Güneşin Zararlı Işınlarına Karşı 8 Önemli Kural!

Güneşin zararlı ışınlarına karşı 10 önemli kural!

Güneşin Zararlı Işınlarına Karşı 8 Önemli Kural!
Güneşin zararlı ışınlarına karşı 10 önemli kural!

Güneş hem fiziksel hem ruhsal sağlığımıza pek çok fayda sağlasa da, yaz aylarında uzun süre, özellikle de öğle saatlerinde güneş ışınlarına maruz kalmak çok riskli.

Öyle ki güneş ışınlarında bulunan zararlı UVA ve UVB ışınları cildimizde pek çok olumsuz değişikliğe sebep olabiliyor.

Ciltte yanık, kızarıklık, su toplanması gibi hemen görülebilen hızlı etkilerin yanı sıra; kuruluk, ince ve derin kırışıklar, kahverengi ve kırmızı leke oluşumu gibi sonradan ortaya çıkan hasarlar da gelişebiliyor.

Çok daha önemlisi, günümüzde görülme oranı gittikçe artan cilt kanserine adeta davetiye çıkarıyor! Üstelik eskiden daha çok ileri yaşların sorunu olan cilt kanseri, incelen ozon tabakası nedeniyle günümüzde 20’li yaşları bile tehdit ediyor. Bu nedenle güzel görünmek uğruna bronzlaşmak gibi bir hataya düşmemeniz, cildinizi güneşten düzenli olarak korumanız çok önemli.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral güneşin zararlı ışınlarından korunmak için almanız gereken 10 önlemi anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Bu saatlerde kapalı mekanlarda kalın

Ciltte hasar oluşumunu önlemek için zararlı güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00 – 16.00 saatleri arasında dışarı çıkmayın. Eğer çıkmanız gerekiyorsa güneş koruyucu krem kullanmayı asla ihmal etmeyin. Yaz aylarında kullandığınız ürünün güneşten koruma faktörünün 50 (SPF) olmasına da dikkat edin.

Cilt tipinize özel ürün kullanın

Güneş kremlerinde dikkat etmeniz gereken en önemli şey; UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu özelliğe sahip olması.

Gövdeye ve vücudun diğer bölgelerine uygulanan süt formundaki koruyucular yüz için uygun olmayabiliyor, mevcut akne ve hassasiyet gibi problemleri alevlendirebiliyor.

Bu nedenle yüz için kullanacağınız güneş koruyucu ürünleri, cildinizin özelliklerine göre seçmeniz daha uygun olacaktır.

Cildiniz yağlı ise ciltte yağlanmaya sebep olmayan ve cildi matlaştıran su bazlı ürünleri tercih etmelisiniz. Eğer kuru cilt yapısına sahipseniz nemlendirici özelliği de olan güneş koruyucu ürünler kullanmanız daha yararlı olacaktır.

Cildiniz alerjik, akneli veya lekeli bir yapıya sahipse ya da kızarıyorsa bu tür probleminize yönelik özel güneş koruyuculardan faydalanın.

Bu tarz ürünler cildi güneşten korurken aynı zamanda altta yatan hastalığa yönelik tedavi de sağlıyorlar.

Sokağa çıkmadan 20 dakika önce sürün

“Güneş koruyucuları açık havaya çıktıktan sonra değil, henüz kapalı ortamdayken, dışarı çıkmadan 20 dakika önce sürmeniz çok önemli.” şeklinde uyarıda bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr.

Burçak Bozdemir Aral sözlerine şöyle devam ediyor: “Koruyucu ürünü açıkta kalan ve güneşten etkilenecek olan göz kapakları, kolların iç kısımları, ense, dış kulak, dudak ve ayak üstleri gibi bölgeleri de kapsayacak şekilde, kıyafetinizi henüz giymemişken uygulamaya özen gösterin.”

Bu miktara dikkat!

Güneşten koruyucu ürünün fayda sağlayabilmesi için mutlaka uymanız gereken bir başka kural da, cildinize yeterli miktarda sürmek olmalı. Vücudunuzun açıkta kalan bölgelerine en az bir avuç dolusu güneş kremi yedirin. Kulak, ense, burun, omuz ve ayak üstü gibi güneş ışınlarının dik geldiği alanlara özellikle dikkat edin.

Güneş altında bırakmayın

Uygun şartlarda saklamış olsanız bile bir önceki yazdan kalan, kullanım süresi geçmiş, güneşin altında uzun süre kalmış, kapağı ya da kutusu deforme olmuş güneş koruyucu ürünleri kullanmayın. Isıyla etkisi azalacağı için koruyucu ürünleri ister plajda olsun, isterse arabada veya başka bir yerde, güneş altında bırakmamaya dikkat edin.

Bulutlu havalarda da korunun

Güneşin zararlı ultraviyole ışınları araba camından veya evdeki perdelerden de sızma özelliğine sahipler. Hatta kapalı havalarda bile bulutlardan süzülerek cildimizde hasar oluşturabiliyorlar. Bu nedenle vücudunuzun açıkta kalan bölgelerinize bu tür durumlarda da koruyucu ürünü kullanmaya devam edin.

Her 2 saatte bir tekrarlayın

Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral güneş koruyucu ürünlerin etkisinin ortalama 2 saat sürdüğüne dikkat çekerek, “Dolayısıyla dışarıda kaldığınız süre boyunca ürünü her 2 saatte tekrarlamayı ihmal etmeyin. Aşırı terleme, yüzme veya duş sonrası ise zamanı dikkate almadan işlemi mutlaka tekrarlayın.” diyor.

Gölgede durmak yeterli gelmez

Güneş ışınları çevreden yansıma özelliğine de sahip olduğu için havuz, deniz, kum ve yerden yansıyarak da etki gösteriyorlar. Dolayısıyla gölgede oturmak güneşten korunmak için yeterli olmayabiliyor. Açıkta kalan bölgelerinize gölgede bile güneşten koruyucu ürünü tekrarlamaya devam edin.

Dudak ve burun üstünü unutmayın!

Dudak bölgesi ile burun üstü, yaz aylarında en fazla ihmal edilen yüz bölgelerinden.

Ancak dikkat! Hem diğer alanlara nazaran daha ince bir yapıya sahip oldukları hem de sadece deniz kenarında olduğunuz zamanlarda değil, sürekli güneş ışınlarına maruz kaldıkları için zararlı güneş ışınlarına bağlı hastalıklar ve cilt kanserleri en sık bu bölgelerde görülüyor.

Bu nedenle dudakları ve burun üstünü SPF 50 güneş kremiyle, tercihen bu bölge için özel üretilmiş ürünlerle her zaman koruyun. Yemek yedikten sonra dudaklarınızı sildiğinizde kremi yeniden uygulayın.

Sıkı dokumalı, koyu renkli kıyafetler

Sokağa çıktığınızda ultraviyole korumalı geniş gözlük ve geniş siperlikli şapka kullanmayı alışkanlık haline getirin. Yaz aylarında güneşten korunmak için özel üretilmiş ultraviyole korumalı kıyafetler öneriliyor.

Yüzerken ve spor yaparken bu kıyafetleri tercih etmenizde fayda var. Yazın giymekten hoşlandığımız pamuklu ve açık renkli kıyafetler ise ultraviyole ışınlarını rahatlıkla geçiriyorlar. Özellikle terle veya suyla ıslandıklarında geçirgenlikleri artıyor.

Sıkı dokumalı, koyu renkli, çok ince olmayan kıyafetlerin koruyuculuğu daha yüksek oluyor.

Yaz aylarında güneş ışığının zararlı etkileri neler?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/08/gunesin-zararli-isinlari/

Meteoroloji ve Sağlık – Meteoroloji Genel Müdürlüğü

Güneşin Zararlı Işınlarına Karşı 8 Önemli Kural!

Ozon tabakası, atmosferde yeryüzüne ulaşan güneşin zararlı ışınlarına karşı koruyan kalın bir tabakadır. Son 50 yıl içerisinde bu tabakanın tahrip edilmesi sebebiyle güneşin zararlı ışınları bizlere ulaşabilmekte ve deri kanseri, katarakt gibi sağlık problemlerine sebep olmakta ve bağışıklık sistemini etkilemektedir.

Özellikle hayatın ilk 20 yılında güneşin zararlı etkilerine karşı korunma büyük önem taşımaktadır. Güneşte kalmak zorunda iseniz deri kanseri gibi sağlık problemlerine yakalanma riskini, kendinizi koruma deneyimi kazanarak azaltabilirsiniz.

  • Ozon tabakasındaki incelme ve deri üzerindeki etkileri
  • Ozon tabakası ve UV radyasyon artışının sebepleri
  • Deri ve UV radyasyonun deri üzerindeki olumsuz sağlık etkileri
  • Güneşin zararlı ışınlarından kaynaklanan diğer olumsuz sağlık etkileri
  • Kendimizi korumak için alınacak tedbirler, başlıkları altında ele alınacaktır

Ozon Tabakası Nedir ?

Ozon (O3) üç adet Oksijen atomundan oluşan şeffaf bir gazdır.Ozon tabakası ozon gazından oluşan ve atmosferin yukarı seviyelerinde başka bir deyişle yer yüzeyinden 10-50 km yüksekte bulunan bir tabakadır.

Bu tabakanın temel rolü Ultraviyole (UV) ışınları olarak adlandırılan güneşin zararlı ışınlarına karşı bizleri korumaktır.

Ozon tabakası yeryüzüne ulaşan bu zararlı ışınlara karşı korumak için bir filtre gibi davranır.

Ultraviyole (UV) Işınları

Bilindiği gibi güneş yeryüzündeki hayatın varolması için çok önemlidir. Isınmamızı sağlar ve bize ışık verir. Güneş radyasyonu veya ışınlarını gösterir. Bu ışınlardan bazıları Ultraviyole ışınları olarak adlandırılır.

Bilim adamları UV ışınlarını; Aynı karakteristiklere sahip olmadıkları ve canlılar üzerindeki etkilerinin farklı olması sebebiyle UV-A, UV-B ve UV-C olmak üzere üç kategoriye ayırmışlardır.

  • UV-A: En yaygın ve sağlığımız için en az tehli olan ışınlardır. Ozon tabakası bu ışınların geçmesine izin verir.
  • UV-B: Oldukça tehlidir. Bu ışınların büyük bir kısmı, bizlere ulaşmaması için ozon tabakası tarafından engellenir.
  • UV-C: Sağlık için en tehli ışınlardır. Ozon tabakası bu ışınların bizlere ulaşmasını önler.

Bütün UV ışınlara deri ve gözlerimize nüfuz edebilir ve sağlık problemlerine yol açabilir. Ozon tabakası kalın olduğunda sadece UV-A ışınları ile UV-B ışınlarının bir kısmı bize ulaşabilir. Bu durumda sağlığımız nispeten korunmuş olur. Ozon tabakası bozulduğunda (incelendiğinde) UV-A, UV-B hatta bazen UV-C ışınları bize ulaşabilir ve bu durumda sağlığımız olumsuz yönde etkilenmiş olur.

Maruz kaldığımız UV ışınlarının miktarını etkileyen faktörler

  • Günün saatleri: 10.00-16.00 saatleri arasında güneş gökyüzünde yüksektedir. Bu saatler arasında büyük oranda UV-A ve UV-B ışınlarına maruz kalabiliriz. Bu nedenle uygun bir koruma olmaksızın dışarı çıkmak için tehli bir zamandır.
  • Ekvatora olan uzaklık: Ekvatora yakın olan ülkeler ekvatordan uzak olan ülkelere göre daha fazla risk altındadır. Bunun sebebi, ekvatorda UV ışınları atmosferin içini katetmek için daha kısa mesafeye sahiptir ve ekvatora ulaşmadan önce atmosfer tarafından daha az filtrasyona tabi olurlar.
  • Yükseklik: Deniz seviyesinin yukarıya doğru çıkıldıkça her 1000 m’de UV ışınları %8 oranında artış gösterir.

Ozon Deliği Nedir?

Ozon deliği gerçekten bir delik değildir. Ozon tabakasındaki bir incelmedir. Bu ozon tabakası gittikçe inceliyor anlamındadır. Bunun sebebi bizlerin havaya saldığı kimyasallardır. Bu kimyasallar günlük yaşamımızda kullanırlar ve ozon tabakasına zarar verirler.

Ozon Tabakasına Zarar Veren Kimyasallar

  • Kloroflorokarbonlar (CFC’ler), genel olarak klima sistemlerinde, buzdolaplarında köpük üretiminde (örneğin yataklar için) kullanılır.
  • Halonlar, yangın söndürme cihazlarında kullanılır.
  • Metil bromid, tarımda böcek ilacı olarak kullanılır.

Modern cihazlar ozon tabakasındaki incelmeyi belirleyebilmektedir. Ölçümler Güney Kutbundaki (Antartika) incelmenin Kuzey Kutbuna göre daha büyük olduğunu göstermiştir.

Ozon tabakasındaki bu incelme bir şey yapılmazsa daha da büyüyecektir.

Ozon tabakasında incelme küresel bir problemdir. Ozon tabakasındaki incelme problemine herkesin duyarlı olması ve zararlı kimyasalları artık daha fazla kullanmamasıyla ozon tabakasının iyileştirilmesi mümkün olabilecektir.

Ozon Tabakasındaki İncelmenin Sonuçları

Ozon deliğinin ana sonucu yeryüzüne daha fazla UV ışınının (özellikle çok tehli olan UV-B) ulaşmasıdır.

UV ışınları güneş yanıklarına, deri kanserine sebep olabilir, gözlere zarar verebilir (katarakt) ve insanlarda bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabilir. Bilindiği gibi bağışıklık sistemi hastalıklara karşı koymamızı sağlayan bir sistemdir. Bu sistem zayıfladığı zaman hastalıklarla savaşma yeteneğimiz de zayıflamış olacaktır.

UV ışınları sadece sağlığımızı etkilemekle kalmaz çevre üzerine de olumsuz etki yapabilir. Tarımsal üretimi azaltabilir, ayrıca deniz besin zincirini bozarak balık nüfusunu etkiler.

Derinin Yapısı ve Fonksiyonları

Bilindiği gibi deri vücudu sararak yapısı itibariyle iç organları ile dış dünya arasında bir link görevi yapar.

Deri üç farklı tabakadan oluşmuştur:

  • Epidermis: Dış tabaka, derinin direkt olarak görünen kısmı.
  • Dermis: Çekildiği zaman hissedilebilen kalın kısmı.
  • Deri altındaki yağlı kısım (deri altı dokusu) görülemeyen ve kendi içerisinde küçük bölümlere ayrılan bu tabakaların bilinmesi güneşin UV radyasyonunun bu tabakaları nasıl etkilediğinin bilinmesi açısından çok önemlidir.

Epidermis üç tabakadan oluşmaktadır.

  • Bazal Tabaka: Derinin en iç kısmındaki derinin yenilenmesi için devamlı olarak yeni hücreler üreten tabakadır.
  • Yassı Hücre Tabakası: Bütün hücrelerin bulunduğu ana tabakadır.
  • En dıştaki ölü hücrelerden oluşan tabaka

Bu tabakalar arasında Melanocytes olarak adlandırılan özel hücreler vardır. Bu hücreler pikmentleri üretir. Açık deriler daha az, koyu renkli deriler ise daha çok pikmente sahiptir.

Dermis çok karmaşık bir yapıya sahiptir. Dermis; deri yapısından sorumlu kan damarları (bu sebepledir ki bir yerimiz kesildiğinde kanar), saçlar ve ter gözenekleri (bu sayede çok sıcak olduğunda ve spor yapıldığında terlenir) elamanları içermektedir.

Bu yüzden deri çok karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu karmaşık yapı güneş, sıcak, soğuk mekanik ve kimyasal faktörler altında tehye maruz kalır.

Deri Kanseri

Her çeşit kanser bir hücrenin davranışındaki anormal değişimlere bağlıdır. Örneğin; Epidermisin derinin yassı hücre tabakasındaki (squamous layer) hücreler spesifik fonksiyonlara sahiptir.

Dışardan UV radyasyonu gelmesi durumunda hücre davranışları değişebilir. Sonuç olarak; bu hücreler bozularak gelişmeye ve çoğalmaya başlarlar.

Bu bir deri kanseridir başka bir deyişle deri kanseri: deride ki hücrelerin doğal olmayan ve anormal gelişimi ve çoğalmasıdır.

Deri kanseri temel olarak epidermisi etkiler, etkilenen tabakaya bağlı olarak, üç farklı tipte deri kanseri vardır.

  • Bazal tabaka etkilenmiş ise; bazal hücreli kanser (basal cell carcinoma)
  • Yassı Hücreli tabaka etkilenmiş ise; yassı hücreli kanser (squamous cell carcinoma)
  • Deriye rengini veren hücreler etkilenmiş ise; cilt kanseri (maliğn melanom) olarak isimlendirilir (Malignant Melanoma)

Farklı Tipteki Kanserler Nasıl Görülür

  • Bazal hücreli kanserler çok yavaş gelişir ve asla iyileşmeyen ülser olarak adlandırılan bir yara alanı oluşur. Lokal olarak deriye zarar verir, yayılmaz. Tedavi edilmediği durumda yara büyüyebilir. Yüzde veya vücutta çok sıklıkla oluşabilir. Genellikle yaşlı insanları (50 yaş ve üzeri) etkiler.
  • Yassı Hücreli Kanser: Daha çok tümör gibi derinin dışında gelişen şeylerdir. Genellikle uzun süre tedavi edilmemesinin dışında vücuda yayılmaz. Uzun süre tedavi edilmemişse diğer organları da etkileyebilir. El, ayak ve yüzde sıklıkla oluşur. Genellikle yaşlı insanları (50 yaş ve üzeri) etkiler.
  • Cilt Kanseri ( Maliğn Melanom): En tehli olan kanserdir. Başlangıçta deride tehli olarak görülmeyen küçük, koyu kahverengi bir nokta olarak başlar. Bunun yanında kanser kolayca vücudun iç kısımlarına yayılır ve diğer organları etkiler. Bu tip kanser insanları kolayca öldürebilir. Fakat erken aşamalarda teşhis edilmişse tedavi edilebilir. Genellikle genç insanları (20-30 yaş arası) etkiler.

Deri üzerine olan hasarın çoğu insan yaşamının ilk 20 yılında oluşur.

Maliğn Melanom genellikle 20-30 yaşları arası bazal hücreli kanser ve yassı hücreli kanser ise 50 yaş ve üzerinde oluşmaktadır.

Bunun açıklaması şöyle yapılabilir:

UV Radyasyon insan derisini genç çağlarda etkilemekte ve hücreler anormal davranmaya başlayarak gelişecek ve çoğalacaktır. İlk olarak vücut bir şeylerin yanlış olduğunu anlayarak karşı atağa geçecektir. (Bu andan itibaren vücut anormal hücreleri öldürecektir).

Buna rağmen zamanla artan oranda anormal hücre üretilir. Bundan sonra bu anormal hücreleri kontrol etmek vücut için daha güç olacaktır. Bu kanserin ortaya çıktığı zamandır. Böyle bir olumsuzla karşılaşıldığında bir doktora danışılmalıdır.

Zamanında tedavi edilirse deri kanseri genellikle ölümcül değildir.

Birçok insan, sadece açık renkli deriye sahip insanların deri kanserine yakalanabileceğine inansa da bu doğru değildir, daha koyu deriler UV ışınlarının zararları etkilerine karşı daha az duyarlıdır. Fakat bu tip insanların korunuyor olması anlamını taşımaz.

UV ışınlarının göze olan etkisi

Çok karmaşık bir yapıya sahip olan gözlerimiz farklı kısımlardan oluşmuştur.

  • Kornea: Gözün dış kısmını kaplayan şeffaf koruyucu tabaka.
  • Göz Merceği: Göz bebeğinin arkasında ışığı odaklayarak net olarak görmeyi sağlayan şeffaf bölüm
  • Retina: Beyine, görülen cisim hakkında sinyaller gönderen ışığa duyarlı gözün arka kısmında bulunan doku tabakası.

UV’nin göze etkisi temel olarak göz merceğinedir. UV ışınları göz merceklerinin şeffaflığının kaybolması şeklinde etkiler. Bu katarakt olarak isimlendirilir. Sonuç olarak tam olarak görme yeteneğinde bir kayıp oluşur. Eğer tedavi edilmez ise katarakt körlüğe sebep olabilir.

Bunun yanında bazal hücre kanseri göz kapağında yaygın olmasına rağmen Maliğn Melanom göz küresinde olabilir.

şekilde, sağ gözde katarakt oluşan bir insan görülmektedir.

UV Radyasyonunun Bağışıklık Sistemine Etkileri

Bilim adamları, güneş yanıklarının insanlarda güneşe maruz kaldıktan sonra 24 saat ve daha fazla süre içerisinde kandaki beyaz kan hücrelerinin hastalıkla savaşım fonksiyonunda bir azalma görüldüğünü belirtmişlerdir.

ve kandaki dağılımı değişir. UV radyasyonuna sürekli maruz kalma vücudun bağışıklık sistemine uzun süre etkileyen zararlara neden olabilir.

Hafif güneş yanıkları insanlarda ki bütün cilt tiplerinin bağışıklık fonksiyonlarını baskı altına alabilir.

Cilde ve UV Endekse göre Güneşte Kalma Süreleri

Maruz Kalma Kategorisi/UV Endeks Değerleri Hiç Brozlaşmamış Cilt Tipinin Yanma Süresi (Dak.) (Çok Hassas Cilt) Sık Bronzlaşan Cilt Tipinin Yanma Süresi (Dak.) (Az Hassas Cilt)
Asgari 0 – 230120
Düşük 32090
41575
Orta512 60
610 50
Yüksek7 8.540
8 7.535
9 733
Çok Yüksek10630
115.5 27
12525
13523
14421
15420

Güneşin Zararlı Işınlarından Korunma Konusunda Tavsiyeler

Asla Yanmayınız: Genç yaşlardaki her güneş yanığı ilerde deri kanserine yakalanma riskinizi artırır.Güneşin maksimum UV ışınlarına maruz kalınan bölümünde dışarıda kalmaktan kaçınınız. Gölgeniz sizden daha kısaysa (Güneş tepe veya tepeye yakın demektir) güneş altında kalmaktan kaçının. Gölgeniz sizden daha uzunsa güneşte kalabilirsiniz.(korunarak)
Güneşte kalma sürenizi kısıtlayın: Özellikle yazın saat 11.00-16.00 arasında UV ışınları daha kuvvetlidir (etkilidir)
Gölgelik arayın: Direk olarak güneş altında kalmayın.
Şapka giyiniz: Geniş çevreli bir şapka, göz, kulak, yüz ve boynun arkasını korumak için tercih edilmelidir.
Koruyucu elbiseler giyiniz: Vücudunuzu korumak için uzun kollu gömlekler ve pantolan giyiniz.
Güneş gözlüğü kullanınız: Güneş gözlüğü gözleri koruyarak gözde katarakt olma riskini azaltır.
Koruyucu krem kullanınız: Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için açıkta çalışırken sporyaparken ve yüzerken derinize koruyucu krem sürünüz.Kullanılan kremlere göre güneş altında kalabilme zamanları SPF (Güneşten Koruma Faktörü) faktörüne göre değişiklik gösterir.

Yararlanılan Kaynaklar:

  • Namibian Sun Smart Compaign, The Sun Can Be Harmful,2002
  • www.who.int

Listeye / Geriye Dön

Источник: https://www.mgm.gov.tr/genel/saglik.aspx?s=109

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.