Havuzdan Bulaşan Kulak Enfeksiyonları

içerik

Deniz ve havuzda bulaşabilecek hastalıklardan nasıl kor… – Anadolu Sağlık Merkezi

Havuzdan Bulaşan Kulak Enfeksiyonları

okuyabilirsiniz.

Rekreasyonel su hastalıkları; deri, kulak, göz, sindirim, solunum ve nörolojik sistemde çok çeşitli enfeksiyonlarla kendini gösterebilir. RSH’lerin sık karşılaşılan ya da ciddi sonuçlara yol açabilen bazı şekilleri aşağıda sunulmuştur. 

1- İshal: En sık bildirilen şekli ishaldir. İshal şeklinde görülen hastalıklara sıklıkla Cryptosporidium, Giardia, Shigella, E. coli EO157: H7 isimli bakteriler ve Norovirüs  neden olabilmektedir. Bu mikroplar, enfeksiyonu olan bir çocuğun sudayken bebek bezini kirletmesi veya bir yetişkinin dışkı kazası geçirmesi durumunda suya geçebilir.

2- İdrar yolu enfeksiyonları: İdrar yolu, genital mantar ve vajina enfeksiyonlar da sık olarak rastlanmaktadır. Bu hastalıklarda idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, bel ve kasıkta ağrı, genital bölgede yanma kaşıntı ve akıntı gibi belirtiler görülür. 

3- Kırmızı göz: Adenovirüsler olarak bilinen virüs kategorisi sıklıkla kırmızı göz hastalığına neden olabilmektedir. Bu virüsler, Sadece kırmızı göze değil aynı zamanda krup, soğuk algınlığı, boğaz ağrısı ve ishale de yol açabilmektedir.

4- Dış kulak yolu enfeksiyonları: Kulak enfeksiyonları, yüzdükten sonra kulağa kaçan kirli suyun temizlenmemesi sonucu ortaya çıkar. “Yüzücü kulağı” veya otitis eksterna olarak bilinen bu enfeksiyon, yaygın çocukluk orta kulak enfeksiyonu ile aynı değildir. Enfeksiyon dış kulak kanalında ortaya çıkar ve her yaştan yüzücüde görülebilir ve ağrı ve rahatsızlığa neden olabilir.

5- Molluskum kontagiosum: Molluskum kontagiosum, poksvirüslerin neden olduğu siğil benzeri bir döküntülü cilt hastalığıdır. Her ne kadar yüzme havuzu suyundan yayılmasa da, hastalığı taşıyan bir çocuk ya da yetişkinle havlu ve oyuncaklarını paylaşmak bulaşmayla sonuçlanabilir.

6- Hepatit A: Karaciğeri etkileyen viral bir enfeksiyondur. Sarılık, karın ağrısı, yorgunluk, mide bulantısı ve ateşe neden olur. Sıklıkla kontamine yiyeceklerle yayılmasına rağmen, daha az oranda kontamine sularla da bulaşabilmektedir.

7- Naegleria: Naegleria fowleri ameba isimli mikroorganizmanın neden olduğu son derece ciddi ve genellikle ölümcül olan bir enfeksiyondur. Nair olsa da bazen sıcak tatlı su havuzlarında ve göllerde bulunur ve halk arasında “beyin yiyen amip” adıyla da bilinir.

Tüm bu hastalıkların tedavisi için, enfeksiyon hastalıkları ya da diğer adıyla intaniye bölümüne başvurmanız gerekmektedir.

Havuz ve denizden bulaşan hastalıklar için risk grupları

Çocuklar, hamile kadınlar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler (örneğin AIDS hastaları organ nakli olan veya kemoterapi alan kişiler) enfekte olduğunda daha ağır hastalığa yakalanabilir.

Bu saydığımız risk grubunda yer alan bireyler, rekreasyon suyunun özellikle Cryptosporidium bakterisi içeren insan veya hayvan dışkılarıyla kirlenebileceğini bilmelidir.

Çünkü bu bakteri bağışıklık sistemi güçsüz olan kişilerde yaşamı tehdit eden bir enfeksiyona neden olabilir.

Havuz ve denizden bulaşan hastalıklardan korunma yolları

Kendinizi, yakınlarınızı ve çocuklarınızı RSH’lerden korumak için yüzerken, her zaman uygulayabileceğiniz birkaç kolay ve etkili sağlıklı yüzme adımı vardır. Havuza girmeden önce bazı ölçümlere dikkat etmek faydalı olacaktır.

  • Havuzun son analiz sonuçlarını kontrol etmek
  • Havuzun dibinde bulunan tahliye deliğinin dışarıdan görülebildiğinden emin olmak
  • Suyun pH'sının ve serbest klor veya brom konsantrasyonunun doğru olduğundan emin olmak için havuz test şeritleri kullanmak
  • Açıkta kimyasal bulunmadığından emin olmak
  • İshaliniz varsa havuzdan uzak durmak
  • Açık yaranız varsa su geçirmez bandaj kullanmak
  • Suya girmeden önce duş almak. Sadece 1 dakika duşta durulanma, vücudunuzu kir ve başka şeyden arındırır. Böylece havuzun temiz kalmasına yardım etmiş olursunuz.
  • Deniz ya da havuzun temizliğinden şüphe duyuluyorsa bağışıklık sistemi zayıf olan risk grubundaki kişilerin sudan uzak durmasını sağlamak
  • Göz ve kulak yolu enfeksiyonlarından korunmak için gözlük ve kulak tıpası kullanmak ve sudan çıktıktan sonra kulakları iyice kurulamak
  • Havlu, terlik gibi kişisel eşyaları paylaşmaktan kaçınmak
  • Islak mayoları mümkün olduğunda hemen çıkarmak
  • Havuz yerine enfeksiyon riskinin daha az olduğu denizde yüzmeyi tercih etmek

Not: Deniz ya da havuzdan bulaşan hastalık belirtiletinden herhangi birini taşıyorsanız, en kısa sürede enfeksiyon hastalıkları bölümüne müracaat etmeniz şarttır.

Источник: https://www.anadolusaglik.org/blog/deniz-ve-havuzda-bulasabilecek-hastaliklardan-nasil-korunmali

Havuzdan bulaşan enfeksiyonlar

Havuzdan Bulaşan Kulak Enfeksiyonları

Ten tene temas, kanıtlanmış birantidepresan: Partnerinizin sadece elini tutmak bile serotonin* salınımı sağlarve kalp atışınızı düzenler.

Daha yüksek oktanlı bir hormon akışı için iseBrazilian jiu-jitsu gibi yakın temaslı bir spora başlayın. Rakibinizlebirbirinizi yakalamanız vücudunuza stresi azaltan kimyasalları dolduracaktır.

Gırtlağa yapışmak sarılmaktan çok da farklı değil, değil mi?

02- Geçmişte Yaşayın

Farkındalık meditasyonunun zapt edilemeyenpopülerliği, sizi “anı yaşamanın” aydınlanmanın anahtarı olduğuna ikna etmişolabilir.

Ancak bu eski bir haber: San Francisco State Üniversitesi, nostaljiile hayat memnuniyeti arasında güçlü bir korelasyon olduğunu ve sevdiklerinizinfotoğraflarına bakmanın ruh halinizi iyileştiren hormonların üretiminitetiklediğini gördü. ’un Hatıralar kısmının bir amacı var gibigörünüyor.

03- Yeni Bir Evcil Hayvan Projesine Başlayın

İnsanların en iyi dostu sadece Instagram akışınızıbeslemekle kalmıyor, aynı zamanda Missouri Üniversitesinin bir çalışmasınagöre, #köpüşler depresyonu sıkı bir tasma altında tutabiliyor.

Köpeğiniziseverek geçireceğiniz sadece birkaç dakika serotonin ve iyi hissettiren “bağkurma hormonu” oksitosin salınımı sağlıyor.

Evcil hayvanınız yok mu? Köpekgezdirici olarak gönüllü olun, ek olarak yardımseverliğin de size sunduğusağlıklı beyin kimyasalları artışının keyfini çıkarın.

04- Manzarayı İçinize Çekin

Konu zihinsel sağlığınızıgüçlendirmekse, en iyi spor salonları dahi dış mekânlarla yarışamaz. Yeşilalanlarda antrenman yapmak gününüzü aydınlatacaktır ancak beyninize gerçek birdestek vermek istiyorsanız mavi rengi arayın. Essex Üniversitesinin birçalışmasında, su kenarında antrenman yapmanın zihinsel sağlığı geliştirmenin eniyi yolu olduğu görüldü.

05- Suya Atlayın

Açık suda yüzmeye gidin. Soğuk suyadalmak endorfin üretiminizi ateşler ve bu da sizi ısıtan bir serotonin salınımısağlar. Sıcak havlunun ne kadar iyi hissettireceğini de düşünün deriz.

06- Yükselişi Bekleyin

Çok sevilen bir şarkınıngiderek yükselen kreşendo noktasında tüylerinizi diken diken eden o his,beyninizin serotoninle yakından ilişkilendirilen “ödül” nörotransmiteri olandopamin salgıladığının bir işaretidir.

Gerçekten de Nature Neuroscience’dakibir çalışmada, heyecan veren şarkılar dinleyenlerin kimyasal seviyelerinin yüzdedokuz arttığı görüldü; bu olguya bilimsel olarak “estetik titreme” deniyor.

Sessisteminizi geliştirmek için geçerli bir sebep.

07- Konser Biletleri Alın

Alternatifolarak, canlı bir gösteriye gidebilirsiniz. Goldsmith Üniversitesinin biraraştırmasına göre, müziğin keyfini bir kalabalığın parçası olarakçıkardığınızda, özsaygı ve diğerlerine yakınlık hisleriniz yüzde 25 artar.Muhtemelen son tren için oluşan izdihama kadar…

08- Kamp Kurun

Ortalama bir masa başı çalışaniçin, kentsel bölge gün ışığında geçirdiğiniz süreyi ideal seviyelerin çokaltına inecek kadar keserek uyku hormonu melatoninin üretimini bozar. Dengesizuyku döngüsü ise ruh halinizi düşürür.

Ancak basit bir çözüm var. CurrentBiology’deki bir çalışmada, kamp yaparak geçirilen bir hafta sonunun vücutsaatinizi 100 dakika kadar ileri götürebildiği görüldü. Bu, uykusuz birhaftadan sonra sizi ormandan çıkarmaya yeter.

09- Ateş Yakın

Çıtırdayanalevlerin sesi, kokusu ve görünümü rahatlama tepkinizi tetikleyecektir, diyebildiriyor Evolutionary Psychology. Marsh-mellow’lar da fena gitmezdi.

10-12- Mutlu Öğünler

Hislerinizi her ısırığınızlaoptimize edin.

Kahvaltı

Yulafınızda trend olan bitkibazlı sütleri kefirle değiştirin. Beneficial Microbes’daki birçalışmada, fermente içeceklerdeki probiyotiklerin, aşırı çalışan tıpöğrencilerinin serotonin seviyelerini yükselttiği görüldü. Tam anlamıyla doktortavsiyesi.

Öğle Yemeği

Öğle yemeği sandviçiniz içinyumurtadan yapılan mayonezi tercih edin. İçerdiği triptofan beynin serotoninoluşturmasına yardımcı olur. Etkisi o kadar güçlü ki, Leiden Üniversitesi,erkeklerin bunu yedikten sonra bağış yapmaya iki kat daha meyilli olduğunugördü. Yumurtanın faydası…

Akşam Yemeği

İsterinanın ister inanmayın, yağsız proteinler ve yeşillikler pek de iyi hissetmekiçin yenen gıda türleri olarak geçmiyor. Neuropharmacology’dekiaraştırmada, yağlı balıklardaki omega yağlarının serotonin sentezini artırdığı,karbonhidratların da uykuyu desteklediği görüldü. Balığa gömülün.

13- Yeni İplikler Satın Alın

En pahalı baharatlardan biriolan safran belki de buna değiyordur çünkü masrafını karşılıyor gibi görünüyor.

Murdoch Üniversitesinin sekiz haftalık bir çalışmasında, safran özütü içerentakviye gıdaların beynin serotonin reseptörlerinde etkili olan ilaçlarla aynıetkiyi gösterdiği görüldü.

Yemeğinize biraz dökün veya bu ilacı tüketmek içindaha tatlı bir yol arıyorsanız ezilmiş 20 safran ipliğini 450 gram çileklekarıştırarak zihinsel sağlığınızı koruyacak bir reçel yapın.

14- Biraz Huzur ve Sessizlik Açın

Şık bir şekilde adlandırılmışotonom duyusal meridyen tepki (ASMR), fısıldayan insan ya da mırlayan kedi gibibelirli rahatlatıcı seslerle tetiklenen hoş bir “karıncalanma” olaraktanımlanıyor.

’da bu tepkiyi etkinleştirdiğine inanılan birçok klipbulacaksınız.

Kulağa sahte bilim gibi mi geliyor? Sheffield Üniversitesinin birçalışmasında, deneklerin ASMR klipleri dinledikten sonra kalp atışlarının 3bpmdüşerek sağlıklarının iyileştiği görüldü. Şimdi fısıldayın: Kulağa çok hoşgelmiyor mu?

15- Dalgaları Dinleyin

Bir kadının mikrofonda ikidakika boyunca taranması size gereksiz geliyorsa, okyanus dalgası sesleriuygulamasını deneyin. Çalışmalar** bunun uykunuzu ve ertesi günkü ruh haliniziiyileştirebileceğini gösteriyor.

16- TaklitEdin

Dünyamaraton rekorunun sahibi Eliud Kipchoge, acıengelini kırıpgeçmek için “periyodik gülümseme” adlıbir protokol (evet, böyle bir şeyvar) kullanıyor.

Aynıtekniği işyerinde uygulayabilirsiniz: Rastgelearalıklarlakendinizi gülmeye zorlamanız, stresli görevler sırasındakalp atışınızı düşük tutar ve endorfin ile serotonin salınımı sağlar.

Kilometrelerce koşanbirinin acısınıazaltmayabilir ancak az önce sizin de denediğinizeeminiz.

17- İnce Ayar Çekin

Cardiff Üniversitesi’nin bir çalışmasında,botokstan sonra somurtmakta sorun yaşayanların somurtabilenlerden daha mutluolduğu görüldü. İşten sonraki bar ziyaretlerinizde kimliğinizin sorulmasının dagününüzü aydınlatacağı kesin.

18- Krem Rengi Gıdalar Tüketin

Öğleyemeğisonrasıdurgunluğunuzdaetkili olan birçok faktör var: Düşükkan şekeri,yorgunluk, çoklu Google dosyalarıyla boğuşarak geçirilecek birkaç saatiniz dahaolduğugerçeği…Bazıaraştırmacılar,serotonin seviyelerimizin günün bu saatinde de dibe vuracağınainanıyor.Düşüşte misiniz? Nişastalıkarbonhidratlar bunu tersine çevirmenize yardımcıoluyor. Öğlesaatlerindeki orman meyveli atıştırmalığınızıkalınbir dilim fıstıkezmeli ekmek ile değiştirin. Yer fıstıkları,serotonin üretiminde çok önemli bir rol oynayan triptofan içerir.

19- Yere İnip Kirlenin

Matlarıdezenfekte eden ve alkalin su şişeleri dağıtançalışanlarıylaşık bir fitness stüdyosu sağlıklıbir ütopya gibi görülebilir. Ancak antrenmanınızdanen iyi faydayı sağlamakiçin ellerinizi kirletmeniz gerekir. Gerçekten kirletmeniz.

BristolÜniversitesindeki araştırmacılar,toprak bakterilerine maruz kalmanınbeyinde antidepresan ilaçlarla aynıetkiyi gösterebildiğini buldu.

Bu nedenle, daha iyi zihinselsağlığıgün yüzüne çıkarmak için, burpee’lerinizi parkta yapınveya bir öğleden sonranızıbahçenizle ilgilenerek geçirin.

20- Ağırlığınızı Koyun

Hepimiz“sarılmayısevenler” değiliz ancak doğru şartlar altında,bir arkadaşınıztarafındaniyice kıstırılmak,içinizi iyi hissettiren hormonlarla dolduracaktır.

Ağırlıklı“terapi” battaniyeleri gibi sarılmayıtaklit eden cihazlar, sizi gerçekten deşarj eden bir uykuya uğurlayarakserotonin ve melatoninin salınımını teşvik eder. En derin uykularınıziçin hipnoz.

io üzerinden ağırlıklıbattaniyelere göz atabilirsiniz.

21-Yaratın ve Yama Yapın

Yaratıcı uğraşlar, CV’nizi doldurmaktan dahaiyi amaçlar sunuyor.

Art Therapy dergisinde yayımlananbir çalışmaya göre, 45 dakikalık el işinin serotonini düşüren stres hormonu seviyeleriniyüzde 75 azaltabildiği, aynı zamanda örgü örmenin de kalp atış hızını 11bpmkadar düşürdüğü görüldü. Bizim önerimiz ne mi? Ahşap işçiliğini deneyin: Biliminsanları, ahşaba dokunmanın vücudunuzun rahatlama tepkisini uyardığınıkeşfetti.

22-Davul Çalın

Sopalarla bir şeylerevurarak yüksek sesler çıkarabilirsiniz.Haftalıkbateri kursları,Royal College of Music’in çalışmasına göre depresyon hissini yüzde 38 azaltabiliyor.

23- Banyo Keyfi Yapın

Gerçekten düşük çaba sarf edeceğiniz biryöntem için mutsuzluğunuzu yıkayıp akıtın. Freiburg Üniversitesinin birçalışmasına göre, haftada iki banyonun ruh halinizi aerobik egzersizden dahaçok iyileştireceği görüldü. Çalışmada, banyo sonrası sıcak havluya sarılıprahatlayarak geçirilen sürenin, depresyon belirtilerini interval antrenmandersinden daha etkili biçimde azalttığı görüldü.

Источник: https://www.menshealth.com.tr/havuzdan-bulasan-enfeksiyonlar/

Havuzlardan Buluşan Kulak Enfeksiyonuna Dikkat

Havuzdan Bulaşan Kulak Enfeksiyonları

Milyonlarca öğrenciyi, yaz tatili heyecanı sardı. Yarın karnelerin alınmasıyla üç aylık yaz tatili dönemi başlıyor.

Çocukların yaz tatiliyle birlikte havuzda fazla zaman geçirdiğini anlatan Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy,“Hijyeni bozuk havuzlar, en çok çocukları etkiliyor ve ilerleyici kulak iltihaplarına neden olabiliyor. Kulak enfeksiyonları, yaz tatilinizi zehir etmesin” dedi.

Küçük çocukların girdiği havuzlardaki hijyen sorunlarının daha fazla olduğunu da açıklayan Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları söyledi:

“Genellikle buradaki sorun, havuzun uygun pH değerinden yüksek yani alkali olması, uygun kimyasal temizleyicilerin gerektiği şekilde kullanılmaması veya aşırı klor kullanılarak hijyenin sağlanmaya çalışılmasından kaynaklanan durumlardır.

Küçük çocukların girdiği havuzlarda ise, sorunlar daha fazla olmaktadır. Bunun nedenleri arasında, miniklerin sıklıkla havuza idrar yapmaları ve ailelerin bebeklerini bez ile suya sokmalarına bağlı oluşan hijyen bozuklukları söylenebilir” dedi.

Kulak çubuğu ve rastgele kulak tıkacı kullanmak zararlı olabilir


Kulak kanalının nemli kalması ve kulak çubuğuyla temizlemenin dış kulak kanalı hastalıklarına zemin hazırladığına işaret eden Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları kaydetti:

“Dış kulak yolu, normalde iyi korunan ve kendi kendini temizleyebilen bir yapıya sahiptir. Ancak, dış kulak yolundaki asidik ortamı sağlayan bizim serumen dediğimiz, halk arasında kulak kiri olarak da tabir edilen doğal koruyucu yağlı tabaka bozulabiliyor.

Uzun süre hijyenik olmayan havuzlarda kalmanın yanında, bir de kulak çubuğu gibi çeşitli aletler nedeniyle, dış kulak yolu temizliğine bağlı oluşan hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Havuz veya deniz suyunun kulağa kaçması sonucunda da, dış kulak kanalında iltihap oluşabiliyor.

Kulak zarının delik olduğu durumlarda ise, orta kulakta oluşan iltihap hızla ilerleyerek çevre kemikleri de eritebilen enfeksiyonlara neden olabiliyor.  Altını çizeceğimiz bir diğer konu da, dış kulak yolunu koruyucu olarak uygulanan tıkaçlar ile ilgilidir.

Tıkaçları, sadece kulak zarı delik olanlara ve kulağına havalandırma tüpü takılan kişilere, uygun bir bone ile öneriyoruz.

Orta kulak ile dış kulak yolu arasında sağlam kulak zarı olan kişiler de, kulak tıkacı kullanmak anlamsız olup, tam tersine bölgede tahriş ile birlikte nemli ortam oluşturması sebebiyle flora bozukluklarına veya orta kulak basıncı eşitlenmesi bozukluklarında da sebep olabilmektedir” diye konuştu.

Dış kulak yolu, ıslak ve nemli kalmasın


Dış kulak enfeksiyonlarından korunmak için kişisel olarak yapılabilecekler hakkında bilgi veren Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, konuşmasına şöyle devam etti:

“Suyla temas durumlarında, sıkça dış kulak yolu enfeksiyonu geçiren erişkin ve çocuklarda, suya girmeden önce yarı yarıya sulandırılmış sirke suyu veya limon suyu uygulaması korunma amaçlı faydalıdır.

Bu koruyucu doğal uygulamaları güvenle gerçekleştirebilmek için kulak zarında bir delik olmaması gerekli olup, emin olmak amaçlı bir KBB uzmanı tarafından önceden değerlendirilmesinde fayda vardır.

İster kulak zarı delik olsun, isterse sağlam olsun, tüm bireylerde suyla temasın her türlüsünün sonrasında, dış kulak yolunun kurulanması, yani buranın ıslak ve nemli kalmaması gereklidir. Bu amaçla, havlu yada ucu pamuklu kulak temizleyicilerini, kulak kanalının sadece girişinden kurulama amaçlı uygulayabiliriz” dedi.   

Her kulak iltihabının tedavisi farklıdır


Kulak iltihaplarında, mümkünse bir KBB hekiminin hastayı görerek uygun tedaviyi yapması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları anlattı:  

“Flora değişikliğine bağlı oluşan mikrobik dış kulak yolu enfeksiyonlarında, sıklıkla ağrı ön planda olup, bunlarda ödemi azaltması amacıyla antibiyotikli damlalara ilaveten kortizonlu damlalar faydalıdır.

Eğer mantar enfeksiyonu söz konusu ise kaşıntı ön planda olup, mantara dönük solüsyonlar kullanılır ve bunlarda kesinlikle kortizonlu damlalar kullanılmaz. Bazen de, ağrının sebebi orta orta kulak iltihapları olup, bunların tedavilerinde bölgesel damlaların yeri yoktur ve ağızdan antibiyotik kullanmak gerekir.

Genellikle bakteriyel enfeksiyonlarda sıkça görülen bir başka durum ise, dış kulak yolunun çok ödemli olup damlaların gerekli sahaya yeterince ulaşamamasıdır ki, bu grup hastalarda dış kulak yoluna yerleştirilen ödem azaltıcı bazı solüsyonlar ve meç dediğimiz minik tıkaçları bir süre uygulayarak kanalı açmak, antibiyotikli damla tedavisini çok daha etkili ve hızlı hale getirebilmektedir” şeklinde konuştu. 

“,”author”:””,”date_published”:”2019-07-11T13:53:00.000Z”,”lead_image_url”:”https://2.bp.blogspot.com/-wJoJaINF65Y/WT5zsDzR6XI/AAAAAAAAi70/XV3tnaVHb-gqkdvU32vmQv5oPnjRv33YgCK4B/w1200-h630-p-k-no-nu/havuzdan%2Bbula%25C5%259Fan.jpg”,”dek”:null,”next_page_url”:null,”url”:”http://www.safagindunyasi.com/2017/06/havuzlardan-bulusan-kulak-enfeksiyonuna.html”,”domain”:”www.safagindunyasi.com”,”excerpt”:”Hayatın içinde yer alan tüm konuların safagindunyasi isimli anne ve kadın blogger tarafından ele alınması ile oluşan Yaşam blogu.”,”word_count”:596,”direction”:”ltr”,”total_pages”:1,”rendered_pages”:1}

Источник: http://www.safagindunyasi.com/2017/06/havuzlardan-bulusan-kulak-enfeksiyonuna.html

Tatilde havuza girenler dikkat!

Havuzdan Bulaşan Kulak Enfeksiyonları

Yaz sıcaklarının başladığı şu günlerde en çok keyif aldığımız aktivitelerden biri havuza girerek serinlemek ve yüzmek. Ancak bu keyif verici aktivite havuzlardan kapılabilecek enfeksiyonlar sonrası can sıkıcı bir hale dönüşebiliyor. Özellikle ishaller, cilt ve mantar enfeksiyonları, genito-üriner sistem enfeksiyonları, kulak ve göz enfeksiyonlarına sıklıkla rastlanıyor.

Bu enfeksiyonların en önemli nedeni ise temizlik ve dezenfeksiyonu yeterince iyi yapılmamış havuzlara girmek. Bazı noktalara dikkat edilmesi halinde hem bu enfeksiyonlardan korunulabilir hem de yaz aylarının kabusa dönüşmesi önlenebilir. Acıbadem Bahçeşehir Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr.

Emrah Turunç havuzlardan bulaşabilen enfeksiyonlar ve bunlardan korunma yollarını anlattı.

Sindirim sistemi enfeksiyonları

Havuzlardan bulaşan enfeksiyonların en başında sindirim sistemi enfeksiyonları ve özellikle ishaller gelmekte. Başta Rotavirüs, Hepatit A, Salmonella (Tifo), Shigella (Dizanteri), E.

Coli (Turist İshali) olmak üzere çok çeşitli virüs ve bakteriler su sirkülasyonu ve klorlamanın yetersiz olduğu havuzlarda uzun süre canlılığını koruyabiliyor.

Bu mikropları içinde barındıran havuz suyunun çok az miktarda yutulması ile bile bu hastalıklar başka kişilere bulaşabiliyor.

Nasıl korunabiliriz?

  • Klorlamanın ve su sirkülasyonunun yeterli olmadığını düşündüğünüz havuzlara girmeyin.
  • Havuzda kesinlikle su yutmamaya özen gösterin. Özellikle sakız çiğnerken su yutulabiliyor. Bu nedenle yüzerken sakız çiğnemeyin.
  • Çocuk havuzu ve yetişkin havuzlarının ayrı olduğu tesisleri tercih edin.

İdrar yolu enfeksiyonları

İdrar yolu enfeksiyonları, genital mantar enfeksiyonları ve kadınlarda görülen vajinit de sık rastlanan ve oldukça rahatsız edici olabilen enfeksiyonlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu enfeksiyonlar idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, bel ve kasık ağrısı, genital bölgede ağrı, kaşıntı ve akıntı gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor.

Deri enfeksiyonları ve mantarlar

Bazı deri enfeksiyonları ve mantarlar havuz yolu ile bulaşabiliyor. Sıcak ile artan terlemenin yaz aylarında mantar üremesini kolaylaştırdığını unutmayın. Ayrıca aşırı miktarda klor kullanılan sular duyarlı bazı kişilerde ciltte tahrişe neden olabiliyor. Hijyenik olmayan ortamlardan ya da temiz olmayan havlulardan da uyuz, impetigo gibi deri hastalıkları bulaşabiliyor.

Dış kulak yolu enfeksiyonları ve sinüzit

Dış kulak yolu enfeksiyonları ciddi problemlere yol açabilecek bir sorun. Uzun süre suda kalma ya da kulağa su kaçması sonucunda dış kulak yolu florası bozuluyor ve bariyer görevi ortadan kalkıyor. Bu bariyerin ortadan kalkması ile buraya yerleşen başta Pseudomonas Aeruginosa olmak üzere çok çeşitli bakteriler dış kulak yoluna yerleşip otit yapabiliyor.

Herhangi bir nedenle kulak zarında zedelenme ya da kulağa tüp takılması gibi durumlarda sadece dış kulak değil, kulağın diğer bölümleri de enfeksiyona açık hale geliyor. Aynı zamanda suya dalma esnasında eğer varsa sudaki bakteriler burun yoluyla sinüslere kadar ulaşabiliyor ve sinüzite neden olabiliyor. Bu yüzden suya dalmalarda dikkatli olmak gerekiyor.

Göz enfeksiyonları

Bakteriyel ya da suda bulunan klorun yarattığı tahrişe bağlı olarak gözlerde konjonktivit gelişebiliyor. Bakteriyel konjonktivitlerde çapaklanma görülürken, sadece kimyasal tahrişe bağlı olanlarda gözlerde kızarıklık ve şiddetli ağrı görülebiliyor. Tedavi enfeksiyon ya da tahrişin şiddetine göre planlanabiliyor.

Havuzlar ile ilgili genel önlemler

  • Büyük ve su sirkülasyonunun fazla olduğu havuzları tercih edin.
  • Havuzda gözle görülür bir kirlilik, suyunda bir bulanıklık varsa asla o havuza girmeyin.
  • Yüzme havuzlarının yapılan en son analiz sonuçları (sıcaklık, pH, serbest klor değerleri ile suyun mikrobiyolojik özellikleri) düzenli denetlenen ve dezenfeksiyon yapılan havuzlarda havuza girenlerin görebileceği bir panoya asılmalı.
  • Yeterli dezenfeksiyonun yapılmadığı, su sirkülasyonu olmayan, aynı suyun filtre edilmeden tekrar tekrar klorlandığı havuzlara girmeyin.
  • Genel hijyen kurallarının uygulanmadığı, havuzun bulunduğu bölgeye ayakkabı, dışarıda kullanılan terlik gibi şeylerle girilebilen, bone kullanımının zorunlu olmadığı havuzlara girmekten kaçının.
  • Havuzların aşırı kalabalık olduğu gün ve saatlerden ziyade, daha az kişinin girdiği zamanları tercih edin. Çünkü ne kadar dezenfeksiyon yapılırsa yapılsın, klorun bazı mikroplar üzerinde etkili olabilmesi için zamana ihtiyaç vardır.
  • Havuza girerken mutlaka bone, sualtı gözlüğü ve kulak tıkacı kullanın.
  • 2 yaşından küçük çocukları ortak kullanılan havuzları sokmayın, zira hem su yutarak kendisi enfeksiyon kapabilir, hem de idrar ve dışkı kontrolü zayıf olduğu için başka insanlara enfeksiyon bulaştırabilir.
  • Havuza girebilecek yaştaki çocuklarınıza mutlaka su yutmamaları, suya dalarken ağız ve burunlarını kapatmaları konusunda eğitim verin. Özellikle Hepatit A ile rotavirüs aşılarını yaptırın.
  • Yüzme havuzunda hayvanların insanlarla birlikte bulunmalarına hiçbir şekilde izin verilmemelidir.

ÇOCUKLARDA HAVUZ HASTALIKLARI NELER Yaz aylarında çocukların en çok … DİŞ KIRILMASI Havuz kazalarında, “diş ilkyardı…

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1035661-havuzdan-kapilan-hastaliklar

Kulak Enfeksiyonları Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Havuzdan Bulaşan Kulak Enfeksiyonları

Soğuk algınlıkları dışında çocuklarda en sık rastlanan hastalık kulak enfeksiyonlarıdır. 3 yaşa gelen her beş çocuktan dördü en az bir kere kulak enfeksiyonu geçirmiştir, ancak bu enfeksiyonların çoğu antibiyotik tedavisi ile iyileşir.

Kulak enfeksiyonlarına en çok 6 ay-1 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır. Daha sonra sıklıkları gittikçe azalır ve 5 yaşında genellikle ortadan kalkar. Bazı çocuklarda tedavi edildiği halde, işitme kaybına götüren türde kulak enfeksiyonu eğilimi bulunmaktadır.

Çocuğun konuşmayı öğrendiği dönemde ileri derecede bir işitme kaybı dil ve konuşma kazanılmasında gecikmelere neden olabilir.

Kulak enfeksiyonları nasıl oluşur?

Kulak üç kısımdan oluşur ve dış, orta ve iç kulak şeklinde değerlendirilir. Östaki borusu adı verilen bir kanal orta kulağı boğazın ve burnun arka kısmı ile birleştirmektedir. Çocuk, bir boğaz ya da burun enfeksiyonu geçirdiğinde ya da alerji olduğunda östaki borusu tıkanır ve iç kulakta sıvı birikmeye başlar.

Çocuklarda östaki borusu erişkinlerdekine göre daha küçük ve daha yatay olduğundan sıvının akması kolay değildir. Bu nedenle borunun tıkanması da daha kolaydır. Orta kulakta biriken sıvı, bakteriler nadiren de virüsler tarafından enfekte olur. Böylece kulak zarı şişer ve ağrımaya başlar.

Bu durum “otitis media” yani orta kulak iltihabı olarak adlandırılır.

Kulak enfeksiyonlarına neden olan faktörler

  1. Grup ortamları çocuğun diğer çocuklardaki mikroplar ile temas olasılığını artırarak üst solunum yolu enfeksiyonu ve kulak enfeksiyonu riskini artırmaktadır.
  2. Sigara içen kimselerin yanında bulunan çocuklarda solunum yolları enfeksiyonu riski ve kulak enfeksiyonları riski artmaktadır.

  3. Özellikle bir yaşından önce orta kulak enfeksiyonu geçiren çocuklarda daha sonraki yaşamında kulak enfeksiyonlarına yakalanma riski artmaktadır.
  4. Ailede sık kulak enfeksiyonu öyküsü bulunan çocuklarda daha fazla kulak enfeksiyonları görülür.

  5. Anne sütü yerine biberon ile beslenmek, anne sütü kulak enfeksiyonlarına karşı bağışıklık etkenleri içermektedir. Ayrıca bebeklere yatar pozisyonda verilen mamalar boğazın arka tarafında birikerek çocuğun boğazını ve kulağını birbirine bağlayan östaki tüplerinin boşalmasını engelleyerek kulak enfeksiyonları riskini de arttırabilir.

  6. ABD’de yaşayan bazı etnik grupların da orta kulak enfeksiyonlarına yatkınlıkları diğerlerinden fazladır.
  7. Yarık dudak ve yarık damak hastalığı, kafatası ve boğaz şekil bozuklukları ya da Down sendromu östaki borusunun şeklini değiştirdiği için kulak enfeksiyonu riskini artırabilmektedir.

  8. Bağışıklık sisteminin doğumsal olarak, ilaç kullanımı yüzünden ya da AIDS gibi hastalıklar nedeni ile baskılanmış olması kulak enfeksiyonuna yakalanma riskini arttırabilir.

Çocuklarda kulak enfeksiyonları önlenebilir mi?

Kulak enfeksiyonlarını önlemek için risk etkenlerinin bir kısmını ortadan kaldırmak mümkündür.

Örneğin, çocuğun anne sütü ile beslemesi, biberon verirken bebeğin oturur pozisyonda tutulması, çocuğun sigara dumanı olan yerlerden uzak tutulması, çocuğun elinin ve yüzünün temiz tutulması ile mikropların üremesi engellenebilir ve bu tür önlemler alınabilir.

Çocuklarda kulak enfeksiyonları belirtileri

Kulak enfeksiyonlarında erken dönemde tedavinin başlatılabilmesi için kulak enfeksiyonlarının erken tanınması oldukça önemlidir. Doktor çocuğun muayene edilip edilmeyeceğine ve tedaviye başlanıp başlanmamasına karar verir. Aşağıda bahsi geçen bazı belirtiler çocukta görülür ise çocuğun doktora götürülmesi gereklidir.

  1. Küçük bebekler kulaklarını çekiştirebilir, sinirli ve huzursuz olurlar. Bu yakınmalar özellikle bebeğin beslenme ve yatma zamanlarında artış gösterir.
  2. Çocuğun ateşi 37.5 veya 38 derece civarında olabilir.
  3. Çocukta sarı ya da beyaz renkli kulak akıntısı olabilir ve bu akıntı kan içerebilir, kötü kokulu olabilir.
  4. Çocuğun kulağında işitme kaybı olabilir. Orta kulakta biriken sıvı beyne ses dalgalarının iletilmesini güçleştirebilir. Eğer kulakta sıvı kalır ise enfeksiyon geçtiğinde bile işitme kaybı sürebilir.
  5. Çocukta baş dönmesi ve kulakta çınlama görülebilir. Yaşça büyük olan çocuklar baş dönmesinden ve kulaklarda çınlamadan şikayet edebilirler.
  6. Çocuklarda gelişen kulak enfeksiyonlarında görülen diğer belirtiler ise küçük çocuklar kulaklarının ağrıdığını size söyleyemediklerinden gösterdikleri özelliklere dikkat edilmelidir. Kulağını tutması ya da her zamankinden daha huzursuz olması bebeğin kulak enfeksiyonu hakkında ebeveyne ipucu verebilir.

Çocuklarda kulak enfeksiyonları tedavisi

Çocuklarda kulak enfeksiyonları tedavisi

İşitme kaybı gibi sorunların önlenebilmesi için doktor çocukta kulak enfeksiyonu belirtilerini dikkatlicee inceler. Kulak enfeksiyonu tanısı konuldu ise bazı tedavi yöntemleri uygulanır.

Kulak enfeksiyonu için antibiyotik tedavisi nedir? : Antibiyotikler genel kulak enfeksiyonlarına neden olan bakterilerin yok edilmesi için kullanılır.

Doktor hastaya bir antibiyotik tedavisi önerdi ise reçeteyi önerildiği şekilde antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Talimatlara uyulmaz ise bakterilerin bir kısmı canlı kalabilir ve başka bir enfeksiyona neden olabilir.

Dekonjestan ve antihistaminikler gibi ilaçlar kulak enfeksiyonlarını tedavi edemediğinden bunları kullanmaktan kaçınmak gerekir.

Kulak enfeksiyonu için ağrı kesici tedavisi nedir? : Asetaminofen ve ibuprofen gibi ilaçlar ağrıyı ve rahatsızlığı ortadan kaldırabilir. Aspirin ölümcül bir hastalık olabilen Reye sendromuna neden olabildiğinden aspirin kullanmaktan kaçınılmalıdır.

Kulak enfeksiyonu için diğer yardımcı tedavi yöntemleri : Kulağın üstüne sıcak, nemli bezlerin yerleştirilmesi ağrıyı azaltabilir. Ancak 12 aydan küçük bebeklerde ve çocuğun uyuduğu sırada yanık olasılığına yol açabileceğinden bu kompresler dikkatli kullanılmalı ya da kullanılmamalıdır.

Sık kulak enfeksiyonu geçiren çocuklarda ne yapılmalı?

Altı ay içinde üçten fazla kulak enfeksiyonu geçiren çocuklarda doktor 1 veya 6 ay kullanım için düşük doz antibiyotik tedavisi önerebilir, ancak bu tedavi bazı riskler taşımaktadır. Bu şekilde düşük doz antibiyotik kullanımı daha sonra antibiyotiklere dirençli bakterilerin üremesine neden olabilir. Bu nedenle bu tedavinin risk ve yararlarını ebeveyn, doktor ile görüşmelidir.

Kulak enfeksiyonları için cerrahi tedavi var mı?

Sürekli ya da tekrarlayıcı kulak enfeksiyonlarında bir diğer tedavi yöntemi de timpanoplasti adı verilen cerrahi girişimdir. Bu girişim ile orta kulaktan sıvının boşalabilmesi için kulak zarına küçük tüpler yerleştirilir. Böylelikle sıvının orada birikip enfekte olması önlenebilir.

Her cerrahi girişim gibi bu işlemin de bazı riskleri bulunmaktadır. Genel anestezi riskinin yanı sıra kulak zarında zedelenme riski de söz konusudur. Her iki kulak zarına küçük birer kesi yapılır ve orta kulak içine tüp yerleştirilir.

Tüpler 6-18 ay boyunca burada kalır ve daha sonra çıkarılır.

Tüplerin kulak içine yerleştirilmesi nasıl olur?

Kulak hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/kulak-enfeksiyonlari-nedenleri-belirtileri-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть