Horlamanızı Tedavi Ettirin

içerik

Horlama ve tedavisi

Horlamanızı Tedavi Ettirin

Normal erişkin insanların en az % 45'i zaman zaman horlamaktadır. % 25'i sürekli horlamaktadır. Horlama başlı başına sosyal bir şikâyettir. Bu durumda özellikle horlayan kişinin etrafındakiler rahatsız olur. Horlama problemi sıklıkla şişman erkeklerde görülür. Bu sorun yaşla birlikte artış göstermektedir.

Üst solunum yolunda oluşan darlık nedeniyle ortaya çıkan gürültü “horlama” olarak adlandırılır. Basit horlamada gece boyu solunumda anormallikler görülmez. Solunumla ilgili sorunlar eklendiğinde, olay tamamen boyut değiştirmektedir.

Gece istenen uyku derinliğine inememe, baş-boyun terlemeleri, uykuda nefes kesilmeleri, sabah yorgunluğu, sabah baş ağrıları, gün içinde uyuklama isteğiyle seyreden tabloda, hastaların hepsi horlamaktadır. Ancak tablo isim değiştirmiş ve uykuda nefes kesilmeleriyle seyreden tıkayıcı uyku hastalığı haline dönüşmüştür.

İleri boyutlarda ise hayatı tehdit eder hale gelebilmektedir. Biz hekimlerin asıl mücadele etmesi gereken tablo budur.

Tıkayıcı uyku hastalığı, çocuklarda giderek daha yüksek oranda kaydedilen bir durumdur. Normal solunumu ve uyku düzenini bozan, dönem dönem uykuda nefes kesilmeleri ve uzamış üst solunum yolu tıkanmasıyla karakterizedir. En sık belirtisi horlamadır ve küçük okul çocuklarında %8-10 oranında görülür. Tıkayıcı uyku hastalığı horlayan çocukların % 2'si kadardır.

Ancak genel çocuk nüfusunda sıklık tam olarak bilinmemektedir. En sık görüldüğü yaş 2-5 yaş arasıdır. Bu yaşlar normal lenf dokularının ve üst yolu enfeksiyonlarının arttığı dönemlerdir. Ergenlik öncesinde kız ve erkek çocuklarda görülme aynı orandadır. Ancak erişkin yaşlarda erkeklerde daha sıktır.

Çocuklarda geniz eti, bademcik irilikleri ve allerji gibi rahatsızlıklar en fazla horlma nedeni oluşturmaktadır.

Horlamanın nedeni nedir?

Dilin arkası, yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbiri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir.

Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol ya da ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolmasıyla ortaya çıkar.

Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti, çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenleridir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörler de nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur.

Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollaps olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylece burun açıkken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar.

Bu durum, neden bazı insanların sadece alerjik dönemlerde veya grip-sinüzit olduğu zamanlarda horladığını açıklamaktadır. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir.

Burun içi deformasyonların en sık rastlananı burun içi kıkırdak kemik eğrilikleri yani deviasyondur.

Horlama ciddi bir problem midir?

Ciddi bir sosyal sorun olup, bu durum aile yaşamını ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenmeyen oda arkadaşı olur. Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür.

Dinlenmeden geçirilen geceler vardır. Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon, horlamayan kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu tıkayıcı tipte uyku hastalığıdır. Bu arada şiddetli horlama nefessiz bir dönemle kesilmektedir.

10 saniye üzerinde nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde çocuklarda 5, erişkinlerde 10'un üzerinde görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda uyku merkezinde inceleme yapmak gerekmektedir. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer.

Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp, kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Bu grup hastalar uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilir. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur.

Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz olur. Araba kullanırken ya da iş başında uyuklamalar görülebilir

Horlama tedavi edilebilir mi?

Horlayan erişkin kişiler aşağıda sıralanan önerilere uymalıdır:

* Kas tonusunu arttırmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli,

* Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denen alerji ilaçlarını uykudan önce almamalı,

* Uykudan dört saat önce alkol almaktan sakınılmalı,

* Uykudan üç saat önce ağır yemekten sakınılmalı,

* Aşırı yorgunluktan sakınılmalı,

* Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmelidir.

* Yatağın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde, tüm yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çevrilmeli,

* Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmesi için onlara süre tanımalısınız.

Her pozisyonda horlayan kişiler “ağır horlayan” olarak isimlendirilir. Bu kişilerin yukarıdaki önerilerden daha fazla yardıma ihtiyacı vardır. Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır.

Özellikle uyku esnasında nefes alamama problemi olduğunda doktorunuza başvurmanız daha da önem kazanmaktadır. Tedavi tanıya dayanır. Bu alerji veya enfeksiyonun tedavisi gibi basit bir tedavi olabilir.

Ya da bademcik, geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirmesi biçimindedir.

Tedavi yolları nelerdir?

Basit horlamada tedavi alternatifleri

  • Hayat biçiminin düzenlenmesi
  • Oral apereyler
  • Ağız yolunu kullnmayı gerektiren ileri burun tıkanıklıklarında buruna yönelik cerrahi
  • Küçük dili küçültmeye yönelik uygulanan cerrahi
  • Radyofrekans tekniği ile yumuşak damağın ve küçük dilin küçülmesi ve gerginliğinin artmasına yardımcı olan ve muayenehane şartlarında da yapılabilen tekniktir.
  • Bademcik ve geniz etinin alınması,
  • UPPP dediğimiz küçük dil, yumuşak damağın bir kısmının ve bademciğin alındığı ameliyat şekli.

Horlamayla birlikte uykuda nefes kesilmesi olması durumunda uyku laboratuarında yapılacak uyku testini takiben tedavi şekli belirlenir. Burada rahatlamayı sağlamak için ya hava geçiş alanını genişletmek ya da daraltan unsurları küçültmek, azaltmak gerekecektir. Mevcut cerrahi teknikler bu esasa dayanır.

Küçük dilin küçültülmesi, dil kökü dokularının küçültülmesi, damak sertleşme ile beraber lifting işlemleri gibi.

Cerrahiyi kabul etmeyen veya cerrahi müdahale yapılması mümkün olmayan hastalara, ileri derecedeki apnenin eşlik ettiği tıkanıklıklarda , boğaza basınçlı hava veren cihazın maske ile kullanımı (CPAP) gündeme gelebilir.

Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.

  * Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: //www.uykuhorlama.com/tr/horlama-ve-tedavisi.html

Horlama Nedeni ve Tedavisi

Horlamanızı Tedavi Ettirin

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçiminde ki sese horlama denir.

Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir.

Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir.

Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol yada ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur. Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar.

Bu durum neden bazı insanların sadece alerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır. Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlananıdır.

 (Bakınız, Horlama Hayat Kalitesini Düşürüyor!)

Horlama Ciddi Bir Sorun mudur?

Sosyal olarak evet! Bu aile yaşamında ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. Tıbbi olara evet! Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır.

Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu “tıkayıcı tipte horlama hastalığıdır.” “Uyku apnesi” diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur.

10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda doktorunuzun size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir. Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer.

Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur.

Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir. (Bakınız, Horlama Kalp Krizini Tetikliyor!)

Horlama Tedavi Edilebilir mi?

Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebilir. Erişkin horlayan kişiler için aşağıda sıralanan önerilere uyulmalıdır.

  • İyi bir adele tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli.
  • Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen alerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.
  • Uykudan 4 saat önce alkol almaktan sakınmalı.
  • Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınmalı.
  • Aşırı yorgunluktan sakınmalı.
  • Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli. Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metot dur. Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur.
  • Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çeviriniz. Bu amaçla yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır.
  • Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın. 

Her pozisyonda horlayan kişiler “ağır horlayan” olarak isimlendirilir. Bu kişilerin yukarıdaki önerilerden daha fazla yardıma ihtiyaçları vardır.

Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır. Bu özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (Yüksek sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.

) Doktorunuza baş vurmanız daha da önem kazanmaktadır. Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalıdır.

Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuvarı çalışmaları değerlidir.

Horlama tedavisi şüphesiz tanıya dayanır. Bu alerji veya enfeksiyon tedavisi gibi basit yada bademcik geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirir biçimdedir.

Horlama – Nefessiz kalma hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Hasta için bademcik ameliyatından çok farklı his vermez.

Lazerin kullanıldığı Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP) lokal anestezi ile yapılabilen bir başka ameliyattır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak (CPAP) uyuyabilir.

Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.

Horlama Ortadan Kaldırılabilir mi?

Horlamanın en önemli nedenlerinden biri kilo fazlalığı olduğu bilinmektedir. Kilo fazlası olup zayıflayan hastaların %80'inde horlamanın önemli derecede azaldığı veya tamamen ortadan kalktığı görülmüştür.

Kilo verme, özel şekilli yastıklar, ağız veya buruna yerleştirilen bazı cihazların kullanılması, uyku ilaçları, sakinleştirici ilaçlar ve alkol kullanımından kaçınma gibi yöntemler horlamanın kontrolünde yararlı olabilir.

Ancak bunların hepsi, yaşam koşullarında önemli değişiklikler yapılmasını ve bunun sürekli olmasını gerektirir.

Horlamayı ortadan kaldıracak etkili bir yöntem vardır. “Laser uvulo-palatoplasti (LAUP)” adı verilen bu cerrahi yöntemle yumuşak damaktaki dokular yeniden şekillendirilmekte ve horlama önlenebilmektedir. Bu ameliyatın başarı oranı %85-90 arasındadır.

Ameliyatta, lazer ışını ile yumuşak damaktaki dokular dikkatle küçültülmekte ve zamanla dokuların iyileşip gerginleşmesiyle uyku sırasındaki titreşimleri, yani horlama ortadan kalkmaktadır. Ameliyatta lazer ışınının kullanılmasının nedeni, lazerin yumuşak dokuları kanamaya neden olmadan kesme yeteneğinin bulunmasıdır.

Ameliyat yaklaşık yarım saat sürmekte ve boğazı uyuşturacak şekilde lokal anestezi ile yapılmaktadır.

Pek çok hastada bir kez tedavi ile istenen sonuç alınmaktadır; ancak, bazı hastalarda ameliyatın en erken dört hafta aralıkla olmak üzere tekrarlanmasına ihtiyaç duyulabilir. Bazı hastalarda horlama tamamen ortadan kalkmasa bile, şiddeti azalmaktadır.

LAUP ameliyatını takip eden birkaç gün ile iki hafta arasında boğaz ağrısı hissedilmekte ve ağrı kesici ilaçlarla kontrol altına alınmaktadır. Hastaların çoğu birkaç gün içinde normal hayatlarına dönmekte ve çalışmaya başlayabilir hale gelmekte, sadece ağır kaldırma gibi zorlayıcı bedensel faaliyetlerden kaçınmaları istenmektedir.

Ameliyatın etkilerinin görülme zamanı kişiden kişiye değişmektedir. Bazı hastalarda sonuç hemen alınmakta, ameliyatın yapıldığı gün horlama kesilmektedir. Diğer hastalarda, ameliyatın sonucu bir aya kadar ortaya çıkmakta ve kesinleşmektedir. (Bakınız, Horlamayı Hafife Almayın!)

LAUP İçin Uygun Bir Aday Olup Olmadığınızı Nasıl Anlayacaksınız?

Öncelikle muayene olmanız gerekir. Doktorunuz horlamanız, burun tıkanıklığı ve genel sağlık durumunuz ile ilgili bilgilere ihtiyaç duyacaktır. Daha sonra baş ve boyun bölgesine ağırlık verilen muayeneniz yapılacaktır.

Bundan sonra muhtemelen, “obstrüktif uyku apnesi” bulunup bulunmadığını araştırmak üzere uyku laboratuarında bir uyku çalışması yaptırmanız istenecektir.

Uyku çalışması, uyku laboratuarında bir gece geçirmenizi ve bu sırada beyin dalgaları, kalp atımları, kandaki oksijen miktarı, solunum düzeni gibi verilerin kaydedilmesini gerektirmektedir. Bu uyku çalışmasını takiben, doktorunuz LAUP da dahil olmak üzere olası tedavi seçeneklerini belirleyecektir.

“Obstrüktif Uyku Apnesi” Nedir?

Obstrüktif uyku apnesi (OUA) ciddi bir hastalık durumudur. Trafik kazalarının önemli bir oranında sürücülerde uyku apnesi bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu kişilerde kalp yetmezliği, felç ve ölüm olasılığının da yüksek olduğu bilinmektedir.

Obstrüktif uyku apnesi (OUA), uyku sırasında solunumun bir süre için durması ve bu sırada vücudun solunum için aşırı çaba göstermesidir. Bu kişilerde solunum yolunda hava akımının durmasına neden olan tıkanıklığın boğazda olduğu bilinmektedir.

Hastalar genellikle şişman, orta yaşta ve horlayan erkeklerdir. Sıklıkla horlama ve uykudaki solunum duraklamalarının farkında olan hastanın kendisi değil, hastanın eşidir.

OUA'nın diğer belirtileri gündüz saatlerinde uyuklama, sabah baş ağrıları, yüksek tansiyon, kişilik değişiklikleri ve kalp ritminde değişikliklerdir.

OUA teşhisi, bir uyku çalışması ile koyulur. Tedavi planı ise her hastanın belirtileri, uyku çalışması sonuçları ve muayene bulgularına göre düzenlenir. Uyku apnesinde dört temel tedavi seçeneği vardır:

Uyku apnesini artıran faktörlerin (alkol, sakinleştirici ilaç kullanımı gibi) belirlenmesi ve önlenmesiyle birlikte kilo verme; İlaç tedavisi;

CPAP ve BiPAP adı verilen, uyku sırasında ağız veya burun üzerine yerleştirilen cihazların kullanılması; Cerrahi tedavi.

Источник: //www.hekimim.com/merak-ettikleriniz/horlama-ve-tedavisi.html

Horlama Neden Olur? Horlama Tedavisi, Horlama Protezi, Horlamayla ilgili her şey.

Horlamanızı Tedavi Ettirin

Siteme hoşgeldiniz, bu yazıyı okuyorsanız horlama probleminiz var ve hemen bu can sıkıcı horlamanın çözümlerinden horlama aparatı, horlama apareyi veya horlama protezine ulaşmak istiyorsunuz. Hemen horlama nedir tanımını yapıp horlama tedavisi hakkında merak ettiğiniz soru ve cevaplara geçeceğim.

Horlama nedir?

Üst solumun yollarındaki hava yollarının gevşemesi sonucunda ve kas mekanizmasının bozulması sonucu nefes alıp verirken havanın daralmış dokulardan geçerken oluşturduğu titreşim sonucu çıkan sese horlama denir. Horlama ilk başlarda tehsiz bile gözükse tedavi edilmezse uyku apnesine doğru ilerler.

Kabul edileceği üzere horlama kendinize itiraf edemediğiniz ve kendi kendinize fark etmediğiniz bir hastalıktır.

Bunu anlamak için çevrenizdekiler size yetmiyorsa, gün içi uykusuzluk, iş kazaları, performansta azalma, depresyon, karamsarlık ve yaşam kalitesinde düşüş gibi olaylara çok başınıza geliyorsa sizde horlama sebepleri vardır diyebiliriz.

Ayrıca nefessizlik sonucu kandaki oksijen miktarı düşecek ve hipoksi nedeniyle vücutta oksijenlenme sorunu olur bu da başka hastalıklara zemin hazırlar.

Horlama Nedenleri? Horlamanın Sebepleri?

Horlamanın nedenlerini sıralayacak olursak fazla kilo, ağız açık uyuma, ağız solunumu yapma, kirli hava gibi sebepler horlamayı tetikler ayrıca bazı ilaçların kullanımı da horlamaya neden olmaktadır.

Horlama Tedavisi , Horlamaya ne iyi gelir, Horlama önleyici çözümler

Horlama giderici olarak burun içinde tıkanıklık varsa kulak burun boğaz doktorları tarafından tedavi gerekir ama sorun hemen horlama çözülmeyebilir ve kalıcı bir horlama giderici olma ihtimali yüzde 1 civarındadır.

Horlama aparatı eczane de satılan burun üzerine yapıştırılan band kullanımı da tedaviye % 10-20 arasında katkı sağlamaktadır.

En önemli horlama çaresi risklerden kaçınarak hayatınızı düzene sokmaktır. Bunu sağlamak için kilo kontrolü, spor yapmak, stresten, sigara ve alkolden uzak durmak gerekir. Ayrıca horlama yastığı diye de adlandırabileceğimiz iyi bir yastık almak horlama engellemede iyi bir başlangıç olacaktır.

Horlama protezi, biz diş hekimleri tarafından alt çenenize özel pozisyon vererek horlama çaresi olarak yaptığımız protezlerdir. Ve hemen etkisini görmeye başlayacağınız horlama apereyi sayesinde daha dinlenmiş uyanacaksınız.
Horlama protezinin ön tarafında nefes almak için açıklık bulunur.Horlama Apareyi şeffaftır.Horlama Protezi alt çeneyi öne getirip yutak bölgesinde rahat hava giriş çıkışı sağlar.

Horlama protezini bir boksör dişliğine benzetebiliriz. Geceleri kullanılan horlama protezi alt ve üst dişlere oturarak alt çeneyi belli bir oranda önde konumlanmasını sağlar böylelikle hava yolunu açarak horlama ve uyku apnesini engellemeye yardımcı olur. Horlama protezi kişinin kendi ağız yapısı ve hastalık derecesine göre tasarladığı için kullanımı rahattır ve oldukça etkilidir.

Horlama Protezi Nasıl Yapılır?

Öncelikle klinik muayene yapılarak hastamızın horlama apareyi tedavisine uygun olup olunmadığına bakılır ve sonrasında ölçü alınarak laboratuvara gönderilir.

Horlama Aparatı, Horlama Protezi Avantajları

Hemen etkisi görülür ve horlama sorunu çözülür.

Horlama diş protezi yapılırken herhangi bir cerrahi müdahale olmaz.

Cerrahi müdahaleye göre horlama aparatı fiyat olarak daha uygundur.

Daha küçük bir yapısı vardır.

Horlama protezi kişinin horlamasını ve uyku apnesini engelleyerek daha kaliteli bir uykuya sahip olmasını sağlar. Böylelikle kişi daha dinlenmiş bir şekilde ve daha dinç bir şekilde uyanır.

Gördüğünüz gibi horlama protezi oldukça küçüktür.Tamamıyla ağız içersinde kalır.Alt ve üst dişlere oturur ve alt çeneyi belli bir oranda önde tutarı sadece dişlere oturduğu için kullanımı oldukça rahattır.

Protezin en büyük başarısı kullanıldığı ilk geceden itibaren horlama ve uyku apnesini engellemesidir.Bununla beraber çok küçük olduğu için taşınması kolaydır.Dişlere oturduğu için bulantı refleksine neden olmaz.Bunun için kullanımı rahattır.

Ayrıca acısız bir yöntemdir.

Horlama Ağız Aparatı, Ağız Apareyi Nasıl Tedavi Eder?

Hava yolunu açarak uyku esnasında rahat nefes almayı sağlar ve horlamaya iyi gelir.

Güçsüzleşen kasların hareketini arttırarak horlamaya çözüm sağlar.

Uyku esnasında alt çeneyi doğru konumda tutan horlama protezi sayesinde düzenli bir uyku sağlanır.

Bu kadar yazıdan sonra sizleri en çok sorulan sorularla baş başa bırakıyorum;

Uyku Apnesi ve Horlama Arasındaki Fark Nedir?

Horlama ve uyku apnesinin nedenleri aynı olmakla beraber uyku apnesi horlamanın daha ciddi bir halidir.Horlamada az da olsa hava akışı  varken,uyku apnesinde bu tamamen durmaktadır.Bu nedenle uyku apnesi horlamaya göre daha ciddi hastalıktır.En kısa sürede tedavi edilmesi gerekmektedir.

Uyku Apnesi Ölümcül mü?

Amerikan uyku akademisine göre uyku apnesi hayati riske eden ciddi bir hastalıktır ve uyku apnesi olan kişilerde ölüm riski olmayanlara göre daha fazladır. Bundan dolayı uyku apneniz varsa en kısa sürede tedavi olmanız gerekmektedir.

Horlama Protezi, Horlama Apareyi, Ağız Apereyi Kesin Çözüm mü?

Sorudaki isimlerin hepsi aynı protezden bahseder ve evet horlama protezi oldukça etkilidir ve neredeyse başarı oranı % 85-90’dır. Kullanıldığı ilk geceden itibaren horlama protezinin horlama tedavisini başarıyla yapacağını söyleyebiliriz.

Horlama Protezi Kişiye Özel mi Yoksa Standart mı?

Horlama protezindeki tedavinin başarısındaki sır.Protezin kişiye göre tasarlanmasından kaynaklanmaktadır.Yani kişinin göz yapısı ve hastalık derecesine göre protez tasarlanmaktadır.

Horlama Protezi için Yaş Sınırı Var mı?

Horlama aparatı çeneye özel ve sert bir madde olduğu için çene gelişimini tamamlamış 18 yaşından büyük olan herkese horlama apareyi takılabilir.

Horlamanın Tedavisi Var mı?

Horlama oksijensizliğe neden olduğu için ciddi bir hastalıktır ve hemen tedavi edilmesi gerekmektedir ve anlattığımız üzere horlamaya çözüm vardır.

Horlamanın Belirtileri ve Zararları

Horlama teşhisi zor olan bir hastalık değildir. Bir kişi her gece yüksek sesle horluyorsa ve yan yatarken bile horluyorsa bu kişide horlama hastalığı var demektir.
Peki horlamanın bize verdiği zararlar nelerdir.

vardır çünkü geceleri rahat nefes alınmadığı için bu kişinin oksijen seviyesinin düşmesi özellikle kalp ve damar sisteminde olumsuzluğa neden olur.Her gece tekrarlayan bu durum kişide hiper tansiyon, kalp krizine neden olabilir.

Bunun dışında beyin oksijensizleşmesi olabilir felce sebep olabilir.

Uyku Apnesi Teşhisi Nasıl Konulur?

Uyku apnesinin teşhisini koymak aslında zor değildir. Geceleri yüksek sesle horlamaya eşlik eden nefes durması ve gün içerisinde gözlenen uyku atakları uyku apnesinin belirtileridir. Bununla beraber uyku testleri ise uyku apnesinin teşhisinde en güvenilir yöntemdir.

Uyku Apnesi Derecesi Var mı?

3 dereceye ayrılır; basit, orta ve ağır şiddetli olarak üçe ayırabiliriz.Horlama protezi her tür durumda da etkilidir.

Horlamanın Sebepleri Nelerdir?

Horlama uyku sırasında yutak bölgesindeki kasların normalden daha fazla gevşeyerek hava yolunun daralmasıyla oluşur.Bunun nedenlerine baktığımızda birçok nedeni görebiliriz.En çok karşılaştığımız neden kilodur.Çünkü kilolu olan kişilerde boyun bölgesinde yağlanmadan dolayı hava yolu daralmıştır.

Bunun yanında alt çenesi normalden küçük olan kişilerde horlama çok daha fazla gözlemlenmektedir.Alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıklar horlamaya neden olabilmekte.Yapılan çalışmalara göre sigara ve sigara ve alkol kullananlar kullanmayanlara göre horlamaya yakalanma riski 4 kat daha fazladır.

Uzun süreli antidepresan kullanan kişilerde horlama ve uyku apnesi de sıkça gözlemlenmektedir.

Horlama Protezi Kesin Çözüm mü?

Horlama protezi oldukça etkili bir yöntemdir çoğu zaman horlamayı tamamen keser.Bununla beraber en az %80-90 oranında hem horlamayı hem uyku apnesini azaltır.

Uyku Apnesiyle Kilo Arasında İlişki Var mı?

Uyku apnesi ve kilo arasında paralel bir ilişki vardır.Aslında bu bir kısır döngüdür çünkü kilolu olan kişilerde uyku apnesi gözlemlenmekle beraber uyku apnesi olan kişilerde de kilo problemi gözlenebilir.

Bunu şöyle açıklayabiliriz; Kilolu olan kişilerde gırtlak bölgesi dar olacağı için bu tıkanmaya sebep olarak uyku apnesine neden olur.

Uyku apnesi olan kişilerde ise sürekli yorgun bitkin aynı zamanda vücutlarındaki oksijen miktarı yetersiz olduğu için çok daha rahat hızlı bir şekilde kilo aldırabilmektedir.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku sırasında nefesin aralıklı olarak durmasıdır. Bu süre 90 saniye ve üzerine çıkabilmektedir ve çok tehli sonuçlar ortaya çıkabilir.

Uyku Apnesi Olup Olmadığımızı Nasıl Anlayabiliriz?

Uyku apnesinin 3 tane ana belirtisi vardır. Yüksek sesli horlama ,nefesin durması, gün içerisinde yorgun ve uykulu olma hali.

Uyku apnesi olan kişilerde geceleri kaliteli bir uyku uyuyamadıkları için sabahları yorgun ve bitkin uyanırlar. Boyun bölgelerinde terleme vardır bununla beraber gün içerisinde ciddi uyku atakları gözlenir.

Sabahları kalktıklarında baş ağrısı da sıkça gözlemlenen bir durumdur.

Uyku Apnesi Sosyal Hayatımı Nasıl Etkiler

Uyku apnesi sosyal hayatımızı da etkilemektedir. Uyku apnesi olan kişilerde depresyon oldukça gözlemlenen bir durumdur. Ayrıca bu kişilerde unutkanlık ve konsantrasyon yetersiziliği olduğu için işlerinde de verimsizliğe neden olabilmektedir. Bu da kişinin hem özel hayatını hem iş hayatını çok fazla etkilemektedir.

Uyku Apnesi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Günümüzde bilimsel olarak uyku apnesinin 3 türlü tedavi yöntemi vardır. Birincisi cerrahi müdahale; bu küçük dil ve yumuşak damağa yapılan operasyon içerir. Diğer bir yöntem ise cpap maskeleridir.

Hava üreten bir kompresöre takılan bir maskeyle kişinin tıkanması engellenmeye çalışılır. Diğer bir yöntem ise horlama protezidir geceleri kullanılan horlama protezi ile horlama ve uyku apnesi engellenir.

Burun Bandları İşe Yarar mı?

Horlama yutak bölgesinde meydana geldiği için buruna takılan aparatların yada bantların herhangi bir tedavi edebileceği etkisi yoktur.Horlama önemsenmesi gereken bir hastalık olduğu için bu tür durum , bantları gibi netice alınamayacak tedavilere başvurmak sadece bize zaman kaybına neden olmaktadır.

Uyku Apnesine Cerrahi Müdahale ile İlgili Ne Düşünüyorsunuz?

Cerrahi müdahale tek başına alternatif değilidir. Çünkü genellikle cerrahi müdahale sonrası nüks oldukça karşılaşılan bir durumdur. Cerrahi müdahale horlama protezi olan tedaviyi veya cpap maskesi olan tedaviyi desteklemek amacıyla yapılırsa etkilidir.

CPAP Cihazı Nedir? Tedavi Nasıl Olur?

Cpap cihazı horlama ve uyku apnesinde oldukça etkili bir yöntemdir.Kompresörden üretilen hava maske yardımıyla ağız ve buruna ordan da yutak bölgesinden geçerek ciğerlere ulaşılması sağlanır. Böylelikle tıkanma ve horlama engellenir.

Cnap cihazı oldukça etkili yöntem olmakla birlikte kullanımı zordur. Çünkü cihazın sürekli hava üflemesi kişinin uyumasını zorlaştırır.

Aynı zamanda sırtüstü yatılmasını gerektirir ve cihazın çıkarttığı ses de kişinin yanında uyuyanları rahatsız etmektedir.

Источник: //hamzakeskin.com/horlama-tedavisi-horlama-protezi-13320.html

Horlama Tedavisi

Horlamanızı Tedavi Ettirin

Horlama solunum yollarındaki hava pasajının yeterli açıklıkta olmadığına işaret etmekte olup, oldukça şiddetli bir horlama dar bir alandan hava geçişinin zorlanarak yapıldığını göstermektedir. Yetişkinlerin %10 ile %30’unda horlama görüldüğü tahmin edilmektedir.

Bu kişilerin çoğunda horlama basit horlama adı verilen ciddi sağlık problemlerine yol açacak boyutta değildir.

100 kişiden yaklaşık beşinde şiddetli horlama ile birlikte uykuda nefes durmalarının, dolayısıyla obstrüktif uyku-apne sendromu adı verilen hastalığın var olduğu öngörülmektedir.

Uyku Apne Sendromu

Normal çocuk ve erişkinlerde solunum yolunu açık tutan kasların kasılmasıyla üst solunum yolu açık kalır. Bu kasların uykuda gevşemesi ile birlikte üst solunum yolunda hafif bir daralma meydana gelir, ancak bu durum hava geçişinde problem yaratacak düzeyde olmaz.

Oysa uyku-apne sendromunda uykuda üst hava yollarında ortaya çıkan daralma solunumu ciddi düzeyde güçleştirir. Bu bölgedeki daralma ki bu zaman zaman tam kapanma da olabilir, beyinde solunumun güç yapıldığına dair uyarılmaya sebep olarak solunum eforunun giderek artmasına yol açar.

Bu olayların solucunda beyinde uyanıklık reaksiyonu meydana gelir ve uyanıklıkla birlikte solunum kasları aktifleşerek üst solunum yolunun açılmasını sağlar. Bu rahatlamayla birlikte tekrar uykuya dalmak mümkün olur. Solunumdaki zorlanma ve rahatlama ile karakterize bu döngü gece içerisinde uykunun sürekli bölünmesine neden olarak sabah yorgun uyanmaya yol açar.

Bir kişinin uykuda tıkanması, gece içerisinde sürekli uyanıklıklar yaşaması ve ertesi gün yorgun ve uykulu olması haline “Obstrüktif Uyku-Apne Sendromu” adı verilmektedir.

Uyku apnesi iki türdedir:

  • Tıkayıcı tipte uyku apnesi. Daha sık rastlanan bu apne türünden boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesi sorumludur.
  • Merkezi uyku apnesi. Bu tür apne beyinin solunumu kontrol eden kaslara doğru sinyaller göndermemesi sonucunda görülür.

Belirtileri

  • Gündüz uyuklama
  • Şiddetli horlama
  • Uyku sırasında solunum duraklamasının başkaları tarafından gözlenmesi
  • Solunum güçlüğü ile uyanma
  • Ağız kuruluğu ve boğaz ağrısı ile uyanma
  • Sabah baş ağrıları

Nedenleri

Tıkayıcı tipte uyku apnesi boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesi sonucunda oluşur. Bu kaslar yumuşak damağa, küçük dile, yutağa ve dile aittir. Bu kaslar gevşediğinde nefes alma sırasında hava yolu daralır ve bir süre için solunum durur.

Bunun sonucunda kandaki oksijen miktarı azalır, beyin bu azalmayı algılar ve uyku derinliğini azaltarak hava yolunun tekrar açılmasını sağlamaya çalışır.

Uyku derinliğinin azalmasını takiben bazı kişilerde bir iki kısa derin nefes alma ile bazı kişilerde ise şiddetli horlama ve yutkunma sesleri ile solunum tekrar başlatılır. Bu durum bütün gece saatte 20-30 kere tekrarlayabilir.

Bu derecede uyku apnesi olduğunda derin uykuya geçmek hiç mümkün olmaz, kişi bütün uykusunu solunum çabası içinde geçirir ve gündüz uyuma ihtiyacı duyar. Uyku apnesi olan kişiler genellikle uykularının bölündüğünün farkında değildir ve iyi uyuduklarını zannederler.

 Merkezi tipte uyku apnesi çok daha nadir görülür ve beyinin solunumu kontrol eden kaslara doğru sinyaller göndermemesi sonucunda ortaya çıkar. Kanda karbondiositin artması ve oksijenin azalması uyanma ile sonuçlanır. Merkezi tipte uyku apnesi olan hastalar uyanma dönemlerini tıkayıcı tipte apnesi olan kişilere göre daha fazla hatırlarlar.

Risk Faktörleri

Tıkayıcı tipte uyku apnesi

  • Kilo fazlalığı: Boyunun kısa ve kalın olması boğazda hava yolunun daralmasına neden olur. Kilo fazlalığı nedeniyle boynun ve boğaz çevresindeki yağ dokusunun artması uyku apnesini şiddetlendiren önemli bir etkendir. Boyun çevresinin, yani gömlek yakası numarasının erkeklerde 43 cm’den, kadınlarda 40 cm’den fazla olması uyku apnesi için risklidir. Ancak uyku apnesi zayıf kişilerde de görülebilir.
  • Büyümüş bademcikler ve geniz eti varlığı: Bademciklerin normalden büyük olması ve geniz eti bulunması daha çok çocuklarda görülen uyku apnesinin nedenidir; ancak bazen erişkinlerde de sorumlu olabilir.
  • Boğazın dar yapıda olması: Bazı kişilerde boğazın şekli doğuştan dar yapıda olabilir.
  • Erkek cinsiyet: Uyku apnesi erkeklerde kadınlardan iki kat sık görülür. Ancak, kilo fazlası olan kadınlarda da sık görülmektedir.
  • Yaş: Uyku apnesi orta yaş üzerindeki erişkinlerde gençlere göre 2-3 kat daha sıktır.
  • Alkol, sakinleştirici ve uyku ilaçlarının kullanımı: Bu maddeler boğaz kaslarının uyku sırasında gevşemesine neden olurlar.

Merkezi uyku apnesi

  • Beyin felci veya tümörleri: Bu sorunların varlığında beyinin solunum ritmini ayarlama fonksiyonu bozulabilir.
  • Kas ve sinir sistemi hastalıları: Beyin sapı ve omurilikle ilgili sinir sistemi hastalıklarında veya bütün kas sistemini etkileyen bazı hastalıklarda uyku apnesi görülebilir.
  • Yüksek rakım: Alışkın olduğunuzdan daha yüksek rakımdaki uykuda apne riski artar.

Her iki apne türünde de kalp yetmezliği ve hipertansiyon gelişme riski vardır. Apne sırasında kandaki oksijenin ani düşmeleri kan basıncının artmasına, kalp ve damar sisteminin zorlanmasına neden olur.

Bunun sonucunda da beyin kanamasına bağlı felç ve kalp yetmezliği gelişme riski artar.

Kalp hastalığı olan kişilerde uyku apnesinin neden olduğu oksijen düşüşleri kalp krizine bağlı uykuda ani ölüm riskini artırmaktadır.

Ne zaman hekime başvurmalısınız?

  • Horlamanız başkalarını veya sizi rahatsız edecek derecede şiddetliyse
  • Uykudan nefes alma güçlüğü ile uyanıyorsanız
  • Uyku sırasında nefes almanızın durakladığına tanık olunuyorsa
  • Gündüz uyuklamaları oluyorsa (örneğin işte çalışırken, televizyon seyrederken, okurken, otobüste, araba kullanırken)
  • Birçok kişi horlamanın ciddi bir sorunun işareti olduğunu bilmez; ayrıca uyku apnesi olan kişilerin hepsinde horlama da yoktur. Horlama çok şiddetli ise, horlamalar arasında sessiz dönemler varsa ve bunlar özellikle sırtüstü pozisyonda uyurken oluyorsa doktora muayene olmanız gerekir.

Değerlendirme ve tanı

Uyku apnesinin nedeni ve yol açtığı sorunlar birden çok sisteme ait olabildiği için KBB, Göğüs Hastalıkları, Kardiyoloji ve Nöroloji uzmanlarının ayrı ayrı değerlendirmeler yapması gerekebilir. KBB uzmanının değerlendirmesi muayene ile başlar.

Bu muayenede doktorunuz burundan başlayarak nefes borusuna kadar havanın geçtiği alanlarda daralmaya neden olabilecek şekil değişikliklerini arayacaktır. Bundan sonra, bir uyku çalışması (polisomnografi) ile uykuda vücudun çeşitli fonksiyonlarının kaydedildiği bir incelemenin yapılması gerekir. Uyku çalışması, bir uyku laboratuarlarında veya evde yapılabilir.

Uyku çalışmasında vücudunuzdan bir cihaza bağlanan kablolar ile uyku sırasındaki solunum ve dolaşım faaliyetleri, beyin dalgaları, burun ve ağızdan geçen hava akımları, kol ve bacak hareketleri, kandaki oksijen düzeyi, horlama sesi, vücut pozisyonları gibi bir çok kriter sürekli kaydedilir ve inceleme sonunda bilgisayarlı sistemlerde değerlendirilir.

 Doktorunuz ayrıca hava yolunun dar bölgelerini değerlendirmek ve üzerinde ölçümler yapmak için sizden “sefalometri” adı verilen özel bir röntgen filmi isteyebilir.

Uyku apnesinin neden olduğu sorunlar

  • Kalp ve damar sistemi sorunları: Apne sırasında kandaki oksijenin ani düşmeleri kan basıncının artmasına, kalp ve damar sisteminin zorlanmasına neden olur. Uyku apnesi olan kişilerin hemen yarısında hipertansiyon vardır ve bu da kalp yetmezliği ile beyin kanaması riskini artırır.

    Kalp hastalığı olan kişilerde uyku apnesinin neden olduğu oksijen düşüşleri kalp krizine bağlı uykuda ani ölüm riskini artırdığı bilinmektedir.

  • Gündüz uyuklama: Uykudaki bölünmeler nedeniyle derin bir gece uykusu mümkün olmadığında gündüz uyuklamaları, halsizlik ve sinirlilik görülür.

    Uyku apnesi olan kişiler işte çalışırken, televizyon seyrederken, okurken, otobüste ve hatta araba kullanırken uyuklayabilirler. Uyku apnesi olup araç kullanan kişilerde trafik kazası geçirme riski 3 ile 5 kat arasında yükselir. Çocuklardaki uyku apnesi genellikle okul başarısındaki düşme ile kendini gösterir.

  • Başka nedenlerle yapılması gerekebilecek tıbbi tedavilerle ilgili sorunlar: Tıkayıcı tipte uyku apnesi olan kişilerde başka nedenlerle yapılması gerekebilecek ameliyatlarda genel anesteziyle ilgili solunum sistemi sorunları ile karşılaşılabilir.

  • Eşle ilgili sorunlar: Uyku apnesi ile birlikte şiddetli horlama da varsa yatak partnerinin uyuyamaması, hatta oda değiştirmesi gibi sosyal bir sorun da ortaya çıkar.
  • Beyin faaliyetleriyle ilgili sorunlar: Uyku apnesi olan kişiler unutkanlık, yorgunluk ve bezginlik, geceleri sık idrara çıkma ve impotans sorunları yaşayabilirler. Çocuklarda hiperaktivite ve dikkat bozukluğu sendromu görülebilir.

Yapılması gerenler

  • Kilo fazlanız varsa zayıflayın. Kilo fazlası olan kişilerde zayıflama, apnenin önemli oranda azalmasını sağlamaktadır.
  • Alkol, sakinleştirici ve uyku ilaçlarını kullanmaktan kaçının. Bu maddeler boğazdaki kasların gevşemesine neden olarak solunumu etkilerler.

  • Yan veya yüzükoyun yatarak uyuyun. Sırtüstü yatmak dilin ve yumuşak damağın geriye sarkarak hava yolunu daraltmasına neden olur.

    Uyku sırasında farkında olmadan sırtüstü pozisyona gelmeyi engellemek için pijama pantolonunun bel kısmının içine bir masa tenisi veya tenis topu koyulması fayda sağlamaktadır.

  • Burun tıkanıklığına neden olan sorunlarınızı tedavi ettirin .

    Allerji, burun bölmesinin eğri olması (septum deviasyonu), burun kanatlarının gerginliğinin düşük olması, burundan rahat solunuma engel olarak kişiyi ağızdan solumaya zorlayan ve apneyi artıran sık nedenlerdir.

Tedavi

Uyku apnesi çoğunlukla kendiliğinden düzelmez. Tedavisinde kullanılan bir çok yöntem vardır. Hava yolunu açmak için çeşitli araçlar kullanılabilir. Bazı durumlarda da ameliyatlarla tedavi daha iyi sonuçlar verir.

Tıkayıcı tipte uyku apnesinde tedavi:

1. PAP cihazları: Tıkayıcı uyku apnesinde en etkili tedavi yöntemi, burun üzerine yerleştirilen bir maske aracılığıyla solunum yoluna basınç veren bir cihazla uyumaktır. Çalışma prensiplerine göre CPAP (continuous positive airway pressure, biPAP (bilevel positive airway pressure), aPAP (automatic positive airway pressure) isimleri verilen verilen farklı türleri vardır.

2. Cerrahi tedaviler: Uyku apnesinde cerrahi tedavilerin amacı hava yolunu kapatan dokuların alınması, küçültülmesi, veya gerginleştirilmesidir.

Faringoplasti ameliyatları: Çoğunlukla genel anestezi altında yapılan ameliyatta küçük dil, yumuşak damak ve bademcikler çevresindeki dokulara yeniden şekil verilir. Çoğu zaman bu işlemlerle birlikte bademcikler de alınır. Ameliyat sonrasında iyileşme genellikle 4-6 haftada tamamlanır. Bu ameliyatlar uyku apnesinin cerrahi tedavisinde en sık kullanılan yöntemlerdir.

Radyofrekans cerrahisi (RF): Uyku apnesinde çoğunlukla diğer cerrahi yöntemlere yardımcı olarak kullanılan bu yöntemde yumuşak damağın gerginleştirilmek istenen bölgelerine ve gerekiyorsa dilin arka kısmına özel bir cihaz ile radyo dalgaları uygulanır.

Radyo dalgalarının yumuşak damak dokusu ve dil içinde oluşturduğu etki zamanla damağın gerginleşmesini ve dil kökünün küçülmesini sağlar.

Her uygulamada tedavi etkisinin ortaya çıkması için 6 hafta geçmesi gerekir ve 3 ay aralıklarla olmak üzere birkaç uygulama tekrarı gerekir.

Yumuşak damağa radyofrekans uygulama yöntemi

Yumuşak damağa radyofrekans uygulama bölgeleri

Dil köküne radyofrekans uygulama bölgeleri

Dil kökünü öne çekmeye yönelik ameliyatlar: Bu ameliyatlar dil kökünün hava yolunu tıkadığı hastalarda dil kaslarının bağlı olduğu hyoid kemiğin veya çene kemiğinin bir parçasının öne çekilerek solunum yolunun genişletilmesini sağlar.

Diğer yardımcı cerrahiler: Burun bölmesi eğriliğinin (septum deviasyonu ) düzeltilmesi, müzmin sinüzitin cerrahi tedavisi , büyük bademciklerin (tonsillektomi) ve varsa geniz etinin alınması (adenoidektomi), çene yapısında bozukluk varsa çene kemiklerinin pozisyonunu düzeltici cerrahiler uyku apnesini tedavi etmek amacıyla kullanılmaktadır.

Trakeotomi: Bu cerrahi yöntem ancak diğer tedavi yöntemleri işe yaramadığında ve hayati tehdit oluşturacak derecede şiddetli uyku apnesinde nadiren kullanılır.

Boyundan nefes borusuna açılan bir delik ve bunun içine yerleştirilen bir kanül aracılığıyla nefes alınması sağlanır.

Gündüz kapatılabilen bu açıklık uyurken havanın tıkanan boğaz bölgesine uğramadan doğrudan nefes borusuna ulaşmasını sağlar.

3. Ağız içi aparatlar: Dental aparatlar alt çeneyi ve dili öne çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçlayan, sadece hafif dereceli apnede kullanılabilen protezlerdir. Bu protezlerin her gece uykuda ağza takılması gerekir ve her hastanın diş kalıbı alınarak o hasta için özel olarak üretilirler.

Источник: //hisarhospital.com/bolumler/horlama-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть