Gül Hastalığı Nedir?

içerik

Gül (Roza) Hastalığı Nedir, Nasıl Geçer? Belirtileri ve Tedavisi

Gül Hastalığı Nedir?

Gül (roza) hastalığının ne olduğu, nasıl geçeceği, verdiği belirtiler ve nasıl tedavi edileceği bu hastalıkla mücadele eden kişiler tarafından oldukça detaylı bir şekilde araştırması yapılan bir başlık olarak göze çarpmaktadır. Bir cilt hastalığı olan ve “Rosacea” hastalığı da denilen gül hastalığı oldukça farklı belirti ve semptomlar içermektedir.

Cilt hastalıkları arasında oldukça yaygındır. Cilt, vücutta kapladığı alan bakımından oldukça önemli bir konumda bulunurken bazı çeşitli sebeplerle olumsuz farklı reaksiyon verebildiği de görülmektedir.

Ciltte meydana gelen en ufak bir sorun bile bir hayli önemli olumsuzluklara yaratmakta, stresten kirli hava koşullarına; güneşin zararlı etkilerinden soğuk havalara kadar birçok neden gül (roza) hastalığına davetiye çıkarmaktadır.

Gül Hastalığı Nedir?

Gül hastalığı nedir sorusu için spesifik bir cevap verilemese de rosacea (rozasea) olarak isimlendirilen ancak yaygın olarak bilinen adıyla gül hastalığı olarak isimlendirilen hastalık genellikle açık tenli kişileri etkilemekte, yüz bölgesinde ortaya çıkmasından dolayı da özellikle estetik anlamda sıkıntılı durumlara sebep olabilmektedir. Bu sıkıntılı durumların başında güven kaybı ve mutsuzluk gelirken hastalığın ilerleyen safhalarında hastaların yaşam kalitesinde de düşme gözlemlenmektedir. Madalyon hastalığı olarak da ifade edilebilen hastalık mutlaka bir uzmana başvurulması gereken bir cilt hastalığıdır.

Gül (Roza) Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Gül (roza) hastalığı cilt, özellikle yüzde meydana gelen diğer olumsuzluklar ile alakalı başta benzer belirtiler verirken hastalığın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan belirtilerin daha da belirginleştiği görülmektedir. Temel anlamda gül (roza) hastalığı belirtileri;

  • Yüz damarlarında belirginleşme
  • Yüzde sivilce ve akne benzeri oluşumlar
  • Yüzde yanma
  • Yüzde kızarıklık
  • Yüzde batma hissi olarak göze çarpmaktadır.

Gül Hastalığının Ortaya Çıkış Nedenleri

Gül hastalığının ortaya çıkışıyla alakalı kesin olarak bir nedenden bahsedilemese de en çok görülen sebepler;

  • Güneşin zararlı etkileri
  • Ciltte bulunan bir parazit
  • Maytlar
  • Genetik sebepler, damarsal aşırı reaksiyon
  • Stres
  • Kortizonlu krem kullanımı
  • Mide hastalıkları
  • Alerjik dermatitler
  • Tansiyon problemleri
  • Seboreik egzema
  • Çevresel kirlilik faktörleri
  • Aşırı acı, baharatlı yiyecek tüketimi yanı sıra çay, kahve ve çikolata tüketiminin fazla olması
  • Sedef hastalığı
  • Güneş yanığı
  • Soğuk havalar olarak on adet başlık altında belirtilebilir.

Bu maddeler arasında uzmanlar tarafında hastalığın görülme sıklığını arttıran faktörler olarak ön plana çıkan stres, güneşin zararlı etkileri, soğuk havalar ve çevresel kirliliklere dikkat çekmektedir.

Gül (roza) Hastalığı İçin Dikkat Edilmesi Gereken Detaylar

Gül (roza) hastalığı yaşayan kimselerin periyodik olarak meydana gelen iyileşmelerle alakalı tedbiri elden bırakmamaları da önemli bir detay olarak göze çarpmaktadır.

Öyle ki gül (roza) hastalığı zaman zaman hiçbir tedavi uygulamadan kendiliğinden kaybolsa bile asla tam olarak geçmemekte, ömür boyu dikkat edilmesi gereken bir hastalık olarak her an tetikte olması gereken bir olumsuzluk olarak düşünülmektedir.

Aynı zamanda belirtileri gerilemek yerine daha da artan, buna ek olarak da gözle görülür kılcal damar genişlemesi yaşayan kişilerin bu yönde mutlaka bir uzmana başvurmaları da oldukça önemlidir.

Gül (Roza) Hastalığı Görülme Sıklığı

Gül hastalığı nedir nasıl olur sorusu yanında hastalığın görülme sıklığından da söz etmek gerekmektedir.

Gül (roza) hastalığı genellikle kadınlarda ve yaşı 30 ile 60 arasında olan kişilerde görülürken, az ya çok belirtiler yaşamaksızın dünyada her üç kişiden birinde görüldüğü de ifade edilmektedir.

Bazı bölgelerde hastalığın görülme sıklığı %60 oranına kadar çıkabilirken çok sıcak ya da soğuk havalarda çalışanlar, ailesel geçiş gösterenler ve açık tenli kişilerin hastalığa yakalanma oranının oldukça fazla olmasından da bahsetmek gerekmektedir.

Hastalığın görülme sıklığıyla beraber gül (roza) hastalığını tetikleyen faktörler arasında ise aşırı miktarda çikolata, kahve ve çay tüketimi yanında baharatlı ve nispeten acı yiyeceklerin de fazla tüketilmesi de diğer bir detay olarak görülebilir.

Gül (Roza) Hastalığı Ortaya Çıkışı

Gül (roza) hastalığı belirtileri çok önceden ortaya çıkan ve “geliyorum diyen” bir hastalık değildir.

Genellikle tetikleyici nedenlerin de etkisiyle bir anda ortaya çıkan gül (roza) hastalığı yüzdeki sivilce ve kızarıklıkların artmasıyla da bir üst evreye geçiş yapabilmektedir.

Genelde gül hastalığı yüzün belirli bir bölgesinde başlayıp hızlı bir şekilde yüzün diğer bölgelerine de yayılırken, damardaki genişlemelerle birlikte sivilcemsi kızarıklıkların arttığı da göze çarpmaktadır.

Gül Hastalığı Birinci Evresi

Gül hastalığı ilk evresinde sadece yüzde değil, karın, göğüs ve sırtta döküntülerle de kendini belli edebilir. Ortaya çıkan lekeler öncelikle pembe renkte meydana gelirken, vücudun önve arka kısımlarında daha çok görülmektedir. İlk aşamada zerdeçalın faydaları göz ardı edilmeden tüketilmelidir. Hastalıkla mücadelede zerdeçal tüketimi çok önemlidir.

Gül (Roza) Hastalığı İkinci Ve Üçüncü Evresi

Gül hastalığı oldukça farklı yönde ilerleyen bir cilt hastalığıdır.

Gül hastalığı ortaya çıkışı ardından kendiliğinden kaybolmadığı durumlarda hızla ikinci evreye geçiş yapmasıyla beraber, damarda genişlemelere eşlik eden sivilcemsi kızarıklıkların yanında kaşıntı ve yanma gibi problemlerin de görüldüğü bilinmektedir.

Bu problemler ağırlıklı olarak burnun alt yarısında ve elmacık kemiklerinin üstünde görülmekte, hastalık üçüncü evreye ulaştığında ise burundaki yağ kanallarını genişlettiği için “rinofima” denilen burnun büyüyüp şekil değiştirmesi gibi durumlarla da karşılaşılması mümkündür.

Hastalık sadece yüz bölgesinde görülen bir problem olmakla beraber hastalığın ikinci evresinden itibaren hastalığa perioralegzema ve seboerik dermatit gibi cilt hastalıklarının da eşlik edebildiği görülmektedir. Gül (roza) hastalığının şiddetini arttıran bu durum hastada migren atakları ve yüksek tansiyona da neden olabilmektedir.

Gül (Roza) Hastalığı Tedavisi Ve Korunma Yöntemleri

Gül hastalığı için kesin bir tedavi yönteminden bahsetmek mümkün değildir. Hastalık ortaya çıkışının ardından yıllar boyu kaybolup, ardından tekrarlanabilirken, tam düzelme sağlanamayan diğer cilt hastalıkları için ömür boyu korunma olgusunun gözetilmesi de oldukça önemlidir.

Gül hastalığı tedavisi atak dönemlerinde ve hastalığın şiddetine göre uygulanabilirken lazer ve medikal teknoloji kullanılarak tedavi edilmeye çalışılan gül hastalığında sorun detayı ve kişinin cilt yapısına göre uygun jel ve kremlerden yararlanıldığı da görülmektedir.

Bu noktada,

  • Hindistan cevizi yağı özellikle fazla hayvansal yağ tüketildiğinde şişmenin etkisinin azaltılması için oldukça önemlidir.
  • Kılcal daarların yoğun olarak dikkat çektiği evrelerde NDYAG, goldtoning ve pılsedye lazer (damar lazer) kullanımları hastaya oldukça önemli avantajlar sağlamaktadır. Önerilen seans ölçüsü 30 günde bir üç seanstır.
  • Tropikal kortizonlu krem ve alkol içeren toniklerden yaşamın her hattında uzak durulması oldukça önemlidir.
  • Yüze mezoterapi uygulanması cildin nem dengesinin sağlanmasına neden olurken, aynı zamanda kılcal damarların çatlaması da damar duvarlarının kuvvetlendirilmesiyle mümkün olabilmektedir.

Gül hastalığı tedavisinde hastaların kendi kendilerine uygulayabilecekleri oldukça keskin önlemlerden de bahsetmek mümkündür. Gül hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar yanında,

  • Aloe Vera kullanımına ağırlık verilmesi
  • Düzenli aralıklarla cildin nemlendirilmesi
  • Sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak durulması
  • En az 30 faktörlü, UVB ve UVA etkili kremlerle güneşten korunmanın sağlanması
  • Yaz aylarının yoğun olarak yaşandığı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında daha yüksek faktörlü kremlerin tercih edilmesi
  • Belli aralıklara lazer tedavisi uygulanması gül hastalığı tedavisi için olmazsa olmazlar arasındadır.

Источник: https://www.saglik8.com/gul-roza-hastaligi-nedir-nasil-gecer-belirtileri-ve-tedavisi/

Gül Hastalığı Nedir

Gül Hastalığı Nedir?

Gül Hastalığı Nedir
Gül hastalığı / Pityriasis rosea, halk arasında “gülleme” ya da diğer adıyla roza hastalığı,  teni beyaz ve aşırı derecede hassas kişilerde görülen bir cilt problemidir. Daha çok orta yaştaki kadınları etkiler. 30 ila 50 yaş aralığında ve bahar aylarında daha sık görülür.

Genelde yüz bölgesinde ortaya çıkan ve bulaşıcı olmayan gül hastalığı ile ilgili kesin bir sebep söylenememektedir. Gül ya da roza hastalığı yüzde kızarıklık atakları ile başlar ve kısa süre içinde bu kızarıklıklar kırmızı ve şişkince kabarıklıklara döner ve damarların çok belli olduğu bir görünüm ile karakterize olur.

Gül hastalığı yüz dışında vücudun başka bir bölgesinde de görülebilir.

Hastalar, rahatsızlığın en başında bu durumdan pek de şikayetçi olmazlar; ama yüzde kızarıklık bir süre sonra artıp kötü bir görünüm arz etmeye başlayınca şikayetler de başlar; ancak ne yazık ki roza hastalığı kısa süre içinde tedaviye cevap veren bir hastalık değildir.

Gül hastalığı yanaklarda başlayıp, göz etrafı, burun ve alın bölgesinde etkili olan ve bir süre sonra kaybolan kızarıklıklarla karakterizedir. Eğer önlem alınmazsa kızarıklıklar kalıcı hale gelebilir. Gül hastalığının nedeni tam ve kesin olarak bilinmemekle birlikte genetik faktörlerin önemli bir etken olduğu tahmin edilmektedir.

Bu hastalıkta mantar enfeksiyonları, bakteri yahut alerjik reaksiyonların etken olduğu pek söylenemez. Roza hastalığı; güneş ışınları, sıcağa maruz kalmak, stres, parazitler, cilt tipiyle uyumlu olmayan ve kalitesiz makyaj ve kozmetik ürünlerin kullanımına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Çay, kahve ve buna benzer sıcak içecekler damarlar üzerinde genişletici etki yaparak yüzde kızarıklık ve hastalığın genel seyrinde artış görülmesine sebep olabilir.  Bu sebeple roza hastalığı ile mücadele eden kişiler, sıcak yiyecek ve içecekleri ılık şekilde tüketmelidirler. Güneşe karşı iyi korunmak ve acılı-baharatlı gıdalara karşı mesafeli olmak da iyi bir korunma ve destek tedavi yöntemidir. Gül hastalığının bazı yaygın kanaatlere göre hamilelik dönemi ile bir ilişkisi yoktur ve daha çok stresle bağlantılıdır.

Eğer gül hastalığına yakalandıysanız, en az 3, an fazla 7 ay süresince tedavi yöntemlerine bağlı kalmalı ve kısa sürede sonuç alınamayacağını kabul ederek sabırsızlık göstermemelisiniz.

Gül Hastalığı Belirtileri

Halk arasında gülleme olarak da bilinen gül hastalığı belirtileri, ağırlıklı olarak

  • Yüzde kızarıklık
  • Gözlerde kızarıklık
  • Kulaklarda kızarıklık, kaşıntı ve  akıntıdır.
  • Hastalığın başlangıcındaki kızarıklıklar ilk başlarda geçiciyken, sonradan sonraya yerleşmiş kalıcı kızarıklıklara döner. Roza hastalığı ilerleyen evrelerinde püstül denilen lezyonlarla seyreder.

    Püstüller, içi cerahat dolu ve toplu iğne başı büyüklüğünde kabartılardır.

    Yüzde ödem, şişlik, halk arasında patlıcan burun da denilen “rinofima” ve yüzde yağ bezlerinin çoğalmasına bağlı birtakım şekil bozuklukları ve ele gelen kitleler de yine roza hastalığı belirtilerindendir.

    Gül hastalığının halk arasında bilinen adı güllemedir. Gül hastalığı belirtileri, özellikle yüzde, yanaklarda, alında, çenede, burunda görüldüğü gibi, bazen de boyunda, sırtta, göğüs bölgesinde, kollarda ve karın bölgesinde de görülen bir hastalıktır. Bunların yanı sıra gözlerde tutuluma neden olup kızarıklık, akıntı, kaşıntı, kulaklarda kızarıklık gibi şikayetler eşlik edebilir.

    Gül Hastalığı Nasıl Geçer

    Antibiyotik içeren merhemler veyahut ağız yoluyla alınan ilaçlarla, gül hastalığına neden olan mikroorganizma ortadan kaldırılabilir. Tercihen Tetrasiklin grubu antibiyotikler kullanılmaktadır.

    Bunun haricinde doksisiklin,  minosiklin, eritromisin gibi antibiyotik ilaçlar da gerek merhem olarak gerekse oral yoldan ilaç şeklinde alınarak tedavi sağlanmaktadır. Roza hastalığı tedavisi için ilaç kullanırken, güneş ışınlarına karşı koruma sağlayan güneş kremlerinden de kullanmak gerekecektir.

    Eğer hastalık, antibiyotik tedavisine cevap vermezse, izotretinoin denilen A vitamini türevleri kullanılabilir. Eğer dokuda bazı değişimler oluştuysa da cerrahi operasyon yardımıyla tıraşlama işlemleri yapılır.

    Gül Hastalığı Tedavisi

    Tedavi sürecinde gül hastalığına ne iyi gelir? Sorusu da gündeme gelecektir.

    Gül hastalığı tedavisinde her şeyden önce dikkat edilmesi gereke hususlar, güneşte fazla kalmamak, kozmetik ürünleri mümkün oldukça kullanmamaya çalışmak, stres ve psikolojiyi bozacak olumsuz koşullardan uzak durmak olmalıdır.

    Hekimin uygun göreceği tedavi uygulanırken, yaşam koşullarına da dikkat edilmelidir. Doktorun vereceği antibiyotik haplar ve antibiyotik losyonlar da gül hastalığı tedavisinde etkili olacak materyallerdir.

    Hastalığın gidişatı ve hastanın isteği üzerine, eğer doktor da uygun görürse, lazer metodu da uygulanabilir. Bu metotta deri üzerinde kızarmalara neden olan damarlar ortadan kaldırılır. 1-1.5 ay ara ile 2-3 kez lazer seansları tekrar edilir ve damarlı görünüm ortadan kaldırılır.

    Lazer sonrası, hastanın cildine karşı daha itinalı olması, güneş losyonları kullanması, iltihap ve mikrop kapmalara karşı tedbirli olması, aşırı sıcak suyla yapılan banyolardan kaçınması gerekir.

    Bu önlemlere dikkat eden hastaların kısa süre içinde gül hastalığından kurtulmaları mümkündür.

    Gül / roza hastalığı ile mücadele içindeyken psikolojik sorunlardan, gerilimlerden, stres ortamlarından kaçınmak da gerekecektir. Zira stres, pek çok hastalıkta olduğu gibi gül hastalığında da tetikleyicidir.

    Gül hastalığına ne iyi gelir? sorusunun cevaplarından biri de bitkisel çözümlerdir. Reishi mantarı, karahindiba, üzüm çekirdeği, at kestanesi, sentella bitkisi, roza hastalığı tedavisinde kullanılan bitkilerdendir.

    Ancak bu bitkileri kullanırken mutlaka hekiminize danışmanızı öneririz. Siz ne kadar dikkat ederseniz edin, tedavi yöntemlerini ne denli titizlikle uygularsanız uygulayın, hastalık çoğu kez 2 ila 6 ay sürmektedir.

    Ilık suyla yapılan banyolar da yüzde kızarıklık ile karakterize olan roza hastalığının ilerlemesine engel olacaktır.

    Kaynak: http://www.pufnoktalari.net/gul-hastaligi-nedir/

    Источник: https://www.dahabilgi.com/gul-hastaligi-nedir/

    Gül Hastalığı nedir? Gül hastalığı nasıl geçer, tedavisi nasıl yapılır?

    Gül Hastalığı Nedir?

    Gül Hastalığı, Roza Hastalığı ve gülleme gibi isimlerle de anılıyor. Özellikle açık tenli kişileri etkiliyor. Peki Gül Hastalığı nedir, tedavisi nasıl yapılır, nasıl geçer? Sizin için en güvenilir kurumlardan derlediğimiz bilgiler…

    Çoğunlukla 30 – 60 yaş arasındaki açık tenli ve renkli gözlü yetişkinlerde rastlanan bir hastalıktır. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmekle birlikte, erkeklerde daha şiddetli ortaya çıkan bir hastalıktır.

    Gül Hastalığı nedir?

    Tıbbi adı ‘Rosacea‘olan Gül Hastalığı; alın, çene, burun ve yanak başta olmak üzere yüz bölgesinde kızarıklıklara yol açan kronik bir cilt hastalığı olarak tanımlanmaktadır.

    Yüz bölgesinde kırmızı lekeler oluşmasına neden olan Gül Hastalığı, sayfamızda bulabileceğiniz resim ve görsellerdeki şekliyle kendini belli etmektedir.

    Gül Hastalığı belirtileri nelerdir?

    Gül Hastalığı aşağıdaki belirtilerle kendini gösterir:

    • Burun, çene, alın ve yanak gibi yüzün özellikle orta kısmında kızarıklık ve yanma hissi,
    • Aynı bölgede sivilce ve kalıcı kızarıklık,
    • Kılcal damarların sayı ve görünüşünde artış,
    • Deride ödem ve şişlik.

    Gül Hastalığı nasıl geçer, tedavisi nasıl yapılır?

    Türk Dermatoloji Derneği tarafından hazırlanan Hasta Bilgilendirme Broşürü’ne göre Gül Hastalığı’nın tamamen iyileşmesi oldukça zordur. Ancak uygun tedavi yöntemleri ile kontrol altında tutulması mümkündür.

    Gül Hastalığı nasıl geçer diyenlerin ilk dikkat etmesi gereken, belirtileri arttıran etmenlerden uzak durmaya çalışmak… İşte Gül Hastalığı tedavisi hakkındaki tüm cevaplar…

    Güneş koruyucu kullanın

    Gül Hastalığı’nı en fazla tetikleyen faktörlerin başında güneş geliyor. Bu nedenler hastalar yaşamı boyunca güneşe karşı tedbirli olmalı. Başvuracağınız Cilt Doktoru (Dermatoloji Uzmanı) tarafından verilecek tavsiyelere uyun ve 2-4 saat arasında güneş koruyucu uygulayın.

    Bunun yanında güneşten korunmak için şapka ve gözlük kullanın, koruyucu kıyafetler tercih edin. En önemlisi, güneş ışınlarının en dik geldiği öğlen saatlerinde güneşe maruz kalmamaya çalışın.

    Krem kullanımı

    Hafif seyreden vakalarda doktorunuz krem veya jel kullanmanızı önerebilir. En çok kullanılan metronidazol (krem, jel ve losyon şeklinde bulunur), azelaik asit (krem ve jel olarak bulunur) ve sodyum sülfasetamiddir.

    Tretinoin, benzoil peroksit, eritromisin, klindamisin, tetrasiklin, %5 permetrin krem, takrolimus ve pimekrolimus gibi ilaçlar da kullanılır.

    İlaç tedavisi (Sistemik tedavi)

    Şiddetli devam eden vakalar için tercih edilir. Bazı durumlarda ilaç tedavisiyle birlikte de önerilebilmektedir. En sık tercih edilen ilaçlar sistemik antibiyotikler (minosiklin, doksisiklin, tetrasiklin, metronidazol ve azitromisin) ve A Vitamini ürünü olan izotretinoindir.

    Lazer tedavi

    Gül Hastalığına bağlı yüzde kırmızılık ve kılcal damar artışının tedavisinde çeşitli lazer tedavileri ve yoğun atımlı ışık (IPL) sistemlerinden istenen sonuçlar alınabilmektedir.

    Ameliyat

    Özellikle burun ve yanaklarda şekil bozukluğuna yol açan ağır vakalarda cerrahi, kriyoterapi, elektrokoterizasyon ve dermabrazyon gibi tedavi yöntemleri tercih edilmektedir.

    Gül Hastalığı nasıl geçer? Bunlardan uzak durun!

    Hastalık süresince, belirtilerin şiddetlenmesine neden olan bazı unsurlar bulunmaktadır. Bunlardan mümkün olduğunca kaçınmanız (bazılarını önlemek mümkün olmayabilir) hastalığın hafif seyretmesine yardımcı olacaktır…

    • Sıcak ve soğuk içecekler, çorba, çay, kahve, baharatlı gıdalar, acı, turşu, çikolata, alkol
    • Güneş ışığı, sıcak hava, soğuk hava, nem ve rüzgar
    • Psikolojik stres
    • Çok yoğun egzersiz
    • Sıcak banyo, yüzü tahriş edebilen temizlik malzemeleri, kolonya, tonik, gülsuyu, ıslak mendil
    • Yüze uygulanan topikal kortikosteroid ilaçlar
    • Adet öncesi, gebelik, menopoz, şiddetli öksürük ve kabızlık

    Gül Hastalığı neden olur?

    Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, aşağıdaki etkenler sorumlu tutulmaktadır:

    • Genetik yatkınlık. Hastalığı yaşayanların ailesinde %30-40 oranında rastlanmaktadır. Ancak kalıtsal (genetik) aktarımı kesin bir şekilde ortaya koyan kanıt bulunmamaktadır.
    • Enfeksiyon. Gül Hastalığı’ndan en çok sorumlu tutulan enfeksiyon, midede rastlanan Helikobakter bakterisi ile yüzde rastlanan demodeks akarlarıdır.
    • Çevresel etkenler. Ultraviyole ışığı ve çevredeki ışı değişimleri de Roza Hastalığı lezyonlarının başlamasında ve ilerlemesinde rol oynar.
    • Psikolojik etkenler. Hastanın duygu durumunda yaşanan değişiklikler ve psikolojik stres de hastalığın ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.
    • Bağışıklık sistemi. Son dönemlerde yapılan araştırmalar, ciltteki doğal savunma sisteminin dengesinin bozulmasının da Gül Hastalığı’na yol açabileceği görüşünde.

    Gül Hastalığı cinsel yolla bulaşır mı?

    Bulaşıcı olmayan gül hastalığının cinsel yolla bulaşması  mümkün değildir. Gül Hastalığı temel olarak  aşırı stres, üzüntü yanında yukarda bahsettiğimiz sebeplerle tetiklendiğinden, “Cinsel yolla bulaşır mı?” sorusuna rahatlıkla hayır diyebiliriz.

    Dikkat etmeniz gereken, sizin hastalığın bulaşabileceği yönündeki çekincelerinizin hasta üzerinde ek bir stres ve üzüntü etkisi yaratabileceği ve durumunu ağırlaştırabileceğidir.

    Kaynaklar

    Etiketler: Gül hastalığıgül hastalığı nedirgül hastalığı tedavisi

    Источник: https://www.gidahatti.com/gul-hastaligi-nedir-gul-hastaligi-nasil-gecer-tedavisi-103359/

    Gül (Roza) Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

    Gül Hastalığı Nedir?

    Kadınlarda daha sık görülen ve özellikle bahar aylarında daha çok karşılaşılan gül hastalığı yüzde ya da vücudun diğer kısımlarında kızarıklık olarak ortaya çıkan bir cilt hastalığıdır.

    Bulaşıcı olmayan gül hastalığı halk dilinde gülleme veya roza hastalığı olarak adlandırılan bir hastalıktır.

    Bulaşıcı yanı bulunmayan bu hastalığın başlıca sebepleri arasında psikolojik etkenler yer almaktadır.

    Genetik etkenlerin de rol oynadığı gül hastalığı için kesin ve net bir tedavi şeklinin varlığından söz etmek oldukça zordur. Her yaş grubu gül hastalığı için risk gurubu olarak tanımlansa da özellikle 30 ve 40 yaşlarındaki kadınlarda daha sık rastlanmakta ve bu nedenle yetişkin aknesi olarak da tanımlanmaktadır.

    Kurdeşen Hastalığı (Ürtiker) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

    İlk önce yüzde başlayan kızarıklıklar kulak ve boyun bölgesini de etkisi altına alabilir. Kızarıklıkların artması ile birlikte yüzdeki kılcal damarların belirginleşmesi durumu da artmaktadır. Kendi kendine iyileşme özelliği bulunan gül hastalığının en kötü yanı ise tekrarlayabilme ihtimalinin olmasıdır.

    Gül (Roza) Hastalığı Nedir?

    Rosacea veya Roza hastalığı olarak da bilinen gül hastalığı ciltte küçük iltihaplı kızarıklık olarak tanımlanan bir deri hastalığıdır. Yüz bölgesinde çok sayıda kılcal damarın bulunması gül hastalığı geçse bile kızarıklığın az da olsa kalmasına neden olur.

    Göz sağlığını da yakından ilgilendiren bu hastalık tedavi edilmediğinde gözde yanma ve batma gibi belirtilerle birçok göz hastalığını da beraberinde getirmektedir. Esmer tenli insanlara göre açık tenlilerin gül hastalığına yakalanma ihtimalleri daha fazla bulunmaktadır.

    Daha çok bahar aylarında, üzüntülü ve yoğun stres zamanlarında görülür.

    Gül Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

    Sebebi tıpta kesin olarak belirlenememiş hastalıklardan biri olan gül hastalığının başlıca nedeni olarak genetik yatkınlık faktörü ele alınmaktadır.

    Alerjik ya da enfeksiyon kaynaklı olmayan bu hastalıkta kişilerin aşırı sıcağa maruz kalmaları da ciltte gelip geçen kızarıklıklara neden olmaktadır.

    Gül hastalığı risk grubu içinde yer alan kişilerin güneş ışığından korunmaları ve içecekleri aşırı sıcak tüketmekten kaçınmaları gerekmektedir.

    Gül Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

    Gül hastalığı belirti olarak yüzde kızarıklık olarak başlayan ve ileri evrelerinde vücudun birçok noktasında görülen kızarıklıklar şeklinde kendini belli etmektedir. Kızarıklıkların artması gözleri de etkileyebilmekte, gözlerde kaşıntı ve kızarıklık gibi belirtilere de yol açmaktadır.

    Kişiden kişiye göre değişen belirtilere göre kimilerinde kızarıklıklar yoğun ve kalıcı olurken, kimilerinde de az miktarda ve geçici olabilmektedir. İlerlemiş durumda olan gül hastalığında ise ciltte çeşitli döküntü ve lezyonların görülmesi de olasıdır. Zaman zaman yüzde ve burunda şişlik gibi belirtiler de gül hastalığına işaret eden durumlardır.

    Gül Hastalığından Korunma Yolları Nelerdir?

    Gül hastalığını tek başına tetikleyen unsurlar olmasa da bu hastalığa sahip kişilerin güneş ve aşırı sıcaktan korunmaları gerekir.

    Banyo suyunun çok fazla sıcak olması da gül hastalığına neden olabilecek hatalı alışkanlıklardan biridir.

    Ayrıca çok sık hamama ve saunaya gidenlerin gül hastalığı belirtileri yaşamaları durumunda bu alışkanlıklarını azaltmaları önerilmektedir.

    Bunlardan başka beslenme düzeni de gül hastalığını önlemede büyük etken, örneğin çok fazla baharatlı gıda tüketmek bu hastalığa yol açabilir. En önemli korunma yöntemi ise stresten kaçınmak olacaktır. Gül hastalığının alevlenme dönemi adı verilen dönemin oldukça rahatsız edici boyutta geçmesine neden olabilecek stres ve üzüntüden mutlaka uzak durmaya çalışılmalıdır.

    Gül Hastalığının Tedavisi Nedir?

    Gül hastalığının tedavi içeriğinde ciltteki kızarıklık ve kaşıntının giderilmesine yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Kaşıntının azalmasına yardımcı olan antibiyotikli krem ve losyonlar büyük ölçüde etkili olmaktadır.

    Gül hastalığına yakalananlara tedavi sürecinde sık sık ılık duş yapmaları önerilir.

    Toplumumuzda sık görülen ve ciddi bir hastalık olmayan gül hastalığı, kişilerin alacakları önlemler doğrultusunda etkisinin oldukça az hissedilebileceği bir sağlık sorunudur.

    Öyle ki birçok hasta için tedaviye bile gerek kalmadan kendiliğinden iyileştikleri gözlemlenmektedir. Bazı hastalarda ise döküntü ve kızarıklıklar iki ay süresinde tekrarlayarak sürekliliğini korumaktadır. Bu noktada özellikle açık tenli kişilerin, güneş ışınlarından korunmak amacıyla güneş kremini ihmal etmemeleri gerekmektedir.

    Gül Hastalığına Bitkisel Çözüm

    Bitkisel yöntemlerin etkili olduğu hastalıklardan biri de gül hastalığıdır. Tıpta gül hastalığı tedavi seçeneklerinin kısıtlı olması pek çok kişinin bitkisel yöntemlere yönelmelerine neden olmaktadır.

    Bu noktada süpürge otu gül hastalığını doğal yoldan tedavi etmek için kullanılması önerilen bir bitkidir.

    Süpürge tohumunu havanda ezerek ya da bitki çayı olarak demleyip tüketerek gül hastalığına çare bulmak mümkündür.

    Gül Hastalığı Sonrasında İz Kalır mı?

    Genellikle kadınlar arasında yaygın bir hastalık olarak gülleme veya gül hastalığı, iyileşme sonrasında ciltte iz kalıp kalmayacağı sorunsalının akıllara takılmasına neden olmaktadır. Cilt yüzeyinde bir takım kabarcık ve kızarıklıkların oluşması gül hastalığının iz bırakmasına neden olabilir. Ancak bu durum tedavi sırasında doktorun önerilerine uyup uymamakla yakından ilişkilidir.

    Cilt (Deri) Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

    Yüzdeki kabarcıkların iyileşmesini beklemeden sürekli kaşımak, ciltte iz kalmasına neden olacaktır. Hastaların büyük çoğunluğunda gül hastalığı tedavisi kesin olarak iz bırakmadan iyileşmektedir. Bir bölümünde ise ciltteki kızarıklar geçmeden iyileşmesi söz konusudur. Bu kişiler gül hastalığının tüm etkilerinden tamamıyla kurtulmak için lazer tedavisini tercih edebilirler.

    Источник: https://bilgihanem.com/gul-hastaligi-nedir/

    Gül Hastalığı Nedir, Neden Olur, Nasıl Geçer

    Gül Hastalığı Nedir?

    gül hastalığı nedir, neden olur, nasıl geçer

    Açık tenlilerde görülme riski daha yüksek olan gül hastalığı bir cilt hastalığıdır. Roza veya Rosacea olarak da bilinen gül hastalığı cilt üzerinde iltihaplı kızarıklıkların meydana gelmesidir. Gül hastalığı genellikle yüz bölgesinde,sırt ve göğüs bölgesinde meydana gelebilir. Gül hastalığı bulaşıcı değildir.

    Mevsim geçişlerine bağlı olarak bahar aylarında alerjik bünyelerde görülür. Gül hastalığı yoğun stres nedeniyle de oluşabilir. Kadınlarda gül hastalığı görülme oranı daha fazladır. Gözle fark edilen belirtiler gösteren gül hastalığı, kısa sürede tedavi altına alınabilir.

    İhmal edilen ve tedavi edilmeyen gül hastalığı bakteri ve virüslerin oluşumuna neden olarak bölgeyi yaraya çevirebilir.

    Gül hastalığı 10 ve 45 yaş aralığında cilt üzerinde görülen bir deri hastalığıdır. Gül hastalığı bakteri ve virüslerden kaynaklanmaz. Alerjik bir hastalık da değildir. Ancak bazı hassas bünyelerde bahar alerjisi gül hastalığını tetikleyebilir.

    Deride kırmızı kabarcıklar ve döküntüler şeklinde görülen gül hastalığı bulaşıcı değildir. Kişiden kişiye bulaşmayan gül hastalığı stres ve yorgunluk nedeniyle bazı bünyelerde görülür. Gül hastalığının neden olduğu lezyonlar, yüz, göğüs, sırt, kol ve bacak bölgelerinde görülür.

    Kızarık bir yama şeklinde deride kabarcıklar oluşur ve kızarıklıklar daha sonra lekeye dönebilir. Deri döküntüsü her kişide görülmez.

    Gül Hastalığı Neden Olur

    gül hastalığı neden olur

    Gül hastalığının nedenleri kesin olarak bilinmemektedir. Gül hastalığı ile ilgili yapılan araştırmalarda alerjik ya da bakterilerin neden olduğu bir hastalık olmadığı ortaya çıkmıştır.

    İç hastalıkları ile ilgili bir bağlantısı olmayan gül hastalığının temel nedeni; Stres ve kaygı bozukluğudur. Gül hastalığına neden olan bazı risk faktörleri vardır. Hassas bir cildin normal bir cilde göre gül hastalığı yaşama riski daha yüksektir.

    Güneşin zararlı ışınları gül hastalığı riskini arttır.

    Genetik Faktörler; Gül hastalığı riskini artıran faktörlerden birisi de genetik yatkınlıktır. Ailesinde gül hastalığı olan kişilerde gül hastalığı görülme riski daha yüksektir. Gül hastalığı deri altındaki kan damarlarının aşırı şişmesi sonucu meydana gelir yoğun egzersiz, stres ve güneşin zararlı ışınları gül hastalığı riskini yükseltir.

    Gül Hastalığı Belirtileri

    Gül hastalığı cilt üzerinde gözle fark edilen belirtiler gösterir. Gül hastalığında en sık görülen belirti; cilt üzerinde yama şeklinde kızarıklıkların görülmesidir. Bu kızarıklıklar kısa sürede yayılabilir ve şiddetli kaşıntılar görülebilir. Kaşıntılar aralıklarla devam eder ve bir süre sonra kaşıntılar durabilir.

    Cilt üzerinde kaşıntılardan sonra döküntüler meydana gelir. Döküntülerden sonra kızarık olan bölgeler şişer ve yine kaşıntılar görülebilir. Gül hastalığının belirtileri diğer cilt hastalıkları belirtileri ile benzerlik göstermesinden dolayı, gül hastalığı tanısı konması için dermatoloji uzmanı tanısı gerekir.

    Gül hastalığı tanısı dermatoloji uzmanının tetkik ve muayenesi ile kısa sürede konur.

    Gül Hastalığı Nasıl Geçer

    gül hastalığı nasıl geçer

    Gül hastalığı tanısı konduktan sonra, gül hastalığından kaynaklanan kızarıklık ve kaşıntıların geçmesi için cilt üzerine sürülen kremler uygulanır. Gül hastalığını geçirmek için günlük hayatta bazı önlemlerin alınması da oldukça faydalıdır.

    Gül hastalığı olan kişilerde belirtiler gösterdikten sonra güneşin zararlı ışınlarının olduğu saatlerde cilt direkt güneşe maruz bırakılmamalıdır. Gül hastalığı alkol ve sigara tüketiminden olumsuz etkilenir. Gül hastalığı olan kişiler alkol ve sigara tüketiminden uzak durmalıdırlar.

    Gül hastalığını daha kısa sürede geçirmek için şifalı besinlerin de tedavi edici özelliği vardır.

    Gül hastalığına ne iyi gelir; 

    Sarımsak; Soğangiller ailesinden gelen sarımsak doğal antibiyotik içeren besinlerden birisidir. Sarımsak gül hastalığının tetiklediği iltihaplanmayı azaltır ve kızarıklık ve tahrişlerin kısa sürede geçmesine yardımcı olur.  Gül hastalığının kısa sürede geçmesi için her sabah bir diş çiğ sarımsak çiğneyip yutulabilir.

    Çay Ağacı Yağı; Cildi rahatlatan etkisi olan çay ağacı yağı, gül hastalığının neden olduğu kızarıklık ve tahrişlerin kısa sürede geçmesini sağlar. Gül hastalığının olduğu bölgeye çay ağacı yağı günde 2 defa masaj yapılarak yedirilir.

    Aspir Yağı; Aspir yağı tahriş olmuş cildin iyileşmesini sağlayan etkiye sahiptir. Zeytinyağı ya da Hindistan cevizi yağı ile karıştırılarak günde 2 defa gül hastalığının neden olduğu kızarıklık olan bölgeye sürülür.

    Aloe Vera; Cilt üzerinde iyileştirici etkisi olan bitkilerden aloe vera birçok kozmetik ürününün de etken maddesidir. Aloe vera yağı ya da aloe vera yağından çıkarılan jel ile  gül hastalığının  tahriş ettiği bölgeye masaj olarak sürülmesi gül hastalığının kısa sürede geçmesini sağlar.

    Gül hastalığı olan kişiler, hastalığın riskini arttıracak risklerden uzak durmalıdır. Alkol tüketimi en aza inmeli mümkünse alkol kullanımı bırakılmalıdır. Güneşin zararlı ışınları olan UV ışınlarının en dik geldiği saatler ola 11:00-15:00 saatleri arasında cilt güneşe maruz bırakılmamalıdır.

    Sık sık cilt havalandırılmalı, ciltte tahrişe neden olmayan pamuklu giysiler tercih edilmelidir. Ilık su gül hastalığının neden olduğu kızarıklıkların da daha çabuk geçmesini sağlar.

    Stresten Uzak Durulmalıdır; Gül hastalığının en önemli nedeni strestir. Stresten uzak durulmalı ve hafif tempolu yürüyüşe çıkılarak stres kontrol altına alınmalıdır.

    Gül Hastalığı Tedavisi

    Gül hastalığının kesin tedavisi yoktur. Kızarıklık ve kaşıntıların geçmesi için doktor krem verebilir. Eğer kızarıklıklar yoğun değilse, kendiliğinden geçmesi beklenir.

    Источник: https://www.faydaloji.com/gul-hastaligi-nedir-neden-olur-nasil-gecer/

    Gül Hastalığı Nedir & Nasıl Tedavi Edilir?

    Gül Hastalığı Nedir?

    Haber güncelleme tarihi 18.02.2019 09:43

    Gül Hastalığı Nedir?

    Tıp dilinde pityriasis rosea olarak adlandırılan gül hastalığı, halk arasında “gülleme” olarak da bilinmektedir. Gül hastalığı genellikle yüzde görülse de vücudun diğer bölgelerinde de ortaya çıkabilir.

    Ciltte kızarıklık ile başlayan gül hastalığı, kırmızı kabarık lekelere dönüşür. Gül hastalığı bulaşıcı hastalıklar kategorisinde yer almamakla birlikte genellikle bahar aylarında yaygın olarak görülmektedir.

     Gül hastalığı, yüzde sıcaklık hissi, kızarıklık, damar genişlemesi ve iltihabi sivilcelerle kendini belli eden bir cilt hastalığıdır. Hastalığın ilk evrelerinde kızarıklıklar kendiliğinden kaybolabileceği gibi ilerleyen evrelerde kalıcı bir görüntüye neden olabilir.

    Hastalığın başlangıcında sivilceye benzer bir doku çıkar ve sonra bu doku döküntüye dönüşür. Daha sonra ise bu döküntüler kırmızı halka halini alır. Bu döküntülerin ilk görüldüğü alanlar yanaklardır. Daha sonra vücudun çeşitli alanlarına yayılabilir.

    Gül hastalığı erkeklere kıyasla kadınlarda daha sık görülse de erkeklerde daha ağır seyreder. Kadınlarda ise daha çok açık tenli kişilerde ortaya çıkar.

    Gül hastalığının en çok görüldüğü yaş aralığı ise 30-50 yaştır. Ancak bu yaş aralığının dışında her yaş grubunda görülebileceğini söyleyebiliriz. Döküntüler 1-2 hafta sürebileceği gibi 1 yıl da sürebilir.

    Hastalığın seyri kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir.

    Gül Hastalığı Neden Olur?

    Gül hastalığının nedeni henüz kesin olarak bilinmemektedir. Ancak gül hastalığının genetik yatkınlık sonucunda oluşabileceği düşünülmektedir.

    Gül hastalığını şiddetlendiren bazı etkenler bulunsa da, hastalığın bakteri, mantar enfeksiyonu ve alerjik reaksiyon sonucunda oluşması söz konusu değildir. Gül hastalığını tetikleyen en önemli etken sıcaktır.

    Sıcağa maruz kalınması durumunda hastalığın şiddetlenmesi söz konusu olabilir. Ayrıca sıcak çay, kahve ve benzeri sıcak içecekler damarların genişlemesine neden olarak hastalığın şiddetlenmesine yol açabilir.

    Gül hastalığı olan kişilerin doğrudan güneşe maruz kalmamaları ve sıcak içecekleri ılık tüketmeleri önerilir. Sıcağın yanı sıra acı ve baharatlı gıdaların tüketiminden de kaçınılmalıdır. Gül hastalığını tetiklediği ve şiddetlendirdiği düşünülen etkenlerden bir diğeri strestir.

    Stres ve psikolojik sorunlar hastalığın uzun sürmesine neden olur. Bu nedenle gül hastalığı olan kişilerin stresten ve psikolojik sorunlarından kurtulmaları gerekir. Aksi halde hastalık daha da şiddetlenerek uzun soluklu bir hal alabilir.

    Gül Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

    Gül hastalığı genellikle yüz bölgesinde görülür. Yanaklarda, alında, çenede, burunda ve bazen de boyunda, sırtta, kollarda, göğüs bölgesinde ya da karın bölgesinde döküntülere neden olur.

    Gül hastalığı ciltte meydana gelen döküntülerin yanı sıra gözlerde tutulmaya neden olup, kızarıklık, akıntı ve kaşıntıya neden olabilir. Ayrıca kulaklarda da kızarıklık görülebilir.

     Gül hastalığının belirtileri ve şiddeti kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Hastalık 1 hafta sürebileceği gibi 1 yıl da sürebilir. İyileşme sürecinden sonra genellikle ciltte herhangi bir leke kalmaz.

    Ancak esmer kişilerde zaman içinde gerileyen kahve renkli lekeler kalabilir. Hastalar sıcak ortamlardan kaçınarak terlememeye özen göstermelilerdir. Ayrıca bölgeyi kuru ve temiz tutmalılardır.

    • Deride döküntü
    • Deride pembe renkli büyük lekeler
    • Kaşıntı
    • Halsizlik
    • Ağrı
    • Burun akıntısı
    • Burun tıkanıklığı
    • Boğaz ağrısı
    • Öksürük

    Gül Hastalığının Teşhisi Nasıl Konur?

    Gül hastalığının belirtilerinin görülmesi durumunda öncelikle dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Gül hastalığının seyri ve bulguları kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğinden tanının konması zor olabilir. Gül hastalığında deride meydana gelen döküntülerin boyutu ve kızarıklığı kişiden kişiye değişkenlik gösterir.

     Gül hastalığı genellikle mantar enfeksiyonu ile karıştırılmaktadır. Gül hastalığı ile benzerlik gösteren rahatsızlıklardan bir diğeri ise bazı ilaçların neden olduğu alerjik reaksiyonlardır. Gül hastalığının kesin teşhisi için kan testleri ve biyopsi gibi tetkikler gerekir.

    Gül Hastalığının Tedavisi Nasıldır?

    Gül hastalığı 1 hafta içinde kendiliğinden geçebileceği gibi 1 yıl da sürebilir. Bazı ilerlemiş vakalarda ciltte kalıcı lekelere neden olabilir. Bu nedenle gül hastalığının belirtileriyle karşılaşmanız durumunda bir an önce dermatoloji uzmanına başvurmanızı öneririz.

     Tedaviye kaşıntıyı önleyici ilaçlarla başlanabilir. Antibiyotik içerikli bu ilaçlar ağızdan alınabileceği gibi krem formunda olup cilde de sürülebilir. Tedavi sürecinde hastanın sıcak havadan ve sudan kaçınması oldukça önemlidir. Sıcak duş, sıcak hava ve sıcak içecekler hastalığı şiddetlendirebilir.

     İlerlemiş ve antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen vakalarda izotretinoin adı verilen A vitamini türevleri kullanılır. Hastalığın şiddeti ve hastanın isteği doğrultusunda lazer yöntemi ile tedavi uygulanabilir.

    Lazer yöntemi ile esnemiş ve deride kızarıklığa neden olmuş damarlar ortadan kaldırılır. Bu yöntem bir buçuk ay arayla 2-3 kere uygulanır. 

    Önerilen İçerik;

    ► Kızamık Nedir? Kızamığın Belirtileri ve Tedavisi

    UYARI !

    İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

     Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

    Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

    NeOldu.com

    Источник: https://www.neoldu.com/gul-hastaligi-nedir-nasil-tedavi-edilir-16138h.htm

    Поделиться:
    Нет комментариев

      Bir cevap yazın

      Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.