Hangi Sağlık Sorunu Olanlar, Uçakla Seyahat Edemezler?

içerik

Hamilelikte Uçak Yolculuğu

Hangi Sağlık Sorunu Olanlar, Uçakla Seyahat Edemezler?

Hamilelikte uçak yolculuğu genellikle yapılabilir. Sorunsuz bir hamilelik geçiriyorsanız uçak yolculuğunun siz veya bebeğinize herhangi bir zararı olduğunu gösteren kanıt yoktur.

Bazı hamileler uçak içindeki hava basıncındaki değişim ve nem azalması nedeniyle uçak yolculuğundan endişe ederler. Birçok kadın da uçak yolculuğunun erken doğum veya su kesesinin açılmasına neden olmasından endişe etmektedirler.

Ancak:

  • Hamileliğiniz sorunsuz geçiyorsa ve bir hastalığınız yoksa uçaktaki hava basıncındaki değişim ve/veya nem azalmasının siz ve bebeğinize zararlı olduğunu gösteren bir kanıt yoktur. Şöyle ki, ticari havayollarının çoğunda hava kabin basıncı denizden 1800-2500 m yüksekliğe ayarlanmıştır. Bu basınçta deniz seviyesine göre daha az olan oksijen miktarı normal seyreden bir hamilelikte sorun yaratmaz. Aşağıda daha ayrıntılı olarak anlatacağımız gibi kalp-akciğer hastalığı, orak hücreli anemi veya şiddetli kansızlığı olan hamileler ise uçak yolculuğundan etkilenebilirler.
  • Uçak yolculuğunun erken doğum veya su gelmesine neden olduğunu gösteren herhangi bir kanıt yoktur.

Her uçak yolculuğunda maruz kalınan kozmik radyasyon miktarında biraz artış olur. Ara sıra yapılan uçak yolculuğunun siz ve bebeğiniz için önemli bir risk oluşturduğu düşünülmemektedir. Kozmik radyasyon belki çok sık uçan hamileler (örneğin kabin ekibi) için önemli olabilir.

Havaalanlarındaki eski güvenlik makineleri manyetik alanı ölçtükleri için bebeğe zararlı değillerdir. Yeni güvenlik makinelerinde ise düşük düzeylerde radyasyon yayan gerisaçılım x ışını tarayıcıları kullanılır.

Uzmanların çoğu bu tür tarayıcılarda radyasyona maruziyet riskinin son derece düşük olduğu kanısındadırlar.

Hamilelikte Uçak Yolculuğu Sırasında Emniyet Kemeri Takabilir miyim?

Hamilelikte uçak yolculuğu sırasında emniyet kemeri takmalısınız. Emniyet kemerinin karnınızın altından ve bacaklarınızın üstünden sıkıca bağlı olduğundan emin olmalısınız.

Hamilelikte Uçak Yolcuğu İçin En Güvenli Zaman Nedir?

Eğer hamileliğiniz 28 haftanın üzerinde ise hava yolu şirketiniz doktorunuzdan aldığınız, üzerinde bebeğin tahmini doğum tarihini ve uçmanızda bir sakınca olmadığını gösteren bir belge ister.

Uçuş rezervasyonunu yaptırmadan önce bunu daima uçacağınız havayolundan kontrol edin çünkü havayoluna göre politikalar değişebilir ve uçuş süresi ile varış yerine göre bazen esneklik gösterebilirler.

Hamilelikte uçak yolculuğu için en güvenli zaman:

  • Hamilelik tekiz ise 37 haftadan önce. Hamilelikte 37 haftadan sonra doğum şansı belirgin olarak artmıştır (bu nedenle birçok hamile bu haftadan sonra uçmak istemez). Bazı havayolları 37 haftadan sonra uçak yolculuğuna müsaade etmezken bazıları hamilelikte daha erken bir haftadan sonra (örneğin 34 hafta) uçuşa müsade etmez. Ayrıca otuzyedi haftadan sonra seyahat sigortası yaptırmakta zorlanabilirsiniz.
  • Sorunsuz ikiz hamilelikte 34 haftadan sonra.

Hamilelikte Uçak Yolculuğunun Riskleri

Bazı kadınlarda hamilelikte uçak yolculuğu tıbbi sorunlar ve rahatsızlık riskini artırır. Uçaklarda kapalı ortam nedeniyle bulaşıcı hastalık riski artmıştır. Ayrıca gaz ve karın şişliği rahatsızlık verebilir. Sıkışık bir durumda uzun süre hareketsiz kalmak damarlarda pıhtılaşma riskini artırabilir. Pıhtılaşma bacak veya kasık damarlarında oluşabilir.

Hamilelik ve doğum sonrası 6 hafta boyunca pıhtılaşma riski hamile olmayanlara göre zaten 5-10 kat daha fazladır (1000 hamilede bir). Sekiz saatten fazla süren bir uçak yolculuğu yapıyorsanız pıhtılaşma riskinin arttığını gösteren kanıtlar vardır. Bazı risk faktörleriniz varsa (örneğin önceden pıhtılaşma geçirmişseniz veya obez iseniz) bu risk daha da fazladır.

Aşağıdaki durumlarda uçuş sırasında rahatsızlık hissedebilirsiniz:

  • Sıvı tutulumuna bağlı bacaklarda şişme (ödem).
  • Burun tıkanıklığı/kulak problemleri. Hamilelikte burun tıkanıklığı ihtimali artar. Buna ek olarak uçaktaki düşük basınç kulak problemi yaşamanıza da neden olabilir.
  • Uçak tutarsa hamilelik bulantılarınız daha da kötüleşebilir.

Hamilelikte Uçak Yolculuğunda Damar Pıhtılaşması Riskini Azaltmak İçin

Kısa menzilli bir uçak yolculuğu yapıyorsanız (4 saat) pıhtılaşma riskini en aza indirmek için:

  • Otururken sık sık bacaklarınızda germe ve izometrik egzersizler yapın
  • Koridorda tuvalete yakın bir koltuk ayarlamaya çalışın ve düzenli olarak her 30 dakikada bir uçak içinde yürüyüş yapın.
  • Uçuş boyunca düzenli olarak bardak bardak su için.
  • Kafein içeren içecekleri (kahve, çay, gazlı içecekler) az tüketin.
  • Varis çorapları giyin. Standart uçuş çoraplarından farklı oldukları için doğru boy ve büyüklük için doktorunuza danışabilirsiniz.
  • Uçuş menziliniz ne olursa olsun pıhtılaşma için ek riskiniz varsa uçuş günü ve sonrası birkaç gün heparin iğneleri kullanmanız önerilebilir. Bu ilaçları uçağa alabilmek için güvenlik nedenleriyle doktorunuzdan bir belge almanız gerekir.

Hamilelikte Uçak Yolculuğunun Sakıncalı Olduğu Durumlar

Hamilelikte bulunan bir hastalık veya sağlık sorunu siz ve bebeğinizi riske sokabilir. Bu nedenle hamilelikte aşağıdakilerden herhangi birisi sizde varsa uçak yolculuğu yapmamanız önerilebilir:

  • Erken doğum tehsi
  • Şiddetli kansızlık (Hb

Источник: https://canersonmez.com/index/2013/10/hamilelikte-ucak-yolculugu/

Çocukla Uçak Yolculuğu Yaparken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Hangi Sağlık Sorunu Olanlar, Uçakla Seyahat Edemezler?

Tatile çıkmak isteyen bebekli ailelere uçak yolculuğu yapmaya çekiniyorlar. Acıbadem Hastanesi Bakırköy Yenidoğan Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Palabıyık, “bazı pratik uygulamalarla, çocuklarla yapılan uçak yolculuğunun hem daha konforlu hem de daha güvenli geçmesini sağlayabilirsiniz.” diyor.

Bebekler kaçıncı aydan itibaren uçabilirler?

Bazen doğumdan hemen sonra bile bebeğin yoğun bakım ünitesi olan bir hastaneye hava yolu ile nakledilmesi gerekebilir. Yani zorunlu durumlarda bebekler doğar doğmaz bile uçabilirler. Ancak uçuş konforu ve risklerin en aza indirilebilmesi için sağlıklı bir bebeğin ilk ayını doldurduktan sonra uçması önerilir.”

Uçak yolculuğu hangi sağlık sorunlarına yol açabilir, bunları nasıl önleyebiliriz?

En önemli sorun kulaklarda olur. Özellikle kalkış ve iniş sırasında kabin içi basıncında olan değişikliklerden dolayı bebekler kulaklarında hissettikleri dolgunluk hissi ve ağrı nedeniyle şiddetli bir şekilde ağlayabilirler.

Bunu engellemek için yolculuk öncesinde bebeğin doktoruna da danışılarak genellikle soğuk algınlığı için kullanılan bir ağrı kesici şurubun verilmesi uygun olur. Bu sayede orta kulağın havalanmasını sağlayan östaki borusunun daha kolay açılması sağlanarak dolgunluk hissinin gelişmesi önlenebilir. Kulağı rahatlatacak başka bir önlem de yutkunmayı sağlamaktır.

Bebekler de emerek yutkundukları için kalkış sırasında emzirilmeleri kulak ağrısı duymalarını engelleyebilir. Daha büyük çocuklara da sevdikleri içecekler içirilmesi ya da ciklet çiğnetilmesi de aynı etkiyi yapar. Uzun uçak yolculuklarında sürekli olarak huzursuz olan çocuklar uçakta verilen yiyecek ve içecekleri reddederler.

Bu nedenle vücudun susuz kalması demek olan dehidratasyon tablosu gelişebilir. Bebeklerin sık sık emzirilmeleri, büyük çocukların da her zaman severek içtikleri içeceklerin yanlarında bulundurulması bu durumu önlemeye yardımcı olur.

Uçakta nerede oturmak gerekir? Bebekler için ayrı bir koltuk almak gerekir mi?

Çocuklar genellikle kapalı ve hareket alanının kısıtlı olduğu ortamlarda kısa sürede huzursuzlanmaya başlarlar. Bu nedenle uçağın en önünde oturmak ve kabine en son girerek en erken çıkmak kabinde kalış süresini en aza indirir.

Özellikle havaalanında yolcuların uçağa kabulü başlar başlamaz büyük çoğunluğun çıkış kapısına hücum ederek ayakta bekledikleri görülür. Çocuklar bu durumdan hiç hoşlanmazlar.

Bu nedenle sakince beklemek ve çocuğun oyun oynamasına izin vermek, kapıdan geçen en son yolculardan olmak gerekir. Kabine sadece uçuş sırasında gerekecek çantaların alınması ve diğer tüm çantaların bagaja verilmesi havaalanı ve kabindeki hareket yeteneğimizi attırır.

Bazı uçak modellerinde iki erişkin koltuğu arasında küçük çocuklar için özel koltuklar bulunur. 2 yaşını geçmiş olan çocukların bu koltuklarda oturması önerilir.

Check-in işlemi sırasında bu koltukları seçmek yolculuğun daha rahat geçmesini sağlar. 2 yaşın altındaki bebekleri kısa mesafeli uçuşlarda kucağımızda taşıyabiliriz ancak mutlaka kabin ekibinden bebekler için özel kemerler istenmelidir. Uzun süreli uçuşlarda ise önünde duvar olan koltuklar seçilmelidir.

Bir çok uçak modelinde bu duvarlara monte edilen bebek beşikleri bulunur. Bu koltuklar bilet alırken ve check-in sırasında görevlilerden talep edilebilir. Artık sıklıkla kullanılmaya başlanan on-line check-in ile uçuştan 24 saat önce internet ortamında koltuk seçimi yapılabilmektedir.

Eğer sağ ve solda 3 sıra koltukları olan bir uçak modelinde önlerde bir sırada sadece her iki tarafta ikişer koltuk gözüküyorsa aralarında bir bebek koltuğu var demektir. 2 yaş üstü çocuklarla seyahat ederken bu koltukların seçilmesi büyük rahatlık sağlar.

Bazı uçaklarda da acil çıkış kapılarının hizasındaki koltuk aralıkları çok geniştir. Check-in sırasında bu koltuklar da talep edilebilir.

Yanımıza mutlaka almamız gereken şeyler nelerdir?

• Öncelikle rahat giysiler ve yedekleri. Ev ortamında giyilen kıyafetlerin giyilmesi çocukların huzursuzlanmalarını önler. Eğer yaramaz bir çocuğunuz varsa havaalanındaki kalabalıkta kaybolmasını önlemek için kolay fark edilen canlı renklerde giysiler giydirilmesi önerilir.

• Uzun yolculuklarda en sevdikleri birkaç oyuncak, boyama kitapları ve kalemleri, masal kitapları• Uçakta verilen yiyecek ve içecekleri yok sayarak çocukların en sevdikleri içecek ve yiyeceklerden ihtiyacı kadar almak gerekir. Uzun yolculuklarda çocuk menüleri verilmesine rağmen bunları her zaman beğenmeyebilir çocuklar.

• Biberonla beslenen bebekler için kısa süreli uçuşlarda en az 2, uzun süreli uçuşlarda da 3 temiz biberon bulundurmalıyız. Uçakta biberon sterilizatörü bulmak genellikle mümkün olmaz.• Yeterince alt bezi ve ıslak mendil. Eğer kabin memurlarından yardım istenirse uçağın tuvaletleri bez değişimi için uygun hale getirilir. Koku ve hijyen açısından kabinde alt değiştirmek önerilmez.

Tuvaletler kullanılmalıdır.

• Uzun süreli uçuşlarda yolculuk öncesinde ve her 4-6 saatte bir vermek üzere bir soğuk algınlığı şurubunun kullanılması çocukların rahatlamalarını ve sakinleşmelerini sağlar.

Hangi çocukların uçağa binmemesi gerekir?

Aktif enfeksiyonu olan çocuklar hem kendileri için hem de diğer yolculara da enfeksiyonu bulaştırabilcekleri için çok zorunlu olmadıkça iyileşene kadar uçmamalıdır. Eğer bir kulak enfeksiyonu varsa kabin içi basınç değişiklikleri çok şiddetli kulak ağrılarına yol açabilir.

Sinüzitli çocuklarda da aynı şekilde şiddetli baş ağrıları oluşur. İshali olan çocuklar uzun süren uçak yolculuklarında aşırı sıvı kaybedebilir, bu nedenle ishal düzelene kadar uçmaları önerilmez.

Kronik kalp ve akciğer hastalığı olan çocukların da uçuş öncesi doktor kontrolünden geçmeleri gereklidir.

Günün hangi saatinde uçmalı, hangi uçaklar çocuklar için daha konforludur?

Uçuş saatinin çocuğun günlük uyku saatlerine denk gelmesi yolculuğun daha kolay geçmesini sağlar.

Ancak uyku öncesi huzursuzlanmaları en aza indirmek ve uyku sırasında kulaklarda basınç hissetmemeleri için yaşlarına uygun dozlarda soğuk algınlığı için kullanılan şuruplardan vermek çok işe yarar.

Eğer mümkün olursa büyük uçaklarda uçmak daha konforludur. Çünkü kabin içi basınç değişikliklerini daha az hissederler ve daha az huzursuzlaşırlar.

Uçuş sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Havaalanında bagaj teslimi sırasında herkes aceleyle eşyasını alıp bir an önce çıkmak ister. Bu telaşlı ortamda görevli yük taşıyıcılardan yardım istenmelidir.

Uçuş sonrasında da her zaman olduğu gibi bol sıvı tüketilmesi çocukların daha kolay adapte olmalarını sağlar. Özellikle varılan yerde aşırı sıcak hava varsa sıvı tüketimi çok önem kazanır.

Giysilerde gidilen yerdeki hava durumuna uygun olarak kısa sürede değiştirilmelidir.

Источник: https://www.bebek.com/cocukla-ucak-yolculugu-yaparken-nelere-dikkat-etmeliyiz/

Yurtdışında Seyahat Sağlık Sigortası

Hangi Sağlık Sorunu Olanlar, Uçakla Seyahat Edemezler?

Yurt dışına gittin ! Her şey çok güzel gidiyor. Hava sıcak. Deniz mis. Yemekler enfes.

Bir insan tatilden daha ne bekler ? Tüm planlar ve hayaller gerçekleşirken, huzurdan ereceğin günbatımı keyfini sürerken, ya bir şeyler ters giderse ? Ya tut ki ayağın burkulursa ? Ya da dışarıda cehennem sıcağı olan bir Dubai yaz mevsiminde, buz gibi alışveriş merkezlerine gire-çıka üşütür, hastanelik olursan ne yapacaksın ? Ya inanılmaz paralar ödemen gerekirse ? İşte bu noktada, seyahat sağlık sigortası seni kurtaracak.

Tokyo – Japonya

Önce şunu söyleyeyim : Sakın ama sakın olmaz, benim başıma gelmez deme. İnan oluyor. Öyle bir oluyor ki, Tokyo gibi bir dev metropolde, eşek arısı tarafından bile sokulabiliyor insan ! Nereden mi biliyorum ? Bizzat başıma geldi de ondan. İşte böyle durumlarda, neler yapman gerektiğini şimdi sana sırasıyla anlatacağım.

1-Seyahat sağlık sigortası nedir ?

Seyahatlerimizde sağlık problemleri, uçuş iptalleri, bavul kayıpları gibi istenmeyen durumlar meydana geldiği taktirde, bu sigorta sayesinde tüm zararlarımızdan önce cebimizden ödeyerek yaparsınız.

Tac Mahal-Agra-Hindistan

Sonra Türkiye’ye geri dönünce, harcalarımızı ilgili sigorta şirketine sunup, bütün bu ödemeleri geri tahsis ederiz. Lakin, her şeyi karşılamazlar. Tüm detaylar, sizin sigorta kapsamında yaptığınız sözleşmede belirtilir.

2-Seyahat sigortası neleri kapsar ?

Japonya’ya gidip, diş muayenesi olursanız, pek muhtemel bunu seyahat sağlık sigortası karşılamayacaktır. O yüzden, bütün bu detaylar, sigorta kapsamında olan güvenceler tek tek zaten sözleşmede belirtilir. O yüzden, tüm ayrıntıları bilerek imzalamak gerekir.

Koh Samui-Tayland

Bu arada, seyahat sigortası sadece sağlık sorunlarını karşılamakla kalmaz, eşyalarınızın veya bavulunuzun kaybolması (Sigorta şirketi o bavulu bulup, size göndermekle mükelleftir), tatilinizin iptalini, hatta tatilde hastalanır ve almanız gereken ilaç o ülkede yoksa, Türkiye’den alınıp, bulunduğunuz ülkeye gönderilirken katlanılan masraflar bile sigorta firması tarafından ödenir.

Tek bir örnek vereyim mi ? Diyelim tatilde evinde yangın çıktı ve geri dönmen gerekecek. İşte bunu bile seyahat sigortası karşılar !

3-Neler seyahat sigortası tarafından kapsanmaz ?

Öncelikle, tüm şartlar sigorta sözleşmesinde belirtilen durumlara, verilen ücrete, kapsama ve sigorta şirketine göre değişir. Savaş, grev, kendini bile bile ağır bir suça bulaştırıp sonucunda muzdarip olmak, deprem, heyelan ve nükleer felaketlerden oluşan kayıpları, seyahat sağlığı sigortası kapsamına almazlar.

Pisa-İtalya

Hatta, motorsikletten düşme sebebiyle yaralanma, dağcılık sporları yaparken yaralanma veya vahşi hayvan avcılığı yaparken yaralanma gibi sebeplerden dolayı meydana gelen hasarları da ÖDEMEZLER.

4-Seyahat Sigortası başka neleri kapsamaz ?

Şimdi. Yurtdışına gidip, check-up yaptırırsan, bunu ödemez. Önceden var olan bir hastalığınız varsa, onu da ödemez. Nereden mi biliyorum ? Pek muhtemel sizin var olan hastalıklarınız ve doğuştan gelen rahatsızlıklarınız, zaten o firmaların veritabanında saklıdır. O yüzden bir yolunu bulurlar ve size ödeme yapmazlar.

Berlin-Almanya

Ayrıca, seyahat sigortanız bütün ülkelerde geçerli olmayabilir. Gideceğiniz ülkenin, seyahat sigortası anlaşması kapsamında olup olmadığını muhakkak kontrol etmeniz gerekir.

5-Eğer hastahanelik olursam, ne tür evrakları sigorta şirketine beyan edeceğim ?

İmza attığın bütün evrakları muhakkak göstereceksiniz. Unutmayın ! Bu sizin güvenceniz olacak. Sigorta firmalarının size ödeme yapmalarını istiyorsanız, onlara bu durumu kanıtlamanız lazım. Yurtdışında tatildeyken hastahanaye mi yattınız ?

Siem Reap-Kamboçya

O halde başınıza gelen durumu kanıtlayabileceğiniz doktorların veya hastahane yönetiminin imzaları olan dökümanları hatta polislik bir durum var ise, tüm tutanakları bile beyan etmeniz gerekir.

6-Seyahat sigortası kaç gün geçerlidir ?

Bu tamamen sizin yapacağınız anlaşma kapsamındadır. Bazen 1 haftalık, bazen de 1 yıllık olabilir. Haliyle fiyatlarda, sigorta yaptırdığınız gün sayısına göre değişecektir. Yalnız, şunu bilmekte fayda var. Normal kapsamlı sigorta türleri için söylüyorum : Diyelim 1 yıllık sigorta yaptırdınız. Ama yurtdışında 1 yıl boyunca kalacaksınız ve gelecek yıl Türkiye’ye döneceksiniz.

Kyoto-Japonya (Sırt çantam ve önümdeki daypack çantam)

Unutmayın ki, seyahat sağlığı sigortası 92 gün geçerli olacaktır. Yani, 1 yıllık dahi sigorta yaptırsanız, 92. günden itibaren sigortanız sona erer. O yüzden yeniden sigorta yaptırmanız gerekir. Bu çok ama çok önemli bir noktadır. Bilesiniz.

7-Seyahat sağlığı sigortası ücretleri ne kadardır ?

Genellikle 1 haftalık poliçeler 8-10 Euro arasında değişmekle beraber, 1 yıllık poliçeler 40 Euro civarındadır. Bazen talep ettiğiniz kapsam türüne göre de fiyatlar değişebilmektedir.

Siem Reap (Angkor Wat)-Kamboçya

Ama uzun uzun kalmayacaksanız, bence kalacağınız gün sayısına göre 2-3 haftalık yaptırmak yeterli olacaktır. O da size 15-20 Euro’ya mal olur.

8-Seyahat sağlığı sigortasını hangi firma yapar ?

Öncelikle, Schengen Ülkeleri, ABD veya Kanada gibi ülkelere gitmek için başvuracağın vize için, zaten seyahat sağlık sigortanızın olması gerektiğini biliyorsunuz ! Ama siz yine de, gideceğiniz ülke istemese de, ne olur ne olmaz önleminizi alın ve mutlaka seyahat sağlık sigortası yaptırın derim. “Seyahat sağlık sigortasını nerede yaptırabilirim ?” diye soracak olursanız :

Hongkong

Hemen hemen bütün sigorta şirketleri seyahat sağlık sigortası hizmeti veriyor. Eğer, özellikle “Özel sağlık sigortanız” varsa, pek muhtemel zaten seyahat sağlık sigortanız da vardır. Ama eğer özel sağlık sigortanız yoksa, direk sigorta şirketlerini telefonla arayıp, sigortanızı telefonla bile yaptırabilirsiniz.

9-Sigorta kapsamında olan ödemelerimi nasıl geri alacağım ?

Eğer tüm belgeleriniz hazırsa ve sözleşmede belirtilen şartları sağlayabiliyorsanız, yazdığınız dilekçenizle beraber bu evraklarınızı sigorta şirketine kargolayacaksınız veya mail ortamında göndermeniz gerekecek.

Kuala Lumpur-Malezya

Sonrasında onlar zaten sizinle irtibata geçeceklerdir. Yalnız, herhangi bir onaysız evrak olmadığından emin olun. Aksi takdirde, eksik döküman eksikliğinden dolayı sigorta şirketi ödeme yapmayacaktır.

10-Ben ne öneririm ?

Mutlaka ama mutlaka, seyahat sağlığı sigortası yaptırınız. Yola çıkmadan önce, tüm belgelerinizi ve irtibat numarasını ya yanınıza alın ya da fotokopilerini kendinize mail atın. Tüm sigorta şartlarını ve kapsamını iyice öğrenin. Gittiğiniz ülkede beklenmedik bir durum olursa, hiç çekinmeden sigorta şirketi ile telefonla irtibata geçin. Merak etmeyin. Onu bile ödemek zorundalar.

Moskova-Rusya

Her daim önlemlerinizi almış olun. Olur da başınıza bir şey gelir ise, tüm evraklarınızın muhakkak bir nüshası sizde kalacak şekilde yetkililerden isteyin. Türkiye’ye dönünce, bu evraklarınızı sigorta şirketine gönderin ve masraflarınızın tarafınıza ödenmesini bekleyin.

San Francisco Sokakları

Uzun lafın kısası, “Bana bir şey olmaz. Boşver !” diyerek sakın es geçmeyin. Seyahat sağlık sigortası, çok mühim bir süreçtir. Genelde 30.000 Euro’ya kadar teminat ödemesi yapabilirler. Bu zamana kadar hiçbir seyahatinizde hastahanelik bir vakanız olmasa bile, ne olur ne olmaz deyip önlem amaçlı yaptırmak lazım.

Yoksa siz de benim gibi Tokyo‘da eşek arısı tarafından sokulup, hastahanelik olup, üzerine bir de dünyanın parasını ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu işleri az çok bilen bir arkadaşınızdan size dost tavsiyesi…

Dünyanın güzelliklerini, gittiğim 60’den fazla ülkede yaşadığım deneyimlerle anlatmayı seviyorum.

Sırtçantası ile çıktığım maceralarımı, elimden geldiğince ekonomik gezi rehberleri yaratarak sizlere de anlatıyorum. Daha bir seyahatimden dönmeden, bir sonrakini planlıyorum.

Araştırmak, seyahat etmek, dünyayı keşfetmek için doğduğumun farkındayım. En önemlisi bunun için yaşıyorum ve hayal ediyorum.

Источник: https://www.birhayalinpesinde.com/yurtdisinda-seyahat-saglik-sigortasi-seyahatsagliksigortasinedir

Sürekli İş Seyahatine Çıkmak İnsanı Yavaş Yavaş Öldürüyor

Hangi Sağlık Sorunu Olanlar, Uçakla Seyahat Edemezler?

Surrey Üniversitesi’nde Konaklama ve Turizm Yönetim Okulu’nda araştırma müdür vekili olan Scott Cohen, son yayınladığı Hipermobilite’nin Karanlık Yüzü başlıklı araştırması için 15 yıl boyunca uçakla sık seyahat eden yolcular ile ilgili yapılmış büyük çalışmalardan veriler topladı. Eğer Cohen’in “hipermobil” (genellikle yaşam tarzları nedeniyle küresel ağlarla bağlantılı olan mobil elit) adı verdiği kişilerden biriyseniz, elde ettiği bulgular sizin için oldukça rahatsız edici olabilir.

Cohen, literatür araştırmasında bu mobil elitlerin ilginç yaşam tarzları ile övünmek yerine, sağlıkları konusunda endişelenmeleri gerektiğini ifade etti ve şunları söyledi: “Uçakla yapılan iş seyahatinin genellikle gözden kaçan çok çeşitli fizyolojik, psikolojik, duygusal ve sosyal sonuçları var.

Bir ‘yol savaşçısı’ olmak pazarlama ve sosyal medya aracılığı ile göz alıcı hale geliyor.

” Cohen’e göre hipermobilitenin göz alıcı hale getirilmesi (uçak biletlerinin satılması için kullanılan sık uçan yolcu üyelikleri ve otel odaları) uçakla sık seyahat eden kişilerin maruz kaldıkları olumsuz etkilerin göz ardı edilmesine neden oluyor.

Uçakla sık seyahat eden kişiler daha hızlı yaşlanıyor

Bilim insanları, bazı genlerin, yaşlanma hızımızı etkileyebildiğini keşfetti ve uçakla seyahat eden birinin daha hızlı yaşlandığını ortaya koydu.

Uçakla sık seyahat eden kişilerde kronik jetlag (uçuş sersemliği) görülebildiğini belirten Cohen sözlerine şöyle devam etti: “Bu durum, hafızanın ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabiliyor, kalp krizi veya inme riskini arttırabiliyor, bunlar da yaşlanmayı etkileyen genleri bozuyor.”

Sağlığa zararlı ölçüde radyasyona maruz kalıyorlar

Eğer daha hızlı yaşlanmak yeteri kadar korkutucu gelmediyse, uçakla sık seyahat eden kişilerin sağlığa zarar verecek derecede radyasyona maruz kaldığını belirtelim. Maruz kalınan radyasyon, yüksek rakımlarda, yeryüzünde olduğundan yüzlerce kat daha fazla.

“Uçakla sık seyahat edenlerde kronik jetlag (uçuş sersemliği) görüşebilir. Bu durum hafızanın zayıflamasına neden olur ve bu da yaşlanmayı etkileyen genleri bozar.”

Uçakla sık seyahat eden kişilerin ‘radyasyon çalışanları’ olarak sınıflandırılması için talepler olduğunu belirten Cohen, bir yılda New York – Tokyo arasında sadece yedi defa gidiş-dönüş seyahati yapmanın (yaklaşık 85.

000 mil) radyasyon maruziyet limitlerinin aşılmasına neden olduğunu belirtti.

Cohen ayrıca raporunda şunları da ifade ediyor: “Ticari uçuş personelinin maruz kaldığı radyasyon, nükleer güç santrallerinde çalışanların maruz kaldığından daha fazla.”

Bağışıklık sistemleri zayıflıyor

İster ekonomi, ister birinci sınıf yolcusu olun, uzun mesafeli atlantik aşırı uçuşlardaki herkes devir daim edilen aynı havayı soluyor.

Bu durum, uçakla sık seyahat eden kişilerin daha sık virüs kapmasına, jetlag yaşamasına ve havalimanları arasında koşuşturmaktan dolayı genel bir yorgunluk hissetmesine neden oluyor.

Cohen’in raporunda belirttiği gibi: “Bu durum, bağışıklık sistemi ile bağlantılı genlerin bile değişmesine neden olabiliyor.” Bu da, uçakla sık seyahat eden kişilerin, hastalıkla mücadele konusunda daha az seyahat eden kişiler kadar donanımlı olmadığı anlamına geliyor.

Formdan düşme ve obezite riskleri daha yüksek

Beklenildiği gibi, uçakla çok seyahat edenlerin genellikle taze, sağlıklı besinlerle hazırlanmış yemek yeme şansları olmuyor. Havayolu şirketleri yemekleri tuzlu ve şekerli şekilde ambalajlıyor. Böylece, yiyecekler uzun yolculuklarda yüksek rakımlarda lezzetlerini koruyabiliyor.

Ama bu tuz ve şeker uzun vadede vücudunuzda hasara neden olur. Cohen, seyahat ederken zayıf beslenmeyle birlikte alkol kullanımındaki artışın ve egzersiz eksikliğinin uçakla sık seyahat eden yolcuların daha fazla obezite riski ile karşı karşıya olması anlamına geldiğini belirtiyor.

Zihinsel sağlık sorunları yaşama riskleri de daha yüksek

Jetlag nedeniyle oluşan günlük ritim bozukluğunun ruh haline, muhakeme gücüne ve konsantrasyona olan etkisinin altı güne kadar çıkabildiğini belirten Cohen, literatür araştırmasında bir seyahat için hazırlık yapma stresinin ve bu seyahatlerde yaşanan jetlagın etkisinin sorunlara neden olabildiğini belirtti.

“Jetlag nedeniyle oluşan günlük ritm bozukluğunun ruh haline, muhakeme gücüne ve konsantrasyona etkisi altı güne kadar çıkabiliyor.”

Bir seyahate hazırlanmanın stres yarattğını belirten Cohen sözlerine şöyle devam ediyor: “Seyahat için harcanan zaman, azalan iş yükü sayesinde dengeleniyor. Ve “gelen kutusunun aşırı yüklenmesi” anksiyeteye neden oluyor. Hava koşulları nedeniyle yaşanan gecikmelerle stres, teknik sorunlar, artan güvenlik kontrolleri ve terör ile güvenlik konusunda artan endişeler birleşiyor.”

Uçakla sık seyahat eden kişiler genellikle kendilerini yalnız ve izole edilmiş hisseder. Ayrıca, aile bireylerini arkalarında bırakmanın üzünütüsünü yaşarlar. Eşleri de genellikle dargınlık ve kızgınlık hisseder.

Yaşanan stresin, izolasyon ve üzüntü duygusu ile birleştirildiğinde ciddi zihinsel sağlık sorunlarına neden olduğunu belirten Cohen sözlerine şöyle devam ediyor: “Yapılan bir çalışma, iş amacıyla uçakla sık seyahat eden Dünya Bankası çalışanlarının, seyahat etmeyenlerin aksine sağlık sigortası konusundaki psikolojik taleplerinin üç kat arttığını ortaya koyuyor.”

Sık seyahat edenler bu durumun kötü etkileriyle nasıl mücadele eder?

Hutchinson Kanser Sonuçları Araştırma Enstitüsünde kadrolu bilim insanı ve Columbia Üniversitesi Epidemiyoloji Departmanında profesör asistanı yardımcısı olan ve iş seyahetleri ile bağlantılı sağlık riskleri konusunda çalışan Catherine Richards sık uçan yolcu kartınızı kesmeden önce, birkaç ayda bir sadece kısa iş seyahatlerine çıkıyor olmanız durumunda, yukarıda bahsedilen risklere daha az maruz kaldığınızı unutmamanızı tavsiye ediyor.

Yaptıkları çalışmada elde ettikleri en sağlam bulguların, bir ay içinde 14 gün veya daha uzun süreli ağır iş seyahatlerinde elde edilenler olduğunu belirten Richards sözlerine şöyle devam ediyor: “Ağır seyahatler hastanın kendisi tarafından bildirilen sağlık durumu, obezite ve BMI için kötüdür. Evden uzakta geçirilen gecelerin sayısının artması ile birlikte sağlık sorunları da önemli oranda artar.”

Bu, ayda iki haftadan kısa süreli seyehat eden kişiler için iyi bir haber olmakla birlikte, giderek globelleşen iş dünyasında pekçok çalışanın bu seçeneği bulunmuyor. İster işiniz için seyahat edin, ister yeni bir iş aramak için, başka seçeneğiniz yoksa hem sizin hem de işvereninizin uçakla sık yapılan iş seyahatlerinin olumsuz etkilerini azaltmak için yapabileceğiniz bazı şeyler var.

Şirketlerin, stres yönetimi ve seyahat ederken beslenme ile aktivitelerin arttırılması konusunda, çalışanlar için eğitim programları düzenlemesi gerektiğini belirten Richards sözlerine şöyle devam ediyor: “Ayrıca şirketler, tüketilen yiyeceklerin kalitesine bağlı olarak yoldayken yemek için ödeme sunabilir. Bu ödemeler enerjisi yüksek yiyecekler veya sağlıklı yiyecekler için yapılabilir. Şirketler ayrıca, sadece spor salonları olan otellerden oda rezervasyonu yaptırabilir ve çalışanlarına, seyahat ederken egzersiz yapmaları için finansal teşvik de verebilir.”

Richards, çalışanın atabileceği proaktif adımlar konusunda, uçakla sık seyahat eden kişilerin havalimanında mümkün olduğunca ayakta durması ve yürümesi, yürüyen merdivenlerden bantlardan uzak durması ve uçuşu beklerken oturmak yerine hızlı yürüyüşler yapması gerektiğini belirtiyor.

Eğer otelinizde spor salonu yoksa odanızda şınav ve mekik çekebilir, çömelip kalkabilir ve başka antrenmanlar yapabilirsiniz. Yanınızda spor kıyafeti götürmeyi ve otelde spor salonu yoksa dışarıya yürüyüşe veya koşuya çıkmayı unutmayın.

Richards ayrıca, yanınıza sağlıklı atıştırmalıklar almanızı öneriyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Eğer yolda bulduklarınızla beslenirseniz, sağlıklı olmayan seçeneklerle karşılabilirsiniz.”

Cohen gibi Richards da uçakla sık seyahat edenlerin, uçak yerine tren gibi alternatif ulaşım şekilleri keşfetmesini tavsiye ediyor.

“Eğer uçmak zorundaysanız, yorgunluğunuzu katlayacak aktarmalı uçuşlar yerine direkt uçuşları tercih etmeye çalışın. Telekonferans yaparak iletişim kurmak da alternatif bir seçenek olabilir.

Genellikle ilk seferde şahsen karşı karşıya gelmek gerekir ama ilk görüşmeden sonra, telekonferans genelde işin yapılması için yeterli olabilir.”

Kaynak

Источник: http://seyahat.mynet.com/surekli-is-seyahatine-cikmak-insani-yavas-yavas-olduruyor-1183344

Uçak Yolculuklarında Rastlanan Sağlık Sorunları

Hangi Sağlık Sorunu Olanlar, Uçakla Seyahat Edemezler?

Bazı durumlara vardır ki önceden öngörüle bilir. Bunlara karşı hazırlık yapmak mümkündür. Bazı durumlar ise ön görülemezler. Bu durumların başında sağlık ile ilgili durumlar gelmektedir.

Yolculuğa çıkmadan önce bazı şeyleri bilmemiz ve ona göre önlemlerimizi almamız gerekmektedir.

Jet lag: uzun uçuşların yapıldığı durumlarda ortaya çıkar. Yapılan bu uzun yolculuktan dolayı oluşan zaman değişimine bünyemiz alışmakta zorlanmaktadır.

Yolculuğun başladığı yer ile bittiği yerdeki zaman farkından dolayı bünye algılamada zorlanmaktadır. Gece, gündüz karışı olarak ortaya çıkan bu durum 2 gün ile 15 gün arasında sürebilir, bünyeye göre değişkendir.

Bazı kimselerde hiç etki gözükmez, bünye gidilen yere ayak uydurmaktadır.

Yükseklikten kaynaklanan basınç: Yukarılara çıkıldıkça ortamda bulunan oksijen oranı azalmaktadır. Uçaklarda 8 ila 10 bin metreden uçmaktadırlar.

Oksijen miktarının azalmış olmasından dolayı vücuda uygulanan basınç miktarı artmaktadır. O nedenle orta kulak, burun, mide, bağırsak gibi vücut boşluklarındaki havanın genişlemesine sebep olur. Oda bünyede rahatsızlık verir.

Zaman ilerledikçe bünye bu duruma kendisini alıştıracaktır, duyulan rahatsızlık yok olacaktır.

Oksijen azalması: Yükseldikçe ortamdaki oksijen azalmaktadır. Sağlıklı yolcular için çok sıkıntılı bir durum olmamakla birlikte özellikle kalp, akciğer ve kan ile ilgili hastalığı olanlarda rahatsızlık verebilir. Önleminin alınması gerekir.

Orta kulak tıkanması: uçak yükselirken oluşan basınçtan dolayı tıkanma hissi oluşur, ağrı, baş dönmesi, kısmen ya da tam sağırlık olabilir, kulaktan kan gelmesi yaşanabilir.

1. Gebelik

Hamile olan yolcularımızın seyahat öncesinde mutlaka doktorlarına danışarak seyahatte herhangi bir sorun yaşama ihtimaline karşı detaylı bilgi almaları gerekmektedir.

Hamilelerin uçakla seyahat esnasında ortaya çıkabilecek acil bir durum ihtimaline karşı kendi doktorlarının ve gidecekleri yerdeki doktor ve sağlık kuruluşunun telefonlarını, acil sağlık ve ambulans telefon numaralarını mutlaka kaydedip yanlarında bulundurmaları gerekmektedir.

Gebeliğin 29. Haftasına girmiş uçakla seyahat edecek hamile yolcuların, son iki hafta içerisinde alınmış uçabileceklerine dair bir doktor raporunu uçuş öncesinde Türk Hava Yolları temsilcisine ibraz etmeleri gerekmektedir. Bu raporda,

  • Gebeliğin normal seyrinde devam ettiği,
  • Herhangi bir komplikasyonun gelişmediği,
  • Beraberinde başka bir risk veya hastalık olmadığı,
  • Muhtemel doğum tarihi yanında uçuş tarihinden sonraki 4 hafta içerisinde doğumun olayının beklenmediği
  • Kişinin uçmasında herhangi bir sakınca olmadığı,

belirtilmek zorundadır.

Türk Hava Yolları böyle bir raporu bulunmayan ve 29. haftaya girmiş gebe yolcuların biletlerini iptal etme hakkına sahiptir.

Sorunsuz normal bir gebelikte şu durumlarda uçuşa izin verilmez:

  • İkiz, üçüz gibi çoğul gebeliklerde 32. haftanın bitiminden, doğumdan sonraki 7 güne kadar uçuşa izin verilmemektedir.
  • Tek bebeğin beklendiği ve sorunsuz bir gebelikte 36. haftanın bitiminden itibaren doğumdan sonraki 7 güne kadar uçuşa izin verilmemektedir.

Hamile yolcuların rahat egzersiz yapabilmeleri, konforları ve koridorlarda rahat dolaşabilmeleri için koltuk seçiminde koridor tarafını tercih etmeleri önerilmektedir.

Belirli aralıklarla egzersiz yapmak, hafif yürüme şeklinde koridorda dolaşmak, bacaklarda şişme ve damarlarda göllenmeyi engelleyen varis çorapları giymek, dolaşımı engelleyebilecek çoraplar giymemeye dikkat etmek “derin ven trombozu” olarak bilinen kan dolaşım bozukluğu hastalığından korunma açısından önemlidir.

Bazı ülkeler kendi vatandaşları olmayan gebe yolcuların kendi ülkelerine girişine izin vermemektedir. Böyle bir şüphenin olması durumunda uçuştan önce ilgili ülke temsilciliği ile irtibata geçilmelidir.

Ayrıca hamile yolcuların bagaj taşıma ve ağırlık kaldırma konularında hassasiyet göstermeleri, bu tür durumlarda başkalarından yardım almaları önerilmektedir.

2. Scuba Dalışı ve Uçuş

Scuba dalışı yapmış olan bir yolcunun son dalıştan sonraki 24 saat içinde uçmaması gerekmektedir.

Çünkü uçak içi kabin hava basıncı genellikle 5000-8000 feet (1500-2500 m) yüksekliğe göre ayarlandığı için deniz seviyesinden daha az bir hava basıncı mevcuttur.

Bu da “dekompresyon hastalığı” adı verilen düşük basınç hastalığı riskini arttırır. Bunun için dalış yapan yolcularımızın şunlara dikkat etmeleri gerekmektedir:

  • Herhangi bir rahatsızlıkları varsa dalış yapmamaları,
  • Dalış esnasında gerekli olan güvenlik sınırlarını zorlamamaları,
  • Tek dalıştan en az 12 saat sonra, çoklu dalış yapmışlarsa da en az 24 saat uçuşlarını planlamaları gerekmektedir.

3. Diyabet (Şeker) Hastalığı

Diyabet hastalığı olan yolcularımız uçuşlarından en az 48 saat önce durumlarını Türk Hava Yolları’na bildirmeli, özel diyet isteklerini belirtmelidirler. Uçuşta kullanmaları gereken ilaçlarını mutlaka yanlarına almalıdırlar.

Düzenli ilaç kullanan hastaların, seyahatleri boyunca kendilerine yetecek miktarın en az iki katı ilacı almaları, uçak yolculuğu esnasında yetecek miktarı el bagajına, kalan kısmı ise bagajlarına koymaları tavsiye edilir.

İnsülin kullanan hastalar,

  • İnsülini normalde buzdolabında +2 ile +8 derece arasında saklamaya özen göstermelidirler. Oda sıcaklığında saklayacaklarsa sürenin 24 saati geçmemesine, sıcaklığın da 25 dereceyi geçmemesine dikkat etmelidirler.
  • İnsülin tedavisi ile ilgili reçete ve doktor tavsiyelerini içeren dokümanlarını yanlarında bulundurmalı, gereğinde bunu uçakta ve gidecekleri yerde kendilerini tedavi edecek doktora mutlaka göstermelidirler.
  • Uzun yolculuklarda oluşacak zaman farklılıklarında dozun yeniden ayarlanması için uçuş öncesinde doktorlarından detaylı bilgi istemelidirler.

Источник: https://www.trucakbileti.com/ucak-yolculuklarinda-rastlanan-saglik-sorunlari

En çok tercih edilen ve son yıllarda 7’den 77’ye herkesin bindiği, fiyatlarının da düşmesi ile yılda birden fazla kullanılan ulaşım aracı Uçaklar, hayatın bir parçası olmaya devam ediyor.

Uçak yolculuğu yaparken farkında olmadan beyini ve vücudu toptan etkileyen olumsuz sonuçlarda doğurmaktadır.

Sizlere bu yazımızda Uçak yolculuğu yapmak vücutta hangi değişikliklere neden olur? Uçak yolculuğu insan psikolojisini bozar mı? Havada iken düşük basınç zararlı mı? Uçakta neden çok gaz çıkarırız? Uçak yolculuğunun zararları nelerdir? Uçaktaki yemeklerin tadı neden farklı gelir? Uçakta oksijen yetersizliği beyni nasıl etkiler? Uçak yolculuğu bağışıklık sistemini nasıl etkiler? Uçakta nerelere oturmalı? Uçaktaki kötü kokular nasıl oluşur? Uçaklar temizlik yönden nasıl? Uçakta  sorularının cevabını bulabileceksiniz.

Yazımıza başlarken İngiltere’deki Gatwick Havalimanı tarafından yapılmış bir araştırmadan bahsedelim. Uçak yolculuğu sırasında izlenilen filmden dolayı erkeklerde yüzde 15, kadınlarda ise yüzde 6 ağlama hissi oluştuğu görüldü.

Bunun nedenini bakıldığında akla gelen ilk olarak, sevdiklerini arkada bırakmak gibi özlem duyguları, yolculuğun verdiği heyecan gibi bir çok ihtimal söz konusu olabilir.

Fakat uzmanlar yerden kilometrelerce havada metalden yapılan bir sandık içinde yapılan yolculuğun beyni ve ruh sağlığını etkileyebileceği konusunda ciddi araştırmalar var.

Özellikle gelişen Uçak yolculuklarında bu tip araştırmaların önemi de artmaya başladı. Uçak şirketleri bu araştırmaları da desteklemekte.

Bu konuda araştırma yapan uzmanlardan biri olan, Alman Uçak Hekimliği Derneği başkanı olan Jochen Hinkelbein, aynı zamanda Köln Üniversitesi acil servis uzmanlarından biri. Uçak yolculuğu sırasında vücutta oluşan değişiklikleri bizle paylaşıyor.

Dağcılık yada tırmanma sporları yaparsanız, tepelere çıktıkça basınç azalır.

Havada seyir esnasında da aynı şekilde Uçak içindeki basınç, 2,5 kilometre yükseklikteki bir dağdaki basınca benzer.

Nem oranı ise en çorak ve susuz bölgelerdeki gibi tıpkı çöldeki gibi neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu yüzden uçaktaki sistemde kabin içi 10 derecede sabit tutmak için hava basar.

Durum böyle olduğunda vücutta bir takım değişiklikler meydana gelir. Hava basıncı düştüğünde, kandaki oksijen oranı yüzde 25’lere kadar düşer. Kandaki bu oksijen azalmasına Hipoksi denmektedir.

Eğer bu rahatsızlıktan dolayı bir hastaneye gittiğinizde ilk olarak oksijen tüpüne bağlarlar. Fakat uçakta böyle bir uygulama yok.

Sağlıklı bir kişi için bu durum kısa olduğu için sorun çıkartmaz iken, yaşlılar ve solunum hastaları için sorun olabilir.

Kandaki oksijen seviyesi düştüğü zaman, düşünme becerilerinde düşüş başlar. Hafıza, hesaplama ve net kararlar verememe gibi sorunlar çıkar. Bu nedenden dolayı 3,8 km yüksekliğe çıkan uçakların pilotları hava maskesi takarak oksijen alması gerekmektedir.

Jochen Hinkelbein, 2,5 kilometrelere ulaşan hava yolculuklarında refleks değişiklikleri ve algı bozukluğu yaşayabileceğini ama sağlıklı kişilerde çokta sorun olmaz iken grip gibi hastalıklarda kişilerde algısal bozukluklar daha etkin olacağını söylüyor.

Kanda oksijen düşmesi yani Hipoksi olayı geçici olan Uçak yolculuklarında, oksijen azlığından dolayı yolculuk bittiğinde çok yorgun ve bitap düşebilirsiniz.

Düşük basınç aynı zamanda görmede de sorunlara neden olur. Yerden 1000 ile 1500 metre yükseklikte uçulduğunda gece görüşünde yüzde 10’lara yakın bir kayıp yaşanır. Bunun nedeni ise retinadaki gece görüşü fotoreseptör hücreleri, oksijene çok fazla ihtiyaç duyar. Oksijen azlığı onu direkt etkiler.

Okumadan Geçme: Uçakta hangi koltukları seçmeliyiz?

Uçak yolculuğu yapmak vücutta hangi değişikliklere neden olur? | Uzun süre havada kalmak mental sorunlar yaratıyor

Uçakta tat alma ve koku duyusu da değişir

Uçakta yenilen yada içilen herhangi bir şeyde, tatlı yada tuzlu algılama da yüzde 30 düşüş yaşanır. Tabi bunun nedeni az önceki düşük hava basıncı ve düşük oksijen.

Yemeklerin lezzeti hissedilmesi için, koku ve tat duyusunun aynı anda işlemesi gerekir. Kabin basıncı maalesef bu duyuların çalışmalarını etkiler. Aynı zamanda kabindeki nem oranın düşmesi ve o kulağı hafiften rahatsız eden gürültü de uzmanlara göre etki etmektedir.

Uçaktaki hava kuruluğu, çöldeki hava gibidir. Kurak yerlerde tatlı ve tuzlu yemeklerde yüzde 30 oranlarında duyu kaybı yaşanır.

Peki neden koku duyumuz uçakta düzgün çalışmaz?

Tat duyusunun çalışması için koku duyusu tam çalışmalıdır. Kokuyu almak için burun içi sıvısının buharlaşması gerekmekte. Hava kuru olduğunda bu gerçekleşmez. Koku duyusu azaldığından dolayı yenilen yemeklerin tadı hoşunuza gitmeyebilir. Bu nedenden uçak yemekleri daha tuzlu ve baharatlıdır.

Psikologlar aynı zamanda gürültü kulakları etkilerse, tat alma duyusunu da etkilediğini düşünüyor. Gürültülü ortamlarda yemek yiyenlerin, sessiz ortamda yemek yiyenlere göre daha fazla tuza ihtiyaç duyar. Aynı zamanda şaşıracaksınız ama gürültülü bir ortamda yediğiniz yemek esnasında çıkardığınız sesleri daha rahat duyarsınız.

Uçuşta iken bazı besinlerden gelen tatları pekte değişmez. Beşinci tat dediğimiz umami tadı, bunlar mantar, domates, yosun ve soya sosu gibi gıdalara tat verir. Umami tatlar uçakta iken tatları değişmez. Bazı hava yolları domates, ıspanak ve kabuklu deniz ürünlerini kullanma sebebi budur.

Bazı uçak firmaları ise yemeklerden önce burun spreyi vererek, sinüslerin açılıp, daha iyi tat alınmasını sağlamak. British Airways, bunu denedi ama pek değişikliğini göremedi. Bundan sonra umami tatları kullanmaya başladı.

3 saatten fazla uçak yolculuğu yapanlarda genel rahatsızlık ve huzursuzluk başlar. Bu nedenden gaz çıkarma uçakta gayet normaldir.

Uçak yolculuğu yapmak vücutta hangi değişikliklere neden olur? | Uçak yolculuğunda yemeklerin tadı normalden daha tuzludur

Uçakta iken hava kuruluğu cildi etkiler

Havanın kuru olmasından dolayı ciltte kuruma gözükebilir. Neredeyse yüzde 40’a yakın bir kuruma olacağından, uçakta kaşınmanın nedeni bundan kaynaklanır.

Uçaktan çekinenlerde ise Hipoksi daha çok etkilidir. Daha çok stres, somurtkanlık, düşük enerjili ve negatif bir tiplemenin olma sebebi budur. Eğer uçağa binmeden alkol tüketen kişiler, tedirginliği kırmak için uğraşsalar da, bu halleri düşük basınçla daha belirgin hale gelir.

Uçak yolculuğu nasıl ruh halini değiştirir?

Düşük basınç ve azalan nem su kaybına neden olur. Vücutta su kaybının oluşması bazı araştırmalara göre ruh sağlığını direkt etkiler. Bu yüzden uçaktaki filmleri izlerken kolay ağlamanın nedeni budur.

Yüksekte uçmak bazı kişilerde daha mutlu edeceği ile ilgili görüşlerde var.

Fakat uçakta yaşanan sıkıntı ve gerginlik, o anda kendi içinize kapanıp, kendi dünyanızda baş başa kalıp, daha hisli olmanızı neden olur.

Uçak yolculuğu yapmak vücutta hangi değişikliklere neden olur? | Uçak yolculuğunda çekilmez bir hale girebilirsiniz

Uçak yolculuğu bağışıklık sistemini nasıl etkiler?

Köln Üniversitesi bu konu hakkında bir araştırma yapmış. Kabin koşullarında yarım saat kalmak bile bağışıklık sisteminin doku moleküller dengesini değiştiriyor. Bağışıklık Sistemi o an farklı işlemeye başlıyor.

Uçak seyahat ettiklerinde insanların hava değişikliği yaşadığımdan dolayı hasta oldum deme sebebi bu olabilir. Uçak yolculuğu bağışıklık sistemini etkileyip, ruh sağlığını da bozduğunda, vücutta enfeksiyonların açık olmasının hastalıklara kapı aralar. Daha önce bağışıklık sisteminde yaşanan sorunların, depresyona neden olabileceğini anlatmıştık.

Bakmadan Geçme: Otoimmün Hastalıklar nedir? Nasıl oluşur? Doğal tedavisi var mı?

Bu konuda uzman olan Cambridge Üniversitesi’nden psikiyatrist Ed Bullmore, aşı olunduğunda yaşanan enflamasyon, ruhsal olarak en az 2 gün bozukluk görülebiliyor. 12 saatlik bir uçuşta aynı etkiye neden olmaktadır diyor.

Uçak yolculuğu yapmak vücutta hangi değişikliklere neden olur? | Uçak yolculuğunda açılır kapanan masalar bakteri yuvasıdır

Uçaklar temiz mi? Uçaklar nasıl temizlenir?

Bağışıklık sistemi ciddi olan Uçak seyahatinde etkilenir.

İnsan kalabalığının çok olduğu ve ortak alanlar bakteri yuvalarıdır. Uçak yolculuğunda yolcuların giysisinde ve vücudunda bakteri taşır. Bu mikroplar başkalarına bulaşabilir, temiz olmayan yerlerde bu bakteriler hızlıca çoğalabilir.

İki yıldır araştırma yapan ABD’deki Auburn Üniversitesi Gıda Güvenliği konusunda uzman James Barbaree ve ekibi, MRSA mikrobu, koli basili ve Streptokok piyojenlerin daha çok koltuk yüzeyleri, tepsilerde, güneşliklerde ve tuvalet yüzeylerinde günlerce yaşayıp, üreyebileceği yerler olarak tespit etmiştir. Buna en iyi örnek olarak, MRSA mikrobu 168 saat boyunca, dergilerin koyulduğu ceplerde yaşayabilmektedir.

İç hatlarda uçan uçakların temizliği kısa olmalı, çünkü sefer sıklığı vardır. Temizlik kısa sürdüğü için en çok süre, birinci sınıf ve tuvaletlerdir. Diğer kalan kısa süre de yerlerin süpürülmesi, çöplerin toplanması, dezenfektan bezlerle yemek yeme açılıp kapanan masaları silme, koltuk başlarını değiştirmek yapılabilir mi bilemiyoruz.

Uçaklar eğer gece boyunca uçak seferi yapmayacaksa genel bir temizlik yapılabiliyor. A 380 gibi bir uşağın sadece kaba temizliği sekiz kişilik ekiple 2 saat kadar sürmektedir.

Tuvaletler genelde hızlıca 10 dakikada özel temizlik maddeleri ile silinmektedir. Uluslararası havayolu derneği IATA  bu konu hakkında katı kuralları vardır.

Fakat Uçak yolculuğunda herkesin ciddi bir şekilde kendi temizlik önlemini almasında fayda var. Uçak yolculuğu yapan kişiler, her zaman yanlarında dezenfektan mendil ve suyu kullanması gerekmekte.

Tuvaletleri kullanma sonrası, yemek masalarını kullanmadan önce kesinlikle dezenfektanlarla silinmelidir. Koltuk başlarındaki bezler içinde kağıt bir havlu tercih edebilirsiniz. Kolunuzu koyduğunuz koltuk kısımlarını silmeyi de unutmayınız.

Ortak kullanılan yastık ve battaniyeleri mümkün oldukça kullanmayınız.

Источник: https://www.gelgez.net/ucak-yolculugu-yapmak-vucutta-hangi-degisikliklere-neden-olur/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть