HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı

içerik

Türkiye, HIV/AIDS ile mücadelede bölge lideri olacak

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı
HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı

ANKARA – YEŞİM SERT KARAASLAN

Rusya, Belarus, Ukrayna, Türk Cumhuriyetleri, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi çeşitli nedenlerle hastaneye başvurunun az, toplumsal farkındalığın düşük olduğu ülkelerde, HIV/AIDS oranlarının düşürülebilmesi ve bilgi düzeyinin artırılabilmesi amacıyla, uluslararası katılımlı araştırmalar yürütülecek, bölgesel hastalık yükü haritası çıkartılacak, eğitim faaliyetleri yapılacak ve medya çalıştayları düzenlenerek iletişim stratejisi belirlenecek.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklama, HIV/AIDS'in, dünyada en çok araştırılan hastalıklar arasında olduğunu belirterek, HIV'in cinsel temas ya da kan yoluyla bulaştığını ve hastalığın son aşamasının AIDS olarak isimlendirildiğini ifade etti.

HIV'ın çok çabuk mutasyona uğrayan bir virüs olduğunu anlatan Ünal, aynı tuvalet ya da havuzun kullanılması, sivrisinek sokması, sarılma ya da tokalaşmayla bulaşmadığını bildirdi.

Ünal, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) son verilerine göre bugüne kadar 70 milyondan fazla kişinin bu hastalığa yakalandığını, 35 milyon kişinin hastalığa bağlı yaşamını yitirdiğini ve 35 milyon kişinin de hastalıkla yaşadığını anlattı.

DSÖ'nün Kuzey Amerika, Avrupa, Afrika, Uzak Doğu, Doğu Avrupa ve Orta Asya'da hastalık görülme sıklığına ilişkin inceleme yaptığını aktaran Ünal, farkındalık düzeyinin artmasıyla, yeni HIV/AIDS sıklığında genel anlamda bir azalmanın söz konusu olduğunu kaydetti.

Ünal, “Verilere göre, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Rusya, Belarus, Ukrayna, Türk Cumhuriyetleri, Suudi Arabistan, Arap Emirlikleri gibi Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde artış olduğu belirlendi. Avrupa rakamlarına bakıldığında, bu bölgede bir yıl içinde 160 bin yeni vaka görüldü. Bu vakaların yaklaşık 138 bini Doğu Avrupa'da.

Türkiye'de bir yılda yaklaşık 2 bin yeni vaka görülüyor. Haziran 2017 itibarıyla bugüne kadarki toplam rakam 16 bin 500. Son rakamlara bakıldığında, son 10 yıldır Türkiye'de vaka sayısında diğer yıllara oranla dört kat artış var. Bu nedenle Türkiye, HIV/AIDS sıklığında hızla artış yaşanan ülkeler arasında yer alıyor.” diye konuştu.

“Hacettepe Üniversitesince de tanı ve eğitim desteği verilecek”

Türkiye'nin de içinde yer aldığı ülkelerdeki artış nedeniyle hastalıkla mücadale için harekete geçtiklerini aktaran Ünal, HÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından “Hacettepe HIV/AIDS Eğitim Günleri-Teoriden Kliniğe” başlıklı bilimsel toplantı düzenlendiğini bildirdi.

Ünal, söz konusu bilimsel toplantıya, Rusya, Slovenya, Romanya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Romanya ile Suudi Arabistan ve Sudan'dan bilim insanlarının katıldığını, HIV-AIDS'i tüm yönleriyle ele aldıklarını ve çözüm önerileri için çalışma yaptıklarını vurguladı.

İki gün süren toplantının ardından bir rapor hazırlandığını ve iş birliği kararı alındığını aktaran Ünal, “Alınan karar doğrultusunda Türkiye'nin liderliğinde HIV/AIDS ile mücadele kapsamında bölgesel işbirliği yapılacak.” dedi.

[attention type=green][attention type=red][attention type=yellow]
Toplantının her yıl uluslararası katılımla sürdürüleceğine işaret eden Ünal, şöyle devam etti:
[/attention][/attention][/attention]

“Bu alanda, tüm katılımcı ülkeler işbirliği içinde faaliyetlerini yürütecek. Türkiye, bölgede lider ülke konumunda olacak. Bu kapsamda, HIV/AIDS araştırmalarının yapılabilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi laboratuvarında incelemelerde bulunuldu.

Alınan karara göre, bu bölgedeki tüm ülkelere referans tanı ve doğrulama hizmeti verecek bir referans laboratuvarı olması için çalışmalar yapılacak. Buna göre, bölge ülkelerinin tanı ve direnç testleri bu merkezde yapılacak. Hacettepe Üniversitesince de tanı ve eğitim desteği verilecek.

Bu ülkelerden çoğuyla dil, din, kültür birliğimiz olduğu için, düzenlenen uluslararası toplantıda ortak sorunlar tespit edilecek.”

“İş birliği çerçevesinde araştırmalar yapılacak”

Rusya Saint Petersburg AIDS Merkezi Bilimsel Araştırmalar Birimi Sorumlusu Dr. Tatiana Vinogradova da ülkelerindeki artışın, yeterli önleme programların olmaması ve uygulanan programların da geniş kapsamlı uygulanamamasından kaynaklandığı değerlendirmesinde bulundu.

Hastaların çoğunun durumları ağırlaştığında hastaneye başvurduğunu anlatan Vinogradova, Türkiye'nin liderliğinde gerçekleştirilecek bölgesel işbirliği ile ülkelerinde tanı sürecini hızlandırmaya yönelik çalışmalar yapacaklarını ifade etti.

Vinogradova, Türk bilim insanlarını Rusya'ya çağırarak eğitim çalışmalarında bulunacaklarını bildirerek, “Bu iş birliği çerçevesinde araştırmalar yapılacak. Bu şekilde, bizim kendi ülkemizde gözden kaçırdığımız konular ortaya çıkabilecek.” dedi.

“Bölgesel HIV/AIDS haritası çıkartılacak”

ABD'den Sağlık ve İnsan Hakları Global Enstitüsü Eş Kurucusu Dr. Arash Alaei de aslen İranlı olduğunu ve yaklaşık 21 yıldır HIV/AIDS üzerine çalışmalar yaptığını aktardı.

Türkiye'nin de yer aldığı bölge ülkelerindeki en büyük sorunun hastaneye başvurudan kaçınılmasından kaynaklandığını aktaran Alaei, Güney Afrika'da HIV/AIDS görülme sıklığının yüksek olmasına karşın hastalığın kontrol altında bulunduğunu, İsviçre'de hastaların yüzde 90'ının durumunu bildiğini ve ona göre tedavi aldığını bildirdi.

HIV pozitif olan kişilerin “Seks işçisi ya da erkeklerle beraber olan erkek gibi” nitelendirmelerden kaçındıkları için hastaneye başvurmadığı değerlendirmesinde bulunan Alaei, Türkiye'nin önderliğinde yürütülecek olan çalışmalarla “damgalama-ötekileştirme” sorunun da ortadan kaldırılması için eğitici ve farkındalık yaratıcı kampanyaların hayata geçirileceğini kaydetti.

Yapılacak çalışmalar hakkında bilgi veren Alaei, “İlk olarak katılımcı ülkelerle birlikte yaş grupları baz alınarak AIDS olanların neden hastaneye başvurudan kaçındığının belirlenebilmesi için her ülkede araştırma yapılacak.

İkinci olarak HIV pozitif olduğunu bilen kişilerin tedavi için başvurmaktan korkup korkmadıkları, korkuyorlarsa çekincelerinin ne olduğu belirlenecek. Üçüncü olarak da tedavi görenlerin aldıkları sağlık hizmetlerinin kalitesi araştırılacak.

” ifadesini kullandı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Источник: https://www.aa.com.tr/tr/saglik/turkiye-hiv-aids-ile-mucadelede-bolge-lideri-olacak-/1012316

HIV VE AIDS Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı

AIDS (Edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu veya edinilmiş immün yetmezlik sendromu); HIV (İnsan bağışıklık eksikliği virüsü) adı verilen bir virüsten kaynaklanan bir sendromdur. Hastalık bağışıklık sistemini değiştirerek insanları enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirir. Sendrom ilerledikçe bu hassasiyet kötüleşir.

HIV virüsü nasıl bulaşır?” HIV bulaşmış bir kişinin (meni ve vajinal sıvılar, kan ve anne sütü) vücut sıvıları içinde bulunur. Virüs kan yoluyla, kan ve cinsel temas yoluyla bir kişiden diğerine geçirilir. Buna ek olarak, enfekte olan hamile kadınlar gebelik sırasında bebeklerine HIV’i geçirebilirler, doğum sonrasında da bebeği emzirmek suretiyle HIV’i geçirebilir.

HIV virüsü ilişki, kan nakli ve kontamine hipodermik iğneler gibi birçok yoldan bulaşabilir.

Hem virüs, hem de sendroma genellikle birlikte HIV veya AIDS adı verilir. HIV’li insanlara “HIV enfeksiyonlu” denir. Sonuç olarak, bazılarında daha sonra AIDS gelişir. Bir AIDS hastasında sayısız fırsatçı enfeksiyon gelişimi sonuç olarak ölümle sonuçlanabilir.

Bilimsel araştırmaya göre, HIV’in kökenleri on dokuzuncu yüzyılın sonlarına veya yirminci yüzyılın başlarına kadar uzanıyor. AIDS ve nedeni, HIV, 1980’lerin başında tanımlanmış ve tanınmıştır.

HIV tedavi edilir mi?” Şu anda HIV veya AIDS için herhangi bir tedavi mevcut değildir. Tedaviler durumun seyrini yavaşlatabilir; bazı virüslü insanlar uzun ve nispeten sağlıklı yaşayabilir.

HIV ve AIDS Hakkında Hızlı Bilgiler:

HIV ve AIDS ile ilgili bazı önemli noktalar aşağıda kısaca listelenmiştir. Daha ayrıntılı ve destekleyici bilgi makalenin devamında yer almaktadır.

  • Gay, biseksüel ve tüm ırk ve etnik kökenlerden insanlarla ilişkiye giren diğer erkekler, HIV’den en fazla etkilenen nüfustur.
  • Kadınlar arasında yeni HIV enfeksiyonları, çoğunlukla heteroseksüel temas veya enjeksiyon kullanımına dayanıklıdır.
  • HIV için henüz tedavi yoktur ve bu durumla yaşayanlar üzerinde büyük mali bir sıkıntıya neden olabilir.
  • Partner sınırlama, asla iğne paylaşmama ve prezervatifi sürekli ve doğru kullanma gibi HIV’i önlemeye yönelik çok sayıda korunma yöntemi bulunmaktadır.

HIV ve AIDS Nedir?

HIV, bağışıklık sisteminde T hücrelerine saldıran virüstür.

AIDS, HIV enfeksiyonunun ileri aşamalarında görülen sendromdur.

HIV bir virüstür. AIDS tıbbi bir rahatsızlıktır.

HIV enfeksiyonu, AIDS’in gelişmesine neden olur. Bununla birlikte, AIDS gelişmeden HIV bulaştırmak mümkündür. Tedavi edilmediğinde, HIV enfeksiyonu ilerler ve sonunda vakaların çoğunda AIDS gelişir.

HIV testi erken evrelerde enfeksiyonu tanımlayabilir. Bu, hastanın virüsün çoğalmasını yavaşlatacak, AIDS’in başlamasını geciktirecek profilaktik (önleyici) ilaçları kullanılmasına olanak tanır. AIDS hastalarında hala HIV virüsü vardır ve yine de bulaşıcıdır. AIDS’li birisi, HIV virüsünü başka birine bulaştırabilir.

HIV ve AIDS Sebepleri Nelerdir?

HIV neden olur?” İnsan bağışıklık sisteminin hayati organlarını enfekte eden bir retrovirüstür. Virüs, antiretroviral tedavinin yokluğunda ilerler.

Virüs ilerleme oranı bireyler arasında büyük farklılıklar göstermektedir ve hastanın yaşı, vücudun HIV’e karşı savunma gücü, sağlık hizmetlerine erişim, eşlik eden enfeksiyonların varlığı, enfekte kişinin genetik mirası, belirli HIV virüslerine karşı direnç gibi faktörlere bağlıdır.

HIV aşağıdaki yollarla bulaşabilir:

  • Cinsel temas: Enfekte cinsel salgılarla (rektal, jenital veya oral müköz membranlar) temas olduğunda ortaya çıkabilir. Bu, korunmasız cinsel ilişkiye girerken veya HIV ile enfekte birisiyle cinsel oyuncaklar paylaşımı ile olur.
  • Perinatal transmisyon: Anne, çocuğuna doğum, hamilelik ve emzirme dönemlerinde bulaştırabilir.
  • Kan nakli: Kan transfüzyonuyla HIV bulaştırma riski günümüzde titiz tarama ve önlemler sayesinde gelişmiş ülkelerde son derece düşüktür.

Sıkı korunma prosedürleri sayesinde sağlık çalışanları için kazara enfeksiyon riski düşüktür.

Dövme ve piercing yaptıran kişiler de risk altındadır ve çok dikkatli olmalıdırlar.

HIV ve AIDS Belirtileri Nelerdir?

Çoğunlukla, HIV semptomları bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitlerden kaynaklanan enfeksiyonların sonucudur. Bu koşullar, vücuda enfeksiyona karşı koruyucu sağlıklı bağışıklık sistemine sahip bireylerde normalde gelişmez.

Erken HIV Enfeksiyonu Belirtileri

HIV’li birçok kişinin birkaç yıldır hiçbir belirtisi yoktur. Diğerleri gribe benzer belirtiler geliştirebilir. Genellikle virüse yakalandıktan iki ila altı hafta sonra olur. Belirtiler dört haftaya kadar sürebilir.

Erken HIV enfeksiyonunun belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Ateşlenme
  • Titreme
  • Eklem ağrısı
  • Kas ağrısı
  • Boğaz ağrısı
  • Terleme (özellikle geceleri)
  • Büyümüş bezler
  • Kızarıklık
  • Yorgunluk
  • Güçsüzlük, halsizlik
  • Kilo kaybı

Asemptomatik HIV Enfeksiyonu Belirtileri

Çoğu durumda, başlangıç semptomları kaybolduktan sonra yıllarca başka semptomlar olmayacaktır. Bu süre zarfında, virüs gelişmekte ve bağışıklık sistemine zarar vermektedir. Bu süreç 10 yıla kadar sürebilir. Enfekte kişi herhangi bir belirtiye rastlamaz, iyi hisseder ve sağlıklı görünür.

İleri Evre HIV Enfeksiyonu Belirtileri

Tedavi edilmediğinde, vücudun HIV enfeksiyonuyla mücadele kabiliyeti zayıflar. Kişi ciddi hastalıklara karşı savunmasız hale gelir. Bu enfeksiyon evresi “AIDS” olarak bilinir.

Son evre HIV enfeksiyonunun belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Bulanık görme
  • İshal (kalıcı, kronik)
  • Kuru öksürük
  • Haftalarca süren 37C’nin üzerinde ateş
  • Gece terlemeleri
  • Geçmeyen yorgunluk
  • Nefes darlığı
  • Şişmiş bezler haftalarca sürer
  • Haftalarca süren şişmiş bezler
  • Kilo kaybı
  • Dil veya ağızda beyaz lekeler

Geç evre HIV enfeksiyonu sırasında, hayati teh oluşturan bir hastalık gelişme riski daha fazladır. Örnekler şunlardır:

  • Özofajit (özofagusun alt ucunun astarında bir iltihaplanma)
  • Sinir sisteminde enfeksiyonlar (akut aseptik menenjit, subakut ensefalit, periferal nöropati)
  • Pnömoni
  • Bazı kanserler, örneğin; Kaposi sarkomu, invaziv serviks kanseri, akciğer kanseri, rektal karsinomalar, hepatoselüler karsinomalar, baş ve boyun kanseri, lenfoma olarak bilinen bağışıklık sistemi kanseri
  • Toksoplazmoz (beyine bulaşan bir parazitten kaynaklanan bir hastalık, gözlerde ve akciğerlerde hastalıklara neden olabilir)
  • Tüberküloz

Hayatı tehdit eden hastalıklar uygun HIV tedavisi ile kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir.

HIV ve AIDS Teşhisi ve Tanı Testleri

“HIV nasıl tespit edilir?”

a) Kan testi: Tanı, virüs için özel olarak taranan bir kan testi ile yapılır. HIV virüsü bulunursa, test sonucu “pozitiftir”. Hastaya sonuç verilmeden önce kan birkaç kez tekrar test edilir. Testleri pozitif olanlar için enfeksiyonun nasıl ilerlediğini görmek amacıyla başka testlerden geçmeleri ve tedaviyi ne zaman başlatmaları gerektiğine karar vermeleri istenir.

Bir kişi virüse maruz kaldıysa, mümkün olan en kısa sürede tanı testleri yapılması çok önemlidir. Daha erken HIV saptanırsa, tedavinin başarısı o kadar yüksek olur. Ayrıca, virüsün başkalarına yayılmasını önlemek için önlemler alınmış olunur.

HIV ile enfeksiyondan sonra, virüsün testte görünmesi üç hafta ila üç aya kadar sürebilir. Yeniden test gerekebilir.

b) Ultra duyarlı HIV sensörü: 2012 yılında bilim adamları HIV dahil viral enfeksiyonları tespit eden son derece hassas bir sensör geliştirdiklerini bildirdiler.

HIV ve AIDS Tedavisi

Dünya Sağlık Örgütü’nün Haziran 2013’te yayınladığı talimatlara göre, daha önce yapılmış HIV antiretroviral tedavisi hayati önem taşıyor. Yaşam kalitesini arttırıyor, yaşam süresini uzatıyor ve bulaşma riskini azaltıyor.

HIV pozitif erişkin CD4 hücre sayısı 500 hücre / mm3 veya daha düşük olduğunda hemen tedaviye başlanılmalıdır.

Şu anda HIV ve AIDS için aşı veya tedavi yoktur. Ancak tedaviler çok daha etkili hale gelmiştir; bunlar hastaların genel sağlıklarını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilirler.

[attention type=yellow][attention type=green][attention type=red]
Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.
[/attention][/attention][/attention]

Источник: https://www.hastalopedi.com/hiv-ve-aids/

HIV-AIDS: Fark Nedir?

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı
HIV-AIDS: Fark Nedir? GÜNCELLEME GELİYOR Şu anda bu makaleyi güncellemek için çalışıyoruz. Çalışmalar, virüsü düzenli olarak antiretroviral tedavi altında olan, HIV ile yaşayan bir kişinin, kanda bulunan virüsün saptanamayan seviyelere indirgediğini, cinsel ilişki sırasında bir eşe HIV bulaştırabileceğini göstermedi.

Bu sayfa “Undetectable = Untransmittable” olan tıbbi uzlaşmayı yansıtacak şekilde yakında güncellenecektir. “

HIV ve AIDS'i karıştırmak kolay olabilir. Bunlar farklı teşhislerdir, ancak elele geçer ve belirli bir hastalığı tanımlamak için genellikle birbirlerinin yerine kullanılırlar.

HIV, AIDS adı verilen bir duruma neden olabilen bir virüstür.

Tarihte bir zamanlar HIV ya da AIDS tanısı ölüm cezası olarak düşünülmüştü. Araştırmalar ve yeni tedavilerin geliştirilmesi sayesinde günümüzde HIV ve AIDS teşhisi konan insanlar uzun, üretken yaşıyor.

Daha fazla bilgi edinin: Medikal toplumun Truvada hakkında ne söyleyeceklerini görün “

HIV bir virüs

HIV enfeksiyona neden olabilen bir virüstür.İnsan immün yetmezlik virüsü anlamına gelir.Ad virüsü tanımlar: yalnızca insanları infekte eder ve bağışıklık sistemine saldırır ve yetersiz kalır ve gerektiğinde etkili bir şekilde çalışamıyor.

Diğer birçok virüsün aksine, bağışıklık sistemimiz saldırı yapamaz ve hiç kimse nedenini anlamıyor ancak ilaçlar HIV'i çok başarılı bir şekilde kontrol edebiliyor.

AIDS, bir durumdur

HIV, bir enfeksiyona neden olabilecek bir virüstür; ancak AIDS bir durum ya da sendromdur. HIV ile enfekte olmak, edinilmiş immün yetmezlik sendromu anlamına gelen AIDS'in oluşumuna yol açabilir. HIV, bağışıklık sistemine ciddi hasar verdiğinde AIDS gelişir.

kişiden kişiye değişen belirtilere sahip karmaşık durum AIDS belirtileri bir kişinin geliştiği enfeksiyonlarla ilişkili Enfeksiyonlarla mücadele edemeyen hasar görmüş bir bağışıklık sistemine sahip olmanın bir sonucu olarak.

Bu enfeksiyonlar, tüberküloz, pnömoni, bazı kanser türleri ve diğer enfeksiyonları içerebilir.

AIDSsiz HIV

HIV bir virüstür ve AIDS'in sebep olduğu durumdur. AIDS almadan bir HIV enfeksiyonu yaşayabilirsiniz. Aslında HIV ile yaşayan birçok insan AIDS'i geliştirmeden yıllarca yaşamaktadır. Tedavideki ilerlemeler sayesinde, bir HIV enfeksiyonuyla her zamankinden daha uzun yaşayabilirsiniz.

AIDS olmadan bir HIV enfeksiyonu yaşasanız da, AIDS teşhisi konan kişilerin mutlaka mutlaka HIV bulundurmaları gerekir. Tedavi olmadığı için HIV enfeksiyonu hiçbir zaman ortadan kalkmaz; AIDS hiç gelişmese bile.

HIV kişiden kişiye bulaşabilir

HIV, diğer virüsler gibi insanlar arasında bulaşabildiği anlamına gelen bir virüsdür. Enfeksiyon yayılır budur. Öte yandan, AIDS, bir kişinin HIV enfeksiyonu sözleşmesinden sonra edinilen bir durumdur.

HIV virüsü vücut sıvılarının değişimi yoluyla bir kişiden diğerine iletilir. En yaygın olarak, enfeksiyon korunmasız cinsel ilişki yoluyla veya kontamine iğneler kullanılarak iletilir. Daha seyrek olarak, bir kişi kirletilmiş bir kan nakli ile enfekte olabilir veya bir anne gebelik sırasında çocuğa enfeksiyondan geçebilir.

HIV, her zaman semptom üretmez

HIV genelde enfeksiyondan 2-4 hafta sonra grip benzeri semptomlara neden olur. Bu süre kısadır ve akut enfeksiyon olarak adlandırılır. Bağışıklık sistemi, enfeksiyonu kontrol altında tutarak gecikme süresine neden olur.

Bağışıklık sistemi HIV'ı tamamen ortadan kaldırmaz, ancak uzun süre kontrol edebilir. Yıllarca sürebilen bu gizli dönemde, enfeksiyon kapmış bir kimsede hiçbir belirti görülmeyebilir. Bununla birlikte, AIDS geliştikten sonra, hasta durumun pek çok semptomunu yaşayacaktır.

HIV enfeksiyonu basit bir testle teşhis edilebilir

HIV ile enfekte olduğunda, bağışıklık sistemi virüse karşı antikor üretir. Bir kan veya tükürük testi, bu antikorları tespit edebilir ve HIV bulaşmış olup olmadığınızı belirleyebilir. Ancak bu test enfeksiyondan sadece birkaç hafta sonra etkili olabilir.

Başka bir test, virüsün ürettiği proteinler olan antijenleri araştırıyor. Bu test enfeksiyonu izleyen günlerde HIV bulabilir. Her iki test de doğru ve kolay uygulanır.

AIDS tanısı daha karmaşıktır

AIDS, HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır. Bir kişinin tanı konusunun HIV gecikmesinden AIDS'e geçtiğini belirleyen birkaç faktör vardır.

HIV, CD4 hücreleri adı verilen bağışıklık hücrelerini yok ettiğinden, AIDS teşhisinin bir kısmı bu hücrelerin sayısını içerir. HIV olmayan bir kişi, 500 ila 1, 200 CD4 hücresinden herhangi birine sahip olamaz. Hücreler 200'e düştüğünde, HIV'li bir kişinin AIDS olduğu düşünülür.

AIDS virüsünü gösteren bir başka faktör de fırsatçı enfeksiyonların varlığıdır. Fırsatçı enfeksiyonlar, virüslerin, mantarların veya bakterilerin sebep olduğu, tamamen işlev gören bağışıklık sistemine sahip bir kimseyi rahatsız etmeyen hastalıklardır. Bu da bir AIDS teşhisi belirlemeye yardımcı olur.

Tedavi ve ömür beklentisi

HIV, AIDS'e dönüştüğünde, yaşam beklentisi önemli ölçüde düşer. Bu noktada bağışıklık sistemindeki hasarı onarmak zordur. Şiddetli bağışıklık bozukluğundan kaynaklanan enfeksiyonlar ve kanserler gibi diğer durumlar yaygındır. Bu enfeksiyonlar ve diğer komplikasyonlar, AIDS'li bir kişi için ölümcül hale gelen şeylerdir.

Bununla birlikte, bugünkü HIV enfeksiyonu tedavileri ile birisi virüsle birlikte yaşayabilir ve AIDS gelişmeden önceki yıllarca bile yıllardır. HIV tedavisi görürken normal ve sağlıklı bir yaşama başlayabilmenize rağmen, enfeksiyonu başka birine geçirebileceğinizi anlamak önemlidir.

Источник: https://tr.oldmedic.com/hiv-vs-48104

Türkiye, HIV/AIDS ile mücadelede bölge lideri olacak

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı
HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı

ANKARA – YEŞİM SERT KARAASLAN

Rusya, Belarus, Ukrayna, Türk Cumhuriyetleri, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi çeşitli nedenlerle hastaneye başvurunun az, toplumsal farkındalığın düşük olduğu ülkelerde, HIV/AIDS oranlarının düşürülebilmesi ve bilgi düzeyinin artırılabilmesi amacıyla, uluslararası katılımlı araştırmalar yürütülecek, bölgesel hastalık yükü haritası çıkartılacak, eğitim faaliyetleri yapılacak ve medya çalıştayları düzenlenerek iletişim stratejisi belirlenecek.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklama, HIV/AIDS'in, dünyada en çok araştırılan hastalıklar arasında olduğunu belirterek, HIV'in cinsel temas ya da kan yoluyla bulaştığını ve hastalığın son aşamasının AIDS olarak isimlendirildiğini ifade etti.

HIV'ın çok çabuk mutasyona uğrayan bir virüs olduğunu anlatan Ünal, aynı tuvalet ya da havuzun kullanılması, sivrisinek sokması, sarılma ya da tokalaşmayla bulaşmadığını bildirdi.

Ünal, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) son verilerine göre bugüne kadar 70 milyondan fazla kişinin bu hastalığa yakalandığını, 35 milyon kişinin hastalığa bağlı yaşamını yitirdiğini ve 35 milyon kişinin de hastalıkla yaşadığını anlattı.

DSÖ'nün Kuzey Amerika, Avrupa, Afrika, Uzak Doğu, Doğu Avrupa ve Orta Asya'da hastalık görülme sıklığına ilişkin inceleme yaptığını aktaran Ünal, farkındalık düzeyinin artmasıyla, yeni HIV/AIDS sıklığında genel anlamda bir azalmanın söz konusu olduğunu kaydetti.

Ünal, “Verilere göre, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Rusya, Belarus, Ukrayna, Türk Cumhuriyetleri, Suudi Arabistan, Arap Emirlikleri gibi Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde artış olduğu belirlendi. Avrupa rakamlarına bakıldığında, bu bölgede bir yıl içinde 160 bin yeni vaka görüldü. Bu vakaların yaklaşık 138 bini Doğu Avrupa'da.

Türkiye'de bir yılda yaklaşık 2 bin yeni vaka görülüyor. Haziran 2017 itibarıyla bugüne kadarki toplam rakam 16 bin 500. Son rakamlara bakıldığında, son 10 yıldır Türkiye'de vaka sayısında diğer yıllara oranla dört kat artış var. Bu nedenle Türkiye, HIV/AIDS sıklığında hızla artış yaşanan ülkeler arasında yer alıyor.” diye konuştu.

“Hacettepe Üniversitesince de tanı ve eğitim desteği verilecek”

Türkiye'nin de içinde yer aldığı ülkelerdeki artış nedeniyle hastalıkla mücadale için harekete geçtiklerini aktaran Ünal, HÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından “Hacettepe HIV/AIDS Eğitim Günleri-Teoriden Kliniğe” başlıklı bilimsel toplantı düzenlendiğini bildirdi.

Ünal, söz konusu bilimsel toplantıya, Rusya, Slovenya, Romanya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Romanya ile Suudi Arabistan ve Sudan'dan bilim insanlarının katıldığını, HIV-AIDS'i tüm yönleriyle ele aldıklarını ve çözüm önerileri için çalışma yaptıklarını vurguladı.

İki gün süren toplantının ardından bir rapor hazırlandığını ve iş birliği kararı alındığını aktaran Ünal, “Alınan karar doğrultusunda Türkiye'nin liderliğinde HIV/AIDS ile mücadele kapsamında bölgesel işbirliği yapılacak.” dedi.

[attention type=green][attention type=red][attention type=yellow]
Toplantının her yıl uluslararası katılımla sürdürüleceğine işaret eden Ünal, şöyle devam etti:
[/attention][/attention][/attention]

“Bu alanda, tüm katılımcı ülkeler işbirliği içinde faaliyetlerini yürütecek. Türkiye, bölgede lider ülke konumunda olacak. Bu kapsamda, HIV/AIDS araştırmalarının yapılabilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi laboratuvarında incelemelerde bulunuldu.

Alınan karara göre, bu bölgedeki tüm ülkelere referans tanı ve doğrulama hizmeti verecek bir referans laboratuvarı olması için çalışmalar yapılacak. Buna göre, bölge ülkelerinin tanı ve direnç testleri bu merkezde yapılacak. Hacettepe Üniversitesince de tanı ve eğitim desteği verilecek.

Bu ülkelerden çoğuyla dil, din, kültür birliğimiz olduğu için, düzenlenen uluslararası toplantıda ortak sorunlar tespit edilecek.”

“İş birliği çerçevesinde araştırmalar yapılacak”

Rusya Saint Petersburg AIDS Merkezi Bilimsel Araştırmalar Birimi Sorumlusu Dr. Tatiana Vinogradova da ülkelerindeki artışın, yeterli önleme programların olmaması ve uygulanan programların da geniş kapsamlı uygulanamamasından kaynaklandığı değerlendirmesinde bulundu.

Hastaların çoğunun durumları ağırlaştığında hastaneye başvurduğunu anlatan Vinogradova, Türkiye'nin liderliğinde gerçekleştirilecek bölgesel işbirliği ile ülkelerinde tanı sürecini hızlandırmaya yönelik çalışmalar yapacaklarını ifade etti.

Vinogradova, Türk bilim insanlarını Rusya'ya çağırarak eğitim çalışmalarında bulunacaklarını bildirerek, “Bu iş birliği çerçevesinde araştırmalar yapılacak. Bu şekilde, bizim kendi ülkemizde gözden kaçırdığımız konular ortaya çıkabilecek.” dedi.

“Bölgesel HIV/AIDS haritası çıkartılacak”

ABD'den Sağlık ve İnsan Hakları Global Enstitüsü Eş Kurucusu Dr. Arash Alaei de aslen İranlı olduğunu ve yaklaşık 21 yıldır HIV/AIDS üzerine çalışmalar yaptığını aktardı.

Türkiye'nin de yer aldığı bölge ülkelerindeki en büyük sorunun hastaneye başvurudan kaçınılmasından kaynaklandığını aktaran Alaei, Güney Afrika'da HIV/AIDS görülme sıklığının yüksek olmasına karşın hastalığın kontrol altında bulunduğunu, İsviçre'de hastaların yüzde 90'ının durumunu bildiğini ve ona göre tedavi aldığını bildirdi.

HIV pozitif olan kişilerin “Seks işçisi ya da erkeklerle beraber olan erkek gibi” nitelendirmelerden kaçındıkları için hastaneye başvurmadığı değerlendirmesinde bulunan Alaei, Türkiye'nin önderliğinde yürütülecek olan çalışmalarla “damgalama-ötekileştirme” sorunun da ortadan kaldırılması için eğitici ve farkındalık yaratıcı kampanyaların hayata geçirileceğini kaydetti.

Yapılacak çalışmalar hakkında bilgi veren Alaei, “İlk olarak katılımcı ülkelerle birlikte yaş grupları baz alınarak AIDS olanların neden hastaneye başvurudan kaçındığının belirlenebilmesi için her ülkede araştırma yapılacak.

İkinci olarak HIV pozitif olduğunu bilen kişilerin tedavi için başvurmaktan korkup korkmadıkları, korkuyorlarsa çekincelerinin ne olduğu belirlenecek. Üçüncü olarak da tedavi görenlerin aldıkları sağlık hizmetlerinin kalitesi araştırılacak.

” ifadesini kullandı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Источник: https://www.aa.com.tr/tr/saglik/turkiye-hiv-aids-ile-mucadelede-bolge-lideri-olacak-/1012316

HIV VE AIDS Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı

AIDS (Edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu veya edinilmiş immün yetmezlik sendromu); HIV (İnsan bağışıklık eksikliği virüsü) adı verilen bir virüsten kaynaklanan bir sendromdur. Hastalık bağışıklık sistemini değiştirerek insanları enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirir. Sendrom ilerledikçe bu hassasiyet kötüleşir.

HIV virüsü nasıl bulaşır?” HIV bulaşmış bir kişinin (meni ve vajinal sıvılar, kan ve anne sütü) vücut sıvıları içinde bulunur. Virüs kan yoluyla, kan ve cinsel temas yoluyla bir kişiden diğerine geçirilir. Buna ek olarak, enfekte olan hamile kadınlar gebelik sırasında bebeklerine HIV’i geçirebilirler, doğum sonrasında da bebeği emzirmek suretiyle HIV’i geçirebilir.

HIV virüsü ilişki, kan nakli ve kontamine hipodermik iğneler gibi birçok yoldan bulaşabilir.

Hem virüs, hem de sendroma genellikle birlikte HIV veya AIDS adı verilir. HIV’li insanlara “HIV enfeksiyonlu” denir. Sonuç olarak, bazılarında daha sonra AIDS gelişir. Bir AIDS hastasında sayısız fırsatçı enfeksiyon gelişimi sonuç olarak ölümle sonuçlanabilir.

Bilimsel araştırmaya göre, HIV’in kökenleri on dokuzuncu yüzyılın sonlarına veya yirminci yüzyılın başlarına kadar uzanıyor. AIDS ve nedeni, HIV, 1980’lerin başında tanımlanmış ve tanınmıştır.

HIV tedavi edilir mi?” Şu anda HIV veya AIDS için herhangi bir tedavi mevcut değildir. Tedaviler durumun seyrini yavaşlatabilir; bazı virüslü insanlar uzun ve nispeten sağlıklı yaşayabilir.

HIV ve AIDS Hakkında Hızlı Bilgiler:

HIV ve AIDS ile ilgili bazı önemli noktalar aşağıda kısaca listelenmiştir. Daha ayrıntılı ve destekleyici bilgi makalenin devamında yer almaktadır.

  • Gay, biseksüel ve tüm ırk ve etnik kökenlerden insanlarla ilişkiye giren diğer erkekler, HIV’den en fazla etkilenen nüfustur.
  • Kadınlar arasında yeni HIV enfeksiyonları, çoğunlukla heteroseksüel temas veya enjeksiyon kullanımına dayanıklıdır.
  • HIV için henüz tedavi yoktur ve bu durumla yaşayanlar üzerinde büyük mali bir sıkıntıya neden olabilir.
  • Partner sınırlama, asla iğne paylaşmama ve prezervatifi sürekli ve doğru kullanma gibi HIV’i önlemeye yönelik çok sayıda korunma yöntemi bulunmaktadır.

HIV ve AIDS Nedir?

HIV, bağışıklık sisteminde T hücrelerine saldıran virüstür.

AIDS, HIV enfeksiyonunun ileri aşamalarında görülen sendromdur.

HIV bir virüstür. AIDS tıbbi bir rahatsızlıktır.

HIV enfeksiyonu, AIDS’in gelişmesine neden olur. Bununla birlikte, AIDS gelişmeden HIV bulaştırmak mümkündür. Tedavi edilmediğinde, HIV enfeksiyonu ilerler ve sonunda vakaların çoğunda AIDS gelişir.

HIV testi erken evrelerde enfeksiyonu tanımlayabilir. Bu, hastanın virüsün çoğalmasını yavaşlatacak, AIDS’in başlamasını geciktirecek profilaktik (önleyici) ilaçları kullanılmasına olanak tanır. AIDS hastalarında hala HIV virüsü vardır ve yine de bulaşıcıdır. AIDS’li birisi, HIV virüsünü başka birine bulaştırabilir.

HIV ve AIDS Sebepleri Nelerdir?

HIV neden olur?” İnsan bağışıklık sisteminin hayati organlarını enfekte eden bir retrovirüstür. Virüs, antiretroviral tedavinin yokluğunda ilerler.

Virüs ilerleme oranı bireyler arasında büyük farklılıklar göstermektedir ve hastanın yaşı, vücudun HIV’e karşı savunma gücü, sağlık hizmetlerine erişim, eşlik eden enfeksiyonların varlığı, enfekte kişinin genetik mirası, belirli HIV virüslerine karşı direnç gibi faktörlere bağlıdır.

HIV aşağıdaki yollarla bulaşabilir:

  • Cinsel temas: Enfekte cinsel salgılarla (rektal, jenital veya oral müköz membranlar) temas olduğunda ortaya çıkabilir. Bu, korunmasız cinsel ilişkiye girerken veya HIV ile enfekte birisiyle cinsel oyuncaklar paylaşımı ile olur.
  • Perinatal transmisyon: Anne, çocuğuna doğum, hamilelik ve emzirme dönemlerinde bulaştırabilir.
  • Kan nakli: Kan transfüzyonuyla HIV bulaştırma riski günümüzde titiz tarama ve önlemler sayesinde gelişmiş ülkelerde son derece düşüktür.

Sıkı korunma prosedürleri sayesinde sağlık çalışanları için kazara enfeksiyon riski düşüktür.

Dövme ve piercing yaptıran kişiler de risk altındadır ve çok dikkatli olmalıdırlar.

HIV ve AIDS Belirtileri Nelerdir?

Çoğunlukla, HIV semptomları bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitlerden kaynaklanan enfeksiyonların sonucudur. Bu koşullar, vücuda enfeksiyona karşı koruyucu sağlıklı bağışıklık sistemine sahip bireylerde normalde gelişmez.

Erken HIV Enfeksiyonu Belirtileri

HIV’li birçok kişinin birkaç yıldır hiçbir belirtisi yoktur. Diğerleri gribe benzer belirtiler geliştirebilir. Genellikle virüse yakalandıktan iki ila altı hafta sonra olur. Belirtiler dört haftaya kadar sürebilir.

Erken HIV enfeksiyonunun belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Ateşlenme
  • Titreme
  • Eklem ağrısı
  • Kas ağrısı
  • Boğaz ağrısı
  • Terleme (özellikle geceleri)
  • Büyümüş bezler
  • Kızarıklık
  • Yorgunluk
  • Güçsüzlük, halsizlik
  • Kilo kaybı

Asemptomatik HIV Enfeksiyonu Belirtileri

Çoğu durumda, başlangıç semptomları kaybolduktan sonra yıllarca başka semptomlar olmayacaktır. Bu süre zarfında, virüs gelişmekte ve bağışıklık sistemine zarar vermektedir. Bu süreç 10 yıla kadar sürebilir. Enfekte kişi herhangi bir belirtiye rastlamaz, iyi hisseder ve sağlıklı görünür.

İleri Evre HIV Enfeksiyonu Belirtileri

Tedavi edilmediğinde, vücudun HIV enfeksiyonuyla mücadele kabiliyeti zayıflar. Kişi ciddi hastalıklara karşı savunmasız hale gelir. Bu enfeksiyon evresi “AIDS” olarak bilinir.

Son evre HIV enfeksiyonunun belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Bulanık görme
  • İshal (kalıcı, kronik)
  • Kuru öksürük
  • Haftalarca süren 37C’nin üzerinde ateş
  • Gece terlemeleri
  • Geçmeyen yorgunluk
  • Nefes darlığı
  • Şişmiş bezler haftalarca sürer
  • Haftalarca süren şişmiş bezler
  • Kilo kaybı
  • Dil veya ağızda beyaz lekeler

Geç evre HIV enfeksiyonu sırasında, hayati teh oluşturan bir hastalık gelişme riski daha fazladır. Örnekler şunlardır:

  • Özofajit (özofagusun alt ucunun astarında bir iltihaplanma)
  • Sinir sisteminde enfeksiyonlar (akut aseptik menenjit, subakut ensefalit, periferal nöropati)
  • Pnömoni
  • Bazı kanserler, örneğin; Kaposi sarkomu, invaziv serviks kanseri, akciğer kanseri, rektal karsinomalar, hepatoselüler karsinomalar, baş ve boyun kanseri, lenfoma olarak bilinen bağışıklık sistemi kanseri
  • Toksoplazmoz (beyine bulaşan bir parazitten kaynaklanan bir hastalık, gözlerde ve akciğerlerde hastalıklara neden olabilir)
  • Tüberküloz

Hayatı tehdit eden hastalıklar uygun HIV tedavisi ile kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir.

HIV ve AIDS Teşhisi ve Tanı Testleri

“HIV nasıl tespit edilir?”

a) Kan testi: Tanı, virüs için özel olarak taranan bir kan testi ile yapılır. HIV virüsü bulunursa, test sonucu “pozitiftir”. Hastaya sonuç verilmeden önce kan birkaç kez tekrar test edilir. Testleri pozitif olanlar için enfeksiyonun nasıl ilerlediğini görmek amacıyla başka testlerden geçmeleri ve tedaviyi ne zaman başlatmaları gerektiğine karar vermeleri istenir.

Bir kişi virüse maruz kaldıysa, mümkün olan en kısa sürede tanı testleri yapılması çok önemlidir. Daha erken HIV saptanırsa, tedavinin başarısı o kadar yüksek olur. Ayrıca, virüsün başkalarına yayılmasını önlemek için önlemler alınmış olunur.

HIV ile enfeksiyondan sonra, virüsün testte görünmesi üç hafta ila üç aya kadar sürebilir. Yeniden test gerekebilir.

b) Ultra duyarlı HIV sensörü: 2012 yılında bilim adamları HIV dahil viral enfeksiyonları tespit eden son derece hassas bir sensör geliştirdiklerini bildirdiler.

HIV ve AIDS Tedavisi

Dünya Sağlık Örgütü’nün Haziran 2013’te yayınladığı talimatlara göre, daha önce yapılmış HIV antiretroviral tedavisi hayati önem taşıyor. Yaşam kalitesini arttırıyor, yaşam süresini uzatıyor ve bulaşma riskini azaltıyor.

HIV pozitif erişkin CD4 hücre sayısı 500 hücre / mm3 veya daha düşük olduğunda hemen tedaviye başlanılmalıdır.

Şu anda HIV ve AIDS için aşı veya tedavi yoktur. Ancak tedaviler çok daha etkili hale gelmiştir; bunlar hastaların genel sağlıklarını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilirler.

[attention type=yellow][attention type=green][attention type=red]
Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.
[/attention][/attention][/attention]

Источник: https://www.hastalopedi.com/hiv-ve-aids/

HIV-AIDS: Fark Nedir?

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı
HIV-AIDS: Fark Nedir? GÜNCELLEME GELİYOR Şu anda bu makaleyi güncellemek için çalışıyoruz. Çalışmalar, virüsü düzenli olarak antiretroviral tedavi altında olan, HIV ile yaşayan bir kişinin, kanda bulunan virüsün saptanamayan seviyelere indirgediğini, cinsel ilişki sırasında bir eşe HIV bulaştırabileceğini göstermedi.

Bu sayfa “Undetectable = Untransmittable” olan tıbbi uzlaşmayı yansıtacak şekilde yakında güncellenecektir. “

HIV ve AIDS'i karıştırmak kolay olabilir. Bunlar farklı teşhislerdir, ancak elele geçer ve belirli bir hastalığı tanımlamak için genellikle birbirlerinin yerine kullanılırlar.

HIV, AIDS adı verilen bir duruma neden olabilen bir virüstür.

Tarihte bir zamanlar HIV ya da AIDS tanısı ölüm cezası olarak düşünülmüştü. Araştırmalar ve yeni tedavilerin geliştirilmesi sayesinde günümüzde HIV ve AIDS teşhisi konan insanlar uzun, üretken yaşıyor.

Daha fazla bilgi edinin: Medikal toplumun Truvada hakkında ne söyleyeceklerini görün “

HIV bir virüs

HIV enfeksiyona neden olabilen bir virüstür.İnsan immün yetmezlik virüsü anlamına gelir.Ad virüsü tanımlar: yalnızca insanları infekte eder ve bağışıklık sistemine saldırır ve yetersiz kalır ve gerektiğinde etkili bir şekilde çalışamıyor.

Diğer birçok virüsün aksine, bağışıklık sistemimiz saldırı yapamaz ve hiç kimse nedenini anlamıyor ancak ilaçlar HIV'i çok başarılı bir şekilde kontrol edebiliyor.

AIDS, bir durumdur

HIV, bir enfeksiyona neden olabilecek bir virüstür; ancak AIDS bir durum ya da sendromdur. HIV ile enfekte olmak, edinilmiş immün yetmezlik sendromu anlamına gelen AIDS'in oluşumuna yol açabilir. HIV, bağışıklık sistemine ciddi hasar verdiğinde AIDS gelişir.

kişiden kişiye değişen belirtilere sahip karmaşık durum AIDS belirtileri bir kişinin geliştiği enfeksiyonlarla ilişkili Enfeksiyonlarla mücadele edemeyen hasar görmüş bir bağışıklık sistemine sahip olmanın bir sonucu olarak.

Bu enfeksiyonlar, tüberküloz, pnömoni, bazı kanser türleri ve diğer enfeksiyonları içerebilir.

AIDSsiz HIV

HIV bir virüstür ve AIDS'in sebep olduğu durumdur. AIDS almadan bir HIV enfeksiyonu yaşayabilirsiniz. Aslında HIV ile yaşayan birçok insan AIDS'i geliştirmeden yıllarca yaşamaktadır. Tedavideki ilerlemeler sayesinde, bir HIV enfeksiyonuyla her zamankinden daha uzun yaşayabilirsiniz.

AIDS olmadan bir HIV enfeksiyonu yaşasanız da, AIDS teşhisi konan kişilerin mutlaka mutlaka HIV bulundurmaları gerekir. Tedavi olmadığı için HIV enfeksiyonu hiçbir zaman ortadan kalkmaz; AIDS hiç gelişmese bile.

HIV kişiden kişiye bulaşabilir

HIV, diğer virüsler gibi insanlar arasında bulaşabildiği anlamına gelen bir virüsdür. Enfeksiyon yayılır budur. Öte yandan, AIDS, bir kişinin HIV enfeksiyonu sözleşmesinden sonra edinilen bir durumdur.

HIV virüsü vücut sıvılarının değişimi yoluyla bir kişiden diğerine iletilir. En yaygın olarak, enfeksiyon korunmasız cinsel ilişki yoluyla veya kontamine iğneler kullanılarak iletilir. Daha seyrek olarak, bir kişi kirletilmiş bir kan nakli ile enfekte olabilir veya bir anne gebelik sırasında çocuğa enfeksiyondan geçebilir.

HIV, her zaman semptom üretmez

HIV genelde enfeksiyondan 2-4 hafta sonra grip benzeri semptomlara neden olur. Bu süre kısadır ve akut enfeksiyon olarak adlandırılır. Bağışıklık sistemi, enfeksiyonu kontrol altında tutarak gecikme süresine neden olur.

Bağışıklık sistemi HIV'ı tamamen ortadan kaldırmaz, ancak uzun süre kontrol edebilir. Yıllarca sürebilen bu gizli dönemde, enfeksiyon kapmış bir kimsede hiçbir belirti görülmeyebilir. Bununla birlikte, AIDS geliştikten sonra, hasta durumun pek çok semptomunu yaşayacaktır.

HIV enfeksiyonu basit bir testle teşhis edilebilir

HIV ile enfekte olduğunda, bağışıklık sistemi virüse karşı antikor üretir. Bir kan veya tükürük testi, bu antikorları tespit edebilir ve HIV bulaşmış olup olmadığınızı belirleyebilir. Ancak bu test enfeksiyondan sadece birkaç hafta sonra etkili olabilir.

Başka bir test, virüsün ürettiği proteinler olan antijenleri araştırıyor. Bu test enfeksiyonu izleyen günlerde HIV bulabilir. Her iki test de doğru ve kolay uygulanır.

AIDS tanısı daha karmaşıktır

AIDS, HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır. Bir kişinin tanı konusunun HIV gecikmesinden AIDS'e geçtiğini belirleyen birkaç faktör vardır.

HIV, CD4 hücreleri adı verilen bağışıklık hücrelerini yok ettiğinden, AIDS teşhisinin bir kısmı bu hücrelerin sayısını içerir. HIV olmayan bir kişi, 500 ila 1, 200 CD4 hücresinden herhangi birine sahip olamaz. Hücreler 200'e düştüğünde, HIV'li bir kişinin AIDS olduğu düşünülür.

AIDS virüsünü gösteren bir başka faktör de fırsatçı enfeksiyonların varlığıdır. Fırsatçı enfeksiyonlar, virüslerin, mantarların veya bakterilerin sebep olduğu, tamamen işlev gören bağışıklık sistemine sahip bir kimseyi rahatsız etmeyen hastalıklardır. Bu da bir AIDS teşhisi belirlemeye yardımcı olur.

Tedavi ve ömür beklentisi

HIV, AIDS'e dönüştüğünde, yaşam beklentisi önemli ölçüde düşer. Bu noktada bağışıklık sistemindeki hasarı onarmak zordur. Şiddetli bağışıklık bozukluğundan kaynaklanan enfeksiyonlar ve kanserler gibi diğer durumlar yaygındır. Bu enfeksiyonlar ve diğer komplikasyonlar, AIDS'li bir kişi için ölümcül hale gelen şeylerdir.

Bununla birlikte, bugünkü HIV enfeksiyonu tedavileri ile birisi virüsle birlikte yaşayabilir ve AIDS gelişmeden önceki yıllarca bile yıllardır. HIV tedavisi görürken normal ve sağlıklı bir yaşama başlayabilmenize rağmen, enfeksiyonu başka birine geçirebileceğinizi anlamak önemlidir.

Источник: https://tr.oldmedic.com/hiv-vs-48104

Türkiye, HIV/AIDS ile mücadelede bölge lideri olacak

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı
HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı

ANKARA – YEŞİM SERT KARAASLAN

Rusya, Belarus, Ukrayna, Türk Cumhuriyetleri, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi çeşitli nedenlerle hastaneye başvurunun az, toplumsal farkındalığın düşük olduğu ülkelerde, HIV/AIDS oranlarının düşürülebilmesi ve bilgi düzeyinin artırılabilmesi amacıyla, uluslararası katılımlı araştırmalar yürütülecek, bölgesel hastalık yükü haritası çıkartılacak, eğitim faaliyetleri yapılacak ve medya çalıştayları düzenlenerek iletişim stratejisi belirlenecek.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklama, HIV/AIDS'in, dünyada en çok araştırılan hastalıklar arasında olduğunu belirterek, HIV'in cinsel temas ya da kan yoluyla bulaştığını ve hastalığın son aşamasının AIDS olarak isimlendirildiğini ifade etti.

HIV'ın çok çabuk mutasyona uğrayan bir virüs olduğunu anlatan Ünal, aynı tuvalet ya da havuzun kullanılması, sivrisinek sokması, sarılma ya da tokalaşmayla bulaşmadığını bildirdi.

Ünal, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) son verilerine göre bugüne kadar 70 milyondan fazla kişinin bu hastalığa yakalandığını, 35 milyon kişinin hastalığa bağlı yaşamını yitirdiğini ve 35 milyon kişinin de hastalıkla yaşadığını anlattı.

DSÖ'nün Kuzey Amerika, Avrupa, Afrika, Uzak Doğu, Doğu Avrupa ve Orta Asya'da hastalık görülme sıklığına ilişkin inceleme yaptığını aktaran Ünal, farkındalık düzeyinin artmasıyla, yeni HIV/AIDS sıklığında genel anlamda bir azalmanın söz konusu olduğunu kaydetti.

Ünal, “Verilere göre, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Rusya, Belarus, Ukrayna, Türk Cumhuriyetleri, Suudi Arabistan, Arap Emirlikleri gibi Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde artış olduğu belirlendi. Avrupa rakamlarına bakıldığında, bu bölgede bir yıl içinde 160 bin yeni vaka görüldü. Bu vakaların yaklaşık 138 bini Doğu Avrupa'da.

Türkiye'de bir yılda yaklaşık 2 bin yeni vaka görülüyor. Haziran 2017 itibarıyla bugüne kadarki toplam rakam 16 bin 500. Son rakamlara bakıldığında, son 10 yıldır Türkiye'de vaka sayısında diğer yıllara oranla dört kat artış var. Bu nedenle Türkiye, HIV/AIDS sıklığında hızla artış yaşanan ülkeler arasında yer alıyor.” diye konuştu.

“Hacettepe Üniversitesince de tanı ve eğitim desteği verilecek”

Türkiye'nin de içinde yer aldığı ülkelerdeki artış nedeniyle hastalıkla mücadale için harekete geçtiklerini aktaran Ünal, HÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından “Hacettepe HIV/AIDS Eğitim Günleri-Teoriden Kliniğe” başlıklı bilimsel toplantı düzenlendiğini bildirdi.

Ünal, söz konusu bilimsel toplantıya, Rusya, Slovenya, Romanya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Romanya ile Suudi Arabistan ve Sudan'dan bilim insanlarının katıldığını, HIV-AIDS'i tüm yönleriyle ele aldıklarını ve çözüm önerileri için çalışma yaptıklarını vurguladı.

İki gün süren toplantının ardından bir rapor hazırlandığını ve iş birliği kararı alındığını aktaran Ünal, “Alınan karar doğrultusunda Türkiye'nin liderliğinde HIV/AIDS ile mücadele kapsamında bölgesel işbirliği yapılacak.” dedi.

[attention type=green][attention type=red][attention type=yellow]
Toplantının her yıl uluslararası katılımla sürdürüleceğine işaret eden Ünal, şöyle devam etti:
[/attention][/attention][/attention]

“Bu alanda, tüm katılımcı ülkeler işbirliği içinde faaliyetlerini yürütecek. Türkiye, bölgede lider ülke konumunda olacak. Bu kapsamda, HIV/AIDS araştırmalarının yapılabilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi laboratuvarında incelemelerde bulunuldu.

Alınan karara göre, bu bölgedeki tüm ülkelere referans tanı ve doğrulama hizmeti verecek bir referans laboratuvarı olması için çalışmalar yapılacak. Buna göre, bölge ülkelerinin tanı ve direnç testleri bu merkezde yapılacak. Hacettepe Üniversitesince de tanı ve eğitim desteği verilecek.

Bu ülkelerden çoğuyla dil, din, kültür birliğimiz olduğu için, düzenlenen uluslararası toplantıda ortak sorunlar tespit edilecek.”

“İş birliği çerçevesinde araştırmalar yapılacak”

Rusya Saint Petersburg AIDS Merkezi Bilimsel Araştırmalar Birimi Sorumlusu Dr. Tatiana Vinogradova da ülkelerindeki artışın, yeterli önleme programların olmaması ve uygulanan programların da geniş kapsamlı uygulanamamasından kaynaklandığı değerlendirmesinde bulundu.

Hastaların çoğunun durumları ağırlaştığında hastaneye başvurduğunu anlatan Vinogradova, Türkiye'nin liderliğinde gerçekleştirilecek bölgesel işbirliği ile ülkelerinde tanı sürecini hızlandırmaya yönelik çalışmalar yapacaklarını ifade etti.

Vinogradova, Türk bilim insanlarını Rusya'ya çağırarak eğitim çalışmalarında bulunacaklarını bildirerek, “Bu iş birliği çerçevesinde araştırmalar yapılacak. Bu şekilde, bizim kendi ülkemizde gözden kaçırdığımız konular ortaya çıkabilecek.” dedi.

“Bölgesel HIV/AIDS haritası çıkartılacak”

ABD'den Sağlık ve İnsan Hakları Global Enstitüsü Eş Kurucusu Dr. Arash Alaei de aslen İranlı olduğunu ve yaklaşık 21 yıldır HIV/AIDS üzerine çalışmalar yaptığını aktardı.

Türkiye'nin de yer aldığı bölge ülkelerindeki en büyük sorunun hastaneye başvurudan kaçınılmasından kaynaklandığını aktaran Alaei, Güney Afrika'da HIV/AIDS görülme sıklığının yüksek olmasına karşın hastalığın kontrol altında bulunduğunu, İsviçre'de hastaların yüzde 90'ının durumunu bildiğini ve ona göre tedavi aldığını bildirdi.

HIV pozitif olan kişilerin “Seks işçisi ya da erkeklerle beraber olan erkek gibi” nitelendirmelerden kaçındıkları için hastaneye başvurmadığı değerlendirmesinde bulunan Alaei, Türkiye'nin önderliğinde yürütülecek olan çalışmalarla “damgalama-ötekileştirme” sorunun da ortadan kaldırılması için eğitici ve farkındalık yaratıcı kampanyaların hayata geçirileceğini kaydetti.

Yapılacak çalışmalar hakkında bilgi veren Alaei, “İlk olarak katılımcı ülkelerle birlikte yaş grupları baz alınarak AIDS olanların neden hastaneye başvurudan kaçındığının belirlenebilmesi için her ülkede araştırma yapılacak.

İkinci olarak HIV pozitif olduğunu bilen kişilerin tedavi için başvurmaktan korkup korkmadıkları, korkuyorlarsa çekincelerinin ne olduğu belirlenecek. Üçüncü olarak da tedavi görenlerin aldıkları sağlık hizmetlerinin kalitesi araştırılacak.

” ifadesini kullandı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Источник: https://www.aa.com.tr/tr/saglik/turkiye-hiv-aids-ile-mucadelede-bolge-lideri-olacak-/1012316

HIV VE AIDS Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı

AIDS (Edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu veya edinilmiş immün yetmezlik sendromu); HIV (İnsan bağışıklık eksikliği virüsü) adı verilen bir virüsten kaynaklanan bir sendromdur. Hastalık bağışıklık sistemini değiştirerek insanları enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirir. Sendrom ilerledikçe bu hassasiyet kötüleşir.

HIV virüsü nasıl bulaşır?” HIV bulaşmış bir kişinin (meni ve vajinal sıvılar, kan ve anne sütü) vücut sıvıları içinde bulunur. Virüs kan yoluyla, kan ve cinsel temas yoluyla bir kişiden diğerine geçirilir. Buna ek olarak, enfekte olan hamile kadınlar gebelik sırasında bebeklerine HIV’i geçirebilirler, doğum sonrasında da bebeği emzirmek suretiyle HIV’i geçirebilir.

HIV virüsü ilişki, kan nakli ve kontamine hipodermik iğneler gibi birçok yoldan bulaşabilir.

Hem virüs, hem de sendroma genellikle birlikte HIV veya AIDS adı verilir. HIV’li insanlara “HIV enfeksiyonlu” denir. Sonuç olarak, bazılarında daha sonra AIDS gelişir. Bir AIDS hastasında sayısız fırsatçı enfeksiyon gelişimi sonuç olarak ölümle sonuçlanabilir.

Bilimsel araştırmaya göre, HIV’in kökenleri on dokuzuncu yüzyılın sonlarına veya yirminci yüzyılın başlarına kadar uzanıyor. AIDS ve nedeni, HIV, 1980’lerin başında tanımlanmış ve tanınmıştır.

HIV tedavi edilir mi?” Şu anda HIV veya AIDS için herhangi bir tedavi mevcut değildir. Tedaviler durumun seyrini yavaşlatabilir; bazı virüslü insanlar uzun ve nispeten sağlıklı yaşayabilir.

HIV ve AIDS Hakkında Hızlı Bilgiler:

HIV ve AIDS ile ilgili bazı önemli noktalar aşağıda kısaca listelenmiştir. Daha ayrıntılı ve destekleyici bilgi makalenin devamında yer almaktadır.

  • Gay, biseksüel ve tüm ırk ve etnik kökenlerden insanlarla ilişkiye giren diğer erkekler, HIV’den en fazla etkilenen nüfustur.
  • Kadınlar arasında yeni HIV enfeksiyonları, çoğunlukla heteroseksüel temas veya enjeksiyon kullanımına dayanıklıdır.
  • HIV için henüz tedavi yoktur ve bu durumla yaşayanlar üzerinde büyük mali bir sıkıntıya neden olabilir.
  • Partner sınırlama, asla iğne paylaşmama ve prezervatifi sürekli ve doğru kullanma gibi HIV’i önlemeye yönelik çok sayıda korunma yöntemi bulunmaktadır.

HIV ve AIDS Nedir?

HIV, bağışıklık sisteminde T hücrelerine saldıran virüstür.

AIDS, HIV enfeksiyonunun ileri aşamalarında görülen sendromdur.

HIV bir virüstür. AIDS tıbbi bir rahatsızlıktır.

HIV enfeksiyonu, AIDS’in gelişmesine neden olur. Bununla birlikte, AIDS gelişmeden HIV bulaştırmak mümkündür. Tedavi edilmediğinde, HIV enfeksiyonu ilerler ve sonunda vakaların çoğunda AIDS gelişir.

HIV testi erken evrelerde enfeksiyonu tanımlayabilir. Bu, hastanın virüsün çoğalmasını yavaşlatacak, AIDS’in başlamasını geciktirecek profilaktik (önleyici) ilaçları kullanılmasına olanak tanır. AIDS hastalarında hala HIV virüsü vardır ve yine de bulaşıcıdır. AIDS’li birisi, HIV virüsünü başka birine bulaştırabilir.

HIV ve AIDS Sebepleri Nelerdir?

HIV neden olur?” İnsan bağışıklık sisteminin hayati organlarını enfekte eden bir retrovirüstür. Virüs, antiretroviral tedavinin yokluğunda ilerler.

Virüs ilerleme oranı bireyler arasında büyük farklılıklar göstermektedir ve hastanın yaşı, vücudun HIV’e karşı savunma gücü, sağlık hizmetlerine erişim, eşlik eden enfeksiyonların varlığı, enfekte kişinin genetik mirası, belirli HIV virüslerine karşı direnç gibi faktörlere bağlıdır.

HIV aşağıdaki yollarla bulaşabilir:

  • Cinsel temas: Enfekte cinsel salgılarla (rektal, jenital veya oral müköz membranlar) temas olduğunda ortaya çıkabilir. Bu, korunmasız cinsel ilişkiye girerken veya HIV ile enfekte birisiyle cinsel oyuncaklar paylaşımı ile olur.
  • Perinatal transmisyon: Anne, çocuğuna doğum, hamilelik ve emzirme dönemlerinde bulaştırabilir.
  • Kan nakli: Kan transfüzyonuyla HIV bulaştırma riski günümüzde titiz tarama ve önlemler sayesinde gelişmiş ülkelerde son derece düşüktür.

Sıkı korunma prosedürleri sayesinde sağlık çalışanları için kazara enfeksiyon riski düşüktür.

Dövme ve piercing yaptıran kişiler de risk altındadır ve çok dikkatli olmalıdırlar.

HIV ve AIDS Belirtileri Nelerdir?

Çoğunlukla, HIV semptomları bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitlerden kaynaklanan enfeksiyonların sonucudur. Bu koşullar, vücuda enfeksiyona karşı koruyucu sağlıklı bağışıklık sistemine sahip bireylerde normalde gelişmez.

Erken HIV Enfeksiyonu Belirtileri

HIV’li birçok kişinin birkaç yıldır hiçbir belirtisi yoktur. Diğerleri gribe benzer belirtiler geliştirebilir. Genellikle virüse yakalandıktan iki ila altı hafta sonra olur. Belirtiler dört haftaya kadar sürebilir.

Erken HIV enfeksiyonunun belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Ateşlenme
  • Titreme
  • Eklem ağrısı
  • Kas ağrısı
  • Boğaz ağrısı
  • Terleme (özellikle geceleri)
  • Büyümüş bezler
  • Kızarıklık
  • Yorgunluk
  • Güçsüzlük, halsizlik
  • Kilo kaybı

Asemptomatik HIV Enfeksiyonu Belirtileri

Çoğu durumda, başlangıç semptomları kaybolduktan sonra yıllarca başka semptomlar olmayacaktır. Bu süre zarfında, virüs gelişmekte ve bağışıklık sistemine zarar vermektedir. Bu süreç 10 yıla kadar sürebilir. Enfekte kişi herhangi bir belirtiye rastlamaz, iyi hisseder ve sağlıklı görünür.

İleri Evre HIV Enfeksiyonu Belirtileri

Tedavi edilmediğinde, vücudun HIV enfeksiyonuyla mücadele kabiliyeti zayıflar. Kişi ciddi hastalıklara karşı savunmasız hale gelir. Bu enfeksiyon evresi “AIDS” olarak bilinir.

Son evre HIV enfeksiyonunun belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Bulanık görme
  • İshal (kalıcı, kronik)
  • Kuru öksürük
  • Haftalarca süren 37C’nin üzerinde ateş
  • Gece terlemeleri
  • Geçmeyen yorgunluk
  • Nefes darlığı
  • Şişmiş bezler haftalarca sürer
  • Haftalarca süren şişmiş bezler
  • Kilo kaybı
  • Dil veya ağızda beyaz lekeler

Geç evre HIV enfeksiyonu sırasında, hayati teh oluşturan bir hastalık gelişme riski daha fazladır. Örnekler şunlardır:

  • Özofajit (özofagusun alt ucunun astarında bir iltihaplanma)
  • Sinir sisteminde enfeksiyonlar (akut aseptik menenjit, subakut ensefalit, periferal nöropati)
  • Pnömoni
  • Bazı kanserler, örneğin; Kaposi sarkomu, invaziv serviks kanseri, akciğer kanseri, rektal karsinomalar, hepatoselüler karsinomalar, baş ve boyun kanseri, lenfoma olarak bilinen bağışıklık sistemi kanseri
  • Toksoplazmoz (beyine bulaşan bir parazitten kaynaklanan bir hastalık, gözlerde ve akciğerlerde hastalıklara neden olabilir)
  • Tüberküloz

Hayatı tehdit eden hastalıklar uygun HIV tedavisi ile kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir.

HIV ve AIDS Teşhisi ve Tanı Testleri

“HIV nasıl tespit edilir?”

a) Kan testi: Tanı, virüs için özel olarak taranan bir kan testi ile yapılır. HIV virüsü bulunursa, test sonucu “pozitiftir”. Hastaya sonuç verilmeden önce kan birkaç kez tekrar test edilir. Testleri pozitif olanlar için enfeksiyonun nasıl ilerlediğini görmek amacıyla başka testlerden geçmeleri ve tedaviyi ne zaman başlatmaları gerektiğine karar vermeleri istenir.

Bir kişi virüse maruz kaldıysa, mümkün olan en kısa sürede tanı testleri yapılması çok önemlidir. Daha erken HIV saptanırsa, tedavinin başarısı o kadar yüksek olur. Ayrıca, virüsün başkalarına yayılmasını önlemek için önlemler alınmış olunur.

HIV ile enfeksiyondan sonra, virüsün testte görünmesi üç hafta ila üç aya kadar sürebilir. Yeniden test gerekebilir.

b) Ultra duyarlı HIV sensörü: 2012 yılında bilim adamları HIV dahil viral enfeksiyonları tespit eden son derece hassas bir sensör geliştirdiklerini bildirdiler.

HIV ve AIDS Tedavisi

Dünya Sağlık Örgütü’nün Haziran 2013’te yayınladığı talimatlara göre, daha önce yapılmış HIV antiretroviral tedavisi hayati önem taşıyor. Yaşam kalitesini arttırıyor, yaşam süresini uzatıyor ve bulaşma riskini azaltıyor.

HIV pozitif erişkin CD4 hücre sayısı 500 hücre / mm3 veya daha düşük olduğunda hemen tedaviye başlanılmalıdır.

Şu anda HIV ve AIDS için aşı veya tedavi yoktur. Ancak tedaviler çok daha etkili hale gelmiştir; bunlar hastaların genel sağlıklarını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilirler.

[attention type=yellow][attention type=green][attention type=red]
Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.
[/attention][/attention][/attention]

Источник: https://www.hastalopedi.com/hiv-ve-aids/

HIV-AIDS: Fark Nedir?

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı
HIV-AIDS: Fark Nedir? GÜNCELLEME GELİYOR Şu anda bu makaleyi güncellemek için çalışıyoruz. Çalışmalar, virüsü düzenli olarak antiretroviral tedavi altında olan, HIV ile yaşayan bir kişinin, kanda bulunan virüsün saptanamayan seviyelere indirgediğini, cinsel ilişki sırasında bir eşe HIV bulaştırabileceğini göstermedi.

Bu sayfa “Undetectable = Untransmittable” olan tıbbi uzlaşmayı yansıtacak şekilde yakında güncellenecektir. “

HIV ve AIDS'i karıştırmak kolay olabilir. Bunlar farklı teşhislerdir, ancak elele geçer ve belirli bir hastalığı tanımlamak için genellikle birbirlerinin yerine kullanılırlar.

HIV, AIDS adı verilen bir duruma neden olabilen bir virüstür.

Tarihte bir zamanlar HIV ya da AIDS tanısı ölüm cezası olarak düşünülmüştü. Araştırmalar ve yeni tedavilerin geliştirilmesi sayesinde günümüzde HIV ve AIDS teşhisi konan insanlar uzun, üretken yaşıyor.

Daha fazla bilgi edinin: Medikal toplumun Truvada hakkında ne söyleyeceklerini görün “

HIV bir virüs

HIV enfeksiyona neden olabilen bir virüstür.İnsan immün yetmezlik virüsü anlamına gelir.Ad virüsü tanımlar: yalnızca insanları infekte eder ve bağışıklık sistemine saldırır ve yetersiz kalır ve gerektiğinde etkili bir şekilde çalışamıyor.

Diğer birçok virüsün aksine, bağışıklık sistemimiz saldırı yapamaz ve hiç kimse nedenini anlamıyor ancak ilaçlar HIV'i çok başarılı bir şekilde kontrol edebiliyor.

AIDS, bir durumdur

HIV, bir enfeksiyona neden olabilecek bir virüstür; ancak AIDS bir durum ya da sendromdur. HIV ile enfekte olmak, edinilmiş immün yetmezlik sendromu anlamına gelen AIDS'in oluşumuna yol açabilir. HIV, bağışıklık sistemine ciddi hasar verdiğinde AIDS gelişir.

kişiden kişiye değişen belirtilere sahip karmaşık durum AIDS belirtileri bir kişinin geliştiği enfeksiyonlarla ilişkili Enfeksiyonlarla mücadele edemeyen hasar görmüş bir bağışıklık sistemine sahip olmanın bir sonucu olarak.

Bu enfeksiyonlar, tüberküloz, pnömoni, bazı kanser türleri ve diğer enfeksiyonları içerebilir.

AIDSsiz HIV

HIV bir virüstür ve AIDS'in sebep olduğu durumdur. AIDS almadan bir HIV enfeksiyonu yaşayabilirsiniz. Aslında HIV ile yaşayan birçok insan AIDS'i geliştirmeden yıllarca yaşamaktadır. Tedavideki ilerlemeler sayesinde, bir HIV enfeksiyonuyla her zamankinden daha uzun yaşayabilirsiniz.

AIDS olmadan bir HIV enfeksiyonu yaşasanız da, AIDS teşhisi konan kişilerin mutlaka mutlaka HIV bulundurmaları gerekir. Tedavi olmadığı için HIV enfeksiyonu hiçbir zaman ortadan kalkmaz; AIDS hiç gelişmese bile.

HIV kişiden kişiye bulaşabilir

HIV, diğer virüsler gibi insanlar arasında bulaşabildiği anlamına gelen bir virüsdür. Enfeksiyon yayılır budur. Öte yandan, AIDS, bir kişinin HIV enfeksiyonu sözleşmesinden sonra edinilen bir durumdur.

HIV virüsü vücut sıvılarının değişimi yoluyla bir kişiden diğerine iletilir. En yaygın olarak, enfeksiyon korunmasız cinsel ilişki yoluyla veya kontamine iğneler kullanılarak iletilir. Daha seyrek olarak, bir kişi kirletilmiş bir kan nakli ile enfekte olabilir veya bir anne gebelik sırasında çocuğa enfeksiyondan geçebilir.

HIV, her zaman semptom üretmez

HIV genelde enfeksiyondan 2-4 hafta sonra grip benzeri semptomlara neden olur. Bu süre kısadır ve akut enfeksiyon olarak adlandırılır. Bağışıklık sistemi, enfeksiyonu kontrol altında tutarak gecikme süresine neden olur.

Bağışıklık sistemi HIV'ı tamamen ortadan kaldırmaz, ancak uzun süre kontrol edebilir. Yıllarca sürebilen bu gizli dönemde, enfeksiyon kapmış bir kimsede hiçbir belirti görülmeyebilir. Bununla birlikte, AIDS geliştikten sonra, hasta durumun pek çok semptomunu yaşayacaktır.

HIV enfeksiyonu basit bir testle teşhis edilebilir

HIV ile enfekte olduğunda, bağışıklık sistemi virüse karşı antikor üretir. Bir kan veya tükürük testi, bu antikorları tespit edebilir ve HIV bulaşmış olup olmadığınızı belirleyebilir. Ancak bu test enfeksiyondan sadece birkaç hafta sonra etkili olabilir.

Başka bir test, virüsün ürettiği proteinler olan antijenleri araştırıyor. Bu test enfeksiyonu izleyen günlerde HIV bulabilir. Her iki test de doğru ve kolay uygulanır.

AIDS tanısı daha karmaşıktır

AIDS, HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır. Bir kişinin tanı konusunun HIV gecikmesinden AIDS'e geçtiğini belirleyen birkaç faktör vardır.

HIV, CD4 hücreleri adı verilen bağışıklık hücrelerini yok ettiğinden, AIDS teşhisinin bir kısmı bu hücrelerin sayısını içerir. HIV olmayan bir kişi, 500 ila 1, 200 CD4 hücresinden herhangi birine sahip olamaz. Hücreler 200'e düştüğünde, HIV'li bir kişinin AIDS olduğu düşünülür.

AIDS virüsünü gösteren bir başka faktör de fırsatçı enfeksiyonların varlığıdır. Fırsatçı enfeksiyonlar, virüslerin, mantarların veya bakterilerin sebep olduğu, tamamen işlev gören bağışıklık sistemine sahip bir kimseyi rahatsız etmeyen hastalıklardır. Bu da bir AIDS teşhisi belirlemeye yardımcı olur.

Tedavi ve ömür beklentisi

HIV, AIDS'e dönüştüğünde, yaşam beklentisi önemli ölçüde düşer. Bu noktada bağışıklık sistemindeki hasarı onarmak zordur. Şiddetli bağışıklık bozukluğundan kaynaklanan enfeksiyonlar ve kanserler gibi diğer durumlar yaygındır. Bu enfeksiyonlar ve diğer komplikasyonlar, AIDS'li bir kişi için ölümcül hale gelen şeylerdir.

Bununla birlikte, bugünkü HIV enfeksiyonu tedavileri ile birisi virüsle birlikte yaşayabilir ve AIDS gelişmeden önceki yıllarca bile yıllardır. HIV tedavisi görürken normal ve sağlıklı bir yaşama başlayabilmenize rağmen, enfeksiyonu başka birine geçirebileceğinizi anlamak önemlidir.

Источник: https://tr.oldmedic.com/hiv-vs-48104

Türkiye, HIV/AIDS ile mücadelede bölge lideri olacak

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı
HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı

ANKARA – YEŞİM SERT KARAASLAN

Rusya, Belarus, Ukrayna, Türk Cumhuriyetleri, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi çeşitli nedenlerle hastaneye başvurunun az, toplumsal farkındalığın düşük olduğu ülkelerde, HIV/AIDS oranlarının düşürülebilmesi ve bilgi düzeyinin artırılabilmesi amacıyla, uluslararası katılımlı araştırmalar yürütülecek, bölgesel hastalık yükü haritası çıkartılacak, eğitim faaliyetleri yapılacak ve medya çalıştayları düzenlenerek iletişim stratejisi belirlenecek.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklama, HIV/AIDS'in, dünyada en çok araştırılan hastalıklar arasında olduğunu belirterek, HIV'in cinsel temas ya da kan yoluyla bulaştığını ve hastalığın son aşamasının AIDS olarak isimlendirildiğini ifade etti.

HIV'ın çok çabuk mutasyona uğrayan bir virüs olduğunu anlatan Ünal, aynı tuvalet ya da havuzun kullanılması, sivrisinek sokması, sarılma ya da tokalaşmayla bulaşmadığını bildirdi.

Ünal, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) son verilerine göre bugüne kadar 70 milyondan fazla kişinin bu hastalığa yakalandığını, 35 milyon kişinin hastalığa bağlı yaşamını yitirdiğini ve 35 milyon kişinin de hastalıkla yaşadığını anlattı.

DSÖ'nün Kuzey Amerika, Avrupa, Afrika, Uzak Doğu, Doğu Avrupa ve Orta Asya'da hastalık görülme sıklığına ilişkin inceleme yaptığını aktaran Ünal, farkındalık düzeyinin artmasıyla, yeni HIV/AIDS sıklığında genel anlamda bir azalmanın söz konusu olduğunu kaydetti.

Ünal, “Verilere göre, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Rusya, Belarus, Ukrayna, Türk Cumhuriyetleri, Suudi Arabistan, Arap Emirlikleri gibi Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde artış olduğu belirlendi. Avrupa rakamlarına bakıldığında, bu bölgede bir yıl içinde 160 bin yeni vaka görüldü. Bu vakaların yaklaşık 138 bini Doğu Avrupa'da.

Türkiye'de bir yılda yaklaşık 2 bin yeni vaka görülüyor. Haziran 2017 itibarıyla bugüne kadarki toplam rakam 16 bin 500. Son rakamlara bakıldığında, son 10 yıldır Türkiye'de vaka sayısında diğer yıllara oranla dört kat artış var. Bu nedenle Türkiye, HIV/AIDS sıklığında hızla artış yaşanan ülkeler arasında yer alıyor.” diye konuştu.

“Hacettepe Üniversitesince de tanı ve eğitim desteği verilecek”

Türkiye'nin de içinde yer aldığı ülkelerdeki artış nedeniyle hastalıkla mücadale için harekete geçtiklerini aktaran Ünal, HÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından “Hacettepe HIV/AIDS Eğitim Günleri-Teoriden Kliniğe” başlıklı bilimsel toplantı düzenlendiğini bildirdi.

Ünal, söz konusu bilimsel toplantıya, Rusya, Slovenya, Romanya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Romanya ile Suudi Arabistan ve Sudan'dan bilim insanlarının katıldığını, HIV-AIDS'i tüm yönleriyle ele aldıklarını ve çözüm önerileri için çalışma yaptıklarını vurguladı.

İki gün süren toplantının ardından bir rapor hazırlandığını ve iş birliği kararı alındığını aktaran Ünal, “Alınan karar doğrultusunda Türkiye'nin liderliğinde HIV/AIDS ile mücadele kapsamında bölgesel işbirliği yapılacak.” dedi.

[attention type=green][attention type=red][attention type=yellow]
Toplantının her yıl uluslararası katılımla sürdürüleceğine işaret eden Ünal, şöyle devam etti:
[/attention][/attention][/attention]

“Bu alanda, tüm katılımcı ülkeler işbirliği içinde faaliyetlerini yürütecek. Türkiye, bölgede lider ülke konumunda olacak. Bu kapsamda, HIV/AIDS araştırmalarının yapılabilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi laboratuvarında incelemelerde bulunuldu.

Alınan karara göre, bu bölgedeki tüm ülkelere referans tanı ve doğrulama hizmeti verecek bir referans laboratuvarı olması için çalışmalar yapılacak. Buna göre, bölge ülkelerinin tanı ve direnç testleri bu merkezde yapılacak. Hacettepe Üniversitesince de tanı ve eğitim desteği verilecek.

Bu ülkelerden çoğuyla dil, din, kültür birliğimiz olduğu için, düzenlenen uluslararası toplantıda ortak sorunlar tespit edilecek.”

“İş birliği çerçevesinde araştırmalar yapılacak”

Rusya Saint Petersburg AIDS Merkezi Bilimsel Araştırmalar Birimi Sorumlusu Dr. Tatiana Vinogradova da ülkelerindeki artışın, yeterli önleme programların olmaması ve uygulanan programların da geniş kapsamlı uygulanamamasından kaynaklandığı değerlendirmesinde bulundu.

Hastaların çoğunun durumları ağırlaştığında hastaneye başvurduğunu anlatan Vinogradova, Türkiye'nin liderliğinde gerçekleştirilecek bölgesel işbirliği ile ülkelerinde tanı sürecini hızlandırmaya yönelik çalışmalar yapacaklarını ifade etti.

Vinogradova, Türk bilim insanlarını Rusya'ya çağırarak eğitim çalışmalarında bulunacaklarını bildirerek, “Bu iş birliği çerçevesinde araştırmalar yapılacak. Bu şekilde, bizim kendi ülkemizde gözden kaçırdığımız konular ortaya çıkabilecek.” dedi.

“Bölgesel HIV/AIDS haritası çıkartılacak”

ABD'den Sağlık ve İnsan Hakları Global Enstitüsü Eş Kurucusu Dr. Arash Alaei de aslen İranlı olduğunu ve yaklaşık 21 yıldır HIV/AIDS üzerine çalışmalar yaptığını aktardı.

Türkiye'nin de yer aldığı bölge ülkelerindeki en büyük sorunun hastaneye başvurudan kaçınılmasından kaynaklandığını aktaran Alaei, Güney Afrika'da HIV/AIDS görülme sıklığının yüksek olmasına karşın hastalığın kontrol altında bulunduğunu, İsviçre'de hastaların yüzde 90'ının durumunu bildiğini ve ona göre tedavi aldığını bildirdi.

HIV pozitif olan kişilerin “Seks işçisi ya da erkeklerle beraber olan erkek gibi” nitelendirmelerden kaçındıkları için hastaneye başvurmadığı değerlendirmesinde bulunan Alaei, Türkiye'nin önderliğinde yürütülecek olan çalışmalarla “damgalama-ötekileştirme” sorunun da ortadan kaldırılması için eğitici ve farkındalık yaratıcı kampanyaların hayata geçirileceğini kaydetti.

Yapılacak çalışmalar hakkında bilgi veren Alaei, “İlk olarak katılımcı ülkelerle birlikte yaş grupları baz alınarak AIDS olanların neden hastaneye başvurudan kaçındığının belirlenebilmesi için her ülkede araştırma yapılacak.

İkinci olarak HIV pozitif olduğunu bilen kişilerin tedavi için başvurmaktan korkup korkmadıkları, korkuyorlarsa çekincelerinin ne olduğu belirlenecek. Üçüncü olarak da tedavi görenlerin aldıkları sağlık hizmetlerinin kalitesi araştırılacak.

” ifadesini kullandı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Источник: https://www.aa.com.tr/tr/saglik/turkiye-hiv-aids-ile-mucadelede-bolge-lideri-olacak-/1012316

HIV VE AIDS Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı

AIDS (Edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu veya edinilmiş immün yetmezlik sendromu); HIV (İnsan bağışıklık eksikliği virüsü) adı verilen bir virüsten kaynaklanan bir sendromdur. Hastalık bağışıklık sistemini değiştirerek insanları enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirir. Sendrom ilerledikçe bu hassasiyet kötüleşir.

HIV virüsü nasıl bulaşır?” HIV bulaşmış bir kişinin (meni ve vajinal sıvılar, kan ve anne sütü) vücut sıvıları içinde bulunur. Virüs kan yoluyla, kan ve cinsel temas yoluyla bir kişiden diğerine geçirilir. Buna ek olarak, enfekte olan hamile kadınlar gebelik sırasında bebeklerine HIV’i geçirebilirler, doğum sonrasında da bebeği emzirmek suretiyle HIV’i geçirebilir.

HIV virüsü ilişki, kan nakli ve kontamine hipodermik iğneler gibi birçok yoldan bulaşabilir.

Hem virüs, hem de sendroma genellikle birlikte HIV veya AIDS adı verilir. HIV’li insanlara “HIV enfeksiyonlu” denir. Sonuç olarak, bazılarında daha sonra AIDS gelişir. Bir AIDS hastasında sayısız fırsatçı enfeksiyon gelişimi sonuç olarak ölümle sonuçlanabilir.

Bilimsel araştırmaya göre, HIV’in kökenleri on dokuzuncu yüzyılın sonlarına veya yirminci yüzyılın başlarına kadar uzanıyor. AIDS ve nedeni, HIV, 1980’lerin başında tanımlanmış ve tanınmıştır.

HIV tedavi edilir mi?” Şu anda HIV veya AIDS için herhangi bir tedavi mevcut değildir. Tedaviler durumun seyrini yavaşlatabilir; bazı virüslü insanlar uzun ve nispeten sağlıklı yaşayabilir.

HIV ve AIDS Hakkında Hızlı Bilgiler:

HIV ve AIDS ile ilgili bazı önemli noktalar aşağıda kısaca listelenmiştir. Daha ayrıntılı ve destekleyici bilgi makalenin devamında yer almaktadır.

  • Gay, biseksüel ve tüm ırk ve etnik kökenlerden insanlarla ilişkiye giren diğer erkekler, HIV’den en fazla etkilenen nüfustur.
  • Kadınlar arasında yeni HIV enfeksiyonları, çoğunlukla heteroseksüel temas veya enjeksiyon kullanımına dayanıklıdır.
  • HIV için henüz tedavi yoktur ve bu durumla yaşayanlar üzerinde büyük mali bir sıkıntıya neden olabilir.
  • Partner sınırlama, asla iğne paylaşmama ve prezervatifi sürekli ve doğru kullanma gibi HIV’i önlemeye yönelik çok sayıda korunma yöntemi bulunmaktadır.

HIV ve AIDS Nedir?

HIV, bağışıklık sisteminde T hücrelerine saldıran virüstür.

AIDS, HIV enfeksiyonunun ileri aşamalarında görülen sendromdur.

HIV bir virüstür. AIDS tıbbi bir rahatsızlıktır.

HIV enfeksiyonu, AIDS’in gelişmesine neden olur. Bununla birlikte, AIDS gelişmeden HIV bulaştırmak mümkündür. Tedavi edilmediğinde, HIV enfeksiyonu ilerler ve sonunda vakaların çoğunda AIDS gelişir.

HIV testi erken evrelerde enfeksiyonu tanımlayabilir. Bu, hastanın virüsün çoğalmasını yavaşlatacak, AIDS’in başlamasını geciktirecek profilaktik (önleyici) ilaçları kullanılmasına olanak tanır. AIDS hastalarında hala HIV virüsü vardır ve yine de bulaşıcıdır. AIDS’li birisi, HIV virüsünü başka birine bulaştırabilir.

HIV ve AIDS Sebepleri Nelerdir?

HIV neden olur?” İnsan bağışıklık sisteminin hayati organlarını enfekte eden bir retrovirüstür. Virüs, antiretroviral tedavinin yokluğunda ilerler.

Virüs ilerleme oranı bireyler arasında büyük farklılıklar göstermektedir ve hastanın yaşı, vücudun HIV’e karşı savunma gücü, sağlık hizmetlerine erişim, eşlik eden enfeksiyonların varlığı, enfekte kişinin genetik mirası, belirli HIV virüslerine karşı direnç gibi faktörlere bağlıdır.

HIV aşağıdaki yollarla bulaşabilir:

  • Cinsel temas: Enfekte cinsel salgılarla (rektal, jenital veya oral müköz membranlar) temas olduğunda ortaya çıkabilir. Bu, korunmasız cinsel ilişkiye girerken veya HIV ile enfekte birisiyle cinsel oyuncaklar paylaşımı ile olur.
  • Perinatal transmisyon: Anne, çocuğuna doğum, hamilelik ve emzirme dönemlerinde bulaştırabilir.
  • Kan nakli: Kan transfüzyonuyla HIV bulaştırma riski günümüzde titiz tarama ve önlemler sayesinde gelişmiş ülkelerde son derece düşüktür.

Sıkı korunma prosedürleri sayesinde sağlık çalışanları için kazara enfeksiyon riski düşüktür.

Dövme ve piercing yaptıran kişiler de risk altındadır ve çok dikkatli olmalıdırlar.

HIV ve AIDS Belirtileri Nelerdir?

Çoğunlukla, HIV semptomları bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitlerden kaynaklanan enfeksiyonların sonucudur. Bu koşullar, vücuda enfeksiyona karşı koruyucu sağlıklı bağışıklık sistemine sahip bireylerde normalde gelişmez.

Erken HIV Enfeksiyonu Belirtileri

HIV’li birçok kişinin birkaç yıldır hiçbir belirtisi yoktur. Diğerleri gribe benzer belirtiler geliştirebilir. Genellikle virüse yakalandıktan iki ila altı hafta sonra olur. Belirtiler dört haftaya kadar sürebilir.

Erken HIV enfeksiyonunun belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Ateşlenme
  • Titreme
  • Eklem ağrısı
  • Kas ağrısı
  • Boğaz ağrısı
  • Terleme (özellikle geceleri)
  • Büyümüş bezler
  • Kızarıklık
  • Yorgunluk
  • Güçsüzlük, halsizlik
  • Kilo kaybı

Asemptomatik HIV Enfeksiyonu Belirtileri

Çoğu durumda, başlangıç semptomları kaybolduktan sonra yıllarca başka semptomlar olmayacaktır. Bu süre zarfında, virüs gelişmekte ve bağışıklık sistemine zarar vermektedir. Bu süreç 10 yıla kadar sürebilir. Enfekte kişi herhangi bir belirtiye rastlamaz, iyi hisseder ve sağlıklı görünür.

İleri Evre HIV Enfeksiyonu Belirtileri

Tedavi edilmediğinde, vücudun HIV enfeksiyonuyla mücadele kabiliyeti zayıflar. Kişi ciddi hastalıklara karşı savunmasız hale gelir. Bu enfeksiyon evresi “AIDS” olarak bilinir.

Son evre HIV enfeksiyonunun belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Bulanık görme
  • İshal (kalıcı, kronik)
  • Kuru öksürük
  • Haftalarca süren 37C’nin üzerinde ateş
  • Gece terlemeleri
  • Geçmeyen yorgunluk
  • Nefes darlığı
  • Şişmiş bezler haftalarca sürer
  • Haftalarca süren şişmiş bezler
  • Kilo kaybı
  • Dil veya ağızda beyaz lekeler

Geç evre HIV enfeksiyonu sırasında, hayati teh oluşturan bir hastalık gelişme riski daha fazladır. Örnekler şunlardır:

  • Özofajit (özofagusun alt ucunun astarında bir iltihaplanma)
  • Sinir sisteminde enfeksiyonlar (akut aseptik menenjit, subakut ensefalit, periferal nöropati)
  • Pnömoni
  • Bazı kanserler, örneğin; Kaposi sarkomu, invaziv serviks kanseri, akciğer kanseri, rektal karsinomalar, hepatoselüler karsinomalar, baş ve boyun kanseri, lenfoma olarak bilinen bağışıklık sistemi kanseri
  • Toksoplazmoz (beyine bulaşan bir parazitten kaynaklanan bir hastalık, gözlerde ve akciğerlerde hastalıklara neden olabilir)
  • Tüberküloz

Hayatı tehdit eden hastalıklar uygun HIV tedavisi ile kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir.

HIV ve AIDS Teşhisi ve Tanı Testleri

“HIV nasıl tespit edilir?”

a) Kan testi: Tanı, virüs için özel olarak taranan bir kan testi ile yapılır. HIV virüsü bulunursa, test sonucu “pozitiftir”. Hastaya sonuç verilmeden önce kan birkaç kez tekrar test edilir. Testleri pozitif olanlar için enfeksiyonun nasıl ilerlediğini görmek amacıyla başka testlerden geçmeleri ve tedaviyi ne zaman başlatmaları gerektiğine karar vermeleri istenir.

Bir kişi virüse maruz kaldıysa, mümkün olan en kısa sürede tanı testleri yapılması çok önemlidir. Daha erken HIV saptanırsa, tedavinin başarısı o kadar yüksek olur. Ayrıca, virüsün başkalarına yayılmasını önlemek için önlemler alınmış olunur.

HIV ile enfeksiyondan sonra, virüsün testte görünmesi üç hafta ila üç aya kadar sürebilir. Yeniden test gerekebilir.

b) Ultra duyarlı HIV sensörü: 2012 yılında bilim adamları HIV dahil viral enfeksiyonları tespit eden son derece hassas bir sensör geliştirdiklerini bildirdiler.

HIV ve AIDS Tedavisi

Dünya Sağlık Örgütü’nün Haziran 2013’te yayınladığı talimatlara göre, daha önce yapılmış HIV antiretroviral tedavisi hayati önem taşıyor. Yaşam kalitesini arttırıyor, yaşam süresini uzatıyor ve bulaşma riskini azaltıyor.

HIV pozitif erişkin CD4 hücre sayısı 500 hücre / mm3 veya daha düşük olduğunda hemen tedaviye başlanılmalıdır.

Şu anda HIV ve AIDS için aşı veya tedavi yoktur. Ancak tedaviler çok daha etkili hale gelmiştir; bunlar hastaların genel sağlıklarını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilirler.

[attention type=yellow][attention type=green][attention type=red]
Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.
[/attention][/attention][/attention]

Источник: https://www.hastalopedi.com/hiv-ve-aids/

HIV-AIDS: Fark Nedir?

HIV/AIDS Farkındalık Araştırmasının Sonuçları Açıklandı
HIV-AIDS: Fark Nedir? GÜNCELLEME GELİYOR Şu anda bu makaleyi güncellemek için çalışıyoruz. Çalışmalar, virüsü düzenli olarak antiretroviral tedavi altında olan, HIV ile yaşayan bir kişinin, kanda bulunan virüsün saptanamayan seviyelere indirgediğini, cinsel ilişki sırasında bir eşe HIV bulaştırabileceğini göstermedi.

Bu sayfa “Undetectable = Untransmittable” olan tıbbi uzlaşmayı yansıtacak şekilde yakında güncellenecektir. “

HIV ve AIDS'i karıştırmak kolay olabilir. Bunlar farklı teşhislerdir, ancak elele geçer ve belirli bir hastalığı tanımlamak için genellikle birbirlerinin yerine kullanılırlar.

HIV, AIDS adı verilen bir duruma neden olabilen bir virüstür.

Tarihte bir zamanlar HIV ya da AIDS tanısı ölüm cezası olarak düşünülmüştü. Araştırmalar ve yeni tedavilerin geliştirilmesi sayesinde günümüzde HIV ve AIDS teşhisi konan insanlar uzun, üretken yaşıyor.

Daha fazla bilgi edinin: Medikal toplumun Truvada hakkında ne söyleyeceklerini görün “

HIV bir virüs

HIV enfeksiyona neden olabilen bir virüstür.İnsan immün yetmezlik virüsü anlamına gelir.Ad virüsü tanımlar: yalnızca insanları infekte eder ve bağışıklık sistemine saldırır ve yetersiz kalır ve gerektiğinde etkili bir şekilde çalışamıyor.

Diğer birçok virüsün aksine, bağışıklık sistemimiz saldırı yapamaz ve hiç kimse nedenini anlamıyor ancak ilaçlar HIV'i çok başarılı bir şekilde kontrol edebiliyor.

AIDS, bir durumdur

HIV, bir enfeksiyona neden olabilecek bir virüstür; ancak AIDS bir durum ya da sendromdur. HIV ile enfekte olmak, edinilmiş immün yetmezlik sendromu anlamına gelen AIDS'in oluşumuna yol açabilir. HIV, bağışıklık sistemine ciddi hasar verdiğinde AIDS gelişir.

kişiden kişiye değişen belirtilere sahip karmaşık durum AIDS belirtileri bir kişinin geliştiği enfeksiyonlarla ilişkili Enfeksiyonlarla mücadele edemeyen hasar görmüş bir bağışıklık sistemine sahip olmanın bir sonucu olarak.

Bu enfeksiyonlar, tüberküloz, pnömoni, bazı kanser türleri ve diğer enfeksiyonları içerebilir.

AIDSsiz HIV

HIV bir virüstür ve AIDS'in sebep olduğu durumdur. AIDS almadan bir HIV enfeksiyonu yaşayabilirsiniz. Aslında HIV ile yaşayan birçok insan AIDS'i geliştirmeden yıllarca yaşamaktadır. Tedavideki ilerlemeler sayesinde, bir HIV enfeksiyonuyla her zamankinden daha uzun yaşayabilirsiniz.

AIDS olmadan bir HIV enfeksiyonu yaşasanız da, AIDS teşhisi konan kişilerin mutlaka mutlaka HIV bulundurmaları gerekir. Tedavi olmadığı için HIV enfeksiyonu hiçbir zaman ortadan kalkmaz; AIDS hiç gelişmese bile.

HIV kişiden kişiye bulaşabilir

HIV, diğer virüsler gibi insanlar arasında bulaşabildiği anlamına gelen bir virüsdür. Enfeksiyon yayılır budur. Öte yandan, AIDS, bir kişinin HIV enfeksiyonu sözleşmesinden sonra edinilen bir durumdur.

HIV virüsü vücut sıvılarının değişimi yoluyla bir kişiden diğerine iletilir. En yaygın olarak, enfeksiyon korunmasız cinsel ilişki yoluyla veya kontamine iğneler kullanılarak iletilir. Daha seyrek olarak, bir kişi kirletilmiş bir kan nakli ile enfekte olabilir veya bir anne gebelik sırasında çocuğa enfeksiyondan geçebilir.

HIV, her zaman semptom üretmez

HIV genelde enfeksiyondan 2-4 hafta sonra grip benzeri semptomlara neden olur. Bu süre kısadır ve akut enfeksiyon olarak adlandırılır. Bağışıklık sistemi, enfeksiyonu kontrol altında tutarak gecikme süresine neden olur.

Bağışıklık sistemi HIV'ı tamamen ortadan kaldırmaz, ancak uzun süre kontrol edebilir. Yıllarca sürebilen bu gizli dönemde, enfeksiyon kapmış bir kimsede hiçbir belirti görülmeyebilir. Bununla birlikte, AIDS geliştikten sonra, hasta durumun pek çok semptomunu yaşayacaktır.

HIV enfeksiyonu basit bir testle teşhis edilebilir

HIV ile enfekte olduğunda, bağışıklık sistemi virüse karşı antikor üretir. Bir kan veya tükürük testi, bu antikorları tespit edebilir ve HIV bulaşmış olup olmadığınızı belirleyebilir. Ancak bu test enfeksiyondan sadece birkaç hafta sonra etkili olabilir.

Başka bir test, virüsün ürettiği proteinler olan antijenleri araştırıyor. Bu test enfeksiyonu izleyen günlerde HIV bulabilir. Her iki test de doğru ve kolay uygulanır.

AIDS tanısı daha karmaşıktır

AIDS, HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır. Bir kişinin tanı konusunun HIV gecikmesinden AIDS'e geçtiğini belirleyen birkaç faktör vardır.

HIV, CD4 hücreleri adı verilen bağışıklık hücrelerini yok ettiğinden, AIDS teşhisinin bir kısmı bu hücrelerin sayısını içerir. HIV olmayan bir kişi, 500 ila 1, 200 CD4 hücresinden herhangi birine sahip olamaz. Hücreler 200'e düştüğünde, HIV'li bir kişinin AIDS olduğu düşünülür.

AIDS virüsünü gösteren bir başka faktör de fırsatçı enfeksiyonların varlığıdır. Fırsatçı enfeksiyonlar, virüslerin, mantarların veya bakterilerin sebep olduğu, tamamen işlev gören bağışıklık sistemine sahip bir kimseyi rahatsız etmeyen hastalıklardır. Bu da bir AIDS teşhisi belirlemeye yardımcı olur.

Tedavi ve ömür beklentisi

HIV, AIDS'e dönüştüğünde, yaşam beklentisi önemli ölçüde düşer. Bu noktada bağışıklık sistemindeki hasarı onarmak zordur. Şiddetli bağışıklık bozukluğundan kaynaklanan enfeksiyonlar ve kanserler gibi diğer durumlar yaygındır. Bu enfeksiyonlar ve diğer komplikasyonlar, AIDS'li bir kişi için ölümcül hale gelen şeylerdir.

Bununla birlikte, bugünkü HIV enfeksiyonu tedavileri ile birisi virüsle birlikte yaşayabilir ve AIDS gelişmeden önceki yıllarca bile yıllardır. HIV tedavisi görürken normal ve sağlıklı bir yaşama başlayabilmenize rağmen, enfeksiyonu başka birine geçirebileceğinizi anlamak önemlidir.

Источник: https://tr.oldmedic.com/hiv-vs-48104

Источник: https://tr.lifehealthdoctor.com/hiv-vs-22311

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.