Hayatımızda İnternetin Yeri ve Sağlığımız…

İnternet Bağımlılığı Sizi Hayattan Soyutlamasın

Hayatımızda İnternetin Yeri ve Sağlığımız…
Psikiyatri
Memorial Ankara Hastanesi

Günlük yaşamda her yaştan insan için internet, akıllı telefon, tablet ve bilgisayar gibi sürekli değişen bilgi ve eğlence kaynaklarından uzak durmak pek mümkün olamıyor.

Evde, iş yerinde sık sık uyarı almaya başladıysanız,  başka işleriniz olmasına rağmen eliniz hala durmadan sosyal medya sayfalarına gidiyorsa, işleriniz hiç bitmiyor ve hep ertesi güne sarkıyorsa bu durum “internet bağımlığının” habercisi olabilir. Memorial Ankara Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Doç. Dr.

Levent Sütçigil, internet bağımlılığı ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Yoksunluk hissi, sinirlilik ve sosyal ilişkilerde bozulmaya neden olabilir 

Bilgisayar, işleri kolaylaştırıp üretkenliği artırmasının yanı sıra, günlük yaşantının farklı alanlarına tamamen girmiş durumdadır. Hayatımızın vazgeçilmezi teknoloji, bilgi alma ve paylaşma gibi faydalarının dışında birçok sorunu da yaşamımıza dahil etmiş durumdadır.

İnternet bağımlılığı ya da teknoloji bağımlılığı, bilgisayarın kişinin kendisine, çevresine ve ilişkilerine zarar vermeye başladığı durumlar için kullanılan bir terimdir. Resmi bir tanımlama olmamakla birlikte uzmanlar bilgisayar bağımlılığını uyuşturucu madde bağımlılığına benzetmişlerdir.

Uzun süreli bilgisayar kullananlarda uyarıcı ya da uyuşturucu madde bağımlılarına benzer bir tablo oluşmaktadır. Bilgisayar bağımlıları uzun süre internete ulaşamadıklarında “yoksunluk” denilen gerginlik hissi, sinirlilik, yerinde duramama, ne yapacağını bilememe gibi davranışlar sergileyebilirler.

Zaman içinde hep daha uzun süre bilgisayar başında kalmak isterler, internete bakamadıkları sürece akılları hep internettedir, gördükleri zarara rağmen bu durumu bırakamazlar. Uzun süre bilgisayar ile meşgul olduklarını genellikle inkar ederler. 

Geçici bir rahatlama hissi verse de kalıcı sonuçları olumsuz olabilir 

Birçok insan günlük sıkıntılarını unutmak, yalnızlığını azaltmak, kaygı ve depresif duygularını biraz olsun bastırmak isteği ile internete yönelmektedir.

İnternette gezinmeye başlandığında dikkat başka bir alana çekildiğinden sıkıntı veren düşünceler azalır ve bir rahatlama hissedilir. Oysa bir süre sonra rahatlamak için kullanılan diğer aktiviteler unutulur.

Ayrıca biriken problemlerle yüzleşmemek için internet daha fazla kullanılmaya başlanır.   

Kaygılı ve depresif kişilerde gelişme riski daha fazla

Bazı kişiler internet bağımlılığı için daha fazla risk taşımaktadır. İnternette gezinmenin sıkıntı veren düşüncelerden uzaklaştırıcı etkisi anksiyete yani kaygı bozukluğu olan kişilerin internet bağımlılığı geliştirme riskini artırır. Depresif yakınmaları olan kişiler de kolayca internet bağımlısı olacak gruptandır.

Depresyonun verdiği sıkıntılı düşünceler bir süre ertelense de, internetin yarattığı sosyal izolasyon, yalnızlık ve problemlerin gittikçe ertelenmesi depresyonun şiddetini daha da artıracaktır.

İlaç, alkol, kumar ve cinsellik konusunda takıntılı ya da bağımlı davranışlar gösteren kişilerde de kolaylıkla internet bağımlılığı gelişebilir.

İnternet bağımlılığının belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Düşünülenden daha uzun süre internette kalmak.
  • İşlerin düzenli olarak geç saatlere ya da ertesi güne sarkması. Yemeklerin pratik şekilde geçiştirilmesi.
  • Yakınlarının şikayetlerine rağmen uzun süre internet kullanımını kabul etmemek.
  • Online görüşmelerin süresinin, gerçek konuşmaların önüne geçmesi.
  • Ufak bir sıkıntı ve yalnızlık hissinde cep telefonuna sarılmak.
  • Kendine süre sınırı koyamamak.
  • Öncelikle geç yatma ve sabah kalkamama gibi uyku bozuklukları, cinsel problemler, göz kuruluğu, belirgin kilo artışı, el, bilek ve boyun sırt ağrılarının başlaması.

İnternet bağımlılığını engellemek için öneriler:

  • Kişiyi internetin başına götüren neden tespit edilmelidir.
  • Belli işlerinin bitirdikten sonra bir ödül olarak kısıtlı bir süre bilgisayarın başına geçilebilir.
  • Her akşam aynı saatte bilgisayar ya da cep telefonunu elden bırakılmalıdır.
  • Yalnızlığı ve can sıkıntısını gidermek için internette vakit geçirmek yerine, kitap okumak gibi başka aktiviteler tercih edilmelidir.
  • Bilgisayar ile yapılan iletişim her zaman için duygudan yoksun olacağından, arkadaşlar ve aile üyeleriyle ev dışında organizasyonlar yapılmalıdır.
  • Bilgisayar başındayken neler kaçırıldığı düşünülmelidir. Kişinin çocuğuyla birlikte parkta yapacağı yarım saatlik yürüyüş, eşiyle kahve içip sohbet etmesi çok daha değerlidir.
  • Bilgisayarın salon gibi ortak kullanım alanlarında olması sağlanmalıdır.
  • Bir saatlik bilgisayar kullanımının arasında 10 dakikalık aralar verilmelidir.
  • Kişi bilgisayar ya da telefonu bu kadar uzun süre kullanmaya başlamadan önce nelerden keyif aldığını düşünebilir. Bunlar tekrar canlandırılabilir.
  • Zamanın çok kıymetli olduğu ve ne kadar hızlı geçtiği unutulmamalıdır.
  • Psikiyatrik bozukluklar bu tür bağımlılığın oluşmasına neden olabileceğinden, eş zamanlı olabilecek hastalıklar için bir psikiyatristten yardım alınmalıdır.
Güncellenme Tarihi: 17 Ekim 2016Yayınlanma Tarihi: 17 Ekim 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/internet-bagimliligi-sizi-hayattan-soyutlamasin/

Sıfırın ortaya çıkışı ve hayatımızdaki yeri

Hayatımızda İnternetin Yeri ve Sağlığımız…

Hannah Fry BBC Future

Telif hakkı iStock

Sıfır sayısı nasıl keşfedildi ve geleceği onsuz tahmin etmek neden mümkün değil?

Matematik, fen bilgisi ve mühendisliğin temelini oluşturan rakamdır sıfır.

Bu güçlü sayı kadar tartışma konusu olan ve mutluluk veren başka bir sayı duymadım. Her şeyden önce bu sayı geleceği tahmin etmemizi sağlar. Ama bunu anlamak ve sıfırın gücünü görmek için önce onun doğuşunu ve verdiği mücadeleyi bilmek gerekir. Sıfırın bu güce ulaşması kolay olmamıştır.

Konsept olarak sıfır eski çağlardan beri var olmuştur. Babil tabletlerinde ve Maya yazılarında karşımıza çıkan sıfır o zamanlar mevsimlerin akışı ile ilgili hesaplarda kullanılmış.

Eski alimler bir sayının yokluğunu belirtmek için sıfırı kullanmış, tıpkı bizim 101 derken 10'lar basamağında bir değer olmadığını göstermek için kullandığımız gibi.

Kökeni Hindistan

Fakat sıfırın tüm matematiksel kapasitesiyle normal bir sayı olarak kabul edilmesi iki bin yıl aldı. Ve bu Hindistan'da gerçekleşti.

Image caption Babil yazısında herhangi bir sayının olmadığını göstermek için bu sembol kullanılırdı.

Matematik konusunda yazan Alex Bellos, Hindistan'ın bu iş için elverişli koşullara sahip olduğunu söylüyor. “Hiçbir şeyin bir şey olduğu fikrinin onların kültüründe zaten köklü bir yeri vardı. Örneğin 'nirvana' bir hiçlik halidir; tüm endişe ve arzularınızdan arınmışsınızdır. Öyleyse hiçliği ifade eden bir sembol neden olmasın?”

Bu sembole 'şunya' adı verildi. Bugün de bu kelime kavram olarak hiç, sayı olarak sıfır anlamında kullanılır.

Bugün kullandığımız diğer bütün sayılar şekil olarak tarih boyunca büyük değişim geçirmiş, sıfır ise her zaman içi boş bir yuvarlak olarak kalmıştır.

Önceleri sıfırın yuvarlağını hiçliği temsilen bir delik olarak algılıyordum. Fakat Hint mistisizmi bu yuvarlaklığı yaşam döngüsü ya da diğer adıyla 'ölümsüzlük kıvrımı' olarak yorumlar.

Gökbilimci Brahmagupta sıfırın 7. yüzyılda Hindistan'da yükselişini sağlayan kişi olmuştur.

Matematikte 'şunya' sadece herhangi bir basamakta hiçbir şey olmadığını göstermek için kullanılmaz, hesaplarda da onu diğer sayılar gibi kullanabilirsiniz. Onu toplar, çıkarır, çarpabilirsiniz.

Bölme biraz sorunludur, ama daha sonra göreceğimiz gibi bu da matematikte başka bir muhteşem alanın açılmasına neden olmuştur.

Arap sayı sistemi

Güney Asya'da kendisine yer edinen sıfır oradan Orta Doğu'ya geçti. Buradaki İslam alimleri sıfıra sahip çıkıp bugün kullandığımız Arap sayı sisteminin bir kısmını oluşturdu. (Bazı tarihçiler, sıfırın Hindistan'da ortaya çıkışına gereken önemi atfetmek için bu sayı sisteminin Hint-Arap sistemi olarak adlandırılmasını öneriyor.)

Ne var ki bu inanılmaz ruhani ve entelektüel başlangıcın ardından sıfır sıkıntılarla karşılaştı. Hristiyanlığın İslam'a karşı Haçlı Seferleri düzenlediği, Arap fikirlerinin, matematikte bile olsa, yaygın şüphe ve güvensizlikle karşılaştığı bir dönemde Avrupa'ya geçmişti.

1299'da Floransa'da diğer bütün Arap rakamlarıyla birlikte sıfır da yasaklandı. Gerekçe ise sıfırın kolayca dokuza dönüştürülerek, rakamların sonuna birkaç sıfır eklenerek fiyat şişirme yoluyla sahtekârlık yapılmasıydı.

Üstelik negatif sayılara geçit olduğu için sıfır tehli görülüyordu. Negatif sayılar borç alma ve verme olgusunu meşrulaştırıyordu.

Sonunda sıfırın diğer bütün Arap rakamlarıyla birlikte kabul görmesi 15. yüzyılı buldu. O zamanlar İngiltere'deki Oxford Üniversitesi yüzyıllardır eğitim veren bir kurumdu ve matbaa yeni kurulmuştu.

Bunların ikisi de sıfırın matematikte bir fikir olarak gelişmesine yardımcı oldu ve bugün kullandığımız birçok bilimsel ve teknolojik yönteme kaynaklık etti.

Image caption Bugün her yerde gördüğümüz sıfır bir zamanlar tartışmalı bir kavramdı.

Rönesansın tetikleyicisi

17. yüzyıla gelindiğinde sıfır, Fransız filozof Descartes'ın icat ettiği Kartezyen koordinat sisteminin (okuldaki x ve y grafikleri) temelini oluşturuyordu. Bugün mühendislikten bilgisayar grafiklerine birçok alanda hala bu sistemi kullanıyoruz.

Bellos'un çok iyi ifade ettiği gibi “Rönesans aslında sıfırı içeren Arap sayı sisteminin gelişiyle başlamıştı. Böylece aritmetiğin siyah-beyaz dünyası birden muhteşem renklere bürünmüştü.”

Fakat Rönesans döneminde sıfır öylesine güç kazanmıştı ki yeni ihtiraslara yol açmıştı. Daha önce sözünü ettiğimiz sıfıra bölünme meselesine gelelim. Sıfırı sıfıra bölme düşüncesi hesabın temelini oluşturur.

Hesap matematikte değişimi ifade eder ve gelecekte olabileceklere dair öngörülerde bulunulmasını sağlar.

Zamanla değişen bir şeyin grafiği çizilerek belli eğilimler görülebilir ve sonrasına dair tahminlerde bulunulabilir.

Hesap, herhangi bir şeyin zamanla gösterdiği değişimi tarif eder, borsanın gidişatından tutun da vücutta ilaç dağılımına kadar… Rakam olarak sıfır konsepti olmadan bunların hiçbiri mümkün değildir.

O halde bu içi boş ama güçlü yuvarlağa tarihte ve günümüzde hak ettiği değeri vermek gerekir.

Источник: https://www.bbc.com/turkce/vert-fut-38238928

İnternetin Gelecekteki Tarihi

Hayatımızda İnternetin Yeri ve Sağlığımız…

İnternet ortaya çıktığından beri işleri kolaylaştırması bir yana insan hayatında önemli değişikliklere yol açtı.

Teknolojinin ilerlemesinde, bilgi depolama ve aktarmada, iletişimde ve daha birçok farklı alanda sağladığı faydalar yadsınamaz. İnternet, kullanıldığı alanları geliştirirken kendi de gelişen ve değişen bir kavram.

Bu yazıda, 1964 ve 2096 yılları arasında internetin geçirdiği ve geçireceği öngörülen değişikler kronolojik olarak aktarılmaktadır.

1964

Ortam oldukça gürültülü. Klavyeye vuran parmakların sesi bir yana yazıcılar da dahil olmak üzere tüm makineler cızırdayıp takırdayarak çalışıyor.

Bulunduğunuz yerden ileri teknoloji bir arı kovanında bulunduğunuzu düşünebilirsiniz. İnsanlar yazıcılardan çıkarttıkları destelerce kağıdı oradan oraya taşıyorlar. Arada bir de garip aletlerin üzerindeki düğmelere basıyorlar.

Tüm bu süreçte kullanılan bilgisayarlar neredeyse dolap büyüklüğünde.

1984

Apple bilgisayarlarını piyasaya sürüyor ve bunu büyük reklam kampanyalarıyla tanıtıyor.

Özellikle endüstrinin IBM’in tekelinde tutulmasıyla dalga geçerek, George Orwell’in romanındaki diktatörü IBM’e benzeten ve insanlığı böylesine korkunç ve tekdüze bir distopyadan Apple’ın kurtardığını anlatan reklam oldukça dikkat çekici.

Böylece Apple’ın CEO’su Steve Jobs, insanların bilgisayar teknolojisi nedeniyle basitleşen (ama sıradanlaşan) ve mekanikleşen hayatlara mahkum olmayacakları bir seçenek sunuyor. Teknolojinin getirdiği eğlenceli, rahat, samimi ve sıradanlıktan uzak bir yenilik olarak Macintosh’u sunuyor.

Alışılagelmiş diğer bilgisayarların aksine, Macintosh’u kullanabilmek için herhangi bir yazılım ya da bilgisayar diline hakim olmanız gerekmiyor da. Hatta kullanımı kolaylaştırmak için masaüstündeki simgelerde dolaşmak, onları açmak ve ekranı daha etkili kullanabilmek için elle kullanılabilen elektronik bir kutu geliştirildi.

Buna da fare deniyor! Fareyi oynatarak ekrandaki göstergeyi de aynı yönde hareket ettirebiliyordunuz ve pencere (windows) denen dijital çalışma sayfaları arasında gezinmek (ve üzerinde çalışmak) için fare üzerindeki tuşa basmanız yeterli.

Bu cihazın keşfiyle bilgisayar kullanıcısı için programlar arasında gezinmek, metin dosyalarını düzeltmek gibi işler bir hayli kolaylaştı.

1996

Arama motorları yeni yeni popülerleşiyor. Bu yeni icat o kadar kullanışlı ki anahtar kelimeleri ni girdiğinizde önünüze ilgili tüm sonuçları getiriyor. Bazı sayfalar yapım aşamasında bazıları tamamlanmış.

Firmalar kendi sayfalarını oluşturuyorlar, ürünlerini tanıtıyorlar. Hatta artık internetten ürün satışı da mümkün olduğu için alışveriş hiç olmadığı kadar kolay. Bu arada hızlanan ve değişen hayatlarımızda tatmin olmak zorlaşıyor.

Akşam yemeğinde patates kızartmasıyla kendinizi şişirdikten sonra bile hala aç hissediyorsunuz.

2018

Artık sadece bir gözlük takarak orada olmayan şeyler görebilmek mümkün! Bunun için herhangi bir kimyasal kullanmanız gerekmiyor, basit bir teknoloji ürünü olan kameralı gözlüğü takmanız yeter.

Aynı zamanda sürekli olarak veri kaydı yapan bu gözlük insanlara daha detaylı ve gerçekçi bir deneyim yaşatmak için bu verileri kullanıyor. Gerçeklik ve simülasyon birbirinin içine geçmiş durumda.

2022

İnsanların bilgisayarlarla birebir iletişime girdiği, konuştuğu bir dönem. O kadar ki bilgisayarlar artık insanların kişisel asistanı haline gelmişler.

Haberleri kullanıcının ilgilerine göre aktarıyorlar, sosyal ortamındaki gelişmeleri takip ediyorlar. Bunları yaparken de yine kullanıcının ilgisine ve beğenisine hitap edebilecek ürünlerin tanıtımını da yapıyorlar.

Hatta kullanıcının onayı üzerine ürün anında satın alınabiliyor.

2026

Makinelerin birbiriyle iletişime geçmesiyle dünya yeniden hızlı bir değişim sürecine giriyor. Piyasaya yeni iş kolları ve şirketler katılıyor.

Bu yeni milyon dolarlık yatırımlar yapılan şirketlerin binaları da oldukça fütüristik ve sürrealist.

Girişten itibaren yeni bir dünyaya adım atıyor hissi uyandıran mekanda beyaz üniformalarıyla robotlar gelenleri karşılıyorlar ve kimlik kontrolünü kişilerin üzerinde taşıdıkları cihazlar aracılığıyla yapıyorlar.

2030

Bilgi ve mülk aktarımının kazandığı hız kimlik hırsızlığını da çok olası kılıyor. Bu nedenle biyometrik bilgiler aktif olarak kullanılmaya başlandı. Akıllı telefonlar parmak izlerini alabiliyor, irislerimizi tarayabiliyor. Ne var ki bu teknolojilerin bu kadar yaygın kullanımı insanların bu “ağdan” kopmasını zorlaştırıyor.

Cüzdanlar artık kullanılmıyor, kişisel çipler kolların içine gömülüyor. Artık herkes herkesi biliyor. Kapılar kendiliğinden açılıyor ve marketleri hatta ülkeleri terketmek için bile sıra beklemeye gerek kalmıyor. Odaya girer girmez ışıklar, müzik, oda sıcaklığı kişinin tercihlerine göre kendiliğinden ayarlanıyor.

Sanal gözlükler geceye ayarlanmış olsa bile yataklar kullanıcılarını toplantıya yetişmeleri için gerekli saatte uyandırıyor.

Öte yandan devlet her şeyi gören, bilen ve her yerde olan, adım adım herkesi takip edebilen bir varlık haline geldiği için insanların mutluluğu yaşadıkları devlete oldukça bağlı durumda.

2035

Evcil hayvan besleyenlerin sayısı gittikçe azalıyor, çünkü onların yerini çok daha üstün özellikleriyle rahatça doldurabilen yaratıklar var.

Bu kişisel “iblisler” nereye giderse gitsin sahibini takip ediyor ve onun isteklerini herkesten hatta kendinden bile daha iyi anlıyor. Tüm varlığını sahibine adayan bu yaratıklar hayatı kolaylaştırmak için varlar.

O hem akıllı hem hep yanınızda, onunla ister tartışırsınız ister ondan mentorluk hizmeti alırsınız. Hepsi bir arada!

Bu yaratık bir kuantum bilgisayarı tarafından ileri derecede sofistike bir program ile yönetiliyor. Özellikle bu amaç için üretilmiştir. Kuantum mekaniğinin birebir uygulaması olarak görülen (neredeyse) doğaüstü olarak nitelendirilen bu program, sadece bir program olarak değerlendirilimek için fazla akıllı. Hatta bu ileri seviyedeki zekası birçok insanı rahatsız edecek boyutta…

2038

Eğer Menkul Kıymetler Borsasına yeni biri katılırsa karşılaşacağı şey sıkıcı bir boşluk olacak. Menkul değerler çılgınca yükseliyor olsa da artık borsacılara ve bankacılara ihtiyaç yok.

Dünyadaki en büyük kumarhane artık tamamen intertnet ortamına taşındı. Bu taşınma sanayi devriminden beri görülen en büyük ekonomik parçalanmaya sebebiyet verebilir.

2055

Karaiplerde bir sahil. Yükselen dalgalar parlak köpüklere dönüyor. Hindistan cevizi palmiyeleri altında ayaklarınız bu köpüklü sulara değiyor. Kuşlar cıvıldıyor. Karşıdan yükselen güneşin ışıkları denize vuruyor…

Banliyöde bir ufak bir mahalle. İtfaiye yanan evi köpükle söndürmeye çalışıyor. Ayaklarınız kapanmış spor tesisinden geriye kalan malzemelerin yer yer kuma dönmüş parçalarına takılıyor. Evlerden birinden çocuk çığlıkları duyuluyor. Alevler kırık bir duvar resminden parlayarak etrafı aydınlatıyor…

Aynı yerde aynı şekilde yürüyerek bu iki farklı deneyimi de Değiştirilmiş Gerçeklik sayesinde yaşayabilirsiniz.

2069

Robert Meyer dünyadaki en tehli yerlerde çalışıyor. Başınıza gelen ne olursa olsun Meyer yardımınıza koşmak için orada olur. Sel, deprem, bomba saldırısı… Meyer her zaman kurbanların yanında!

İnsanüstü güçleriyle ve azmiyle tahribatın içinden yaralıları ve ihtiyacı olanları kurtarmak onun görevi. O korkusuz, inanılmaz derecede güçlü bir kahraman ve evet, onun belden aşağısı felçli.

Robert Meyer, Avrupa İç İşleri Bakanlığında “zihniyle çalışan” insanlardan biri. Bonn’da bulunan Acil Durum Teknik Servisinde acil durum robotlarından birini kontrol ediyor ve çalıştırıyor. Bunu sadece beynindeki düşüncelerin oluşturduğu küçük elektrik akımlarıyla başarıyor.

2096

Gaia 2.0 sonunda posthümanistlerin uzun zamandır hayalini kurdukları şeyi gerçekleştiriyor. Projeyi geliştirenler artık zihin yüklemesi yapabildiklerini açıklıyorlar. Yani insan beyninde bulunan bilgiyi simülasyonlarına aktarabliyorlar; tüm duygular ve anılar da dahil olmak üzere.

Sonuçta ulaşılan karakter biyolojik vücudun boyun eğmek zorunda kaldığı kısıtlamalardan bağımsız olacak. Dolayısıyla ölümsüz ve bilgiyi “geleneksel” olarak tanımladığımız insandan katlarca hızlı olarak işleyebilecek kabiliyette olacak.

İnsan ve makinenin birleşiminden meydana gelen süper akıllı bir yaratık ortaya çıkıyor. Yeni bir tür…

Kaynakça: motherboard.vice.com

 

Источник: https://www.bilim.org/internetin-gelecekteki-tarihi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.