Göz ve Göz Çevresi Estetiği

Göz Kapağı Estetiği Estetik International

Göz ve Göz Çevresi Estetiği

Gözlerimiz en önemli organlarımızdan bir tanesi. Göz ve çevresi ise, bu önemli organımızı korumayla görevli bir yapıya sahip.

Mutluluğumuz, üzüntümüz ve gündelik sıradan hayatımızda bile yaptığımız ufacık bir mimik hareketiyle bile, günde milyonlarca kez göz çevresi hareketleniyor ve göz kapaklarımızı açıp kapatıyoruz.

 Bu denli hareketli bir alan olmasının yanı sıra, göz çevresi aynı zamanda en hassas dokuya sahip ve güneş ışığına da en etkili şekilde maruz kalıyor. Tüm bunlara ek olarak bir de yaş almaya bağlı gelişen sorunlar eklenince, göz çevresinde, göz kapaklarında, alın ve gözaltlarında birtakım problemler yaşanmaya başlıyor.

Göz kapağı estetiği neden gereklidir?

Göz ve göz çevresi yaygın olarak insanın konuşurken karşısındakine odaklandığı bölgedir. Bu sepele günlük yaşantı rutinimiz içerisinde belki de aynaya baktığımızda en fazla gözlemlediğimiz alanların da başında geliyor.

Yaşlanma belirtilerini ilk göz çevremizde fark ederiz ve yaşa bağlı gelişen yoğun, üzgün ve uykulu görüntüden dolayı mutsuzluk hissetmeye başlarız.

Göz kapaklarının form kaybetmesine bağlı gelişen bu durum, görüntünün değişimi, yorgun ve mutsuz ifade yüzün estetik görünümünü azalttığı gibi, karşımızdakilere de yanlış bir mesaj vermemize de neden olur. Cinsiyet, ırk ve yaş ve göz çevresi anatomisinin değişkenlik göstermesine neden olur.

Göz çevresindeki yapılar farklı cinsiyette ve ırklardan insanlar arasında önemli ölçüde farklılık gösterir. Göz çevresi boyutları erkeklerde ve kadınlarda da farklılık gösterir. Kadınlarda, kaş ve göz kapağı daha yüksek ve daha kemerli olup, göz kapağı kat hattı erkeklere nazaran daha az belirgindir.

Erkeklerde ise kaş daha çıkıntılı ve göz kapağı hat hattı göz kapağı marjına daha yakındır. Irksal olarak da Asyalı ve Uzakdoğu kişilerde ise, tamamen farklı bir göz ve gözkapağı şekli belirgindir. Tüm bu bilgiler ışığında anatomiye uygun göz ve çevresi hattı oluşturulması için göz kapağı çevresi cerrahisi dolayısıyla konusunda uzman cerrahlar tarafından yapılmalıdır.

Göz kapağı estetiği neleri kapsar?

Estetik International kliniklerimizde göz kapağı estetiğine bir bütün olarak bakıyoruz. Göz ve çevresindeki olası sorunlar, sadece bir noktanın düzeltilmesiyle değil, oluşan tüm yıpranma ve sorunların giderilmesi şeklinde yapılmalıdır.

Ancak bu şekilde arzulanan canlı ve taze bakışlara sahip olunabilir. Göz çevresi estetiğinde en fazla karşılaşılan sorunlar göz kapağı düşüklüğü, kaz ayakları, kaş düşüklüğü, gözaltı torbaları, yanakla gözaltı arasında çökme şekillinde özetlenebilir.

Göz çevresi estetiğinde tüm bu sorunlar giderilir. Tüm bu saydıklarımız sadece estetik bir bakış için değil, aynı zamanda sağlık açısından da fayda sağlayan uygulamalardır.

Göz kapağındaki sarkma ya da gözaltı torbalanmasından kaynaklanan düşüklük sebebiyle, görme açısı bozulabilir ve bu da baş ağrısı gibi ikincil bir sağlık sorununu tetikleyebilir. 

Kimler Gözkapağı estetiği yaptırabilir?

Üst ve alt göz kapağı yaşlanmaya bağlı olarak gevşeyen ve yağ uzantısı doğrultusunda sarkan derinin deformasyonuyla oluşur.

Göz kapağı estetiğinin bu denli yaygın bir biçimde yapılıyor olmasının sebebi, özellikle yüz gençleştirme uygulamaları dahilinde, hastaya yorgunluk ve göz torbaları görünümünü sağlayan bu sorunun giderilmesidir. Üst göz kapaklarında oluşan “kapüşonlu” görünüm göz kapağı derisinin esnemesinden kaynaklanır.

Alt göz kapağında rastlanılan en sık şikayet ise şişlik veya göz torbalarıdır. Tüm bu sorunlar Blefaroplasti yani göz kapağı estetiği kapsamında çözümlenebilir. Tüm bu sorunlara sahip olanlar gözkağaı estetiği olabilirler.

Bazı hastalarda, birincil sorunu yaşı olmamasına rağmen, henüz orta yaşlarda ve hatta genç olmasına rağmen, genetik sebeplerden dolayı bu göz kapağı kusurları oluşabilir. Genç veya orta yaşlı hastalara da gözkapağı estetiği yapılarak, rahatlamış ve canlı bir göz çevresi formu oluşturulabilir.

Göz çevresi estetiği nasıl yapılır?

Göz çevresi estetiği içerisinde öncelikle hastanın görüş açısını bozan sarkmış üst gözkapağına lazer teknolojisi ile müdahale edilir, hastanın görme sorununa yol açan deri uzaklaştırılır. Aynı zamanda bu sayede yorgun ve asık suratlı ifadenin yerini daha genç ve taze bir görüntü alır.

Gözaltı torbaları alt göz kapağını aşağı doğru çekerek hem sağlık açısından görme sorununa yol açar, hem de olduğundan daha yaşlı ve mutsuz bir ifadeye sebep olur. Gözaltı torbalarının alınması dünya üzerinde yapılan en zor ve en çok dikkat edilmesi gereken operasyonlardan bir tanesidir.

 Estetik International kliniklerimizde bu sebeple alt göz kapağı kirpik dibinden mikro girişlerle, lazer teknolojisinden faydalanarak, mevcut yağ bezelerini buharlaştırarak yok ediyoruz. Bu sayede hastalarımız son derece konforlu, morluk ve kızarıklık sorunu yaşamadan iyileşme süreci geçiriyorlar.

Göz çevresi estetiğinin bir başka konusu ise, kaş düşüklüğüdür.

Kaşlar hem göz kapaklarının sarkmasından kaynaklanan bir çekimle ve alnın zaman içinde form kaybetmesi sebebiyle düşmeye başlar. 

Ayrıca yerçekimine bağlı olarak aşağı düşen yanaklar sebebiyle oluşan ve alt göz kapağının yanaktan ayrılmasıyla sonuçlanan çökük hatta da, Cihantimur Yağ Transferi uygulaması yapıyoruz. 

Tüm Yüz Estetiği Uygulamalarımızı Görmek İçin Tıklayınız!

Göz kapağı estetiği sonrası

Operasyon sonrası hasta 3-4 gün içinde toparlanıyor ve göz çevresindeki genç görüntüyle hayata daha taze ve özgüven içinde bakmaya başlıyor.

Göz kapağı estetiğinin avantajları

• Lazer teknolojisi kullanılır
• Sarkan deri sebebiyle oluşan görüş açısı kaybı düzelir
• Baş ağrısına neden olan sarkık üst gözkapağı forma sokulur
• Taze ve genç bir görüntü sağlanır
• Çabuk iyileşme
• Komplikasyon riski minimal

Gözaltı torbalarının alınma avantajları

• Mikro girişlerle yağ torbacıkları buharlaştırılır
• Minimal morarma ve kızarıklık yaşanır
• Çabuk iyileşme
• Genç ve taze görünüm

Источник: https://www.estetikinternational.com.tr/goz-kapagi-estetigi

Oküloplasti (Göz Çevresi Estetiği)

Göz ve Göz Çevresi Estetiği

Oküloplasti, göz cerrahisinin içinde göz, göz kapağı ve çevre dokuları içine alan cerrahi birimdir.

Göz kapağı şekil bozuklukları, kozmetik kapak cerrahisi, göz kapağı tümörleri, tiroid hastalığına bağlı göz hastalıkları, protez göz uygulanan cerrahilerdir.

Blefaroplasti

Göz kapağı sarkması (Blefaroşalazis)
Göz kapaklarımızın özellikli bir yapısı vardır. Göz kapakları, kaşlar ve kirpiklerimiz gözlerimizi korur ve gözlerimizin sağlığı için gerekli ıslak ortamı sağlar, ayrıca duygularımızın yansıtılmasında da önemi vardır.

Zaman içinde üst ve alt göz kapaklarımızda yer çekiminin de etkisiyle istenmeyen değişiklikler oluşur ve etrafındaki yağ dokusu ile birlikte sarkar. Düşük ve sarkmış üst göz kapağı ve şişmiş göz altı torbaları insana sürekli yorgun ve üzgünmüş gibi bir ifade verir. Bu yorgun ve yaşlı ifade, yüzün geneli iyi olsa dahi tüm yüze hakim olur. Çünkü gözlerimiz yüz ifademizin temelini oluşturur.

Bazı kişilerde sarkık göz kapakları ya da belirgin göz altı torbaları genetik olabilir ve çok genç yaşlarda bile oluşabilir. Çoğu kişide ise yaşlanmayla beraber gelişen bir süreçtir. Gençlerde göz kapağı derisi kısa ve gergindir. Artan yaşla beraber üst göz kapağı derisi gevşer ve esneyerek ikinci bir katman oluşturup sarkar.

Ciddi vakalarda bu deri katlantısı kirpiklerin köklerine kadar uzanır ve hatta bu hattı aşarak görmeyi engelleyebilir. Bu derece ciddi sarkmalar göz kapaklarını aşırı kaldırarak bakma ihtiyacı doğuracağından kişiyi gün içinde sürekli yorar. Genellikle bu durum yıllar içinde geliştiği için kişiler bunun farkında değildir.

Alt göz kapağı deriside gevşeyerek sarkar ve deri torbaları oluşur.

Derideki gevşemeye ek olarak göz küresininn etrafındaki yağ yastıkçıkları da zamanla öne doğru gelerek fıtıklaşır. Bunun sebebi bu yağ yastıkçıklarını yerinde tutan dokunun zamanla zayıflaması yerçekiminin etkisidir.

Tedavi cerrahidir. Göz çevresinde fazla, sarkan veya torbalar oluşturan deri ve deri altı yağ dokusunun kısmen çıkarılarak ve onarılarak daha sağlıklı ve estetik bir görünüme kavuşturulduğu bu ameliyatlara Blefaroplasti terimi de kullanılmaktadır.

Ameliyat her bir göz kapağı için ortalama 20 dakika sürer, lokal anesteziyle kapaklar iğne ile uyuşturularak ve sedasyon (sakinleştirici ilaçlar) eşliğinde yapılır.

Hastanede yatmaya gerek yoktur, ameliyattan sonra 24 saat soğuk (buz torbası ile) uygulaması yapılır, antibiyotikli damla ve pomad tedavisi ile 1 hafta içinde normal hayata dönülebilir.

Göz Çevresi Estetiği

Radyo Frekans ile Göz Çevresi Kırışıklık Giderme
En yeni teknolojiler arasında öne çıkan çıkan ağrısız ve acısız yeni bir yöntem olan radyo frekans ile göz çevresi kırışıklık giderme tedavisi, göz çevrenizdeki ve cildinizdeki ince kırışıkları göz ile görülebilecek oranda azaltırken, cilde zarar vermeden yenilenme ve doğal bir tazelik oluşturur. Anestezi kullanılmayan bu teknikte hasta ağrı hissetmiyor, sadece sıcaklık artışı hissediyor.

Radyo frekans dalgaları ile daha sıkı bir cilt
Geliştirilmiş radyo frekans dalgalarının yardımı ile ciltte kırışıklık giderme için kullanılan bir yöntem olan radyo frekans ile göz çevresi kırışıklık giderme tedavisi, cerrahi olmayan bir tedavi yöntemidir.

Yaşlanmanın neden olduğu hafif ve orta şiddetteki kırışıklıkları ameliyatsız tedavi etmek için 2009 yılında FDA tarafından onay verilen radyo frekans ile göz çevresi estetiği alanında kazayağı, göz kapağı kırışıklıkları giderilmesi tedavilerinde kullanılıyor.

Kolajen üreten radyo frekans tedavisi nasıl uygulanıyor?
Radyo frekans dalgalarının gücü (4 Mhz) kullanılarak gerçekleştirilen bir işlem olan radyo frekans ile göz çevresi kırışıklık giderme tedavisi ile uygulama yapılan bölgenin ısısı, hasta için belirlenen seviyeye kadar çıkartılıyor, böylece gerekli kolajen üretimini tetikleyerek hastanın daha sıkı ve düzgün bir cilde sahip olması sağlanıyor.

Anestezi kullanılmayan yöntem
Sarkmış deriler, ince çizgiler ya da kırışıklıklardan rahatsız olan orta yaşlı kadın ve erkeklerin yaptırabileceği, belirli bir yaş aralığı olmayan bu yöntem, aynı zamanda hassas ve açık renkli cilde sahip kişilerde de kolaylıkla uygulanabiliyor.

Anestezi kullanılmayan radyo frekansı ile göz çevresi kırışıklık giderme tedavisinin diğer bir kolaylığı ise, sosyal yaşama hemen dönülebiliyor ve etkilerinin kısa bir süre içinde görülebiliyor olması.

Radyo frekans ile göz çevresi kırışıklık giderme tedavisi hakkında bilmeniz gerekenler:

  • Seans sayıları yaşa bağlı olarak değişiklik göstermektedir.3 seans uygulanabilir ve her seans 1′er ay ara ile yapılır.
  • Göz çevresi estetiğinin etkisi kişinin yapısına bağlı olarak 6 ay – 2 yıla kadar kalabilir.Bu süreler sonunda isteğe bağlı olarak kırışıklık giderme tedavisi tekrarlanabilir.

Piterjium

  1. Piterjium Nedir? Kornea tabakası gözün en ön tabakasını oluşturur. Halk tarafından et yürümesi ya da ”Kuş Kanadı” olarakta bilinen pterijium hastalığı; kornea üzerine yürüyen fibroblastik dokudur. Bu doku genellikle ilerleme göstererek hem kozmetik görünüm bozukluğu hem de görme bozukluğuna yola açar.

    Piterjium başlangıçta hafif damarlı iken giderek artarak kornea dediğimiz (saydam tabaka) gözümüzün en ön tabakasına doğru uzanmaya başlar ve kornea tabakasına tutunur.

  2. Hastalığın Belirtileri Nelerdir?
    • Piterjium yani gözün iç tarafında et çıkması, kaşınma, batma, gibi sorunlara yol açarken zamanla astigmata da neden olarak görmeyi bozar. Çünkü piterjium ilerledikçe korneayı kendine doğru çekerek astigmat göz bozukluğuna neden olur.
    • Devamlı değişen gözlük numaraları
    • Gözün iç tarafında et çıkması
    • Gözde kızarıklık, yanma, kaşınma, batma
    • Banyodan çıkınca gözde kızarma
    • Işığa bakamama
  3. Hastalığın Nedenleri Nelerdir? Ailesinde piterjium bulunan kişiler en önemli risk grubundadır.

    Güneş (açık alanda yapılan işler), sıcak (fırın ve kaynak işçileri) ve toz, hastalık gelişimde en önemli faktördür. Ayrıca çocukluk döneminde gözün sıkça ovalandığı allerjik göz hastalıkları da bu hastalığın ilerlemesini arttırabilir.

  4. Piterjium Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Pterjıumun tedavisi cerrahidir.

    Hastanemizde yapılan ”Piterjium eksizyonu ve limbakonjonktival greft uygulaması ameliyatı ” çok özellikli bir cerrahidir. Çünkü yapılacak olan tedavi etkene yönelik olarak yapılmazsa nüksler görülebilir. İyi bir cerrahi ile başarı şansı % 86-95 arasında değişir. Pterjıumun cerrahisi çok özellikli bir cerrahidir. Piterjiumu sadece çıkarmak yetmez.

    Piterjium çıkarılıp o bölge bir greftle kapatılmazsa piterjiumda % 50 tekrarlama şansı vardır. Bu sebeble hastanemizde yapılan Piterjium eksziyonu ve limbakonjonktival greft uygulaması ameliyatı ve Mitomicin C dediğimiz ilaç uygulamaları büyük önem taşır.

  5. Piterjium Eksizyonu ve Limbakonjonktival Greft Uygulaması Ameliyatı
    • Nasıl uygulanır? İşlem öncesi göz topikal anestezik damla ile uyuşturulur. Ameliyathane şartlarında steril bir ortamda Pterjıum dokusu kornea ve konjonktivadan çıkarılır. Kornea temizlenir. Üst kapağımızın altında yedek olarak bulunan konjonktiva dokusu limbaonjonktival olarak pterjıumun boyuna uygun şekilde alınır ve çıkarılmış olan pterjıum dokusunun olduğu bölgeye dikilir. Burada eriyebilen dikiş iplikleri kullanıldığı için hastadan dikiş almak gerekmez. İşlem sonrasında göz o akşam için kapatılır. Ertesi gün yapılacak kontrolde açılır.
    • Piterjium ameliyatı sonrası nelere dikkat etmek gerekir? Ameliyat sırasında ağrı acı hissedilmez. Ameliyat sonrası gözde 3-4 gün kadar gün batma hissi, 1 ay kadar da kızarıklık olabilir. Ameliyattan sonra 3 haftalık bir damlalı ilaç tedavisi uygulanacaktır. Güneş gözlüğü kullanmak piterjiumun artmasını bir miktar durdurabilir. Hasta güneş gözlüğü ile daha rahat eder. Operasyon sırasında kendiliğinden emilen sütürler kullanıldığından tekrar dikiş alımı gerekmeyecektir. Ameliyat sonrası uzak ve yakın gözlük değişimi gerekebilir. Gözlüğün değiştirilmesi en erken 1 ay sonra yapılacaktır.

Kapak Hastalıkları

Arpacık (Şalazyon):
Halk arasında arpacık olarak bilinen, tıp dilinde hordelium veya şalazyon olarak anılan hastalığın göz kapağı kenarında veya altında oluşan iltihabi bir durumdur, “Arpacık, göz kapağı kenarında sık tekrarlayan enfeksiyonlar sonucu kapak kenarındaki meibomian bezlerinde tıkanma sonucu, iltihap gelişmesiyle ortaya çıkar. Arpacık, kapak kenarında veya içinde şişlik, ağrı hissi, kırmızı ağrılı mercimek tanesine benzer kitle hissiyle ortaya çıkar. Bazen beraberinde kapak kenarlarında sarımtırak kepeklenme veya çapaklanma eşlik edebilir. Sık sık göz kapağında iltihabi hastalık geçiren fertlerde daha çok görülür. Tedavide genelde ilk yaklaşım ilaç tedavisi ve ılık kompres uygulamasıdır. İlaç tedavisi tekli veya çoklu olabilir. Tedaviye cevap alınamaz veya hastalık kronikleşirse cerrahi tedavi gerekebilir.

Göz kapağı düşüklüğü (Pitozis):
Diğer sık görülen problem ‘ptozis’ olarak adlandırılan göz kapağı düşüklükleridir. Üst göz kapağı üst görme alanını kapatmaktadır. Doğuştan olduğu zaman genellikle göz kapağını kaldıran kaşın iyi gelişmemesine bağlıdır. Yaşlanmaya bağlı da olabilir.

Sebep göz kapağını kaldıran kasın zaman içinde yıpranmasıdır. Ya da bu kasa giden sinirin hasarına bağlı olabilir. Göz kapağını açık tutmada zorlanma, kapakları açmama sebebiyle alın bölgesinde ağrı ve özellikle okuma sırasında kapakta daha fazla düşme olur. Çok ciddi vakalarda baş pozisyonu gelişir.

Çocuklarda ptozis göz tembelliği, şaşılık, göz bozukluğu ile birlikte olabilmektedir. Tedavisi ameliyattır. Eğer göz kapağını kaldıran kasın bir miktar fonksiyonu var ise bu kası güçlendirmeye yönelik cerrahi uygulanır. Göz kapağını kaldıran kasta hiç fonksiyon yoksa kapak alındaki kasa asılır.

Ameliyatta asıl amaç normal görme gelişiminin sağlanması için gerekli kapak aralığının ayarlanması, diğer gözle en iyi simetrik görüntünün oluşturulmasıdır. Hastanın yaşı uygunsa ameliyat lokal anestezi altında, değilse genel anestezi ile uygulanır. Ameliyat süresi ortalama bir saat civarındadır.

Ameliyat kapak kıvrımından uygulanır, bu sebeple sonrasında iz kalmaz. Önemli olan kitlede fazla büyüme olmadan alınmasıdır.

Göz kapaklarının içe dönmesi (Entropion):
Göz kapaklarının ve kirpiklerin içe dönmesi, gözün yüzeysel tabakalarında harabiyete, batma, yaşarma, ağrı gibi belirtilere, ileri durumlarda korneada (gözün saydam tabakası) yara oluşmasına ve görme kaybına neden olabilir. Bu durum da cerrahi olarak düzeltilmelidir.

Göz kapaklarının dışa dönmesi (Ektropion):
Alt göz kapağı dışa döner ve göze teması kesilirse, göz yaşı dağılımı yeterli olmaz. Bu durum kuru göze ve infeksiyona yol açabilir. Yaşarma, batma, yanma gibi belirtiler oluşabilir. Cerrahi girişimle tekrar normal kapak pozisyonu sağlanır.

Kapak Tümörleri :
Göz hastalıkları, plastik ve rekonstrüktif cerrahi ve dermatoloji uzmanlarının görev alanına giren kapak kitlelerinin tedavisinde, kitleyi ortadan kaldırmak temel amaç gibi görünmekle birlikte, esas amaç; gözün anatomik ve fizyolojik fonksiyonlarının devamının sağlanması, anatomik yapının ve kozmetik görüntünün korunmasıdır.

Göz kapağı lezyonları; tümörler, enfeksiyonlar ve dejeneratif lezyonlar gibi farklı gruplardan oluşur.

Nevus :
Halk arasında “ben” olarak bilinir. Göz kapağı nevusları sık görülen iyi huylu tümörlerdendir. Doğumda daha açık renklidirler, zamanla koyulaşırlar. Nadiren kötü huylu bir tümöre dönebilirler. Görünüş bozukluğu yapan veya kötü huylu tümör şüphesi uyandıran nevuslar cerrahi olarak çıkartılır.

Moluskum kontagiozum :
Kapak kenarında küçük, düz, simetrik ve ortası çukur lezyonlar olarak görülürler. Konjunktivaya döküldükleri takdirde iltihap oluşturabilirler. Cerrahi yöntemle kolayca tedavi edilirler.

Ksantelazma :
Her iki göz kapaklarında görülebilen sarı-beyaz renkli yağ plaklarıdır. Genellikle yaşlı erişkinlerde, kollesterolü yüksek insanlarda görülebileceği gibi çok genç yaşlardaki kişilerde de görülebilir. Zararsızdır ancak kişiyi görsel olarak oldukça rahatsız edebilir. Tedavisinde cerrahi olarak çıkarılmaları gerekir.

Göz çevresi derisi iyi kanlandığı ve ince olduğu için yara iyileşmesi düzgündür, göz kapağında hemen hemen hiç iz kalmaz. Ameliyat lokal anesteziyle kapaklar iğne ile uyuşturularak yapılır.

Hastanede yatmaya gerek yoktur, ameliyattan sonra 2 saat soğuk (buz torbası ile) uygulaması yapılır, antibiyotikli damla ve pomad tedavisi ile 1 gün sonra normal hayata dönülebilir.

Hemanjiom :
Genellikle doğuştan olur, iyi huylu damar tümörüdür. Mavi, mor veya kırmızı renkte olabilirler. Yaş ilerledikçe genellikle kendiliğinden küçülürler. Bu nedenle tümör fazla büyük değilse ve göz tembelliği riski oluşturmuyorsa tedavi gerekmez.

Источник: https://kudretgoz.com.tr/tedavi-bolumeleri/okuloplasti/

Dünyagöz Hastanesi – Göz Estetiği, Göz Kapağı Düşüklüğü, Göz Çevresi Sıkılaştırma, Göz Altı Torbaları, Arpacık

Göz ve Göz Çevresi Estetiği

Göz Çevresi Estetiği

Göz Çevresi Estetiği

Estetik Paketler

Estetik Paketler

Oküloplastik cerrahi göz biliminin göz kapakları, gözyaşı yolları ve orbita (göz çukuru) hastalıklarıyla ilgilenen branşıdır. Okuloplasti bölümünde göz torbalarının alınmasından protez göze, göz içi tümör ameliyatlarından, kırışıklık tedavisine kadar her türlü tedavi ve estetik cerrahi uygulamaları gerçekleştirilmektedir.

Daha Genç Görünmek İçin Bakışınızı Güzelleştirin

Göz çevresinde yaşam koşullarına ve yaşa bağlı olarak pek çok sorun ile karşılaşılabilir.

Bu sorunların tedavisinin ve kırışıklık tedavisi uygulamalarının, gözün görme kalitesini etkileyip kalıcı hasar bırakmaması için oküloplasti (göz estetiği) konusunda uzman göz doktorlarınca yapılması gerekmektedir.

Operasyonu yapacak doktorun göz estetiği konusundaki deneyimi ve komplikasyon riskinin önlenmesi için uygulamanın göz estetiğine özel tasarlanmış ameliyathanelerde gerçekleşmesi önemlidir.

Göz ve göz çevresi estetiği tedavileriyle daha genç ve dinç görünebilmek mümkün

Bu tip tedaviler ile üst göz kapağı sarkıklığı ve düşüklüklerinden, alt göz kapağı torbalarından tıbbın imkanları ile artık kurtulabilmek bizim seçimimiz oldu.

Bu tür bir tedavi kararı aldığımızda gözün anatomisine hakim, kozmetik cerrahi ilkelerini bilen; özel eğitim görmüş göz hekimleri tarafından yapılması, göz kapaklarının işlevselliğinin korunabilmesi ve doğabilecek komplikasyonlar sonucu oluşabilecek istenmeyen görüntülere engel olunabilmesi açısından çok önemli!

Yapılacak göz ve göz estetiği cerrahisi sonrası, kişinin görme alanı genişlerken, göz kapağı üzerindeki ağırlık hissi de azalıyor. Dolayısıyla, daha sağlıklı ve genç bakışlara sahip olabilmek hiç de zor değil.

Yapılan Tedaviler

  • Gözyaşı kanal tıkanıklığı
  • Hareketli göz protezi
  • Göz kapağı spazmları
  • Yüz felcine bağlı kapak bozuklukları
  • Tiroide bağlı göz çıkıklığı
  • Tiroide bağlı kapak bozuklukları
  • Göz çevresi kırışıklıkları
  • Göz kapağı şekil bozuklukları
  • Gözaltı torbaları
  • Alt ve üst göz kapak düşüklüğü

Yaşlanma belirtisi kırışıklıklardan kurtulmak için yapılan botulinum toksini uygulamalarında en önemli konu doğal görünümünün korunmasıdır. Dünyada şimdiye kadar milyonlarca kişiye uygulanan botulinum toksini, uzman ellerde iyi bir tedavi aracıdır. Ancak bir ilaç olan bu maddenin mutlaka uzman bir hekim tarafından ve sterilizasyon standartlarının gözetildiği hastane koşullarında yapılması önerilmektedir.

Dünyagöz hastanelerinde kullanılan botulinum toksini ürünü FDA onaylıdır. Kullanılan ilacın güvenirliği açısından doktorunuzdan bu bilgiyi mutlaka isteyiniz.

Botulinum Toksini, göz hastalıklarında hem tedavi hem de estetik amaçla kullanılmaktadır. Göz kapaklarının istemsiz kasılması ile seyreden hastalıklarda en etkin tedavidir.

Estetik amaçlı olarak başta kaş ortası, alın ve kazayağı kırışıklıkları olmak üzere yüz mimik kırışıklıklarını etkin biçimde düzeltilmektedir. Botulinum toksini uygulamaları sonrasında kişi hemen iş hayatına dönebilir.

Botulinum toksininin etki süresi 4 – 6 ay arasında değişebilmektedir. Etki kaybolmaya başladığında hekimin önereceği bir dönemde tekrarlanmalıdır.

Botulinum Toksini Uygulamasında Neden Dünyagöz’ü Tercih Etmelisiniz?

Botulinum Toksini yüzde uygulama alanı yoğunlukla göz çevresi olduğu için, göz branşının üst ihtisas alanlarından biri olan ‘okuloplasti’ alanında uzmanlaşmış göz hekimleri tarafından yapılması en doğru sonuca görüterecektir.

Göz çevresine yapılacak uygulamaların, gözün görme kalitesini etkileyip kalıcı hasar bırakmaması için oküloplasti (göz estetiği) konusunda uzmanlaşmış göz doktorlarınca yapılması gerekmektedir.

En uygun yöntemler ve kişiye özel uygulanan Botulinum Toksini tedavisi, göz çevresi estetiği, göz altı torbaları operasyonları, göz kapağı estetiği, göz kapağı spazmlarının giderilmesi ve tiroide bağlı göz çıkıklığı operasyonları gibi tedaviler hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, merkezlerimizdeki uzmanlarımızdan ücretsiz konsültasyon alabilirsiniz.

Kardeş Programı

Eğer kırışıklıklarınıza veda edip daha genç bir cilde sahip olmak istiyorsanız şimdi tam zamanı! Sadece kendiniz değil, sevdiğiniz bir yakınınızla geldiğinizde botulinum toksini uygulamasından birlikte faydalanabilir ve hem cildinizi güzelleştirip hem dostluğunuzu pekiştirebilirsiniz! Bu şekilde hem sevdiklerinizi güzelleştirmiş hem de bütçenizi korumuş olursunuz.

Göz estetiği konusunda uzmanlaşmış doktorlarımızın yapacağı uygulamayla doğal görünümünüzü bozmadan en sağlıklı görünüme kavuşabilirsiniz. Bunu yaparken artık botulinum toksini anneniz, arkadaşınız veya sevdiğiniz başka biriyle daha paylaşarak güzelliğin tadını birlikte çıkarabilirsiniz.

Dudak ve Yüz Dolgusu

Vücudumuzda doğal olarak bulunan hyaluronik asit (HA) molekülü cildin dolgun görünümünü sağlayan en önemli yapı taşlarından biridir.

Yaşlanma ile birlikte vücudumuzda azalmaya başlayan HA maddesi biyolojik olarak üretilip cildin nemlendirilmesinden kırışıklıkların doldurulmasına kadar tüm gereksinimleri karşılayacak şekilde üretilmektedir.

HA maddesinin azalması kendini özellikle ağız çevresi, kaş ortası ve göz kenarları, kaz ayakları bölgesinde beliren çizgisel çöküntülerle kendini göstermektedir.

Laboratuvar ortamında üretilmiş HA maddesinin kullanıldığı dolgu uygulaması çizgisel çöküntülerin doğal hali korunarak uygulanmaktadır. Bu uygulamanın sonucunda yüzdeki hacim kaybı yenilenir, çökmüş yanaklar ve ağız çevrenizdeki çöküntüler doldurulur, dudak hatları belirginleştirilir ve onlara daha fazla hacim kazandırılır.

Dolgu İşlemi Hangi Bölgelere Uygulanıyor?

  • Dudak dolgunlaştırma ve dudak kontörünü belirginleştirmede
  • Derin kaş arası ve alın çizgilerinin giderilmesinde
  • Ağız kenarı kıvrımlarının giderilmesinde
  • Dudak ve çene arasındaki çökmelerin doldurulmasında

Hyaluronik asit (HA) molekülü içeren dolgu maddesinin dudaklara uygulanması dudak dolgusu olarak geçmektedir. Dudak dolgusu ile;

  • Dudaklar dolgunlaştırılarak ön plana çıkarılır.
  • Dudaklardaki orantısızlık düzeltilir.
  • Dudak çevresi çizgileri doldurulur.
  • Dudak çizgisi ve kontörü yapılandırılır.

Yüz Dolgusu

Yüz dolgusu, Hyaluronik asit (HA) molekülü içeren dolgu maddesinin yüzdeki hacim kaybı, yanakların çökük durması, elmacık kemiklerinin küçük veya orantısızlıkları, yüz hatlarının yaş sebebi ile kaybolması gibi durumlarda sorunların var olduğu noktalara yapılmasıdır. Yüz dolgusuyla ayrıca çenedeki orantısızlık ve kontur sorunları da giderilebilir.

Bu yöntemle sorunlar eş zamanlı olarak çözümlendiği için etkili bir sonuç elde edilir. Yüz dolgusunda dolgu maddesi aşağıdaki noktalara enjekte edilir:

  • Alın
  • Kaşlar
  • Kaş çevresi
  • Göz çevresi
  • Burun üstü, ucu ve burun kenarları
  • Elmacıklar
  • Yanaklar
  • Çene

Yüz ve Dudak Dolgusu Kimlere Uygulanır / Uygulanmaz?

Dolgu uygulamaları aşağıda verilen özelliklere sahip kişilerde başarıyla sonuçlanmaktadır:

  • Yüzünde hacim kaybı olanlar
  • Yüz ve alın çizgileri ortaya çıkan veya var olan çizgileri derinleşenler
  • Elmacık kemikleri ve yanak dolgunluğu azalanlar
  • Dudak hacmi azalanlar ve dudakları ince olanlar
  • Çene konturu bozulanlar
  • Kaşları düşük olanlar

Gebe, emzirme döneminde olanlar, ergenlik çağındakiler ve ilaç tedavisi sürecinde olanlara uygulanması önerilmemektedir.

Yüz dolgusu ne kadar kalıcıdır?

Yüz dolgusu uygulama tekniği ve bölgenin anatomik özelliklerine bağlı olarak değişse de, genel olarak yüz bölgesinde 18-24 ay kalıcılık gösterirken, dudak bölgesinde genellikle 6-9 ayda erimektedir.

Gözaltında oluşan morluklar, çökmeler ve halkalar günümüzde yaygın bir estetik sorun olarak karşımıza çıkıyor. Gözaltı ışık dolgusu, bu sorunların çözümü için özel olarak geliştirilmiş hyaluronik asit jel dolgu uygulamasıdır.

Bu işlem gözaltına aydınlık bir görünüm verdiği için ışık dolgusu olarak adlandırılmış olsa da, aslında temel olarak çok az miktarda özel bir hyaluronik asit formülünün, ince uçlu iğnelerle gözaltına enjekte edilmesi şeklinde uygulanıyor.

Gözaltındaki morluklar ve halkalar kırışıklığa sahip olmayan veya az miktarda kırışıklığı olan kişileri olduklarından daha yaşlı göstermektedir. Ayrıca kişi kendini bu görünümle daha yaşlı ve yorgun hissederek kendine olan özgüvenini de kaybedebilir.

Gözaltı ışık dolgusu uygulamasında alana verilen Hyaluronik asit homojen bir şekilde yayılarak etki gösterir.

Gözaltı ışık dolgusuyla yanak ve gözaltları arasındaki çöküklükler, alt göz kapağındaki torbalanmalar başarıyla tedavi edilebilirken; içeriğinde bulunan protein, vitamin, aminoasit ve antioksidanlar sayesinde gözaltı morluklarında da belirgin bir azalma görülmektedir.

Cilt Bakımı

Ergenlik çağından itibaren uygulanabilir.

Güvenilir ve yeni teknoloji ürünleri kullanılarak yapılan bu işlem ile tek seanste anında sağlıklı, doğal ve arındırılmış bir cilt elde edilebilmektedir. İşlem uzman estetisyen tarafından yapılmakta olup kişinin cilt yapısına en uygun destekleyici ürünlerle gerçekleştirilmektedir.

Bu ürünler tüm yüz bölgesinin bakımında olduğu gibi boyun ve dekolte bölgesinin gençleştirilmesinde de kullanılmaktadır. Gözaltı bakımları da uzman eller tarafından uygulanmaktadır.

Источник: https://www.dunyagoz.com/landings/gozestetigi/

Göz Estetiği

Göz ve Göz Çevresi Estetiği

Göz insanda ilk dikkat edilen yerlerden biri olduğu için bu göz ve çevresinde oluşan deformeler çoğu kişinin psikolojisinin bozulup orta yaşlı olmasına karşın hayata küsüp sosyal çevreden uzaklaşmasına neden olabilir.

Mutluluğumuz, üzüntümüz ve günlük sıradan hayatımızda dahi yaptığımız ufak bir mimik hareketi ile bile, günde milyonlarca kez göz çevremiz hareketleniyor ve göz kapaklarımız açılıp kapanıyor.

Bu şekilde hareketli bir organımız olmasının yanı sıra, göz çevremiz aynı zamanda en hassas dokuya sahiptir ve güneş ışığından da en çok maruz kalan organlarımızdan birisidir.

Bütün bunlara ek olarak bir de yaşlanmaya bağlı gelişen sorunlar da eklenince, göz çevresi, göz kapakları, alın ve gözaltlarında bir takım problemler yaşanıp deformeler olmaya başlayabilir. Bütün bu sorunları düşünürsek, bu tür problemler yaşayan kişilere göz kapağı estetiği yapmak, onlara hayatlarını ve sosyal yaşantılarını tekrar kazandırmak anlamına gelir.

Gözün ve çevresindeki olası sorunların, sadece bir noktanın düzeltilmesi ile değil, oluşan bütün yıpranma ve sorunların giderilmesi şeklinde yapılmalıdır. Sadece bu şekilde arzuladığınız canlı ve taze bakışlara sahip olabilirsiniz.

Göz çevresi estetiğinde en çok karşılaşılan sorunlar göz kapağı düşüklüğü, kaş düşüklüğü, kaz ayakları,  gözaltı torbaları, yanak ile gözaltı arasında çökme şeklinde deformeler oluşabilir. Göz çevresi estetiği ile bütün bu sorunlar ve deformeler giderilebilir.

Bütün bu sayılan problemler sadece estetik bir bakış için değil, aynı zamanda sağlık için de fayda sağlayan uygulamalar olmaktadır.

Göz kapağındaki sarkmalar ya da gözaltı torbalanmasından kaynaklanan düşüklük sebebi ile, görme açısı bozulabilir ve bu bozukluk da baş ağrısı gibi ikincil bir sağlık sorununu tetikleyebilir.

Gözün çevresinde bulunan alt ve üst göz kapaklarındaki fazla, sarkan ya da torbalar oluşturan deri ve deri altı yağ dokusunun kısmen çıkartılarak kısmen de onarılarak göz çevresinin daha sağlıklı ve estetik bir görünüme kavuşturulduğu ameliyatlara bleforoplasti adı verilmiştir.

Böylece göz çevresi bölümleri gerginleştirilir. Bu cerrahi uygulama ile sarkmış olan, içe ya da dışa dönmüş olan alt ve üst göz kapakları, fazla yağın toplanmasına bağlı olarak oluşan torbalanmalar ve göz çevresi kırışıklıkları düzeltilip kişi yaşlı ve yorgun görünümünden kurtarılır.

Daha genç ve dinç bir görünüme kavuşması sağlanır.

Bazı kişilerde de sarkık göz kapakları veya belirgin olan gözaltı torbaları ailesel yani hırsidir. Çok genç yaşlarda dahi kendisini belli edebilir. Çoğu kişide ise yaşlanma ile birlikte gelişen bir süreçtir.

İlerleyen yaşlarla beraber üst göz kapağı derisi gevşeyip esner ve zamanla ikinci bir katı oluşturur. Deride oluşan gevşemeye ek olarak göz küresinin etrafında yer alan yağ yastıkçıkları da zamanla öne doğru gelerek fıtık oluşturur.

Bunun nedeni bu yağ yastıkçıklarının yerinde tutulmasını sağlayan dokunun yaşlanmayla birlikte zayıflaması veya bu yağ dokusu miktarının artması da olabilir.

Blefaroplastide cerrahi başarı ve olası problemlerin en aza indirilmesi için en önemli adım gözün ve özellikle göz kapaklarının detaylı bir şekilde muayenesinin yapılmasıdır. Göz kapağı estetiği için ameliyat lokal anestezi ile yapılır.

Kesiler alt göz kapağının kirpiklerinin  altından yapılır. İyileştiği zaman hemen hemen görünmez hale gelebilir. Belirgin torbalanma var ise yağ dokusu da çıkarılır ya da normal yerine getirilir. Fazlalık deri bu kesi yerinden çıkarılarak kesi ince dikişler ile kapatılır.

Dikişler 4-5 günde alınır ya da kendiliğinden kaybolur.

Alnın ve kaşların fiziksel muayenesi yapılıp kaş seviyesi kontrolü yapılır. Göz kapağı hareketleri değerlendirilip asimetrinin varolup olmadığı tespit edilir ve kaşın seviyesi minimal olarak aşağı ve alında çizgilenmenin olduğu kişilere ameliyat öncesinde botox yapılıp üst gözün kapakları tekrar değerlendirilmektedir.

Göz kapağında hala bolluk varsa göz kapağının estetiğinin yapılmasına karar verilmektedir. Sadece üst gözün kapağının estetiği yapılmak istenirse lokal olan anestezi ile yapılır. Ameliyatın süresi 1 saatten fazla olmaz. Çıkarılması gereken derinin ve kasın miktarına çizimler ile hasta otururken karar verilir.

Genellikle uygun ölçülerde göz kapağının katlandığı çizgide gizlenecek çizgiye sebep olacak biçimde yapılan derinin ve kasın çıkartılması göz kapağı üzerinde yeterince gerginlik oluşturur.

 Lakin bazı durumlarda iç ile orta kısımdaki yağ yastıkçıkları fazla belirgin olabilmekte ve bu nedenle onların da çok az miktarlarda küçülmesi cerrahi işlem olarak yapılabilir.

Alt Göz Kapağı Estetiği

Alt göz kapağında oluşan yaşlanmanın yanakta oluşan yaşlanma ile beraber değerlendirilmesi gerekir.

Genellikle 40’lı yaşların sonrasında yanak dokusu aşağıya doğru yer değiştirdiği için endoskopik olan cerrahi ile yanağın dokusunun yukarı doğru alınması gereklidir.

Bu işlem sonrasında halen alt göz kapağının derisi üzerinde bollaşma varsa ve alt göz kapağının yağ yastıkçıkları belirgin ise ameliyat sırasında alt göz kapağının estetiği de yapılıp yapılmamasına karar verilir.

Ameliyatta alt göz kapaklarının kirpiğinin altından yapılacak kesiler ile alt gözün kapağının derisi kasla birlikte kaldırılr. Yağ yastıkçıkları için küçültme işlemi yapmak, nadiren gerekli olabilir.

Genelde yağ yastıkçıklarının göz çukurunun kenarına yayılması gözaltında oluşan çöküntünün düzelmesini sağlar. Oluşan çöküntü giderilmesi işleminde yanakların kaldırılma işlemi ve yağ yastıkçıkları için yayılma işlemleri yeterli kalmazsa ise yağ enjeksiyon işlemleri de yapılabilir.

Derideki ve kastaki bolluk düzeltildikten sonra kasın dokusu gözün çukurunun dış duvarlarına asılmaktadır. Bu işlem de yağ yastıkçıkları için destek sağlayabilir. Bu estetikler genelde orta yüzün gerdirilmesi ameliyatları ile birlikte yapıldığından dolayı genel anestezi ile yapılır.

Ameliyat süreleri yapılacak olan ek işlemlere göre 2 ve 4 saat süreleri arasında değişir.

Göz Estetiği Riskleri

  • Seyrek de olsa göz kapağının ameliyatı esnasında veya sonra kanama sorunu ile karşılaşabilirsiniz. Operasyon sonrası kanama olur ise, acil olarak drenaj tedavisinin yapılması gerekebilir. Kanama olma  riskini arttırdıkları için operasyonu yapmadan on gün önce, aspirin ya da antiinflamatuar ilaçların kullanılması bitirilmelidir.
  • Tıbbi olarak kontrolde olmamış hipertansiyon da ameliyat esnasında veya sonrasında kanamalara sebep olabilir. Göz kapaklarının altındaki kanama, iyileşmeyi geciktirip, kötü bir iz kalmasına sebep olabilir.
  • Seyrek de olsa bu ameliyatın ardından enfeksiyon olması genelde beklenmez. Nadir olarak görülse de, enfeksiyon oluşursa, uygun olan antibiyotik tedavisi yardımıyla tedavi edilebilir.
  • Blefaroplasti yani göz estetiği sonrası körlük olması, son derece az ihtimalle görülen bir olaydır. Ama cerrahi işlem sırasında ya da cerrahi işlem sonrasında göz içinde kanama körlüğe sebep olabilir. Erken yapılan teşhis ve de drenajla bunun üstesinden gelebilirler.
  • En çok korkulan ve sık görülebilen komplikasyon alt gözün kapağında aşağıya doğru çekilmenin olmasıdır. Çekilme ihtimali ikinci defa ameliyat olan kişilerde artabilir. Sorun genelde gözün derisinin gereğinden çok alınmasından kaynaklanır ve tedavi de eksik olan derilerin yerine konulmasıdır. Bu amaçla üst gözün kapağından derinin alınması gerekebilir.
  • Güneşte kalma, yaşlanma ve başka bazı şartlar sonucunda göz kapağı görüntüsü değişikliğe uğrayabilir. Blefaroplasti operasyonu yaşlanmayı durdurmaz veya göz kapağının olduğu bölgenin gerginliğinin sürekliliğini sağlamaz. Blefaroplasti operasyonunun sonuçlarının korunması amacıyla gelecekte de yeni ameliyat ve tedavilerin yapılması gerekebilir.

Источник: https://evdesifa.com/goz-estetigi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.