Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama Ve Uyku Apnesi İçin Doğal Tedavi

Horlama ve Uyku Apnesi

Uyku apnesi ve aynı zamanda horlama birçok insan için sorun oluşturan sağlık problemlerinden biridir. Uyku anında nefesin 10 saniye ya da daha uzun bir süre kesilmesi durumuna apne denir.

İnsanların uyku sırasında nefes kesilme sayısı saatte 5’in üzerine çıkarsa uyku apnesi meydana gelir.

Uyku anında nefesin kısmi kesilmesi sonucunda horlama olarak ortaya çıkar ve aynı zamanda uyku apnesine sebep olur.

Horlama ise insanların uyku sırasında havanın dar bir alandan geçerken, yanında yer alan yumuşak dokuların titreşimi sonucunda meydana gelen şiddetli bir sestir. Bu darlık arttığı sürece, buna bağlı olarak horlama da şiddetlenecektir.

Uyku apnesi, uyku süresince üst solunum yolunu sürekli tıkaması durumudur. Kanın oksijen seviyesinde azalma olduğu zaman uyku apnesi meydana gelir. Yani, hava yolu bazı sebeplere bağlı olarak tıkanır.

Uyku apnesine üst solunum yolunda yer alan şişlik, büyük bademcikler, büyük dil, uykuda gevşeyen üst solunum yolu kasları, normalden daha küçük bir çene yapısı, büyük dil, yumuşak damakta hava geçişini azaltan yerleşim şekilleri, obezite gibi sebeplere bağlı olarak meydana gelir.

Bal uyku apsesi ve aynı zamanda horlama sorunları için çok etkili bir besin maddesidir. Balda bulunan anti-inflamatuar özelliği ile solunum yolunın tıkanmasına yol açan boğaz şişkinliğinin azaltmasına yardımcı olur. Aynı zamanda bal uyku ve rahatlamaya da yardımcı olur.

Horlama ve uyku apnesi için ilk olarak bir bardak sıcak suya 1 çorba kaşığı bal ilave edin ve karıştırın. Ballı suyu yatmandan önce içmeniz gerekir. Farklı bir çözüm olarak, bir barsak ılık suyun içine 1 tatlı kaşığı bal ve karabiber tozu ilave edin. Bir süre karıştırın ve yatmadan önce yavaş yavaş için.

Bu yöntemleri uyguladığınızda mutlaka faydasını göreceksiniz.

2. Papatya

Uyku apnesi ve horlama gibi sağlık sorunları için etkili tedavi yöntemleri arasında papatya da yer alır. Papatya insan vücudunda yer alan kasları ve aynı zamanda sinirleri dinlendirir. Papatya daha rahat bir şekilde uykuya dalma süreci geçirmenizi sağlayan bazı kimyasallar içermektedir. Papatyanın anti-inflamatuar özelliği ile horlamaya yol açan solunum yolu tıkanmasına da son verir.

Bir bardak sıcak suyun içerisinde 2 çay kaşığı kurutulmuş papatya ilave edin. Daha sonra üzerini bir kapakla kapatın ve 5 dakika dinlenmesi için bekletin. Ardından içerisine biraz bal ve biraz tarçın tozu ilave ederek, uyumadan bir saat önce içiniz.

Farklı bir yöntem ise, papatya yağıdır. Papatya yağı ile zeytinyağını karıştırın. Günlük olarak bu yağı boyun masa ıcak suya 2 çay kaşığı kurutulmuş papatya ekleyin. Ardından üzerine bir kapak kapatınve 5 dakika dinlendirin. Sonrasında ise içerisine biraz bal ve bir tutam tarçın tozu Günlük olarak yatmadan 1 saat önce bu çaydan içiniz.

3. Tarçın

Yapılan araştırmalar sonucunda tarçının daha iyi uyumaya ve uyku apnesi ile ilgili solunum sorunlarını tedavi etmede yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. Uyku apnesi ve horlama gibi sağlık sorunlarınız varsa, tarçınla ilgili tarifleri denemenizde fayda var.

İlk yöntemde 1 bardak sıcak suya, 1 çorba kaşığı zencefil ve orta boy bir tane çubuk tarçın ekleyin. Birkaç dakika kaynatın ve biraz bal ilave edin. Her gün uyumadan önce mutlaka için. Başka bir çözüm olarak bir barsak sıcak su içerisinde 1 ya da 2 çay kaşığı tarçın tozu ekleyin. Günde bir kere bu içecekten için.

Başka bir yöntem olarak ise tarçın tozunu su ile karıştırarak macun şekline getirin. Bu macunu göğsünüzün üzerine sürün ve birkaç dakika süresince açıkta bırakın. Daha sonra suyla iyice durulayın. İstediğiniz zaman bu karışımı tekrar uygulayabilirsiniz.

Eğer düzenli kullanmanız gereken bir ilaç varsa tarçını tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışın.

4. Lavanta

Lavanta, uyku apnesi ve horlama için çok etkili bir bitkidir. Aynı zamanda lavantanın sakinleştirici, yatıştırıcı özelliği ile boğaz ve kas tıkanıklığını önlemede de çok başarılıdır. Uyku apnesi ve horlama sorunu için yöntemden bahsedecek olursak, küveti sıcak su ile doldurun.

Sıcak suyun üzerine birkaç damla lavanta yağı ilave edin ve uyumadan önce bu suyun buharını soluyun. Başka bir tedavi yöntemi olarak bir bezin üzerine birkaç damla lavanta yağı damlayın ve yastığınızın altına koyun.

Bunu yapmak zor gelirse, uyumadan önce difüzör içine de birkaç damla lavanta yağı damlatabilirsiniz. Lavantayı ağız yoluyla uygulama yapmak isterseniz bir bardak sıcak su içerisine, 2 çay kaşığı kurumuş lavanta tomurcuğu ekleyebilirsiniz.

Bardağın üzerine bir kapak kapatın ve 5 ya da 10 dakika kadar dinlendirin. Daha sonra süzün ve içerisinde biraz bal ilave edin. Bu çayı günde 2 ya da üç kere içebilirsiniz.

5. Sarımsak

Uyku apnesi ve aynı zamanda horlama sorunu için yapılan bitkisel tedavide yöntemlerinde kullanılan bir diğer besin maddesi ise sarımsaktır. Sarımsak, solunum yolu iltihabını azaltarak, inflamatuar özelliği ile solumayı kolaylaştırır.

Aynı zamanda sarımsak bademciklerde meydana gelen genişleme sonucunda ortaya çıkan horlama sorununu da büyük oranda önler. Sarımsak tedavisini uygulamak için, aç karnına, bir bardak su ile yemeye çalışın ve hemen sonra 2 ya da 3 tane karanfil yiyin.

Bu tedavi yöntemini uyku apnesi ve horlama belirtileri geçinceye kadar devam edin. Yemeklere de sarımsak ilave edebilirsiniz.

6. Nane

Nane özellikle solunum yolunda meydana gelen tıkanıklığı azaltmada çok etkili bir bitkidir. Nane anti-inflamatuar özelliği ile iltihabı azaltmaya yardımcı olur. İlk olarak bir bardak suyun içerisine birkaç damla nane yağı ekleyin ve bu karışımla gargara yapın. Bu yöntemi yatmadan önce düzenli bir şekilde mutlaka uygulayın.

Aynı zamanda her gün birkaç bardak nane çayı da içebilirsiniz. Bunun için ilk olarak bir bardak sıcak suyun içerisinde bir yemek kaşığı nane yaprağı ilave edin. Daha sonra bardağın üzerini bir kapakla kapatın ve 10 dakika kadar dinlendirin. Son olarak süzün ve içerisinde çok az bal ilave edin. Nane çayını soğumadan içmeniz önemlidir.

7. Sıcak Zerdeçallı Süt

Süt ve zerdeçal uyku apnesi, horlama gibi sorunların belirtilerini azaltmada çok etkilidir. Sütün içeriğinde yer alan amino asit ve triptofan, uykunun daha kolay hissedilmesini sağlar. Zerdeçallı sütün içeriğinde ise anti-inflamatuar özelliği yer alır.

Böylece solunum sistemi iltihabını önleyerek daha rahat nefes almanıza yardımcı olur. Bunun için yapmanız gereken bir fincan sütün içerisine, 1 çay kaşığı zerdeçal tozu ekleyin. Kaynayıncaya kadar bekleyin ve kaynayınca biraz dinlendirin.

Son olarak içerisine bal ilave ettikten sonra uyumadan yarım saat önce zerdeçallı sütü için.

8. Epsom Tuzu Banyosu

Epsom tuzu uyku apnesi ve horlama gibi sorunlarında kullanılan bir tedavi yöntemidir. İçeriğinde yer alan magnezyum minerali sayesinde boğaz kaslarının gevşemesini sağlar.

Uyumadan önce epsom tuzu banyosu yaparsanız çok rahat bir uyku çekebilirsiniz. Epsom tuzu insan vücudunda çeşitli sebeplerle oluşan iltihabı azaltmak için çok etkilidir. Yatmadan en az 1 saat önce, 20 dakika süresince banyoda bekleyin.

Bu tedavi yöntemini 2 ya da 3 kere uygulamaya devam edin.

9. Badem

Badem de uyku apnesi ve horlama için yapılan tedavi yöntemleri arasında yer alır. İçinde bulunan magnezyum minerali gevşemeye yardımcı olur. Her gün bir avuç kavrulmuş ya da ıslatılmış olan badem yiyin. Diğer bir çözüm yöntemi olarak uyumadan en az bir saat önce badem ezmesiyle tost yiyin ve daha sonra bir bardak su için.

10. Boğaz Egzersizleri

Uyku apnesi ve horlama sorunu için boğaz egzersizi de yapabilirsiniz. Düzenli olarak yapacağınız boğaz egzersizi ile bu sağlık sorunlarının belirtilerini minumum düzeye indirebilirsiniz.

Boğaz egzersizleri aynı zamanda burunda, ağızda ve boğazda daralmış bir şekilde olan hava yollarını engeller ve kasların güçlenmesini sağlar.

Aynı zamanda boğaz egzersizleri horlamayı azaltır ve deliksiz bir uykuya kavuşmanıza yardımcı olur.

Источник: https://evdesifa.com/horlama-ve-uyku-apnesi-icin-dogal-tedavi/

Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama nedir?

horlama

Uyku sırasında gürültülü nefes alıp verme olayına horlama denir. Bu durum aslında bir zorlanma belirtisidir ve horlayan kişi ile partnerinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir.

Solunum yollarındaki çeşitli tıkanıklıklar veya sarkmalar nedeniyle yetişkinlerin üçte birinde horlama görülebilmektedir; ancak çocuklarda da geniz eti ile bademcik büyümesi gibi nedenler horlamaya yol açabilir.

Apne yani uykuda soluk durması olarak da horlamaya eşlik ettiğinde bu durum ciddi bir hastalık olan Uyku-Apne Hastalığının (Uyku Apnesi) belirtisi olabilir.

Horlama neden olur?

Soluk havasının geçtiği üst solunum yollarının herhangi bir yerindeki tıkanıklıklar horlamaya neden olabilir. Daralmış bir alandan geçen hava hızlanır ve yumuşak dokuların titreşmesiyle horlama sesi oluşur. Örneğin burunda tıkanıklığa yol açan burun eğrilikleri (deviasyon), burun eti büyümeleri (konka hipertrofisi) horlama nedenlerindendir.

Ya da boğazda daralmaya yol açan bademcik büyümesi ve/veya yumuşak damak sarkması horlama yapabilir. Dil kökünün kalınlaşması ile gırtlak ve yutak bölgelerinin hastalıkları gürültülü horlamaya neden olabilir. Bazı yüz ve çene kemiklerinin yapısal bozuklukları, yaşlanma ve nörolojik sorunlarla beraber de horlama olabileceği bilinmelidir.

Tüm bu sorunların ileri vakaları Uyku Apne Hastalığında da görülebilir.

Çocuklarda horlama neden olur?

Çocuklarda horlama genellikle geniz eti ve bademciklerin büyümesi yüzünden görülür. Ağız açık uyuma ve horlama uzun sürdüğünde çocuklarda ağız yapısı ve yüz gelişimini olumsuz etkileyebilir.

Geniz eti ve bademciklerin beraber aşırı büyümesi çocuklarda uyku apnesine yol açabilir. Solunum durmaları çocuklarda gecikmeden tedavi edilmelidir.

Basit nezle ve grip sırasında ya da yatış pozisyonu nedeniyle çocuklar horlayabilir; bu gibi geçici durumlar için endişelenmeye gerek yoktur

Kilonun horlama ile ilişkisi nedir?

Kilolu insanların boğaz bölgesinde yağ dokusundaki artış solunum yollarının daralmasına yol açabilir. Boyun dokularının kalınlaşmasıyla beraber karın yağlarının akciğerleri sıkıştırması da hava çıkış yolunu daraltabilir.

Ayrıca bazı hareketsiz vakalarda boğazdaki hava yollarını açık tutan kasların zayıflamasıyla, gevşemeler ve sarkmalar ile horlama olabilir.

Horlama ve Uyku Apnesi çoğunlukla kilo sorunu olan kişilerde görülmekle beraber, bazen zayıf ve hatta atletik insanlarda da görülebilmektedir.

Alkol horlamaya nasıl sebep olur?

Alkol etkisiyle solunum yavaşlar; kasların tepki süresini geciktirerek boğaz ve yumuşak damak kaslarını gevşetir. Bu nedenle alkol alındığında horlama olabilir ya da şiddetlenebilir.  Sakinleştirici ilaçlar da benzer etkilerle horlamaya yol açabilirler.

Horlama tedavisi nasıl olur?

Horlamanın tedavisinde, horlamaya yol açan nedenlerin tümüne yönelik tedbirler alınmalıdır. Horlamanın hangi seviyede olduğuna göre çeşitli tedaviler yapılabilir. Örneğin burun tıkanıklığı varsa çeşitli ilaçlarla veya operasyonlarla burun solunumunu rahatlatmak gerekir.

Burun etleri tedavi ile küçülmüyorsa lazerle küçültülebilir; şiddetli bir burun eğriliği varsa deviasyon ameliyatı ile düzeltmek gerekebilir.

Çocuk horlamasında ve burun tıkanıklığında geniz etini düşünmek ve bu ilaç tedavisi ile küçülmüyorsa, ameliyatla alınması gerekli olabilir.

Yumuşak damak ve küçük dil sarkması varsa, bunların titreşmesini engellemek için müdahaleler yapılabilir. İleri bademcik büyümesine bağlı horlama ve apne durumlarında bademcikler alınabilir.

Horlama tedavisinde hastaya ağır gelecek, zorlayacak müdahalelerden kaçınmayı tercih ediyoruz. Bunun için ileri müdahaleler yerine CPAP cihazları önerilebilir.

Diğer yandan horlama ya da apne hastalarını spor yapmaya ve hareketliliğe yönlendirilmesi çok faydalıdır. Bu sayede hem metabolizmayı hızlandırmak hem de yağ dokularını azaltma şansları olur, boğazı açık tutan kasların tonusu da artmış olur.

Zira her türlü operasyonu geçirmiş olmasına rağmen, horlaması devam eden azımsanmayacak sayıda hasta vardır.

Basit horlamayı önlemek için öneriler nelerdir?

  • Alkol ve sigara kullanılmaması
  • Uyku verici ve sakinleştirici ilaçlar alınmamalı
  • Düzenli egzersiz yapılmalı
  • Aşırı yorgunluk horlamayı arttırabilir
  • Burun bantları rahatlatıcı olabilir
  • Solunum yolu rahatsızlıkları varsa tedavi edilmeli
  • Beslenmeye dikkat edilmesi
  • Akşam yatmadan önceki 3 saat yemek yenilmemesi
  • Karın çevresindeki yağın eritilmesi
  • Sırt üstü değil yan yatılabilir

Uyku apnesi nedir?

Uykuda tekrarlayan nefes kesilmeleri olduğunda buna “uyku apne hastalığı” ya da uyku apnesi denir. Soluk durmalarına ise “apne” denir ve sarkık ya da gevşek boğaz yapılarının solunum yollarını kapatması ile olur; oksijenin akciğerler ulaşması engellenir.

Hava yollarını açık tutan kasların zayıflığı, büyük dil, obezite ve diğer pek çok faktör bu duruma yol açabilir, solunuma engel olabilir. Uyku apnesi aynı zamanda uykusuzluğa ve uyku bozukluklarına yol açar ve böylelikle kişinin enerjisini, dikkatini ve tüm vücut sağlığını etkiler.

Bazı vakalarda tedavi edilmediğinde tehli olabilir ve nadir de olsa yaşamı tehdit edebilir.

Uyku Apnesinin Belirtileri Nelerdir?

Uyku apnesi hastalarının büyük bölümü teşhis konmamış durumda yaşamlarını sürdürmektedir. Ülkemizde Uyku Apne Hastalığı teşhisi konulan vakalar erişkinlerin 5% i kadardır.

Toplumumuzda horlama tehli bir belirti olarak algılanmadığı için genellikle önemsenmez. Tedavi edilmeyen soluk durmaları sağlıkla ilgili bazı olumsuzlukları davet eder.

Eğer aşağıdaki belirti ile işaretlerden bazıları varsa bir KBB Uzmanına başvurulması yerinde olur.

Uyku sırasında gürültülü ve sürekli horlama, nefesin durduğunun gözlemlenmesi, boğazda boğulma ve takılma sesleri, huzursuz uyku, sık sık tuvalete gitme ihtiyacı.

Gündüz yaşanan bazı belirtiler de uyarıcı olmalıdır, örneğin sabah baş ağrıları, gün boyu yorgunluk-halsizlik, dikkat dağınıklığı, mutsuzluk-huzursuzluk ve depresyon, gündüz uyuklama gibi.

Çocuklarda derste uyuma ve okul başarısında azalma olabilir.

Uyku apnesi nasıl teşhis edilir?

Hasta erişkinse eşi veya partneri, çocuksa ebeveynleri apne atağını tanıdığı zaman mutlaka bir KBB Uzmanına başvurulmalıdır. Ciddi uyku apne hastalığından şüphelendiğimiz durumlarda hastayı polisomnografi denilen uyku laboratuarlarına yönlendirebiliriz.

Bu şekilde hastanın solunumu ve diğer bazı apne ile ilgili değerleri gece boyunca ölçen çeşitli cihazlarla uyku apnesinin şiddetini belirleyebiliriz.

Bu şekilde kesin teşhis konularak endoskopik muayene bulgularımızdan da edindiğimiz bilgilerle tedavi planlanabilir.

Endoskopik muayene çok önemlidir, zira burun ve geniz boşluğunu, boğaz, dil kökü ve gırtlak bölgelerinin durumunu aydınlık ve büyütülmüş olarak görebilme olanağı sağlar.

Uyku apnesi nasıl tedavi edilir?

Hafif düzeydeki uyku apne hastalıklarında horlamadaki gibi tedavi ve öneriler yapılabilir.  Eğer horlayan hastanın apne sayısı belirli bir seviyenin üstündeyse bu hastaların tek başına ameliyatlardan fayda görmesi beklenmez.

Bu durumdaki hastaların tedavisinde mutlaka uyku kliniklerinin de önerileri alınarak pozitif basınçlı maskeler kullanmaları önerilir (CPAP) Ayrıca çeneyi ve dili nefes alabilmek için uygun konuma getiren ağız için plak ve protezler yaptırılabilir.

Burun açıklığı mutlaka sağlanmalıdır; burada CPAP cihazını da verimli kullanabilmek adına lazerle yaptığımız burun eti küçültülmesi operasyonu oldukça etkili ve hasta için konforlu bir yöntemdir.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Burun tıkanıklığı

Sinüzit teşhis ve tedavisi

Alerjik nezle

Çocuklarda geniz eti sorunu

Burun eğriliği ameliyatı

Burun eti ameliyatı

Çocuk sinüzitleri

Gribal durumlar

Sosyal Medyada Paylaş

Источник: https://atillasengor.net/horlama-ve-uyku-apnesi/

Uyku Apnesi Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Horlama ve Uyku Apnesi

Uyku apnesi, horlama ve uykuda solunum durması olarak tanımlanıyor. İnsan ömrünün ortalama üçte birini oluşturan uyku, sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşıyor.

Kalitesiz uyku gündüz sürekli uyur halde dolaşma, konsantrasyon eksikliği gibi şikayetlere yol açarken; yüksek tansiyon, kalpte ritim bozuklukları, felç veya ani gece ölümlerine neden olabilen uyku apnesine de neden olabiliyor.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi, horlamanın neden olduğu en önemli hastalıklardan biridir ve uykuda solunumun durması olarak ifade edilebilir. Uyku esnasında nefesin durması ve yüzeysel hale gelmesi anlamına gelen uyku apnesi gece boyunca defalarca tekrarlayabilir.

Uyku apnesi sırasında, üst solunum yolunun açık kalmasını sağlayan kaslarda gevşeme olur. Dil kökü veya yumuşak damağın veya aşırı büyümüş bademciklerin hava yolunu tıkaması sonucunda en az 10 saniye nefes alamamak uyku apnesi olarak adlandırılır.

Uyku apnesi sırasında solunum çabası sürse de, bir süre sonra daha da artan bu çaba beyni uyarır ve hava yolu açılır. Solunumu durana kadar horlayan kişi, gürültülü bir homurdanma ile yeniden nefes almaya ve horlamaya devam eder.

 Gerekli önlemler alınmadığında uyku apnesinin dikkatsizliğe yol çarak trafik kazası riskini 7-8 kat arttırdığı ve iş kazalarına neden olduğu biliniyor. Uyku apnesinin görülme sıklığı %1-4 olsa da, diyabet hastalığının %3, astım sıklığının yaklaşık %5 olduğu düşünülürse ne kadar önemli bir sorun olduğu daha iyi anlaşılabilir.

 Uyku Apnesi Nedenleri

Uyku apnesinin nedeni, boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesidir.

Üst solunum yolundaki darlıklar çocukluktan itibaren, solunum yolunun yıpranmasına sebep olabilir ve bu da uyku apne sendromuna neden olabilir.

Fazla kilolu olmak, büyük bademciklere ve geniz etine sahip olmak da uyku apnesi nedenleri arasında gösterilebilir.  Uyku apnesi sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da görülebilir.

Uyku apne sendromu olan kişide horlama, 3-4 kat daha fazla, çok kaba ve gürültülü şekilde gerçekleşir.

Horlamanın yanı sıra nefes darlığı, sık sık iç çekme, el kol hareketleriyle çırpınarak uyanmaya çalışma, sık ve uzun süreli solunum durmaları, sabah yorgun uyanmak da uyku apne sendromu yaşayan kişilerde görülür.

Uyku apnesinin tam nedeni sayılmasa da, uyku apne sendromlu hastaların %30-50'sinde hipertansiyon görülmektedir.

 Uyku Apnesi Belirtileri

 Uyku apnesinin belirtilerinden en önemlisi uykuda solunumun durmasıdır.  Diğer uyku apnesi belirtileri ise şöyle sıralanabilir:

  • Uykuda sırasında huzursuzluk
  • Horlama
  • Sık sık idrara kalkma
  • Terleme
  • Ağız kuruluğu
  • Reflü
  • Tanıklı olarak solunum durmaları

Ayrıca baş ağrısı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, depresyon, sabah dinç uyanamama ve aşırı derecede uykulu olmak ve yorgunluk hali ise uyku apnesinin gündüz gözlenebilen belirtileri arasındadır.

 Uyku apnesi belirtilerinin görüldüğü kişiler gün içerisinde birçok ciddi tablo ile karşılaşılabilmektedir.

Uykuda ani ölüm, inme, kalp krizi ve kalp yetmezliği, eğer hasta obez ise kilo vermede zorluk, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık, kontrol altına alınamayan diyabet bu olumsuzluklara örnek olarak gösterilebilir.

Bunun yanı sıra, uyku apnesi kişide gündüz sürekli yorgunluk ve konsantrasyon eksikliğine neden olacağı için trafik ve iş kazalarına da neden olabilmektedir.

Uyku Apnesi Testi

 Uyku apnesi testi, hastalığın tespiti ve tedavisi sürecinde en önemli aşamadır. “Polisomnografi” denilen uyku apnesi testi tüm gece boyunca beyin aktivitesinin ve solunumsal olayların kaydedildiği bir testtir.

 Uyku apnesi testi olan Polisomnografi, uyku sırasında beyin dalgaları, göz hareketleri, ağız ve burundan hava akımı, horlama, kalp hızı, bacak hareketleri ve oksijen seviyelerinin ölçümü esasına dayanır. Uyku apnesi testini yaptırabilmek için hastaların bir gece uyku odasında kalmaları gerekir.

Test sırasında sırasında vücudun çeşitli noktalarına bağlanan kablolarla alınan sinyaller odanın dışındaki bilgisayara aktarılır.

Sabaha kadar alınan bu kayıtların incelenmesiyle, uyku süresince solunumun kaç defa durduğu, ne kadar süre ile durduğu, durduğunda oksijen değerlerinin ve kalp hızının nasıl etkilendiği ve derin uykuya dalınıp dalınmadığı gibi birçok parametreye bakılabilir.

Uyku Apnesi Nasıl Önlenir?

Uyku apnesi, alınacak basit önemler sayesinde önlenebilir. Hastalık için değiştirilebilir risk faktörlerinden en önemlisi obezitedir. Uyku apnesi kilo verilerek %50 oranında azaltılabilir.

Ayrıca, alkol ve uyku ilaçlarından kaçınmak, sigarayı bırakmak ve sırt üstü yatmamak da rahatsızlığı azaltır.

Horlamayı azaltan ve burun açıklığını sağlayan spreyler veya elastik bantlar uyku apnesi tedavisi için yeterli olmaz.

Uyku Apnesi Tedavisi

 Uyku apnesi tedavisinde ilk yapılması gereken obezite söz konusu ise bu durumun aşılmasıdır. Eğer üst solunum yollarında belirgin anatomik darlıklar var ise hastanın Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından cerrahi girişim yönünden değerlendirilmesi gerekir.

 İleri derecede uyku apnesi tedavisinde ise pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisi uygulanmalıdır.

Tedavi etkisine ve hastanın tercihine göre otomatik ayarlarda düzenleme yapılarak ya da sabit basınçlı cihaza geçilerek hasta takibe alınmalıdır.

CPAP cihazı kullanmakta güçlük çeken ya da hafif derece vakalarda ağız içi aparey ile alt çene öne alınarak dilin geriye düşüp üst solunum yolunu tıkaması önlenebilir.

 Uyku apnesinin özgün tedavisi, hava yolunu devamlı açık tutacak şekilde basınçlı hava veren cihazların kullanımıyla sağlanmaktadır. PAP (pozitif havayolu basıncı) cihazları üst hava yollarının uyku sırasında açık kalmasını sağlayarak uyku apnesini önlemektedir.

Gece boyunca yüze sıkıca oturan silikon bir maskeyle basınçlı hava veren bu cihazlar, başlangıçta hasta için rahatsız edici görünebilmektedir. Buna rağmen, sabah dinlenmiş ve uykusunu almış olarak uyanan hastalar cihazı kolaylıkla kabul etmektedir.

Hastaya hangi cihazın uygun olduğunu tespit etmek ve apnelerin yok olduğu veya minimum sayıya indiğini görmek için ikinci bir gecenin uyku laboratuvarında geçirilmesi gerekmektedir.

  Cihazla uyku apnesi tedavisinin ardından uyku apnesi sorunundan kurtulan kişilerin yaşam kaliteleri yeniden yükselmektedir.

 Uyku Apnesi Beyin ve Kalp Hastalıklarına Yol Açabiliyor isimli makalemiz için tıklayınız!

Güncellenme Tarihi: 20 Ekim 2016Yayınlanma Tarihi: 20 Ekim 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/uyku-apnesi/

Uyku apnesi ve horlama nedir? nasıl tedavi edilir?

Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama, uyku sırasında hava akımı boğazınızda serbestçe geçemediği zaman oluşur.

Horlama çevrenizi rahatsız ederek, bir sosyal sorun olabileceği gibi uykuda solunum durması hastalığının (uyku apnesi) işareti de olabilir.

Uykuda solunum durması hastalığında, uyku sırasında boğazda oluşan blokaj sonrası solunumda durmalar meydana gelir. Solunumdaki durmalar kısa süreli olur ve uykuda daha sonra hatırlanmayan uyanmalarla sonuçlanır.

Bunun sonucunda da: Gün boyu uykulu hissetme, Uykuyu almadan uyanmaya, Sabah baş ağrılarına, bazende boyun, omuz, diz ağrıları , Araba kullanırken, işte, tolantıda, evde TV seyrederken uyklama hali ve uykuya dalmaya, Sinirlilik, Hafıza ve konsantrasyon bozukluklarına, Yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıklarına neden olurlar

Horlama ve uyku apnesi tedavi edilebilir hastalıklardır. Hayat tarzını değiştirmek, tıbbi cihazlar ve cerrahi müdahaleler tedavi seçenekleri arasındadır. Horlamayı veya uyku apnesi hastalığını tedavi etmek; hem uyurken çevrenizi rahatsız etmenizi engeller hem de sağlıklı bir yaşam sağlar.

Uyku sırasında solunum

Solunum yapıldığında hava boğazınızdan geçerek akciğerlere ulaşır. Hava boğazdayken yumuşak, hareket edebilen yapılar içinden geçer. Bu yapılar yumuşak damak, küçük dil, bademcikler ve dildir. Uyanıkken bu yapılar etraflarını saran kaslar tarafından gergin tutulur ve hava yolu açıktır. Uykuda kaslar daha gevşektir fakat hava yolu yine de açık tutulur.

Eğer boğazdaki yapılar çok genişse ya da kaslar uykuda normalden fazla gevşerse, hava yolu kısmen bloke olur. Solunan hava bu daralmış bölgeden geçerken boğazda ki dokuları titreştirir ve horlama sesinin çıkmasına neden olur.

Boğazı oluşturan yapılar hava pasajını tamamen bloke ederse, hava akımı durur. Bu duruma “apne“denir. Apne devam ettikçe vücuttaki oksijen miktarı düşer, beyin uyanmayı sağlayarak kasların tekrar gerilmesini gerçekleştirir ve hava yolu açılır. Bu olaylar zinciri gece boyunca devam eder ve uyanınca hatırlanmayan uyuyup uyanmalara neden olur.

Burun tıkanıklığına neden olan kıkırdak eğrilikleri veya burun etleri de horlamaya ve hatta apnelere neden olabilirler. Soğuk algınlığı, alerji, sigara dumanı burun içindeki dokuların şişmesine neden olarak burun tıkanıklığına katkıda bulunabilirler.

Değerlendirme

Eğer horlama size ve çevrenizdekilere rahatsızlık veriyorsa, bir doktor tarafından değerlendirilmeniz faydalı olabilir. Bu değerlendirme de horlamanın nedenleri araştırılır, gerekirse tedaviniz planlanır.

Tıbbi sorgulamanız yapılarak, uykuda solunum bozukluklarına neden olan faktörler araştırılır. Alışkanlıklarınız, ailenizin ve sizin diğer sağlık sorunlarınız sorgulanır, sizinle aynı evi paylaşan kişilerin de sorgulanması faydalıdır.

Eğer yalnız yaşıyorsanız uyku esnasındaki teyp kayıtları yardımcı olabilir.

Doktorunuz tarafından size;

  • Ne sıklıkta ve ne şiddette horladığınız
  • Uykuda nefesinizin durup durmadığı
  • Uyku pozisyonunuz
  • Sigara ve alkol alışkanlıklarınız
  • Kullandığınız ilaçlar
  • Uyku ve uykuya dalma süreniz
  • Burun tıkanıklığı
  • Gün içinde yorgunluk ve istemsiz uyuklamalar yaşayıp yaşamadığınız sorulur.
  • Fizik muayeneniz yapılarak boğazınız ve burnunuz hava yolunu bloke edecek nedenleri saptamak için incelenir. Kan basıncınız, kilonuz ölçülür. Uyku çalışması uyku apnelerinin teşhisini koymak için gereklidir. Değerlendirme sonunda doktorunuz gerekli görürse, uyku çalışması yapılmasını isteyebilir.
  • Uyku çalışması herhangi bir risk taşımayan, güvenilir bir yöntemdir, gece boyunca uyku sırasında kayıtlar yapılır. Uyku çalışmaları, hastanede veya evde yapılabilir. Hastanede yapılan uyku çalışmalarında bir teknisyen gözetiminde, akciğer, kalp, beyin fonksiyonları, kanda ki oksijen seviyesi, solunum fonksiyonları sensörler yardımıyla kayıt edilir. Eğer ciddi apne nöbetleri saptanırsa teknisyen basınçlı hava verilmesini sağlayan bir aygıt uygulayarak testlere devam edebilir.
Evde yapılan uyku çalışmalarında ise hastanın kayıtları üzerinde taşıdığı bir kayıt cihazı tarafından yapılır. Uyku çalışmasının sonucu, doktorunuza uykudaki solunum problemleriniz hakkında önemli bilgiler verir ve tedavinizin planlanması bu bilgiler ışığında yapılır.

Tedavi Seçenekleri

Horlama ve uyku apnesi çeşitli cihazlarla ya da cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir.

Çeşitli alışkanlıklarınızda yapacağınız değişiklerle, horlamanız ya da uyku apneleriniz tedavi edebilir veya yapacağınız bu değişikler diğer tedavi yöntemleri ile uygulandığında bu hastalıktan kurtulmanızda daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlar. Bu uygulamalardan kısaca bahsedilirse;

  • 1.Yan yatarak uyuma: Uyku sırasında sırtüstü yerine yan yatılması, boğazınızda ki dokuların hava pasajını kapamasını yada daraltmasını azaltır.
  • 2.Alkol ve bazı ilaçlardan uzak durmak: Alkol kullanımı, uyku hapları

, sakinleştirici ilaçlar, antihistaminikler (nezle-grip ilaçları) kaslarda gevşemelere ve solunumda baskılanmaya neden olarak horlamayı ve uyku apnesi hastalığının şiddetini arttırabilirler.

Kilo vermek, horlamayı tamamen kesebilir ya da en azından azaltır. 

Diğer tedavi yöntemlerindeki başarı şansı kilo vermeyle artar. 

Yapılan çalışmalar doktor takibinde olan hastaların kilo vermede daha başarılı olduğunu ortaya koymuştur. Bu oran kıyaslama yapıldığında % 70 lere varmaktadır.

Bu hastalıklarla uğraşan hekimler aynı zamanda hasta için yaşam koçluğu da yapmaları gerekir buda hastalığın tedavisinde başarı sağlar. Bu nedenle doktor arayışlarınızda mutlaka iyi seçim yapmalısınız.

Bu hastalık düzenli takip ve yaklaşımlarla anca sonuca ulaşır.

  • 4.Düzenli egzersiz: Egzersiz kilo verilmesine, kasların güçlenmesine neden olur, akciğerlerin daha iyi çalışmasını sağlar.

Uyku apnesini ve şiddetli horlamayı tedavi etmek için doktorunuz size cihaz kullanmanızı önerebilir. Ağır derecede genellikle cihazlar kullanılması önerilir. Cerrahinin yeri daha sınırlıdır. “CPAP” en sık kullanılan cihazdır. Bu cihaz hava yoluna sürekli olarak basınçlı hava verir, basınçlı hava bloke olmuş ya da daralmış hava pasajından geçerek akciğerlere ulaşır.

Bu cihazın pompaladığı basınçlı hava bir maske yardımıyla burnunuza ulaştırılır. Basıncın seviyesi, uyku çalışmasındaki verilere dayanılarak tespit edilir. “CPAP” horlamayı ve uykuda nefes durması hastalığını tedavi etmez sadece uyku sırasında akciğerlere yeterli hava ulaşmasını sağlar; bu yüzden gece boyunca ve her gece kullanılmalıdır.

Burun tıkanıklığı olan hastalar CPAP tedavisinden fayda göremezler.

Cerrahi tedaviler

  • Cerrahi tedaviler 3 ana grupta incelenebilir.
  • Burun cerrahisi
  • Yumuşak damağa yönelik girişimler
  • Dil kökü ve gırtlağa yönelik girişimler

Burun tıkanıklığına yol açan kıkırdak eğrilikleri, burun etleri, poliplerin cerrahi yöntemlerle düzeltilmesi horlamanın ve apnelerin azaltılması açısından yararlıdır. Ancak orta-ileri derecede apne hastası olanlarda buruna uygulanan cerrahinin diğer yöntemlerle kombine edilmesi gereklidir.

Yumuşak damağa yönelik cerrahi girişimleri de 3 grupta inceleyebiliriz;

1. Bıçakla yapılan cerrahi UPPP(uvulapalatofaringoplasti) adını alır. Bu müdahale ile yumuşak damak, küçük dil ve bademciklerin yeniden şekillendirilmesini sağlanır. Genel anestezi altında uygulanır.

2. LAUP,  Bu yöntemde yumuşak damağa müdahale lazer ile yapılır. Lazer bir nevi yakma işlemidir. Lazer bazı birimlerde yapılmakla beraber aşırı ağrı hissi, iyileşme sürecindeki uzamalar nedeniyle Günümüzde pek tercih edilmemektedir.

3. Radyofrekans cerrahisi (RFA) 

Günümüzde en güvenilir yöntemlerden biri sayılır. Bu yöntemde radyofrekans enerjisi ile yumuşak damağın sertleşmesi ve gerginleşmesi sağlanır.

Radyofrekan cihazının yardımcı ek üniteleri olan  Procut cihazı ile kombine  kullanılarak, klasik cerrahide yapılan işlemlere göre  daha güvenli bir şekilde boğaz yapıları açılabilir.

Bu tür kombine kullanımlarda iyleşme süresi hem kısadır hem de riskler daha aza indirgenmiş olur

Benim bu hastalıkta prensibim;

Tedavilerimizde uyku apnesi ve horlama şikâyetlerine sahip hastalarımızı öncelikle detaylı muayenelerini yaptıktan sonra,  polisomnografi adı verilen uyku testini kendi bünyemizde yapıyoruz. Uyku testini değerlendirip hastalığın derecesine bağlı tedavi planlıyoruz.

Bu genellikle hastayı takip veya cerrahi yöntem tercihi veya uyku cihazı( CPAP;BPAP) ile uyuması şeklinde olabiliyor. Bu tedavi şekilleri kombine bir şekilde hastalığın durumuna göre farklılıklarda arz edebiliyor.

Şayet cerrahi bir işlem yapılacaksa hastanın burunda tıkanıklığı varsa; Burun içi kıkırdak kemik yapılar düzenlenip burun hava yolunu açıyoruz.

 Gene burun içi etler iri ise radyofrekans ile kesmeden kapalı bir şekilde küçültüyoruz. Boğaz veya dil bölgesinde sorun varsa,  sorunun yerine göre bir veya birkaç farklı radyofrekans işlemi uygulayabiliyoruz.

Radyofekans tercih etmen nedeni hem, hastanın ameliyat sonrası iyileşme süresini 3/2 oranında daha kısaltmakta olması hem de, diğer yöntemlere göre daha az ağrı olmasıdır.

Radyofrekans yöntemi günümüzde en son teknoloji olarak kabul görmüştür

  **** Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. **** 

Источник: http://www.uykuhorlama.com/tr/horlama-ve-uyku-apnesi-nedir.html

Uyku apnesi ve horlama nedir, nasıl tedavi edilir

Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama ve uyku apnesi nedir?

Horlama, uyku sırasında hava akımı boğazınızdan serbestçe geçemediği zaman,   boğaz çevresindeki yumuşak dokuların titreşimiyle ortaya çıkan sestir.

Horlama çevrenizi rahatsız ederek, bir sosyal sorun olabileceği gibi uykuda solunum durması hastalığının (uyku apnesi ) işareti de olabilir.

Uykuda solunum durması hastalığında, uyku sırasında boğazda oluşan blokaj sonrası solunumda durmalar meydana gelir. Solunumdaki durmalar kısa süreli olur ve uykuda daha sonra hatırlanmayan uyanmalarla sonuçlanır.

Uyku apnesi ise; Uykuda nefesin 10 saniye ve daha fazla kesilmesi  durumudur. Uykuda nefes kesilmelerinin sayısı saatte 5’in üstüne çıkarsa, tıkayıcı tipte uyku apnesi sendromundan bahsedilir. Tüm bu olumsuz etkilerin yanı sıra bu hastaların sosyal hayatlarında ciddi sıkıntılar vardır.

Basit horlamada gece boyu solunumda anormallikler görülmez ve apne sayısı beşin altındadır. Normal erişkin insanların en az % 45’i zaman zaman horlamaktadır.% 25’ I sürekli horlamaktadır. Uyku apnesi olan bu hastalar genellikle şiddetli horlarlar, bu özellikle aileleri ve arkadaşları tarafından uyarılmakta ve hatta dışlanmaktadırlar.

Horlama problemi sıklıkla kilolu erkeklerde görülür. Yaşla birlikte artış göstermektedir.

Bunun sonucunda da: Gün boyu uykulu hissetme, Uykuyu almadan uyanmaya, sabah baş ağrılarına, bazen de boyun, omuz, diz ağrıları, Araba kullanırken, işte, toplantıda, evde TV seyrederken uyuklama hali ve uykuya dalma, sinirlilik, Hafıza ve konsantrasyon bozukluklarına, Yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıklarına neden olurlar.

Horlama ve uyku apnesi tedavi edilebilir hastalıklardır. Hayat tarzını değiştirmek, tıbbi cihazlar ve oral apareyler,  cerrahi müdahaleler tedavi seçenekleri arasındadır.

Horlamayı veya uyku apnesi hastalığını tedavi etmek;  hem uyurken çevrenizi rahatsız etmenizi engeller hem de sağlıklı bir yaşam sağlar.

Uyku sırasında solunum

Solunum yapıldığında hava boğazınızdan geçerek akciğerlere ulaşır. Hava boğazdayken yumuşak, hareket edebilen yapılar içinden geçer. Bu yapılar yumuşak damak, küçük dil, bademcikler ve dildir. Uyanıkken bu yapılar etraflarını saran kaslar tarafından gergin tutulur ve hava yolu açıktır. Uykuda kaslar daha gevşektir fakat hava yolu yine de açık tutulur.

Eğer boğazdaki yapılar çok gevşek yapıda ise,  ya da kaslar uykuda normalden fazla gevşerse, hava yolu kısmen bloke olur. Solunan hava bu daralmış bölgeden geçerken boğazda ki dokuları titreştirir ve horlama sesinin çıkmasına neden olur.

Boğazı oluşturan yapılar hava pasajını tamamen bloke ederse, hava akımı durur. Bu duruma apne denir. Apne devam ettikçe vücuttaki oksijen miktarı düşer, beyin uyanmayı sağlayarak kasların tekrar gerilmesini gerçekleştirir ve hava yolu açılır. Bu olaylar zinciri gece boyunca devam eder ve uyanınca hatırlanmayan uyuyup uyanmalara neden olur.

Bunların yanı sıra;  burun tıkanıklığına neden olan kıkırdak eğrilikleri veya burun etleri de horlamaya ve hatta apnelere neden olabilirler. Soğuk algınlığı, alerji, sigara dumanı burun içindeki dokuların şişmesine neden olarak burun tıkanıklığına katkıda bulunabilirler.

Değerlendirme;

Eğer horlama size ve çevrenizdekilere rahatsızlık veriyorsa, bir doktor tarafından değerlendirilmeniz faydalı olabilir. Bu değerlendirme de horlamanın nedenleri araştırılır, gerekirse tedaviniz planlanır.

Tıbbi sorgulamanız yapılarak, uykuda solunum bozukluklarına neden olan faktörler araştırılır. Alışkanlıklarınız, ailenizin ve sizin diğer sağlık sorunlarınız sorgulanır, sizinle aynı evi paylaşan kişilerin de sorgulanması faydalıdır.

Eğer yalnız yaşıyorsanız uyku esnasındaki teyp kayıtları yardımcı olabilir. Horlama ile beraber uyku apnesinin olup olmadığı detaylıca irdelenmelidir. 

Doktorunuz tarafından size;

  • Ne sıklıkta ve ne şiddette horladığınız
  • Uykuda nefesinizin durup durmadığı
  • Uyku pozisyonunuz
  • Sigara ve alkol alışkanlıklarınız
  • Kullandığınız ilaçlar
  • Uyku ve uykuya dalma süreniz
  • Burun tıkanıklığı
  • Gün içinde yorgunluk ve istemsiz uyuklamalar yaşayıp yaşamadığınız sorulur.
  • Fizik muayeneniz yapılarak boğazınız ve burnunuz hava yolunu bloke edecek nedenleri saptamak için incelenir.
  • Kan basıncınız, kilonuz ölçülür.
  • Uyku çalışması uyku apnelerinin teşhisini koymak için gereklidir. Değerlendirme sonunda doktorunuz gerekli görürse, uyku çalışması ( polisomnoografi tetkiki)  yapılmasını isteyebilir.

Uyku çalışması herhangi bir risk taşımayan, güvenilir bir yöntemdir, gece boyunca uyku sırasında kayıtlar yapılır. Uyku çalışmaları, hastanede veya evde yapılabilir.

Hastanede yapılan uyku çalışmalarında bir teknisyen gözetiminde, akciğer, kalp, beyin fonksiyonları, kanda ki oksijen seviyesi, solunum fonksiyonları sensörler yardımıyla kayıt edilir.

Eğer ciddi apne nöbetleri saptanırsa teknisyen basınçlı hava verilmesini sağlayan bir aygıt uygulayarak testlere devam edebilir.

Evde yapılan uyku çalışmalarında ise hastanın kayıtları üzerinde taşıdığı bir kayıt cihazı tarafından yapılır. Uyku çalışmasının sonucu, doktorunuza uykudaki solunum problemleriniz hakkında önemli bilgiler verir ve tedavinizin planlanması bu bilgiler ışığında yapılır.

Tedavi seçenekleri

Horlama ve uyku apnesi çeşitli cihazlarla, oray apereylerle ya da cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir.

Çeşitli alışkanlıklarınızda yapacağınız değişiklerle, horlamanız ya da uyku apneleriniz tedavi edebilir veya yapacağınız bu değişikler diğer tedavi yöntemleri ile uygulandığında bu hastalıktan kurtulmanızda daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlar.

Bu uygulamalardan kısaca bahsedilirse;

1.Yan yatarak uyuma: Uyku sırasında sırtüstü yerine yan yatılması, boğazınızda ki dokuların hava pasajını kapamasını ya da daraltmasını azaltır.

2. Alkol ve bazı ilaçlardan uzak durmak: Alkol kullanımı, uyku hapları, sakinleştirici ilaçlar, antihistaminikler (nezle-grip ilaçları) kaslarda gevşemelere ve solunumda baskılanmaya neden olarak horlamayı ve uyku apnesi hastalığının şiddetini arttırabilirler.

3. Kilo verilmesi: Kilo vermek, horlamayı tamamen kesebilir ya da en azından azaltır. Diğer tedavi yöntemlerindeki başarı şansı kilo vermeyle artar.

Yapılan çalışmalar doktor takibinde olan hastaların kilo vermede daha başarılı olduğunu ortaya koymuştur. Bu oran kıyaslama yapıldığında % 70 lere varmaktadır.

Bu hastalıklarla uğraşan hekimler aynı zamanda hasta için yaşam koçluğu da yapmaları gerekir buda hastalığın tedavisinde başarı sağlar. Bu nedenle doktor arayışlarınızda mutlaka iyi seçim yapmalısınız.

Bu hastalık düzenli takip ve yaklaşımlarla anca sonuca ulaşır.

4. Düzenli egzersiz: Egzersiz kilo verilmesine, kasların güçlenmesine neden olur, akciğerlerin daha iyi çalışmasını sağlar.

Uyku apnesini ve şiddetli horlamayı tedavi etmek için doktorunuz size cihaz kullanmanızı önerebilir. Ağır derecede genellikle uykuya yardımcı cihazlar kullanılması önerilir. Cerrahinin yeri daha sınırlıdır. “CPAP” en sık kullanılan cihazdır.

Bu cihaz hava yoluna sürekli olarak basınçlı hava verir, basınçlı hava bloke olmuş ya da daralmış hava pasajından geçerek akciğerlere ulaşır. Bu cihazın pompaladığı basınçlı hava,  bir maske yardımıyla burun ve ağız yolu ile akciğerlere ulaştırılır.

Basıncın seviyesi, uyku çalışmasındaki verilere dayanılarak tespit edilir. “CPAP” horlamayı ve uykuda nefes durması hastalığını tedavi etmez sadece uyku sırasında akciğerlere yeterli hava ulaşmasını sağlar; bu yüzden gece boyunca ve her gece kullanılmalıdır.

Burun tıkanıklığı olan hastalar yeterince CPAP tedavisinden fayda göremezler. Gerekirse burundaki tıkanmalara yönelik cerrahi işlemler cpap cihazının kullanımında daha efektif fayda sağlar.

Son zamanlarda ağız içi apereyler de horlama ve apne çözümlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Horlamanın önlenmesinde Ağız içi apereyler soruna çözüm olabilmektedir.

Gene tıkayıcı uyku hastalığında solunum durmaları olarak adlandırılan Apne durumların dada ağız içi apereyler kullanılmaktadır.

Ağız içi apereylerinin yaptığı işlem çeneyi önce tutarak, uykuda yumuşayan ve gevşeyen dokuların geriye doğru kaçmasını önleyerek hava yollarının açık tutulması sağlamaktadır.

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть