Göz, Böbrek ve Kalp Düşmanı ‘Hipertansiyon’

Malign Hipertansiyon Belirtileri, Nedenleri, Teşhis ve Tedavisi

Göz, Böbrek ve Kalp Düşmanı ‘Hipertansiyon’

Mlaign hipertansiyon ani ve hızlı şekilde ortaya çıkan kan basıncı yükselmesidir. Bu sorun tedavi edilmezse özellikle beyin, böbrek, kalp ve damarlar ile alakalı organ zararlarına sebebiyet verebilir.

Malign Hipertansiyon Tanımı

Malign hipertansiyon, özellikle sinir sistemi, kardiyovasküler sistem veya böbreklerde organlara zarar veren yüksek kan basıncıdır. Malign hipertansiyon hızlı ve ani şekilde gelişen bir durumdur. Sorun kısa süre içinde bakım gerektiren ciddi bir durumdur. Hızlı tedavi planı uzun vadeli problemlerinin önüne geçebilir.

Tedavi edilmediği zaman malign hipertansiyon tarafından meydana gelen hasar hızlı bir şekilde ortaya çıkar. Kan damarları, gözler, kalp, dalak, böbrekler ve beyin organ hasarını içeren şiddetli durumlar oluşabilir. Özellikle böbrek yetmezliği gelişmesi oluşur. Çünkü böbreklerde bulunan kan damarları yüksek tansiyona karşı oldukça hassastır.

Nedenleri

malign hipertansiyon gelişimine yol açan tıbbi koşullar aşağıdaki gibidir.

  • Böbrek bozukluklarının veya başarısız böbrek tedavileri
  • Kokain, amfetaminler, monoamin oksidaz inhibitörleri  ve oral kontraseptifler de dâhil olmak üzere bazı ilaçların kullanımı
  • Kollajen vasküler hastalıklar
  • Preeklampsi
  • Omurilik bozuklukları
  • Koarktasyon ya da aort diseksiyonu
  • Reçeteli olan antihipertansif ilaçların eksik dozları, özellikle de beta blokerlerin bu soruna neden olabilir.

Malign hipertansiyon erkeklerde ve sigara kullanımı yapan kişilerde daha sık görülür. Esansiyel hipertansiyon mevcutsa 140/ 90 ya da daha yüksek kan basıncı varsa malign hipertansiyon gelişme olasılığı oldukça yüksektir.

Malign Hipertansiyon Belirtileri

Malign hipertansiyon aşağıda bulunan belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur.

  • Göğüs ağrısı
  • Nefes darlığı
  • Baş ağrısı
  • Görsel açıdan problemler
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Bacaklarda ve kollarda uyuşma
  • Öksürük
  • İdrarda azalma
  • Yorgunluk, huzursuzluk ve zayıflık

Özellikle malign hipertansiyon sorunu hipertansif ensefalopati ismi verilen bir duruma neden olabilir. Bu durumun belirtileri arasında; baş ağrısı, papil ödemli görme bulanıklığı, kusma, kaygı, yorgunluk ve  zihinsel değişiklikler bulunur.

Teşhis

Sorunun teşhis edilebilmesi için hastaya öncelikli olarak uzaman doktor belirtileri ve tıbbi geçmişi hakkında sorular soracaktır. Bunun ardından fiziksel klinik bir muayene sürecine geçilir. Yapılacak olan muayenede kan basıncı değerleri yüksek değerlerde olur.

Kan basıncı okumaları iki koldan, yatarken ve ayakta iken alınır. Kalp ve detaylı bir nörolojik muayene yapılacaktır. Gözlerden muayene, optik sinirin şişmesi veya gözün içindeki kanamalar da dâhil olmak üzere yüksek tansiyon belirtilerine işaret edebilir.

Teşhisin yapılması için uygulanacak testler arasında;

  • Kan testleri
  • İdrar testleri
  • Göğüs röntgeni
  • Eko kardiyogram
  • EKG
  • Böbrek arterlerinde var olan tıkanıklığını aydınlatmak için renal dupleks veya ultrason testi

 Tedavi

Malign hipertansiyon sorunu şiddetli durumda ise değerler normal sınırlara gelinceye kadar hastanede kontrol altında kalmak gerekebilir. Kan basıncınızı düşürülmesi için damar yolu aracılığı ile ilaçlar alınır. Akciğerlerde sıvı sorunu varsa vücuda sıvı uzaklaştırılmasına destek sağlayacak olan diüretik denilen ilaçlar verilir.

 Kalp hasarları ile alakalı belirtileri varsa uzman doktor kalbini koruması için hastasına ilaç verebilir. Şiddetli durumda olan yüksek tansiyon sorunu kontrol altına alındıktan sonra ağız yolu aracılığı ile alınan tansiyon ilaçları kan basıncını gerekli şekilde kontrol edebilir. İlacın bazı durumlarda değiştirilmesi gerekebilir.

 Yüksek tansiyon kontrolü zor olan bir hastalıktır.

Malign hipertansiyondan kaynaklı olarak kişilerin vücut sistemi, kan basıncının aşırı düzeyde yükselmesinden kaynaklı olara ciddi risk altındadır. Beyin, göz,  kalp, kan damarları ve böbrekler dâhil olmak üzere organlar ciddi şekilde hasar görebilir.

Böbreklerdeki kan damarlarının malign yüksek tansiyon sebebiyle tahrip olması muhtemel bir sonuçtur. Bu süreçte hastalarda böbrek yetmezliği gelişebilir ve bu durum kalıcı olabilir. Böyle bir sorun meydana geldiğinde hasta kişinin diyalize girmesi gerekir.

Kanın basınçta oluşan bu durum hemen tedavi altına alınırsa kalıcı sorunlara neden olmaksızın kontrol edilebilir. Eğer hemen tedavi altına alınmazsa ölümcül olabilir.

Olası Komplikasyonlar

Hastalıktan kaynaklı olarak aşağıdaki durumlar meydana gelebilir.

  • Beyin hasarı
  • Felç
  • Nöbetler
  • Kalp krizi, anjin
  • Kalp ritmi bozuklukları
  • Böbrek yetmezliği
  • Sürekli körlük
  • Akciğerlerde sıvı birikimi

Hipertansiyondan kaynaklı olarak meydana gelen belirtiler yaşanıyorsa kısa süre içine en yakın sağlık kurumuna başvurmak gerekir. Yüksek tansiyonu olan kişilerin her daim kan basıncını dikkatli şekilde izlemesi gerekir.

Ayrıca tedavi sürecinde uzman hekim tarafından verilen ilaçları dozajında kullanmakta sorunun dengede tutulması açısından çok önemli bir detaydır. Özellikle yaşam tarzı değişiklikleri kapsamında beslenmede az yağlı yiyecekler ve tuz oranı düşük yiyeceklerin tercih edilmesi gerekir.

Zaten ciddi durumda olan hastalara uzamanlar beslenme listesi verir.

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: //kalpritmi.com/malign-hipertansiyon.html

Hipertansiyonun yol açtığı 9 teh

Göz, Böbrek ve Kalp Düşmanı ‘Hipertansiyon’

Türkiye’de her üç yetişkinden birinde görülen hipertansiyon her zaman gündemde olan bir sağlık sorunu. Hipertansiyon, önlem alınmaması halinde başka hayati sorunlara da yol açabiliyor.

Teh bu kadar büyük olmasına rağmen toplumda hipertansiyona karşı yeterli bir bilinç oluşmuş durumda değil. Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr.

Güliz Erdem, hipertansiyonun neden olduğu 9 gizli tehyi anlattı.

Hipertansiyonu olan pek çok kişiden ‘ama benim şikayetim yok’ yorumunu çok sık duyuyoruz. Oysa şikayetin olmaması yüksek kan basıncının olmadığını veya zararı olmadığını göstermiyor. Hissedilmese bile kan basıncı yüksekliği sağlık problemlerine neden olmaya devam ediyor.

Kan basıncı yüksek olduğunda, özellikle enseden başlayan baş ağrısı, burun kanaması, nefes darlığı gibi şikayetler olabileceği gibi, uzun yıllar hiçbir belirti vermeden de aynı yükseklik görülebiliyor.

Hipertansiyonda hekiminizin önerdiği tedaviyi devamlı ve düzenli uygulamanız; doktorunuz değiştirmediği sürece ilaçlarınızı kesmeyip, değiştirmemeniz çok önemli. Kan basıncı diyet, mevsim değişiklikleri, psikolojik durum veya ilaçlar gibi birçok faktörden etkilenebiliyor.

Hipertansiyonu olan kişilerin kendi kan basınçlarını kontrol etmeleri ve değişiklik görmeleri halinde doktorlarına danışmaları gerekiyor. İşte önlem alınmaması halinde hipertansiyonun neden olabileceği 9 gizli teh…

Hipertansiyon – Kalp krizi ilişkisi

Kalp kasını besleyen koroner damarların daralmasında ve tıkanmasında kontrolsüz hipertansiyon en önemli risk faktörlerinden biri. Bu durumda kalbi besleyecek oksijenden zengin, yeterli kan akımının sağlanamaması sonucu oluşan göğüs ağrısı, göğüste rahatsızlık hissi, nefes darlığı kalp krizinin en sık görülen belirtileri olarak öne çıkıyor.

İnme

Kontrolsüz yüksek kan basıncı, beyin damarlarının hasar görmesi ve daralmasına, çatlamasına sebep olabiliyor. Bunun yanı sıra kan basıncı yüksekliğinin de oluşmasında etken olduğu pıhtının, beyin damarını tıkaması da inmeye yol açabiliyor.

Kalp yetmezliği

Yüksek kan basıncı olduğu zaman kalp kası, kanı vücuda pompalamak için kalınlaşıyor. Zamanla kalınlaşmış kalp kası, yeterli kanı pompalamak için gerekli fonksiyonunu yerine getiremiyor ve kalp yetmezliği oluşuyor.

Hafıza sorunları
Beyin damarlarına kan basıncı yüksekliğinin verdiği zarar hafıza, düşünme ve konuşma becerilerini olumsuz yönde etkiliyor.

Hipertansiyon – Böbrek hastalığı ilişkisi
Böbreklerin kandaki atıkları süzebilmesi; düzenli sıvı, hormon, tuz, asit dengesini sağlayabilmesi için sağlıklı damarlara ihtiyacı var. Bu nedenle yüksek kan basıncına bağlı bu sistemdeki düzenin bozulması, çeşitli böbrek hastalıklarına yol açıyor. Vücudun kan basıncını düzenlemesi de daha da zorlaşıyor.

Hipertansiyon periferal damar hastalıklarına neden oluyor
Bacak damarlarında, damar sertliğinin oluşması sonucu kan akımı etkilenirse, ayaklarda ve bacaklarda ağrı, kramp, uyuşma oluşabiliyor.

Göz damarlarında kalınlaşma, daralma
Kan basıncı yüksekliği tedavi edilmezse gözde retinaya giden hassas damarlara zarar verebiliyor; sonuç kalıcı görme kaybına kadar farklı seviyelerde görme sorunlarına sebep olabiliyor. Aynı zamanda inmeye neden olan kontrolsüz kan basıncı da görme kayıplarına yol açabiliyor.

Cinsel fonksiyon bozuklukları
Yapılan bilimsel çalışmalar; hem erkek hem de kadınlarda kan basıncı yüksek olanlarda cinsel fonksiyon bozukluklarının, hipertansiyonu olmayan kişilere göre daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.

Aort anevrizması

Hipertansiyon nedeniyle kan basıncının yüksek olması, zamanla damar duvarında zayıflama olması sonucunda, damarın bir kesiminde genişleme ve anevrizma olarak tanımlanan balonlaşmaya sebep olabiliyor. Anevrizma vücudun her yerindeki damarlarda oluşabilmekle birlikte, sıklıkla vücudun en büyük damarı olan aortta da bulunuyor ve yırtılarak hayatı tehdit eden kanamalara sebep olabiliyor.

Video: Hipertansiyon tedavi edilmezse nelere yol açabilir?

İlginizi çekebilir

Yüksek tansiyon hakkında bilmeniz gerekenler

Yüksek tansiyonun nedenleri

Yüksek tansiyon en çok organlara zarar veriyor

Yüksek tansiyon bu lelirtilerle geliyor

Hipertansiyon hakkında yanlış bildikleriniz

Paylaş

Источник: //www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/hipertansiyonun-yol-actigi-9-tehlike

Diyabet ve hipertansiyon, böbrek yetmezliğinin en büyük sebebi

Göz, Böbrek ve Kalp Düşmanı ‘Hipertansiyon’

Böbreklerin, vücuttaki zararlı maddelerin atılmasını, sıvı ve elektrolit dengesini sağlayan, ürettiği hormonlarla tansiyon dengesini sağlayıp, kemik sağlığını koruyan, kan üretimini ayarlayan organizmalar olduğunu söyleyen OFM Antalya Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Dr. Mustafa Eren, Türkiye'de yaklaşık 8 milyon kişide hafif veya şiddetli böbrek hastalığının olduğunu, 61 bin kişinin diyaliz tedavisi aldığını, 12 bin 800 kişinin ise böbrek nakilli olarak hayatlarına devam ettiğini kaydetti.

“Diyabet ve hipertansiyon böbrek düşmanı”

Kalıcı böbrek hastalığı için risk faktörlerini diyabet, hipertansiyon, ailede böbrek hastalığı olması, kistik böbrek hastalıkları, idrar yolu taşları, idrar yolu tıkanıklıkları, SLE gibi otoimmün hastalıklar, obezite, düşük sosyoekonomik durum ve sigara olarak sıralayan Nefroloji Uzm. Dr.

Eren, “Ülkemizde, Türk Nefroloji Derneği verilerine göre, diyalize giren hastalarda, böbrek yetmezliğinin en sık sebebi yüzde 41 ile diyabetken, ikinci en sık nedeni yüzde 25 ile hipertansiyondur. Yani diyabet ve hipertansiyon, diyalize varan böbrek yetmezliğinin üçte ikisinin sebebidir.

Esas olarak böbreklerden kaynaklanan nefritlerin diyaliz hastalarındaki oranı yüzde 7.9, polikistik böbrek hastalığının ise yüzde 3.8'dir. Son yıllarda böbrek yetmezliğinin giderek artmasının en önemli nedeni diyabet ve hipertansiyon görülme oranının artması ve tedavideki yetersizliktir.

Avrupa ülkeleri arasında en yüksek diyabet gelişme oranına sahip ülke Türkiye'dir. Ülkemizde 2000 yılında yapılan TURDEP-1 çalışmasında diyabet sıklığı yüzde 7.3 iken, 2012 yılında yapılan TURDEP-2 çalışmasında bu oran yüzde 13.7'ye çıkmıştır.

Ülkemizde hipertansiyon görülme oranı, 2012 yılında yapılan PATENT-2 çalışması sonuçlarına göre, 18 yaş üzeri popülasyonda yüzde 30 iken, 50-59 yaş arasındaki bayanlarda yüzde 58, erkeklerde yüzde 50'dir” şeklinde konuştu.

“Protein kaçağına dikkat”

Çok yaygın ve tedavide geç kalınırsa vücuttaki pek çok organı bozabildiği için diyabet hastalığına çağın vebası denilebileceğine dikkat çeken Eren, diyabetik hastalarda, büyük ve küçük kan damarların ciddi zarar gördüğünü, en kolay ve hızlı hasar gören organların ise damarsal ağdan zengin olan böbrekler, gözler, kalp ve beyin olduğunun altını çizdi. Eren şöyle devam etti:

“Böbreklerimizdeki damarların ve böbrek dokusunun hasarına bağlı olarak, idrarda protein kaçağı meydana gelir. Erken teşhis edilmezse, protein kaçağı zamanla kalıcı böbrek fonksiyon yetersizliğine neden olmaktadır.

Böbrek fonksiyonları yüzde 20'nin altında olan ve protein kaçağı olanlarda, 10 yıl içinde ölüm riski aynı yaş grubundaki kişilere göre yaklaşık 6 kat daha fazladır.

Genellikle böbrek yetmezliği gelişen kişilerde, böbrek fonksiyonlarının yüzde 80'i kayboluncaya kadar, halsizlik dışında belirgin ve erkenden uyarıcı bir belirti oluşmamaktadır.

2014 yılında yapılan bir çalışmada, 940 Tip 2 diyabet hastasının böbrek hastalığı yönü ile taranması sonrası, yüzde 54'ünde hafif veya ileri evre böbrek yetmezliği olduğu, taramadan önce hastaların sadece beşte birinin böbrek hastalığının bilindiği, beşte dördünün ise böbrek yetmezliğinden haberdar olmadığı saptanmıştır” dedi.

Erken teşhisin önemi

Böbrek yetmezliği gelişen hastaların sağlık serüvenini, darboğazlardan geçmeye çalışan gemilere benzeten İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Dr.

Mustafa Eren, hastaların yollarında pek çok gizli teh bulunduğunu, bunların başlıcalarının kalp ve damar hastalıklarında artış, vücutta sıvı birikimine bağlı kalp yetmezliği ve akciğerde sıvı toplanması, ani potasyum yükselmesine bağlı ölüm riski, kemik iliği çalışmasının zayıflamasına bağlı kansızlık, ilaç dozlarının uygun ayarlanmamasına bağlı oluşan ilaç toksisiteleri (ilaçların üçte ikisi böbrekler yolu ile atılmaktadır) ve kemik erimesinin geldiğini söyledi. Eren, bu nedenle diyabet ve hipertansiyon hastaları başta olmak üzere böbrek yetmezliği gelişen hastaların, bu tehli darboğazlardan geçebilmesi için nefroloji uzmanının klavuzluğuna ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Böbrek fonksiyonları bozulanların yapması gerekenler

Böbrek fonksiyonları bozulmaya başlayan hastaların neler yapması gerektiği hakkında da bilgi paylaşan Dr. Mustafa Eren, böbrek yetmezliği başlayan hastaların, eğer başka hastalıklar açısından sakıncası yoksa kış aylarında en az 2 litre, yaz aylarında en az 3 litre su içmesi gerektiğinin altını çizdi. Eren, diğer önlemleri de şu şekilde sıraladı:

“Aşırı protein ve tuz alımının kısıtlanması, yaşam şekli değişikliklerinin düzenlenmesi, radyokontras ajanlar ve ağrı kesici ilaçlar başta olmak üzere ilaçların kullanımının çok iyi denetlenmesi, diyabet ilaçları, insülin dozları ve hipertansiyon ilaçlarının böbrek yetmezliğine göre ayarlanması, idrar yolu tıkanıklıkları ve idrar kesesi fonksiyon bozukluğuna karşı erkenden önlem alınması, dislipidemi, sigara, obezite, kansızlık, fosfor ve potasyum yüksekliği gibi kalp damar hastalıklarını arttırıcı risk faktörlerinin çok iyi incelenerek düzeltilmesi gereklidir. Hastalıkların başlangıç aşamasında, teşhisi zor ama tedavisi kolayken, ilerlemiş aşamalarında teşhisi kolay ama tedavileri zor, sonuçları ise ağırdır. Bu nedenle özellikle diyabet ve hipertansiyon hastaları başta olmak üzere, risk grubundaki hastaların, böbrek yetmezliği gelişimi açısından düzenli olarak takip edilmesi gerekir” 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Beşiktaş Metro İstasyonu çalışmaları sırasında bulunan arkeolojik kalıntılarla ilgili basın mensuplarını bilgilendirdi. Topbaş yaptığı açıklamada İstanbul'da beklenen fırtına ile ilgili uyarılarda da bulundu.

“BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLARAK TEYAKKUZ DURUMUNDAYIZ”

Fırtına için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve AKOM'un önlemler aldığını belirten Başkan Topbaş, “Öğleden sonra itibariyle Marmara Denizi'nde bir fırtına beklenmekte. Bunları tabi ki büyük ölçekli bir meteorolojik hareket olduğu için bilgilendirilmesi gerekiyor.

Buna göre günlük yaşamımızı düzenlememiz, uyarılara dikkat etmemiz gerekiyor. Rüzgarın saatte 75 kilometre hıza erişebileceğinden bahsediyor. Çarşamba günü yani 30 Ağustos'un ilk saatlerinden itibaren etkisini azaltacak.

Bugün itibari ile gece yarısına kadar sürecek bir fırtına ile karşı karşıya İstanbul. Dikkat etmek gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi olarak teyakkuz durumundayız. AKOM bu konu ile ilgili hazırlıklarını yaptı, çalışmalarını sürdürmekte.

Vatandaşlarımızda hassasiyet gösterirse beraberce bu meteorolojik olayı sağlıklı bir şekilde geçirebiliriz“ dedi.

Bayramların insanları birleştirici bir etkisi olduğunu ifade eden Topbaş, ”Kurban Bayramı arefesindeyiz. Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramımız var. Bunlar bizim hem milli hem dini bayramlarımız. Büyük bir millet olduğumuzu ortaya koymamızı sağlayan, hissettiren önemli anlardır.

30 Ağustos tarihimizde çok önemli bir bayramımızdır, bunu milletçe kutluyor ve bu topraklarda can vermiş şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi de şükranla anıyoruz. Birlikteliğimizle tarihte neleri başardığımızı görmekteyiz. En yakını Çanakkale ve 15 Temmuz” diye konuştu.

“İSTANBUL'UN YEDİ BÖLGESİNDE HİJYENİK, MODERN KURBAN KESİM ALANLARI OLUŞTURDUK”

Vatandaşların Kurban Bayramı'nı sorunsuz bir şekilde geçirebilmeleri için önlemler alındığını söyleyen Başkan Kadir Topbaş, vatandaşlara uyarılarda bulundu. Topbaş, “Kurban ile ilgili detayları daha önce vermiştik. İstanbul'un yedi bölgesinde hijyenik, modern kurban kesim alanları oluşturduk.

410 bin metrekarelik alan toplamda. Hem satış istasyonları var, hem de kurban vecibesini yerine getirirken hayvanlara eziyet edilmeyecek kesimhanelerimiz var. Vakıf, dernek ve STK'larımıza da yardımcı oluyoruz.

İlçe belediyelerimize de teknik destek vermekteyiz ki İstanbul artık o kötü görüntüleri ortalıklarda, kurban kesim işlemlerini, çevre kirliliğini bu kentte yaşamayalım. Bu ibadetlerini yerine getirmek isteyenlerden kent duygusuna uygun ibadetini de kendi hassasiyetleri içinde yapabilmelerini istiyoruz.

Şimdiden ben 30 Ağustos Zafer Bayramımızı tebrik ediyorum, kutluyorum, nice güzelliklerde buluşmak üzere diyorum. Aynı zamanda dini bayramımız olan Kurban Bayramı'nı da tebrik diyorum” dedi.

“KURALLARA UYDUĞUMUZ ZAMAN ACISIZ VE SORUNSUZ BİR YAŞAMI ORTAYA KOYMUŞ OLURUZ”

Bayramlarda yaşanan trafik kazalarına karşı vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulunan Topbaş, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu'nun üzerinde hassasiyetle durduğu konu, trafikteki hassasiyettir. Trafik kuralları bilimsel tespitlerle yapılmıştır, hız sınırları bilimsel tespitlerle yapılmıştır. Kurallara uyduğumuz zaman acısız ve sorunsuz bir yaşamı ortaya koymuş oluruz.

Kurban Bayramı ve diğer bayramlarda maalesef ciddi mal ve can kayıplarımız ortaya çıkıyor. Bu hassasiyeti gösterirsek sıkıntılar ortadan kalkar. İnsanlarımız da inanıyorum ki bu kurallara dikkat edecek, kendi yaşamlarını da buna uydurmaya çalışacaktır.

Acı ve kedersiz bir gelecekte birlikte olmak umuduyla hepinize hayırlı bayramlar diliyorum.”

Emrah Kuş – Hasibe Karadağ 

Page 3

  • Afyon
  • Aydın
  • Denizli
  • İzmir
  • Kütahya
  • Manisa
  • Muğla
  • Uşak
  • Adıyaman
  • Batman
  • Diyarbakır
  • Gaziantep
  • Kilis
  • Mardin
  • Siirt
  • ŞanlıUrfa
  • Şırnak
  • Adana
  • Antalya
  • Burdur
  • Hatay
  • Isparta
  • K.maraş
  • Mersin
  • Osmaniye

Page 4

  • Afyon
  • Aydın
  • Denizli
  • İzmir
  • Kütahya
  • Manisa
  • Muğla
  • Uşak
  • Adıyaman
  • Batman
  • Diyarbakır
  • Gaziantep
  • Kilis
  • Mardin
  • Siirt
  • ŞanlıUrfa
  • Şırnak
  • Adana
  • Antalya
  • Burdur
  • Hatay
  • Isparta
  • K.maraş
  • Mersin
  • Osmaniye

Источник: //www.iha.com.tr/haber-diyabet-ve-hipertansiyon-bobrek-yetmezliginin-en-buyuk-sebebi-668737/

Hipertansiyon Nedir? Hipertansiyon Belirtileri ve Tedavisi

Göz, Böbrek ve Kalp Düşmanı ‘Hipertansiyon’

Hipertansiyon birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan kan basıncı yüksekliğidir. Hipertansiyon hastalığı, ülkemizde yaklaşık 15 milyon kişide görülmektedir. Bu hastaların sadece %5-6’sı etkin bir tedavi ile tedavi edilmekte ve hastalar sağlığına kavuşmaktadır.

Hipertansiyonun ortaya çıkış nedenleri arasında genetik yatkınlık ve aşırı tuz tüketimi ilk sıralarda yer alır. Ancak hastaların %95’inde yüksek tansiyon nedeni belli değildir. Mutlaka kontrol altına alınması gereken hipertansiyon, ani tansiyon yükselmelerinde beyin kanaması ve felce neden olabilmektedir.

  Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü uzmanları, hipertansiyon belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi veriyor.

Hipertansiyon Nedir?

Damarın içindeki kanın damar duvarına yaptığı yüksek basınca hipertansiyon denir. Uzun dönemde kanın damar duvarlarındaki etkisi damarın iç yüzeyinde hasara yol açar. Yüksek tansiyon nedeniyle organları besleyen damarlarda tıkanma, genişleme veya yırtılma meydana gelebilir. Hipertansiyon organlara giden kan akışını bozarak organ yetmezliklerine neden olabilir.

Yüksek kan basıncı adıyla da bilinen hipertansiyon, uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine verebileceği hasar nedeniyle “sessiz düşman” olarak da anılmaktadır.

Kan dolaşımı için gereken basıncın normalden fazla olması anlamına gelen ‘yüksek tansiyon’, mutlaka uzman kontrolünde takip edilmelidir.

Büyük ve küçük tansiyonun normalden fazla olması durumuna hipertansiyon denilmektedir.

Hipertansiyon Belirtileri

‘’Sessiz düşman’’ terimi hipertansiyon için sıklıkla kullanılan bir terim. Nedeni ise hipertansiyonun yıllarca hiç belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar verebilme olasılığıdır.

Bu nedenle belli aralıklarla kan basıncınızı ölçtürmeniz gerekir. En belirgin hipertansiyon belirtileri arasında aşırı yüksek kan basıncına bağlı olarak baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk oluşabilir.

Ayrıca hipertansiyon belirtileri arasında;

  • halsizlik,
  • yorgunluk,
  • burun kanaması,
  • kulaklarda çınlama,
  • yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma,
  • bazen çok sık idrara çıkma,
  • gece uykudan uyanıp idrar yapma
  • bacaklarda şişlik olabilir.

Hipertansiyon belirtilerinden biri ya da birkaçı hissedildiğinde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Her yüz kişinden birinde bulunan çok yüksek kan basıncı (malign hipertansiyon) adı verilen durumda ise zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baş dönmesi bazen de böbrek yetersizliği görülebilir.

Bu acil bir durumdur ve organ hasarından korunmak için mutlaka hastaneye başvurulmalıdır. Kan basıncının çok yükseldiği durumlarda da, çift görme, dilde peltekleşme, yüzde veya vücutta karıncalanma da hipertansiyon belirtisi olarak kendini hissettirir.

Hipertansiyon Nedenleri

Hipertansiyon nedenleri arasında günlük yüksek tuz alımı, stres, obezite, ailede hipertansiyon öyküsünün bulunması gibi genetik faktörler, şeker hastalığı, hareketsiz yaşam tarzı, kalsiyum, potasyum, magnezyum gibi elementler içeren besinlerin günlük olarak yetersiz tüketilmesini sıralayabiliriz. Ayrıca tiroit hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, böbreğe giden damarlarda daralma, aort darlıkları, genetik bozukluklar da hipertansiyonu tetikleyici faktörlerle ortaya çıkabilmektedir. Doğum kontrol hapları, bazı ağrı kesici türleri de kan basıncını yükseltip, hipertansiyona neden olmaktadır. Hastaların büyük bir kısmında nedeni belirlenemese de yüksek kan basıncı mutlaka kontrol altına alınmalı ve hipertansiyon nedenleri iyi araştırılmalı ve kan basıncı ideal düzeye düşürülmelidir.Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu, tansiyonun yükselme ve düşme nedenlerini bu videoda anlatıyor;

Hipertansiyon Tanısı Nasıl Konulur?

Hipertansiyon teşhisi hipertansiyon hastalığını tedavi etmek için en önemli aşamalardan biri. Uzman kontrolünde yapılan hipertansiyon tanısı hastalığınızın derecesini ve tedavi süreçlerini de belirler. Kan basıncının 140/90 mm hg üzerinde olması hipertansiyon hastası olabileceğinizi gösterir.

Hipertansiyon tanısı koyarken  detaylı bir fizik muayene, elektrokardiyogram, ekokardiyografi, 24 saatlik kan basıncı izlemi ve laboratuvar testleri yapılır. Kan basıncı birçok faktörden etkilenir. Sağlıklı bir hipertansiyon tanısı için tansiyon ölçümü öncesi bir saat içerisinde bir şey yememek, istirahat halinde olmak, sigara ve kahve içmemek gerekir. Uz. Dr.

Özgür Mollaoğlu'nun Tansiyon düştüğünde ilk müdahale nasıl olmalıdır? isimli videsunu izleyebilirsiniz.

Hipertansiyon Tedavisi

Hipertansiyon tedavisinde amaç kan basıncını 140/90 mm hg altına düşürmektir.  Eğer hastada şeker hastalığı, böbrek yetersizliği ve organ hasarı var ise kan basıncının daha düşük olması hedeflenir. Hipertansiyon tedavisinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri yatar.

  Aynı zamanda hipertansiyon tedavisinin önemli bir bölümünü ilaç tedavisi oluşturur. Hipertansiyon tedavisi sırasında yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli egzersiz, kilo kontrolü, tuz alımının kısıtlanması çok önemlidir.

Tüm tedavilere dirençli hipertansiyon durumunda ise böbrek atardamarlarına işlem yapılarak kan basıncı kontrol altına alınabilir. İnme, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi hipertansiyonun yarattığı ciddi durumlardan korunmak için erken tanı çok önemlidir.

Erken tanı koyulan ve kontrol altına alınan hipertansiyon yaşam kalitesini etkilemez.

Diğer tüm tedaviler gibi hipertansiyon tedavisi de kişiye özel olmalıdır. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan tansiyon ilaçlarının bağımlılık yaptığı ya da zararlı olduğunu düşünmek, sürekli ve uzun dönem ilaç kullanmanın getirdiği yan etkilere dayanarak bundan kaçınmak doğru değildir.

Günümüzde kullanılan ilaçlar, tansiyonu düzenlerken, kalp-damar sistemini korur ve  böbreklerin  bozulmasını da engeller. İlaç tedavisinde, sadece tansiyonun kontrol altına alınması değil, diğer organların da korunması amaçlanmaktadır. Tedaviye uyum çok önemli olmakla birlikte hastaya uygun ilaç seçimi de çok önemlidir.

Ayrıca hastanın tam kontrolü sağlandıktan ve tansiyonu düzenlendikten sonra ilaçların bırakılabileceği de unutulmamalıdır.

Dirençli Hipertansiyon Tedavisi

Dirençli hipertansiyon tedavisi için etkili yöntemler geliştirilmiştir. Bunlardan biri de şah damarı pili yöntemidir. Şah damarı pili aslında ileri evre kalp yetmezliği tedavisinde yeni bir yaklaşımdır. Şah damarı pili, aynı zamanda  dirençli hipertansiyon hastalarında da etkin bir tedavi yöntemi olarak kullanılır.

Pil, şah damarı üzerine yerleştirilen bir uyarıcı ve göğüs kası içine yerleştirilen kablo ile bağlı olduğu bir batarya sisteminden oluşur.  İşlem, kalp pili takılmasına benzer, ancak daha kolay bir şekilde hızlıca yerleştirilebilir. Pil, şah damarı üzerine basit bir cerrahi işlem ile konulmaktadır.

Şah damarı üzerinde doğal olarak bulunan bir reseptör, normal şartlar altında kan basıncı yükselmesine tepki olarak parasempatik sistemi uyarmakta ve kan basıncını düşürür. Bu tepki, hipertansiyon hastalarında etkin olarak kan basıncını düşürmeye yeterli olmamaktadır.

Ancak şah damarı üzerine cerrahi işlemle yerleştirilen pil, bu bölgeye sürekli uyarı vermekte ve etkin kan basıncı düşüşü sağlamaktadır.

Şah damarı pili uygulaması hipertansiyon tanı ve tedavisini üstelenen kardiyoloji, iç hastalıkları ya da nefroloji bölümleri tarafından verilmektedir. Uygulama ise kalp ve damar cerrahisi bölümü tarafından yapılır. İşlemin bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmayıp, hasta işlem sonrasında aynı gün taburcu edilir.

  Dirençli hipertansiyon hastaları bu tedaviden yaklaşık 1 ay içinde etkin cevap alınmaktadır. Bu yeni yöntem, özellikle dirençli hipertansiyona bağlı uç organ hasarından kaçınmak ve kan basıncı kontrolünde oldukça etkindir. Uygulama teknik alt yapısı uygun, yeterli cerrahi tecrübeye sahip merkezlerde yapılmalıdır.

Hipertansiyon hastalarının şah damarı pili takıldıktan sonra dikkat etmesi gerekenler ise şu şekilde;

  • Tansiyonunuzu günde 2 kez ölçmeli ve doktorunuzla iletişim halinde olmalısınız.
  • Yağlı ve tuzlu besinlerden uzak durmalısınız.
  • Doktoru kontrolünde tansiyon ilaçlarına devam etmelisiniz.
  • Düzenli egzersiz yapmalısınız.
  • Fazla kilolarınızdan kurtulmalısınız.
  • Eğer şeker hastalığınız varsa kontrol altında tutmalısınız.
  • Rutin kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz.

Tansiyon Nasıl Ölçülür?

Tansiyon ölçümü, hipertansiyon tanısı için en önemli aşamalardan biridir. Bu nedenle doğru yapılması gerekir. Tansiyon ölçümleri tansiyon aleti ile yapılır. Üst koldan yani omuz ile dirsek arasından ölçülen manuel tansiyon aletleri en doğru sonucu verir. El bileğinden otomatik aletlerle ölçüm yapan cihazlar da kullanılabilir.

Tansiyonunuz mutlaka her iki koldan ölçmelisiniz. Eğer kol damarınızda darlık var ise tansiyonunuz düşük çıkabilir.  İki kolunuzdan ölçüm yaptığınızda iki tarafta da aynı ölçüme sahipse tek bir koldan ölçüm yapılmaya devam edilebilirsiniz. Eğer kollarınızda fark varsa yüksek olan kolunuzdaki ölçümü dikkate alınmalısınız.

Tansiyon ölçümü esnasında , 5 dakikalık istirahat süresi boyunca oturur pozisyonda olmalı ve kolunuzu bir yere dayandırılmalısınız. Evde, el bileğinden tansiyon ölçümü yapılıyorsa iki defa üst üste ölçüm yapmalısınız. Anormal bir değer çıkarsa normal bir tansiyon aletiyle tekrar ölçüm yapmayı deneyebilirsiniz.

Ancak mutlaka bir hekim tarafından normal tansiyon aletiyle ölçülen sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmalıdır.

Hipertansiyon İlaçları

Hipertansiyonun tedavisinde en etkin yöntem hipertansiyon ilaçlarıdır. Günümüzde hipertansiyon ilaçları hipertansiyon tedavisi için oldukça etkin rol oynar. Ancak yine de hipertansiyon ilaçlarının kullanım oranları %50'nin altında seyretmektedir. Hipertansiyon ilacı kullanan hastalarda kan basıncının etkin kontrolü ancak her 2 hastadan 1’inde sağlanabilmektedir.

Hipertansiyon ilaçlarının doktor kontrolünde düzenli olarak alınması çok önemlidir. Günümüzde, hasta için en etkili tedaviyi sağlayan ve en az yan etkiye sahip farklı hipertansiyon ilaç seçenekleri bulunmaktadır.

Hipertansiyon hastaları kullandıkları ilaçların yan etkileri konusunda doktorunu mutlaka bilgilendirmeli ve mutlaka belirlenen dozlarda devam etmeye özen göstermelidir.

Hipertansiyon ilaçları doktorun bilgisi dışında kesilmemeli ve herhangi bir sorun yaşandığında yine doktora danışılmalıdır.

Tansiyon ilaçları ile ilgili doğru bilinen yanlışlar!

  • Sarımsak ve limonun tansiyonu düşürmeye ya da yükseltmeye etkisi yoktur. Hipertansiyon tedavisinde sarımsak ve limonun yeri yoktur. Hipertansiyon hastaları sadece ilaçlarını düzenli olarak kullanmalı ve sağlıklı beslenme kuralları içinde bu besinleri tüketmelidir.
  • Hipertansiyon ilaçları bağımlılığa neden olmaz.

    Hipertansiyon tedavisi süreklilik gerektirir.

  • Halk arasında tansiyon ilaçlarının böbrek ve karaciğeri olumsuz yönde etkilediğine dair yanlış bir inanış vardır. Tam tersine tansiyon ilaçlarının bu organlara olumsuz etkisi yok denecek kadar azdır.

    Ayrıca böbrek ve birçok organ, yüksek kan basıncı ilaç ile tedavi edilmediğinde çok zarar görebilir.

Hipertansiyon Hakkında Merak Edilenler

Vücut, kan basıncı yüksekliğine alışır mı? Bunun vücuda bir zararı olur mu?

Hastanın bir yakınması olmaması, hipertansiyonun vücuduna zarar vermediği anlamına gelmez. Zaman içinde olumsuzlukların ortaya çıkmaması için hastanın şikayeti yoksa bile kan basıncının normal değerlere çekilmesi gerekli.

Hipertansiyon tedavisi ne kadar sürer? İlaçlar bağımlılık yapar mı?

Hipertansiyon tedavisi yaşam boyu sürer. Organlarda bir hasar oluşmadıysa ve kan basıncı yüksekliği hafifse, hastalık ilaçsız tedavi yöntemleri kontrol altına alınmaya çalışılır. Aksi durumda ise ilaç tedavisi uygulanır. Hipertansiyon ilaçları bağımlılık yapmaz.

Sarımsak ve limon suyu ilaç alma ihtiyacını ortadan kaldırır mı?

Bazı doğal maddelerin kan basıncında kısıtlı düşmeler yarattığı bilinen bir gerçektir. Ancak bunlar hastalığı tedavi etme ve yarattığı etkileri ortadan kaldırma yeterliliğine sahip değildir. Ancak ilaçlara destek olurlar.

Hipertansiyon ilaçları cinsel aktiviteyi azaltır mı?

Tüm ilaçların yan etkileri vardır. Doktor hastaya en uygun olan, yan etki profili en düşük ilacı önerecektir. Eğer herhangi bir yan etki meydana gelirse, hasta rahatlıkla başka bir seçeneğe yöneltilebilir. İlaçlardan kaynaklanan yan etkiler de ilacın kesilmesinden sonra ortadan kalkar.

“Hipertansiyon” tanısı konulabilmesi için birkaç kez tansiyon çıkması yeterli midir?

Hipertansiyon tanısı için seri ölçümler gerekir. Özellikle ısdırap, heyecan, korku gibi durumlarda her sağlıklı kişide kan basıncının yükselmesi doğaldır. Bu münferit yükselmeler kişinin hipertansiyon hastası olduğunu göstermez.

Hipertansiyon hastasının yaşam şekli nasıl olmalı?

Hipertansiyon hastalarının diyetinde tuz kısıtlaması büyük önem taşır. Potasyum ve magnezyumdan zengin beslenmek de önemlidir. Aynı zamanda kişinin ideal kilosuna erişip kilosunu koruyabilmesi için diyet yapması gerekir.

Sigara ve alkol kullanımın da, özellikle kalp ve damar sistemi ile hipertansiyona direkt etkisi bulunduğundan bu alışkanlıkların sonlandırılması da tedavinin bir parçasıdır.

Hipertansiyon tedavisinde stresten kaçınılması da maksimun önem taşır.

Tansiyon doktora gelince yükselir mi?

“Beyaz önlük hipertansiyonu” denen olgu, hipertansiyonla ile ilgili bilinenlerin en eskisidir. Bu nedenle kişinin günlük hayatta aldığı kan basıncı ölçümleri, hastane ve muayenehane ortamlarında alınan ölçümlerden daha değerlidir.

Yüksek tansiyonun çocuklardaki etkisini anlatan makalemiz için tıklayınız!

Yüksek Tansiyon Hastalarına Ramazan Uyarısı isimli makalemiz için tıklayınız!

Güncellenme Tarihi: 15 Mayıs 2017Yayınlanma Tarihi: 21 Eylül 2016

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/hipertansiyon-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть