Gripten Korunmanın En Etkili Yolu Grip Aşısı

Grip ve soğuk algınlığından korunmanın en etkili 10 yöntemi

Gripten Korunmanın En Etkili Yolu Grip Aşısı

Grip, Influenza adı verilen bir virüs tarafından oluşturulan, ani olarak 39°C üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır.

Grip nedir, nasıl geçer? Gribe iyi gelen besinler ve tedavisi

Özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı, akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Bu kadar ciddi tablolara yol açabilen grip, halk arasında çok sık olarak soğuk algınlığı ile karıştırılmaktadır.


Soğuk algınlığı ateş yükselmeden, hafif kırgınlık, burun akıntısı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahatı gerektirmeyen bir hastalıktır ve grip ile kesinlikle karıştırılmamalıdır.

Grip hastalığının tedavisi

Grip hastalığının tedavisi, ortaya çıkan belirtilerin tedavisi şeklindedir. Ateşin düşürülmesi, burun akıntısının giderilmesi, halsizlik ve kırgınlığının giderilmesi şeklinde tedavi düzenlenir ve yatak istirahati önerilir.

Grip karşı her gün bir diş sarımsak yemek çok faydalıdır

Gripten korunmanın başlıca yolu vücut direncinin düşmesini engellemekten geçer. Bu nedenle mevsim özelliklerine uygun giyinmeli bol sulu gıdalar, taze sebze ve meyve tüketilmelidir. Hastalar ile yakın temastan, ortak eşya kullanımından kaçınılmalıdır.

Kimler risk altında ?

Dünya Sağlık Örgütü, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından, çeşitli gruplar gribin olumsuz etkileri açısından risk grubu olarak tanımlanmaktadır. Sağlık otoriteleri, aşağıdaki gruba giren kişilerin her yıl aşılanmasını “mutlak” önermektedir.

Grip aşısı

Gribin yaşamsal risk oluşturduğu ve tıbbi açıdan mutlaka aşılanması önerilenler:

  • 65 yaşından büyük kişiler
  • Şeker hastaları (diyabet)
  • Astım hastaları
  • Kronik akciğer hastaları (Bronşit vb.)
  • Kronik kalp ve damar sistemi hastaları (koroner arter hastaları)
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kronik kan hastalığı –hemoglobinopati- olanlar, kanser hastalı, immunsupresif kullananlar)
  • Huzurevi, bakımevi vb ortamlarda yaşayanlar

Gripten korunmak için, gribe iyi gelen bu besinleri tüketin

  • 6 aydan küçük bebekler
  • Yumurtaya karşı anafilaktik tarzda allerjisi olanlar (yumurta yediğinde allerjik şoka girenler).
  • Hamileliğin ilk 3 ayı içinde olan bayanlar (ancak doktor tarafından kesin gerekli olduğu tespit edilirse grip aşısı olabilirler)

Grip aşısı, Dünya Sağlık Örgütü’nün koordinasyonu ile bir yıl önce salgın yapan virüs tiplerinin belirlenmesi sonucu geliştirilmekte ve aşının tipi de bu uygulamaya bağlı olarak her yıl değişmektedir. Grip aşısı, vücutta 1-2 hafta içinde koruyucu düzeye erişir.

Eğer aşı, içerdiği virüs tipleri, salgınlara neden olan virüs tipine benzerse, sağlıklı erişkinlerde yaklaşık % 70 oranında etkilidir. Yukarıda saydığımız riskli grupta ise, hastalıktan koruma oranı % 50’ye düşmektedir.

Bu nedenden dolayı Grip Aşısı bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de sadece risk taşıyan kişiler ve temaslıları için önerilmektedir!

Grip ve soğuk algınlığından korunmak için 10 öneri

Dr.

Sinan Akkurt, gribe karşı C vitamininden yüksek besinlerin tercih edilmesini, günde 2 gram C vitamini alınmasını, eğer sigara içiliyorsa bağışıklık zayıfladığı için bunun iki katına çıkartılmasını, elektromanyetik kirlilikten korunulmasını, dengeli beslenilmesini, organik gıdaların tercih edilerek,  hormonal gıdalardan kaçınılmasını  önerdi. Gripten korunmak için, bağışıklık sistemini yoran unsurların vücuttan biorezonans metoduyla çıkartılabildiğini de açıklayan Dr. Akkurt, herkes için geçerli olan, gripten korunmak için yapılması gereken 10 maddeyi ise şöyle özetledi:

1- Kahvaltı: Güne mutlaka çok iyi bir kahvaltı ile başlamalıyız. En önemli öğünümüz kahvaltıdır. Kahvaltıda özellikle siyah ve yeşil zeytin bulunmalıdır. Kahvaltı sofrası zeytinsiz olmaz.

Gribe karşı kahvaltı sofrasında bulunmasında fayda olan diğer besinlerin başında portakal suyu, yumurta, şekersiz reçel çeşitleri, doğal üretilen şekersiz bal, domates, salatalık, peynir çeşitleri gelmektedir.

Bunların yanında 1 veya 2 dilim kepek ekmeği olabilir.

2-Hareket: Hareketli bir hayatı benimsemeliyiz. İşimize, okulumuza, çarşıya-pazara giderken mümkün olduğu kadar yürüyerek gitmeyi benimsemeliyiz. Özellikle güneşli havalarda 1-2 km yürüyüş yaparak, güneş ışınları sayesinde D vitamini de alabilir ve bu sayede direncimizi kuvvetlendirebiliriz. Günün en temiz enerjisi sabah güneşidir, bunu mutlaka almalıyız.

3-Doğru nefes: Karın solunumu yaparak yürüyelim. Burundan nefes alıp verirken karnımızı şişirerek solumayı benimseyelim. Doğru nefes almak, karnımızı şişirerek nefes almaktır.

Böylece daha fazla oksijene sahip olabilir, geriye verirken de daha çok karbondioksit veririz. Ciğerlerimizi şişirmeye çalışmak ise yanlıştır.

Bu yöntemle ciğerlerimizi rahat ettirir ve psikolojik olarak da rahatlar, sakinleşiriz.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapmalı, nasıl beslenmeli?

Burundan nefes alın, ağız kapalı yediye kadar sayın, yediye kadar nefes alın, sonra tekrar yediye kadar sayarken verin. Bu egzersizin günde 20 dakika yapılmasını öneriyorum. Burnumuzun sağından aldığımız nefes, sağ beynimizi, solundan aldığımız nefes sol beynimizi etkiler. Bunun için burnumuzun her iki tarafından da nefes almalıyız.

4-Havalandırma: Evimizi, iş yerimizi mutlaka havalandıralım. Güneş varsa, mutlaka içerinin güneş ışığı almasını sağlamalıyız. Atasözünde denildiği gibi, “güneş girmeyen eve doktor girer”.

5-Doğal beslenme: Yediğimiz, içtiğimiz her şeyin doğal olmasına özen göstermeliyiz. Sebze ağırlıklı beslenmeliyiz. Fast food gıdalardan, bisküvi, cips, gofret gibi atıştırmalık gıdalardan kaçınmalıyız. Konsantre yerine taze sıkılmış meyve ve sebze sularını tercih etmeliyiz. Bolca salata yemeliyiz.

6-Maske: Toplu taşıma araçlarında, okulda, işyerinde virüslerden korunmak için maske kullanmamız çok doğrudur. Yurtdışında pek çok ülkede gördüğümüz bizde ise samimiyetsizlik gibi algılanan maske kullanımının yaygınlaşması gereklidir. Özellikle daha fazla hassasiyeti olan çocuk ve yaşlıların maske kullanmasını öneriyorum.

7-Klima: Klimaların mutlak surette bakımlarının özenle yapılması gerekiyor. Yoksa havadaki mikropların daha çok yayılmasına sebep olabilirler.

8-Hijyen: Hijyen kurallarını çok önemsemeliyiz. Çocuğumuza elini çok iyi yıkamasını, mikrop bulaştırmamak için hapşırırken eliyle yüzünü kapatmasını öğretmeliyiz.

Sarımsak neye iyi gelir, nasıl tüketilmeli? Sarımsağın faydaları nelerdir?

9-Stevya: Rafine şeker bağışıklığı zayıflatmaktadır. Bunun yerine sıfır şeker içeren, tamamen doğal stevya bitkisini tercih edebiliriz. Örneğin muhallebiyi mısır unu, keçi sütü ve stevya bitkisi ile hazırlayabiliriz. Tamamen doğal, şekersiz ve çok da güzel olur. Keçi sütünü de insan sütüne yakın besin değerleri olduğu için öneriyorum.

10-Bitkiler ve doğal taşlar: Bitkilerimizi evin içi yerine,  balkon ve varsa bahçelerimizde yetiştirmeyi tercih edelim. Geceleri oksijeni tükettikleri için yatak odalarımızda bulundurmamalıyız. Yatak odamızda özellikle başımıza yakın yerlerde büyük doğal taş olması da uyku kalitemizi bozar ve enerjimizi çeker.

Soğuk Algınlığı ve Grip Hastalığına Yakalananların Yapması Gereken 10 Şey:

Bol miktarda sıvı tüketin Su, meyve suyu, sıcak limon suyu iyi seçenekler arasında yer alır ve ateş esnasında kaybedilen sıvının yerine konmasına yardımcı olur.

Tavuk çorbası için Tavuk çorbası soğuk algınlığı ve grip belirtilerinin azalmasında 2 şekilde yardımcı olur. İlk olarak o bölgedeki ağrıyı, şişkinliği giderir ve ikinci olarak burun içindeki salgının hareketini geçici olarak hızlandırır ve böylece burunda yerleşmiş virüslerin hızlı bir şekilde atılmasını sağlar.

İyi dinlenin Ateşiniz veya şiddetli öksürüğünüz varsa, mümkünse okula veya işe gitmeyerek evde kalın. Bu şekilde hem daha hızlı iyileşme olanağı sağlanır hem de hastalığın diğer kişilere bulaşması azalır.

Odanızın sıcaklığını ve nemini ayarlayın Odanızı sıcak tutun fakat aşırı sıcak olmamasına özen gösterin. Odanızın havası kuru ise, buhar yapın. Bunun için bir miktar suyu orta büyüklükte bir ısıtıcı içerisinde kaynatın. Ateşten aldığınız suyu 2-3 dakika üstü açık şekilde bekletin.

Dilerseniz suyun buharını solumak için başınıza bir havlu örtüp buharı 5-10 dakika boyunca direkt olarak soluyabilirsiniz. Bu işlem için suya 7-8 damla esansiyel yağ damlatmanız yeterli olacaktır.

Suyun üzerini açık bırakarak su buharının odanızın havasını nemlendirmesini sağlayabilir ve esansiyel yağın kokusunun odanızı kaplamasına izin verebilirsiniz.

Boğaz gargarası yapın Kaynatılmış ve ılıtılmış 1 çay bardağı suyun içine 1 çay kaşığı tuzu atıp karıştırıp eritin ve daha sonra bu suyla boğazınızı gargara yapın. Her kullanım için bu gargarayı taze olarak hazırlayın. Asla bu suyu yutmayın.

Ellerinizi yıkayın Soğuk algınlığı ve grip virüslerinin büyük kısmı direkt temas ile bulaşır. Grip olan bir kişi eline hapşırdıktan sonra telefona, bardağa, kaleme dokunur. Virüsler burada saatlerce yaşayabilir. Bu yüzden ellerinizi sıkça yıkayınız. Lavaboya gidemiyorsanız, alkollü mendille ellerinizi temizleyiniz.

Alkol ve kahveden uzak durun Alkol ve kahve sıvı kaybına neden olabilir.

Sigara içmeyin Sigara hastalığın belirtilerini artırabilir. Sigara içmeyiniz ve sigara içilen ortamlarda çocuğunuzu bırakmayınız.

Hapşırma veya öksürme esnasında ağzınızı elinizle kapatmayın Virüsler hapşırma veya öksürme esnasında elinize yapışarak diğer kişilere geçebilir. Bu yüzden mendil kullanın ve daha sonra hemen atın. Mendiliniz yoksa dirseğinizin iç kısmına öksürebilir veya hapşırabilirsiniz.

Yüzünüze dokunmayın Soğuk algınlığı ve grip virüsleri vücudunuza göz, burun veya ağız yoluyla girerler. Bu kişilerin yüzlerine dokunma hastalığın bulaşmasındaki en önemli noktadır,

Soğuk Algınlığı ve Gripten Korunmak İçin 10 ipucu

  • Ellerinizi yıkayın El yıkama ve kişisel hijyen gripten korunmada önemli yöntemlerdendir.
  • Mendil kullanın Hapşırma ve öksürme sırasında tek kullanımlık kâğıt mendil kullanılmalıdır ve kullanıldıktan sonra etrafa temas ettirilmeden çöpe atılmalı ve daha sonra eller yıkanmalıdır.
  • Mendil yoksa hapşırma esnasında kolun iç kısmını kullanın Bu şekilde eller kullanılmadan ağız kapatılır.
  • Yüzünüze dokunmaktan kaçının Yanınızda soğuk algınlığı geçiren birisi varsa veya kapalı bir ortamda masa, sandalye gibi yüzeylere elinizle sık temas ediyorsanız, elinizi burun, ağız ve gözünüze götürmekten kaçınınız.
  • Sigara içmeyin Sigara solunum yollarını irrite eder ve soğuk algınlığı ve diğer hastalıklara duyarlı hale getirir. Çocuklarınızın yanında sigara içmek onları da hastalıklara daha duyarlı hale getirir.
  • Paylaşmayın Bardak, tabak veya diğer mutfak gereçlerini paylaşmayın. Kendi bardağınızı kullanın. Evde soğuk algınlığı olan bir kişinin bardağını, tabağını ayırın.
  • Eşyaları temizleyin Mutfak ve banyo tezgahlarını temiz tutun. Çocukların oyuncaklarını periyodik olarak yıkayın.
  • Soğuk algınlığı olan bir kişiden uzak durun Soğuk algınlığı olan bir kişi ile yakın ve uzun süreli temastan kaçının.
  • Kalabalık ortamlarda uzun süre bulunmayın Kalabalık ortamlarda uzun süre bulunmak grip bulaşmasında etkili olduğundan, gerekli olmadıkça bu gibi ortamlardan uzak durulması önerilmektedir.
  • Sağlıklı yaşam sürün İyi beslenmek, egzersiz, iyi bir uyku bağışıklık sisteminizi güçlendirir.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/grip-nedir-soguk-alginligi-gripten-korunmanin-10-yolu/

Gripten Korunmanın 10 Etkili Yolu

Gripten Korunmanın En Etkili Yolu Grip Aşısı

Bu yazımızda Gripten korunmak için soframızda mutlaka bulundurmamız gereken besinler neler? Grip hastası hangi içecekleri tercih etmeli? Yaşam alışkanlıklarımızda nelere dikkat etmeliyiz? sorularına cevap bulacaksınız

30 saniyelik önlem virüslerden koruyor! GRİBE BU ÖNERİLERLE SAVAŞ AÇIN!

Yüksek ateş, şiddetli kas ile eklem Ağrıları, halsizlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük… Nadiren de bulantı, kusma ve ishal… Influenza adı verilen virüsler tarafından oluşturulan bir enfeksiyon hastalığı olan gribin yol açtığı bu sorunlar nedeniyle özellikle kış mevsiminde hemen hepimiz yorgan döşek yatmak zorunda kalabiliyoruz.

Üstelik grip basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu olarak değerlendirilse de, sanılanın aksine riskli gruplarda tedavi edilmediğinde zatürre gibi ciddi solunum yolu hastalıklarına da yol açabiliyor. Hatta özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve KOAH, kalp ile diyabet gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyrederek ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlar oluşturabiliyor.

Bu kadar önemli tablolara neden olabilen gripten aslında yaşam alışkanlıklarına dikkat ederek büyük oranda korunmak mümkün olabiliyor. Bunun yolu da öncelikle el hijyenine dikkat etmek, renkli beslenmek ve bol Su içmekten geçiyor! Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Köksal Yuca, gripten korunmanın 10 püf noktasını anlattı.

GRİPTEN KORUNMANIN 10 ETKİLİ YOLU GRİPTEN KORUNMANIN YOLLARI

Influenza virüsü hasta kişilerin öksürme veya hapşırma sonucu çevreye saçılan damlacıklar, hasta kişilerle tokalaşmak veya öpüşmek gibi direkt temasta bulunmak ya da virüs bulaşmış eşyaları kullanılmak gibi etkenlerle kolaylıkla bulaşabiliyor.

1.Sofranızda salata mutlaka olsun

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için yeterli ve dengeli beslenmek çok önemli. 3 ana öğün yemeye özen gösterin ve öğünlerde karbonhidrat, Protein ile yağ gibi besin gruplarının dengeli olarak yer almasına dikkat edin. Her yemekte sofranızda salata bulundurun.

Besinlerin hazırlanmasında temizlik kurallarına dikkat etmeye de özen gösterin. yoğurt da özellikle solunum ve bağırsak sisteminin korunmasında önem taşıyor. Bağışıklık sistemini destekliyor. Bu önemli etkilerinden dolayı yoğurt da günlük beslenmenizde sofranızda yer almalı.

2. Sosyal alışkanlıklarınıza dikkat edin

Gribe yakalanmış kişiler belirtiler başlamadan bir Gün öncesi ve 3-5 gün sonrasına kadar bulaştırıcı oluyor. Bu süre çocuklarda, yaşlılarda ve immün sistemi baskılanmış kişilerde 2-3 haftaya kadar uzayabiliyor. Enfeksiyonlardan kaçınmak için tokalaşmak, öpüşmek gibi sosyal alışkanlıklarınızı minimuma düzeye indirin.

3. Renkli beslenin

Bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlayan A, E ve C vitaminlerinden zengin besinlere ağırlık verin. Çünkü bu vitaminler Hava kirliliği gibi bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen faktörlerden koruyucu anti-oksidan etki yapıyor.

Yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz ile kurubaklagiller E vitamininden zengin besinler arasında yer alıyor. Günde en az 5 porsiyon, çeşitli renk ve türde sebze ile meyve tüketimine özen gösterin. Besleyici değeri olmayan fastfood, paketli gıdalar ve şekerli gazlı içeceklerden ise uzak durmanız gerekiyor.

4. Ellerinizi sık sık yıkayın

Ellerinizi su ve sabunla sık sık yıkamayı ihmal etmeyin. Özellikle yemek öncesinde ellerin yıkanması gerekiyor. Eve girdikten sonra ilk iş olarak ellerinizi 20-30 saniye yıkayarak dış ortamda bulaşma riski olan mikroplardan büyük oranda arınmış olacaksınız.

5. Bol bol sıvı tüketin

Bol bol sıvı almanız çok önemli. Sıvı üst solunum yolunun nemlenmesini sağlıyor ve burada virüsün tutunmasını önlüyor. Ayrıca hasta olunduğunda iyileştirmeyi de kolaylaştırıyor. Ancak asitli ve alkollü olanlardan kaçının, Sıvı alımını karşılarken suyun yanı sıra ayran, taze sıkılmış meyve suyu, Bitki çayı ya da süt tercih edilebilirsiniz.

6. Soğuk diye sporu ertelemeyin

Düzenli egzersiz yapmak bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Dolayısıyla birçok hastalıkta olduğu gibi enfeksiyonlarda da koruyucu bir etken. Hasta değilken düzenli olarak egzersiz yapmanız önemli.

Ancak egzersizi dışarıda yapıyorsanız soğuğa uygun giyinmeniz, bitince de hızla terli giysiyi çıkartmanız ve duş almanız gerekiyor. Kapalı alanı tercih ediyorsanız iyi havalandırılmış, temiz yerlerde yapın ve başkasına ait eşyaları kullanmayın.

Aksi halde kapalı alan tek başına enfeksiyon için risk oluşturuyor. Hastalık geliştiğinde ise spor yapmak yerine dinlenmeniz gerekiyor.

7. Kalabalık ortamlardan uzak durun

Kalabalık ortamlardan kaçının. Çünkü okullar, yurtlar ve toplu taşıma araçları gibi kalabalık ortamlar virüsün, dolayısıyla enfeksiyonun yayılmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca sigara içmenin yanı sıra sigara dumanına maruz kalmak da bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Bu nedenle sigara ve tütün ürünlerinin tüketildiği mekanlardan uzak durun.

8. Ortak kullandığınız malzemeleri sık sık temizleyin

Ortak kullanılan buzdolabı, kapı kolları, merdiven kenarlıkları ve telefon gibi yer ve malzemeleri sık sık temizleyin. Grip virüsünün yayılmasını önlemek için yüzeyleri günlük temizlikte kullandığınız deterjanlarla temizlemeniz yeterli gelecektir. Ayrıca başkalarının kullandığı bardak, tabak, çatal, kaşık gibi gereçleri kullanmaktan da kaçının.

9. Evinizi 30 dakika havalandırın

Virüs ve bakterilerin ortamdan uzaklaşmasına katkı sağlamak için evinizi her gün 30 Dakika temiz hava ile havalandırın. Güneş ışınları bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlıyor. Bu nedenle her gün en az 15 dakika güneşe çıkmayı ihmal etmeyin.

10. Mevsime uygun olarak giyinin

Kış aylarında sokağa çıkarken kalın giysiler, atkı ve şapka gibi rüzgar ve soğuktan koruyucu giysiler giymeyi alışkanlık haline getirin. Çünkü soğuk hava vücut direncini düşürerek viral enfeksiyonlara zemin hazırlıyor.

Источник: https://www.diyadinnet.com/saglik-2172-gripten-korunmanin-10-etkili-yolu

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.