Güneşlenmeyle İlgili Doğru Bilinen 7 Yanlış!

Egzersizle ilgili doğru bilinen 7 yanlış

Güneşlenmeyle İlgili Doğru Bilinen 7 Yanlış!

Yanlış egzersiz kalbinizi incitebilir işte kalp dostu egzersizler

Düşük şiddetli egzersizler daha az yararlı: YANLIŞ!

Pek çok kişi, yürüme ve bahçe işleri gibi düşük şiddetli egzersizlerin vücut için daha az yararlı olduğunu düşünerek önemsemeyebiliyorlar.

Oysa düşük şiddetli egzersizler – her gün olabildiğince çok bahçe işleriyle ilgilenmek veya haftanın 5 günü yarım saat düzenli ve tempolu yürümek ya da haftanın 3 günü 20’şer dakika koşmak- genel sağlığı koruma da ve bir çok kronik hastalıklarla ilgili riskleri azaltmada ve yaşam süresini uzatmada ideal.

Antrenman sonrası yorgunluk hissedilmiyorsa egzersizin şiddetinin artırılması gerektiği düşüncesi doğru değil. ‘Ağrı yoksa gelişim yok’ öngörüsü kas iskelet sistemi ve kardiak sorunlara neden olabilecek bir görüş.

Yapılan bilimsel çalışmalar, ağrıyı göz önüne almadan ciddi yüklenmelerin aşırı kullanım yaralanmalarına zemin hazırladığını ve birçok sağlık sorununu artırabildiğini ortaya koyuyor.

Egzersizler ile beklenen sağlık ve fiziksel gelişme elde edilemiyorsa, hekimin onayının olması şartıyla yüklenme şiddeti, süresinive tipini artırmak, değiştirmek iyi olabilir.

Kilolu kişilerin egzersizle kalplerini zorlaması tavsiye edilmez: YANLIŞ!

Kilolu olmak egzersiz yaparken kas iskelet ve kalp sorunu çıkma ihtimalini artırır ancak genel sağlığı uygun olan kişilerde, gerekli sağlık kontrollerinin yapılması şartı ile çok şiddetli egzersizlerin bile yapılması mümkün.

Ama kilolu olmanın bir çok ek sağlık sorunu yaratabildiğini de unutmamak gerekir.

Öte yandan, egzersiz yapmayan normal kilolu bir kişinin kalp hastalığından ölme riskinin, egzersiz yapan şişman birinden daha çok olduğunu unutmamak gerekir.

Doğru egzersiz hormon dengesini koruyor

Karın yağlarını eritmek için özel karın egzersizleri yapmak, örneğin mekik çekmek, sanılanın aksine çok etkili olmuyor.

Doğrusu hiçbir egzersiz lokalize yağları eritmek için özel etkiye sahip değil. Ancak vücudumuzda genel yağımızın azalması istenen bölgedeki yağları azaltabilir.

Buna karşın karın bölgesine yapılacak mekik gibi egzersizler, karın kaslarımızın belirgin görünür hale gelmesini sağlayabiliyor.

Yaşın artması ile metabolizma yavaşlar: YANLIŞ!

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı; Spor Hekimi Prof. Dr.

Tolga Aydoğ “Bu söylem kısmen doğru ama metabolizmayı yavaşlatan en önemli unsur aslında yaşın artmasına bağlı olarak kişinin fiziksel aktivitesinin ve bunun sonucunda da kas kütlesinin azalmasıdır.

Dolayısı ile yaşı bir kenara koyup hareketliliği, özellikle kuvvet egzersizleri ile kas kuvvetini artırmak; bir taraftan yaşlanmaya karşı durmaya, diğer taraftan metabolizmayı artırmaya olanak sağlar” diyor.

Yağları azaltmak için düşük tempolu egzersiz yapılmalı: YANLIŞ!

Yağları azaltmak için egzersiz temposunun düşük tutulması düşüncesi de yanlışlardan birisi.

Düşük tempolu egzersiz yağ, yüksek tempo ise karbonhidrat yakmak konusunda daha etkili gibi görünse de kilo kontrolünde, kilo vermede temel; egzersiz ile ne kadar kalori harcandığıdır.

Çünkü hiçbir egzersiz izole bir enerji kaynağını kullanmaz ve amacınız kilo kontrolü ise şiddetli egzersizlerle, düşük tempolu egzersizlerin kombine edildiği, interval egzersizler en doğrusu.

Haftada 5 saat yürüyüş sağlığın garantisi

Egzersiz aç karna yapılmalı: YANLIŞ!

Egzersizin zamanlaması kişinin alışkanlıkları ile ilgili bir durum. Egzersiz ne aç ne tok karna değil, yemekten iki-üç saat sonra yapılmalı. Sabah erken spor yapanlar için bu süre azaldığından gıdanın kahvaltıdan sıvıya dönmesi gerekir.

Tok karna egzersiz; kaslarımızda olması gereken kanın; mide-bağırsak gibi iç organlarımıza yönelmesine ve kasların etkin çalışamamasına ve kişinin karın ağrısı hissetmesine neden olabilir. Aç karna yapıldığında ise kişi egzersizi devam ettirecek yeterli kuvveti bulamayabilir.

Hipoglisemi, diyabet gibi hastalığı olanlar bunlara bağlı ciddi sağlık sorunları yaşayabilir.

İşyerinde 5 pratik egzersiz

  • Kapı veya odada köşeye geçin. Kollarınızı omuz hizasına kadar kaldırın, yüzünüzü köşeye/duvara dönün, dirseklerinizi bükün ve kapıya/köşeye yerleştirin ve gövdenizi öne doğru alın. Bu şekilde
  • 30-45 saniye kadar kalın. Bu hareketi 4-5 kez tekrarlayın.
  • Bir elinizle kafanızı yana doğru eğerken, diğer elinizi dirsekten bükülü şekilde arkadan belinize doğru alın. Bu şekilde 30-45 saniye kadar kalın. Bu hareketi 4-5 kez tekrarlayın.
  • Ellerinizi belinize koyup dirseklerinizi arkadan birbirine doğru yakınlaştırın. Bu şekilde 5 saniye kalın. Bu hareketi 10-20 kez tekrarlayın.
  • Elleriniz yanınızda dik bir şekilde durun; omuzlarınızı yukarı ve geriye doğru alın. Bu şekilde 5 saniye kalın. Bu hareketi 10-20 kez tekrarlayın.

Egzersiz, kalp ilaçlarıyla boy ölçüşürken; inme ilaçlarını geride bıraktı

  • Koltuğunuzda düzgün bir şekilde oturun ve karşıda bir noktaya bakın. Kafanızı önce öne doğru iyice uzatın, akabinde kafanızı ve çenenizi olabildiğince geriye doğru çekerek boynunuzun arkasındaki boşluğu doldurduğunuzu hayal edin. Bu şekilde 5 saniye kalın. Bu hareketi 10-20 kez tekrarlayın.

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/egzersizle-ilgili-dogru-bilinen-7-yanlis/

Güneşlenmeyle ilgili doğru bilinen 7 yanlış

Güneşlenmeyle İlgili Doğru Bilinen 7 Yanlış!

“Belirli saatlerde güneşe çıkılırsa zararlı etkileri daha azdır”. “Çok açık tenli olmayan kişilerin kanser riski daha düşüktür?” “Güneş ışınları sadece yaz aylarında tehlidir?”.

Benzer birçok yaygın inanış, güneşten doğru şekilde korunmaya engel olarak cilt kanserlerine karşı riskin artmasına neden olabiliyor. Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Seher Arı, güneşle aramıza mesafe koymamızı engelleyen doğru bildiğimiz yanlışlarımızı anlattı.

Güneşin zararlı ışınlarının hem cilt kanseriyle olan ilişkisi, hem de cilt yaşlanması üzerine olumsuz etkileri çok net biliniyor. Ancak, tatil dönemi gelip güneşle baş başa kaldığımızda, biraz bronzlaşmanın çok da zarar vermeyeceğine kendimizi inandırıyor ya da inandırmak istiyoruz.

Fakat, bugün dünya genelinde oldukça yaygın görülen cilt kanserlerinden korunmanın en temel yolunun güneşin zararlı ultraviyole ışınlarına karşı korunmaktan geçtiği biliniyor. Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr.

Seher Arı, bu nedenle, sadece tatil yaparken değil, parkta yürürken, koşarken ya da piknik yaparken de önlem almak gerektiğine işaret ediyor.

1- Güneş ışınları 10:00 – 14:00 saatleri arasında tehli

Yanlış, çünkü; her ne kadar güneş ışınlarının dik gelmediği öğleden sonra saatlerinde zararlı olmadığı düşünülse de bu doğru değil.

Zira, öğle saatlerinde güneş yanıklarının yüzde 75-80’inden sorumlu olan UVB ışınları yoğunlaşırken, güneş yanıklarının yüzde 20-25 inden sorumlu olan UVA günün her saatinde aynı yoğunlukta geliyor. Bu nedenle günlerin uzun olduğu yaz aylarında deri kanserleri açısından önemli bir risk oluşturuyor.

Dolayısıyla güneş, ışınlarının dik olarak gelmediği saatlerde de teh yaratabileceğinden her iki saatte bir koruyucu krem kullanmayı alışkanlık haline getirmek önem taşıyor.

2 – Koyu tenli olanların korunmaya ihtiyacı yoktur

Yanlış, çünkü; koyu bir tene sahip olan kişilerin cildinde daha fazla melanin pigmentleri bulunuyor. Bu pigmentler güneş ışınlarına karşı bariyer oluşturarak cildi korusa da bu yeterli olmuyor. Dolayısıyla, koyu tenli kişilerin de cilt kanseri ve yaşlanmasına karşı en az 30 faktörlü bir güneş koruyucu kullanmaya dikkat etmeleri gerekiyor.

3 – Yüz korunmalı, kol ve bacaklar bronzlaştırılmalı

Yanlış, çünkü; düşünülenin aksine malign melanom denilen cilt kanserleri kadınlarda yoğun güneş alınan bacak ve özellikle baldır bölgesinde daha sık görülüyor. Bu nedenle daha hassas olan yüzün dışında, güneş gören tüm bölgelerde geniş spektrumlu bir güneş koruyucunun kullanılmasında fayda var.

4 – Gölgede oturmak güneşten korunmak için yeterli

Yanlış, çünkü; direkt güneşin altında kalmadan, gölgede veya büyük bir şemsiye altında oturmak güneş ışınlarını engellemek için yeterli olmadığını söyleyen Dr.

Arı, “Güneş ışınlarının yüzde 80’inin bulutlardan da geçebileceği ve bu nedenle kapalı havalarda bile zararlı olabileceğinin unutulmaması gerekiyor. Çünkü, havuz-deniz suyu veya kum da UV ışınlarını yansıttığı için güneşin olumsuz etkileri devam ediyor.

Bu nedenle yaz aylarında öğle saatlerinde gölgede bile olsa dışarıda bulunmamak gerekiyor” dedi.

5 – Güneşlenme ile sivilceler iyileşir

Yanlış, çünkü: Başlangıçta deri renginin koyulaşmasıyla sivilcenin oluşturduğu kızarıklık maskelendiğinden güneşin sivilceleri iyileştirdiği zannediliyor. Ancak bir çeşit illüzyondan ibaret olan bu durumun tam aksi gerçekleşiyor.

Güneş ışınları deriden su ve nem kaybına neden olduğu için derinin bariyeri bozuluyor ve kuruluk oluşuyor. İlerleyen zamanda cilt bu kuruluğu tolere edebilmek ve deri bariyerini onarabilmek için daha fazla yağ salgılamak zorunda kaldığından yağ bezleri büyüyor.

Bu da sivilcelerde artışa, leke ve iz kalmasına neden oluyor.

6 – Yıl boyu güneş kremi kullanılıyorsa tatilde kullanılmasa da olur

Yanlış, çünkü; yıl boyunca 30 faktör veya üzeri güneş koruyucu ürün kullanmak UV hasarına karşı alınabilecek en etkili önlemlerden birini oluşturuyor. Fakat bu yaklaşımdan bir hafta bile uzak kalmak, tüm yıl gösterilen özenin boşa gitmesine neden olabiliyor.

Çünkü, cilt hücreleri günlük olarak maruz kalınan güneş ışınlarından kendini korumak için gerektiği miktarda melanin üretiyor. Ancak, yaz aylarında aralıklı bile olsa yoğun şekilde güneşe maruz kalındığında, cilt hücreleri alıştıkları oranların dışındaki yoğun UV ışınlarına karşı kendilerini koruyamıyor.

Sonuçta ortaya çıkan DNA hasarı, kırışıklıklarla birlikte malign melanom ve bazal hücreli kanser riskinin de artmasına neden oluyor.

7 – Yüksek koruma faktörlü koruyucularla uzun süre güneşlenilebilir

Yanlış, çünkü: Güneş koruyucular ultraviyole ışınlarının çoğunluğunu yansıtıp dağıtarak cilt tarafından emilmesini engellese de ne yazık ki tamamına engel olamıyor. Dr.

Arı, araştırmalarda güneş koruyucuların yarattığı güvenle uzun süre güneşte kalmanın cilt kanserlerinde artışa neden olduğunun tespit edildiğini belirtiyor. Bu nedenle güneş koruyucuların kanserden korunmada tek ve yeterli seçenek olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Dr.

Arı, “Uzun kollu tişört ve pantolon giymek en iyi güneşten korunma yöntemidir. Beraberinde kulak ve enseyi de örtecek şekilde şapka takmak, güneş gözlüğü kullanmak gerekir. Diğer önemli bir alışkanlık da gölgenizi takip etmektir.

Eğer gölgeniz kendinizden kısa ise güneş ışınları dik geliyor ve zararlı demektir. Bu durumda gölgelik bir yer veya kapalı alanlara geçilmelidir” şeklinde uyardı.

Источник: //www.kozmikbakim.com/guneslenmeyle-ilgili-dogru-bilinen-7-yanlis.html

Egzersizle ilgili doğru bilinen 7 yanlış

Güneşlenmeyle İlgili Doğru Bilinen 7 Yanlış!

Hareketsizliğin kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümleri artırdığının bilimsel olarak 1950’li yılların başında ortaya konulduğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, Spor Hekimi Prof. Dr.

Tolga Aydoğ, “O günden bu yana giderek artan veriler, hareket etmenin sağlığımızı korumada; kalp damar hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet ve osteoporoz gibi hastalıkların tedavisinde önemli bir ilaç olduğunu göstermektedir.

Egzersiz, hareket ve spor olmadan bizim ve özellikle çocuklarımızın, torunlarımızın sağlığının koruması mümkün değil gibi görünmektedir” diyor.

Buna karşın toplumumuzda egzersizle ilgili bazı yanlış inanışların fayda yerine zarara neden olabildiğini ifade eden Prof. Dr. Tolga Aydoğ, egzersizle (düzenli fiziksel aktivite) ilgili doğru bilinen 7 yanlışı şöyle anlatıyor…

Düşük şiddetli egzersizler daha az yararlı

YANLIŞ: Pek çok kişi, yürüme ve bahçe işleri gibi düşük şiddetli egzersizlerin vücut için daha az yararlı olduğunu düşünerek önemsemeyebiliyorlar.

Oysa düşük şiddetli egzersizler – her gün olabildiğince çok bahçe işleriyle ilgilenmek veya haftanın 5 günü yarım saat düzenli ve tempolu yürümek ya da haftanın 3 günü 20’şer dakika koşmak- genel sağlığı koruma da ve bir çok kronik hastalıklarla ilgili riskleri azaltmada ve yaşam süresini uzatmada ideal.

Egzersizde ne kadar yorulursanız o kadar faydalı

YANLIŞ: Antrenman sonrası yorgunluk hissedilmiyorsa egzersizin şiddetinin artırılması gerektiği düşüncesi doğru değil. ‘Ağrı yoksa gelişim yok’ öngörüsü kas iskelet sistemi ve kardiak sorunlara neden olabilecek bir görüş.

Yapılan bilimsel çalışmalar, ağrıyı göz önüne almadan ciddi yüklenmelerin aşırı kullanım yaralanmalarına zemin hazırladığını ve birçok sağlık sorununu artırabildiğini ortaya koyuyor.

Egzersizler ile beklenen sağlık ve fiziksel gelişme elde edilemiyorsa, hekimin onayının olması şartıyla yüklenme şiddeti, süresini ve tipini artırmak, değiştirmek iyi olabilir.

Kilolu kişilerin egzersizle kalplerini zorlaması tavsiye edilmez

YANLIŞ: Kilolu olmak egzersiz yaparken kas iskelet ve kalp sorunu çıkma ihtimalini artırır ancak genel sağlığı uygun olan kişilerde, gerekli sağlık kontrollerinin yapılması şartı ile çok şiddetli egzersizlerin bile yapılması mümkün. Ama kilolu olmanın bir çok ek sağlık sorunu yaratabildiğini de unutmamak gerekir. Öte yandan, egzersiz yapmayan normal kilolu bir kişinin kalp hastalığından ölme riskinin, egzersiz yapan şişman birinden daha çok olduğunu unutmamak gerekir.

Mekik karın yağlarını eritiyor

YANLIŞ: Karın yağlarını eritmek için özel karın egzersizleri yapmak, örneğin mekik çekmek, sanılanın aksine çok etkili olmuyor.

Doğrusu hiçbir egzersiz lokalize yağları eritmek için özel etkiye sahip değil. Ancak vücudumuzda genel yağımızın azalması istenen bölgedeki yağları azaltabilir.

Buna karşın karın bölgesine yapılacak mekik gibi egzersizler, karın kaslarımızın belirgin görünür hale gelmesini sağlayabiliyor.

Yaşın artması ile metabolizma yavaşlar

YANLIŞ: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı; Spor Hekimi Prof. Dr.

Tolga Aydoğ “Bu söylem kısmen doğru ama metabolizmayı yavaşlatan en önemli unsur aslında yaşın artmasına bağlı olarak kişinin fiziksel aktivitesinin ve bunun sonucunda da kas kütlesinin azalmasıdır.

Dolayısı ile yaşı bir kenara koyup hareketliliği, özellikle kuvvet egzersizleri ile kas kuvvetini artırmak; bir taraftan yaşlanmaya karşı durmaya, diğer taraftan metabolizmayı artırmaya olanak sağlar” diyor.

Yağları azaltmak için düşük tempolu egzersiz yapılmalı

YANLIŞ: Yağları azaltmak için egzersiz temposunun düşük tutulması düşüncesi de yanlışlardan birisi.

Düşük tempolu egzersiz yağ, yüksek tempo ise karbonhidrat yakmak konusunda daha etkili gibi görünse de kilo kontrolünde, kilo vermede temel; egzersiz ile ne kadar kalori harcandığıdır.

Çünkü hiçbir egzersiz izole bir enerji kaynağını kullanmaz ve amacınız kilo kontrolü ise şiddetli egzersizlerle, düşük tempolu egzersizlerin kombine edildiği, interval egzersizler en doğrusu.

Egzersiz aç karna yapılmalı

YANLIŞ: Egzersizin zamanlaması kişinin alışkanlıkları ile ilgili bir durum. Egzersiz ne aç ne tok karna değil, yemekten iki-üç saat sonra yapılmalı. Sabah erken spor yapanlar için bu süre azaldığından gıdanın kahvaltıdan sıvıya dönmesi gerekir.

Tok karna egzersiz; kaslarımızda olması gereken kanın; mide-bağırsak gibi iç organlarımıza yönelmesine ve kasların etkin çalışamamasına ve kişinin karın ağrısı hissetmesine neden olabilir. Aç karna yapıldığında ise kişi egzersizi devam ettirecek yeterli kuvveti bulamayabilir.

Hipoglisemi, diyabet gibi hastalığı olanlar bunlara bağlı ciddi sağlık sorunları yaşayabilir.

Hareketsizlik eklem ve kas ağrılarını arttırıyor

Kanal tedavisinde doğru bilinen yanlışlar

Baharda kalp krizi riski artıyor

Источник: //www.yenisafak.com/hayat/egzersizle-ilgili-dogru-bilinen-7-yanlis-3257051

 

Pek çok kişi, yürüme ve bahçe işleri gibi düşük şiddetli egzersizlerin vücut için daha az yararlı olduğunu düşünerek önemsemeyebiliyorlar.

Oysa düşük şiddetli egzersizler – her gün olabildiğince çok bahçe işleriyle ilgilenmek veya haftanın 5 günü yarım saat düzenli ve tempolu yürümek ya da haftanın 3 günü 20’şer dakika koşmak- genel sağlığı koruma da ve birçok kronik hastalıklarla ilgili riskleri azaltmada ve yaşam süresini uzatmada ideal.

Egzersizde ne kadar yorulursanız o kadar faydalı: YANLIŞ!

Antrenman sonrası yorgunluk hissedilmiyorsa egzersizin şiddetinin artırılması gerektiği düşüncesi doğru değil. ‘Ağrı yoksa gelişim yok’ öngörüsü kas iskelet sistemi ve kardiak sorunlara neden olabilecek bir görüş.

Yapılan bilimsel çalışmalar, ağrıyı göz önüne almadan ciddi yüklenmelerin aşırı kullanım yaralanmalarına zemin hazırladığını ve birçok sağlık sorununu artırabildiğini ortaya koyuyor.

Egzersizler ile beklenen sağlık ve fiziksel gelişme elde edilemiyorsa, hekimin onayının olması şartıyla yüklenme şiddeti, süresini ve tipini artırmak, değiştirmek iyi olabilir.

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.