Horlama Yorgunluk Yapıyor

Yorgunluk: Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Horlama Yorgunluk Yapıyor

Yorgunluk, aynı zamanda halsizlik, tükenme, uyuşukluk ve huzursuzluk olarak da tanımlanır. Fiziksel ve/veya zihinsel olarak yorgun ve halsiz olmak durumu açıklar. Fiziksel ve zihinsel yorgunluk farklı olmasına rağmen, sıklıkla ikisi birlikte var olur. Eğer bir kişi fiziksel olarak yeterince uzun süre tükenirse, aynı zamanda zihinsel olarak da yorulur.

Birisi fiziksel yorgunluk yaşarsa, fiziksel yeteneğin normal seviyelerinde çalışmaya devam edemediği anlamına gelir. Ancak zihinsel yorgunluk uykulu hissetmek ve doğru konsantre olamamak eğilimlidir.

Yorgunluk, bir işaret olmaktan çok bir belirtidir. Bir semptom, hastanın hissettiği ve anlattığı, baş ağrısı veya baş dönmesi gibi bir şeydir. İşaret ise doktorun hastayla konuşmadan algılayabileceği bir şeydir. Yorgunluk, spesifik olmayan bir semptomdur, yani birçok olası nedeni olabilir.

Zihinsel ve Fiziksel Yorgunluk

Fiziksel yorgunluk; kişi işlerini eskisi kadar kolay yapamaz. Merdivenleri tırmanmak veya ağır süpermarket torbaları taşımak eskisinden çok daha zor olabilir.

Fiziksel yorgunluk aynı zamanda kas güçsüzlüğü, güçsüzlük veya güç eksikliği olarak da bilinir.

Doktorlar, genellikle, fiziksel yorgunluğun bireysel vakalarının nedenlerini bulmaya çalışmak ve teşhis koymak için “dayanıklılık testi” uygularlar.

Psikolojik (zihinsel) yorgunluk; bir şeylere konsantre olmayı zorlaştırır. Belirtiler şiddetli olduğunda, hasta sabahları yataktan çıkmak ya da günlük aktivitelerini yapmak istemeyebilir.

Zihinsel yorgunluk genellikle hastalarda fiziksel yorgunluk ile birlikte görülür, ancak her zaman değil. İnsanlar uykulu hissedebilir, azalmış bir bilinç düzeyine sahip olabilirler.

Zihinsel yorgunluk, özellikle de bir araç kullanırken veya ağır makine kullanımı gibi bazı görevlerin yerine getirilmesi gerektiğinde hayati teh yaratabilir.

Sürekli Yorgun Hissetmek

Yorgunluğun olası sebepleri neredeyse sınırsızdır. Tıbbi literatürde listelenen çoğu hastalıklarda, potansiyel semptomlardan biri halsizlik veya yorgunluktur. Nedenler bazen çeşitli yaşam tarzı sorunları veya bazı geniş hastalık birimleri altında sınıflandırılır.

Aşağıda, yorgunluğun olası nedenlerinden bazıları yer almaktadır:

1) Zihinsel sağlık (psikiyatrik)

Üzüntü (yas, kayıp), yeme bozuklukları, alkolü kötüye kullanım, endişe, hareketli ev, sıkıntı ve boşanma.

Belli bir stres bizi canlandırabilir, aslında çoğumuz bir çeşit zihinsel baskıya ihtiyaç duyarız. Bununla birlikte, stres seviyeleri aşırı olduğunda, kolayca yorgunluğa neden olabilirler. Stres ve anksiyete, genellikle yorgunluğa neden olan iki duygudur.

Stres, acı çekenlerin uğradığı ve “umutsuzluğa doğru yol açan tünelin sonunda ışığı göremeyecek” bir noktaya ulaşabilir. Umutsuzluk varsa ve yeterince uzun süre mevcutsa, nihayetinde yorgunluğa neden olacaktır.

Bir durumu kontrol altında tutmak sinir bozucu, can sıkıcı ve çok yorucu olabilir.

Ayrıca Bakınız: Anksiyete Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanı ve Tedavisi

Evde bir bebeğe sahip olmak, özellikle gece boyunca ebeveynlerin uykusuz kalması beraberinde yorgunluğa neden olabilir.

Klinik depresyon, çeşitli nedenlerden ötürü yorgunluğa neden olabilir. Yorgunluk, depresyonun kendisinden veya uykusuzluk gibi depresyon ile ilişkili sorunlardan birine neden olabilir.

2) Endokrin / Metabolik

Cushing hastalığı, böbrek hastalığı, elektrolit sorunları, diyabet, hipotiroidi, anemi ve karaciğer hastalığı.

3) İlaçlar

Bazı antidepresanlar, antihipertansifler, steroidler, antihistaminikler, ilaç kesilmesi, sedatifler ve anti-anksiyete ilaçları.

Statin ilaçları dünya çapında en çok satılan reçeteli ilaçlardır. California Üniversitesi’nden araştırmacılar, statinlerin yorgunluğa neden olabileceğini gösteren bir rapor yayınladılar.

4) Kalp ve akciğer hastalıkları

Pnömoni, aritmiler, astım, KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı), valvuler kalp hastalığı, koroner kalp hastalığı ve konjestif kalp yetmezliği.

5) Uyku sorunları

Gece geç saatlere kadar çalışma, jet lag, uyku apnesi, narkolepsi, uykusuzluk ve reflü özofajiti.

Bazı meslekler diğerlerinden daha yorgunluk riskiyle daha yakından ilişkilidir. Düzenli vardiyası olmayan ve yoğun çalışan meslekteki insanlar buna örnektir.

6) Bulaşıcı hastalıklar ve enfeksiyonlar

Sıtma, çeşitli tropik hastalıklar, tüberküloz, enfeksiyöz mononükleoz (glandüler ateş), sitomegalovirüs, HIV enfeksiyonu, grip ve hepatit.

7) Kimyasal maddeler

Vitamin eksiklikleri, mineral eksiklikleri, zehirlenme.

Çok fazla kafeinli veya alkollü içecek içmek uykuya dalmayı zorlaştırır, özellikle yatmadan önce içildiğinde “uykusuzluk” söz konusu olur.

8) Çeşitli hastalıklar ve tedaviler

Kanser, kemoterapi, radyoterapi (radyoterapi), kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, sistemik lupus, romatoid artrit, obezite, kitlesel kan kaybı ve zayıflamış bağışıklık sistemleri.

Moffitt Kanser Merkezi bilim adamları, meme kanseri için kemoterapi tedavisinden sonra yıllarca yorgunluğun sebeplerinden biri olduğunu bildirmişlerdir.

9) Kronik ağrı

Kronik ağrısı olan hastalar, uzun süre uyuduktan sonra bile genellikle yorgun hissederler. Birçoğu için, acı uykularını bozar ve onları daha da yorar. Ağrının fibromiyalji gibi başlıca semptom olduğu bazı hastalıklar ve durumlar, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu gibi yorgunluk belirtilerini daha da kötüleştiren diğer hastalıklarla da bağlantılıdır.

Meme kanseri ile ilgili yorgunluk sık görülen bir durumdur. Bununla birlikte, Avustralya Randwick’deki Prince of Wales Hastanesi’nden araştırmacılar, kendi kendini sınırlayan bir seyir izlediğini ve insanların düşündüğü kadar uzun sürmediğini tespit ettiler.

10) Yorgunluğun diğer olası nedenleri

Nöronal yapı etkileşimindeki değişiklikler; kas yorulması ve nöronal yapılar arasındaki etkileşimdeki değişiklikler arasında bir ilişki olduğu bir bilim adamı tarafından saptanmıştır.

Yorgunluk devam edebilir. Yorgun hisseden bir kişi egzersiz yapamaz. Egzersiz eksikliği de halsizlik yorgunluk nedeni olabilir. Ayrıca, egzersiz eksikliği sonunda bir fiziksel işi gerçekleştirmeyi daha zor ve daha yorucu hale getirebilir.

Aşırı kilolu ve obez olmak, bugün dünyanın pek çok yerinde hızla büyüyen bir sorundur. Obez insanlarda şeker hastalığı ve uyku apnesi gibi ortak bir belirtilerin olduğu hastalıkların gelişme riski daha yüksektir. Düşük kilolu olma, kas gücünün daha az olması anlamına gelebilir. Çok zayıf biri daha kolay yorabilir.

Uzmanlar, küresel çapta herhangi bir zamanda insanların %10’unun sürekli yorgunluk yaşadığını söylüyor. Sürekli aşırı yorgunluk kadınları erkeklerden daha fazla etkiler.

Yaklaşık beş kişiden birinin günlük normal yaşantıya müdahale edebilecek yorgunluğa sahip olduğu iddia edilmektedir. Yorgunluk, sağlıklı bireyleri yoğun zihinsel veya fiziksel aktiviteden sonra da etkileyebilir.

Yorgunluk ve Uykusuzluk Arasındaki Fark Nedir?

Yorgunluk normalde uykusuzluğa (uyku hali) kıyasla daha uzun süreli bir şikayettir. Uykusuzluk, genellikle yeterli süre, dinlendirici bir uyku uyuyamayan veya uykuya dalma sorunu olan kişilerde uyku haline neden olur. Uyku hali tıbbi bir durumun belirtisi olabilir. Yorgunluk, özellikle kronik yorgunluk, genellikle daha büyük tıbbi bir soruna bağlıdır.

Yorgunluk çeken insanlar motivasyon ve enerjiden yoksun olduklarını hissederler. Yorgunluk ve uyuşukluk aynı değildir, uyku hali ya da uyku isteği yorgunluğa eşlik eden ortak bir semptomdur. “Apati” de yorulmaya yol açabilir.

Yorgunluk Belirtileri Nelerdir?

Yorgunluğun başlıca belirtisi, fiziksel veya zihinsel bir faaliyet sonrasında yorulmaktır (şiddetli yorgunluk). Hasta, dinlendikten veya uyuduktan sonra tazelenmiş hissetmez. Şiddetli yorgunluk, kişinin normal faaliyetlerini yerine getirebilme becerisini zayıflatabilir.

Hastalar, yorgunluğu, özellikle kronik yorgunluğu (kronik yorgunluk sendromu) ezici olarak tanımlıyor ve yorgunluğu daha önce yaşadıklarından tamamen farklı olarak aşırıya kaçmanın sonucu değil, sadece motivasyon kaybı olarak tanımlıyorlar. Yorgunluk, klinik depresyonu olan insanlar arasında yaygın bir semptomdur.

Bazı insanlar, egzersiz sonrasında semptomların daha da kötüleştiğini görürler. Bazen egzersizden birkaç saat sonraya kadar egzersizden bir gün sonra bile keyifsizlik ortaya çıkabilir.

Yorgunluk belirtileri ve bulguları fiziksel, zihinsel veya duygusal nitelikte olabilir. Aşağıda, yorgunluğun bazı olası belirtileri ve semptomları listelenmiştir:

  • Şişkinlik, karın ağrısı, kabızlık, ishal, mide bulantısı, olasılıkla irritabl bağırsak sendromuna benzer sorunlar
  • Kaslarda ağrı veya acı
  • Ağrılı lenf nodları
  • İlgisizlik, motivasyon eksikliği
  • Kronik (uzun süreli) yorgunluk
  • Konsantrasyon zorluğu
  • Baş dönmesi
  • Sanrılar
  • El-göz koordinasyonu bozulması
  • Baş ağrısı
  • Muhakeme zorluğu
  • Kararsızlık
  • Sinirlilik
  • İştah kaybı
  • Huysuzluk
  • Daha düşük bağışıklık sistemi işlevi
  • Kısa süreli hafıza zayıflaması – düşünceleri organize etmek ve söyleyecek doğru sözcükleri bulmakta sorunlar olabilir (beyin sisi)
  • Uyku hali, uyuşukluk
  • Uyarıcılara yavaş tepkiler
  • Normalden daha yavaş refleksler
  • Bulanıklık gibi bazı görme sorunları

Yorgunluk Teşhisi

Yorgunluk birçok hastalığa, yaşam tarzına ve sendroma neden olduğu için ve genellikle kombinasyon halinde çalışan birçok faktöre bağlı olabileceği için teşhis son derece zor olabilir. Doktor, aşağıdaki tanı yöntemlerini ve testleri uygulayabilir:

  • Yorgunluğun niteliklerini değerlendirmek: Hasta yorgunluk şekillerini tanımlayabilirse, örneğin günün belirli saatlerinde semptomların daha kötüye gittiği veya daha iyi olduğunu, gün içinde semptomların kademeli olarak kötüye gittiği konusunda fark edilir nitelikte olabilir.

Uykunun yorulmaya büyük katkıda bulunduğu bilinmektedir. Bu nedenle, hastanın uyku kalitesi, duygusal durumu, uyku düzeni ve stres düzeyi değerlendirilir. Her gün kaç saat uyuduğu ve kişinin uyku esnasında ne sıklıkla uyandığı değerlendirilerek, bilgiler toplanır.

  • Tıbbi geçmiş ve mevcut hastalıklar: Hastaya, doğum yapma, cerrahi müdahale, yakınlardan birini kaybetme gibi yorgunluğa neden olduğu bilinen herhangi bir son olay hakkında bilgi istenir. Doktor mevcut hastalıkları ve hastanın şu anda hangi ilaçları kullandığını öğrenir.
  • Yaşam tarzı: Hastaya yaşam tarzı, diyet, alkol tüketimi gibi bazı sorular sorulur.
  • Fizik muayene: Doktor hastalık bulguları arar.
  • Tanı testleri: Bunlar, idrar testleri, röntgenler, muhtemelen diğer bazı görüntüleme taramaları (şüphelilerinin nedenine bağlı olarak), kan testleri içerecektir. Enfeksiyon, hormonal sorunlar, anemi, karaciğer sorunları veya böbrek sorunları taraması yapılır. Doktor uyku bozukluğunu gidermek için bir uyku değerlendirmesi önerebilir.

Diyabet gibi bir hastalık teşhis edilirse, o zaman bu hastalık tedavi edilir. İyi kontrol altındaki şeker hastalığı genellikle yorgunluk problemini çözecektir. Aynı durum çoğu diğer hastalık ve koşullar için de geçerlidir.

Uzmanlar, ortalama yorgunluğu olanların yaklaşık %50’sinin hastanın 12 ay boyunca etkilendikten sonra durumu açıklayabilecek bir teşhis aldığını söylüyor. Bunların %19.4’ünde kas-iskelet sistemi nedeniyle, %16.5’i psikolojik sorunlardan dolayı acı çekiyor. Bulunan kesin fiziksel sorunlar sadece %8.2’dir.

Yorgunluk Tedavisi

“Yorgunluk nasıl geçer?” Başarılı bir yorgunluk tedavisi, altta yatan nedenleri bulmayı ve bunları tedavi etmeyi gerektirir. Aşağıda bazı örnekler verilmiştir:

  • Anemi veya düşük demir: Demir takviyeleri verilebilir. İsviçre’de bilim adamları, demir takviyesinin düşük demirli kadınlarda yorgunluk semptomlarını azalttığını; ancak demir eksikliğinin yaklaşık %50 oranında anemi olmadığını öğrenmişlerdir.
  • Uyku apnesi: Özel ilaçlar ve tıbbi cihazlar ile tedavi edilir. San Diego Üniversitesi, Kaliforniya Üniversitesi’nden bir tıbbi ekip, obstrüktif uyku apneli hastaların sürekli pozitif hava yolu basıncı (CPAP) tedavisinden sonra daha fazla canlılık ve yorgunluk semptomlarının hafiflemiş olduğunu keşfettiler.
  • Kan şekeri: Kan şekeri seviyelerini düzenleyen ilaçlar ile tedavi sağlanır.
  • Yetersiz aktif tiroit: Hedefe yönelik ilaçlarla tedavi edilebilir.
  • Antibiyotikler: Enfeksiyonlar için kullanılabilir.
  • Obezite: Diyet ve egzersiz rejimi önerilir.

Yorgunluk ve depresyon riski emeklilik sonrasında azalırken; diyabet, kalp rahatsızlığı ve solunum yolu hastalığı gibi diğer hastalıkların gelişme olasılığı aynı kalır.

Yorgunlukla Nasıl Başa Çıkılır?

“Yorgunluğun üstesinden nasıl gelinir?” diye merak edenler için aşağıda genel tavsiyeler mevcuttur:

Uyku:

  • Her gün aynı saatte uyumaya çalışın.
  • Yatak odanızın sıcaklığını rahat bir seviyeye getirin. Ne çok soğuk, ne de çok sıcak olmalıdır.
  • Yatmadan en az 90 dakika önce yemek yemeye özen gösterin.
  • Yatmadan önce beden fiziksel ve zihinsel olarak yavaşlar. Sıcak bir banyo yapın ve dinlendirici bir müzik dinleyin. Stresli ve endişe verici düşüncelerinizi uzaklaştırın.

Yeme ve içme alışkanlıkları:

  • Her gün üç düzenli öğün yemek yerseniz, her gün aynı saatte yemek yerseniz ve dengeli bir diyet izlerseniz, genel sağlık düzelir ve bu nedenle uyku düzeniniz de artar.
  • Çok zayıfsanız, diyetinize daha fazla kalori ekleyin, ancak bunun sağlıklı olduğundan emin olun.
  • Kilolu veya obez iseniz, dengeli bir diyet uygulayın ve sağlıklı vücut ağırlığına ulaşmayı hedefleyin.
  • Şok diyetler yapmayın. Uykunuz bundan etkilenebilir.
  • Alkollü ve kafeinli içecekleri azaltın.

Fiziksel aktivite:

Yorgunluk-fiziksel hareketsizlik-yorgunluk kısır döngüsünü unutmayın. Eğer hareketsizseniz ve fit değilseniz, kendinizi yorgun hissedeceksiniz, demektir. Döngüyü kırın. Herhangi bir fiziksel etkinliği abartmadan, önerildiği şekilde yapın. Ya da doktorunuzla konuşun, spor salonundaki uzmanlara danışın.

Düzenli egzersiz yapanlar daha iyi uyurlar ve diğer insanlara göre yorgunluk şikayeti fazla olmaz. Bu adımların hiçbiri size yardımcı olmuyorsa, doktorunuza danışınız.

Источник: https://www.hastalopedi.com/yorgunluk/

Horlama Nedenleri ve Tedavisi

Horlama Yorgunluk Yapıyor

Horlama uyku sırasında üst solunum yolunu oluşturan burun, yumuşak damak, küçük dil ve dil kökü gibi yapıların birlikte ya da ayrı ayrı darlıklarından kaynaklanan tatsız, rahatsız edici bir gürültü olarak tanımlanabilir.

Horlama çoğu zaman çevreyi rahatsız edici bir gürültü olarak algılanır, ancak kimi zaman da kişinin kendi sağlığını tehdit edici bir hastalığın belirtisi olabilir.

Horlama sorununun bir hastalık olduğunu kabul etmek, tedavi ve çözüm yollarını aramak için atılacak olan ilk adımdır. Genelde horlayan kişi kendi horlamasından rahatsız olmadığı için doktora tek başına, kendi rızasıyla başvurmaz.

Horlayan kişi kötü bir uyku arkadaşı olduğu için horlayan hastalar, genellikle eşleri, birlikte iş gezilerine gidip aynı odayı paylaşmak zorunda oldukları arkadaşları ya da komşuları tarafından doktora götürülürler.

Konu bu yönü ile ele alınacak olursa; horlama kişinin kendi sağlığını ve yaşamını riske eden bir hastalık olduğu kadar sosyal olarak da tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Horlama konusundaki en önemli ayrım horlamanın ne zaman sağlık problemine yol açtığının tesbitidir. Eğer uyku sırasında horlayan kişinin nefes durmaları oluyorsa ve bu soluksuz kalınan süre 10 saniyeden fazla ise bu durumda uyku apnesi denilen ciddi sonuçlar doğurabilecek bir hastalıktan söz etmek gerektirebilir.

Horlama Nedeni Tıkayıcı Uyku Apnesi Olabilir

Horlama sırasında yumuşak damak ve küçük dilin veya beraberinde dilin geriye kaçıp soluğu 10 saniyeden daha fazla tıkamasına, tıkayıcı uyku apnesi denir. Bu nefes alamama süresinde kandaki oksijen basıncı düşer ve kalp kanı daha çok pompalamak zorunda kalır.

Sonuç olarak kalbin yükü artmış olduğundan bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi meydana gelir. Kişi uyku sırasında tüm bunlar olup biterken uykusunun çok kısa bir döneminde derin uyku fazına geçebilir. Gerçek dinlenme ise sadece derin uyku fazında mümkün olduğundan, dinlenmeden geçen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz olur.

Gündüz her fırsatta uyuklamalar görülür. Bu tip kişiler genellikle öğle aralarında oturur pozisyonda uyuklarlar.

Horlama sorunu olan kişi düzenli ve yeterli uyuyamadığından, gün içinde özellikle konsantrasyon güçlüğü olacağından, dikkat gerektiren işler yaparken uyuklamalar olabilir ve araba kullanırken kaza yapma riski de oldukça artar. Bundan da anlaşılacağı gibi horlama yalnızca horlayan kişiyi ve uyku arkadaşlarını değil, toplumun diğer kişilerini de riske atan bir hastalıktır.

Sabahları baş ağrısı ile yorgun uyanmak, gece uykusu sırasında terlemek ve cinsel istekte ve güçte azalma, tansiyon ve kalp problemleri ile son zamanlarda dalgınlıktan dolayı sık trafik kazası yapmak hastalığın sık görülen belirtileri arasında yer alır.

Horlama sorununda en sık rastlanan şikayetler :– Gece yüksek sesle horlama ve nefes durmalarının eşlik etmesi,– Sabah baş ağrısıyla uyanma,– Uyandığında kendini yorgun hissetme,– Uykuda terleme ve aniden soluksuz kalıp uyanmalar,– Gündüz uyuklamalar,– Gündüz dalgınlık, konsantrasyon güçlüğü,– Sık iş ve trafik kazası,– Azalmış cinsel istek ve güç kaybı,

– Yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları.

Tabi burada kişinin kilosu, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, alkol kullanıp kullanmadığı son derece önemlidir. Tanı koymak için en önemli basamak ayrıntılı kulak burun muayenesi yapılmalıdır.

Tüm bunlar değerlendirildikten sonra uyku laboratuarları adı verilen ve hastaların bir gece otel ortamı gibi konuk edildiği; uyku sırasında çeşitli parametrelerin ölçüldüğü uyku testi yapılır.

Uyku laboratuvarı sonuçlarına göre kişinin horlamasının yaşamı için bir tehdit oluşturup oluşturmadığı anlaşılabilir ve tedavinin planlanması için bir takım değerlerden yararlanılır.

Horlama Tedavisi

Tedavi kilolu bir hastada basit bir diyetten, ileri cerrahi müdahalelere kadar geniş bir yelpaze içerir. Ancak çoğu zaman bu yöntemler horlamayı engellemekle birlikte kişiye rahat bir uyku sağlayamamaktadır.

Aşırı horlayan hastalarda gürültü ile çalışıp kişiyi uyandıran ve böylece horlama sesinden uyku arkadaşlarını kurtaran cihazlar bile üretilmiş, ancak bunların hepsi horlama hastasını daha da uykusuz bırakmaktan öteye geçmemiştir.

En basit tedavi yöntemi pijamanın arkasına bir cep dikip içine bir tenis topu yerleştirmek olarak tanımlanabilir. Böylece kişi sırt üstü yatamayacak ya sağına ya da soluna döneceği için horlaması eğer pozisyonel horlama ise fayda sağlanacaktır.

Horlaması olan yetişkin hastalara öneriler:– Sportif bir yaşam biçimi seçmeli ve bu sayede kas tonusu arttırılmalı,– Uyku ilaçları, sakinleştirici ilaçlar ve antihistaminik denilen uyku getirici özelliği olan allerji ilaçları uykudan önce alınmamalı,– Uykudan 4 saat önce alkol alınmamalı,– Uykudan 3 saat önce aşırı yemek yememeli,– Aşırı yorgunluktan sakınılmalı,– Uykuda sırtüstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli,– Evde horlamayan kişilere önce uyuması için süre tanınmalı.

Tabi ki bu önlemler hafif horlaması olan ve pozisyona bağlı horlaması olan kişiler için geçerlidir.

Horlama tedavisi şüphesiz tanıya dayanır. Bu, burun allerjisi, burunda oluşan kemik ya da kıkırdak eğrilikleri, burunda tıkanıklığa yol açan et büyümeleri ya da mevcut bir enfeksiyonun (sinüzit gibi) tedavisi gibi ilaç tedavisi ya da burun cerrahi girişimleri içerebilir.

Bunun yanında sorunun yumuşak damak, küçük dil kökünde geriye kaçma gibi daha aşağı seviyede olduğu tespit edilmiş olan hastalarda başka bir takım cerrahi müdahaleler düşünülebilir.

Horlama hastasına ameliyat kararı verirken uyku laboratuarından elde edilen sonuçlar değerlendirilerek çok ileri derecede uyku-apne hastaları cerrahi müdahaleye alınmazlar.

Horlayan kişilere tavsiye edilen, bu durumdan utanmamaları ve tedavi yolunda adım atmalarıdır. Nefes durmaları başlayıp da ciddi sağlık problemlerinin ilk bulguları ortaya çıkmış kişiler horlama hastalığı daha da ilerlemeden hemen bir kulak burun boğaz muayenesinden geçmelidirler.

NOT: Bu yazıya bağlayan terimler: Aile sağlığı, horlama nedenleri, Horlamanın nedenlerı, horlama nedenleri ve tedavisi, horlama sebepleri, horlamanın sebepleri, Horlama nedeni, Horlama, zayıflama.

Источник: https://ailecesaglik.com/kisisel-saglik/hastaliklar-ve-onleyici-tedbirler/horlama-nedenleri-ve-tedavisi/

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedenleri | Bitkinlik Nedenleri

Horlama Yorgunluk Yapıyor

Toplam uyku sürenizin 6 saatten az olması hâlinde ertesi gün kendinizi yorgun hissedersiniz. Bazı insanlar yatakta 8 -10 saat geçirmelerine rağmen uykuları yeterli kalitede olmadığı için ertesi gün yorgun olurlar. İki üç saatte bir uyanan, yatakta kendileriyle boğuşan, sağa sola dönüp duran bu insanlar dinlendirici uyku fazlarına giremedikleri için ertesi gün yorgun olurlar.

Nasıl uyuduğunuzu en iyi kendiniz bilirsiniz. Uyandığınızda yatak çarşafınızı altınızda dertop olmuş buluyorsanız muhtemelen iyi uyumamışsınızdır.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 2: Uyku apnesi yorgunluk nedeni olabilir

Şişmanlık, geniz eti, burun devisyonu gibi nedenlerle nefes alıp verme düzeni bozulan, apne nöbetleri geçiren kişiler yeterli oksijeni alamadıkları için ertesi gün kendilerini yorgun hissederler. İşin kötü tarafı uyku apnesi olan hastaların çoğu kalitesiz uyuduklarının farkına varmazlar. Eşinizin gözlemleri önemlidir.

Horlayan insanlarda uyku apnesi daha çok olur. Bazen kesin teşhis için uyku laboratuvarında bir gece geçirmeniz gerekebilir. Tedavide, doktorunuz apne nöbetlerini engelleyen solunum cihazı kullanmanızı isteyebilir, bazen küçük dile veya yumuşak damağa operasyon gerekebilir.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 3: Yanlış beslenme yorgunluk yapabilir

Beslenmelerinde protein, karbonhidrat, yağ dengesini iyi kuramayan, çeşitli nedenlerle iyi beslenemeyen insanlar yorgunluktan şikâyet ederler. Tek yönlü beslendiğinizi düşünüyorsanız, bir örnek olması açısından, örneğin devamlı, ekmek, pilav, makarna yiyorsanız veya “Ben et yemeden doymam, arkadaş!” diyenlerdenseniz bu ihtimali aklınıza getirin.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 4: Kansızlık-Anemi

Ülkemizde sık görülen yorgunluk nedenlerinden biridir. Daha çok bayanlarda ve çocuklarda görülür. Hastalar soluk benizli olurlar, çabuk yorulmaktan ve çarpıntıdan da şikâyet ederler. Basit bir kan sayımı ile tanı kolayca konur.

Kandaki hematokrit ve hemoglobin seviyeleri düşük çıkar. Doktorunuz kansızlığın nedenine göre tedavi önerecektir. Demir eksikliğine bağlı kansızlık ülkemizde sık görülür ve birkaç aylık demir tedavisi ile yorgunluk şikâyeti kaybolur.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 5: Depresyon

Bana en sık gördüğünüz yorgunluk nedeni hangisidir diye sorarsanız: “depresyon” cevabını veririm. Mutsuz insanlar kendilerini hep yorgun hissederler. Uzun mesai saatleri olan, iş hayatında veya özel hayatında stres altında yaşayan, işine gidip gelirken trafikte uzun saatler geçiren insanlarda yorgunluk çok görülür.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 6: Bazı ilaçlar yorgunluk yapabilir

Örneğin antidepresan ilaçlar, betablokerler başta olmak üzere bazı tansiyon ilaçları, antibiyotikler, antihistaminikler, statin grubu kolesterol ilaçları (yüksek dozlarda) yorgunluk yapabilir. İlaçlarınızın prospektüslerini dikkatli okuyun. İlacınızdan şüpheleniyorsanız bırakmadan önce doktora danışın.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 7: Hipotiroidizm (tiroid bezinin az çalışması)

Sık gördüğümüz yorgunluk nedenlerinden biridir. En çok Haşhimoto rahatsızlığı dediğimiz tiroid bezinin otoimmün rahatsızlığında görülür. Tiroid içindeki nodüllere bağlı olarak veya yaşın ilerlemesi sonucu tiroid bezinin küçülmesi ile de hipotirodi ortaya çıkabilir. Teşhis çok kolaydır. Bir kan numunesi verin ve TSH değerinizi ölçtürün.

Yüksek çıkması tiroid bezinizin yeteri kadar çalışmadığını gösterir. Tedavide doktorunuz ağızdan tiroid hormonu verecektir. Eksik tiroid hormonlarının yerine konması ile şikâyetleriniz süratle düzelir.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 8: Aşırı çay kahve tüketimi yorgunluk yapabilir

Az miktarda çay ve kahve; yorgunluk giderici, enerji verici, dikkat ve konsantrasyonu artırıcı bir etki yapar. Uzun bir süre fazla miktarda içilmesi ise nabzı, tansiyonu ve kas gerginliğini artırarak yorgunluk yapar.

Miktar kişiden kişiye değişebilir ama günde on bardaktan fazla çay-kahvenin yorgunluk nedeni olabileceğini söyleyebiliriz.

Çay, kahve bağımlılık yapan içeceklerdir. Birden kesmeniz hâlinde baş ağrısı, sersemlik gibi şikâyetler ortaya çıkabilir, yavaş yavaş azaltarak makul bir miktara inmeye çalışın.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 9: Gizli enfeksiyonlar

Hepatit B ve C gibi kronik enfeksiyonların, bayanlarda sık görülen sistit ve üriner sistem enfeksiyonlarının yorgunluk yapabileceği bildirilmiştir. Gizli hepatitler kan tetkiki ile kolayca yakalanır (HBsAg, AntiHBs, Anti HCV değerlerine bakılır). Sistit rahatsızlığında idrarda lökosit adını verdiğimiz iltihap hücreleri fazla miktarda görülür.

Enfeksiyonlarda genel olarak kan lökosit sayısı artar, sedimantasyon ve CRP değeri yükselebilir. Enfeksiyon kaynağının ve enfeksiyon etkeninin belirlenmesi ili uygun tedavi verilerek hastalık tedavi edilir.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 10: Şeker hastalığı

Kandaki şeker, hücrelerimizde yakıt olarak kullanılır. Şeker hastalarında şekerin hücreye girişi ve kullanımı bozulmuştur, yeteri kadar yakıt bulamayan hücreler yorgunluk hissine neden olurlar.

Gizli şekerin de uzun dönemde yorgunluk yapabileceğini unutmayın. Teşhis için açlık kan şekeri ve HbA1C ölçümleri yaptırın. Şekerinizin yükseklik derecesine göre diyet veya ilaç tedavisi ile sorun hallolacaktır.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 11: Kalp hastalığı

Eğer yorgunluk istirahatte değil de daha çok bir iş yaparken, merdiven çıkarken, yürürken ortaya çıkıyorsa sorun kalbinizde olabilir. Çoğu hastada efor esnasında hafif de olsa göğüste bir yanma ya da baskı hissi vardır.

EKG, efor testi ve gerek görülürse daha ileri tetkiklerle teşhis konulur. Kalp damarlarının diyet, ilaç, stent veya bypass gibi metotlarla açılması ile yorgunluk ortadan kalkar veya azalır.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 12: Kronik böbrek hastalığı

Böbreklerimiz üre başta olmak üzere vücudumuzdaki atık maddelerin, toksinlerin atılmasını sağlar. Böbreklerin rahatsızlanması bu toksinlerin vücutta birikmesi sonucu yorgunluğa neden olur.

Kanda üre, kreatin gibi değerlere bakılarak veya ultrasonografi ile böbrekler görünür hâle getirilerek teşhis kolaylıkla konabilir. Hastalığın safhalarına göre çok su içmekle başlayıp dializ ve böbrek nakline kadar değişen tedavi yolları vardır.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 13: Gece gündüz vardiyalı çalışanlar

İkişer günlük veya haftalık vardiyalarda gece gündüz değişimli çalışanlar yorgunluktan şikâyet edebilirler. Değişimler sırasında 8 saatlik uyku periyotlarına dikkat etmeleri gerekir.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 14: Kronik yorgunluk sendromu

Eğer yorgunluk şikâyetiniz aylardır, yıllardır varsa “kronik yorgunluk sendromu” denilen (aslında ne olduğu tam olarak bilinmeyen) rahatsızlıktan şüpheleniriz.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 15: Fibromyalji rahatsızlığı

Sinir sistemi gerginliği yaygın kas eklem ağrıları, özellikle ense boyun omuz ağrıları ile karakterize bir rahatsızlıktır. Yorgunluk, fibromyaljinin en önemli bulgularından biridir. Özel bir tetkiki yoktur, doktorunuz sizin anlattıklarınıza ve muayene bulgularınıza göre teşhis koyacaktır. Tedavide spor ve antidepresan ilaçlardan yararlanıyoruz.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 16: Sigara

Sigara, tek başına yorgunluk nedenidir. 20 yılı aşkın bir süredir sigara içiyorsanız ve yorgunluktan şikâyet ediyorsanız sebebi muhtemelen içtiğiniz sigaradır. Kanın akciğerlerde yeteri kadar oksijen alamaması ve biriken toksik maddeler yorgunluk nedenidir.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 17: Bahar yorgunluğu

Bahar aylarında sebebini bulamadığımız yorgunluklara “bahar yorgunluğu” der geçeriz. Doktor iyi kötü bir teşhis koyduğu için memnun olur, hasta yorgunluğunun altında önemli bir sebep olmadığına sevinir.

Hâlsizim / Yorgunum, Ne Yapayım? Cevap: Bilinçli ve Düzenli Spor!

Gördüğünüz gibi, yorgunluğun pek çok nedeni var. Tedavi için yapacaklarımız yorgunluğumuzun nedenine göre değişir. Yazımın başında söylediğim gibi bazen yorgunluk nedenini bulamayız. O zaman ne yapacağız?

Yorgunluk konusu ile ilgili olarak Psychological Bulletin dergisinde bir çalışma yayınlandı. Georgia Üniversitesi’nde ki doktorlar 6807 gönüllü üzerinde yaptıkları çalışmada düzenli fiziksel aktivite yapmaya başlayan kişilerin yorgunluk şikâyetinde belirgin azalma olduğunu bulmuşlar.

Araştırmacılar yorgunluk şikâyeti olan kişileri üç gruba ayırmışlar, birinci gruba her gün düzenli olarak hafif bir egzersiz (20 dakikalık hızlı yürüme), ikinci gruba orta şiddette bir egzersiz (20 dakika dirençli bisiklet çevirme) yaptırmışlar, üçüncü grup ise hiç egzersiz yapmamış.

Sonuçta hafif egzersiz yapan gruptakilerin yorgunluk şikâyetinde % 65, orta zorlamalı egzersiz yapan yani bisiklet çeviren grubun yorgunluk şikâyetinde ise % 49 azalma görülmüş. Spor yapmayanlar yorgunluktan şikâyet etmeye devam etmişler.

“Hâlsizim, yorgunum, yerimden kalkacak halim yok,” diyorsanız ve doktorunuz bu şikâyetlerinizi izah edecek organik bir neden bulamadıysa yapacağınız şey daha çok spor ve egzersiz yapmak olmalı.

Источник: https://www.bodytr.com/halsizlik-ve-yorgunluk-nedenleri

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.