İçinizdeki Balon Sessizce Patlayabilir!

İçinizdeki balon sessizce büyür, hayatınızı tehdit edebilir! Abdominal aort anevrizması

İçinizdeki Balon Sessizce Patlayabilir!

Bornova Belediyesi Nikah Salonu’nda halkın yoğun ilgisiyle düzenlenen toplantıda Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Anıl Z. Apaydın ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Uzm. Dr. Serkan Ertugay konuşmacı olarak yer aldı.

Sinsi ve ölümcül bir hastalık: Abdominal Aort Anevrizması

Panelde Abdominal Aort Anevrizmasının yarattığı riskler ile ilgili konuşan Prof. Dr. Anıl Apaydın, şu uyarıları yaptı: “Bu hastalık sinsi bir damar büyümesi, yani karın ana damarının balonlaşması. Tıbbi olarak ‘Abdominal Aort Anevrizması’, patladığı zaman çok ölümcül tabloya yol açan bir hastalık. Dernek olarak bir farkındalık projesi başlattık.

Aort damarı neden yırtılır? Korunmak için neler yapmak gerekir?

Bu sessizce büyüyen balonlaşmanın patlamadan önce saptanmasına yönelik farkındalık oluşturmak istiyoruz. Bu hastalıkta özellikle risk altında olan kişiler; 65 yaş üstü, erkek ve sigara içen kişiler. Hastalık, ultrason yöntemi ile kolaylıkla saptanabiliyor. Eğer balonlaşma var ise çapına göre izlem ya da ameliyat öneriliyor. Balonlaşma yoksa bir daha tetkike gerek kalmıyor.

Yüzde 75’inde belirti göstermiyor

Dünya üzerindeki istatistiklere bakıldığında her 65 erkekten birinde bu hastalığın bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Apaydın, “ABD’de her yıl 200 bin kişide karın ana damarı balonlaşmasının saptanmaktadır. Bu kişilerin 15 bininde balonlaşmanın patlama riski olmaktadır.

Bunu ülkemiz nüfusuna oranladığımızda yaklaşık 3 bin 600 kişide bu riskin olduğunu tahmin ediyoruz. Bu hastalık, kişilerin %75’inde belirti göstermiyor. Sinsice büyüyor. %25’inde belli belirsiz karın ağrıları ile kendini gösteriyor.

Zonklama tarzında ağrılar olabilir, sırt ağrıları olabilir ama büyük ölçüde hiçbir belirti vermiyor” dedi.

Sigaranın, hastalığın riskini büyük oranda artırdığını dile getiren Prof. Dr. Apaydın, şu uyarılarda bulundu: “Sigara içmek bu hastalıkla o kadar ilintili ki, kişinin ömrü boyunca beş paket sigara içmesi bu hastalığın meydana gelmesinde bir risk oluşturuyor.

Aktif sigara içiciliği, bu balonlaşmanın hem büyümesini hem de patlamasını kolaylaştırıyor. Sigarayı bırakmak çok önemli. Sigarayı bıraktığınız andan itibaren bu balonun yırtılması riski belirgin olarak düşüyor.”

Aort diseksiyonu (yırtığı) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

65 yaş üstü özellikle sigara içen erkeklere seslenen Prof. Dr. Apaydın, “Bu çok tehli bir hastalık. Sinsice büyüyor ve kişilerin hayatını tehdit ediyor. Tanınması çok kolay. Ameliyat ve girişimle tedavisi mümkün. 65 yaş üstü erkeklerin, özellikle de sigara içiyorlarsa, ailelerinde bu hastalık varsa basit bir görüntüleme yöntemi ile tetkik yaptırmaları gerektiğini söylüyoruz” dedi.

Pproje ile farkındalık oluşturuluyor

ürk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Üyesi Uzm. Dr. Serkan Ertugay ise, hastalık hakkında farkındalık oluşturmak ve tedavi yöntemlerini anlatmak için dernek olarak çeşitli kampanyalar düzenlediklerini belirtti. Uzm. Dr.

Ertugay, “İnsanları bilgilendiriyoruz ve interaktif bir ortam sunuyoruz. Kişileri bu hastalıkla ilgili farkında olmaya davet ediyoruz ve bunla ilgili gerekirse tetkik yapmaya yönlendiriyoruz. Sosyal medya platformlarında insanlarda farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz.

Reklam kampanyaları oluşturuyoruz, kampanya videosu hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Patlama noktasına gelmeden tetkik yaptırın

Kişilerin, anevrizmanın patlama noktasına gelmeden tetkik yaptırması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Ertugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayede istemediğimiz yüzde 85’lik ölüm riskini azaltmayı hedefliyoruz.

Eğer hasta tetkiki yaptırır ve gerekli olması halinde tedavisini olursa hayati bir riskten kurtulmuş olur. Bilinçli hasta, bir doktor için en iyi hastadır. Hastaların bilinçli olması bizim için çok büyük avantaj.

Kadınlarda hastalığa nadir rastlanıyor ancak eğer mevcut ise anevrizmanın patlama riskinin daha fazladır.”

Sırt ve göğüs ağrısı Aort damar yırtılmasının önemli belirtileri olabilir

Etkinliğe katılan 67 yaşındaki Cavit Çancı da, yakın zamanda Abdominal Aort Anevrizması nedeniyle ameliyat olduğunu belirterek, başından geçenleri şu sözlerle anlattı: “Evde yalnızdım. Aniden karın ve bel ağrısı yaşadım. Çekilecek gibi bir ağrı değildi. Hastaneye kaldırıldım ve hemen müdahale edildi. Ameliyat oldum. Yarım saat daha geç kalsaydım hayatımı kaybedecektim.

Balon patlamış vaziyette hastaneye gelmişim. Daha önce hiçbir belirti hissetmemiştim. Tetkik de yaptırmamıştım. Arkadaşım da bir ay önce aynı hastalığı yaşadı. Sonra da bende ortaya çıktı. İkimiz de şaşırdık. Şimdi sağlığım çok iyi. Operasyon çok güzel geçti. Ölümden döndüm.”

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/icinizdeki-balon-sessizce-buyur-hayatinizi-tehdit-edebilir-abdominal-aort-anevrizmasi/

“İçinizdeki Balona Dikkat” Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği

İçinizdeki Balon Sessizce Patlayabilir!

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği, ölümcül durumlara yol açabilecek “aort” denen büyük atardamarın karın bölgesinde yer alan kısmının balonlaşması hakkında halkı bilgilendirmek ve bu hastalık için risk taşıyan kişilerde farkındalık sağlamak amacıyla “İçinizdeki Balona Dikkat” kampanyası başlattı. 

Aort denilen vücudumuzun en büyük atardamarının karın bölgesindeki balonlaşması, çoğunlukla bir yakınmaya neden olmadan sessizce ilerleyerek, patlayıp kanamaya yol açabiliyor. Bu durumdaki hastaların yaklaşık yüzde 60 ile 80’i hastaneye ulaşamadan kaybediliyor. Ameliyata kadar ulaşabilen hastalar için de ölüm riski yüksek. Aort, en çok sigara içen 65 yaş üzeri erkeklerde görülüyor.

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği tarafından düzenlenen “14. Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Kongresi”, Antalya’da yapılıyor.

Bu yıl 2 bin 600’e yakın hekim, hemşire ve perfüzyonistin katıldığı Kongrede, kalp ve damar cerrahisi konularının yanı sıra, olgular eşliğinde sık karşılaşılan problemler ve hastalıklara yaklaşım ile birlikte tıptaki yeni gelişmeler gözden geçiriliyor.

Son gelişmelere ilişkin konferanslar, dünyadaki kalp ve damar cerrahisindeki son gelişmelerin ana başlıkları oluşturduğu kongrede, alanında uzman Türkiye ve yurtdışından 219 konuşmacı ve 152 oturum başkanı yer alıyor.

Amaç farkındalık oluşturmak!

Kongre kapsamında özellikle ölümcül durumlara yol açabilecek hastalıklarla ilgili toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla bir sosyal sorumluluk projesi başlatıldı.

Amacı, “aort” denilen büyük atardamarın karın bölgesinde yer alan kısmının balonlaşması hakkında halkı bilgilendirmek ve bu hastalık için risk taşıyan kişilerde farkındalık sağlamak olan kampanyanın sloganı ise “İçinizdeki Balona Dikkat” olarak belirlendi.

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Anıl Z. Apaydın, kanamaya yol açmış damar balonlaşması olan tüm hastaların en çok yüzde 10 ile 25’inin taburcu olabildiğine dikkat çekti. Apaydın, “Eğer risk altındaki kişilerde ‘anevrizma’ denilen damar balonlaşması olup olmadığı önceden saptanabilirse, cerrahi girişim ile yaşamsal teh ortadan kalkar.

İngiltere’de 65 yaş üzerindeki her erkek bu hastalığın yakalanabilmesi için tarama programları çerçevesinde kontrole çağrılmaktadır. Aort 65 yaş üstü erkeklerde en çok görülür. Sigara içiyorsanız, riskiniz yüksektir. Kadınlarda risk düşüktür. Tedavisi düşüktür. Çeşitli tedavi yöntemleri var. Geleneksel yöntemde ise açık ameliyat yapılıyor.

Bunun ilaçla tedavisi mümkün değil” dedi.

“Kalp yetmezliğinin ileri evresinde ilaçlar yetersiz oluyor”

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. A. Rüçhan Akar ise kalp ameliyatlarında ekip çalışmasına dikkat çekerek, “Kararları kalp ekibimiz ile birlikte veriyoruz. Kalp yetmezliği toplumsal bir sorun. Çocuklarımızı da ilgilendiriyor. Kalp yetmezliğinin en ileri evresinde ilaçlarda yetersiz oluyor.

Çözüm burada kalp naklidir. 78 milyon ülkemizde 20 bin kişi kalp yetmezliği yaşıyor. 690 hasta kalp nakli listesinde. 144 hasta acil kalp nakli bekliyor. Geçmiş yıllara göre nakilde çok gerilerdeyiz. Eşimizi akrabamıza organlarımızı vermekten çekinmiyoruz. Fakat beyin ölümünden sonra bir karamsarlık oluyor.

Kalp nakil merkezi sayımız şuan için 14 tane” dedi.

“Yoğun bakım süresi ve taburcu olma süresi azalıyor”

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Op. Dr. Murat Sargın ise “Teknolojik aletler gibi, insan eliyle yapılan işlerde küçülüyor. Cerrahinin birçok branşı gibi kalp cerrahisinde de kesiler küçülüyor.

Küçük kesilerle uygulanan teknikler ilk olarak bypass operasyonlarında kullanılsa da erken dönemde bu tekniğin daha çok kapak ameliyatlarında uygulanması yaygın hale geldi. Eskiden ya da halen devam eden kesi yöntemine göre hastaya avantajlar sağlıyoruz.

Küçük kesilerle yapılan tedavilerde yoğun bakım süresi ve taburcu olma süresi azalıyor.” ifadelerini kullandı.

Kalp merkezleri

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ümit Kervan ise Türkiye’de toplam 52 ilde, 274 hastanede aktif kalp merkezi (açık kalp cerrahisi+girişimsel kardiyoloji) olduğunu belirterek, “Ülkemizde 2017 yılında kalp merkezlerinin sayısının 301 olması beklenmektedir.

Bu merkezler toplam 70 milyon 765 bin 602 nüfusa hizmet etmektedir. Türkiye’de 259 bin 852 kişiye bir merkez düşerken, İngiltere’de 1.5 milyon, Almanya’da ise 1 milyon kişiye bir merkez düşmektedir. 1460 civarında kalp damar uzmanımız mevcut. Yaklaşık 600 asistanımız eğitim alıyor.

2015 yılında bu merkezlerde, toplam 76 bin 19 açık kalp ameliyatı yapılmıştır. Bunların yaklaşık 50 bini koroner baypas ve 8 bin 500’ü çocuk kalp ameliyatları oluşturmaktadır.

Her bölgede kalp merkezi olmasına rağmen kalp ameliyatlarının yüzde 61’i İstanbul, Ankara, İzmir, Adana’daki merkezlerde yapılmıştır.” diye konuştu.

Organ bağışı ve asılsız iddialar

Koruyucu tedavi yöntemleri konusunda halkı bilgilendirdiklerini vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Ali Özatik ise “Mutlaka bilimsel verilere dayanarak konuşmalıyız. Hem yazılı hem görsel medyadaki ‘bypas ameliyatları tarihe karıştı’ gibi bilgilendirmeler gerçekler ile örtüşmüyor. Organ bağışında iki önemli faktör var.

Bir tanesi dini faktör bir tanesi de yazılı ve görsel medyada çıkan olumsuz haberler. Bir kişinin organları alındıktan sonra öldürüldüğü yönde çıkan haberler kesinlikle doğru değil. Bu tür bir haber çıktıktan sonra en az 2-3 ay organ bağışı olmayabiliyor. Bazen dizilerde de bu yönde senaryolar olması da kötü etkiliyor.

Organ bağışı konusunda hassas olmalıyız” dedi.

Источник: https://www.gidahatti.com/icinizdeki-balona-dikkat-69275/

İçinizdeki Balon Sessizce Patlayabilir!

İçinizdeki Balon Sessizce Patlayabilir!

Tüm vücuda kan akımını sağlayan aort damarının karın içerisindeki bölümünde meydana gelen balonlaşmaya ‘abdominal aort anevrizması’ deniyor.

Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği, bu hastalıkla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bir kamu spotu hazırladı.

Oyuncu Rasim Öztekin’in yer aldığı kamu spotu filminde özellikle 65 yaş ve üzeri sigara içen erkekler, mutlaka bir uzmana kontrol olmaları konusunda uyarılıyor.

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği, Abdominal Aort Anevrizması (en büyük atardamarın karın bölgesinde balonlaşması) hastalığının erken tanı ve tedavisine yönelik toplumu bilgilendirmek ve kamuoyunda farkındalık oluşturmak amacıyla bir kamu spotu hazırladı.

Sağlık Bakanlığı ve RTÜK tarafından onaylanan, usta oyuncu Rasim Öztekin’in yer aldığı kamu spotu filminde hastaneden taburcu olan bir dede ve onu bekleyen kızı ile torunu rol alıyor.

Filmde gökyüzüne salınan kırmızı bir balona atıfta bulunularak; ‘İçinizdeki balon sessizce büyüyebilir! Patlayabilir! Eğer 65 yaşın üzerindeyseniz, erkekseniz, sigara içiyorsanız kontrol için bir kalp damar cerrahisi uzmanına başvurun’ mesajı veriliyor.

NASIL BİR HASTALIK?

Abdominal aot anevrizması vücudumuzun en büyük atar damarı olan aortun bir hastalığı. Çoğu kişide anevrizma küçük boyutlarda herhangi bir şikayete yol açmadığı için hastalar içlerinde her an patlamaya hazır bir balon taşıdıklarının farkında bile olmuyorlar. Bu tür anevrizmalar başka sebeplerle yapılan görüntüleme tetkikleri sonucu tesadüfen farkediliyor.

Karın veya sırt ağrısı, bacakta ağrı, uyuşma, hissizlik, soğukluk, solukluk ve hareket kaybı gibi belirtiler aort anevrizması habercisi olabiliyor. Karın ağrısı ve hassasiyeti gelişen hastalarda anevrizma boyutlarında yakın zamanda artış meydana gelmiş olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, bu durumun patlama riski açısından dikkate alınması gereken bir şikayet olduğunu belirtiyorlar.

5 SORUDA KARIN ANA DAMARI BALONLAŞMASI

1. ABDOMİNAL AORT ANEVRİZMASI NEDİR?

Aort kalpten aldığı kanı tüm vücuda dağıtan en büyük atardamardır. “Abdominal aort” ise bu damarın karın içerisinde seyreden kısmına verilen isimdir.

AAA olarak da bilinen abdominal aort anevrizması, abdominal aortun damar duvarında genişleme ve balonlaşma meydana gelmesi ile oluşur.

Eğer bu balonlaşmada bir patlama veya yırtık meydana gelirse, bu durum hayatı tehdit edebilen bir soruna yol açabilir. Patlamış bir aort damarı oldukça fazla miktarda iç kanamaya sebep olur.

2. BELİRTİLERİ NELERDİR?

Abdominal aort anevrizması olan çoğu kişide herhangi bir belirti ortaya çıkmaz. Eğer belirtiler ortaya çıktıysa bunlar arasında;

  • Karın veya sırtta ağrı
  • Kalp atımıyla beraber ritmik hareketlenme gösteren karında ele gelen kitle bulunur.

Abdominal aort anevrizması herhangi uyarı bir bulgu vermeden patlayabilir. Bazı hastalarda hastalığın ilk bulgusu patlama olur. Bazı hastalarda ise aort damarının balonlaşan kısmında pıhtılaşan kanın yerinden koparak bacak damarlarını tıkaması ile bacakta ağrı, uyuşma, hissizlik, soğukluk, solukluk ve hareket kaybı gibi belirtilere yol açabilir.

3. TANI İÇİN BİR TETKİK VAR MIDIR?

En sık kullanılan yöntem karın ultrasonudur. Bu test için doktorunuz karnınıza ses dalgaları gönderen bir cihaz ile bakarak aort damarınızın durumunu görebilecektir. Eğer hastalık tespit edilirse özellikle kalp ve damar sağlığınız açısından ek tetkikler yapılması gerekebilir.

4. NEDEN TEDAVİ EDİLMELİDİR?

Eğer anevrizma patlama riski sınırlarındaysa tamir edilmesi en iyi tedavi seçeneğidir. Patlama meydana geldiğinde cerrahi şans, normal şartlarda alınan ameliyatlara göre oldukça düşüktür. Aşağıdaki gibi durumlarda anevrizmanın patlama riski artar;

  • Anevrizma genişliğinin 5.5 cm ve üzerine çıkmış olması,
  • Anevrizma genişliğinde 6 ay içerisinde 0.5 cm veya daha fazla büyüme olması,
  • Kan damarlarını etkileyecek diğer hastalıkların bulunması,
  • Şikayetlerin başlamış olması.

Tamir işleminin riskleri, tedavi edilmemiş bir anevrizmanın getireceği komplikasyon ve ölüm riskleri ile beraber düşünülerek tartılır ve hastanın da hastalığın seyri konusunda bilgilendirilmesi sonrasında yapılacak işleme karar verilir.

5. NASIL TAMİR EDİLİR?

* Geleneksel “açık” cerrahi yöntem: Ameliyat önerildiyse, karın bölgesinden yapılacak bir kesi ile aort damarının balonlaşma gösteren bölgesi çıkarılacak ve yerine içerisinden kanın geçeceği yapay bir damar eklenecektir. Bu yöntemde yapay damar aort damarına dikilir.

Ameliyat sonrası kısa dönem açısından çok az daha risklidir. Cerrahi genel anestezi altında yaklaşık 3-4 saatlik bir işlem ile yapılır. Cerrahi sonrasında yoğun bakımda bir gece takibin ardından hasta 4-5 gün sonra evine gönderilir. Hasta 4-6 hafta içerisinde normal yaşam aktivitesine döner.

* Endovasküler (kapalı) yöntem: Bu yöntemde kasık bölgesinden kan damarlarına girişim yapılarak yapay damar buradan ilerletilir ve bu anevrizmanın olduğu bölgede açılarak işlem tamamlanır. Bu yöntemde yapay damar dikilmez ve aort damarının içine yerleştirilir. Kısa dönemde daha az riskli olmasına rağmen sonrasında bazı tetkikler ile yakın takip edilmesi gereken bir girişimdir.

Источник: https://www.sagligimicinhersey.com/2017/08/saglik-haberleri/icinizdeki-balon-sessizce-patlayabilir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.