Hamilelikte Astım

içerik

Hamilelikte Astım Tedavisi

Hamilelikte Astım

Gebelikte görülen sistemik kronik hastalıkların arasında bulunan astım, hamilelerin yaklaşık % 4-7 kadarını etkilemektedir. Bunların arasında % 0,2 oranında hayatı tehdit edici derecede astım atakları görülmektedir.

Hamilelikte astım ve tedavisi ihmal edilmeyecek kadar önemlidir. Çünkü hem anne adayında, hem de bebekte ciddi sorunlara neden olabilir.

Bazen daha önceden var olan astım hamilelikle birlikte ağırlaşabilir, bazen de hamilelikte ilk kez ortaya çıkabilir.

Solunum sisteminin kronik bir hastalığı olan astımın mutlak tedavisi bulunmamaktadır. Hastalarda görülen en önemli semptom solunum yollarındaki iltihaptır. Bu sorun solunum sistemindeki yapıların şişmesi ve kızarık görünmesinden kaynaklanır. Bu sayede hava yolları dış etkenlere karşı duyarlı hale gelir ve astım atakları görülür.

Normalde nefes alma sırasında hava önce burundan geçmektedir. Hava burunda ısınarak nemliliği artar. Ayrıca yabancı maddelerden de arınır. Daha sonra gırtlaktan trakea denilen soluk borusuna geçer. Soluk borusu akciğere girişte sağ ve sol bronkus şeklinde ikiye ayrılır.

Bunlarda binlerce ince hava yoluna ayrılarak bronşiyoller adını alır. Astım hastalığında etkilenen bölgede bronşiyellerdir. Astımı olan hasta bunu tetikleyecek herhangi bir dış etkenle karşılaştığında hassaslaşmış olan hava yollarının şişkinliği artar ve daralma olur.

Bu da akciğerlere girecek ve çıkacak hava akımında tıkanıklığa yol açar. Hastanın da nefes alış verişi zorlaşır.

Hamilelik hormonların etkisiyle tüm vücutta olduğu gibi solunum sisteminde de değişimlere neden olur. Bunlar vücudun hamileliğe uyumunu sağlayan değişimlerdir. Hamileliğin son döneminde solunum yollarındaki ödem ve şişlik östrojen hormonunun etkisiyle daha etkili olur. Bu nedenle anne adayında akıntı, burun tıkanıklığı ve horlama gibi etkiler görülebilir.

Rahmin büyümesiyle diyafram kası da yukarıya itildiğinden göğüs çapında yaklaşık 2 cm kadar artış olur. Progesteron hormonu da akciğer kapasitesini etkiler. Bu nedenle anne adayı daha hızlı nefes alıp vermeye başlar, kan dolaşımındaki karbondioksit ve oksijen oranlarında değişiklik olur.

Gebeliğin normal seyrinde sıkça nefes darlığı sorunu yaşanır. Ancak bunun altında herhangi bir akciğer kalp hastalığı olmaz. Gebeliğin başlangıcında bile anne adaylarının solunum ihtiyacı artabilir. Bu 28-31 haftalarda had safhalara ulaşır. Özellikle dinlenme sırasında bu bariz hissedilir. Hamilelikte akciğer fonksiyonlarında bozulma olmaz.

Ancak bu dönemde solunum sistemi hastalarının seyri daha ağır olur. Vücuttaki değişimler solunum yetmezliği için uygun ortam hazırlar. Gebelerde nefes darlığı yakınması olursa, mutlaka kalp hastalığı ve akciğerden pıhtı atma sorunu ekarte edilmelidir. Gebe kadının öyküsü, muayenesi, kan tetkikleri, atardamardaki oksijen oranına bakılması gibi tetkikler yapılmalıdır.

Eğer şüpheli bir surum görülürse sintigrafi gibi ileri tetkiklerde yapılabilir.

Hamileliğin astım üzerindeki etkileri

Hamilelerde tedavi edilmeyen astım hastalığında gebelerin yarısında herhangi bir değişiklik olmaz. Gebelerin diğer yarısında ise yarı yarıya oranla iyileşme ve kötüleşme etkisi görülebilir.

Hamilelikten önce astımı olan kadınlarda ise, hastalık kontrol altına alınmadıysa ataklarda artma ve hastalığın seyrinde kötüleşme görülebilir.

Sonraki gebeliklerde de astım öncekinde olduğu gibi genellikle aynı etkileri gösterir.

Astımlı olan hamileler doğumda da dikkatli olmakta yarar vardır. Bazı gebelerde doğumda astım atakları görülebilir. Astımlı hamilelerde normal doğum tercih edilmelidir. Çünkü sezaryen hastalığın kötüleşme riskini yükseltir.

Ayrıca astımlı olan gebe kadınlarda kanama riski 2 kat, bulantı ve kusma ise 3 kat daha fazla görülebilir. Genellikle gebeliğin son aylarına doğru hastalık iyileşme eğilimine girer ve akut ataklarda azalma olur. Bunun neden olduğu kesin olarak bilinmemektedir.

Ancak bu gelişmenin progesteron hormon düzeyine bağlı olduğu düşünülür.

Hamilelikte akut astım atakları en fazla 24. gebelik haftası civarında ortaya çıkar. Bu değişimlerin eski haline dönmesi de doğumdan 3 ay sonrayı bulur.  Hamilelikten önce şiddetli astım rahatsızlığı olanların hastalığı hamilelikte daha şiddetli bir seyir izleyebilir. İlk hamilelikten sonraki hamileliklerde ise astım benzer özellikler gösterir.

Hamilelikte astımın klinik seyrini hormon düzeyleri etkiler. Bunun yanında erkek fetus taşıyan gebelerde hastalığın seyrinde düzelme daha fazla olur. Bunun da progesteron hormonundan kaynaklandığı söylenebilir.

Akut astım hastalığında en iyi gösterge fetusun iyi olmasıdır. Çünkü fetus kötüleşirse, anne adayının durumunda da kötüleşme olduğu anlaşılabilir.

Gastroösefageal reflü de hamilelikte astım atağını tetikleyen bir unsurdur.

Astımın hamilelik üzerindeki etkileri

Astımın hamilelik üzerindeki etkileri tartışmalıdır.

Yapılan bazı çalışmalarda astımın vajinal kanama sıklığını arttırdığı, bulantı ve kusma, yüksek tansiyon görülme sıklığını, anne ölümlerini, düşük ağırlıklı bebek, erken doğum, kronik hipoksi yani oksijen yetersizliği, büyüme geriliği, bebeğin anne karnında ölme riskini arttırdığı görülmüştür. Bu etkiler en fazla kontrolsüz astım hastalığında söz konusu olur. Akut astım tedavisi gören hamilelerin % 19 kadarı erken doğum riski altındadır.

Kontrolsüz astım hamilelikte risklidir. Bu anne ve bebekte sakatlık ve ölüm riski oluşturabilir. Çünkü rahime kan akımı azalmaktadır. Hafif astım belirtileri her gebe kadında görülebilir. Ancak zor solunum, uzun sürede soluk verme, kalp hızının artması gibi durumlar astımın ciddiyetini gösterir.

Hamilelikte astım tedavisi

Hamilelikte astım tedavisi gebe olmayan kadınlarda olduğu gibidir. Astım atağı geçiren anne adayları hastaneye daha erken yatırılmalıdır. Bu hem anne, hem de bebeğin yaşamı için önemlidir. Anne adayının durumu kötüleşirse agresif tedavi ve yapay solunum yaptırılabilir. Akut astımı olanlara erken dönemde kortizon verilmelidir.

Hamilelikte daha yüksek kortizon ihtiyacı olabilir. Hamilelerde inhaler kortizon kullanılırsa astım atakları % 55 seviyesinde azaltılabilir. Sistemik kortizon kullanılmasına gerek duyulmaz. Ağır ve orta şiddette astımı olan hamilelerde düzenli olarak düşük dozda inhaler kortizon yeterli olur.

Kontrol altına alınmış astım hastalığında anne adayı ve bebekte sorun yaşanması düşük olasılıktadır. Kontrol edilemeyen vakalarda ise istenmeyen etkiler anne adaylarının yan etkilerinden dolayı kullanmaktan çekindiği ilaçlardan kaynaklanır. Ancak hamilelikte astım ilaçlarının güvenli olduğu bilinmektedir. Bu nedenle anne adayları kendilerini ve bebeklerini riske atmamalıdır.

Astım ilaçlarının anneye ve bebeğe zararı olmaz. Kontrol altına alınmayan astım ilaçlardan daha tehli sonuçlara neden olabilir.

Hamilelikte astım tedavisinde amaçlanan en iyi solunum fonksiyonuna ulaşmak ve ataksız bir süreç geçirmektir. Ayrıca tedavide az sayıda ilaçla en iyi solunum sağlanması, hava yollarını tahriş edenlerden kaçınma, astımı tetikleyecek sinüzit, üst solunum yolu enfeksiyonları, reflü gibi hastalıkların tedavi edilmesi hedeflenmelidir.

Hamilelik sürecinde astım tedavisi sırasında oksijen azlığına yol açan atakların önlenmesi ve solunum fonksiyonunun düzene sokularak bebeğin gelişiminde oksijen azlığının olumsuz etkisi engellenmelidir.

Astım tedavisinde en önemli unsur hastanın eğitimi ve bu konuda bilinçlendirilmesidir. Astımın solunum sisteminde yarattığı etkilerin belirlenmesi için gebe kadına sıkça solunum fonksiyon testleri yapılmalı ve tedavi buna göre planlanmalıdır.

Hastaların doktoruna danışmadan ilaçların dozlarını değiştirmemeleri önemlidir.

Gebe kadınların astım ataklarını tetikleyici evcil hayvanlardan, küf, ev tozu, kirli hava, sigara dumanı, yiyecekleri katkı maddeleri ve kokulardan uzak durması da tedaviyi destekleyecektir. Bu hastaların daha az ilaç kullanmasına da yardımcı olacaktır. Ayrıca kadınlar gebe kalmayı planlıyor ve astım hastası iseler, daha önceden astımın kontrol altına alınması da koruyucu bir önlemdir.

Источник: http://www.anneleronline.com/hamilelikte-astim-tedavisi

Hamilelik Ve Astım

Hamilelikte Astım

Giriş

Birçok kadın, hamilelikteki değişikliklerin astımlarını nasıl etkileyeceğine ve astım tedavilerinin bebeğe zarar verip vermeyeceğine dair endişe eder.

Uygun bir astım tedavisiyle birçok kadın kolaylıkla nefes alabilir, normal bir hamilelik yaşayabilir ve sağlıklı bir bebek doğurabilir.

 Sonuçta yetersiz şekilde kontrol edilen astımın riski, astımı kontrol etmek için alınan ilaçların riskinden çok daha büyüktür. 

Hamilelik sırasındaki astım tedavisi, bir kadının düzenli tıbbi tedavi aldığı ve tedavi planını yakından takip ettiği zaman daha çok başarılıdır.

Hamile kalmadan önce astımlı kadınların bir sağlık uzmanıyla durumlarını konuşmaları gerekir. Hamile olduklarını öğrenen kadınlar astım ilaçlarına devam etmelidirler.

Astım ilaçlarını birden bırakmak, bebeklerinin yeterli oksijen almadan yetersiz gelişmesiyle sonuçlanabilir.   

Hamilelik Sırasında Astımın Ciddiyeti

Hamilelik sırasında astımın ciddiyeti, bir kadından diğerine değişkenlik gösterir. Maalesef astımın bir kadının ilk hamileliğinde takip edeceği gidişi tahmin etmek zordur. Hamilelik sırasında astım, kadınların yaklaşık üçte birinde daha da kötüleşir, üçte birinde daha da iyileşir ve üçte birinde aynen kalır.

Gözlemlenen diğer durumlar aşağıdakileri içerir:

  • Astımı daha da kötüleşen kadınlar arasında belirtilerdeki artış, sıklıkla hamileliğin 29. ile 36. haftası arasında görülür. 
  • Astım, genelde hamileliğin son ayında daha az ciddidir. 
  • Doğum sancısı ve doğum, genelde astımı daha da kötüleştirmez.
  • Astımı düzelen kadınlar arasında iyileşme, genelde hamilelik sırasında aşamalı olarak gelişir.
  • İlk hamilelik sırasında astım belirtilerinin ciddiyeti, sonraki hamileliklerle sıklıkla benzerlik gösterir.

Astım krizi riskini etkileyen etmenler: Hamilelik sırasında astım krizi riskini artıran veya azaltan etmenler, tam olarak açık değildir.

Bu krizlerin olma olasılığı, hamilelik boyunca sabit değildir; krizlere hamileliğin 17. ile 24. haftaları sırasında sık rastlanır.

Astım krizi riskini artıran şey, bazı kadınların hamile olduklarını fark ettiklerinde, astımı kontrol eden hapları kullanmayı bırakmalarıdır, bunun nedenleri bilinmiyor.

Astımın Hamilelik ve Bebek Üzerindeki Etkileri

Astımı olan kadınlarda, nedenleri bilinmemesine rağmen, hamileliğin belli komplikasyonları bazı risklerde küçük bir artış sergiler. Astımsız kadınlarla karşılaştırıldıklarında astımlı kadınların, aşağıda sıralanan hamilelik komplikasyonlarının birine veya birkaçına sahip olmaları biraz daha yüksek ihtimaldir:

  • Yüksek tansiyon veya preeklampsi
  • Erken doğum
  • Sezaryen doğum
  • Yaşına göre küçük doğan bebek

Ancak astımlı kadınların önemli bir çoğunluğunun ve bebeklerinin, hamilelik sırasında herhangi bir komplikasyonu yoktur. Hamilelik sırasında astımın iyi kontrolü, komplikasyon riskini azaltır.

Hamilelik Öncesi Bakım

Bu tavsiyeler, hamile kalmayı düşünen herhangi bir kadına da verilebilir:

  • Tüm kadınların en az 400 miligram folik asit (doğum öncesi bir vitamindeki miktarı) içeren bir takviye almaları gerekmektedir. Folik asit almak, sinir kanalı kusuru adı verilen özel bir doğum kusuru riskini azaltabilir. Folik asit almaya hamile kalmaya çalışmadan önce başlanmalı ve hamileliğin ilk üç ayının en azından sonuna kadar devam edilmelidir. 
  • Kadınlar, hamile kalmaya çalışmadan önce sigara içmeyi, alkolü veya herhangi bir uyuşturucuyu (mesela marihuana) kullanmayı bırakmalıdır.
  • Eğer bir kadın reçeteli veya reçetesiz satılan bir ilaç kullanıyorsa, bunu bir sağlık uzmanıyla gözden geçirmelidir. Bazı ilaçlar, hamilelik sırasında güvenliyken bazıları değildir. Bazı durumlarda alternatif bir ilaç, güvenli olmayanın yerine kullanılabilir.
  • Kafein alımı, hamile kalmaya çalışırken ve hamilelik sırasında günde 250 miligramdan az olacak şekilde sınırlanmalıdır.

Kızamıkçık, suçiçeği, HIV, hepatit B testleri ve kalıtımla geçen genler (fibrozit gibi) için yapılan kan testi, hamilelik öncesi tavsiye edilebilir.

Hamilelik  Sırasında Bakım

Hamilelik sırasında astımlı kadınların bakımı, bazen astım uzmanıyla doğum uzmanı arasında paylaşılmalıdır. Astım uzmanına yapılan ziyaret, hamilelik sırasında astımın ciddiyetine bağlı olarak planlanmalıdır. Çoğu kadın, hamileliğin 28.

haftasına kadar her iki veya dört haftada bir doğum uzmanı tarafından muayene edilir. 28 ila 36 haftalık hamile çoğu kadın, her iki haftada bir muayene edilir. Kadınlar, genelde 36 haftayla doğum arasında haftada bir muayene edilir.

Her muayenede tansiyon ve idrar testi yapılacaktır. 

Hamilelik sırasında bebeğin büyümesini izlemek, kesin doğum tarihini belirlemek için önemlidir. Son menstrüasyon tarihini hatırlayamayan veya hamile kaldığından emin olmayan kadınlar, hamileliğin 12 haftasından önce bir ultrasona girmelidirler; doğum tarihi bu dönemde ölçüldüğünde en net tarih bulunur.

hocam bende astım var ventolin kullanıyorum önerebileceğiniz başka ilaçlar varsa sevinirim yaşım 13… devamı

Hamileliğin 10 ila 12 haftasından sonra bebeğin kalp atış hızı, her doktor ziyaretinde ölçülecektir. Ultrasona baktırmak, bebeğin normal büyüyüp geliştiğinden emin olmak için hamileliğin 18 ile 20 haftası arasında genelde tavsiye edilir.

Hamilelik sırasında glukoneojenez haplarına gereksinim duyan kadınlar, hamileliğin 18. ila 20. haftasından sonra her dört haftada bir bebeğin gelişimini izlemek için bir ultrasona baktırabilirler.

Astım tedavisi: Hamile kadınlardaki astım tedavisi, hamile olmayanlardaki astım tedavisine çok benzerdir. Hamilelik sırasında tedavinin,  birlikte kullanıldığında çok başarılı olan bazı kilit parçaları vardır:

İzleme

  • Annenin akciğer fonksiyonu: Normal akciğer fonksiyonu annenin sağlığı ve bebeğinin iyiliği için önemlidir. Akciğer fonksiyonu, bir sağlık kuruluşunda veya hastanede izlenebilir. Evde izleme, genelde gece veya uyanır uyanmaz astım belirtileri kötüleştiğinde sıklıkla önemli bilgiler sağlar.

Hamile kadınlar, evde tepe noktası nefes alış oranını (PEFR) ölçen basit bir alet kullanarak akciğer fonksiyonlarını izleyebilirler. Krizlerin sıklığına bağlı olarak bir sağlık uzmanı, günde iki kez bu oranı ölçerek tavsiyede bulunabilir: ilki uyandıktan sonra, ikincisi 12 saat sonra.

Düşen nefes alış oranları, hasta kendisini iyi hissetse bile genelde astımın kötüleştiğine ve daha yoğun tedaviye ihtiyacı işaret eder.

Bir klinikte yapılan akciğer fonksiyonu testleri, aynı zamanda hamilelik sırasında astımın kötüleşmesiyle özdeşleşen nefes darlığının birçok kadının tecrübe ettiği normal nefes darlığından ayırt edilmesi için de faydalıdır.

  • Bebeğin sağlığı: Bir bebeğin sağlığı, hamilelik boyunca yapılan düzenli tıbbi ziyaretler sırasında dikkatli şekilde izlenir. Bu ziyaretler, astımlı kadınlar için bilhassa önemlidir.

Ayrıca 24 haftadan daha uzun süreli hamileliklerde, kadınlar bebeğin hareketlerini izlemelidir. Eğer bebeğiniz normal olarak hareket etmiyorsa, o zaman acilen bir doğum uzmanıyla temasa geçin. Bu, özellikle aynı zamanda astım belirtisi olan veya astım krizi yaşayan kadınlar için de geçerlidir.

Astım belirtileri veya krizlerini sıklıkla yaşayan kadınlar için hamileliğin 32. haftasından sonra bazen baskı yapmayan test tavsiye edilir. Bu test, bebeğin durumunu değerlendirmek için yapılır. Annenin karnına yerleştirilen küçük bir aletle bebeğin kalp atış hızı izlenir.

Bu alet, genelde 15 ila 30 dakika boyunca bebeğin kalp atış hızını ölçmek için ses dalgalarını (ultrason) kullanır. Normalde bebeğin esas kalp atış hızı, dakikada 120 ile 160 atış arasında olmalıdır.

Bebeğin kalp atış hızı, 15 saniye için esas kalp atış hızının üzerinde dakikada en az 15 atış kadar belirli aralıklarla artmalıdır.

Test, 20 dakikalık bir süreç içinde iki veya daha fazla ceninin kalp atış hızına bakılıyorsa emin olmak için düşünülmelidir. Bu artışların 40 dakikalık izlemeden sonra gözlemlenmemesi durumunda, daha ileri testlere ihtiyaç duyulabilir.

Tetikleyicilerden kaçınma: Çeşitli basit adımlar, astımı kötüleştiren ve krizleri tetikleyen çevresel etmenleri kontrol etmeye yardımcı olabilir. Bunlar aşağıdakileri içerir:

  • Belli alerji yaratan durumlara, özellikle hayvan tüylerine, ev tozuna ve tütün dumanı, güçlü parfüm ve kirleticiler gibi başka rahatsızlık verici şeylere maruz kalmaktan kaçınma.
  • Toz akarlarına maruz kalmayı en aza indirgemek için yatakları ve yastıkları özel kaplamalarla kaplama. Doğrudan koltuk döşemesi üzerinde uyumaktan kaçınma.
  • Hamile kadınlar, evlerinde sigara içmemeli veya sigara içilmesine izin vermemelidir.
  • Grip mevsimi sırasında (kış aylarında) hamile kalacak kadınlar, grip aşısı olmalıldır; bir ceninin gelişimi için grip aşısının herhangi bilinen bir riski yoktur. Grip aşıları, genelde sonbaharda yılda bir kere yapılır.

Eğitim: Astım hakkında bilgi edinme, insanların belirtilerle daha iyi baş etmelerini, krizleri önlemelerini ve krizler oluştuğunda tepki vermelerini sağlar. Bu eğitim, hamilelik sırasında faydalı ve bilhassa güven verici olabilir.

Astım eğitimi, astım belirtilerini ve işaretlerini tanımak, krizleri tetikleyen etmenlerden kaçınmak ve astımı kontrol eden ilaçları doğru şekilde kullanmak üzere gereken stratejileri öğretir.

Bu araçlarla ani gelişen krizlere yönelik kişiselleştirilmiş bir tedavi planı yaratılabilir.

İlaç Tedavileri: Birkaç istisna dışında hamilelik sırasında astımı tedavi etmek için kullanılan ilaç tedavileri, bir kişinin hayatı boyunca astımı tedavi etmek için kullandığı diğer ilaç tedavilerine benzerdir.

Astımın ilaç tedavilerinin tipi ve dozu, birçok etmene bağlıdır. Genelde solunarak alınan ilaçlar, anne ve bebekte beden çapındaki sınırlı etkilerinden dolayı tavsiye edilir.

Hamilelik sırasında kadının metabolizmasındaki ve astımın ciddiyetindeki değişimleri telafi etmek için ilaçların tipini ve dozunu ayarlamak gerekli olabilir.

Astımı kontrol eden ilaçların güvenirliliği: Astımı kontrol eden ilaçların hamilelik sırasında tamamen güvenli olduğunu ispat etmek zordur. Ancak astımın ilaçla tedavileri, çoğunun muhtemelen anne veya bebek için çok az veya hiçbir risk taşımaması nedeniyle yıllardır hamile kadınlar tarafından kullanılır.

Tedavi edilmeyen astımın potansiyel olarak oluşabilecek ciddi zararıyla karşılaştırıldığında astımı kontrol eden ilaçların göreceli küçük ama bilinmeyen risklerini göz önünde bulundurmak önemlidir.

Astım krizleri bebeğe giden oksijen miktarını azaltabilir. Bu nedenle astım belirtilerini önlemek için düzenli bir şekilde astım ilaçlarını almak önemlidir.

Çoğu durumda tedavi edilmeyen astım, anne ve bebeği için astımı kontrol eden ilaçlardan çok daha büyük risk oluşturur.

Источник: https://www.hemensaglik.com/makale/hamilelik-ve-astim

Astım nedir ? Hamilelikte astım riski nedir ? – ANNE BEBEK, Hamilelik

Hamilelikte Astım

Astım, yani diğer adıyla nefes darlığı olarak bilinen kronik bir solunum yolları hastalığıdır. Nefes alma esnasında ‘alverol’ denilen hava boşluklarına atmosfer hava nakli sağlayan yolların tıkanması ve bu şekilde nefes darlığının çekilme durumudur.

Hava yolları iltihaplanır ve bu yüzden rahatça nefes alma engellenir. Bu hastalık gebelik döneminde bazı annelerde ortaya çıkmaktadır. Fakat bazılarında neredeyse hiçbir şekilde görülmez. Tıptaki gelişmelerle bu hastalığın bir nebze önüne geçilmeye çalışılmıştır.

Bebek doğmadan önce hamile anneler astımla nasıl başedebilir?

Her hastalığın olduğu gibi, astımla da başetmenin yolları vardır. Bu süreçte hamileler özenle ve dikkatli biçimde önemlerini alması gerekmektedir. Aksi durumda, bu hastalık hem anneye hem de bebeğe ciddi zarar verebilir. Nefes darlığı, yani astım hastalığının nasıl önleneceği konusunda birkaç madde ile açılanacak olursa:

  • Hamilelik döneminde evcil hayvan beslememek daha uygundur. Çünkü hayvanların alerjileri, tüyleri ve hastalıkları hamile anneyi olumsuz etkileyecektir.
  • Sigara, özellikle astım hastalığını tetikleyicidir. Bu durumda gebelik dönemi boyunca annelerin sigara tüketimini durdurması ve sigara içilen ortamlardan uzaklaşması gerekmektedir.
  • Olası astım nöbetlerinde, dik oturmaya ve karnı dışarı bakacak şekilde durmaya özen gösterilmelidir.
  • Çok soğuk havalarda dışarı çıkılmaması önerilir ki eğer çıkılacaksa da yüzü, burnu ve ağzı dikkatle korumak önemlidir.
  • Astım nöbeti geçirme anıında dik oturularak akciğer hava keseciklerinin çökmemesi için dudakları sivriltmekte fayda vardır. Bu şekilde düzenli soluk almak gerekir.
  • Nefes egzersizleri yapmalı ve düzenli, doğru nefes aldığına emin olmalıdır.
  • Nefes darlığı problemi olan kişilerin ilaç kullanması uzan doktor tarafından önerilmelidir. Bunun dışındaki ilaçlar hem anneye hem de bebeğe ciddi zararlar verebilir.

Astım hastalığı, anneye zarar verdiği gibi bebeğe de zararlı olmaktadır. Astımlı annelerin diğer hamile annelere göre aşırı bulantı ve kanaması söz konusudur.

  Astım ataklarının kontrolsüz işlemesi durumunda anne ve bebeğin ölümüne yol açabilir. Hamilelik öncesinden bu hastalığın ne olduğu bilinmeli, daha önceden önem alınmalıdır. Kontrol altına alındığı takdirde sorunlar azalmaktadır.

Ayrıca doktor gözetiminde kullanılan ilaçlar oldukça önemlidir.

Astım hastalığının tedavisi var mıdır?

Her hastalığın olduğu gibi astımın da medikal ve bitkisel olarak tedavileri mevcuttur. Hamilelerin öncelikle üst solunum yolları ve sinüzit şikayetleri varsa tedaviye başlanması gerekir. Ayrıca buna reflü şikayetleri de dahildir.Bu şekilde solunum yollarının tedavisi yapılarak astım ataklarının önüne geçmek amaçlanır.

İntaler kortizon, hamilelerde de kullanılmaktadır. Bu ilaç astımı yarı yarıya kesmektedir. Nefes borusu yüzeyinde kalan bir çeşit ilaçtır fakat hamileler için düşük  doz şeklinde verilmesi önemlidir.

Annelerin en çok korkuya kapıldığı nokta: ‘’Astım, bebeğime geçer mi?’’ soruudur. Burdan yola çıkarak yapılan araştırmalar incelendiğinde sadece %20’lik oranda geçtiği söylenmektedir. Fakat hamilelik sonrasında şiddetle tavsiye edilen ‘’6 ay anne sütü’’ kesinlikle gözardı edilmemeli. Bebeğin bağışıklık sisteminin bu şekilde güçleneceği asla unutulmamalıdır.

Astıma bitkisel çare var mıdır?

Astım, tamamen kontrol altına alınması gereken bir hastalıktır. Önlemler alınmazsa ve gereken dikkat verilmezse artarak devam edecektir. Çocuklarda görülen astımda düzenli biçimde kontrol edilmeli ve ilaç asla aksatılmamalıdır.

Bu şekilde çocuğun da yetişkinlik dönemine varıncaya kadar hastalığın bünyede olup olmama durumu testlerle belirlenebilir. Hamilelerde özellikle dikkat etmeli ve doktor kontolünde olmalıdır.

Medikal yönüyle çareler olduğu gibi bitkisel anlamda da bazı yolara başvurulabilir.

Ayrıca kafein içeren herşey astımdan kurtulamaya olanak sağlar. Bu kategoride: Çay, kahve, kafeinli meşrubatlar, çikolata, kakao kafein oranı yüksek olanlardır. Bunlar iki önemli doğal kimyasalı bünyelerinde bulundurmaktadır; ‘’theobromine ve theophylline’’ adlı bu kimyasallar bronşları açar. Bu kimyasallar ,kafeinli maddeler aşırı alınmadığı müddetçe yararlı olacaktır.

Ayrıca astımla savaşan ve içerdiği C vitami ile donatılmış domates de astım hastalığı için faydalı olmaktadır. C vitamini bilindiği gibi solunum yolları enfeksiyonuna karşı olmakla beraber ayrıca burun tıkalıklığı,astım krizleri,göz sulanmasının önüne geçer.

Bir diğer yöntem de ısırgan otudur. Yapılan araştırma sonucunda hem kökünün hem de yaprak kısımlarının suyunun çıkarılıp ayrıca çay gibi demlenerek içilmesi akciğer bronşları açmada bir numaralı olarak görünmektedir.Isırgan, gelmiş geçmiş en büyük astım ilacı olarak karşımıza çıkar.  Astıma ve ayrıca saman nezlesi hastalığına ısırgan otu birebir önerilmektedir.

Источник: https://www.eniyikadin.com/hamilelik-doneminde-astim-riski-ve-alinabilecek-onlemler

Hamilelikte Astım ve Tedavisi

Hamilelikte Astım

Kişinin bronşlarının daralması sonucu ortaya çıkan astım, her geçen gün toplumda daha sık görülen bir hastalık haline gelmiştir. Kişi havayı soluduğunda, yani nefes aldığında hava broşlar aracılığıyla akciğerlere iletilir.

Kişinin yaşadığı, maruz kaldığı çeşitli uyaranlar sonucu bu bronşlar aşırı derecede kasılabiliyor ve daralabiliyor. Kişinin hava yollarının daralmasıyla nefes almak güçleşir ve nefes alıp vermek de daha çok zorlanılır.

Genellikle nöbetler halinde ortaya çıkan geri dönüşümlü bronş kasılması soruna astım adı verilir.

Aile bireylerinde astım vakası olan kişiler bu hastalığa daha yatkın olur. Çevresel faktörler ve aileden gelen kalıtsal faktörler astım oluşumunda rol oynarken, hem annesinde hem de babasında astım hastalığı olan kişilerde bu risk daha fazladır.

Astımın ortaya çıkma nedenlerinin büyük kısmını alerjik etkenler oluştururken, bazı kişiler de birtakım maddelere karşı daha duyarlı bir bünyeye sahip olur. Hassas kişilerde bazı çiçekler, ev tozları, hayvan tüyleri gibi maddeler nefesle birlikte bu havanın akciğere iletilmesi aşamasında bronşları tıkayabilir.

Bu tür alerjik uyaranlar sonucu bronşlar aşırı derecede kasılır ve daralır.

Kronik bir hastalık olan astım; sadece bronşların daralması değil, bronşun etrafındaki zarın da şişmesi sonucu hava yollarının daralması sorunudur. Bununla birlikte mukus adı verilen balgam ve sümük gibi yapışkan maddeler çok fazla salgılandığı zaman hava yolunun bazı yerlerinde tıkanmaya sebep olur ve astım ortaya çıkar.

Bir süredir astım hastalığı yaşayan kişilerde bazı maddelere karşı daha fazla duyarlılık vardır. Bu tür maddelere maruz kalındığında hırıltılı nefes alma, öksürme gibi sorunlar yaşanır. Astım atakları yaşandığı dönemde hasta çok büyük yaşam zorluğu yaşarken, ataklar olmadığında hasta gayet rahat bir şekilde yaşamına devam eder.

Astım hastalığı her yaştan bireyde görülebilmekle beraber, yaşlılarda, hamilelerde çok daha ciddi sorunlara sebep olabilir.

Hamilelikte astım belirtileri nelerdir? 

Astım sorunu kendini ataklar halinde gösteren bir hastalıktır. Bu durumda en önemli astım bulgusu kişinin nefes alıp vermede güçlük yaşamasıdır. Astımda kişinin hava yollarının daralmasıyla nefes alması zorlaşır, özellikle de nefes vermek çok daha zor olur ve hastalar hırıltılı şekilde nefes alır.

Astımda sık görülen diğer bir belirti de şiddetli ve süregelen öksürüktür. Bu öksürükler nöbetler halindedir, özellikle gece ya da sabaha karşı ortaya çıkar, kuru ve inatçı bir öksürüktür, kişiyi uykusundan uyandırır.

Astım hastalığında öksürüğün sebebi balgam oluşması ya da bronşun etrafındaki kasların kasılmasıdır. Bu durumda hasta genellikle balgam çıkardıktan sonra rahatlar. Astım hastaları nöbetler dışında günlük yaşamında da normalden daha sık nefes alıp verir.

Zira aldığı nefesin yetmediği düşüncesiyle daha hızlı nefes almaya çalışır ve zorlanır.

Astımın ilerleyen aşamalarında hastanın vücudunda morarma görülebilir, göğüs bölgesindeki deri içe doğru çöker ve kaburgalar daha belirgin hale gelir. Astım belirtilerinin biri ya da birkaçını hisseden kişi mutlaka vakit kaybetmeden doktora gitmelidir.

Ancak yukarıda sıralanan belirtilerin çoğu sadece astımda görülmediğinden diğer hastalıklardan ayırt etmek zor olabilir.

Bu bağlamda aslında belirtiler neyden kaynaklanıyorsa kaynaklansın önemlidir ve astımın belirtilerinin özellikle sabaha doğru görüldüğü akıldan çıkarılmamalıdır.

Hamilelikte astım nasıl tedavi edilir?

Astım, başlı başına zor bir hastalıkken bir de hamileliğin getirdiği zorluklarla birleşince çok daha sıkıntılı bir süreç yaşanabilir. Astım tespit edilen anne adayında akciğer fonksiyonu ölçümü yapılması gerekir.

Aslında sağlıklı bir gebelik süreci ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmek için doğru ve yeterince nefes alabilmek çok önemlidir.

Hamilelik döneminde astım hastalığından mustarip anne adaylarında özellikle mitelar, evcil hayvanlar, hamam böcekleri ve küf mantarları gibi ev içi alerjenlerin kontrol altına alınması, bunlara hiçbir şekilde maruz kalınmaması gerekiyor.

Bununla birlikte sigara içmemek ya da sigara dumanına maruz kalmamak, pis kokulardan ve hava kirleticilerden uzak durmak, katkı maddeleri eklenmiş gıdalardan tüketmemek çok önemlidir. Ayrıca viral ve bakteriyel solunum infeksiyonlarına sebep olan her türlü etkenden korunmak gerekiyor.

Astım hastası olan anne adayları yukarıda sıralanan önlemlere dikkat etmekle birlikte doktor kontrolünde tedavi de gerekebilmektedir. Ancak özellikle gebeliğin ilk 3 ayında anne adaylarına ilaç tedavisi pek önerilmemektedir.

Bunun yanında gebelikte astım hastalığının kontrol edilemediği ya da kötü bir takip süreci yaşanan vakalarda astımın çok ciddi şekilde hem anne adayının hem de bebeğin hayatını tehdit edici sonuçlar ortaya çıkarabileceği de bir gerçektir.

Astım hastalığının tedavisinde eski dönemlerde daha çok tablet şeklinde haplar, ilaçlar kullanılmaktaydı. Ancak son yıllarda daha çok inhale, yani soluma yoluyla alınan ilaçlar kullanıldığından astım tedavisi eskiye oranla daha az sistemik yan etki yaratmaktadır.

Günümüzde inhalasyonla, yani solunum yolu ile kullanılan ilaçlar astım açısından iyi ve güvenli bir kontrol ve tedavi imkanı sağlamaktadır.

Ancak yukarıda da belirtildiği üzere hamilelikte astım vakalarında tedaviden çok önleyici yaklaşımlar uygulamak kesinlikle daha güvenlidir.

Hamilelikte astım ilacı kullanılabilir mi? 

Son yıllarda yapılan çalışmalar astım tedavisinde kullanılan ilaçların fetüse olumsuz etkilerinin çok az olduğunu göstermektedir. Özellikle de inhalasyon, yani soluma yolu ile kullanılan ilaçlar gebelikte kesinlikle güvenlidir.

Uzmanlar bu ilaçlar arasında en kısa sürede etki gösteren ve en güvenli olan ilaçların β2 agonist etkili ilaçlar olduğunu belirtmekteler. Ayrıca gerekli olursa yüksek dozlarda β2 agonistler, doğuma yakın zamanlarda kullanılmaktadır.

Yapılan çalışmalarda Teofilinin de bebekte anomali yarat riski veya fetüse zarar verme riskinin olmadığı, bu bakımdan güvenli olduğu tespit edilmiştir. Teofilinin özellikle de gebeliğin son 3 ayında kan düzeyi takipleri yapılarak kullanılabileceği düşünülmektedir.

Anne adayının astım hastalığının çok ciddi, şiddetli olduğu durumlarda, kortizon grubu ilaçların sistemik veya inhalasyon yoluyla kullanılması önerilmektedir.

Özellikle de son dönemlerde yapılan araştırmalar, sistemik kortizon kullanımının fetüs üzerine pek fazla olumsuz etkiler yapmadığını gösteriyor.

Bu bağlamda soluma yoluyla alınan kortikosteroidler hamilelik esnasında bronş iltihabını giderici olarak uzun süreli kullanılabilirler.

Hamilelikte astım bebeği etkiler mi? 

Astım her yaştan ve her sağlık durumundan herkesin yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Hamilelik söz konusu olduğunda bu olumsuz etkiler ikiye, hatta üçe katlanabilir. Bu bakımdan hamilelikte astım tespit edildiği andan itibaren hem önlemler çok sıkı şekilde uygulanmalı hem de gerekli şekilde tedavisi yapılmalıdır.

Tedavi edilmeyen astım hamilelikte anne ve bebek için hayati risk getirmektedir. Bilimsel çalışmalar, gebeliklerinde astım geçiren kadınlarda ağır ve tedavi edilmeyen durumlar, ciddi komplikasyonlar geliştiğini gösteriyor. Aynı şekilde bebek açısından da erken doğum, düşük doğum kilosu, yenidoğan hipoksisi ve ölüm gibi ciddi sıkıntılar ortaya çıkabiliyor.

Önlenemeyen ve tedavi edilemeyen

Hamilelik öncesi astımı olanlar hamilelikte nelere dikkat etmeli?

Kronik bir hastalık olan astım, gebelikte daha farklı bir seyir izleyebilir.

Astım hastalığı olan kadınlar, hamile olduklarını öğrendikten sonra kendilerinde astım atağına neden olabilecek alerjenlerden, sigaradan, enfeksiyonlardan, ağır egzersizlerden kaçınmalılar.

Hamilelikte her türlü olumsuz koşula karşı daha duyarlı hale geleceklerini akıldan çıkarmayarak, çevresel faktörleri daha iyi kontrol altında tutmaya çalışmalılar.

Источник: https://www.bulenttiras.com/hamilelikte-astim-tedavisi

Gebelikte Astımın Anne Adayına ve Bebeğe Etkisi

Hamilelikte Astım

Astım hastalığı tıpta; göğüste baskı ve sıkışma hissi veren ve nöbetler halinde gelen hırıltılı solunum, nefes darlığı ve öksürük şikayetleri ile ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlanır. Bazı durumlarda astıma alerjik nezle belirtileri de eklenebilmektedir.

Gebelikte astım en sık görülen hastalıklardan birisidir. Tüm hamilelerin yüzde 4-7'sinde astım görüldüğü belirtilir. Astım ilk defa hamilelik sırasında da ortaya çıkabilirken, daha önce anne adayında var olan astım, bu dönemde daha kötüleşebilir.

Düzenli  ve iyi bir şekilde tedavi edilmeyen astım bebek ve anne açısından ciddi sorunlar yaşatabilir.

Gebelikte Astım

Gebelik döneminde solunum sisteminde ortaya bazı fizyolojik değişiklikler çıkmaktadır. Bu değişikliklerin hepsi normal olarak kabul edilir. Bu durumun gebeliğe uyumu için gerekli olduğu düşünülür.

Özellikle son dönemlerde östrojen homonun etksiyle vücutta oluşan genel ödeme bağlı olarak, solum yollarında ödem ve şişlik oluşabilir. Bunun sonucunda anne adayında burun tıkanıklığı akıntı ve horlama ortaya çıkabilir.

Son yıllarda tıptaki gelişmeler gebelik sürecinde astımlı kadınlarla ilgili olumlu gelişemeler sağlanmaktadır. Astım çok şiddetli olmadığı sürece anne adayı gebelik dönemini iyi geçirebilir. Akut astım sebebiyle tedavi gereken hamilelerin yüzde 19'luk bir kısmında erken doğum görülmektedir.

Kontrol altında olmayan astım ciddi sonuçları doğurabilir. Bu sonuçlarda, anne bebek ölümü ve sakatlığına neden olabilmektedir. Buna sebep olarak, rahim kan akımının azalması olarak gösterilir.  

 Bakmanızda Fayda Var: Astım Nedir? 

Gebelikte Astım Kontrol Altında Tutulmalıdır

Gebelikte önemli olanın astımın gebelik boyunca çok iyi bir biçimde kontrol altında tutmak gerektiği ifade edilir. Mümkün olduğunca astım, gebeliğin ilk zamanlarında kontrol altına alınmaktadır. Astımı olan gebelerde bulantı, kusma, yüksek tansiyon, erken doğum ve kanama riski normal gebelere oranla daha fazla olabilmektedir.  

Hamilelikte Astım Krizi – Astım Atakları

Düşük astım bulguları normal gebelerde de görülebilmektedir. Durumun ciddiyetini gösteren belirtiler arasında hızlı kalp atışı, zorlu solunum, soluk alıp verme süresinin uzaması yer alır. Hastanın ataları uyarıcı faktörlerden kaçınılması istenir. Gebe olmayan hastalarla aynı şekilde yapılmaktadır.

Astım krizinde anne adayının erken dönemde hastaneye yatırılması önerilir. Gebelikte astım vakasına karşı anne adayının polenler ve tozlar konusunda dikkatli olmaları  önerilir.

Söz konusu alerjenlerin gebelik döneminde astım krizini tetikleyebileceği ve oldukça alevlendirebileceği nedeniyle anne adayının bu alerjenlerden uzak durmaları önerilir.   

Astıma Neden Olan Kişisel Faktörler 

Astıma neden olan kişisel faktörlerin başında genetik gelir. Ailesinde astım öyküsü olan anne adaylarında sık görülmektedir. Genetik olarak  astıma yatkın olan kişilerin duygusal durumları hastalığın ortaya çıkmasına neden olan kişisel faktörler arasında yer alıyor. Astım çocukluk çağında erkeklerde, yetişkinlik dönemimde kadınlarda daha sık görülmektedir.

Astımın Şiddetlenmesine Neden Olan Çevresel Faktörler

Astımın ortaya çıkmasında etkili olan çevresel faktörler aynı zamanda astım belirtilerinin de şiddetlenmesine neden olur. Bunlar;

Enfeksiyonlar

Hava Kirliliği

Alerjenler; kedi, köpek gibi ev hayvanları, ev tozu akarları, küf mantarı, hamam böceği, polenler vs.

Sigara; hastalığın oluşumunda ve kriz oluşumunda ve tedavinin etkisiz kalmasında önemli rol oynar.

Katkı maddesi bulunan besinler

İlaçlar (asprin, bazı ağrı kesiciler vs.)

Astımlı Hamilelerde Normal Doğum

Gebeliğin son haftalarında astım da herhangi bir şiddetlenme görülmez. Normal doğum sırasında daha önce kullanılan ilaçlara devam edilir. Stresin astımı tetiklemesi durumunda rahatlatıcı ilaçlar uygulanabilmektedir. Astımlı bir anne adayı normal bir gebelik sürebilir, normal doğum yapabilir ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilir.

Astımlı Hamileler Sezaryen Doğum

Uzmanlar astımlı anne adaylarına sezaryen doğum yapılacaksa  bölgesel anestezinin tercih edilmesini tavsiye ederler.  

Gebelikte Astımın Anne ve Bebeğe Etkileri

Gebelik döneminde tedavi gören astımlı anne adaylarının yaklaşık olarak üçte birinde şikayetler hafifler, üçte biride değişiklik olmaz, üçte birinde ise, şikayetler şiddetlenir. Ayrıca anne adayının farklı şikayetlerinde astım, farklı seyirler gösterebilmektedir.

Gebelik döneminde görülen stres ve gastroözofageal reflü de astımın şiddetini artıran etkenler arasında belirtilir. Astım belirtileri şiddetli olmayan gebelerde rahim kan akımı ve kan oksijeni azalarak anne ve bebekte bazı sorunların oluşmasına neden olabilmektedir.

Bu sorunlar;  

 Annede;

Şiddetli kusma

Hipertansiyon

Vajinal kanama

Anne ölümünde artış

Sezaryen endikasyonu

 Bebekte;

Prematüre doğum

Bebek taşikardisinde artış

Perinatal bebek ölümünde artış

Perinatal hipokside artış

Anne karnında büyüme geriliği ve düşük doğum ağırlığı

Astımın doktor kontrolü altında olması durumunda bahsedilen bu sorunların hiç gerçekleşmeyeceği belirtilir.   

Bebekte Astım Olma Riski 

Astım olan anne adaylarının en büyük korkularından birisi de bebeklerinde de bu hastalığın ortaya çıkma olasılığıdır. Yapılan araştırmalara göre, astımlı annenden doğan bebeklerin yüzde 20'sinde bu hastalığın görüldüğünü ortaya koymaktadır.

Bu durumun genel popülasyonda görülen oranın üzerinde olduğu, ancak bebeğin anne sütüyle beslenmesi, bebeğin bulunduğu ortamda sigara içilmemesi ve alerjen faktörlerinden kaçınma bu oranın azalmasına yardımcı olabildiği ifade edilir.

Yukarıda bahsedilen alerjenlerin astımı tetiklediği ve oldukça alevlendirdiği ifade edilmektedir.  

Doktorunuza Danışın

Gebelikte astım şikayetiniz oluştuysa ya da daha önce astım hastası iseniz, hamileliğiniz boyunca doktor kontrolde olmanız önerilir. Hamilelik döneminde yaşanacak astım şikayetlerini mutlaka doktorunuzla paylaşmalı onun yönlendirmeleri konusunda hareket etmelisiniz.            

Editörün Seçtikleri

Popüler Yazılar

Gebe Sözlüğü

Источник: https://www.gebe.com/gebelikte-astim/

Hamilelikte Astım İlaçları Kullanılır mı? Hamilelikte Astım Krizleri Önlenebilir mi? – Sağlık Ocağım .NET

Hamilelikte Astım

Astım, bronşlarda (havayolları) ara ara daralma yapan, soluk alma güçlüğü, hırıltılı solunum ve öksürüğe neden olan bir akciğer hastalığıdır. Hastalık genellikle çocuklukta başlar, fakat herhangi bir yaşta da gelişebilir.

Yedi çocuktan en az biri astım şikayetlerinden yakınmaktadır ve etkilenenlerin sayısı son yıllarda çarpıcı şekilde artmaktadır. Fakat çocukluk astımı tüm olguların yaklaşık yarısında geçmektedir. Astım atağı sırasında havayollarının duvarlarındaki kas kasılır ve daralmaya neden olur.

Havayollarının iç duvarları da şişkinleşir, iltihaplanır ve aşırı mukus üretimi daha küçük havayollarını tıkar.

Astım belirtileri

Astım ataklarının şiddeti hafif düzeyde soluksuz kalma ile solunum yetmezliği arasında değişebilir. En sık görülen belirtiler hırıltılı solunum, soluk alamama, kuru öksürük ve göğüste sıkışma hissidir.

Astım belirtileri hamile olanlarda da hamile olmayanlarda da genellikle aynıdır. Ağır bir astım atağında nefes alma ve konuşma giderek zorlaşır. Nefes almanın bozulması kanda oksijen düzeyinin düşmesine sebep olur. Bu nedenle, özellikle dudaklarda siyanoz (mavimsi renk) ortaya çıkar.

Tedavisi yapılmaz ise bu tür ataklar ölümcül olabilir.

Hamilelikte astım atakları bebeğe zarar verir mi?

Her ne kadar şiddetli astım hamilelik döneminde riskli olabilse de, bu riskin hemen hemen tamamı ortadan kaldırılabilir.

Hamilelik süresince kadın doğum uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı ya da alerji immünoloji uzmanı işbirliği yapılırsa ve astım hastası sıkı bir tıbbi gözetim altında tutulursa astımlı bir kadının, astım hastası olmayan bir kadın kadar normal bir gebelik geçirme ve sağlıklı bir bebek sahibi olma şansı vardır.

Kontrol altında tutulduğu sürece astımın gebelik üzerinde etkisi oldukça düşük olabilmesine karşın, gebeliğin astım üzerindeki etkisi genellikle daha yüksektir.

Astımlı hamilelerin yaklaşık üçte birinde astımın seyri iyiye gider (etki pozitiftir), diğer üçte bir astımlı hamilelerin durumu hemen hemen aynı kalır, geriye kalan üçte bir hamilede ise dördüncü aydan itibaren astım hastalığı daha da şiddetlenir (bunlar genellikle astımı şiddetli olan hastalardır).

Astımınız ister hafif ister ağır seyirli olsun, durumu hamile kalmadan önce ya da en geç gebeliğin ilk aylarında kontrol altına alırsanız hem siz hem de bebeğiniz bu durumu daha rahat ve daha sağlıklı geçirebilirsiniz.

Doğum sırasında ise astım ataklarının görülme sıklığı oldukça düşüktür.

Hamilelikte astım ilaçları kullanılır mı?

Doktorunuzun sadece gebelik sırasında kullanım için uygun gördüğü ilaçları ve doktorunuzun önerdiği şekilde kullanın. Eğer durumunuz hafif ise ilaç tedavisi gerekmeyebilir.

Atım hastası hamilelerin hastalığı orta şiddette ya da şiddetli ise kullanabileceği, bebek için güvenli sayılan, ağızdan ya da solunum yoluyla alınan birçok ilaç vardır ve bu ilaçlardan kullanmak gerekebilir.

Bu ilaçları kullanmanın riskli olabilme ihtimali olsa bile, bebeğin oksijensiz kalmasının önlenmesinin yararları ile kıyaslandığında bebeğin ilaçlardan görebileceği risk daha düşüktür. Bu ilaçların bazıları ayrıca preeklampsi riskini de azaltabilmektedir.

Hamilelikte astım atakları ve astımın zararları nasıl önlenir?

  • Hamilelikte çevresel tetikleyicilerden korunmak astım krizlerini önler mi? Astım ataklarını tetikleyici olarak en sık suçlanan etkenler arasında polenler, hayvan tüyleri, tozlar, küfler, sigara dumanı, ev temizleme ürünleri, parfümler sayılabilir.

    Astım krizlerini önlemek için bunlardan korunmak faydalı olur. Ev hayvanlarını bir yakınınıza ya da arkadaşınıza bırakabilirsiniz.

  • Hamilelikte alerji iğneleri astım krizlerini önler mi? Eğer hamile kalmadan önce alerji iğnelerine başlamışsanız bu tedavi gebelik sırasında da devam edecektir.

    Gereken durumlarda alerji iğneleri hamilelik sırasında da başlatılabilir. Bunları genelde, doktorunuzun size verdiği ilaçları alıştırma öncesi alarak önleyebilirsiniz.

  • Hamilelikte grip ve soğuk algınlığı gibi durumlarda astım krizleri önlenebilir mi? Soğuk algınlığı, grip ve diğer bulaşıcı solunum yolları hastalıklarından korunmanız gerekir. Hafif bir üşütme başlangıcında bile doktorunuzla görüşün, doktorunuz gereken durumlarda size ilaç verebilir.

    Fakat burada önemli olan gebelik öncesi gerekli aşıların tamamlanmış olmasıdır. Grip mevsimi yaklaştığında da grip aşısı için doktorunuza danışın. Grip aşıları hamilelikte de yapılabilir. Direncinizi koruyun ve mümkün olan en iyi beslenme şeklini tercih edin. Hasta ve hastalık belirtileri gösteren insanlardan uzak durmaya çalışın.

    Düzenli ve yeterli uyuyun. Ellerinizi sık sık yıkayın. Hasta kişilerle tokalaşmaktan kaçının. Solunum yolu hastalıklarının yaygın olduğu dönemlerde mümkün olduğunca dışarıya çıkmayın. Sigara içenlerden uzak durun. Kendinizi üşütmeyin. Oda sıcaklığında yeterli su tüketin.

  • Hamilelikte astım krizlerinin bebeğe zarar verme olasılığı önlenebilir mi? Eğer astım kriziniz tutarsa bebeği oksijensiz bırakmamak için doktorunuzun size reçete ettiği ilacı kullanın. Bu ilaçtan yeterli faydayı göremezseniz size en yakın hastanenin acil servisine başvurun ya da doktorunuzu çağırın.

 Astım hastası anneler bebeklerini astım ve alerjiden koruyabilir mi?

Alerji ve astıma eğilim ırsidir. Bu nedenle astım hastası anneler hiç olmazsa ilk altı ay bebeklerini yalnızca anne sütü vererek bebeklerinin potansiyel yiyecek alerjileriyle temasını geciktirmeleri; böylece çocuklarında alerjik duyarlılığın yerleşmesini de geciktirmeleri ve belki aynı dönemde çocuğun alerjiye yatkınlığını azaltmaları sağlanabilir.

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/hamilelikte-astim-ilaclari-kullanilir-mi-hamilelikte-astim-krizleri-onlenebilir-mi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть