Günlük Tuz Tüketimi 5 Gramı Aşmamalı

Günde 5 gramdan az tuz tüketin

Günlük Tuz Tüketimi 5 Gramı Aşmamalı

Milas Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Dr. Barış Akıncılar, 21-27 Mart tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle bilinçlendirme çalışmaları yapılan “Dünya Tuza Dikkat Haftası” ile ilgili basın açıklaması yaptı. Akıncılar, fazla tuz tüketiminin çeşitli hastalıklara neden olabileceğine değindi.

“GÜNLÜK TUZ TÜKETİM MİKTARI 5 GRAMI AŞMAMALIDIR”

Akıncılar, gizli tuza dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak: “Aşın tuz (sodyum) tüketimi; kardiyovaskiiler hastalıklar, böbrek hastalıkları, hipertansiyon, inme, osteoporoz ve bazı kanser türlerinin oluşmasına neden olabilmektedir. Günlük tuz tüketimi 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya silme tatlı kaşığı) aşmamalıdır. Tüketilen tuz iyotlu olmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü; yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları başta olmak üzere şişmanlık, şeker hastalığı ve bazı kanser türlerinden korunmak ve kemik sağlığını korumak amacıyla tüketilmesi gereken tuz miktarını günde 5 gram (bir tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) olarak önermektedir. Bu miktar ise yemeklere tuz eklenmeden doğal olarak günlük tüketilen yiyecek ve içeceklerle sağlanmaktadır. Sofra tuzunun yaklaşık %40‘ı sodyumdur. Toplam 5 gr tuz yaklaşık 2 bin mg sodyum içermektedir” dedi.

“TUZA DİKKAT HAFTASI”

Aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesi gerektiğine değinen Akıncılar: “Bakanlığımız tarafından Kasım 2011 yılından beri ‘Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı”’ yürütülmektedir.

Söz konusu program kapsamında fazla tuz tüketiminin sağlık üzerine olumsuz etkilerine yönelik kamuda farkındalık oluşturulması ve bilgilendirme yapılması, aşırı tuz tüketiminin azaltılması amacıyla dünyada olduğu gibi ülkemizde de “Tuza Dikkat Haftası” etkinlikleri yapılmaktadır.

Her yıl belirlenen farklı bir tarihte gerçekleştirilen “Dünya Tuza Dikkat Haftası” bu yıl 21-27 Mart 2016 tarihleri arasında olacaktır” diye konuştu.

Yapılan bilinçlendirmeyle tuz tüketimine karşı farkındalığın biraz daha arttığını belirten Akıncılar: “Bu yıl tema olarak; daha önceki yıllara göre toplumda aşırı tuzun sağlığa etkileri konusunda farkındalığın biraz daha arttığı, farklı sektörlerde işbirliklerinin gerçekleştiği, yine de tükettiğimiz tuzun fazla olduğu vurgulanmış, özellikle farkında olmadan gıdalarla aldığımız gizli tuza dikkat etmemiz gerektiği belirtilmiş ve daha az tuzlu olan gıdaları tercih etmemiz önerilmiştir. 2012’ de Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneğince 4 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya) 657 kişide gerçekleştirilen “Türkiye’de Tuz Tüketimi Çalışmasında (SALTurk ) 55 kişi başı günlük tuz tüketiminin biraz azalmakla beraber halen sağlığı olumsuz etkileyebilecek düzeyde olduğu saptanmıştır (15 g/gün). Söz konusu çalışmada günlük tuz tüketiminin yüzde 55.5’ inin yemek tuzundan, yüzde 31.9’ unun ekmek tuzundan, yüzde 12.6’ sının sofra tuzundan geldiği belirlenmiş, yemek tuzunun ise; yüzde 42.62’ sinin eklenen tuz, yüzde 10. 75’i işlenmiş tuz, yüzde 2.15’ i doğal olarak gelen tuz olduğu saptanmıştır.”

Akıncılar, sofradan tuzluğun kaldırılması gerektiğine dikkat çekerek: “Sonuç olarak dünyada birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de tuz tüketimi hala fazladır, Bölgelere göre farklılık görülmekle birlikte günlük tüketim genel olarak önerilenin 2.5-3.5 katı kadardır. Günlük tuz tüketimi 5 gramdan az olmalıdır. Daha az tuz tüketiminin sağlanması için Sağlık Bakanlığı Türkiye Beslenme Rehberinde aşağıdaki önerilere yer vermiştir.

Bu öneriler; tuz tüketimi azaltılmalıdır. Günlük olarak 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya silme tatlı kaşığı) geçmemeli ve iyotlu tuz kullanılmalıdır.

Besin sanayisinde kullanılan ve genellikle ambalajlı besinlerin besin etiketinde yer alan mono sodyum glutamat, sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. tüm sodyumlu bileşiklerin tüketimine dikkat edilmelidir. Çünkü bunlar besinin tuz/sodyum içeriğini artırmaktadır.

Yemek hazırlama, pişirme ve tüketim sırasında ilave edilen tuz miktarı azaltılmalıdır. Hatta besinlerin bileşiminde sodyum bulunması nedeniyle hazırlama ve pişirme sırasında mümkünse tuz eklenmemelidir. Sofrada yemeklere tuz ilavesi yapılmamalı ve sofradan tuzluk kaldırılmalıdır.

Hazır soslar (soya sosu, ketçap sos, barbekü sos, tartar sos, salsa sos, hardal, makarna sosu gibi), atıştırmalık ürünler (cips, tahıl bazlı bar, meyve bazlı bar, ekstrüde ürünler, patlamış mısır gibi), tuzlanmış kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz, badem, leblebi, kavurga, kabak ve ayçiçeği çekirdeği, her türlü çekirdek içi vb.

), turşu ve salamura (siyah ve yeşil zeytin, sebze turşuları), balık konserveleri, tuzlanmış, tütsülenmiş ve/veya salamura edilmiş et ve balık ürünleri ile aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan mineralli içecekler yüksek miktarda tuz içermeleri nedeniyle az tüketilmelidir.

SATIN ALINMIŞ GIDALARA DA DİKKAT

Geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, kurut, yaprak salamurası vb. yiyeceklerin tuz içeriği fazladır. Bu nedenle daha az tüketilmeli ve hazırlarken yüksek miktarda tuz kullanımından kaçınılmalıdır. Salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir.

Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisi mutlaka okunmalı, tuzsuz ya da tuzu azaltılmış ürünler tercih edilmelidir. Ambalajlı tüketime sunulan gıdaların içeriği etiket bilgisinden okunmalı ve benzer gıdalarda tuz ve tuz yerine geçen maddelerin miktarları daha düşük olanlar tercih edilmelidir.

Ev dışı beslenmede yemeklerin ve besinlerin içindeki tuz miktarı öğrenilerek mümkünse az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması istenmelidir.

TUZ YERİNE KULLANILACAK LEZZET ARTTIRICILAR

Tuz yerine doğal lezzet arttırıcılar (soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke, biber vb.) kullanılmalıdır. Tuz tüketiminin azaltılması konusunda bir süre ısrarlı davranıldığında, kişinin tuzu azaltılmış beslenme biçimine alışabileceği unutulmamalıdır” diyerek önerilerde tuz tüketimiyle ilgili dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: //www.ensonhaber.com/gunde-5-gramdan-az-tuz-tuketin-2016-03-23.html

Aşırı Tuz Tüketiminin Sağlığınıza Zararları

Günlük Tuz Tüketimi 5 Gramı Aşmamalı

Haber güncelleme tarihi 14.06.2019 12:01

Fazla Tuz Tüketmenin Sağlığa Zararları

Tuzun zararları az ya da fazla kullanıma göre değişiklik göstermektedir. Tuzun az kullanımı tansiyon düşüklüğüne, baş dönmesine, bayılmaya yol açmaktadır.

Fakat tuzun fazla kullanımı daha fazla zarar vermektedir. Tuzun fazla kullanımı yüksek tansiyona ve yüksek tansiyonun yol açtığı kalp ve damar hastalıklarına neden olmaktadır.

Şişmanlığa, obeziteye neden olmaktadır. 

1. Aşırı Susuzluk Hissi Yaratır

Tuzun içeriğindeki sodyum vücudun sıvı seviyesini dengeler. Çok tuz tükettiğinizde organlarınızın düzgün çalışması için daha fazla suya ihtiyacı olacaktır. Bu yüzden fazla tuz tüketen insanlar aşırı susuzluk yaşar.

2. İdrar Yollarında Problemlere Sebep Olur

Vücudunuzun sodyum seviyelerinin artışı idrarda değişikliklere sebep olur. Çok tuz tükettiğinizde böbrekleriniz bu tuzu vücuttan atabilmek için zorlanır. Bu da daha sık idrara çıkma ve idrarın şeffaf olmasına sebep olan böbrek hastalıklarına neden olabilir. 

3. Hafıza Sorunlarına Yol Açar

Fazla tuz tüketimi sonrası oluşan yüksek tansiyon beyne giden atardamarlara zarar verebilir. Bunun sonucu hafıza problemleri yaşayabilir, daha zor konsantre olabilir ve düşüncelerinizin yavaşladığını fark etmeye başlayabilirisiniz. 

4. Kramplara Sebep Olur

Tuzun içeriğindeki sodyum kas çekilmelerinden sorumludur. Eğer vücuda fazla tuz tüketimiyle fazla sodyum girerse kaslarınızda gerginlik, acı ve kramplar hissedebilirsiniz.

5. Baş Ağrılarına Sebep Olur

Fazla tuz tüketimi kan basıncının artmasına sebep olur. Bunun sonucu uzun süreli ve sıkbaş ağrıları yaşayabilirsiniz.

6. Kemik Ağrılarına Neden Olur

Fazla tuz tükettiğinizde böbrekleriniz tamamını vücuttan atmakta zorlanır. Vücudunuzda biriken tuz kalsiyum kaybına sebep olur. Bu yüzden zayıf kemikler, diş problemleri hatta kemik erimesi yaşayabilirsiniz.

7. Konsantrasyon Problemleri Yaşatabilir

Fazla tuz tüketimiyle ortaya çıkan yüksek tansiyon beyninize giden arterlere zarar verebilir.

Bunun sonucu bilişsel sorunlar yaşayabilir, gün içinde işlerinize konsantrasyon olmakta zorluk çekebilirsiniz.

Aynı zamanda dehidrasyon da hafızanın zayıflamasına, kişinin kendini yorgun hissetmesine ve tepki verme süresinin uzamasına yol açabilir.

Daha Az Tuz Tüketmek İçin Alınması Gereken Önlemler

  • Hazır ve paket ürünler kullanılmaması. 
  • İşlenmiş etleri daha az kullanmamız. 
  • Tuzlu yemeklerin daha az yapılması. 
  • Fındık, badem, ceviz, semizotu gibi türlerin yemeklerde kullanılması. 
  • Hazır yufkaların kullanılmaması.
  • Galeta, patlamış mısır, hazır çorbalar fazla tuz içermektedir bunların kullanımının azalması. 
  • Meyve ve sebze tüketiminin arttırılması.
  • Yemeklerin taze otlar veya kuru otlar ile tatlandırılması tuzun zararlarına karşı alınabilecek önlemler arasındadır.

Günlük Tuz İhtiyacımız 5 Gram

Birçoğumuz tuzu soframızdan eksik etmiyor hatta yemeklerimizin tadına bile bakmadan tuz kullanıyoruz. Elbette insan vücudu tuza gereksinim duyuyor. Ancak vücudumuzun ihtiyaç duyduğu günlük tuz miktarı5 gramı aşmamalı. Uzmanlar bu miktarı geçen tuz tüketiminin insan sağlığına zararlı olduğunu belirtiyor.

Kalp Rahatsızlıkları ve Havale Riski

Uzmanlar yediğimiz sebzelerin içerisinde günlük ihtiyacımızı karşılayacak oranda tuz bulunduğuna dikkat çekerek, ilave tuz alımının kalp rahatsızlıkları, havale (beyin kanaması) tehsini arttırdığını söylüyor.

Ayrıca satın aldığımız beyaz ekmek, pastırma, kraker gibi besinlerde de tuz bulunduğunu dile getiren uzmanlar, perakende gıdalarda tuz miktarının daha fazla olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.

Aşırı tuzlu yediğinizde bunun etkisini bol sıvı tüketerek kırabilirsiniz.

Önerilen İçerik;
►Tuz Çeşitleri ve Özellikleri

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Neoldu.com / Sosyal Fayda

Источник: //www.neoldu.com/asiri-tuz-tuketiminin-sagliginiza-zararlari-2424h.htm

Günde ne kadar tuz tüketmeliyiz?

Günlük Tuz Tüketimi 5 Gramı Aşmamalı

Onsuz hiçbir yemeği yiyemiyor, onsuz sofraya oturamıyor, onsuz hiçbir şeyden tat alamıyor musunuz? Sofrada en yakın ‘arkadaşınız’ olduğunu düşünüyorsunuz.

Yemeklerinize lezzet kattığını düşündüğünüz tuzun ne kadar tehli olabileceğini de hiç düşündünüz mü? Sodyum ve klor elementlerinden oluşan tuza belirli ölçülerde ihtiyaç duyarız.

Ancak yapılan pek çok araştırma, fazla tuz tüketiminin en az sigara kadar zararlı olduğunu gösteriyor. İşte tuz ve soydum tüketilmesiyle ilgili bilinmesi gerekenler…


12 gram fazla tuz tüketiyoruz!

İnsan vücudunun günlük tuz ihtiyacı 6 gramdır. 2008 yılında yapılan bir araştırmaya göre ise Türkiye’de günlük tuz tüketim miktarı 18 gram olarak belirlendi.

Bu nedenle de 2011 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından işlem görmüş çeşitli gıdalarda tuz içeriklerinin azaltılması talimatı verilirken, tüketicilerin eğitimi, gıda etiket bilgilerinin güncellenmesi, düşük sodyumlu gıdalara erişim kolaylığı sağlanması gibi konularda çeşitli çalışmalar yapıldı.


Tuzu 1 gram azaltırsanız…

Sodyum her ne kadar vücudumuzun ihtiyacı olsa da gereğinden fazla tüketildiğinde çeşitli sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor. Yapılan çeşitli araştırmalarda, günlük yiyeceklerden kalorisi olmayan tuzu bir gram kadar azaltmanın; yüzde 5 felçten, yüzde 3 kalp krizinden korunmak anlamına geldiği belirtiliyor.


Fazla tuz hangi hastalıklara neden oluyor?

Tuz tüketiminiz maalesef sadece yemeklere eklediğiniz ya da tuzluktan döktüğünüzle sınırlı değil. Tükettiğiniz gıdaların da tuzlu olduğunu unutmayın.

İşlenmiş et ve şarküteri ürünleri, soya sosu, sebze konserveleri, tuzlu salata sosları ve tuzlu krakerlerin aşırı tüketimi; mideyi tahriş edici unsur olarak mide kanserini tetikliyor. Tuzlu beslenme, böbrek hastalığı olmayan kişilerde albüminüriyi ve böbrek hastalığı olanlarda ise hem albümin hem de proteinin idrar ile atımını artırıyor.

Yani tuzlu yeme alışkanlığı olan kişilerin böbreklerinde akut veya kronik bir hastalığa geçiş riski çok yüksektir. Tuzlu yiyecek tüketimi, idrar kalsiyumu atımının da en önemli belirleyicisidir. Tuz alımı arttığında uyarı mekanizmaları harekete geçerek bağırsaklarda kalsiyumun emilimi artıyor.

Kemiklerden kalsiyumun çekilmesine ve osteoporoza (kemik erimesi) neden oluyor. Aşırı tuz tüketimi şekerin hücre içine taşınmasında da engel oluşturuyor ve yağ olarak depolanmasını tetikliyor. Obezite ve insülin direnci gibi rahatsızlıkları da tetikliyor.

Günde 1 tatlı kaşığı tuz yeterli
Tuz tüketirken ne kadar sodyum aldığınız da önemli. Zira tuz ile sodyum karıştırılmamalıdır.

Çoğu zaman her ikisi de birbirinin yerine kullanılsa da aslında sodyum klorür adını verdiğimiz tuzun sadece yüzde 40’ı sodyumdan oluşuyor. Yani 1 gr tuzda yaklaşık 400 mg kadar sodyum vardır.

Günlük sodyum ihtiyacının 1500-2400 mg olmasından hareketle günlük 6 gr yani; 1 tatlı kaşığı tuz, ihtiyacı karşılamaya yetecektir.

Bu gıdalara dikkat!
Sodyumun kaynağı sadece tuz olarak düşünülmemeli ve besinlerin de belirli miktarlarda sodyum kaynağı olduğu unutulmamalıdır. Özellikle;

  • Konserve gıdalar
  • Kuru meyveler
  • Salça, ketçap, hardal, soya sosu, hazır salata sosları
  • Bulyonlar
  • Peynir, ekmek, zeytin
  • Soda
  • Tütsülenmiş yiyecekler, yüksek miktarda sodyum içerir.

Bazı besinlerdeki tuz ve sodyum miktarı şöyledir:

BESİN (100 gr)TUZ (mg.)SODYUM (mg.)
Beyaz ekmek85833
Tam buğday ekmeği10040
Çavdar ekmeği664265
Kepekli ekmek1112445
Dana eti12349
Kuzu eti18072
Tavuk eti19982
Hindi eti17972
Balık eti29959
Pastırma62012480
Sucuk25481019
İnek peyniri1118447
Keçi peyniri35751430
Koyun peyniri2452481
Yumurta12048
Kuru baklagiller208
Süt5020
Yoğurt5120
Zeytin34751390
Taze fasulye1118447
Enginar1088455
Bamya1124450
Müsli (meyveli)258103
Tam tahıllı gevrek (meyveli)908363

Günlük tuz tüketiminizi nasıl hesaplarsınız?

KAHVALTI 1 dilim beyaz peynir= 600 mg tuz 5 adet siyah zeytin= 1400 mg tuz 1 adet yumurta= 24 mg tuz

2 ince dilim çavdar ekmeği= 132 mg tuz

 
ÖĞLE YEMEĞİ
1 kase mercimek çorbası=1330 mg tuz 150 gr kırmızı et= 75 mg tuz 1 bardak ayran= 10 mg tuz

1 ince dilim kepek ekmeği= 445 mg tuz

ARA ÖĞÜN 10 adet kavrulmuş badem= 211 mg tuz

4 adet kuru kayısı= 65 mg tuz


AKŞAM YEMEĞİ
1 kase domates çorbası= 810 mg tuz 8 yemek kaşığı taze fasulye= 44 mg tuz

1 kase yoğurt= 20 mg tuz


ARA ÖĞÜN

2 porsiyon taze meyve= 2,5 mg tuz


TOPLAM: 5 GRAM TUZ (Ek bir tuz ilavesi olmadan günlük ortalama 1500 kalorilik bir programın içerdiği tuz miktarıdır).

Etiketleri mutlaka okuyun!
Ürünlerin üzerindeki etiketler şu anlamlara geliyor:

  • Sodyumsuz: Ürünün bir porsiyonundaki miktarı 5 mg az sodyum içerir.
  • Çok düşük sodyumlu: Ürünün bir porsiyonunda 35 mg veya daha az sodyum içerir.
  • Düşük sodyumlu: Ürünün bir porsiyonunda 140 mg veya daha az sodyum içerir (2,5 katı tuz hesabı* yapılırsa üründe 350 mg tuz olduğu düşünülebilir).
  • Sodyumu azaltılmış: Üründeki sodyumu normale göre en az yüzde 25 oranında azaltılmıştır.

*Ürün üzerinde bulunan sodyum miktarını 2,5 ile çarparak tuz miktarını hesaplayabilirsiniz.

Tuzunuz iyotlu olsun

Günlük 6 gram tüketilmesi gereken tuzu alırken dikkat edilmesi gereken bir nokta iyottur. Tuz kullanırken iyotlu tuzu tercih edin. İyot, vücutta tiroit hormonu olan tiroksinin yapısında bulunuyor ve tiroksin hormonu vücudun enerji harcama hızını etkiliyor.

Erişkin bir bireyin günlük 150 mikrogram kadar iyot alması gerekiyor. Hamile ve emziren kadınlarda ise bu miktar 200 mikrogramdır. İyot bakımından zengin kaynaklar; sebzeler, meyveler, yumurta ve deniz ürünleridir.

Bir rahatsızlığını yoksa haftada 2 kez balık, 4 kez yumurta, her gün 2 dilim kadar peynir tüketebilirsiniz. Tuz tercihiniz de iyotlu olmalı. İyot yetersizliğinde endemik guatr, boy kısalığı, cücelik, zeka geriliği gibi sağlık sorunları görülebiliyor. Türkiye’de tuzların iyotlu olması zorunlu hale gelmiştir.

1 g sofra tuzunda 70 mikrogram iyot bulunuyor. Tuzun iyot etkisinin kaybolmaması için tuzu yemeklere ilave ederken ya tencere ocaktan alınmadan hemen önce ya da servis edildikten sonra koyun. Nodüler guatr, hipotiroidi veya hipertiroidi gibi rahatsızlıkları bulunan bireyler iyotsuz tuz kullanmalıdır.

Nodüler guatrı olan kişilerde iyotlu tuz tüketimi tiroidin aşırı çalışmasına ve gün içerisinde kişide terleme, titreme, heyecan, sinirlilik, saç dökülmesi gibi problemlere neden olabiliyor.

Video: Tuz tüketiminin kalp sağlığı açısından önemi

İlginizi çekebilir

Tuz, yüksek tansiyonu nasıl etkiler?

Fazla tuzdan nasıl uzak durursunuz?

İyot eksikliğine neden olan 5 sorun

Menopozda kemik kaybı önlenebilir mi?

Paylaş

Источник: //www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/gunde-ne-kadar-tuz-tuketmeliyiz

Günlük ne kadar tuz tüketmeliyiz

Günlük Tuz Tüketimi 5 Gramı Aşmamalı

Uzmanlar günlük bir silme çay kaşığı Tuz tüketmenin yeterli olacağını belirtiliyor. Tükettiğimiz besinlerin lezzetini arttırmak için soframızdan eksik etmediğimiz tuzun birçok zararı bulunuyor.

Fazla tuz tüketimi inme, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi hayatı tehdit eden hastalıkların riskini yükseltiyor.

Bu risklerin yanı sıra bir yandan da obeziteye, mide kanserine ve böbrek taşına eğilimi artırıyor.

Günlük ne kadar tuz alınmalı

Hayatımızı tehdit eden bu hastalıklardan korunmamız için günlük tuz tüketimimizi 5 gram yani bir silme çay kaşığı tuz ile sınırlandırmamız gerekiyor. Hayatımızı aslında elektriksel bir aktiviteye borçluyuz.

Yaşamın devam etmesi için hücre dışında sodyumun, hücre içinde de potasyumun yüksek miktarda bulunması çok önemli. Hücre dışı temel elektrolit olan sodyumun ana kaynağını da Sodyum klorür, bir başka deyişle tuz oluşturuyor.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, hayatımızı sürdürebilmek için günde ortalama 5 gram tuz almamız yeterli geliyor. Ancak ülkemizde günlük ideal tuz tüketiminden 2,5-3 kat fazla tuz tüketiliyor.

Tuz tüketimi azaltıldığında yüksek tansiyon ve buna bağlı inme, kalp krizi ile kalp yetmezliği başta olmak üzere birçok hastalıktan büyük oranda korunmak mümkün. Bu nedenle günlük tuz tüketiminin bir silme çay kaşığı ile sınırlandırılması çok önemli.

Tuz tüketimini azalttığımızda korunabileceğimiz hastalıklar

1. Yüksek tansiyon

Her 100 kişiden 35'inde görülen hipertansiyon dünyadaki ölüm nedenleri arasında birinci, sakatlık nedenleri arasında da ikinci sırada yer alıyor. Kalp, beyin, böbrekler, büyük atardamarlar ile gözler hipertansiyondan en çok zarar gören organlar. Yüksek tansiyon bu organları etkileyerek kalıcı sakatlıklara ve ölümlere neden olabiliyor.

Öyle ki hipertansiyon inmelerin yüzde 62'sinden, koroner damar hastalıklarının yüzde 49'undan, kardiyovasküler hastalıkların yüzde 80'inden, böbrek hastalıklarının da yüzde 40'ından sorumlu tutuluyor.

Kan basıncı 115/75 mmHg üzerine çıkınca, risk başlıyor.

Tuz alımı ile kan basıncı arasındaki ilişkiyi gösteren ilk büyük ölçekli çalışma olan INTERSALT araştırmasına göre; diyette günlük 6 gramlık tuz artışı büyük tansiyonu ( sistolik) 9 mmHg yükseltiyor.

2. İnme
İnme, merkezi sinir sistemini besleyen damarların tıkanıklık ya da kanamalarının yol açtığı ve ani gelişen nörolojik bir bozukluk. İnme oluştuktan sonraki 5 yıl içinde yüzde 45-61 oranında ölüm, yüzde 25-37 oranında da yeni bir inme gelişiyor.

Ölümle sonuçlanmayan durumlarda hastaların yaklaşık yüzde 31'i günlük hayatlarını yardımla sürdürüyor, yüzde 20'si yardımsız yürüyemiyor, yüzde 16'sı da bakımevine yatırılıyor. Günlük tuz alımı 6 gram azaltıldığında inme riski yüzde 24 oranında azaltılıyor.

3. Böbrek yetmezliği
Toplumda yüzde 17 oranında görülen kronik böbrek hastalığı dünya üzerindeki en önemli sağlık sorunlarından biri.

Sıklığı giderek artan diyabet, böbrek yetmezliğinin nedenleri arasında ilk sırayı alırken, ikinci sırada da hipertansiyon geliyor. Tuz tüketimi doğrudan olmasa da hipertansiyona yol açıp böbrek sağlığını bozar. Örneğin böbrek taşlarına olan eğilim artıyor.

Özellikle orta-ileri evre böbrek yetmezliklerinde seyri yavaşlatmak için diyette tuz kısıtlaması şart.

4. Sindirim sistemi hastalıkları
Dünya Uluslararası Kanser Araştırma Fonu'nun 2016 verilerine göre, Uzak Doğu'da tuzla işlenmiş balık ve diğer gıdaları tüketenlerde mide kanseri görülme riskinin, bu besinleri tüketmeyenlere göre yüzde 15 daha fazla olduğu saptanmış.

5. Obezite
Obezite vücut kitle indeksinin 30 kg/m2 'den daha fazla olması olarak tanımlanıyor. Tuz doğrudan obezite nedeni değildir, ancak, bizi susatır. Özellikle susayan çocukların Su içmek yerine şekerli içecekleri tercih etmeleri obezite riskini çok artırıyor.

Şekerli içecekler tuz barındırmamakla birlikte, tuzun dolaylı susatıcı etkisi nedeniyle, özellikle çocuklar tarafından ilk sırada tercih edilen sıvı olma özelliği taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz alımının 10 gramdan 5 grama düşürülmesiyle günlük su ihtiyacının 350 ml azalacağını ifade ediyor.

Günde her 1 gram tuz azaltılması da 27 ml daha az şekerli içecek tüketmemizi sağlıyor.

6. Astım
Fazla tuz tüketiminin akciğerlerdeki mikrodolaşımı bozarak, astımın ağırlaşmasına neden olduğu düşünülüyor. 2010 yılında yapılan bir çalışmada düşük tuz diyeti (3.

75 gr/gün) alan Astım hastalarının, yüksek tuz diyetindeki (10 gr/gün) hastalara oranla astım ilaçlarına daha az ihtiyaç duydukları ve bu hastaların solunum fonksiyon testlerinde belirgin düzelme olduğu belirlendi.

7. Ödem
Her sodyum molekülü vücutta en az 4 su molekülünü bağlıyor. Yani, tuz her zaman suya bağlı olarak dolaşıyor. Vücutta, sodyumun bulunduğu her alanda su da var.

Ne kadar çok sodyum, o kadar çok ödem diyebiliriz. Tuz damar içindeki basıncı bu yolla artırdığı gibi ödeme de neden olabiliyor. Ödem, özellikle akciğerlerde olduğunda hayatı tehdit ediyor.

Ödemli hastalıkların tedavisinde ilk sırayı tuz kısıtlaması alıyor.

8. Sıvı kaybı ve elektrolit dengesizlikleri

Vücutta ishal, yanık, kusma ile kanama gibi nedenlerle su kaybı olduğunda vücutta göreceli olarak tuz miktarı artabiliyor. Bu duruma “hipernatremi” deniyor. Vücutta göreceli olarak tuz miktarının artması, özellikle beyin hücrelerinden sıvı çekerek, beyin hücrelerinin büzüşmesine yol açıyor.

Dolasıyla bu tür durumlarda su ihtiyacı hesaplanarak, eksik suyun tamamlanması gerekiyor. Bunun tam tersi de, vücutta suyun tuza göre daha fazla bulunması. Bu duruma da “hiponatremi” deniyor.

En çok kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ile karaciğer yetmezliği olan kişilerde görülen hiponatremi de bilinç bozukluklarına ve mizaç değişimlerine yol açabiliyor.

Tuzu azaltmak için neler yapılabilir

Tuzu azaltmak zor mu? Hayır. Damağımız tuzun tadına alışmışken besinleri daha az tuzlu tüketmek aslında sanılanın aksine çok da zor değil. Dilimizde, tuzu algılayan “reseptörler” mevcut. Yaklaşık yüzde 20 oranındaki tuz kısıtlaması, bu reseptörlerce algılanmıyor.

Tuzu, yemeği baharatlarla tatlandırmak sofraya tuzluk koymamak gibi yöntemlerle azalttığımızda, ağızdaki tuz reseptörleri yeniden aktive oluyor ve çok düşük tuz yoğunlaşmalarını bile algılıyor.

Yaklaşık 2 Ay süren alışma sürecinde kendimizi biraz zorladığımızda bize az tuzlu gelen yemekler artık normal bir tada dönüşüyor.

Prof. Dr. Tevfik RıfkıAcıbadem Maslak Hastanesi

Nefroloji Uzmanı

Источник: //www.diyadinnet.com/kadin-1788-gunluk-ne-kadar-tuz-tuketmeliyiz

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.