Hazır Gıdalar Kalp-Damar Sağlığını Bozuyor

içerik

Kalp ve Damar Hastalıklarında Beslenme – Sağlık Ocağım .NET

Hazır Gıdalar Kalp-Damar Sağlığını Bozuyor

Kalp hastalıkları denildiğinde, kalp ve kan damarlarında oluşan hastalıklar akla gelir. Damar sertliği damar duvarlarındaki kalınlaşma, yavaş yavaş seyreden ilerleyici bir kalp damar hastalığıdır.

Kalp hastalıkları denildiğinde, kalp ve kan damarlarında oluşan hastalıklar akla gelir.

Damar sertliği ve kalp duvarlarındaki kalınlaşma yavaş yavaş seyreden ilerleyici bir kalp damar hastalığıdır. Damar sertliğinin en fazla görüldüğü atardamarlar, kalp kasını besleyen ve beyindeki atardamarlardır.

Bu damarların sertleşmesi, kalp krizi ve inme gibi ciddi sorunlara sebep olabilir.

Kalp krizi, yüksek kan basıncı (hipertansiyon), kan dolaşım bozukluğu, ritim bozuklukları, göğüs ağrısı, kalp yetmezliği, yüksek kolesterol, koroner arter hastalığı ve felçler, Türkiye’deki ve dünyadaki ölüm sebeplerinin en başında gelmektedir.

Kalp ve damar hastalığı için risk faktörleri

Yaşın ilerlemesi kalp sağlığını nasıl etkiler? Erkeklerde 45 yaş ve üstü, kadınlarda 55 yaş ve üstü kalp hastalıkları için risk faktörü olarak değerlendirilir.

Genetik faktörlerin kalp ve damar sağlığına etkisi nedir? Birinci derece akrabalardan, erkeklerde 55 yaşlarından önce, kadınlarda 65 yaşlarından önce koroner arter hastalığı bulunması o aileden bir birey için risk faktörüdür.

Sigara içmenin kalp ve damar sağlığına etkisi nedir?: Sigara orta yaşlı erkek ve kadınlarda kalp hastalığına bağlı ölüm riskini 3 kat arttırır. Sigarayı hem aktif, hem de pasif içici olmak damar sertliği ve kalp krizine neden olan kalp hastalıklarının tetiklenmesinde önemli rolü vardır.

Kolesterol değerlerinin kalp ve damar sağlığına etkisi nedir? Kandaki toplam kolesterolün, 200 mg/dl’nin üzerinde olması. LDL kolesterolünün (kötü kolesterol) 130 mg/dl’nin üzerinde olması kalp ve damar sağlığı açısından risk faktörüdür. HDL kolesterolün (iyi kolesterol), 40 mg/dl’nin altında olması kalp ve damar hastalıkları için risk faktörü olarak kabul edilir.

Diyabetin (şeker hastalığının) kalp ve damar sağlığına etkisi nedir? Diyabeti olan bireylerin 10 yıllık süre içinde ciddi kalp hastalıklarına yakalanma riski % 15-25 arasındadır. Kan şekeri düzeyinin korunması kalp hastası olma riskini düşürür.

Şişmanlığın kalp ve damar sağlığına etkisi nedir? Şişmanlık kalbin yapısında ve fonksiyonunda farklı değişikliklere sebep olabilir.

Şişmanlığın, kalp üzerinde yaratmış olduğu yapısal ve fonksiyonel değişikliklerden dolayı tek başına kalp hastalığı riskini yükseltmesi söz konusudur.

Şişmanlık ve hipertansiyonun birlikte bulunması kalbin yapısı ve fonksiyonu üzerindeki olumsuz etkinin iki katına çıkmasına neden olur.

Stresin kalp ve damar sağlığına etkisi nedir? Stres kan basıncını (tansiyonu) yükseltir. Stresin azaltılması halinde kan basıncı yükselmesi ve kalp hastalığı oluşma riski azaltılabilir.

Menopoz dönemleri ve fiziksel aktivitenin az olması kalp ve damar sağlığını nasıl etkiler? Menopoz dönemi ve hareketsizlik koroner kalp hastalığı riskini arttırır.

Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) kalp ve damar sağlığını nasıl etkiler?: Kan basıncının 140/90 mm hg’nin (yani 14/9) üzerinde olmasının kalp hastalıkları oluşmasında büyük rolü vardır. Hipertansiyonu olan bireylerin kalp krizi geçirme olasılığı sağlıklı bireylerden iki kat daha yüksektir.

Kalp ve damar hastalığı riskini arttıran faktörler

Kalp ve damar hastalıklarında risk faktörleri önlenebilir mi?

Değiştirilebilir risk faktörleri: Sigara içilmesi, hipertansiyon, yüksek kolesterol, fiziksel aktivite azlığı ve kilo problemi gibi kalp ve damar sağlığını bozan faktörler değiştirilebilir.

Değiştirilemeyen risk faktörleri: Yaşın ilerlemesi, cinsiyet farkı, ailede erken yaşlarda görülen koroner arter hastalığının varlığı, şeker hastalığı (diyabet), bireylerin kişilik yapısı (stresli yaşam) gibi kap ve damar sağlığını olumsuz etkileyen etkenler değiştirilmesi zor faktörlerdir.

Kalp ve damar hastalığı nasıl önlenir?

  • Fazla kilo almayı (şişmanlığı) önlenmek: Çok yağlı ve boş enerji veren yiyeceklerden uzak durmak, kızartma, şeker, sakatatlar ve katı yağlar gibi kilo almayı sebep olan besinlerden mümkün olduğunca uzak durmak ve hareketli yaşam şişmanlamayı önlemek için önemlidir.
  • Beslenme davranışı bozukluğunu önlemek: Aşırı yeme, hızlı yeme ve öğün dışı yeme gibi yanlış beslenme alışkanlığı edinmekten kaçınmak gerekir.
  • Hipertansiyonu önlenmek: Günde 5-6 gramı geçmemesi gereken tuz tüketimi, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve benzeri maddelerden uzak durulması, sağlıklı beslenme gibi önlemler ile hem yüksek tansiyon hem de kalp ve damar hastalıkları önlenebilir.
  • Sağlıklı beslenme kurallarına alışmak: Kilo almayı önlemek, hipertansiyon ve yüksek kolesterolü önlemek, sağlıklı ve kaliteli besinler ile beslenmek, öğünlerin düzenli olması, porsiyonların aşırı olmaması gibi önlemler ile sağlıklı beslenmeyi öğrenmek ve alışmak mümkün olabilir.
  • Basit şekerlerden kaçınmak: Reçel,tatlılar, şekerlemeler ve çay şekeri gibi benzeri şekerler tavsiye edilmez. Bal, pekmez gibi besinlerin %100 şekersiz olanlarından az miktarlarda ve dikkatli tüketimi önerilir.

Kalp ve damar hastalıkları nasıl önlenir

Kalp ve damar hastalıklarından korunma yöntemleri

Beslenmede fazla yağ alımı nasıl önlenir?

  • Süt ve süt ürünlerinde, özellikle peynirde az yağlı olanlar tercih edilmelidir.
  • Kızartmalardan uzak durmak gerekir.
  • Sakatatlar, sucuk, salam, sosis, tereyağı, kaymak, krema tüketimi azaltılmalıdır.
  • Yağsız dana, koyun eti ve derisi alınmış kanatlı hayvan etlerini tercih etmek önemlidir.
  • Katı yağların yerine zeytin yağı, fındık yağı başta olmak üzere sıvı yağlar kullanılmalıdır.
  • Satın alınan besinlerin etiketleri üzerindeki yağ oranlarını kontrol etmek gerekir.
  • Arada atıştırma öğünlerinde yağ oranı düşük besinler tercih edilmelidir.
  • Balık yağının kalp ve damar hastalıklarından koruyucu etkisi bulunduğundan, haftada 2 defa balık tüketmenin önemli yeri vardır.

Beslenmede posalı besinlerin önemi nedir?

  • Her öğün sebze veya meyve tüketmeyi özen göstermek gerekir.
  • Haftada en az iki kez kurubaklagil tüketmek önemlidir.
  • Tam tahıllı, yulaflı ve kepekli ekmekler tercih edilmelidir.
  • Pirinç yerine bulgur tüketmek daha faydalıdır.

Kalp ve damar hastalığından korunma

Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltan diyet programı nedir?

Karaciğer gibi yüksek kolesterol içeren sakatat yemek azaltılmalıdır. Yumurta haşlanmış olarak iki günde bir yenilmesi normaldir. İdeal vücut ağırlığı korunmalı veya fazla ise kilo vermek gereklidir. Uygun pişirme yöntemleri seçilmeli ve fırında, ızgarada veya haşlama pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Evin dışında yemek yenildiğinde az yağlı yemekler seçilmelidir.

Besin grupları nasıl seçilmeli? 

  • Süt grubu iyi seçim nasıl olmalı? Az yağlı süt, yoğurt ve kefir, yağı azaltılmış sütten yapılan çökelek, lor, peynir ve sütlü tatlılar tercih edilmelidir.
  • Süt grubu yanlış seçim nedir? Tam yağlı süt, yoğurt, yağlı peynirler, kremadan yapılmış dondurmalar, çikolata katkısı olan tatlılar tavsiye edilmez.
  • Et, tavuk, balık ve baklagil grubu en iyi seçim nasıl olmalı? Her türlü balık, tavuk, hindi ve diğer kanatlı hayvanların derisiz beyaz eti, zeytin yağlı kurubaklagil yemekleri tercih edilmelidir.
  • İyi seçim: Tavuk, hindi ve diğer kanatlı hayvanların derisiz siyah eti, yağı iyice ayrılmış dana ve kuzu eti tercih edilebilir.
  • Et, tavuk, baklagil grubu yanlış seçim nedir? Sucuk, salam, sosis, kavurma, yağlı etler, kızartılmış etler, tavuk ve diğer kanatlı hayvanların derisi tavsiye edilmez.
  • Yağ grubu iyi seçim nasıl olmalı? Zeytin yağı, fındık yağı, bitkisel sıvı yağlar ve yağlı tohumlar tercih edilmelidir.
  • Yağ grubu yanlış seçim nedir? Tereyağı, iç yağı, sade yağ ve katı margarinler tavsiye edilmez.
  • İçecek grubu iyi seçim nasıl olmalı? Şeker konulmamış çay, bitki çayı, su, maden suyu, taze sıkılmış meyve suları, domates suyu, bitki çayları (ıhlamur, ada çayı ve benzeri) içecekler tercik edilmelidir.
  • İçecek grubu yanlış seçim nedir? Kola, gazoz, fazla içilen çay ve kahve, şekerli meyve suları, enerji içecekleri gibi benzeri içecekler tavsiye edilmez.
  • Tahıl grubu iyi seçim nasıl olmalı? Kepekli ekmek, tam buğday unu ekmeği, çavdar ekmeği, yulaf ekmeği, bulgur plavı, zeytin yağlı kurubaklagil, bulgur karışımı sebze yemekleri, yulaf ezmesi gibi tahılların tüketilmesi tavsiye edilir.
  • Tahıl grubu yanlış seçim nedir?: Beyaz ekmek, beyaz pirinç ve hamur işleri tavsiye edilmez.
  • Sakıncalı olan unlu mamuller: Yağ ve şeker içeren her türlü unlu mamuller, bisküviler, krakerler, beyaz ekmek ve çikolata ve katı yağ eklenmiş hamurlu tatlılar mümkün olduğunca kaçınılması gereken yiyeceklerdir.
  • Meyve ve sebze grubu: Kalp ve damar hastalıklarında sebze ve meyvelerin tüketilmesinde sakınca yoktur.
  • Yumurta: Kalp ve damar hastalıklarında kahvaltıda haftada 2-3 defa 1’er yumurta yenilebilir.

Besinlerin hazırlanmasında ve pişirilmesinde nelere dikkat etmeli?

Yemek ve salatalarda, zeytin yağı veya sıvı yağ kullanılmalıdır. Yemekler yağda kızartma yöntemi ile değil fırında ya da ocak üstünde mümkün olduğunca kendi suyunda kısık ateşte pişirilmelidir. etleri pişirirken ızgara tercih edilebileceği gibi, et ile ateşin arasında 12-15 cm mesafe olmalıdır.

Hamsi, istavrit gibi yağlı balıklar buğulama yöntemi ile pişirilmelidir. Kıymalı veya etli dolma, sarma ve yemeklere ya daha az ya da hiç yağ konulmamalıdır. Yemekleri bol soğan, sarımsak veya yeşillik koymak faydalıdır.

Sonuç olarak; kalp ve damar hastalıkları düzenli ve çok yorulmadan egzersiz, yürüyüş, fazla kilo probleminin önlenmesi, sağlıklı beslenme ve sigara gibi zararlı maddelerden uzak durulduğunda engellenebilir, bu nedenle genetik deyip bahane edilmemelidir.

Sağlıklı yemekler pişirme önerileri

Kalp hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/kalp-ve-damar-hastalklarnda-beslenme/

Gençlerde kalp sağlığını bozan 5 önemli neden ve korunma yolları

Hazır Gıdalar Kalp-Damar Sağlığını Bozuyor

Günümüz teknolojileri, özellikle cerrahi yöntemlerdeki hızlı gelişim, kalp ve damar hastalıklarının tedavisini çok daha kolay bir hale getirse de bu hastalıklar halen Türkiye’de ve dünyada en önemli ölüm nedenleri arasında yer alıyor.

Tedavi yöntemleri gelişse de kalp ve damar hastalıklarının görülme oranının giderek artmasında sağlığına dikkat etmeyen ebeveynlerin olduğunu belirten Prof. Dr.

Haşim Üstünsoy “Artık her şeye kolaylıkla ulaşabilmek bizlere büyük bir konfor sağlasa da sahip olduğumuz imkanlar birtakım olumsuzlukları da beraberinde getirdi.

Kalp krizi geçiren gençlerde ölüm oranları neden daha yüksek?

Örneğin, geçmişte hazır gıda yoksunluğu nedeniyle daha doğal besleniyor, spor yapmasak da toplu taşıma araçları veya özel araç kullanımı yaygın olmadığı için kilometrelerce yolu yürümek zorunda kalıyorduk. Bu da hareket kapasitemizi artırıyordu.

Fakat içinde bulunduğumuz daha yoğun ve stresli çağda sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stresten uzak yaşayabilme gibi sağlıklı yaşam kavramları daha fazla önem taşır hale gelmesine rağmen sahip olduğumuz bu ‘hazırcılık’ ve üzerine eklenen kötü alışkanlıklar, günümüzde kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığının 40’lı yaşların altına düşmesine, hatta 20’li yaşlarda dahi görülmesine neden oluyor” dedi.

Kalp hastalıkları tedavisi artık daha ufak kesilerle yapılıyor

Tıbbi ve bilimsel gelişmelerin, kalp ve damar cerrahisini çok daha kolay ve üstün teknolojiye dayanmış bir tedavi haline getirdiğini vurgulayan Prof. Dr.

Haşim Üstünsoy “Öyle ki, artık hasta açısından çok daha konforlu, oldukça küçük kesilerden ve hatta küçük deliklerden değiştirilebilen kapak ameliyatları yapılıyor.

Damar hastalıklarında da küçük kesilerle, robot yardımlı ameliyatlarla damarlar onarılabiliyor ve değiştirilebiliyor.

Bunun yanı sıra gelişen ilaç teknolojisiyle kalp kapaklarının ömrü de uzadı. Böylece geçmişte cerrahi ile değiştirilen kapakların ömrü 20 yıl iken, artık 25 yıla yükseldi.

Bazı hastalarda, özellikle doğuştan kalp kapak hastalığı veya kalbi delik olan bebeklerde kendi kalp zarından elde edilmiş yamalarla kapak oluşturuluyor.

Böylece çocuğun büyümesiyle kapak da büyüyebiliyor” şeklinde konuştu.

By pass cerrahisindeki yöntemlerin giderek geliştiğini anlatan Prof. Dr. Haşim Üstünsoy “Açık kalp ameliyatları, özellikle damarsal ve kapak yapısıyla ilgili olanların giderek azaldığını söyleyebiliriz. Çünkü kapak, özellikle aort kapağı kateter yoluyla kasıktan girilerek, hiçbir kesi yapmadan değiştirilebiliyor.

 Aynı şekilde mitral kapağa da bu yöntem uygulanabiliyor. Bunun yanı sıra uzun zamandır damar açma yöntemi olan stentlerin gelişiminde de çok önemli aşamalar kaydedildi. Kısaca söyleyebiliriz ki; açık ameliyat sayısını asıl azaltacak olan kateter bazlı tedavi yöntemleridir.

Eskiye göre açık kalp ameliyatının oranı azalsa da biteceğini söylemek şimdilik mümkün değil.”

Çocuklarınıza sözle değil, davranışlarınızla örnek olun

Kalp ve damar hastalıklarını tetikleyen sigara kullanımının, artan kötü madde bağımlılığının, sağlıksız beslenmenin ve hareketsizliğin Türkiye’nin çok ciddi toplumsal sorunları olduğunun altını çizen Prof. Dr. Haşim Üstünsoy sözlerini şöyle sürdürdü:

Türk halkı kalp sağlığını ihmal ediyor ve önleyici tedavileri önemsemiyor

“Kalp ve damar hastalıklarına karşı önlem almak, doğal yaşamı benimsemek, sağlıklı yaşam tarzını alışkanlık haline getirmek ise sosyo-kültürel yapıyla oldukça ilgili; doktor görüşmeleri, aile eğitimleri kalp hastalıklarını önlüyor. Ayrıca ebeveynlerin çocuklarına, doğru olan tutum ve davranışı söyleyerek değil, sergileyerek örnek olması gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, gençler de tıpkı çocuklar gibi söyleneni değil, yapılanı dikkate alırlar.”

Prof. Dr. Üstünsoy, gençlerde kalp ve damar hastalıklarının artışının en önemli 5 nedeni hakkında şu bilgileri verdi: 

Neden 1: Genetik faktörler

Gençlerde kalp ve damar hastalıklarının artışının nedenleri arasında genetik faktörler en başta geliyor.

Ailede, birinci derece akraba ve yakınlarda kalp ve damar hastalıklarının varlığı, riski oldukça artırıyor.

Buna bir de edinsel risk faktörlerinin (erken yaşta sigara kullanımı, zararlı alışkanlıklar, stresli yaşam) eklenmesi ile genç yaşta bir bireyin kalp ve damar hastalıklarına yakalanması kaçınılmaz oluyor.

Neden 2: Coğrafya

Dünyada ve ülkemizde özellikle doğu bölgelerde batıya oranla, 25 ve hatta 18-20’li yaşlarda aort ve mitral kapak hastalıkları daha yaygın görülüyor. Bunun nedeni, doğu bölgelerde küçük yaşlardaki çocukların doktora götürülme sıklıklarının batıya göre çok daha düşük olması. Fakat elbette günümüzde doğu bölgelerinde bu durumun giderek azaldığını söyleyebiliriz.

Küçük yaşta geçirilen ve ciddi tedavi edilmeyen üst solunum yolu enfeksiyonları, cilt enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları 30’lu yaşlarda daha az, 40’lı yaşlarda ise sıklıkla görülen kalp kapak hastalığına dönüşebiliyor. Çünkü bu hastalıklardaki mikroplar kalp kapaklarını çok seviyor; eğer küçük bir hasar da varsa kan yoluyla kolayca kapaklara ulaşabiliyor.

Neden 4: Bilinçsiz toplum

Batı toplumlarında her ne kadar kalp kapak hastalıkları azalsa da artan bir şey var ki; o da kalbin ve vücudun damar hastalıkları. Bu durum tamamen sağlıksız beslenmenin sonucu. Batı ülkelerinde ve ülkemizin batısında doğal beslenmeden uzaklaştıkça hazır gıda tüketimi de artıyor. Tabii bu da bir başka sorunu tetikliyor:

Gıdayı hazırlarken enerji harcanmadığı, sadece kötü kalori vücuda alındığı için bu durum damar sertliği, kalp damarlarının daralması gibi kalp ve damar hastalıklarına yol açarken; aynı zamanda yüksek kolesterol, yüksek trigliserid ve vücuttaki diğer damarların kireçlenmesini de beraberinde getiriyor. Beslenmenin yanı sıra sigara kullanımı da tüm kamusal önlemlere karşın maalesef giderek artıyor. Daha büyük bir teh olan diğer madde bağımlılıklarının da artış göstermesi genç nüfusta, damar sertliğini ve damar tıkanıklıklarını kaçınılmaz hale getiriyor.

Neden 5: Obezite

Özellikle 20’li yaşların ikinci yarısından itibaren daha çok görülmeye başlanan kan yağlarındaki anormallikler ve obezite de kalp ve damar hastalıklarını tetikleyen önemli sorunlar arasında.

Her iki durum da yine sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam kaynaklıyken, obezitede kalıtımsal faktörler de önemli bir etken olabiliyor.

Bu nedenlerle kalp hastalıkları maalesef 10 yaşa kadar inen çocukluk çağında da görülebiliyor.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/genclerde-kalp-sagligini-bozan-5-neden/

Damar Sertliği Belirtileri, Nedenleri, İlaçları ve Tedavi

Hazır Gıdalar Kalp-Damar Sağlığını Bozuyor

Sonu ölümle biten pek çok hastalığın nedeni Atardamarların duvarlarının çeşitli nedenlere ilgili olan bağ dokusuyla kaplanarak esnekliğini kaybetmesi durumuna damar sertleşmesi denilmektedir.

İçindekiler

  • Damar Sertliği
  • Nedenleri
  • Belirtileri
  • Tedavisi

Damar Sertliği

Kısaca halk tarafından damar sertliği olarak adlandırılan Ateroskleroz veya damar sertleşmesi, insan sağlığı açısından büyük riskler taşıyan ciddi bir sağlık sorunu olmaktadır.

 Atardamarlar elastikli yapıları sayesinde vücudun hareketlerine göre şekil almaktadırlar. Aterosklerozlar; içinde dolaşan kanın dolaşımını esneme ve genişlemeler yaparak düzenlerler.

Bu şekilde organlara, hücrelere ve dokulara ihtiyacı olan kanı; ihtiyacı olan sürede; ihtiyacı olan miktarda ulaştırarak vücut dengesini korur.

Damarların dolaşım sırasında duvarlarında biriken kolesterol, ve pıhtılar sonucu meydana gelen kalınlaşmaya bağlı olarak oluşan damar sertliği; arterlerin daralmasına ve kanın bu daralan arterlerin içinde akımının sınırlanmasına neden olur.

Damarlarda yaşanana sorunlar yüzünden; kanın, ihtiyacı olan organlara, gereken zamanda, ihtiyaç duydukları oranda ulaşmasına engel olunur. Damarların sertleşmesi; damar ve dolaşım sağlığını bozan durumlar arasında bulunmaktadır. Her hangi bir nedenle arter duvarlarında esnekliğini kaybederek sertleşmesine damar sertliği adı verilmektedir.

Beyin kanaması veya kalp krizine sebep olabilen damar sertliğinin zamanda fark edilerek tedavi edilmesi çoğu zaman hayati önem taşımaktadır.

Nedenleri

Sağlıklı kişilerde esnek bir yapıya sahip olan arter, vücutta bulunan kan miktarını genişleme ve daralma yaparak ayarlamaktadır. Atardamarlarda bulunan duvarlar farklı nedenlerden dolayı bağ dokusuyla kapandığında; arterler; sağlıklı dolaşım yapabilmesi için gerekli olan elastikiyetini kaybeder.

Damar duvarlarının kendi esnekliğini kaybetmesi ile oluşan sağlık sorununa damar sertleşmesi adı verilmektedir. İlerleyen yaşlarda daha sık ve yoğun bir şekilde görülen damar sertliği sebepleri kontrol edilemeyen donelere bağlı bulunmaktadır.

Genel olarak hastanın genetik durumuyla ilgili olan hastalık; tedaviye geç kalındığında sağlık açısından büyük riskler oluşturmaktadır.

Damar sertleşmesi neden olur veya damar sertleşmesi nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Menopoza girmek üzere olan bayanlarda nadir olsa da görülmektedir. Bayanların hormonal yapısında oluşan değişim damar sertliği nedenleri arasında bulunmaktadır.
  • Arter kapaklarında oluşan zedelenmeler
  • Yapısal Unsurlar.
  • Genetik yapıya bağlı olarak gelişebilmektedir.
  • Endokrin bozuklukları
  • Kanda bulunan lipit oranın yükselmesi
  • alınan serumdan sonra arterlerde sertlik oluşumu
  • Stres
  • Zayıf olan bünyelerde damar sertliği hastalığına yakalanma nedenleri arasındadır.
  • İlerleyen yaşa bağlı olarak arterlerin esnekliğin kaybetmesi damar sertliği oluşum nedenleri arasında yer almaktadır.
  • Yüksek tansiyon damar sertliği oluşumunda risk taşımaktadır. Hipertansiyon bu hastalığın nedenleri arasında yerini almıştır.
  • Sigara ve alkol kullanımı da hastalığın nedenleri arasında önemli yer tutmaktadır.
  • Hareketten uzak dingin yaşam
  • Düzensiz beslenme

Belirtileri

Başlangıçta kesin olarak bir belirtisi olmayan damar sertliğinin ana belirtileri hastalığın lezyonları ortaya çıkmasıyla oluşur.

Damarların iç kısmında bulunan ateromatöz adı verilen plakların damarı kapaması veya tıkaması sonucu damarlar zayıflayarak bir takım komplikasyonların ortaya çıkmaya neden olur.

Damar sertliği bazı durumlarda hastalığın ilk safhalarda tam bir belirti vermeye bilmektedir. Arterlerde bulunan kapaklarda oluşan zedelenmeler bu hastalıkta ilk safhadır.

Damar sertliği vücutta bulunan farklı organlarını; sertleşen arterlere yakınlığına göre etkileyebilmektedir.  Genel olarak beyin enfarktüsü, kalp enfarktüsü,  beyin kanaması, kangren gibi hastalıkların ana nedeni ateroskleroz olmaktadır.

Peki arter sertliği belirtileri nelerdir veya damar sertleşmesi nasıl anlaşılır? Damar sertleşmesi belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Damar Sertliğinin Belirtileri

  • Kalp ritminde olan bozukluk
  • Göğüste oluşan baskı
  • Göğüste yanma
  • Çenede ağrı
  • Kalp krizi
  • Böbrek yetmezliği
  • Felç
  • Organlarda olan uyuşma
  • Diksiyonda bozukluk
  • Görmede sorun yaşama
  • Vücutta ısı kaybının yaşanması
  • Rahat Konuşamama
  • Vücutta oluşan yaralar
  • Bacaklarda ve kollarda oluşan kramplar
  • Sürekli olarak göğüslerde sıkışma ve şiddetli ağrı
  • Bacaklara sık sık kramp girmesi
  • Bacaklarda kasılma oluşması

Tedavisi

Ateroskleroz diğer hastalıklara oranla hastalara daha fazla hasar verir ve daha fazla ölüm riski taşır. Bilhassa kalp krizi, beyin kanaması gibi hastalıkların ana nedenlerinden biridir. Damar sertleşmesi nasıl geçer konusu hastalar için merak konusudur.

Yapılan ilk muayene sırasında kesin tanı konulabilmesi için hastaya doopler ulstrason yapılır. Hastaya yapılan anjiyo ile arterlerin durumu, sertleşme oranı incelenir. Tıkanıklık ya da daralma mevcutsa ne oranda olduğu tespit edilir.

Doktor tarafından gerekli görülmesi halinde hastaya efor testi de yapılmaktadır. Tanı konduktan sonra tedavide en önemli aşama; arterlerin sertleşmesine neden olan faktörün saptanmasıdır. Öncelikle damar sertliğine neden olan unsur veya altında yatan neden bulunur ve tedavi edilir.

Ateroskleroz tedavisinde ilk olarak ana amaç; bu sertliğin ilerlemesine engel olmaktır. 

  • Tedavide ilk aşama kesin tanı konulabilmesi amacıyla yapılacak tahlil ve tetkiklerdir.
  • Hastalığa kesin tanı konduktan sonra bu hastalığın oluşma nedenine bakılır. Damar hastalıklarında neden oldukça önemli bir unsurdur. Neden saptanıp yok edilmedikçe yapılan tedavi sonuç vermeyecektir.
  • Damar sertliği tedavisinde kanda bulunan yağ düzeyleri normal seviyede tutulması gerekmektedir. Bu da hastanın beslenmesinde; kızartmaları yağlı ve hazır gıdaları çıkarmakla başlar. Arterlerde  sorun yaşayan hasta; beslenmesine azami dikkat etmesi gerekmektedir.
  • Kan basıncının ateroskleroz hastalarında düşürülmesi önemli bir unsurdur. Tedavi boyunca hastaya bu amaçla; clopidogrel veya aspirin gibi kanın sulanmasına yardımcı olacak ilaçlar kullandırılır.
  • Damar sertliğine çözüm olarak hasta bol sebze, meyve ve lifli yiyecekler tüketmeli; düzensiz beslenmekten kaçınmalıdır. Damar sertliğinde beslenme büyük önem taşımaktadır. Balık, çekirdekli siyah üzüm koruyucu nitelikte ve damar sertliğini önleyen besinler arasındadır. 
  • Kanda yüksek oranda bulunan kolesterolün düşürülmesi amacıyla kolestipal ve kolestinamin tedavi sürecinde kullandırılır.
  • Hastaya bypass yöntemi ya da stent yardımı ile balon uygulanarak tıkalı arter varsa açılır.
  • Damar sertliği damarda tıkanmaya neden olmuşsa hasta acil olarak bypass ameliyatına alınarak arterlerin daralan kısmı değiştirilir.
  • İlaç, bypass, stent veya balon tekniği damarlarda bir çözüme yaramadığı taktirde artık tek ve kesin çözüm yolu açık cerrahi ameliyatları  olmaktadır. Hasta bir an önce zaman kaybetmeden ameliyata alınır.

Kullanıcı Yorumları ve Oyları (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://damarlari.com/damar-sertligi.html

Kalp Damar Sağlığına İyi Gelen Besinler Nelerdir?

Hazır Gıdalar Kalp-Damar Sağlığını Bozuyor

Kalp damar sağlığı hakkında oluşan sorunlar, özellikle sağlıksız beslenme ve stresten kaynaklanmaktadır. Kalp damar hastalıkları, artık gençlerde de sıkça karşılaşılan bir durum.

Günümüzde kalp damar hastalığı, kronik hastalıklar kategorisinde yer almaktadır. Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de ölüm oranlarının artmasına neden olan hastalıkların en başında kalp krizi bulunmaktadır.

Bu yazımızda kalp damar sağlığına iyi gelen besinlerden bahsedeceğiz.

Besinler kalbi nasıl etkiliyor?

Hazır besinler, hareketsizlik, stres, yoğun iş temposu gibi faktörler, kalp ve damar hastalıklarının oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle sağlıksız besinlerin tüketilmesiyle birlikte, damar tıkanıklıkları meydana gelmekte ve bunun sonunda da kalp krizi riski yükselmektedir.

Bu nedenle damar sağlığını düzenleyici besinlerin tüketilmesi gerekmektedir. Kalp ve damar sağlığına dikkat etmek için öncelikle, her öğünde kullanan yağ seçimine özen gösterilmesi önem taşımaktadır.

Margarin gibi damar tıkanıklığına neden olabilecek zararlı ürünlerin yerine, kan akışını düzenleyen zeytinyağı tüketilmelidir.

İlgili Haber

Badem ve fındık gibi kuru yemişlerin tüketilmesi, LDL seviyesini azaltmaktadır.

Omega bakımından zengin balık ürünlerinin, en az haftada bir kere tüketilmesi de hem kalp hem de damar sağlığı için fayda sağlamaktadır. Sağlıklı gıda tüketimi sayesinde, kanda bulunan LDL adı verilen kötü kolesterol miktarı düşürülmektedir.

Düşen kötü kolesterol sayesinde, kan basıncı seviyesi olması gereken miktarlara inmektedir. Elbette dengeli ve sağlıklı beslenmek, kalp damar sağlığının kusursuz çalışması yeterli olmamaktadır.

Bunun yanı sıra yapılacaklar aşağıda sıralanmaktadır;

  • Günlük ortalama 30 dakika hafif egzersizler yapmak.
  • Bol su tüketmek.
  • Stres yaratacak durumlardan uzak durmak.
  • Antioksidan içeren gıdalara yönelmek.

Balık, özellikle kalp sağlığı açısından yararlı bir besindir.

Kalp sağlığı üzerinde etkili olan besinler Nelerdir?

Kalp ve damar hastalıklarını önlemek için yapılması gereken en önemli şey beslenme düzenine dikkat etmektir. Kalp ve damar sağlığı için etkili gıdalar aşağıda sıralanmaktadır;

Balık yağı:Damar tıkanıklıklarını engelleyen en önemli besin kaynağıdır. İçerisinde bulunan omega-3 sayesinde, yüksek oranda antioksidan içermektedir.

İlgili Haber

Sarımsak: Damar ve kalp hastalıklarını önleyen antioksidan içerikli bir besindir. Özellikle yağlı yemeklerin içerisinde kullanıldığı zaman, yemeğin daha rahat sindirilmesine ve kötü kolesterolü önlemeye yardımcı olmaktadır. Kan basıncını düzenlemeye yardımcı sarımsak, kan sulandırıcı ilaç kullanan kişiler tarafından hekim kontrolünde kullanılmalıdır.

Domates: İçerisinde bol miktarda likopen maddesi bulunduğu için, kötü kolesterol miktarını düşürmektedir. Yapılan araştırmalara göre, yemeklerde kullanılması sağlık açısından çok daha fayda sağlamaktadır.

Kalp ve damar sağlığı için, yüksek oranda antioksidan içeren besinler tercih edilmelidir.

Kuru yemiş: Özellikle ceviz, badem ve fındık gibi kuru yemişlerin, günlük olarak ölçülü miktarda tüketilmesi, LDL seviyesini azaltmaktadır.

Elma: Meyvelerden elma, kalp ve damar sağlığı riskini büyük oranda düşürmektedir. Elma içerisinde pektin maddesi sayesinde, LDL düzeyinin düşürülmesini desteklemektedir.

Baklagiller: Lif açısından da zengin olan baklagiller sindirim sistemini düzenlemenin yanı sıra, kan basıncını kontrol altına almaktadır. Bu sayede, kalp kasları düzenli olarak işlevini sürdürmektedir.

Yeşil Çay: Siyah çay tüketimi, içerisindeki kafein oranı yüzünden kalp ve damar için sağlıklı olmamaktadır.

Bu nedenle, sakinleştirici özelliği olan güçlü antioksidan yeşil çay tercih edilmelidir. Böbrek hastalığı olan hastaların, yeşil çay tüketmeden evvel, hekimlerine danışması gerekmektedir.

Günlük olarak 2 fincandan fazla tüketildiği zaman, kişi de yan etkileri olabilmektedir.

Meyvelerden elma, kalp ve damar sağlığı riskini büyük oranda düşürmektedir.

Zeytinyağı: Yemeklerde ve salatalarda zeytinyağı kullanmak, hem besleyici hem de kalp dostudur. Ayrıca sindirim sistemini de düzenleyen bir yağ olduğu için, doğal ilaç olarak da adlandırılmaktadır.

Balık: Balık tüketimi, özellikle kalp sağlığı açısından yararlı bir besindir. Bunun yanı sıra, deniz ürünlerinin de yenmesi, kötü kolesterolü düşürmektedir. özellik kalp ve damar sağlığı iyi olmayan kişiler haftada en azından 2 kere balık tüketmeliler. Balığı, buğlama ya da ızgara şeklinde yenmesi sağlık açısından faydalıdır.

Muz: Vücudun vitamine ihtiyacı olduğu kadar, minerale ihtiyacı vardır. Yüksek potasyum mineraline sahip buz, kalp hastalığı önlemede önemli bir meyvedir.

Yemeklerde ve salatalarda zeytinyağı kullanmak, hem besleyici hem de kalp dostudur.

Pancar: Folik asit ve potasyum oranı yüksek olan pancar, kalp ve damar sağlığı için sık sık tüketilmesi gereken bir besindir. İçerisinde bulunan doğal şeker sayesinde, vücuda gereken enerji desteğini de sağlamaktadır.

Süt ve Süt Ürünleri: Vücudun ihtiyaç duyduğu, protein, B vitamini ve kalsiyum desteğini süt ve süt ürünleri tüketilerek alınmaktadır.

Elbette kalp ve damar sağlığı için düzenli beslenmek çok önemlidir. Ancak bunun yanı sıra, özellikle ailede kalp ve damar hastalığı varsa, düzenli doktor kontrollerinin de ihmal edilmemesi gerekmektedir.

”KAYNAKLAR”
  • www.acibadem.com.tr
  • www.bbc.com

Tüm Hakları Saklıdır. Aktif Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz!

Источник: https://www.aktuelbilgiler.com/kalp-damar-sagligi/

Sağlıklı Bir Kalbin Yolu Sorunsuz Damarlardan Geçiyor

Hazır Gıdalar Kalp-Damar Sağlığını Bozuyor

Düzensiz ve sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, stres, sigara kullanımı… Bu faktörlerden biri bile çok tehliyken bir arada geldiklerinde kalp ve damar sağlığı açısından ciddi birer tehdit unsuru haline geliyorlar.

Bu kötü alışkanlıklardan kaçınılmadığı takdirde damarlar aşınıyor, tıkanıyor ve kalp sonunda sağlığını kaybediyor. Memorial Ankara Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç Dr.

Halil İbrahim Uçar, “Kalp Haftası” öncesinde kalp ve damar sağlığını korumanın yolları hakkında bilgi verdi.

Damar sağlığının bozulması kalbi ve tüm vücudu etkiler

Kalp, dolaşım sisteminin merkezini teşkil eder. Hayat boyunca ara vermeden çalışan en hayati organlarımızdır. Hücrelere oksijen ve besin taşınmasını sağlayan kalp damar sisteminin sağlıklı çalışması önemlidir.

Damar sağlığının bozulması kalp ve diğer organların, dolayısıyla vücudun hayati fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesini engelleyerek ciddi sağlık sorunlarına hatta ölümlere neden olabilmektedir.

Kalbi besleyen atardamarlarda biriken kolesterol-yağ, kalsiyum ve kandaki diğer maddelerle oluşan plaklar kalbin kan akımını azaltarak ya da tamamen engelleyerek kalp krizine yol açabilir.

Kan akımını hızlı bir şekilde eski haline döndürecek müdahale yapılmazsa, kalp krizi kalp yetmezliği veya ölümle sonlanabilir. Kalp krizi sonrasında oluşan ölümlerin yaklaşık yarısı krizden sonraki 3-4 saat içinde olmaktadır.

2020 yılında 25 milyon insan kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybedebilir

Tıp dünyasındaki pek çok gelişmeye rağmen kalp ve damar hastalıklarının görülme oranında gözle görülür bir düşüş sağlanamamakta, bu rahatsızlıklar nedeniyle ölümler artarak devam etmektedir.

Kalp hastalıklarının giderek artış göstermesi ile birlikte koruyucu sağlık hizmetlerinin değeri daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Dünyada her 3 kişiden 2’si bulaşıcı olmayan hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Bulaşıcı olmayan hastalıklar içerisinde ise her 3 kişiden biri kalp ve damar hastalıkları nedeniyle ölmektedir. Dünyada her yıl 18 milyon üzerinde insan bu hastalıklardan hayatını kaybetmektedir.

2020 yılında dünyada kalp ve damar hastalıklarından hayatını kaybedenlerin sayısının 25 milyonu aşacağı tahmin edilmektedir. Bu ölümlerin ciddi bir kısmı kalp krizine bağlıdır. Kalp ve damar hastalıkları dünya çapında bir numaralı ölüm sebebidir.

Hasta olduktan sonra değil önceden önlem almak gerekiyor

Kalp damar hastalığına neden olan risk faktörlerini ortadan kaldırarak kalp hastalıklarının oluşmasını %80’e varan oranlarda önlemek mümkün olabilmektedir.  Unutulmaması gereken nokta hasta olduktan sonra tedavi olmaktansa hastalığa neden olan riskleri ortadan kaldırarak hiç hasta olmamak her zaman daha doğru olandır. Öncelikle bu risk faktörlerini yok etmek için çaba gösterilmelidir.

Hareketi hayatınızdan eksik etmeyin

Kalp ve damar hastalıkları sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişikliği ile önlenebilen, oluştuktan sonra da tıbbi tedavi, beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve yaşam tarzında değişiklikler yapılarak iyileştirilebilen bir sağlık sorunudur. Hareket çok önemlidir.

Her gün yapılacak 30-60 dakikalık yürüyüşler sayesinde obezite, diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkların oluşmasının önüne geçerek kalp ve damar hastalıklarından korunmak mümkün hale gelir.

Doğa ile uğraşmak, asansör kullanmamak, gideceğimiz yere ulaşmak için bindiğimiz toplu taşıma araçlarından 1-2 durak önce inerek yürümek gibi yaşamsal değişiklikler bile hareketli olmaya yardımcı olacaktır. Unutulmamalıdır ki dünyadaki ölümlerin yaklaşık %6’sından hareketsizlik sorumludur.

Kan basıncı, kolesterol ve şeker değerleri, kilo ve vücut kitle indeksi düzenli olarak yapılacak hastane kontrolleri ile takip edilmelidir.

Kalp ve damar sağlığını korumak için 5 beslenme önerisi

  • Kalp sağlığını koruyucu besinler tüketin. Hazır gıdalardan uzak durmaya çalışın.
  • Un, şeker ve tuzu mümkün olduğunca hayatımızdan çıkarın ya da oldukça az tüketin. Günlük tuz miktarını 5 gram ile sınırlandırın.
  • Katı yağlardan ve hayvansal yağlardan mümkün olduğunda uzak durun. Bunun yerine taze sebze ve meyveler, bakliyatlar, balık, doğal karbonhidratlar ve lifli besinler tercih edin.
  • Her yiyeceği mevsiminde yemeye özen gösterin. Mevsim dışında tüketilen besinlerde kullanılan inorganik maddeler ve hormonlar vücudumuzda yıllar içerisinde birikerek hem kalp-damar tıkanıklığı hem de diğer hastalıklar açısından ciddi risk teşkil etmektedir.
  • Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durun. Sigara, kan basıncında artışa, solunum yetersizliklerine, kanda pıhtılaşma eğilimine, iyi kolesterol seviyesinin düşmesine, damar sertliğine yol açarak kalp sağlığını tehye sokar. Kendiniz içmediğiniz gibi çevrenizdekileri de pasif içicilikten koruyun. Her yıl çok sayıda kişinin sigara kullanmadığı halde pasif içicilik nedeni ile hayatını kaybettiğini unutmayın.
Güncellenme Tarihi: 16 Nisan 2018Yayınlanma Tarihi: 16 Nisan 2018

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/saglikli-bir-kalbin-yolu-sorunsuz-damarlardan-geciyor/

Hazır Gıdaların Zararları

Hazır Gıdalar Kalp-Damar Sağlığını Bozuyor

Dünya popülasyonu arttıkça standart gıda üretimi tüketim ihtiyacını karşılayamaz hale geldi. Bu nedenle çok daha hızlı ve çok daha fazla sayıda üretim yapmak için kimyasal ve genetik olarak katkı yapılmış, doğallığını kaybetmiş yapay besinler gıda sektöründe yer alır.

Vitamin ve mineral içeriği azaltılarak sadece çokluk anlamında önem verildiği için gıdalar yarar vermeden zarar verir hale gelmiştir. Günümüzde pişirilerek dondurulmuş, ısıtılarak yemeye hazır yiyecekler, benzer hazır gıdalar insan sağlığı için ciddi tehdit oluşturur.

Bu yazımızda sizler için hazır gıdaların vücudumuza verdiği zararları ayrıntılı olarak anlatmaya çalışacağız.

Pratik olması ve zaman kazandırması bakımından tercih edilen hazır gıdalar, bulundukları lezzeti aylarca yıllarca muhafaza etmeleri ve bayatlamadan çürümeden kalmaları için özel işlemlerden geçirilirler ve ek olarak kimyasal madde takviyesine maruz kalırlar. Bu kimyasal maddeler farklı ısıtma şekillerinde ve farklı bünyelerde değişik zararlı etkilere yol açmaktadır. Fast food ürünlerinin bu nedenle başta obezite ve şeker hastalığı olmak üzere birçok rahatsızlığa davetiye çıkardığı başlıca sebeplerindendir.

Raf ömrünü uzatmak için koruyucu maddelerle desteklenen bütün ürünler hazır gıda tanımına girer. Ürünlerin çürümesi, küflenmesi, bozulmasını engellemek için dışarıdan yapılan müdahaleler ile yalnızca besin ve besin üretiminde kullanılan canlılarda değil, tüketici olarak insanlarda da genetik kalıcı hastalıklara dahi yol açabilir.

Organik olarak evde üretilmeyen, ambalajı olan ve üretim tarihinden itibaren aylarca sonra dahi kullanılabilen ürünler hazır gıdalardır. Bu ürünlerin tamamında katkı maddeleri bulunur.

Hazır Gıdalar Neden Zararlıdır?

Hazır gıdalar içerdikleri kimyasal katkı maddeleri sebebiyle insan vücuduna kalıcı zararlar verirler. Bazı ürünlerde ise genetik yapısı ile oynanarak çok daha hızlı üretim sağlanır bu ürünlerde de vitamin ve mineral eksikliği olmaktadır. İnsan müdahalesi olan tüm besinler sağlığımız için zararlıdır.

Hazır gıdaların zararlarını anlamak ve bu alanda farkındalık oluşturmak için kar amacı gütmeyen birçok sivil toplum kuruluşu ve şahıslar deneyler yapmıştır.

Bu deneylerden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyoruz. Örneğin çocuklarımızın çokça istediği ve severek yediği hamburger ve benzeri ürünler çok uzun süre bozulmadan çürümeden kalabilirler.

Hamburger alınarak açık bir ortamda bekletiliyor. Ne bir bozulma ne de bir çürüme gözlenmiyor.

Yukarıda görselde belirtilen ürün çocuklarınıza yedirdiğiniz kendiniz de tükettiği hazır gıdaların başında gelen fast food zincirinin en önemli üyesi hamburger. Aylarca yıllarca beklese dahi bozulma yaşanmayan hamburgerler sağlığımızı ciddi oranda tehdit ediyor.

Organik olan böcekler, kurtçuklar insanlardan daha iyi bir koku ve tat alma duyusuna sahiptir. Bu nedenle bizden daha iyi ayırt edici olurlar. Bu nedenle kurtlanan, çürüyen, bozulan ürünler organiktir ve vücudunuz için herhangi bir zararı olmaz.

Yapılan bir başka hazır gıda ürünleri testini size göstermek istiyoruz. Aşağıdaki görselde mutfaklarımızda mutlaka bulunan margarin ve tereyağ doğallıklarının karıncalar tarafından testini göreceksiniz.

Hayvanlar ve böcekler bizlerden daha iyi duyulara sahip oldukları için gıdalar içerisindeki insanı kandıran tatlandırıcıları önemsemez ve gıdanın içeriğine bakarlar.

Görselde olduğu gibi karıncalar kimyasal işlem görmüş yağlara yaklaşmazken hakiki tereyağ etrafında toplanmışlardır.

Bu canlılar tüketmiyorsa biz neden tüketiyoruz? Vücudumuzun dahi istemeyeceği kabul etmeyeceği ürünleri neden alıyoruz? Bu ürünlerin vücudumuza zararları nelerdir? Aşağıda sizlere hazır gıdaların vücudumuza verdiği zararları göstereceğiz.

Hazır Gıdaların Zararları Nelerdir?

Tok olduğumuzu hissetmemizden başka sadece tat alma duygumuzu tatmin eden bu hazır gıdaların vücudumuza çok büyük zararlar verdiğini bilmemiz gerekiyor.

1. Kansere Neden Olurlar

Günümüzde kanser vakalarının artmasının ana nedeni olarak beslenme alışkanlıklarımız ve beslendiğimiz ürünlerin yapısı görülür.

Cilt kanserinden iç organ kanser çeşitlerine kadar birçok kanserin sebebi olarak hazır gıdalar tespit edilmiştir. Hazır gıdaları tüketmekten kaçınılmalı ve olabildiğince doğal ürünlere yönelmemiz gerekiyor.

Kanser vakaları kısa bir zaman diliminde değil uzun bir süre sonrasında ortaya çıktığı için tespit edilemiyor.

2. Kalp Hastalığı Riski Oluştururlar

Hazır gıdalar içerdikleri doyurulmuş yağ ve benzeri yağlar ile kalp ve damar hastalıklarının başlıca tetikleyicisi konumundadır. Kalp ve kalp damarlarında tıkanıklığa sebep olan hazır gıdalar, uzun süreli tüketildiğinde tedavisi olmayan hastalıkları vücudunuza taşırlar.

3. Kan Şekerini Yükseltir

İçerisinde bulundurduğu yapay tatlandırıcı ve aromalar ile kan şekeri değerlerinizi olumsuz yönde etkiler ve vücudunuz kan şekeri dengesini kalıcı olarak bozarlar. Böyle bir durumda şeker hastalığı olarak bilinen diyabet hastalığı vücudunuzda başlar. Hazır gıdaların en büyük zararlarından birisi de diyabet hastalığıdır.

4. Obeziteyi Ortaya Çıkarır

Hazır gıdalar yapay ürünlerle doldurulduğu için devamlı olarak bir açlık hissi verir. İçerisindeki tatlandırıcılar ve aromalar ile tat alma duygunuzu etkileyerek daha fazla tüketme ihtiyacı hissettirir. Böylece doysanız dahi yemek istersiniz. Bunun sonucu olarak obezite yani aşırı kilo alma hastalığına yakalanırsınız.

Günümüzde doğan her 10 çocuktan 3’ü obezite hastası olarak dünyaya geliyor. Hazır gıda tüketenler yalnızca kendilerine değil kendinden sonra gelecek olan nesillere de hastalık aktarmış oluyor. Bu zararları bertaraf etmek için yapılması gereken şey organik, doğal besinlerin tüketimini arttırmaktır.

Özellikle gelişme çağında olan çocukların hazır gıda ürünlerinden uzak tutulması gerekiyor.

5. Depresyona Sebep Olur

Hazır gıda ürünlerinin yalnızca vücudumuza fiziksel bir zararı yoktur. Ayrıca psikolojik olarak insanları da etkiler. Araştırmalar hazır gıdaların insanları daha kasvetli ve depresif bir ruh haline götürdüğünü gösterir.

6. Diş Sağlığına Zarar Verir

Hazır gıdalar midemize ulaşmadan önce dişlerimizde parçalanır. Bu nedenle özellikle iyi bir ağız bakımı yapılmadığında diş ve diş etlerinde kalan hazır gıdalar hem dişlerimize zarar vermekte hemde ağız sağlığımız için bakteri oluşumu sağlayarak zarar oluşturur.

7. Sindirim Sistemi ve Mide Hastalıklarını Ortaya Çıkarır

Yukarıda vermiş olduğumuz her iki görselde de olduğu gibi canlıların uzak durduğu ve doğadaki organik ürünlerin bozulması gibi bir sürecin yaşanmadığı gıdalar vücudumuzdaki sindirim organları içinde tehdit oluşturur. Midemiz parçalayamadığı ürün için sürekli asit salgılar.

Bu vücudumuzun hormonel yapısını bozduğu gibi midemizde reflü gibi hastalıklara sebebiyet verir. Ayrıca sindirim sistemimizde emilimi zor gerçekleştiği için bağırsaklarımızda dahil olmak üzere tüm sindirim sistemini zorlamakta ve kalıcı zararlar oluşmasına neden olur.

Böbrek taşından bağırsak düğümlenmesine kadar birçok rahatsızlığa sebep olabilecek olan hazır yiyecek ve içeceklerden olabildiğince uzak durmamız gerekir.

8. Bağışıklık Sistemini Bozar

Vücudumuz ihtiyacı olan mineral ve vitaminleri almadığında bağışıklık sisteminin mikroplara karşı savaşacak gücü azalır.

Vücudumuz alması gereken bu organik takviyelerin olmadığı yapay besinlerle beslendiğinde çok daha çabuk hasta olmakta ve her türlü hastalık için kolay hedef olmaktadır.

Hazır gıdaların özellikle çocuklardan uzak tutulması gerektiğini bilmeli ve hamilelerin de bu ürünlerden kaçınmaları gerekir.

Источник: https://evdesifa.com/hazir-gidalarin-zararlari/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.