Hamilelikle Beraber Ortaya Çıkan Kalp Hastalıklarına Dikkat

Bebeğinizi Beklerken Kalp Sağlığınızı İhmal Etmeyin — Hamileyim.net

Hamilelikle Beraber Ortaya Çıkan Kalp Hastalıklarına Dikkat

Sağlıklı bir yaşam için kalp hastalıklarından korunmak büyük öneme sahiptir.

Sağlıklı bir yaşam için kalp hastalıklarından korunmak büyük öneme sahiptir. Ancak hamilelik döneminde hem anne hem de bebeğin sağlığı söz konusu olduğu için alınacak önlemler 2 katına çıkarılmalıdır.

Kalp hastası olan anne adaylarının yanı sıra herhangi bir şikayeti olmayan gebelerin de kalp kontrollerini aksatmaması hayati önem taşımaktadır. Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr.

Özlem Batukan Esen, hamilelik döneminde kalp sağlığını korumanın yolları hakkında bilgi verdi.

Kalp hastası olanlar doktor kontrolünde hamile kalmalı

Hamilelikte kalp sağlığı iki şekilde ele alınmalıdır. Birincisi daha önceden kalp hastalığı olduğunu bilenler ikincisi ise ailesinde kalp hastalığı ve şeker yatkınlığı olan kilolu anne adaylarıdır. Öncesinde kalp hastalığı olanlar kendi kalp takiplerini yaparak, doktorlarına danışıp gebe kalmalı ve düzenli kontrollerini aksatmamalıdır.

Ailenizde kalp krizi öyküsü varsa dikkat!

Sağlıklı bir anne adayının gebelik süresince yapması gereken en önemli şey ailesi ile olan riskleri bilmesidir. Ailesinde genç yaşta kalp krizi nedeniyle ölüm, yüksek tansiyon, böbrek hastalığı varsa gebelik öncesi ya da sonrasında kalp muayenesinden geçmelidir.

Gebelikte gelişen yüksek tansiyon kalıcı olabilir

Gebelikteki gelişen en önemli risk yüksek tansiyondur. Gebeler, 14/9 üzerinin yüksek tansiyon olduğunu bilmelidir. Öncesinde yüksek tansiyonu olup gebelikte devam edenler olduğu gibi, hiç yüksek tansiyonu olmayıp gebeliğin 20. haftasında bu sorunla karşılaşanlar da olmaktadır.

Buna ek olarak böbrekten protein kaybı varsa bebek ve anne için risk başlar. Dolayısıyla gebelikte yüksek tansiyon takibi çok önemlidir. Gebelik yüksek tansiyonunun bir kısmı gebelik sonrası kalıcı olarak devam eder, bir kısmı da doğumdan 4 ya da 6 hafta sonra normale döner.

Bir anne adayı ayaklarda, ellerde şişlik varsa, baş ağrısı, görmede bulanıklık ve hafızada değişiklikler söz konuysa gebelik tansiyonundan şüphelenmelidir.

Ritim bozukluğu ihmal edilmemeli

Gebelikte en önemli kalp sağlığı sorunlardan bir diğeri ritim bozukluklarıdır. Ritim bozukluğu olanlar ya da hiç olmayan ve gebelikle birlikte ortaya çıkanlar olabilir. Bunlar geçici olabildiği gibi hayati öneme sahip olanları da vardır.

Tedavisi teşhise göre değişecektir. Genellikle kalpte ritim bozukluğu varsa tedavisi ikinci trimester sonrasında verilebilmektedir. Yüksek tansiyon için de tedavi programı aynı şekilde uygulanmaktadır.

Güvenli ilaçlardır ve bebek sağlığına herhangi bir zararı dokunmaz.

Kadınların çoğu kalp kapak hastası olduğunu bilmiyor

Doğuştan olmayan ama romatizmayla birlikte gelişen kalp kapak hastalıkları vardır. Kalp muayenesinden geçmeyen çoğu kadının bu hastalıktan haberi yoktur. Kalbinde delik olup, bundan gebelikle birlikte haberdar olan kadınlar da toplumda görülmektedir. Her gebe değil ama nefes darlığı ve çarpıntısı olan anne adaylarının bir kalp doktoruna muhakkak görünmeleri gerekmektedir.

Hormonal değişiklikle sağlık sorunları su yüzüne çıkıyor

Gebelik sırasında damar sertliği de hızlanmaktadır. Doğum ya da gebelik sırasında hayati kabul edilen ana atar damar yırtılmaları söz konusu olabilmektedir.

Ailevi kolesterol yüksekliği ve damar sertliği olanlar, sigara içenler, 40 yaş sonrası gebe kalanlar, tüp bebek gebeliği ve kilolu olan anne adayları kalp doktoruna gitmelidir.

Gebelikte hormonal düzendeki değişiklikle beraber kolesterol yükselir, kanın akışkanlığı yavaşlar ve damarlarda var olan problemler daha aşikar hale gelir.

Yüksek riskli gebeliği olanların bilinç düzeyi artırılmalı

Kalp hastalı olan gebeler hafif, orta ve yüksek olmak üzere 3 risk grubuna ayrılmaktadır. Hafif riskli gebeliklerde takibe en başta başlanır ve 6. ayda bir kontrol daha yapılır. Orta riskli gebelikler yakın takip gerektirmekle birlikte normal doğuma izin verilmektedir. Yüksek riskli gebeliklerde ise anne ve bebek ölüm riskinin yüksek olduğu aileye anlatılmalıdır.

Bilinç düzeyi artırılmalı ve tahliye ihtimali belirtilmelidir. Yüksek riskli gebelik grubuna kalbinde delik var ancak tamir olmamış, kanında oksijen az olan anne adayları girmektedir. Buna bir de gebeliğin yükü gelince sağlık sorunları daha da artmaktadır. Yüksek riskli gebelerin doğum yapacağı yerlerin de tam donanımlı, yoğun bakımı olan merkezler olması çok önemlidir.

Hamile kalınca doktora danışmadan kalp ilaçlarını bırakmayın

Gebelikte anne adayları ilaçlara karşı ön yargılı olabilmektedir. Yüksek risk grubundaki anne adaylarının hamile kalmadan önce doktoruyla görüşmesi ve bazı ilaçları bırakması gerekebilir.

Bu ilaçları kullanmaya devam eden gebelerde düşük ya da doğumsal anomaliler görülebilir. Bazı kadınlar da kendi kendine karar alıp, ilacı bırakmaktadır.

Bu da anne sağlığı açısından felç başta olmak üzere ciddi risk taşımaktadır.

Источник: https://hamileyim.net/hamileler-icin-kalp-sagligi/

Sessiz Kalp Hastalıklarına Dikkat!

Hamilelikle Beraber Ortaya Çıkan Kalp Hastalıklarına Dikkat

Göğüs ağrısı, sol kolda, sol omuzda, sırtta ve göğüste hissedilen baskı ile içten yanma tarzındaki ağrılar, çarpıntı, ani başlayan nefes darlığı ve aşırı terleme… Tüm bu şikayetler, kalp krizinin en belirgin belirtileri arasında yer alıyor.

Ancak bazı kişiler bu belirtiler olmaksızın da kalp krizi geçirebiliyor. Bu nedenle düzenli kalp kontrollerinin ihmal edilmemesi gerekiyor.

Memorial Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü uzmanları, sessiz kalp hastalığı ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Kalp krizi geçirdiğini bilmeden yaşayanlar da var

Yaşamın devamlılığında en önemli organlardan biri olan kalp, vücuda kan pompaladığı sürece hayat devam etmektedir. Ancak kalpte bazen sıkıntılar olabilir ve bunun sonucu vücutta bazı şikayetler meydana gelir.

Göğüste, sol kolda ağrı ve baskı, çarpıntı en sık görülen şikayetlerken; bazen bunların hiçbiri olmaksızın yorgunluk, uykusuzluk gibi müphem belirtilerle de kalp krizi gelebilir.

Sessiz kalp krizi olarak tanımlanan bu tabloda, en riskli grubu; diyabet, kronik böbrek hastaları, özellikle 70 yaş üstündekiler ve kadınlar oluşturur.

Kronik iskemik kalp hastalığı olanlarda oluşabilen köprü damarlar sayesinde hasta kalp krizi geçirdiğini bilmeden, uzun yıllar hastalığının farkında olmadan yaşayabilir. Bu hastalarda kalp yeterince beslenemediği için sessiz iskemiler söz konusu olabilir. Bu grup hastalarda kalp yetersizliği, aritmi ve ani kalp ölümleri görülebilir.

Ani kalp ölümü gençler için de büyük risk  

Ani kalp ölümü; iki saat içerisinde hastanın bilinen bir hastalığı olmaksızın yaşamını kaybetmesi olarak tanımlanır. Bunların önemli bir kısmında sessiz seyreden iskemik tablolar olduğu bilinir. Sessiz iskemi tablosuna bilinen riskli grupları dışında genç, diyabeti olmayan, erkek hastalarda da rastlanabilir.

Hastalığın ortaya çıkmasında tıkanan damarın büyüklüğü, beslediği miyokard alanı ve kalbin fonksiyonlarına etkisi gibi birçok değişik faktör önem taşır.

Sessiz iskemiye neden olan tıkanmalar, damarların daha alt bölümlerinde ve ana damar yerine yan dalların ya da daha az önemli olan dalların tıkanması sonucunda çoğunlukla ortaya çıkar. Miyokardın o bölgesini kanlandıran başka küçük dalcıklar olduğundan ve ana dal da çalıştığı için hasta bunu hissetmeyebilir.

Kalbin en önemli damarı LAD, bazı insanlarda doğuştan ikili olur. İkili LAD damarında, bir dal tıkandığında diğeri onun çalıştığı alanı beslediği için hasta bunu da hissetmeyebilir.

Anjiyo ile kesin tanı konuyor

Hiçbir belirti vermeksizin ortaya çıkan sessiz iskemi, çoğu zaman tesadüfen yakalanmaktadır. Check-up sırasında, ekokardiyografi veya elektrokardiyografide kalbin bir bölümünün daha yavaş çalıştığı, daha az kasıldığı görülür.

Elektroda buna ilişkin değişiklikler saptanır. Nedene yönelik araştırma yapılırken hasta kalp krizi öyküsünden söz etmese de görüntüleme yöntemleri buna ilişkin bulgular ortaya çıkarabilir.

Hastada belirti olmasa bile özellikle koroner arter hastalığı için risk faktörlerine sahip insanlarda ileri tetkiklere başvurulmalıdır. Efor, miyokard perfüzyon sintigrafisi, stres eko kardiyografi gibi testlerden biri yapılarak hastalığın tanısı konulur.

Tanı sonrası kalpteki problemin ciddi, damardaki sorunun ise yaygın olduğu birtakım kriterlerle anlaşılırsa hastaya anjiyo önerilir.

Risk faktörlerine yönelik önlemler alınmalı

Yapılan tetkiklerde kalp damar hastalığı saptanmadığı takdirde gelecek yıllarda kalp damar hastalığına yakalanmayı önlemek amacıyla risk faktörlerine yönelik iyileştirici önlemler alınır.

Diyabet, sigara kullanımı, hiperkolesterolemi (kötü huylu kolesterolün belli düzeyin üzerinde olması), tansiyon hastalığı gibi birden fazla risk faktörüne sahip hastalarda hastanın göğüs ağrısı yakınması dikkate alınarak bazen doğrudan koroner anjiyografi önerilir.

Hastaların bir bölümü standart koroner anjiyografi yaptırmaya karşı direnç gösterebilir. Bu durumda halk arasında ‘sanal anjiyo’ da denilen koroner CT anjiyo tavsiye edilir. Böylece koroner hastalığı saptanır.

Koruyucu önlemler öne çıkıyor

Koroner arter hastalığının tedavisi, girişimsel ve koruyucu olarak iki şekildedir. Girişimsel tedavilerde; stent, balon, bazen de by-pass’a varabilen tedaviler uygulanır. Hastalığın kendisinin girişimsel yöntemlerle cerrahi olarak, stent balonun yanında diğer damarları korumaya yönelik tedavileri de olabilir.

Koruyucu tedavi kapsamında ise haftada beş gün, kişinin sağlık durumuna uygun olarak hafif ve orta düzey egzersizler önerilir.

Sigara içenlerin bu alışkanlığı bırakması, diyabet hastalarının mutlaka bir endokrinoloji uzmanının takibine girmesi, obezite halinde diyetisyen kontrolünde kilo verilmesi ve alkol tüketiliyorsa bunun sınırlandırılması önem taşımaktadır.

Güncellenme Tarihi: 04 Eylül 2018Yayınlanma Tarihi: 27 Şubat 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/sessiz-kalp-hastaliklarina-dikkat/

Bu belirtiler kalp hastalığının sinyali olabilir

Hamilelikle Beraber Ortaya Çıkan Kalp Hastalıklarına Dikkat

Acıbadem Ankara Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, bu nedenle çocuklarda aşırı terleme, morarma, bayılma gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden kalp hastalıkları açısından değerlendirilmek üzere bir hekime başvurması gerektiğine işaret ediyor.

Yetişkinleri olduğu gibi çocukları da etkileyen kalp hastalıkları birden fazla hastalığı içinde barındıran bir terim. Hastalıkların bazıları genetik geçişli ve de doğuştan olabileceği gibi, bazıları da kalbi etkileyen viral veya bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle sonradan da gelişebiliyor.

Ancak nedeni ne olursa olsun erken tanı tedavinin başarısını direkt olarak etkiliyor. Çocuk kalp hastalıklarıyla ilgili söyleyebilecek en umut verici nokta ise hem tıbbi, hem de bilimsel anlamdaki gelişmelerle son derece yüz güldürücü sonuçlara ulaşılabilmesi. Acıbadem Ankara Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr.

Mustafa Koray Lenk, tedavi sonrasında çocukların aktif yaşamlarına dönebildiklerini söylüyor.

Hamileliğin ilk 3 ayına dikkat!

Doğuştan kalp hastalıklarının nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte genetik özellikler, hamilelik döneminde kullanılan bazı ilaçlar, geçirilen enfeksiyonlar, röntgen ışınlarına maruz kalınması, akraba evliliği, annenin diyabetik olması ve alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı gibi bazı durumlarda bebeğin kalbinde anomali oluşabiliyor. Hamileliğin ilk üç ayında organ taslakları oluşmaya başladığından bu gibi kötü etkiler yapısal kalp hastalıklarına neden olabiliyor. Ciddi kalp kası hastalıkları ise hamileliğin son üç ayında oluşuyor.

En yaygın belirti morarma

Bebeklerdeki en yaygın ve önemli belirtinin morarma olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, nefes almakta zorluk, meme emerken yorulma ve aşırı terleme, beslenme güçlüğünün de kalp hastalıklarını gösterebileceğini anlatıyor.

Ciddi doğuştan kalp hastalıkları doğumla birlikte fark edilip tedavisi yapılırken, bazı doğuştan kalp kusurları herhangi bir belirti vermediği için çocukluğun ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr.

Mustafa Koray Lenk, daha büyük çocuklarda ise egzersiz sırasında çabuk yorulma, nefes almada güçlük, göğüs ağrısı ve çarpıntı, bayılma ile el ve ayak bileklerinde şişlik gibi belirtiler görüldüğünde kalp hastalıklarından şüphe edilerek hekime başvurulması gerektiğine dikkat çekiyor.

Enfeksiyonlara dikkat!

Sağlıklı çocuklarda sonradan ortaya çıkan kalp hastalıkları ise bazı virüs ya da bakteriler (özellikle A Grubu beta hemolitik streptokoklar) ile oluşabilecek enfeksiyonlardan sonra gelişebiliyor. Prof. Dr.

Mustafa Koray Lenk, özellikle bu etkenler ile gelişen enfeksiyonlardan 15-30 gün sonrasında hafif ateş, halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı ve göğüs ağrısı gibi yakınmaların altında kalp hastalığının gelişmiş olabileceğine dikkat çekiyor. Prof. Dr.

Mustafa Koray Lenk, ateş ve boğaz ağrısı yakınmaları olan çocuklarda hekime başvurulması ve boğaz kültürü alınarak gerekli incelemelerin yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Ritim bozuklukları ciddi sonuçlar doğurabiliyor

Ritim bozuklukları da çocuklarda sonradan ortaya çıkan önemli bir kalp hastalığını oluşturuyor. Çocuklardaki ritim bozukluklarının birçok türü bulunduğunu söyleyen Prof. Dr.

Mustafa Koray Lenk, her ne kadar yetişkinlerdeki kadar sık görülmese de ritim bozukluğunun yaratabileceği sorunlar nedeniyle ciddiye alınması gereken bir durum olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle, çocuklarda morarma, cilt renginde solgunluk, beslenme güçlüğü gibi belirtiler konusunda ailelerin dikkatli olmaları gerekiyor. Prof. Dr.

Mustafa Koray Lenk, “Çocuklardaki ritim bozuklukları, kalp yetmezliği, bayılma hatta yaşam kayıplarına kadar gidebilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor” diyor.

Ne zaman fetal eko yapılır?

  • Rutin hamilelik izlemlerinde anne karnındaki bebekte (fetus) kalp dışı anomalilerin bulunması,
  • Kromozom anomalisi saptanması,
  • Kalp ritim düzensizliği ve kalp hastalığından şüphelenilmesi,
  • Annede doğuştan kalp hastalığı bulunması,
  • Annede diyabet ve diğer metabolik hastalıkların olması
  • Ailede doğuştan kalp hastalığı öyküsünün bulunması.

Her 1000 bebekten 8’inin sorunu

Doğuştan kalp hastalıkları anne karnında en sık görülen anomaliler arasında ilk sırada yer alıyor. Yenidoğan döneminde bebek ölümlerinin yüzde 15’i doğuştan kalp hastalıklarından kaynaklanıyor. Her 1000 bebekten 8’i doğuştan kalp hastalığı ile dünyaya geliyor (canlı doğumların yüzde1’i). Bu hastalıklar doğumdan hemen sonra ya da bebeklik döneminin ilk birkaç ayında fark edilebiliyor.

Kalp gribi nedir? Belirtileri ve tedavisi nasıl?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/03/bu-belirtiler-kalp-hastaliginin-sinyali/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.