Görme Bozukluklarında Lazer Tedavisi

içerik

Excimer Lazer Tedavisi

Görme Bozukluklarında Lazer Tedavisi

Excimer Laser, argon-florid gaz karışımının elektrikle uyarılması sonucu elde edilen ve 193 nm dalga boyuna sahip UV lazerdir. Tüm dünyada 30 yıla yakın bir zamandır Miyop, astigmat ve hipermetrop gibi gözde kırma kusurlarının tedavisinde kullanılmaktadır.

Excimer Lazer Tedavisi Nasıl Yapılır?

Gözde kırma kusurlarının (miyop, hipermetrop ve astigmat) tedavisinde kullanılan ve bütün dünyada en yaygın yöntem olan Excimer Laser ile gözlük ve kontakt lenslerinizden birkaç dakikada kurtulmak mümkündür.

Görme bozukluğunun derecesine göre, bilgisayar aracılığıyla programlanan Excimer Laser ışını ile gözün üzerindeki saydam kornea tabakasının yeniden şekillendirilerek doğru odaklama ve net görme sağlanır.

Ancak, bu operasyonun tecrübeli bir hekim tarafından iyi bir donanım ile gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Son 30 yıldır tüm dünyada milyonlarca hasta üzerinde başarıyla uygulanan Excimer Laser, etkin bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Öncelikle gözdeki kırma kusurunun derecesi hesaplanır ve kornea yapısı incelenir. Excimer laser ile kornea yapısı bilgisayar destekli olarak tekrar şekillendirilerek hastanın gözlükten kurtulması gerçekleşmiş olur.

Excimer Lazer Tedavisi Yöntemleri

Lazer işlemi korneanın epitel tabakasının altında yer alan stroma tabakasına uygulanır. Bu tabakaya ulaşmak üzere uygulanan yönteme göre Excimer Lazer tekniği farklı alt isimlendirmelere sahiptir.

PRK veya No-Touch: Epitel tabakasının spatül veya alkol ile uzaklaştırılarak alttaki stroma tabakasına excimer laser uygulanması PRK; lazer yöntemi ile uzaklaştırılmışsa No-Touch yöntemi olarak adlandırılmaktadır. Operasyon sonrası epitel 4-5 gün içinde kendini yenilemekte ve ameliyat sırasında kişi ağrı duymamaktadır. 1-2 gün batma hissi veya ağrı olabilmekte ve görmenin keskinleşmesi birkaç ay sürebilmektedir.

LASIK: Bu yöntemde korneada bir kapak (flap) oluşturulmaktadır. Bu kapak önceleri bıçak kullanılarak oluşturulurken günümüzde femtosaniye lazer sistemi ile gerçekleştirilir. Kapak kaldırılarak alttaki dokuya Excimer Lazer uygulanmakta ve korneanın yeniden şekillendirilmektedir.

iLASIK: Femto-lasik olarak da adlandırılan bu yeni teknik refraktif cerrahideki en önemli gelişmelerden biridir.

Mekanik hiç bir girişime izin vermeyen tamamen bilgisayar kontrollü sistem, lasik için gerekli korneal kesiyi bıçak ile değil lazer ile gerçekleştirmektedir.

Standart yöntem dışında iLASIK yönteminde kişinin kornea haritası çıkarılarak kişiye özel tedavi ile gözlükten kurtulması sağlanır.

LASIK’de epitel soyulmadığı için ağrı-batma minimum düzeyde ve kısa sürelidir. Lazer sonrası görme keskinliği çoğu hastada bir hafta içinde maksimum düzeyine ulaşır.

Excimer Lazer Tedavisi Kimler için Uygundur?

Excimer Lazer ameliyatı -10 dereceye kadar miyop, +6 dereceye kadar hipermetrop, 6 dereceye kadar astigmat rahatsızlığı olan 18 yaşından büyük ve göz yapısı uygun olan kişilere başarı ile uygulanabilmektedir.

Ancak glokom veya keratokonus gibi göz rahatsızlığı olanlar; diyabet veya romatizma gibi sistemik hastalığı olan kişiler ayrıca hamile ve emzirmekte olan anneler lazer operasyonu için uygun adaylar değillerdir.

Excimer Lazer Tedavisi Öncesi

Excimer Lazer ameliyatı öncesinde sert kontakt lens kullanan hastalarımızın 3 hafta, yumuşak kontakt lens kullanan hastalarımızın ise 1 hafta önceden lens kullanımını bırakmış olması önerilmektedir.

Excimer Lazer Tedavisi Sonrası

Operasyon sonrası 4–5 saat süre ile gözlerde yanma, sulanma ve az da olsa bulanık görme normal karşılanmalıdır. 1–2 saatte bir verilen damlalar kullanılır. Ertesi gün yapılacak kontrol sonrası kişiler günlük hayatlarına dönebilmektedir. Hasta ertesi gün göze sabun ve şampuan kaçırmadan banyo yapabilir; (gözleri kapalı tutarak) yüz yıkayabilir.

Ayrıca 3 hafta süre ile havuz-denize girilmemeli, 2 hafta süre ile göz makyajı yapılmamalıdır. Gözleri ovalayıp kaşımaktan kaçınılmalıdır.

Excimer Lazer Tedavisi Sıkça Sorulan Sorular

• Excimer Lazer tedavisi güvenli midir?

Excimer Lazer, FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) onaylıdır ve tamamen güvenli bir yöntemdir.

• Excimer Lazer tedavisi sonrası katarakt ameliyatı olunabilir mi?

Excimer Lazer operasyonu herhangi biz göz tedavisine engel oluşturmamakta ve sebep olmamaktadır.

• Excimer Lazer tedavisi tekrarlanabilir mi?

Excimer Lazer sonrası göz numarasının eskiye dönmesi söz konusu olmaz. Yalnızca düzeltme gerektirecek kadar yüksek göz derecelerinde, kornea yapısının uygunluğuna göre operasyon tekrarlanabilir.

• Excimer Laser tedavisinde retina zarar görür mü?

Excimer Laser, gözün ön kısmında bulunan kornea tabakasına uygulanan bir işlemdir. Retinanın bu işlemden dolayı zarar görmesi gibi bir teh yoktur.

• Excimer Laser tedavisine ağrı veya kanama oluşur mu?

Excimer Laser tedavisi gözün damarsız kısmına (Kornea) uygulandığından kanama gerçekleşmez. Ayrıca, damla anestezi yöntemi kullanıldığı için işlem sırasında hastalar ağrı veya acı duymamaktadır.

• Excimer Laser tedavisi sonrasında göz damlası kullanılması gerekir mi?

Excimer Laser ameliyatı sonrasında ilk birkaç ay göz damlası kullanılmaktadır.

• Operasyonunun süresi nedir?

Excimer Lazer operasyonu her iki göz için toplamda 10 ila 15 dakika kadar kısa bir sürede tamamlanır.

• Excimer Lazer yöntemi nasıl belirlenir?

Excimer Lazer tedavi yöntemine kişinin göz yapısına ve kusur derecesine göre detaylı bir değerlendirme ardından uzman hekim tarafından belirlenebilir.

• Excimer Lazer sonrasında göz kuruluğu yaşanıyor mu?

Excimer Lazer operasyonun ardından kısa bir süre göz kuruluğu yaşanabilir. Suni gözyaşı ile bu kuruluk giderilebilmektedir. Zaman içinde gözyaşı damlasına da ihtiyaç kalmaz.

• Lazer tedavisi sonrası glokom (göz tansiyonu) oluşma riski nedir?

Excimer Lazer operasyonu sonrası kullanılan steroid damlalar kimi hastalarda göz tansiyonuna geçici olarak etki edebilir. Damla kullanımına bağlı göz tansiyonu yükselmesi ilacın kesilmesi ile normal değerlere geri döner.

Düzenleme Tarihi: 18.06.2019

Источник: https://www.batigoz.com/excimer-lazer-tedavisi

Lazer Tedavisi Yapılan Göz Hastalıkları – Sağlık Ocağım .NET

Görme Bozukluklarında Lazer Tedavisi

Lazer teknolojisi, göz hastalıkları tedavisinde uzun yıllardır uygulanmaktadır. Farklı göz hastalıkları için farklı lazer yöntemleri vardır. Halk arasında gözlükten kurtulma ameliyatı ya da göz çizdirme olarak bilinen operasyonlar excimer lazer kullanılarak yapılan ameliyatlardır.

Lazer tıp dünyasının pek çok alanında olduğu gibi göz hastalıkları tedavisinde de başarılı sonuçlar vermektedir. 5-10 dakikalık bir lazer operasyonu ile gözlük ve lenslerden kurtulmak mümkün olabilmektedir. 10 derecelik miyoplar, 6 derecelik astigmat, 6 derecelik hipermetroplar lazer tedavisi ile tamamen iyileşebilmektedir.

Lazer ameliyatı 18 yaşını doldurmuş, son iki senede 0.50 dereceden fazla göz kusuru değişmemiş, kornea dokusu kalınlığı yeterli olan hastalarda uygulanabilir.

Lazer tedavisi yapılan göz hastalıkları

Miyop (uzağı görememe) : En sık görülen kırılma kusurudur ve uzağı görme bozulmuştur. Yüksek dereceli miyoplarda yakın görmede etkilenmiştir. Nedeni, gelen görüntünün göz arkasındaki retina tabakasının önünde odaklanmasıdır. Miyop gençlerde daha sık görülür. İlk belirtisi gözleri kısarak bakmaktır.

Hipermetrop (yakını görememe) : Yakın görme bozulmuştur ve yüksek dereceli hipermetroplar da uzak görmede etkilenebilir. Nedeni, gelen görüntünün retina tabakasının arkasında odaklanmasıdır. Yakını görememe çocuklarda ve ileri yaşlarda daha sık görülen bir göz sorunudur.

Astigmat (çarpık görme) : Cisimler çarpık ya da iç içe geçmiş gibi görünür. Öndeki şeffaf tabakanın düzgünlüğünün bozulmasına bağlı olarak görüntü birkaç odağa birden düşer. Bu rahatsızlıkta uzak ve yakın görme çarpık algılanır. Astigmat bulunan hastalarda miyop ve hipermetrop sorunu da bulunmaktadır.

Presbiyopsi (yaşlı göz) : 40 yaşın üzerinde yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan görememe sorunudur. Bu sorun ile birlikte yaşın ilerlemesi sonucu yakını görememe problemi de artar. Bu durum göz merceğinin esnekliğini kaybetmesi nedeni ile gelişir. Presbiyopsi, hipermetrop olan kişilerde daha erken yaşlarda ortaya çıkar.

Katarakt : Göz bebeğinin arkasındaki doğal merceğin görme kapasitesini düşürecek derecede şeffaflığını yitirerek bulanıklaşması dır. Kataraktın en önemli sebebi yaşlanma dır.

Katarakt, genellikle 60 yaş üzeri insanlarda görülse de doğuştan kataraktlı bebekler ve orta yaşlarda da görülen kataraktlı hastalar da vardır.

Katarakt bulanık görme, çift görme, perdeli görme, geceleri zor görme, ışık saçılmaları ve sık sık gözlük numarası değiştirme ihtiyacı gibi şikayetlere neden olur.

Günümüzde, presbiyopsi dışındaki kırılma kusurları excimer lazer ile tedavi edilebilmektedir. Bu yöntemler PRK, bıçaklı LASIK, LASEK, wavefront, lazer bıçaklı LASIK ve Epi-LASIK olarak bilinen lazer yöntemlerinin ortak noktası, excimer lazer tedavisinin kullanılmasıdır.

Göz hastalıklarında uygulanan lazer yöntemleri

Göz hastalıkları ve lazer tedavisi

PRK lazer tedavisi nedir : PRK lazer tedavisi günümüzde çok fazla tercih edilmeyen eski bir yöntemdir. Bu işlem sırasında gözün en arka kısmındaki şeffaf tabaka damla ile uyuşturulur ve en dışındaki epitelyum zarı kazınarak atılır. Bundan sonra excimer lazer uygulanarak kırılma kusuru düzeltilir. İşlem sonrası 3-5 gün gözde ağrı, batma, sulanma ve bulanık görme gibi sorunlar olabilir. Net görme 1-2 hafta arasında başlar.

LASIK lazer tedavisi nedir : LASIK lazer en sık tercih edilen yöntemdir. Korneadan keratom denilen otomatik bıçaklı bir teknik ile çok ince bir kapak kaldırılır ve altındaki kısma excimer lazer uygulanarak kırılma kusuru düzeltilir.

Sonrasında kapak yerine yerleştirilir. Bu işlem kısa süren ve ağrısı az olan bir işlemdir. Tedaviden hemen sonra hasta görmeye başlar ve ertesi gün görme netleşir. Göz yapısı uygun olan hastalarda LASIK yöntemi ile 8-10 derecelik miyop, 4-6 derecelik hipermetrop, 5 derecelik astigmat başarılı bir şekilde düzeltilebilir.

LASEK lazer tedavisi nedir : Kornea tabakası LASIK tedavisine uygun kalınlıkta olmayan hastalarda tercih edilen bir yöntemdir. LASIK tedavisinden farkı, korneadan kapak kaldırma işlemi yapmaya gerek duyulmamasıdır. LASEK tedavisinde kornea tabakası üzerinde bulunan epitelyum zarı özel bir solüsyon yardımı ile oyularak kenara çekilir.

Daha sonra excimer lazer uygulanır ve kırılma kusuru düzeltilir. İşlemden sonra iyileşmenin daha çabuk olması için geçici kontakt lens takılır. LASEK tedavisinden sonra 3-5 gün hafif ağrı sulanma, batma hissi, puslu görme, ışığa karşı hassasiyet gibi şikayetler görülebilir. İşlemden sonra görmede düzelme 1-2 haftaya kadar başlar.

Epi-LASIK lazer tedavisi nedir : Epi – LASIK tedavisi LASEK tedavisi ile benzerlik gösterir.

Kornea tabakasının epitelyum zarı, keratom adı verilen ve otomatik çalışan, ucunda sert plastik bulunan cihaz ile kaldırılır. Lazer uygulanır ve sonrasında zar tekrar yerine yerleştirilir.

LASEK tedavisine göre tedaviden sonra iyileşme daha hızlı, şikayetler daha az, işlemin başarısı daha yüksektir.

İntralase Femtosecond Lazer Keratom (Lazer bıçağı) tedavisi nedir : Lazer yöntemleri arasında oldukça gelişmiş bir teknolojidir ve LASIK tedavisi ile benzer özelliktedir. Fakat bu işlemde korneadan kapak kaldırma işlemi otomatik bıçak ile değil, lazer ile yapılır.

Bu sayede yapılan işlemin emniyeti en yüksek seviyeye çıkar ve tedavi sonrası görme kalitesi daha yüksek olur.

Bu tedavi sayesinde, şeffaf tabaka kalınlığı az olan veya tabaka çok düz olduğu için LASIK işlemi uygulanamayan hastaların tedavi şansı daha yüksek olur.

Yüksek dereceli miyop ve hipermetroplar da, karışık astigmat sorunu olanlarda ya da wavefront tedavisi yapılması gereken hastalarda lazer keratom tercih edilen bir yöntemdir.

Wavefront lazer tedavisi nedir : Excimer lazer teknolojisinin en gelişmiş yöntemidir. Standart lazer tedavisinde sadece göz bozuklukları düzeltilir iken, Wavefront tedavisi ile şeffaf tabaka (kornea tabakası), göz merceği ve gözün diğer kısımlarındaki ışık saçılma ölçümleri dikkate alınarak ”kişiye özel” tedavi uygulanabilmektedir.

Aberasyon olarak adlandırılan ışık saçılmalarını azaltmada, tedavi sonrasında daha kaliteli görmeyi sağlamada etkili bir yöntemdir.

Işık saçılmaları olan ve göz bebeği büyüklüğü olan, gece araç kullanmakta sıkıntısı olan hastalarda wavefront yardımlı excimer lazer tedavisi tercih edilen bir yöntemdir.

Bunların dışında normal lazer tedavisi olduğu halde ışık saçılmaları devam eden hastalarda da wavefront lazer yöntemi uygulanır.

Femtosaniye Lazer tedavisi nedir :Ayrıca son yıllarda katarakt cerrahisinde de lazer yardımı ile tedaviler uygulanmaktadır.

Femtosaniye Lazer teknolojisi sayesinde miyop, hipermetrop ve astigmat tedavilerinden sonra katarakt cerrahisi de lazer yardımı ile tedavi yapılmaktadır.

Femtosaniye Lazer yöntemi ile katarakt ameliyatlarının en önemli aşaması olan yapay göz içi merceğinin yerleştirildiği yuva kusursuz bir şekilde hazırlanır.

Femtosaniye lazer teknolojisi – lazer ile katarakt tedavisi olarak tanımlanan Fako cerrahisinin en önemli aşamalarının kişiye özel ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayarak iyileşme sürecini kısaltmakta ve daha güvenli ameliyat yapılabilmesine yardımcı olmaktadır.

Excimer lazer tedavisi öncesi nelere dikkat edilir?

Gözde miyop, astigmat ya da hipermetrop dışında başka bir hastalık varlığı (katarakt, glokom ve diyabetik retinopati gibi), göz derecesinin ilerlemesinin durmuş olması gibi problemlerin olmaması gerekir.

İşlemden önce gerekli olan tüm muayene ve tetkiklerin (kornea topografisi, optik olarak ölçülmüş kornea kalınlığı, pakimetri, wavefront ölçümü, göz tansiyonu ölçümü, göz dibi muayene gibi) yapılmış olması ve çıkan sonuçların lazer tedavisine uygun olması gereklidir.

Göze uygulanacak tedavinin (PRK, standart LASIK, LASEK, Wavefront, Epi-LASIK gibi yöntemlerin) dikkatli bir şekilde belirlenmesi gerekir.

Excimer lazer tedavisinin riskleri var mıdır?

Lazer ile yapılan göz ameliyatı riskleri

Lazer ile göz hastalıkları güvenli bir şekilde tedavi edilmektedir. Lazer tedavisinde gözü kaybetme riski yoktur. Lazer tedavisi deneyimli bir doktor, iyi cihazlar ve iyi ekip ile yapıldığında son derece başarılı bir tedavidir.

Excimer lazer tedavisi dünya genelinde oldukça yaygın olarak uygulanan bir yöntemdir. Excimer lazer tedavisinde de her cerrahide olduğu gibi % 1’lik komplikasyon oluşabilir.Lazer tedavisi sonrası enfeksiyon riski vardır. Ancak doktorun önerdiği ilaçlar düzenli kullanıldığında bu risk azalır.

İyi yapılan bir lazer tedavisi sonrası görme kusuru bozukluğu tekrar oluşmadığı bilinmekle beraber, numaranın istenilen seviyeye düşmemesi gibi bir riski olabilir. Görme kusurunun tekrar geri gelmesi genellikle durmamış göze uygulanan tedavi sonrası ya da uygulanan tedavinin yeterli olmaması nedeni ile oluşur.

Lazer operasyonu sonrasında korneada yeterli direnç kalmamış ise kornea ektazisi gelişebilir. Kornea ektazisi, korneanın fazla dikleşmesi anlamına gelir. Tüm lazer operasyonlarında korneanın yeterli direncini koruması için korneanın arka kısmında en az 300 mikronluk güvenli kalınlık bırakılmalıdır. Ektazi gelişen hastalarda düzeltme amaçlı tekrar operasyon yapılır.

Lazer ile yapılan göz ameliyatının iyileşme süresi

Lazer tedavisinin en önemli avantajlarından biri iyileşmenin hızlı olmasıdır. Lazer ile yapılan göz ameliyatının ertesi günü hasta günlük yaşamına geri dönebilmektedir.

Diğer avantajlarından biri de ağrısız bir yöntem olmasıdır. Lazer tedavisinden sonra görmenin geri gelmesi daha erken olur. Lazer tedavisi uygulanan hasta 1-2 hafta sonra denize, havuza girebilir.

Yine lazer ile göz ameliyatı sonrası 1-2 hafta geçtikten sonra makyaj yapılabilir.

Lazer ile yapılan göz ameliyatlarının fiyatları neden farklı?

Tıbbi uygulamalarda da rekabet ortamı vardır ve bu nedenle bu tür tedavi yöntemleri bir endüstri gibi yansımaktadır. Bu duruma bağlı olarak yatırımlar yapılır ve fiyatlarda oynamalar olur. Lazer ile göz hastalıklarının tedavisinde uygulamanın fiyatına göre karar vermek hasta açısından zordur.

Bu tedavilerde normalin çok altında fiyata tedavi uygulanır ise bu durumda tedavinin kalitesinde de düşüklük olduğunu düşündürebilir. Çünkü maliyetin altında tedavi uygulanıyor ise mutlaka başka bir şeylerden kısıtlama yapılır.

Lazer ile yapılan göz ameliyatı sonrası tekrar bir problem gelişir ise bazen bu durumun telafisi imkansız olabilmektedir. Bu nedenle bu tür ameliyatlarda tedavinin fiyatından ziyade, tedavinin kalitesine, kullanılan aletlerin kalitesine ve doktorun deneyimine güvenebilmek önemlidir.

Göz hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/lazer-tedavisi-yaplan-goz-hastalklar/

Görme Bozuklukları

Görme Bozukluklarında Lazer Tedavisi

Kırma kusuru en sık rastlanılan ve görme keskinliğini en sık etkileyen (bulanık görmeye yol açan) göz problemidir.

Bir hastalıktan çok yapısal bir değişikliktir. Normal olarak ışık önce korneada daha sonra göz içi lensinde kırılır ve net bir görüntü oluşturmak üzere gözün arkasında retina üzerinde odaklanır.

Eğer göz ışığı doğru kıramazsa görme bulanıklaşır.Göze paralel gelen ışınların retina tabakası üzerinde odaklandığı duruma emetropi denir.

Emetropi hiçbir kırma kusuru olmayan gözün durumudur.

Göz Bozukluğu Sınıflandırması

Miyopi: Göze paralel gelen ışınların retina önünde odaklanması durumudur(resim 1). Miyoplar yakını görebilirler ama uzağı net göremezler.

Miyopi gözün ön / arka çapının normalden fazla olması durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu yapısal bir özelliktir ve genetik geçişi sıktır.

6 dereceye kadar olan miyopilere basit miyopi, daha yüksek olanlara ise yüksek miyopi denir. Genellikle 8-14 yaş arasında çocukluk döneminde fark edilir.

Hipermetropi: Göze gelen ışınların ağ tabakanın arkasında odaklanması sonucu meydana gelir(Resim 2). Hipermetroplar özellikle yakın görmede zorlanırlar. Eğer hipermetropinin derecesi yüksekse bu hastalar uzağı görmede de zorlanacaklardır.

Hipermetropi gözün ön arka çapının az olması durumunda ortaya çıkmaktadır. Yapısal ve kalıtsal özellikler hipermetropun en sık sebebidir.
Astigmatizm: Gözün değişik meridyenlerde ışınları farklı kırmasına bağlı olarak tek bir odak noktasının oluşmadığı durumdur.

Bu hastalar hem uzak hem de yakın görmede problem yaşarlar. Astigmatizma miyopi ve hipermetropi ile beraber görülebilir.
Presbiyopi: Gençlerde yumuşak ve esnek olan lens uzaktaki ve yakındaki objelere kolayca odaklanmaya imkan verir.

Ancak 40 yaşından sonra göziçi lensi sertleşir, onu tutan lifler elastikiyetini kaybeder. Bu durumda yakını görmek ve okuma zorlaşır. Bu yaşa bağlı duruma presbiyopi adı verilir.

Aşağıdaki videolarda Op. Dr. Lale Öktem, “Çocuklarda Göz Bozuklukları” ile ilgili bilgiler veriyor.

Tanısı konulmayan veya ihmal edilen kırma bozuklukları okul çağındaki çocuklarda okul başarılarında düşüklüğüne yol açar. Kırma bozukluğu olan bir öğrenci için gözlük kullanmak, kağıt kalem kullanmak kadar gereklidir.

Miyopisi ya da astigmatizması olan bir öğrenci tahtadaki yazıları göremezken, hipermetropisi olan bir öğrenci kitap okurken bulanıklık, aşırı yorulma ve göz ağrısı hisseder. Tedavi edilmeyen gözler veya estetik kaygılardan dolayı takılmayan gözlükler hayatı tehye sokacak durumlara veya kazalara sebep olabilir.

Beraberinde hayat kalitesini de düşürür. İleri derece miyopisi olan kişilerde retina dekolmanı ve koroidal neovaskülarizasyonu denilen hastalıklar ciddi görme kaybına (körlük seviyesine kadar) neden olabilirler.

Özellikle çocukluk çağlarında tedavi edilmeyen kırma kusurları ilerki yıllarda göz tembelliği (ambliyopi) ve şaşılık (göz kayması) gelişimine neden olabilir.

Göz Bozukluğu Nedenleri

Kırma kusurlarının ortaya çıkması iki anatomik esasa dayanır. Bu kişilerde ya kornea bombeliğinde ya da göz uzun ekseninde normalden sapma vardır. Bunun yanında gözyaşı film kalitesinde, göziçi lensinin durumunda veya göziçi sıvısının yapısındaki herhangi bir değişiklik kırmada bozukluk oluşturur.

Miyopi, hipermetropi ve astigmatizm kalıtsallık gösterirken, presbiyopi tamamen yaşlanmaya bağlıdır.

Göz Bozukluğu Belirtileri

Miyopi: Yakını görebilirler ama uzağı net göremezler.

Hipermetropi: Başlangıçta yakını görmede zorlanırlar. Eğer hipermetropinin derecesi yüksekse veya zamanla yükselirse bu hastalar uzağı görmede de zorlanırlar.

Astigmatizma: Uzun süreli okuma veya TV seyretme sonunda baş ağrısı, göz kürelerinde ağrı, gözlerde ağırlık hissi ve konjunktivada kızarıklık olur.

Presbiyopi: Yakını görmekte zorlanırlar. Gözlükle tedavi edilmezlerse gözde yorgunluk ve başağrısı ortaya çıkar.

Göz Bozukluğu Tanısı

Muayenenin başlangıcından önce gözün gücü otorefraktometre denilen bir aletle otomatik olarak ölçülür. Hastadan çenesini ve alnını cihaza yaslaması ve cihazın deliğinden içerideki resme bakması istenir.

Bu sırada doktor aletin düğmesine basarak ölçümü gerçekleştirir. Ölçüm her göz için birkaç kez tekrarlanır ve gerekirse ölçümlerin ortalaması alınır.

Özellikle çocuklarda gizli kırma kusurlarını ortaya çıkarmak için çocuğun gözüne damla damlatılıp damlanın etkili olabilmesi için bir süre bekledikten sonra ölçümlerin alınması gereklidir.

Gözlük numaralarının tespiti için retinoskopik muayene gibi diğer ölçüm yöntemleri de kullanılabilinir.

Retinoskopi (Resim 3)göze gönderilen ışığın göz dibinden yansımasını değerlendirerek gözün kırma kusurunu ve derecesini tayin etmeye yarayan bir alettir.

Gözdeki yansımanın kaybolması için hastaya değişik lensler uygulanır ve bu şekilde en doğru gözlük numarası saptanır. Hastanın vereceği yanıtlarından bağımsız objektif bir yöntemdir.

Daha sonra hastanın kullanacağı gözlüğü belirlemek için bir çerçeve takılır ve gözlük deneme kutusundan harfler seçilir.

Günümüzde bunu pratik hale getiren adına foropter denilen sistemler de mevcuttur.

Hastanın gözlük çerçevesi takmadan ve hekim de mercekleri değiştirmeden mevcut alet üzerinden lens numaraları değiştirilerek yapılan tam otomatik bir gözlük muayene yöntemidir.

Göz Bozukluğu Tedavisi

Kırma kusurunun tedavisi yapılan ölçüm sonunda saptanan kusurun derecesine ve tipine göre gözlük camı numarası yazmak ve kişlere gözlüklerini sürekli kullanmalarını sağlatmaktır. Bu en basit ve etkin bir tedavidir.

Ancak gözlük kullanmak istemeyen bireylerde kontak lens kullanımı da uygulanabilinir. Gözün kontark lense uygun olup olmadığına karar vermek için mutlaka göz hekiminin detaylı muayenesi gerekmektedir. Kontak lens kullanımı dikkatli kullanım gerektiren bir süreçtir.

İnfeksiyon gibi komplikasyonlarda görme kaybına gidecek derecede ciddi sorunların çıkabileceği akılda tutulmalıdır.

Bunun dışında tüm dünyada 15 yılı aşkın süredir uygulanan ve milyonlarca insanın gözlük ya da kontakt lens bağımlılığını ortadan kaldıran Excimer Laser veya LASIK(Resim 4) adlı yöntemlerle uygun olan hastalar tedavi edilmektedir. Bu tedaviler oldukça düşük komplikasyonlarla başarıyla uygulanmakla birlikte, bazı olgularda nükslere (gözlük numarasında geriye dönüş) rastlanılmaktadır.

Источник: https://www.doktoramcam.com/gorme-bozukluklari/

40 Yaş Sonrası Yakını Görememe

Görme Bozukluklarında Lazer Tedavisi

Bu yazıda, Presbiyopi denilen, 40 yaş sonrası yakın görme bozukluğunu, tedavi yöntemlerini ve yakın görme bozukluklarında ameliyat gibi konulara değinilmiştir. Yazının hemen altında, bu hastalığın tedavisinde, çözümün kalıcı olup olmamasıyla ilgili, Op. Dr. Baha Toygar‘a ait bir video bulunmaktadır.

Presbiyopi – Yakın Görme Bozukluğu Nedir?

Presbiyopi veya yakın görme bozukluğu 40 yaşından sonra ortaya çıkan bir durumdur. Yaşla birlikte göz merceği uyum yapma yeteneğini yavaş yavaş kaybeder ve insanların çoğu belli bir yaştan sonra okumak veya yakın iş yapabilmek için gözlük kullanmak zorunda kalırlar.

Presbiyopi kelimesinin kökeni nedir?

Presbiyopi Yunanca yaşlanan göz anlamına gelmektedir.

Presbiyopi – Yakın Görme Bozukluğu herkeste görülür mü?

Yaşa bağlı bir durum olduğundan herkeste görülmektedir.

Neden herkes yakın gözlüğü kullanmıyor?

Göz bozukluğu olamayan insanlar yani gözleri “sıfır” olanlar, 40 yaşından sonra yavaş yavaş, özellikle küçük yazıları okumakta zorluk çekmeye başlarlar. Ve gözlük gereksinimi ortaya çıkmaktadır.

 Her insan aynı yaşta, aynı derecede yaşlanmadığından kişiden kişiye farklılık ortaya çıkabilir. Hipermetrop olan kişiler daha erken yaşta okuma gözlüğüne ihtiyaç duyarlar. Miyop olanlarsa, uzak için gözlük kullanırlar.

Zaten yakını gördükleri için presbiyopi yaşına geldiklerinde gözlüklerini çıkarıp okurlar. Bu, onlarda presbiyopi olmadığı anlamına gelmez.

Bazıları ileri yaşa gelseler de ne yakın ne de uzak gözlük kullanmıyorlar, neden?

Bazı insanların göz numaraları doğuştan farklılık gösterir. Bir gözleri “sıfır” diğer gözleri ise değişik derecelerde miyoptur. Bir gözleri uzağı diğeriyse yakını daha iyi görür. Doğuştan bu durumda olduklarından, her yaşta hiç gözlük kullanmadan hem yakını hem de uzağı görürler ve hiç rahatsızlık hissetmezler.

Bazı insanlar 40 yaşından sonra okuma gözlüğü kullanıyor; ancak yaş ilerledikçe okuma gözlüğünün numarası artacağına azalıyor veya tamamen gözlüksüz okuyorlar neden?

Yaş ilerledikçe ortaya çıkan bir diğer durumsa katarakttır. Bazı kataraktlar, kişide miyopiye neden olur ve okuma gözlüğü ihtiyacı ortadan kalkabilir. Ancak bu durumda uzak görüş bozulmuştur.

Presbiyopi – Yakın Görme Bozukluğu nasıl tedavi edilir?

En basit çözüm okuma gözlüğüdür. İnsanların çoğu gözlük kullanmayı tercih ederler.

Göz bozukluğu olanlar yani uzak için gözlük kullananlar ya iki gözlük ya da  yakın ve uzak gösteren multifokal gözlükler kullanırlar.

Diğer bir çözüm ise özel presbiyopi kontakt lensleri kullanmaktır. Özellikle zaten kontak lens kullanan kişiler, yakını da gösteren özel lensleri rahatlıkla kullanırlar.

Presbiyopi – Yakın Görme Bozukluğu ameliyatla düzelir mi?

Son yıllarda birçok göz bozukluğu lazer ameliyatlarıyla düzeltilmektedir.Presbiyopi – Yakın Görme Bozukluğu için de birçok ameliyat önerilmektedir. Halen uygulanmakta olan ameliyatlar herkes için uygun olmamakta ve hangi ameliyatın yapılacağına, ancak bu konuda tecrübeli ve bizzat ameliyatları yapan doktorların görüşleri alınarak karar verilebilmektedir.

Presbiyopi – Yakın Görme Bozukluğu için hangi tür ameliyatlar yapılmaktadır?

Monovizyon ameliyatı: Bilindiği bir gözü miyop olanlar yakın gözlüğü kullanmadan hayatlarını sürdürebilirler. Lasik ameliyatıyla Presbiyopi – Yakın Görme Bozukluğu olanların bir gözleri hafif miyop duruma getirildiğinde yakın gözlüğü ihtiyacı asgariye indirilebilir. Bu yöntem en güvenli ve denenmiş yöntemdir.

Multifokal göziçi mercek: Zaten katarakt ameliyatı olacak hastalara multifokal mercek takıldığında yakın gözlüğü kullanımı asgariye indirilebilir. Denenmiş yöntemdir.

CK:  Radyofrekans dalgalarıyla kornea modifiye edilerek yakın görme sağlanabilir. Bu yöntem şimdilik tavsiye edilmemektedir.

Presbylasik : LASIK ameliyatıyla kornea modifiye edilerek yakın görme sağlanabilir. Geri dönüşü olmayan bir teknik olduğundan herkes için uygun değildir.

Intracor: Femtosecond laser Technolas Femtech ile kornea tabakaları arasında uygulama yapılır. Şimdilik sınırlı uygulamaları vardır, herkes için uygun değildir. Kolay, ümit vadeden bir teknik olup ileri yıllarda uygulamanın yaygınlaşması beklenmektedir.

PresbyLens: Kornea tabakaları arasına lazerle açıklık yapılır ve çok ince bir halka yerleştirilir. Klinik çalışmaları yapılmaktadır. Henüz onay almamış bir tedavidir.

Yakın gözlüğü kullanıyorum hangi tedavinin benim için uygun olacağına nasıl karar vereceğim?

Gazetelerde, televizyonda, internette bu konuyla ilgili birçok bilgi edinebilirsiniz. Ancak bunların hiçbiri uzman bir doktorla yapacağınız görüşmenin yerini tutmaz. Eğer ameliyat olmayı düşünüyorsanız, öncelikle bu ameliyatların yapıldığı bir göz hastanesine veya bu ameliyatları bizzat yapan ve konunun uzmanı bir göz doktoruna başvurunuz.

Yazının harıalanmasında, Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nin web sayfasından faydalanılmıştır.

“Yakın görme sorunu (presbiyopi) tedavisinde başarı kalıcı ve kesin midir” sorusunu yanıtlayan video, aşağıdadır.

Not: Video başlamadan önce 15-30 saniye arası süreyle reklam izlemek zorunda kalabilirsiniz. Bu reklamın sitemizle ilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla ilgili videoyu izlemek için lütfen reklamların bitmesini bekleyiniz.

  Presbiyopi (40 yaş üstü yakın görme sorunu)

Источник: https://www.noktavirgul.com/saglik/40-yas-sonrasi-yakini-gorememe.html

Bulanık Görme – Ne Yapmalıyım? — Multi Yaşam

Görme Bozukluklarında Lazer Tedavisi

Uzağı bulanık görme hastalığı birçok nedenle ortaya çıkabilir.

1)  Miyop

Uzağı görememe bozukluğu olarak bilinen miyop bulanık görmenin en yaygın nedenidir. Genellikle 8 ve 12 yaşları arasında ortaya çıkar. Çok fazla kitap okumak veya ekran karşısında kalmak miyopun risk etkenleri arasındadır.

2)  Katarakt

Göz lensinin buğulanması hastalığıdır. Yavaş ilerlediği için erken dönemde bulanık görmeye yol açmaz. İlerleyen dönemde bulanık görmeye, ışığa hassasiyete ve çift görmeye neden olabilir.

3)  Göz Tansiyonu

Göz tansiyonu (glokom), optik sinir hasarı sonrasında ortaya çıkar ve görme kaybına yol açar. En yaygın görülen türü olan açı kapanması glokomu ayrıca göz kızarmasına ve ağrısına, bulanık görmeye, mide bulantısına, kusmaya ve bir ışık kaynağının çevresinde hale görülmesine neden olur.

4)  Yüksek Tansiyon

Yüksek tansiyon retinaya kan sağlayan damarlara hasar vererek, retinaya sıvı sızmasına neden olarak veya sinirlere zarar vererek bulanık görmeye neden olabilir.

5)  Şeker Hastalığı

Uzun süredir şeker hastası olan bir kişinin diyabetik makulopati denilen görme bozukluğuna yakalanması olasıdır. Şeker hastalığı retinadaki kan damarlarının sıvı ve protein sızdırmasına neden olabilir. Bu durumda retinanın merkezi şişerek bulanık görmeye yol açabilir.

6)  Düşük Kan Şekeri

Kan şekeri seviyesi 70 mg/dl altına düşerse göz bulanıklığı ile karşılaşılabilir. Şeker hastalarında sık karşılaşılabilen bir durumdur. Odaklanma sorunu gibi birçok başka belirtisi de vardır.

7)  Mini Felç

Beyne giden kan miktarında düşüş yaşanırsa iskemik atak da denilen mini felç durumu yaşanabilir. Gerçek bir felç gibi beyin hücrelerinin ölümüne yol açmaz ama gözde bulanık görme ortaya çıkabilir. Acilen önlem alınmalıdır.

8)  Beyin Anevrizması

Beyindeki atardamarlardan birinin balonlaşması veya çıkıntı yapması hastalığıdır. Bulanık görmeye ve çift görmeye neden olur, hayati risk taşır.

9)  Bazı Otoimmun Hastalıklar

Gözün bulanık görmesi, aşağıdaki bağışıklık sisteminin hatalı hareketi sonucu ortaya çıkan hastalıklarla ilişkili olabilir:

  • Multipl skleroz: beyin ve omuriliği etkileyen bir hastalık
  • Miyastenia gravis: kas zayıflığına yol açan sinir-kas hastalığı
  • Sistemik lupus eritematozu: bağışıklık sisteminin kendi sağlıklı elemanlarına saldırdığı bir hastalık

10)  Bazı İlaç Tedavileri

Aşağıdaki ilaçların bir yan etkisi de bulanık görme olabilir:

Antihistaminler: Alerji giderici olarak kullanılırlar. Özellikle kişide glokom varsa görme bulanıklığına yol açma riskleri büyüktür.

Kortikosteroidler: Özellikle de prednizon görme bulanıklığına yol açar. Artrit, astım ve başka birçok hastalıkta kullanılabilirler.

Antipsikotik ilaçlar: Klorpromazin veya tiyoridazin gibi sakinleştirici içeriği olan bu ilaçlar bazı kişilerde katarakta yol açabilir. Göz retinasında toksin birikmesine ve bulanık görmeye yol açabilirler.

Diğer İlaçlar: Göğüs kanseri tedavisi için kullanılan ilaçlar, sertleşme bozukluğunu gidermek için kullanılan ilaçlar, tüberküloz ilaçları

11)  Diğer Nedenler

Aşağıdaki sorun ve durumlar da bulanık görmeye neden olabilir:

  • Kansızlık
  • Migren
  • Kornea ülseri
  • Göz nezlesi (konjonktivit)
  • Papila ödemi
  • Alkol zehirlenmesi
  • Keratakonus
  • Astigmat görüş kırılım sorunu
  • Kronik göz kuruluğu
  • Hamilelik

Bulanık görmenin altında yatan teşhis edildikten sonra, tedaviye başlanabilir.

1)  Görme Kırılım Tedavisi

Miyop, hipermetrop, astigmat, keratakonus gibi sadece kırılım sorunu olan veya bu sorunu içeren hastalıklarda aşağıdaki yöntemler uygulanabilir:

  • Gözlük kullanımı
  • Kontakt lensler
  • Lasik (lazer göz tedavisi) gibi cerrahi müdahaleler

2)  Glokom Tedavisi

Glokom görme sorunlarına yol açan en yaygın hastalıklardan biridir. Erken dönemde teşhis edildiğinde çok etkili şekilde kontrol altında tutulabilir. Aşağıdaki tedavi yöntemleri iyi gelir:

  • Göz damlaları: Gözdeki kan damarları tarafından emilecek göz damlaları verilir.
  • Göz damlalarının yetersiz kaldığı durumlarda haplar verilebilir.

İlerleyen vakalarda cerrahi müdahale tercih edilebilir. Olası müdahaleler şunlardır:

  • Lazer ameliyatı
  • Sikloablasyon
  • Trabekülektomi
  • Akıtma implantı cerrahisi
  • Nonpenetrating müdahale

Gözlerim bulanık görüyor ne yapmalıyım?

3)  Kan Şekerinizi Dengede Tutun

Özellikle şeker hastaları bulanık görme durumu yaşamamak için kan şekerlerini dengede tutmalıdır. Aşağıdaki önlemler alınmalıdır:

  • Susuz kalınmamalıdır.
  • Ağır egzersiz öncesinde ve sonrasında yeterince kalori alındığından emin olunmalıdır.
  • Uzun süreli açlık çekilmemelidir.
  • Tek seferde büyük öğünler yerine azar azar ama sık öğünler tercih edilmelidir.

4)  Tansiyonunuzu Dengede Tutun

Bu amaçla;

  • Aşırı kilolarınızdan kurtulun
  • Düzenli egzersiz yapın
  • Yeterince potasyum tüketin, tuzun az olduğu sağlıklı bir beslenme programınız olsun. Bunun için yeterince meyve ve sebze tüketin.
  • Alkol kullanmayın veya sınırlandırın.
  • Sigaradan uzak durun, kafeinli içecek tüketmeyin

5)  Diğer Tedaviler

Uygun tedavi yöntemini ararken bulanık görme tek başına bize yeterli veri sunmaz. Diğer belirtilerin de değerlendirilerek altta yatan nedene ulaşılmalıdır. Sık karşılaşılan bazı durumlarda aşağıdaki tedaviler uygulanır:

  • Beyin anevrizmasında, katarakt sorununda ameliyat seçeneği çok başarılı sonuçlar verir.
  • İskemik atakta pıhtılaşma önleyici ilaçlar, çökelme önleyici (antikoagülan) ilaçlar kullanılır.
  • İlaçların yan etkisi olarak ortaya çıkan bulanık görme genellikle geçici bir etki olmaktadır. Uzun süre ile devam eden bulanık görme durumunda eczacınıza veya doktorunuza danışınız.

Источник: https://multiyasam.com/bulanik-gorme-nedenleri-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.