Göz Tümörü Belirtilerine Dikkat!

Göz Kanseri: Erken Teşhis Her Zaman Önemli — Multi Yaşam

Göz Tümörü Belirtilerine Dikkat!

Çoğu göz kanseri vakası belli bazı göz bölgelerinde olmadıkça veya ileri boyutlara ulaşmadıkça belirti göstermemektedir.

Olası göz kanseri belirtileri şunlardır:

  • Bulanık görüş
  • Ani görüş kayıpları
  • Görüş alanında ortaya çıkan hareketli nokta veya çizgiler, ışık parlamaları
  • Görme alanı kaybı
  • Gözün renkli kısmında ortaya çıkan koyu nokta veya leke
  • Gözbebeğinin şeklinde veya büyüklüğünde değişim
  • Gözün göz yuvasındaki doğal konumundan kayması veya dışarı doğru çıkması
  • Göz hareketlerinde değişim
  • Gözde kızarma veya şişme
  • Işığa karşı hassasiyet

Göz kanseri gözün dışına doğru büyümediği sürece ağrı nadiren görülür. Ağrı hissedilmeye başlandığında diğer belirtilerin ortaya çıkmış olması daha olasıdır.

Hatırda tutulmalıdır ki yukarıda sıralanan belirtiler bazı daha hafif hastalıkların da belirtisi olabilmektedir.

Göz kanserinin nedenini tespit etmek için türü de saptanmalıdır. Göz kanserinin melanom, göz içi lenfoması, çocuklarda görülen retinablastom, hemanjiyoma (damar uru), göz kapağı melanomu veya karsinomu, gözyaşı bezi tümörü gibi türleri vardır.

Genel göz kanseri nedenleri şunlardır:

1)  Kalıtım

Kişisel özelliklerimizi belirleyen ve DNA adı verilen vücut kodları bazı kişilerde kansere yakalanmaya daha yatkındır. Kalıtsal bir durumdur, sonraki nesle aktarılır.

2)  Risk Faktörleri

Göz kanserinin asıl nedenleri net değildir. Ancak göz kanseri istatistiklere göre aşağıdaki koşulları taşıyan kişilerde daha sık görülüyor:

  • Gözleri renkli olanlarda
  • Yaşlılarda
  • Displastik venüs (atipik-sıradışı ben ) sendromu olan kişilerde
  • Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde (AIDS hastalarında, organ nakli olduğu için reddetmeyi önleyici ilaç kullanan kişilerde)

İspatlanmamış olmakla birlikte; çiftçilik, balıkçılık, kuru yıkamacı sektörlerinde çalışan kişilerde ve güneşe fazla maruz kalanlarda göz kanseri riskinin arttığı düşünülüyor.

Göz kanseri yaşam süresi, göz kanseri evreleri:

Erken Teşhisin Önemi
Erken teşhis birçok kanser tipinde olduğu gibi göz kanserinde de önemli bir aşamayı oluşturmaktadır.

Genel itibariyle bütün göz kanseri vakalarında erken teşhis konulan hastaların 5 yıl hayatta kalma oranı %85 civarındadır.

Göz Melanomu
En sık görülen göz kanseri türü göz melanomudur. Genel ve teşhis zamanındaki evrelere göre hayatta kalma oranları şu şekildedir:

Göz melanomuna yakalanan tüm hastalar dikkate alındığında 5 yıl hayatta kalma oranı %75’tir.

Eğer erken teşhis konur ve melanom diğer bölgelere sıçramadan tedavi edilirse 5 yıl hayatta kalma oranı %80’dir.

Melanomun diğer bölgelere yayıldığı vakalarda 5 yıl hayatta kalma oranı %15’tir.

Koroid Melanom
Göz kanseri hastalarında en sık görülen melanom tipiyse koroid melanomdur. Boyutlarına göre hayatta kalma oranları aşağıdaki gibidir:

Küçük koroid melanomu olan hastaların 5 yıl hayatta kalma oranı %84’tür.

Orta boyutlu koroid melanom olduğu teşhis edilen hastalarda bu oran %68’dır.

Büyük koroid melanomu olanların 5 yıl hayatta kalma oranı %47’dir.

Doğru tedavi yöntemi seçilirken hastanın yaşı ve genel sağlık koşulları, göz kanserinin tam pozisyonu, kanserin yayılmış olup olmadığı gibi veriler değerlendirilir. Bu çerçevede aşağıdaki tedavi türlerinden biri veya birkaçı uygulanabilir:

1)  Göz Kanseri Ameliyatı (Cerrahi Müdahale)

Göz kanserinde uygulanabilecek birden fazla operasyon türü vardır:

Erken Teşhis
Erken teşhis edilmiş ve küçük çaplı göz kanseri vakaları sık sık gözde hiçbir şekil ve fonksiyon kaybına yol açmadan alınabilmektedir.

İridektomi
Göz irisinin (renkli kısmın) alınması ameliyatıdır.

İridotrabekülektomi
Göz irisi ve göz küresinin dış katmanındaki bir parça dokunun alınması ameliyatıdır.

Enükleasyon
Gözün alınması ameliyatıdır. Bazı ilerlemiş göz kanseri vakalarında gerekli olabilmektedir.

Orbital egzenterasyon
Gözün, göz kapaklarının, göz çukurundaki kas, yağ ve sinir dokularının alınması ameliyatıdır. Sadece çok agresif veya sürekli tekrarlayan göz kanseri vakalarında gerekli hale gelmektedir.

Plastik Cerrahi
Herhangi bir cerrahi müdahale sonrasında oluşabilecek şekil bozuklukları için ileri seviyede başarılı sonuçlar veren plastik cerrahi metotlar kullanılmaktadır.

2)  Lazer Tedavisi

Kanserli hücrelerin öldürülmesi için lazer adı verilen yoğun enerjili ışınlar kullanılabilir. Bu tedavi daha çok uveal melanom türü göz kanserinde kullanılmaktadır.

3)  Radyasyon Tedavisi

Bu tedavide radyoaktif etki ile kanserli hücreleri öldüren ışın veya parçacıklar kullanılmaktadır.

4)  Kriyoterapi

Bu tedavide aşırı soğuk kullanılarak kanserli hücreler yakılır. Daha çok göz kapağı ve civar dokular için uygulanır.

5)  Monoklonal Antikorlar

Göz çukurunu ilgilendiren göz kanseri vakalarında monoklonal antikor destekleri sayesinde kanserle savaşan bağışıklık sistemi güçlendirilebilir.

6)  Kemoterapi

Yayılma riski olan veya yayılmış göz kanseri vakalarında kemoterapi ilaçları kullanılabilir.

Источник: https://multiyasam.com/goz-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi/

Çocuklarda Kanserin 8 Belirtisine Dikkat!

Göz Tümörü Belirtilerine Dikkat!

Çocuklarda en sık görülen ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alan kanserin belirtileri, birçok sıradan çocuk hastalığında da görülebiliyor.

Bu durum hastalığın erken dönemde teşhis ve tedavi edilmesini engellediği için belirtiler konusunda son derece dikkatli olunması gerekiyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Onkolojisi Bölümü’nden Doç. Dr.

Ahmet Demir, “1-7 Nisan Kanser Haftası” öncesinde çocukluk çağı kanserleri ve belirtileri hakkında bilgi verdi.

Tümörlerde erken tanı çok önemli

Çocuklarda en sık görülen kanserler sırası ile; lösemiler, beyin tümörleri, lenfomalar, böbrek ve böbrek üstü bezi tümörleri, yumuşak doku tümörleri, kemik tümörleri, bazı organ tümörleri ve retinoblastom yani göz tümörleridir.

Toplumda lösemilerle ilgili farkındalık daha üst düzeylerdeyken, tüm çocukluk çağı tümörlerinin %75’ini oluşturan solid tümör ve lenfomalarda farkındalık daha düşük düzeydedir.

Üstelik bu tümörlerde erken tanı çok önemlidir ve bu nedenle toplumsal farkındalığı artırmak gerekmektedir.

Bu belirtilere dikkat!

Çocukluk çağında görülen kanserler açısından uyarıcı nitelikte olan belirti ve bulgularla karşılaşıldığında geç kalınmadan doktora başvurulmalıdır. Çocuklarda kanserlerin 8 uyarıcı belirtisi şu şekilde sıralanabilir:

1)    Çürüklerin kolay oluşması, diş etleri, burun ve ciltte tekrarlayan kanamaların görülmesi

2)    Nedeni henüz tespit edilememiş yorgunluk, bitkinlik ve halsizlik

3)    Baş ağrısı ve bu ağrıya sabahları mide bulantısı olmaksızın kusmanın eşlik etmesi

4)    Nedeni açıklanamayan ve uzun süreli ateş

5)    Diyet yapmaksızın son altı ayda %10’dan fazla kilo kaybetmesi

6)    Boyun, karın veya vücudun herhangi bir yerinde şişlik ortaya çıkması

7)    Kemik ve eklemlerde uzun süren ağrılar

8)    Bebek ve çocuklarda “lökokori” denilen kedigözü görüntüsünün ortaya çıkması. Günümüzde nerdeyse bebeğin her anının fotoğraflandığı dikkate alındığında bir göz tümörü olan retinoblastomun erken tanısı daha kolay olabilir. Fotoğraflarda bebeğin göz bebeği beyaz ise bu durum önemsenmeli ve mutlaka araştırılmalıdır.

Kanser belirtilerini çocuk hastalıklarının belirtileriyle karıştırmayın

Burada dikkat edilmesi gereken nokta çocuklarda görülen bazı semptom ve bulguların, sık görülen çocukluk çağı hastalıkların belirtileriyle karıştırılmamasıdır. Örneğin; boyunda bezelerin ortaya çıkması çoğunlukla üst solunum yolları enfeksiyonun bir belirtisidir.

Ancak makul bir sürede geçmiyorsa veya antibiyotiğe yanıt vermiyorsa bu tablo lösemi, lenfoma, nöroblastom, tiroit kanseri veya yumuşak doku tümörüne de işaret edebilir. Ateş de çoğunlukla çocuklarda enfeksiyonlara bağlıyken seyrine göre lösemi, lenfoma, Ewing sarkomu veya nöroblastoma da bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Sık görülen ve sıradan çocuk hastalıklarının belirtileriyle karıştırılan bulgulardan bir diğeri de kemik ağrılarıdır. Bu ağrılar, çoğunlukla büyüme ağrıları olarak görülse de özelliklerine göre kemik tümörü, lösemi, lenfoma veya nöroblastoma kaynaklı da olabilirler.

Burada en önemli nokta bu sık görülen belirtilerin olağandışı özelliklerinin tespit edilerek tedaviye zamanında başlanmasıdır.

Baş ağrısı ve karın şişliğini önemseyin

Çocukluk çağı kanserlerinin sık görülen bir diğer belirtisi baş ağrılarıdır. Tekrarlayan, sabahları yatar pozisyonda ortaya çıkan, şiddeti giderek artan ve uykudan uyandırabilecek nitelikteki baş ağrıları tümör varlığına işaret etmektedir.

Karında şişlik ile birlikte ağrı, ateş, küçük ve büyük tuvaleti yapamama, kanlı idrar, karın cildinde damarların belirgin hale gelmesi çocuğun yaşına göre farklı karın içi tümörlerin belirtisi olabilir.

Çocuklar, banyo yaptırılırken, kıyafetleri giydirilirken karın şişliği açısından gözlemlenmeli ve karın bölgesine dokunulurken ele herhangi bir sertlik gelir ise derhal hekime başvurulmalıdır.

Geç kalmadan çocuk onkoloğuna başvurulmalı

Çocuklarda kanserin semptom ve bulguları birçok sıradan çocukluk çağı hastalıklarında da görülebilir. Bu nedenle hemen kaygıyla yaklaşılmamalıdır. Ancak olağandışı seyir gösteren belirtilerin olması durumunda mutlaka bir çocuk onkoloğuna başvurulması gerekmektedir.

Hastalığın erken teşhis edilmesi, daha kısa sürede ve başarılı bir şekilde tedavi edilmesini sağlayacaktır. Çocukluk çağı kanserleri teşhis edildikleri andan itibaren aile ve çocuk için uzun soluklu bir sürecin başlangıcıdır.

Bu süreç tam teşekküllü bir onkoloji merkezinde, alanında deneyimli hekimler, psikologlar, sosyal gelişim uzmanları ve diğer çocuk hastalıkları branşlarının ortak çalışması sayesinde daha başarılı ve daha kolay yönetilebilir hale gelmektedir.

Güncellenme Tarihi: 31 Mart 2015Yayınlanma Tarihi: 31 Mart 2015

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/cocuklarda-kanserin-8-belirtisine-dikkat/

Göz kanseri neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

Göz Tümörü Belirtilerine Dikkat!

Göz kanseri göz çevresinde, göz kapaklarında, gözün içerisindeki yapılarda, iriste, retina ve retinanın altındaki bağ dokusunda, koroid adı verilen damarsal tabakada ve göz kemikleri ile gözün arasındaki orbita denilen bölgede gelişebilir. Ve geliştiği bölgeye göre türlere ayrılır. Bunlardan en sık rastlanan göz kanseri türleri şunlardır:

  • Göz melanomu: Gözün orta tabakasına uvea denir ve gözün önündeki iris, siliyer cisim ile gözün arkasındaki koroidi içerir. Kanser bu tabakadaki pigment üreten melanosit hücrelerinin anormalleşmesiyle başlar ve yetişkinlerde en yaygın görülen göz kanseri türüdür.
  • Göz lenfoması: Göz küresinde başlayan lenfomadır ve çoğu non-Hodgkin lenfomadır.
  • Retinoblastom: Çocukluk çağı göz kanserinin az rastlanan bir türüdür. Gözün ışığa duyarlı tabakası olan retinada gelişir.

Nadir görülen göz kanseri türleri ise şunlardır:

  • Gözde skuamöz hücreli karsinom: Genelde konjonktiva ve göz kapağında başlar.
  • Gözde bazal hücreli karsinom: Genellikle göz kapağında başlar ve bu bölgede en sık görülen kanser türüdür.
  • Göz kapağının sebase karsinomu: Sebase (yağ üreten) bezlerin kanseridir ve en çok kirpik çizgisine yakın üst göz kapağında gelişir.
  • Adenoid kistik karsinom: Gözyaşı bezinin en sık görülen kanser türüdür.
  • Göz çukuru sarkomu: Gözü hareket ettiren kaslarda başlayabilir ve çoğunlukla çocukları etkiler.

Göz kanserinin kesin nedeni bilinmemektedir ancak riskini artırabilecek pek çok etken vardır ve bu riskler göz kanserinin türüne göre farklılıklar gösterebilir. Genel olarak risk faktörleri şunlardır:

  • Mavi veya yeşil gibi açık renkli göz rengine sahip olmak
  • Beyaz veya soluk tenli olmak
  • Anormal benlere neden olan displastik nevüs sendromu gibi belirli kalıtsal cilt koşullarına sahip olmak
  • Kalıtsal kanser yatkınlığı sendromuna sahip olmak.
  • Düşük bir ihtimal olsa da uzun süre boyunca doğal veya suni güneş ışığına (solaryum) maruz kalmak
  • Özellikle göz melanomu için 50 yaş üstü olmak
  • Kaynakçılık mesleğine sahip olmak
  • Kimya endüstrisinde çalışmak
  • HIV ya da AIDS hastası olmak
  • Romatoid artrit gibi otoimmun hastalıklara sahip olmak
  • Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanmış olmak
  • Nadir kalıtsal sendromlar

Göz kanseri belirtileri

  • Bir gözün ya da göz kapaklarının şişmesi
  • Dışarı doğru fazlasıyla çıkıntılı göz (göz pörtlemesi)
  • Tam veya kısmi görme kaybı
  • Bulanık görüş
  • Gözün yüzeyinde (konjonktiva veya korneada) soluk bir küçük kitle ya da şişkinlik
  • Gözlerin önünde ışık ya da kıpkırmızı çizgilerden oluşan lekeler veya yanıp sönen noktalar görmek
  • Gözün renkli kısmında (iris) büyüyen karanlık bir nokta (gözün üzerinde koyu lekeler gibi gözükür)
  • Periferik (çevresel) görüş kaybı
  • Gözde yanma, kaşıntı veya kızarıklık
  • Konjunktivanın kronik iltihabı (konjonktivit)
  • Nadiren gözün içinde veya çevresinde ağrı (bu belirti için kanserin gözün dışına yayılmış ve göz içindeki basıncın yükselmiş olması gerekir)
  • Sarkık göz kapağı

Göz kanserinin belirtileri türüne göre değişir. Örneğin, göz melanomu genellikle hiçbir belirti göstermez ve göz muayenesi esnasında tesadüfen teşhis edilebilir. En sık görülen belirtisi ağrısız görme kaybıdır.

Bu belirtiler başka göz rahatsızlıklarıyla ilgili de olabilir ancak göz kanserinde erken teşhis tedavinin başarı oranını artıracağından zaman kaybetmeden bir göz doktoruna görünmek çok önemlidir.

Fiziksel muayene

Hastanın şikâyetleri doğrultusunda sağlık geçmişi, risk grubuna girip girmediği ve aile öyküsü hakkında bilgi alınırken fiziksel muayene yapılır. Bu muayenede gözün yüzeyi yakından incelenir. Eğer bir anormallik saptanırsa daha kapsamlı bir muayene için göz testleri yapılır.

  • Oftalmoskop: Retina ve optik sinir dâhil, gözün içini aydınlatarak ayrıntılı olarak gösteren bir alettir. İki şekilde yapılır. Direkt oftalmoskopide alet hastaya iyice yaklaştırılarak göz dibinin büyük ve düz hali görülür. Endirekt oftalmoskopide ise özel mercekler yardımıyla hastanın gözüne ışık düşürülür ve göz dibinin ters ve küçük görüntüsü incelenir.
  • Biyomikroskop: Gözün içini incelemek için güçlü bir ışık demeti kullanan bir mikroskop türüdür.
  • Goniyoskopi (açı muayenesi): Görülmesi zor olan göz bölgelerinde tümör büyümesi aramak için doğrudan göz kapaklarının arasına yerleştirilen özel bir lenstir. Muayeneden önce göz uyuşturulur.
  • Optomap retinal tarama: Retinanın çoğunu görüntüleyen dijital bir tarama sistemidir.
  • Optik koherens tomografi: Retinanın, koroidin ve skleranın kesit görüntülerini çekmek için ışık dalgalarını kullanan bir görüntüleme testidir.
  • Tonometre: Göz içi basıncını ölçmekte kullanılan bir alettir. Hasta sırtüstü yatırılarak korneasına birkaç damla anestezik madde damlatılır. Daha sonra alet korneanın üstüne yerleştirilerek göstergeden göz içi basıncı okunur.

Bir göz muayenesinden önce göz bebeklerini büyütmek için göz damlaları kullanılabilir. Bu, doktorun göz içindeki yapıları daha iyi görmesine yardımcı olur. Kullanılan ilaç birkaç saat görme sorunlarına neden olabileceğinden randevudan sonra araba sürülmemelidir.

Bu kan testinde beyaz ve kırmızı kan hücreleri ile trombositlerin sayısı ve kalitesi ölçülür. Genel sağlık kontrolü için yapılır.

Hemogram nedir? Kan sayımı testi neden yapılır, değerleri ne olmalı?

Ultrason

Bir göz ultrasonunda küçük bir değnek benzeri alet (ultrason prob) kullanılır. Kapalı göz kapaklarına ya da doğrudan gözün yüzeyine yavaşça yerleştirilir. Bazen ultrason öncesi göz uyuşturulabilir.

Genellikle göz melanomunun teşhisine çok yardımcı olur. Ayrıca tümörün yerini ve boyutunu da gösterebilir.

Ultrason biyomikroskopi ise gözün ön kısımlarını görüntülemek için daha yüksek frekansta ses dalgaları kullanan özel bir ultrason türüdür.

Göz içindeki damarları incelemek amacıyla yapılan anjiyo işlemidir ve kola ya da kasığa ilaçlı turuncu renkte bir boya enjekte edilerek uygulanır. Boya vücudun içinden gözün arkasındaki kan damarlarına doğru hareket ederken özel bir kamerayla görüntüleme yapılır.

Biyopsi

Göz biyopsisinde şüpheli alanın bir kısmı veya tamamı çıkarılabilir. Ama mecbur kalınmadıkça pek tercih edilmez çünkü göze zarar vermeden veya kanseri yaymadan kanserli bir doku örneği almak zor olabilir.

Ayrıca bazı kanserler sadece bir göz muayenesi veya görüntüleme testiyle teşhis edilebilir. Genellikle teşhis başka testlerle yapılamazsa ya da hastaya sitogenetik (yapısal bozuklukları gösteren) test uygulanacaksa kullanılır.

Biyopsi genellikle ince iğne aspirasyonu yöntemiyle yapılır. Bu işlemde gözün anormal bölgesinden küçük bir hücre örneği çıkarmak için çok ince bir iğne kullanır. Göz lenfoması teşhisinde vitrektomi uygulanır ve göz içindeki jöle benzeri sıvının bir kısmını birkaç küçük kesikle çıkarmak için çok küçük aletler kullanır.

Sitogenetik ve gen profili oluşturma

Bu iki test, hastanın iyileşme şansı ve tedavi seçenekleri hakkında daha fazla bilgi toplayabilmek için yapılabilir.

Sitogenetik kromozomların sayısı, boyutu, şekli ve düzenlenmesi dahil bir hücrenin kromozomlarının (DNA iplikçikleri) analizidir.

Gen profili ise spesifik genleri, proteinleri ve tümöre özgü diğer faktörleri tanımlayan bir testtir. Bu testler biyopsi veya cerrahi sırasında çıkarılmış bir doku örneği kullanılarak yapılır.

Göz kanserinin türü ve evresi için yapılan diğer testler ise bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG), göğüs röntgeni, Pozitron emisyon tomografisi (PET) taraması, karaciğer ve böbrek fonksiyonları testidir.

Göz kanseri evreleri

Göz kanserleri genellikle TDM sistemiyle evrelenir. Buna göre:

  • T (tümör): Tümör boyutuna bağlı olarak 1-4 arasında derecelendirilir. Tümör en küçük seviyede 1, en büyük seviyede ise 4’tür.
  • N (lenf bezi): Kanserin yakındaki lenf bezlerine yayılıp yayılmadığına göre 0-1 arasında derecelendirilir.
  • M (metastaz): Kanserin vücudun başka bir bölümüne yayılıp yayılmadığına bağlı olarak 0-1 arasında derecelendirilir. Vücudun her yerine sıçrayabilir ama özellikle optik sinire, göz kapağına, gözyaşı bezlerine, sinüslere, tükürük bezlerine, cilde, lenf bezlerine, karaciğer, kemik, beyin ve akciğere yayılma olasılığı daha yüksektir.

Göz kanseri tedavisi

Tedaviye göz kanserinin türü, tümörün göz içindeki boyutu ve yeri, kanserin gözün dışına yayılıp yayılmadığı, tedavinin görme yeteneği üzerindeki etkisi ve hastanın genel sağlığı ile kişisel tercihleri göz önünde bulundurularak karar verildiğinden uygulanacak yöntemler farklılıklar gösterebilir. Genel olarak uygulanan tedaviler şunlardır:

Radyasyon tedavisi

Göz kanserinde uygulanan en yaygın tedavi yöntemidir. Ana tedavi olarak ya da ameliyattan önce veya sonra kullanılabilir. En sık kullanılan radyasyon tedavisi türleri ise brakiterapi (içsel) ve dış ışın radyasyonudur.

Dış radyasyon bir makineden hastaya verilirken brakiterapide dairesel bir metal parçasına (plak) bağlı radyoaktif tohumlar kanserli bölgeye yerleştirilir.

Başlıca yan etkileri kırmızı ve kuru cilt, yorgunluk, yutma güçlüğü ve ağızda yaralardır.

Cerrahi müdahale

Cerrahi göz kanserinde yaygın olarak kullanılan bir diğer tedavi yöntemidir. Tümörün evresine ve büyüklüğüne bağlı olarak aşağıdaki ameliyat türlerinden biri yapılabilir.

  • Göz rezeksiyonu: Tümör ile tümör çevresinden az miktarda sağlıklı doku çıkartılır.
  • Enükleasyon: Gözün alındığı bir cerrahi müdahaledir. Bazı ilerlemiş göz kanseri vakalarında uygulanabilir.
  • Orbital egzenterasyon: Gözün, göz kapaklarının, göz çukurundaki kas, yağ ve sinir dokularının alındığı bir ameliyatıdır. Sadece çok agresif veya tekrarlayan göz kanserlerinde kullanılabilir.
  • Mohs mikrografik cerrahisi: Tümör katmanlar halinde alınır. Her katman kanser hücresi görülmeyene kadar laboratuarda incelenir. Mohs cerrahisi bazen göz kapağı veya konjonktivadaki bir tümörün tedavisinde kullanılır.
  • Kriyocerrahi: Dokuyu dondurmak ve yok etmek için kontrollü bir dondurma işlemi kullanır. Bazen tümörün konjunktiva veya göz kapağı içinde tedavi edilmesinde uygulanabilir.
  • Lazer cerrahisi: Bazen gözdeki küçük tümörleri yok etmek için kullanır.
  • Plastik cerrahi: Gözün normal şekilde hareket etmesi ve göz rezeksiyonu gibi ameliyatlardan sonra şekil bozukluklarını (dış görünümü) düzeltmek için uygulanır.

Kemoterapi genellikle göz lenfomasını ve bazen göz melanomunu tedavi etmede kullanılır.

Aktif gözetleme

Aktif gözetimde, sağlık ekibi belirti ve semptomların ortaya çıkmasını izler. Doktor, tümörün büyümeye başlayıp başlamayacağını görmek için gözün fotoğraflarını çeker.

Bu yöntem tümör küçük ve hem büyüme hem de yayılma riski düşükse de uygulanabilir. Aynı zamanda, başka ciddi sağlık sorunları olan yaşlı bireyler için de bir seçenektir.

Diğer tedavi yöntemlerine kanserin büyümeye başladığına dair işaretler varsa başlanır.

Hedefli terapi

Bu tedavi, kanserin büyümesini ve yayılmasını durdurmak için kanser hücreleri üzerinde veya içinde belirli molekülleri (proteinler gibi) hedeflemek için ilaçları kullanır. Göz kanserini tedavi etmede kullanılan ilaçlar rituximab, ibritumomab, bevacizumab, ranibizumab, imatinib ve sorafenib’dir.

İmmünoterapi

İmmünoterapi, kanser hücrelerini yok etmeye yardım etmek için bağışıklık sistemini kullanır. İnterferon alfa-2b, bazen göz kapağı veya göz lenfoması tümörünü tedavi etmede kullanılabilir.

Göz kanseri yaşam süresi

Genel olarak erken teşhis tedavinin başarı şansını artırdığından hastalar uzun süre hayatta kalabilir. İstatistiklere göre 5 yıl hayatta kalma oranı % 85’dir. Ancak kanser büyümüşse göz kaybına yol açabileceği gibi ölüm riski de artabilir.

Göz kanserine direkt iyi gelen bir şifalı bitki yoktur. Ancak doktora danışılarak gözlere iyi gelen rezene, limon, portakal veya hardal yağından 1-3 damla bir kahve fincanı suya ilave edilip pamuk yardımıyla göz banyosu yapılabilir.

Göz kanseri hastaları nasıl beslenmelidir?

Göz kanseri hastaları bol bol havuç, karalahana, mısır, ıspanak, brokoli, portakal ve yumurta yemelidir. Rafine tuz, hazır turşu, hazır sirke, fazla ekşi yemek, çok miktarda sarımsak ve soğan tüketiminden ise kaçınmalıdır.

Göz kanseri hastalarına öneriler

  • Cerrahi müdahale sonrası yara izlerini gizlemek için göz makyajı yapabilirsiniz. Ayrıca dışarı çıktığınızda güneş gözlüğü de takabilirsiniz.
  • Eğer yapay göz takıldıysa bu gözün kullanımı hakkında detaylı bir şekilde bilgilenin.
  • Dış görünümdeki değişiklikler ilişkileri ve cinsel hayatı olumsuz etkileyebileceğinden bunlarla başa çıkmak için bir psikolog la görüşün.
  • Diğer göz kanseri hastalarıyla bağlantı kurun.
  • Yakınlarınızın size destek olmasına izin verin ve duygularınızı onlarla paylaşın.
  • Sizi rahatlatacak ve kanser fikrini aklınızdan çıkarmanıza yardımcı olacak hobiler edinin.
  • Egzersize zaman ayırın. En azından günde yarım saat tempolu yürüyüş yapabilirsiniz.

Kaynaklar ve Referanslar: 1- Eye Cancer, 2- What is eye cancer?, 3- Symptoms of eye cancer

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/goz-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi/

TÜMÖRÜN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Göz Tümörü Belirtilerine Dikkat!

Tümör, bilindiği üzere, en tehli rahatsızlıkların başında gelmektedir. Tümör diğer bir adıyla ‘Ur’ olarak bilinmektedir. Tümör hücrelerin aşırı çoğalması ile, dokularımızda oluşmaktadır ve sürekli olarak büyüme göstermektedir.

Bu yazımızda sizlere, tümörün belirtileri, nedenler ve tedavisi hakkında ayrıntılı bilgiler vereceğiz. Yazımızın devamında sizlere verecek olduğumuz bu bilgiler yardımı ile sizlerde tümör rahatsızlığı karşısında bilinçli bir şekilde hareket edebileceksiniz.

Vücudunuzda, tümör belirtileri taşıyor iseniz vakit kaybetmeden tıbbı bir destek almanız gerekmektedir. Tıbbı bir yardım alınmadığı takdirde, tümör rahatsızlıkları ölümle sonuçlanmaktadır.

Bu yüzden, doktorunuzun tedavi yöntemlerini düzenli ve eksiksiz bir şekilde uygulamanız gerekmektedir.

Tümör vücudumuzda 2 şekilde bulunmaktadır. Tümörler, iyi huylu ve kötü huylu (kanser) olarak bulunmaktadır. İyi huylu tümörler, vücudunuzda kanserli olmayan büyümeleri işaret etmektedir. Kötü huylu tümörlerin aksine bu iyi huylu tümörler vücudun geri kalan bölgelerine yayılmamaktadır.

İyi huylu tümörler vücudun herhangi bir bölgesinde oluşabilirler. Eğer vücudunuzun beklenmedik bir bölgesinde kitle tespit ederseniz hemen paniğe kapılmamanız gerekmektedir. Örnek verecek olursak, göğüslerinde kitle tespit eden bir kadın hemen paniğe kapılmaktadır.

Ancak bu yersiz bir panik olabilir çünkü tespit edilen her kitle kötü huylu (kanser) olmayabilir. Göğüslerde yer alan kitleler genellikle iyi huylu olmaktadır. Vücudunuzda farketmediğimiz birçok iyi huylu tümör bulunmaktadır.

 İyi huylu tümörlerin nedenleri tam olarak bilinmemektedir.

Peki tümörlerin vücudumuzda oluşmasının nedenleri nelerdir? Aşağıda sizlere verecek olduğumuz maddeler ile nedenleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

  • Tümör oluşumu daha önce bahsetmiş olduğumuz gibi hücrelerin bölünüp çoğalması sonucu oluşmaktadır. Normalinde vücudumuz bu bölünmeleri ve büyümeleri kontrol altında tutmaktadır. Yaşlı hücreler zamanla kendini yeni hücrelere bırakarak yok olmaktadırlar. Ancak hücre çoğalması ve ölüm dengesi bozulur ise vücutta tümör oluşumu meydana gelmektedir.
  • Bağışıklık sisteminin bozuk olması tümör oluşumuna neden olmaktadır.
  • Tütün ürünlerinin kullanımı tümör olma riskini artırmaktadır.
  • Diğer kimyasallar ve toksinler
  • Fazla alkol tüketimi
  • Çevresel toksinler, bazı zehirli mantarlar ve fıstık bitkiler (aflatoksin)
  • Aşırı güneş ışığına maruz kalma
  • Genetik sorunlar
  • Obezite (aşırı şişmanlık)
  • Radyasyona maruz kalmak
  • Virüsler. Ayrıca virüslerin, bazı hastalıklara neden olduğu da bilinmektedir. Bunlar ise; Rahim ağzı kanseri (HPV) ve Hepatit B (Hepatit B ve hepatit C virüsleri)
  • Bazı tümörler cinsiyetlerde bulunma oranlarına göre değişiklik göstermektedir. Ayrıca bazı tümörler, çocuklarda ve yaşlılarda görülmektedir. Diğer tümörlerin bulunma nedenleri ise, aile geçmişi, çevre ve kişinin beslenme düzeni ile alakalıdır.

Tümörün risk yarattığı bu kişiler, vücutlarında tümörün varlığını hangi belirtiler yardımı ile anlayabileceklerdir? Aşağıda maddeler halinde vermiş olduğumuz belirtiler sırasıyla ve şiddetine göre tümörün belirtilerini göstermektedir.

Tümörün belirtileri, vücudunuzun hangi bölgesinde bulunduğuna ve türüne göre değişiklik göstermektedir. Örneğin, akciğer tümörleri, öksürük, nefes darlığı veya göğüs ağrısına neden olabilmektedir. Kolon tümörleri kilo kaybı, ishal, kabızlık, demir eksikliği, kan anemisi gibi rahatsızlıklara neden olabilmektedir.

Bazı tümörler herhangi bir belirti göstermeden vücudunuza yayılabilmektedir. Pankreas kanserinde hastalık ileri bir aşamaya gelene kadar herhangi bir ağrıya neden olmamaktadır. Ancak bu zamana kadar tümör vücuda yayılmaya devam etmektedir.

Tümör oluşumunda vücudumuzda oluşacak olan belirtiler ise şöyledir;

1.Titreme

Tümörün en belirgin belirtisi olarak titreme kabul edilmektedir. Bireyler devamlı şekilde titreme eylemlerinde bulunuyor ise, akıllara tümör gelmelidir.

2.Rahatsızlık veya Ağrı

Vücudunuzun belirli bölgelerinde daha önceden olmayan şiddetli ağrılar yaşamaya başlamış iseniz, tümörün varlığından şüphelenebilirsiniz. Çünkü kötü huylu tümörler genellikle kendilerini vücudunuzun çeşitli yerlerindeki ağrılar ile belli etmektedir.

3.Yorgunluk

Bir diğer belirti ise kişinin normal halinden daha yorgun olmasıdır. Tümörlerin vücudunuzdaki varlığını gösteren yorgunluk ile zamanla günlük eylemlerinizde azalma meydana gelecektir. Yorgunluk ile birlikte kişilerde keyifsizlik belirtisi de baş gösterecektir.

4.Ateş

Kişilerin herhangi bir rahatsızlıkları olmaksızın sık sık ateşlenmeleri tümörün belirtileri arasındadır. Ateşlenmeler ise tümörün ilerleme aşamalarına göre şiddetlenmektedir.

5.İştah Kaybı

Vücutta oluşan tümörler kişinin beslenme düzenini doğrudan etkilemektedir. Bu kapsamda kişilerde iştahsızlık sorunu meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak ise beklenmedik hızlı kilo kayıpları yaşanmaktadır.

6.Gece Terlemeleri

Son belirti olarak ise, gece terlemelerini söyleyebiliriz. Bu noktada, geceleri çokça terleme yaşayan kişiler tümör rahatsızlığı ile karşı karşıya kalmaktadırlar.

Tümör belirtilerine sahip iseniz, doktorunuz sizlere teşhis koyabilmek adına bazı testler ve diğer teşhis etmesine yarayacak olan araçları kullanacaktır. Bu yapılacak olan testler yardımı ile tümörün iyi huylu olup olmadığı anlaşılmak istenecektir. Ancak bunun için yapılacak olan bir test yeterli olmayacaktır. Tümör teşhisi için birden çok test yaptırmanız gerekmektedir.

İlk adımda doktorunuz bu görüntüleme testleri yardımı ile vücudunuzdaki tümörlerin varlığını tespit edebilmektedir. Yapılan bu testler ile, tümör ve etkilenen alanın tamamını görüntülemek mümkün olmaktadır. Bu testler ise şunlardır;

  1. Ultrason: Bu test ses dalgaları yardımı ile bir kütle katı veya sıvı olup olmadığını belirlemek için kullanılmaktadır. Bu yöntem aynı zamanda hamile bayanlar içinde kullanılmaktadır.
  2. Bilgisayarlı tomografi (BT) tarama: Farklı açılardan kütlenin varlığı tespit edilerek incelenmesini kolaylaştırır. 
  3. Röntgen: Vücudun içindeki sorunlar için yıllardır kullanılan en yaygın tekniklerden biridir. Ancak radyasyon oranı yüksek olduğu için hamile bayanlara tavsiye edilmemektedir.
  4. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Bu test yüksek enerjili mıknatıslar vücudun yumuşak dokuların ayrıntılı görüntüler oluşturmak için kullanılmaktadır.

Doktorunuzun yapmış olduğu görüntüleme testlerinden sonra, sizden biyopsi raporu da isteyecektir. Tespit edilen tümörün iyi huylu olup olmadığı bu aşamada belli olmaktadır. Alınan doku örnekleri ile, biyopsi de laboratuvara gönderilerek, mikroskop altında incelenmektedir. Laboratuvar sonuçlarınızdan sonra ise, tümörünüzün iyi huylu olup olmadığı tespit edilebilmektedir.

Bunlara ek olarak doktorunuz ayrıca sizden kan testi isteyerek, kan kanseri sağlık sorununuzun olup olmadığını kontrol etmek isteyebilmektedir.

Peki Tümörün Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bazı iyi huylu tümörler için herhangi bir tedaviye ihtiyacınız yoktur. Tümörünüz küçük ve herhangi bir belirti göstermiyor ise, doktorunuz sizden beklemenizi ve zamanla herhangi bir belirtisinin olup olmadığınız izlemenizi isteyebilir.

Eğer doktorunuz tedaviye ihtiyacınız olduğunu söylüyor ise, tedaviniz tümörün çeşidine göre değişiklik göstermektedir. Bazı tümörler, boyunda ve yüzdeki tümörler, ilgili ürünlerle kolayca yok edilebilir ve tedavisi kolaydır ancak organları, sinirleri ve kan damarlarını etkileyen diğer tümörler cerrahi yardım ile kaldırılmalıdır.

Tümör ameliyatı genellikle endoskopik teknikler ile yok edilmektedir. Bu teknik küçük cerrahi müdahalelerde gerektirmektedir.

Diğer bir durumda, doktorunuz radyasyon tedavisi ile tümörü küçültebilir veya büyümesini engelleyebilir.

Tümörünüz iyi huylu çıkarsa, bu tümörün vücudunuzda durması sizlere herhangi başka bir rahatsızlığa neden olmayacaktır.

Yazımızda sizlere vermiş olduğumuz bu bilgiler kapsamında, tümörün varlığı söz konusu ise, doktorunuzun sizlere vermiş olduğu reçetelere uymanız gerekmektedir. Ayrıca yaşam stilinizi de aynı şekilde değiştirmeniz gerekmektedir.

Источник: https://evdesifa.com/tumorun-belirtileri-nelerdir/

Göz Kanseri: Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi

Göz Tümörü Belirtilerine Dikkat!

Göz kanseri, gözümüzün farklı kısımlarında ortaya çıkabilen birçok tümör çeşitlerini tanımlamak amacıyla kullanılan genel bir terimdir. Kanser, vücuttaki hücreler kontrol dışı kalmaya başladığında başlar.

Vücudun neredeyse herhangi bir bölümündeki hücreler kansere dönüşebilir ve vücudun diğer alanlarına yayılabilir. Göz kanseri, gözün kısımlarında başlar. Çeşitli göz kanserleri vardır.

Göz kanserlerini anlamak için, göz kısımları ve ne yaptıklarını bilmek yardımcı olur.

Gözün kısımları:

Gözümüz 3 önemli bölümden meydana gelir: göz küresi, göz çukuru ve adneksiyal yapılar.

Gözün ana kısmı, çoğunlukla vitröz humor olarak adlandırılan jöle benzeri bir madde ile dolu göz küresidir. Göz küresinin 3 ana katmanı vardır: sklera, uvea ve retina.

Sklera: Sklera, gözün dışının birçoğunun üstünde kalan sert, beyaz kısımdır. Gözün önünde, ışığın içeri girmesine izin vermek üzere açık olan kornea ile devam eder.

Uvea: Uvea, gözbebeğinin orta tabakasıdır. Gözde melanomların çoğunlukla geliştiği yer burasıdır. Uvea’nın 3 ana bölümü bulunmaktadır:

  1. İris, gözün renkli kısmıdır (çoğunlukla mavi veya kahverengi). Göz bebeği, ışığın göz küresine girmesini sağlayan küçük açıklığı çevreler.
  2. Koroid, retinayı ve gözün önünü kanla besleyen, gözkapağını astarlayan ince, pigmentli bir katmandır.
  3. Siliyer cisim, gözde yakın veya uzak nesneler üzerinde odaklanabilmek için lensin şeklini değiştiren göz içindeki kasları içerir.

Retina: Retina, gözün arka tarafındaki hücrelerin iç tabakasıdır. Işığa hassas olan özel sinir hücrelerinden oluşur. Bu ışık algılayan hücreler beyine optik sinir ile bağlıdır. Işık göze girdiğinde mercekten geçer ve retinaya odaklanır. Retinada görünen ışık deseni optik sinir yoluyla beyindeki görsel korteks adı verilen görülebilen bir bölgeye gönderilir.

Göz küresini etkileyen kanserlere intraoküler (göz içi) kanserler denir.

Göz çukuru:

Orbit olarak da adlandırılır. Gözbebeği çevreleyen dokulardan oluşur. Bunlara gözbebeklerini farklı yönlerde hareket ettiren kaslar ve göze bağlı sinirler dahildir. Bu dokuların kanserleri orbita kanserleridir.

Adneksiyal yapılar:

Adneksiyal yapılar göz kapakları ve gözyaşı bezlerini içerir. Bu dokularda gelişen kanserlere adneksiyal kanserler denir.

Göz İçi (İntraoküler) Kanserleri

Göz içinde iki tür kanser bulunabilir.

  1. Primer göz içi kanseri, gözün içinde başlar. Yetişkinlerde, melanom en sık gözlenen primer intraoküler kanserdir ve onu primer intraoküler lenfoma izlemektedir. Bu 2 kanser bu yazının odak noktasıdır.

Çocuklarda, retinoblastom (retinadaki hücrelerden başlayan kanser) en sık görülen intraoküler kanserdir ve medulloepitelyom en yaygın olanıdır (ancak son derece nadirdir).

  1. Sekonder göz içi kanseri, vücutta başka bir yerde başlayıp göze bulaşması anlamına gelir. Bunlar gerçekte “göz kanseri” olarak adlandırılmazlar, ancak aslında primer intraoküler kanserlerden daha yaygındırlar. Göze yayılan en yaygın kanserler göğüs ve akciğer kanserleridir. Çoğu zaman bu kanserler uvea adı verilen göz küresine yayılırlar.

İntraoküler melanom (göz melanomu)

Göz içi melanomu erişkinlerde göz küresi içinde gelişen en yaygın kanser türüdür, ancak hala oldukça nadirdir. Cildin melanomları, intraoküler melanomlardan çok daha yaygındır.

Melanomalar, melanosit olarak adlandırılan pigment oluşturma hücrelerinden gelişirler. Gözde melanom geliştiğinde, genellikle uveada bulunur ve bu nedenle bu kanserlere ayrıca uvea melanomları denir.

Koroid veya siliyer cisimde (uveanın bir parçası olan) 10 intraoküler melanomdan yaklaşık 9’u gelişir. Koroid hücreleri deride melanosit gibi pigment yapar, bu hücrelerin bazen melanom oluşturduğu şaşırtıcı değildir.

Diğer intraoküler melanomların çoğu iris içinde başlar (ayrıca üvea’nın bir parçasıdır). Bunlar, doktorun teşhis etmesi en kolay olanıdır.

Çünkü yıllar içinde var olan irisin karanlık bir noktasında başlayıp daha sonra büyümeye başlarlar. Bu melanomlar genellikle oldukça yavaş büyür ve nadiren vücudun diğer bölgelerine yayılırlar.

Bu nedenlerle, iris melanomu olan insanlar genellikle iyi bir prognoza sahiptir.

İntraoküler melanomlar genellikle 2 farklı hücre türünden oluşur.

  1. Spindle hücre: Bunlar uzun, ince hücrelerdir.
  2. Epitelyoid hücreler: Bu hücreler neredeyse yuvarlak olup bazı düz kenarlara sahiptir.

Çoğu tümör iki hücre tipine sahiptir. Tümörler çoğunlukla epiteloid hücrelere karşıt olarak çoğunlukla spindle hücreler ise görünüm daha iyidir. Epitelyoid tümörlerin vücudun uzak kısımlarına (karaciğer gibi) yayılması daha olasıdır. Göz içi melanomunuz varsa, doktorunuz hangi hücrenin tipinin bulunduğunu söyleyebilir.

Primer intraoküler lenfoma (göz içi lenfoması)

Lenfoma, bağışıklık sistemi hücrelerinde lenfositler olarak başlayan bir kanser türüdür. Çoğu lenfomalar lenf nodlarında başlar. Lenfomalar aynı zamanda mide, akciğerler gibi iç organlarda ve nadiren de gözlerin içinde başlayabilir.

2 ana lenfoma türü vardır: Hodgkin lenfoma ve non-Hodgkin lenfoma. Primer intraoküler lenfoma, non-Hodgkin lenfoma türüdür. Primer intraoküler lenfoma olan çoğu insan yaşlıdır veya AIDS gibi bağışıklık sistemi problemlerine sahiptir. Primer intraoküler lenfoma çoğunlukla primer merkezi sinir sistemi (CNS) lenfoma olarak bilinen beyindeki lenfoma ile birlikte görülür.

Orbital ve adneksiyal kanserler

Göz çukuru ve adneksa kanserleri kas, sinir ve göz küresi çevresindeki cilt gibi dokulardan oluşur ve vücudun diğer bölgelerindeki benzerleri gibidir. Bunlar, kas, sinir, deri vb.

Göz Kanseri Belirtileri ve Bulguları

Çoğu zaman, göz kanserinin erken evrelerinde belirtileri yoktur. Bulgular olduğunda, kişiden kişiye değişir.

Göz kanseri belirtileri şunları içerir:

  • Bir gözde şişkinlik
  • Tam veya kısmen görme kaybı
  • Göz içerisinde veya çevresinde ağrı (göz kanserinde nadirdir)
  • Göz yüzeyindeki soluk bir kitle (konjonktiva veya kornea)
  • Bulanık görüş
  • Gözün görünümünde değişiklik

Göz kanseri ayrıca aşağıdakilere neden olabilir:

  • Gözlerin önünde ışık ya da titrek çizgiler, noktalar veya yanıp sönen ışık görülmesi
  • Yanıp sönen görme (periferik görme kaybı), düz olanı açıkça görebilirsiniz, ancak yan tarafta ne olduğunu göremezsiniz.
  • Gözün renkli bölümünde (iris) daha büyükleşen karanlık bir nokta
  • Göz tahrişi, gözde kırmızılık veya konjunktivanın kronik iltihabı (konjunktivit)

Kanser olmadıkça ağrı oldukça nadirdir;

  • Gözün dışına kadar yayılmışsa
  • Gözün içinde basınç (göz içi basıncı) çok yüksek olmasına neden olur.

Göz kanserinin nadir olduğunu unutmayın. Göz kanseri olmayan göz rahatsızlıkları, bu semptomların çoğuna neden olabilir. Bunlardan herhangi birini doktorunuza bildirmeniz önemlidir.

Göz Kanseri Tanısı

Göz kanseri nadirdir ve ortalama risk altındaki insanlarda bu kanser için yaygın olarak önerilen tarama testleri yoktur.  Yine de, bazı göz kanseri çeşitleri erken bulunabilir.

Bazı doktorlar, displazik nevüs sendromu olan kişiler gibi göz melanomu riski yüksek olanlar için yıllık göz muayeneleri önerebilir.

Düzenli göz muayeneleri, semptomları olmamasına rağmen herkesin sağlık bakımının önemli bir parçasıdır. Göz randevusunda genellikle göz muayenesinde göz melanomu teşhis edilir.

Doktor hastanın gözünün arkasından baktığında, erken bir melanom olabilecek karanlık bir lekeyi görebilir.

Çoğu doktor, melanomaların çoğunun, benign (kanserli olmayan) pigment hücrelerinin tümörü olan bir nevüsten (ben) başladığını düşünmektedir.

Bir göz nevüsü mevcutsa, düzenli olarak göz doktoru (göz hastalıklarında uzmanlaşmış bir doktor) tarafından bakılmalıdır.

Gözlerin renkli bölümünde (iris) karanlık bir nokta fark eden insanlar, özellikle de daha büyük hale gelirse doktora görünmelidirler.

Genellikle bir oftalmolog veya diğer göz sağlığı uzmanının yaptığı bir muayene, oküler kanseri teşhis edebilir. Diğer testler şunları içerebilir:

İntraoküler tümörleri teşhis etmeye yardımcı olmak için genişletilmiş retinal muayene

Göziçi tümörleri için göz ultrasonu

Görüntüleme testleri, örneğin:

  • BT veya CAT (bilgisayarlı eksenel tomografi) taramaları
  • MR (manyetik rezonans görüntüleme) taramaları
  • Göz çukuru, göz kapağı veya konjonktiva kanserlerini doğrulamak için cerrahi biyopsi

Göz Kanseri Tedavi Seçenekleri

Göz kanseri teşhisi konduğunda doktorunuz tedavi etmek için en iyi seçenekleri tartışacaktır. Bu, aşağıdakileri de içeren çeşitli faktörlere bağlıdır:

  • Kanser türü
  • Kanserin yeri ve büyüklüğü
  • Kanser yayılıp yayılmadığı (metastaz yapmışsa)
  • Yaşınız ve sağlığınız

Cerrahi, bazı intraoküler (göz içi) melanomaları tedavi etmek için kullanılır, ancak radyoterapinin kullanımı arttıkça geçmişten daha az kullanılmaktadır. Cerrahi intraoküler lenfoma tedavisinde kullanılmaz.

Ameliyatın tipi, tümörün konumuna ve boyutuna bağlıdır. Bu operasyonlar sırasında hastalar genel anestezi altındadır ve genellikle 1 veya 2 gün sonra hastaneden çıkacaklardır. Göz melanomu olan kişilerin tedavisinde kullanılan prosedürler şunlardır:

  • İridektomi: İrisin bir kısmının alınması (gözün renkli kısmı). Bu çok küçük iris melanomları için bir seçenek olabilir.
  • İridotrabekülektomi: Göz irisinin bir kısmının çıkarılması, ayrıca göz küresinin dış kısmının küçük bir parçasının çıkarılmasıdır. Küçük iris melanomaları bu teknikle tedavi edilebilir.
  • İridoksikektomi: İris ve siliyer cismin bir bölümünün alınması. Bu işlem küçük iris melanomları için de kullanılır.
  • Transkleral rezeksiyon: Siliyer cisim veya koroidin sadece bir melanomunu cerrahi olarak çıkarmak prosedürüdür. Bu tür ameliyatlar sadece göz melanomlarının tedavisinde çok tecrübeli kanser merkezlerindeki doktorlar tarafından yapılmalıdır, zira gözün geri kalan kısmına zarar vermeden tümörü çıkarmak zor olacaktır. Bu ciddi görme sorunlarına yol açabilir.
  • Enükleasyon: Tüm göz küresinin çıkarılmasıdır. Bu daha büyük melanomlar için kullanılır, ancak gözdeki görme kaybı varsa ya da diğer tedavi seçenekleri gözdeki faydalı görmeyi de yok ederse bazı küçük melanomlar için de yapılabilir.
  • Orbital eksternalasyon: Göz küresi ve kasların, sinirlerin ve göz yuvasının içindeki diğer dokuların parçaları gibi göz çevresinin ve bazı çevresel yapıların çıkarılmasıdır. Bu ameliyat yaygın değildir, ancak bazen yakındaki yapılara göz küresinin dışına çıkan melanomlar için de kullanılabilir. Enükleasyonda olduğu gibi ameliyattan sonra sokete yapay göz yerleştirilebilir.

Radyoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili x-ışınları veya diğer radyasyon türlerini kullanır. İntraoküler (göz içi) melanomu için ortak bir tedavidir.

Radyasyon tedavisi genellikle gözdeki bazı görmeyi kurtarabilir; ancak radyasyon gözün diğer bölümlerine zarar verirse, bazen bu kayıp olabilir.

Cerrahiye göre bir avantaj, göz yapısının korunmasıdır ve bu da tedaviden sonra daha iyi bir görünüm ile sonuçlanabilmektedir.

Göz kanserlerinin tedavisinde farklı radyasyon terapisi türleri kullanılabilir.

Lazer tedavisi bazen intraoküler (göz) melanoma tedavisinde kullanılır, ancak intraoküler lenfoma tedavisinde kullanılmaz. Seçenekler şunları içerebilir:

  • Transpupiller termoterapi (TTT)
  • Lazer fotokoagülasyon

Kemoterapi (kemo) kanseri tedavi etmek için ilaçların kullanılmasıdır.

İlaçlar, vücudun belirli bir bölümüne (göz gibi) enjekte edilebilir ya da damar içine enjekte edilebilir ya da vücuda ulaşabilmek için ağız yoluyla alınabilir, bu tedavi yayılmış kanserler için çok yararlıdır. Kemoterapi, intraoküler (göz içi) lenfoma tedavisinde faydalı olabilir, ancak intraoküler melanom için daha az kullanılır.

Proton tedavisi, göz çukuru tümörleri için orbital rabdomiyosarkom, optik sinir ve orbital meningiomlar ve lakrimal kesenin / kanalı belirli kanser türleri için kullanılır.

Aşırı soğuk, kanser hücrelerini yok etmek için kullanılır. Bu tedavi, konjunktival skuamöz hücreli karsinom ve konjunktiva melanomu gibi bazı konjonktival kanserler için cerrahide kullanılır.

Bu özel antikorlar, göz kanseri ile savaşmasına yardımcı olmak için vücudun bağışıklık sistemiyle birlikte çalışır.

Göz Kanseri: Risk Faktörleri

Göz kanseri için risk faktörleri şunları içerir:

  • Göz rengi: Açık renkli gözlü insanlarda göz melanomu, kahverengi gözlü insanlara göre biraz daha olası bulunur.
  • Yaş ve cinsiyet: Göz melanomları her yaşta ortaya çıkabilir, ancak insanların yaşı ilerledikçe risk artar. Göz melanomu erkeklerde kadınlardan daha sık görülür.
  • Bazı kalıtsal hastalıklar: Displastik nevüs sendromlu, deride birçok anormal ben bulunan insanlarda cilt melanomu riski yüksektir. Ayrıca, gözde melanom gelişme riski daha yüksek gibi görünüyor.

Üveada anormal kahverengi lekeler (oktodermal melanositoz veya Ota nevüsü olarak bilinir) olan insanlarda göz melanomu gelişme riski yüksektir.

BAP1 kanser sendromu, aile üyelerinin göz melanomu yanı sıra deri melanomu ve bazı diğer kanserler için artmış risk altında bulunduğu, nadir görülen kalıtsal bir hastalıktır. Bu durum, BAP1 geninde kalıtsal bir mutasyona (değişim) yol açar.

  • Güneşe maruz kalma: Cilt melanomu için bilinen bir risk faktörü olan güneş ışığına çok fazla maruz kalma, göz melanomu için olası bir risk faktörü olarak önerilmiştir, ancak bu kanıtlanmamıştır.
  • Bazı meslekler: Bazı araştırmacılar, kaynakçılar, çiftçiler, balıkçılar, kimyasal işçilerinin göz melanomu riskinin daha yüksek olabileceğini öne sürmüşlerdir ancak bu bağlantıların hiçbiri kesin olarak ispatlanmamıştır.

Gözdeki primer lenfoma için bilinen tek risk faktörü, bağışıklık sisteminin zayıflamış olmasıdır. Örnekler, AIDS hastaları ve organ veya doku naklinden sonra anti-rejeksiyon ilaçları alan kişilerdir.

Önerilen Makaleler:

  • Melanom Nedir?
  • Kanser Tedavisinde Beslenme
  • Kanser ve Sağlıklı Yaşam

Источник: http://www.kansertedavisi.web.tr/goz-kanseri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.