Hepatit B, C ve D Tedavisinde İnterferonlar

İnterferonlar Nedir? İnterferon Tedavisinin Yan Etkileri – Sağlık Ocağım .NET

Hepatit B, C ve D Tedavisinde İnterferonlar

İnterferonlar, bazen multipl skleroz tedavisinde kullanılan bir interferon (vücut hücreleri tarafından doğal olarak üretilen bir protein) türüdür.

İnterferonlar, bazen multipl skleroz tedavisinde de kullanılan bir interferon (vücut hücreleri tarafından doğal olarak üretilen bir protein) türüdür.

İnterferonların vücuda etkisi nedir?

İnterferonlar doğal proteinlerdir. İnterferonlar bakteri, virüs, parazit ve tümör hücrelerine karşı cevap olarak immün sistem tarafından oluşturulur. Sitokinler olarak bilinen glikoprotein ailesinin içinde yer alırlar ve vücudun diğer hücrelerinde viral replikasyonu inhibe ederek immün cevaba destek sağlarlar.

İnterferon tipleri

  1. İnterferon alfa,
  2. İnterferon beta
  3. İnterferon gama

İFN – alfa ve İFN – beta tip I benzer alt gruba dahil iken, İFN – gama ise ayrı bir alt grup olarak tip II’de yer alır.

İFN – alfa nasıl oluşur? :  Genellikle monositler ve transforme B hücreler tarafından bazı antijen ve virüslerin uyarısı ile üretilir.

İFN – beta nasıl oluşur? : Fibroblastlardan salgılanır ve İFN – alfa ile benzer etkileri vardır.

İFN – gama nasıl oluşur? : Antijen uyarısı ile T lenfositlerden salgılanır ve immünodülatör etkisi daha fazla, anti viral etkisi ise diğer iki interferona göre daha azdır.

İnterferon tedavisinin kullanım alanları

  1. Kronik hepatit (hepatit B ve C) tedavisinde,
  2. Kronik myeloid lösemi tedavisinde,
  3. AIDS hastalığı ile ilişkili Kaposi sarkomu tedavisinde,
  4. Juvenil laringeal papillamatöz tedavisinde,
  5. Malign melanom tedavisinde,
  6. Folliküler non-Hodgkin lenfoma tedavisinde,
  7. Behçet hastalığı tedavisinde,
  8. Kriyoglobulinemi tedavisinde,
  9. Karsinoid tümör tedavisinde,
  10. Alkol ve uyuşturucu madde alışkanlığı tedavisinde,
  11. Kondilloma accuminata gibi hastalıkların tedavilerinde kullanılabilir.

İnterferonların yan etkileri

İFN tedavi sürecinde yan etkiler oldukça sık görülür.

  1. Hastaların genelinde İFN enjeksiyonundan hemen sonra ateş, kırgınlık, kas ağrıları gibi grip benzeri belirtiler görülür. Bu yan etkiler 4-12 saat kadar devam edebilir.
  2. Grip benzeri yan etkiler tedaviden birkaç hafta sonra azalır ve kaybolur.

Ayrıca sistemik, otoimmün, hematolojik, immünolojik, nörolojik ve psikiyatrik yan etkiler de görülebilir.

  1. İnterferon tedavisinin sistemik yan etkileri : Ateş, halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı, kusma, ishal, karın ağrısı, saç dökülmesi, aşırı duyarlılık gibi yan etkiler sistemik yan etkilerdir.
  2. İnterferon tedavisinin otoimmün yan etkileri : Otoantikor oluşumu, hipertiroidi (tiroid bezinin hızlı çalışması), hipotiroidi (tiroid bezinin yavaş çalışması), şeker hastalığı, hemolitik anemi, trombositopenik purpura, artrit (eklem iltihabı), vaskülit (damar iltihabı)  gibi yan etkiler otoimmün yan etkilerdir.
  3. İnterferon tedavisinin hemolitik yan etkileri : Trombositopeni, nötropeni ve anemi gibi yan etkilerdir.
  4. İnterferon tedavisinin immünolojik yan etkileri : Enfeksiyonlara yatkınlıkta artış interferon tedavisinin önemli bir immünolojik yan etkisidir.
  5. İnterferon tedavisinin nörolojik yan etkileri : Konsantrasyon güçlüğü, deliryum, uyku bozukluğu, hafıza bozukluğu, koma, kulak çınlaması, işitmede azalma ve baş dönmesi gibi yan etkiler interferon tedavisi sonrası görülen nörolojik yan etkilerdir.
  6. İnterferon tedavisinin psikiyatrik yan etkileri : Anksiyete (kaygı bozukluğu), irritabilite, depresyon, libido azalması, intihara eğilim, uyku bozukluğu, konsantrasyon güçlüğü, deliryum, psikoz gibi pisikiyatrik yan etkiler ve bazen de tedavide doz kısıtlaması gerektirecek ya da tedaviyi sonlandıracak kadar yoğun depresyon görülür ve bu tür durumlarda tedavinin sonlandırılması gerekir.

İnterferonlar doktor kontrolü ve doktor takibi altında kullanılır, çünkü interferonların tedavi sürecinde oluşabilecek yan etkilerde ilacın dozunun ayarlanması veya ilacın bırakılması ya da oluşan yan etkilere yönelik tedaviler gerekir.

İnterferon tedavisinin sakıncalı olduğu durumlar

  1. Ciddi kalp hastalıklarında,
  2. Renal yetmezliklerde,
  3. Dekompanse siroz hastalığında,
  4. İntihara meyilli olan hastalarda,
  5. Ciddi lökopeni veya trombositopeni durumlarında,
  6. Gebelik ve emzirme (laktasyon) dönemindeki kadınlarda,
  7. Otoimmün hepatit hastalarında,
  8. Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı varlığında,
  9. Kadınlar için kontrasepsiyonu reddetme gibi durumlarda interferon tedavisi sakıncalıdır.

İlaçlar ile ilgili sağlık yazıları

Источник: //www.saglikocagim.net/interferonlar-nedir-interferon-tedavisinin-yan-etkileri/

Hepatit B tedavisi

Hepatit B, C ve D Tedavisinde İnterferonlar

Çoğu kişi genç yaştayken enfekte olur ve kendileri ya da aileleri enfeksiyon kaptıklarının farkında bile olmayabilirler.

(Bununla birlikte, eğer mümkünse, bunların erken yaştayken enfeksiyonlu olduklarını belirlemek, tüm komplikasyonları ile kronik enfeksiyona yakalanma ihtimallerinin çok yüksek olacağından, onları gözlemlemeye başlamak için çok önemlidir.

) Belirtiler akut hepatit B’de gerçekleşirse, bunların genellikle anlaşılması güçtür ve bu belirtiler ateş, yorgunluk, kas ağrıları, bulantı ve iştah kaybı gibi grip benzeri belirtilerdir.

Akut hepatit B olan ergen ve yetişkinlerin %30 ve % 50’sinde bir kaç gün ya da hafta sürebilen sarılık gelişir. Akut hepatit B olan bebekler ve genç çocuklarda nadiren sarılık gelişir. Çok nadiren akut hepatit B, hastanede uzman tıbbi destek gerektiren hayatı tehdit edici karaciğer yetmezliği ile sonuçlanır.

Hepatit B kronik enfeksiyonunun tedavisi

Kronik hepatit B teşhisi konulan çoğu kişi, teşhisin konulduğu anda tedaviye ihtiyaç duymamaktadır ve uzun dönemde daha iyi hissedecektir, ancak hastalıkta ilerleme olup olmadığının tespit edilmesi için düzenli olarak kontrol edilmeleri gereklidir. Fakat bazıları virüsün aktivitesini sınırlamak ve karaciğerde hasarın ilerlemesini engellemek için tedaviye ihtiyaç duyarlar. Bu tedavi ilaç tedavisidir.

Hepatit B tedavisi ve hastalık takibi nasıl yapılmalıdır?

Tedavinin amacı yaşam kalitesini arttırarak hayatta kalmayı, hastalığın siroz, karaciğer hastalığının son aşaması olan hepatosellüler karsinom (HCC ya da öncü karaciğer kanseri) ve ölüm gibi komplikasyonlara ilerlemesini engellemektir.6 Bu komplikasyonlar doğrudan viral yük olarak bilinen kandaki virüs miktarı ile ilişkilidir.

Çoğu insanda virüsün bazı genetik materyalleri (viral DNA) karaciğer hücrelerinde kalır, bu yüzden vücudundan virüsü tamamen asla temizleyemezler.

7 Ancak, çoğu vakada anti viral tedaviler virüs seviyelerini çok düşük tutabilir (ideal olarak hassas test teknikleri kullanarak belirleme, alt limitinin daha aşağısında).

Virüs çok düşük seviyelere baskılanırsa, karaciğer fonksiyon testleri (ALT’ı kapsayan karaciğer enzim testleri gibi) normale doğru döner, karaciğerin durumu iyileşir ve komplikasyon riski azaltılacaktır.7

Nadiren virüs kanda belirlenemez olur ve kişi hepatit B yüzey antijeni testinde negatif olur (HBsAg negatif). Bu kişiler genellikle çok iyi hissetmelerine rağmen, muhtemelen virüs karaciğer hücrelerinde kalacağından komplikasyonların artması riskiyle karşı karşıya kalırlar.8 Bu nedenle, kronik hepatit B olmuş kişiler hayatlarının geri kalanında takip edilmeye ihtiyaç duyacaklardır.

Siroz nedir, neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

Kronik hepatit B için hangi tedaviler vardır?

Günümüzde iki tip ilaç tedavisi kullanılır:
1.    İnterferonlar
: Vücudun bağışıklık sitemi tarafından viral enfeksiyonla savaşması için doğal olarak üretilen bir proteindir.

Tedavi ya pegile interferon alfanın haftada bir kez ya da standart interferon alfanın (IFN-a) haftada üç kez enjekte edilmesini gerektirir. Diğer ilaçların tersine direnç gelişimi standart interferon alfa ya da pegile interferon alfa ile bir problem değilidir.

Ek olarak, alternatif ilaçlardan uzun süreli viral süpresyonuna yol açması daha olasıdır (hastaların çoğunluğu aslında interferon tedavisi ile virüsü temizlerler).

Kesin hastalık karakteristikleri interferona diğerlerinden daha duyarlıdır ve doktorunuzun bunu sizinle konuşması gerekir. İnterferonla tedavinin dezavantajları, enjeksiyon ihtiyacı olması ve yoğun yan etkilerin olmasıdır.

Hepatit B’de tedavi uyumu ve devamlılığı

2.    Nükleosit/nükleoid analogları (NA’lar ya da NUC’Ier): Virüsü üreyemez şekilde bırakmak için, virüsün DNA kopyalarını yaparken kullandığı normal yapı taşlarının taklidini yapan sentetik kimyasallardır.

NA’lar önemli derecede kandaki virüs miktarını düşürürler. Bu grupta çok sayıda çeşitli ilaçlar vardır. Bunların hepsi tabletler gibi ağız yoluyla alınır. NAların problemi direnç gelişebilmesidir.

Bu viral DNA (genetik materyal) mutasyona uğradığından ya da değişmesinden dolayı olur ve virüs ilaçtan etkilenmez.

Virüs hızlıca direnç geliştirir ve sonuç olarak tedavi artık etkili olmaz ve hasta tekrar hastalanmaya başlar. Bu riski en az seviyeye indirmek için tedaviye dirence yol açma ihtimali daha az olan etkili NAlarla başlanılması tavsiye edilir.

Direnç gelişirse, bazen farklı bir NA’ya geçilerek, kombinasyonun kullanımına ikinci bir NA ilacı ekleyerek ya da yeni bir kombinasyon deneyerek üstesinden gelinebilir.

Doktorlara hastaların nasıl tedavi edileceği konusunda yardım eden bazı kılavuzlar olmasına rağmen, örneğin Avrupa Karaciğer Araştırmaları Derneği (EASL) Klinik Uygulamaları Kılavuzu9, çoğu bireysel faktörler göz önünde bulundurulmak zorundadır ve tek bir basit tedavi seansı yoktur. Doktorunuz sizin durumunuzda neyin en iyi olacağını size tavsiye edecektir.

Tedaviye başlama

Doktorlar tedavinin iyi bir fikir olduğunu size tavsiye etmeye başladıklarında, karaciğerinizin anlamlı bir şekilde hepatit B enfeksiyonundan hasar gördüğünü biliyorlardır.

EASL Kılavuzu gibi tedavi protokolleri10, tedaviye başlama kararının temel olarak şu üç kriter kombinasyonuna dayandığını bildirir:•    Kandaki HBV DNA seviyeleri (yani viral yük)•    Karaciğer fonksiyon testleri (özellikle aminotransferaz enzim (ALT) seviyeleri)•    Karaciğer biyopsi ve/veya taramalarının gösterdiği karaciğer hasarının derecesi ve seviyesi

EASL Kılavuzu hastaların şu zamanlarda tedavisinin düşünülmesini tavsiye eder:

•    HBV DNA seviyeleri 2000 lU/ml’nin üstünde olduğunda (yani yaklaşık 10.000 kopya/ml)•    Ve/veya serum ALT seviyeleri laboratuar normal üst limitinin üstünde olduğunda (yani karaciğer enzim seviyeleri yükseldiğinde)•    Ve karaciğer biyopsisi (ya da girişimsel olmayan testler) orta seviye veya ciddi aktif iltihaplanma ve/veya fibrozu gösterdiğinde•    Tedavi bulguları kişinin yaşı, sağlık durumu ve ülkedeki mevcut anti-viraller dikkate alınarak yapılmalıdır

Bu aşamada tedavi almazsanız, ciddi sağlık problemlerine ilerleme riski altında kalırsınız. Tedavi edilmezse, kronik hepatit B olan insanların yaklaşık üçte biri zamanla karaciğer sirozu ya da kanseri gibi hayatı tehdit edici olan karaciğer hastalıklarını değişir geliştirmeye devam eder.

Karaciğerin sirozu ya da hasarlanması(skarlaşması) gelişirse, karaciğer normal fonksiyonuna daha fazla devam edemez ve kişi sadece karaciğer nakli ile tedavi edilebilen karaciğer yetmezliğine yakalanır.

Kronik hepatit B olan kişilerin %15-25’inin karaciğer hastalıklarından öldüğü öngörülmektedir.

Hepatit B nasıl bulaşır?

Tedavi önerilmemesinin bazı nedenleri şunlardır:

•    Tedavinin faydalı olacağı kişiler kategorisine henüz girmemişlerdir (örneğin düşük bir viral yükü ya da karaciğer iltihabının kanıtı yoktur).
•    Kontra-endikasyon ya da tedavinin neden kullanılmadığının özel bir sebebi vardır. Örneğin, interferon alfa; siroz, otoimmün hastalık bulgusu olan ve kontrolsüz ciddi depresyonda olan hastalarda kontra endikedir.

Tedaviye başlamayacak olmanız hepatit B olduğunuzu unutmanız gerektiği anlamına gelmez.

Gelecekte tedaviye ihtiyacınız olabileceğinden dolayı, enfeksiyonunuzdaki herhangi bir değişiklik ya da ilerlemeyi kontrol için düzenli olarak takip edilmeniz çok önemlidir.

Ek olarak bağışıklık sisteminizin virüsle savaşmasına yardımı olacak sağlıklı bir yaşam tarzını takip etmeye çalışmanız da önemlidir.

Tedavinin yan etkileri

Herhangi bir ilaç tedavisinde olduğu gibi, hepatit B için kullanılan tedavilerde de yan etkiler rapor edilir. Bunların çoğu hafiftir ve basit tedavilerle halledilebilir fakat bazıları ciddi ve inatçı olabilir.

Eğer yan etkiler çok şiddetliyse bu sizin tam doz almanızı ya da tam tedavi seansı almanızı durdurabilir, bu da tedavinin etkili olma ihtimalini azaltmak anlamına gelecektir.

Doktorunuz tedavinizi sağlamak için en uygun yolları önerecektir.

Tedaviye başlar başlamaz kontrollerinizi düzenli yaptırmanız, tedavinin işe yarayıp yaramadığını kontrol etmeniz ve bazı ilaçların yan etkisi olup olmadığını gözlemlemeniz önemlidir.

Yan etkilerin türü ve sıklığı ilaçtan ilaca değişmektedir, bu yüzden yan etkiler yüzünden tedaviyi bırakmak isterseniz önce doktorunuzla konuşunuz.

İlaçları bırakmak ve tekrar başlamanın tedavinin sonuçlarını riske atması ve tedavinizin başarılı olmasını zor hale getirmesi yüksek olasılıklıdır. NA’lara başlar başlamaz doktorunuz tavsiye ettiği kadar süre onlara devam etmeniz gerekir.

İnterferon tedavisinin yan etkileri

İnterferonun yan etkileri hafiften ciddiye doğru değişir. Yan etkilerin etkisini azaltmanın birçok yolu vardır. Tecrübe ettiğiniz her yan etkiyi sizin kişisel durumunuza göre yan etkilerin üstesinden gelebilecek en iyi yolları bilen doktorunuzla tartışınız.

Hepatit B nedir, nasıl bulaşır? Belirtileri ve yeni tedavi yöntemleri

En yaygın interferon yan etkileri şunlardır:

•    Grip benzeri belirtiler, yorgunluk, genel kas ağrıları, ateş, ürperti ve iştah kaybı gibi•    Bulantı•    İshal•    Öksürük ve nefes darlığı•    Yorgunluk ya da bitkinlik

•    Duyarlılık ve ruhsal durum değişikliği

Çoğu insan çok sıkıntı yaşamadan ve sadece ufak yan etkilerle nükleosit/nükleotid analoglarını alırlar. Bununla birlikte, yan etkilerin türü ve sıklığı hangi NA’yı aldıklarına bağlı olarak değişecektir.

En yaygın yan etkileri şunlardır12, 13, 14, 15, 16:•    Bulantı, kusma ve iştah kaybı•    İshal ve karın ağrısı•    Şişkinlik•    Uykusuzluk•    Alerjik reaksiyon•    Yorgunluk ve güçsüzlük

•    Baş ağrıları

İlaç tedavisini alma

  •  Ambalajdaki ya da doktorunuz ve eczacınız tarafından verilen talimatları izleyiniz
  •  NA’lar genellikle yemekle ya da yemekten bağımsız olarak alınabilir
  • Bir dozu almayı unutursanız, hatırladıktan sonra mümkün olduğu kadar çabuk alınız ve tedavinize normal olarak devam ediniz
  •  Dozaj planlaması virüse karşı en fazla etkiyi almak için dikkatlice tasarlanmıştır
  •  Dozu aksatmak, özellikle sıklıkla aksatıyorsanız, hastalığınızın kontrol edilme ihtimalinin az olduğu anlamına gelebilir ve tedavi sonuçlarını tehye atabilir
  • Eğer diğer doza çok yakın bir süre kala dozu almadığınızı hatırlarsanız, o zaman aksattığınız dozu es geçin ve normal olarak düzenli dozaj planlamasına devam edin
  • Aksattığınız dozu telafi için çift doz almayın
  •  Daha fazla doz aksatmamaya çalışın
  • Dozları hatırlamak size zor geliyor ya da ne alacağınız konusunda şaşırıyorsanız, eczacınıza size yardımı dokunacak takvim araçları, doz kutuları ya da hap düzenleyicileri danışınız

Tedavi başladıktan sonra genellikle uzun süre devam eder – bazı tedaviler yıllar alır. İnterferonla tedavi hastalığın karakteristiğine bağlı olarak 24 ile 48 hafta arası sürebilir. NA’lar hastalık karakteristiklerine bağlı olarak, belirli bir süre ya da uzun süreli olarak verilebilir. İstenen sonuca (hekim tarafından önerilir) ulaşmadan NA tedavisini durdurmak virüsün (vücuttan asla yok olmayan) tekrar görünmesi ya da viral yükteki artış ile nüksetmeye neden olabilir. Tedaviyi aksatmak, kısa bir süre için bile olsa, ‘ilaç direncine’ neden olabilir ve olumlu tedavi sonuçlarını tehye atmaya neden olabilir. Tedavinin HBV DNA düzeyini hassas testlerle saptanamaz olarak belirlenen seviyelere kadar azaltması, gerekmektedir.17Tedaviye iyi uyum sağlama (belirlendiği gibi alarak) ve uzun süre tedavi sürekliliği size en iyi olası sonuçları ve hepatit B komplikasyonlarından yüksek ihtimalle kaçınma şansı verecektir.17
Doktorunuzla konuşmadan asla tedavinizi durdurmamanız gerekir. NA’larla tedaviyi durdurursanız ya da durdurduğunuzda, yakın gözlemleme önemlidir çünkü virüs düzeyleri tekrar artabilir ve hepatitin nüksetmesi sert olabilir.


Kaynaklar: 1. World Health Organisation. Hepatitis B Fact sheet No 204. Revised August 2008. Available at //www.who.int/ mediacentre/factsheets/fs204/en/index.html 2. World Health Organisation. Hepatitis B Fact sheet No 204. Revised August 2008. Available at //www.who.int/ mediacentre/factsheets/fs204/en/index.html 3. Shiffman ML. Management of acute hepatitis B. Clin Liver Dis. 2010;14(1):75-9 4. European Association for the Study of the Liver : EASL Clinical Practice Guidelines: Management of chronic hepatitis B. Journal of Hepatology 50 (2009) 227-242. [Available at //www.easl.eu/ assets/application/files/b73c0da3c52fa1d_file.pdf.] 5. European Association for the Study of the Liver. EASL Clinical Practice Guidelines: Management of chronic hepatitis B. J Hepatol. 2009 Feb;50(2):227-42. [Available at //www.easl.eu/ assets/application/files/b73c0da3c52fa1d_file.pdf] 6. McMahon BJ. Chronic carriers of hepatitis B virus who clear hepatitis B surface antigen: are they really “off the hook”? Hepatology 1998 Jul;28(1):265-7 [Available at: //www. hepatitis-central.com/hcv/hbv/antigen/carriers.html]

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/hepatit-b-tedavisi/

Hepatit D

Hepatit B, C ve D Tedavisinde İnterferonlar

  1. Hepatit D, hepatit veya karaciğer enfeksiyonunun bir formudur. Hepatit B'ye zaten sahipseniz onu elde edebilirsiniz.
  2. Hepatit B gibi, hepatit D, kanları veya meni gibi enfekte bir kişinin vücut sıvılarına maruz bırakılarak bulaşır.

    Hem hepatit B hem de hepatit D'yi aynı anda almak mümkündür.

  3. Birleşik Devletlerde hepatit D seyrek görülür. Bununla birlikte, virüs için herhangi bir tedavi veya aşı yoktur.

Delta virüsü olarak da bilinen Hepatit D, karaciğerin iltihaplanmasına neden olan bir enfeksiyondur. Bu şişme, karaciğer fonksiyonlarını bozabilir ve karaciğer yara izi ve kanser de dahil olmak üzere uzun vadeli karaciğer sorunlarına neden olabilir.

Durum, hepatit D virüsünün (HDV) nedenidir. Bu virüs Amerika Birleşik Devletleri'nde nadir ancak şu bölgelerde oldukça yaygındır:

  • Güney Amerika
  • Batı Afrika
  • Rusya
  • Pasifik adaları
  • Orta Asya
  • Akdeniz

HDV hepatitin birçok biçiminden biridir. Diğer türler şunlardır:

  • hepatit A, dışkı ile direk temas veya dolaylı fekal kontaminasyon yoluyla iletilen gıda veya su
  • hepatit B, kan, idrar ve semen dahil vücut sıvılarına maruz bırakılarak yayılır > hepatit C, bulaşmış kan veya iğneler
  • maruz bırakılarak yayılır. Hepatit, gıda veya suyun dolaylı fekal kontaminasyonu yoluyla iletilen kısa süreli ve kendinden çözülen bir versiyonudur.

Diğer formlardan farklı olarak, hepatit D tek başına kontrat edemez. Hepatit B ile enfekte olmuş insanlarda gelişebilir.

Hepatit D akut veya kronik olabilir. Akut hepatit D aniden ortaya çıkar ve tipik olarak daha şiddetli semptomlara neden olur. Tek başınıza kaybolabilir. Enfeksiyon altı ay daha sürecekse, durum kronik hepatit D olarak bilinir.

Enfeksiyonun uzun vadeli versiyonu zamanla kademeli olarak gelişir. Virüs semptomlar oluşmadan birkaç ay önce vücutta olabilir. Kronik hepatit D ilerledikçe komplikasyon şansı artar.

Bu durumdaki birçok insan sonunda karaciğer sirozu veya şiddetli skarlasma geliştirir.

Şu anda hepatit D için tedavi veya aşı yok, ancak zaten hepatit B'ye yakalanmamış kişilerde önlenebilir. Tedavi aynı zamanda durum erken teşhis edildiğinde karaciğer yetmezliğini önlemeye yardımcı olabilir.

AdvertisementAdvertisement

Belirtiler

Hepatit D Belirtileri Nelerdir?

Hepatit D her zaman semptomlara neden olmaz. Semptomlar oluştuğunda genellikle şunları içerir: sarılık sarılık eklem ağrısı karın ağrısı kusma

kaybı

  • karanlık idrar > yorgunluk
  • Hepatit B ve hepatit D semptomları benzerdir, bu nedenle belirtilerinize hangi hastalığın neden olduğunu belirlemek zor olabilir.Bazı vakalarda hepatit D, hepatit B semptomlarını daha da kötüleştirebilir. Ayrıca, hepatit B hastası olan fakat semptomları hiç olmayan hastalarda semptomlara neden olabilir.
  • Sebepler
  • Hepatit Nasıl Sözleşmeli?
  • Hepatit D HDV kaynaklı. Enfeksiyon, bulaşıcıdır ve enfeksiyon kapmış bir kişinin vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla yayılır.
  • idrar
  • vajinal sıvılar

semen

kan

doğum (anne'den yeni doğan bebeğe)

Hepatit D'ye yakalandıktan sonra, belirtiler belirir. Bununla birlikte, hepatit B'ye zaten sahipseniz, hepatit B kullanmışsanız. Philadelphia Çocuk Hastanesine göre, hepatit B hastalarının yaklaşık yüzde 5'i hepatit gelişmeye devam edecektir. Hepatit D'yi, sözleşmenizle aynı anda geliştirebilirsiniz. hepatit B.

  • Reklam Reklamı Reklamı
  • Risk Faktörleri
  • Hepatitis D için Kimler Tehli?
  • hepatit B'ye sahipseniz

, hepatit D'ye yakalanma riskiniz var

diğer insanlarla seks yapan bir erkekler

sıklıkla kan nakli yaptırır

enjektabl enjekte edilebilir veya intravenöz ( IV) eroin gibi ilaçlar

Tanı

  • Hepatit D Nasıl Teşhis Edilir?
  • Hepatit D belirtileri varsa hemen doktorunuzu arayın. Sarılık olmayan hastalık belirtileri varsa, doktorunuz hepatitten şüphelenmeyebilir.
  • Doğru bir teşhis yapmak için, doktorunuz kandaki anti-hepatit D antikorlarını tespit edebilen bir kan testi yapacaktır. Antikorlar bulunursa, virüse maruz kalmışsın demektir.
  • Karaciğer hasarından şüpheleniyorsanız doktorunuz size karaciğer fonksiyon testi de yapacaktır. Bu kanınızdaki protein, karaciğer enzimleri ve bilirubin düzeylerini ölçerek karaciğerinizin sağlığını değerlendiren bir kan testidir. Karaciğer fonksiyon testinden elde edilen sonuçlar, karaciğerinizin stresli veya hasarlı olup olmadığını gösterecektir.

AdvertisementAdvertisement

Tedavi

Hepatit D Nasıl Tedavi Edilir?

Akut veya kronik hepatitler için bilinen herhangi bir tedavi yöntemi yoktur. Diğer hepatit formlarından farklı olarak, antiviral ilaçlar HDV tedavisinde çok etkili gibi gözükmemektedir.

İnterferon adı verilen, 12 aya kadar büyük dozlarda bir ilaç verilebilir. İnterferon, virüsün yayılmasını önleyecek ve hastalığın hafifletilmesine neden olabilecek bir protein türüdür.

Bununla birlikte, tedaviden sonra bile, hepatit D'li insanlar virüsü pozitif test edebilir. Bu, iletimi önlemek için ihtiyati tedbirlerin kullanılması hala önemlidir.

Yinelenen semptomları izleyerek de proaktif kalmanız gerekir.

Eğer siroz veya başka bir karaciğer hasarı varsa, karaciğer nakline ihtiyacınız olabilir.

Karaciğer nakli, hasar gören karaciğeri çıkarmak ve vericiden sağlıklı bir karaciğere dönüştürmeyi içeren önemli bir cerrahi işlemdir. Karaciğer naklinin gerekli olduğu durumlarda, insanların yaklaşık yüzde 78'i ameliyattan beş yıl veya daha fazla yaşıyor.

Reklam

Görünüm

Birisi için Hepatit D Uzun Vadeli Görünüm Nedir?

Hepatit D iyileştirilemez. Karaciğer hasarının önlenmesinde erken teşhis önemlidir. Hepatitiniz olduğundan şüpheleniyorsanız derhal doktorunuzu aramalısınız. Durum tedavi edilmediğinde komplikasyonların ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir. Bunlar arasında şunlar sayılabilir:siroz

karaciğer hastalığı

karaciğer kanseri

Kronik hepatit D hastalarının, akut enfeksiyon hastalarına göre komplikasyonları gelişme olasılığı daha yüksektir.

Reklam Reklamı

  • Önleme
  • Hepatit Nasıl Önlenebilir?
  • Hepatit D'yi önlemenin bilinen tek yolu, hepatit B ile enfeksiyonu önlemektir. Hepatit B riskini azaltmak için aşağıdaki koruyucu önlemleri alabilirsin:

Aşı ol. Hepatit B için tüm çocukların almaması gereken bir aşı var. İntravenöz ilaçları istismar edenler gibi enfeksiyon riski yüksek olan erişkinler de aşı olmalı. Aşı genellikle altı aylık bir süre boyunca üç enjeksiyon dizisi ile verilir.

Korumayı kullanın. Her zaman cinsel eşinizle birlikte bir prezervatif kullanarak her zaman güvenli seks yapın. Eşinizin hepatite veya başka cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yakalanmadığından emin değilseniz, asla korunmasız cinsiyete başvurmamalısınız.

Yasadışı uyuşturucular kullanmaktan kaçının. Eroin veya kokain gibi enjekte edilebilir yasadışı uyuşturucular kullanmaktan kaçının veya bu ilaçları kullanmayı bırakın. Uyuşturucu kullanmayı bırakamıyorsanız, onları enjekte ettiğinizde steril bir iğne kullandığınızdan emin olun. Asla iğneleri başkalarıyla paylaşmayın.

Dövme ve piercing konusunda dikkatli olun. Delici veya dövme yaptırdığınızda güvenilir bir dükkana gidin. Ekipmanın nasıl temizlendiğini sorun ve çalışanların steril iğneler kullandıklarından emin olun.

Источник: //tr.medic-life.com/hepatitis-d-19750

Hepatit B Hastalığı

Hepatit B, C ve D Tedavisinde İnterferonlar

Hepatit B hastalığı, daha çok karaciğerde iltihaba neden olur ve aynı zamanda Hepatit B virüsünün neden olduğu viral özellikli bir hastalıktır. Hepatit B, bu grupta yer alan virüs türleri arasında sadece biri olmaktadır.

Kan, temas ve aynı zamanda cinsel yollarla bulaşma ihtimali olan Hepatit B hastalığı, herhangi bir belirti vermeden ilerleyebilir ancak ileri evrelerde karaciğer kanserine ya da sirozla sonuçlanan çok ciddi bir rahatsızlığa neden olabilir. Hepatit B akut belirtilerinin ani başlar ya da kısa sürede sonra erebilir.

Hepatit B hastalığının kronik olması hastanın genel olarak yaşıyla bağlantılıdır. Ayrıca kronikleşme oranı, insanların yaşı arttıkça düşer, bebeklerde kronikleşme oranı genel olarak yüzde doksan iken, çocuklarda ise yüzde yirmi beş, elli arasında, yetişkin insanlarda ise yüzde beş oranında olmaktadır.

Akut Hepatit B enfeksiyonu yaklaşık olarak altı aydan daha uzun bir sürede iyileşmezse, enfeksiyon kronikleşme özelliğine sahiptir ve bu durum ömür boyu devam edecektir.

Hepatit B hastalığı genel olarak virüs kaynaklı bir rahatsızlıktır. İnsan vücudunun kendi bağışıklık sisteminin neden olduğu hasarın bir sonucu olarak bağışıklık hepatiti olarak adlandırılır. Bazı ilaçların, kimyaların ya da diğer toksinlerin bir yan etkisi olarak meydana gelebilir.

Çok fazla alkol içen bireylerin karaciğer yapısında yer alan hücreler için toksit oluşturmaktadır ve bu durum da karaciğer hasarının en yaygın nedeni arasındadır. İnsan vücudunda yer alan en önemli organlar arasında yer alan karaciğerin zarar görmesine neden olan çok sayıda virüs bulunur. Bu virüsler ise Hepatit A, B, C, D ve E olmaktadır.

Bunların hepsi farklı yapıda olan virüslerdir. Bir virüs hattat kalmak ve aynı zamanda tekrar çoğalmak için konak vücuttaki hücreleri kontrol etmeye, bozmaya ihtiyaç duyan küçük bir partikül olmaktadır. Hepatit B hastalığı kanla taşınan bir virüs olma özelliğine sahiptir. Karaciğeri çok büyük oranda etkileyerek, karaciğeri tahrip eder.

Hepatit B çok bulaşıcı bir hastalıktır. HIV hastalığından çok daha bulaşıcı olmaktadır. En az yedi gün boyunca insan vücudunun dışında bile canlı kalabilir.

Hepatit B hastalığının altı ay içerisinde herhangi bir iyileşme belirtisi göstermezse, hastalık kronikleşmiş bir hale gelir. Ayrıca kronik B çok ciddi bir hastalıktır.

Uzun bir sürede karaciğer hastalığı, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri ve hatta insanların hayatını kaybetmesi gibi çok ciddi sonuçlara neden olur.

Hepatit B virüsüne sahip olan bir kişinin kan dolaşımında büyük oranda virüse sahip ise, büyük ihtimalle virüs bir başkasına da bulaşır. Hepatit B virüsü AIDS den yüz kat daha bulaşıcı bir güce sahiptir.

Bu nedenle çok az bir oranı da hastalığı başkasına bulaştırmak için bile yeterli olmaktadır. Hepatit B hastalığına neden olan HBV ile enfekte olan bir kişinin kanı, semeni, vajina sıvısı ya da diğer vücut sıvıları başka bir kişinin vücuduna girmesi durumunda, hastalık bulaşmış olur.

Hepatit B hastalığı anneden bebeğe bulaşabilir. Anne adayının hamilelik sürecinde değil de, daha çok doğum aşamasında annenin kanıyla bebeğe bulaşır. Hepatit B virüsü aynı zamanda korunmasız seks sırasında bulaşır.

Hepatit B virüsü cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanılmadan, seks yapılması durumunda partnere bulaşır. Dövme ya da vücudu delme de Hepatit B hastalığın oluşmasına neden olur. Akupuntur da azsa olsa bir risk bulunur.

Kişisel eşyaların paylaşımı hastalığın bulaşmasında çok etkilidir.

Hepatit B Hastalığının Belirtileri

Hepatit B hastalığı bazı hastalarda herhangi bir belirti göstermez. Bazı kişilerin sadece grip hastalığında olduğu gibi bazı hafif belirtiler gösterir ve bu durumda hasta doktora gitmeyi düşünmez.

Hastaların yüzde otuzu, Hepatit B hastalığına sahip olduğunun farkına varmaz ve hastalık virüsünü diğer insanlara da geçmesine neden olabilirler. Hepatit B hastalığına sahip olan kişilerin bir kısmında ciddi belirtiler meydana gelirken, bazılarında ise herhangi bir belirti meydana gelmez.

Hepatit B hastalığına sahip olan kişilerde yorgunluk, ağrı, sızı ya da iştah kaybı gibi belirtiler ortaya çıkar. İnsan vücudunun en önemli organlarından biri olan karaciğer hafif hasarlara karşı bile çok dayanıklıdır. Karaciğerin bir kısmının zarar görmesi durumunda bile işlevini tam anlamıyla yerine getirmektedir.

Karaciğeriniz hasar görmüş olsa bile, herhangi bir belirti gösteremeyebilir. Hepatit B hastalığının belirtileri genel olarak, hastalığa sebep olan virüsün bulaşmasından doksan gün sonra meydana gelir. Ancak hastalığın belirtilerinin meydana geldiği bu süre altı ya da altı ay arasında değişiklik gösterir.

Bu belirtiler dışında hastadan görülen diğer belirtiler ise, yorgunluk, güçsüzlük, genel olarak iyi hissetmeme durumu, iştah kaybı, bulantı ya da kusma, kilo kaybı, karaciğer kısmında acı, rahatsızlık, kaşıntı, avuç içinde meydana gelen kırmızı lekeleri, vücutta meydana gelen ince kan damarları, idrarın koyu bir renge sahip olması, cinsel dürtü, bozulan uyku düzeni, karın boşluğunun şişmesi, ayak bileklerinin, bacaklarının ve aynı zamanda ayakların şişmesi, yüksek ateş, titreme, koyu siyah katran renginde dışkının olması, nefes darlığı, kan kusmak, sarılık, zihin bulanıklığı ve sersemlik durumu gibidir.

Hepatit B Hastalığının Tedavisi

Hepatit B hastalığında uygulanan tedavi yöntemi ilaç tedavisidir. Hasta doktor kontrolünde ilaçlarını düzenli olarak kullanır. Karaciğerin durumuna göre, işlevini yapıp, yapmadığına ya da hastalığın ilerleyip, ilerlemediğinin kontrolü sağlanır.

Hepatit B virüsü tedavisinde hastaya verilen ilaçlardan biri interferondur. Bu ilaç karaciğer hasarının azalmasına yardımcı olur ve aynı zamanda hastalık virüsünün çoğalmasını önler. Bu hastaların yarısı ise tedaviye olumlu bir sonuç verir.

Hastalığın şiddetli olması ve virüsün çok olması, ilaç kullanımında herhangi bir fayda sağlamaz. Aksine daha çok zararlı olmaktadır.

Hepatit B hastalığı belirtilerinin hafif olduğu durumlarda, iğneyle hastanın vücuduna ilaç verilir. Hastaların yüzde kırkında fayda sağlamaktadır. Bu ilacın ne kadar süre kullanılacağını doktor belirler. Aynı zamanda yan etkisi olan bir ilaçtır.

İnsan vücudunun koruyucu kalkanı olan bağışıklık sistemini harekete geçirmektedir. Kullanılan bir diğer ilaç ise lamivudinedir. Bu ilacın yan etkisi bulunmamaktadır. İnterferonla beraber uygulandığında daha etkili bir sonuç ortaya çıkarmaktadır.

Bu ilacın bırakılması durumunda virüs daha çok çoğalmaya başlar. Çünkü virüs bu ilaca krşı direnç göstermektedir.

Hepatit B hastalığının tedavisinde birtakım yöntemler uygulanır. Bu yöntemler şöyledir:

İnterferonlar: İnsan vücudunun koruyucu kalkanı olan bağışıklık sistemi tarafından viral enfeksiyonla baş edebilmesi için doğal olarak üretilen bir protein olmaktadır. tedavi ya pegile interferon alfanın haftada bir kez ya da standart interferon alfanın haftada üç kere enjekte edilmesi gerekir.

Diğer ilaçların aksine, direnç gelişimi standart interferon alfa ya da pegile interferon alfa ile bağlantılı bir sorun değildir. Tedaviye ek olarak alternatif ilaçlardan uzun süreli viral süpresyonuna yol açması daha imkanlı olmaktadır. Kesin hastalık belirtileri interferona diğerlerine göre daha duyarlıdır.

İnterferon ile yapılan tedavinin olumsuz tarafı, enjeksiyon ihtiyacı olması ve yoğun yan etkilerinin olmasıdır.

Nükleosit/nükleoid analogları (NA’lar ya da NUC’Ier): Hepatit B virüsünün çoğalmasını engellemek için, virüsün DNA kopyalarını yaparken de kullandığı normal yapı taşlarının taklidini yapan sentetik kimyasalladır.

 Nükleosit ya da nükleoid analogları, önemli oranda kanda yer alan virüs miktarını düşürür. Bu grupta kullanılan birçok ilaç bulunur. İlaçların hepsi ağız yoluyla alınır. NA’ların en önemli sorunu direnç gösterebilmesidir. Bu nedenle Hepatit B virüsü ilaçtan etkilenmez.

Virüs çok hızlı bir şekilde direnç geliştirir ve sonuç olarak tedavi artık etki etmez. Hasta tekrar aynı belirtilere geri döner.

Источник: //evdesifa.com/hepatit-b-hastaligi/

Hepatit A,B,C Nedir? Belirtileri ve Tedavileri

Hepatit B, C ve D Tedavisinde İnterferonlar

Hastalığının etkeni Hepatit A virüsüdür (HAV). Virüs , hastalığı geçirmekte olan kişilerin dışkısında bulunur ve dışkının bulaşması ile yayılır.

Uygun koşullarda yani hijyenik koşulların ihmal edildiği durumlarda besin maddelerine bulaşan bu dışkı artıkları ile virüs insan vücuduna girerek karaciğerinde yerleşmekte ve hastalığı meydana getirmektedir.

Virüs , diğer taraftan dışkı ile bulaşan içme veya kullanma suları ile , hastalarla yalın temas ile veya cinsel temas yolu ile , ayrıca hasta ile aynı tuvaleti kullananların hijyenik kurallara uymaması ile de bulaşma mümkündür.

Belirtileri ; iştahsızlık , bulantı , ateş , mide bölgelerinde ağrı , koyu sarı renkli idrar ve göz aklarında sarı renk oluşmasıdır. Çocuklar hastalığı hafif belirtilerle geçirirken , erişkinlerde daha ağır klinik tablolar görülebilir. Hepatit A aşısı olmak hastalıktan korur.

Tedavi ; yatak istirahati , sıvı takviyesi , ateş düşürücü ilaçlar ve karaciğer fonksiyonlarını düzenleyici Alternatif bitkisel tedavidir.

Hepatit B

Hepatit B (HBV) virüsünün sebep olduğu karaciğer iltihabıdır. Hepatit B virüsü esas olarak karaciğer hücrelerinde yerleşir ve çoğalır. Zamanla karaciğeri tahrip edebilecek boyutlara ulaşabilir. Ayrıca , karaciğer kanserinin oluşma sebeplerindendir.

Virüsün bulaşması kan yoluyla ve en sık  olarakta yakın temasla yani vücut sıvıları olan tükürük , ter , cinsel organ sıvıları ile bulaşır.

Hastalığa bulaşmış kan ve kan ürünlerinin nakli , bilinçsiz enjektör kullanımı (örn : uyuşturucu bağımlılarında ortak kullanım).

Yeterli steril olmamış cerrahi aletlerle yapılan ameliyatlar , sünnetler , kuaför ve berberlerdeki iyi sterilize edilmemiş manikür ve pedikür setleri , traş bıçağı ve makaslar , kulak deilme işlemleri ve ortak kullanılan diş fırçaları Hepatit B virüsünü en sık bulaştıran işlemlerdir.

Türkiye’de her 10 kişiden 1’i Hepatit B virüsü taşımakta ve bulaştırmaktadır. Her 3 kişiden 1’i ise Hepatit B ile karşılaşmıştır. Kuluçka süresi 2 -6 ay arasında değişir.

Bu süreç sonunda hastalık belirtileri olan halsizlik ve yorgunluk hissi , iştah kaybı , bulantı , kusma , deri ve göz aklarında sarılık , idrar renginde koyulaşma , karın ağrıları , karaciğer bölgesinde hassasiyet gelişir.

HBV bulaşmış her 10 bebekten 9’u ve her 10 erişkinden 1’i virüsü birkaç ay içinde ( max 6 ay ) vücuttan atmayı başaramazsa , bunu yaşam boyu taşıyarak etrafına yaycaktır.

Hastanın immun direncine göre değişmekle birlikte karaciğerde ağrı hasar oluşması durumunda siroz ve karaciğer kanseri görülebilmektedir. Kronik hepatitlerde bu ölüm oranı % 25’ tir.

HBV , karaciğer kanserlerinin % 70 – 80’ inden sorumludur ve sigaradan sonra bilinen en yaygın kanserojendir. Risk gruplerı şöyle sıralanabilir.

  • HBV’ li annelerin bebekleri
  • Ev içinde HBV hastası veya taşıyıcısı olanlar
  • Birden fazla kişi ile cinsel ilişkisi olanlar
  • Eşcinseller
  • Kan ve kan ürünü kullananlar
  • Diyaliz hastaları
  • Damar içi ilaç bağımlıları
  • Sağlık personeli
  • Toplu halde bulunulan yerler. Yani , okullar , kreşler , kışlalar , yurtlar , huzurevleri vs.

Hepatit B aşısı , HBV enfeksiyonundan eğer kurala uygun yapılmışsa ve antikor düzeyi koruyucu düzeyde olmuşsa , HBV enfeksiyonundan tam koruma sağlar. Antikor düzeyi yeterli değilse aşı tekrarlanır. Hepatit B , tedavisi için bazı kriterler bilinmelidir. HBV taşıyıcıları için geliştirilmiş bir tedavi yoktur.

Ancak , şanslı bir durum olarak tedavi , taşıyıcılarda gerekmemektedir. Kronik aktif Hepatit B ise taşıyıcılıktan farklıdır. Burada hafif , orta veya ağır bir iltihaplanma süreci vardır ve karaciğer yavaş yavaş bir harabiyete gitmektedir. Siroz aşamasına gelmiş hepatit B ‘ de tedavi , evrelemeye göredir.

Genelde tedavi uzman tarafından kronik HBV hastalığında bir tedavi karar şemasına göre yapılır. Tedavide interferon ve antiviral ilaçlar sıklıkla kullanılır. Yalnız , interferon kullanımı belli kriterlere bağlı olarak kontrol altında yapılır ve yan etkileri oldukça fazladır.

Alternatif tedavi ise , yan etkileri olmayan immün sistemi tetikleyici ve geliştirici , hücre yenilenmesini ve detoksifikasyonu sağlayan bitkisel ürünlerle yapılır.

Hepatit C

Hepatit C, aynı ismi taşıyan virüsün ( HCV )yaptığı genellikle kronikleşen , karaciğer hücrelerinde önce iltihap , sonra ise harabiyet gelişimine sebep olan bir hastalıktır. Belirtileri Hepatit A ve B’ ye benzer veya daha hafiftir.

Bulantı , kırıklık , halsizlik , iştahsızlık , ateş , baş ve karın ağrıları olabilri. Sanlık belirtileri gelişmeyebilir , ancak zaman zaman koyu renkli idrar görülebilir. Hepatit C’nin Hepatit A ve B gibi aşısı yoktur.

En iyi koruma hijyen kurallarına uymaktır.

Bulaşma yolu Hepatit B gibidir. Damarlardan ilaç ve / veya eroin bağımlılarında olduğu gibi aynı iğneyi başkalarında kullanım , hemodiyaliz hastaları , vücudu delici , kesici cisimle kesilenler (operatör doktorlar , tatua yaptıranlar) kolayca enfekte olabilirler. Kuaför ve berberlerde de hijyenik şartlara uyulmazsa bulaşma meydana gelebilir.

Kronik HCV, akut enfeksiyondan 6 ay sonra temizlenememiş enfeksiyon demektir. Karaciğer enzimlerinin kontrolü ile hücre hasarı hakkında fikir elde edilebilir. HCV hastalarının yaklaşık % 20’ sinde siroz gelişebilir. Siroz gelişmiş hastalarda primer karaciğer kanseri ( HCC ) gelişme riski yüksektir.

Tedavide HBV enfeksiyonu gibi interferon ve antiviral ilaçlar kullanılır. Aynı şekilde bu tür tedavide de ciddi yan etkiler meydana gelebilir.

Alternatif olarak yan etki problemi olmayan immunite geliştirici , detoksifiye edici ve hücreyi rejenere edici bitkisel tedavi ( fitoterapi ) yapılabilir.

Источник: //kansersavas.com/hepatitler-hepatit-a-hepatit-b-hepatit-c.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть