Horlama

Horlama ve tedavisi

Horlama

Normal erişkin insanların en az % 45'i zaman zaman horlamaktadır. % 25'i sürekli horlamaktadır. Horlama başlı başına sosyal bir şikâyettir. Bu durumda özellikle horlayan kişinin etrafındakiler rahatsız olur. Horlama problemi sıklıkla şişman erkeklerde görülür. Bu sorun yaşla birlikte artış göstermektedir.

Üst solunum yolunda oluşan darlık nedeniyle ortaya çıkan gürültü “horlama” olarak adlandırılır. Basit horlamada gece boyu solunumda anormallikler görülmez. Solunumla ilgili sorunlar eklendiğinde, olay tamamen boyut değiştirmektedir.

Gece istenen uyku derinliğine inememe, baş-boyun terlemeleri, uykuda nefes kesilmeleri, sabah yorgunluğu, sabah baş ağrıları, gün içinde uyuklama isteğiyle seyreden tabloda, hastaların hepsi horlamaktadır. Ancak tablo isim değiştirmiş ve uykuda nefes kesilmeleriyle seyreden tıkayıcı uyku hastalığı haline dönüşmüştür.

İleri boyutlarda ise hayatı tehdit eder hale gelebilmektedir. Biz hekimlerin asıl mücadele etmesi gereken tablo budur.

Tıkayıcı uyku hastalığı, çocuklarda giderek daha yüksek oranda kaydedilen bir durumdur. Normal solunumu ve uyku düzenini bozan, dönem dönem uykuda nefes kesilmeleri ve uzamış üst solunum yolu tıkanmasıyla karakterizedir. En sık belirtisi horlamadır ve küçük okul çocuklarında %8-10 oranında görülür. Tıkayıcı uyku hastalığı horlayan çocukların % 2'si kadardır.

Ancak genel çocuk nüfusunda sıklık tam olarak bilinmemektedir. En sık görüldüğü yaş 2-5 yaş arasıdır. Bu yaşlar normal lenf dokularının ve üst yolu enfeksiyonlarının arttığı dönemlerdir. Ergenlik öncesinde kız ve erkek çocuklarda görülme aynı orandadır. Ancak erişkin yaşlarda erkeklerde daha sıktır.

Çocuklarda geniz eti, bademcik irilikleri ve allerji gibi rahatsızlıklar en fazla horlma nedeni oluşturmaktadır.

Horlamanın nedeni nedir?

Dilin arkası, yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbiri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir.

Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol ya da ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolmasıyla ortaya çıkar.

Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti, çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenleridir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörler de nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur.

Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollaps olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylece burun açıkken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar.

Bu durum, neden bazı insanların sadece alerjik dönemlerde veya grip-sinüzit olduğu zamanlarda horladığını açıklamaktadır. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir.

Burun içi deformasyonların en sık rastlananı burun içi kıkırdak kemik eğrilikleri yani deviasyondur.

Horlama ciddi bir problem midir?

Ciddi bir sosyal sorun olup, bu durum aile yaşamını ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenmeyen oda arkadaşı olur. Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür.

Dinlenmeden geçirilen geceler vardır. Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon, horlamayan kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu tıkayıcı tipte uyku hastalığıdır. Bu arada şiddetli horlama nefessiz bir dönemle kesilmektedir.

10 saniye üzerinde nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde çocuklarda 5, erişkinlerde 10'un üzerinde görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda uyku merkezinde inceleme yapmak gerekmektedir. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer.

Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp, kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Bu grup hastalar uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilir. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur.

Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz olur. Araba kullanırken ya da iş başında uyuklamalar görülebilir

Horlama tedavi edilebilir mi?

Horlayan erişkin kişiler aşağıda sıralanan önerilere uymalıdır:

* Kas tonusunu arttırmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli,

* Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denen alerji ilaçlarını uykudan önce almamalı,

* Uykudan dört saat önce alkol almaktan sakınılmalı,

* Uykudan üç saat önce ağır yemekten sakınılmalı,

* Aşırı yorgunluktan sakınılmalı,

* Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmelidir.

* Yatağın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde, tüm yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çevrilmeli,

* Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmesi için onlara süre tanımalısınız.

Her pozisyonda horlayan kişiler “ağır horlayan” olarak isimlendirilir. Bu kişilerin yukarıdaki önerilerden daha fazla yardıma ihtiyacı vardır. Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır.

Özellikle uyku esnasında nefes alamama problemi olduğunda doktorunuza başvurmanız daha da önem kazanmaktadır. Tedavi tanıya dayanır. Bu alerji veya enfeksiyonun tedavisi gibi basit bir tedavi olabilir.

Ya da bademcik, geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirmesi biçimindedir.

Tedavi yolları nelerdir?

Basit horlamada tedavi alternatifleri

  • Hayat biçiminin düzenlenmesi
  • Oral apereyler
  • Ağız yolunu kullnmayı gerektiren ileri burun tıkanıklıklarında buruna yönelik cerrahi
  • Küçük dili küçültmeye yönelik uygulanan cerrahi
  • Radyofrekans tekniği ile yumuşak damağın ve küçük dilin küçülmesi ve gerginliğinin artmasına yardımcı olan ve muayenehane şartlarında da yapılabilen tekniktir.
  • Bademcik ve geniz etinin alınması,
  • UPPP dediğimiz küçük dil, yumuşak damağın bir kısmının ve bademciğin alındığı ameliyat şekli.

Horlamayla birlikte uykuda nefes kesilmesi olması durumunda uyku laboratuarında yapılacak uyku testini takiben tedavi şekli belirlenir. Burada rahatlamayı sağlamak için ya hava geçiş alanını genişletmek ya da daraltan unsurları küçültmek, azaltmak gerekecektir. Mevcut cerrahi teknikler bu esasa dayanır.

Küçük dilin küçültülmesi, dil kökü dokularının küçültülmesi, damak sertleşme ile beraber lifting işlemleri gibi.

Cerrahiyi kabul etmeyen veya cerrahi müdahale yapılması mümkün olmayan hastalara, ileri derecedeki apnenin eşlik ettiği tıkanıklıklarda , boğaza basınçlı hava veren cihazın maske ile kullanımı (CPAP) gündeme gelebilir.

Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.

  * Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: http://www.uykuhorlama.com/tr/horlama-ve-tedavisi.html

Horlama Nedenleri

Horlama

Horlama neden olur? Horlama, uyku sırasında boğazda meydana gelen hareketler sonucu oluşan bir durumdur. Çevre dokular titreşmekte ve horlama sesini ortaya çıkarmaktadır.

Genellikle, nefes alma sırasında hava boğazdan ve burun dokusundan geçerken çevre dokuları titreştirmekte ve horlamaya neden olmaktadır.

Diğer yandan, bazen dilin konumu da pürüzsüz nefes alma yolunda bir engel oluşturabilmektedir.

Pek çok insan farklı nedenlerden kaynaklı olarak horlama problemi yaşayabilmektedir. Horlamanın önüne geçmek için nedenin ne olduğunu anlamak oldukça önemli olabilmektedir. (1)

Horlamanın nedenlerini şöyle açıklamak mümkündür:

Alkol Tüketimi

Alkol horlamaya neden olabilmektedir. Alkolün vücut üzerinde yarattığı gevşeme etkisi boğazdaki kasları da rahatlamakta ve solunum yolunu sıkıştırmaktadır. Sonuç olarak da, kişi nefes aldığında hava yollarında bulunan çevre dokular titreşmeye başlamaktadır.

Geceleri rahatlamak için alkol etkili olabilmektedir, ancak horlamaya eğilimli bir yapınız varsa, alkol bunu daha da tetikleyecektir. Alkol tüketmeyi bırakmak olumlu sonuçlar almak için yeterli olabilmektedir. (2)

Aşırı Kilolu Olmak

Aşırı kilolu olmak pek çok açıdan sağlıksal sorunlar yaratabilmektedir. Aşırı kilo horlamanın en yaygın nedenlerinden biridir. Genellikle de sağlıklı kiloya ulaşıldığında kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

Aşırı kilo hava yollarını tıkamakta ve horlamaya yol açmaktadır. Yağ dokusu nedeniyle olmasa bile kilonun yarattığı aşırı baskı hava yollarını engelleyebilmektedir. Vücut ağırlığı, uyku apnesine de yol açabilecek en büyük faktörlerden biridir. (3)

Burunla İlgili Problemler

Bazen horlamanın nedeni burunla ilgili bir sorun olabilmektedir. Kişinin alerjisi ya da sinüs problemleri varsa, bunlar horlamaya yol açabilmektedir. Çoğu zaman mevsimsel olan bu durumlar, horlamanın en yaygın nedenlerinden biri haline gelebilmektedir.

Bazen burun deliklerinde fiziksel engeller olmaktadır. Bu durumda, oldukça kolay bir düzeltme ve çeşitli çözümler ile tıkanıklığın ve horlamanın önüne geçilebilmektedir. (4)

Uyku Pozisyonları

Yan yatmak yerine sırt üstü yatıyorsanız horlama olasılığınız daha fazladır. Bu uyku pozisyonunda dil boğaza düşmekte ve titreşimlerin oluşmasına yol açmaktadır. Yat yatmaya çalışmak horlamayı engellemeye yardımcı olabilmektedir.

Bu tür horlama kolayca engellenebilmektedir. Dilin istenilen şekilde durmasını sağlamak için kullanılan bazı cihazlar da bulunmaktadır. Böylece sırt üst yatılsa bile horlamanın önüne geçilebilmektedir. (5)

Genetik Faktörler ve Ağız Yapıları

Çoğu insanda horlamanın nedeni bulmak kolayca mümkün olabilirken, bazı insanlarda horlama tamamen genetik bir yatkınlıktan kaynaklanmaktadır.

Horlama genetik bir faktör sonucu gerçekleşiyorsa, yumuşak damakta veya uvula bölgesinde bazı farklılıklar olabilmektedir. Yumuşak damak ağzın çatısını kaplamaktadır. Uvula ise ağız ve bademcikler arasında, damaktaki yumuşak dokuya asılı durmaktadır.

Genetik olarak yumuşak damak yapısı diğerlerininkinden daha kalın veya çıkıntılı olabilmektedir. Bu, hava akışı için doğal bir engel oluşturmaktadır. Genetik faktörler daha büyük veya daha asılı bir uvulaya sahip olmaya da yol açabilmektedir. Büyük veya alçak bir uvula da uyku sırasında hava akışını kısmen engellemektedir. (6)

İlerleyen Yaş

Bazen ilerleyen yaş, horlamaya neden olabilmektedir. İleri bir yaşın neden olduğu horlama durumunda, boğazdaki kaslar zayıflamakta ve gevşemektedir. Boğaz kasları eski yapısını kaybedince hava yollarının tıkanmasına yol açabilmektedir.

Uyku Apnesi

Horlamanın nihai ortak nedeni uyku apnesi adı verilen bir durumdur. Uyku apnesine sahipseniz, uyurken nefes almanız kesilebilir. Bu, uyku sırasında birden çok kez gerçekleşmektedir. Uyku apnesi kendi başına çok ciddi bir durumdur, bu yüzden uyku kalitesine müdehale ediyorsa, bir doktora başvurmanızda fayda vardır. (7)

Horlama Nedir?

Horlama, uyku sırasında kısmen solunumun engellenmesi sonucu ortaya çıkan boğuk veya sert seslerdir. Bazen ciddi bir neden sonucu ortaya çıksa da, çoğu zaman nedeni tespit ederek kontrol altına almak mümkündür. Diğer yandan, özellikle eşler arasında oldukça rahatsız edici bir sorun haline gelebilmektedir.

Yetişkin bireylerin neredeyse yarısı zaman zaman horlama problemi yaşamaktadır.  Hava, boğazdaki rahat dokuları geçerken titreşimlere yol açmaktadır. Bunun sonucunda da rahatsız edici horlama sesleri çıkmaktadır.

Kilo verme, alkolden kaçınma ve yan yatmaya özen göstermek gibi yaşam tarzı değişiklikleri horlamadan kurtulmanıza yardımcı olabilir. Buna ek olarak, rahatsız edici olan horlamayı azaltabilecek tıbbi cihazlar ve ameliyatlar da bulunmaktadır. Bununla birlikte, bunlar horlayan herkes için uygun veya gerekli olmayabilmektedir. (8)

Horlama Nedir? fazlası için tıklayınız

Horlama Belirtileri

Horlama nasıl anlaşılır? Horlama uyku sırasında çıkan boğuk ya da sert seslerle karakterize edilmektedir. Horlama başlangıcı uykuda nefes alma problemi yaşamayla fark edilmektedir. Buna ek olarak, horlama ile birlikte devam eden diğer belirtiler de oluşabilmektedir. Horlama sonucu ortaya çıkan diğer belirtiler şunlardır:

  • Geceleri sık sık uykudan uyanma sonrasında uykuya devam edememe
  • Aşırı gündüz uykusu ve yorgunluk
  • Sabahları baş ağrısı
  • Bellek, öğrenme, yoğunlaşma ile ilgili sorunlar
  • Duygudurum değişlikleri, kolay sinirlenme, endişe, depresyon (9)

Detaylı bilgi almak için bakınız: Horlama Belirtileri 

Horlama Tedavisi

Horlama nasıl geçer? Horlama kilo verme, sigarayı bırakma, alkolü sınırlandırma, uyku alışkanlıklarını değiştirme ve sedatifler kullanmaktan kaçınma gibi yaşam tarzı değişikleriyle tedavi edilebilmektedir. Ayrıca burun tıkanıklığını azaltmak için kullanılabilecek pek çok ilaç ve evde tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

Horlama bu tedavi yöntemlerine rağmen devam ederse, dili sabitlemeye yardımcı olan cihazlar ve implantlar, sürekli pozitif havayolu basıncı kullanılabilir veya horlama ameliyatı gerekli görülebilir. (10)

Horlama İçin Hangi Doktora Gidilir?

Horlamanın nedeni ve tedavisi için bir kulak, burun, boğaz uzmanına (KBB) başvurabilirsiniz. (11)

Horlama Tedavisi detayı için bakınız

Источник: https://www.acil.net/horlama-nedenleri/

Horlama Tedavisi, Nasıl Geçer?

Horlama

Horlama, uyku esnasında nefes yollarınız tıkandığında oluşan boğuk veya sert bir sesin oluşmasıdır. Bazı durumlarda horlama birtakım ciddi sağlık sorunları ile ilişkilendirilir. Ayrıca yanınızda bulunan eşinizin de rahatsız olmasına neden olabilir.

Yetişkin insanların neredeyse yarısı horlar. Horlama, boğazınızda bulunan dokuların rahatlayarak hava yolunuzu tıkaması ile başlar. Buradan geçen hava, dokuların titreşmesine neden olur ve bu da rahatsız edici bir ses ortaya çıkartır.

Yaşam tarzında yapılan birtakım değişiklikler, kilo vermek, yatma zamanına yakın alkol tüketmemek veya sadece bir tarafa dönük olarak yatmak horlamayı durdurabilir. Ek olarak medikal cihazlar ve ameliyat horlamanın rahatsız edici etkilerini ortadan kaldırabilir. Ancak bu durum horlayan herkes için gerekli veya uygun değildir.

Horlama, ağız anatomisi, sinüsler, alkol tüketimi, alerjiler, soğuk algınlığı ve kilo gibi etmenlere bağlı olarak gelişme gösterir.

Uyuklamaya başladığınızda ve aydınlık bir ortamda derin bir uykuya dalabildiğinizde, ağız tabanınızdaki, dilinizdeki ve boğazınızdaki kaslar gevşer. Boğazınızdaki dokular yeterince gevşediğinde ise kısmi olarak hava yollarınızı tıkarlar ve titreşmeye başlarlar.

Daha da daralan hava yolundan geçen hava zorlanacak ve dokuların oluşturduğu titreşim artarak daha yüksek bir horlama sesinin çıkmasına neden olacaktır.

Hava yollarınızı tıkayarak horlamaya sebep olabilecek etmenler ise;

  • Ağız anatomisi: Yumuşak ince bir damak yapısına sahip olmak hava yollarınızı tıkayabilir. Aşırı kilolu insanların, boğazlarının arkasında bulunan dokular hava yollarının tıkanmasına neden olur. Oluşan tıkanmalar ile birlikte titreşim de artmaktadır.
  • Alkol tüketimi: Uyku öncesi çok fazla alkol tüketilmesi horlamanın oluşmasına neden olur. Alkol, boğaz kaslarını rahatlatır ve hava yollarında tıkanmaya karşı oluşan doğal savunma mekanizmasının etkinliğini azaltır.
  • Uyku: Yeterli miktarda uyku uyumamak, boğaz kaslarının gevşemesine neden olur. Ayrıca horlamanın en sık ve sesli olduğu zaman ise sırt üstü yatma pozisyonundan kaynaklanır. Çünkü yer çekimi etkisi ile boğazınızdaki yollar daralır.
  • Uyku apnesi: Uyku sorunu tıkayıcı uyku apnesi ile de alakalı olabilmektedir. Çok ciddi durumlarda boğazınızdaki dokuların bir kısmı veya tamamı hava yolunuzu tıkayarak nefes almanızı engelleyebilir.

Horlama Belirtileri Nelerdir?

Horlama genellikle uyku apnesi denilen uyku düzensizliği ile alakalıdır. Bütün horlayan kişiler uyku apnesine sahip değillerdir. Ancak horlama birtakım belirtiler ile ilişkilendirilir.

Bunlar uyku sırasındaki gürültü, gündüzleri aşırı uyku uyuma, konsantrasyon zorlukları, sabah baş ağrıları, boğaz ağrısı, uykuda dinlenememe, geceleri boğuluyor hissi, yüksek kan basıncı, geceleri göğüs ağrısı, uyku sırasındaki horlamanın eşinizi rahatsız etmesi ve boğuluyormuş gibi uyanmak, horlamanın belirtileri arasında yer almaktadır.

Eğer yukarıda sayılan belirtilerden herhangi birine sahipseniz bir doktora danışmanın vakti gelmiş demektir. Bu durum uyku apnesi gibi çok daha ciddi bir rahatsızlıktan etkileniyor olabilir. Uyku apnesi ufak yaşlardaki çocuklarda da meydana gelmektedir. Böyle bir durumda bir an önce çocuğunuzu bir çocuk doktoruna götürmeniz gerekmektedir.

Horlamanın Risk Faktörleri Nelerdir?

Horlamanın birtakım risk faktörleri vardır. Bunlar;

  • Erkeklerde uyku apnesi oluşma ihtimali bayanlara göre çok daha fazladır.
  • Aşırı kilolu veya obez olan kişilerin horlaması veya uyku apnesine yakalanma durumları daha yüksek bir risk içerir.
  • Bazı insanlar hava yollarının tıkanmasına ve horlamaya sebep olan, normalden daha yumuşak bir damak yapısına veya büyük bademciklere sahip olabilir.
  • Alkol kullanımı boğazlardaki kasların gevşemesine neden olacak ve horlama riskini arttırıcı bir etki yapacaktır.

Horlama Teşhisi Nasıl Yapılır?

Durumunuzu belirlemek için doktorunuz, işaretleri ve belirtileri gözden geçirip, medikal geçmişinize bakacaktır. Ayrıca teşhis yapabilmek için fiziksel bir test yapılmasına da ihtiyaç duyulacaktır.

Tüm bunların yanı sıra doktorunuz, eşinize horlamanız hakkında birtakım sorular sorarak, hastalığın ciddiyetini belirlemeye çalışacaktır.

Eğer çocuğunuzda horlama varsa, yine aynı tipteki sorular ebeveynlere sorulacaktır.

  • Görüntüleme: Hava yollarınızı tıkayan etmenleri belirleyip, teşhis işlemini gerçekleştirebilmek için doktorunuz tarafından bir X-ray, bilgisayarlı tomografi veya MR görüntüleme işlemleri tavsiye edilir.
  • Uyku çalışması: Horlamanın ve diğer belirtilerin ciddiyetine göre doktorunuz bir uyku çalışma yönetimi yapmak isteyecektir. Bu uyku çalışmaları ev ortamında da yapılabilir. Ancak uyku belirtilerine ve medikal sorunlara göre tüm bir geceyi uykuda geçirmeniz ve uyku alışkanlığı analizi yaptırmanız gerekmektedir.

Horlama Tedavisi Nasıl Yapılır?

Durumunuzu iyileştirmek için ilk olarak doktorunuz tarafından kilo verme, uyku zamanı alkol tüketiminden kaçınma, uyku mahrumiyetinden kaçınma, sırt üstü uyumayı engelleme gibi birtakım yaşam tarzında değişiklikler isteyecektir. Ayrıca yapılabilecek diğer tedavi yöntemleri ise;

1.Cihaz

Bu yöntem ağız içerisine yerleştirilen bir cihaz ile aktif hale gelmektedir.

Bu yöntemde ağzınıza uyacak bir cihaz yerleştirilerek çene, dil ve damak yapılarınızın pozisyonlarını ayarlayarak, hava yollarınızı açık tutacaktır.

Eğer bu yöntemi kullanmak istiyorsanız, ilk yıl içerisinde her 6 ayda bir diş doktorunuzu ziyaret etmeniz gerekmektedir. Böylece diş yapınızda olan birtakım aksilikleri bu şekilde tespit edebilirsiniz.

2.Hava Yolu Basıncı

Bu yaklaşım uyku sırasında burnunuza basınçlı bir maske geçirilmesini içermektedir. Maske üzerinde bulunan küçük bir pompa, hava yollarınızı açık tutacaktır. Böylece oluşan titreşimler ortadan kalmış ve horlama engellenmiş olacaktır.

3.Damak İmplantları

Bu metod doktorunuz tarafından damağınıza, polyester iplik örgülerini yerleştirmeyi kapsamaktadır. Bu iplik örgüler ağzınızın içinde sertleşerek horlamayı azaltacaktır. Bir takım dezavantajları da bulunmaktadır ancak faydalarından dolayı halen kullanılmakta olan bir yöntemdir.

4.Geleneksel Tedavi

Genel anestezi yapıldıktan sonra yapılan ameliyatta boğazınızda bulunan dokular sıkılaştırılır ve sertleştirilir. Bu aşamada oluşabilen riskler ise kanama, ağrı ve enfeksiyondur.

5.Lazer Tedavisi

Lazer yardımı ile yapılan bu ameliyat, horlama için ayakta gerçekleştirilen bir işlemdir. Doktor küçük avuç içi bir lazer ışınını kullanarak yumuşak damağı kısaltır ve küçük dilinizi alır. Fazladan dokuların alınması hava yollarınızı genişletir ve titreşimi azaltır. Böylece kısa bir süreç içerisinde horlamanızı kontrol altına alabileceksiniz.

6.Diğer Yöntemler

Bu başlık altında daha çok yaşam tarzınızda yapacağınız birtakım değişikliklerden bahsedeceğiz. Genellikle horlama tedavisi için ilk adım olarak görülürler. Bunlar ise aşırı kilolu insanların kilo vermesi, özellikle uyumadan önce alkol kullanılmaması, eğer sigara kullanıyorsanız bırakmanız ve boyun kaslarınızı güçlendirecek düzenli antrenman yapılması gibi önlemleri içermektedir.

Bu yöntemlerin dışında alternatif olarak ise nefesli müzik aletleri ile uğraşmanız oldukça faydalı olacaktır. Ayrıca üst solunum yollarınızın açılmasını sağlar. Bunların yanı sıra şarkı söylemek de kas kontrolü ve boğazdaki kasların gelişmesini sağlamaktadır. Tüm bu önlemleri alarak horlama probleminden rahatlıkla kurtulabilir ve yaşam kalitenizi arttırıcı bir adım atmış olursunuz.

Источник: https://evdesifa.com/horlama-tedavisi/

Horlama Nedeni ve Tedavisi

Horlama

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçiminde ki sese horlama denir.

Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir.

Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir.

Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol yada ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur. Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar.

Bu durum neden bazı insanların sadece alerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır. Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlananıdır.

 (Bakınız, Horlama Hayat Kalitesini Düşürüyor!)

Horlama Ciddi Bir Sorun mudur?

Sosyal olarak evet! Bu aile yaşamında ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. Tıbbi olara evet! Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır.

Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu “tıkayıcı tipte horlama hastalığıdır.” “Uyku apnesi” diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur.

10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda doktorunuzun size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir. Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer.

Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur.

Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir. (Bakınız, Horlama Kalp Krizini Tetikliyor!)

Horlama Tedavi Edilebilir mi?

Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebilir. Erişkin horlayan kişiler için aşağıda sıralanan önerilere uyulmalıdır.

  • İyi bir adele tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli.
  • Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen alerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.
  • Uykudan 4 saat önce alkol almaktan sakınmalı.
  • Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınmalı.
  • Aşırı yorgunluktan sakınmalı.
  • Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli. Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metot dur. Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur.
  • Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çeviriniz. Bu amaçla yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır.
  • Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın. 

Her pozisyonda horlayan kişiler “ağır horlayan” olarak isimlendirilir. Bu kişilerin yukarıdaki önerilerden daha fazla yardıma ihtiyaçları vardır.

Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır. Bu özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (Yüksek sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.

) Doktorunuza baş vurmanız daha da önem kazanmaktadır. Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalıdır.

Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuvarı çalışmaları değerlidir.

Horlama tedavisi şüphesiz tanıya dayanır. Bu alerji veya enfeksiyon tedavisi gibi basit yada bademcik geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirir biçimdedir.

Horlama – Nefessiz kalma hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Hasta için bademcik ameliyatından çok farklı his vermez.

Lazerin kullanıldığı Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP) lokal anestezi ile yapılabilen bir başka ameliyattır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak (CPAP) uyuyabilir.

Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.

Horlama Ortadan Kaldırılabilir mi?

Horlamanın en önemli nedenlerinden biri kilo fazlalığı olduğu bilinmektedir. Kilo fazlası olup zayıflayan hastaların %80'inde horlamanın önemli derecede azaldığı veya tamamen ortadan kalktığı görülmüştür.

Kilo verme, özel şekilli yastıklar, ağız veya buruna yerleştirilen bazı cihazların kullanılması, uyku ilaçları, sakinleştirici ilaçlar ve alkol kullanımından kaçınma gibi yöntemler horlamanın kontrolünde yararlı olabilir.

Ancak bunların hepsi, yaşam koşullarında önemli değişiklikler yapılmasını ve bunun sürekli olmasını gerektirir.

Horlamayı ortadan kaldıracak etkili bir yöntem vardır. “Laser uvulo-palatoplasti (LAUP)” adı verilen bu cerrahi yöntemle yumuşak damaktaki dokular yeniden şekillendirilmekte ve horlama önlenebilmektedir. Bu ameliyatın başarı oranı %85-90 arasındadır.

Ameliyatta, lazer ışını ile yumuşak damaktaki dokular dikkatle küçültülmekte ve zamanla dokuların iyileşip gerginleşmesiyle uyku sırasındaki titreşimleri, yani horlama ortadan kalkmaktadır. Ameliyatta lazer ışınının kullanılmasının nedeni, lazerin yumuşak dokuları kanamaya neden olmadan kesme yeteneğinin bulunmasıdır.

Ameliyat yaklaşık yarım saat sürmekte ve boğazı uyuşturacak şekilde lokal anestezi ile yapılmaktadır.

Pek çok hastada bir kez tedavi ile istenen sonuç alınmaktadır; ancak, bazı hastalarda ameliyatın en erken dört hafta aralıkla olmak üzere tekrarlanmasına ihtiyaç duyulabilir. Bazı hastalarda horlama tamamen ortadan kalkmasa bile, şiddeti azalmaktadır.

LAUP ameliyatını takip eden birkaç gün ile iki hafta arasında boğaz ağrısı hissedilmekte ve ağrı kesici ilaçlarla kontrol altına alınmaktadır. Hastaların çoğu birkaç gün içinde normal hayatlarına dönmekte ve çalışmaya başlayabilir hale gelmekte, sadece ağır kaldırma gibi zorlayıcı bedensel faaliyetlerden kaçınmaları istenmektedir.

Ameliyatın etkilerinin görülme zamanı kişiden kişiye değişmektedir. Bazı hastalarda sonuç hemen alınmakta, ameliyatın yapıldığı gün horlama kesilmektedir. Diğer hastalarda, ameliyatın sonucu bir aya kadar ortaya çıkmakta ve kesinleşmektedir. (Bakınız, Horlamayı Hafife Almayın!)

LAUP İçin Uygun Bir Aday Olup Olmadığınızı Nasıl Anlayacaksınız?

Öncelikle muayene olmanız gerekir. Doktorunuz horlamanız, burun tıkanıklığı ve genel sağlık durumunuz ile ilgili bilgilere ihtiyaç duyacaktır. Daha sonra baş ve boyun bölgesine ağırlık verilen muayeneniz yapılacaktır.

Bundan sonra muhtemelen, “obstrüktif uyku apnesi” bulunup bulunmadığını araştırmak üzere uyku laboratuarında bir uyku çalışması yaptırmanız istenecektir.

Uyku çalışması, uyku laboratuarında bir gece geçirmenizi ve bu sırada beyin dalgaları, kalp atımları, kandaki oksijen miktarı, solunum düzeni gibi verilerin kaydedilmesini gerektirmektedir. Bu uyku çalışmasını takiben, doktorunuz LAUP da dahil olmak üzere olası tedavi seçeneklerini belirleyecektir.

“Obstrüktif Uyku Apnesi” Nedir?

Obstrüktif uyku apnesi (OUA) ciddi bir hastalık durumudur. Trafik kazalarının önemli bir oranında sürücülerde uyku apnesi bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu kişilerde kalp yetmezliği, felç ve ölüm olasılığının da yüksek olduğu bilinmektedir.

Obstrüktif uyku apnesi (OUA), uyku sırasında solunumun bir süre için durması ve bu sırada vücudun solunum için aşırı çaba göstermesidir. Bu kişilerde solunum yolunda hava akımının durmasına neden olan tıkanıklığın boğazda olduğu bilinmektedir.

Hastalar genellikle şişman, orta yaşta ve horlayan erkeklerdir. Sıklıkla horlama ve uykudaki solunum duraklamalarının farkında olan hastanın kendisi değil, hastanın eşidir.

OUA'nın diğer belirtileri gündüz saatlerinde uyuklama, sabah baş ağrıları, yüksek tansiyon, kişilik değişiklikleri ve kalp ritminde değişikliklerdir.

OUA teşhisi, bir uyku çalışması ile koyulur. Tedavi planı ise her hastanın belirtileri, uyku çalışması sonuçları ve muayene bulgularına göre düzenlenir. Uyku apnesinde dört temel tedavi seçeneği vardır:

Uyku apnesini artıran faktörlerin (alkol, sakinleştirici ilaç kullanımı gibi) belirlenmesi ve önlenmesiyle birlikte kilo verme; İlaç tedavisi;

CPAP ve BiPAP adı verilen, uyku sırasında ağız veya burun üzerine yerleştirilen cihazların kullanılması; Cerrahi tedavi.

Источник: https://www.hekimim.com/merak-ettikleriniz/horlama-ve-tedavisi.html

Horlama Neden Olur? Horlama Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Horlama

Horlama, uykuda solunum sırasında ortaya çıkan gürültülü ve rahatsız edici sestir. Horlamanın tıbbi anlamı uyku esnasında ağız ve yutak bölgesinde yer alan kasların ve küçük dilin gevşeyerek çökmesi ve akciğerden gelen havanın bu gevşemiş yapılara çarparak oluşturduğu titreşimdir.

Horlama sadece gürültü değil aynı zamanda ciddi uyku bozukluklarının da habercisidir. İnsanların horlamasının birçok nedeni vardır. Genellikle ağızdan başlayıp tüm solunum yolu boyunca akciğere kadar olan darlıklar, şişlikler ve anatomik bozukluklar horlamaya neden olur. Horlama toplumda oldukça sık görülen bir hastalıktır.

Horlamaya neden olan faktörler

İnsanların yaklaşık % 45’i arada bir, % 25’i sıklıkla horlar. Horlama erkeklerde kadınlara oranla çok daha fazla görülür ve bunun en önemli nedeni hormonal nedenlerdir. Kadınlarda da menopoz döneminden sonra horlama sıklığı artış gösterir.

Horlamaya neden olan diğer faktörler arasında burun kemik eğriliği, kronik sinüzit, burun polipleri, burun eti şişliği, burunda nefes almayı zorlaştıran tümörler, ağızda dilin büyük olması, dil kökü büyüklüğü, küçük dilin sarkık ve uzun olması, yumuşak damak sarkıklığı, geniz eti, geniz tümörleri, epiglot denilen gırtlak kapağının yanlış eğilmesi veya o bölgede darlık oluşturması horlamaya neden olan faktörlerdir.

Boğaz rahatsızlıkları horlamaya neden olur mu?

Horlamaya burun ve boğazda soluk alırken meydana gelen daralmalar daha çok neden olan faktörlerdir. Bu bölgelerin daralmalarında ortaya çıkan titreşimler horlamanın şiddetini arttırır. Özellikle fazla kilo problemi olan insanlarda ağız içi yapılarında ödem ve şişme olur ve bu nedenle de horlama meydana gelir.

Boğaz sorunları olarak horlamaya yol açan nedenler arasında dil kökünün büyük olması, yumuşak damağın sarkık olması, küçük dilin 1 santimden daha uzun olması, çok iri bademcikler, geniz eti büyüklüğü özellikle çocuklarda horlamaya ve uyku apnesi denilen nefes durmasına sebep olabilir.

Aynı zamanda bireyin fazla kilolu olması boğaz ile ilgili horlama faktörlerinden biridir. Yine gırtlakta havanın geçtiği darlıklar ve gırtlak kapağı denilen epiglotun eğik olması gibi yapısal bozuklukları da boğaz sorunları nedeni ile horlama sebeplerindendir.

Horlama teşhisi

Horlama tedavisinin planlanmasında uygulanan en önemli teşhis yöntemi altın standart denilen uyku testi (polisomnografi) tetkikidir. Ciddi horlaması olan hastalarda ameliyat yapılmadan önce mutlaka bu test yapılmalı ve tedavi bu testten çıkacak sonuca göre planlanmalıdır.

Son yıllarda horlama teşhisine ve tedavisine eklenen önemli bir yaklaşım vardır. Ameliyat öncesi hasta hafif uyutulur ve horlamanın yeri endoskpik yöntem ile saptanır ve horlamanın yerine yönelik cerrahi tedavi planı yapılır.

Horlama tedavisi nasıl yapılır?

Horlama tedavisi

Horlama tedavisinde öncelikle horlamaya neden olan faktörün tedavisi yapılır. Örneğin, burunda kemik eğriliği var ise bu durumun düzeltilmesi, sinüzitler nedeni ile şişlikler var ise bu şişliklerin tedavisinin yapılması, burun polipleri var ise bunlar alınmalıdır.

Yine horlamaya neden olan boğaz sorunları, ağız içinde dil kökü büyüklüğünün küçültülmesi, küçük dil büyük ise bunun kısaltılması, büyük geniz eti ve büyük bademcik sorunu var ise bunların alınması gibi farklı tedavi yöntemleri uygulanır.

Fakat yapılan tüm bu tedavilere rağmen bazı hastalarda horlama tamamen geçmeyebilir. Endoskopik horlama teşhisi ve horlamanın yerine yönelik cerrahi tedavi, horlama tedavisinde önemli başarı sağlamaktadır.

Yinede, horlama sorunu yaşayan hastalar akşam yemeklerini erken yemeli ve yemekten en az 3-4 saat sonra yatmaları gereklidir.

Bunların yanı sıra, horlama sorunu yaşayan bireyler alkolden mümkün olduğunca kaçınmalıdır.

Horlamanın radyofrekans dalgaları ile tedavisi

Horlama sorununda radyofrekans dalgaları ile küçük dil, yumuşak damak ve dil kökü sorunlarında tedavi uygulanmaktadır. Radyofrekans horlama tedavisinde genel anestezi yapılmaz ve yumuşak damak fonksiyonlarında herhangi bir kayıp olmaz. Tedavi sonrası herhangi bir ağrı acı duyulmaz.

Fakat radyofrekans yöntemi ile horlama tedavisi sınırlı olgularda uygulanır. Yapılan muayene ve tetkiklerden sonra sarkık ve ince yapılı yumuşak damak horlamanın sebebi ise, bu hastalara radyofrekans tedavi yöntemi uygulanır.

Bu işlem, hasta oturur halde iken lokal anestezi altında yaklaşık 5 dakika kadar süren bir işlemdir ve bu işlem 3 hafta ara ile 4-5 seans uygulanır. Uyku sırasında soluk duraklamaları olan hastalarda bu yöntem uygulanmaz.

Horlamanın lazer ile tedavisi

Lazer ile yapılacak cerrahi yöntem horlama tedavisinde oldukça başarılı bir yöntemdir. Lazer yönteminde, hasta oturur pozisyonda konforlu bir koltuğa yerleştirilir. Kısa adı ile LAUP olarak bilinen bu yöntem lokal anestezi altında yapılır. Lokal anestezi yapıldıktan sonra uvula denilen yumuşak damağın sarkan parçası (küçük dil) lazer ile kesilerek düzeltilir.

Genellikle yarım saat kadar süren bu yöntemden sonra hastanın hastanede yatmasına gerek yoktur. Uykuda soluk duraklamaları olan hastalarda sadece lazer tedavisi, çoğunlukla yeterli olmayabilir. Hem diğer teknikler hemde lazer tedavisi kombine olarak uygulanabilir.

Solunum yolu hastalıkları ile ilgili benzer sağlık sorunları

Источник: https://www.saglikocagim.net/horlama-neden-olur-horlama-tedavisi/

Sebepleri.com

Horlama

Horlama, uyuyan kişiyi ve yakınındakileri rahatsız eden bir ses olarak kabul edilebilir. Ama sadece rahatsız edici bir gürültü olarak kalmayabilir. Horlama, bazı hastalıklar, alışkanlıklar ya da bazı durumlar nedeniyle ortaya çıkan bir belirti de olabilir. Bu nedenle horlama sorunu hakkındaki bazı bilgileri incelemek yerinde olacaktır.

Horlama Bir Hastalık Olarak Kabul Edilmeli Midir?

Horlama, kesintisiz şekilde devam ediyorsa, uykuda bölünmeye neden olmuyorsa, solunum düzensizliğinin eşlik ettiği bir problem değilse, basit horlama olarak adlandırılır ve hastaya herhangi bir zarar vermediği düşünülür. Tabi bu sorunun solunum düzensizliklerine, solunum durmalarına yol açmasa bile gece boyunca harcanan güç nedeniyle yorgunluğa, gündüzleri halsizliğe ve uykusuzluğa yol açabildiğini gösteren araştırmaları da unutmamak gerekir.

Basit horlama ortaya çıktığı ilk dönemlerde yatış pozisyonuna bağlı olarak ortaya çıkan bir sorundur. Sırt üstü yatan kişilerin dillerinin tabanı ile damaklarının yumuşak bölümü boğazın arka duvarına doğru çöker.

Nefes alındığında havanın geçtiği bu bölümün daralması sonucunda uyku sırasında ses (horlama) çıkmaya başlar.

Sadece yüksek yastıkla yatma, akşam yemeklerini hafif tutma, yatmadan önce alkol almama, kilo verme gibi basit önlemler ve yan yatarak uyuma alışkanlığı basit horlamayı engelleyebilecek tedbirler olarak sayılabilir.

Basit horlama olarak adlandırılan rahatsızlık yan uyumak gibi yine basit yöntemlerle geçirilebilir.

Basit horlama sırt üstü yatılmadığı halde devam ediyorsa, kilo alma gibi bazı değişiklikler horlama sorunun diğer yatış pozisyonlarında da ortaya çıkmasına sebep olmuş olabilir.

Ama bu durum uyku apnesi hastalığının göstergesi de olabilir. Bu durum ciddi bir hastalık olarak kabul edilmektedir.

Yani yattıkları farklı pozisyonlarda horlayan kişilerin kısa bir süre içinde Kulak Burun Boğaz uzmanına görünmeleri yerinde olacaktır.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi, horlama ve uykuda solunum durması olarak tanımlanan bir hastalıktır. Kalitesiz uyku yorgunluk, uykusuzluk, konsantrasyon eksikliği gibi problemlere yol açabildiği gibi, felç ve kalpte ritim bozuklukların gibi sorunlara yâda solunum durmasına ve bu nedenle ölümlere neden olabilen uyku apnesine yol açabiliyor.

Horlama uyku apnesi sorununa işaret ediyorsa KBB uzmanlarından yardım almak yerinde olacaktır.

Uyku apnesi horlamanın yol açtığı ve hava yolunun tıkanması sonucunda en az 10 saniye nefes alamamak olarak tarif edilebilir. Uyku apnesi meydana geldiği sırada vücudun nefes alma çabası sürer. Bu çaba sonunda beyni uyarır ve hava yolu açılan kişi nefes almaya başlar. Solunumunun durmasına kadar horlayan kişi gürültülü bir şekilde homurdanarak nefes alır ve sonrasında horlamaya devam eder.

Uyku Apnesine Yol Açan Nedenler

Boğazdaki kasların solunum esnasında alınan havanın geçmesini engelleyecek şekilde gevşemesi uyku apnesi rahatsızlığına neden olmaktadır. Yetişkinlerin yanı sıra çocuklarda da görülebilen uyku apnesi hastalığının ortaya çıkmasının tetikleyen veya bu hastalıkla ilişkili olduğu düşünülen faktörler şu şekilde sıralanabilir:

Özellikle yatmadan önce aşırı miktarda alkol tüketme alışkanlığı horlamaya ve uyku apnesine neden olabilir.

  • Kilo fazlalığı,
  • Boynun kısa ve kalın olması,
  • Geniz etine ya da büyük bademciklere sahip olunması,
  • Alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıklar,
  • Uyku pozisyonu (sırt üstü uyumak uyku apnesi riskini artırmaktadır),
  • Hipertansiyon (uyku apnesi ile tam olarak ilişkilendirilemese de uyku apnesi hastalarının yarısına yakınında hipertansiyon görülmektedir).

    Kilo fazlalığı nedeniyle horlama ve uyku apnesi problemleriyle karşılaşabilirsiniz.

Horlama ve Uyku Apnesi Tedavisi

Horlama basit bir sorun olabilir ama yukarıda belirtildiği gibi inme, kalp krizi hatta uykuda ölüm gibi durumlara yol açabilen uyku apnesinin göstergesi de olabilir.

Bu nedenle özellikle pozisyondan bağımsız (sırt üstü pozisyon haricinde) olarak rastlanan horlama durumunda ve gece sık sık idrara kalkma, uykuda huzursuzluk, terleme, reflü, ağız kuruluğu, solunum durmaları gibi belirtiler görüldüğünde KBB uzmanlarından yardım almak yerinde olacaktır.

Uyku apnesi tedavisinde pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisi ya da cerrahi tedavi seçenekleri gündeme gelebilir.

“Polisomnografi” denilen uyku apnesi testi hastalığın teşhis edilmesini sağlayacaktır. Böylece pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisi, cerrahi seçenekler ve kilo verme, alkol ve sigarayı bırakma gibi önlemlerin değerlendirilmesi ve hastalığın tedavi edilmesi mümkün olabilir.

Bu makale işime yaradı diyorsanız paylaşın; Sağlık kategorisindeki bu yazı 15 Mart 2018 tarihinde eklendi. 608 kere okundu ve Sebepleri tarafından yazıldı.

Источник: https://www.sebepleri.com/horlama/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть