Hastayım Ama Oruç Tutmak İstiyorum Diyorsanız Dikkat!

Hastayım Ama Oruç Tutmak İstiyorum Diyorsanız Dikkat!

Hastayım Ama Oruç Tutmak İstiyorum Diyorsanız Dikkat!
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Memorial Şişli Hastanesi

Son yıllarda Ramazan ayının yaz mevsime denk gelmesi ile uzun saatler süren açlık ve susuzluk mide asidinin yükselmesine, reflü, gastrit gibi mide hastalıkları olan insanların zorluk çekmesine ve sağlıklarının bozulmasına neden olabiliyor.

Ayrıca sık sık yemek yemek ve düzenli ilaç kullanmak zorunda olan diyabet ve kalp hastaları da olumsuz etkilenebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Mollaoğlu, kronik hastalıkları olan kişilerde oruç tutmanın sakıncalı olduğu durumlar ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Eğer bu hastalıkları geçirdiyseniz dikkat!

Mide ve sindirim sistemi sorunları yaşayan insanların oruç tutarken bazı noktalara dikkat etmeleri gerekmektedir. Belli saatler dahilinde aç kalmanın metabolik olarak dinlendirici bir özelliği bulunmaktadır. Fakat uzun saatler boyunca tutulan oruçlar sonucunda sindirim sistemi ve metabolizma yavaşlamaktadır.

Bu kadar uzun süre aç kaldıktan sonra beslenme şekli ve tüketilen yiyecekler sağlığı etkilemektedir. Geçtiğimiz yıllarda hep yaz aylarına denk gelen Ramazanda havalar çok sıcak ve oruç saatleri çok uzun olmuştur. Bu yıl belki sıcaklıklar daha bölgesel olabilir ama yine uzun saatler oruç tutulacaktır.

Risk grubundaki kişilerin doktor kontrolünden geçmesi ve onay almaları gerekmektedir. Diyabet hastası ama şekeri çok yüksek olmayan ve ilaçla kontrol altında tutabilen kişiler doktor kontrolünde oruç tutabilir veya tutmayı deneyebilir.

Ama günde 3- 4 defa insülin kullanan, beraberinde kalp hastalığı olan, kan şekeri 200-300’ler de seyreden bir insanın oruç tutması önerilmemektedir. Kronik mide sorunları olan hastalar bu dönemde çok dikkat etmeliler.

  • Ayrıca yakın zamanda felç ya da iskemik atak geçirmiş, beyne ya da akciğerine pıhtı atmış,
  • Son 6 ay içerisinde kalp krizi geçirmiş,
  • Ciddi kontrolsüz diyabeti olan,
  • Ciddi kronik mide sorunları olan yakın zamanda mide kanaması geçirmiş ya da endoskopiyle teşhis koyulmuş bir ülseri olan kişilerin uzun süre aç kalmamaları gerekmektedir. Diyabet ve mide hastalarının sık ve ara öğünlü beslenmeler önerilmektedir.

 50 yaş üzeri herkes oruç tutmadan doktor kontrolünden geçmeli

Kalp hastalarının da düzenli ilaç kullanmaları gerektiğinden oruç tutmaları önerilmemektedir. Kalp krizi geçireli 6 aydan daha uzun süre olmuş tedavisi yapılmış ve stent takılmış kişiler diyabet veya eşlik eden başka hastalığı yoksa doktor kontrolünde oruç tutabilirler.

Burada hastalıklar karşısında bireysel farklılıklar olabilmektedir. Bu tarz kronik rahatsızlıkları olan kişiler oruç tutmak istiyorlarsa öncesinde bir doktor kontrolünden geçmeli ve doktorun tavsiyesi doğrultusunda bu duruma karar vermelidir.

Oruç tutmadan önce özellikle 50 yaşın üzerindeki kişilerin küçük bir check- up yaptırmalarında faydalı olmaktadır. Aile hikayesinde kalp krizi olan kişilerin özellikle dikkatli olması gerekmektedir.

Bu risk faktörünün yanında kişi iyi beslenmiyorsa, sigara içiyorsa, bel çevresi kalınsa ve stresli bir işi varsa kalple ilgili testlerin mutlaka yapılması gerekmektedir.

Bu önerilere mutlaka uyun

Gastrit toplumun yüzde 25-30’unda vardır ve yaygın olarak görülmektedir. Mide sorunları olan kişiler mide koruyucu ve asit azaltıcı ilaçlarını kullandıkları takdirde oruç tutmalarında sakınca yoktur. İftarda ve sahurda yenilen besinlere çok dikkat edilmelidir.

Fakat açlığa hiç tahammül edemeyen hemen midesi ağrıyan ve yakın zamanda mide kanaması geçirmiş kişilerin oruç tutması sakıncalıdır. Reflü hastası bir kişinin iftarda hızlı yemek yememesi, sahur da ise yemek yiyip hemen yatmaması gerekmektedir. Yemek yerken dik oturulmalı ve yemek yedikten sonra hemen uyunmamalı ve uzanılmamalıdır.

İftar da yemeklerin hafif olması ve yavaş yenmesi önerilmektedir. Gece yatarken yastıklarını yüksekte tutmalarında fayda vardır. Bel bölgesini çok sıkan kıyafetlerden uzak durulmalıdır. Reflüyü yani mide suyunun yemek borusuna çıkışını engelleyen bazı şuruplar ve asit dengeleyici haplar bulunmaktadır.

Oruç tutmak isteyen reflü hastaları iftar ve sahurlardan sonra bu ilaçları kullanarak ve aşağıdaki önerilere dikkat ederek Ramazan ayını rahat geçirebilirler;

  • Mide hastaları mide asidini artıran asitli içecekler tüketmemelidir.
  • Özellikle sahurda yağlı, kızarmış, çok acılı ve baharatlı yemeklerden uzak durulmalıdır.
  • Tatlı olarak şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü ve meyveli hafif tatlılar tercih edilmelidir.
  • Yemeğe çorbayla başlayıp yavaş bir şekilde devam edilmelidir.
  • Sahurda zeytin, sucuk gibi mideyi rahatsız eden gıdalardan kaçınmaları gerekmektedir.
  • Fırından yeni çıkmış sıcak beyaz ekmek tüketmekten kaçınılmalıdır.
  • Demli çay ve çok kahve tüketimi yine mide şikayetlerini artırabilmektedir

Kan şekerini çabuk yükselten gıdalardan uzak durun

Beyaz ekmek yerine esmer ekmek tüketmeleri daha faydalıdır. Sadece mide hastalarının değil, insülin direnci olan hastalarında esmer ekmeklerden tam tahıllı, çavdar gibi ekmekler tercih etmesi gerekmektedir. Uzun süre tok kalmak isteyen herkes buna dikkat etmelidir.

Beyaz ekmek, pirinç pilavı, şerbetli tatlılar glisemik indeksi yüksek yani kan şekerini çabuk yükselten gıdalardır. Bütün gün aç kalacağım düşüncesiyle bu gıdalar çok tüketilmektedir.

Tok tutma özelliği olmayan bu gıdalar bir de üzerine şekeri, mide hastalarında ise mide asidini yükseltmekte, şeker hastalığına ve reflüye sebep olmaktadır. Pirinç pilavı yerine bulgur tercih edilmeli, sahurda ise yemek yerine kahvaltı türü yiyecekler tüketilmelidir. Yumurta özellikle sahurda çok önemlidir.

Tok tutar, şekeri yükseltmez ve mideyi rahatsız edici etkisi yoktur. Mide sorunları olan insanlar sahurdan ve iftardan sonra koruyucu ve asit düzenleyici ilaçlarını kullanarak, ramazanı kolay bir şekilde geçirebilirler. 

Zeytinyağlı yemekler ve bol sıvı tüketin

Bağırsak sistemi yemek yemekle de uyarılan bir sistemdir. Uzun süre aç kalmayla bu uyarılma olmayacağından bu durum kabızlıklara yol açabilmektedir.

Kabızlık sorunu çekmeyen bir kişi ramazan da bu düzenin bozulması sonucu kabızlık şikayeti yaşayabilmektedir. İftar ve sahur arasında zeytinyağlı yemekler, bol sıvı tüketilmesi kabızlık sorunu yaşayanlara fayda sağlamaktadır.

Ciddi kabızlık problemi yaşayan insanlar sahurda laksatif olarak adlandırılan bağırsağı yumuşatan yeni nesil ilaçları kullanabilirler.

Güncellenme Tarihi: 17 Mayıs 2018Yayınlanma Tarihi: 14 Mayıs 2018

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: http://www.allowcopy.com/open/?url=http://memorial.com.tr/saglik-rehberleri/hastayim-ama-oruc-tutmak-istiyorum-diyorsaniz-dikkat/

Oruç tutmaması gereken hastalar ve orucun riskli olduğu 6 rahatsızlık

Hastayım Ama Oruç Tutmak İstiyorum Diyorsanız Dikkat!

Ramazan ayında vücudun değişen düzene uyum sağlaması bazen üç haftayı bulabiliyor. Bu durum özellikle kalp hastalarının tedavisinde bazı zorluklara yol açıyor ve ilaç alım saatlerinin yeniden düzenlenmesini gerektiriyor.

Günümüzde birçok kalp ilacı günde tek doz veya iki dozda kullanabiliyor.

Bu nedenle oruç tutmayı düşünen hastaların mümkünse Ramazan başlamadan kendilerini takip eden doktor ile görüşerek en uygun ilaç kullanım şeklini oluşturması gerekiyor.

Oruç tutanlar için Ramazan’da sağlıklı beslenme önerileri

Kronik kalp yetmezliği olan hastaların tedavileri bazen iftar ve sahur arasına sınırlanamıyor. Bu grup hastaların doktorlarının önerileri çerçevesinde hareket etmeleri ve eğer doktoru izin vermiyorsa oruç tutmamaları gerekiyor.

Ayrıca kalp yetmezliği olan kişiler genellikle vücutta artan tuz ve suyu azaltmak için idrar söktürücü ilaçlar kullanıyorlar.

Bu ilaçların etkisi nedeniyle oruç zamanı aşırı tuz ve su kayıpları, sonrasında ise bayılmalar ve hatta şoklar bile gündeme gelebiliyor.

İftarda ise vücutta aşırı su ve tuz yüklenmesi, zaten sınırda pompalama gücü olan kalbi aşırı çalışmaya zorluyor. Hızlı ve çok yemek sonrası sindirim sisteminin kan dolaşımı artıyor. Bu da kalbe yüzde 20 ilave yük getirerek kalp krizlerine yol açabiliyor.

Oruç tutan diyabet hastalarında kalp sorunları yaşanabilir

Diyabet hastalığında beslenme biçimi çok önemli. Şeker hastalarının 3 ana ve 3 ara öğün olarak beslenmesi yani sık sık yemek yemesi gerekiyor.

Oysa şeker hastası olanlar oruç tutarken, tedavide olması gerekenin aksine akşama kadar aç kalıyor ve şekerleri düşüyor. İftarda yenen yemeklerle de vücuda fazla miktarda şeker girdiğinden şeker normal düzeyinin çok üstüne çıkıyor.

Diyabet hastalarının kanında çok miktarda bulunan şekerin damar sertliğine neden olması kalbe gelen kan miktarı azalıyor.

Bunun sonucu olarak göğüs ağrısı, kalp krizi veya ani kardiyak ölümler ortaya çıkabiliyor. Öğünlerden iki saat sonra ortaya çıkan tokluk kan şekeri yüksekliği de bu riski artırabiliyor.

Diyabet hastası olmayan kişilerde yemekten sonra pankreasta üretilen insülin hormonu hızlı bir şekilde salgılanırken, şeker hastalarında bu hızlı erken dönem insülin salgılanması kayboluyor. İlaç ve insülin alan şeker hastalarının bunları kesinlikle aksatmaması gerekiyor.

Çünkü etki süreleri 8-12 saat arasında değişiyor ve hasta bu ilaçları almayı kendi başına bırakırsa kalp ve tansiyon hastalık riskini daha da artırıyor.

Diyabet hastaları oruç tutabilir mi? İşte uzmanından öneriler

Bu dönemde ülserin delinmesi veya ülser kanaması nedeniyle hastanede yatan hastaların sayısında belirgin bir artış gözleniyor.

Ülser kanaması geçiren hastaların eğer şikayetleri devam ediyorsa mutlaka kontrolden geçmeleri gerekiyor. Ülseri tamamen iyileşmeyen hastaların ise oruç tutmaları tavsiye edilmiyor.

Ayrıca ülser hastaları oruç tuttukları takdirde fazla miktarda ağrı kesici kullanıyorlar. Ancak bu hastaların ağrı kesici de kullanmamaları gerekiyor.

Ramazanda yüksek tansiyona bağlı sorunlar artıyor

Oruç tutan hipertansiyon hastaları tedavilerine dikkat etmemeleri durumunda önemli sorunlarla karşılaşabiliyor.

Bu nedenle oruç tutmak isteyen hipertansiyon hastalarının mutlaka doktorlarına başvurmaları gerekiyor.

Doktoru tarafından oruç tutmalarına izin verilen hipertansiyon hastalarının iftarda aşırı yemek yememeye dikkat etmeleri şart. Ancak hipertansiyon hastalarının ilaçlarını aksatmadan kullanmaları gerekiyor.

Bu nedenle de oruç bu kişiler için tehli sonuçlara neden olabiliyor. Ayrıca bazı kişiler oruç tuttuklarında daha stresli oluyorlar ve bu durum tansiyonlarının daha da yükselmesine neden olabiliyor. Ramazan ayının ilk günlerinde yüksek tansiyona bağlı sağlık sorunları daha sık yaşanıyor.

Böbrek hastalarının oruç tutarken dikkat etmesi gerekenler

Böbrek hastaları oruç tutabilir mi?

Böbrek yetersizliği tedavisinde bol su içilmesi gerekiyor. Böbrek hastalarının oruç tutmaları sakıncalı olup, böbrek yetersizliği olanların oruç tutmaları halinde yetersizlik daha da ilerliyor.

Ramazan ayında böbrek hastaları, iftar ile sahur arasındaki dönemde su açıklarını kapatamadıklarından hastalığının farkında olmayan birçok kişi, ramazan sonrası böbrek yetersizliği nedeniyle doktora başvuruyor.

Diğer taraftan böbrek taşı olan hastaların susuz kaldığı dönemlerde şikayetleri artabilir.

Oruç tutan depresyon hastalarında geri dönüşler yaşanabiliyor:

Ağır depresyon, panik atak ve sürekli kaygı bozukluğu gibi psikolojik hastalıkları olanların oruç tutması uygun değil.

Kişi mutlaka oruç tutmak istiyorsa bunu devamlı gittiği doktoruna danışmalı, eğer müsaade edilmiyorsa tutmamalıdır.

Psikolojik tedavi gören insanların bir kısmının kullandığı ilaçların kanda çok dengeli olması gerekiyor. İlaçların bırakılması hastaların sorun yaşamasına neden olabiliyor.

Kalp hastaları oruç tutabilir mi?

Kalp hastalıkları hiçbir belirti vermeden sessizce olabileceği gibi kişinin günlük aktivitelerini engelleyecek düzeyde sorun çıkaran şikayetlere de dönüşebilir. Kalp hastalığının derecesine göre kontrol altındaki kalp hastaları oruç tutabilirler.

Ancak kalp hastası olan kişinin mutlaka bu konuda kendisini takip eden doktoruna danışması gerekir.

Son 1 yıl içinde kalp krizi hikayeniz yoksa, ilaç tedavisiyle kontrol altında olan kalp ve yüksek tansiyon hastasıysanız doktorunuza danışarak oruç tutabilirsiniz.

Bilinçli tutulan oruç kalbi koruyor

  • Son 1 yıl içinde yeni kalp krizi geçirenler,
  • Kalp hastalığına bağlı kontrol altına alınamayan şikayeti olanlar,
  • Çoklu ilaç kullanımını gerektiren kalp yetmezliği olanlar,
  • Kontrolsüz hipertansiyon hastaları,
  • Kalp kapak protezi ya da artmış inme riski nedeniyle kan sulandırıcı ilaç kullananların oruç tutmaları sağlıklı değildir.

Eğer stent son 1 yıl içinde takılmışsa, stent ve diğer damarlarda problem çıkmaması için genelde ikili kan sulandırıcı tedavisi uygulanır. Bu dönemde kişinin oruç tutması doğru olmaz.

Ancak stent uygulaması ardından 1 yıl geçmiş ve hastanın şikayetleri kontrol altındaysa yine doktoruna danışarak oruç tutmasında sakınca olmayabilir. Kişide sadece kalp pili olması oruç tutmak için engel değildir.

Kalp ya da kalp dışı diğer yandaş hastalıkların varlığı kişinin oruç tutmasına engel olabilir.

Kan sulandırıcı ilaç kullananlar oruç tutabilir mi?

Kişinin;

  • İnme riskini azaltmak amacıyla geçici ya da sürekli kan sulandırıcı ilaç kullanması gerekiyorsa,
  • Kalp krizi veya kalp krizi olmadan da akut koroner sendrom dediğimiz kalp damar hastalığında akut alevlenmeye bağlı 1 yıl ikili kan sulandırıcı tedavi alması gerekiyorsa oruç tutması uygun değildir.

Kronik kalp damar hastalığı olup da kontrol altında olan ve sadece koruyucu olarak düşük doz aspirin kullanması önerilen hastalar doktor kontrolünden geçtikten sonra oruç tutabilirler.

Kalp hastaları oruç tutarken nelere dikkat etmelidir?

Hangi hastalar oruç tutamaz? Mide hastaları için ramazan önerileri

En kötüsü ise uzun süren açlık ardından yağlı, çabucak, çok miktarda yemek yemektir. Bu şekilde mide ve barsak sistemine giden kan miktarı artışıyla kalbin iş yükü de artacaktır.

Bu da ani kalp krizlerine neden olabilir.

Bu yüzden özellikle bilinen kalp hastalığı olanların, aslında herkesin, günlük almaları gereken besin miktarını iftarla sahur arasında bölüştürerek azar azar ve sık alması en uygun yöntemdir.

Oruç, sağlıklı insanları kalp hastalıklarından koruyor

Oruç tutanların kalp damar sisteminde pıhtılaşma azalıyor. Gene oruç tutanlarda HDL artıyor, kötü huylu kolesterol ile trigliserid düzeylerinde ise azalma olmuyor ancak yükselme de yaşanmıyor.

Kronik kalp hastalığı için bir risk faktörü olan homosisteinin oruç tutanlarda en düşük düzeylere geriliyor.

Sağlıklı kişilerde oruç koroner kalp hastalığından korunma sağlıyor, kronik kalp hastalarında ise şikayetlerin ilerlemesini önlüyor veya azaltıyor.

Su tüketimleri ne düzeyde olmalıdır?

Doktor tarafından başka bir şey önerilmediyse günlük su tüketimi en az 2 litre olmalıdır. Bu miktar yine iftarla sahur arasında bölüştürülerek alınmalıdır. Özellikle ilaç tedavisi altında olan hipertansiyon ve bilinen kalp damar hastası olan hastaların bu konuya özen göstermesi hayati önem taşır.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/oruc-kalp-diyabet-ulser-tansiyon-bobrek-depresyon/

Oruç tutmak için riskli grupta mısınız?

Hastayım Ama Oruç Tutmak İstiyorum Diyorsanız Dikkat!

Her ne kadar yılın bir ayı gündüz saatlerinde yemek yememenin insan metabolizması üzerinde olumlu ve dinlendirici etkileri bulunduğu bilinse de oruç tutanlar ortalama 16 saat aç kalıyor.

Ramazan ayında, uzun saatler aç ve susuz kalmak, bir şey yememek esas… Bu durumdan vücudumuz nasıl etkileniyor?

Öncelikle şunun altını çizmem gerekiyor: Burada “oruç tutmayın” diye bir anti propaganda yapmıyoruz. Tam tersine, oruç tutmanın sindirim sistemini dinlendirdiği uzun zamandır biliniyor.

Bu dinlenme sayesinde vücuttaki diğer organlar kan dolaşımından doyasıya faydalanıyor. Kemik iliği uyarılıyor, kan yapımı artıyor. Birikmiş zararlı maddeler vücuttan temizleniyor; bir tür doğal detoks uygulanıyor.

Bunun yanında bağışıklık sistemi de güçleniyor. Kalp, damar, kanser gibi hastalıklara karşı direnci artıyor.

Fakat, 2018 yılı Ramazan ayında, sahur ve iftar arasında ortalama 16 saat var. Bu da 16 saat boyunca hiçbir şey yemeyeceksiniz demek. İnsan vücudu uzun saatler aç kaldığında ilk olarak kan şekeri düşer. Kan şekeri düşüklüğü de sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi, vücudun susuz kalması gibi sağlık problemlerine yol açar.

İki ara öğünü de dâhil edersek, öğün sayısı beşten ikiye düştüğü için gün içinde yorgunluk, konsantrasyon azalması, uyku hali gibi durumlar gözlenmeye başlar.

Riskli gruplar bir yana, sağlıklı kişiler bile durumdan olumsuz etkilenebilir.

Bunu önlemek içinse tek bir altın kural var: Mutlaka sahura kalkacaksınız ve iftar ile sahur arasındaki sekiz saatte gerekli enerjiyi depolamak için protein, vitamin ve mineralleri dengeli şekilde alacaksınız!

Riskli gruplar hangileri?

Sağlığı oruç tutmaya izin vermeyen bireylerin tümünü riskli gruba dâhil edebiliriz. Örneğin belli bir grup ilacı düzenli olarak kullanması gerekenler, gebeler, şeker hastaları, tansiyon hastaları, kalp hastaları ve 60 yaş üstü bireyler riskli grupta yer alır.

Taşıdıkları riske rağmen oruç tutmaktan vazgeçmeyenler var. Onlar için bir tavsiyeniz olabilir mi?

Her risk grubu için bazı tavsiyelerimiz var ancak bunlar genel birtakım öneriler; o risk grubundaki herkese uygun diye bir şey yok! Tansiyon hastaları örneğin… Önerilerimiz için, 180/110 mm Hg gibi bir değere sahip “kuvvetli yüksek tansiyon” hastalarına uygundur diyemeyiz.

O zaman sizden oruç tutmak isteyen ama risk gruplarında bulunanlar için önerileri alalım…

Tansiyon Hastaları: Gün içinde, oruçlu olunan saatlerde sıvı alımı mümkün olmadığı için hem sıvı hem de tuz kaybı ile kanlarındaki pıhtılaşma artabilir. Bu da tansiyon düşüklüğü, fenalık hissi, baygınlık ve çarpıntı, göğüs ağrısı gibi şikayetlerin ortaya çıkma sebebidir.

5 püf noktası:

  1. İftar ve sahur saatleri arasında bol sıvı alın.
  2. İftarda ve sahurda yemeği hızlı yemeyin. Ağır yemeklerden uzak durun ve aşırı yemekten kaçının.

  3. İlaç saatlerinde değişiklik yapmanız gerektiğini unutmayın!
  4. Öncelikle diyetinize uygun gıdadan bir miktar tüketin. 15-20 dakika sonra bir kısmını daha tüketin.

  5. Sofralarınızdan tuzu kaldırıp salamura gıdalardan, hazır ve dondurulmuş gıdalardan, kızartma ve ağır yağlı yiyeceklerden ve ağır hamur işlerinden kesinlikle uzak durun.

Şeker Hastaları:

Şeker hastalığı, vücudun kan şekeri dengesini sağlayamadığı ve şekerin dokulara zarar verebilecek seviyelere yükseldiği metabolik bir hastalıktır.

Şeker hastalarını bekleyen en büyük risk, çok uzun süre aç kaldıktan sonra iftar ve sahurda yenen yemeklerle vücutlarına giren çok miktarda şeker! Bu da kandaki şeker düzeyinin çok yükselmesine neden olur.

Kan şekerlerini dengelemek için meyvelerin üzerine tarçın dökerek tüketebilirler. Kuru meyveler de şeker hastalarına önerilir…

Kalp hastaları:

Aslında bazı kurallara uydukları taktirde oruç tutmanın koroner kalp hastalarını olumsuz etkilemediğini, ani krizleri tetiklemediğini söyleyebiliriz. Bunun için de bazı püf noktaları var haliyle…

60 Yaş Üstü Bireyler:

Oruç tutan yaşlılar gün içerisinde güç kaybı yaşayabilirler ve bu da halsiz kalmalarına sebep olabilir. Çünkü kan şekeri düşer ve tansiyonda iniş çıkışlar yaşanabilir. Bu sebeple oruç tutmaları sakıncalıdır.

5 Püf Noktası

  • Kas kaybı yaşamamak için ızgara et ve balık tüketin. Özellikle balık, bağışıklık ve sinir sisteminiz için son derece gereklidir.
  • Sahurda fazla yemek tüketmeyin; kan şekerini hızla yükselten tatlılar, hamur işleri ve gazlı içeceklerden uzak durun.
  • Ceviz, badem gibi yağlı tohumlara mutlaka sofranızda yer verin.

    Çünkü bunların içerdiği kaliteli yağlar uzun süre tokluk hissi verir. Ayrıca hepsi de vitamin ve mineral kaynağıdır.

  • İlerleyen yaşla birlikte böbrek fonksiyonları yavaşlar. Buna bir de uzun saatler boyu susuz kalmak eklenince böbrekler hızlı bir bozulma sürecine girebilir. Bu süreç, diğer organları da etkilerse, önemli sorunları ortaya çıkabilir.

    Bu yüzden 60 yaş üstü bireylerin Ramazan’da yeterince su tüketmeleri şarttır! Vücut susuz kalırsa su-tuz dengesi de bozulacak ve bu bozulma da halsizlik, depresyon, konsantrasyon güçlüğü, uyuklama, tansiyon düşmesi gibi birçok sağlık problemine yol açacaktır.

  • Yaşlılar, sahura kalkmadan oruç tutma alışkanlıklarına mutlaka son vermeli.

    Sahursuz oruç tutmayın! Bu sağlığınız için son derece önemli!

Orucunuzu tutarken su tüketimine dikkat!

Источник: https://indigodergisi.com/2018/05/oruc-tutmak-riskli-grup/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть