Göz Tansiyonu

içerik

Göz Tansiyonu : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Göz Tansiyonu

Günlük hayatta gerçekleşen birçok rutin aktivitede duyu organları görevlidir. Duyu organlarının eksikliği, çalışmaması veya kaybı ile sosyal yaşamda sorunlar meydana gelir.

Duyu organlarının kaybı doğuştan olabilirken, kaza veya hastalık sonucu da kayıp yaşanabilir. En önemli duyu organlarından biri gözdür. Göz, görme duyusunu yerine getirir.

Bazı hastalıkların sonucunda görme duyusunda kayıplar yaşanır. Bu hastalıklardan biri de göz tansiyonudur.

Göz tansiyonu; 65 yaşından sonra oldukça sık rastlanan bir hastalıktır. Halk arasında “karasu hastalığı” da denir. Tıptaki adı glokom olarak bilinen bu hastalık, göz içi basıncının dengesiz bir biçimde yükselmesi ile göz sinirlerinin zarar görmesidir.

Gözdeki sinirlerin zarar görmesi sonucunda görme kabiliyeti zayıflar. Glokomun birçok çeşidi vardır. Bu çeşitlere bağlı olarak hastalığın seyri değişir. Ayrıca görme alanı da küçülür. Hastalık sessizce ilerler. Bu yüzden birçok kişide geç fark edilir.

Erken tanıda sinirlerin çoğu tahrip olmadan tedavi edilebilir. Tanının geç konulması durumda maalesef göz duyusundaki kayıplar tedavi ile geri getirilemez. 40 yaşından sonra glokom riski artar. Göz iç basıncı yüksek olan kişilerin bu hastalığa büyük bir aday olduğu bilinir.

Glokom problemi yaşayan kişiler kör olma tehsi ile karşı karşıya kalırlar. Dünyada körlük ile sonuçlanan hastalıklar içinde glokom 2. sıradadır. Katarakt sorunundan sonra en sık görülen göz problemidir.

Dünya Glokom Derneği’nin yaptığı araştırmalarda 2020 yılına gelindiğinde dünya üzerinde 76 milyon kişinin glokom hastalığına yakalanacağı tahmin ediliyor. Bu kişilerden 10 milyonunun ise glokoma bağlı körlük yaşayacağı da veriler arasında. Bu sinsi hastalığa dikkat çekmek amacı ile her yıl 12-18 Mart arasında ‘Dünya Glokom Haftası’ düzenlenir.

Bu haftada hastalığın erken teşhisi, tedavisi, korunma yolları ve ciddiyetine dair önemli bilgiler verilerek insanlar bilinçlendirilmeye çalışılır.

Göz Tansiyonu Normal Değerleri

Göz içindeki basıncın yüksek olması sonucu yaş ve diğer hastalıklara bağlı olarak gözde tansiyon meydana gelir. Fakat gözde tansiyon yüksekliği her zaman glokom hastalığına neden olmaz. Bazı kişilerde göz tansiyonunun yüksek olması gözdeki sinirleri tahrip eder.

Sinir hücrelerinin kendini yenileme özelliği olmaması dolayısıyla görme yetisi yavaş yavaş kayıp edilir. Gözdeki tansiyonun değişimi biraz sessiz ilerlediği için bu kişilerin sürekli göz tansiyonunu ölçtürmesi gerekir.

Normal göz tansiyonunun 10-20 mmHg arasında olması gerekir.

Bu sınırın dışında olan kişilerde gözdeki tansiyon oranı yüksektir. Gözdeki en uygun tansiyon değeri 17 mm Hg olarak kabul edilir. Glokom oluşması için ise gözdeki sinirlerin hasar görmesi gerekir.

Hastalık oluşmaması için göz tansiyonu sınırı yoktur. Fakat tansiyonun 24 mm Hg üzerine çıkması sinir hücrelerini harap etmeye yeter.

25 mmHg’ye yükselen tansiyon değerinde ise artık kişinin tedavisinin yapılması gerekir.

Gözde tansiyonun değerinin normal değerlerin dışına çıkması sonucunda mutlaka ölçüm yapılmalı. Glokom için risk taşıyan kişilerin, genetik olarak göz tansiyonu düşük veya yüksek olanların, ayrıca 40 yaşından büyüklerin muhakkak düzenli tansiyon ölçümleri yaptırması gerekir. Gözün tansiyonu kliniklerde göz doktorları tarafından ‘tonometre’ adlı cihaz ile ölçülür.

Bu cihazın göz ile teması olan ve olmayan çeşitleri var. Gözle teması olan cihazdan elde edilen ölçümlerde daha kesin sonuçlara varılır. Tonometre aleti ile gözde tansiyon ölçülmeden önce göze uyuşturucu bir sıvı damlatılır.

Bazı durumlarda ise göz sarı renkli bir madde ile boyanır. Bu sayede cihaz göze temas ederek tansiyon ölçülür. Bir diğer yöntemde ise göze hava püskürtülerek göze temas etmeden cihaz ile ölçüm yapılarak tansiyon değeri ölçülür.

1. Genetik

Bazı insanların doğuştan gözündeki tansiyon değerlerinde dengesizlikler vardır. Genel olarak ailesinde glokom sorunu yaşayan kişiler yüksek oranda bu hastalığa yakalanır. Genetik faktörünün glokom sahibi olmada en önemli neden olduğu belirtilir.

2. Yaş

40 yaşın üzerinde olan kişilerde hastalığın görülme sıklığı artar. 60 yaş sonrasında ise göz ile ilgili şikayetlerin başında gelir. Yaş ile beraber gelen hastalıkların da göze etkisi sonucu glokom ihtimali artar.

3. Şeker hastalığı

Şeker hastalığına bağlı kortizon kullanımı artar. Kortizon gözdeki kanallara zarar verir. Bu sebeple diyabet hastalarında glokom görülme ihtimali oldukça fazladır.

4. Bazı hastalıklar (guatr, migren)

Vücutta bazı hastalıkların meydana gelmesi glokomu tetikler. Bunların başında guatr ve migren gelir. Hastalıklardan kaynaklı kullanılan ilaçların gözdeki tansiyonu artırma özelliği vardır.

Guatr Hastalığı İle Alakalı Daha Detaylı Bilgi İçin: Guatr Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

5. Miyop veya hipermetropi

Miyop ve hipermetrop hastalarında glokom görülme olasılığı yüksektir. Daha önce bu tür sorunlar yaşayan kişilerin ilerleyen yaşlarında glokoma yakalandıkları gözlenen bir durumdur. Bu sebeple göz sorunları yaşayan kişilerin sürekli olarak göz tansiyonunu ölçtürerek basıncı kontrol altında tutması önemlidir.

6. Göz travması geçirmek

Daha önce göz bölgesinden darbe almış ve buna bağlı ciddi yaralanmalar yaşamış kişiler glokoma yakalanmaya meyillidir. Yine daha önce gözden geçirilmiş cerrahi operasyonlar ikincil glokom durumunu tetikler. Göz travmaları glokom için büyük bir risk taşır.

7. İnce kornea

Bazı genetik sorunlar veya hastalıklar sebebiyle retina ince olur. Bu durum glokoma sebebiyet verebilir. Retina dekolmanı, göz tümörleri veya iritis de glokoma yakalanma ihtimalini artırır.

8. Kortizon tedavisi

Hastalıklara bağlı kortizon kullanımının göz ve göz damarlarına zararı bulunur. Bu yüzden glokom riski artar. Kortizon tablet, pomat olarak ya da burun ve ağızdan sprey şeklinde kullanılabilir. Göz damlası olarak da kullanılan kortizonlar ikincil glokoma neden olur.

9. Kansızlık

Kansızlık ve artan kan basıncı glokoma yakalanmayı tetikler. Gözdeki kılcal damarlarda ve kanallarda kan basıncı değişimine bağlı tansiyon yükselir. Hastalığı taşıyan kişilerde aynı zamanda kansızlık sorunu da gözlenir.

Kansızlık Hakkında Daha Detaylı Bilgiler İçin: Kansızlık Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

10. Üveit (göz içi iltihaplanması)

Üveit yani göz içinde oluşan iltihaplanmalar hastalığın başlıca nedenlerindendir. Gözdeki kanallarda oluşan iltihaplanmalar basıncı artırır. Buna bağlı olarak sıvı boşalmayacağı için tansiyon da yükselecektir.

1. Baş ağrısı

Göz tansiyonu problemlerinin belirtilerinden ilki baş ağrısıdır. Gözde basıncın artmasına bağlı olarak, tansiyon da yükselir. Bu durumda gözdeki dengesizlik baş ağrılarına sebep olur. Ağrılar genel olarak sabahları yaşanır.

2. Mide bulantısı ve kusma

Gözde tansiyonun artmasına bağlı olarak sabahları baş ağrısı gözlenir. Baş ağrısı mide bulantıları ve kusmaya da sebebiyet verir. Şiddetli baş ağrılarında mide bulantısı da şiddetlenir.

3. Bulanık görme

Gözdeki tansiyonun artmasının nedeni gözdeki sıvının boşaltılamamasıdır. Sıvı boşalmadıkça göz içi basıncı artar ve görme yetisi zedelenir. Kişi bulanık görmeye başlar. Glokom ileri safalarında bulanık görme yerini geçici körlüğe bırakır.

4. Işıklı cisim görme

Glokomun en yaygın belirtilerinden biri ışıklı cisimler görmektir. Özellikle gece karanlığında bu tür cisimler sıkça görülür. Gözün önünden çeşitli ışıklı geometrik cisimler geçer. Bu durumla TV izlerken sık sık karşılaşılır.

5. Göz çevresinde ağrı

Gözde basıncın artması, gözün arkasında bir acıya sebep olur. Gözün arkasından öne doğru yayılan bir ağrı hissedilir. Bu ağrı bazı zamanlarda göz çevresine de yayılır.

6. Göz kanlanması

Glokom bazı ileri durumlarda gözde kanlanmaya sebebiyet verir. Özellikle gözünde iltihap bulunan hastalarda bu duruma rastlanır. Göz beyazının kanlanması daha sık görülür.

7. Görme kaybı

Glokomun son evresinde görme kayıpları yaşanır. Tansiyonun aşırı düşmesi veya yükselmesine bağlı olarak gözdeki sinirler tahrip olabilir. Bu durumda geçici veya kalıcı körlük gözlenir.

Göz Tansiyonu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Gözünde tansiyon değişimine bağlı olarak belirtiler taşıyan kişilerin mutlaka bir sağlık kuruluşuna gitmesi gerekir. Çünkü bu hastalık tedavi edilmediğinde körlük meydana getirir.

Aslında glokom hastalığı iki tipe sahip.

  • Açık açılı göz tansiyonu: Bu tipte sorun kesin ve net olmadığı için teşhis edilmesi zordur. Çünkü en az belirti veren ve sessiz tansiyon tipidir.
  • Kapalı açılı göz tansiyonu: Daha çok belirti verir.

Sabahları baş ağrısı, geceleri ise kişinin gözünün etrafında ışıklı halkalar meydana gelir. Birden yükselen gözdeki tansiyon ile beraber görmede bulanıklık kusma ve gözün arkasında şiddetli ağrı oluşur.

Bu gibi şikayetler yaşandığında mutlaka doktora başvurulmalıdır. Aksi halde etkiler çok hızlı bir şekilde artar ve hastanın göz sinirleri kayba uğrar. Glokom tedavisinde 3 çeşit yöntem uygulanır.

Bundan önce mutlaka hastalığın teşhisinin konulması gerekir.

Glokom teşhisi göz doktorunun çeşitli muayene ve tetkikleri sonucu konur. İlk olarak hastanın gözünün tansiyonuna bakılır. Bu oranın standardın dışında olması glokom şüphesi doğurur.

Hastalığın belirtilerini de taşıyor ise mutlaka konu ile ilgili özel taramalar yapılır. Özel mercekler yardımıyla gözdeki sinirlerin görünümü incelenir.

Daha sonra teşhise yardımcı olması için kornea kalınlığı kontrol edilir.

Kesin olarak glokom teşhisi için gözdeki sinirlerin zedelendiğinin kanıtlanması gerekir. Bu amaçla OCT yani ( optik koherans tomografi) cihazı ile görme alanı çekimleri yapılır. Bu çekimde kornea kalınlığı ölçülür, optik sinirler değerlendirilir. Daha sonra ön görme açıcı incelenerek tam anlamı ile bir glokom teşhisi konmaya çalışılır.

Bu yöntem ile glokom erken teşhis edilebilir. Aynı zamanda glokom bulunan kişilerde hastalığın seyri de yine bu yöntem ile takip edilir. Yöntemin 2 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanması da uygulanması açısından oldukça pratik. Yöntemin radyasyonsuz olması ilaç ve temas olmaması sağlık açısından da desteklenir.

Glokom teşhisi konan hastalara hastalığın evresine göre bir tedavi uygulanır.

1. İlaç tedavisi

Hastalığın erken teşhis edildiği zamanlarda tansiyonun dengesi yerine getirilmeye çalışılır. Hastalığın ilk evrelerinde göz sinirleri çok fazla zarar görmez. Bu yüzden sinirleri korumak adına damla uygulaması yapılır. İlaç tedavisinde doktorun hastalığa göre verdiği farklı göz damlaları vardır.

Bu damlalar düzenli uygulanarak göz içi basıncı düşürür. Bunun yanında göz içi sıvı üretimini azaltır. Damlalar bir de gözde üretilen fazla sıvının uzaklaştırılmasını sağlar. Fakat göz damlalarını düzenli olarak kullanmak gerekir. Günde birden fazla kullanılan bu ilaçlar glokomun ilerlemesini engeller.

Fakat damlaların kullanımı bazı kişilerde yan etkilere sebebiyet verir. Astım sorunu olanlarda, astım nöbetleri ve solunum bozukluğu yaratır. Bazı hastalarda ise kalp ritmi bozukluğunu da meydana getirir. Bunun yanında alerjen etki yaratabilir.

Gözlerde aşırı sulanma ve göz çevresinde kızarıklık da yan etkileri arasındadır. Bu tür yan etkileri doktorunuz ile paylaşarak başka bir damla kullanmalısınız. Bu göz damlaları düzenli ve sürekli kullanıldıkça etkilidir.

Damlanın kullanımının aksatılması veya ara verilmesi hastalığın ilerlemesine neden olur.

2. Lazer tedavisi

Gözdeki yüksek tansiyonun damlalar ile düşmediği durumlarda lazer teknikleri ile tedavi yöntemine başvurulur. Bu yöntemin uygulanma amacı ameliyat öncesi bir çeşit önlemdir. Uygulanan bu teknik hastalarda 2 ya da 3 yıl boyunca glokom ilerlemesini durdurur.

Göz içi sıvısını dışarı boşaltan damarların tıkalı olması yüzünden sıvı boşalmadığı için basıncı artırır ve gözün tansiyonu yükselir. Lazer teknikleri ile damarların sıvıyı boşaltması sağlanarak göz basıncı düşürülür.Bu sayede gözdeki tansiyon dengeye girer.

Kullanılan lazer tedavisi tekniklerinden ilki ALT yöntemidir. Bu yöntemde açılan tıkalı kanallardaki sıvı boşaltılır. Gözdeki tansiyon düşürülür. Fakat bu teknik kanalları tekrar tıkayarak tedaviyi faydasız kılar.

Bu sebeple şimdilerde SLT tekniği uygulanır. Bu teknikte tıkalı kanallar önce genişletilir daha sonra sıvı açılır. Üstelik bu yöntem glokomun en son evresinde olanlara bile uygulanabilir.

Bu açıdan FDA onaylı bu lazer tekniği şimdilerde sıkça kullanılır.

3. Cerrahi tedavi

Göz ameliyatları çok büyük riskler taşıyan ve hassas ameliyatlardır. Genel olarak damlalar ve lazer tedavi ile gözdeki tansiyonu düşmeyen ve hastalığı riskli bir biçimde ilerleyen hastalara önerilir.

Özellikle yaşlı hastalara ve göz siniri tahribatı hızlı gelişen kişilere öncelik verilir. Göz ameliyatları tecrübeli cerrahlar tarafından yapılmalı.

Bu ameliyatlarda gözde biriken ve basınca neden olan sıvıyı uzaklaştırmak için yeni bir kanal oluşturulur.

Ameliyat lokal anestezi altında uygulanır. Kişinin gözüne uyuşturucu bir damla damlatılır. Daha sonra göz dokusundan bir parça kesilip alınır. Bu kesiden sıvının boşalması sağlanır. Ameliyat sonrası 1 hafta boyunca kişinin iltihaplanmayı önlemek için damla ve gerekli koruyucu önlemleri alması gerekir.

Cerrahi tedavi bir göze uygulandıktan 4 hafta sonra diğer göze uygulanır. Bu yöntem ile göz tansiyonu % 60 ile 80 oranında düşürür. Daha önce katarakt sorunu yaşayan kişilerde sıkça uygulanan bir ameliyattır. Bu yöntemin de riskleri vardır. Görme kayıpları veya iltihaplanma ciddi sorunlara neden olur.

Göz Tansiyonu Nasıl Düşer?

Gözde yükselen basınç ile beraber artan tansiyon birçok sorunun beraberinde getirir. Bu sorundan şikayetçi hastalar ise göz tansiyonu sahibi olduklarından sonra göz tansiyonu geçer mi diye korkmaya başlar. Şimdilerde tıptaki gelişmeler birçok hastalığa çözüm buluyor.

Keza bazı yöntemler ve tedavi seçenekleri ile gözdeki basınç ve tansiyon kolayca düşürülür. Doktor kontrolüne giderek hastalığın ne kadar ilerlediğine dair bilgi edindikten sonra doktorun tedavisine sadık kalınmalı. Eğer damla kullanılması gerekirse aksatmadan kullanması gerekir. Bu sayede tansiyon dengelenir.

Lazer tedavisi veya cerrahi ameliyatlar ile de kalıcı olarak gözdeki tansiyon dengeye getirilerek düşürülür.

Источник: https://sebboy.com/goz-tansiyonu/

Göz Tansiyonu Nedir, Belirtileri ve Tedavisi

Göz Tansiyonu

göz tansiyonu nedir, belirtileri ve tedavisi

Göz tansiyonu  hastalığın ilk başlangıç zamanlarında belirti göstermez. Göz tansiyonu hastalığı, gözde görme sinirine zarar verip görme yetisini kaybetmesine ve körlüğe neden olan bir tür hastalıktır. Göz tansiyonu belirtileri hemen ortaya çıkmaz ve hastalık yavaş yavaş ilerler.

Bundan dolayı da hasta rahatsızlığını hemen fark edemez. Göz tansiyonunda erken teşhisinin olması için düzenli göz muayenesi gerekmektedir. Aksi takdirde kişinin göz tansiyonu belirtilerinin farkına varması ve kendi başına erken teşhis edebilmesi oldukça zordur. Erken teşhis ile hastalığın önüne geçilebilir.

Nadir de olsa bulantı, kusma, bulanık görme gibi sıkıntılarla karşılaşılabilir. Anca her hastada bu şekilde göz tansiyonu belirtileri görülmeyebilir. Gözlerde oluşacak kanlanma veya hafif ağrı gibi durumlarda hemen göz tansiyonundan şüphelenip doktora başvurulmalıdır.

Miyop nedir yazımız için tıklayın.

Göz tansiyonu tedavisi ile görme kayıplarının ilerlemesi engel olunabilir fakat görme kaybedilen görme geri  getirilemez. Bundan dolayı  sürekli olarak doktor muayenesinden geçmenizde yarar var. Her organ önem taşır fakat görme kayıpları hayatı çok olumsuz etkiler ve bu yüzden göz özellikle dikkat edilmesi gereken bir organdır.

Göz Tansiyonu Nedir

Göz tansiyonu nedir? Göz tansiyonu yani glokom, göz içi basıncın yükselmesi sonucunda ortaya çıkan ve tedavi edilmediğinde görme kaybına yani körlüğe neden olan göz hastalığıdır. Gözün iç ön tarafında, göz dokularını beslemek amacıyla bir sıvı dolaşır.

Bu sıvı gözün içinde üretilir ve başka kanal yoluyla dışarı atılır. Bu sıvı bazı gözlerde kanalda tıkanıklık nedeniyle dışarı atılamaz. Bunun sonucunda ise göz içi basınç yükselir. Göz tansiyonu hastalığı yıllar içinde sinsice ilerler ve bunun farkında olmazsınız.

Göz tansiyonu nedir sorusundan çok göz tansiyonu neden olur sorusu sorulmalıdır.

Göz Tansiyonu Nedenleri

Göz içinde sürekli olarak dokular beslenmesi için bir sıvı dolanır. Bu sıvı bazı yollarla da göz dışına atılır. Fakat boşaltımı sırasında tıkanıklık nedeniyle bu sıvının tamamı boşalmadığı takdirde göz içinde basınca neden olur. Göz içinde yükselen basınç görme sinirlerine zarar verir ve sinirlerin ölmesine neden olur.

Bazı hastalıklar da göz tansiyonu nedenleri arasında yer alır. Bu hastalıklarda sorun oluşmadan görme sinirindeki akımın bozuk olması nedeniyle görme siniri tahrip olabilir. Görme sinirinin tahribiyle kalıcı olarak görme kaybı meydana gelir.

Hepimiz için düşünmesi bile korkutan bu düşünce erken teşhisle ortadan ihtimalini kaldırabilirsiniz.

Kontrollü muayene göz için yapabileceğiniz en önemli önlemdir. Özellikle göz tansiyonunda erken teşhisin söz konusu olabilmesi için yapabileceğiniz tek şey düzenli doktor kontrolünün olmasıdır.

Doktor kontrolü sırasında tonometre adı verilen bir alet ile göz tansiyonu ölçülür. Göz dibi muayenesi yapılarak sinirler de kontrol edilir. Gözde görme alanında belirgin bir tahrip meydana gelmediği sürece oluşan problemlerin farkına varmak zordur.

Genetik yatkınlık, ilerleyen yaş, sigara şeker hastalığı, miyop, uzun süreli uygulanan kortizon tedavisi, göz yaralanmaları, migren, yüksek veya düşük kan basıncı gibi faktörler göz tansiyonu nedenleri olarak karşımıza çıkar.

Hipermetrop nedir yazımız için tıklayın.

Göz tansiyonu hastalığı başlarda hiçbir şikayete neden olmaz. Bu hastalık yıllarca yavaş yavaş ilerler ve göz sinirlerinin harap olmasına neden olur. Zaman içinde görmede gittikçe azalma görülür ve şikayetler oldukça artar. Görmede sıkıntılar artar.

Bulanık görme, kusma , ağrı ve mide bulantısı gibi göz tansiyonu belirtileri ortaya çıkar. Belirtilerin olması erken tanıyı getirir. Bu durumda görme sıkıntısı yaşamadan müdahale etmek mümkün olacaktır. Bu belirtiler herkeste görülmeyebilir.

Sinsice sizi rahatsız edecek bu hastalığın erken teşhisi fazlasıyla önemlidir. Kuşkulandığınız an ihmal etmeden muayene olmayı ihmal etmeyin. Göz tedavisinde göz içi basıncının da ölçülmesine dikkat edilmesi gerekir.

Kronik bir hastalık olan göz tansiyonu tamamen görme kaybına neden olur.

göz tansiyonu belirtileri

Göz Tansiyonu Tedavisi

Hastalık sinsice ilerlerken gözde çok tahrip meydana gelmişse sürekli olarak gözetim altında olunmalıdır. Düzenli kontrol ve tedavi eşliğinde hasta doktor kontrolünde olmalıdır.

Göz tansiyonuna sahip kimselerde uygulanan tedavi yöntemlerinden birisi de damla kullanımıdır. Damla kullanımında, damla kullanıldıktan sonra gözün bir süre kapalı tutulması gerekiyor. Bunun sebebi ise ilacın etkisinin arttırılmasıdır.

Fakat damla kullanılırken doktorun önerdiği şekilde ve dozda kullanıma özen gösterilmelidir. Gözde batma veya yanma gibi durumlar söz konusu olabilir. Bu durumda korkmanızı gerektiren bir şey yoktur. Bu kısa süreli bir durumdur. Bazı durumlarda göz tansiyonuna göz damlaları yeterli olmayabilir.

Böyle bir durumda göz tansiyonu tedavisinde ilaçlara başvurulur.

göz tansiyonu tedavisi

İlaç tedavisi de yeterli olmadıysa göz tansiyonu tedavisi olarak cerrahi müdahaleye başvurulabilir. Ameliyat yoluyla göz sıvısının damarlardan çıkışının sağlanması için yol açılır ve göz içi basınç düşmesi sağlanır.

Hasta bu süreçte yorulabilir, hatta kanama ve enfeksiyon gibi durumlarla da karşılaşabilir. Göz tansiyonu hastaları ilaçlarını düzenli olarak kullanmayıp kontrole günler kala düzenli şekilde kullanırsa bu durumda doktoru yanıltabilirler.

Son kullandıkları günlerde göz basıncı düşer ve doktor yanılır. Bu gibi durumlardan sonra görme yetisini kaybedebilirsiniz.

Bir başka göz tansiyonu tedavi yöntemi lazer ile tedavidir. Göz tansiyonu tedavisinde glokom krizine karşı kullanılan tedavi yöntemidir. İhmal kabul etmeyen bu hastalıkta ilaçların düzenli kullanılması çok önemlidir. Görme kaybına yol açmadan teşhisin konulmasıda oluşacak sıkıntılara karşı erken müdahaleyle sorunları ortadan kaldırabilir.

Источник: http://saglikloji.com/goz-tansiyonu-nedir-belirtileri-ve-tedavisi/

Göz Tansiyonu Nedenleri ve Belirtileri, Nasıl Anlaşılır?

Göz Tansiyonu

Göz tansiyonu, gözün (optik) sinir hasarının görme kaybına ve hatta körlüğe neden olabileceği yüksek göz içi basıncıyla genellikle ilişkili bir göz hastalığıdır.

Göz Tansiyonu Nedenleri

Göz tansiyonu, bir hastalık değil, gözdeki basıncın çok yüksek olduğu bir dizi koşuldur. Bu, gözün arkasındaki optik sinir hasarına yol açar, bu da tedavi edilmezse görme kaybına neden olabilir. Göz tansiyonu artmış göz içi basıncından kaynaklanır.

Basınç, gözlerin ön kamarasından sulu mizanın drenajındaki tıkanmaya bağlı olarak oluşur. Bu gibi göz tansiyonu nedenleri dışında, bir çok nedenden dolayı göz tansiyonu ortaya çıkmaktadır.

İşte, göz tansiyonu nedir belirtileri nelerdir sorularının detayları cevapları;

Artan Göz İçi Basıncı

Göz küresinin ön kamarası, lens ve korneayı da içeren göz yapılarına besin sağlayan sulu mizah ile doldurulur. Aynı zamanda gözün şeklini vermek için bir baskı oluşturur. Sağlıklı gözlerde bu sıvı sürekli olarak göz içine ve dışına akar. Doğru basıncını korumak için üretilen oranıyla kan dolaşımına geri drene gelir.

Göz Tansiyonu Riski

Birkaç faktör göz tansiyonuna yakalanma riskini artırabilir. Bunlar arasında:

Yaşlanma

Yaşla birlikte göz tansiyonu riski artar. Örneğin dünya genelinde, kronik açık açılı göz tansiyonuna her 100`de 40 yaşın üzerinde bir ila iki kişiyi, her 100`de 80 yaşın üzerinde 4-5 kişiyi etkilemektedir. Yaşla birlikte, trabeküler ağ hücreleri daha az verimli çalışır ve bu da gözün ön kamerasındaki sulu humorun oluşmasına neden olur.

Cinsiyet

Daha açık olan ön kamaralar nedeniyle kadınlar erkeklerinkinden üç kat daha fazla akut açı kapanması göz tansiyonunu geliştirebilirler.

Genetik Nedenler

Ailelerinde göz tansiyonu olan kişiler, durumun daha büyük bir risk altındadırlar. Aynı zamanda, bebeklerde göz tansiyonu belirtileri de, genetik nedenler arasında yer almaktadır. Bunlar ile beraber, miyop veya kısa görüşlü olma durumu da, genetik nedenlerin başında gelmektedir.

Diyabet

Diyabetik bireyler göz tansiyonu açısından daha büyük bir risk altındadır.

Kortikosteroidler

Başka bir tıbbi durum için uzun süre kortikosteroid kullanan kişiler göz tansiyonunu yan etki olarak geliştirebilirler.

Göz Tansiyonu Belirtileri ve Tedavisi

Birkaç göz tansiyonu türü vardır ve hepsi artmış göz içi basıncı ile karakterizedir. Farklı göz tansiyonu belirtileri ve göz tansiyonu tedavisi ile ilgili detaylar aşağıda yer almaktadır.

Kronik Açık Açılı Göz Tansiyonu

Bu tip göz tansiyonunda en azından başlangıç aşamasında belirgin belirtiler yoktur. Durum yavaş ilerler ve göz ağrısı ile beraber görme hasarının oluşması da daha uzun sürer.

Bu göz tansiyonu tipinde öncelikle görme alanı etkilenir. Periferik vizyon merkezi görmeden önce gidiyor. Gözün dış kenarından görme kaybedilir, merkeze doğru içe doğru yavaşça ilerletilir.

Akut Açı Kapanması Göz Tansiyonu

Bu durum daha nadirdir ve hızla ilerleyebilir. Şiddetli bir saldırıda belirtiler akut veya ani başlangıçlı olabilir.

Gözlerde şiddetli göz ağrısı, kızarıklık, şiddetli baş ağrısı ve göz çevresindeki hassasiyet, görme bulanıklığı, bir veya iki gözdeki görme kaybı ve bu kayıpla beraber yaşanan göz ağrısı, hızla ilerleyen göz çevresinde ışıklar veya gökkuşağı benzeri desen bulunur. Mide bulantısı ve kusma olabilir.

Sekonder Göz Tansiyonu

Bu genellikle göz yaralanmalarının veya üveit gibi diğer göz hastalıklarının bir sonucudur. Üveitler sıklıkla göz ağrısı ve baş ağrısına neden olur ve sekonder göz tansiyonunda benzer şekilde özellikleri, ilk etapta ortaya çıkan göz hastalığı için olanları içerir.

Konjenital veya Gelişimsel Göz Tansiyonu

Bu tür göz tansiyonu bir bebekte veya bir çocukta ortaya çıkar. Bu göz tansiyonu tipini tanımak genellikle zordur. Fiziksel belirtiler bebeğin gözleridir. Bunun nedeni, artmış göz basıncına bağlı olarak gözlerin genişlemesi nedeniyle ortaya çıkar.

Bebek ışığa karşı hassastır ve parlak ışıklarda ağlar veya cılızlaşmaya eğilimlidir. Gözler bulutlu ve sulu görünür ve hareketler sarsılır. Doğuştan göz tansiyonuna sahip bazı bebekler, gözbebeklerinin hizalanması değiştiği durumlarda, göz kırpmaları veya çapraz gözler de gelişebilir.

Reçeteli Göz Damlaları

Gözlerinizin akışkanlığını azaltmak, sıvı drenajını artırmak ve göz içindeki basıncı azaltmak için ilaçlar içerir. Bazı reçeteli göz damlaları bunlardan birden fazlasını yapar.

Cerrahi Tedavi

Lazer veya geleneksel cerrahi gözlerin sıvı boşaltmasına yardımcı olabilir Açı kapatma (dar açılı) glokom aniden ortaya çıkar. Bir doktor gözün içindeki basıncı azaltmak için lazer tedavisi yapabilir. Ayrıca ilaçlara veya başka tedavilere ihtiyacınız olabilir.

Göz Tansiyonu Nasıl Anlaşılır?

Göz tansiyonu nasıl anlaşılır sorusunun cevabını, hastalığın ilk dönemlerinde bulamazsınız. Çünkü, göz tansiyonu ilk zamanlar içerisinde herhangi bir net belirti göstermez ve yavaş yavaş ortaya çıkar.

Bulantı, göz ağrısı hissi, görme bulanıklığı ve göz kararması, tansiyonunu anlayabileceğiniz ilk belirtiler olarak karşınıza çıkacaktır.

Özellikle, göz bulanıklığı yaşıyorsanız, bu durum göz tansiyonu hastalığı olarak karşınıza çıkabilir ve kesin sonuç almak için en doğru yöntem, bir göz muayenesi ve ardından göz tedavisi yaptırmak olacaktır.

(2 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://tansiyonum.com/goz-tansiyonu-belirtileri

Göz Tansiyonu Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?

Göz Tansiyonu

İlerleyen yaşlarla beraber görülme ihtimali yükselen göz tansiyonu, halk arasında “karasu hastalığı” olarak da bilinir.

Özellikle 65 yaşından sonra oldukça sık rastlanan ve tıptaki ismi glokom olan bu hastalık, göz içindeki basıncın dengesiz şekilde yükselmesiyle göz sinirlerinde hasar oluşmasına bağlı olarak gelişir. Göz sinirlerinin zarar görmesiyle beraber kişinin görme yetisinde azalma olur.

Göz tansiyonu birçok farklı şekilde karşımıza çıkabilir. Dolayısıyla çeşitlere bağlı olarak hastalığın seyrinin değişmesi mümkündür. Sessizce ilerleyen bu hastalık çoğu zaman geç fark edilir.

Erken teşhisin çok önemli olduğu göz tansiyonu hastalığında müdahale erken yapılabilirse birçok sinirin tahrip olması engellenir.

Eğer tanı için geç kalınırsa ne yazık ki gözdeki kayıpların bir kısmının tedavi ile geri kazanılması pek mümkün olmaz.

Bu nedenle göz tansiyonu ile ilgili bilgi sahibi olmak, nedenini belirtilerini bilmek sağlığınızı korumak ve gözlerinizi durumunu takip edebilmeniz açısından önemlidir.

Her ne kadar 65 yaşından sonra daha sık karşılaşılan bir hastalık olsa da 40'lı yaşların geçilmesiyle beraber glokom riskinin arttığı söylenebilir. Göz iç basıncı yüksek olan kişiler hastalığa karşı riskli grup içerisinde yer alırlar.

Göz tansiyonunda kör olma riski olduğu için çok dikkatli olmak gerekir. Glokom, dünyada görme yetisinin tamamen kaybedilmesi ile sonuçlanan hastalıklar sıralamasında ikincidir.

Bu yüzden erken teşhis ve doğru tedavi için çaba göstermekten kaçınılmamalıdır.

Göz Tansiyonu Neden Olur?

Özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan göz tansiyonu başka hastalıkların bir sonucu olarak erken yaşlarda da çıkabilir. İşte göz tansiyonuna neden olan bazı etmenler…

1. Kalıtsal faktörler
Eğer aile üyelerinizde göz tansiyonu hastalıklarına rastlanıyorsa siz de bu genleri taşıdığınız için göz tansiyonuna yatkın bir bünyeye sahipsiniz demektir.

Genelde göz tansiyonuna sebep olan en büyük etmenin genetik faktörler olduğu söylenir. Dolayısıyla ailenizde glokom hastalığı bulunuyorsa bu durumdan korunmak için ekstra bir dikkat göstermeniz gerekir.

2. Yaşın ilerlemesi
En sık 65 yaş sonrasında görülen bir hastalık olan göz tansiyonu yaşın ilerlemesiyle beraber daha kolay ortaya çıkabilir.

Dolayısıyla 40 yaşın üzerini geçen herkesin düzenli olarak ölçüm yaptırması ve göz tansiyonu konusunda daha hassas davranması gerekir.

Yaşla beraber vücudun yıpranmasına da bağlı olarak göz tansiyonu ortaya çıkacağı için hem sağlıklı bir hayat sürmekte hem de gözleri fazla yormamakta fayda var.

3. Şeker hastası olmak
Göz tansiyonunun sebeplerinden birisi de şeker hastalığıdır. Şeker hastalarında kortizon kullanımının artması kaçınılmazdır. Dolayısıyla bu kortizonlar gözdeki kanallara zarar verebilir ve buna bağlı olarak diyabet hastalarında glokom görülme riski artmış olur.

4. Miyop veya hipermetrop olmak
Gözlerinde miyop ya da hipermetrop rahatsızlığı olan kişilerde de glokom oluşma ihtimali yüksektir.

Göz ile alakalı bir teşhis aldıktan sonra genelde göz tansiyonu açısından risk sınıfı içerisinde olacağınız için miyop ya da hipermetrop gibi bir sorununuz varsa sık sık tansiyon ölçümü yaptırarak doktorunuzdan glokoma yakalanmamak için tavsiyeler isteyebilirsiniz.

5. İnce kornea
Retinanın ince olması durumunda göz tansiyonu ortaya çıkabilir. Bunun yanı sıra retina dekolmanı, iritis ve göz tümörleri de glokom oluşumuna sebep olan faktörlerden birisi olabilir.

6. Kansızlık
Kansızlık veya kan basıncının artması sonucunda glokom oluşumu gözlenebilir. Gözlerdeki kanallarda ve kılcal damarlarda kan basıncı ve miktarı değiştiği zaman göz tansiyonu ortaya çıkabilir.

7. Bazı hastalıklar
Guatr ve migren gibi kimi hastalıklar ve bu hastalıklar yüzünden tüketilen ilaçlar göz tansiyonuna sebep olabilir.

8. Göz travması geçirmek
Geçmişte göz bölgesine herhangi bir darbe alınmış olması ya da yaralanmaların olması glokom oluşumuna sebebiyet verebilir. Aynı şekilde geçmişte gözle alakalı cerrahi operasyonlar geçirmiş olmak da göz tansiyonu riskini artırır.

9. Üveit
Üveit ya da diğer adıyla göz içi iltihaplanması glokomun başlıca sebepleri arasında yer alır. İltihaplar yüzünden gözdeki kanallarda basınç artar ve boşalamayan sıvı tansiyona sebep olur.

Göz Tansiyonu Nasıl Tedavi Edilir?

1. İlaç tedavisi
Hastalıkla alakalı en büyük endişelerden birisi “Göz tansiyonu geçer mi?” şeklindedir. Erken teşhis konulduğu durumda hastalığın etkilerinden sadece ilaç tedavisiyle bile kurtulmak mümkün olduğu için çok fazla panik yapmanıza gerek yok.

Tedaviye erken başvurulduğu durumda göz içindeki sinirler çok fazla zarar görmez. Sinirleri korumak için doktor tarafından damla kullanılması uygun görülebilir. Göz damlaları düzenli olarak kullanılarak tansiyonun düşürülmesi amaçlanır. Damlaların bir diğer katkısı ise gözde üretilen fazla sıvıların üretimini azaltmasıdır.

Düzenli olarak doktorun önerdiği şekilde kullanılması halinde negatif etkilerin birçoğunu ortadan kaldıracaktır.

2. Lazer tedavisi
Damla türündeki ilaçların gözdeki tansiyonu düşürmeye yetmediği durumlarda ise teknolojinin gelişmesiyle beraber hayatımıza giren lazer tedavisi devreye girer.

Lazer tedavisi ile beraber 2-3 sene boyunca göz tansiyonun ilerlemesinin önüne geçilir. Lazer tekniği sayesinde damarların göz içindeki sıvıyı boşaltması ve tansiyonun dengeye getirilmesi amaçlanır.

3. Cerrahi operasyon
Tansiyonun ilaçla ya da lazerle düşürülemediği durumlarda ameliyata başvurulur.

Riskli bir yöntem olması sebebiyle çok tercih edilmese de yaşı ilerlemiş ve göz sinirleri fazla tahrip olmuş kişilerde mecburen uygulanır.

Bu tip ameliyatlarda gözde birikmiş ve basıncın kaynağı olan sıvıyı uzaklaştırmak adına yeni bir kanal açılır. Ameliyat sonrasında hastanın doktorun vermiş olduğu tavsiyelere uyması ve ilaçları düzenli olarak kullanması gerekir.

Göz Tansiyonu Belirtileri ve Göz Tansiyonu Kaç Olmalı?

Göz Tansiyonu

Göz Tansiyonu Kaç Olmalı? Göz Tansiyonu Belirtileri Nasıl Ortaya Çıkar? Genellikle göz tansiyonunun yükselmesi olarak bilinen Glokom göz tansiyonu sebebiyle, görme sinirinin hasarı ve görme hücrelerinin kaybıyla neticelenen bir rahatsızlıktır. En çok görülen ikinci körlük sebebi olan Glokom tüm körlüklerin yüzde 13.5’ini oluşturur. Göz tansiyonunda göz içindeki sıvı basıncı görme yeteneği için gerekli olan göz sinirini harap edecek kadar yüksektir .

Göz Tansiyonu Normalde Kaç Olmalı?

Normal göz içi basıncı genel olarak 6-21 mmHg arasıdır ve gün içerisinde değişkenlik gösterir. Gün boyunca 5 mmHg ya da daha fazla basınç farkı olması glokom olasılığına işaret eder.

Ancak gözün göz içi basıncına dayanıklılığı insandan insana değişkenlik gösterebilir. Bazı kimselerde normalden yüksek sayılan 22-26mmHg göz içi basınçları göze herhangi zarar vermeyebilir. Bazı kişilerde ise normal değerler bile hasara yol açabilir.

Göz Tansiyonunun Belirtileri

Göz tansiyonu başlangıç aşamasında belirti vermez. Görme bozukluğu veya ağrı hissedilmez. İlerlediğinde görme alanı daralır, daha sonra merkezi görmede de azalma olur.

Göz tansiyonunun görülme oranı 40 lı yaşlardan sonra artar. Bu rahatsızlıkta erken teşhis önemlidir. İlk çıktığı zamanlarda farkına varılmazsa görme siniri yavaş yavaş tahrip olur ve körlüğe kadar götürür.

Göz Tansiyonu Tedavisi, Nasıl Geçer?

Göz Tansiyonu

Göz tansiyonu, glokom ve karasunun diğer adlarıdır. Göz tansiyonu, milyonlarca insanı etkilemekte olan oldukça yaygın bir sağlık sorunudur. Göz tansiyonunuz iyi bir görüş için hayati bir önem taşımaktadır. Göz tansiyonu, anormal yüksek basınç nedeniyle oluşur.

Göz tansiyonu, körlüğün en önemli nedenlerinden biri olarak sayılmaktadır. Her yaşta görülebilir fakat yaşlı kişilerde görülme riski daha fazladır. En çok görülen göz tansiyonun genellikle önemli bir belirtisi bulunmamaktadır. Son aşamaya gelene kadar görmenizde herhangi bir sorun yaşamayabilirsiniz.

Göz tansiyonu nedeni ile oluşan görme kaybı geri alınamaz. Bu yüzden göz basıncı ölçümleri içeren düzenli göz testlerinin olması önem taşımaktadır. Göz tansiyonu erken fark edilirse, görme kaybı yavaşlatılabilir veya önlenebilir. Eğer bu konu ile alakalı hastalığınız varsa, genellikle hayatının geri kalanı için sürekli tedavi olmanız gerekmektedir.

Göz tansiyonu belirtileri, durumun tipi ve evresine göre değişir. Örneğin;

  1. Sık sık her iki gözde yanınızda (periferik) ya da santral görme yamalı kör noktalar
  2. İleri evrelerinde tünel vizyonu
  1. Şiddetli baş ağrısı
  2. Göz ağrısı
  3. Mide bulantısı ve kusma
  4. Bulanık görme
  5. Işıkların etrafında daireler
  6. Göz kızarıklığı

Eğer tedavi edilmezse, göz tansiyonu sonunda körlüğe neden olur. Hatta tedavi ile göz tansiyonu hastalarının yaklaşık yüzde 15’inin 20 yıl içinde en az bir gözü kör olur.

Doktoru Ne Zaman Görmeniz Gerekmektedir?

Şiddetli baş ağrısı, göz ağrısı ve bulanık görme gibi akut açı göz tansiyonu belirtileriniz varsa vakit kaybetmeden doktora görünmeniz gerekmektedir. Düzenli olarak yaptıracak olduğunuz göz muayeneleri görme kaybını önlemek için bir tedavi şeklidir. Bu kapsamda;

  • Göz tansiyonunun herhangi bir risk faktörü yoksa, 40 yaşından itibaren her dört yılda bir
  • Yüksek risk altında ya da 65 yaş üstü iseniz her 2 yılda bir düzenli olarak doktora gitmeniz gerekmektedir.

Göz tansiyonu optik sinir hasarı sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Nedeni tam olarak anlaşılmamakla birlikte genel olarak gözlerde oluşan basınç neden olarak gösterilmektedir.

 Artmış göz basıncı gözünüzden akan bir sıvı (sulu mizah) birikimi ile oluşmaktadır. Göz tansiyonu genellikle aile geçmişinden kaynaklanmaktadır.

 Bilim adamları, yüksek göz tansiyonunu optik sinir hasarı ile ilişkili genlerden dolayı olduğunu düşünmektedir. Göz tansiyonu türleri şunlardır;

Açık Açılı Göz Tansiyonu

Açık açılı göz tansiyonu hastalığının en yaygın şeklidir. Kornea ile iris tarafından oluşturulan drenaj açısı açık kalır, trabeküler ağ kısmen bloke edilir. Bunun giderek artması göz basıncına neden olur. Bu basınç optik sinirlerine zarar verir. Bu yavaş süreç zamanla görme kaybına neden olmaktadır.

Açı Kapanması Göz Tansiyonu

İris kornea ile iris tarafından oluşturulan drenaj açısını daraltmak ya da engellemek için öne çıktığı zaman açı kapanması göz tansiyonu olarak da adlandırılan kapalı açılı göz tansiyonu meydana gelir. Açılı göz tansiyonu aniden (akut açı kapanması glokomu) veya zamanla (kronik açı kapanması glokom) oluşabilir.

Normal Tansiyonlu

Normal tansiyonlu, optik sinir göz basıncı normal sınırlarda olsa bile zarar görmüş olabilir. Bunun tam nedeni bilinmemektedir.

Çocuklarda Göz Tansiyonu

Bebeklerin ve çocukların göz tansiyonuna sahip olması mümkündür. Doğumdan itibaren veya yaşamlarının ilk birkaç yılı içerisinde gelişebilir. Optik sinir hasarı, drenaj tıkanmalar veya altta yatan tıbbi durumdan dolayı meydana gelebilir.

Pigment Göz Tansiyonu

pigmenter, iris pigmentler granülleri yavaşlamaya veya göz çıkan sıvının engellemeye ayrıca drenaj kanalları engellemeye neden olmaktadır.

Göz Tansiyonu Testleri ve Tanısı Nasıl Olur?

Doktorunuz tıbbi geçmişinizi gözden geçirecek ve kapsamlı bir göz muayenesi yapacaktır. Doktorunuz bunlar da dahil olmak üzere çeşitli testler yapabilir;

  • Göz içi basıncı ölçümü (tonometri)
  • Optik sinir hasarı için test
  • Görme kaybı alanları denetlemek için test (görme alanı testi)
  • Kornea kalınlık ölçme (pakimetri)
  • Drenaj açısının incelenmesi (gonyoskopidir)

1.Göz Damlası

Göz tansiyonu tedavisi genellikle reçeteli göz damlası ile başlar. Bunlar gözün sıvı drenesini artırarak veya göz sıvı miktarını azaltarak, göz basıncını azaltmaya yardımcı olmak için kullanılmaktadır. Reçeteli göz damlası ilaçları şunlardır;

  • Prostaglandinler
  • Beta blokerler
  • Alfa-adrenerjik agonistler
  • Karbonik anhidraz inhibitörleri
  • Miotik ya da kolinerjik ajanlar

2.İlaçlar

Göz damlaları beklenen etkiyi ve şifayı verememesi üzerine doktorunuz sizlere ilaç tedavisini tavsiye edecektir. Bu ilaçların olası yan etkileri; el ve ayak parmaklarında karıncalanma, depresyon, mide bulantısı, böbrek taşları sorunları ve sık idrara çıkmadır.

3.Cerrahi ve Diğer Tedaviler

Diğer tedavi seçenekleri, lazer tedavisi ve çeşitli cerrahi prosedürlerdir. Olası komplikasyonlar ağrı, kızarıklık, enfeksiyon, enflamasyon, kanama, anormal derecede yüksek veya düşük göz tansiyonu ve görme kaybıdır. Göz ameliyatının bazı türleri katarakt gelişimini hızlandırabilir.

Bu aşamadan sonra düzenli olarak doktora görünmeniz gerekmektedir. Ve sonunda göz basıncı yükselir ya da diğer değişiklikler başlarsa ek prosedürlere geçilmesi gerekebilir. Aşağıdaki teknikler, basınç düşürücü, göz içindeki sıvı drenajını artırmak için tasarlanmıştır:

  • Lazer tedavisi: Laser trabeküloplasti açık açılı göz tansiyonu olan kişiler için bir seçenek olabilir. Doktorunuzun muayenehanesinde yapılabilir. O ya da o trabeküler ağda tıkanmış kanalları açmak için doktorunuz bir lazer ışını kullanır. Bu prosedürün tam etkisini görmek için birkaç hafta beklemeniz gerekebilir.
  • Filtreleme ameliyatı: Cerrahi prosedür ile bir trabekülektomi denilen bu tedavi şeklinde doktorunuz gözünüzde (sklera) beyaz bir açıklık oluşturur ve trabeküler ağının parçası kaldırır.
  • Drenaj boruları: Bu yöntemde, gözünüze cerrahi bir operasyonla küçük tüp eklenir.
  • Elektrokoter: Doktorunuz Trabecutome adında küçük bir elektrokoter cihazı kullanılarak trabeküler ağ dokuyu kaldırmak için minimal invaziv olan bir prosedür önerebilir.

4.Akut Açı Kapanması Tedavisi

Akut açı kapanması göz tansiyonunun acil bir tıbbi durumudur. Eğer bu durumun belirtilerine sahipseniz, gözünüze basıncı azaltmak için acil tedavi gerekmektedir. Bu genellikle ilaç ve lazer veya diğer cerrahi girişimlerin hepsini kullanmayı gerektirecektir.

5.Gelişmekte Olan Tedaviler

Araştırmacılar yeni ilaçlar, ilaç dağıtım yöntemleri, cerrahi işlemler ve cihazların etkinliğini değerlendirmektedirler.

6.Alternatif Tıp

Bazı alternatif tıp yaklaşımları sizlere bu konuda yardımcı olabilmektedir. Ancak bunların olası yararları ve riskleri konusunda doktorunuzla konuşun.

  • Bitkisel ilaçlar: Böyle yaban mersini ve ginkgo olarak bitkisel takviyeler sizlere yardımcı olacaktır.
  • Gevşeme teknikleri: Meditasyon ve diğer teknikler yardımcı olabilir.

Yaşam Tarzı ve Ev İlaçları Nelerdir?

Bu ipuçları yüksek göz tansiyonu kontrol etmeye veya göz sağlığını korumaya yardımcı olabilecektir;

  • Sağlıklı beslenin. Omega-3, vitamin ve besin değeri yüksek olan koyu, yapraklı yeşillikler ve balık tüketin.
  • Düzenli egzersiz yapın. Uygun bir egzersiz programı hakkında doktorunuzla konuşun.
  • Tükettiğiniz kafein miktarını sınırlayın.
  • Sıvı tüketimini azar azar sık bir şekilde yapın. Ani bir şekilde çok sıvı alımı göz tansiyonunuzu etkileyebilir.
  • Uyurken, yaklaşık 20 derece yükseltilmiş bir kama yastık kullanın.
  • Göz damlalarınızı reçeteli kullanmaya özen gösterin. Ve damlalarınızı düzenli bir şekilde kullanın.

Göz damlası, bazen kan dolaşımınca emilir. Bu da gözleriniz için alakasız bazı yan etkilere neden olabilir. Bu emilimi en aza indirmek için, damla koyduktan bir iki dakika süreyle gözlerinizi kapatın. Göz çevresinde bulunan göz damlalarını temizleyin.

Göz Tansiyonu Risk Faktörleri Nelerdir?

  • Yüksek iç göz tansiyonu (göz içi basıncı)
  • 60 yaş üstü olmak
  • Aile geçmişi
  • Diyabet, kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve orak hücreli anemi gibi bazı tıbbi durumlar
  • Miyopi gibi bazı göz koşulları
  • Bir göz yaralanması veya belirli tipteki göz ameliyatı
  • Uzun bir süre için özellikle de göz damlaları, kortikosteroid ilaçları

Источник: https://evdesifa.com/goz-tansiyonu-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.