Hamilelikte Kaçınmanız Gereken 10 Alışkanlık!

Hamilelikte hatalı alışkanlıklardan vazgeçin!

Hamilelikte Kaçınmanız Gereken 10 Alışkanlık!

Hamilelikte,  hatta birkaç ay öncesinden hatalı alışkanlıklardan vazgeçmek anne adayı ve doğacak bebeğin sağlığı için önem taşıyor.Hamilelikte kaçınmanız gereken 10 alışkanlık nedir birlikte göz atalım.

1-Sigara ve alkol tüketmek

Hamilelik sırasında sigara içmek nikotin ve kanserojen maddelerin bebeğe geçmesine neden oluyor; bunun sonucunda da bebekte gelişme geriliği, düşük, erken doğum ve ölü doğuma yol açabiliyor.

Her gün alkol almak ya da kısa bir süre içinde çok fazla alkol tüketmek de bebek için teh oluşturuyor.

Örneğin, yüzde anormallikler, gelişim yavaşlığı gibi çeşitli belirtileri olan fetal alkol sendromuna neden olabilmesi gibi.

2-Kahvede aşırıya kaçmak

Kahve anne adayında kan basıncını ve nabız atış sayısını artırıyor. Hamilelikte zaten artan bu değerler kahve ile daha da abartılı hale gelerek sorun oluşturabiliyor. Aynı uyarıcı etki bebekte de oluşuyor ve bebeğin uyku düzeni daha anne karnında iken bozuluyor.

Ayrıca bebeğin idrar miktarı artıyor ve sıvı kaybı gelişebiliyor. Bu gibi sorunların önüne geçmek için kahve tüketimini kısıtlayın, içecekseniz dekafein (kafeinsiz) olanları tercih edin. Asitli içeceklerden, sizde mide yanmasını artıracağı için kaçının.

Kolalı içeceklerde de kafein olduğunu unutmayın, dolayısıyla kahve çin yapılan uyarılar bunlar için de geçerli.

3-Hatalı beslenmek

Kılıç balığı, orkinos, köpek balığı gibi büyük deniz hayvanlarının etlerinde civa oranı daha fazla oluyor. Bu da ağır metal zehirlenmesine yol açabiliyor. Başlangıçta pek belirti vermeyen bu durum ileride kansere kadar giden sonuçlar doğurabiliyor.

Küçük balıkları ve diğer balıkları yemeyen balık etlerini tercih edin. Ayrıca salam, sosis gibi işlenmiş besinlerden de kaçının. Bunlar nitratlar gibi toksik madde içermeleri nedeniyle bebek için risk yaratıyor.

Çiğ yenmeleri de etle geçebilecek toksoplazma gibi hastalıklar açısından teh oluşturuyor .

4- Çok sıcak banyo yapmak

“Çok sıcak banyo yapmak, buhar odaları ve saunalar tehli olabiliyor.” uyarısında bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, “Örneğin tansiyonunuz düşebiliyor, bayılma riskiniz oluyor ve bebekte bu tansiyon düşmeleri sırasında kan akımı azalıyor. Bu süre uzarsa spastik bebek riski artıyor. Bu nedenle banyo suyu sıcaklığının 37 dereceyi geçmemesi gerekiyor. ”

5- Bol şekerli veya tuzlu besinler tüketmek

Hamilelikte plasentadan salgılanan HPL (insan plasental laktojen hormon) nedeniyle şeker yükselmesine zaten bir eğilim oluyor. Bunun asıl nedeni ise bebeğe sürekli şeker sağlamak ve beslemek.

Diyabetik annelerde zaten yüksek olan şeker HPL etkisiyle daha da yükseliyor ve diyabetik komaya kadar giden sonuçları gelişebiliyor. Bol şekerli gıda ile beslenmek bu riski artırıyor. “Bol tuzlu beslenmek de hipertansiyonu artırıcı bir rol oynuyor”  diyen Prof. Dr.

Tansu Küçük sözlerine şöyle devam ediyor:  “Hipertansiyon preeklempsi tablosunu oluşturarak anne ve bebeğin hayati teh altına girmesine neden oluyor. Bu yüzden hamilelik döneminde de tuz tüketimi miktarı 5 gramı geçmemeli.

Doğrudan tuz alımı dışında,  örneğin peynir, zeytin, turşu, kuruyemiş ve salamura gibi tuzlu gıdalara da dikkat edilmeli.”

6- Bilgisayar ve cep telefonu kullanımına dikkat etmemek

Bilgisayar kullanımını kısıtlayın. Elektromanyetik radyasyon bebekte henüz çok iyi bilinmeyen bazı değişimlere sebep olabiliyor. Uzun saatler bilgisayara bakma pozisyonu sizin iskeletiniz için de zararlı olabiliyor; kas spazmları, lumbago gibi ani bel ağrılarına yol açabiliyor.

Cep telefonu ile konuşma süresini günde 2 kez 5’er dakika ile sınırlandırın. Cep telefonlarını yakınınızda tutmayın, başucunuza koyarak uyumayın, şarja takmayın. Aksi halde batarya patlaması ve elektromanyetik radyasyon gibi fiziksel risklere maruz kalabilirsiniz.

Hem yaydığı dalgalardan korunmak hem de deliksiz iyi bir uyku için cep telefonunuzu kapatın.

7- İki kişilik yemek yemek

“Aylık kilo alımınız ne fazla ne de az olmalı” uyarısında bulunan Prof. Dr. Tansu Küçük şunları söylüyor: “Hedef kilonuzu doktorunuzla konuşun ve haftalık – aylık olarak kilonuzu kendiniz de takip edin. İstenenden fazla kilo almanız diyabet ve preeklempsi gibi hamilelik komplikasyonlarını artırabiliyor. Dolayısıyla günlük kalori alımınız 2900 kaloriyi geçmesin.

İstenenden çok az kilo almanız da bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Örneğin bebekte SGA (hamilelik haftasına göre küçük bebek) ve buna bağlı ileride nörolojik ve gelişimsel sorunlar, aşırı kısa boy gibi problemlerin görülme riski artıyor. Ayrıca hipertansiyon, kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalık, insüline bağımlı olmayan diabetes mellitus gelişebiliyor.

8- Hatalı spor yapmak ya da hareketsiz kalmak

Hatalı spor herşeyden önce iskelet sistemine zarar verebiliyor. Kas spazmları, hatta kas kopmaları ve kemik kırıkları bile gelişebiliyor. Bu nedenle iyi bir antrenör ile çalışmak, daha sonra tek başına spor yapmaya başlamak gerekiyor.

Spor ne gereğinden az ne de gereğinde fazla olmalı. Çünkü gereğinden fazla spor erken doğuma bile sebep olabiliyor. İdeal spor herkese göre değişmekle birlikte kalp hızını yüzde 50 artıracak kadar olması yeterli geliyor.

Bu da genellikle 30-40 dakika orta tempoda bir spor demek.

9 – Özel bölge hijyenini hatalı uygulamak

Hijyenik kadın pedi doğal malzemeden üretilmiş, kokusuz ve renksiz olmalı. Çünkü perine bölgesi için yapılmış spreyler ve temizlik bezleri irritasyon yaratabiliyor.

Yanlış perine hijyeni de vajinal enfeksiyon ve idrar yolları enfeksiyon riskini artırıyor. Bunun sonucunda da erken doğum olabiliyor.

Ayrıca vajina içini yıkanmamalı, çünkü bu alışkanlık vajinanın asiditesini bozarak enfeksiyon ve erken doğum riskini artırabiliyor.

10-Yatak odasında çiçek bulundurmak

Yatak odanızda çiçek olmamalı. Geceleri kendileri de oksijen soludukları için çiçekleri diğer odalara almayı ihmal etmeyin. Aksi halde hipoksi, hipertansiyon ile baş ağrıları gibi sorunlar gelişebiliyor. Kurdele çiçeği ise formaldehiti yok ediyor ve bu sayede de zehirlenmelerden koruyor. Dolayısıyla evde bulunması önerilen bir çiçek.

Prof. Dr. Tansu Küçük
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Источник: https://www.kidsgourmet.com.tr/hamilelikte-hatali-aliskanliklardan-vazgecin/

Hamilelerin Kaçınması Gereken 10 Şey

Hamilelikte Kaçınmanız Gereken 10 Alışkanlık!

Hamilelik dönemi; anne ve bebek sağlığı açısından yeme – içme, davranışsal hatalar ve yanlış bilgilendirilme veya bilgisizlik sonucunda kimi zaman tehli durumlara yol açılabilen bir süreç…

Yazımızda hamilelik dönemi içerisinde zararlı olabilecek, doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgiler derledik.

Hamileyken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Bu maddeler dikkatle incelendiğinde; süreç boyunca ve sonrasında anne – bebek sağlığının korunmasına yardımcı olacaktır.

Hamileyken sigara ve alkol kullanımı

Anne ve bebek, birbirlerine kordon bağıyla bağlı olduklarından, annenin kanına karışan her madde bebeğe aktarılıyor. Sigara içerisinde bulunan kanserojen maddeler ve nikotin bebeğin kanına karışma olasılığına sahip.

Alkol tüketimi bebeğin gelişimini olumsuz etkiler. Sigara ve alkol kullanılan gebeliklerde; zeka geriliği, organ yetmezliği, erken doğum, bebek ölümü gibi sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle uzmanlar; hamilelik dönemi ve sonrasındaki emzirme döneminde sigara ve alkol tüketimine son verilmesini öneriyorlar.

Hamileyken aşerdiğinizde yedikleriniz

Aşerme; hamilelik sırasında bireyler; hormon değişimleri dolayısıyla çok fazla açlık hissi duyumsamaya başlarlar. Aşerme durumu bu süreçte açığa çıkmaya başlar. Doktor tavsiyesi ile yeme alışkanlıklarının kontrolü yapılabilir. Ancak bu dönemde ‘bir kereden bir şey olmaz’ zihniyeti de ortaya çıkmaya başlar.

Süreç boyunca tüketilen tüm yiyeceklerin yararı kadar, zararı da olabileceği unutulmamalıdır. Kaçınılması gereken belirli gıdalar mevcuttur. Bunlardan başlıcaları şu şekilde belirtilebilir:

  • Tuz: Hamilelerde aşırı ödem oluşumuna sebebiyet verir. ayrıca aşırı tüketim durumunda Hamilelik Zehirlenmesi (preeklampsi ) durumu oluşabilir.
  • Şeker: Aşırı tüketimi; düşük tehlerine, bebekte diyabet hastalığına, sarılık gibi hastalıklara neden olur.
  • Asitli içecekler: Besin değeri olmayıp çok fazla şeker barındırdıklarından, annenin kilo almasına neden olurlar. Alınan fazla doğum kiloları doğum sürecini olumsuz etkiler.
  • İşlenmiş gıdalar: İşlenmiş gıdalar özellikle hamile hanımların uzak durması gereken başlıca besinlerdendir.

Spor; bilinçsiz yapıldığında hem hamileler hem de normal bireyler için tehli boyutlara gelebilir. Hamilelik döneminde yapılan spor; doğum kasılmalarına yardımcı olurken, bebeğin gelişimi için de faydalı olacaktır. Ancak bir uzman gözetiminde yapılması gerektiği de unutulmamalıdır.

Hamilelikte Stres

Hamilelik dönemi anne açısından bakıldığında, hormonsal düzeylerin değişmesinin yanında duygusal değişimlerinde ağır olduğu bir dönemdir.

Bu nedenle, dış etmenlerden gelen aşırı stres ve sinir durumları hamilelik dönemini olumsuz etkileyebiliyor. Düşük tehsi, erken doğum gibi sonuçlar doğurabiliyor.

Uzmanlar bu dönemler de anne adaylarının aşırı stres ve sinir ortamlarından uzak durmalarını, kendilerini rahatlatabileceğini düşündükleri faaliyetlere yönelmelerini öneriyor.

Çay ve Kahve Tüketimi

Hamilelik döneminde anne adaylarının tansiyonları yüksek sınırlarda seyreder. Aşırı çay veya kahve tüketimiyle birlikte tansiyon daha da artabileceğinden bu durum anne adaylarını olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca kahve bebekte aşırı idrar üretimine sebep olduğundan, fetüste sıvı kaybına neden olabiliyor.

Aşırı Yemek Tüketimi

Anne adayı; hamileliği boyunca ortalama bir insanın kalorisine ek olarak 300 -400 kalori tüketmesi yeterlidir. Hamilelik bahanesiyle fazla tüketim yapılması durumunda, doğum sürecinde alınan her kilo hem anne adayını hem de bebeği doğum esnasında tehye sokmaktadır.

Aşırı Sıcak ve Güneş

Hamileliği boyunca hormonsal düzeni değişen anne adayının tansiyonunu stabil tutması pek mümkün değildir. Aşırı sıcak ortamlarda anne adayı aşırı terleme yapacağından bebeğin susuz kalabileceği, annenin tansiyonu düşmesi sonucu fetüs içerisinde sıvı dengesizliği oluşabileceği de unutmamalıdır.

Bilgisayar ve Cep Telefonu Kullanımı

Bilgisayar ve cep telefonlarında radyasyon oranı günümüz teknolojisi sayesinde minimize ediliyor. Ancak bu aletlerin uzun süreli kullanımında bebek de radyasyona maruz kalacağından gelişiminde problemler oluşabiliyor.

Yatak Odası

Anne adayı; vücudunda fazladan enerji üretmek zorunda olduğundan bol oksijene ihtiyaç duyar. Bu yüzden fotosentez yapan bitkilerin yatak odalarında bulunmamasına özen göstermeleri gerekmektedir.

Kıyafetler

Hamilelik dönemi boyunca anne adayının rahat kıyafetler giymesi önerilir. Annenin uterus bölgesine baskı olmamasına dikkat edilmeli, seçilen kıyafetler mümkün olduğunca bol seçilmelidir.

Yazımızı paylaşarak herkese ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Источник: https://tutarkibu.com/hamilelerin-kacinmasi-gereken-10-sey/

Hamilelikte kaçınmanız gereken 10 alışkanlık

Hamilelikte Kaçınmanız Gereken 10 Alışkanlık!

İki canlısın, 2 kat fazla yemelisin” Bu cümleyi hemen her hamile kadın ailesinden veya eş dosttan mutlaka duymuştur.

Ancak sanılanın aksine hamilelik döneminde 2 kişilik yemek bebeğe yarar sağlamadığı gibi, annenin de fazla kilo alıp doğum ve sonrasında problemler yaşamasına neden olabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr.

Filiz Candan Topuz hamilelik döneminde fazladan ortalama olarak sadece 300 kaloriye ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek “Önemli olan fazla değil, dengeli beslenmek” diyor.

Az su içmek

Toplumdaki hatalı inanışlardan biri de, fazla su içilirse amnion sıvısının artacağı şeklinde. Amnion sıvısını bebeğin idrarı oluşturuyor. Dolayısıyla bu sıvının miktarını annenin içtiği su belirlemiyor.

“Anne iyi beslenir ve son 3 ayda istirahat etmeye özen gösterirse, bebeğin suyu da normal olacaktır” diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr.

Filiz Candan Topuz sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu nedenle bebeğin suyunun azaldığı oligohidramnıos ile seyreden, örneğin anne karnında gelişme geriliği olan durumlarda annenin istirahati önemli.

Sık kontroller ve istirahatle doğumun bebek için en iyi zamanda gerçekleşmesi sağlanabiliyor. Hamilelik döneminde en az 1,5-2 litre su içmeli. Böbreklerle ilgili bir problemi yoksa bol idrara çıkarak aslında idrar yolu enfeksiyonu oluşmaması için önlem de almış oluyor”

Suda uzun süre kalmak

Hamilelikte deniz ve havuz suyu zarar vermese de, vücut ısısını düşürecek kadar uzun kalmayın. Suda en fazla 30 dakika kalmanız yeterli olacaktır. Suda fazla zaman geçirildiğinde ısı kaybı oluyor ve enfeksiyonlara, özellikle idrar yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlanıyor. Ayrıca ideal banyo suyu sıcaklığı 37-38 derecedir. Su ısısının 40 santigrat dereceyi geçmemesine dikkat edin.

Kirli suda yüzmek

İshal, kusma, idrar yolu enfeksiyonu, “konjonktivit” denilen göz iltihaplanmaları, cilt enfeksiyonları, özellikle mantar enfeksiyonu gibi enfeksiyonlara neden olabileceği için temizliğinden emin olmadığınız suda yüzmeyin. Bunun aksine temiz suda yüzmek ise kasların hemen hemen tümünü çalıştırdığı için hamilelik döneminde önerilen egzersizler arasında yer alıyor.

Sert yatakta yatmak

Hamileliğin ikinci 3 ayı itibariyle, göbeğin büyümeye başlamasıyla birlikte vücudun ağırlık merkezi öne doğru kayıyor ve buna bağlı olarak bel ile sırt ağrıları başlıyor. Toplumda bel sağlığı için sert yatakta yatılması gerektiğine yönelik yanlış bir inanış var.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz sanılanın aksine sert yatakta yatmanın sırt ve bel ağrılarına yol açtığını vurgulayarak, “Hamilelik döneminde bu sorun daha da şiddetlenebiliyor.

Bu nedenle yatıldığında vücudun şeklini alabilen ve bele destek veren yatakları tercih etmekte fayda var” diyor.  

Yüksek topuklu ayakkabı giymek

Vücudun ağırlık merkezini değiştirerek diz, kalça ve bel ağrılarına sebep olabileceği için yüksek topuklu ayakkabılardan kaçının. Dengeli yürüyüş ve dengeli adımlar için ortopedik ayakkabılar tercih edin.

Kaplıca havuzuna ve saunaya girmek

Kaplıca suyu ile banyo yapmanın sakıncası yok, fakat kaplıca havuzu veya sauna hamilelere önerilmiyor. Bunun nedeni ise sadece sıcak suyun değil ortamın da ısısının yüksek olması nedeniyle vücut ısısında artış oluşması. Sıcağın damarlarda genişlemeye yol açması sonucu düşen kan basıncı da bayılmaya neden olabiliyor.

Ayrıca vücut ısısının 38,9 C’ üzerine çıkması, özellikle ilk 3 ayda bebeğin zarar görmesine yol açabiliyor.

Örneğin hamilelikte ilk 3 ayda ateş yükselmesine, yarık damak dudak gibi orta hat gelişim defektlerine, kalp anomalilerine, kol ve bacaklarda gelişim anomalilerine, baş ve kafa içi gelişim anomalilerine ve düşüklere sebep olabiliyor.

Kahve keyfini abartmak

Kafein fazla tüketilirse metabolizmayı hızlandırdığı için çarpıntı, uykusuzluk ve ilerleyen hamilelik haftalarında mide reflüsünü artırabiliyor.

Günlük güvenli tüketim dozunun 200mg/dl olduğu ve bir fincan kahvede 95mg/dl olduğu düşünülürse, günde 1 fincandan fazla kahve içmek hamilelik döneminde bu şikayetlere neden olabiliyor.

Kolalı içecekler de kafein içermeleri ve gereksiz kalori sağladıkları için önerilmiyor. Bu hiç içemeyeceğiniz anlamına gelmiyor, bir kutu kolada 50 mg kafein olduğunu düşünerek dikkatli tüketin.

Bitki çaylarında ideal miktarı aşmak

Aslında ilaçların büyük bir kısmının bitkilerden elde edildiğini düşünürsek, bitki çaylarının fazla tüketilmesinin ilaç etkisi yaratacağını düşünmek yanlış olmaz. Ancak yeterli bilimsel çalışma olmamakla birlikte, hamilelikte aynı çaydan 2 fincandan fazla

tüketilmesi, örneğin melisa ve yasemin çaylarını içmek, aşırı uykuya eğilim yapabiliyor. Yeşil çay da yoğun kafein içerdiği için hamilelikte günde bir fincandan fazla önerilmiyor.

Özellikle hamilelikte rahim kasılmasını artırıcı etkileri nedeniyle adaçayı, ahududu, sinameki ve fesleğen çaylarından da kaçınmak gerekiyor.

Hamilelikte ıhlamur,  kuşburnu, zencefil ve papatya çayları ise günde 1-2 fincan tüketilebilir.

Alkol ve sigara tüketmek

Araştırmalar günde 1-2 kadeh alkol tüketen kadınların bebeklerinde öğrenme, konuşma ve dikkat eksikliği ile hiperaktivite gibi bozuklukların daha sık rastlandığını ortaya koyuyor.

Alkolün bebeğin sinir hücrelerinin gelişimi ve fonksiyonunu bozduğu, kemik ile kıkırdak hücrelerinde erken ölümlere sebep olduğu düşünülüyor. Bunun sonucunda da bebekte yüz anomalileri oluşabiliyor.

Ayrıca alkol tüketiminin düşük doğum tartılı bebek doğurma ve erken doğum riskini artırdığı tespit edilmiş.

Amerikan Obstetrisyenlerve Jinekologlar Cemiyeti günde 2 kadehten fazla alkol tüketimini ağır alkol tüketimi olarak kabul edip, bu hamilelerin bebeklerinde fetal alkol sendromunun oluşma riskinin çok yüksek olduğunu belirtmişler. Bu nedenle hamilelikte özellikle ilk 3 ayda alkol tüketilmesi önerilmiyor.

Hamilelikte sigara içmek de çok riskli! Öyle ki sigara içindeki kanserojen maddeler ile nikotinin bebeğe geçmesine yol açabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr.

Filiz Candan Topuzbunun sonucunda da erken doğum, ölü doğum ve bebekte gelişme geriliği gibi son derece ciddi tablolar gelişebildiği uyarısında bulunuyor.  

Источник: http://kocaelilife.com/hamilelikte-kacinmaniz-gereken-aliskanlik-h2399.htm

1-2 KİŞİLİK YEMEK YEMEK

“İki canlısın, 2 kat fazla yemelisin.” Bu cümleyi hemen her hamile kadın ailesinden veya eş dosttan mutlaka duymuştur.

Ancak sanılanın aksine hamilelik döneminde 2 kişilik yemek bebeğe yarar sağlamadığı gibi annenin de fazla kilo alıp doğum ve sonrasında problemler yaşamasına neden olabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr.

Filiz Candan Topuz hamilelik döneminde fazladan ortalama olarak sadece 300 kaloriye ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek “Önemli olan fazla değil, dengeli beslenmek” dedi.

2-AZ SU İÇMEK

Toplumdaki hatalı inanışlardan biri de fazla su içilirse amnion sıvısının artacağı şeklinde. Amnion sıvısını bebeğin idrarı oluşturuyor. Dolayısıyla bu sıvının miktarını annenin içtiği su belirlemiyor. “Anne iyi beslenir ve son 3 ayda istirahat etmeye özen gösterirse bebeğin suyu da normal olacaktır” diyen Dr.

Filiz Candan Topuz sözlerine şöyle devam etti: “Bu nedenle bebeğin suyunun azaldığı oligohidramnıos ile seyreden, örneğin anne karnında gelişme geriliği olan durumlarda annenin istirahati önemli. Sık kontroller ve istirahatle doğumun bebek için en iyi zamanda gerçekleşmesi sağlanabiliyor. Hamilelik döneminde en az 1,5-2 litre su içmeli.

Böbreklerle ilgili bir problemi yoksa bol idrara çıkarak aslında idrar yolu enfeksiyonu oluşmaması için önlem de almış oluyor”

3-SUDA UZUN SÜRE KALMAK

Hamilelikte deniz ve havuz suyu zarar vermese de, vücut ısısını düşürecek kadar uzun kalmayın. Suda en fazla 30 dakika kalmanız yeterli olacaktır. Suda fazla zaman geçirildiğinde ısı kaybı oluyor ve enfeksiyonlara, özellikle idrar yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlanıyor. Ayrıca ideal banyo suyu sıcaklığı 37-38 derecedir. Su ısısının 40 santigrat dereceyi geçmemesine dikkat edin. 

4-KİRLİ SUDA YÜZMEK

İshal, kusma, idrar yolu enfeksiyonu, “konjonktivit” denilen göz iltihaplanmaları, cilt enfeksiyonları, özellikle mantar enfeksiyonu gibi enfeksiyonlara neden olabileceği için temizliğinden emin olmadığınız suda yüzmeyin. Bunun aksine temiz suda yüzmek ise kasların hemen hemen tümünü çalıştırdığı için hamilelik döneminde önerilen egzersizler arasında yer alıyor. 

5-SERT YATAKYA YATMAK

Hamileliğin ikinci 3 ayı itibariyle göbeğin büyümeye başlamasıyla birlikte vücudun ağırlık merkezi öne doğru kayıyor ve buna bağlı olarak bel ile sırt ağrıları başlıyor. Toplumda bel sağlığı için sert yatakta yatılması gerektiğine yönelik yanlış bir inanış var.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz sanılanın aksine sert yatakta yatmanın sırt ve bel ağrılarına yol açtığını vurgulayarak, “Hamilelik döneminde bu sorun daha da şiddetlenebiliyor.

Bu nedenle yatıldığında vücudun şeklini alabilen ve bele destek veren yatakları tercih etmekte fayda var” diye konuştu.

6-YÜKSEK TOPUKLU AYAKKABI GİYMEK

Vücudun ağırlık merkezini değiştirerek diz, kalça ve bel ağrılarına sebep olabileceği için yüksek topuklu ayakkabılardan kaçının. Dengeli yürüyüş ve dengeli adımlar için ortopedik ayakkabılar tercih edin. 

7-KAPLICA HAVUZUNA VE SAUNAYA GİRMEK

Kaplıca suyu ile banyo yapmanın sakıncası yok fakat kaplıca havuzu veya sauna hamilelere önerilmiyor. Bunun nedeni ise sadece sıcak suyun değil ortamın da ısısının yüksek olması nedeniyle vücut ısısında artış oluşması. Sıcağın damarlarda genişlemeye yol açması sonucu düşen kan basıncı da bayılmaya neden olabiliyor.

Ayrıca vücut ısısının 38,9 C’ üzerine çıkması, özellikle ilk 3 ayda bebeğin zarar görmesine yol açabiliyor.

Örneğin hamilelikte ilk 3 ayda ateş yükselmesine, yarık damak dudak gibi orta hat gelişim defektlerine, kalp anomalilerine, kol ve bacaklarda gelişim anomalilerine, baş ve kafa içi gelişim anomalilerine ve düşüklere sebep olabiliyor. 

8-KAHVE KEYFİNİ ABARTMAK

Kafein fazla tüketilirse metabolizmayı hızlandırdığı için çarpıntı, uykusuzluk ve ilerleyen hamilelik haftalarında mide reflüsünü artırabiliyor.

Günlük güvenli tüketim dozunun 200mg/dl olduğu ve bir fincan kahvede 95mg/dl olduğu düşünülürse günde 1 fincandan fazla kahve içmek hamilelik döneminde bu şikayetlere neden olabiliyor.

Kolalı içecekler de kafein içermeleri ve gereksiz kalori sağladıkları için önerilmiyor. Bu hiç içemeyeceğiniz anlamına gelmiyor, bir kutu kolada 50 mg kafein olduğunu düşünerek dikkatli tüketin. 

9-BİTKİ ÇAYLARINDA İDEAL MİKTARI AŞMAK

Aslında ilaçların büyük bir kısmının bitkilerden elde edildiğini düşünürsek bitki çaylarının fazla tüketilmesinin ilaç etkisi yaratacağını düşünmek yanlış olmaz.

Ancak yeterli bilimsel çalışma olmamakla birlikte hamilelikte aynı çaydan 2 fincandan fazla tüketilmesi, örneğin melisa ve yasemin çaylarını içmek, aşırı uykuya eğilim yapabiliyor. Yeşil çay da yoğun kafein içerdiği için hamilelikte günde bir fincandan fazla önerilmiyor.

Özellikle hamilelikte rahim kasılmasını artırıcı etkileri nedeniyle adaçayı, ahududu, sinameki ve fesleğen çaylarından da kaçınmak gerekiyor. Hamilelikte ıhlamur, kuşburnu, zencefil ve papatya çayları ise günde 1-2 fincan tüketilebilir.

10-ALKOL VE SİGARA TÜKETMEK

Araştırmalar günde 1-2 kadeh alkol tüketen kadınların bebeklerinde öğrenme, konuşma ve dikkat eksikliği ile hiperaktivite gibi bozuklukların daha sık rastlandığını ortaya koyuyor.

Alkolün bebeğin sinir hücrelerinin gelişimi ve fonksiyonunu bozduğu, kemik ile kıkırdak hücrelerinde erken ölümlere sebep olduğu düşünülüyor. Bunun sonucunda da bebekte yüz anomalileri oluşabiliyor.

Ayrıca alkol tüketiminin düşük doğum tartılı bebek doğurma ve erken doğum riskini artırdığı tespit edilmiş.

Amerikan Obstetrisyenler ve Jinekologlar Cemiyeti günde 2 kadehten fazla alkol tüketimini ağır alkol tüketimi olarak kabul edip, bu hamilelerin bebeklerinde fetal alkol sendromunun oluşma riskinin çok yüksek olduğunu belirtmişler. Bu nedenle hamilelikte özellikle ilk 3 ayda alkol tüketilmesi önerilmiyor.

Hamilelikte sigara içmek de çok riskli! Öyle ki sigara içindeki kanserojen maddeler ile nikotinin bebeğe geçmesine yol açabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz bunun sonucunda da erken doğum, ölü doğum ve bebekte gelişme geriliği gibi son derece ciddi tablolar gelişebildiği uyarısında bulundu.

Источник: https://www.posta.com.tr/hamilelikte-kacinmaniz-gereken-10-aliskanlik-2045977

Hamilelikte yapılmaması gereken 10 alışkanlık

Hamilelikte Kaçınmanız Gereken 10 Alışkanlık!

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz, bebek beklerken kaçınılması gereken hataları anlattı, önemli önerilerde bulundu.

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.