HIV Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

içerik

HIV VE AIDS Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi

HIV Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

AIDS (Edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu veya edinilmiş immün yetmezlik sendromu); HIV (İnsan bağışıklık eksikliği virüsü) adı verilen bir virüsten kaynaklanan bir sendromdur. Hastalık bağışıklık sistemini değiştirerek insanları enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirir. Sendrom ilerledikçe bu hassasiyet kötüleşir.

HIV virüsü nasıl bulaşır?” HIV bulaşmış bir kişinin (meni ve vajinal sıvılar, kan ve anne sütü) vücut sıvıları içinde bulunur. Virüs kan yoluyla, kan ve cinsel temas yoluyla bir kişiden diğerine geçirilir. Buna ek olarak, enfekte olan hamile kadınlar gebelik sırasında bebeklerine HIV’i geçirebilirler, doğum sonrasında da bebeği emzirmek suretiyle HIV’i geçirebilir.

HIV virüsü ilişki, kan nakli ve kontamine hipodermik iğneler gibi birçok yoldan bulaşabilir.

Hem virüs, hem de sendroma genellikle birlikte HIV veya AIDS adı verilir. HIV’li insanlara “HIV enfeksiyonlu” denir. Sonuç olarak, bazılarında daha sonra AIDS gelişir. Bir AIDS hastasında sayısız fırsatçı enfeksiyon gelişimi sonuç olarak ölümle sonuçlanabilir.

Bilimsel araştırmaya göre, HIV’in kökenleri on dokuzuncu yüzyılın sonlarına veya yirminci yüzyılın başlarına kadar uzanıyor. AIDS ve nedeni, HIV, 1980’lerin başında tanımlanmış ve tanınmıştır.

HIV tedavi edilir mi?” Şu anda HIV veya AIDS için herhangi bir tedavi mevcut değildir. Tedaviler durumun seyrini yavaşlatabilir; bazı virüslü insanlar uzun ve nispeten sağlıklı yaşayabilir.

HIV ve AIDS Hakkında Hızlı Bilgiler:

HIV ve AIDS ile ilgili bazı önemli noktalar aşağıda kısaca listelenmiştir. Daha ayrıntılı ve destekleyici bilgi makalenin devamında yer almaktadır.

  • Gay, biseksüel ve tüm ırk ve etnik kökenlerden insanlarla ilişkiye giren diğer erkekler, HIV’den en fazla etkilenen nüfustur.
  • Kadınlar arasında yeni HIV enfeksiyonları, çoğunlukla heteroseksüel temas veya enjeksiyon kullanımına dayanıklıdır.
  • HIV için henüz tedavi yoktur ve bu durumla yaşayanlar üzerinde büyük mali bir sıkıntıya neden olabilir.
  • Partner sınırlama, asla iğne paylaşmama ve prezervatifi sürekli ve doğru kullanma gibi HIV’i önlemeye yönelik çok sayıda korunma yöntemi bulunmaktadır.

HIV ve AIDS Nedir?

HIV, bağışıklık sisteminde T hücrelerine saldıran virüstür.

AIDS, HIV enfeksiyonunun ileri aşamalarında görülen sendromdur.

HIV bir virüstür. AIDS tıbbi bir rahatsızlıktır.

HIV enfeksiyonu, AIDS’in gelişmesine neden olur. Bununla birlikte, AIDS gelişmeden HIV bulaştırmak mümkündür. Tedavi edilmediğinde, HIV enfeksiyonu ilerler ve sonunda vakaların çoğunda AIDS gelişir.

HIV testi erken evrelerde enfeksiyonu tanımlayabilir. Bu, hastanın virüsün çoğalmasını yavaşlatacak, AIDS’in başlamasını geciktirecek profilaktik (önleyici) ilaçları kullanılmasına olanak tanır. AIDS hastalarında hala HIV virüsü vardır ve yine de bulaşıcıdır. AIDS’li birisi, HIV virüsünü başka birine bulaştırabilir.

HIV ve AIDS Sebepleri Nelerdir?

HIV neden olur?” İnsan bağışıklık sisteminin hayati organlarını enfekte eden bir retrovirüstür. Virüs, antiretroviral tedavinin yokluğunda ilerler.

Virüs ilerleme oranı bireyler arasında büyük farklılıklar göstermektedir ve hastanın yaşı, vücudun HIV’e karşı savunma gücü, sağlık hizmetlerine erişim, eşlik eden enfeksiyonların varlığı, enfekte kişinin genetik mirası, belirli HIV virüslerine karşı direnç gibi faktörlere bağlıdır.

HIV aşağıdaki yollarla bulaşabilir:

  • Cinsel temas: Enfekte cinsel salgılarla (rektal, jenital veya oral müköz membranlar) temas olduğunda ortaya çıkabilir. Bu, korunmasız cinsel ilişkiye girerken veya HIV ile enfekte birisiyle cinsel oyuncaklar paylaşımı ile olur.
  • Perinatal transmisyon: Anne, çocuğuna doğum, hamilelik ve emzirme dönemlerinde bulaştırabilir.
  • Kan nakli: Kan transfüzyonuyla HIV bulaştırma riski günümüzde titiz tarama ve önlemler sayesinde gelişmiş ülkelerde son derece düşüktür.

Sıkı korunma prosedürleri sayesinde sağlık çalışanları için kazara enfeksiyon riski düşüktür.

Dövme ve piercing yaptıran kişiler de risk altındadır ve çok dikkatli olmalıdırlar.

HIV ve AIDS Belirtileri Nelerdir?

Çoğunlukla, HIV semptomları bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitlerden kaynaklanan enfeksiyonların sonucudur. Bu koşullar, vücuda enfeksiyona karşı koruyucu sağlıklı bağışıklık sistemine sahip bireylerde normalde gelişmez.

Erken HIV Enfeksiyonu Belirtileri

HIV’li birçok kişinin birkaç yıldır hiçbir belirtisi yoktur. Diğerleri gribe benzer belirtiler geliştirebilir. Genellikle virüse yakalandıktan iki ila altı hafta sonra olur. Belirtiler dört haftaya kadar sürebilir.

Erken HIV enfeksiyonunun belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Ateşlenme
  • Titreme
  • Eklem ağrısı
  • Kas ağrısı
  • Boğaz ağrısı
  • Terleme (özellikle geceleri)
  • Büyümüş bezler
  • Kızarıklık
  • Yorgunluk
  • Güçsüzlük, halsizlik
  • Kilo kaybı

Asemptomatik HIV Enfeksiyonu Belirtileri

Çoğu durumda, başlangıç semptomları kaybolduktan sonra yıllarca başka semptomlar olmayacaktır. Bu süre zarfında, virüs gelişmekte ve bağışıklık sistemine zarar vermektedir. Bu süreç 10 yıla kadar sürebilir. Enfekte kişi herhangi bir belirtiye rastlamaz, iyi hisseder ve sağlıklı görünür.

İleri Evre HIV Enfeksiyonu Belirtileri

Tedavi edilmediğinde, vücudun HIV enfeksiyonuyla mücadele kabiliyeti zayıflar. Kişi ciddi hastalıklara karşı savunmasız hale gelir. Bu enfeksiyon evresi “AIDS” olarak bilinir.

Son evre HIV enfeksiyonunun belirtileri aşağıdakileri içerebilir:

  • Bulanık görme
  • İshal (kalıcı, kronik)
  • Kuru öksürük
  • Haftalarca süren 37C’nin üzerinde ateş
  • Gece terlemeleri
  • Geçmeyen yorgunluk
  • Nefes darlığı
  • Şişmiş bezler haftalarca sürer
  • Haftalarca süren şişmiş bezler
  • Kilo kaybı
  • Dil veya ağızda beyaz lekeler

Geç evre HIV enfeksiyonu sırasında, hayati teh oluşturan bir hastalık gelişme riski daha fazladır. Örnekler şunlardır:

  • Özofajit (özofagusun alt ucunun astarında bir iltihaplanma)
  • Sinir sisteminde enfeksiyonlar (akut aseptik menenjit, subakut ensefalit, periferal nöropati)
  • Pnömoni
  • Bazı kanserler, örneğin; Kaposi sarkomu, invaziv serviks kanseri, akciğer kanseri, rektal karsinomalar, hepatoselüler karsinomalar, baş ve boyun kanseri, lenfoma olarak bilinen bağışıklık sistemi kanseri
  • Toksoplazmoz (beyine bulaşan bir parazitten kaynaklanan bir hastalık, gözlerde ve akciğerlerde hastalıklara neden olabilir)
  • Tüberküloz

Hayatı tehdit eden hastalıklar uygun HIV tedavisi ile kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir.

HIV ve AIDS Teşhisi ve Tanı Testleri

“HIV nasıl tespit edilir?”

a) Kan testi: Tanı, virüs için özel olarak taranan bir kan testi ile yapılır. HIV virüsü bulunursa, test sonucu “pozitiftir”. Hastaya sonuç verilmeden önce kan birkaç kez tekrar test edilir. Testleri pozitif olanlar için enfeksiyonun nasıl ilerlediğini görmek amacıyla başka testlerden geçmeleri ve tedaviyi ne zaman başlatmaları gerektiğine karar vermeleri istenir.

Bir kişi virüse maruz kaldıysa, mümkün olan en kısa sürede tanı testleri yapılması çok önemlidir. Daha erken HIV saptanırsa, tedavinin başarısı o kadar yüksek olur. Ayrıca, virüsün başkalarına yayılmasını önlemek için önlemler alınmış olunur.

HIV ile enfeksiyondan sonra, virüsün testte görünmesi üç hafta ila üç aya kadar sürebilir. Yeniden test gerekebilir.

b) Ultra duyarlı HIV sensörü: 2012 yılında bilim adamları HIV dahil viral enfeksiyonları tespit eden son derece hassas bir sensör geliştirdiklerini bildirdiler.

HIV ve AIDS Tedavisi

Dünya Sağlık Örgütü’nün Haziran 2013’te yayınladığı talimatlara göre, daha önce yapılmış HIV antiretroviral tedavisi hayati önem taşıyor. Yaşam kalitesini arttırıyor, yaşam süresini uzatıyor ve bulaşma riskini azaltıyor.

HIV pozitif erişkin CD4 hücre sayısı 500 hücre / mm3 veya daha düşük olduğunda hemen tedaviye başlanılmalıdır.

Şu anda HIV ve AIDS için aşı veya tedavi yoktur. Ancak tedaviler çok daha etkili hale gelmiştir; bunlar hastaların genel sağlıklarını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilirler.

Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.

Источник: https://www.hastalopedi.com/hiv-ve-aids/

AIDS Belirtileri Erkeklerde Nelerdir? Kapsamlı Rehber – APPVICE

HIV Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

HIV, bağışıklık sistemini etkileyen bir virüstür. Özellikle CD4 hücrelerine zarar verir. CD4 hücreleri vücudumuzu hastalıklara karşı koruyan hücrelerdir. Bağışıklık sisteminin karşı koyabildiği diğer virüslerden farklı olarak, HIV bağışıklık sistemi tarafından yok edilemez.

HIV belirtileri kişiden kişiye önemli farklılıklar sergileyebilir. Öyle ki, bütünüyle aynı belirtileri gösteren iki HIV hastası bulmak nerdeyse imkânsızdır. AIDS belirtileri erkek hastalarda da farklılık gösterebilmektedir.

Ancak HIV genellikle belli bir gelişim çizgisini takip eder:

  • Akut hastalıklar
  • Asemptomatik dönem
  • İleri enfeksiyon

Akut hastalık

HIV bulaşan insanların nerdeyse %80’i 2 ile 4 hafta içerisinde gribe benzer belirtiler gösterir. Bu grip benzeri rahatsızlıklar, akut HIV enfeksiyonu olarak bilinir. Akut HIV enfeksiyonu HIV’in ilk aşamasıdır ve vücut, virüse karşı antikorlar üretene kadar devam eder.

HIV’in bu ilk aşamasında görülen en yaygın belirtiler:

  • Deride döküntü
  • Ateş
  • Boğaz ağrısı
  • Ciddi baş ağrısı

Daha az görülen diğer belirtiler:

  • Yorgunluk
  • Lenf düğümlerinde şişlik
  • Ağızda veya cinsel organlarda yaralar
  • Kas ağrıları
  • Eklem ağrısı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Gece terlemeleri

Bu belirtiler genel olarak bir veya iki hafta devam eder. Bu belirtileri taşıyan ve kendisine HIV bulaşmış olabileceğini düşünen kişiler, bir sağlık uzmanına giderek test yaptırmalıdır.

Erkeklere Özgü AIDS Belirtileri

HIV belirtileri kadın ve erkeklerde genellikle aynıdır. Erkeklere özgü olan tek HIV belirtisi penis üzerinde oluşan yaradır.

HIV, her iki cinsiyette de hipogonadizme veya diğer bir ifadeyle zayıf seks hormonu üretimine yol açabilir. Hipogonadizmin etkileri erkeklerde kadınlara göre daha kolay gözlemlenir. Hipogonadizmin etkilerinden birisi testesteron hormonunun azalmasıdır. Testesteron azalması ise erkeklerde ereksiyon bozukluğuna neden olabilir.

Asemptomatik dönem

İlk belirtiler ortadan kaybolduktan sonra, HIV uzun bir süre başka bir belirti göstermez. Ancak virüs bu süre boyunca kendini çoğaltmaya devam edecek ve bağışıklık sistemini zayıflatmaya başlayacaktır.

Bu aşamadaki kişiler kendilerini sağlıklı hissederler, fakat virüs halen aktiftir. Virüsü kolaylıkla başkalarına bulaştırabilirler. Bu nedenle erkenden test yaptırmak çok önemlidir.

Kişinin kendini iyi hissetmesi buna engel olmamalıdır.

İleri enfeksiyon

Biraz zaman alsa bile, HIV eninde sonunda kişinin bağışıklık sistemini çökertebilir. Bağışıklık sistemi çöktüğünde, HIV 3. aşamaya ilerleyecektir. Kişi artık AIDS olmuştur. AIDS, hastalığın artık son aşamasıdır. Ciddi şekilde zarar görmüş olan bağışıklık sistemi nedeniyle kişi fırsatçı enfeksiyonlara çok daha dirençsiz hale gelmiştir.

Fırsatçı enfeksiyonlar, normal şartlar altında vücudun başa çıkabildiği hastalıklardır, ancak kişide HIV varsa tehli olabilmektedirler. HIV ile yaşayan insanlar, sık sık soğuk algınlığı, grip ve mantar enfeksiyonlarından şikâyet ederler. Bunlardan başka 3. aşama HIV belirtilerin bazıları:

  • mide bulantısı
  • kusma
  • kalıcı ishal
  • kronik yorgunluk
  • hızlı kilo kaybı
  • öksürük ve nefes darlığı
  • tekrarlayan ateş, titreme ve gece terlemeleri
  • ağızda veya burunda, cinsel organlarda veya cilt altında döküntüler, yaralar veya lezyonlar
  • koltuk altı, kasık veya boyundaki lenf bezlerinin uzun süre şişmesi
  • hafıza kaybı, dikkat dağınıklığı veya başka nörolojik bozukluklar

HIV Nasıl İlerler?

HIV ilerlerken, CD4 hücrelerine saldırır ve onları yok eder. Böylece vücut artık enfeksiyon ve hastalıklara karşı savaşamaz. Vücut bu derece zayıf düştüğünde de HIV’in 3. aşamaya ilerlemesine engel olamaz. HIV’in 3. aşamaya ilerlemesi, birkaç ay ile 10 yıl (belki daha fazla) arasında bir zaman aralığında gerçekleşebilir.

Ancak, HIV taşıyan herkes 3. aşamaya geçmez. HIV, antiretroviral tedavi denilen ilaçlar ile kontrol altına alınabilir. Bu ilaç kombinasyonuna bazen karma antiretroviral tedavi (cART) veya yüksek aktiviteli antiretroviral tedavi (HAART) de denilmektedir.

Bu tip ilaç tedavileri, virüsün kendini kopyalamasına engel olabilmektedirler. HIV’in ilerlemesini durdurarak, kişinin yaşam kalitesini yükseltirler. Bu ilaçlar, tedavi ne kadar erken başlarsa, o kadar etkili olmaktadır ancak yan etkilerine dikkat edilmelidir.

HIV Ne Kadar Yaygın?

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Kasım 2018 itibariyle dünya üzerinde 36.9 milyon insan HIV virüsü taşımaktadır. Türkiye’de ise, 2016 yılı verilerine göre, HIV taşıyanların sayısı 14 bini geçmiştir. 2022’de bu sayının 39 binin üzerine çıkacağı öngörülmektedir.

HIV, her ırktan, cinsiyetten veya cinsel yönelimden insanları etkileyebilir. HIV, virüs içeren kan, meni ya da vajinal sıvılara temas edildiğinde insandan insana geçmektedir. HIV pozitif bir kişiyle prezervatif kullanmadan cinsel ilişkiye girmek HIV bulaşma riskini büyük oranda artırmaktadır.

Harekete geçin ve test yaptırın

Cinsel olarak aktif olanlar veya başkalarının kullandığı iğneleri kullananlar, bir sağlık uzmanının danışmanlığında HIV testi yaptırmalıdır. Özellikle yukarıda belirtilen semptomlara sahip olanlar test konusuna önem vermelidir.

Uzmanlar, damar yoluyla ilaç kullananların, cinsel olarak aktif ve birden fazla kişiyle cinsel ilişkisi olanlar ile HIV’li bir kişi ile cinsel ilişkiye girenlerin en azından yılda bir kere test yaptırmalarını tavsiye etmektedirler.

Test yaptırmak hızlı ve kolaydır. Yalnızca bir kan örneği yeterlidir. Birçok hastane, klinik ve sivil toplum kuruluşu HIV testi yaptırmak isteyenlere yardımcı olmaktadır. İnternetten satın alıp, evde kendi başınıza uygulama yapabileceğiniz hazır test kitleri de bulunmaktadır. Bu testlerle, tükürük ya da bir damla kan ile evde 20 – 40 dakika arası bir zamanda sonuca ulaşabilirsiniz.

HIV’den korunma

İstatistiklere göre dünya genelinde HIV bulaşmış insanların %25’i HIV ile birlikte yaşadıklarından habersiz. Son yıllarda, HIV’e yakalanma sayısı yıllık bazda neredeyse sabit kalmışken, buna bağlı olarak HIV ile yaşayanların sayısı toplamda artmaktadır.

Virüs ile temas etmiş olma olasılığı söz konusu ise, muhtemel HIV semptomlarının takibi konusunda çok dikkatli olmak gerekir. Bu durumda test yaptırmak hayati bir önem taşıyabilir. Potansiyel olarak virüs taşıma ihtimali olan vücut sıvılarına karşı korunmak, HIV’e karşı alınacak önlemlerden birisidir.

HIV bulaşma riskini azaltmak için yapılabilecekler:

  • Her türlü cinsel ilişkide prezervatif kullanın: Doğru kullanıldığında prezervatif HIV’e karşı korunmada oldukça etkilidir.
  • Damar yolundan alınan ilaçlardan sakının: Başkasının kullandığı iğneleri kullanmayın, iğneleri yalnızca bir kere kullanın.
  • Uyarıları dikkate alın: Kanın her zaman virüs taşıyor olduğunu farzedin. Teması engellemek için lateks eldivenler kullanın ya da başka koruyucu önlemler alın.
  • HIV testi yaptırın: HIV’in bulaşıp bulaşmadığını anlamanın tek yolu test yaptırmaktır. Test sonucu pozitif çıkanlar, virüsün yayılmasına önlemek için gerekli önlemleri almaları yanında, ihtiyaç duyulan tedaviye de hemen başlayabilirler.

SONUÇ

HIV’in tamamen iyileşme şansı yoktur. Hızlı bir teşhis ve erken bir tedavi ile hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve yaşam kalitesi önemli ölçüde iyileştirilebilir.

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki; bağışıklık sistemi ciddi bir zarar görmeden önce başlanan tedaviler, HIV’li hastaların yaşam beklentisini sağlıklı insanlarınkine oldukça yaklaştırmaktadır. Bununla birlikte, erken tedavinin bir diğer önemli boyutu, HIV’in bulaşma riskini azaltıyor olmasıdır.

Son araştırmalara göre, tedavi planına bağlılık HIV’in partnerlere bulaşmasını neredeyse imkânsız kılmaktadır. Çünkü bu sayede virüs kanda saptanamayacak düzeye geriletilebilmektedir. Saptanamayan virüs, bulaşamaz.

Bu makale Appvice Psikoloji Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.

KAYNAKÇA

Hiç oy kullanılmamış

Источник: https://getappvice.com/tr/aids-belirtileri-erkeklerde-nelerdir/

HIV / AIDS

HIV Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü veya daha bilinen adıyla HIV, bağışıklık sistem hücrelerini hedef alarak enfeksiyon oluşturan ve enfeksiyonun ilerlemesi durumunda Edinilmiş İmmün Yetmezlik Sendromuna (AIDS) neden olabilen bir virüstür.

HIV; cinsel yolla, kan ve kan ürünleriyle veya anneden bebeğe bulaşmaktadır. HIV, enfeksiyonlara karşı savaşan bağışıklık sistemi hücrelerine saldırır.

Bu hücrelerin kaybı bedenin enfeksiyonlara ve belirli kanser türlerine karşı savunmasız kalmasına neden olur.

HIV enfeksiyonu öncesi kendiliğinden iyileşen veya tedavi edilebilen hastalıklar, savunma gücü yetersiz kaldığı için tedavi edilemez hale gelebilmektedir.

HIV enfeksiyonu ne kadar yaygındır?

80’li yıllarla beraber artışa geçen ve salgınlara yol açan HIV’in; geçmişten günümüze toplam 76 milyon kişinin enfeksiyonuna, 35 milyon kişinin AIDS’e bağlı hastalıklar nedeniyle ölümüne yol açtığı tahmin edilmektedir. 2016 yılı itibariyle dünya üzerinde 36 milyon HIV (+) hasta yaşamaktadır.

Bu sayının 2 milyonunun 15 yaş altı çocuklardan oluştuğu bilinmektedir. 2016 yılı içerisinde dünya çapında 1.8 milyon yeni teşhis HIV (+) vakası mevcuttur. Türkiye’de ise 2016 yılına kadar doğrulaması yapılmış 13.518 HIV (+), 1.537 AIDS vakası bildirilmiştir. Sadece 2016 yılı içerisinde 2.

470 yeni tanı almış hasta mevcuttur.

Özel test metodlarıyla yapılan değerlendirme sonuçlarına göre kişinin HIV ile enfekte olduğu anlamına gelir. Tedavi olunmadığı durumlarda, HIV bağışıklık sistemini tamamen yokedebilir ve enfeksiyon AIDS safhasına geçebilir.

HIV nasıl bulaşır?

HIV, HIV ile enfekte olmuş bir bireyin vücut sıvılarına temas edilmesi yoluyla bulaşır. Virüs, enfeksiyonun her aşamasında hatta enfekte olmuş; ama hiçbir şikayeti bulunmayan kişilerden de bulaşabilmektedir.

  • Kan
  • Semen (meni, ersuyu)
  • Pre-seminal sıvılar (meni gelmeden önceki berrak sıvı)
  • Vajinal sıvılar
  • Makat sıvıları
  • Anne sütü
  • HIV’in hamilelik sürecinde, doğum esnasında ya da emzirme döneminde kan ve diğer sıvılar yoluyla anneden-bebeğe geçişi virüsün bulaşma yollarındandır.

HIV’den nasıl korunulur?

HIV’in bulaşmasından korunmak için, cinsel ilişki boyunca doğru ve düzenli bir biçimde kondom (prezervatif/kılıf/kaput) kullanmak, cinsel partnerlerin sayısını sınırlamak ve ilaç enjeksiyon ekipmalarını asla paylaşmamak gerekmektedir.

Anneden çocuğa HIV bulaşması HIV’in çocuklara bulaşmasının en yaygın yoludur. Hamilelik sürecinde kadınlara ve doğumdan sonra bebeklere verilen HIV ilaçları, anneden çocuğa bulaşma riskini azaltmaktadır.

HIV, HIV (+) insanlarla tokalaşarak veya onlara sarılarak, HIV (+) bireylerin kullandıkları tabakları, klozet kapakları veya kapı kolu gibi eşyalarına dokunarak da bulaşmaz. HIV, hava yoluyla, kene, sivrisinek ya da diğer böcek ısırıklarıyla da bulaşmamaktadır.

HIV(+) bireylerde belirtiler nelerdir?

Kişinin HIV ile karşılaşmasından iki ila dört hafta içerisinde ateş, üşüme, ciltte döküntü ve grip benzeri semptomlar görülebilir. Belirtiler enfeksiyondan sonra birkaç hafta boyunca devam edebilir.

HIV enfeksiyonunun en erken evresi sonrası, HIV çok düşük seviyelerde artmaya devam etmektedir, bu yüzden kronik ishal, hızlı kilo kaybı ve fırsatçı enfeksiyonlar gibi daha ciddi belirtiler yıllarca görülmeyebilir.

(Fırsatçı enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi zayıflması sonrasında, sağlıklı bağışıklık sistemine sahip insanlardan daha sık veya daha ciddi olarak görülen enfeksiyonlar ve enfeksiyona bağlı kanser türleridir.)Tedavi edilmediği takdirde HIV, genellikle 10 yıl veya daha uzun bir süre sonrasında AIDS’e ilerlemektedir. Bu süre bazı bireylerde daha kısa olabilmektedir.

AIDS’te belirtiler nelerdir?

HIV(+) bir kişinin tedavisizlik dönemi sonucunda AIDS olup olmadığını değerlendirmek üzere bazı kriterler mevcuttur.

  • Sağlıklı bir insanda bağışıklık sisteminin durumunu gösteren CD4 hücre sayısı milimetreküpte 500 ila 1,600 hücre arasında değişiklik göstermektedir. Bu seviyenin 200 hücre’den az olması,
  • Bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan CD4+ T hücrelerinin lenfosit olarak adlandırılan diğer bağışıklık sistemi elemanlarına oranının %14 ün altına düşmesi,
  • Bakteri, parazit, mantar ve virüsler bağlı fırsatçı enfeksiyonların görülmesi,

AIDS hastalarında görülen ve tanı koydurucu durumlardır. Bu belirtilere dil üzerinde beyaz tabakalaşma, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kuru öksürük, nefes darlığı, ağız, burun, makat veya vajinadan kanama olması, ellerde veya ayaklarda hissizlik, ishal, ateş, gece terlemeleri, kontrolsüz kilo kaybı gibi durumlar eşlik edebilir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün HIV ve AIDS klinik sınıflandırması, hastalığın klinik evreleri ve eşlik eden klinik durumlar ile/ belirtilerin değerlendirilmesiyle yapılmaktadır.

Bir bireye HIV bulaşmasını takip eden dönemde meydana gelen enfeksiyon ve devamında hastalığın ilerlemiş 4 klinik evresi olmak üzere toplam 5 evre mevcuttur.

HIV enfeksiyonu, erken dönemde sıklıkla belirti vermeden veya “viral sendrom” adı verilen bir tıbbidurumla seyretmektedir.

  • Klinik evre 1’de bireylerde belirti olmayabilir veya süreklilik gösteren yaygın lenf bezi şişkinliği görülebilir
  • Klinik evre 2’de açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, uçuk, ağız içinde yaralar, tırnaklarda mantar enfeksiyonlarına rastlanmaktadır. 
  • Klinik evre 3’te açıklanamayan şiddetli kilo kaybı, açıklanamayan uzun süreli ishal ve ateş, ağızda kandida (bir tür mantar) enfeksiyonu, akciğer tüberkülozu (verem), açıklanamayan anemi (kansızlık), şiddetli bakteriyel enfeksiyonlar, kronik trombositopeni (kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerin azlığı) görülmektedir
  • Son klinik evre olan 4’te bakteri, parazit, mantar ve virüs kaynaklı fırsatçı enfeksiyonlar ve sistemik enfeksiyonlar HIV/AIDS ile beraber görülürler ve bunlar hastalığın sınıflandırılmasında da kullanılmakta olan klinik durumlardır.

HIV/AIDS teşhisi nasıl konur?

Kan tetkikleri HIV teşhisi için en yaygın test yöntemidir. Bu tetkiklerin temelinde enfekte kişinin kanında virüse karşı oluşturulmuş antikor adı verilen yapıların tespiti bulunmaktadır. HIV’de erken test ve teşhis hayati bir yere sahiptir.

Erken teşhis ve ardından doktor gözetiminde kullanılacak olan tedavi ile hastalığın kontrol altına alınması, başkalarına bulaştırılmasının önlenmesi açısından çok önemlidir.

Vücudun virüse karşı oluşturacağı antikorların (savaşçı hücreler) 6 haftadan 6 aya kadar bir süre içerisinde oluşmaya başlaması nedeniyle risk altında olduğu düşünülen hastalar takip edilmelidir.
HIV/AIDS teşhisinde,

  • Elisa
  • Salgı Testi
  • Virüs Yükü Testi
  • Western Blot testi yer almaktadır.

HIV’e karşı oluşturulmuş antikorlardaki enzim aktivitesini ölçerek enfeksiyonu tespit eden Elisa testi, teşhiste öncelikle kullanılmakta olan yöntemdir. Elisa testi pozitif olan bir bireyin Western Blot testiyle HIV teşhisi teyit edilmelidir. Elisa testi negatif olan bir bireyde ise HIV enfeksiyonu düşünülüyorsa bir ila üç ay içerisinde test tekrarlanmalıdır.

Tükürük testi, kulak temizleme çubuğuna benzer pamuk bir materyalle, yanağın içerisinden sürüntü örneği alınıp, yetkin bir laboratuvar aracılığıyla test edilmesiyle gerçekleştirilir. Virüs yükü testi, genellikle tedavi durum takibi ve HIV enfeksiyonunun erken teşhisi amacıyla kandaki virüs miktarını ölçümleyen yöntemdir.

Western Blot, Elisa testi sonrasında teşhisin kesinleştirilmesi amacıyla yapılan doğrulama testidir.

Kimler HIV/AIDS testi yaptırmalıdır?

Korunmasız cinsel ilişki hikayesi olan, – Damar içi ilaç bağımlılığı ve ortak enjektör kullanımı olan, – HIV (+) kişinin partneri olan, – HIV görülme sıklığının yüksek olduğu ülkede doğmuş ya da yaşamış olan, – Yüksek görülme sıklığı olan bölgelere seyahat etmiş ya da orada yaşamış olan, – Gebeler (en erken dönemde), – Cinsel saldırıya maruz kalanlar, – Evlilik öncesi (gönüllülük esasına dayalı),

– Tüberküloz (verem), cinsel yolla bulaşan enfeksiyon tanısı almış olan kişiler kontrol amacıyla hekime başvurmalıdırlar.

HIV enfeksiyonun tedavisinde virüsün çoğalmasını kontrol eden, antiretroviral tedavi (ART) olarak adlandırılan ilaçlar kullanılmaktadır. ART, HIV’in çoğalmasını önler ve vücuttaki virüs miktarını azaltır.

Vücutta daha az virüs yükünün bulunması bağışıklık sisteminin etkinliğinin kuvvetlenmesini ve hastalığın AIDS’e ilerleyişinin önlenmesini sağlar.

HIV (+) olan bireylerin mümkün olan en kısa sürede tedaviye başlamaları gerekmektedir.

HIV (+) kadınlarda gebelik

Gebe olan veya gebe kalmayı planlayan bir kadın; gebelikte, doğumda veya emzirme döneminde bebeğe bulaşma ihtimali olması dolayısıyla HIV enfeksiyonu açısından test edilmelidir.

Antiretroviraller adı verilen HIV ilaçlarının kullanılması, enfeksiyonun anneden çocuğa geçişini önleyebilmektedir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, bulaşma o kadar etkili şekilde önlemektedir.

Bununla beraber HIV (+) bir annenin tedavisinin, doğum döneminde veya doğum sonrasında dahi mümkün olan en erken zamanda başlanmasının bulaşıcılığı önlemede büyük önemi vardır.

Antiretroviral tedavi, HIV (+) bireylerin daha uzun ve sağlıklı yaşamalarına yardım eden ve yaşam boyu süren bir tedavidir.

Ancak antiretroviral tedavinin etkili olması; ilaç uyumuna, ilaçların her gün ve belirtilen şekilde kullanımına bağlıdır.

HIV tedavi rejimine uyum, virüsün çoğalmasını ve bağışıklık sisteminde çöküşü önlemektedir. HIV ilaçlarının her gün kullanımı HIV’in bulaşma riskini de azaltmaktadır.

Referanslar:

  • https://aidsinfo.nih.gov/understanding-hiv-aids/fact-sheets/19/45/hiv-aids–the-basics ET:09.01.2018
  • http://www.unaids.org/en/resources/fact-sheet ET:09.01.2018
  • http://www.thsk.gov.tr/component/k2/353-istatiksel-veriler/bulasici-hastaliklar-daire-baskanligi-istatiksel-veriler.html ET:09.01.2018
  • https://www.ucsfhealth.org/conditions/aids/diagnosis.html ET:09.01.2018
  • https://aidsetc.org/guide/hiv-classification-cdc-and-who-staging-systems ET:09.01.2018
  • https://www.cdc.gov/hiv/basics/testing.html ET:09.01.2018
  • https://www.cdc.gov/hiv/basics/livingwithhiv/index.html ET:09.01.2018
  • https://aidsinfo.nih.gov/understanding-hiv-aids/fact-sheets/20/50/preventing-mother-to-child-transmission-of-hiv ET:09.01.2018
  • https://www.plannedparenthood.org/learn/stds-hiv-safer-sex/hiv-aids/what-are-symptoms-hivaids ET:09.01.2018

Источник: https://gskpro.com/tr-tr/tedavi-alanlari/tr/hiv/hiv-aids/

AIDS / HIV nedir, nasıl bulaşır? Belirtileri, testi ve tedavisi

HIV Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

AIDS ise (Acquired Immuno Deficiency Sendrom) yani, Kazanılmış-Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu olarak adlandırılan bir hastalık sistemidir. AIDS; HIV pozitif bir kişide, bağışıklık sistemi yetersizliği nedeniyle ciddi-fırsatçı enfeksiyonlar ve fırsatçı kanserlerden bir veya birkaçının geliştiği bir hastalık halidir.

AIDS, Sağlık Bakanlığı ‘na bildirilmesi zorunlu bir hastalıktır. Ama bildirim isimle yapılmaz. İsmin baş harfleri ve doğum tarihi kodlanarak yapılır.

Eğer riskli bir durum veya ilişki yaşadıysanız, herhangi bir belirtiye rastlamasanız dahi hemen bir AIDS testi yaptırın.

Alacağınız test sonucuna göre hayatınızda değişiklik yapabilir, ailenizi koruyabilir ve içinizdeki kuşkuyu yok edebilirsiniz.

 Test sonucunuz negatif çıktıysa, davranışlarınıza dikkat ederek hep temiz kalmaya özen gösterin. Korunmadan cinsel ilişkiye girmeyin. Kontrolsüz kan transferi yaptırmayın.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapmalı, nasıl beslenmeli?

HIV Pozitif Nedir?

Kanında HIV virüsü bulunan kişilere HIV pozitif denir. Bu kişiler aynı zamanda kanında antikor bulunan seropozitif (Anti-HIV testi = ELISA testi pozitif) kişilerdir.

HIV virüsün nasıl bulaşır?

  • Korunmadan cinsel ilişki yoluyla bulaşabilir
  • Kan yoluyla bulaşabilir
  • Kan veya kan ürünlerinin transfüzyonu (nakli)
  • İğne batması ve açık yaradan HIV ile temas
  • İntravenöz (damar içi) ilaç kullanıcıları, uyuşturucu bağımlıları.
  • Perinatal geçiş (Anne karnında bebeğine)
  • Hasta veya taşıyıcı anneden bebeğe hamilelik döneminde
  • Hasta veya taşıyıcı anneden bebeğe doğum emzirme ile

Aids hangi yol bulaşmaz

HIV virüsü vücudun dışında yaşayamayacağından aslında bulaşması zordur.

  • Tükürükle,
  • Terleme ile,
  • Deriye dokunma ile,
  • Başkasının havlusu ile,
  • El sıkışma ile,
  • Kucaklama ile,
  • Yanaktan öpüşme ile,
  • Yiyecek içecekten,
  • Ortak tabak çanak kullanımı ile,
  • Havuz ve tuvalet kullanımı ile,
  • Aynı evi paylaşmakla
  • Başkasının giysisini giyme ile bulaşmaz.

HİV virüsü taşıyan partnerle cinsel ilişki kuran kişi başka cinsel hastalık taşıyorsa (Bel soğukluğu, frengi, hepatit vs.) doku hasarı nedeniyle bulaşma riski katlanarak artar. Ayrıca partnerin yaşı, hastalığın evresi, ilişkinin şekli ile riski arttırabilir. Kadınlarda menstrüal kanama zamanındaki ilişkide bulaşma riski yüksektir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve teşhis yöntemleri

HIV virüsü bulaştıktan sonra ne olur

HIV, vücuda girdikten sonra 2 ila 4 hafta kuluçka dönemi yaşar ardından enfeksiyon bulguları ortaya çıkar. Bu dönemde görülen belirtiler, gribe benzerdir ve genellikle 2 haftadan kısa sürer.

 Bu dönemde sıklıkla ateş, lenf bezlerinde büyüme, farenjit, deride döküntü, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı, bulantı-kusma, nadiren de karaciğer-dalak büyümesi, ağızda pamukçuk ve nörolojik sorunlar görülmektedir. Bu ilk aşamadan sonra genellikle 8-10 yıl süren kronik semptomsuz bir dönem başlar.

Ardından hastalığın son dönemi olan aşikar AIDS dönemi ortaya başlar. Bu dönemde enfeksiyonlara ve kansere yakalanma riski çok artar. AIDS gelişen ve tedavi edilmeyen kişiler birkaç yıl içinde ölür.

HIV belirtileri

  • Ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi gribi andıran belirtiler
  • Ense, koltuk altı ve kasıklarda lenf nodüllerinin şişmesi
  • Sık sık hastalanma ve enfeksiyon geçirmeye başlamak
  • Zatürre, tüberküloz ve hepatit C gibi hastalıklara yakalanmak
  • Grip gibi hastalıkların tedavisinin uzun sürmesi yada geçmemesi
  • Sıkça ateş ve gece terlemeleri görülür
  • HIV bulaşmış kadınların üreme sisteminde sorunlar görülebilir
  • Kadınlarda adet döngüsü bozulabilir veya tamamen durabilir
  • Cinsel organlarda bakteri ve mantar enfeksiyonlarında artış olabilir
  • Diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riski de artar

Aids Belirtileri

  • AIDS belirtileri genellikle virüs bulaşmasından 5-10 yıl sonra ortaya çıkar
  • Vücut direnci zayıflar, basit enfeksiyonları bile çok ağır geçirir
  • Lenf bezlerinde büyümeler olabilir
  • Ağız ve deride tekrarlayan uçuk, yara ve lekeler çıkabilir
  • Nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri olur
  • Kilo kaybı ve sık tekrarlayan ishal olabilir
  • Dönem dönem öksürük görülebilir
  • Verem ve zatürre gibi hastalıklara yakalanma riski artar
  • Pamukçuk, diğer bakteri ve mantar hastalıkları görülebilir
  • Normal insanlarda nadir görülen enfeksiyonlar görülebilir
  • Kaposi sarkomu, beyin lenfoması gibi bazı özel tür kanser görülebilir
  • Hastalığın ileri evresinde gözde sitomegalovirüs (CMV) retiniti görülebilir,
  • Bir kişide bu belirtilerin birkaç tanesi birden varsa AIDS düşünülebilir

Hepatit C nedir? Nasıl bulaşır? Belirtileri ve tedavisi

HIV enfeksiyonlarının tanısında, laboratuvar teknikleri kullanılır. Bu virüse karşı oluşan spesifik ANTİ-HIV antikorlarının ELISA tekniği ile gösterilmesidir. Eliza diye bilinen testle kanda, hastalığa sebep olan virüse karşı gelişmiş olan antikor olup olmadığına bakılır.

Şüpheli temastan 3 ay sonra test yaptırılması daha doğru sonuçlar verir. Herşeye rağmen çeşitli nedenlere bağlı olarak “yalancı pozitif” sonuç alınması söz konusudur. İki kez yinelenen ve ELISA ile pozitif bulunan kan örneklerinde, “ilave testler” ile durumun kesinleştirilmesi gereklidir.

Başvurulan test “Western Blot” doğrulama tekniğidir.

HIV virüsüyle ilgili laboratuvar testleri

HIV virüsünü saptamaya yönelik laboratuvar testleri virüsün vücuda giriş zamanına göre değişiklik göstermektedir. Bu testler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır;

1. HIV PCR (viral DNA/RNA) (9-11 günden sonra)2. p24 antijen testi (3 hafta-3 aylık dönem arasında)

3. ELISA (Anti-HIV) testi (3-6 aydan sonra)

HIV PCR Testi nedir? Ne zaman yapılmalıdır?

HIV PCR testi, virüs genetik materyalinin PCR tekniği ile çoğaltılarak ölçülecek ve tanımlanabilecek duruma getirilmesidir. Enfekte olmuş bir kişinin kanında virüs bulunmasına rağmen erken dönemde virüse karşı antikor oluşmamaktadır.

Bu nedenle PCR testi erken evrede HIV virüsünün kanda tespitinde kullanılmaktadır. Şüpheli temastan 9-11 gün sonra HIV PCR testi ile virüs varlığı saptanabilmektedir. PCR testinin virüsü saptama duyarlılığı 28.

günden itibaren ~%98-100 olarak belirtilmektedir.

HIV şüphesi taşıyan herkes tarafından yaptırılabilir. Özellikle şüpheli ilişkiden sonra ve yenidoğanlarda HIV araştırmasının PCR tekniği ile yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. PCR testi ayrıca HIV pozitif kişilerde virüs miktarının ölçülmesi ve AIDS hastalarının tedaviye verdikleri yanıtın takibinde de kullanılmaktadır.

P24 Antijen Testi nedir? Ne zaman yapılmalıdır?

P24, HIV virüsüne özgü viral bir proteindir. Bu proteinin vücutta saptanması virüs varlığını göstermektedir. Testin virüs bulaşmasından sonra geçen 21. günden 90. güne kadar yapılması uygun bulunmaktadır

ELISA Testi Nedir? Anti-HIV Ne zaman yapılmalıdır?

HIV virüsü ile enfekte kişilerin savunma sisteminde bu virüsle savaşmak için HIV’e karşı özel antikorlar oluşur. Kandaki bu antikorların ELISA yöntemiyle saptanmasına Anti-HIV testi denir. HIV antikorlarının ELISA yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süre geçmesi gerekmektedir.

Bu nedenle test, bulaşma gerçekleştikten 3 ay sonra yapılmalıdır. Anti-HIV test sonucunun pozitif olması kanda HIV virüsüne karşı antikorların oluştuğunu gösterir.

Bu nedenle Anti-HIV testinin tam pozitif olduğunu söyleyebilmek için Westernblot testi adlı doğrulama testinin de yapılıp sonucunun pozitif bulunması gerekir.

Bel soğukluğu nedir? Belirtileri, tedavisi ve korunma yolları

Aids hastalığının tam tedavisi henüz yoktur ana kullanıma giren yeni ilaçlar hastaların normal insanlara yakın bir hayat standardında uzun yıllar hayatta kalmasını sağlamaktadır.

Son yıllarda aids tedavisinde büyük gelişmeler sağlanmıştır ve yeni tedavi seçenekleri sayesinde yaşam süresi ve kalitesinde belirgin bir artış olmuştur.

Mevcut ilaçlarla yapılan tedavinin amacı HIV virüsünün çoğalmasını durdurmak, ortaya çıkabilecek belirti ve bulguları önlemek; hastanın başka hastalıklar kapmasını önlemek ve tüm bunların sonucu olarak hasta yaşam süresini uzatmaktır.

HIV’i baskılayan, antiretroviral tedavi ve bu tedavide kullanılan ilaçlar sosyal güvenlik sistemine kayıtlı bireyler için ücretsiz sağlanıyor. Ancak ilaç kullanımının kesintiye uğraması tedaviyi olumsuz etkiliyor. Böyle bir durumda ilaca direnç geliştirebiliyor ve tedavinin etkinliği tehye girebiliyor.

Tedaviye engel olan faktörlerin başında bilgisizlik ve önyargı geliyor.

Halen birçok insan HIV’in etkin ilaçlarla baskılandığını, kronik bir sağlık sorunu olduğunu, HIV ile yaşayanların sağlıklı ve kaliteli bir şekilde günlük yaşantılarına, eğitimlerine, çalışma ve aile yaşamlarına devam edebileceğini bilmiyor.

HIV Pozitif kişilerle evlenilebilir ve çocuk sahibi olabilir

HIV pozitifliğini, kronik bir hastalık gibi değerlendirmek mümkündür. Kişi, ilaç kullandığı sürece, normal hayatına devam edebilmektedir. HIV pozitif bireylerin, eş adayına gerekli bilgilendirme yapılarak, önleyici korunma yöntemleri kullanarak ve önleyici tedavi almak koşuluyla evlenmesi ve çocuk sahibi olması mümkündür, ancak riskleri vardır.

Aids erkekten kadına mı, kadından erkeğe mi daha kolay bulaşır?

Korunmasız yapılan tek bir cinsel temasda bulaşma riski tam bilinmese de yüksektir. Vajina içine giren HIV’in viral çoğalmayı başlatabilmesi için kan dolaşımına girmesi gerekir. Bilimsel çalışmalara göre; kadınlara HIV bulaşma riski daha yüksektir.

Aids olan biri ne zaman başkalarına hastalık bulaştırmaya başlar?

Primer infeksiyondan sonra belli aralıklarla meninin incelendiği araştırmalara göre, bulaştırma oranları arasında farklılık bulunsa da bir erkek ilk bulaşmadan hemen sonra HIV virüsünü başkalarına bulaştırabilir.

Aids’li erkekten hastalık kapmadan hamile kalınabilir mi?

Meninin içinde virüs bulunması infekte erkeklerden hamile kalmayı isteyen HIV negatif kadınlar için ciddi riskleri beraberinde getirmektedir.

İnfekte menideki virüsün inaktive edilmesi, kadının yapay olarak döllenmesi ve bu yolla hem annenin hem bebeğin infeksiyondan korunmasının mümkün olduğu bazı araştırma ile gösterilmiştir.

Hekimler, bu yolla ancak birkaç gebelik sağlayabilmişlerdir.

HIV infekte eşten ayrı, başka bir erkek tarafından verilen meni ile yapılan yapay döllenme işlemi de HIV infeksiyon riskini tamamen yok etmez.

İnfekte olduğu bilinmeyen vericilerden alınan menilerle yapılan yapay döllenme ile anneye HIV bulaştığı pek çok araştırmada gösterilmiştir. Son yıllarda, sperm vericilerinde HIV taraması yapay döllenme öncesi şart olmuştur.

HIV antikorları negatif olan vericilerin spermleri, 2-4 ay sonra yapılan ikinci antikor testine kadar dondurularak saklanmaktadır.

Aids olan biriyle tek bir cinsel ilişki bulaşma için yeterli mi?

HIV infekte bir partnerle girilen her bir vajinal ilişkide HIV infeksiyonu kapma riskinin tam olarak ölçülmesi imkansız olmakla birlikte, Avrupa’da yapılan geniş çaplı bir araştırmanın sonucuna göre tahminler yapılabilmektedir.

Bu araştırma kapsamında 304 HIV negatif kişi ve partnerleri değerlendirildi. Bu kişilerin tek risk faktörleri HIV infekte partnerleri ile cinsel temasa girmeleri idi. Bu kişilerin 196’ı kadın ve 108’i erkekti.

Bu çiftler ortalama 20 ay boyunca izlendiler ve HIV infeksiyon varlığı açısından test edildiler.

Frengi nedir? Sifiliz hastalığı nasıl bulaşır? Belirtileri ve tedavisi

Araştırma boyunca çiftler toplam 15 bin kez cinsel temas üzerinden incelendi. Çiftlerin %48’i düzenli olarak kondom kullanırken, diğerleri ya düzensiz kullandılar ya da hiç kullanmadılar. Düzenli kondom kullanan çiftlerden hiçbirinin eşine HIV infeksiyonu bulaşmamıştır. Kondomu düzensiz kullananlar incelendiğinde, HIV infeksiyonu bulaşma oranı oldukça yüksek bulunmuştur.

Araştırma sonucuna göre HIV için başka bir risk faktörü de genital ülserlerdir. Genital ülserlerin varlığı, genital ülseri olmayanlara göre HIV infeksiyon riskini 5 kat artırmaktadır.

Araştırmada ayrıca boşalma öncesinde geri çekmenin, önemli bir koruyucu etkisi olduğu görülmüştür. Tüm ilişkilerinin en az %50’inde geri çekme metodunu uygulayan çiftlerde, bunu yapmayanlara riskin 5 kat daha az olduğu saptanmıştır.

 Sonuç olarak, kondom kullanımının cinsel temas sırasında virüsün bulaşmasını önlediği kanıtlanmıştır.

Aids’in aşısı var mı ?

Referanslar: 1- What is HIV / AIDS? 2- Guide for HIV and AIDS 3- Explaining HIV and AIDS

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/aids-hiv-nedir-aids-nasil-bulasir-belirtileri-nelerdir-testi-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть