Göz Hastalıkları Nelerdir?

içerik

Göz Hastalıkları

Göz Hastalıkları Nelerdir?

Göz vücudumuzda hacim olarak çok küçük bir kısmı kaplamasına rağmen, en önemli organlarımızdan birisidir. 5 duyu organımızdan birisi olarak tabir edilen gözlerimizle gündelik hayatta beynimize gelen verilerin yüzde 85’ini elde ederiz. Bu anlamda değerlendirildiğinde göz sağlığının vücut sağlığı ile ne kadar yakından ilişkili olabileceği anlaşılabilir.

Göz muayenesi erken bebeklik, çocukluk ve erişkinlik dönemlerinde periyodik olarak yapılmalıdır. Güncel olarak, bebeklerde 2 aylık, 6 aylık ve 12 aylıkken göz muayenesi yapılmalı ve bir problem olmasa bile göz muayenesi her yıl düzenli olarak tekrarlanmalıdır.

Memorial Hastaneleri Göz Merkezi'nde muayene ve ameliyatlar; refraktif cerrahi, katarakt cerrahisi, glokom, kornea, üvea-retina, vitreoretinal cerrahi, şaşılık, nörooftalmoloji, oküloplastik, kontakt lens konularında deneyimli doktorlar tarafından en ileri muayene ve tetkik cihazları kullanılarak yapılmaktadır.

Göz muayenelerinde otorefraktokeratometre, airpuff ve aplanasyon tonometreleri (göz tansiyonu ölçümü için), biyomikroskop, direkt-indirekt oftalmoskop gibi bilgisayarlı ve manuel ölçme ile değerlendirme cihazları kullanılmakta, hasta bilgileri yine bilgisayar ortamında saklanmaktadır.

Gözün tüm ameliyatlarında deneyimli cerrahlar tarafından uygulanan en modern teknikler ve cihazlar kullanılmaktadır. Katarakt ameliyatları hastaların hemen hepsinde damla anestezi ile dikişsiz fakoemülsifikasyon tekniğiyle yapılmaktadır.

Diyabete bağlı ileri görme kaybında pars plana vitrektomi ile internal limitan membran soyulması, ileri yaşa bağlı makula dejeneresansında tedavileri ve subretinal vitrektomi ameliyatları da dahil olmak üzere her türlü komp vitreoretinal cerrahi, başarıyla gerçekleştirilmektedir.

Kornea nakilleri göz bankalarından temin edilen donör kornealar kullanılarak yapılmaktadır.

Glokom (göz tansiyonu), şaşılık ve retina dekolmanı ameliyatları göz için en uygun yöntemler kullanılarak yapılmaktadır. Miyop, astigmat ve hipermetropinin düzeltilmesi için yapılan excimer laser uygulamaları, lasik yöntemiyle ve damla anestezisiyle yapılmaktadır.

Refraksiyon (kırma) kusurları

Genel olarak gözlük, kontakt lens veya refraktif cerrahi yöntemleri ile düzeltme gerektiren refraksiyon kusurları 4 grupta değerlendirilir:

  • Miyopi
  • Astigmatizma
  • Hipermetropi
  • Presbiyopi (40 yaş sonrası yakını görme sorunu)

Tüm refraksiyon kusurları temelde uzağı görememeye sebep olmakla beraber hipermetropi ve presbiyopide tabloya yakın görme problemi de eşlik etmektedir.  Miyopi, temel olarak uzağı görememe şeklinde tarif edilebilir ve eksi numaralı gözlükler ile düzeltilir. Refraktif cerrahiye en uygun olan kırma kusurudur.

Hipermetropi, çocukluk ve gençlik çağında sorun yaratmayabilir fakat özellikle bu dönemde yakın çalışmalar esnasında (ders çalışırken, kitap okurken) göz yorgunluğu ve baş ağrısı gibi şikayetlere yol açabilir. Daha ileriki dönemde ise hem yakında hem de uzakta görme azlığı yapar. Artı numaralı camlarla düzeltilir.

Astigmatizma, eksenel bir kırma kusuru olup, bakılan bölgenin bulanık görülmesine sebep olur. Örneğin artı (+) şekline bakarken astigmatizması olan kişiler artının dik veya yatay olan kısmını bulanık görürler. Astigmatizma silindiril camlar ile düzeltilir, yine bazı astigmatizmalar refraktif cerrahi için uygundurlar. Presbiyopi ise 40 yaş sonrası ortaya çıkan yakın görme kusurudur.

Yavaş yavaş ilerler ve 55-60 yaşta en üst düzeye ulaşır. Artı camlarla düzeltilir. Akıllı mercek cerrahisi ile presbiyopiyi düzeltmek de mümkündür. 

Refraktif cerrahi

Refraktif cerrahi kırma kusuru nedeniyle görme sıkıntısı çeken hastalara uygulanan girişimlerini tümünün ortak adıdır. Kornea veya lens cerrahileri olarak iki kısma ayrılır.

Korneal refraktif cerrahilerin tümü temel olarak saat camına benzeyen gözümüzün en dış kornea tabakasındaki kırıcılığı değiştirerek gözlük kullanımını sonlandırmayı sağlarlar. Uygun hasta seçimi yapıldığında oldukça güvenli ve etkili cerrahilerdir. PRK, LASIK, LASEK, FLEX, SMILE gibi birçok alt tipi mevcuttur.

Bu yöntemlerle uygun miyop ve astigmatizma tedavileri oldukça başarılı bir şekilde yapılabilmektedir. Hipermetropide ise hasta seçimi iyi yapıldığında yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir. 

Excimer laser hakkında bilinmesi gerekenler

Korneanın eğiminin değiştirilmesiyle göz numarasının değiştirilebileceği fikri, 25 yıl önce Fyodorov'un 'çizik' ameliyatlarını gündeme getirdi. Miyoplarda kornea, elmas bıçaklarla belirli şekillerde çizilerek düzleştiriliyordu. Bu yöntemle alınan nispi memnuniyet daha mükemmel yollar aranmasını gerektirdi.

20 yıl önce araştırıcılar excimer laser ile 0,25 mikron kalınlıkta ve tutarlılıkla ablasyon (dokuyu adeta buharlaştırarak yok etme) yapılabildiğini keşfettiler. Bu konudaki ilerlemeler sayesinde excimer laser, kırma kusurlarını düzeltmede son derece tutarlı, kontrollü ve güvenilir hale geldi.

Dünyada ve ülkemizde yaklaşık 15 yıldır milyonlarca insanın excimer laser ile kırma kusuru tedavisi gerçekleştirildi. Her laser atımı korneal hücreler arasındaki moleküler bağları çözer. Bu işlem 0,25 mikron kalınlığa kadar duyarlıdır.

Excimer laser sayesinde lazer ışını, hedeflediği dokuyu hedeflenen kalınlık ve genişlikte ortadan kaldırır ve böylece gözün kırıcılığı istenilen şekilde değiştirilmiş olur. Bu yöntemde göz çizilmediği için basınç değişiklikleri göz bütünlüğünü tehdit etmez.

Lazerin etkisi sadece korneanın belirli bir bölgesine olacağından, laser gözün görme merkezlerine zarar vermez. Başlangıçta PRK denilen yöntem kullanılırken artık günümüzde gözün durumuna göre lasik ya da lasek yöntemi uygulanmaktadır. Hangi göze hangi yöntemin uygun olacağı konusu çok önemlidir ve ancak detaylı incelemelerle anlaşılabilir.

Lasik nedir?

1994 yılından beri uygulanan bu yöntem, lasik excimer lazerin korneada bir kapak (flep) oluşturularak yapılan şeklidir. Lazer yapıldıktan sonra kapak tekrar yerine yatırılır. Lasik yöntemi sayesinde lazer sonrası duyulan ağrı çok azalmıştır. Hemen ertesi gün yeterli görmeye kavuşulur. Lasik’te yüksek numaralara da lazer imkanı vardır.

Korneada belirgin bir leke oluşmaz. Lasik’ten sonra numaranın geri dönmesi nadirdir. Numaranın stabilizasyonu 1 ay içinde tamamlanmış olur. 1 ay sonunda hala gözlük ihtiyacı duyulacak kadar numara artışı varsa mevcut kapak kaldırılıp tekrar lazer yapılabilir. Lasik, uygun gözlerde +6,00 hipermetropiden -12,00 numara miyopiye dek başarılı sonuçlar vermektedir.

Refraktif cerrahide amaç gözün numarasını azaltmak, mümkünse tamamen gidermektir. Ameliyat sonrası hasta gözlüksüz olarak gözlükle görebildiği kadar görmeye kavuşmuşsa başarılı sonuca ulaşılmış olunur.

Excimer laser tedavisi sağlıkla ilgili standartların çok sıkı kurallara olduğu ABD'de FDA onayı almıştır ve bugüne kadar milyonlarca göze excimer laser uygulanmıştır.

Lasik nasıl uygulanır?

Lasik damla anestezisi altında yapılır. Göz kapakları bir ayırıcı ile açılıp hastanın göz kırpması önlenir. Korneanın merkezi işaretlendikten sonra korneada kapak yaratacak olan mikrokeratom göze yerleştirilir.

Kapak hazırlanırken keratomun yaptığı basınç nedeniyle 3-4 saniye ışık hissi kaybolur. Keratom çıkartıldıktan sonra kapak açılır ve kornea yatağına lazer uygulanır. Lazer işlemi çoğu zaman 1 dakikayı geçmemektedir.

Sonra göz iyice yıkanarak kapak eski yerine yatırılır ve göze yapışması sağlanır. Antibiyotikli damla damlatılarak işlem sona erdirilir. Ameliyat sonrası iki gün; hafif yanma, batma, sulanma olabilir. Lasik sonrasında kapağın kırışmaması çok önemlidir.

Bu yüzden ilk günler daha önemli olmak üzere 1 ay boyunca gözlerin ovuşturulmaması gereklidir. Kapak kırışıklığı oluşursa kapak hekim tarafından tekrar yerine yerleştirilebilir.

Katarakt ve göz içi lensler (FAKO Yöntemi – Akıllı Lensler)

Katarakt gözün kornea ile beraber en önemli ikinci kırma organı olan şeffaf lensin, bu özelliğini kaybedip opaklaşmasıdır. Sıklıkla 50 yaş sonrası görülür. Fakat farklı sebeplere bağlı olarak doğuştan, bebeklik ve gençlik çağı kataraktlarına da rastlanmaktadır.

Güncel olarak katarakt cerrahisi fakoemülsifikasyon (FAKO) yöntemi ile dikişsiz olarak yapılmaktadır. FAKO yöntemi ile dikişsiz katarakt cerrahisi son yıllarda büyük gelişmelere sahne oldu.

Özellikle yeni geliştirilen teknolojiler sayesinde, ameliyat esnasında hastaların tercihlerine göre takılan lensler sayesinde hastaların uzak ve yakın gözlüklerden kurtulma olanağı doğdu.

Benzer bir şekilde astigmatik lensler sayesinde astigmatizması olan kişilerde de katarakt cerrahisi sırasında takılan astigmatik lenslerle düzeltmeler yapılabilmektedir.

Diyabetik göz hastalığı

Diyabet, sıklığı beslenme alışkanlığı ve hayat stili değişiklikleri nedeniyle sıklığı tüm dünyada artan bir hastalıktır. Küçük ve büyük damarları etkileyen diyabet, vücuttaki birçok organda hasara neden olabilmektedir.

Göz diyabetin en ciddi etkilediği organlardan birisidir. Gözün ön segmentinde; göz kuruluğu, kırma kusurları ve erken başlangıçlı katarakta sebep olabilen diyabet, asıl sıkıntı yaratan hasarı gözün arka segmentinde yani retinada yapar.

Erken tanı ve tedavi gerçekleşmezse körlükle sonuçlanabilir.

Sarı nokta hastalığı

Sarı nokta hastalığı (yaşa bağlı makula dejenerasyonu)  merkezi görmeyi sağlayan sarı noktanın yaşa bağlı bozulmasından kaynaklanan bir durumdur. İleri yaşlarda görmede azalma, ortayı görememe, düzensiz ve kesik görme, görmede kırılma gibi belirtiler ile kendini gösterir. Sarı nokta hastalığının kuru ve yaş tip olmak üzere iki tipi mevcuttur.

Yüzde 80-90’ını kuru tipi oluşturur. Kuru tip sarı nokta hastalığında sinir hücrelerinde yavaş yavaş hasarlanma meydana gelir. Bu durum zaman sürecinde yaş tipe dönebilir. Bu nedenle hastalığın takibi büyük önem taşır. Yaş tip sarı nokta hastalığında ise retina tabakaları arasına sıvı ve kan sızması sonucu merkez görme ciddi ve ani şeklide azalır.

Diğer retina hastalıkları ve vitrektomi

Diğer retina hastalıkları, retinal delik ve yırtıklar, retina dekolmanı (retina ayrışması), sarı nokta üzeri zar oluşumu (epiretinal membran), maküla deliği gibi çok çeşitli hastalıklardır. Bu hastalıkların bir kısmında lazer fotokoagulasyon gibi küçük işlemler gerekirken önemli bir kısmında ise ileri vitrektomi cerrahileri uygulanabilmektedir.

Göz kapağı hastalıkları

Kapak kenarı iltihabı (blefarit), arpacık (hordeolum), şalazyon, kapak tümörleri (iyi ve kötü huylu), ksantelazma (kolesterol ve yağ içeren, sarı cilt altı lezyonlar), ektropion (kapak kenarının dışa dönmesi), entropion (kapak kenarının içe dönmesi), ptozis (göz kapağı düşüklüğü), blefarospazm (gözün çevresindeki kasın istemsiz kasılması), yüz felcine bağlı göz kapağının kapanamaması,yaşlanma ile kaşta ve üst göz kapağında düşme, ciltte bollaşma ve sarkma gibi göz kapağı hastalıkları hastalığın nedenine göre ilaç ya da ameliyatla tedavi edilmektedir.

Çocukluk çağı göz hastalıkları

Çocuklarda görmenin değerlendirilmesi ve göz muayenesi erken yaşlarda tedavi edilebilecek göz hastalıklarının zamanında tanısı için gereklidir. Doğumdan sonra 1-2 ay içinde doğumsal katarakt, gözyaşı yollarında tıkanıklıklar, konjenital glokom gibi tanılar için ilk muayene yapılmalıdır.

1 yaş civarında bebeğin takip yeteneğinin değerlendirilmesi ve kayma (şaşılık) muayenesinin yapılması önem taşır. 3 yaşına kadar okuma kartları ve resimler öğretilerek ilk görme ölçümü yapılabilir. 3 yaşından sonra da okul öncesi mutlaka her çocukta göz muayenesi tekrarlanmalıdır.

Görme muayenesinde gözlük gerektiren bir bozukluk varsa gözbebeği büyütülüp uyum yeteneği ortadan kaldırılarak tekrar ölçüm yapılır.

Göz bozuklukları (miyop, hipermetrop, astigmat), şaşılık, yeterli görsel uyarı alamadığı için göz ve beyin arasındaki görme yollarının tam gelişememesi manasındaki ambliyopi (göz tembelliği), gözyaşı kanal tıkanıklığı, çocukluk çağı kataraktları ve tümörleri bu yaş grubunda görülebilecek başlıca göz rahatsızlıklarıdır.

Göz tansiyonu (glokom)

Göz tansiyonu (glokom) sıklıkla göz tansiyonu yüksekliği ile seyreden görme sinirinin zarar görmesi sonucunda görme alanı kayıpları ve görme azlığına yol açan bir hastalıktır. Genellikle sinsi seyreder ve başlangıçta belirti vermez.

Akut glokom krizi denen durumda ise göz tansiyonu aniden yükselir ve gözde kızarıklık, ağrı, bulanık görme, ışıklar etrafında renkli halkalar görme, mide bulantısı ve kusma gibi şikayetler olur. 40 yaş üstü bireylerde, şeker ve guatr hastalarında, üveiti olanlarda, ailesinde glokom öyküsü bulunanlarda, uzun süreli kortizon kullanan kişilerde glokom riski artmaktadır.

Bu özelliklere sahip kişilerin, görme sinirindeki hasarın erken tespiti için düzenli göz muayenesi olmaları gerekir.

Prematüre retinopatisi (ROP)

Prematüre retinopatisi (ROP) erken doğan düşük doğum tartılı bebeklerin en önemli sağlık sorunlarından biridir ve kalıcı körlüğe sebep olabilir. Bu bebekler retina damar gelişimi tamamlanmadan doğarlar.

Bebek doğduktan sonra damar gelişimi devam eder, ancak prematüre bebekleri yaşatmak için yüksek konsantrasyonlarda verilen oksijen, gözdeki damarların anormal gelişmesine sebep olabilir ve prematüre retinopatisine yol açabilir. Gebeliğin 32.

haftasından önce doğan, 1500 gr altındaki bebekler ROP için daha fazla risk taşımaktadırlar ve retina damarlanmaları tamamlanana kadar takip edilmelidirler. Prematüre retinopatisi doğumdan sonra en sık 6-8. haftalarda ortaya çıkar. Bu yüzden doğumdan sonraki 4. haftada veya 31-32.

doğum haftasında ilk muayene yapılmalıdır. Retina damarlanması tamamlanana kadar retinopatinin evresine göre 1-2 hafta aralarla göz dibi muayenesi  tekrarlanmalıdır.

Göz merkezimizde bulunan cihazlar;

  • Topcon Compuvision bilgisayarlı göz muayene sistemleri
  • Zeiss Visu200 ve Visu210 Oftalmik mikrocerrahi ameliyat mikroskopları
  • Alcon Infinity fakoemülsifikasyon cihazları
  • Alcon Constellation Vitrektomi+FAKO cihazı
  • Alcon Acurus Vitrektomi+fakoemülsifikasyon cihazı
  • Optikon Asistan fakoemülsifikasyon cihazı
  • Schwind Esiris Excimer Laser
  • Argon Laser
  • YAG Laser
  • Zeiss IOLMaster
  • Zeiss OCT (Oküler Koherens Tomoğraf)
  • HRII Dijital FFA+ICG Anjiografi
  • Humpfrey Bilgisayarlı Perimetre (Görme Alanı)
  • Korneal Topoğrafi
  • Wavefront Analizör
  • Bausch&Lomb Orbscan IIz
  • A-B Scan Göz Ultrasonoğrafı

Memorial Lara Tıp Merkezi

Tümünü Gör

Источник: https://www.memorial.com.tr/bolumler/goz-merkezi/

HALK DİLİNDE GÖZ HASTALIKLARI

Göz Hastalıkları Nelerdir?

Glokom erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde sonucu görme kaybına kadar varabilen sinsi bir hastalıktır. Bu sebeple her yıl düzenli göz muayenesi olunarak göz tansiyonu kontrol ettirilmelidir.

Glokom, görme sinirlerine zarar veren bir dizi durumu ifade eder. Glokomun başlıca nedeni göz içindeki basıncın yüksekliğidir. Görme sinirinin dolaşımının bozulduğu, doku zafiyeti veya yapısal bozuklukların görüldüğü durumlarda görme siniri basınca daha duyarlı hale gelebilir ve basınç yükselmeden de hasar oluşabilir.

Glokom Tedavileri

Glokomun tedavisinde başlıca üç yol vardır:

  • İlaç tedavisi
  • Cerrahi tedavi
  • Lazer tedavisi

Katarakt Nedir?

Katarakt, gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesidir. Gözün içerisinde doğuştan var olan lensin yapısı protein ve sudan oluşur.

Proteinin özel dizimi, lensin saydam ve ışığı geçirebilir özellikte olmasını sağlar. Yıllar geçtikçe küçük protein molekülleri yığılmaya başlar ve sonunda lens saydamlığını kaybeder.

Bu bulanıklık ışığı geçiremeyecek kadar bütün lensi kapladığında olgunlaşmış katarakt ortaya çıkar.

Katarakt Tedavisi

Kataraktın ilaçla tedavisi olmadığı için çözüm yöntemi cerrahidir. Katarakt ameliyatında saydamlığını kaybeden opaklaşmış lens alındıktan sonra, yerine yapay mercek yerleştirilerek hastanın tekrar iyi görmesi sağlanır.

Görme bulanıklığı hastanın günlük işlerini aksatacak seviyede (okuma güçlüğü, televizyon izleme güçlüğü, araba kullanmada zorluk) ise ameliyat kararı hastanın ihtiyaçlarına göre uzman hekimler tarafından belirlenir.

Dünyagöz Hastanesi'nde katarakt ameliyatları, konusunda uzman doktorlardan oluşan bir ekip tarafından gerçekleştirilmektedir.

Katarakt tedavisinde, ilaç, göz damlası gibi tıbbi tedaviler veya egzersiz ya da gözlük sorunu ortadan kaldırmaz. Katarakt tedavisinin tek yolu gözdeki kataraktlı lensin saydam göz içi lensi ile değiştirilmesidir. Katarakt operasyonu, başarı oranı çok yüksek bir ameliyattır.

Doktorunuz gözünüzde katarakt başladığını söylüyorsa ameliyatınız için uygun zaman seneler sonrası olabilir. Yeni gözlük reçetesi ile görüşünüz iyileşebilir. Büyüten lensler ya da kuvvetli ışık günlük hayatı kolaylaştırabilir. Kataraktınız günlük hayatınızı etkiliyor ve okumak, araba kullanmak gibi aktivitelerinizi zorlaştırıyor ise onunla yaşamak zorunda değilsiniz.

Kataraktın tek tedavi yöntemi ameliyattır. Ancak “Ne zaman katarakt ameliyatı gereklidir?” sorusunun cevabı ameliyatta kullanılan tekniğe bağlıdır. Dünyagöz hastanelerindeki katarakt ameliyatları dünyada geliştirilen son yöntem olan FAKO (Fakoemülsifikasyon) tekniği ile yapılmaktadır.

Keratokonus Nedir?

Keratokonus gözün en önde yerleşimli saydam tabakasının, yani korneanın ilerleyici incelme ve sivrileşmesiyle görülen hastalığıdır.

Genellikle ergenlik döneminde başlayan kornea sivrileşmesinden hastalar 20'li yaşlarında haberdar olurlar. Kornea sivrileşmesi 20–40 yaş arasında ilerleme gösterip 40 yaştan sonra durağan döneme girer. Günümüzde bu hastalık, Batı toplumlarında her 2.

000 kişiden birinde gözlemlenmektedir. Keratokonus'un görülme sıklığı her geçen yıl daha da artmaktadır.

İlerleyen miyop ve astigmat, kornea incelmesi ve sivrileşmesi ile belirtiler gösteren kornea sivrileşmesi hastalığına, çok özel tetkiklerle erken dönemde teşhis konulabilir.

Keratokonus, özel uzmanlık ve takip gerektiren bir rahatsızlıktır. Dünyagöz hastanelerindeki kornea sivrileşmesi tedavileri için Keratokonus Teşhis ve Tedavi Merkezi bulunmaktadır.

Keratokonus Tedavi Yöntemleri:

Kontakt Lens
Korneası sivrileşen hastalarda görme kalitesini arttırmak için kullanılabilecek araçlardan birincisi gözlüktür. Ancak keratokonuslu hastalarda problem korneanın şekil bozukluğu olduğu için gözlükle net bir görüş elde edilemeyebilir. Bu nedenle görme kalitesini arttırmak ve daha net bir görüntü elde etmek amacıyla gaz geçirgen lenslerden yararlanılır.

Göz içi Halka Tedavisi Intacs
Intacs kornea dokusunun içine yerleştirildiğinde, Keratokonus hastalığının korneada sebep olduğu sivriliği/ bombeyi tıpkı bir kasnak gibi korneayı gererek yok eder. Bu arada kişinin miyopisinde de düzelme meydana gelir.

Gözün, kornea dokusuna benzeyen yuvarlak tepesi olan bir çadır olduğunu varsayın.

Gözün içerisine yerleştirilen intacs saydam olup göz dokunuzla uyumlu bir şekilde ömür boyu sorun çıkarmadan kalacak ayrıca istenildiğinde geri çıkartılabilecek bir malzemedir. Ameliyat sonrası dışarıdan bakıldığında görünmez ve gözde varlığı hissedilmez

Crosslinking: CCL
Crosslinking tedavisi ilk defa hastanemizde Mart 2006 yılında uygulanmaya başlamış olup bugüne kadar 2000'in üzerinde hastaya başarı ile uygulanmıştır.

UV – Cross Linking ameliyatının UVA ışığı ve Riboflavin kullanılarak korneanın kollajen moleküllerine etki edip, kornea mekaniğini arttırarak kornea svrileşmesi hastalığının ilerlemesini durdurabilir.

Bu tedavi tüm dünya ile birlikte Dünyagöz Hastanesi’nde başlamıştır.

Kornea Nakli
Keratokonusun son döneminde görüş çok düşük ve hasta kontakt lens veya kornea içi halkalardan faydalanmayacak durumda ise tedavi seçeneği kornea naklidir.

Kornea nakli, halk arasında “göz nakli” olarak bilinen, aslında gözün sadece çeşitli hastalıklar sonucu bozulmuş olan korneasının bağışlanan kornea ile değiştirildiği bir ameliyattır.

Kornea nakli ameliyatında, bağışlanan sağlıklı korneadan 6–9 mm çapında olabilen daire şeklinde bir parça çıkartılır ve alıcının (hastanın) korneasından da aynı büyüklükte bir parça çıkartılarak bu bölgeye dikilir. Ameliyat tercihen genel anestezi altında yapılır.

Tavuk Karası: Retinitis Pigmentosa

Tavuk Karası Nedir:
Kalıtımsal retina hastalıklarının başında gelen tavukkarası hastalığı gelir. Ailesinde akraba evliliği olan kişilerde görülme sıklığı daha yüksektir. Tavukkarası (gece körlüğü) tedavisi ile ilgili olarak biyonik göz çalışmaları Türkiye'de de uygulanmaya başlanmıştır.

Biyonik göz ameliyatı şu an ışığı en az bir gözde hissedebilen kişilere uygulanabiliyor. Hastanın görme merkezine bir çip yerleştirilerek üzerinde kamera olan özel bir gözlükle görüntünün görme merkezine iletilmesi sağlanır. Dünyagöz'de uygulanmaya başlanan tedavi ile hastalar siyah beyaz görüyor, gölge ve ışık algıları artıyor.

 Ameliyat sonrası üç aylık rehabilitasyon sürecinden sonra hastalar daha iyi görmeye başlıyorlar. 

İt dirseği: Arpacık

Halk arasında “it dirseği” denilen arpacık hastalığına doktorlar arasında “Hordoleum” denmektedir. Göz kapağındaki herhangi bir kılın dibinde; içi dolu bir şişlik meydana gelir. Acı ve zonklama vardır.

Hastanın arpacıkla hiçbir şekilde oynamadan uzman bir göz hekimine görünmesi gerekmektedir. Arpacık tedavisi ilaçla ya da cerrahi müdahale ile yapılabilir.

Hangi tedavinin hasta için uygun olduğuna muayene sonucunda doktor tarafından karar verilir.

Göz Nakli: Kornea Nakli

Halk arasında “göz nakli” olarak bilinen kornea nakli, aslında gözün sadece çeşitli hastalıklar sonucu bozulmuş olan en ön saydam tabakasının hayatını kaybetmiş bir kişiden alınan sağlıklı kornea dokusuyla değiştirildiği ameliyattır.

Kornea nakli ameliyatında bağışlanan sağlıklı korneadan 6–9 mm çapında, daire şeklinde bir parça çıkartılır. Alıcının (hastanın) korneasından da aynı büyüklükte bir parça çıkartılarak aynı bölgeye ameliyat ile dikilir.

Gelişen teknoloji ile birlikte kornea ameliyatları artık Intralase Lazer teknolojisi kullanılarak yapılabilmektedir. Bu ameliyatta korneanın hasta tabakası lazer ile kesilir. Gözün sağlıklı alanları hasar görmez. Aynı şekilde nakil yapılacak gözün ihtiyacına göre yeni ve sağlıklı kornea tabakası lazer ile kesilerek göze yerleştirilir.

Intralase ile yapılan kornea naklinde (Intralase Keratoplasti) sağlıklı-hasta doku ayrımının yapılabilmesinin en büyük avantajı, organ reddi olasılığının neredeyse olmamasıdır.

Источник: https://www.dunyagoz.com/tr/halk-dilinde-goz-hastaliklari

Göz Hastalıkları Nelerdir Belirtileri Ve Tedavileri Nasıl Yapılır ?

Göz Hastalıkları Nelerdir?

Çok sayıda bulunan ve birçok farklı türden sebepler sonucunda meydana gelebilen göz hastalıklarından bazılarının tedavisinin mümkün olabildiği ve bazılarının ise, ne yazık ki tedavisinin söz konusu olamadığı uzmanlar tarafından belirtilmiştir. Vücudun en önemli ve hassas organı olması sebebiyle söz konusu tüm rahatsızlıklarda mutlak olarak tedavi edilmesi söz konusu olan göz rahatsızlıklarında belirti süreçlerinin de farklı olabildiğini belirtmekte fayda görmekteyiz.

1- Katarakt Hastalığı

Doğrudan göz içi merceğinin saydamlığını kaybederek ışık geçirmez bir duruma dönüşmesi durumu olan katarakt göz rahatsızlığına birçok faktörlerin neden olmasının yanı sıra, en fazla neden olan faktörün yaşlılık faktörü olduğunu belirtmekte fayda görmekteyiz.

İleri yaş faktörünün söz konusu olması ile birlikte göz içi merceğin saydamlığını kaybederek gözün görme potansiyelini ciddi anlamda olumsuz etkilemesi söz konusu olmaktadır.

Ciddi bir göz hastalığı olması nedeniyle yalnızca cerrahi müdahale uygulaması ile tedavi edilebilen katarakt rahatsızlığı, 15 dakikalık ameliyat ile başarılı sonuçlar sunabilmektedir.

2- Glokom Hastalığı

Toplumda Göz Tansiyonu olarak da tanım gören Glokom, ciddi bir göz hastalığı olup, gözün gör sinirinin hasarı ve görme hücrelerinin yitirilmesi sonucunda meydana gelen bir göz hastalığıdır.

Birçok bireylerde belirtiler göstermeyen ve bu nedenle de sinsi göz hastalıkları arasında yer alan Glokom, ender olması söz konusu olsa da ani olarak etkisini göstermesi ile birlikte, göz ve göz etrafında ağrı oluşumu, bulantı, kusma ve nesnelerin çevresinde renkli tondan halüsinasyonların görülmesi gibi bazı belirtiler gösterebilmektedir.

İlaç ve cerrahi müdahale ile tedavi edilebilen Glokom hastalığının en olumsuz yanlarından biri de, ne yazık ki bazı durumlarda yaşam boyu olarak devam edebilmesidir.

3- Renk Körlüğü Hastalığı

Tıp dalında Daltonizm adını alan Renk Körlüğü hastalığının en temel özelliklerinden biri, doğuştan gelmesidir. Doğrudan göz içerisinde yer alan bazı maddelerin eksikliğine bağlı olarak meydana gelen Renk Körlüğü hastalığı kalıtsal nedenlere bağlı oluşabildiği gibi ayrıca, görme siniri, göz tansiyonu gibi çeşitli göz rahatsızlıklarına bağlı olarak da gelişim gösterebilmektedir.

Gelişen tıp tedavi yöntemleri ile birlikte artık tedavi edilebilen bir göz hastalığı olan Renk Körlüğü, bu sayede kolayca teşhis edilerek renk körlüğü düzeyine göre gözün ön kısmına özel lens konularak tedavisi başarılı bir şekilde gerçekleştirilmektedir.

4- Göz Tembelliği Hastalığı

Toplumda yaygın bir şekilde görülen ve erken çocukluk çağlarından itibaren genellikle tek bir gözün yeteri düzeyde görüş sağlayamaması problemi olan Göz Tembelliği rahatsızlığı özellikle de henüz aktif olduğu süreçten itibaren kolayca tedavi edilebildiğinden göz tembelliği hastalığına maruz kalan çocukların 7 yaşından önce tedavi edilmesi oldukça önem arz etmektedir. Kapama tedavisi uygulaması sayesinde tedavi edilebilen Göz Tembelliğinde bu sayede hastanın sağlıklı gören gözünün bir müddetliğine kapatılarak, sorunlu olan gözün bu sayede daha aktif bir şekilde işlev görmesi zorlanmaktadır.

5- Şaşılık Hastalığı

Daha çok doğuştan kaynaklı bir göz hastalığı olan ve kazalar ve yüksek ateşli sağlık sorunları sonucunda da söz konusu olabilen Şaşılık rahatsızlığında ayrıca gebelik döneminin özellikle ilk 2-3 aylık sürecinde annenin maruz kalabildiği enfeksiyon sorununa bağlı olarak da meydana gelebilmektedir. Gelişen tedavi uygulamaları sayesinde şaşılık rahatsızlığı da bu sayede kolayca tedavi edilebilen göz hastalıkları arasında bulunmaktadır.

6- Konjonktivit Hastalığı

Doğrudan göz kapağının iç bölümü ve göz organının ön yüzeyinde bulunan ve son derece şeffaf bir yapıya sahip olan Konjonktivanın iltihaplanmasına bağlı olarak meydana gelen Konjonktivit hastalığı göz organında kaşıntı, kızarıklık ve özellikle de gece saatlerinde kabuklu şekilde oluşan akıntılar gibi bazı belirtiler gösterebilmektedir.

7- Üveit Hastalığı

Göz organı içeriğinde yer alan ve iris ve siliyer adını alan bitişik dokuları içeren orta tabaka kısmında meydana gelen iltihaplanma durumu olan Üveit hastalığı belirti olarak ışığa karşı hassasiyet, gözlerde kızarıklık, ağrı ve görme kapasitesinde düşüklük gibi bazı belirtiler gösterebilmektedir.

8- Keratokonus Hastalığı

Doğuştan kaynaklı bir göz hastalığı olan ve korneanın gitgide öne doğru sarkması sonucunda oluşan astigmata bağlı oluşan Keratokonus hastalığı genellikle kontakt lens ve gözlük tedavisi ile tedavi edilebildiği gibi, gerekli durumlarda cerrahi müdahale tedavisine de başvurulabilmektedir.

Göz sağlığının olumsuz yönde etkilenmesine neden olabildiğinden tüm göz hastalıklarının henüz ilk belirtiler göstermesi ile birlikte vakit kaybedilmeden göz doktoruna başvurularak gerekli tıbbi tedavilerin yapılması gerekmektedir. Vücudun birçok organlarından farklı olarak herhangi doğal tedavilerin söz konusu olamadığı göz hastalıkları, ayrıca başarılı tedavi süreci açısından erken zamanlı olarak teşhis edilmesi de oldukça önem arz etmektedir.

Bir önceki yazımız olan Anesteziyoloji Hangi Hastalıklara Bakar? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz …

Источник: https://doktorun.net/goz-hastaliklari-nelerdir-belirtileri-ve-tedavileri-nasil-yapilir/

4. İris

Gözün rengini aldığı damarsal tabakanın ismidir. İçeriğinde bulunan kaslar sayesinde kasılıp gevşer ve tam ortasında bulunan göz bebeğinin hareketi bu şekilde sağlanır. Aydınlıkta küçülür ve göze gelen ışınların dengelenmesinde rol oynar.

Mercek kısmıdır. İrisin arka bölümünde yer alır ve 5 mm kalınlığı, 9 mm de çapında şeffaf bir şekildedir.

Kornea aracılığı ile göze gelen ışığın kırılmasında yardımcı olan ikinci tabaka olarak nitelendirilebilir. Korneadan farklıdır.

Bu fark ise, uzak ve yakında bulunan herhangi bir mesafedeki maddelerin net şekilde görünebilmesi için lens esnek bir halde işlev görür ve kırıcılığı sayesinde de uyumu sağlar.

6. Vitreus

Lensin arka kısmında yer alan bütün göz boşluğunu dolduran jelimsi maddenin adıdır.

7. Retina

Gözde en önemli bölüm olarak nitelendirilebilir. İç kısımdaki duvarı saran sinir tabakasıdır. Göze gelen ışıkların retina aracılığı ile odaklanması ile oluşan görüntü, elektriksel sinyaller aracılığı ile göz sinirlerine iletir. Optik sinir ise, retinadan oluşan sinir liflerinin gözde birleşerek bu organdan çıkarak beyne kadar iletilmesidir.

1. Astigmatizma

Bu durum gözde meydana gelen kırma problemlerinden biridir. Işık ışınlarının retinada odaklanması durumunu etkiler. Bu da görüntünün beyinde oluşan şeklini bozar. Yanlış yorumlanmalara yol açar.

Astigmatizma, kornea’nın eğikliğinin yumurtaya benzer bir hale gelmesi sonucu meydana gelir. Bir hastalık değildir. Ancak çok sık şekilde rastlanan bir sorundur.

Hem uzak hem de yakın objelerde meydana gelen bulanık görme sorunu ortaya çıkar bu da bireylerin gözlerinde yorgunluk, gözlerde kayma gibi rahatsızlıklara neden olur. Bazen de astigmatizm, diğer göz kusurları ile birlikte meydana gelebilir.

Miyop astigmat ya da hipermetrop astigmatizm adı verilen durumlar bu durumlara örnek olarak verilebilir. Miyop astigmat ve hipermetrop astigmat adı verilen göz rahatsızlıkları gözlük ve kontakt lens kullanılarak tedavi edilebilen rahatsızlıklar olarak belirtilebilir.

2. Miyopi

Miyopiye sahip olan birey, yakınındaki maddelere net şekilde görebilirken, uzaktaki cisimleri bulanık görür ve gözün ön arka uzunluğu normal durumdan daha fazla ya da korneanın kurvatürü dik şekildedir.

Görüntüler, sarı nokta önünde odaklanır. Miyopi, 20’li yaşların altındaki bireylerde genellikle 8-12’li yaşlarda meydana gelir. Bireyin ergenlik çağında hızlı şekilde ilerleme söz konusu olabilir.

Gözlük ve kontakt lens kullanılarak tedavi edilebilir.

3. Hipermetropi

Miyopinin tersi olarak hipermetropide, uzakta bulunan cisimler net, yakındakiler ise bulanık şekilde görülür.

Yakın olarak bir çalışma yapan bireyde bulanık görme, gözde rahatsızlık ve göz yorgunluğu gibi durumlar meydana gelir. Özensiz olarak muayenelerde gizli şekilde bulunan hipermetrop gözden kaçırılabilir.

Hipermetropa sahip olan bir gözde, göz küresi ya çok küçük ya da gözün korneası çok düz bir haldedir. Görüntüler, gözün gerisinde odaklanır.

4. Katarakt

Gözün kendi merceğinde meydana gelen şeffaflık kaybı olarak nitelendirilir. Kataraktlı göz sisli-bulanık şekilde bir görüşe neden olur. 55’li yaşların üzerinde görülme sıklığı artacaktır.

Kataraktın engellenmesi için kesin bir çare olmamakla birlikte, ultraviyole ışınlara maruz kalmak ve sigara kullanımı sonucu kataraktın geliştiği ve bu gelişmenin hızlandığı bilinmektedir.

Kataraktın tedavi edilmemesi ya da gelişiminin durdurulmaması durumunda gözün görüşü oldukça zarar görebilir.

5. Kapak Yağ Kisti

Göz kapaklarında meydana gelen problemdir. Göz kapaklarında meydana gelen şişlik durumudur. Bu durum arpacık ile karıştırılabilir. Bireyin üst ve alt göz kapaklarında küçük yağ üreten bezelerde meydana gelen enfeksiyondur.

Enfeksiyon bu bezelerin tıkanması sonucu oluşur. Kendi kendine iyileşebileceği gibi, sıcak kompres, şişliğin içine ilaç enjekte ederek tedavi ve bazı durumlarda da cerrahi müdahale yardımı ile tedavi edilebilir.

Sık sık tekrarlayan bu durumlar başka diğer hastalıkların da belirtileri olabilmektedir.

6. Konjonktivit

Gözün içinde bulunan beyaz zarın içinde meydana gelen iltihabi durumdur. Bakteriyel iltihap, viral iltihaplar, alerjik durumlar, çevrenin kirliliği, özellikle duman ve kimyasal buharlar, konjonktivitin ortaya çıkmasında etkili olabilir.

Konjonktivadaki kan akışı artarsa gözde kanlanma meydana gelebilir. İki farklı şekilde meydana gelebilir. Akut yani yoğun şekilde ya da kronik yani uzun bir süre süregelen bir şekilde oluşabilir. Çapaklanma meydana gelir.

Bu da sabahları kirpiklerin birbirine yapışmasına neden olabilir.

7. Alerjik Konjonktivit

Mevsimsel değişimler nedeniyle alerjik olarak bireylerde sıkça görülür. Saman nezlesi de bu duruma örnektir. Bahar dönemlerinde bunun semptomları artış gösterir. Kızarmış gözler ve sulanma durumları görülür. Hayvan tüyleri, tozlar, polenler bu durumun en sık nedenleridir. Tedavisi kolaydır.

8. Kuru Gözler

Gözde meydana gelen ıslaklık gözlerin sağlığı için oldukça önemlidir. Göz için doğal yağlanmayı sağlar ve korur. Gözlerinde batma meydana gelen kişilerin göz yaşı eksikliği nedeniyle kuru göz sorunu olabilir.

Bu duruma neden olan durumların bazıları olarak, göz kırpma sayısındaki azlık, antihistaminik ilaçlar, çevresel nedenler, nem azlığı ve rüzgar gibi, kimyasal ve termal yanıklar gibi durumlar gösterilebilir.

Suni olarak alınabilen gözyaşı damlaları, jeller ile tedavi edilebilir.

9. Glokom

Glokom, göz tansiyonu olarak da bilinir. Orta yaşlarda olan her 100 kişiden 2’sinde glokom bulunmaktadır. Ailelerinde glokom olan bireyler ve kendinde miyopi bulunun bireylerde glokom oluşma riski daha fazladır.

Hastalık engellenemez ve meydana geldiyse göz sinirlerinde meydana getirdiği hasar varsa bu da tedavi edilemez. Bu yüzden düzenli göz muayenesi ve erken teşhis ile tanılamak çok ama çok önemlidir. Glokomun değişik türleri bulunur.

Ancak bu türlerin hepsinde göz siniri hasar alır.

10. Sinek Uçuşmaları

Bazen insanlar çevrelerine baktıklarında ipliksi türden şeylerin uçuştuğunu görebilir. Her yaş diliminde görülebilirler. Ancak ileri yaşlarda daha fazla meydana gelir. Gözün içinde vitreus adı verilen jelimsi bir madde ile doludur.

Bu maddenin içinde doğumsal protein kalıntıları meydana gelmiş olabilir. Su boşlukları görme alanında lekeler olarak görülebilir. Sinek uçuşmaları genelde normal bir durum gibi görünür. Bunun yanı sıra bazen de bir göz hastalığını işaret eder.

11. Arpacık

Bireyin göz kapaklarında kırmızı şişlik oluşması sonucu kendini belli eder. Tedavi seçeneklerinden bazıları sıcak olarak uygulanan kompresler ve antibiyotik tedavileridir.

Источник: https://evdesifa.com/goz-hastaliklari/

Göz Hastalıkları Nelerdir? İsimleri, Teşhis ve Tedavileri | Bilgizma | Aradığınız Bilgi Burada!

Göz Hastalıkları Nelerdir?

Birbirinden farklı sebeplerle meydana gelen göz hastalıkları; teşhisleri, tedavileri, gelişim süreçleri ile değişkenlik gösterir. Miyoptan glokoma kadar insan hayatında derin izler bırakan bu hastalıklar, kimi zaman kalıcı hasar oluştururken kimi zaman sadece birkaç gün sürer.

Göz hastalığı denildiğinde körlüğe neden olan rahatsızlıklar da basit kaşıntılar da aynı çerçeve içinde yer alır. Dikkat ve gereken özen gösterildiğinde bu çerçevenin dışında kalabilir, uzun yıllar göz sorunu yaşamayabilirsiniz.

Beslenme alışkanlıklarından uyku düzenine kadar birçok sebebe bağlı olan göz hastalıkları, hayatınızın geri kalanında muhakkak yer edecektir. Bu nedenle sebeplerini iyi bilerek kaçınmanızda yarar vardır. Karşılaşma ihtimalinize karşı düzenli olarak göz muayenesi yaptırmalı, uzman hekim görüşlerinden faydalanmalısınız.

Glokom Nasıl Bir Hastalıktır?

Birçok kişinin hayatını derinden etkileyen glokom hastalığı, halk arasında göz tansiyonu ya da karasu olarak anılır.

Tedavi edilmediğinde körlüğe kadar ilerleyebilen glokom, göz içindeki sıvının giriş esnasında problem yaşamayıp çıkarken göz içi damarlarda basınç oluşturmasından kaynaklanır. Göz basıncının yükselmesinin ardından görme hücrelerinin ölmesi sonucu körlük meydana gelebilir.

Glokom hastalığı bilhassa 40’lı yaşlarda görülen, sinsice ilerleyen belirtisiz hastalıklardandır. Bu nedenle hastalık teşhisi konulmasa bile devamlı doktor muayenesi yapılmasında fayda bulunmaktadır.

Daltonizm(Renk Körlüğü) Nasıl Bir Hastalıktır?

Halk dilinde renk körlüğü olarak bilinen daltonizm, gözde yer alan temel maddelerin eksikliğinden kaynaklanır. Sebepleri göz önünde bulundurulduğunda nedeninin kalıtsal olması hastalığı biraz daha zorlu kılmaktadır.

Kalıtsal sebeplerden meydana gelen daltonizm, aynı zamanda göz tansiyonu ya da darbe alma nedeniyle de ortaya çıkabilir.

Her ne kadar kalıtsal sebeplere dayanan renk körlüğünün tedavisi yok denilse de tıbbın gelişmesi ile sonradan meydana gelen renk körlüğü kadar tedavi edilebilmektedir. Hastada bulunan türe göre göz önüne lens ilavesi yapılmaktadır.

Makula Dejenerasyonu Nasıl Bir Hastalıktır?

Çoğunlukla 50’li yaş sonrasında kendini gösteren makula dejenerasyonu halk arasında sarı nokta hastalığı olarak da bilinmektedir. Retinada meydana gelen bu hastalık, toplumda görülme oranı yüksek bir hastalıktır

Tedavi seçenekleri oldukça yeni olan sarı nokta hastalığı, ilerleme durumunda körlüğe neden olmaktadır. Fotodinamik tekniği kullanılarak iyileştirilen hastalık, arkasından muhakkak ilaç tedavisi gerektirir. Gereken ilaçlar, hastanın göz bebeği içine enjekte edilerek damar tıkanması, genişlemesi gibi sorunlara engel olmaktadır.

Şaşılık Nasıl Bir Göz Hastalığıdır?

Kalıtsal sebeplere dayanmakla beraber göze alınan herhangi bir darbe yahut yüksek ateşli hastalık geçirmeyle ortaya çıkan şaşılık, doğum sırası sorunlarda da gelişebilir. Özellikle sezaryen ile yapılan doğumlarda bebeği almak için baş kısmına yapılan basınç, görme kaslarını zedelerse şaşılık ortaya çıkabilir.

Şaşılık hastalığı göz bebeklerinin birbirine yakın olması ya da birinin diğerine daha yakın olmasından kaynaklanır. Engel olabilmek içinse bilhassa hamilelik sürecinde annenin mikrop kapmamaya özen göstermesi gerekir.

Keratokonus Nasıl Bir Hastalıktır?

Kornea sivrileşmesi olarak da bilinen keratokonus, gözün en ön kısmında yer alan korneanın incelip öne doğru eğim almasından kaynaklanır.

Çoğunlukla gelişim çağı olarak kabul edilen 12-20 yaş arasında kendini belli etmeye başlayan hastalık, 20 ile 40 yaşları arasında hızla ilerler. Daha sonra ise durağan sürecine girer.

Her ne kadar gün geçtikçe artan bir hastalık olsa da toplum oranına bakıldığında 2000-3000 kişiden yalnızca birinde görüldüğü dikkat çeker.

Hordoleum(Arpacık)  Nasıl Bir Hastalıktır?

Halk dilinde arpacık ya da it dirseği olarak tanımlanan hodoleum, gözde kızarıklık şeklinde belirtiler gösterir. Daha sonra genellikle kapakta yer alan tüylerin dibinde şişkinlik oluşmaya başlar. Dokunma ya da su değmesi gibi durumlarda yoğun sancı yaratan arpacık, gözde ağrı şikâyeti ile doktora gidilmesine neden olur.

Halk arasında tahta kaşık kapatma ya da sarımsak sürme gibi teknikler uygulansa da bunların hiçbiri çözüm değildir. Uzman doktor tarafından verilen ilaç ile it dirseğinden kurtulmanız mümkün. Eğer ilaç herhangi bir işe yaramazsa bu durumda cerrahi müdahale gerekecektir.

Katarakt Nasıl Bir Hastalıktır?

Gözde yer alan saydam merceğin saydamlığını kaybetmesi bir nevi perde inmesi olarak nitelendirilen katarakt, görme engeline neden olur. Daha çok sisli görünüme neden olan bu hastalık, şiddetli baş ağrıları ve yorgunluk doğurur.

Katarak herhangi bir ilaç tedavisine cevap vermez. Bu nedenle doktorlar hemen cerrahi müdahaleye başlamalıdır. Gözünüzde yer alan saydam mercek artık net görmenizi sağlamadığı için ameliyatla alınır. Sonrasında yapay bir mercek yerleştirilerek daha net görmeniz sağlanır.

Üveit Nasıl Bir Hastalıktır?

Göz yapısına bakıldığında 3 ayrı tabaka dikkat çeker. Bu üç ayrı tabakanın merkezinde görmeyi sağlayan uvea kısmı yer alır. Gözün beslenmesini sağlayan damarların bulunduğu bu kısım, iltihaplanırsa bu hastalık üveit adını alır.

Sebebi tam olarak bilinemeyen hastalık, vücutta başka bir rahatsızlığın gözdeki belirtisi olarak kabul edilir. Behçet hastalığı, enfeksiyonlar ya da göze alınan herhangi bir darbe, üveite neden olabilir.

Tedavi edilmediği durumlarda körlüğe neden olan üveit, düzenli tedavi süreci gerektirir. Bunun yanında hastalık ile ilgili bilinmesi gereken en temel bilgi, kişiye göre değişkenlik gösterdiğidir. Bu nedenle uzman hekimin hastayı yakından takip etmesi gerekir.

Göz Tembelliği Nasıl Bir Hastalıktır?

Çocuklarınıza küçük yaşta göz muayenesi yaptırdığınızda bir gözün diğerinden daha az görmesi gibi bir sorun ortaya çıktıysa bu hastalığa göz tembelliği adı verilir.

Özellikle 7-8 yaş bu hastalık için baraj olduğundan ne kadar erken davranılırsa o kadar iyidir.

Çocuklarınızı dönem dönem muayene ettirdiğinizde, göz tembelliği gibi bir hastalık çıkarsa tedavi edilmesi mümkündür fakat 8 yaşından sonra geç kalınacaktır.

Göz tembelliği, henüz erken dönemde teşhis edildiğinde kapama tekniği denilen yöntemle engellenebilir. Daha net gören göz kapatılarak tembel olan gözün daha çok kullanılması sağlanır. Bu şekilde bir süre alıştırma yapıldıktan sonra gözde düzelme meydana gelecektir.

Konjonktivit Nasıl Bir Hastalıktır?

Göz kapağınızın iç kısmını ve gözünüzün ön yüzeyini kaplayan konjonktivanın iltihaplanmasına dayalı olarak ortaya çıkan hastalığa konjonktivit adı verilir. Herhangi bir mikrop ya da bakteri konjonktivit sebebi olabileceği gibi geçirdiğiniz herhangi bir alerjik reaksiyon da sebepler arasında sayılabilir.

Devamlı göz akıntısı, acı, batma, kızarıklık, kulakta şişkinlik, ışıktan rahatsız olma ve kaşıntı konjonktivit belirtileri arasındadır. Hastalık, bulaşıcı olması nedeniyle oldukça tehlidir. Yüz havlularının ortak kullanımı en yaygın bulaşma sebebidir.

Konjonktivit hastalığının tedavisi, antibiyotik damla kullanımı ile mümkündür.

Blefarit Nasıl Bir Hastalıktır?

Hemen her yaşta kendini gösterebilen blefarit, göz kapağında iltihaplanma olarak tanımlanabilir. Neredeyse geçmek bilmeyen, devamlı kendini yenileyen bu hastalık, kronik olarak kabul edilir.

Kızarıklıkla kendini belli eden blefarit daha sonra kirpikte kepeklenme, yanma, batma gibi belirtiler taşır. Bu belirtiler dikkate alınmadığında ya da tedaviye geç kalındığında kirpik dökülmesi gibi olumsuz sonuçlarla karşılaşılabilir.

Antibiyotik ve steroid içerikli ilaçların kullanımıyla tedavi edilen hastalıkta özellikle makyaj sonrası temizlik çok önemlidir.

Retinitis Pigmentosa(Tavuk Karası) Nasıl Bir Hastalıktır?

Halk dilinde daha çok gece körlüğü ya da tavuk karası olarak bilinen retinitis pigmentosa, oldukça nadir görülen bir hastalıktır. Kişinin güneş ışığı olmayan yerlerde görme yetisinin en aza inmesi olarak kendini gösterir. Nadir görülmesinin yanı sıra ciddi hastalıklar arasında da kabul edilir.

Kalıtımsal şekilde nesilden nesle geçen tavuk karası, aynı zamanda A vitamini eksikliğinden de kaynaklanmaktadır.  Tavuk karası, retina hücrelerinin bozulmasıyla meydana gelen hastalıklar arasında bilinmektedir. Belirtileri çok net olmadığı için hastaların fark etmesi biraz zaman alır ancak fark edildiğinde kişi çevresindeki pek çok cismi seçememeye başlayacaktır.

Hastalıkla zaten yeterince hasar alan retina daha fazla müdahaleyi kabul etmeyeceği için tedavisi sıkıntılıdır. Biyonik gen tedavisi uygulansa da hastalığın tedavi başarısı yalnızca %10’dur.

Astigmat Nasıl Bir Hastalıktır?

Astigmat, gözün ön kısmında yer alan korneanın yapısının bozulmasından kaynaklanmaktadır. Retinada bulanık görüntüye sebep olan hastalık, kalıtsal olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında kişi televizyon, bilgisayar ya da cep telefonu gibi ışık odaklı cihazlarla çok zaman harcadığında hastalık çok daha hızlı ilerlemektedir.

Baş ağrısı, bulanık görmek, gözleri kısarak bakma, erken yorulma, harflerin karışması gibi belirtileri olan astigmat; gözlük, lens ya da lazer tedavisi ile düzelebilen bir hastalıktır.

Gözde Sinek Uçuşması Nasıl Bir Rahatsızlıktır?

Temelde bir hastalık olarak kabul edilmese de hastalık habercisi olarak nitelendirilen sinek uçuşmaları, göz içi liflerin görünür olmasından kaynaklanmaktadır. Genellikle düzenli ve sorunsuz çalışan göz içi lifler, farklı sebeplerden şeffaflığını yitirip görünür olursa o halde göz önünde siyah benekler, sinekler ya da çizgiler görülmesi doğaldır.

Üveit ya da retina yırtılması gibi hastalıkların sonucu oluşan sinek uçuşması takip gerektiren bir durumdur. Devamlılık gösterdiğinde muhakkak göz muayenesi yapılmalıdır.

Kuru Göz Hastalığı Nasıl Bir Hastalıktır?

Gözlerde kaşıntı, sulanma, batma gibi belirtiler gösteren kuru göz hastalığı; gözyaşı kalitesinin bozulmasından kaynaklanır. Gözde devamlılık gösteren yanma ve batmanın sebebi kuru göz hastalığı olabilir. Bu durumda muhakkak muayene edilmelidir.

Kuru göz hastalığının tedavisinde hastaya tıkaç ya da suni gözyaşı uygulaması yapılmaktadır. Suni gözyaşı ile gözün devamlı nemli kalması sağlanarak kuruluğun önüne geçilir.

Tıkaç uygulaması ise ağlama sırasında buruna akan suyun kaybını önlemek için yapılır. Ağlarken gözyaşı hem gözden hem de burundan akar.

Gözde kuruluk meydana geldiğinde tıkaç kullanılarak, burun yolunu kapanması gerekir.

Miyop Nasıl Bir Hastalıktır?

Bireyin yakınında bulunan nesneleri daha net görürken uzaktakileri görememesi durumuna miyop adı verilmektedir. Genellikle 8 yaş ile 20 yaş arasında başlayan hastalık, özellikle ergenlik döneminde çok hızlı ilerleme gösterir. Görülme oranı bir hayli yüksek olan miyop gözlük ve lens tedavisi ile düzeltilebilmektedir.

Hipermetropi Hastalığı Nasıl Bir Hastalıktır?

Bireyin yakındaki nesneleri bulanık görürken uzaktakileri daha net görmesi hastalığıdır. Gözü yakındakileri görme konusunda yormak sadece baş ağrısı ve yorgunluk yaratacaktır. Uzman bir doktor tarafından rahatlıkla fark edilebilen hipermetropi, baştan savma muayenelerde gözden kaçacaktır. Gözlük, lens ya da cerrahi müdahale ile hastalık durdurulup düzeltilebilmektedir.

Источник: https://bilgizma.com/goz-hastaliklari-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.