Hipoparatiroidi Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

içerik

HİPOTİROİD

Hipoparatiroidi Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Tiroit bezinin normalden çok çalışarak aşırı miktarda tiroid hormonu üretmesine hipertiroidi denilir. Çeşitli nedenlerle kanda tiroid hormonunun artmasına ise tirotoksikoz denilir. Her ikisininde belirti ve bulguları aynıdır. Her iki durumda da kanda T3 ve T4 tiroid hormonlarının düzeyi artar. Kanda TSH düzeyi ise düşer.

En sık görülen nedeni Graves hastalığı denilen durumdur. Sıcak nodüller özellikle yaşlı hastalarda hipertiroidinin diğer önemli bir sebebidir. Tiroid hormonlarının kontrolsuz alımı, bazı iltahabi tiroid hastalıkları, aşırı iyot alımı ve doğum sonrası tiroid hastalığı diğer hipertiroidi ve tirotoksikoz sebepleri arasında sayılabilir.

Hipertiroidi oldukça rahatsızlık ve şikayet oluşturan, zarar verici toksik bir durumdur.

Hipotiroidizm nedir?

Kanda tiroid hormonlarının normalden az olmasına hipotiroidi denir. En önemli ve en sık görülen sebebi tiroid bezinin az çalışmasıdır. Tiroid bezinin az çalışması tiroidit denilen iltahabi tiroid hastalığına  (Hashimato) bağlı olarak gelişir.

Hashimato tiroiditi kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Tiroid bezinin ameliyatla çıkarılması ve radyoaktif iyot tedavisi hipotiroidinin diğer sebepleri arasında sayılabilir.

Nadiren de kullanılan bazı ilaçlara veya bazı nadir beyin hastalıklarına bağlı olarak da hipotiroidi oluşabilir.

Hipotiroidinin en sık rastlanan belirtileri neler?

Hipotiroidinin belirtileri hastalığın şiddetine bağlı olarak değişim gösterir. Hastalığın erken dönemlerinde çok belirgin olmayan şikayetler hastalığın şiddeti arttıkça çok belirgin hale gelir. Erken dönemlerde şikayetler genellikle yaşlılığa bağlanır ve tanısı zordur.. Ayrıca şikayetler çok çeşitlilik gösterir.

Bu nedenle hastalık pek akla gelmez ve başka gerekçelerle yapılan testler sonucunda tesadüfen ortaya çıkar.  En sık görülen belirtiler yorgunluk hissi, uyuşukluk, halsizlik, dikkat bozukluğu ve unutkanlıktır. Depresyon hipotiroidi hastalarında çok sık görülür.

Ses kalınlaşması, üşüme, cilt kuruluğu, terlemede azalma, saç dökülmesi, kabızlık, kilo alma, kilo vermede zorluk, tırnaklarda kırılma ve iştah kaybı sıklıkla görülür.

Hastalığın daha da ilerlediği durumlarda hareket yavaşlaması, kramplar, kalp ritminde yavaşlama, göz etrafında şişlik, el ve ayaklarda şişlikler görülmeye başlanır. Ancak her hastada bu bulgu ve belirtilerin hepsi bir arada bulunmayabilir.

Kalpte de sorunlara yol açabilir mi?

Evet, özellikle tedavi edilmeyen hastalarda önemli sorunlara yol açabilir. Hipotiroidide kalp hızında yavaşlama görülür ve tansiyon yükseliği oluşur.

Kanda kolesterolün yükselmesine bağlı olarak damar sertliği ve kalp damar hastalığı oluşur. Hastalığın ilerlemesi durumunda kalp zarlarında sıvı birikir ve kalp yetmezliği gelişebilir.

Bu nedenle hipotiroidi hastalarının düzenli olarak kalp kontrolü yaptırmalı, kan kolesterol düzeylerini ölçtürmeleri gerekir.

Sindirim sisteminde nasıl problemler yaratıyor?

Hastalarda kabızlık çok sık görülen bir şikayet olarak ortaya çıkar. Bütün sindirim sistemi hareketlerinde yavaşlama olur.. Bu durum hazımsızlık, şişkinlik ve kabızlık şikayetlerine neden olur. Ayrıca, safra kesesi hareketlerinde oluşan yavaşlama hazımsızlık şikayetlerinde artışa neden olur. Hipotiroidi mide ve barsaklarda emilim bozukluğuna da yol açar.

Demir, B vitamini ve folik asit emilimindeki azalmaya bağlı olarak kansızlık hipotiroidi hastalarında sıklıkla ortaya çıkar. Metabolizma azalmasına bağlı olarak oluşan üiüme hissi kansızlıkla beraber iyice artar.

Hipotiroidi hastalarının kan sayımı ölçümlerinin düzenli olarak yapılması ve kansızlık gelişmişse demir, B vitamini, folik asit ve selnyum gibi element ve vitaminleri almaları gerekir.

Böbrekleri de etkiliyor mu?

Evet. Hipotiroididen maalesef böbrekler de etkileniyor. Böbreklerle ilgili bulgular erken dönemde pek gözlenmezken hastalık ilerledikçe ortaya çıkıyor. Böbrek kan akımında azalma ve idrar yapımında azalma gelişiyor. İdrarın yapısında değişiklik oluşuyor.

Vücutta su ve tuz tutulumunda artış ve buna bağlı olarak tansiyon yüksekliği gelişiyor. İleri evrelerde su ve tuz tutulumundaki artışa bağlı olarak miksödem denilen ağır tablo gelişebiliyor.

Ancak günümüzde hastalığın tanısı daha erken evrelerde konulabildiği için böyle ağır durumlarla pek sık olarak karşılaşılmıyor.

Solunum sisteminde ne tür sorunlar görülür?

Hipotiroidi bütün sistemleri etkilediğinden solunum sistemi de olumsuzluklardan nasibini alır. Bu hastalarda solunum sayısında azalma ortaya çıkar.

Zaten bu hastalarda halsizlik bitkinlik gibi şikayetler varken daha az oksijen alınması hastaların daha da enerjisiz kalmalarına neden olur.

Kas hareketlerinin esnekliğinin azalmasına ve boğaz kuruluğuna bağlı bağlı olarak horlama ve uykuda apne denilen kısa süreli solunum durmaları özellikle kilolu obez hastalarda ortaya çıkabilir. Ödem ve esneklik azalmasına bağlı olarak ses kalınlaşması görülebilir.

Kramplar hipotiroidi habercisi olabilir mi?

Bazen hipotiroidinin tek belirtisi kaslarda kramplarıolabilir. Bu şikayeti olan hastalarda tiroid fonksiyonlarına bakmak gerekir. Kramp şikayetine kas güçsüzlüğü ve kas ağrıları da eşlik edebilir. Reflekslerde ve hareketlerde yavaşlama kas sertleşmesine bağlı olabilir. Eklemlerde ağrı, eklem hareketlerinde kısıtlılık ve eklemlerde şişlik görülebilir. 

Ciltte nasıl değişiklikler olur?

En önemli bulgular ciltte olur. Cilt kuru, kaba, kalın ve soğuktur. Terlemenin azalmasına, yağ bezlerinin az çalışmasına bağlı olarak cilt kurudur. Saçlar kalın ve kabadır. Saç dökülmesinde artış olur.

İleri evrelerde kaşlarda da azalma gçrülebilir. Tırnaklar kolay kırılır ve kabalaşmıştır. Tırnakların uzaması yavaşlar üzerinde yarıklar oluşabilir. Ciltteki soğukluk ve solukluk kansızlıkla iyice belirginleşir.

Yüzde sarımtırak soluk bir renk hakim olur. 

Hipotirodinin kısırlığa yol açtığı söyleniyor..

Hipotiroidi hastalarında adet düzensizliği sıklıkla görülür. Adet sayısında artma ve kanama miktarında artış görülür. İleri evrelerde adetlerde azalma izlenir. Cinsel isteksizliğe yol açtığından ve yumurtlamayı azalttığından gebe kalma zorlaşabilir.

Kısırlık tedavisi gören hastalarda hipotiroidi görülme oranı yükselmektedir. Bazı çalışmalarda hipotiroidi ile kısırlık arasında paralellik bulunmuştur.

Bu nedenle özellikle tüp bebek yapacak hastaların tiroid fonksiyonlarının incelenmesi eğer hipotiroidi var ise tedavisi gerekir.

Çocuklarda zeka geriliği yaptığı doğru mu?

Tiroid hormonları doğumdan sonra gelişme ve büyüme için mutlaka gereklidir. Yenidoğanlarda tiroid bezinin az çalışması beyin ve sinir sistemindeki gelişmeyi durduracağı için zeka geriliğine neden olur. Bu çocuklarda dil büyüktür.

Ses kaba ve kalındır. Cil kuru ve kalındır. Güçlükle beslenebilirler. Kemik yaşı geri kalır, dişler zamanında çıkmaz. Bu ağır tablo ortaya çıkmadan tanı doğumdan hemen sonra konmalı ve tedavi en kısa sürede başlamalıdır.

Aksi takdirde zeka geriliği kalıcı hale gelir.

Çok üşüme hipotiroidi belirtisi olabilir mi?

Özellikle yaşlılarda çok üşüme hipotiroidinin tek belirtisi olabilir. Metabolizmanın azalmasına bağlı olarak vücut ısısında azalma meydana gelir.

Vücut daha fazla ısı kaybını önlemek için bir savunma mekanizması olarak damarların büzülmesini ve cilt kan akımının azalmasını sağlar. Bu durum soğuğa karşı olan tahammülsüzlüğü iyice artırır.

Hipotiroidi nedeniyle gelişen kansızlık vücudun ısınmasını iyice güçleştirir. Özellikle yaşlı hastalar ellerinin ve ayaklarının sıcak havalarda bile üşüdüğünden yakınırlar.

Hipotiroidi kolesterol düzeyini de etkiliyor mu?

Hipotiroidi hastalarında lipid metabolizmasında azalma oluşur. Bu nedenle kanda lipid düzeyleri artar. Bazen hipotiroidinin tek bulgusu kanda lipid düzeyinin artması olabilir.

Yapılan ölçümlerde hipotiroidi hastalarında kan total kolesterolünde ve kötü kolesterol dediğimiz LDL’nin miktarlarında artışlar olduğu saptanmıştır. Kan kolesterol ve kötü yağların artışı kalp damar hastalıklarının hipotiroidi hastalarında daha sık gelişmesine neden olabilir.

Bu hastalarda hipotiroidi tedavisiyle kan kolesterol ve LDL düzeyleri yavaş yavaş normale döner.

Şişmanlığa yol açıyor mu?

Hipotiroidi metabolizmanın yavaşlamasına sebep olur. Metabolizmanın yavaşlamasına bağlı olarak hipotiroidi bir miktar kilo almaya sebep olabilir.

Ancak tedavi ile alınan kilolar kolaylıkla geri verilemez. Aşırı kilo alma ancak ağır hipotiroidinin olduğu durumlarda ortaya çıkabilir.

Bu durumda da kilo alma çoğunlukla su ve tuz tutulmasına yani ödeme bağlıdır ve hipotiroidinin tedavisiyle düzeltilebilir.

Bu hastalık sık görülüyor mu?

Bu hastalık oldukça sık ve yaygın görülmektedir. Tüm toplum bireylerinde yaklaşık %5 oranında görülmekle birlikte kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır. Yaş ilerledikçe hipotiroidinin görülme sıklığı artar.

Yaşlılarda 20 kadından birinde aşikar veya gizli hipotiroidi görülebilmektedir.

Ailesinde hipotiroidi olanlar, daha önce tiroid hastalığı geçirenler, tiroid ameliyatı olanlar veya radyoaktif iyot (atom) tedavisi olanlarda hipotiroidi görülme sıklığı artmaktadır.

Peki, hipotiroidinin sebepleri neler?

Hipotiroidinin en önemli sebebi Hashimato hastalığı olarak bilinen tiroid bezinin iltahabi ahstalığıdır. Tam olarak mekanizması belli olmamakla beraber bağışıklık sistemindeki bir bozukluktan ortaya çıktığı sanılmaktadır.

Ayrıca, ameliyat ile tiroid bezinin tamamının veya bir kısmının alınması, radyoaktif iyot (atom) tedavisi, lityum gibi bazı ilaçların alınması hipotiroidi sebepleri arasında sayılabilir. Gebelik veya doğumdan sonra, iyot azlığı veya çokluğu hipotiroidinin diğer sebepleridir.

Nadir olarak bazı beyin ve sinir hastalıkları da hipotiroidi yapabilir.

Nasıl teşhis ediliyor?

Hekimin ilk önce hipotiroididen şüphelenmesi gereklidir. Daha sonra tanı koymak çok kolaydır. Kan TSH, T3 ve T4 düzeylerine bakılır. Genellikle T3 ve T4 düzeyleri normalken TSH düzeyinde artış gözlenir.

Daha ileri durumlarda TSH düzeyi çok yükselir ve o durumlarda T3 ve T4 düzeylerinde düşme gözlenir. AntiTPO ve AntiTg gibi antikor denilen kan proteinlerinin düzeyinin de ölçülmesi gereklidir.

Hashimato hastalığında bu değerlerin bazen her ikisi de bazen sadece biri yüksek bulunur. Antikor düzeyleri tedaviyle düzelmez.

Peki nasıl tedavi ediliyor?

Bir kere teşhis edildikten sonra kan TSH düzeyinin normale indirilmesi gerekir. Bunun için T4 hormonu ilaçla dışarıdan verilir. Tiroksin denilen bu hormon uygun dozlarda alınırsa hiçbir zararı yoktur, kullanılması kolaydır yan etki oluşturmaz.

İlaç düzenli olarak sabahları aç karnına alınmalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki bu tedavi sadece kan değerlerini düzeltmek içindir. Hastalığın kendisini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle hastalar ömür boyu ilaç kullanmak zorundadır.

Ayrıca hastalara demir, B vitamini, folik asit ve selenyum gibi destek tedavilerinin verilmesi yararlıdır.

Источник: https://www.leventkabasakal.com/hastalik-turleri/tiroit/hipotiroit/

Hipotiroidi Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Hakkında Her Şey!

Hipoparatiroidi Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Vücudumuzda boyun kısmında, erkeklerde daha belirgin olan ve “adem elması” olarak bilinen kıkırdak bölgesinin altında konuşlanan tiroit bezi, vücuttaki bütün hücreler üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

T3 ve T4 hormonlarını üreten tiroit bezi, bunları depolar ve gerektiği zaman bu hormonları kan dolaşımına verir.

Orkestra şefi gibi bedensel fonksiyonların neredeyse tamamının kontrolünde rol oynayan tiroit bezinin az çalışması anlamına gelen hipotiroidi hakkında merak edilenlere, Memorial Sağlık Grubu Endokrinoloji Bölümü uzmanları yanıt verdi.

Hipotiroidi Nedir?

Tiroitin az çalışması durumu ‘’hipotiroidi’’ olarak adlandırılmaktadır. Hipotiroidinin yaygın belirtileri arasında halsizlik, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, kabızlık, çabuk üşüme ve soğuğa tahammülsüzlük görülür.

Bazen dermatolojik hastalıklardan kaynaklandığı düşünülen cilt kuruluğu, ciltte kabalaşma, turuncuya dönen renk değişiklikleri de tiroit bezinin az çalışması nedeniyle gelişebilir.

Bu durumda bir endokrinoloji uzmanına başvurulmasında fayda vardır.

Tiroit bezinin yeterince çalışıp çalışmadığı beynin “hipofiz” adı verilen bölümünden salgılanan “TSH hormonu”  değerleri ile belirlenir. TSH, tiroit bezinde hormon üreten yapıları uyararak daha fazla üretilip kana karışmasını sağlar.

Tiroit bezi normalden az çalıştığında hipofizden TSH’nın kana verilmesi de artar.

Gerekli miktarda tiroit hormonu salgılanamadığında hipotiroidi adı verile durum gerçekleşir ve dokulara yeterince tiroit hormonu salgılanamaz, metabolizma da doğal olarak yavaşlar.

Hipotiroidi bebeklerde ve çocuklarda, büyümede ve gelişmede geriliğe neden olabilir. Eğer tedavide geç kalınırsa hipotiroidinin neden olduğu zeka geriliğinin düzelme şansı çok azalır.  Yetişkin bireylerde ise vücutta ve metabolizmada genel bir yavaşlama söz konusu olur. Ancak erişkin bireylerdeki hipotiroidi belirtileri tiroit hormonu tedavisi ile büyük oranda düzelir.

Hipotiroidi Çeşitleri

Tiroit bezinin yeteri kadar tiroit hormonu üretememesine primer hipotiroidi denir. Hipotiroidinin bu çeşidinde tiroit bezinin fonksiyonlarını kontrol eden vücudun diğer kısımlarında herhangi bir sorun görülmez.

Tiroit bezi fonksiyonlarını kontrol eden hipofiz veya hipotalamus gibi beyin kaynaklı hipotiroidilere ise sekonder ve tersiyer hipotiroidi denir. Bunlar, hipotiroidinin az rastlanan çeşitleridir.

Hashimoto ise hipotiroidinin en sık görülen çeşitlerinden biri olarak kabul edilir.

  • Primer Hipotiroidi, tiroit bezi yetersizliğinden kaynaklanan nedenlere bağlıdır.
  • Sekonder Hipotiroidi, TSH yetersizliğine bağlı hipotiroidi türüdür.
  • Tersiyer Hipotiroidi, TRH yetersizliğine bağlı hipotiroidi türüdür.
  • Primer hipotiroidi tanısı, TSH düzeylerine göre konulur.
  • – TSH 0.5- 4 mIU/L normal (gebelik hariç)
  • – TSH >4 mIU/L T3, T4 normal: subklinik hipotiroidi
  • – TSH >10 mIU/L T4 ve/veya T3 düşük: aşikâr hipotiroidi
  • – TSH >10 mIU/L, T3, T4 düşük ve organ yetersizliği: miksödem koma

Subklinik HipoTiroidi

T3, T4 düzeylerinin normal, TSH düzeyinin yüksek (>4 mIU/L) ve aşikar hipotiroidinin klinik bulgularının olmadığı durumdur.

  • Hafif subklinik hipotiroidi: TSH: 4-10 mIU/L
  • Ağır subklinik hipotiroidi: TSH >10 mIU/L

Hipotiroidi Belirtileri

Hipotiroidi belirtileri pek çok farklı hastalık belirtileriyle benzerlik gösterir. Hipotiroidinin belirtileri; halsizlik, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, kabızlık, çabuk üşüme ve soğuğa tahammülsüzlüktür. Bazen dermatolojik hastalıklardan kaynaklandığı düşünülen cilt kuruluğu, ciltte kabalaşma, turuncuya dönen renk değişiklikleri de tiroit bezinin az çalışması nedeniyle gelişebilir.

Hipotiroidide;

  • Halsizlik,
  • Üşüme titreme,
  • Ses kısıklığı,
  • Şişkinlik,
  • El, yüz ve gözde şişlik,
  • Ciltte kuruma,
  • Saçlarda dökülme,
  • Uyku bozukluğu ve depresyon,
  • Adet düzensizliği,
  • Kilo artışı,
  • Konsantrasyon bozukluğu, hafıza zayıflığı,
  • Kansızlık, b12 eksikliği,
  • Az terleme

 gibi belirtiler de sıklıkla görülür.

Hipotiroidi Risk Faktörleri

Hipotiroidinin en büyük nedeni aile bireylerinde tiroit hastalıklarının görülmesidir.

Bunun yanı sıra bağışıklık sisteminin tiroit bezine karşı antikor üretmesi ve tiroit bezini tahrip etmesi de hipotiroidinin en büyük sebeplerinden biridir.

Farklı nedenlerle tiroit bezinin tümünün ya da bir kısmının ameliyatla alınması da kişilerde hipotiroidiye neden olabilir. Hipotiroidinin en çok görüldüğü diğer durumlar ise şöyledir;

  • Toksik guatr tedavisini takiben tiroit bezinin tamamına yakınının tahrip olması
  • Diyetle iyot alımının çok yetersiz olması,
  • Doğuştan tiroit bezinin olmaması,
  • Tiroit hormonlarının yapımında doğuştan bozukluklar olması

Tiroit yetmezliği anlamına gelen hipotiroidi en çok şeker hastalarında, kansızlık sorunu yaşayanlarda, 60 yaş üstü kadınlarda, kandaki yağ oranı yüksek kişilerde, adet düzensizliği ve depresyona yatkınlığı olan kişilerde görülür.

Hipotiroidi Testleri ve Teşhisi

Geçmiş yıllarda çoğu tiroit hastalığına teknolojik yetersizlik nedeniyle tanı konulamıyordu.

Günümüzde ilerleyen tıp sayesinde bu hastalıkların teşhisi çoğu zaman bir kaç kan testi ile konulabilir, erken teşhis ile başarılı tedaviler gerçekleştirilebilir ve bunun yanında tanı ve tedavi yöntemlerinin gelişmesiyle tiroit bezi kanserleri de daha sık teşhis edilerek, erken dönemde başarıyla tedavi edilebilir durumdadır. 

Tiroit bezi hormonlarının yeterli salgılanıp salgılanmadığını T3, T4 ve hipofiz bezi tarafından salgılanan TSH hormonu testi ile değerlendirilir.

  Tiroit bezine karşı üretilen antikorlar (AntiTiroglobülin, AntiTPO) ve tiroit ultrasonografisi de yardımcı tanı testleridir.

 Dünyada ve ülkemizde tarama testi olarak kullanılan TSH testinin anormal olması durumunda diğer yardımcı testlere başvurulur. TSH testiniz 3.90’dan fazla ise tiroit bezinizde bir problem olduğu düşünülebilir.

Hipotiroidi Tedavisi

Hipotiroidi tedavisi eğer hastalık haşimato nedeniyle ortaya çıkmış ise tiroit bezi yıllar içerisinde tahrip olduğu için tiroitin salgılamadığı hormonu yerine koymak gerekir. Bu tedavi ömür boyu sürebilir.

Tiroidin az çalışması durumunda verilen hormon takviyesi ilaçlar tablet şeklinde kullanılmaktadır. Bu tabletler mutlaka doktor kontrolünde alınmalıdır. Sabah aç karnına, kahvaltıdan en az 30 dakika önce ve tek başına içilmelidir. Bu ilaçların; demir ilaçları, mide ilaçları, kalsiyum tabletleri ile birlikte veya yemekle alınması sonucu bağırsaklardan emilimi bozulur ve etki gösteremezler.

Tiroit ilaçlarının çoğu gebelikte de kullanılabilmektedir. Gebelik öncesi bu ilaçların dozlarının ayarlaması ve bazı durumlarda ilaç değişikliği yapılması gerekebilir.

Tiroit hastası anne adaylarının bu dönemde hem gebelik ihtimalinin daha yüksek olması hem de gebeliğin doğuma kadar sağlıklı devam etmesi için endokrinoloji uzmanına başvurmaları faydalı olacaktır.

Bebeğin sağlıklı vücut ve zeka gelişimi için gerekli ideal tiroit hormon değerleri, gebelerde gebe olmayanlardan farklıdır. Bu nedenle gebelik boyunca da muayene ve tetkiklerle tiroit ilaçlarının doz ayarının yapılması anne ve bebek için en doğrusudur.

Bazı tiroit hastalıklarında (Sessiz lenfositik tiroidit , Subakut tiroidit  gibi)  tiroit bezi kalıcı olarak tahrip olmadığı için oluşan hastalık geçicidir dolayısıyla hipotiroidi de geçici olabilir.

Hipotiroidi sık görülen ve tanısının ucuz ve hassas,  tedavisinin de kolay olması nedeniyle herhangi bir şikayet beklemeden de 30 yaşından itibaren 5 yılda bir, 55 yaşından sonra iki yılda bir TSH testi ölçümü önerilmektedir.

Hipotirodi Kilo Aldırır Mı Ve Nasıl Beslenmeli?

Tiroit yetmezliği anlamına gelen hipotiroidi aynı zamanda metabolizmanın da yavaşlaması anlamına gelir. Bu nedenle hipotiroidi olan hastalarda önceki döneme göre %15- 30 oranında bir kilo artışı gözlemlenebilir.

Hipotiroidi hastalığında kilo vermek için öncelikle hastalığın tedavi edilmesi gerekir. Özellikle menopoz döneminde kadınların hipotirodi ile birlikte kilo vermesi çok daha zorlaşır.

Tiroit hormonu ilaçlarının düzenli kullanımında hastalar hormon seviyelerindeki düzelme ile birlikte kilo vermeye de başlarlar.

Tiroit hormonun yetersizliği ile birlikte bazı minerallerin eksiklikleri de kilo vermeyi engeller. Manganez, krom çinko, kalsiyum ve magnezyum eksiklikleri mutlaka yerine konulmalıdır.  T4 hormonunun T3’e dönüşmesinde selenyum, çinko, demir, bakır gibi minerallerin de etkili olduğu düşünülmektedir.

Hipotiroidi ile birlikte çoğu zaman kanda insülin hormonu da yüksek olabilir. Bu durum hastaların kilo vermesini zorlaştırabilir. İnsülin hormonu yüksekliğini azaltmanın önemli bir yolu şeker yükü yüksek olan karbonhidratları yememektir.

Beyaz ekmek, şeker, makarna, patates, kek, tatlı, çikolata gibi şeker yükü fazla gıdalar insülin hormonunu kanda iyice artırarak kilo vermeyi önler.

Bu gıdalar yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek (köylü ekmeği gibi), kepekli makarna, nohut, kuru fasulye, mercimek, bezelye, sebze ve meyvelerle beslenmek gerekir.

Tiroit yetmezliği olan hastalarda metabolizma yavaşladığından alınan karbonhidratların (unlu, şekerli gıdaların) sindirilmesi veya parçalanması ve kandaki şekerin hücrelere girmesi zorlaşır. Bu nedenle vücut daha fazla insülin salgılayarak kan şekerini düşürmeye çalışır.

Güncellenme Tarihi: 22 Ağustos 2017Yayınlanma Tarihi: 22 Ağustos 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/hipotiroidi/

Hipotiroid Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Hipoparatiroidi Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Hipotiroid tedavisi ve ilaçları, teşhis sonrasında tiroid hormonu düzeyine göre belirlenir.

Hipotiroit, tiroit bezinin yeterince tiroit hormonu üretmemesidir. Bu durum yorgunluğa, kabızlığa, cilt kurumasına ve depresyona neden olur.

Tiroit bezinin yeterince çalışmaması çocuklarda gelişimi yavaşlatabilir. Bazı hipotiroit türleri doğuştan gelir.

Bu yazımızda hipotiroit nedir? Neden olur? Kimlerde görülür? hipotiroit teşhisi, tedavisi, ilaçları ve iyileşme süreci hakkında detaylı bilgi bulabilirsiniz.

Tiroit bezi boynun ön alt kısmında yer alır. Tiroit bezinin salgıladığı hormonlar kan dolaşımı boyunca ilerleyerek vücudunuzun kalp, beyin, kaslar ve cilt gibi neredeyse her bölgesini etkiler.

Tiroit hormonu, vücudunuzun besinlerden gelen enerjiyi kullanma biçimini yani metabolizmayı etkiler. Metabolizma vücut ısısını, kalp atış hızını ve kalori yakımını etkilemektedir. Vücutta yeterli tiroit hormonu bulunmadığında vücudun işleyişi yavaşlar. Bu da vücudun daha az enerji kullanmasına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olur.

Hipotiroit neden olur?

Hipotiroitin nedenleri arasında en yaygın olanı Hashimato tiroiditidir. “Tiroidit” tiroit bezinde görülen enflamasyondur. Hashimato tiroditi bir otoimmun hastalığıdır. Bu hastalıkta vücut tiroit bezine saldıran ve ona zarar veren antikorlar üretir. Viral bir enfeksiyon da tiroidite neden olabilir.

Boyun bölgesinde radyasyon terapisi

Lenfoma gibi belirli kanser tedavileri boyun bölgesinde radyasyon tedavisi gerektirir. Radyasyon tiroitteki hücrelere zarar verir. Bu tiroit bezinin tiroit hormonu üretmesini zorlaştırır.

Radyoaktif iyot tedavisi

Bu tedavi hipertiroid (tiroit bezinin fazla çalışması) hastalarına uygulanmaktadır. Ancak radyasyon tiroit bezi hücrelerine zarar verir. Bu da hipotiroite neden olur.

Belirli İlaçlar

Kalp hastalıkları, psikiyatrik ilaçlar ve kanser ilaçları tiroit hormonunun çalışmasını etkileyebilir. Bu ilaçlar arasında amiodaron (Cordarone, Pacerone), lityum, interferon alfa ve interleukin-2 yer almaktadır.

Tiroit Ameliyatı

Tiroidin alınması için yapılan tiroit ameliyatı hipotiroide neden olacaktır. Tiroit bezinin yalnızca bir parçası alınırsa, bezin geri kalan kısmı vücudun ihtiyaç duyduğu yeterli hormonu üretebilir.

Yetersiz iyot tüketimi

Tiroit bezinin tiroit hormonu üretmesi için iyota ihtiyacı vardır. Vücudunuz iyotu kendisi üretemez, bu nedenle iyot beslenme yoluyla alınmalıdır. İyotlu sofra tuzu iyot yönünden zengindir. Midye, tuzlu su balıkları, yumurta ve süt ürünlerinde de iyot bulunur.

Hamilelik

Sebebi kesin olarak bilinmese de hamilelikten sonra tiroit bezinde enflamasyon ortaya çıkabilmektedir. Buna postpartum tiroidit denir. Bu kişilerde tiroit hormonu düzeyinde önce şiddetli bir artış, sonra ani bir düşüş gerçekleşir. Postpartum tiroidit görülen çoğu kadında tiroit fonksiyonu bir süre sonra eski haline döner.

Doğuştan gelen tiroit problemleri

Bazı bebeklerde tiroit bezi doğuştan itibaren yeterince gelişmemiş veya yeterince çalışmıyor olabilir. Bu hipotiroit türüne kongenital hipotiroit adı verilir.

Hipofiz bezi hasarı veya bozukluğu

Nadir de olsa, hipofiz beziyle ilgili sorunlar tiroit hormonu üretimini etkileyebilir. Hipofiz bezi tiroit-uyarıcı hormon (TSH) adı verilen bir hormonu üretmektedir. TSH hormonu tiroit bezine ne kadar tiroit üretmesi gerektiğini söyler.

Hipotalamus Bozukluğu

Beyindeki hipotalamusun TRH adı verilen hormonu yeterince üretmemesi halinde oldukça nadir bir hipotiroit türü ortaya çıkabilir. TRH, hipofiz bezinden TSH salgılanmasını etkiler.

Primer hipotiroit, tiroit bezinin kendisinden kaynaklanabilir.

İkincil hipotiroit, tiroit bezinin hormon üretme becerisinde başka bir problem olması halinde ortaya çıkar. Örneğin hipofiz bezi veya hipotalamus tiroit hormonunun üretimini tetikleyen hormonları üretmektedir. Bunlarla ilgili bir sorun tiroidin yeterince çalışmamasına neden olabilir.

Hipotiroit Kimlerde Görülür?

Kadınlar, özellikle de yaşlı kadınlar hipotiroide erkeklere göre daha yatkındır. Ayrıca ailesinde bir otoimmun hastalığı görülen kişilerde de hipotiroit görülme olasılığı daha yüksektir. Diğer risk faktörleri arasında şunlar yer alır:

  • Irk (beyazlarda ve Asyalılarda daha çok görülür)
  • Yaş (ileriki yaşlarda daha fazla görülür)
  • Saçların erkenden beyazlaması
  • Tip 1 diyabet, çoklu skleroz, romatoit artirit, çölyak hastalığı, Addison hastalığı, pernisyöz anemi veya vitiligo gibi otoimmun hastalıkları
  • Bipolar bozukluk
  • Down sendromu
  • Turner sendromu

Hipotiroit Belirtileri Nelerdir?

Hipotiroit belirtileri ilk başta hemen fark edilmeyebilir. Belirtiler kendini yavaş yavaş gösterir ve yorgunluk gibi bazı belirtiler başka birçok hastalığın belirtileriyle karıştırılabilir.

Tiroid bezinin gerektiği şekilde çalışmaması belirtilerin ortaya çıkmasına yol açar. Belirtiler ortaya çıktıysa bunun anlamı tiroid bezinin vücudun çeşitli sistemlerini çalıştırmaya yetecek kadar tiroid hormonu üretmediğidir. Doktorunuz hormon düzeyini arttıran ve eskisi gibi hissetmenizi sağlayan ilaçlar yazabilir.

Tiroid Hormonu Düzeyinin Düşmesinin Sonuçları

Hipotiroit kişinin yorgun hissetmesine ve soğuğa karşı hassasiyet geliştirmesine neden olur. Ayrıca birkaç kilo alınabilir.

Tiroit düzeyinin düşmesi duygu ve düşünceleri etkileyebilir. Örneğin:

  • Depresyon
  • Hafıza sorunları
  • Net şekilde düşünmede zorluk çekme bu etkiler arasındadır.

Kaslarda ve eklemlerde ağrı, sertleşme veya şişlik hissedilebilir. Hipotiroit belirtileri arasında yüzde, göz çevresinde ve dilde şişme görülebilir.

Ses kalınlaşması, yavaş konuşma ve işitme problemleri de semptomlar arasındadır. Kabızlık da görülebilir. Kadınlarda adet kanamasının ağırlaşması da hipotiroit belirtileri arasındadır.

Hipotiroitin cilde etkileri şunlardır:

  • Ciltte solgunluk
  • Kuruma ve kaşıntı
  • Sertleşme veya pul pul dökülme,
  • Özellikle ayaklarda, avuç içlerinde ve yüzde sararma.

Tırnaklarda kırılma veya yavaş uzama, saç yapısında değişme, saçta kırılma veya sertleşme ya da saç dökülmesi görülebilir. Ayrıca kaş kıllarında dökülme yaşanabilir.

Hipotiroitin kalp ve akciğerleri zayıflatması nedeniyle;

  • Kalp hızında yavaşlama
  • Egzersiz sırasında nefes darlığı
  • Halsizlik
  • Yüksek tansiyon
  • Yüksek kolesterol görülebilir.

Çocuklarda ve Ergenlerde Hipotiroit

hipotiroit genellikle yetişkinlerde görülmekle beraber, çocuklarda ve ergenlerde de meydana gelebilir. Ergenlerde hipotiroit belirtileri yetişkinlerde görülen belirtilerle aynıdır. Ancak hipotiroit hormonlarının büyümeyi kontrol etmesi nedeniyle büyüme yavaşlayabilir. Ergenliğin başlangıcı gecikebilir. Ergenlik çağındaki kızlarda adet kanamaları ağırlaşabilir.

Çocuklarda hipotiroit vakalarında okulda problemler yaşanabilir. Bu çocuklarda hafıza problemleri ve yorgunluğa bağlı olarak okulda başarısızlık görülebilir.

Bebeklerde Hipotiroit Belirtileri

Bebeklerde hipotiroit hastalığı herhangi bir belirti göstermeyebilir. Ancak muhtemel belirtiler şunlardır:

  • Ellerde ve ayaklarda soğukluk
  • Kabızlık
  • Aşırı uykusuzluk
  • Büyümenin yavaş olması
  • Kaslarda yumuşaklık
  • Sürekli huzursuzluk
  • Beslenme alışkanlıklarının zayıf olması
  • Yüzde kabarıklıklar,
  • Midede şişkinlik
  • Dilde şişme

Bebeğinizde bu belirtilerden biri veya birkaçı varsa doktorunuzla görüşünüz. Bu semptomlar başka hastalıklardan da kaynaklanıyor olabilir.

Hipotiroit Nasıl Teşhis Edilir?

Hipotiroit belirtileri görüldüğünde doktorunuz hormon düzeylerini kontrol etmek için kan testi isteyecektir. Kontrol edilecek hormonlar

  • Tiroit uyarıcı hormon (TSH)
  • T4 (tiroksin) hormonlarıdır

T4 hormonunun normalden düşük olması çoğunlukla hipotiroit tespitine götürür. Ancak, bazı kişilerde T4 hormonu  düzeyi normal iken, TSH hormonu düzeyi yüksektir. Bu duruma hafif hipotiroit adı verilir. Hafif hipotiroidin, hipotiroit başlangıcı olduğu kabul edilir.

Tiroid Bezi Ultrasonu

Test sonuçları veya fiziksel tiroit muayenesi anormal sonuçlar verirse doktorunuz tiroit ultrasonu veya tiroit taraması isteyerek nodülleri veya enflamasyonu kontrol eder.

Hipotiroit Tedavisi

Hipotiroit, tiroit hormonu düzeyini yükselten ilaçlarla tedavi edilmektedir. Hipotiroit tedavisi hipotiroiti tamamen ortadan kaldırmaz, ancak hayatınızın geri kalanı boyunca hormonu belirli bir düzeyde tutmaya yardımcı olur.

Ana tedavi levotiroksindir (Euthyrox, Levothroid, Levoxyl, Synthroid, Unithroid). Bu tiroid hormonu tiroksinin (T4) insan eliyle yapılmış halidir.

Tiroit bezinin normal koşullarda ürettiği hormon ile aynı şekilde hareket etmektedir.

Doğru dozda alındığında kilo alımı, yorgunluk ve depresif duygu durumu gibi, yetersiz çalışan tiroit bezinin neden olduğu semptomları hafifletmeye veya ortadan kaldırmaya yardımcı olur.

Tiroit Hormonu Tedavisine Başlamak

Doktorunuz

  • Yaşınıza,
  • Sağlık durumunuza
  • Tiroid hormonu düzeyinize
  • Kilonuza

bağlı olarak almanız gereken tiroid hormonu miktarına karar verecektir.

Daha ileri yaştaysanız veya kalp hastasıysanız, küçük bir dozla başlayabilirsiniz. Daha sonra doktorunuz belirli bir etki görene kadar dozu yavaş yavaş arttıracaktır.

İlacı almaya başladıktan itibaren yaklaşık 6 hafta sonra tekrar doktora gitmeniz ve tiroid hormon düzeyinin belirlenmesi için kan testi yaptırmanız gerekir. Kan testi sonuçlarına göre ilacın dozunun arttırılması veya azaltılması sağlanabilir. Doz kesin olarak belirlendiğinde 6 ayda bir veya yılda 1 kontrole gidilmesi gerekmektedir.

Hipotiroit İlaçları Nasıl Alınır?

Hipotiroitin kontrol altında olması için:

  • Belirli bir hipotiroit ilacı markasını kullanın. Farklı türdeki tiroid hormonu ilaçlarının dozları küçük de olsa farklılıklar gösterebilir. Bu da hormon düzeylerinizi etkileyebilir.
  • Belirli bir programı takip edin. Örneğin hipotiroit ilaçları her gün aynı saatte alınmalıdır. İlacı yemekle birlikte almayın. Yemekler vücudunuzun ilacı kullanma biçimini etkileyebilir.
  • İlacı ihmal etmeyin. İlacı almayı unutursanız, hatırladığınızda hemen alın.

Hipotiroit ilacının prospektüsüne sıkı sıkıya uyun. Doktorunuza danışmadan hipotiroit ilacını almayı kesinlikle bırakmayın.

Semptomların Azalması

Hipotiroit ilacı almaya başladıktan birkaç gün sonra daha iyi hissetmeye başlarsınız. Ancak tiroit hormonunun normal düzeylere dönmesi birkaç ay alabilir.

Hormon düzeyiniz yükseldiği halde yorgunluk ve kilo alımı gibi semptomlar devam ediyorsa, doktor tedaviyi değiştirebilir. Bu durumda doktorunuz hem T4 içeren, hem de T3 adındaki daha aktif bir tiroit hormonu türünü içeren karma bir ilaç yazabilir. Ancak T3 tedavisi nadiren uygulanmaktadır.

Tiroit İlaçlarının Diğer İlaçlarla Etkileşimi

Bazı ilaçlar tiroit ilaçlarının çalışmasını etkileyebilir. bu ilaçlar şunlardır:

  • Karbamazepin (Tegretol) ve fenitoin sodyum (Dilantin) gibi felç engelleyici ilaçlar.
  • Doğum kontrol ve östrojen ilaçları
  • Tirosin kinaz inhibitörleri gibi kanser ilaçları
  • Sertralin (Zoloft) gibi depresyon ilaçları
  • Testosteron

Listedeki bu ilaçlardan herhangi birini alıyorsanız, tiroit ilacınızın dozunu değiştirmeniz gerekip gerekmediğini doktorunuza danışınız.

Tedaviye Uyun

Hormon düzeylerini kontrol altında tutmak için hayatınız boyunca tiroit ilaçları kullanmaya devam etmeniz gerekecektir. Tedaviye sıkı sıkıya uyduğunuz takdirde sonuç almanız mümkündür. Bu durumda daha iyi hissedeceksiniz ve hormon düzeyleriniz de tekrar düşmeyecektir.

Hipotiroitin Etkileri

Hipotiroit tedavi edilmezse;

  • Kalp problemlerine
  • Kısırlığa
  • Eklem ağrılarına,
  • Obeziteye neden olabilir.

Hamilelerde tiroit problemleri gelişmekte olan bebeği etkileyebilir. Hamileliğin ilk üç ayında bebek tiroit hormonunu annesinden alır. Annede hipotiroit görülmesi halinde bebek yeterince tiroit hormonu alamaz. Bu da zihinsel gelişimde sorunlara yol açabilir.

Tiroit hormonunun aşırı düşük olması miksodem adı verilen ölümcül bir durumu ortaya çıkarabilir. Miksodem hipotiroitin en tehli ve şiddetli türüdür. Miksodem görülen kişilerde bilinç kaybı görülür ve kişi komaya girebilir. Vücut ısısında aşırı düşme gerçekleşmesi nedeniyle ölüm meydana gelebilir.

Источник: https://www.iyibakkendine.com/hipotiroid-nedir-nedenleri-belirtileri-tedavisi/

Paratiroid Nedir? Paratiroid Adenomu Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Hipoparatiroidi Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Vücudumuzun değişik bölgelerindeki endokrin bezler hormon salgılar. Paratiroid bezler endokrin bezlerden biridir. Endokrin bezlerin salgıladığı hormonlar sinir sistemiyle birlikte düzenleyici rol oynar. Her hormonun ayrı bir görevi bulunmaktadır.  Boyunda bulunan tiroid bezinin arka kısmındaki dört tane, oval,  mercimek boyutunda salgı bezi bulunur.

Bunlar paratiroid bezleridir. Paratiroid bezleri kemikler için çok önemli olan kalsiyum seviyesini ayarlar. Bunu salgıladıkları parathormon (paratiroid hormonu ) ile sağlar. Kandaki kalsiyum değerlerindeki değişiklikler sinir ve kasların çalışmasında aksamalara yol açar.

Bu nedenle düzenlenebilmesi önemlidir ve parathormon bu işlevi tiroid bezinden salgılanan tiroksin hormonuyla birlikte yapar.

Paratiroid Adenomu Nedir?

Sadece birinin ağırlığı 30 veya 40 gram olan paratiroid bezlerinin salgısı olan paratiroid  hormonu temel olarak  kemiklerden kana kalsiyum geçmesini sağlar. Kalsiyumun bağırsaklardan ve böbreklerden geri emilmesinden de sorumludur.

Kalsiyum iyonları kasların, kemiklerin, kalbin, sinirlerin ve böbreklerin çalışmasında etkilidir. Bağırsaklardan kalsiyumun emilmesinde D vitamini de etkilidir. Paratiroid bezleri normalden az ya da çok hormon salgıladığında vücuttaki dengeler bozulur.

Paratiroid hormonunun fazla salgılanmasına hiperparatiroid  ya da paratiroid adenomu denir ve bu durumda kandaki kalsiyum seviyesinde yükselme görülür.

Paratiroid Adenomunun Nedenleri

Sağlıklı bireylerde kanın kalsiyum seviyesi düşükse paratiroid bezinden salgılanan hormon artacaktır. Kandaki kalsiyum seviyesi yüksek olduğunda ise paratiroid hormonu daha az salgılanacaktır.

Paratiroid adenomunda bezlerin biri ya da daha çoğu büyümüş olup fazla salgı yapmaktadır. Artan paratiroid hormonu kemiklerdeki kalsiyumun kana geçmesine sebep olur. Bu durum uzun sürerse kemik erimesine, kemiklerin ağrımasına sebep olabilir.

İleri seviyelerde ise kemiklerde tümörler oluşmakta, kemik içinde boşluklar oluşmakta,  kemik kırıkları görülebilmektedir.

Kanda kalsiyum artışı oluşturan paratiroid adenomu böbreklerde taş oluşumuna ve böbreklerin hasar görmesine,  gastrit, ülser gibi sindirim sistemi sorunlarına, bulantıya, kabızlığa, tansiyon yükselmesine, psikolojik bozuklukların ortaya çıkmasına yol açabilir.

Paratiroid Adenomu Belirtileri

Paratiroid adenomunun kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır. En sık rastlanan belirtilerden biri osteoporoz ve kemik ağrısıdır. Hastalığın derecesine göre kemiklerin kolayca kırılmasına, tekrarlayıcı böbrek taşlarına, kas güçsüzlüğüne,  sık idrar yapmaya, mide bulanmasına, iştahsızlık, gastrit ve ülsere, bazı hastalarda kabızlığa sebep olabilir.

  Hastalarda çabuk yorulma, halsizlik, hafıza problemleri, depresyon da görülebilir. Kandaki kalsiyum yüksekliğinden kaynaklanan belirtiler herkeste aynı olmayabilir. Hiperparatiroid bazı hastalarda yıllarca belirti vermeyebilir.

Hastaların bile fark edemediği paratiroid adenomları bir başka hastalıktan şüphe edildiğinde ve ayrıntılı araştırma yapıldığında anlaşılır.

Paratiroid Adenomu Tedavisi

Belirti ve şikâyetlerle doktora başvuran kişilerin kanındaki albümin ve kalsiyum değerlerine bakılır. Kandaki kalsiyum düzeyinin bir kez yüksek çıkması çok anlamlı olmayabilir.

Bu sebeple paratiroid adenomunun teşhis edilebilmesi için kan kalsiyum düzeyinin en azından iki defa yüksek çıkması gerekir. Kalsiyumun 8,5 ile 10,5 mg/dl arasında olması normaldir.

Test sonuçlarında parathormonu ve kalsiyum seviyesi yüksek, serum fosfat düşük ise primer hiperparatiroid ya da diğer adıyla paratiroid adenomu teşhisi konulur. Kandaki D vitamininin de miktarı önemlidir.

D vitamininin düşük olması durumunda yükseltmek amacıyla parathormon salgılanmış olabilir. Paratiroidle ilgili sorunların tespiti ve tedavisi doktorun iyi bir tecrübesi olmasını gerektirmektedir. Muayene edilen hastalara tedavi amacıyla bazı ilaçlar verilebilir.

Paratiroid adenomunun tedavisinde genellikle ameliyat tercih edilmektedir. Hastanın ameliyat edilmesi gerekiyorsa ultrasonografi, sintigrafi, bilgisayarlı tomografi (BT)  gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.

Tecrübeli bir cerrahın yaptığı ameliyatlardaki başarı ve hastanın iyileşme oranı % 95’in üzerindedir.

Ameliyattan sonra kandaki kalsiyum düşük olacağı ve kaslarda kasılmalar yaşanacağı için hastalar düzenli bir şekilde kontrolden geçirilmelidir.

Bir önceki yazımız olan Pediatri Hangi Hastalıklara Bakar? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz …

Источник: https://doktorun.net/paratiroid-nedir-paratiroid-adenomu-nedenleri-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri/

Hipotiroidi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Hipoparatiroidi Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Tiroid bezi insan vücudunda çok önemli bir yere sahiptir. Tiroid hormonlarının salınımını sağlayan bu bezler aynı zamanda birçok yaşamsal aktiviteyi de kontrol eder.

Tiroid bezlerinin çalışması neticesinde üretilen hormonun sistemsel olarak bozulması ve dengenin yok olması ise çeşitli tiroid hastalıklarının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Tiroid bezlerinin az ya da çok çalışmasına bağlı olarak hastalıklar farklı özellikler kazanır.

Daha önce sizlere tiroid bezlerinin normalden fazla çalışması ile ortaya çıkan hipertiroidi hastalığından bahsetmiştik. Bu yazımızda ise bunun tam tersi bir durum olan hipotiroidi veya hipotiroidizm konusunu anlatacağız.

Hipotiroidi, tiroid bezlerinin az çalışmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Hipertiroidizme göre daha sık rastlanmaktadır. Kadınlarda görülme sıklığı daha fazla olan hipotiroidi, 55 – 60 yaşlarında daha fazla ortaya çıkmaktadır.

Guatr Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Bebeklik döneminden itibaren görülebilen hastalık gelişim bozukluklarına yol açabilir. Birçok bakımdan hayati önem taşıyan durum dikkate alınmalı ve mutlaka tedavi edilmelidir.

Bu nedenle bebeklerde bile dönem dönem kan tahlilleri ile hormonların düzenli çalışıp çalışmadığı kontrol edilir. T3 – T4 gibi büyümeye ve metabolizmaya etki eden hormonların düzensiz salınması, beraberinde daha ciddi hastalıkları da getirebilmektedir.

Tedavisi son derece kolay olan hastalığın bu sürecine önem verilmezse, iyileşme konusunda sonuç alınamayabilir.

Hipotiroidi (Hipotiroidizm) Nedir?

Boyun bölgesinin alt tarafında bulunan tiroid bezlerinin az çalışması sonucu, T3 ve T4 hormonlarının yeteri kadar salgılanmaması ile ortaya çıkan hastalığa hipotirodi veya hipotiroidizm adı verilmektedir. Bebekler, çocuklar ve erişkinler olmak üzere her yaştan bireyde görülebilmektedir. Belirtiler ortaya çıkar çıkmaz tedaviye başlanmalıdır.

Büyüme ve vücut metabolizmasında çok önemli bir yere sahip olan T3 ve T4 hormonları normal seviyesinin altında salınırsa, büyümede yavaşlama olur. Yetişkin bireylerde meydana gelmesi durumunda ise ciltte ödem oluşmasına, halsizliğe, bilinç bulanıklığına ve depresyona neden olmaktadır.

Bilimsel araştırmalara göre doğumsal hipotiroidinin görülme oranı 4000 doğumda 1tanedir. Bunun yanında kadınlarda, erkeklere kıyasla daha çok görüldüğü tespit edilmiştir. Tiroid bezi hastalıklarından şüphe duyan kişilerin endokrinoloji uzmanına gitmeleri gerekmektedir.

Hipotiroidinin Nedenleri Nelerdir?

Hipotiroidinin nedenlerinin en başında hashimoto hastalığı gelmektedir. Bu hastalık tiroid bezlerini tahrip eder ve iltihaplanmasına yol açar. Böylece tiroid bezleri sağlıklı bir şekilde görevini yerine getiremez.

Hipotiroidinin en genel ve birinci nedeninin haşimato hastalığı olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz. Bunun dışında doğumdan itibaren ortaya çıkan genetik yatkınlık bir diğer neden arasında sayılabilir.

Tiroid bezlerinde iltihaplanma görülmesi, ameliyat esnasında tiroid bezinin bir kısmının veya tamamının çıkarılması gibi durumlar hipotiroidizmi tetiklemektedir. Bazı bebeklerin doğduklarında tiroid bezleri yoktur ve bu durum çok tehlidir. Hipotiroidinin vakalarda rastlanan başlıca nedenlerini genel itibariyle şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Vücuttaki iyot eksikliği.
  • Hashimato hastalığı.
  • Tiroid bezlerinin herhangi bir nedenle zarar görmesi veya o bireyde bu bezlerin bulunmaması.
  • Radyoaktif iyot tedavisi almış olmak.
  • Lityum içeren ilaçlar kullanmak.
  • Hipofiz bezinin tiroid uyarıcı hormon salınımını yapmaması gibi durumlardır.

Hipotiroidinin Belirtileri Nelerdir?

Hipotiroidi belirtileri arasında yer alan kronik yorgunluk, genellikle ilk etapta hastalıkla ilişkilendirilmez.

Eğer kişi kendini her şeyin normal olmasına rağmen halsiz ve yorgun hissediyorsa, her ihtimale karşı doktora gitmeli ve bir kan tahlili yaptırmalıdır.

Çünkü vücudumuzun dengeli çalışan sisteminde herhangi bir bozukluk olması halinde, illa ki küçük veya büyük bir belirti verecektir.

Hastalardaki önemli belirtilerden birisi de sıcağa ve soğuğa karşı oluşan aşırı hassasiyettir. Bunlardan başka nabız yavaşlar, vücut ısısı düşer, dolayısıyla da üşüme hisseder.

Kabızlık, konsantrasyon bozukluğu, turuncuya dönen cilt rengi değişikliği, ciltte kabarıklık, adet düzensizliği, uyku bozukluğu, depresyon, ses kısıklığı, B12 vitamini eksikliği görülen diğer belirtilerdendir.

Bebeklerde görülmesi halinde boy kısalığı ve zeka geriliği gibi durumlar otaya çıkar. Böyle tablolarda bebekte karın şişliği, ağızdan sürekli salya gelmesi ve omuzların geriye doğru olduğu görülür.

Doğumdan sonra yapılan kan testlerinde genellikle hipotiroidi durumunun olup olmadığı fark edilmektedir. Erişkinlerde hipotiroidizm belirtisi olarak vücut ısısında düşme, beyin fonksiyonlarında yavaşlama gibi durumlar söz konusudur. Hastanın cildi ve saçları matlaşmaya başlar.

Metabolizma son derece yavaştır ve kilo vermek zorlaşır.

Peki, hipotiroidi hiçbir şekilde fark edilmez ve tedaviye çok geç kalınırsa bizi nasıl bir tablo bekler? Hastalığın tedavisine geç kalınır ve şiddeti artarsa, ortaya miksödem koması adı verilen oldukça ciddi bir durum ortaya çıkmaktadır. Miksödem koması; uzun süreli tedavi edilmemiş hipotiroidi hastalığının, hayatı tehdit edecek boyuta ulaşmış klinik komplikasyonudur. Hastada bilinç bulanıklığı ve hipotermi gözlenir.

Hipotiroidi Kimlerde Görülür (Hipotiroidi Risk Faktörleri)?

Hipotiroidide orta yaştaki kadınlar en büyük risk grubudur. Ailede tiroid bezi hastalığı olanlar da risk grubu açısından ikinci sıradadır. Kansızlık, diyabet, romatoid artrit gibi rahatsızlıkları olanlarda da hipotiroidi görülebilir. Yeterli iyot almayanlar ve iyot açısından eksik beslenenler de en önemli risk grubu içerisinde yer almaktadırlar.

Hamilelik döneminde hipotiroidizm görülme riski yüksektir.

Genetik geçiş oranı yüksek bir hastalık olduğundan ilk çocukları hipotiroidili doğan ailelerin, diğer çocuklarında da bu hastalığın görülme ihtimali vardır.

Kadınlarda risk 55 – 60 yaşını geçtikten sonra artış gösterir. Öte yandan az önce bahsettiğimiz hastalıklara sahip olan erkekler de elbette risk grubu içerisinde yer almaktadır.

Hipotiroidi Nasıl Önlenir?

Hastalıktan korunmak için iyot alımının dengeli olmasına özen gösterilmelidir. Özellikle risk grubundakiler, mümkünse yılda bir kez kan değerlerine baktırmalıdır.

Gebelik düşünen ya da gebe olan biri risk grubundaysa hamilelik öncesi ve sırasında sürekli kontrol altında tutulmalıdır. Bunlar dışında genetik olarak oluşabilecek tiroid hastalıkları için net bir korunma yolu yoktur.

Yapılabilecek en iyi şey hastalığın erken teşhisidir.

İyot İçeren Besinler Nelerdir?

Hipotiroidi hastalığının en önemli nedeninin iyot eksikliği olduğundan bahsettik. İyot eksikliği özellikle son yıllarda birçok ciddi hastalığın oluşmasında en önemli etken durumuna geldi. Bu nedenle, iyot açısından zengin olan besinlerin ne olduğunu öğrenmeli ve ideal ölçüde tüketmeliyiz. İyot içeren besinlerin en önemlileri şunlardır;

  • Soya fasulyesi, ıspanak, kuru fasulye, pazı ve sarımsak gibi sebzeler.
  • Çilek.
  • Patates.
  • Mısır.
  • Himalaya tuzu.
  • Yoğurt, süt , yumurta ve peynir gibi süt ürünleri.
  • Özellikle tuzlu suda yaşayan balıklar olmak üzere deniz ürünleri.

İyot eksikliği olan kişiler yukarıda saydığımız gıdaları tüketmenin yanında, sofralarında kullandıkları tuz yerine iyotlu tuzu tercih etmelidirler. Gayet kolay olan bu alışkanlık uzun vadede vücudun iyot dengesini sağlayacaktır.

Hipotiroidi Nasıl Teşhis Edilir?

Hipotiroidi kendini çok belli etmeden sinsice ilerleyen bir hastalık olduğu için teşhis edilmesi biraz zaman alacaktır. Hastalar büyük oranda kronik yorgunluk şikayeti ile doktora başvurmaktadır. Bunu ısıya karşı oluşmuş olan hassasiyet takip eder. Hastalar fiziksel görünümlerindeki değişimleri çoğu zaman fark edemez.

Hasta, belirtileri anlattıkça doktorun teşhis konusunda netleşmesi daha kolay olacaktır. Fiziki bulgulardan sonra mutlaka kan testi istenir.

Temel olarak T3, T4 ve hipofiz bezi tarafından salgılanan TSH hormonlarına bakılır. Kan tetkikleri tanının net bir şekilde konması için zorunludur.

Teşhiste kan değerleri birbiriyle ilişkili olarak değerlendirilmektedir.

Plörezi (Zatülcenp Hastalığı) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Tiroid hormonu yüksek ama T3 ile T4 düşükse hipotiroididen şüphelenilir. Ancak diğer seçeneklerde altta yatan başka hastalıklar akla gelmektedir. Hastalıkla beraber nodüllerden şüphe duyuluyorsa ek tetkikler talep edilebilir. Elle muayene ve ultrason incelemesi de teşhisin yapılmasında yardımcıdır.

Hipotiroidinin Tedavisi Nedir?

Hastalığın tedavisi için hastaya eksik olan hormon takviyesi yapılır. Hastalığın geçici olduğu durumlar hariç söz konusu hormon ömür boyu kullanılacaktır.

Yani hipotiroidi hastalığının tedavisi ömür boyu sürmektedir. İnsanlar genel olarak sürekli ilaç kullanma zorunluluğuna sıcak bakmaz ve şikayet ederler.

Bu nedenle ilacı kullanmaya başladıktan bir süre sonra belirtiler ortadan kalkınca, tedavinin bittiğini sanıp ilacı kesebilirler.

Özellikle altını çizmeliyiz ki bu yanlış bir hareket olacaktır. İlaçların düzensiz kullanımı tedavide başarısızlıkla sonuçlanır. Bu nedenle doktorun da kontrolü dahilinde, ilaçların ömür boyu kullanılması gerekmektedir. Tedavide bir diğer önemli nokta verilen ilaçların önerilen dozdan fazla kullanılmaması gerektiğidir. İlacın aşırı kullanımı da başka sorunlara yol açabilmektedir.

Источник: https://bilgihanem.com/hipotiroidi-nedir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть