Hasta Bina Sendromu Nedir?

Plaza Çalışanları için Çağın Vebası: Hasta Bina Sendromu | Avansas Blog

Hasta Bina Sendromu Nedir?

Yazar: Avansas · Tarih: 25 Ocak 2018

Yıllardır meslek hastalıklarından bahsedildiğinde akla fiziksel olarak zorlayıcı meslekler, kimyasal temas, tozlu alanlar ve duman ile münasebet geliyordu.

Oysa günümüz beyaz yaka profesyonelleri, plazanın vadettiği kompakt ve konforlu çalışma düzeni ile kısmen rahat olsa da doğadan bir hayli uzak olan bu yeni çalışma alanları bazı hastalıklar da doğuruyor. Meslek hastalıklarının en yaygın olanları artık plaza çalışanlarında görülüyor.

Hasta Bina Sendorumu” adı verilen hastalık plaza çalışanları için çağın vebası olarak adlandırılıyor. Plaza kültürü ile ortaya çıkan dilde, plaza hastalığı olarak da anlandırılan rahatsızlık pek fazla ciddiye alınmasa da sağlık ve çalışan performansı açısından önemli sorunlara yol açıyor.

Dünya Sağlık Örgüyü’nün raporlarına göre insanlar vakitlerinin %90’ını kapalı alanlarda geçiriyor ve kapalı alanların %70’ini iş yerleri oluşturuyor. Kent insanının yaşam şeklinin neden olduğu bu rahatsızlık günümüzde milyonlarca kişiyi tehdit ediyor.

Hastalığın artışı 70’li yıllardan bu yana hızla artan binalaşma ve plazalaşma ile açıklanıyor. Belirtiler önceleri ciddiye alınmasa, soğuk algınlığı veya alerji ile karıştırılsa da sendromun hekimlerce kontrolü gerekiyor. Ofis hastalığı da denilen Hasta Bina Sendromu günümüzde plaza kültürü içinde ayrılmaz bir yer kaplıyor.

Hastalığın belirtileri arasında öksürük, nefes darlığı, göğüste sıkışma, boğazda-burunda tıkanıklık-kuruluk, bazen ateş, hışıltılı solunum, halsizlik, yorgunluk, baş ağrıları, kırgınlık, konsantrasyon güçlüğü, bulantı, sinirlilik, ağrılar, güçsüzlük sayılabiliyor.

Üstelik hastalığın plazalaşmanın da etkisi ile her geçen gün arttığı ve artacağından endişe ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü, yapılan her 100 binadan 10 ile 30’u arasındaki yapının iç hava kirliliği sorunu olduğunu ispatlıyor. Hastalığın birincil nedeni de iç hava kirliliği olarak gösteriliyor.

Havalandırma yetersizliği, yapı malzemelerinden sızan maddeler, iç ortamlardaki kimyasallar hava kirliliğinin sebepleri arasında yer alıyor.

Plaza Kültürü Binayı Değil İnsanı Hasta Ediyor

Adı her ne kadar Hasta Bina Sendromu olsa da binalar aslında insanları hasta ediyor. Klimalar, ısınma, ventilasyon ve aydınlatma sistemleri son model olsa dahi hastalığa sebep olabiliyor.

Doğal havalandırmalı alanlarda hastalık daha az görülürken kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden fazla oluyor.

Ortamdaki sigara dumanı, elektronik cihaz sayısı, kağıt tozları, tebeşir ve silgi gibi maddeler, temizliğe dikkat edilmemesi, oda sıcaklığının 23’ün üzerinde olması, su sisteminde yer alan sorunlar hastalığı tetikliyor. Hastalığın sürekli tekrarlaması mesleki astımı tetikleyerek kronikleşmeye neden olabiliyor.

Atipik zatürre, alerjik zatürre ve kanser hastalığın çok daha ileri aşamalarında ortaya çıkabiliyor. Her yıl 7 milyona kadar kişi hava kirliliğinden ölüyor. Bu sayının 4 milyonunun ölümü kapalı ortamlardaki hava kirliliğine bağlanıyor.

Önemsiz görülen detaylar, havalandırma sistemlerinin bakımının ertelenmesi, daha ucuz malzemelerin kimyasal içeriği, açık ofiste onlarca bilgisayarın aynı anda çalışması kısa vadede daha maliyetsiz görünse de iş gücü kaybı ve sağlık sorunları göz önüne alındığında uzun vadede kayıpları artırıyor. Birleşik Krallık’ta çalışanların psikolojik sebeplerle iş veriminin düşmesi işverene 30 milyar poundluk kayıp getiriyor.

Hasta Bina Sendromu ile Başa Çıkmak Zor Değil

Sendromla başa çıkmak için basit önlemler büyük önem arz ediyor. Islak alanların temizlenmesi ve rutubetin önüne geçilmesi ile işe başlayabilirsiniz. ASHRAE standartlarını temel alarak havalandırma ve fanları düzeltebilirsiniz.

 HVAC ve bina yönetim sistemlerini kullanarak ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme kontrollerini merkezi hale getirebilirsiniz. Sigara içilen, yoğun bilgisayar veya elektronik cihaz kullanılan alanlarda muhakkak doğal havalandırma bulundurmalısınız. Hava döngüsü tüm sorunların ortadan kalkmasında kilit rol oynuyor.

  VOC ölçümü düşük hammaddeler kullanılarak bina malzemeleri değiştirilebilir, bu sayede kimyasal ile teması en aza indirebilirsiniz.

Ekstra kaynaklar: www.haberturk.com/saglik/haber/1539888-cagin-yeni-hastaligi-hasta-bina-sendromu m.bianet.org/bianet/saglik/178322-hasta-bina-sendromu-bir-meslek-hastaligi-midir

www.ntv.com.tr/saglik/hasta-bina-sendromu-ofis-calisanlarini-tehdit-ediyor,LR2ylr_dqkSUGrFFtR29Ag

Etiketler: Hasta Bina Sendromu nedir

Источник: https://blog.avansas.com/plaza-calisanlari-icin-cagin-vebasi-hasta-bina-sendromu

Hasta Bina Sendromu

Hasta Bina Sendromu Nedir?

Hasta Bina Sendromu nedir? (hbs nedir)

Ofislerde çalışan insan sayısının artması, iş ortamında daha fazla kural ve stresin varlığı Hasta Bina Sendromu artışına katkı sağlamıştır.

Hasta Bina Sendromun nedeni olarak çevresel tek bir neden olması kesinleşmemiştir; ancak ileri sürülen bazı teoriler mevcuttur.

Yıllardır ileri sürülen en geçerli açıklama düşük düzeylerde bulunan pek çok uçucu organik bileşiğin (kimyasal maddelerin) hepsinin birarada toksik etki gösterdiği yönündedir.

Sürekli kapalı ortamlarda çalışan kişilerde hasta bina sendromu adında, halsizlik, bas ağrısı, sersemlik hissi, bulantı, cilt kuruluğu, gözlerde batma, burunda tıkanıklık ya da akma gibi belirtiler veren bir durum ortaya çıkmaktadır. Belirtiler, genellikle penceresi açılmayan, merkezi bir havalandırmaya bağlı olan binalarda ortaya çıkar.

 Günümüzde özellikle ofis binaları giderek artan sıklıkta camları açılmayacak şekilde inşa edilmektedir. Bu tür binalarda dışarıdan içeriye sıcak/soğuk hava girmesi ve içerideki ısıtılmış/soğutulmuş havanın dışarı çıkması engellenerek enerji tasarrufu sağlanmaktadır.

 Ancak dış ortamla ilişkisi tamamen kesilmiş bu binalarda iç ortam kirliliği de artmaktadır.

Baş ağrısı, deri bulguları en yaygın olanlardır. Bazı kişiler semptomsuz iken, bazıları şiddetli solunum sistemi, bazıları da deri bulgularına sahiptir.

Semptomlar yaşamı tehdit etmezse de rahatsızlık ve sıkıntı vericidir. İş gücü ve verimlilik kaybına neden olur, ciddi sağlık kaygısı doğurabilir.

Problemler evler, toplu iş alanları, okullar, çocuk yuvaları, hastane ve bakım evi gibi binalarda oluşabilir.

Hasta Bina Sendromu Belirtileri

Genel bir yorgunluk hissi en sık rastlanan belirtidir. Genellikle işe gelişi takiben birkaç saat içerisinde başlar, binayı terkedişin ardından birkaç dakikada düzelir.Belirtiler kuzey iklimlerde mevsimsel olabilir, kış aylarında kötüleşebilir.

Migrene benzemeyen, nadiren zonklayıcı, genellikle künt, basınç tarzında bir baş ağrısı vardır. Hapşırma ve burun akıntısı şeklinde gerçek nezle gibi  görülebilir. Belirtiler genellikle kişi binadan uzaklaştığında veya bina içi hava kalitesi iyileştirildiğinde düzelir.

  Etkilenen kişilerin bir kısmı hemen düzelirken, diğerlerinde uzun zaman gerekebilir. Bazen de nadiren hasta çevresine çok duyarlı hale gelebilir.

Hasta binada bulunma süresi önemli bir faktördür. Aynı alanda uzun süre kalanlar daha fazla etkilenir.

Kişideki okul başarısızlığı ve öğretmen stresi, iş memnuniyetsizliği, tatminsizlik, iş stresi, düşük statü Hasta Bina Sendromu riskini artırır.

Bazı çalışmalarda atopi, hiperreaktif hava yolu-astım öyküsü, deri problemleri, kadın cinsiyet gibi kişisel faktörlerin varlığı bildirilmiştir.

Hasta Bina Sendromu nedir?

Hasta Bina Sendromu Tedavisi

İç ortam havası değerlendirme bulgularına dayanır. Yeni binalarda materyallerden partikül sızması giderek azalır. Uygunsuz ventilasyon en önemli faktör olduğu için öncelikli olarak araştırılmalı, iyileştirici önlemler hemen uygulanmalıdır.

Bu dönemde hastanın binadan uzaklaştırılıp uzaklaştırılmaması yapılacak iş için gerekli zamana ve hastada temas riskinin artış oranına bağlıdır. İş tatminsizliği ve stres gibi diğer faktörler de önemlidir.

Bunların çözümü de iç ortam havası şikayetlerini çözmede katkı sağlar.

Çok az sayıda hastane Hasta Bina Sendromu konusunda tam deneyimlidir.

Hastadan alınan öykü klinisyene iç ortam problemlerini tespit etmede ve neleri inceleyeceği konusunda yol gösterir.

Hastane önerisi ile girişilen iç ortamı iyileştirme çabaları hasta ve çevresindekilere yarar sağlar. Bu gelişmeler çoğunlukla ilaç kullanmadan, iş kaybı ve daha ciddi sorunlar oluşmadan sağlanır.

 Hasta Bina Sendromu Çevre ve Binaları düzeltici önlemler:

• Havalandırma sistemi periyodik olarak temizlenmeli

• Ortamın nem ve ısı kontrolü sağlanmalı

• İç mekanlara ıslak çamaşır asılmamalı

• Aspiratör ve kurutucu tahliye bacaları dışarı verilmeli

• Nemli zeminlere halı serilmemeli

• Sigara içilmemeli

• Bina güneş görmeli ve her gün havalandırılmalı

• Endüstriyel kirleticiler ve allerjenler uzaklaştırılmalı

• Temizlik uygun şekilde ve periyodik yapılmalı

• Işıklandırma uygun olmalı

• Duvar kağıdı kullanılmamalı

• Kurşun ve asbest içermeyen boyalar kullanılmalı

• Koku, deodorant, böcek ilacı spreyleri kullanılmamalı

• Tüp gaz yerine elektrikli ocak vs. tercih edilmeli

• Radon gazına dikkat

Источник: https://prosafety.com.tr/hasta-bina-sendromu/

Hasta Bina Sendromu (HBS)

Hasta Bina Sendromu Nedir?

06.12.2013 tarihli yazı 8464 kez okunmuştur.

Hasta Bina Sendromu (HBS) görünür hiçbir hastalık nedeni olmayan bir binada, sakinlerin sadece binada geçirdikleri zamana bağlantılı olarak sağlık ve konfor şikayetleri olmasına verilen isimdir. 
 

Araştırmalar, düşük hava kalitesi ile bazı kullanıcıların karşılaştıkları akut veya kronik sağlık sorunları arasında bağlantı olduğunu göstermektedir.

Karşılaşılan sorunların yarıdan fazlası, yetersiz yada uygun olmayan havalandırmadan ve ısıtma, soğutma, iklimlendirme sistemlerinin eksikliklerinden kaynaklanmaktadır.

Bu koşullar, kullanıcıların nedeni kesin tanımlanamayan sağlık sorunları ile karşılaşmalarına neden olmaktadır. Bu kavram Hasta Bina Sendromu (Sick Building Syndrome) olarak tanımlanmaktadır.

►İlginizi Çekebilir:Kullanıcılara Enerji Tasarrufu Önerileri

İç hava kalitesi kavramı ve HBS 1980’li yıllarda, petrol krizi ve enerji darboğazının gündeme gelmesi ile ortaya çıkmıştır.

Sıkı enerji tasarruf  politikaları ve buna bağlı olarak iç ortam hava sirkülasyonunun en az düzeye indiği, yetersiz havalandırmanın yapıldığı, dış ortama açılmayan pencerelerin bulunduğu ve klima cihazlarının kullanıldığı  sızdırmaz bina yapımı, iç hava kalitesinde önemli sorunlar yaratmıştır. Sağlıksız inşaat malzemesi kullanımı, rutubet ve kötü havalandırma sistemi binaları birer bakteri yuvası haline getirmiştir.

 

►İlginizi Çekebilir:IKEA Evler için Güneş Paneli Satışlarına Başlıyor

Etkileri, Nasıl Meydana Gelir ve Bina İçinde Etkili Olan Zararlı Gazlar

Genel bir yorgunluk hissi en sık rastlanan semptomdur. Genellikle işe gelişi takiben birkaç saat içerisinde başlar, binayı terk edişin ardından birkaç dakikada düzelir. Semptomlar kuzey iklimlerde mevsimsel olabilir, kış aylarında kötüleşebilir. Migrene benzemeyen, nadiren zonklayıcı, genellikle künt, basınç tarzında bir baş ağrısı vardır.

Mukus membran semptomlarından en yaygın görüleni burun tıkanıklığıdır. Hapşırma ve burun akıntısı şeklinde gerçek rinit daha az görülür. Bunlar inhalant alerjenlere bağlı rinitin tipik semptomlarıdır. Susuzluğun eşlik ettiği boğazda kuruluk hissi ikinci derecede rastlanan mukoz membran bulgusudur. Bu özellikle sesini çok ve profesyonelce kullanmak zorunda olan kişiler için problem yaratır.

Daha az oranda görülen göz kuruluğu ise kontak lens kullananlarda sorun oluşturabilir. Deri kuruluğunu bina ile ilişkilendirmek güç olabilir. İç hava kalitesini bozan ve kirlilik oluşturan zararlı maddeleri ancak çeşitli gruplar altında toplayarak tanımlamak mümkündür. İç hava kalitesinin bozan kirletici grupları şöyle sıralanabilir.

►Solunan havadaki karbondioksit oranı (İnsanların ve canlıların solunumları ve yanma kaynaklıdır.)

►Koku (İnsan kaynaklıdır.)

►Mikroorganizmalar (çevre ve insan kaynaklıdır.)

►Nem (Çevre ve pişirme gibi insan kaynaklıdır.)

►Radon Gazı (Toprak kaynaklıdır.)

►Organik buharlar (Kullanılan eşya ve bina elemanları kaynaklıdır.

►Toz (Çevre ve kullanılan eşya kaynaklıdır.)

►Alerjin maddeler ve canlılar (Çevre kaynaklıdır.)

►Sigara dumanı (İnsan kaynaklıdır.)

 

►Diğer kaynaklar (Yukarıda sayılanların dışında hava kalitesine etki eden daha pek çok faktör vardır. Bunlar içinde elektronik kirlenmeden, radyasyona kadar pek çok faktör sayılabilir.)  
 

 

►İlginizi Çekebilir:Deprem Akıllı Telefonlar Sayesinde Algılanacak Mı?

Kirleticilere ve HBS’ye Karşı Alınabilecek Önlemler:

  İç hava kalitesinin gereken seviyede sağlanabilmesi için kirlilik kaynaklarının belirlenmesi, anılan kirlilik kaynaklarının bertaraf edilmeleri için ise doğru önlemlerin alınması gerekmektedir. Sözkonusu önlemler, binaların yapımı ve işletimi sırasında alınacak önlemler  şeklinde ikiye ayrılabilir.

 
►Yapı malzemelerinin radyoaktivite analizleri yapılmalı, değerlendirme sonuçları kabul edilen radyoaktivite sınırları içinde olan malzemeler bina yapımında kullanılmalıdır.

►Isı yalıtımında asbest, iç cephede kurşun içeren boyalar  kullanılmamalıdır.

►Bina temellerinde birikecek gazlara karşı özellikle bodrum katlarının toprakla izolasyonu iyi yapılmalı, bodrum ve zemin katların tabanı şap, beton gibi yalıtımı sağlayacak malzemelerle kaplanmalıdır.

►Binaların hava girişleri, yollardan ve diğer kirlilik kaynaklarından uzağa yapılmalıdır.

►Bacaların sızdırmaması için içlerinin yalıtımına dikkat edilmelidir.
 

 
►Kapalı ortamlarda etkin ve doğru havalandırma yapılmalı, ısı, nem dengesine dikkat edilmelidir.

►Özellikle işyerlerinde sigara yasağına uyulmalıdır.

►Kazan daireleri iyi havalandırılmalı, brülor ayarlarına dikkat edilmelidir.

►Kaliteli yakıt kullanılmalıdır.

►Kimyasal maddelerin depolandığı yerler iyi havalandırılmalı, haşere ilaçlarının aşırı kullanılmamasına özen gösterilmedir.

►Radon birikme düzeyi yüksek olabileceğinden, 20 yıldan eski olan binalarda çatlakların kapatılması, yalıtım ve bakımın sürekli yapılması gerekmektedir. Bina içine bir şekilde sızmış olan radon ve diğer zararlı gazlar bina dışına çıkamazsa bina içindeki     kirleticilerin konsantrasyonu artacağı için kapalı ortamların havalandırılmasına özen gösterilmelidir.

►Havalandırma sistemi kullanılan binalarda, sistemin bakımına dikkat edilmeli, hava filtresi kullanılarak taze, temiz ve nem oranı ayarlı havanın bina içinde dolaşması sağlanmalıdır.

►Bilgisayarlar ve diğer elektronik cihazlar her altı ayda bir hijyenik donanım temizleyicileri ile temizlenmelidir.

►Yeni halıların ve yumuşak döşemelerin evlere, kapalı ortamlara yerleştirilmeden önce uçucu maddelerden temizlenmesi sağlanmalı, kullanılmış halıların ve kumaş duvar kaplamalarının periyodik temizlikleri yapılmalıdır.

►Fibröz materyallerin kullanımı olabildiğince azaltılmalı, silinebilen yüzeyler artırılmalıdır.
Yukarıda sayılan önlemler alındığında, sağlanacak olan etkin havalandırma ile Hasta Bina Sendromu şikayetleri ortadan kalkacak ve insanların verimliliği önemli derecede artacaktır.

Kaynak

►MMO

►Dışişleri Bakanlığı
 

Источник: https://www.elektrikport.com/teknik-kutuphane/ele/10260

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.