Hastane Enfeksiyonu Nedir? Hastane Enfeksiyonu Belirtileri ve Korunma Yolları

ENFEKSİYONUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Hastane Enfeksiyonu Nedir? Hastane Enfeksiyonu Belirtileri ve Korunma Yolları

Enfeksiyon oluşumu, bakteri, virüs, mantar ya da parazit gibi organizmaların vücuda girmesi ve yerleşmesi sonucu meydana gelmektedir.

Vücutta enfeksiyon oluştuğu zaman, doğal olarak enfeksiyonlu hastalıklarda gelişmeye başlar. Birçok organizma vücudumuzda yaşamaktadır. Bu organizmalar normalde zararsızdır ve hatta faydalı olanları dahi vardır.

Fakat bulundukları bazı koşullar nedeni ile bazı organizmalar hastalık oluşumuna yol açabilmektedir.

Bazı enfeksiyonlu hastalıklar kişiden kişiye geçebildiği gibi bazı diğer enfeksiyonlar ise, böcek ısırması ya da hayvan ısırması sonucu insanlara geçebilmektedir. Bazı, gıdalar ve içme sularından dolayı da enfeksiyon bulaşması ihtimali vardır. Ayrıca, bulunulan çevrede bir enfeksiyon gelişmesinden dolayı da, enfeksiyon bulaşabilmektedir.

Genellikle tedavisi mümkün olan enfeksiyon tabanlı hastalıklar, bazen hayati teh oluşturabilmektedir. Birçok enfeksiyon hastalığı, örneğin; kızamık ve suçiçeği gibi, aşı yolu ile önlenebilmektedir.

Enfeksiyonlar bir takım sebeplerden dolayı oluşabilmektedir. Bu faktörler şu şekildedir;

  • Bakteriler,
  • Virüsler,
  • Mantarlar,
  • Parazitler.

Bakteriler: Bakteriler tek hücreli organizmalardır ve hastalık oluşumlarının sorumlusu canlılardır. Bakteriler enfeksiyon oluşturarak, strep boğaz ağrısı, idrar yolları enfeksiyonu ve tüberküloz gibi hastalıkların oluşmasına neden olurlar.

Virüsler: Virüsler bakterilerden çok daha küçük olmalarına rağmen, çok fazla sayıda hastalığın oluşmasına neden olmaktadırlar. Virüslerin enfeksiyon oluşturarak meydana getirdiği yaygın olarak bilinen en tehli hastalık AIDS hastalığıdır.

Mantarlar: Birçok cilt hastalığının oluşmasına sebep olan enfeksiyonların kaynağı mantarlardır. Saçkıran ve ayak mantarı gibi hastalıkların nedeni mantarlı enfeksiyondur. Diğer bazı mantarlar ise, akciğer ve sinir sistemine bulaşarak birtakım hastalıklara yol açmaktadır.

Parazitler: Sivrisineklerin ısırması sonucu oluşan sıtma hastalığına oldukça küçük bir parazit neden olmaktadır. Diğer bazı parazitler ise, hayvan dışkısından insanlara bulaşmaktadır.

Ayrıca diğer bazı faktörler de enfeksiyon oluşmasına sebep olmaktadır. Bu faktörler şu şekildedir;

  • Direkt olarak temas,
  • Dolaylı yoldan temas,
  • Böcek ısırması,
  • Kirlenmiş gıdalar.

1.Direkt Temas

Enfeksiyon tabanlı hastalıkların en kolay bulaşma şekli dokunma ve temastır. Genellikle, enfeksiyonlu bir hayvan ya da insana temas yolu bulaşma ihtimali yüksektir. Enfeksiyon, direkt temas yolu ile şu şekillerde bulaşabilmektedir;

  • İnsandan insana,
  • Hayvandan insana,
  • Anneden, henüz doğmamış olan bebeğe.

İnsandan insana: Enfeksiyonların en yaygın olarak bulaşma şeklidir. Buna göre, bakteri, virüs ya da diğer mikropların sebep olduğu enfeksiyonlu bir kişiden, diğer kişiye sadece temas yoluyla bile enfeksiyon geçebilmektedir. Enfeksiyonlu hastanın öksürmesi ya da öpmesi yolu ile virüs ya da bakteriler bulaşabilmektedir.

Bu gibi bazı mikroplar, herhangi bir vücut sıvısı yoluyla, cinsel ilişki sırasında ya da kan nakli yoluyla da bulaşabilmektedir. Bu şekilde temas yolu ile enfeksiyon bulaşması halinde, kişide herhangi bir belirti görülmeyebilir fakat bu kişi artık bir taşıyıcı olmuş olabilir.

Hayvanlardan insanlara: Enfeksiyonlu bir hayvan tarafından ısırılmak ya da tırmalanmak yolu ile enfeksiyon size de bulaşacak ve sizi hasta edecektir. Evcil hayvanlarda dahi yaşanan bu durum, aşırı yoğun koşullarda gerçekleşmiş ise hayati teh oluşturabilmektedir. Bundan dolayı özellikle hayvansal atıkların taşınması çok tehli olabilmektedir.

Anneden fetusa: Hamile bir kadının enfeksiyonlu bir hastalık geçirmesi halinde, bebeği de bu hastalıktan nasibini alacaktır. Bazı mikroplar doğrudan plasentaya geçebilmektedir ya da bazen de birtakım mikroplar doğum sırasında vajinadan bebeğe geçebilmektedir.

2.Dolaylı Yoldan Temas

Enfeksiyon oluşumuna neden olan mikroorganizmalar, dolaylı yoldan bulaşabilmektedir. Birçok mikrop, masa üzeri, kapı kulpu ve musluk kolu gibi nesneler yoluyla da geçmektedir.

Bu durumda, enfeksiyonlu birinin daha önceden temas etmiş olduğu nesneye dokunmanız yoluyla, o kişinin enfeksiyonu size de geçecektir. Enfeksiyon bulaşmış olan nesneye dokunduktan sonra, gözlere, burna ya da ağza dokunmak, çok risklidir.

Bundan dolayı elleri sık sık yıkamak çok önemli bir koruyucu önlemdir.

3.Böcek Isırması

Bazı mikroplar böceklerin onları taşıması ile varlığını sürdürmektedir. Sivrisinek, pire, bit ya da kene gibi böcekler mikroplara karşı ev sahipliği yapmaktadır. Dolayısı ile böcekler birer taşıyıcı görevi yapmaktadır. Sıtma, böcek ısırması enfeksiyonuna bağlı olarak gelişen hastalıklara en güzel örnektir.

4.Kirlenmiş Gıdalar

Enfeksiyona sebep olan bir diğer faktör ise, hijyenik olmayan gıdalar ve içme sularıdır. Örneğin, E. Coli adı verilen bir bakteri bazı gıdalarda mevcut olarak bulunmaktadır. Bu gıda maddeleri, az pişmiş hamburger ya da pastörize edilmemiş olan meyve suları gibi besin kaynaklarıdır.

Enfeksiyonun Belirtileri

Enfeksiyonun belirtileri, enfeksiyona sebep olan organizmaya bağlı olarak çok çeşitlilik göstermektedir. Fakat, sıklıkla görülen enfeksiyon semptomu ateş ve halsizliktir. Ayrıca, bazı enfeksiyon semptomları çok hafif seyrederek evde tedavi edilebilirken, bazı enfeksiyonlar ise şiddetli semptomlar gösterir ve tedavisi ancak hastanede yapılabilir.

Enfeksiyonun en yaygın görülen belirtileri şu şekildedir;

  • Ateş,
  • İshal,
  • Halsizlik,
  • Kas ağrıları.

Bunların dışında eğer;

  • Nefes almada güçlük,
  • Bir hayvan tarafından ısırılma,
  • Bir haftadan fazla süre ile devam eden öksürük,
  • Şiddetli baş ağrısı ve şiddetli ateş,
  • Döküntü ve kaşıntı,
  • Görme problemleri,
  • Anlaşılamayan ateşlenme gibi bazı durumlar yaşanıyorsa hemen bir doktora gitmekte fayda olacaktır.

1.Ateş

Virüs, bakteri, mantar ya da parazitlerin sebep olduğu enfeksiyonlar, bazen şiddetli bazen de hafif ateşlenmelere sebep olabilmektedir.

Vücuda dışarıdaki etkenler yolu ile giriş yapan mikroplara karşı vücut kendini savunur. Bu savunma sırasında ise vücut ısısında belli bir artış yaşanmaktadır.

Çünkü kanda bulunan birtakım özel hücreler bu yabancı mikroorganizmalara karşı bir mücadele başlatmış olurlar.

2.İshal

İshal, bağırsakların işlevinde meydana gelen bazı sorunlardan dolayı meydana gelmektedir. Dışarıdan vücuda alınan zararlı bir bileşen bağırsakları direkt olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda vücut bu zararlı maddeyi atabilmek için ekstradan çaba harcamak durumunda kalmaktadır ve bağırsaklar çok aktif şekilde çalışmaktadır. Bu durum  ise ishal yaşanmasına sebep olmaktadır.

3.Halsizlik

Enfeksiyonun sebep olduğu ateş ve ishal kişinin aşırı yorgun ve halsiz hissetmesine neden olacaktır. Herhangi bir şekilde vücuda bulaşmış olan virüs, bakteri, mantar ya da parazit, organların yapısına katılarak, faaliyetlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Bunun sonucunda ise kişide halsizlik ve yorgunluk gözlenmesi kaçınılmazdır.

4.Kas Ağrıları

Enfeksiyon bulaşması halinde yaşanan kas ağrıları, enfeksiyon tabanlı hastalıklarda çok yaygın olarak gözlenen bir semptomdur. Bu kas ağrılarının sebebi de, enfeksiyona sebep olan bakteri, virüs, parazit ya da mantar gibi mikroorganizmaların faaliyetleridir.

Risk Faktörleri

Bulaşıcı hastalıklara sebep olan enfeksiyonların herkese bulaşma riski bulunmaktadır. Fakat, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde, enfeksiyon oluşması riski çok daha fazladır. Enfeksiyon bulaşmasına sebep olan bazı faktörler şu şekilde belirlenmiştir;

  • Bir organ nakli işleminden dolayı alınan ve bağışıklık sistemini baskılayan steroidler ya da diğer bazı ilaçlar,
  • HIV virüsü taşıyan kişiler ya da AIDS hastaları,
  • Bağışıklık sistemini etkileyen bazı ilaçlar ve bir takım kanser ilaçları.
  • Yetersiz beslenme,
  • İlerlemiş yaş,
  • İmplant  gibi tıbbi cihazlar.

Komplikasyonlar

En bulaşıcı enfeksiyonlu hastalıklar bazı küçük komplikasyonlara sahiptir. Fakat, zatürre, AIDS ya da menenjit gibi bazı enfeksiyonlar, hayati teh oluşturan komplikasyonlar yaşanmasına sebep olabilmektedir. Çok küçük bir grup enfeksiyon ise, uzun vadede kanser riskini artırabilecek komplikasyonlar gösterebilmektedir.

Enfeksiyonda yaşanabilecek bazı komplikasyonlar şu şekildedir;

  • İnsan papilloma virüsü, rahim ağzı kanseri ile ilişkili olduğu için, kanser oluşumuna sebep olabilmektedir.
  • Helikobakter pilori virüsü mide kanseri ile ilişkili olduğu için, mide kanseri riski olabilmektedir,
  • Epstein-Barr virüsü lenfoma ile bağlantılı olduğu için ise, lenfoma riski bulunmaktadır.

Tanı ve Testler

Doktor bazı laboratuvar ve görüntülü tarama testleri yaparak, hastanın enfeksiyondan kaynaklanan semptomlarını anlamaya çalışır. Birçok enfeksiyonlu hastalık benzer semptomlar göstermektedir.

Vücut sıvısından alınacak örnekler yardımı ile enfeksiyona sebep olan mikrop tespit edilebilmektedir. Bu testler sayesinde doktor hastaya uygun tedaviyi belirleyecektir.

Enfeksiyon tanısı konulabilmesi için yapılan laboratuvar testleri ve diğer bazı testler şu şekildedir;

  • Kan testi,
  • İdrar testi,
  • Boğaz kültürü,
  • Dışkı örneği,
  • Omurilikten su alınması yöntemi.
  • Görüntülü tarama testleri,
  • Biyopsi.

Kan testi: Genellikle kollardan birindeki damarlardan, enjektör iğne yardımı ile alınan kan örneği incelenmek üzere laboratuvara gönderilir.

İdrar testi: Hastanedeki görevlinin vermiş olduğu kap içerisine idrar eklenerek yapılan idrar testi ağrısız ve acısız bir tanı yöntemidir. Burada hastanın, antiseptik bir ped ile genital bölgesini temizlemesi önemlidir. Böylece, idrara herhangi bir başka madde karışmamış ve test sonucu daha güvenilir tamamlanmış olacaktır.

Boğaz kültürü: Steril bir çubuk yardımı ile yapılan boğaz kültüründe, bu çubuk yardımı ile boğazdan nemli bir örnek alınır ve laboratuvara incelmeye gönderilir.

Dışkı örneği: Dışkıdan alınan bir parça örnek laboratuvarda incelemeye alınır ve enfeksiyona sebep olan parazit ya da diğer organizmalar tespit edilir.

Omurilikten su alma yöntemi: Bu tanı yönteminde doktor ve hemşireler çok dikkatli olmak durumundadır. Çünkü bu yöntemde, omurilik kemikleri arasındaki sıvıdan örnek alınmaktadır. Omurilikten su alınması yönteminde, hastadan bacaklarını göğüslerine doğru çekerek, yan yatması istenir.

Görüntülü tarama testleri: Enfeksiyon tanısı konulabilmesi için bazen de, bazı cihazlardan yardım alınmaktadır. Bu cihazlar şu şekildedir;

  • röntgen cihazı,
  • bilgisayarlı tomografi,
  • manyetik rezonans görüntüleme cihazları.

Biyopsi: Çok ince bir iğne yardımı ile iç organdan alınan doku parçası, tanı yapılabilmesi için laboratuvara gönderilir.

Tedavi ve İlaçlar

Eğer enfeksiyona sebep olan mikrop tespit edilmiş ise doktor bu sonuçlara göre en uygun tedaviyi uygulayacaktır. Enfeksiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar şu şekildedir;

  • Antibiyotikler (streptokok ve E.coli bakterilerinin sebep olduğu enfeksiyonların tedavisinde kullanılır),
  • Anti-viral ilaçlar (AIDS, hepatit B, hepatit C, uçuk ve grip tedavisinde kullanılır),
  • Anti-fungal ilaçlar (ağız, boğaz ve akciğerlerde oluşan enfeksiyonların tedavisinde kullanılır),
  • Anti-parazit ilaçlar (sıtmaya sebep olan parazit gibi çok küçük parazitlerin sebep olduğu enfeksiyonların tedavisinde kullanılır).

Alınacak Önlemler

Enfeksiyonlardan korunmak için alınacak olan önlemler şu şekilde belirlenmiştir;

  • Elleri sık sık yıkamaya özen göstermek
  • Aşı olmak,
  • Bol su içmek,
  • Güvenli besinleri tüketmek (temiz ya da hijyenik gıdaları seçmek)
  • Cinsel ilişkide korunmak,
  • Kişisel eşyaları paylaşmamak (diş fırçası, tarak ve tıraş makinesi ya da jilet),
  • Seyahate çıkmadan önce gerekli önlemleri almak.

Источник: https://evdesifa.com/enfeksiyonun-belirtileri-nelerdir/

Bağırsak Enfeksiyonu Nedenleri ve Belirtileri (Gastroenterit Nedir?)

Hastane Enfeksiyonu Nedir? Hastane Enfeksiyonu Belirtileri ve Korunma Yolları

Çocuk Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Metin Kurt  bağırsak enfeksiyonunu, neden olduğunu ve tedavi süreçlerini anlattı. Tıp dilinde gastroenterit olarak bilinen bu hastalıkta en önemli şey ise çocukların bir türlü ciddiye alınmayan karın ağrıları.

Aileler bu konuda çocukların sürekli ağrıyan karınlarını ders yapmamak, erken uyumamak, yemek yememek gibi bahaneler için kullandıklarını sanıyor ve geç kalıyorlar.

Ailelere önerimiz çocuklarınızın karın ağrısı şikayetlerini ciddiye alıp bir doktora görünmeleri.

Gastroenterit nedir?

Mide ve barsakların iltihabıdır. Çocuklarda üst solunum yolu iltihaplarından sonra en sık görünen hastalıktır. Gastroenteritler sıklıkla virüsler bakteriler ve parazitler tarafından olmaktadır.

Gastroenterit’in belirtileri nelerdir?

Gastrointestinal sistem enfeksiyonlarının esas belirtisi ishal olup yanı sıra karın ağrısı ateş bulantı kusma döküntü eşlik edebilir. Bunları ilaveten halsizlik karın şişkinliği ve baş ağrısı da olabilir.

Kusma ve ishal sebebi ile vucutta su kaybı ve elektrolit dengesi bozulabilir.Vucutta su sıvı kaybına bağlı olarak , dehidratasyon gelişir . Dehidratasyon vucuttan sıvı kaybına bağlı olarak ortaya çıkan bir tablodur. Bebek ve küçük çoçuklarda sıvı kaybına belirtileri daha hızlı oluşur ve gerekli tedavi zamanında yapılamaz ise hayatı teh oluşur.

Dehidratasyon belirtileri başlangıçta susuzluk hissi ile başlar ve ilerleyen durumlarda ağız kuruluğu , göz kürelerinde çökme , el ve ayaklarda soğuma , göz yaşında , tükrükte ve idrar miktarında azalma derinin elastikiyetinde azalma ( buruşuk deri ) şeklindedir. Ağır dehidratasyon tablosunda ise dalgınlık , hızlı soluma , kan basınçında düşme ve şok gelişebilir. Tedavi edilmez ise hayat kaybı söz konusu olabilir.

Gastroenteritlerde buluşma sıklıkla oral fekal yoldan olur . Mikropları içeren dışkı veya gıdaların yenilmesi içilmesi okul ve yuvalarda temizlik ( antiseptiklerle ) yapılsa bile bazı virüsler (rotavirüs) gibi ölmezler ve aynı ortam da mikrop hızla yayılır. Seyahat ve hayvanlarla yakın temas uzun süreli antibiyotik kullanımı sonunda da hastalık gelişebilir.

Hastalık; anne sütünün yetersiz verildiği durumlarda kalabalık ortamlarda , beslenme bozukluğu ve bağışıklığı zayıf çocuklar da hastalık daha sık görünebilir ve daha ağır seyreder.

Neler yapılmalıdır?

Gastroenteritli çocuklarda mutlaka bir hekim tarafından muayene edilmeli dehitratasyon tespiti ve gastroenterit tedavisi planlanmalıdır. Hekim mümkünse oral dehidratasyon değilse damar yolu ile sıvı replasmanı ve beslenme tedavisini planlar.

İlgili mikroorganizma için gerekli tedavi planı yapar . Gastroenteritler çoğu viral kökenli olduğu için çok nadiren antibiyotik tedavisi gerekir. Çocuklarda ishal kesici ilaçlar önerilmez.

Kusma önleyici ilaçlar çok gerekmedikçe verilmez dehidratasyon tedavisinde ağız yolunda tuz şeker karışık sıvılar sık sık ve az- orta miktarda içirilmelidir.

En etkili yol sık ve düzenli bir şekilde ellerin yıkanmasıdır. Meyve ve sebzelerin iyice yıkanması gerekir. Açıkta satılan yiyecek virüsler risklidir. İyi pişirilmemiş tavuk , balık ve et virüslerinden kaçınılmalıdır. Mutfak gereçleri temiz tutulmalı . Uzun süre oda ısında bırakılan ve açıkta satılan gıdalar tüketilmemelidir.

Aşı ile korunma: Son derece önemlidir . Rotavirüs aşısı bebeklik çağında iki veya üç dozda uygulanmakta olup ilk sekiz ay içerisinde tamamlanmaktadır.

İshal: Başta infeksiyon kaynaklı olmak üzere değişik nedenlere bağlı oluşan günde 3-4 kezden sık ve miktar olarak, yaş ve beslenmeye bağlı olarak değişebilen 250 gramdan fazla normal dışı sulu dışkılar olup artmış su ve elektrolit kaybına neden olan bir durumdur.

Beş yaş altındaki gelişmiş ülkelerdeki çocuklar yılda 2-3 kez,gelişmemiş ülkelerdeki çoçuklar yılda 10-15 kez ishal atağı geçirmektedirler.

Dünyada yılda beş milyarı aşan sayıda ishal olgusu görülmekte ve çoğunluğu çoçuk, yılda 5-8 milyon arası insan ishal ve komplikasyonlarında yaşamını yitirmektedir. Beş yaş altı çoçuk ölümlerinin %25 ‘i ishal sebebi ile olmaktadır.

Ülkemizde bir beş yaş grubundaki ölümleri pinomaniden sonra ikici sıklık nedeni ishallerdir.

Hastalık yapıcı mikroplar: Doğrudan besinler ile birlikte bulaşabilir. Barsağa ulaşan mikrop orada çoğalır ve değişik belirtilere neden olur. Dış ortamda besinlere bulaşan mikrop gıdadan üreyen toksinlerini salarlar . Bakteri toksinlerini içeren bu gıdalar yenildiğinde bulantı ve kusmanın belirgin olduğu besin zehirlenmesi tabloları oluşur.

Kremalı pasta, dondurma sütlaç mayonezli patates salatası yenmesinden sonraki 1 – 6 saat içinde bulantı, kusma ön planda olduğu ishallerde besin zehirlenmesi düşünülür, ayrıca kızartmalar, pirinç, makarna, süt tozu ürünleri bir altı saat sonra et ve et ürünleri (Sucuk, Pastırma, Sosis, Konserve ve Et suyu) 8–16 saat sonra ishal gelişimi ile birlikte besin zehirlenmesi görünebilir.

Kolera: Erdemik olduğu bölgelerde infilete suyu içilmesi takiben üç gün içinde pirinç suyu görünmünde ağrısız ve kokusuz bol ve sık günde on ile otuz kez saatte bir litre kadar ishal kolera düşündürür . Ciddi delutratasyon ve ölüm sıktır.

İyi pişirilmemiş deniz ürünlri yemekten sonra oluşan ishaller 1-3 günde iyileşir. Kümes hayvanların et ve yumurtalarının yenmesi süt ve süt ürünleri ile tifo bulaşabilir. Kulaçka süresi 1 Gündür ve günde iyileşir ateş ve ishal eşlik eder.

İshalde ayırıcı tanılar neler?

İlaçlar: Laksatifler magnezyum içerinde antiyositler antiyobiyotikler kemeteropatikler bazı hipolipidemik ve nöropsikiyatrik ilaçlar teofilin triod hormonları veya başka kimyasal madde kullanma ile oluşan toksit ishaller orgonufosfat istesektisitler mantar arsenik zehirlenmesi

Akut divertikülit: Ateş karın ağrısı ve ishale neden olabilir.

Akut kanlı ishal tablosu: Superiormezenter arter veya ven tronbozu, iskemik veya ilaç induklenmesi ile oluşan kolit, radyasyon koliti , inflamatuar bağırsak hastalıkları ülseratif kolit, crohn hastalığı oluşabilir.

Kimlerde laboratuvar araştırması yapılmalıdır?

  • Ateşi ve tenezmi olanlar
  • Dışkısında kan ve mukus olanlar
  • Dehitrote sıvı kaybı olanlar
  • Kilo kayıp edenler
  • Seyehatten sonra oluşanlarda
  • Çocuklarda ve 60 yaş üstü
  • Bağışıklık yetmezliği olanlarda
  • Besin zehirlenmesinde
  • İshal salgınlarında
  • 14 Günden uzun süreli ishali olanlarda

**Bu belirti ve biri varsa tetkikler yapılmalıdır.**

Gastroenteritler tedavisi nasıl olur?

Korunma

  • Yiyeceklerin iyi pişirilerek tüketilmesi ( iç sıcaklıklar ) zararlı mikropların ölmesini sağlayacak kadar yükselmeyen ızgara köftelerden büyün olarak çevrilmiş tavuklardan uzak durmalı.
  • Uygun ortamda hazırlanmamış krema veya mayonezli salatalardan ve az pişmiş deniz ürünlerinden uzak durmalı.
  • Sütlaç, kazandibi, muhallebi, dondurma vb sütlü tatlılar hazırlandıktan sonra soğutucu da tutulmalı.
  • Vakumlu poşeti açılıp kısa sürede tüketilmeyen sosis ve salamdan uzak durulmalı.
  • Temiz su kullanılmalı.

Источник: https://optimedhastanesi.com/tr/cocuk-sagligi-ve-hastaliklari/bagirsak-enfeksiyonlari-gastroenterit/

Bel soğukluğu nedir? Belirtileri, tedavisi ve korunma yolları

Hastane Enfeksiyonu Nedir? Hastane Enfeksiyonu Belirtileri ve Korunma Yolları

Hastalığa Neisseria gonorrhoeae adı verilen bakteri neden olur. Vajinal, anal ya da oral ilişki yoluyla bulaşır.

Bakteri genelde genital bölge, anüs ve boğaz gibi nemli bölgelere yerleşir. Cinsel yolla bulaşan bir başka bakteri olan klamidya ile birlikte görülme olasılığı yüksektir.

Bu durum rahim ağzı iltihaplanmasına yol açar.

Bel soğukluğu nasıl bulaşır?

Bel soğukluğu tamamen tedavi edilene kadar bulaşıcıdır ve korunmasız vajinal, anal veya oral seksle bir başkasına bulaşabilir. Dokunmak, öpmek bulaşması için yeterlidir.

Ayrıca bu hastalığı taşıyan hamile bir kadın doğum esnasında bebeğine enfeksiyon verebilir.

Bakteri, insan vücudunun dışında uzun süre hayatta kalamadığından yüzme havuzları, klozet oturağı ya da banyo, havlu, bardak, tabak ya da çatal-bıçak takımı paylaşarak yayılmaz.

Riskli cinsel ilişkilerden kaçının ve kondom kullanın

Kadınlarda bel soğukluğu belirtileri

  • İnce veya sulu, yeşil veya sarı renkte, artan sıra dışı vajinal akıntı
  • İdrar yaparken ağrı veya yanma hissi
  • Adet dönemleri arasında vajinal kanama
  • Kadınlarda ağır adet dönemleri
  • Alt karın bölgesinde ağrı veya hassasiyet
  • Cinsel ilişki esnasında acı hissi
  • Cinsel ilişki sonrası kanama

Erkeklerde bel soğukluğu belirtileri

  • Penisin ucundan beyaz, sarı veya yeşil renkte alışılmadık bir akıntı
  • İdrar yaparken ağrı veya yanma hissi
  • Sünnet derisi iltihabı (şişmesi)
  • Nadiren de olsa testislerde ağrı veya hassasiyet

Bel soğukluğu belirtileri, genellikle bakteri kişiye bulaştıktan yaklaşık 2 hafta sonra gelişir ancak bazen de hiç ortaya çıkmaz. Bu hastalığa yakalanan her 10 erkekten birinde ve neredeyse kadınların yarısında herhangi bir belirti görülmeyebilir.

AIDS / HIV nedir, nasıl bulaşır? Belirtileri, ELISA testi ve tedavisi

Ayrıca bir kadının belirtileri olsa bile genellikle hafiftir ve bir mesane veya vajinal enfeksiyonla karıştırılabilir.

Ancak her iki cinste herhangi bir belirti görülmese de enfeksiyondan ciddi komplikasyonlar geliştirme olasılıkları yüksektir.

Bu nedenle tek eşli olmayan kişilerin her yıl bel soğukluğu testi yaptırmaları önemlidir.
Bel soğukluğu resimleri için yandaki sayıları tıklayın:1, 2, 3

Bel soğukluğu, ciltte yara ve kabarmalara neden olabilir

Anüs, boğaz veya gözlerde enfeksiyon

  • Göz enfeksiyonu (konjonktivit) tahrişe, ağrıya, şişmeye, akıntıya ve ışığa duyarlılığa neden olabilir.
  • Anüsteki enfeksiyon kaşıntıya, kanamaya, ağrıya veya akıntıya neden olabilir.
  • Boğazdaki enfeksiyonboğaz ağrısına, yutma güçlüğüne ve şişmiş lenf düğümlerine neden olabilir.

Ayrıca bir veya daha fazla eklem bakteriler tarafından enfekte olursa etkilenen bölge sıcak, kırmızı, şiş ve aşırı derecede ağrılı olabilir.

Bel soğukluğu teşhisi

Bu hastalığı teşhis etmenin tek yolu, idrar veya kültür tahlili yaptırmaktır. Erkeklerde akıntı ve üretra (idrar borusu) kültürü, kadınlarda ise serviks (rahim ağzı) ve vajina kültürleri ile teşhis konur.

Ayrıca her iki cinse boğaz ve rektum (anüs) kültürü de uygulanır. Belirtiler görülmese de kişi bel soğukluğuna yakalanma olasılığından şüpheleniyorsa kesinlikle tahlil yaptırmayı ihmal etmemelidir.

Cinsel ilişkiden yaklaşık bir hafta sonra tahlil yaptırılırsa daha sağlıklı sonuç alınır.

HPV virüsü nasıl bulaşır? Rahim ağzı kanserinin tanı ve tedavisi

Bel soğukluğunun erken teşhis edilmesi çok önemlidir. Aksi takdirde hastalıktan kaynaklanan başka ciddi sağlık sorunları yaşanabilir ve bunların tedavisi ya yoktur ya da çok zordur.

Bel soğukluğu tedavisi

Hastalık genellikle antibiyotikle tedavi edilir. İlaçlar doktorun önerdiği dozda ve zamanında alınmalıdır ve belirtiler kesilse de doktor belirtmedikçe ilaç alımı kesilmemelidir. Ayrıca hasta yine doktora danışmadan eşine kendi ilaçlarını kullandırmamalıdır.

Antibiyotikler doktor tarafından genellikle şu durumlarda önerilir:

  • Tahlillerin sonuçlarına göre kesin tanı konulmuşsa
  • Kişide bel soğukluğu riski yüksekse tahlil sonuçları kesinleşmeden de verilir
  • Eşlerden birine bel soğukluğu teşhisi konulmuşsa

Genellikle tedavi bir antibiyotik enjeksiyon ve ardından da bir antibiyotik tablet içerir. Tercihe bağlı olarak enjeksiyon yerine başka bir antibiyotik tablet de reçete edilebilir.

Mevcut belirtiler genellikle birkaç günde iyileşir ancak pelvis (leğen kemiği) veya testislerdeki ağrının tamamen ortadan kalkması 2 hafta kadar sürebilir. Kadınlarda adet dönemleri arasındaki kanamalar bir sonraki döneme kadar iyileşebilir.

Tedaviden bir-iki hafta sonra hastanın enfeksiyondan tamamen arınmış olup olmadığını görmek için kontrol amaçlı tahlil yapılabilir.

Hastalığı bulaştırmamak için tedaviden kesin sonuç alınana kadar cinsel ilişki kurmamak çok önemlidir. Başarılı bir tedaviye rağmen kişi gerekli korunma önlemlerini almazsa bu hastalığa tekrar tekrar yakalanabilir.

Tedaviye rağmen belirtiler düzelmiyor ya da tekrar enfekte olunduğu düşünülüyorsa doktora gidilmeli ve diğer sorunları kontrol etmek için daha kapsamlı tahliller yaptırılmalıdır.

Bel soğukluğu komplikasyonları

Bel soğukluğu tedavisi geciktirilir ya da ihmal edilirse ciddi sorunlara neden olabilir.

Örneğin, hastalık kan dolaşımına yayılırsa eklemler dahil vücudun diğer bölümlerine yayılabilir. Çok nadiren de olsa beyin zarı iltihaplanırsa kişi menenjit olabilir.

Ayrıca bel soğukluğuna yakalanmış kişilerin AIDS’e neden olan HIV virüsü kapma riski yüksektir.

Kadınlarda görülen bel soğukluğu komplikasyonları:

  • Ciddi pelvis ağrılarına ve ateşe yol açar
  • Dış gebelik
  • Kısırlık
  • Gebelik sırasında düşük riski ya da prematüre bebek
  • Yeni doğan bebeğe enfeksiyonu geçirme

Erkeklerde görülen bel soğukluğu komplikasyonları:

  • Testislerde ağrılı enfeksiyon
  • Prostatta ağrılı enfeksiyon
  • Kısırlık

HPV nedir? Bulaşma yolları, belirtileri, aşısı ve tedavisi

Bel soğukluğu bitkisel tedavisi

  • Keten tohumu kaynatılır ve suyu süzülerek her gün 1 su bardağı içilir
  • Meyan kökü kaynatılır ve suyu süzülerek her gün 1 su bardağı içilir
  • Bir su bardağı kaynatılmış suya 4 gram hasır otu kökü atılarak 10 dakika demlenir ve her gün 1 su bardağı içilir
  • Her gün 20 gram havuç tohumu 20 gün süreyle yenilir
  • Turp tohumu havanda dövülerek toz haline getirilir, sonra balla karıştırılarak macun haline getirilip yenir
  • 10 gram salatalık çekirdeği dövülerek toz haline getirilir, sonra kahve ile karıştırılarak aç karnına içilir
  • Semizotu ve maydanoz suda birlikte kaynatılır. Kadınlar genital bölgeye buhar banyosu yapmalı, erkekler ise suyunu süzüp içmelidir
  • Vücudun sirke ile ovulması faydalıdır. Bu işlem birer saat arayla yinelenebilir
  • Ağrıyan bölgeye bayır turpu sarılır.

Hamilelerde bel soğukluğu

Hamilelik sırasında rutin kültürler ile bel soğukluğu taraması yapılmalı varsa tedavi edilmelidir. Eğer doğum sırasında bebeğe bulaşırsa bebekte göz iltihaplarına, eklem iltihaplarına ya da çok ciddi sepsise (kan zehirlenmesine) neden olabilir.

Bel soğukluğu bulaşan bebeklerin tedavi edilmesi

Annesi bel soğukluğu hastalığına yakalanan bir bebeğe genellikle doğduktan hemen sonra antibiyotik verilir.

Bu bebeğe zarar vermez ve başta körlük ve göz iltihaplanması olmak üzere hastalığın diğer komplikasyonlarını önlemeye yardımcı olur.

Bebek antibiyotiklerle hemen tedavi edilmezse ilerleyen ve kalıcı görme hasarı riski vardır. Ayrıca diğer komplikasyonlara karşı savunmasız kalır.


Bel soğukluğundan korunma yolları

  • Vajinal ya da anal seks sırasında kesinlikle prezervatif kullanmak
  • Tek eşlilik
  • Herhangi bir enfeksiyon belirtisi varsa ya da bel soğukluğu tedavisi görülüyorsa cinsel birliktelikten kaçınmak
  • Hastalık tamamlanıncaya kadar cinsel birliktelikten kaçınmak

Cinsel ilişki sırasında kondom kullanmak en iyi korunma yoludur

Doğru prezervatif kullanımı

  • Prezervatifler tek kullanımlıktır, kullandıktan sonra atın.
  • Satın almadan önce son kullanma tarihine bakın.
  • Sıcak ortamda bozulma riski olduğundan serin ve karanlık ortamda saklayın.
  • Prezervatifi taktıktan sonra sağlam mı, kontrol edin.
  • Prezervatif takmadan penis ve vajina temas etmemeli.
  • Penis erekte olduğunda takın.
  • İlk olarak penisin ucuna yerleştirin, sonra penis köküne doğru yuvarlayarak takın.
  • Prezervatifin ucu dışında, prezervatifle penisi tamamen kaplayın.
  • Prezervatifin kayganlaşması için vazelin, losyon, yağ gibi maddeler kullanmayın çünkü bunlar prezervatifin koruyuculuğunu azaltır. İlişki sırasında yırtılma riski yükselir.
  • Lateks prezervatife alerjiniz varsa poliüretandan üretilmiş prezervatif kullanın.

Gün geçtikçe bel soğukluğunu tedavi etmek zorlaşmaktadır çünkü hastalığa yol açan bakterinin antibiyotiğe direnci artmaktadır. Hastalığın bulaşıp yaygınlaşmasını önlemek için korunma yöntemleri ciddiye alınmalıdır ve mutlaka cinsel ilişki sırasında kondom kullanılmalıdır.

Referanslar: 1- Gonorrhea, 2- Symptoms of gonorrhoea, 3- Treatmant of Gonorrhea

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/bel-soguklugu-gonore-nedir-belirtileri-tedavisi-ve-korunma-yollari/

İdrar Yolu Enfeksiyonu | İYE,  en eski hastalıklardan olup, günümüze gelen ilk tarihi belgeler Millattan Önce 1550 yılına ait Ebers Papirüsünde geçmektedir. İdrar Yolu Enfeksiyonu Mısırlılar tarafından “mesaneden ateş saçmak” olarak tanımlanmıştır.

1930’lara kadar tedavi şekli baharatlar, kan alma ve istrahat gibi yollarla geçiştiriliyordu. 1930’dan sonra antibiyotiklerin geliştirilmesi ile tedavinin süreci değişti.

İdrar Yolu Enfeksiyonu, idrar yolunun alt ve üst olmak üzere 2 değişik çeşidi bulunmaktadır. Çünkü hastalık idrar yolunun her bölgesinde görülebilir.

Alt idrar yolundaki enfeksiyonlar daha basit bir sistit  yani mesane enfeksiyonu olarakta bilinmektedir.

Üst kısımda daha zor bir enfeksiyon olup,  piyelonefrit  yani böbrek enfeksiyonu olarakta ismi değişmektedir.

Alt İdrar Yolu Enfeksiyonunun en belirgin tanılama şekli ise ağrılı işeme, sık işeme yada devamlı işeme ihtiyacı hissetmedir. (veya ikisi birden)

Üst İdrar Yolu Enfeksiyonunun en belirgin tanılama şekli ise, ateş ve göbek kısmında ağrılar olabilir. Fakat yaşlı ve çocuklarda bu belirtilerde görülemeyebilir.

Alt yada Üst İdrar Yolu Enfeksiyonunu oluşturan temel bakteri ise Escherichia colidir. Fakat bazı organlarda oluşan enfeksiyonlara neden olan bakteriler, virüsler veya mantarlar da nadiren sebep olabilmektedir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Nedir?

İdrar Yolu Enfeksiyonu (İYE), boşaltım sistemi yani üriner sisteminde kötü bakterilerin çoğalmasıdır.

İdrar Yolu Enfeksiyonu özellikle Çocuklarda çok sık görülür.

Hastalığın cinsiyet seçimi yoktur. Her insanda görülebilir. Fakat erkeklerde görülme oranı kadınlara göre daha azdır. Sadece yeni doğmuş kızlarda çok az görülmektedir. Araştırmalara göre 7 yaşına kadar erkek çocukların %1,6’sı, kız çocuklarının %7,8’inde görülmektedir.

Böbrek yetmezliği olan kişilerde vezikoüreteral reflü (mesanede toplanan idrarın böbreklere doğru geri kaçışı) ve böbrek taşı hastalığının nedenlerinden biride İdrar Yolu Enfeksiyonudur.

İdrar Yolu Enfeksiyonu nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi | Böbrekler ve mesane

İdrar Yolu Enfeksiyonu Nasıl Oluşur? | Nedenleri

Kadınlarda İdrar Yolu Enfeksiyonu, erkeklere oranla daha sık görüldüğünü söylemiştik. Her 2 kadından biri, tüm hayatı boyunca en az 1 kere bu hastalığa yakalanabilir. Bir kere bu hastalığa yakalanmış kişinin tekrar olmayacak diye bir kaidesi yoktur.

İdrar Yolu Enfeksiyonu hastalığının olası grubu içinde, kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu hastalığı tam belirlenmediğinde,  ilk beş yılında böbrekte enfeksiyon olması kalıcı ve ilerleyen hasarlara neden olabilir. Hatta kontrol altına alınamazsa böbrek yetmezliği ile sonuçlanabilir.

Nasıl Oluşur?

İdrar torbası yani kesesi adı verilen Mesane, normalde idrarı geri tepmemesi gerekir. Çünkü idrarı gönderen Böbrekler bir gerisindedir.

İşte sorun burada başlıyor mesanedeki idrarın geri kaçmasının tıbbi terimi Vezikoüreteral reflü, mesanedeki kötü mikroorganizmalar yukarı üriner sisteme (Böbrekler) çıkar.

Böbreklerde sorunlar hep böyle başlar. Böbrek enfeksiyonlarının çoğunun ana sebebidir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi | E koli bakterisi

İdrar Yolu Enfeksiyonu olmayan çocuklarda, mesanedeki idrarın geri kaçmasının tıbbi terimi Vezikoüreteral reflü oranı ortalama olarak yüzde 1’dir.

Tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonu olan çocuklarda ortalama yüzde 35 civarında mesanedeki idrarın geri kaçmasının tıbbi terimi Vezikoüreteral reflü vardır.

Erkek bebekler ilk yılında kızlara göre daha riskli bir grupta olmasının nedeninden biri sünnettir. Yeni doğan erkek çocuklarında İdrar Yolu Enfeksiyonu olan çocuklar, yüzde 90’ı sünnetsiz yüzde 10’u ise sünnetli idi.

Escherichia Coli ve diğer bakteriler

Tıbbi olarak anlatılırsa İdrar yolu enfeksiyonlarının %80-85’inin altında Escherichia Coli bakterisi yatarken, %5-10’unda sebep Staphylococcus saprophyticus bakteriside neden olmaktadır.

Nadiren viral veya fungal enfeksiyonlara bağlı olarak da oluşabilir.

Diğer bakterilerden Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterobacterlerde neden olmaktadırlar. Bunlar yaygın olarak görülmezler ve normalde üriner sistem anormallikleri veya üriner kateterizasyon ile ilgilidirler.

Staphylococcus aureus kaynaklı idrar yolu enfeksiyonları normalde kan kaynaklı enfeksiyonlardan sonra görülürler.

Kadınlarda en önemli sebep cinsellik

Kadınlarda sebeblerinden en önemlisi cinselliktedir.Genç yada cinsel olarak aktif kadınlarda, cinsel ilişki mesane enfeksiyonlarının %75-90’ının altında yatan sebep olmakla birlikte, enfeksiyon riski cinsel ilişki sıklığına bağlıdır.

“Balayı sistiti” terimi, evliliğin ilk dönemlerindeki bu sık İdrar Yolu Enfeksiyonu olgusunu tanımlamak için kullanılır.

Menopoz sonrası kadınlarda, cinsel ilişki İdrar Yolu Enfeksiyonu gelişmesi riskine etki etmez. Cinsel ilişki sıklığından bağımsız olarak spermisit kullanımı İdrar Yolu Enfeksiyonu riskini artırır.

Kadınlarda idrar yolu daha kısa ve anüse daha yakın olduğundan, kadınlarda İdrar Yolu Enfeksiyonu görülmesi ihtimali daha yüksektir. Menopoz ile birlikte kadınlardaki östrojen seviyesi düştüğünden, koruyucu vajinal flora kaybına bağlı olarak idrar yolu enfeksiyonu riski artar.

İdrar Yolu Enfeksiyonunun Nedeni

İdrar Yolu Enfeksiyonu oluşmasına, sebebi bakteri mesaneye genellikle idrar yolundan girer. Bununla birlikte enfeksiyon kan veya lenf yoluyla da ortaya çıkabilir.

Bakterilerin idrar yoluna genellikle bağırsaktan geçtiğine ve bu nedenle kadınların anatomileri sebebiyle daha yüksek risk altında olduklarına inanılır. Mesaneye giren E.

Coli mesane duvarına tutunabilir ve vücudun bağışıklık tepkisine direnen bu hücrelerin birbirine ve/ya da bulundukları yüzeye yapıştıkları bir mikroorganizma kümesi oluşturmasıdır.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Nasıl Anlaşılır? | Belirtileri Nelerdir?

Ateş ve İşeme bozukluğu  İdrar Yolu Enfeksiyonunun tipik başlangıcıdır.Tipik olarak 3-7 yaşları arasında görülür. Mesane kasları kontrolsuz, istem dışı-önlenemez-düzensiz bir şekilde kasılır.

Bu hastalarda gün içinde birçok kez ani idrar yapma veya sıkışma hissi görülür.

Mesanenin istemsiz kasılmalarını engelleyemeyen hasta, idrar kaçırmayı önlemek için bacaklarını çaprazlar, çömelerek topuğunu idrar çıkış bölgesine bastırır veya benzeri manevralar yapar. Hastaların büyük kısmında idrar kaçırma görülür.

Yeni doğan ve emzirme döneminde olan bebeklerde, Vücut sıcaklığının belirgin düşük veya yüksek olması büyüme geriliği, kusma, ishal, huzursuzluk, fazla uyuma,sarılık,kötü kokulu idrar en belirgin özelliklerindendir.

Okul öncesi Çocuklarda, Karın ağrısı, kusma, ishal, kabızlık, anormal işeme şekli, kötü kokulu idrar, ateş, büyüme geriliği İdrar Yolu Enfeksiyonunun belirtilerindendir.

Okul dönemindeki Çocuklarda ise İdrar yaparken yanma, sık idrar yapma, karın ağrısı,anormal işeme şekli, kabızlık, kötü kokulu idrar, ateş İdrar Yolu Enfeksiyonunun belirtilerindendir.

Ergenlik  döneminde ve Yetişkinlerde ise, İdrar yaparken yanma, sık idrar yapma, karında hassasiyet,ateş, kötü kokulu idrar, üriner inkontinans (idrar kaçırma)  İdrar Yolu Enfeksiyonunun belirtilerindendir.

Yaşlılarda ise İdrar yolu enfeksiyonları sıklıkla belirti vermez.İdrar tutamama, ruhsal durumda değişiklik veya halsizlik şikayetleri tek belirti olarak görülebilir. Bununla birlikte bazı yaşlılar bir kan enfeksiyonu olan piyüri şikayetiyle bir sağlık kurumuna başvurabilirler.Pek çok yaşlı insanda zaten idrar tutamama veya bunama mevcut olduğundan tanı koymak güç olabilir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi | Erkeklerde üriner sistem

İdrar Yolu Enfeksiyonu Nasıl tedavi edilir?

İdrar Yolu Enfeksiyonu Tedavisinde, amaç enfeksiyonu uzaklaştırmak, anatomik ve işlevsel bozuklukları belirleyip düzeltmek, tekrarları önlemek ve böbrek işlevini korumaktır.

Komp olmayan vakalarda idrar yolu enfeksiyonları, her ne kadar bu durumun tedavisinde kullanılan antibiyotiklerden pek çoğuna yönelik direnç artsa da, kısa süreli bir antibiyotik kullanımıyla kolayca tedavi edilebilir.

Komp vakalarda daha uzun süreli veya intravenöz antibiyotik kullanımı gerekebilir ve eğer iki veya üç gün içerisinde belirtilerde iyileşme görülmezse daha ileri tanı testleri gereklidir.

 Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonları, yıllık %10 idrar yolu enfeksiyonu gelişmesiyle, en yaygın bakteriyel enfeksiyon biçimidir.

Anatomik bozukluk, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, hastanın 5 yaşından küçük olması gibi özel klinik durumlarda tedavinin acilen başlaması gerekir. Hastanın genel durumu bozuk olduğunda hastanede ve parenteral (ilacın kas içine veya damardan uygulanması) antibiyotik verilerek tedavi edilmelidir. Özellikle yeni doğanlar hastanede ve parenteral antibiyotikle tedavi edilmelidir.

Bir yaşından büyük, genel durumu iyi, kusması olmayan, ağızdan beslenmesi yeterli olan çocuklarda oral (ilacın ağızdan verilmesi) antibiyotik tedavisi yapılır. Ağızdan bol sıvı alınması önerilir. Tedavinin süresini hekim belirler (7-14 gün).

Genellikle 48 saat içinde iyileşme gözlenmelidir. Aksi halde dirençli bakteri ile oluşmuş veya idrar yollarında tıkanma zemininde gelişmiş bir enfeksiyon düşünülmelidir.

Tedavi tamamlandıktan 2-3 gün sonra idrar incelemesi ve idrar kültürü tekrar edilir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda uygun bir antibiyotik tedavisinden sonra 3-6 ay antibiyotikle baskılama tedavisi uygulanmalıdır (hekime danışılarak).

Hekiminizin belirleyeceği bir takvimde yapılacak tetkiklerle anatomik bozukluk olup olmadığı, o döneme kadar böbrekte kalıcı hasar olup olmadığı belirlenebilir.

Mesanedeki idrarın geri kaçmasının tıbbi terimi Vezikoüreteral reflü yani kısaca VUR olan hastalarda baskılama tedavisi (akşamları yatarken ağızdan antibiyotik verilmesi) uygulanır. Hekimin belirlediği sıklıkta idrar tetkiki, idrar kültürü ve diğer tetkikler tekrar edilir. Takiplerinde bu hastaların bir kısmında açık veya endoskopik cerrahi düzeltmeler gerekli olabilir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi | Nasıl korunulur?

İdrar Yolu Enfeksiyonundan Korunma Yolları

Yapılan araştırmalara göre aşağıda sıralanan yöntemler idrar yolu enfeksiyonunun oluşma riskini azaltabilir. Tekrar eden enfeksiyonu olanlarda, özellikle kadınlarda, bu önlemler işe yarayabilir.

Başlıca korunma yolları;

  • Erkek yada kadınların Cinsel ilişki sonrasında idrar yolu ağzını temizlemeli, kuru bırakılmalı,
  • Yaban Mersini suyu yada bu meyveden yenilebilir,
  • Anal seks yapılmaması gerekmektedir. Anal sekste bağırsaklardan dışarı çıkan yollardan bakteriler, sonrasında kadınlarda vajinaya girmesine sebeptir.
  • Cinsel birleşim sonrası işeme varsa tutulmamalı.
  • Günlük su tüketimi yetişkinlerde en az 2,5 litre su alınmalı.
  • Çiş tutmamak, mesanenin işleyişi bozulmamalı.
  • Dışkı atımı sonrası makatın etrafı ve dış kısmı temizlenip kurutulmalı. Temizlik yapılırken önden arkaya doğru yapılmalıdır. Çünkü dışkıdan gelen bakterilerin idrar yollarına bulaşmaması gerekir.
  • Ayaklar üşütülmemeli. Çıplak ayak ile gezilmemeli.
  • Islak iç çamaşırı yada mayo ile uzun süre gezilmemeli.

Источник: https://www.gelgez.net/idrar-yolu-enfeksiyonu-nedir-belirtileri-nelerdir-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.