Gözü Ovuşturma Keratokonus Belirtisi Olabilir

Keratokonüs | Dr.Barış Sönmez – Göz Hastalıkları Uzmanı

Gözü Ovuşturma Keratokonus Belirtisi Olabilir

Keratokonus kornea dokusunun incelerek yapısal bütünlüğünü kaybettiği bir göz hastalığıdır. Genellikle her iki gözde birlikte görülür ancak tanı konulduğunda ve tedavi sürecinde bir göz diğerinden daha ileri seviyede olabilir.

Nedeni tam olarak bilinmeyen bu hastalık genetik temellidir. Ailesinde keratokonus hastası olan kişilerde risk 6 – 10 kat daha fazladır. Hastalığın başlangıcında ve ilerlemesinde “göz ovuşturma” nın etkili olabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

Keratokonüs belirtileri nelerdir?

Hastalık sıklıkla 16 – 24 yaşları arasında ilk belirtilerini verir. Bulanık görme ilk ve en önemli doktora başvuru şikayetidir.

İlk göz muayenelerinde sıklıkla miyop veya astigmat tanısı alan keratokonus hastaları bir süre gözlükleriyle iyi görürler ancak diğer miyop ve astigmatı olan hastalardan farklı olarak verilen gözlükler keratokonuslu hastalarda daha kısa sürede yetersiz kalır.

Yeni alınan gözlükle bile görüşte dalgalanmalar olur. Keratokonus hastalığında gözlük numaralarının ilerlediği, astigmatın sürekli değişkenlik gösterdiği görülür.

Keratokonus ilerledikçe görüş gözlükle bile yetersiz kalmaya başlar. Bu evrede göz doktoru tarafından biyomikroskop kullanılarak yapılan muayenede kornea tabakasının inceldiği ve öne doğru bombeleştiği görülür. Tanıda kornea topografisi ve diğer kornea görüntüleme tetkikleri ile kornea kalınlık ölçümleri faydalı olur.

Keratokonüs nasıl ilerler?

Keratokonus belirti ve bulguların erken başladığı (14 – 22 yaş), göz ovuşturma alışkanlığı olan erkek hastalarda hızlı ilerleyebilir. Tanı anında bulguların hafif olduğu ve tanıdan sonraki ilk bir kaç yılda hastalığın yavaş seyrettiği kişilerde ilerleme daha yavaş olur.

Keratokonus ilerlemesi durdurulabilir mi?

Bilimsel çalışmalar keratokonusun erken tanısı ve hastalığın ilerlemesinin durdurulması üzerine yoğunlaşmıştır. Bugüne kadar uygulanan tedaviler arasında keratokonusun ilerlemesini durdurma ihtimali en yüksek olan tedavi uv ışın ile çapraz bağlama (uv crosslinking) tedavisidir.

Bu tedavide amaç kornea dokusunun en önemli yapı taşı olan kolajen lifleri arasındaki çapraz bağların sayısını ve yoğunluğunu arttırarak daha dirençli bir kornea elde etmektir. Crosslink tedavisi sonrası kornea topografisi bulgularının düzeldiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ancak bu düzelme her hastada görmenin artması şeklinde kliniğe yansımayabilir.

Bu tedaviyle amaç var olan astigmat ve görme seviyesini korumaktır, bazı hastalarda görme artarken bazılarında azalma görülebilir.

Keratokonus tedavisi konusundaki gerçekler

Keratokonus teavisinde iki amaç vardır birincisi hastalığın ilerlemesini durdurmak ikincisi ise daha iyi bir görme elde etmek.

Hastalığın ilerlemesini durdurmak amacıyla en sık uygulanan tedavi kornea kolajen krosslink tedavisidir.

Görsel rehabilitasyon başlangıç keratokonüs hastalarında gözlük veya kontakt lensle sağlanabilir. Hastalık ilerledikçe gözlükle veya yumuşak kontakt lenslerle görüşün düzeltilmesi daha da zorlaşır. Bu evrede gaz geçirgen özel keratokonus lensleri kullanılması gerekir.

Birçok hasta özel dizayn edilen keratokonus lensleriyle bir ömür boyunca iyi bir görüş sahibi olabilir. Bu lenslerin parametreleri (çap, eğim, güç) keratokonusun seviyesine göre değişkenlik gösterir ve yaklaşık 6 aylık dönemlerde lensleri değiştirmek gerekmektedir. Lensler keratokonus hastasının korneasına göre dizayn edilerek üretilmektedir.

Bazı keratokonüs hastaları ilk tanı aldıklarında diğerleri ise hastalığın ilerlemesi nedeniyle kontakt lens takamaz durumda olabilirler.

Bunun nedeni korneanın düzensiz bir sekilde aşırı dikleşmesi veya kuru göz sendromu – kontakt lens allejisi gibi kullanım sırasında ortaya çıkan sorunlar olabilir.

Kontakt lensi tolere edemeyen bu hastalarda en önemli alternatif tedavi yöntemi kornea içi hakla tedavisidir (keratokonus ring tedavisi). Kornea halka segmentleri damla anestezisi ile yapılan ve yaklaşık yirmi dakika süren bir operasyonla kornea tabakasının içerisine yerleştirilir.

Ancak mikroskop altında görülebilen şeffaf halka segmentleri bombeleşen kornea tabakasını gerginleştirerek düzleştirir. Kornea ring tedavisi keratokonus hastasını gözlük veya kontakt lensten kurtarmaya yetmez. Birçok hasta halka tedavisi sonrası gözlük veya kontakt lens takmak durumundadır.

Hastalığın hızlı ilerlediği, kornea halka tedavisi ve keratokonus lenslerinden görsel başarı sağlanamadığı hasta grubunda kornea nakli son çözümdür. Bu tedavide hastalıklı kornea dokusu tam kat veya lamellar kornea nakli teknikleriyle değiştirilir.

  • Keratokonus crosslink tedavisi
  • Keratokonus lensleri
  • Keratokonus halka (korneal ring) tedavisi
  • Keratokonus – kornea nakli
  • Keratokonus ve lazer tedavisi

Источник: https://www.barissonmez.com/keratokonus/

Keratokonus

Gözü Ovuşturma Keratokonus Belirtisi Olabilir

Keratokonus; gözümüzün önündeki saydam tabakanın yani kornea tabakasının zamanla ilerleyici bir şekilde, bombeleşmesi ve sivrileşmesiyle görülen bir hastalıktır. İlk önce tek gözle başlar bu rahatsızlık sonrasında diğer gözde ortaya çıkar.

Günümüzdeki teknolojik imkanlar sayesinde hastalar şikayetlerini araştırarak ne gibi bir rahatsızlıkları olduğunu daha erken saptayabiliyorlar o yüzden son yıllarda sıkça duyulan bir rahatsızlık olarak gündeme gelmektedir. Bu rahatsızlıklık sebebiyle görülen bozulmalar; görme bozukluğu ,görme kalitesinin düşmesi ve derin görme kaybına kadar gidebilmektedir.

Keratokonus Belirtileri Nelerdir?

Bu belirtiler kişiden kişiye göre değişebilmektedir fakat doğuştan ortaya çıkan bir rahatsızlık değildir.

Çok erken dönemlerinde, yoğun belirti vermeyen, herhangi bir görme bozukluğu yapmayan, kişiyi hekime getirmeyen keratokonus tiplerine rastlanabilmektedir.

Fakat poliklinik muayenesinde yani rutin göz muayenesinde sürekli gözlük numarası ilerleyen, numarasında devamlı değişiklik yapılan ve buna rağmen iyi görmeyen çocuklar veya gençler gözlemlenmektedir.

Bu yaş grubunda göz numarasının değişmesi zaten beklenen bişeyken bu rahatsızlıkta miyop ve astigmat numaraları daha hızlı ilerlemektedir ve ilerlemeyle birlikte bu çocuklar gözlüklerinden istedikleri verimi alamamaktadırlar. Bu hastalara özellikle dikkat edilmelidir.

Ayrıca yine erken dönemde dile getirilen şikayetler, kamaşma, çarpık görme (bir nesneyi eğri büyrü görme), görüntünün çoğalması (bir nesneyi yan yana birkaç tane birden görme) ve gece görmesinin bozulmasıdır .

Özellikle çocukluktan itibaren alerjisi olan ve bu yüzden devamlı gözlerini ovuşturarak kaşıyan ve gözde bu ovuşturmalarla travma yaratan hastalarda daha erken dönemde görülmektedir.

Keratokonus ve Alerji İlişkisi

Aralarında sıkı bir bağ vardır. Alerji ile gelişim birlikteliği çok çok fazladır. Ülkemiz bu manada rahatsızlığın sıkça görüldüğü bir coğrafyadır. Alerji ile birlikte gözün sulanması, kaşınması ve çapaklanmasıyla sert ovuşturmalar başlar ve bu da zamanla keratokonusa yol açabilir.

Keratokonus Kimlerde Görülür?

Ülkemizde özellikle sıcağın ve alerjinin yoğun olarak görüldüğü bölgelerde (Güneydoğu Anadolu Bölgesi) daha sık gözlemlenmektedir. Özellikle 15 – 16 yaşlarında yani ergenlikle birlikte ortaya çıkabildiği gibi daha erken yaşlarda da görülebilmektedir. Senelik göz muayenesi olmak ve belirtilere dikkat etmek önemlidir.

Bu göz rahatsızlığı 35 – 40 yaşlara kadar da ilerleyebilmektedir. Kırklı yaşlardan sonra çok fazla ilerlediği görülmemiştir. Ama ufak yaşlarda görülme sıklığı ve ilerlemesi kesinlikle daha fazladır.

Aynı zamanda genetik kaynaklı bir hastalık olduğundan ailesinde bu hastalık olan bireylerin mutlaka her sene göz kontrolünü yaptırması gerekmektedir.

Keratokonus Teşhisi

Hastalığın teşhisi, rutin göz muayenelerinde devamlı numarası ilerleyen takip hastalarında , şüphelenilen kişilerde ya da aile öyküsünde bu rahatsızlık olan kişilere yaptığımız bazı tetkiklerle anlaşılmaktadır. Özellikle göz topografisi dediğimiz ayrıntılı tarama neticesinde dakikalar içerinde sonuca varabilmekteyiz. Göz topografisini, hastalığın hem ilk dönemde hem de takibinde sıkça kullanmaktayız.

Keratokonus ve Kontak Lensler

Keratokonusu artık ilerlemeyen hastalarda ( 35 – 40 yaş arası ) gözlük ve kontak lens ile görme kalitesini arttırmayı önerebiliriz . Keratokonusa özel detaylandırılan bu lensler eskiden sadece sert lensler iken şu anda yarı sert lensler, etrafı yumuşak ortası sert lensler ve sert lensler gibi çeşitlenmektedir.

Kontak lens kullanacak hastaların biraz sabırlı olması gerekmektedir çünkü uygun lenslerin bulunması deneyerek, biraz zamanla alacak bir uygulamadır. Bu tak çıkar ve alıştırmalar hastanın bazen 2 saatini bazen 6-7 saatini alabilir.

Hasta yine de kontak lens ve gözlük kullanmakta zorlanıyorsa seçilen, şartları uygun hastalarda Halka Tedavi Yöntemi önerilir.

Keratokonus Ameliyatları

Bu rahatsızlıkta tedaviler de kişiye özeldir yani her bir hastaya, farklı bir prosedür uygulanabilir. Cerrahi tedavilerde günümüzde en yaygın uygulama ise Cross-linking dediğimiz Türkçesi çapraz bağlama veya halk arasında ışın tedavisi olarak bilinen tedavidir. Bu ;hastalığın ilerlemesini durduran bir işlemdir.

Cross-linking işleminde damla anestezisi kullanılır.İlk önce korneanın önündeki çok ince bir tabaka olan epidel doku alınır.

Bundan sonra yarın saat boyunca 3 dakika aralarla Riboflavin vitaminin damlatılması ve son aşamada 30 dakika ultraviole ışığının (UVA ) tatbik edilmesi ile neticelendirilir. İşlem sonrası hastanın gözünü kapatmaya gerek yoktur.

Birinci ve üçüncü gün yapılan kontrol sonrası, koruma için takılan kontak lens çıkartılır. Hastalar operasyon sonrası bir süre bulanık görebilirler ama bu süre geçicidir. Hastanın işlem sonrası göz damlalarını düzenli kullanması da çok önemlidir .

Bu operasyondaki öncelikli amaç, hastalığın durdurulmasıdır. Bu işlemden sonra hastaya gözlük ya da keratokonusa özel kontak lensler önerilir. Hasta yine de görme kalitesinde tatmin olmuyorsa diğer tedavi yöntemleri önerilir.

İkinci tedavi yöntemi ise, halka tedavi yöntemidir. Bir diğer adıyla kornea ring tedavisi. Bu yöntemde amaç hastanın görme kalitesini arttırmaktır. Kontak lense uygun olmayan hastalarda tercih edilen bir yöntemdir. Bu yöntemde daha önceleri bıçak yani kesi kullanılıyordu.

Oysa şimdi femtosecond lazer ile yaklaşık 10 saniyede kanal oluşturulmakta ve halkanın takılması 1-2 saniye sürmektedir. Bu ameliyatta damla anestezi kullanılır ve bu işlem toplam 3-4 dakikada biter. Hasta o gün sosyal hayatına devam edebilir, gözün kapatılmasına gerek yoktur.

Intra lazerle mükemmele yakın kesi yapıldığı için dikiş yoktur dolayısıyla da acı ve ağrı olabildiğince azdır.

Sınırlı ve seçili hastalarda farklı cerrahi işlemlerde olabilmekte, göz içi mercek uygulamaları yapılabilmektedir.

Keratokonus Ameliyatı Sonrası

Cerrahi bir müdahale atlatıldığı için hastalardan ilaçlarını düzenli kullanmaları öncelikli olarak beklenir. Hasta, ovuşturarak göz kaşımadan kesinlikle kaçınmalıdır. Gözlerde işlem yapıldığı için güneşe hassasiyet oluşacağından gün ışığında güneş gözlüğü mutlaka kullanılmalıdır. Mikrobik ortamlardan uzak durulmalıdır.

Keratokonus Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Her rahatsızlıkta olduğu gibi bu hastalıkta da erken teşhis ve tanı çok önemlidir.

Bazen rahatsızlık o kadar ilerlemiş olur ki ; kornea aşırı sivrileşmiş, bomleleşmiş ve opak hale gelmiştir ki maalesef hasta ancak kornea nakli ile kurtarılabilmektedir fakat günümüz dünyasındaki bilgiye erişimdeki kolaylıkla teşhis ve tedavi erken olabildiğinden hastalığın ilerlemesi Cross-ling ile durdurulabilmektedir böylece hasta kornea nakline kadar hastalığı ilerlemeden tedavi edilmiş olmaktadır.

Düzenleme Tarihi: 18.06.2019

Источник: https://www.batigoz.com/keratokonus

Keratokonus Belirtileri Tedavisi

Gözü Ovuşturma Keratokonus Belirtisi Olabilir

Keratokonus , gözün ön kısmını oluşturan saydam tabakanın (kornea) öne doğru bombeleşmesi ve incelmesi  ile karakterize her iki gözü birden etkileyen, ilerleyici bir hastalıktır. Kornea göze gelen ışınların kırıldığı en önemli göz tabakasıdır.

Bu bölgede oluşan değişimler ışınların yanlış odaklanmasına sebebiyet vererek görme kalitesini  ciddi şekilde bozarlarAile hikayesi olanlarda ve alerjik bünyeli kişilerde daha sık görülen bu hastalıkta en önemli şikayet gözlük ile düzeltilemeyen görme azlığıdır.

Keratokonus  genellikle 15-16 yaşlarında başlar ve 35  yaşına kadar ilerleme gösterebilir. Hastalığın seyri kişiden kişiye değişkenlik gösterebilmeltedir

Keratokonusun ilk evrelerinde şikayet genellikle gözlük numarasının sık değişmesidir.

Hastalık ilerledikçe gözlük ile net bir görüş sağlanamaz.

Keratokonus Tedavisi Fiyatları

Keratokonus göz hastalığını tedavisi için kullanılan kontakt lensler yıllık olarak 500 ile 1.400 tl arasında bir bütçe ayırmanızı gerektirmektedir.

Diğer cerrahi keratokonus tedavileri için ödenen mikyar yaklaşık olarak tek bir göz için 2.000 tl ile 4.000 tl ye kadar varabilmektedir. Keratokonus tedavisi pahalı olan bir göz hastalığıdır.

Tedavi maliyetleri hastaneler veya göz doktorlarının bulundukları konuma göre değişebilmekte ve artış gösterebilmektedir.

Keratokonus hastalığında görme neden azalır?

Keratokonus hastalığının teşhisinde iki önemli bulgu bulunmaktadır. Kornea incelmesi ve kornea sivrilmesi. İncelen kornea sivrilerek eğilmekte bükülerek şekil değiştirmektedir. Saydam tabakada bulunan konik bir geometrik alandan göze giren görüntülerin düzensizce kırılması nedeni ile görüş netliği gittikçe kaybedilmektedir.

Keratokonus ilerleyici bir hastalık olarak seyrettiğinden sivrilme eğiliminin devam etmesi durumunda görüş gittikçe kötüleşebilir. Keratokonus hastalığında başlangıç evrelerinde gözlükle görme sağlanabilsede sonraki evrelerde hasta gözlükle göremez bir duruma gelebilir. Bu sebeple görmenin sağlanması için tedavide konik kısıma uygun açıda mercek (lens) yerleştirilir.

Özel kontakt lensler düzeltici mercek olarak kullanılmaktadır.

Keratokonus Tedavisi

Hastalığın seyri ve ilerleme hızı son derece farklı gelişebileceğinden keratonus tedavisi kişiye özeldir.

Gözlük bile kullanmadan net görebilen ve hastalıklarından habersiz hastalar olabileceği gibi son derece hızlı ilerleyen ve yirmili yaşlarda kornea nakli gerektiren olgular da görülebilmektedir.

Aslında yapısal bir hastalık olan keratokonusun tam anlamıyla bir tedavisi yoktur. Tedavilerin amacı hastaların hayatlarını rahatça devam ettirebilecekleri bir görme kalitesine ulaştırabilmektir.

CCL – ( Corneal Cross – Linking )

Son 5 yıldır giderek artan sıklıkta kullanılan ve keratokonusun ilerlemesini durduran bir yöntemdir. Tedavide Ultraviole A ve Riboflavin  ( B2 vitamini) kullanarak korneanın yapısını güçlendirilir.

Bu nedenle hastalığın seviyesi ve hastaların görme kalitesi ne olursa olsun ilerleme saptanan hastalarda ilk tedavi seçeneğidir.

CCL, keratokonusun ilerlemesini durdurmakla kalmaz , bazı hastalarda görme seviyesinde de  bir miktar artış sağlar.

Yöntem

Damla anestezisi ile göz uyuşturulduktan sonra korneanın en dışında yer alan epitel tabakası soyulur.5 dakika ara ile riboflavin solusyonu 30 dakika boyunca göze damlatılır. Daha sonra 370 nm UVA kornea yüzeyinden 4-5cm uzaklıkta yaklaşık 8 mm lik bir alanda 30 dakika uygulanır.

UVA tatbiki sırasında her 5 dakikada bir Riboflavin damlatılmaya devam edilir. İşlem bittikten sonra göz antibiotikli pomadla kapatılır. Ortalama 2 gün sonra iyleşme tamamlanmış olur.

Yapılan çalışmalarda , 1 kez yapılan CCL girişiminin hastaların büyük bir kısmında keratokonusun ilerlemesini  durdurduğu saptanmıştır.

Kontakt lens

Keratokonusta korneanın şekli bozulur. Başlangıç keratokonuste  görülen hafif astigmatlar yumuşak lensler ile düzeltilebilir. Keratokonus ilerledikçe keratokonuse özel  yumuşak lensler bile görmeyi artıramaz.

Bu nedenle yarı yumuşak, hibrid (ortası sert, çevresi yumuşak) ve piggy-back (yumuşak ve yarı yumuşak lensler birlikte)kontakt lensler uygulanır. Ancak kontakt lensler keratokonusun ilerlemesini engellemez.

Lens kullanan hastaların rutin kontrolleri yapılmalı ve gerekli görüldüğünde CCL tedavisi uygulanmalıdır. Bu tedaviden sonra iyi görebilmek için kontakt lens kullanımına devam edilir.

Kornea İçi Halkalar (Keraring, Ferrararing, Intacs)

Keratotokonusta bozulan kornea dokusununun içine monte edilen , şeffaf yapıda , doku uyumlu, cam türevi implantlardır. Korneanın içine yerleştirildikleri için kontakt lens gibi takıp, çıkarmak gerekmez.

Ömür boyu sorunsuz bir şekilde gözde kalabildikleri gibi istenildiği zaman  gözden çıkarılabilirler. Değişik markalarda ve yapıda ring segmentleri mevcut olmakla birlikte hepsinin etki mekanizması aynıdır.

Burada amaç şekli bozulan korneayı daha düzgün hale getirmek ve göze gelen ışınların doğru kırılmasını sağlamaktır.

Источник: https://www.kadinlarkulubu.com/portal/saglik/keratokonus-belirtileri-tedavisi-45647.html

Keratokonus nedir? Ne gibi göz sorunları yaratır? Belirtileri ve tedavisi

Gözü Ovuşturma Keratokonus Belirtisi Olabilir

Korneanın öne doğru bombeleşmesi ve sivrilmesiyle karakterize, olan ve korneadaki şekil bozukluğu olarak da tanımlanan keratokonusun birçok nedeni bilinmekle birlikte, gözün sıkça ovalandığı alerjik göz rahatsızlıkları da hastalığa zemin hazırlayabiliyor.

Çocukluk dönemi alerjik konjonktivitin sık görüldüğü sıcak ve tozlu Türkiye gibi ülkelerde maalesef çok daha sık rastlanır. Genetik yatkınlık da söz konusudur. Ailede bir keratokonus hastası varsa özellikle dikkat edilmelidir çünkü keratokonusta genetik faktör önemli rol oynar.

Astigmat nedir? Neden olur? Astigmatın belirtileri ve tedavisi

Göz kaşınması, sert kontakt lens kullanımı gibi çevresel faktörler de genetik olarak müsait kişilerde bu hastalığın ilerlemesine sebep olabilir.

Bazen de hiçbir şikâyeti olmayan sadece miyopi ve astigmat kusurunu lazer ile tedavi ettirmek isteyen hastalara yapılan çok özel tetkikler sonucu teşhis konulabiliyor.

Keratokonustan korunmak için gözünüzü ovalamayın, kaşımayın ve mutlaka her yıl genel göz muayenenizi yaptırın.

Keratokonus belirtileri nelerdir?

Neredeyse her 2 bin kişiden birinde görülen Keratokonus, Türkiye gibi sıcak ve alerjinin yaygın olduğu ülkelerde çok daha yaygındır.

Keratokonusun belli başlı özellikleri şunlardır: Keratokonus özellikle Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde yaygındır. Başlangıç evresinde keratokonusun görme üzerine olumsuz etkisi yoktur. Keratokonuslu hastalarda önce kontrast duyarlılıkları bozulur.

Her rengi aynı canlılıkta görme gibi yakınmalar ortaya çıkar. Özellikle gece görmede sorunlar yaşanabilir.

Keratokonus ilerlemeye başladıkça çoğu hasta araba kullanırken uzaktaki cisimleri net seçemediğini, televizyon seyrederken alt yazıları görememeye başladıklarını fark eder.

Bazen hastalar göz kapaklarının üstüne dokunup baskı yaptıklarında ya da göz kapaklarını yana doğru çektiklerinde görmelerinin düzeldiğini, daha net görebildiklerini ifade ederler. Aslında bu ilerleyen keratokonus vakalarının çoğunda rastlanan bir bulgudur. Ancak bu geçici bir düzelmedir.

Bu şekilde görmeyi sürdürmek mümkün değildir. Keratokonusun ilerlemesine bağlı olarak hastaların görme oranı azalır.

Göz kuruluğu nedir? Ne tür sorunlara yol açar? Belirtileri ve tedavisi

Görmenin yüzde 95 kaybı anlamına gelen bu durumda, hastalar için bir iki metre ötesini görmek imkânsızlaşır. Bu çoğu kişinin anladığı anlamda körlük olmasa bile legal körlük denilen görmenin ileri derecede düştüğü seviyedir. Risk grubuna giren kişiler takip süreci içinde gözlerini asla kaşımamalıdır.

Hastalığın genetik temellerinde kornea ile ilgili yapısal bir değişiklik yarattığı için gözleri kaşımak, ovuşturmak, sert baskı yapmak hastalığın ilerlemesine, erken ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu yüzden bu risk grubundaki kişilere ve hastalara gözlerini ovuşturmamaları, kaşımamaları önerilir.

Keratokonus tedavisi

Bugün keratokonusun ilerlemesini durdurmak için CCL (Corneal Cross Linking) diğer bir adıyla çapraz bağlantı yönteminin kullanılmaktadır. Bu yöntemi hastaya uygulayabilmek için kornea kalınlığının 400 mikronun altında olmaması gerekiyor.

Dolayısıyla hastanın bu yöntem için uygun olup olmadığını kornea kalınlığı ölçümü ve topografik incelemelerden sonra karar verebiliyoruz. Kritik olan nokta hastalığın erken tanısı ve sonrasında tedavi edilmesi.

Keratokonusta erken teşhis kornea nakline kadar ilerleyen hastalığın önlenmesi ve kontrol altına alınmasında büyük önem taşıyor. CCL yöntemini Türkiye’de kullanılıyor.

Keratakonuslu bir hastanın görmesini artırmak için kontakt lens, halka yöntemi, topografik lazer tedavisi ve göziçi kontakt lens olmak üzere 4 farklı yöntem bulunur:

Kontakt lens: Günümüzde halen dünyada kullanılan en yaygın yöntemdir. Ancak sert yapıda olmaları nedeniyle kullanımları hasta için zor olabiliyor.

Bunun yerine birçok hasta tarafından tercih edilen Clearkone lens olarak adlandırdığımız lensler yumuşak (hybrid) ve santral korneayı koruyucu özel yapısı ile keratokonus hastalarımızda çok başarıyla uyguladığımız bir tedavi yöntemi.

Halka yöntemi: Kontakt lensi kullanamayan hastalarda başvurduğumuz bir yöntemdir. Dünyagöz’de bugün Intralase Femtosecond Lazer yöntemiyle kanal oluşturarak (8 saniye) yaklaşık 1-2 dakikada bu ameliyatı gerçekleştirmek mümkündür. 5000’den fazla halka tecrübemiz var ve bu konuda doktorlara eğitim de veriyoruz.

Konjonktivit nedir? Kimlerde görülür? A’dan Z’ye nedenleri ve tedavisi

Topografik lazer tedavisi: Türkiye’de yine ilk Dünyagöz tarafından yapılmıştır. Tedavide lazer, keratokonuslu dokudaki harita analiz edilerek programlanıyor.

Göziçi kontakt lens: Bu tedaviyle -18 numara sferik ve -6’ya kadar astigmat tedavisi yapılabiliyor.

Bu belirtiler varsa mutlaka doktora başvurun

  • Gözünüzde sürekli alerji ve kaşıntı
  • Devamlı ilerleyen miyopi ve astigmat
  • Gözlüklerinizden bir türlü memnun olamama
  • Gözlüğe rağmen net görüş elde edememe
  • Gece araba kullanırken zorluk çekme

Kaynaklar: Keratoconus Treatment

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/keratokonus-nedir-goz-hastaligi-belirtileri-tedavisi/

Keratokonus Nedir? Keratokonus Belirtileri ve Tedavisi

Gözü Ovuşturma Keratokonus Belirtisi Olabilir

GözKeratokonus| Şubat 13, 2018

            Birçokdoktor, çoğu insanda keratokonusun ortaya çıkış eğiliminin doğumdan geldiğineinanır. Bununla birlikte, hastalık çok daha sonra gelişmeye başlar. Çoğu zaman,gözün önünde korneanın bu patolojisi ergenlik çağında ve 30 yaşından büyükolmayan kişilerde görülür. keratokonusnedir sorusunun cevabı miyop ve astigmat ile karıştırılır. Kornea şeklibozulur, kornea öne doğru sivrileşir ve yer çekimi etkisi ile aşağı doğru birsarkma ortaya çıkar bu da miyop, astigmat gibi hastalıkların ortaya çıkmasınasebep olur. Astigmatizm veya kısa görüş mesafesi için belirli bir andaki buhastalık maskelenebilir. Hastalık çok tehlidir, çünkü ihmal edilenvakalarda kornea rüptürü ve hatta göz kaybı meydana gelebilir.

            Keratokonus nedirsorusunun tam olarak cevabı korneanın oldukça inceldiği kronik ilerleyici birsüreçtir. Benzer bir durum, iç katmanlarının kollajen lifleri arasındaki bağınzayıflamasının bir sonucu olarak gelişir. Bunun bir sonucu olarak göz gövdesiiçinde artan basınç ile astigmat ve miyop oluşumu ve göz korneasında bozulmaolmaya yol açar.

             Keratokonus Belirgin bir deformasyon ile gözkorneasının şekli konik olur. Bir süre sonra, hastalığın ilerlemesi yüzündenbulanık görme veya göz kabuğun şişmesi görme oranını düşürür.

Böyle bir hastalık,ergenlik çağında gelişmeye başlar ve hastalığın ana bulguları yalnızca 20-30yıl içinde ortaya çıkabilir. Yaşlı insanlarda hastalığın oluşumu oldukçanadirdir. Bazı hastalarda, bu rahatsızlık esas olarak gözlerde lazer düzeltmesonrasında ortaya çıkar.

Keratokonus konusunda insanlar tam bilgi sahibiolmadığı için, geç müdahale de farklı problemlere yol açıyor. Astigmatizmaderecesini, korneanın refraktivitesini ve oküler zarı kalınlığını doğru birşekilde belirlemek için çalışmalar yapılır.

Konik biçimli çıkıntının boyutunubelirlemek için bilgisayarlı tomografi de öngörülebilir. Ne yazık ki, birçokdurumda, keratokonusun erken evrede saptanması zordur.

            Keratokonus hastalığı görünüşnedenine bağlı olarak birincil ve ikincil derece diye ikiye ayrılır. Vevakaların % 95'inde deformasyon bilateraldir, diğer bir deyişle, her iki göz dekornea inceltilmesine maruz kalmaktadır. Tek taraflı keratokonus hastalarınsadece % 5'inde görülür. Kornea deformasyonun da koni 5 mm'ye yükseltilir,değişim merkezdedir. Korneanın çıkıntısı yaklaşık 6 mm'dir, deformasyon aşağıdoğru sarkar. Oftalmologlar bu küçük morfolojik değişiklikleri düzeltir. İkinciaşamada, doktorlar gözlükle miyop ve astigmatizmayı düzeltmeye çalışır.Hastalığın en ağır şekli ile korneanın koni şekilli deformasyonu 62 dioptolduğu durumlardır. Bu aşamada, kornea tamamen bulanıktır ve görme büyük ölçüdeazalır. Kırılma tehsi vardır, bu da gözün kaybolmasına sebep olabilir. Bunedenle, derhal cerrahi müdahale gereklidir.             Gözün kornea tabakasını olumsuz etkileyen keratokonus, genellikle genetik faktörlere bağlı olarak görülen bir rahatsızlıktır. Bu hastalığa sahip olan kimselerin ailelerinde de keratokonus şikayeti gözlemlenmektedir. Bu hastalık gözün saydam tabakasının yani kornea kısmının çeşitli nedenler ile zayıflamasına ve incelmesine bağlı olarak da gelişebilir. Gözde oluşan yaralanmalar, dikkatli bir muayeneden sonra yapılmayan lazer ameliyatları, bazen bu hastalığa sebep olmaktadır. Çünkü lazer ameliyatları her göz için uygun değildir. Bu ameliyata karar verilirken hastanın göz yapısı ve gözünde oluşan problem ciddi biçimde incelenmeli ve ameliyata bu aşamadan sonra karar verilmelidir. Aksi durumda yapılan ameliyatlar gözün saydam tabakasının zayıflamasına sebebiyet verir ve bunun sonucunda da keratokonus hastalığı oluşur.             Bu rahatsızlığın görüldüğü diğer bir hasta grubu da alerjik bünyeye sahip olan hastalardır. Alerji hali, gözlerde kaşıntıya neden olmakta ve hastalar yoğun bir şekilde gözlerini ovuşturarak, aslında kornea tabakasına farkında olmadan zarar verebilmektedir. Sürekli olarak ovuşturulan gözlerde kornea tabakası incelir ve sonuçta keratokonus hastalığı oluşur.

            Genellikle hastalar tarafından korkutucu olarak tanımlanan bir hastalık olan keratokonus hakkında keratokonus körlüğe neden olur mu? Sorusu sıklıkla sorulmaktadır. Teşhisi erken safhalarda kolay olmayan bu hastalık eğer gereken önlemler alınmazsa, görme kayıpları ile sonuçlanabilmektedir. 20 ve 40 yaş aralığında ilerleme safhasını geçiren bu hastalık, genellikle basit bir miyop veya astigmat ile karıştırılmaktadır.

            Çoğu hastada bu rahatsızlığın varlığı topografik tetkik ile tespit edilir ve bu tetkikler genelde lazer ameliyatlarından önce uygulanır.

Birçok hastada lazer ameliyatı öncesinde tesadüfen keratokonus hastalığı tespit edilmiştir.

Bu nedenle gözlük numaralarında sık değişme ve yoğun görme şikayetleri yaşayan hastaların, detaylı bir doktor muayenesine başvurması gerekmektedir. Hastalığın erken teşhisi, tedavi sürecini kolay kılmaktadır.

 Keratokonus Belirtileri nelerdir?

     Halk arasında göz incelmesi olarak da adlandırılan keratokonus hastalığı, görmede çarpıklık hissi ve bulanık görmeye neden olur. Çünkü bu göz rahatsızlığı korneanın ışık kırma özelliğini değiştirir. Bu durum görmede bozukluk yaratır.

Görme bozukluğu şikayeti ile doktora giden hastalara genellikle miyop ve astigmat teşhisi konularak gözlük verilir. Fakat hastalığın tespit edilmesi için hastaya kornea topografı olarak tanımlanan Pentacam ve Orbscan yöntemleri uygulanabilir. Günümüzde bu yöntemler sayesinde keratokonus çok erken safhalarında tespit edilmektedir.

            Keratokonus hastalığının seyri, hastalara göre değişiklik gösterir. Bu rahatsızlıkta en önemli keratokonus belirtileri arasında, hastanın yeni bir gözlük almasına rağmen kısa süre sonra görme sıkıntılarının yeniden başlaması bulunmaktadır.

Hasta doktora tekrar gittiğinde, gözlük numarasının değiştiği tespit edilir ve yeni bir gözlük verilir. Gözlük numarasının sık değişmesi bu hastalığın önemli bir işaretidir.

            Keratokonus belirtileriile görme aşamalı olarak kötüleşir. Diopter sayısındaki artış nedeniylehastalar gözlüklerini sürekli değiştirmelidir.

Hastalık çok hızlı ilerlediğidurumlarda bazen hastanın gözlük değiştirme zamanı kalmaz. Bu durumda, mutlakakeratokonusa cerrahi müdahele etmek gereklidir.

Çoğu zaman keratokonus belirtileriTV izlerken veya kitap okurken gözleriniiki katına çıkarır. Buna ek olarak, aşağıdaki belirtiler de olabilir:

  1.  Görme organlarınınkaşınması ve tahrişi;
  2.  Net görememe vefotofobi;
  3.  Hızlı göz yorgunluğu;
  4.  Çift görme;
  5.  İlerleyici astigmatve miyop;
  6.  Yanma hissi.

 Keratokonus tedavisi

            Keratokonus hastalığı Gözlük, kontaktlens ile haricen çapraz bağlama tedavisi ve kornea içi halka tedavisi gibicerrahi yöntemler ile tedavi edilir. Kontakt lensler ve böyle rahatsızlığıdüzelten gözlükler kullanmak tamamen görme problemlerinden kurtulmanızayardımcı olmazlar.

Hastalık, tamamen körlüğe neden olabilir, ayrıca buhastalığa sahip olan insanlar hayat boyu hastalığı taşırlar.

      Günümüzde keratokonus tedavisi çeşitli yöntemler uygulanarak yapılmaktadır. Erken dönemlerinde yakalanan kerotokonus hastalığı için özel olarak üretilen sert yapılı lensler kullanılmaktadır.

Bu sert lensler, gözün bombeleşmesini düzeltebilir ve görmede rahatlık sağlar. Fakat bu lensler ile hastalığın durdurulması mümkün değildir.

            Bu hastalıkta başka bir tedavi yöntemi de INTACS yani İntra Korneal Ring uygulamasıdır. Bu uygulama, hastanın kornea tabakası içerisine bir halka yerleştirmeyi içermektedir. Uygulanan bu halka hastalığın ilerlemesini biraz olsun durdurabilir.

Son yıllarda keratokonus tedavisinde uygulanan başka bir yöntem daha bulunmaktadır. Corneal Cross Linking adı verilen bu uygulama sayesinde korneanın direnci arttırılarak, incelme durdurulabilir. Bu yöntem ile son zamanlarda başarılı sonuçlar elde edilmiştir.

 

Diğer Belli Başlı Tedavi Yöntemleri

 Cerrahi operasyon

            Hastalığın derecesine bağlı olaraktedavi prosedürleri artar. Bununla birlikte, konservatif terapi korneanındeformasyonunu tamamen ortadan kaldıramaz. Bu tedaviye, tonunu yükseltmek,tahriş ve rahatsızlığı azaltmak için başvurulmuştur.

Uzmanlar, kural olarakkeratokonus ile özel damlalar uygulamak için tavsiyede bulunur. Cerrahi keratokonus tedavisi müdahaleler defarklı mekanik faktörlere karşı dirençlerini arttıran ve korneayı güçlendirenkolajen elyaflarında özel bağlar oluşturmaya başlarlar.

Bu tarz ameliyatlardansonra üzerinde özel bir kontak lens takılan bir antibiyotik uygulamasıdır. Buoptik lens, ameliyattan yaklaşık 4 gün sonra takılmalıdır. Tüm hastalaracerrahi tedavi tavsiye edilemez.

Uzman, ancak hastayı muayene ettikten ve tümtestleri inceledikten sonra ileri tıbbi sebeplerden dolayı ameliyat önerebilir.

 Keratokonus gelişimi nasıl önlenir?

            Çoğu zaman, tarif edilen hastalıkyavaş ilerlemektedir. Bazen gelişimi herhangi bir aşamada bile durabilir.Keratokonus’un tedavisinde önemli olan erken teşhistir. İltihaplı ve alerjikreaksiyonların alınması göz bakımının ve kontrolünün sıkça yapılmasıgereklidir.

“,”author”:null,”date_published”:”2018-01-13T00:00:00.000Z”,”lead_image_url”:”https://4.bp.blogspot.com/-lK66iDbeZ_4/Wnv25zKiGxI/AAAAAAAACEQ/-WZHyrZq0cwwqxlTYaqzQbWvfKzvCKbbQCEwYBhgL/s1600/Keratokonus.JPG”,”dek”:null,”next_page_url”:null,”url”:”https://www.abcsaglik.xyz/2018/02/keratokonus.html”,”domain”:”www.abcsaglik.xyz”,”excerpt”:”Keratokonus Belirgin bir deformasyon ile göz korneasının şekli konik olur. Bir süre sonra, hastalığın ilerlemesi yüzünden bulanık görme veya göz kabuğun şişmesi görme oranını düşürür. Böyle bir…”,”word_count”:99,”direction”:”ltr”,”total_pages”:1,”rendered_pages”:1}

Источник: https://www.abcsaglik.xyz/2018/02/keratokonus.html

Gözünüzü Ovuşturmak Keratokonusa Neden Oluyor..!

Gözü Ovuşturma Keratokonus Belirtisi Olabilir

Hastalığın erken ortaya çıkmasına ve ilerlemesine katkıda bulunan bu davranıştan kaçınmak, ileride kornea nakline kadar giden ciddi görme sorunlarını önlemeye yetiyor. Hastalık, Türkiye gibi sıcak ve tozlu ülkelerde sık görülüyor

Keratokonus, gözün saydam tabakası korneanın, ilerleyici miyop ve astigmat ile birlikte incelme ve sivrileşmesiyle görülen hastalık olarak biliniyor. Genellikle ergenlik döneminde başlayan hastalıktan hastalar ancak 20’li yaşlarında haberdar oluyor. 20–40 yaş arasında ilerleme gösterip 40 yaştan sonra durağan döneme giren keratokonus, tedavi edilmezse kornea nakli gerektiren ciddi görme sorunlarına yol açıyor.

Dünyagöz Etiler’den göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Efekan Coşkunseven, korneanın öne doğru bombeleşmesi ve sivrilmesiyle karakterize, “keratokonus” hakkında şu bilgileri verdi:

“Korneadaki şekil bozukluğu olarak da tanımlanan keratokonusun birçok nedeni bilinmekle birlikte, gözün sıkça ovalandığı alerjik göz rahatsızlıkları da hastalığa zemin hazırlayabiliyor.

Çocukluk dönemi alerjik konjonktivitin sık görüldüğü sıcak ve tozlu Türkiye gibi ülkelerde maalesef çok daha sık rastlanır. Genetik yatkınlık da söz konusudur. Ailede bir keratokonus hastası varsa özellikle dikkat edilmelidir çünkü keratokonusta genetik faktör önemli rol oynamaktadır.

Göz kaşınması, sert kontakt lens kullanımı gibi çevresel faktörler de genetik olarak müsait kişilerde bu hastalığın ilerlemesine sebep olabilir.

Bazen de hiçbir şikâyeti olmayan sadece miyopi ve astigmat kusurunu lazer ile tedavi ettirmek isteyen hastalara yapılan çok özel tetkikler sonucu teşhis konulabiliyor. Keratokonustan korunmak için gözünüzü ovalamayın, kaşımayın ve mutlaka her yıl genel göz muayenenizi yaptırın.”

Akdeniz ülkelerinde yaygın

Hastalığın her literatürde 2 bin kişiden birinde görüldüğünü anlatan Dr. Efekan Coşkunseven, Türkiye gibi sıcak ve alerjinin yaygın olduğu ülkelerde bu oranın çok daha yüksek olduğunu söyleyerek keratokonusun belli başlı özelliklerini şöyle sıraladı:

“Keratokonus özellikle Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde yaygındır. Başlangıç evresinde keratokonusun görme üzerine olumsuz etkisi yoktur. Keratokonuslu hastalarda önce kontrast duyarlılıkları bozulur. Her rengi aynı canlılıkta görme gibi yakınmalar ortaya çıkar. Özellikle gece görmede sorunlar yaşanabilir.

Keratokonus ilerlemeye başladıkça çoğu hasta araba kullanırken uzaktaki cisimleri net seçemediğini, televizyon seyrederken alt yazıları görememeye başladıklarını fark eder. Bazen hastalar göz kapaklarının üstüne dokunup baskı yaptıklarında ya da göz kapaklarını yana doğru çektiklerinde görmelerinin düzeldiğini, daha net görebildiklerini ifade ederler.

Aslında bu ilerleyen keratokonus vakalarının çoğunda rastlanan bir bulgudur. Ancak bu geçici bir düzelmedir. Bu şekilde görmeyi sürdürmek mümkün değildir. Keratokonusun ilerlemesine bağlı olarak hastaların görme yetenekleri ileri derecede kaybolur. Görmenin yüzde 95 kaybı anlamına gelen bu durumda, hastalar için bir iki metre ötesini görmek imkânsızlaşır.

Bu çoğu kişinin anladığı anlamda körlük olmasa bile legal körlük denilen görmenin ileri derecede düştüğü seviyedir. Risk grubuna giren kişiler takip süreci içinde gözlerini asla kaşımamalıdır.

Hastalığın genetik temellerinde kornea ile ilgili yapısal bir değişiklik yarattığı için gözleri kaşımak, ovuşturmak, sert baskı yapmak hastalığın ilerlemesine, erken ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu yüzden bu risk grubundaki kişilere ve hastalara gözlerini ovuşturmamaları, kaşımamaları önerilir” dedi.

Keratokonusu durdurmak mümkün

Bugün keratokonusun ilerlemesini durdurmak için CCL (Corneal Cross Linking) diğer bir adıyla çapraz bağlantı yönteminin kullanıldığı belirten Op. Dr. Efekan Coşkunseven, tedavi detaylarını şöyle anlattı:

“Bu yöntemi hastaya uygulayabilmek için kornea kalınlığının 400 mikronun altında olmaması gerekiyor. Dolayısıyla hastanın bu yöntem için uygun olup olmadığını kornea kalınlığı ölçümü ve topografik incelemelerden sonra karar verebiliyoruz.

Kritik olan nokta hastalığın erken tanısı ve sonrasında tedavi edilmesi. Keratokonusta erken teşhis kornea nakline kadar ilerleyen hastalığın önlenmesi ve kontrol altına alınmasında büyük önem taşıyor.

Dünyagöz, CCL yöntemini 2006 yılından bu yana Türkiye’de ilk defa uygulayan ve şimdiye kadar 1500’ün üzerinde hasta tecrübesi olan bir merkezdir.”

Görmeyi artıracak yöntemler

Keratakonuslu bir hastanın görmesini artırmak için kontakt lens, halka yöntemi, topografik lazer tedavisi ve göziçi kontakt lens olmak üzere 4 farklı yöntemin bulunduğunu belirten Coşkunseven, bu yöntemleri anlattı:

Kontakt lens: Günümüzde halen dünyada kullanılan en yaygın yöntemdir. Ancak sert yapıda olmaları nedeniyle kullanımları hasta için zor olabiliyor. Bunun yerine birçok hasta tarafından tercih edilen Clearkone lens olarak adlandırdığımız lensler yumuşak (hybrid) ve santral korneayı koruyucu özel yapısı ile keratokonus hastalarımızda çok başarıyla uyguladığımız bir tedavi yöntemi.

Halka yöntemi: Kontakt lensi kullanamayan hastalarda başvurduğumuz bir yöntemdir. Dünyagöz’de bugün Intralase Femtosecond Lazer yöntemiyle kanal oluşturarak (8 saniye) yaklaşık 1-2 dakikada bu ameliyatı gerçekleştirmek mümkündür. 5000’den fazla halka tecrübemiz var ve bu konuda doktorlara eğitim de veriyoruz.

Topografik lazer tedavisi: Türkiye’de yine ilk Dünyagöz tarafından yapılmıştır. Tedavide lazer, keratokonuslu dokudaki harita analiz edilerek programlanıyor.

Göziçi kontakt lens: Bu tedaviyle -18 numara sferik ve -6’ya kadar astigmat tedavisi yapılabiliyor.

Keratokonusta en uygun tedavi kararının hastanın ayrıntılı muayenesinden sonra verilebileceğini belirten Coşkunseven, CCL tedavisi ile keratokonus hastalığının durdurabileceğini; kontakt lens, halka, topografik lazer, göziçi kontakt lens tedavilerinin ise görmemizi artırdığını bu nedenle tedavide kontakt lens ve CCL ya da halka ve CCL yöntemlerinin bir arada kullanılması gerektiğini vurguladı.

Bu belirtiler varsa mutlaka doktora başvurun:

-Gözünüzde sürekli alerji ve kaşıntı

-Devamlı ilerleyen miyopi ve astigmat

-Gözlüklerinizden bir türlü memnun olamama

-Gözlüğe rağmen net görüş elde edememe

-Gece araba kullanırken zorluk çekme

  • Kornea Distrofileri (halk arasında beneklenme hastalığı diye bilinir) kalıtsaldır
  • Keratakonus (Korneanın konik olarak bozulması)
  • Kornea yaralanmalarından sonra
  • Geçirilmiş keratit (Kornea enfeksiyonu)
  • Katarakt cerrahisinden sonra korneanın saydamlığını kaybetmesi durumunda
  • Kimyasal yaralardan sonra

Bu saydığımız hastalıklarda kornea nakli sonrası kişinin tekrar görmesini kazanması için mutlaka gözün arkasındaki yapıların (damar ve sinir) sağlam olması gerekmektedir.

Kornea nakli ameliyatı nasıl yapılır?

Kornea nakli ameliyatı hastanın yaşına, genel durumuna ve gözün özelliklerine göre lokal veya çoğunlukla genel anestezi altında yapılır. Önce hastanın problemli kornea tabakası özel aletlerle yuvarlak olarak çıkartılır. Aynı büyüklükte kesilen verici korneası mikroskop altında çok ince ipliklerle alıcı göze dikilerek yerleştirilir.

Her ameliyatta olduğu gibi kornea nakli ameliyatında da kanama,mikrop kapma gibi bazı riskler sözkonusudur.Bunun dışında,ameliyat sonrası dönemde oluşabilecek özel bazı durumlar olabilir.Bunlardan en sık rastlananı,yüksek astigmatizmadır.

Kornea nakli ameliyatından sonra hastaların büyük çoğunluğunda düşük veya yüksek derecede astigmatizma oluşmakta ve görme olumsuz yönde etkilenmektedir.Bu durumda,eğer astigmatizma düşük ise gözlük verilmekte,ancak yüksek astigmatizma mevcutsa astigmatizmayı azaltıcı bazı girişimlerin uygulanması gerekmektedir.

Dikişlerin ayarlanması veya korneanın çizilmesi gibi işlemleri içeren bu girişimlerden sonra astigmatizma azalır.Ancak yine yüksek astigmatizma mevcutsa görmenin arttırılması için hastanın kontakt lens takması gerekebilir.Kornea nakli ameliyatından sonra doku reddi olasılığı mevcuttur.

Fakat bu olasılık diğer organ ve doku nakillerine göre çok düşüktür.Bunun nedeni,korneanın damarsız bir doku olmasıdır.Doku reddi sözkonusu ise kanlanma,sulanma gibi belirtilerle birlikte kornea bulanıklaşır ve görme bozulur.Kornea giderek beyazlaşır ve görme iyice azalır.

Eğer doku reddi reaksiyonu erken yakalanırsa ilaç tedavisi ile geri çevirilebilir.Fakat red reaksiyonu ilerlemiş ve kornea beyazlaşmışsa tekrar kornea nakli ameliyatı yapılmalıdır.

Kornea nakli ameliyatının avantajlı bir yönü birkaç kez tekrarlanabilmesidir.

Korneanın red riski var mıdır?

Her organ ve doku naklinde olduğu gibi kornea naklinde de red riski söz konusudur. Kornea dokusu damarsız olduğu için bu red oranı % 15 – 20 civarındadır.

Red olan bir kornea yerine yeniden nakil yapılabilir fakat red oranı böyle hastalarda % 50 lere varabilmektedir.

Örneğin, keratakonuıs ve distrofi (beneklenme) hastalarında ameliyatın başarısı yüksekken, kimyasal yaralarda bu oran oldukça düşmektedir.

Kornea nakli yapılan gözde renk değişikliği olur mu?

Göze rengini veren doku (iris dokusu) korneanın arkasında bulunan dokudur. Eğer ameliyattan önce iris dokusu sağlam ise kornea naklinden hemen sonra göz eski rengini alacaktır, yani renk değişikliği olmayacaktır.

Kornea nakli olan hastalar nelere dikkat etmelidir?

Kornea nakli olan hastalar özellikle ilk zamanlarda gözlerini kuvvetli ovuşturmaktan kaçınmalı, vurma çarpma gibi travmalardan korunmalı ve hijyene çok fazla dikkat etmelidirler.

Gözlerde ağrı, kızarıklık, görme bulanıklığı, ışığa karşı hassasiyet hissettiklerinde en yakın göz doktoruna müracaat etmeleri gerekir.

Bu saydığımız belirtiler red reaksiyonunun belirtileri olabilir ve acil tedaviyi gerektirir.

Kornea nakli olan hasta ile operatörü arasında sıkı bir işbirliği olmalıdır. Sadece operasyonun iyi olması yeterli değil; operasyon sonrası özellikle ilk 1- 2 sene takip ve tedavi de ameliyatın başarısında etkilidir.

Источник: http://www.keratokonustedavileri.com/keratokonus/gozunuzu-ovusturmak/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.