Her Yıl 1 Milyon Bebek Kalp Hastalığı İle Dünyaya Geliyor

Her yıl 1 milyon bebek kalp hastası olarak dünyaya geliyor

Her Yıl 1 Milyon Bebek Kalp Hastalığı İle Dünyaya Geliyor

Tüm anne-babaların en büyük hayali ve mutluluğu, bebeklerini sağlıkla kucaklarına almaktır. Ancak hamilelik sırasında oluşan birtakım enfeksiyonlar, akraba evlilikleri, yoğun sigara kullanımı gibi çeşitli birçok faktör, bebeklerin birtakım sağlık sorunlarıyla dünyaya gelmesine neden olur.

Dünyada her yıl 1 milyon, Türkiye’de de 13-15 bin bebeğin doğumsal kalp hastalıkları ile dünyaya geldiğini söyleyen Acıbadem Üniversitesi Çocuk Kalp Damar Cerrahisi ve Acıbadem Bakırköy Hastanesi KVC Bölüm Başkanı Prof. Dr.

Tayyar Sarıoğlu, doğumsal kalp hastalıkları ile ilgili önemli bilgiler verdi, tanı ve tedavi yöntemlerini anlattı.

Tüm dünyada her 1033 bebekten 7-12’si doğumsal kalp hastalığı ile gözlerini hayata açıyor. Bu sorunla dünyaya gelen bazı bebeklere doğar doğmaz müdahale edilmesi gerekiyor. Bazı bebeklerde ise belirti vermeyen kalp hastalığı, sinsice ilerleyerek çok ileri yaşlarda ciddi bir sorun olarak ortaya çıkabiliyor.

Yeni gelişmeler sayesinde pek çoğu sağlığına kavuşuyor
Kalbin odacıkları arasındaki delikler, kalp kapakçıkları arasındaki darlık ve yetersizlikler, karıncık ve kulakçıkların gelişim bozuklukları gibi, 200’den fazla doğumsal kalp hastalığı sayılabiliyor. Ancak günümüzdeki teşhis ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde her 10 çocuktan 9’u tamamen tedavi edilerek sağlıklı bir hayat sürebiliyor. Önceleri umutsuz gibi görünen anomalilerin bile artık iyileştirilebilme imkanı bulunuyor.

 

Akraba evlilikleri, hamilelik sırasında geçirilen ağır viral enfeksiyonlar, annede diyabet hastalığı, hamilelik sırasında kullanılan bazı ilaçlar, anne adayının röntgen ışınlarına veya radyasyona maruz kalması, 35 yaşın üzerindeki hamilelikler, hamilelik sırasında sigara ve alkol kullanımı doğumsal kalp hastalıklarının bilinen başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Down Sendromu gibi bazı kromozom anomalisi olan bebeklerde ise doğumsal kalp hastalığı görülme riski daha yüksek oluyor.

Anne karnında tespit edilebiliyor
Anne karnındaki bebeğin kalbi fetal ekokardiyografi ile 16. haftadan itibaren görülebiliyor. Bu incelemede kalp ve damarlarla ilgili bozukluklar tespit edilebiliyor.

Doğumsal kalp hastalığı tespit edilen bebeklerin çoğuna kalp ameliyatı ve girişimsel tedaviler gerektiğinden, özellikle risk grubu içindeki annelerin hamilelik sırasında fetal ekokardiyografi ile incelenmesi büyük önem taşıyor.

Bazı kişilerde kalp ve damarlardaki basınç ve akımları ölçmek için kateter ve anjiografi gerekebiliyor. Ayrıca bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans tetkikleri ile kalp ve akciğer anatomisi, dolaşımı ve damarsal anomalileri tespit etmek mümkün olabiliyor.

Elektrokardiyografi ve efor testiyle de gerekli bazı ilave bilgiler elde edilebiliyor.

Ameliyatsız tedavi mümkün
Doğumsal kalp anomalisiyle doğan bebeklerin çoğu kalp ameliyatı ve girişimsel tedavilere ihtiyaç gösteriyor. Akciğer-kalp makinasının kullanıldığı açık kalp ameliyatlarında, kalbin ve akciğerlerin işlevi geçici bir süre akciğer-kalp makinesi tarafından sürdürülüyor.

Bu esnada kalp durdurularak kalp ve damarlardaki tamirler yapılıyor. Bazı kapalı kalp ameliyatlarında ise akciğer-kalp makinesine ihtiyaç duyulmadan da operasyon tamamlanabiliyor. Belirli bazı anomalilerde göğsün yan tarafından yapılan küçük kesilerle kalbe ulaşılarak ameliyat yapılabiliyor.

Bu tür ameliyatlarda hastanede yatış ve iyileşme süresi çok daha kısa oluyor.

“Girişimsel prosedür” denilen kateter yolu ile ameliyatsız tedavilerde kalpteki bazı delikler kapatılabiliyor, kapak ve damarlardaki darlıklar genişletilebiliyor, bazı damar açıklıkları ve anormal damar tıkanabiliyor ve suni kapaklar yerleştirilebiliyor. Ameliyat ve tedavilerin başarıyla sonuçlanması; çocuk kardiyolojisi, kalp cerrahisi, çocuk hastalıkları, yenidoğan doktorları ve sağlık ekiplerinin bir arada çalışması ile mümkün oluyor.

İlk 1 ay içinde yapılacak tedaviler hayat kurtarıyor
Doğumsal kalp hastalığı ile doğan her 3 bebekten 1’inde doğumdan sonraki ilk 1 ay içinde “siyanoz” adı verilen morarma, nefes alıp vermekte güçlük, beslenme zorluğu, halsizlik, hareketsizlik, iştahsızlık ve kilo alamama, sık sık hastalanma gibi ciddi belirtiler yer alabiliyor. Bu bebeklerin acil ameliyata alınması gerekebiliyor. İlk 1 ay içerisindeki yapılacak ameliyat ve tedaviler hayat kurtarıyor.

Bazı çocuklarda ise ilk yıllarda belirgin bir şikayet görülmeyebiliyor. Ancak daha sonraki yıllarda, geç çocukluk döneminde çarpıntı, çabuk yorulma, nadiren egzersiz sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı bulguları ortaya çıkabiliyor. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerekiyor.

Hayat boyu takip edilmeli
Kalp ameliyatları ve girişimlerden sonra çocukların yüzde 90’dan fazlası normal ve normale yakın fonksiyonlarla hayatlarını sürdürebiliyor.

İleride sağlıklı doğum yapabiliyor, basketbol oyuncusu olabilecek kadar normal ve üretken kişiler olarak hayatlarını sürdürebiliyor. Ancak büyük kalp ameliyatı geçirmiş çocuklara ağır ve yarışılacak spor türleri tavsiye edilmiyor.

Kalp ameliyatlarından sonra çocukların 6 ay-1 yıl aralıklarla hayat boyu takip edilmeleri gerekiyor.

Bu belirtilere dikkat!
Doğumsal kalp hastalıklarının başlıca belirtileri:

  • Bebeğin ağız içi, dudakları ve tırnaklarında morluk
  • Çok sık soluk alıp verme ve nefes alıp verirken kaburgalarda çekilme görülmesi
  • Meme emmek istememe ya da emerken çabuk yorulma
  • İştahsızlık ve kilo almada zorluk, çabuk yorulma
  • Sık sık solunum yolu hastalığı geçirme

Video: Bebeklerde kalp anomalisi oluşmaması için alınabilecek önlemler var mıdır?

İlginizi çekebilir

Bebeklerde doğumsal kalp hastalıkları nelerdir?

Çocuklarda görülen doğumsal kalp hastalıklarının tanı ve tedavi yöntemleri

Kalp hastalığı anne karnında teşhis edilebiliyor

Doğumsal kalp hastalıklarında dikkat edilmesi gerekenler

Prematüre bebeği hayata hazırlamanın 6 yolu

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/her-yil-1-milyon-bebek-kalp-hastasi-olarak-dunyaya-geliyor

Her yıl 13-15 bin bebek kalp hastalıklı doğuyor

Her Yıl 1 Milyon Bebek Kalp Hastalığı İle Dünyaya Geliyor

Dünyada her yıl bir milyon, ülkemizde her yıl 13-15 bin bebek doğumsal kalp hastalıklı olarak dünyaya geliyor.

Karıncık ile kulakçıkların gelişim bozuklukları, kalbin odacıkları arasındaki delikler ve kalp kapakçıklarındaki bozukluklar başta olmak üzere 200’den fazla doğumsal kalp hastalığı mevcut.

Yüreklere su serpen haber ise günümüzdeki teşhis ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde her 10 çocuktan 9’unun tedavi edilerek sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri. Çocuk Kalp Cerrahisi Prof. Dr.

Tayyar Sarıoğlu, bu noktada erken teşhis ve uygun tedavinin anahtar rol üstlendiğine işaret ederek, “Doğumsal kalp hastalıklarında, çocukların yüzde 30’unun, doğumdan sonra ilk bir ay içinde tedavi edilmeleri gerekiyor. Bu nedenle ebeveynlerin bu hastalıkların belirtilerini tanımaları ve zaman kaybetmeden bir hekime başvurmaları çok önemli” dedi.

BU BELİRTİLERE DİKKAT!

Doğumsal kalp hastalığı ile doğan her 3 bebekten 1’inde doğumdan sonraki ilk 1 ay içinde çeşitli belirtiler gelişiyor. Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu doğumsal kalp hastalıklarında asla atlanmaması gereken başlıca belirtileri şöyle sıralıyor:

– Bebeğin dudakları, ağız içi ve tırnaklarında oluşan morluk.

– Çok sık solup alıp verme ve nefes alıp verirken kaburgalarda oluşan çekilme.

– Sık sık solunum yolu hastalığı geçirmek.

– Emzirme sırasında emmek istememe veya emerken çabuk yorulma.

– İştahsızlık ve kilo almada güçlük.

– Çabuk yorulma.

Doğumsal kalp hastalıkları bazı çocuklarda ise ilk yıllarda belirgin bir sinyal vermiyor. Bu durumda ilerleyen yıllarda çocukta çarpıntı, nefes darlığı, çabuk yorulma, egzersiz sırasında göğüs ağrısı gibi şikayetler sıralanabiliyor.

Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu, bugünkü teknolojik imkanlar, bilgi ile deneyim sayesinde en karmaşık ve en riskli kalp hastalıkları ile doğan bebeklerde bile yüzde 90’dan fazla başarı sağlanabildiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr.

Tayyar Sarıoğlu, bazı kalp ameliyatlarında (kapalı kalp ameliyatları) akciğer- kalp makinasına ihtiyaç duyulmadan da onarım gerçekleştirilebildiğini belirterek, günümüzde uygulanan diğer yöntemleri de şöyle anlatıyor: “Belirli bazı anomalilerde göğsün yan tarafından yapılan küçük kesilerle (minimal invaziv ) kalbe ulaşılarak ameliyat gerçekleştirilebiliyor.

Bu tür ameliyatlarda hastanede yatış ve iyileşme süresi çok daha kısa olabiliyor. Göğüs kafesinin iyi gelişmiş olduğu büyük çocuklarda, bazı anomaliler robotik cerrahiyle de düzeltilebiliyor. Bazı durumlarda girişimsel prosedür denilen yöntemlerle, kateter yoluyla ameliyatsız tedaviler gerçekleştirilebiliyor.

Kalpteki bazı delikler bu yolla kapatılabiliyor, kapak ve damarlardaki darlıklar genişletilebiliyor, bazı damar açıklıkları ve anormal damarlar kapatılabiliyor ve bazen suni kapaklar yerleştirilebiliyor”

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.