Hipertansiyon İle Baş Etmenin Yolları

Sizler için günümüzde birçok kişide görülen tansiyon hastalığı ile ilgili detaylı bir yazı hazırladık. Tansiyon sinsi ve ciddi bir rahatsızlıktır. Oldukça dikkatle gözlenmesi gerekmektedir.

Yazımız içerisinde; Tansiyon nedir? Hipertansiyon (Yüksek tansiyon) nedir? Hipertansiyon (Yüksek tansiyon) nasıl anlaşılır? Hipertansiyon (Yüksek tansiyon) nasıl tedavi edilir hangi tedavi yolları yapılır? Tansiyonu çıkaran yiyecekler hangileridir? Hipertansiyon hastaları hangi besinleri tüketmelidir? sorularının cevaplarını bulabileceksiniz.

Tansiyonun tanımı ile başlayalım. Öncelikle tansiyon denilen şeye kan basıncı demek doğru olacaktır. Vücudunuzdaki damarlar içerisindeki kan, dolaşım yaptığı esnada bir basınç oluşturmaktadır.

Bu basınç ta gün içerisinde yapılmakta olan iş ya da yediğiniz besine göre bazı farklılıklar gösterebilir. İşte bunun adına da tansiyon denmektedir. Tansiyonu iki şekilde ölçümlemek mümkün olacaktır.

  1. Sistolik Basınç (Büyük Tansiyon)
  2. Diyastolik Basınç (Küçük Tansiyon)

Tansiyon hastalığında iki durum da ciddi ve tehlidir. Ancak yüksek tansiyon hastası, daha yüksek önem arz etmektedir. Yüksek tansiyonun diğer adı ise hipertansiyondur.

Yüksek Tansiyon Nedir? Normal tansiyon ne kadar olmalı?

Kişinin bir gün içerisinde, kan basıncının belli bir süre ile yüksek olması durumuna yüksek tansiyon yani hipertansiyon denilmektedir.

Tansiyonu milimetre civa mmHg cinsinden tanımlamak mümkündür. Bir insan için olması gereken, yani en uygun değere sabit tansiyon değerleri; büyük tansiyonun 12 mmHg, küçük tansiyonun ise 8 mmHg olmasıdır.

Damarlardaki kan basıncının, yani tansiyonun 120 ila 129 mmHg arasında olmasına normal tansiyon denir. Eğer tansiyon 130 ila 139 mmHg arasında ise bu duruma da yüksek normal tansiyon denilmektedir.

Eğer tansiyon, 140 mmHg ya da üzeri ise bu durum yüksek tansiyona işarettir. Hipertansiyon denilen bu hastalık, özellikle Türkiye’de çok yaygın şekildedir. Bu konuda bir istatistik, her 3 kişiden 1’inin hipertansiyon hastası olduğunu söylemektedir.

Ancak erkeklere göre kadınlarda daha sık görülmektedir. Ancak hipertansiyon hastalarının çoğu orta yaş grubundadır.

Türkiye için nüfus oranına bakıldığı zaman yüzde 30’luk bir kısmı gençler oluşturmaktadır. Yani hipertansiyon hastalığı yaşı 30 yaşın da altına inmiştir. Ve bu durum kesinlikle ciddiye alınması gereken bir durumdur.

Öte yandan 60 yaş üzeri hipertansiyon görülme oranı yüzde 60 ila 80’lere kadar dayanmaktadır. Ülkemizdeki bu yüksek tansiyon hastalığının sıklığı görülür ancak hastalığı insanların yaklaşık yüzde 40’ı farkına varmaktadır.

Tansiyon nedir? Hipertansiyon (Yüksek tansiyon) nedir? Nasıl tedavi edilir? | Yüksek tansiyon hastaları genelde tansiyon ölçme hastalığına kapılır ve devamlı tansiyon ölçmeye başlar. Bu vücuttaki stresi arttırır ve tansiyon yükselmesi ruhsal olarak da zarar vermeye başlar

Tansiyon Nasıl Ölçülür?

Kan basıncı dediğimiz tansiyon, tansiyon aleti ile ölçülmektedir. Tansiyonu doğru ölçebilmek için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar şunlardır;

Öncelikle tansiyon ölçüm işlemi yapılmadan kısa bir süre önce kahve ya da sigara içilmemesi gerekir. Aksi takdirde doğru sonuçları el edemeyebilirsiniz.

Tansiyonu ölçülecek kişinin dinlenmiş olması gerekmektedir.

Tansiyon ölçümü sırasında, tansiyon aletinin manşonu kalp seviyesinde tutulmalıdır. Tansiyon aletinin ölçüm için manşonu doğru bir boyutta seçilmelidir.

Hipertansiyon nelere yol açmaktadır? Hipertansiyonun zararları nelerdir?

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi; hipertansiyon sinsi bir rahatsızlıktır. Ancak ciddidir. Bu sebeple kişi, her yaşta hipertansiyon hastası olabilir. Öncesinde de herhangi bir belirtisi yoktur. Direkt olarak ortaya çıkmaktadır.

Hipertansiyonun kontrol altına alınmadığı durumlarda, çok ciddi problemlere neden olabilmektedir. Sizler için bunları sıralayalım;

  1. Kalp Hastalıklarına sebep olmaktadır.
  2. Felç riskini arttırmaktadır.
  3. Bacak ve boyun damarlarında tıkanmalara neden olmaktadır.
  4. Böbrek hastalıklarına sebep olmaktadır.
  5. Kalp yetmezliğinin başlıca sebeplerindendir.
  6. Zaman içerisinde görme kayıplarına yol açmaktadır.

Eğer ailenizde yüksek tansiyon rahatsızlıkları varsa ve yaşınız 40 üzeri ise mutlaka günlük olarak tansiyonunuzu ölçmelisiniz. Ayrıca ailede şeker hastalığı mevcutsa, gebelik durumu varsa, şişman ve sigara kullanıyorsanız, riskiniz bulunuyor demektir.

Her gün tansiyonunuzu ölçerek, kontrol etmenizde fayda vardır.

Tansiyon nedir? Hipertansiyon (Yüksek tansiyon) nedir? Nasıl tedavi edilir? | Yüksek tansiyon hastaları fazla kilolardan kurtulmalı ve günde en az 1 saat spor yapmalı

Hipertansiyon ile başa çıkmak için neler yapılmalıdır?

Eğer tansiyon hastası iseniz ve doktor kontrolünden geçtiyseniz, size önereceği şey hayat standartlarınızı değiştirmeniz olacaktır. İlk olarak tansiyon hastası kişi, sağlıklı olduğu kiloyu bilmelidir. Ve aynı kiloda da kalmalıdır.

Hipertansiyon hastası olan kişilerin kesinlikle tuz tüketimlerini kısıtlamalıdır.

Bunun yanında meyve ve sebze tüketimi arttırılmalıdır.

Doymuş yağ ve total yağ tüketimleri kesinlikle azaltılmalıdır.

Alkol tüketimine son verilmeli ve sigara kullanımından vazgeçilmelidir.

Düzenli olarak bir fiziksel aktivite ya da spor yapılmalıdır.

Hekim kontrolünde verilen ilaçlar kesinlikle zamanında alınmalıdır.

Tansiyon hastası olan kişilerin, düzenli spor yapması halinde ilaçların dozları düşürülebilir. Spor yapmak, kalp hastalığı ve farklı kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltmaktadır.

Ayrıca spor insanları enerjik hale getirir. Stresinizi azaltarak kilo vermenize de yardımcı olmaktadır. Yaşamınızın kalitesini arttırarak, kemik ve kaslarınızı güçlendirmenize de yardımcı olmaktadır.

Her şeyden önemlisi tansiyon hastalarının unutmaması gereken konu, hipertansiyonun en büyük sebebinin beslenmek ve stres olmasıdır.

Sağlıklı olmanın ilk kuralı elbette ki sağlıklı beslenmektir. Görüyoruz ki günümüzde kronik ve ölümcül hastalıkların ortalama yaşı oldukça aşağılara kadar düşmüştür. Bu istatistiğe bakıldığında, en büyük sebep yine yanlış ve düzensiz beslenmektir.

Hem tansiyon hastası olmanın hem de tansiyonun yükselmesinde beslenmenin önemi oldukça büyüktür.

Tansiyon yükselten yiyecekler hangileridir? Hangi gıdalar yüksek tansiyon hastalığına neden olur?

Tansiyon hastalığına yakalanmanızda, besinlerin önemi büyüktür. Böyle bakıldığında, yememeniz gereken ya da az tüketmeniz gereken besinler bulunmaktadır. Bu tansiyonu yükselten yiyecekler hangileridir? sizler için aşağıda listeledik.

Tansiyon nedir? Hipertansiyon (Yüksek tansiyon) nedir? Nasıl tedavi edilir? | Yüksek tansiyon hastaları yada hastası olmamak için sağlıklı beslenme modeline geçilmesi gerekir

1. Tuz

Tuz, tansiyon hastalığının en büyük sebeplerinden birisidir. Normal şartlarda, günlük yenmesi gereken tuz miktarı tam olarak 1 çay kaşığı ayarında olmalıdır. Çünkü yiyeceklerin içerisinde zaten tuz bulunmaktadır.

Sizin yemeklere katmış olduğunuz ekstra tuz ise vücut için oldukça zararlıdır.

Fazla tuzun hipertansiyon ve inmeye sebep olduğunu unutmamalısınız.

2. Tuzlu Gıdalar

Yiyeceklerin raf ömrünün uzun olması açısından, yüksek oranda tuz konmaktadır.

Zeytin, turşu ve salamura ürünlerinin tümünde aşırı tuz bulunmaktadır.

Yüksek oranda tuz, insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Ve tansiyonun yükselmesine sebep olmaktadır. (Yazımızın alt kısmında tuzun zararları ile ilgili geniş bir yazımız mevcuttur.)

3. Tatlı

Sürekli ve aşırı şekilde tatlı içecek ve yiyecekleri tüketmek, tansiyonun yükselmesine sebep olmaktadır.

Aşırı tatlı içeceklerden kaçınılmalıdır.

Tatlı yenecekse de ölçülü olarak yenmelidir.

4. Doymuş Yağ Oranı Yüksek Olan Yağlar

Doymuş yağ oranı yüksek olan yağların yemeklerde bile kullanılmaması gerekir. Bu yüzden katı yağları değil de, sıvı yağları tercih etmek çok daha doğru olacaktır.

Katı yağların aşırı tüketimi de tansiyonun yükselmesine sebep olacaktır.

5. Şekerli Yiyecek

Tahminimizce şekeri ve şekerli yiyecekleri sevmeyen kimse yoktur. Ancak içerisinde yüksek derecede şeker barındıran yiyecekler, tansiyonun yükselmesine sebep olmaktadır. (Yazımızın alt kısmında şekerin ne kadar zararlı olduğu ile ilgili geniş bir yazımız mevcuttur.)

6. Fast- Food Yiyecek

Günlük hayatta sıkça tükettiğimiz fast food yemekler, insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.

Sürekli olarak tüketilen fast food yiyecekler, tansiyonunuzu dengesiz hale getirecek ve olumsuz yönde etkileyecektir.

7. Şekeri Yüksek Olan Yiyecek

Özellikle hazır içeceklerin içerisindeki, şeker oranları oldukça yüksektir. Şeker oranı yüksek olan içecekleri tüketmek tansiyonunuzu yükseltmektedir.

8. Çikolata

Çikolatayı sevmeyen neredeyse kimse yoktur. Ancak çikolatanın aşırı tüketimi de tansiyonunuzu dengesizleştirerek, yükseltmektedir.

Yukarıda saymış olduğumuz bu yiyecek ve içeceklerin dışında günlük olarak tükettiğiniz koyu çay ve kahve de tansiyonunuzu olumsuz yönde etkileyerek, yükseltmektedir.

Bunların dışında alkol tüketimi de tansiyonu yükselten etkenlerden biridir.

İnsan vücudunda, tansiyonun sürekli yüksek oluşu, damar ve kalpte ciddi sorunlara yol açmaktadır. Bu sebeple eğer kişiye tansiyon hastalığı tanısı konuldu ise; sürekli olarak tansiyon takip edilmelidir.

İlaçlar kesinlikle düzenli bir şekilde kullanılmalıdır. Ayrıca saymış olduğumuz yiyecek ve içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Beslenme, tansiyon ile doğru orantılıdır.

Unutulmamalıdır ki; beslenmek yalnızca karın doyurmak değildir.

Beslenme; tüm hastalıkların başlıca sebeplerindendir. Mümkün olduğu sürece ev yemekleri tercih edilmelidir.

Hazır gıdaların tüketimi değil de; ev yapımı ürünlerin tercihi yapılmalıdır. Özellikle tansiyonda alkol ve sigaradan kesinlikle uzak durulmalıdır.

Tüm yiyecekler için geçerli kural şudur. Beslenirken aşırıya kaçılmamalıdır. Ve stresten kesinlikle uzak durulmalıdır.

“Her şeyin fazlası zararlıdır”

Kaynaklar ve Dış Bağlantılar

Источник: https://www.gelgez.net/tansiyon-nedir-hipertansiyon-yuksek-tansiyon-nedir/

Hipertansiyon Hastalığı Tanısının Konulması Için Uygulanan Yöntemler

Hipertansiyon İle Baş Etmenin Yolları

Hipertansiyon belirlemesi için uzman hekimler detaylı şekilde test ve tetkikler yapılmasını ister. Bu tetkikler dahilinde gerekli tedavi planlaması yapılarak kısa süre içinde çözüm için adım atılması gerekmektedir.

Hipertansiyon Teşhisi

Hipertansiyon tanımı, damarların içinde bulunan kanın damarların duvarlarında meydana getirdiği yüksek basınca denir. İnsanlarda kan basıncı bir tansiyon manşeti yani sfigmomanometre ile ölçülmektedir.

Stetoskop, manşet, ölçme aleti ya da otomatik bir cihaz kullanılarak tansiyon belirlenebilir. Uzmanların çoğunluğu yaptıkları fiziksel muayenelerine rutin bir parça olarak ekler. Hipertansiyonun erken dönemde fark edilerek tedavi sürecine başlanması diğer organların zarar görmesinin önüne geçer.

Bu tansiyon türü tedavi altına alınmadığında ve fark edilmediğinde ciddi düzeyde riskler meydana getirebilir.

Amerikan Kalp Derneği tıbbî bir ortamda kan basıncını ölçmek adına belirli adımlar önerir;

  • Hasta kişi bir sandalye üzerinde en az beş dakika dinlenmeli, sırt bölgesi desteklenmeli ve ayakları yerde tutulmalıdır.
  • Hastanın kafein, sigara tarzı ürünleri içmemesi gerekir. 
  • Kan basıncını kontrol etmeden önce egzersiz yapmaması gerekir.
  • Hasta kişi beş dakikalık dinlenme süresinde kesinlikle konuşmamalıdır
  • Tansiyon manşeti kesinlikle kıyafetin üstüne yerleştirilmemelidir. Bu uygulama direkt olarak deri üzerinden yapılmalıdır.
  • Test edilecek kol masa ya da kol dayanağı üstünde desteklenerek dinlendirilmelidir.
  • Kullanılacak manşet hasta kişiye uygun ebatlarda olmalıdır.
  • Kan basıncı 1ila 2 dakika da en az iki kez kontrol edilir.
  • Tansiyon ile alakalı kontrolün ilk ziyaretinde kan basıncı okuma işlemi her iki koldan ölçülür. Tedaviye karar vermek için iki okumanın üstü kullanılmalıdır.

Kan basıncı ile alakalı yapılacak olan muayenede uzman hekim kullanılan reçeteli ilaçlar, reçetesiz ilaçlar, bitkisel ilaçlar, gıda katkı maddeleri, aile geçmişi ve tıbbi geçmiş hakkında detaylı şekilde sorular sorar.

Bunun dışında uzman sigara, alkol ve diğer zararlı maddelerin kullanımları ile alakalı da hastaya sorular yöneltecektir. ölçülen kan basıncının 14/ 9 mm hg üstünde olması yüksek tansiyon hastası olunabileceğinin bir göstergesidir.

Teşhis edilmesi esnasında ekokardiyografi, elektrokardiyogram,  laboratuvar testler ve kan basıncı izleme işlemleri yapılmaktadır.

Yüksek tansiyonun vücutta yarattığı etkileri belirlemek ve var olan belirtileri detaylandırmak adına;

Fiziksel muayene esnasında kalp ve akciğerleri dinlenir, ayak bileklerinde nabız hissi vermeye bakılır, aort genişlemesi bulguları aranır.

Muayene yapan uzman hekim bunların yanı sıra boyun bölgesinde karotis büreleri ve abdominal aortik anevrizma konusunda araştırma yapacaktır.

Bir oftalmoskop yardımı ile detaylı göz muayenesi, göz küresinin arka tarafında bulunan küçük damarların incelenmesi de yapılır.

Kan tahlilleri yapılması kalp hastalığı, inme tarzında risk faktörler ile hipertansiyonun komplikasyonlarını araştırmak adına uygulanır. Böbrek fonksiyonlarının ölçülmesi içinde kan tahlili istenebilir.

  Tam kan sayımı, elektrolitler, BUN ve kreatinin değerlerine bakılır. Kan içinde bulunan  kolesterol ve trigliserid düzeyleri ölçülür.

Ultrason işlemleri böbrek için, CT taraması uygulaması karın ya da her ikisi böbrekler, böbrek üstü bezleri hasarları ve genişlemesini değerlendirmek adına uzman tarafından istenebilir.

Elektrokardiyogram( EKG )

Kalp hızı ile ritmini değerlendirmek adına yardımcı olur. Kalp kasının kalınlığı konusunda detay verir. Hipertansiyon sorunu uzun süre devam ederse kalp kasında hipertrofiye ya da vücudun arterinde meydana gelen artmış basınca karşı kan itimi sağlamak daha büyük olacaktır.

Eko kardiyogram

Kalbin ultrason ile muayene edilmesidir. Anatomik yapıyı ve kalbin işleyişini değerlendirme yapmak için kullanılır. Test sonucu bir kardiyolog tarafından yorumlanmalıdır. Kalp kasının değerlendirilmesi yapılır ve ne kadar kalın olduğu belirlenir.

 Uygun bir biçimde hareket edip etmediği kanı vücuda verimli şekilde nasıl ittiği belirlenmektedir. Eko kardiyogram  kalp kapaklarında oluşmuş olan daralma ve yetersizlik içinde yapılır.

Kalbin büyüklüğünü, aortun şekli ve akciğerlerin değerlendirilmesi için tarama testi olarak kullanılabilir.

Doppler Ultrason

Kollar, bacaklar, eller ve ayaklar atım noktası kısmında atardamar kan akışını kontrol etmek adına kullanılmaktadır. Bu durum yüksek tansiyon ile ilişkili olabilecek periferik vasküler hastalıkların saptanması adına kullanılır.

Abdominal Ultrason

Karın organları, aort, böbrek arterleri ile mezenterik arterler dâhil majör arterlerde var olan kan akışını, mide ve bağırsağı değerlendirmektedir.

Hipertansiyon Belirtileri 

Yüksek tansiyon belirtileri aşağıdaki gibidir.

  • Şiddetli düzeyde baş ağrısı
  • Yorgunluk ve az düzeyde bir aktivite de bile halsizlik
  • Görme ile alakalı sorunlar
  • Göğüs ağrısı, bazı kişilerde şiddetli düzeyde
  • Nefes darlığı
  • Düzensiz şekilde kalp atışı
  • İdrarda gözlemlenen kan
  • Göğüs, boyun ya da kulaklarda ağrılar

Tanı koyulma işlemlerinden sonra uzman hemen gerekli tedaviye başlar. Bu sayede sağlıklı bir yaşama adım atılacaktır. Uzman hekimlerin önerdiği tavsiyelere uymak ve dışına çıkmamak gerekir. Yüksek kan basıncı hastalığı tedavi altına alınmazsa vücudun  diğer organlarına  ciddi düzeyde zarar verir.

(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://tansiyonum.com/hipertansiyon-tanisi

Hipertansiyon Belirtileri

Hipertansiyon İle Baş Etmenin Yolları

Hipertansiyon Belirtileri: Kan basıncı yüksekliği olarak bilinir ve birçok sebebe bağlıdır. Ülkemizin 3/5’inde bu rahatsızlık görülmektedir.

Yüksek tansiyon olarak da adlandırılan hipertansiyon, baş dönmesine, kafada zonklamalara, ense ve boyun bölümlerinde ağrı, kulak çınlamaları ve bazı durumlarda burun kanamaları görülür.

Hipertansiyon, çoğu zaman geç belirtiler gösterir ve bir anda etkisini göstermeye başlar. Tansiyon ölçülmeden yüksek tansiyon olduğu kolay kolay anlaşılmaz.

Hipertansiyon Nedir?

Damar içinde ki kanın damar çeperlerine yapmış olduğu basınç hipertansiyon olarak adlandırılır. Kanın damarların içinden baskı yapması damar içinde zedelenmelere ve hasar görmesi gibi sorunlara neden olur. Hipertansiyon rahatsızlığı olan kişilerin iç organlarına giden damarlarda tıkanmalar oluşur.

Hipertansiyon, kan akışını bozar ve organlara giden damarlarda sorun yaratması ile organ yetmezliğine neden olduğu gözlenir.  Sessiz ve sinsi ilerleyen bir problemdir hemen fark edilemez. Kalp, damar ve böbrekler üzerinde ciddi hasarlar oluşturabilir.

Hipertansiyonun damarlara ve organlara verdiği zarar zamanla gerçekleşir. Bir anda olan bir olumsuzluk değildir. Uzun yıllar fark edilmeyen yüksek tansiyon kalp krizi, beyin kanaması ve felç geçirme riski oluşturur. Tansiyonu yüksek olan her insan yüksek tansiyon hastası değildir.

Yüksek tansiyon hastası olan kişilerde genel olarak tansiyon normalden yüksek çıkmakta ve hep yüksek seyirler izlemektedir.

Yüksek tansiyon, hipertansiyon ve ya sessiz düşman olarak adlandırmaları vardır bu hastalığın. Damar yollarını zorlamasından dolayı beyin, kalp, damar ve böbrek sistemi üzerinde ciddi hasarlara neden olur. Hipertansiyon belirtilerinin en belirgin olanı yüksek değerlerde kan basıncına sahip olmaktır.

Hipertansiyon hastası olan kişilerde gözlenen belirtiler;

  • Baş ağrısı
  • Baş dönmeleri
  • Nefes alışlarda zorluk
  • Göğüs ağrısı ve kalp çarpıntısı
  • Görme bozuklukları
  • Halsizlik ve yorgunluk hissi
  • Burun kanamaları
  • Bacaklar da şişlik oluşması

Hipertansiyon belirtileri gözlemleyen kişiler doktora başvurmalı ya da tansiyon seyirlerini sürekli olarak gözlemelidirler. Yüksek tansiyon yani hipertansiyon erken fark edilmez ise tedavisi gecikir ve ileri ki dönemlerde hastalara ciddi başka sağlık sorunları yaşanır.

Hipertansiyon Nasıl Düşürülür?

Hipertansiyonu olan hastalarda sık sık tansiyon yükselmesi gözlenir. Tansiyonun yükseldiği anladığınız durumlarda yapılması gereken bazı önlemler vardır. Hasta yüksek tansiyon belirtisinde başını soğuk su ile yıkamalıdır. Soğuk su sinirleri uyarır ve tansiyonu düşürür. Soğuk su ile duş almakta etkili olacaktır.

Limon suyu da tansiyonu düşürmekte oldukça etkili bir formüldür. Yarım limonu sulandırarak içen hasta tansiyonunun düşmesini sağlar. Nar suyu da yüksek tansiyona iyi gelen bir meyvedir. Nar tüketimi hem tansiyonu düşürür hem de tansiyonun uzun süre istikrarlı kalmasını sağlar. Greyfurt suyu da tansiyon için etkilidir.

Fakat ilaç kullanılıyor ise ilaç ile greyfurt çabuk tepkimeye girebilmektedir. Greyfurt suyu tüketecek hastalar ve ya kişiler buna dikkat etmelidir. Tansiyon için sarımsak tüketimi de önerilen başka bir yiyecektir. Tuz hipertansiyonu tetikler ve tansiyon hastalarının kaçmaları gerekir. Tuzsuz ayran ya da yoğurt hızlı sindirildiği için olumlu sonuç verecektir.

Tansiyonun yükselmesi ciddi riskler taşır. Son zamanlarda görülen beyin kanamalarının büyük çoğunluğu hipertansiyona bağlıdır.

Hipertansiyon sfigmomanometre adı verilen bir tansiyon cihazı ile ölçülür. Bu alet kolunuza takılarak şişirilir ve kan akışının yavaşlaması sağlanır. Kan akışı yavaşça serbest bırakılarak stetoskop yardımı ile nabız dinlenir.

Dijital olarak da tansiyon ölçen aletler mevcuttur. Düzenli olarak tansiyonu gözlem altında tutulmalı ve bu yöntem ile tansiyon ölçümü gerçekleştirilmelidir. Sürekli yüksek seyirlerde yaşanıyor ise bu hipertansiyona işaret eder.

Tanı düzenli tansiyon ölçümleri sayesinde korunur.

Hipertansiyonda Beslenme

Yıl içinde belli aralıklar ile tansiyon ölçümleri yapılmalıdır. Sürekli tansiyon ölçümü de yararlı değildir. Bu yüzden gün içinde de yüksek tansiyona sahip olan kişilerde tansiyon yükselmesi rastlanabilir. Bu yüzden beslenmeye dikkat etmek önemlidir.

Tansiyonu kontrol altında tutmak isteyen hastalar fazla hareket etmelidir. İleri kiloları olan kişilerin spor yapması ve kilo vermeye çalışması gerekmektedir. Özel diyet yöntemi ile de bu desteklenmelidir. Fazla yağlı gıdaların tüketimi azaltılmalıdır. Tuz oldukça az kullanılmalıdır. Tuz hipertansiyon ile düşmandır.

Hazır gıdalarda bu hastalığı tetikler çünkü fazla yağ ve tuz barındırırlar.

Hipertansiyon Tedavisi

Hipertansiyon saptanan hastalar hayat standartlarını değiştirmelidir. Düzenli beslenmeye ve düzenli spor yapmaya özen göstermelidir. Orta ye da yüksek boyutlarda tansiyon yükselmeleri varsa uzman yardımı almak en önemlisidir.

Doktorlar bu derece hastalara genel olarak ilaç tedavisi uygularlar. Anjiyotensin dönüştürücü enzim içeren ilaçlar verilir. Bu ilaçlar tansiyonun düzenli seyir almasını sağlar. Kanda ki sıvının azaltılmasını da sağlanarak atardamar genişletilir.

Bu sayede kan akışını ve damarlarda ki hasar engellenmeye çalışılır.

Источник: https://www.belirtileri.com/hipertansiyon-belirtileri/

Hipertansiyonla baş etmenin yolları

Hipertansiyon İle Baş Etmenin Yolları

Yüksek kan basıncı anlamına gelen hipertansiyon, Türkiye’de her 3 kişiden 1’inde görülen yaygın ve sinsi bir rahatsızlık. Sinsi diyoruz çünkü bazen hiçbir belirti vermeden insan hayatını tehdit edebiliyor.

Yaygın hipertansiyon belirtileri arasında ense ağrısı veya burun kanaması bulunan hipertansiyon inme, kalp krizi ve kalp yetersizliği gibi hayati sonuçlar doğurabiliyor.

Hipertansiyonu olan 10 vakadan 9’unda tam olarak sebep bilinmemekle birlikte yaş, genetik miras ve aşırı kilo önemli rol oynuyor. Sebebin tam olarak bilindiği istisnai vakalarda ise hipertansiyon, böbrekler, böbrek üstü bezleri veya tiroit bezi hastalıklarına bağlanabiliyor.

İdeal tansiyon değeri 120/80 mm cıva ve altındayken, özellikle bahardan yaza geçerken kan basıncı mevsim değişikliğinden etkilenebiliyor.Hipertansiyonda dikkat edilmesi gereken 9 altın kural…

 

Yapılan araştırmalar sıcak aylarda damarların gevşemesine bağlı olarak tansiyonun biraz düşebileceğini gösteriyor. Öyle ki, seyrek de olsa sadece kışın tansiyon ilacı alan, yazın ilaçların kesildiği hipertansiyon hastaları dahi var. Dolayısıyla sıcaklık değişiklikleri olduğunda tansiyonunuzu daha yakından takip ederek, alışılagelmişin dışında ölçümler olduğunda hekiminize danışın.

Yazın sıvı tüketiminizi artırın

Yaz aylarında terlemeye bağlı su ve tuz kaybı artabileceği için atardamarların içindeki kanın yaratacağı kan basıncı, yani tansiyon düşme yönünde eğilim gösterebiliyor.

Yüksek tansiyonu olup ilaç alan kişilerde dahi tansiyon düşmeleri yaşanabiliyor ve düşük tansiyon bayılmaya yol açabiliyor.

Tansiyon sorununuz olsa da olmasa da yazın sıvı tüketimine dikkat edin ve çok terlediğiniz günlerde mutlaka sıvı tüketimini artırın.

Çay-kahve içmeyin

Her ne kadar yazın sıvı tüketiminin artırılması önerilse de, bu çay ve kahve tüketimini artırmak anlamına gelmemeli. Bu içeceklerin içerdiği kafein, idrar söktürücü etkiye yol açıyor ve idrarla fazla sıvı kaybı sonucu aslında negatif bir sıvı dengesi söz konusu oluyor.

Baş Ağrısı Hipertansiyon Yapar mı?

Hipertansiyon İle Baş Etmenin Yolları

Baş Ağrısı ile Hipertansiyon bilmecesi; ”Yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtadan çıktı ” bilmecesine benzer şekilde cevaplaması zor bir konudur.

Baş ağrısı ve hipertansiyon arasındaki aşk yüz yıllardır süren bir bilmecedir(1). Halen güncel haber ve kaynaklar hala hipertansiyon ve baş ağrısı arasındaki aşkı anlatan (olabilir) hikayeleriyle doludur.

Be nedenle hepimiz gündüz görülen tatlı rüyalar aleminde baş rolümüzü oynarız.

Neden hipertansiyon ve baş ağrısı aşkı Mecnun ile Leyla aşkına taş çıkartır?

Nedenler şöyle sıralanabilir;

  • Baş ağrısı antihipertansif  tedavilerin yan etkisidir,
  • Hipertansif ensefalopati ile baş ağrısı birliktedir,
  • Bazı antihipertansif ilaçlar baş ağrısı proflaksisinde kullanılır öyleki baş ağrısı oluşmadan birlikte tedavi ettiği düşünülür(2).
  • Hipertansiyon baş ağrısının epifenomenidir
  • Baş ağrısı olan hastalar genelde ”tansiyonum yükseldi çünkü başım ağrıyor” şöyle der der. Bu endişe içine ölçülen tansiyon değerleri genellikle yüksek saptanır ve bu yanlış algı öğrenilmiş olarak olarak devam eder. Ayrıca öğrenilmiş gerçek gibi nesilden nesile aktarılmaktadır.

Janeway 1913 de hipertansif > 160 hastalarda yaptığı geniş çalışmalarda tipik migrenle ilişkili olmayan hipertansif baş ağrısının sabah kalkınca başlayıp sabah vaktinde gerilemekte olduğunu saptamıştır.

Ancak bu çalışmanın yanıltıcı tarafı SB> 230 mm Hg olan malign hastaları ve anestezi sonrası başağrısı olan hastalar çalışmaya dahil edilmiş olmasıdır.

(3)Norveçte yapılan çalışmada  baş ağrısı topluluğu kriterlerine göre migren ve migren olmayan baş ağrıları ayrılmış, Baş ağrısı tedavisi verildikten sonra hastaların tansiyonları ölçülmüş, toplumda sanılanın aksine bazal kan basıncı yüksekliği olanlarda 11 yıl sonrasında baş ağrısında azalma ile ilişkili bulunmuş(4).

Hipertansiyon ve baş ağrısı olan hastalar kan basıncı düzeylerinin ağrısız dönemlerden farklı olmadığını göstermiştir. Ancak baş ağrısı olan hastalar sağlık kuruluşlarına çok sık baş vurmaları nedeniyle tansiyon değerlerini sık ölçmektedir bu sebeple aralarında bir ilişki kurulmaktadır.

Ayrıca baş ağrının başlamasından önceki kan basıncı ağrının başlangıcında ölçülenden, belirgin olarak farklı değildir ve hastaların büyük çoğunluğu zirve kan basıncı değerlerine ağrısız dönemde ulaşmışlardır.
Yapılan bir çalışmada baş ağrısı olan hastalarını sistolik tansiyonları

  • 22.8%160 mm Hg    aralarında istatiksel fark saptanmamıştır.

Baş ağrısının akut başlaması ve yüksek kan basıncı hipertansif krizin bileşeni olup sıklıkla subaraknoid kanama belirtisidir.Sonuç olarak hipertansiyon öyküsü olup baş ağrısı ile gelen hastalar tam değerlendirmeye tabi tutulmalı ve baş ağrısı kan basıncı yüksekliğine bağlanmamalıdır.

Baş ağrısı kan basıncı yüksek olanlarda daha yaygın olup olmadığı sorusuna cevap için, nüfus anketleri bakmak gerekir.Bu konuda yapmış ilk çalışmada (1960-1962) Hipertansif tedaviye başlanıp etkisini göstermeye başladığında  birkaç gün baş ağrısı ortaya çıkıyor.

 Bu çalışmada ritinopati varlığında baş ağrısı prevalansının daha fazla olduğu görülmüş. Buna karşılık sonuçlar tartışmalıdır zira baş ağrısı olanlar önceden hipertansiyonları olup olmadığını bilmemektedirler. Hastanın %74 ünde bilinen baş ağrısı varmış. Hipertansiyonu olduğundan haberi olmayan larada %16 baş ağrısı varmış (5).

Steward ın yaptığı çalışmada diyastolik kan basıncı  >90 olanlarda baş ağrısı %45 bulunmuş ancak baş ağrısı 0lmayanları diyastolik hipertansiyon ile ayırt etmek mümkün olmamış.

Steward; gerçek bir “hipertansif  baş ağrısı” hipertansif retinopati ve malign hipertansiyonu olan hastalarda ise oldukça nadirdir bulunduğu ve hastaların büyük çoğunluğunda anksiyete bağlı olabileceği sonucuna varmıştır(6).

Bir çok çalışmada hipertansif hastalarda psikojenik nevrozlara sebep olacağı  görüşü ağırlık kazanmaktadır. Yedi tane çift kör çalışmada sistolik basınçla baş ağrısı ilişkisi bulunmazken diastolik basınçla zayıf ilişkili bulunmuş. (4,12)
Artmış sistolik kan basıncı ve nabız  baş ağrısı prevalansı azalabilir. Baroreseptör aracılı hipoaljezi . (6, 11,12) Ayrıca, artansistolik kan basıncı migren dışı baş ağrısı veya migren bir azalma sıklığı ile ilişkili olduğu bulunmuştur (2,3,10 )Bir ambulatuar kan basıncı izleme sırasında baş ağrısı ve kan basıncı arasındaki ilişki incelendi. Seri gözlemler çift kör katılan 54 hasta, propranolol ve klonidin içeren plasebo-kontrollü bir çalışma yapılmıştır(5) Her vizitede, hastaların bir önceki ziyarette tansiyon söyledi ve daha sonra bugünkü ziyarette tansiyon değerini tahmin etmesi istendi. Ayrıca semptomlar (baş ağrısı da dahil olmak üzere) ve genel semptomlar sorgulanmış. Korelasyon katsayısı (0.17) oldukça zayıf olmasına rağmen kan basıncı ve klinik ziyareti sırasında kaydedilen gerçek kan basıncı hastaların tahminleri arasında anlamlı bir ilişki vardı. Ancak, bu tahminin septomları ile ilgisi yoktu. Olumsuz ruh hali sadece tahmin edilen ve gerçek ölçülen basınç ile ilişkili bulunmuştur.Yeni yapılan bir çalışmada  obstrüktif uyku apne şiddeti ve sabah erken baş ağrısı sıklığı arasında anlamlı bir ilişki bulundu(7,8). Aynı zamanda uyku apnesinin başarılı tedavisi , baş ağrısı ve hipertansiyonu tedavi ederek, hipertansif hastada sabah baş ağrısı gizemini şimdi çözülmesini sağladı .Klinik çalışmalar bize baş ağrısı ve hipertansiyon genel popülasyonda hem de yaygın olduğunu göstermiştir. Bunun sonucu olarak bir arada olmaları kaçınılmazdır. Bununla birlikte, az sayıda çalışmalarda baş ağrısının normotansif lere göre hipertansif hastalarda biraz daha yaygın olduğunu desteklemektedir.Hipertansif hastalardaki baş ağrısının iki açıklaması olabilir. Hastaların çoğunda baş ağrısı spesifik değildir, bir nedeni veya hipertansiyonun bir sonucu olabilir; anksiyete gibi semptomların bir spektrumu ile ilişkili olabilir. Bu hastalarda, baş ağrısı varlığı, nadiren kan basıncı yüksekliği doğrudan bir sonucudur.Hastaların çoğu tanılarının farkında olduğu için,anksiyete ve gerginlik birçok durumda  baş ağrısına katkıda bulunur. Bu hastalarda  hipertansiyon tedavisinde; iyi olmanın hissini ortaya çıkaran, baş ağrısı ve diğer belirtiler rahatlatmaktır. Ama kan basıncı düşürücü tedavilerin bu belirtilerin iyileştirilmesi için doğrudan sorumlu olduğunu düşünmek için hiçbir neden yoktur.

Şu anda , hipertansiyon ve baş ağrısı arasında sağlam bir nedensel bağlantı kurmak için somut bir kanıt yoktur.

 Hipertansiyon baş ağrısı neden olmaz ve aslında baş ağrısı gelişimine karşı koruyucu olabileceğini yeterli kanıt var. Ancak  Tıp literatüründe bir çok çelişkiler vardır.

Birçok büyük çalışmalarda hipertansiyon ve baş ağrısının gelişimi arasında bir ilişkiden bahsedilmektedir(11-,12).

Kaynaklar

  1.  J Neurol Neurosurg Psychiatry 2002;72:431 doi:10.1136/jnnp.72.4.431
  2.   Buring JE, Hebert P, Romero J, et al. Migraine and subsequent risk of stroke in the Physicians’ Health Study. Arch Neurol1995;52:129–34.
  3.   Janeway TC. A clinical study of hypertensive cardiovascular disease. Arch Intern Med1913;12:755–98.
  4.    Hagen K, Strovmer LJ, Vatten L, et al. Blood pressure and risk of headache: a prospective study of 22 685 adults in Norway. J Neurol Neurosurg Psychiatry2002;72:463–6.
  5. National Center for Health Statistics. Plan and operation of the NHANES I Epidemiologic Followup Study, 1982–84. Hyattsville, MD: National Center for Health Statistics, 1987
  6.  Stewart WF, Ricci JA, Chee E, Morganstein D, Lipton R. Lost productive time and cost due to common pain conditions in the US workforce. JAMA. 2003;290:2443–2454.
  7. Bäck LJ, Liukko T, Rantanen I, Peltola JS, Partinen M, Ylikoski J, et al. Radiofrequency surgery of the soft palate in the treatment of mild obstructive sleep apnea is not effective as a single-stage procedure: A randomized single-blinded placebo-controlled trial. Laryngoscope 2009; 119 (8): 1621-1627.
  8.  Porthan KM, Melin JH, Kupila JT, Venho KK, Partinen MM. Prevalence of sleep apnea syndrome in lone atrial fibrillation: a case-control study. Chest 2004;125(3): 879-85.
  9. Cox CS, Mussolino ME, Rothwell ST, et al. Plan and operation of the NHANES I Epidemiologic Followup Study, 1992. Hyattsville, MD: National Center for Health Statistics,
  10. Scher AI, Stewart WF, Ricci JA, Lipton RB. Factors associated with the onset and remission of chronic daily headache in a population–based study. Pain. 2003;106:81–89.
  11.  Tronvik E, Stovner LJ, Hagen K, Holmen J, Zwart JA. High pulse pressure protects against headache: prospective and cross-sectional data (HUNT study). Neurology. 2008;70:1329-1336.
  12. Hagen K, Stovner LJ, Vatten L, Holmen J, Zwart JA, Bovim G. Blood pressure and risk of headache: a prospective study of 22 685 adults in Norway. J Neurol Neurosurg Psychiatry. 2002;72:463-466.

Источник: https://www.xn--aciltp-t9a.com/bas-agrisi-hipertansiyon

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.