Hangi Gıdalar Daha Sağlıklı?

içerik

Sağlıklı beslenme için hangi gıdaları tüketmeliyiz?

Hangi Gıdalar Daha Sağlıklı?

“Tatlı ihtiyacınızı bal ve pekmezden alıverin. Evvelce şeker yoktu, şeker hastalığı da yoktu.” {Ebu’l Faruk Süleyman Hilmi Silistrevi (Kuddise Sirruh)}

Sağlıklı ve mutlu bir yaşam için dikkat etmemiz gereken şeyler

Azı karar çoğu zarar: Şeker, vücudun ihtiyacından fazla şeker alınması kan şekerini çok çabuk artırır ve pankreas aşırı insülin salgılar. Buna “metabolik sendrom” denir. İnsülin, şekeri ayarladıktan sonra fazlasını yağ olarak depolar. Kan şekerindeki ani düşüş acıkma hissi verir, yemek ihtiyacı hâsıl olur.

• Fazla şeker diş çürümesi başta olmak üzere, obezite, diyabet, kalp ve dolaşım hastalıkları, böbrek taşları, kanser, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, kronik yorgunluk sendromu ve kemik erimesine sebep olur.

• Kan ile vücudun her tarafına taşınan şeker göbek, kalçalar, göğüsler ve bacağın üst kısmında toplanır. Buralar dolduktan sonra, yağ asitleri kalp ve böbrek gibi aktif organlara dağılır. Neticede muafiyet (bağışıklık) zayıflar, vücut soğuğa, sıcağa veya mikroplara karşı dayanıksız olur. Sıhhati korumak insanın her şeyden önce gelen vazifesidir.

Nitekim Kanuni Sultan Süleyman ne güzel demiş: Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

Zeytin ve zeytin yağının bilmediğiniz 4 faydası

Zeytin çekirdeğinin yutulması günümüz insanları arasında yeni duyulan bir şey olmasına rağmen eskilerin birçoğunun yaptığı bir uygulamadır. Yani olumlu etki ve tesirleri senelerdir hatta

Sağlıklı beslenmek için hangi gıdaları yemeliyiz?

asırlardır bilinmektedir.1985′li yıllarda başlayan araştırmalar bugüne kadar devam ettirilmektedir. Yaklaşık 25 sene süren neticede karşılaşılan hadiseler hayret vericidir. Bu neticelere bin kişi değil belki yüz binlerce insan tarafından karşılaşılmıştır demek daha doğrudur:

Midesinde yanma olan herkes zeytin çekirdeğini yuttuktan sonra rahatladığını ifade etmiştir.Zeytin çekirdeğini yutan kimseler sindirim yolu rahatsızlıklarının bittiğini(kabızlık gibi) ifade etmişlerdir.Zeytin çekirdeği yutan kişilerde basur problemiyle karşılaşılmamış, hatta basuru olup ta yutanlar iyileştiklerini ifade etmişlerdir.
Konuyla İlgili:  Sigara illetiyle ilgili hikayeler

Zeytin çekirdeğini senelerdir yuttuğunu bildiğimiz insanlarda kanser hadisesine nadiren rastlanılmıştır.Son günlerde gelen yoğun telefon trafiğinden dahi birkaç gündür zeytin çekirdeklerini yutmaya başlayıp ta yukarıdaki benzeri rahatlamaları hissettiklerini söyleyen onlarca insan vardır.

Zeytin ve Zeytinyağı Nasıl Tüketilmeli?

Tavsiyemiz bizzat kendinizin denemesidir. Günde yediğiniz 5–6 tane zeytin çekirdeğini yutun ve kararı kendiniz verin. Ne biz nede bir başkası değil bizatihi kendi vücudunuz buna karar versin.

Faydasını görürseniz lütfen çevrenizdekilerle de, evinizdeki küçük çocuklarda dâhil olmak üzere, bu uygulamayı yapın. Bizim elde ettiğimiz verilere göre aklımızın almayacağı kadar şifalı bir doğal uygulamadır.

Yapmanın zarar değil fayda verdiğine inanıyor ve çevremize şiddetle tavsiye ediyoruz. Zeytinyağı asırlardır en iyi, en mükemmel yağ olarak bilinen gıda maddesidir.

Hatta reklâmlar da bile mucize olarak lanse edilir. Yemeklik zeytinyağı normal şartlar altında muhafaza edilirse bozulmadan yenilebilecek evsafta asırlarca kalabilen yegâne yağdır.

Nitekim arkeolojik kazılarda 3 bin, 5 bin yıl önce olduğu tahmin edilen mezarların yanında bozulmamış evsafta zeytinyağı da bulunabilmektedir. Zeytinyağında +10 derecelerde donmayı temin eden de bu maddelerdir.

Yani evinize satın alacağınız zeytinyağının buzdolabında donabilen olmasına dikkat ediniz.

Zeytinyağından sabun yaparsanız yağlı ciltlerde yağ dengesini, kuru ciltlerde ise yağlandırma özelliği temin eden bir hususiyet olduğunu tespit edersiniz.

Yağ içerisinde antioksidan (bozulmadan kalabilme), sabun içerisinde re-oily (geri yağlandırıcı) olarak tabir ettiğimiz özellikleri sağlayan bu madde veya maddelerin ne olduğu bugün dahi bilinememektedir.

Bu maddelerin ne olduğunun bilinmesi belki de çok uzun yıllar sağlıklı bir şekilde yaşamanın da ipuçları olabilecektir.

Zeytin tüketmenin faydaları

Zeytinyağını diğerlerinden farklı kılan bu madde veya maddeler en yoğun halleri ile zeytin çekirdeğinin içerisindedir. Herhangi bir zeytin çekirdeğinin her iki ucunu hafifçe törpülerseniz çekirdeğin içinin oyuk olduğunu ve içerisinde pıhtılaşmış veya çok koyu kıvamlı bir yağ olduğunu görürsünüz.

Bahse konu olan maddelerin burada ki konsantrasyonu %80′lere varan miktarlardadır. Zeytin çekirdeği muhteviyatında ki bu faydayı elde etmek için ise zeytin çekirdeklerini atmayıp yutmak gerekir. En gelişmiş cihazlarla yapılan araştırmalar zeytin çekirdeğinin boğaz boşluğundan geçip mideye ulaştığı anda eridiğini tespit etmiştir.

Hazmı en kolay olan yiyecek maddesi zeytin çekirdeğidir.

Konuyla İlgili:  Kapitalizm nedir? Kapitalizmin zararları nelerdir?

Bu uygulamanın insan vücuduna faidelerinin ise:1- Ülser gastrit gibi mide problemlerini bitirdiği;2- Bağırsak ve sindirim yollarını düzenlediği;3- Basur ve prostatı engellediği;

4- İç organlarda oluşabilecek kanserojen hücre riskini binde birlere indirgediği.

Источник: https://www.notdefteri.net/saglikli-beslenme-icin-hangi-gidalari-tuketmeliyiz/

Bahar yorgunluğuna karşı hangi gıdalar tüketilmelidir?

Hangi Gıdalar Daha Sağlıklı?

Birçoğumuz ilkbaharı yılın en iyi ve en güzel mevsimi bulur. Uzun ve soğuk bir kışın ardından bahar, günlerimizi yavaş ama emin adımlarla ısıtmaya başlar. Bu doğal süreç inanılmaz güzel, ancak bu dönemde vücudunuzda fiziksel ve zihinsel yönden herhangi bir değişiklik fark ettiniz mi? Yorgunluk, halsizlik, uyku eksikliği, baş ağrısı ve ruh halinizdeki değişiklikler gibi…

Peki, bu belirtilerden kurtulmak için ne yapmalıyız? Cevabı çok basit, beslenmemizi değiştirmeliyiz. Yeme alışkanlıklarımızdaki değişiklikler daha iyi bir ruh halinin, daha sağlıklı olmanın yolunu açar ve iyileşme yönünde önemli adımlar atmamıza yardımcı olur. İşte vücudumuzu yeniden canladıran ve bahar yorgunluğumuzun belirtilerini hafifleten besin ögeleri:

1. Demir

Yumurtayı pek çok farklı tarifle tüketebilirsiniz.

Yorgunluk, aynı zamanda anemi olarak bilinen bir durum olan düşük kırmızı kan hücrelerinin bir belirtisi olabilir. Kırmızı kan hücreleri vücudumuzu oksijenle beslerler ve bu şekilde organlarımızın sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlarlar. Demir eksikliğinde vücudumuzun enerji ihtiyacı için yeterli oksijen taşınamaz.

Eğer organlarımız yeterince oksijen almazsa, düzgün çalışmazlar. Bu da sürekli yorgunluk, ruh hali değişiklikleri, ilgisizlik hissi ve depresyon duygularına yol açabilir. Ciddi demir eksikliğinde uzman kontrolünde beslenme takviyeleri kullanılır.

Bununla birlikte, düşük demir seviyelerine eşlik eden ruh hali değişikliklerinin ve yorgunluğun önüne demir içeriği bakımından zengin gıdaları tüketerek geçebiliriz.

Yüksek demir seviyesine sahip gıdalar:

  • Deniz ürünleri (özellikle istiridye)
  • Kırmızı et
  • Karaciğer
  • Yumurta
  • Tahıllar
  • Kuru kayısı ve kuru üzüm

2. B-Kompleks vitaminler

Ton balığını ferah bir salatanın içinde tüketebilirsiniz.

B vitamini, sağlıklı ve düzenli beyin fonksiyonu için önemlidir. B6 vitamini, depresyon tedavisinde önemli olan serotonin, dopamin de dahil olmak üzere beyindeki nörotransmitterlerin üretimini kolaylaştırır.

Vitamin B12 ve B9’da (folat veya folik asit ) benzer şekilde önemli fonksiyonlara sahiptir; Folat takviyeleri antidepresanların etkinliğini artırır. B9 vitamini seviyeleri normal bilişsel işlevlerle güçlü bir şekilde bağlantılıdır. Ayrıca B6 vitamini, B12 vitamini ve demir minerali birlikte kan yapımında görevlidir.

Bunlardan herhangi birinin eksikliği kansızlık ve bununla birlikte sürekli yorgunluk ve halsizlik gibi belirtilere yol açabilir.

Yüksek B-Kompleks vitamin seviyesine sahip gıdalar şunları içerir:

  • Nohut
  • Karaciğer
  • Ton balığı ve somon balığı
  • Tavuk eti

3. D vitamini

Kılıç balığı

Kış aylarında güneş ışığına daha kısa maruz kalma ile D vitamini eksikliği görülebilir. Araştırmalar, D vitamini eksikliği ile yorgunluk, halsizlik ve depresyon eğilimi arasında ile güçlü bir ilişki göstermektedir. Günlük D vitamini takviyesiyle birlikte 10-15 dakika güneş ışığı almayı unutma!

D vitamini içeren gıdalar:

  • Kılıç, somon ve ton balığı
  • Yumurta
  • Süt ve yoğurt

4. C vitamini

Kivi en faydalı meryveler arasındadır.

Çalışmalar, C vitamini eksikliğinin yorgunluk ile ilişkili olduğunu bulmuştur. C vitamini fiziksel veya duygusal stres yorgunluğunu önlemeye yardımcı olan sağlıklı bir adrenal sistem için gereklidir. Aynı zamanda enfeksiyonlara karşı vücudumuzu korur ve savuşturmaya yardımcı olur ve demir mineralinin emilimini kolaylaştırır.

C vitamini içeren gıdalar:

  • Narenciye
  • Biber
  • Kivi
  • Maydanoz
  • Brokoli

5. Magnezyum

Magnezyum yorgunluğu azaltır, elektrolit dengesi ve sinir sisteminin normal işlevi için gereklidir. Ayrıca magnezyum kasları rahatlatır ve iyi bir uyku uyumamıza yardımcı olur.

Kabak çekirdeği

Magnezyum içeren gıdalar:

6.  Beta-karoten

Leziz Hint tarifleriyle tatlı patatesi dilediğiniz gibi tüketebilirsiniz.

A vitamini öncüsü Beta-karoten, bağışıklık sistemini arttırmaya yardımcı olur.Sağlıklı hücre zarlarını teşvik ederek, beta-karoten virüslere, bakterilere, mantarlara ve alerjilere karşı vücudumuzu korur. Enfeksiyonlarla savaşan T hücrelerinin aktivitesini de yükseltir

Beta karoten içeren gıdalar:

7. Potasyum

Doğal tereyağı da olarak bilinen avokado

Potasyum  vücudumuz için su dengesini korumaya, sağlıklı  kas kasılmasına, iyi bir sinir sistemine ve kalp atış hızını korumaya yardımcı olur. Potasyum eksikliğinde ise  kas güçsüzlüğü ve bitkinlik hissederiz

Potasyum içeren gıdalar:

Besinlerin fiziksel ve zihinsel sağlığımızı nasıl etkilediklerini biliyoruz. Buna ek olarak, yukarıda belirtilen besin ögelerinden herhangi birinde önemli ölçüde eksiklik olduğu zaman besin takviyeleri hakkında bir uzmanla konuşmanız ve sağlığınız için en iyi vitamin ve minerallerin tam olarak nasıl saptanabildiğini sormanız önemlidir!

Her zaman olduğu gibi bu dönemde de günlük yeterli miktarda aldığımız su vücudumuzu toksinlerden arındıracak ve yenileyici özellik gösterecektir. Ayrıca sıvı kayıplarıyla vücutta oluşan bağırsak tembelliği, kas krampları, halsizlik gibi şikâyetleri de ortadan kaldıracaktır. Mutlaka düzenli bir egzersiz yapmaya çalışın. Egzersizle birlikte kendinizi daha zinde ve daha mutlu hissedeceksiniz.

Источник: https://www.uplifers.com/bahar-yorgunluguna-karsi-hangi-gidalar-tuketilmelidir/

Daha Sağlıklı Bir Yaşam İçin Düşük Karbonhidrat Diyeti Beslenme Planı – APPVICE

Hangi Gıdalar Daha Sağlıklı?

Düşük karbonhidrat diyetinde şekerli gıdalar, makarna ve ekmekte bulunan karbonhidrat tüketimi kısıtlanmaktadır. Yüksek oranda protein, yağ ve sebze tüketilir.

Düşük karbonhidrat diyetinin birçok türü vardır. Araştırmalar bu diyetin kilo kaybına yardımcı olduğunu ve vücut sağlığına yararlı olduğunu göstermektedir.

Sizler için hazırladığımız detaylı düşük karbonhidrat diyeti beslenme planında hangi gıdaları tüketip hangilerini tüketmemeniz gerektiğini görebilir ve bir haftalık örnek beslenme planını inceleyebilirsiniz.

Düşük Karbonhidrat Diyetine Giriş

Besin tercihleriniz sağlığınıza, egzersiz yapma sıklığınıza ve ne kadar zayıflamanız gerektiğine göre değişmektedir.

Bu beslenme planını bir rehber olarak görmeniz gerekmektedir ve tüm yazılanları harfi harfine uygulamanıza gerek yoktur.

Tüketilebilir Besinler: Kırmızı et, balık, yumurta, sebze, meyve, kabuklu yemişler, çekirdek, yağlı süt ürünleri, sağlıklı yağlar, kök sebzeler ve glutensiz tahıllar.

Tüketilmemesi Gerekenler: Şeker, mısır şurubu, buğday, çekirdek yağları, trans yağ, “diyet” veya “az yağlı” olarak satılan ürünler, işlenmiş gıdalar.

Düşük Karbonhidrat Diyeti Besin Listesi — Tüketilebilir Gıdalar

Öğünlerinizde işlenmemiş, karbon hidratı düşük yiyecekler tüketmelisiniz.

  • Et: Dana eti, kuzu eti, tavuk eti vs.
  • Balık: Somon, alabalık, mezgit vs.
  • Yumurta: Omega-3 ile zenginleştirilmiş veya serbest gezen tavuk yumurtası.
  • Sebzeler: Ispanak, brokoli, karnabahar, havuç vs.
  • Meyve: Elma, portakal, armut, yaban mersini, çilek.
  • Kabuklu Yemiş ve Çekirdekler: Badem, ceviz, ayçiçeği çekirdeği vs.
  • Yağlı Süt Ürünleri: Peynir, tereyağı, yoğun krema, yoğurt.
  • Yağlar: Hindistan cevizi yağı, tereyağı, iç yağ, zeytinyağı, balık yağı.

Hedefiniz kilo vermekse farkında olmadan yüksek miktarlarda tüketilme riski bulunduğu için peynir ve kabuklu yemiş tüketimine dikkat etmelisiniz. Günde bir dilimden fazla meyve yememelisiniz.

Duruma Göre Eklenebilecek Gıdalar

Sağlıklı, egzersiz yapan ve kilo vermesine gerek olmayan bir bireyseniz karbonhidrat tüketiminizi bir miktar artırabilirsiniz.

  • Kök Sebzeler: Patates, tatlı patates vs.
  • Tam Tahıllar: Esmer pirinç, yulaf, kinoa
  • Baklagiller: Mercimek, kara fasulye, pinto fasulyesi.

Aşırıya kaçmadan tüketebileceğiniz gıdalar:

  • Bitter Çikolata: En az %70 kakao oranına sahip organik markaları tercih etmelisiniz.
  • Şarap: İlave şeker veya karbonhidrat içermeyen türleri tercih etmelisiniz.

Bitter çikolata büyük bir antioksidan kaynağıdır ve kararında tüketildiğinde sağlığa yararlıdır. Ancak aşırı çikolata ve alkol tüketimi bu durumu ortadan kaldırmaktadır.

İçecekler

  • Kahve
  • Çay
  • Su
  • Maden suyu gibi şekersiz gazlı içecekler.

Tüketilmemesi Gereken Besinler

Önem sırasına göre verilen bu altı gıda grubundan uzak durmanız gerekmektedir:

  • Şeker: Meşrubat, meyve suları, şekerler, dondurma ve şeker eklenmiş tüm ürünler.
  • Rafine tahıllar: Buğday, pirinç, arpa, çavdar, ekmek, gevrek, makarna.
  • Trans yağlar: Hidrojene ve kısmi hidrojene yağlar.
  • Diyet ve az yağlı ürünler: Birçok süt ürünü, yağı azaltılmış ancak şeker eklenmiş gevrek ve krakerler.
  • İşlenmiş gıdalar: Fabrikada üretilmiş görüntüsü veren gıdaları tüketmemelisiniz.
  • Nişastalı sebzeler: Düşük karbonhidrat diyeti uyguluyorsanız nişastalı sebzelerden uzak durmalısınız.

“Sağlıklı gıda” olarak adlandırılan ürünlerin dâhi içerik listesini incelemelisiniz.

Düşük Karbonhidrat Diyeti Örnek Menü

Düşük karbonhidrat diyetine uygun bu beslenme programı günlük 50 gramdan az karbonhidrat içerir. Sağlık sorununuz yok ve egzersiz yapıyorsanız karbonhidrat tüketimini artırabilirsiniz.

Pazartesi

  • Kahvaltı:Sebzeli omlet. Tereyağı veya Hindistan cevizi yağı kullanılmalıdır.
  • Öğle:Yaban mersini ve bademli yoğurt
  • Akşam:Ekmeksiz burger, sebze ve salsa sosu.

Salı

  • Kahvaltı:Yumurta ve pastırma.
  • Öğle:Bir önceki geceden kalan burger ve sebzeler.
  • Akşam:Tereyağlı somon ve sebze.

Çarşamba

  • Kahvaltı:Sebzeli omlet. Tereyağı veya Hindistan cevizi yağı kullanılmalıdır.
  • Öğle: Zeytinyağlı karides salatası.
  • Akşam:Izgara tavuk ve sebze.

Perşembe

  • Kahvaltı: Sebzeli omlet. Tereyağı veya Hindistan cevizi yağı kullanılmalıdır.
  • Öğle: Hindistan cevizi sütü, taneli meyve, badem ve protein tozuyla hazırlanmış smoothie.
  • Akşam: Kırmızı et ve sebze.

Cuma

  • Kahvaltı: Yumurta ve pastırma.
  • Öğle: Zeytinyağıyla hazırlanmış tavuklu salata.
  • Akşam: Pirzola ve sebze.

Cumartesi

  • Kahvaltı: Sebzeli omlet.
  • Öğle: Taneli meyve, Hindistan cevizi rendesi ve cevizli yoğurt.
  • Akşam: Köfte ve sebze.

Pazar

  • Kahvaltı: Pastırma ve yumurta.
  • Öğle: Yoğun krema, çikolata aromalı protein tozu ve taneli meyvelerle hazırlanmış smoothie.
  • Akşam: Izgara tavuk kanata ve çiğ ıspanak.

Öğünlerinize düşük karbonhidratlı sebzeler eklemelisiniz.

Hedefiniz günlük karbonhidrat tüketimini 50 gramın altına düşürüp bol sebze ve günde bir meyve tüketmek olmalıdır.

Sağlıklı, kilo sorunu olmayan ve egzersiz yapan bireyler patates ve tatlı patates gibi kök sebzeleri ve yulaf gibi tahılları da tüketebilir.

Sağlıklı ve Düşük Karbonhidratlı Atıştırmalıklar

Günde üç öğün dışında yemek yemenin vücuda bir yararı olmasa da gün içinde acıktığınızda tüketmek üzere sağlıklı, basit ve düşük karbonhidratlı atıştırmalıklar hazırlayabilirsiniz. Örnek olarak:

  • Bir dilim meyve
  • Tam yağlı yoğurt
  • 1-2 haşlanmış yumurta
  • Körpe havuç
  • Bir önceki günden kalan yiyecekler
  • Kabuklu yemiş
  • Peynir ve et

Restoran Yemekleri

Çoğu restoranın menüsünde düşük karbonhidrat içeriğine sahip seçenekler bulunmaktadır.

  1. Ana yemek olarak et veya balık tercih edin.
  2. Şekerli içecekler ve meyve suyu yerine su tüketin.
  3. Ekmek, patates ve pirinç yerine sebze tüketin.

Düşük Karbonhidrat Diyeti İçin Alışveriş Listesi

Yapılması gereken en önemli şey alışverişte işlenmemiş gıdaların tercih edilmesidir. İşlenmemiş gıdalara yönelmeniz sağlığınız açısından Batı tarzı beslenme biçimine göre çok daha faydalı olacaktır.

Organik ürünler yoğunlukla tüketilse ve sağlıklı olarak görülse de diğer gıdalara göre daha pahalıdır.

Aşağıdaki seçeneklerden bütçenize uygun işlenmemiş besinleri tercih etmeniz önerilir.

  • Et (dana eti, kuzu eti, tavuk eti, pastırma)
  • Balık (Somon gibi yağlı balıklar tercih edilmelidir
  • Yumurta (Omega-3 ile zenginleştirilmiş veya serbest gezen tavuk yumurtası)
  • Tereyağı
  • Hindistan cevizi yağı
  • İç yağ
  • Zeytinyağı
  • Peynir
  • Krema
  • Ekşi krema
  • Tam yağlı yoğurt
  • Yaban mersini
  • Kabuklu yemişler
  • Zeytin
  • Taze sebze (Yeşil sebzeler, biber, soğan)
  • Dondurulmuş sebze (brokoli, havuç)
  • Sos ve baharat (deniz tuzu, karabiber, sarımsak, hardal)

Cips, şeker, dondurma, gazlı içecek, meyve suyu, ekmek, gevrek ve işlenmiş un, şeker gibi hamur işi malzemelerini mutfağınızdan çıkarmalısınız.

Son Söz

Düşük karbonhidrat diyetinde şekerli gıdalar, makarna ve ekmekte bulunan karbonhidrat tüketimi kısıtlanmaktadır. Yüksek oranda protein, yağ ve sebze tüketilir.

Araştırmalar bu beslenme tarzının kilo kaybına ve vücut sağlığını korumaya yardımcı olduğunu göstermektedir.

Sizin için hazırladığımız sağlıklı ve düşük karbonhidrat içerikli beslenme planımızı inceleyebilirsiniz.

Bu makale Appvice Diyetetik Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.

ortalama puan: 4,80 , 10 oy

Источник: https://getappvice.com/tr/dusuk-karbonhidrat-diyeti-beslenme-plani/

Gıdalar hakkında yanlış bildiğimiz doğrular

Hangi Gıdalar Daha Sağlıklı?

Hangi besinlerin daha sağlıklı olduğuna, hangilerinin hastalık ve alerjilere karşı koruduğuna dair yüzlerce teori mevcut. Süper gıdalardan mucize diyetlere, sağlıksız besinlerden süpermarketlerdeki görünmez tehlere kadar yığınla haber ve uyarı yapılıyor. Peki bunların hangisi doğru, hangisi yanlış?

“Kendini iyi hissetmeyen biri, suçu hemen yediklerine atar” diyen beslenme bilimleri uzmanı Martjin Katan, bunu şöyle açıklıyor: “Günde en az üç kez yemek yiyiyoruz. Hal böyle olunca da bir rahatsızlık hissettiğimizde hemen sorumlusunun yediklerimiz olabileceğini düşünüyoruz.

Çoğu “şehir efsanesi” haline gelmiş yanlış bilgiler konusunda Martijn Katan bizi aydınlatıyor:

1. EFSANE: ORGANİK GIDA MADDELERİ, GELENEKSEL YOLLA ÜRETİLENLERDEN DAHA SAĞLIKLI

Organik tarım, toprak için çok büyük bir değere sahip. Ancak ne yazık ki organik ürünler, geleneksel tarım ürünlerine göre daha sağlıklı değil. Örneğin ikisinde de pestisit oranı o kadar düşük ki, aradaki fark pek kaydadeğer değil.

Gerçi organik ürünlerde nitrat oranı daha düşük. Ama bunun sağlıklı olup olmadığı henüz tartışmalı bir mevzu. Eskiden vücuttaki nitratın kanserojen bir etkiye sahip olduğu düşünülüyordu. Ancak bugün, bunun doğru olmadığı biliniyor.

Hatta nitratın, tansiyon düşürücü bir etkisi de olabilir. Bu da o kadar fena bir şey olmasa gerek. Yine de organik tarım ve hayvancılığı desteklemek için yeterince neden var. Örneğin organik havyan besiciliğinde daha az antibiyotik kullanılıyor.

Yoğun antibiyotik kullanımı, dayanıklı bakteri türlerinin oluşmasına neden oluyor. Bu ise herkes için teh arzedebilir.

2. EFSANE: ÇİĞ GIDA DAHA SAĞLIKLI, ZİRA PİŞİRME YA DA HAŞLAMA SIRASINDA PEK ÇOK DEĞERLİ BESİN MADDESİ KAYBOLUYOR

Sebzeler, değerli besin maddeleri açısından zengin değildir. Ancak bol miktarda C vitamini ve folik asit içerir. C vitamini pişirme işlemi sırasında azalır. Ancak bunun pek bir önemi yoktur.

Zira C vitami yetersizliği, günümüz toplumunda sorun olmaktan çıkmıştır. Buna karşın sebzeleri pişirmenin ya da haşlamanın pek çok faydesı vardır: Pişmiş sebzenin yoğunluğu azalacağından daha fazla tüketilebilir. Ayrıca E.

coli O1570 gibi birçok zararlı bakteri, pişirme esnasında yok edilir.

3. EFSANE: İNEK SÜTÜ SAĞLIKSIZDIR VE PEK ÇOK REAKSİYONA NEDEN OLUR

Sütün yağı gerçekten de sağlıksızdır. Kandaki kolestrolü artırır ve böylece kalp-damar rahatsızlıklarına davetiye çıkarır. Bu nedenle az yağlı süt ürünleri tercih edilmelidir. Bunda ise zarar değil, pek çok yarar vardır: B12 vitamini, iyot, kalyum, çinko ve B vitamini gibi.

Ayrıca süt iyi bir protein kaynağıdır. Küçük çocukların yüzde 1 ile 2’si gerçekten de süt proteinine karşı alerjik tepki verir. Ancak bu çoğu kez geçici bir durumdur ve büyüyünce kaybolur. Süt şekeri, Afrika, Asya ve güney Avrupa kökenli bazı insanlara iyi gelmez.

Ancak bu durum, genelde sadece aşırı süt tüketiminden sonra hissedilir. Sütün olumsuz bir yönünü de burada belirtmemiz lazım: Düşük de olsak erkeklerde muhtemelen prostat kanserinin tetikleyici unsurları arasında yer almaktadır.

Ayrıca kolon kanserini tetiklediği söylesense de, bu yönünde henüz güçlü bulgulara rastlanmadı.

4. EFSANE: KİLO VERMEK İSTEYENLER KARBONHİDRAT TÜKETMEMELİ

Zira karbonhidratlar kan şekerini yükseltir, insülin salınımını artırır ve böylece yağ yakılması bloke edilir. Her diyet işe yarar. İster daha az karbonhidrat tüketin, ister daha az yağ ya da A’dan Z’ye daha az gıda. Bir diyette, canınızın her çektiğini yemediğiniz için otomatik olarak daha az gıda maddesi tüketirsiniz. Yemek alışkanlıklarımızı bozan her eylem, kalori alımını azaltır.

Üç milyar yıl boyunca insan vücudu, kalori kaybetmemeye odaklanıyor. Boğazdan giren her şey ya yakılır, ya kasa dönüşür ya da depolanır. İster karbonhidrat olsun ister yağ; hiçbir besin maddesi dışarı atılmaz. Hangi bankaya para yatırdığımın hiçbir önemi yok. Önemli olan ne kadar yatırdığımdır. Nasıl ki yatırdığım paraların tümü banka hesabıma gidiyorsa, yediklerimin hepsi de mideme gidiyor.

5. EFSANE: BUĞDAY SAĞLIKSIZDIR VE BU NEDENLE TÜKETİLMEMELİDİR

Bazı insanların bünyesi gluten kaldıramaz ve buğday proteinlerinden rahatsız olur. Buna çölyak hastalığı denir ve görülme sıklığı her bin kişide 1 ile 5 arasındadır. Bunun dışındakilerin buğdayla ilgili bir sorunu yoktur.

Buna rağmen buğday içeren ürünlerin, sağlık sorunlarımızın çoğunun kaynağını oluşturduğu fikri yaygınlaşmıştır. Hepimizin bazı sağlık sorunları olabilir: Kimimiz ağrılardan, kimimiz yorgunluk ya da uykusuzluktan, kimimiz depresyondan şikayet ediyoruz.

Örneğin milyonlarca kadın, “huzursuz bağırsak sendromu” denilen bir hastalıktan muzdarip. Bu rahatsızlıkta plasebo etkisi çok sık görülür. Bu nedenle buğday, sendromun baş sorumlusu olarak yaftalanmıştır ve buna yaygın şekilde inanılır.

Oysa buğdayın insanlarda büyük oranda hastalıkları tetiklediği yönünde hiçbir kanıt mevcut değildir.

6. EFSANE: C VİTAMİNİ HASTALIKLARI ÖNLER. O YÜZDEN BOL BOL TÜKETİLMELİDİR

Bu teori kapsamlı bir şekilde test edildi. C vitamini hastalıklara karşı korumaz. Her gün bol bol C vitamini alsanız bile, bir sonraki hastalığınız 5 yerine belki 4,5 gün sürebilir, o kadar. Ancak bunun için her gün 1000 mg C vitamini almak gerekir. Bu ise kesinlikle sağlıklı değildir.

İki büyük araştırma gösteriyor ki, aşırı dozda C vitamini yüklemesi yapmak, böbrek taşlarının oluşmasına neden olabiliyor. Zira C vitaminin bir bölümü vücutta Oxalat maddesine dönüşüyor. Bu madde ise böbrek taşlarının yapı taşlarından birini teşkil ediyor.

Yani büyük miktarlarda vitamin almak, asla cezasız kalmaz.

7. EFSANE: ŞEKER, ÇOCUKLARDA DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞUNA NEDEN OLUR

Bu tez 50 yıl önce ABD’de ortaya atıldı ancak bunun da doğru olmadığı anlaşıldı. Ardından dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHB) şekerin değil, yapay renklendiricilerin neden olduğu ileri sürüldü. Fakat bu iddianın ispatına yönelik de güçlü kanıtlar bulunamadı.

Belki gerçekten bazı çocuklarda bu bir etken olabilir. Ancak DEHB görülen çocukların büyük bir bölümü “normal” çocuklardan oluşuyor. Günümüzde özellikle şehirlerde çocuklar için alanlar çok dar olduğundan, hareketli çocukların davranışları daha çok dikkat çekiyor.

Örneğin bir çiftlikte yaşayan çocuklar istedikleri kadar hiperaktif olsun, bu kimseyi rahatsız etmez.

PEKİ, SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN NELERDEN UZAK DURMALIYIZ?

Asıl büyük tehilkeler sigara, içki ve aşırı kilodan kaynaklanıyor. Örneğin Almanya gibi sanayi toplumlarının en büyük sorunu, gıda maddelerinin aşırı miktarda olması. Bu da aşırı kilo ve kanser gibi hastalıkları tetikliyor.

Martijn Katan, Hür Amsterdam Üniversitesi Beslenme Bilimleri Kürsüsü emekli profesörüdür. NRC Handelsblad adlı günlük Hollanda gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

Ayrıca “Ekmek bize neden zarar vermez ve mikrodalga fırınlar vitaminleri neden öldürmez” adlı kitabın yazarıdır.

Источник: https://www.mynet.com/gidalar-hakkinda-yanlis-bildigimiz-dogrular-110104581836

Çocuklar için sağlıklı beslenme önerileri! Hangi gıdayı, ne kadar tüketmeli?

Hangi Gıdalar Daha Sağlıklı?

Çocuklar için en önemli kazanımların başında sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliyor. Bu nedenle gelişimleri devam eden çocuklarda günlük ortalama almaları gereken kalori miktarı ve alacakları besinlerin sıralamasına dikkat etmek son derece önemli. Her çocuğun vücut yapısının ve gelişimi farklıdır.

Çocukların beslenme alışkanlıklarının genetik yapı, cinsiyet, vücut yapısı ve şekline göre belirlenmesi gerekiyor.

Enerjilerini karşılamak ve sağlıklı büyüme ve gelişmelerini sürdürmeleri için, günlük olarak karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitamin ve mineralleri içeren besin gruplarından yaşlarına ve fiziksel aktivitelerine uygun miktarlarda tüketmeleri gerekiyor.

Çocuklar için sağlıklı ve dengeli beslenme önerileri

Çocukların günlük enerji ihtiyacının %55-60‘ının karbonhidratlardan, %15-20’sinin proteinlerden, %30’unun da yağlardan karşılanması gerekir.

Çocukların farklı yaşlarda farklı miktarlarda belirli besin ögelerine gereksinimleri vardır. Ayrıca harcadıkları günlük enerji miktarları da fiziksel aktivitelerine göre değişiyor.

Özellikle yaz döneminde çocukların harcadığı kalori miktarı önemli ölçüde artabiliyor.

Bu nedenle 4-6 yaş grubu için ortalama günde 1400-1600 kcal, 9-12 yaş grubu içinse günde ortalama 1800-2000 kcal enerji almaları öneriliyor.

 Yoğun fiziksel aktivitesi olan çocukların büyüme ve gelişmesi için besinsel ihtiyaçlarının daha da arttığını söyleyen Dyt. Neşe Ceylan, “Ebeveynler, besin çeşitliliğini arttırarak düzenli ana ve ara öğünlerle birlikte kurulu bir düzen oluşturmalıdır.

Eğer çocukların besin alımında ciddi eksiklik olduğu düşünülüyorsa mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır” diyor.

Peki, çocukların sağlıklı büyüme ve gelişme sürecinin devam etmesi için hangi gıdalardan ne kadar tüketmeleri gerekiyor?

Zihinsel ve fiziksel çalışma için vücuda gerekli enerjiyi sağlayan besin ögesi olan karbonhidratlar, çok hızlı sindirilip kısa sürede enerjiye dönüşüyor.

Ancak, çocukların günlük enerjilerinin yaklaşık yüzde 50’sini karşılayan karbonhidrat içeren ürünler arasından da doğru tercihleri yapmak gerekiyor.

Bu ihtiyacın, beyaz undan yapılmış gıdalar, beyaz şeker, şuruplu gıdalar gibi basit karbonhidratlar yerine, tam buğday veya tam çavdardan yapılmış tüm gıdalar, yulaf ezmesi, bulgur, baklagiller, meyve ve sebzeler gibi kompleks karbonhidratlardan karşılanması gerekiyor.

Günlük enerjinin yüzde 30’u yararlı yağlardan alınmalı

Çocukların günlük aldıkları enerjinin yaklaşık yüzde 30’unun yararlı yağlardan sağlanması gerekiyor.

Omega-3, omega-6 ve omega-9 gibi doymamış yağ asitleri çocuklarda göz ve beyin gelişimini, bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesini ve kalp-damar hastalıkları riskinin azalmasını sağlıyor.

Bunun için; balık, ceviz, fındık ve bademle birlikte, lahana, brokoli, karnabahar ve tüm yeşil yapraklı sebzelerin düzenli olarak tüketilmesi gerekiyor.

Sağlıklı gelişim için 2-3 porsiyon protein şart

Vücut dokularını oluşturan, devamlılığını sağlayan ve onaran proteinler, çocukların büyüme ve gelişmesi için de çok büyük önem taşıyor. Bu nedenle çocukların, oldukça iyi bir protein kaynağı olan et, balık, beyaz et, süt ve süt ürünlerinden günlük 2-3 porsiyon tüketmelerine özen göstermek gerekiyor.

Çocukluk çağı boyunca büyüme ve gelişmeyi vitamin ve mineraller de destekliyor.

Süt ve süt ürünleri ile koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan kalsiyum özellikle küçük yaştaki çocukların beslenmesinde etkili bir mineral olarak yer alıyor.

Güçlü kemikler ve diş sağlığı için son derece önem taşıyan kalsiyum miktarı, çocuklar ergenlik dönemine yaklaştıkça günlük önerilen alım miktarının çok altında kalabiliyor.

Yetişkinleri etkileyen kemik hastalığı olan osteoporoz riski kalsiyumdan zengin beslenemeyen çocuklarda da ortaya çıkabildiği için 1-3 yaş arasında günlük 700 mg, 4-8 yaş arasında günlük 1000 mg kalsiyum, 9-18 yaş arası çocuklarda ise günlük 1300 mg kalsiyum alınması gerekiyor. Ortalama kalsiyum ihtiyacını karşılamak için günlük 500 ml süt veya yoğurt, 1-2 kibrit kutusu peynir ve 2 porsiyon sebzelerden tüketmek yeterlidir.

Çocuklarda öğrenme ve konsantrasyon için doğru beslenme nasıl olmalı?

Meyve ve sebzeden yetersiz beslenen çocuklarda B kompleks vitaminler başta olmak üzere birçok vitaminden yetersiz beslendiği için vitamin eksikliği görülebiliyor.

Özellikle iştah azaldığında ve çocuklar yeterince sağlıklı beslenemediğinde aileler vitamin-mineral takviyesi kullanma konusunda tereddütte kalabiliyor.

Ancak, günlük 2-3 porsiyon sebze ve meyve, 500 ml süt veya yoğurt, 7-8 porsiyon ekmek grubundan tüketildiğinde vitamin ve mineral takviyesine ihtiyaç duyulmuyor.

Kanda oksijen taşımakla görevli olan demir, hızlı büyüme periyodu sırasında kan hacminin genişlemesi için gereklidir. Ancak, demir eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan anemi, bazı çocuklar için problem yaratabiliyor.

Özellikle ergenliğe giren kızların mensturasyon döneminde kanla birlikte kaybettikleri demir için fazladan demire ihtiyaçları bulunuyor. Erkekler günlük 10 mg ve kadınlar ise günlük 18 mg demire ihtiyaç duyuyor.

Kırmızı et, balık, beyaz et ve demirden zenginleştirilmiş ekmekler ve gevrekler, kuru üzüm gibi kuru meyveler, pekmez, yumurta gibi besinler demirin en iyi kaynakları arasındadır.

Tatilde kahvaltıyı tekrar sevdirin!

Okula başladıktan sonra çocuklarda en fazla gözlenen problem öğün atlamaktır. Özellikle okula giden çocuklarda, erken saatte kalkıp okula gidildiği için kahvaltı yapmama, ders aralarında sağlıklı ara öğünler yerine arkadaşlarıyla birlikte cips, çikolata, bisküvi tarzı abur-cubur gıdalar tüketme gibi alışkanlıklar ortaya çıkabiliyor.

Bu uzun tatil sürecinde özellikle kahvaltı alışkanlığını kaybeden çocuklara bu alışkanlığın yeniden kazandırılması gerekiyor. Bunun yanında tatil döneminde besin değeri ve posa oranı düşük fastfood gıdalara karşı da çocukların yeniden bilinçlendirilmesi gerekir.

Yaz tatilinde çocukları sağlıklı atıştırmalıklara yönlendirmek ve bu alışkanlığı kalıcı hale getirmek çok önemlidir.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/cocuklar-icin-saglikli-beslenme-onerileri-hangi-gidayi-ne-kadar-tueketmeli/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.