Güneş Işınları Görme Bozukluğuna Neden Olabilir

içerik

Güneş Yanığı Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Güneş Işınları Görme Bozukluğuna Neden Olabilir

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte açık havada geçirilen zaman da artmaya başladı. Yaz mevsiminde en sık görülen sorunlardan biri olan güneş yanığına dair Memorial Sağlık Grubu Dermatoloji uzmanları; güneş yanıklarının etkileri, tedavi şekilleri ve yanıklardan korunma yollar hakkında bilgi verdi.

Güneş, çok önemli;  ısı, ışık, enerji ve yaşam kaynağıdır. Güneş ışığı mutluluk verir ve D vitamini sentezinden sorumludur.

Ancak güneş ışınlarına bilinçsizce maruz kalmak öncelikle güneş yanığı ile birlikte kahverengi renk değişiklikleri, foto alerji vegüneşle tetiklenebilen pek çok hastalığa neden olabilir.

Uzun vadede ise deride tamiri mümkün olmayan DNA hasarına yol açan başta malign melanom olmak üzere deri kanserleri, göz ve deride erken yaşlanma bulguları kendini gösterir. Bu nedenle zararlı etkilerine maruz kalmadan güneş ışığından yararlanmak amaçlanmalıdır.

Güneş Yanığı Nedir, Nasıl Oluşur?

Güneş yanığı derinin güneş ışığına kısa sürede ve yoğun olarak maruz kalması sonucu oluşan deri rahatsızlığıdır.

Uzun süre güneşe maruz kalındığında ultraviyole ışınları; ciltte önce kızarıklık, daha uzun süreli hasarlarda da içi su dolu baloncuklara sebep olur. Kızarıklık, ağrı, şişme güneşten 2-4 saat sonra başlar, 24 saatte maksimuma ulaşır. Bu birinci derece yanıktır.

İçi su dolu kabarcıklar olduğunda yanık artık ikinci derece olmuş demektir. Üçüncü derece yanıklarda kabuklanmalar olur, güneş üçüncü derece yanığa sebep olmaz.

Güneş Yanığının Nedenleri

Güneş yanığının nedeni derinin aşırı miktarda ultraviyole ışınlarına maruz kalmasıdır. Ultraviyole ışınları 3 farklı ışın üretir. Bunlar UVA, UVB ve UVC ışınlarıdır.

UVA Işınları

UVA ışınları UVB ışınlarından daha az etkili ancak derinin daha alt katmanlarına kadar etki edebilir. Deriye elastikiyet kazandıran doku yani dermiş tabakasını tahrip eder. Uzun süre UVA ışınlarına maruz kalmak deriyi vaktinden önce yaşlandırır.

UVB Işınları

UVB ışını derinin epidermis adı verilen üst kısmını etkiler. Deri yüzeyinde fazla miktarda maruz kalınan UVB ışını ile kızarma, şişme ve ağrıya oluşur.

UVC Işınları

UVC ışınlar diğer iki ışına göre tehsiz ışınlardır. Atmosfer tarafından filtre edildiği için ekstra koruma mekanizmasına gerek yoktur.

Güneş yanığına neden olan UVA ve UVB aynı zamanda deri kanserine neden olmaktadır.  Güneş ışınları dışında güneş yanığına solaryum ve fototerapi gibi ultraviyole ışını üreten diğer kaynaklarda neden olabilir.

Güneş yanığı oluşmasına etki eden diğer faktörler, hastanın deri rengi ile ifade edilen deri tipi, ışığın etki süresi ve şiddeti, deniz kenarı ve yüksek rakımlı yerler, ışığın yansıması, çocukluk çağı olarak sayılabilir.

Güneş ışını hasarı birikici özellik gösterdiğinden çocukluktan itibaren fazla maruz kalmak ve güneş yanığı geçirmek, ileriki yaşlarda deri kanseri riskini birkaç kez arttırır. Açık ten, renkli göz, sarı-kızıl saçlı kişiler güneş yanığına özellikle duyarlıdır. Her 300 metre yükseklikte enerjide %5 artış olur.

Güneş enerjisi,  su ve ıslak giysilerden geçer. Asfalt, kum ve kar ile enerji yansıması artar.

Güneş Yanığı Belirtileri

Güneş yanığının belirtileri kişiden kişiye değişebilir.  Belirtilerin farklılaşmasını derinin cinsi, ultraviyole ışınlarına maruz kalınma süresi etkiler. Özellikle beyaz tenli ciltlerin koyu tenli ciltlere göre güneş yanığı olma riski daha fazladır.

Koyu renkli deri de çok fazla UV ışınına maruz kalırsa güneş yanığı olabilir. Yine de koyu renkli deri daha fazla melanin pigmenti bulunması nedeniyle beyaz tenli deriye göre güneş ışığını yanık olmadan daha fazla tolere edebilir.

  Güneş yanığı belirtileri aniden ortaya çıkmayabilir, belirtiler kişiden kişiye göre değişebilir.

Güneş yanığının en belirgin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz;

  • Kızarık ve ağrılı deri yüzeyi (eritem)
  • Normalden daha sıcak ve gergin bir deri.
  • Birkaç güne pullanıp, soyulmaya başlayan deri.

Güneş yanığı, aşırı UV teması sonrası gelişen kızarıklık, yanma, ağrı, su dolu kabarcık oluşumu ve inflamasyon ile karakterize bir tablodur.

Yeterli süre ve dozda UV maruz kalma 2-6 saat sonra başlar, 12-24 saat içinde maksimum düzeye ulaşır.

Birinci haftanın sonunda deride soyulma görülür, daha sonra pigmentasyon ve lentigo adı verilen kahverengi lekeler gelişebilir. Şiddetli güneş yanığı ise aşağıdakilere belirtilere neden olabilir:

  • Deride sertleşme
  • Deride şişme(ödem)
  • Üşüme
  • Yüksek ateş (38 derece ve yukarısı)
  • Halsizlik
  • Hızlı nabız ve nefes alma
  • Susuzluk hissi
  • Gözlerin ışığa hassas hale gelmesi
  • Mide bulantısı ve baş ağrısı

Bebeklerde Güneş Yanığı

Çocukların cildi, yaşamın ilk yıllarında çok ince olduğu için güneşe karşı hassastır. Ailelerin çocukları dışarı çıkarırken mutlaka güneş koruyucu sürmeleri gerekir.

Güneş kremi seçerken de mineral filtre içermesi ve bebeğe alerji yapmayacak özellikte olmasına dikkat edilmelidir. Kimyasal filtre içeren güneş kremlerinde alerji riski daha yüksektir.

1 yaş altı bebeklerin cildi büyük çocuklara göre daha hassastır ve uygulanan her türlü kremin emilimi daha fazladır. Bu nedenle 1 yaş altı güneş kremi seçerken mutlaka doktora sorulmalıdır.

Bebeklerde Güneş Kremi Kullanımı

Çok açık tenli, renkli gözlü çocuklar ile 1 yaş altı bebeklerde 50 faktör ve üzeri güneş kremleri tercih edilmelidir. Ten rengi koyu, esmer çocuklarda ise 30 faktörlü güneş kremi yeterli olur.

Çocuklar dışarı çıkarılmadan en az 15-20 dakika önce krem uygulanmalıdır. Güneş kreminin koruma süresi en fazla 3-4 saattir.

Eğer çocuk yarım saatten fazla dışarı zaman geçirecekse güneş kreminin sık sık yenilenmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Bazı güneş kremleri çocuklarda cilt alerjilerine sebebiyet verebilir. Bunun için test edilmelidir. Güneş kremi güneşe çıkmadan bir gün önce çocuğun koluna küçük bir alana sürülür ve yara bandı ile kapatılır.

Ertesi gün dışarı çıkıldığında, güneşin altındayken yara bandı çıkarılır. Eğer 15 dakika içinde o bölgede kızarıklık, şişlik ya da kaşıntı olmuyorsa bu güneş kremi kullanılmaya devam edilebilir.

Geçen seneki tatilden kalan güneş kremleri ise asla kullanılmamalıdır.

Güneş Kremi Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

  • Bebek ve çocuklarda 20-30 koruma faktörü yeterlidir.
  • Çok açık tenlilerde 30 faktör uygundur.
  • Ürün, kısa ve uzun ultraviole ışınlardan korumalıdır. (UVB ve UVA)
  • Ürünlerdeki bazı maddeler alerjik cilt cevaplarına yol açabilmektedir. Bunlar PABA içeren ürünlerdir. Alerjik reaksiyon olup olmayacağını kontrol etmek için şu testi uygulayın: Çocuğunuzun ön kolunda bir santimetrelik alana bir gün öncesinden üründen bir parça sürün.  Üzerine yara bandı yapıştırın.  Bir gün sonra yara bandını çıkarın ve çocuğunuzu güneşe çıkarın (Vücudunun diğer bölgeleri giysi ile korunurken). Herhangi bir kızarıklık gelişirse o bölgede başka bir ürün kullanın.
  • Suda koruma için ürünlerde 2 özellik vardır. “Waterproof” 4 kere 20 dakikalık suya girmede koruma sağlamaktadır.  “Waterresistant” 2 kere 20 dakikalık suya girmede koruma sağlamaktadır

Güneş Kremi Nasıl Kullanılmalı?

  • Güneş kremi güneş altında değil, güneşe çıkmadan önce vücuda uygulanmalıdır.
  • Yaşamın ilk altı ayında bebeklerin doğrudan güneş ışığına maruz kalmamalarına dikkat edilmelidir. Doktora danışılmadan güneş kremi sürülmemelidir.
  • Güneşe çıkmadan 15-30 dakika önce daha büyük çocuklara güneş kremi sürülmelidir. Özellikle giysilerin korumadığı alanlara dikkat edilmelidir.
  • Çocuklar ilk başta birkaç dakika, daha sonra 20 dk’ya kadar doğrudan güneş ışığına çıkarılabilir.
  • Bebeğiniz altı aylık olduktan sonra çantanızda mutlaka güneş kremi bulundurmalısınız.
  • Güneşe maruz kaldığında çocuğunuza gölgelikli şapka takın. Bunun dışında denize bile girse vücudunun üst kısmını koruyacak bir giysi giydirin. Giysiler hafif ancak sık dokunmuş olmalıdır.
  • Çok sıcak havalarda dışarıdaki kalışınızı günün erken veya geç saatlerinde yapın. Mümkün oldukça günün ortasında dışarıda bulunmayın.
  • Su ile oynayan çocuklarınıza suya dayanıklı güneş kremi sürün. Oyun bitince kurulayın ve tekrar güneş kremi sürün.
  • Çocuğunuz herhangi bir ilaç kullanıyorsa ışığa duyarlılık yaratmadığından emin olun.
  • Çocuğunuz için en iyi örneği siz oluşturun ve kendinizi de güneşten koruyun.

Güneş Yanığı Cilt Kanserine Neden Olabilir

Cilt kanserininen önemli nedeni, çocukluk çağındaki güneş yanıklarıdır. Hayatında bir kere su toplamış güneş yanığı olan bir çocuğun, cilt kanserine yakalanma riski yanığı olmayanlara göre iki kat fazladır. Her yanık ile bu risk iki kat artar. Cilt kanserinden korunmanın en iyi yolu, cilt yanıklarını önlemektir.

Güneş Yanığı Nasıl Geçer?

Güneş yanığında ağrı ve sıcaklık hissi, 48 saat sürer. Nemlendirici kremler günde üç kere uygulanırsa kişiyi rahatlatır. Bu kremlere iki gün devam edilmelidir. Çok kalın, yağlı merhemler kullanılmamalıdır. Bu durum kişiyi daha sıcak tutarak terlemesini engeller.

  • Soğuk banyo yaptırılabilir ve yanık yerler günde birkaç kez soğuk su ile ıslatılmış steril bir bezle silinebilir. Küçük bir havluyu su ile ıslatın ve yanık olan alanlara hafifçe uygulayın. Bunu 15 dakika kadar uygulayın ve gün içinde 4-5 kere tekrarlayın.
  • Yanıklar olduğunda çocuğa bol su içirilmelidir. Bu durum, hastalık hissini önler.
  • Bir hafta içinde soyulmalar başlar, deriye nemlendirici kremler sürmek gerekir. Vazelin uygulamayın çünkü bu hava temasını önler ve hava teması iyileşme için gereklidir.
  • Deri su toplar ve patlarsa, üzerindeki ölü deriyi temiz, küçük bir makasla temizlemek gerekir. Sonra da antibiyotikli bir krem sürülmelidir.
  • Merhemi günde üç kez yıkayıp, tekrar sürmek gerekir. Derinin su topladığı durumlarda, bir sağlık kuruluşuna başvurulup tedaviye başlanmalıdır.

Güneş yanıklarında yapılan sık yanlışlıklardan biri; yanık yerine, diş macunu, yoğurt veya yoğun merhemler sürmektir. Bunların hem faydası yoktur, hem de temizlenmesi zordur. Diğer bir hata da güneşten koruyucu losyonlarla, bronzlaştırıcı losyon veya yağları karıştırmak, koruyucu yerine bronzlaştırıcı kullanmaktır.

Güneş Yanığı Nasıl Geçer, Tedavisi Nedir?

Güneş yanığı tedavisi ilk müdahale çok önemlidir. 2. ve 3. derece yanıklarda ise vakit kaybetmeden en yakın hastane kuruluşuna başvurulmalıdır.

Güneş yanığı durumunda yaranın acısını alıp kişiyi rahatlatacağı düşüncesi ile yanık bölgesine yoğurt ve diş macunu sürülmesi son derece yanlış bir uygulamadır.

Tıbbi etkisi bilinmeyen ve bakteri üremesine yol açabilecek bu maddelerin yanık sahasında sürülmesinden mutlaka kaçınılması gerekmektedir. Bunun yerine doktorun önereceği ilaçlar ve uygulamalardan faydalanılmalıdır.

İkinci derece yanıklar su toplaması ile karakterlidir ve birinci derece yanıklardan daha derin bir yanık yaralanmasına işaret eder. Su toplaması olan güneş yanığı sahaları açık yara olarak kabul edilmelidir ve bir plastik cerrah tarafından yapılacak değerlendirmenin ardından kimi hastalarda kapalı pansumana geçilmesi gerekebilmektedir.

Su toplaması olan sahanın genişliği arttıkça, bu durumun vücut için daha belirgin zarara yol açacağı unutulmamalıdır. Özellikle kronik böbrek yetmezliği, alkolizm, kalp hastalığı gibi ek hastalıkların ya da durumların varlığında, geniş yüzeyleri kaplayan ikinci derece yanıklarda damar içi yoldan serum tedavisi gerekebilmektedir.

Güneş yanığı olan hastalarda sıklıkla 5-7 gün içerisinde tam iyileşme beklenmektedir.

Güncellenme Tarihi: 01 Ağustos 2017Yayınlanma Tarihi: 10 Temmuz 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/gunes-yanigi/

Bulanık Görme – Ne Yapmalıyım? — Multi Yaşam

Güneş Işınları Görme Bozukluğuna Neden Olabilir

Uzağı bulanık görme hastalığı birçok nedenle ortaya çıkabilir.

1)  Miyop

Uzağı görememe bozukluğu olarak bilinen miyop bulanık görmenin en yaygın nedenidir. Genellikle 8 ve 12 yaşları arasında ortaya çıkar. Çok fazla kitap okumak veya ekran karşısında kalmak miyopun risk etkenleri arasındadır.

2)  Katarakt

Göz lensinin buğulanması hastalığıdır. Yavaş ilerlediği için erken dönemde bulanık görmeye yol açmaz. İlerleyen dönemde bulanık görmeye, ışığa hassasiyete ve çift görmeye neden olabilir.

3)  Göz Tansiyonu

Göz tansiyonu (glokom), optik sinir hasarı sonrasında ortaya çıkar ve görme kaybına yol açar. En yaygın görülen türü olan açı kapanması glokomu ayrıca göz kızarmasına ve ağrısına, bulanık görmeye, mide bulantısına, kusmaya ve bir ışık kaynağının çevresinde hale görülmesine neden olur.

4)  Yüksek Tansiyon

Yüksek tansiyon retinaya kan sağlayan damarlara hasar vererek, retinaya sıvı sızmasına neden olarak veya sinirlere zarar vererek bulanık görmeye neden olabilir.

5)  Şeker Hastalığı

Uzun süredir şeker hastası olan bir kişinin diyabetik makulopati denilen görme bozukluğuna yakalanması olasıdır. Şeker hastalığı retinadaki kan damarlarının sıvı ve protein sızdırmasına neden olabilir. Bu durumda retinanın merkezi şişerek bulanık görmeye yol açabilir.

6)  Düşük Kan Şekeri

Kan şekeri seviyesi 70 mg/dl altına düşerse göz bulanıklığı ile karşılaşılabilir. Şeker hastalarında sık karşılaşılabilen bir durumdur. Odaklanma sorunu gibi birçok başka belirtisi de vardır.

7)  Mini Felç

Beyne giden kan miktarında düşüş yaşanırsa iskemik atak da denilen mini felç durumu yaşanabilir. Gerçek bir felç gibi beyin hücrelerinin ölümüne yol açmaz ama gözde bulanık görme ortaya çıkabilir. Acilen önlem alınmalıdır.

8)  Beyin Anevrizması

Beyindeki atardamarlardan birinin balonlaşması veya çıkıntı yapması hastalığıdır. Bulanık görmeye ve çift görmeye neden olur, hayati risk taşır.

9)  Bazı Otoimmun Hastalıklar

Gözün bulanık görmesi, aşağıdaki bağışıklık sisteminin hatalı hareketi sonucu ortaya çıkan hastalıklarla ilişkili olabilir:

  • Multipl skleroz: beyin ve omuriliği etkileyen bir hastalık
  • Miyastenia gravis: kas zayıflığına yol açan sinir-kas hastalığı
  • Sistemik lupus eritematozu: bağışıklık sisteminin kendi sağlıklı elemanlarına saldırdığı bir hastalık

10)  Bazı İlaç Tedavileri

Aşağıdaki ilaçların bir yan etkisi de bulanık görme olabilir:

Antihistaminler: Alerji giderici olarak kullanılırlar. Özellikle kişide glokom varsa görme bulanıklığına yol açma riskleri büyüktür.

Kortikosteroidler: Özellikle de prednizon görme bulanıklığına yol açar. Artrit, astım ve başka birçok hastalıkta kullanılabilirler.

Antipsikotik ilaçlar: Klorpromazin veya tiyoridazin gibi sakinleştirici içeriği olan bu ilaçlar bazı kişilerde katarakta yol açabilir. Göz retinasında toksin birikmesine ve bulanık görmeye yol açabilirler.

Diğer İlaçlar: Göğüs kanseri tedavisi için kullanılan ilaçlar, sertleşme bozukluğunu gidermek için kullanılan ilaçlar, tüberküloz ilaçları

11)  Diğer Nedenler

Aşağıdaki sorun ve durumlar da bulanık görmeye neden olabilir:

  • Kansızlık
  • Migren
  • Kornea ülseri
  • Göz nezlesi (konjonktivit)
  • Papila ödemi
  • Alkol zehirlenmesi
  • Keratakonus
  • Astigmat görüş kırılım sorunu
  • Kronik göz kuruluğu
  • Hamilelik

Bulanık görmenin altında yatan teşhis edildikten sonra, tedaviye başlanabilir.

1)  Görme Kırılım Tedavisi

Miyop, hipermetrop, astigmat, keratakonus gibi sadece kırılım sorunu olan veya bu sorunu içeren hastalıklarda aşağıdaki yöntemler uygulanabilir:

  • Gözlük kullanımı
  • Kontakt lensler
  • Lasik (lazer göz tedavisi) gibi cerrahi müdahaleler

2)  Glokom Tedavisi

Glokom görme sorunlarına yol açan en yaygın hastalıklardan biridir. Erken dönemde teşhis edildiğinde çok etkili şekilde kontrol altında tutulabilir. Aşağıdaki tedavi yöntemleri iyi gelir:

  • Göz damlaları: Gözdeki kan damarları tarafından emilecek göz damlaları verilir.
  • Göz damlalarının yetersiz kaldığı durumlarda haplar verilebilir.

İlerleyen vakalarda cerrahi müdahale tercih edilebilir. Olası müdahaleler şunlardır:

  • Lazer ameliyatı
  • Sikloablasyon
  • Trabekülektomi
  • Akıtma implantı cerrahisi
  • Nonpenetrating müdahale

Gözlerim bulanık görüyor ne yapmalıyım?

3)  Kan Şekerinizi Dengede Tutun

Özellikle şeker hastaları bulanık görme durumu yaşamamak için kan şekerlerini dengede tutmalıdır. Aşağıdaki önlemler alınmalıdır:

  • Susuz kalınmamalıdır.
  • Ağır egzersiz öncesinde ve sonrasında yeterince kalori alındığından emin olunmalıdır.
  • Uzun süreli açlık çekilmemelidir.
  • Tek seferde büyük öğünler yerine azar azar ama sık öğünler tercih edilmelidir.

4)  Tansiyonunuzu Dengede Tutun

Bu amaçla;

  • Aşırı kilolarınızdan kurtulun
  • Düzenli egzersiz yapın
  • Yeterince potasyum tüketin, tuzun az olduğu sağlıklı bir beslenme programınız olsun. Bunun için yeterince meyve ve sebze tüketin.
  • Alkol kullanmayın veya sınırlandırın.
  • Sigaradan uzak durun, kafeinli içecek tüketmeyin

5)  Diğer Tedaviler

Uygun tedavi yöntemini ararken bulanık görme tek başına bize yeterli veri sunmaz. Diğer belirtilerin de değerlendirilerek altta yatan nedene ulaşılmalıdır. Sık karşılaşılan bazı durumlarda aşağıdaki tedaviler uygulanır:

  • Beyin anevrizmasında, katarakt sorununda ameliyat seçeneği çok başarılı sonuçlar verir.
  • İskemik atakta pıhtılaşma önleyici ilaçlar, çökelme önleyici (antikoagülan) ilaçlar kullanılır.
  • İlaçların yan etkisi olarak ortaya çıkan bulanık görme genellikle geçici bir etki olmaktadır. Uzun süre ile devam eden bulanık görme durumunda eczacınıza veya doktorunuza danışınız.

Источник: https://multiyasam.com/bulanik-gorme-nedenleri-ve-tedavisi/

Ultraviyole ışınları süzmeyen güneş gözlükleri hasta ediyor

Güneş Işınları Görme Bozukluğuna Neden Olabilir

Yaz ayları yaklaşırken; uzmanlar, ultraviyole ışınlarını süzmeyen ve polarize özelliği taşımayan güneş gözlükleri konusunda  uyarıyor.

Kullanımı yaz aylarında artan ve 'ucuz' olduğu için bilinçsizce tercih edilen 'sahte' güneş gözlüklerinin, göz sağlığı açısından birçok sıkıntıyı beraberinde getirdiğine dikkat çeken uzmanlar, özellikle güneş ışınlarının en dik geldiği 11.00-15.

00 saatleri arasında güneş gözlüğü kullanılması gerektiğini belirtiyor. Ultraviyole güneş ışınlarını süzmeyen gözlüklerin, çocuklarda göz tembelliğine, büyüklerde ise sarı nokta hastalığının ilerlemesine neden olduğu belirtiliyor.

Güneş gözlüğü konusunda vatandaşlara çok seçici davranmaları noktasında uyarıda bulanan  Prof. Dr. Artunay, her yaşta güneş gözlüğü kullanmak gerektiğinin altını çizerek, ozon tabakasındaki delinme ve küresel ısınma neticesinde eskiye nazaran güneşli gün sayısının arttığını, bu yüzden de güneşin çok daha fazla zararlı etkilerinin ortaya çıktığını söyledi.

Artunay, özellikle dışarıda çalışan bireylerin güneş gözlüğü konusunda daha da dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak, “Ailesinde sarı nokta hastalığı olanlar, açık tenli veya göz rengine sahip olanlar özellikle güneşin zararlı etkilerine daha fazla maruz kalmakta” diye konuştu. 

Doğru güneş gözlüğü seçimi retinadaki tahribatı önlüyor

Güneşten gelen zararlı ışınların gözün arkasında görme fonksiyonunu sağlayan tabaka üzerinde zararlı etkileri olduğuna değinen Artunay, özellikle ozon tabakasının delinmesi ve güneş ışınlarının çok dik geldiği dönemde bu etkinin giderek arttığını söyledi.

Prof. Dr. Halil Özgür Artunay, bu etkiden korunabilmek için güneş gözlüğü kullanımının göz sağlığı açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Güneşin özellikle uzun dönemde katarakta sebep olan etkileri görülmüştür. Bu nedenle özellikle erken yaşlardan itibaren güneş gözlüğü kullanımının katarakt gelişimini önleyici etkileri vardır.

Bunun yanı sıra retina, mavi dalga boyundaki ışınlar tarafından toksik etkiye maruz bırakılmaktadır. Bu da sarı nokta hastalığı olarak bilinen ve özellikle ileri yaşlarda görme merkezindeki bozulmayla devam eden hastalığa zemin hazırlamakta.

O yüzden ne kadar erken dönemde güneş gözlüğü kullanılırsa hem ileride oluşabilecek katarakt hem de retinadaki tahribat önlenebilir.”

Prof. Dr. Artunay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sahte güneş gözlükleri göze ciddi zararlar veriyor. Bu gözlükler özellikle çocuklarda göz tembelliğine, büyüklerde ise sarı nokta hastalığının ilerlemesine neden olabilir.

Normal bir güneş gözlüğü numarasız olurken, sahte gözlükler genelde içerisinde astigmat, miyop ve hipermetrop gibi numaralar içermektedir. Bunlar da baş ağrısı yapıp, gözün görme performansını ileri derecede etkiler.

Hiç hasta olunmadığı halde sahte güneş gözlüğü takarak astigmat, miyop veya hipermetrop gözlükleri takılmış oluyor. Bunlar da baş ağrısının yanı sıra gözün görme performansını ileri derecede etkiliyor.”

Diğer taraftan ucuz güneş gözlüklerinin birçoğunun ultraviyole ışınlarını tam olarak süzmediğini belirten Artunaş, “Bizim istediğimiz ise yüzde yüz ultraviyole filtrasyonudur. Gözdeki hücrelere en çok zarar veren unsurlardan biri ultraviyole ışınıdır. Fakat bu sahte güneş gözlükleri bunu tam olarak filtre etmez.” ifadelerini kullandı. 

“Güneş gözlüğü 'uyduruk' kullanılacak bir şey değil”

Artunay, gözlük seçerken en çok, ultraviyoleyi yüzde yüz filtre ettiğinden, kaliteli olduğundan emin olunması gerektiğini belirterek, güneş gözlüğünün “uyduruk” kullanılacak bir şey olmadığını aktardı.

“Uygunsuz kullandığımız zaman gözümüze zarar verebilecek bir şey olduğu için seçerken dikkat etmeliyiz.” diyen Artunay, sözlerini şöyle tamamladı:

“İlk önce sertifikasına bakmamız lazım. Özellikle dışarıda çok yoğun çalışan bireyler yerden çok fazla ışığı göze almaktadır. Bunların özellikle polarize güneş gözlüğü seçmeleri gerekmektedir.

Polarize güneş gözlüğü, yerden yansıyan ışınları süzmesi demektir. Böylece aynı bir panjur gibi, gelen ışınların yansıyanlarını süzüp sadece göze gelmesi gerekenleri almakta, bu da çok daha net bir görüntü vermektedir.

Göz sağlığı için güneş gözlüğü kullanımının önemli olduğunu bir kez daha belirtmek isterim.

Güneş gözlüğü renklerine gelecek olursak, mesela denizdeyken mavi ya da kumlu bir alandayken kahverengi kullanmak gerekir. Yani yansıyan ışık hangi renkte fazlaysa o ışığı filtre eden gözlüğü kullanmalıyız. Güneş gözlüğünü güneşin en dik geldiği zaman diliminde saat sabah 11 ile öğlen 3 arasında kullanmalıyız.

Güneş gözlüğü karda da kullanabilir aslında. Karda da çok fazla ışın göze girdiği için kar körlüğü gibi bir sorun da olabiliyor. İnsan kara çok fazla bakarsa 'kar körü' olabilir. Bunu önlemek için de güneş gözlüğü takmak lazım.

Yani güneş gözlüğü sadece yazın değil, ışığın her bulunduğu ortamda ve durumda kullanılabilir.”

Источник: https://t24.com.tr/haber/ultraviyole-isinlari-suzmeyen-gunes-gozlukleri-hasta-ediyor,605633

Güneş Işınları ve Göz Sağlığı | (Göz Hastalıklarına Dikkat!)

Güneş Işınları Görme Bozukluğuna Neden Olabilir

Dünya’nın en büyük enerji kaynağı olan güneş, değişik dalga boylarında ışınlar yayar. Bu ışınlardan sadece ‘Görünen Işık ve Ultraviyole’ ışınları dünyaya ulaşır. Güneşten yansıyıp dünyaya ulaşan bu ışınların oranı yaklaşık %0,3-6,8’i civarındadır. Güneş ışınları en yoğun 11.00- 13.00 saatleri arasındadır.

Yaz aylarında dünyaya ulaşan ultraviyole ışın miktarı, kış aylarına oranla üç kat daha fazladır. Uzmanlar, güneşin mor ötesi (UV) ışınlarının sadece cilde değil göze de zarar verdiğini belirterek mutlaka güneş gözlüğü kullanılmasını önermektedir.

Güneş Işınlarının Faydaları Nelerdir?

Güneş ışığına aşırı derecede maruz kalmak tamamen güvenli bir seçenek olmasa da, genel vücut büyüme ve gelişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Güneş olmadığında bunların olamayacağını hatırlamamız gerekir.

  • Güneş D vitamini deposudur.
  • Bakterileri öldürür.
  • Kan basıncını düşürür.
  • Kanserden korur.
  • Kemikleri güçlendirir.
  • Beyin fonksiyonlarını iyileştirir.
  • Depresyondan uzaklaştırır.
  • Alzheimer hastalığı riskini azaltır.
  • Sedef hastalığına iyi gelir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Kolesterolü düşürür.
  • Çocuklarda ve özellikle bebeklerde büyüme ve gelişmeyi artırmaktadır.
  • MS riskini azaltır.
  • Doğurganlığı artırır.

Güneş Işınlarının Zararı Var mıdır?

Güneş yanığı, erken deri yaşlanması, deri hasarı ve cilt kanseri için en önemli risk faktörü güneşten gelen UV ışığına maruz kalınmasıdır. Cilt kanserlerinin yüzde 90’ından fazlası güneşe maruz kalmaktan kaynaklanmaktadır.

Güneşe fazla maruz kalındığında cilt hastalıkları haricinde başka rahatsızlıklarda meydana gelebilir.

Baş dönmesi, baş ağrısı, bayılma, kafa karışıklığı, dalgınlıklar, kusma ve mide bulantısı gibi rahatsızlıklar güneşe fazla maruz kalmaktan kaynaklanabilir.

Bu tür durumlar ile karşı karşıya kalmamanız adına, sıcak yaz günlerinde dışarı çıkacağınız zamanlarda önlem almanızı tavsiye ediyoruz. Özellikle öğlen saatlerinde mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayınız.

Güneş Işınları Görme Bozukluklarına Neden Olur mu?

Uzun süre maruz kalınan ultraviyole ışınları gözde bazı hastalıkları tetiklemektedir. Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalınması durumunda kornea tabakasında, kuruluk, kaşıntı, batma, yanma, ağrı ya da kanlanma gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.

Ultraviyole Işınlarının Olumsuz Etkileri ve Oluşturabileceği Hasarlar

  • Göz kapağı daha ince bir deriye sahip olduğu için cilt yüzeyinde hasar oluşabilir.
  • Gözleri açık tutamama, yaşarma ve hassasiyet oluşabilir.
  • Gözde et oluşumunun ultraviyole ile ilişkisi kesin olarak saptanmıştır.
  • Gözün beyaz kısmında sarı renkte kabarıklıklar oluşabilir.
  • Katarakt da güneş ışınlarına uzun süre maruz kalınması durumunda oluşmaktadır.
  • Sarı nokta hastalığına yakalanma riskini artırmaktadır.
  • Kornea yüzeyinde bozulmalara da sebep olmaktadır.

Güneş Gözlüğü Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Güneş gözlüğü seçerken estetik görüntüsünden ziyade donanımlı olması, daha çok fonksiyona sahip olması önem taşıyor.

  • İyi bir güneş gözlüğü, zararlı ultraviyole ışınları da süzebilmelidir.
  • Güneş gözlüklerinde kahverengi camlar tercih edilmelidir.
  • Gözlük satın alırken en önemli nokta, ultraviyole ışınlara karşı koruyuculuk değerleridir. İyi kalitede güneş gözlüklerinin çoğu ultraviyole ışınların (UVA ve UVB) yüzde 95’inden fazlasını süzerken bu oran yüzde 99 ve daha yüksek de olabilir.
  • Güneş gözlüklerinin yanları kapalı ve yüzü saracak şekilde olması daha sağlıklıdır.
  • Kontakt lenslerin çoğu ultraviyoleyi süzme yeteneğine sahiptir. Ancak lensler göz kapaklarının ışınlardan etkilenmesine engel olamaz. Bu nedenle kontakt lens kullanıcılarının ayrıca güneş gözlüğü takmalarında yarar vardır.

Çocuklar da Güneş Gözlüğü Kullanmalı mıdır?

Çocuklarımızı UV ışınlarından korumak için şapka ya da güneş kremi kullanımı gibi pek çok önlem alıyoruz. Ama kimi zaman güneş gözlüğünü çocukların da kullanması gerektiğini unutuyoruz. Oysa, bizden çok daha duyarlı ve hassas olan gözlerini, en az ciltlerini koruduğumuz kadar iyi korumamız gerekmektedir.

Güneş gözlüğü almadan önce çocuğunuzu bir göz doktoruna götürmeniz daha doğru kararlar almanız için önemlidir. Çocuğunuzun göz sağlığında herhangi bir sorunu var mı, yok mu öğrenmeniz gerekmektedir. Doktorunuzun önerileri doğrultusunda güneş gözlüğü tercihi yapmalısınız.

Unutmayın; gözlerimizi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korumak için en etkili yöntem, kaliteli bir güneş gözlüğü kullanmaktır. Özellikle çocuklar, güneş ışınları altında fazla kalmamaları gerektiğini, güneşe mutlaka şapka ve kaliteli güneş gözlüğü ile çıkması gerektiğini tekrardan hatırlatmak isteriz.

Sağlıkla kalın.

Источник: https://www.tamamlayicisaglik.com/blog/saglik/gunes-isinlari-ve-goz-sagligi/

Güneş Çarpması Nedir, Belirtileri Nelerdir? Sıcak Çarpmasına Ne İyi Gelir?

Güneş Işınları Görme Bozukluğuna Neden Olabilir
83 / 100SEO Score

Vücut fonksiyonlarının çalışabilmesi ve yaşamın devamı için, vücut sıcaklığının belli aralıklarda tutulması gerekir. İnsan vücudu aşırı sıcağa maruz kaldığında kendini soğutacak mekanizmaları harekete geçirir. Eğer uzun süre veya aşırı derecede sıcağa maruz kalınırsa sıcak çarpması veya güneş çarpması gelişir.

Sıcak çarpmaları en çok güneşe bağlı geliştiği için güneş çarpması olarak da adlandırılır. Ancak sıcak çarpması sadece güneş ışınlarına bağlı gelişmez. Örneğin hamamda güneş ışınları olmadığı halde, aşırı sıcaktan dolayı sıcak çarpmaları gelişebilir.

Vücut kendini temelde 2 mekanizma ile soğutur:

  1. Terleme: Ter buharlaşarak vücudun ısı kaybetmesini sağlar. Böylece vücut sıcaklığının yükselmesi engellenir.
  2. Kanın ciltte birikmesi (göllenmesi): Aşırı sıcakta cilde kan taşıyan damarlarda genişleme olur ve cilde taşınan kan miktarı artar. Böylece ciltten daha fazla ısı kaybedilir ve vücut sıcaklığı düşürülür.

Güneş ışınlarına (sıcaklığa) aşırı maruz kalanlarda birden çok durum gelişebilir . Bunlar:

  • Sıcak bitkinliği,
  • Sıcak bayılması (senkobu),
  • Güneş çarpması (sıcak çarpması).

Bunların içerisinde en ağırı ve ölümcül seyredeni sıcak çarpmasıdır. Diğer durumlar daha hafif olup tedavileri daha kolaydır. Bu durumları sırayla inceleyelim.

Sıcak Bitkinliği

Aşırı sıcağa veya güneş ışınlarına maruz kalındığında terleme ve sıvı kaybı artar. Ayrıca ciltteki kan akımı da artar. Bunların sonucunda damardaki sıvı (su) miktarı azalır, hayati organlara taşınan kan miktarında düşme olur. Bu da sıcak bitkinliğinin belirtilerini açığa çıkarır.

Sıcak bitkinliğinde şu belirtiler görülür:

  • Ateş: Genellikle 40 dereceyi geçmez.
  • Cildin terli ve nemli olması.
  • Kramplar: Terleme sırasında kaybedilen aşırı sıvı özellikle bacaklarda kramplara neden olur.
  • Tansiyon düşüklüğü,
  • Kalp hızında artma,
  • Hızlı nefes alıp verme,
  • Huzursuzluk,
  • Susama hissi,
  • Bulantı, kusma görülebilir.
  • İştahsızlık,
  • Baş ağrısı,
  • Baş dönmesi,
  • Halsizlik, bitkinlik görülebilir.

Eğer bu belirtilerin yanında kişide baygınlık gelişirse buna sıcak senkobu adı verilir. Kişide sıcak maruziyeti devam ederse durum ağırlaşabilir ve sıcak çarpması gelişebilir.

Sıcak bitkinliğinin tedavisi:

  • Kişi sıcak ortamdan uzaklaştırılarak çalışılır. Gölge ve esintili bir bölgeye alınır.
  • Sıcaklık artışına neden olabilecek giysiler çıkarılır.
  • Sırtüstü yatırılarak bacakları havaya kaldırılır.
  • Kişi soğutulmaya çalışılır. Örneğin deriden ısı kaybetmesi için yüzü yıkanabilir.
  • Ağızdan bol su içirilir. Mümkünse tuzlu sıvı vermek ve dinlenmesini sağlamak gerekir.
  • Kişi rahatlamaz veya şikayetler uzun sürerse acil sağlık hizmetlerini aramak gerekir.

Sıcak bitkinliği toplumda genellikle güneş çarpması şeklinde ifade edilir. Ancak güneş çarpması daha ağır bir durumdur.

Hem güneş çarpması hem de sıcak bitkinliğinde kişiye alkollü içecekler verilmemelidir.

Güneş Çarpması Nedir?

Vücut sıcaklığını dengeleyen sistemin güneş ışınları veya aşırı sıcak nedeniyle bozulması sonucu gelişir.  Kişide terleme durur. Dolayısıyla ter yoluyla ısı atılamaz. Acil ve ölümcül bir durumdur. Kişinin mutlaka tıbbi destek alması gerekir. Ayrıca kişide kalıcı hasarlara neden olabilir.

Özellikle çocuklar ve yaşlılarda güneş çarpması daha sık görülür. Hava sıcaklığı kadar nem miktarı da önemli bir faktördür.  Nem ile birlikte ciltten ısının atılması zorlaşır. Bundan dolayı yüksek nemli bölgelerde daha düşük sıcaklıklarda güneş çarpması görülebilir.

Güneş Çarpması Belirtileri

Belirtiler sıcak bitkinliğine göre daha ağırdır.

  • 40 derecenin üstünde ateş
  • Terleme durduğu için cilt kuru ve kızarıktır.
  • Genellikle tansiyon yükselir. İlerleyen evrelerde ise tansiyonlarda düşme görülür.
  • Solunum sayısı ve kalp atışı hızı artmıştır.
  • Bulantı ve kusma görülür.
  • Baş ağrısı
  • Bulanık görme
  • Nöbet geçirme
  • Bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu ve koma hali görülür.

Güneşte veya sıcakta fazla bekleyen birisinde yukarıdaki sıcak çarpması belirtileri varsa hemen 112 acil sağlık hizmetlerinden yardım almak gerekir.

Güneş Çarpması Tedavisi

Eğer sıcak bitkinliğinden daha ağır bir durum yani güneş çarpması söz konusuysa mutlaka acil tıbbi müdahale gerekir. Güneş çarpmasında ne yapılır:

  • Kişiyi mümkünse sıcak ortamdan uzaklaştırarak soğutmak gerekir.
  • Giysilerini çıkararak ciltten ısı kaybını sağlamak gerekir.
  • Soğuk su veya buz ile kişiyi soğutmak gerekir. Buzu cilde direkt temas ettirmek soğuk yaralanmasına neden olabilir. Bundan dolayı bir bez parçasına sarılarak kişinin cildine temas ettirilmeli.
  • Genellikle kişi kendinde olmadığı (bilinç kapalı) için birşeyler içirmemek gerekir.
  • Vantilatör veya fan gibi soğutmaya yardım edecek cihazlar kullanılabilir.
  • Acil sağlık hizmetlerinden yardım alarak kişinin en yakın sağlık kuruluşuna naklini sağlamak gerekir.

Korunma

Alınacak bazı önlemler ile güneş çarpması engellenebilir.

  • Güneş ışınlarının yoğun olduğu öğlen saatlerinde dışarı çıkmamak gerekir.
  • Güneş ışınlarının direkt temasını engelleyen şemsiye, şapka veya uzun kollu giysiler kullanılabilir.
  • Sıcak havalarda aşırı kalın, vücut sıcaklığını arttıracak giysiler giymemek gerekir.
  • Gün içerisinde bol su içmek gerekir. Yeterli sıvı almayan kişi güneş ışınlarından çok daha kolay etkilenilir.
  • Sıcak ve güneşli havalarda aşırı efor sarf edecek aktivitelerden uzak durmak gerekir.
  • Sıcak havaya alışkın olmayanların, vücutlarının alışabilmesi için güneşte kalma sürelerini yavaş yavaş arttırmaları gerekir. Alışkın olunmayan bir sıcaklığa uzun süre maruz kalmak sıcak çarpması riskini arttırır.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/gunes-carpmasi/

Görme Bozuklukları

Güneş Işınları Görme Bozukluğuna Neden Olabilir

Kırma kusuru en sık rastlanılan ve görme keskinliğini en sık etkileyen (bulanık görmeye yol açan) göz problemidir.

Bir hastalıktan çok yapısal bir değişikliktir. Normal olarak ışık önce korneada daha sonra göz içi lensinde kırılır ve net bir görüntü oluşturmak üzere gözün arkasında retina üzerinde odaklanır.

Eğer göz ışığı doğru kıramazsa görme bulanıklaşır.Göze paralel gelen ışınların retina tabakası üzerinde odaklandığı duruma emetropi denir.

Emetropi hiçbir kırma kusuru olmayan gözün durumudur.

Göz Bozukluğu Sınıflandırması

Miyopi: Göze paralel gelen ışınların retina önünde odaklanması durumudur(resim 1). Miyoplar yakını görebilirler ama uzağı net göremezler.

Miyopi gözün ön / arka çapının normalden fazla olması durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu yapısal bir özelliktir ve genetik geçişi sıktır.

6 dereceye kadar olan miyopilere basit miyopi, daha yüksek olanlara ise yüksek miyopi denir. Genellikle 8-14 yaş arasında çocukluk döneminde fark edilir.

Hipermetropi: Göze gelen ışınların ağ tabakanın arkasında odaklanması sonucu meydana gelir(Resim 2). Hipermetroplar özellikle yakın görmede zorlanırlar. Eğer hipermetropinin derecesi yüksekse bu hastalar uzağı görmede de zorlanacaklardır.

Hipermetropi gözün ön arka çapının az olması durumunda ortaya çıkmaktadır. Yapısal ve kalıtsal özellikler hipermetropun en sık sebebidir.
Astigmatizm: Gözün değişik meridyenlerde ışınları farklı kırmasına bağlı olarak tek bir odak noktasının oluşmadığı durumdur.

Bu hastalar hem uzak hem de yakın görmede problem yaşarlar. Astigmatizma miyopi ve hipermetropi ile beraber görülebilir.
Presbiyopi: Gençlerde yumuşak ve esnek olan lens uzaktaki ve yakındaki objelere kolayca odaklanmaya imkan verir.

Ancak 40 yaşından sonra göziçi lensi sertleşir, onu tutan lifler elastikiyetini kaybeder. Bu durumda yakını görmek ve okuma zorlaşır. Bu yaşa bağlı duruma presbiyopi adı verilir.

Aşağıdaki videolarda Op. Dr. Lale Öktem, “Çocuklarda Göz Bozuklukları” ile ilgili bilgiler veriyor.

Tanısı konulmayan veya ihmal edilen kırma bozuklukları okul çağındaki çocuklarda okul başarılarında düşüklüğüne yol açar. Kırma bozukluğu olan bir öğrenci için gözlük kullanmak, kağıt kalem kullanmak kadar gereklidir.

Miyopisi ya da astigmatizması olan bir öğrenci tahtadaki yazıları göremezken, hipermetropisi olan bir öğrenci kitap okurken bulanıklık, aşırı yorulma ve göz ağrısı hisseder. Tedavi edilmeyen gözler veya estetik kaygılardan dolayı takılmayan gözlükler hayatı tehye sokacak durumlara veya kazalara sebep olabilir.

Beraberinde hayat kalitesini de düşürür. İleri derece miyopisi olan kişilerde retina dekolmanı ve koroidal neovaskülarizasyonu denilen hastalıklar ciddi görme kaybına (körlük seviyesine kadar) neden olabilirler.

Özellikle çocukluk çağlarında tedavi edilmeyen kırma kusurları ilerki yıllarda göz tembelliği (ambliyopi) ve şaşılık (göz kayması) gelişimine neden olabilir.

Göz Bozukluğu Nedenleri

Kırma kusurlarının ortaya çıkması iki anatomik esasa dayanır. Bu kişilerde ya kornea bombeliğinde ya da göz uzun ekseninde normalden sapma vardır. Bunun yanında gözyaşı film kalitesinde, göziçi lensinin durumunda veya göziçi sıvısının yapısındaki herhangi bir değişiklik kırmada bozukluk oluşturur.

Miyopi, hipermetropi ve astigmatizm kalıtsallık gösterirken, presbiyopi tamamen yaşlanmaya bağlıdır.

Göz Bozukluğu Belirtileri

Miyopi: Yakını görebilirler ama uzağı net göremezler.

Hipermetropi: Başlangıçta yakını görmede zorlanırlar. Eğer hipermetropinin derecesi yüksekse veya zamanla yükselirse bu hastalar uzağı görmede de zorlanırlar.

Astigmatizma: Uzun süreli okuma veya TV seyretme sonunda baş ağrısı, göz kürelerinde ağrı, gözlerde ağırlık hissi ve konjunktivada kızarıklık olur.

Presbiyopi: Yakını görmekte zorlanırlar. Gözlükle tedavi edilmezlerse gözde yorgunluk ve başağrısı ortaya çıkar.

Göz Bozukluğu Tanısı

Muayenenin başlangıcından önce gözün gücü otorefraktometre denilen bir aletle otomatik olarak ölçülür. Hastadan çenesini ve alnını cihaza yaslaması ve cihazın deliğinden içerideki resme bakması istenir.

Bu sırada doktor aletin düğmesine basarak ölçümü gerçekleştirir. Ölçüm her göz için birkaç kez tekrarlanır ve gerekirse ölçümlerin ortalaması alınır.

Özellikle çocuklarda gizli kırma kusurlarını ortaya çıkarmak için çocuğun gözüne damla damlatılıp damlanın etkili olabilmesi için bir süre bekledikten sonra ölçümlerin alınması gereklidir.

Gözlük numaralarının tespiti için retinoskopik muayene gibi diğer ölçüm yöntemleri de kullanılabilinir.

Retinoskopi (Resim 3)göze gönderilen ışığın göz dibinden yansımasını değerlendirerek gözün kırma kusurunu ve derecesini tayin etmeye yarayan bir alettir.

Gözdeki yansımanın kaybolması için hastaya değişik lensler uygulanır ve bu şekilde en doğru gözlük numarası saptanır. Hastanın vereceği yanıtlarından bağımsız objektif bir yöntemdir.

Daha sonra hastanın kullanacağı gözlüğü belirlemek için bir çerçeve takılır ve gözlük deneme kutusundan harfler seçilir.

Günümüzde bunu pratik hale getiren adına foropter denilen sistemler de mevcuttur.

Hastanın gözlük çerçevesi takmadan ve hekim de mercekleri değiştirmeden mevcut alet üzerinden lens numaraları değiştirilerek yapılan tam otomatik bir gözlük muayene yöntemidir.

Göz Bozukluğu Tedavisi

Kırma kusurunun tedavisi yapılan ölçüm sonunda saptanan kusurun derecesine ve tipine göre gözlük camı numarası yazmak ve kişlere gözlüklerini sürekli kullanmalarını sağlatmaktır. Bu en basit ve etkin bir tedavidir.

Ancak gözlük kullanmak istemeyen bireylerde kontak lens kullanımı da uygulanabilinir. Gözün kontark lense uygun olup olmadığına karar vermek için mutlaka göz hekiminin detaylı muayenesi gerekmektedir. Kontak lens kullanımı dikkatli kullanım gerektiren bir süreçtir.

İnfeksiyon gibi komplikasyonlarda görme kaybına gidecek derecede ciddi sorunların çıkabileceği akılda tutulmalıdır.

Bunun dışında tüm dünyada 15 yılı aşkın süredir uygulanan ve milyonlarca insanın gözlük ya da kontakt lens bağımlılığını ortadan kaldıran Excimer Laser veya LASIK(Resim 4) adlı yöntemlerle uygun olan hastalar tedavi edilmektedir. Bu tedaviler oldukça düşük komplikasyonlarla başarıyla uygulanmakla birlikte, bazı olgularda nükslere (gözlük numarasında geriye dönüş) rastlanılmaktadır.

Источник: https://www.doktoramcam.com/gorme-bozukluklari/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.