bakteri, atağa geçebilir.

Her ne kadar günümüzde bu hastalığa yakalanma ve bu hastalıktan dolayı insanların hayatlarını kaybetme oranlarında büyük miktarlarda düşüş olsa da, yine de verem hastalığını tehli hastalıklar arasında nitelendirebiliriz. Tıbbi olanakların yetersiz olduğu, insanların ise düşük gelir düzeyine sahip olduğu ülkelerde hala bu hastalık nedeni ile ölümler görülmektedir.

Verem hastalığının genel olarak akciğerlerde iltihaplanmaya neden olduğundan bahsetmiştik. Bu doğrultuda, veremin genel olarak solunum yolları yolu ile bulaştığını söyleyebiliriz. Solunum yolları vasıtası ile vereme neden olan bakteri, akciğerlere yerleşir ve burada iltihaplanmaya neden olur.

Bu zararlı bakteri akciğerlere yerleştiğinde, vücut direnci de yeterli seviyelerde değil ise, akciğerlerde iltihaplanmaya bağlı yaraların oluşumu başlar. Hastalık bir yandan yayılırken, bu sırada bakteriler de üremeye ve çoğalmaya başlarlar. Nefes alıp verme sırasında olmasa da hapşırma ya da öksürme sırasında, bu bakteriler vücudumuzun dışına çıkarak dış ortama yayılır.

Bu sayede diğer insanlara da bulaşmaktadır. Bu nedenle verem hastası olan biri ile kapalı bir ortamda korunmasız şekilde bulunmak oldukça tehlidir. Aynı zamanda sadece solunum değil, bu kişinin vücut sıvıları ile temas halinde olmak da verem mikrobunu kapmak için yeterli bir sebep olabilir.

Ayrıca, düşük bir ihtimal de olsa verem mikrobu pastörize edilmemiş sütlerin tüketilmesi ile de bulaşabilir. Genelde gelişmiş ülkelerde bu nedenden dolayı verem vakaları çok görülmese de, yine de böyle bir ihtimal bulunmaktadır.

Anlaşıldığı üzere, verem hastalığı ile mücadelede en önemli olgulardan birisi bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir. Güçlü bir bağışıklık sistemi, vereme neden olan bakterilerin vücutta üremesini ve hasara neden olmasını engeller. Güçlü bir bağışıklık sistemi ise düzgün bir beslenmeden geçmektedir.

Eğer hastalığa yakalanmış olsanız bile, bağışıklık sisteminizin güçlü olması gerekmektedir. Fakat verem hastalığının teşhisi de bu konuda önemlidir. Belirtileri diğer akciğer hastalıklarının belirtilerini andırdığı için, tespiti zor olabilir. Bu nedenle belirtilerinin iyi bilinmesi gerekmektedir.

Hazırladığımız listede veremin önemli belirtilerini bulabilirsiniz.

Öksürüğün aslında birçok nedeni olabilir. Çeşitli birtakım hastalıklar öksürüğe neden olmaktadır. Hatta herhangi bir hastalık yüzünden olması gerekmeden de çevresel bazı etkenler nedeni ile de kişiyi öksürük tutabilir. Bu nedenle sadece öksürüğe bakarak verem belirtisi diyebilmek biraz zordur.

Fakat öksürüğün niteliğine bakarak hangi hastalık yüzünden olduğunu anlamak mümkündür. Bu sayede öksürüğün ne şiddette ve nasıl bir etki bıraktığına bakılarak verem ile bir ilgisi olup olmadığı öğrenilebilmektedir.

Verem hastalığının neden olduğu öksürük, diğer akciğer hastalıkları nedeniyle oluşan öksürüklere göre çok daha şiddetli seyretmektedir. Eğer şiddetli bir öksürük şikayetiniz var ise ve bu öksürük şikayetiniz üç haftadan çok daha uzun bir süredir devam ediyor ise, verem hastalığından şüphelenmeye başlayabilirsiniz.

Unutmayın, her öksürük vereme işaret etmez. Farklı akciğer hastalıkları da öksürüğe neden olabilir. Eğer öksürüğünüz uzun süredir varsa, bunu mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Ayrıca veremin neden olduğu öksürüğün bir diğer özelliği ise, kanlı olmasıdır.

Verem akciğerlerin iltihaplanmasına neden olan bir hastalık olduğu için, şiddetli ve sürekli öksürükler akciğer ve solunum sistemini tahriş eder. Bu nedenle kanlı öksürük, kanlı balgam görülebilir. Eğer bunlar oluşmuş ise, hastalık ileri seviyelere ulaşmış demektir.

2.Nefes Almada Yaşanan Zorluk

Verem eğer akciğerlerde hasara neden olmaya başladıysa, tüm solunum sistemini kötü bir yönde etkileyecektir. En basit hali ile dahi düşünüldüğünde nefes alıp vermede güçlük yaşanacağı gerçeği tahmin edilebilmektedir.

Fakat bu her nefes alma güçlüğü yaşanan durumlarda verem hastalığından şüphelenilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Bazı akciğer hastalıkları da kişinin nefes alıp vermesini etkileyerek bu açıdan zorluk yaşatabilir.

Fakat eğer nefes alma güçlüğü, uzun süredir devam eden ve şiddetli seyreden bir öksürük ile beraber görülüyor ise, veremden şüphelenmeye başlayabilirsiniz.

3.Göğüs Bölgesinde Ağrı

Verem hastalığı ile birlikte görülen belirtilerden biri de göğüs bölgesinde oluşan ağrıdır. Yine söyleyelim, sadece bu belirtiyi diğerlerinden bağımsız düşünüp, verem işareti olarak yorumlama güçtür.

Fakat veremin neden olduğu göğüs ağrısının bazı karakteristik özellikleri bulunur ve diğer iki belirti ile birlikte görülmektedir. Bu karakteristik özellikler arasında, nefes alıp verirken batma şeklinde kişiyi rahatsız eden bir sızı gösterilebilir.

Veremin neden olduğu şiddetli öksürükler nedeni ile akciğerler tahriş olur ve göğüs bölgesi hassaslaşır. Bu nedenle en basit şekilde nefes alıp verirken bile kişi ağrı hissedebilmektedir.

4.Güçten Düşme

Verem hastalığına neden olan bakteri, vücudu en zayıf anında yakalamaktadır. Bağışıklık sisteminde oluşan en ufak zayıflamada bu bakteri harekete geçer ve zararlı etkilerine başlar. Bunun bir diğer kötü yanı, kişinin tekrar kendini toparlamasına fırsat vermemesidir.

Bu nedenle verem olan kişiler, kendilerini sürekli olarak halsiz hissederler. Ayrıca iştahları da kesilen bu kişiler gerektiği gibi beslenmedikleri için, anormal biçimde bir kilo kaybına uğrayabilirler.

Tüm bu etkenler birleşince kişiyi güçten düşüren ve yataktan çıkamayacak hale sokan bir durum ortaya çıkarır.

Источник: https://evdesifa.com/verem-belirtileri-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.