İçtiğimiz Suyun Vücuda Faydaları

Suyun Faydaları

İçtiğimiz Suyun Vücuda Faydaları

İnsan vücudunun %50 60 ‘ini, beynin ise % 95’i akciğerlerin %90’ını oluşturan su bir yaşam kaynağıdır. Vücudumuzda ki hiçbir organımız su olmadan faaliyetlerini yerine getiremez ve verimli olarak çalışamaz. Vücudumuzda ki su miktarının % 2 oranında azalması bile yorgunluk, dikkatsizlik ve hastalıkları beraberinde getirir.

Oksijen ve hidrojenden oluşan su kalsiyum, magnezyum, sodyum ve flor ile iyot içermektedir.

Suyun Sağlığa Faydaları

Su vücudumuzda çok önemli işlevlere sahiptir. Böbreklerde toksiklerin arınmasına destek olur ve böbreklerin işlevini yerine getirmesini sağlar.

Vücudumuzda bulunan elektrotlar kan basıncının dengelenmesine yardımcı olmaktadır ve su da bu elektrotların taşınmasını ve elektrotların dengelenmesini sağlar.

Besinlerin sindirim sisteminde verimli olarak sindirilmesi ve sindirim sisteminde ilerlemelerini sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirir, vücudun dinç ve diri kalmasını sağlar.

Öğünlerden önce tüketilen su metabolizmayı hızlandırır, tok tutar ve kilo vermeye yardımcıdır. Günlük belirli miktarda tüketilen su vücutta ki fazla yağın yakılarak atılmasına yardımcı olur. Cildin güzelleşmesine ve kendisini yenilemesine destek sağlar.

Ancak bilinmelidir ki bir kişinin her gün ne kadar su tüketmesi gerektiği o kişinin metabolizma özelliklerine göre belirlenmelidir. Bazı kişilerde günlük su tüketim oranı günde 2 litre yeterli iken bazı kişilerde ise bu oran 3 litreye çıkabilmektedir.

Gebelik Döneminde Su Tüketimi: Aslında su tüketimi genel anlamda sağlık açısından önemlidir. Fakat gebelik döneminde karınların vücudu değişime uğradığı için su tüketimine hem kendi sağlıkları açısından hem de bebeklerin sağlıkları açısından özen göstermeleri gerekmektedir. Su kan hücreleri için can damarıdır aynı zamanda anne sütü için önemli bileşenler içermektedir.

Vücudun nemli kalması sağlık açısından önemlidir, bunun içinde düzenli olarak su tüketmek gerekir.  Yeterince su tüketimi farklı nedenlerden dolayı meydana gelen su kaybını önler. Gebelik sırasında dehidrasyon gibi baş ağrısı, bulantı, kramp, ödem ve baş dönmesi gibi birçok komplikasyonlara yol açabilir. Dehidrasyon aslında erken doğumu da tetikleyebilir.

Bünyenin susuz kalıp kalmadığını anlamanın en doğru yolu idrar renginin kontrol edilmesinden geçer. İdrar soluk veya koru sarı renkte ise bu bünyenin susuz kaldığı anlamına gelir. Eğer idrar koyu renklerde ise su tüketimi arttırılmalıdır.

Su gebelik sırasında sık rastlanan idrar yolu enfeksiyonlarını önlemeye yardımcı olur. Eğer yeterince su içerseniz, idrar seyreltilmiş olur ve böylece enfeksiyon riskini azaltmış olursunuz.

Ayrıca kabızlık, basur, ödem gibi sorunların giderilmesine yardımcı olur. Hamilelik döneminde düzenli olarak su tüketimi sağlığınızı koruyacaktır.

Gebelik sürecinde ne kadar su içmeli: Gebelik döneminde günde ortalama 10-12 bardak su tüketmeyi öneririz. Bunun için saat başı bir bardak su tüketmeniz önerilir. Yaz aylarında ise su kaybını minimuma indirmek için daha fazla su tüketmek gerekebilir.

Eğer gebelikten kaynaklanan nedenlerden dolayı suyun tadından hoşlanmıyorsanız limon suyu katarak tüketmeyi deneyebilirsiniz. Limon dışında nane, zencefil, rezene tohumu da katabilirsiniz ama özellikle rezene tohumu fazla tüketmemeye çalışın. Sade su her zaman tercih edilmelidir.

Gebelik döneminde filtrelenmiş şişelerdeki suyu kaynatarak içmenizi öneririz. Çünkü kaynatılarak içilen su hastalık risklerini azaltır, özellikle enfeksiyon riskini minimuma indirir. Eğer gün boyu dışarıda bulunacaksanız suyu şişelerle yanınıza almanızı öneririz. Gebelik döneminde su tüketimi gebelikten kaynaklanan birçok sorunu ortadan kaldırabilir.

Suyun Cilde Faydaları: Diğer organlarda olduğu gibi ciltte de hücreler bulunmaktadır. Cildin sağlıklı kalabilmesi için hücrelerin suya ihtiyacı vardır. Su içmenin cilt için faydaları şunlardır:

  • Cilt hücrelerinin gereksinim duyduğu besinleri sağlamak için su çok gereklidir. Su cilt dokusunun elastik olmasını, nemli kalmasını ve yumuşamasını sağlar. Kırışıklıklara engel olur ve yaşlanmayı geciktirir.
  • Düzenli olarak su tüketimi cilt bakımı yaptırmaktan daha ucuz ve sağlıklı ve doğal bir yöntemdir. Kuru ciltlere krem uygulamak yerine düzenli olarak su tüketmek daha sağlıklı ve mantıklı bir yöntemdir.
  • Düzenli olarak su tüketimi, sedef hastalığı, kırışıklık gibi problemlerin üstesinden gelmeye yetebilir. Bunun dışında sindirim sistemi sağlığına faydalıdır.
  • Ilık su ile alınan duş, sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar ve psikolojik olarak rahatlama sağlar. Özellikle yaz aylarında düzenli olarak ılık su ile yapılan duşlar nemin ve hararetin olumsuz etkilerinden kurtulmaya yardımcı olur.
  • Soğuk su ile duş almak ciltte oluşan kızarıklıkları ortadan kaldırır ve iyi bir makyaj görevi görebilir.
  • Soğuk su ile duş alındığından gözlerin ve göz etrafında meydana gelen alerjilerin giderilmesine yardımcı olabilir.
  • Bütün bunların dışında soğuk su ile yüzü 15 kere (çırparak) yıkamak cildin canlılığını korumaya yarar.

Suyun Bağışıklık Sistemine Faydaları

Suyun her ne kadar sayılamayacak faydaları var ise de bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri oldukça fazladır. Her gün yeterli miktarda içilen su bağışıklık sistemini güçlendirirken vücudun hastalıklar ile mücadelesinde en büyük yardımcıdır. Hastalıklara karşı direnci arttırırken hastalık döneminde de iyileşme süresini hızlandırır.

Su Yorgunluğu Giderir: Eğer kendinizi çok yorgun hissediyorsanız bunun bir sebebi de az su tüketimi olabilir. Bunun için su tüketimini arttırmanız gerek. Ayrıca duş alarak yorgunluğunuzu giderebilirsiniz.

Su Baş Ağrısı ve Migrene İyi Gelir: Eğer baş ağrısı ve migren sorunu yaşıyorsanız bol bol su içmeniz bir nebze yardımcı olabilir.

Baş ağrısı ve migren genellikle dehidrasyondan kaynaklanır.

Nöroloji Avrupa Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmada, araştırmacılar su alımını arttırarak baş ağrısı olan bazı hastaların hastalıklarını giderdiğine dair yapılan çalışmaların sonuçlarını yayınlamıştır.

Su Sindirim Sistemi Sağlığı İçin Faydalıdır. Kabızlığı Giderir: Su mide ve bağırsak sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Sabahları aç karınla içilen bir bardak su, sindirim sisteminin güne zinde başlamasını sağlar.

Düzenli olarak su tüketmek metabolizmanın sağlıklı çalışmasını ve düzenli olarak yağ yakmasını sağlar. Sindirim sisteminin düzenli olarak çalışmasını ve bağırsak hareketlerinin düzenliliğini su tüketimi büyük oranda sağlar.

Suyun sindirim sistemine sağladığı bu özellikler ve faydalar sayesinde kilo vermek daha çok kolaylaşır ve bünyede bulunun gereksiz artıklar bünyeden daha hızlı dışarı atılır.

Su Kötü Nefes Kokusunu Giderir: Kötü nefes kokusu aynı zamanda yeterli su içilmediğine dair bir işarettir. Düzenli olarak su tüketmemeniz ağzınızda bakterilerin oluşmasına ve koku yapmasına neden olur, su tüketimi arttırıldığında ağızda bulunan gıda artıkları ve bakteriler yıkanmış olur ve koku giderilir.

Bunun dışında su genel anlamda büyük bir temizleyici görevi görür. Bu yüzden su tüketiminin kesinlikle ihmal edilmemesi gerekir.

Suyun Zararları:

Birçok besin kaynağının aksine suyun insan sağlığı açısından herhangi bir riskinin olduğu görülmemiştir. Herhangi bir zararı yoktur. Sadece bazı durumlarda şişkinlik ve ağrılara neden olabilir.

  • Oruç tutanların yemek yemeden aşırı miktarda direkt su tüketmeleri sağlık açısından çok tehlidir. Bağırsakların büzüşmesine neden olabilir. Bu da hayati risk ortaya çıkarabilir.
  • Uzun süre susuz kaldıktan sonra çok miktarda ve soğuk su mide ve bağırsaklar için zararlıdır.

Tavsiyeler

Su bütün canlıların hayat damarıdır. Birçok besin kaynağını tüketmeden varlığımıza devam edebiliriz ama hava ve su bütün canlılara hayat verir. Bunun dışından sağlık açısından birçok faydası vardır.

Özellikle sindirim sisteminde meydana gelen sorunlar su tüketimin az olmasından kaynaklanmaktadır.

Bu yüzden su içme isteğimiz olmasa bile düzenli bir şekilde ve günde 10-12 bardak tüketmeye özen göstermemiz gerekmektedir.

Kaynaklar

Источник: https://www.acil.net/suyun-faydalari/

Su İçmenin Faydaları: Düzenli Su İçmek Bakın Nelere İyi Geliyor!

İçtiğimiz Suyun Vücuda Faydaları

Yeryüzünün yaklaşık %71’ini oluşturan su başta insanlar olmak üzere tüm canlıların hayati fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için elzem bir içecektir. Besinlerin sindirilmesinden emilimine, tüm organların düzenli çalışmasından elektron transferine kadar vücudun tüm fonksiyonlarında önemli görevlere sahiptir.

İki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşan su tatsız, kokusuz, renksiz saydam görünümlüdür. Dünya üzerindeki suların yaklaşık %97’si denizlerde, %2,4’ü buzullarda ve % 0,6’sı da nehir ve göllerde bulunur. Rengi absorbe edici özelliğe sahip olduğu için deniz ve göller gökyüzünün mavi rengini, nehirler ise içerisinde yer alan yosunun yeşil rengini alır.

Yetişkin bir erkeğin vücut ağırlığının yaklaşık %60’ı, çocukların %65-75’i ve kadınların ise vücut ağırlığının %50’lik kısmı sudan meydana gelir. Yaş arttıkça vücuttaki su oranı azalır ve yağ dokusu artar.

Vücuttaki suyun yaklaşık üçte ikilik kısmı hücre içi yapılarda depolanır. Geri kalan miktar ise damarlarda, sindirim sisteminde, vücut boşlukları ve dokular arasında bulunur. Yetişkin bir insanın günlük su ihtiyacı ortalama olarak 2 litredir. Bu miktar kişisel özelliklere, hastalık durumuna ve yapılan fiziksel aktiviteye göre değişiklik gösterir.

Düzenli Su İçmenin Faydaları Nelerdir?

  • Ağız kokusunun önlenmesine yardımcı olur.
  • Saçın sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlar. Saç köklerinde meydana gelen kepekleri önler. Ayrıca uçlarda kırık oluşmasını engellemesi su içmenin saça faydaları arasındadır.
  • Düzenli spor yapanlarda oluşabilecek kas spazmlarını ve kramplarını önler.
  • Beyin fonksiyonlarının düzenlenmesinde önemli görevleri vardır. Dikkat bozukluğu, unutkanlık gibi problemleri engeller.
  • Beyin dokusunun yaklaşık %85’i sudan oluşur. Beyin dokusunda bulunan suyun azalması stres ve depresyona neden olabilir. Düzenli su içmek stresi ve anksiyeteyi önler.
  • Ayakta içilen su midede fazla beklemeden direkt on iki parmak bağırsağına gider. Oturarak su içmenin faydaları ise daha fazladır. Bu pozisyonda içilen su midede birikir ve mide asidiyle birleşerek hem mikropların öldürülmesine hem de besinlerin daha kolay sindirilmesine yardımcı olur.
  • Hamilelik döneminde su içmenin faydaları da oldukça fazladır. Annede oluşan fazla ödemin dışarı atılmasını sağlar. Ayrıca fetüsün yaşadığı plasentanın neredeyse %90’ı sudan oluşur. Düzenli su tüketimi plasentanın gelişimini olumlu etkiler ve bebeğin daha rahat hareket etmesine yardımcı olur. Emziren annelerin ise süt yapımını kolaylaştırır.
  • Sabahları sıcak su içmenin faydaları arasında bağırsak hareketlerini düzenlemesi, kuru ya da tahriş olmuş boğazları yumuşatması ve mide kaslarını rahatlatarak krampları önlemesi yer alır.
  • Soğuk su içmenin faydaları arasında ise metabolizma hızını arttırması, mide ağrılarına iyi gelmesi sayılabilir.
  • Çok su içmenin faydaları olduğu kadar zararları da vardır. Günde 7 litrenin üzerinde su tüketmek hayati tehlere ve su zehirlenmesine yol açabilir.
  • Aşırı su tüketimi sonucunda kalp, böbrek, beyin gibi organlarda sodyum miktarı azalır ve felç durumu gözlenebilir.

Limonlu Su İçmenin Faydaları Nelerdir?

  • Limon C vitamini açısından zengin bir meyvedir. C vitamini vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direncini artırır. Özellikle grip, nezle gibi soğuk algınlıklarında ılık limonlu su içmek boğaz tahrişlerine iyi gelir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Gece limonlu su içmenin faydaları arasında kabızlık ve bağırsak tembelliğine iyi gelmesi sayılabilir. Kan hacmini artırır ve hücrelerin ihtiyaç duyduğu besin ve oksijenin taşınmasına yardımcı olur.
  • Dolaşım sistemini olumlu etkileyerek kalp sağlığının korunmasını destekler. Kalp kriz riskini önemli ölçüde azaltır. Kanın pıhtılaşmasını ve koyulaşmasını önleyerek damarlar içinde daha rahat dolaşmasını sağlar.
  • Sabahları içilen ılık limonlu su reflüye iyi gelir. Böbrek taşı oluşumunu ve idrar yolları enfeksiyonunu önleyici etki gösterir.
  • Mide hacmini arttırarak tokluk hissi yaratır ve ayrıca metabolizmanın hızlanmasını sağlayarak dinlenme halinde bile daha fazla kalori yakılmasını sağlar.
  • Antioksidan C vitamini içeriği sayesinde vücuttaki toksin maddelerin ve fazla suyun dışarı atılmasını sağlayarak, daha zinde ve daha enerjik bir şekilde güne başlanmasını destekler.

Detaylı bilgi için: Limonlu Suyun Faydaları Nelerdir?

Sirkeli Su İçmenin Faydaları Nelerdir?

En çok kullanılan çeşni vericilerden biri olan sirke Türk mutfağında genellikle turşu ve salatalarda kullanılır. Yemek öncesi ve sabahları aç karnına sirkeli su içmenin zayıflamaya faydaları olduğu uzmanlar tarafından vurgulanmaktadır.

  • Aç karnına içilen sirkeli su besinlerin glisemik indeksini yaklaşık %20 oranında düşürür ve tokluk hissi yaratarak iştahı kontrol altına alır. Metabolizma hızı üzerinde de olumlu etkilere sahip olan sirkeli su kilo vermeye yardımcıdır.
  • İnsülin ve glikoz düzeylerinin dengelenmesinde önemli rol oynayan sirkeli su ani kan şekeri artışlarını düzenler ve diyabetik komplikasyonları azaltıcı etki gösterir.
  • Düzenli olarak tüketilen sirkeli su kandaki trigliserit ve LDL gibi kötü kolesterolün düşürülmesinde etkilidir. Ayrıca serbest radikallerin etkilerini azaltıcı rolünden dolayı böbrek ve karaciğer hasarlarına karşı vücudu korur.
  • Antimikrobiyel ve antifungal özelliğe sahip olan sirke, bağırsaklarda Candida mantarının büyümesini engelleyici rol oynar. Bağırsaklarda yaşayan iyi bakterilerin çoğalmasına yardımcı olarak bağırsak florasının dengesinin korunmasını sağlar.
  • Düzenli olarak tüketilen sirkeli su lenf düğümlerinin çözülmesine yardımcı olur ve güçlü detoks özelliği sayesinde vücutta toksinlerin birikimine izin vermez.

Tarçınlı Su İçmenin Faydaları Nelerdir?

  • Antidiyabetik özelliği ile dikkat çeken tarçın, kan şekerinin düzenlenmesinde etkin bir rol oynar. Düzenli olarak tüketilen tarçınlı su şeker hastalığının önlenmesine yardımcı olur. İnsülin hormonunun duyarlılığını artırarak kan şekerinin düzenlenmesini sağlar.
  • Beyin fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcıdır ve bilişsel fonksiyonların dengesinde de önemli rol oynar. Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların hem önlenmesinde hem de tedavisinde düzenli olarak tarçınlı su tüketilmesi önerilir.
  • Antioksidan bir bileşen olan sinnamaldehit içeren tarçın, kanser hücrelerinin oluşmasını ve çoğalmasını önlemesinin yanı sıra DNA hasarına karşı hücreleri koruyucu etki de gösterir.
  • Antiviral, antifungal ve antibakteriyel özelliklere sahip olan tarçınlı su düzenli olarak tüketildiğinde vücut direncini artırır ve hem bakteriyel hem de virüs kökenli hastalıklara karşı vücudu korur.
  • Antibiyotik ve antimikrobiyal özelliğe sahip olan tarçınlı su içmenin yüze faydaları da vardır. Ciltte oluşan kızarıklık, alerjik reaksiyonlar ve enfeksiyonlara karşı koruyucu etki gösterir ve özellikle yüz bölgesinin daha canlı ve parlak görünmesini sağlar.
  • Düzenli olarak tarçınlı su içmek bağırsaklarda nitrözamin oluşmasını engelleyerek şişkinlik, gaz ve kabızlık gibi problemlerin üstesinden gelmenize yardımcı olur.

Detaylı bilgi için: Tarçınlı Su Faydaları Nelerdir? Zayıflatır Mı? Tarçınlı Su Diyeti

Karbonatlı Su İçmenin Faydaları Nelerdir?

Dünya çapında en çok kullanılan maddelerden biri olan karbonat zaman zaman kek ve kurabiye yapımında zaman zaman da ev temizliğinde kullanılır.

  • Düzenli olarak içilen karbonatlı su ise sağlık açısından faydalı etkilere sahiptir. Özellikle aç karnına tüketilen karbonatlı su vücudun asit düzeyini azaltarak kanın normal pH seviyesinin düzenlenmesine yardımcı olur. Kan pH’ının doğal dengesine gelmesi vücudun genel işleyişi üzerinde olumlu etkiler sağlar.
  • Mide ekşimesi ve mide ağrıması gibi durumlarda mide asitlerini nötralize edici etkisinden dolayı karbonatlı su kullanımı yaygındır. 1 bardak suyun içerisine atılan 1 çay kaşığı karbonat gazı önler ve besinlerin daha kolay hazmedilmesini sağlar.
  • Besinlerin büyük bir kısmı asit içerir. Vücuda alınan asidik besinler vücudun pH dengesini etkiler ve dolaşımdaki kanın daha asidik olmasına neden olur. Vücutta asit birikmesi kemik erimesi, artrit, idrar yolları hastalıkları, gut ve kanser gibi hastalıklara yakalanma riskini artırır. Düzenli olarak tüketilen karbonatlı su bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.
  • Karbonatlı su ile ağzın çalkalanması burada oluşan bakteri ve virüsleri yok ederek boğaz ağrısı ve iltihaplanmayı önleyici etki gösterir.

Detaylı bilgi için: Karbonatlı Su Zayıflatır Mı? Faydaları Nelerdir? Karbonatlı Su Mucizesi

Karanfilli Su İçmenin Faydaları Nelerdir?

  • Kendine has bir aromaya sahip olan karanfil özellikle ağız kokusunun giderilmesinde oldukça etkilidir. Ayrıca ağız ve diş sağlığının korunmasına da yardımcı olan karanfil sıcak su içerisine atılarak bir süre bekletilip içildiğinde boğaz enfeksiyonlarına karşı doğal bir ilaç vazifesi görür.
  • Antioksidan bileşenler içeren karanfilli su, toksin maddelerin ve fazla suyun vücuttan atılmasına yardımcı olur.
  • Metabolizmayı da hızlandırıcı etkiye sahip olan karanfilli ılık su içmenin faydaları arasında kilo vermeyi hızlandırması sayılabilir.
  • Düzenli olarak içilen karanfilli su idrar söktürücü özelliği sayesinde idrar enfeksiyonlarına karşı vücudu korur.
  • Depresyonu önler ve rahatlatıcı bir etki göstererek daha çabuk uykuya dalmanızı sağlar.

Detaylı bilgi için: Karanfilli Suyun Faydaları Nelerdir? Karanfilli Su İçmek Zayıflatır Mı?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Alkalinli Su Nedir? Faydaları Nelerdir? Alkali Su Diyeti

Ayakta Su İçmenin Zararları Ayakta Su İçmemek İçin 3 Neden

Oksijenli Su Nedir? Saç Açma Dahil Farklı Kullanım Alanı

Japon Su Terapisi Güne Su İçerek Başlayın ve Farkı Hissedin

Su Diyeti Nasıl Yapılır? Alkali ve Tarçınlı Su Diyeti

Limonlu Su Zayıflatır Mı? Faydaları Nelerdir?

Su Alerjisi Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Geçer?

Источник: https://www.nefisyemektarifleri.com/blog/su-icmenin-faydalari-duzenli-su-icmek-bakin-nelere-iyi-geliyor/

SUYUN FAYDALARI NELERDİR ?

İçtiğimiz Suyun Vücuda Faydaları

Su dünyada akarsular, göller, okyanuslar ve yağmurun oluşturması ile bol miktarda bulunan ve canlılar için hayati önem taşıyan kokusuz ve tatsız bir bileşiktir.

Genellikle renksiz olarak tanımlanmasına rağmen kızıl dalga boylarında ışığı hafifçe emmesiyle doğal bir mavi renge bürünmektedir.

Doğada su katı, sıvı ve gaz halinde bulunmaktadır, ancak biz yazımızda canlıların tükettiği sıvı hali üzerinde duracağız.

Dünyadaki yaşamın su ile başladığı düşünülmektedir. Su dünya yüzeyinin %71’ini kaplamaktadır, yanıcı bir madde olmamakla birlikte yanıcı madde söndürücüsü olarak kullanılır. Yetişkin bir insan vücut ağırlığının %60-70’i (2/3’si) sudan oluşmaktadır. Bu oran yaş, cinsiyet ve kiloya göre farklılık göstermektedir.

Su besinler sindirim yolu ile vücuda alımı gerçekleşmektedir. İnsanların vücut sisteminin çalışma biçimiyle de kan dolaşımı ile birlikte vücuda dağıtılmaktadır ve damarlardan çıkarak dokularda sıvı oluşmasını sağlamaktadır. Kan dolaşımına alınmayanlar ise böbreklere gelerek gerekli olmayan kısımları idrar olarak vücuda atılmaktadır.

Bir denge içinde suyun vücuda alımı ve atımı gerçekleşmektir. Vücuttaki sıvı hacminin normal oranda korunabilmesi için günlük sıvı alımının günlük sıvı kaybına eşit olması gerekmektedir.

Bu denge bozulduğu zaman hastalıklar insan vücudunda ortaya çıkmaktadır. Bir canlı yemek yemeden aylarca yaşayabilir, ancak susuz sadece birkaç gün dayanılabilir.

İnsan vücudunda su dengesini düzenleyen merkezler ve sistemler mevcuttur.

Yapılmış olan birçok çalışmayla suyun insan için en gerekli temel ihtiyaç olduğu kanıtlanmış ve sağlık üzerinde etkileri olduğunu gösterilmiştir.

Bu sıvının sağlık ve insan vücudu açısından faydaları 11 madde halinde yazımızın devamında sizler için alt başlıklar şeklinde açıklanarak düzenlenmiştir.

Ancak suyun içerisinde bulunan minerallerin vücut için gerekli miktarını alabilmek için içilen su miktarı oldukça önemlidir.

Suyun Faydaları Nelerdir ?

Su vücut sıvılarında bulunarak, eklemlerin kayganlaşmasına yardımcı olmakta, idrarla zararlı maddelerin atılmasını sağlamakta ve tükürük ve mide salgısında bulunarak, besinleri sindirmektedir. Bizlerde yazımızın devamında suyun faydalarını ayrıntılı bir şekilde sizler için anlattık.

Suyun faydaları arasında kilo kaybına yardımcı olması vardır. Kilo vermek isteyen bir kimsenin su alımını arttırması kilo vermesine yardımcı olabilir.

Yapılmış olan çalışmalar sonucunda yemekten önce su içen kişilerin içmeyen kişilere göre daha hızlı kilo verdiği kanıtlanmıştır.

 Fazla su bize de tokluk hissi yaratarak daha az yemek yememize yardımcı olur ve aynı zamanda metabolizmayı da hızlandırmaktadır.

2.Sindirim

Bilindiği gibi su yağları eritir ve çözünür lifler ile birlikte sindirimde insanlara yarar sağlamaktadır. Yeterince su içmek kabızlığı önler ve aynı zamanda atık ürünleri temizlemek için yardımcı olarak böbrek ve karaciğer üzerindeki yükü azaltır. Eğer yeteri kadar su tüketilmezse kolon dışkıdaki suyu çeker ve kabızlığa yol açar.

Lifin düzgün çalışması için daha fazla su içmek gerekir. Aksi takdirde tam tersi bir etkiye sahip ve daha kötü yapabilir.

3.Enerji

Beyin çoğunluğunu suyun oluşturmasından dolayı su içmek; düşünmek, odaklanmak, daha iyi konsantre ve daha uyanık olmaya yardımcı olmaktadır. Ek olarak, enerji düzeylerini de arttırdığı da söylenmektedir.

Su özellikle uzun egzersiz sırasında su kaybını önlemek amacıyla önem kazanmaktadır. Bir saat ya da daha fazla egzersiz yaparken, su performansa ve egzersiz sonrası yorgunluk ve bitkinliği önlemeye yardımcı olur ve sıvı dengesini korumaktadır.

4.Kanser

Suyun bazı kanser türlerine karşı koruyucu olduğu söylenmektedir. Yapılmış olan araştırmalarla düşük sıvı, su, alımının mesane kanserine neden olması gibi önemli bir sonucu ortaya çıkarmıştır. Su alımının ayrıca kolon ve meme kanseri riskini azalttığı da bilinmektedir.

5.Rahatlık

Suyun diğer bir faydası ruh halini iyileştirmesi olarak bilinmektedir. Su aslında bizim zihnimizi geliştirir ve böylelikle tazelenmiş hissine sahip olmamıza neden olur.

6.Baş Ağrıları

Çok uzun süre susuz kalmak bazı insanlar için baş ağrısına neden olur ve migren tetikleyici olarak tanımlanır. Baş ağrısına engel olmak içinse günlük su ihtiyacını karşılamış olmak gerekmektedir.

7.Böbrekler

Böbrekler kan basıncını ve denge sıvılarını kontrol etmemize yardımcıdır. Vücudumuza gelen atık kaldırmak, sistemlerimizi sorunsuz bir şekilde devam ettirmek için çok önemli konumdadır. Böbrekler için yeterli su tüketimi oldukça önemlidir.

8.Eklem Ağrıları

Su bizim eklem ve kıkırdaklarımızı korumaktadır. Eklemlerimiz ve esnek kıkırdak dokusunun etrafında su olması yağlanmayı önlemekte ve kıkırdağı tutmaktadır. Aynı zamanda su omurilik ve dokuları korumaktadır, insan vücudunu içten dışa korumaktadır.

9.Cilt

Su vücuttaki bazı toksinleri, tıkanmış gözenekleri ve sivilcelerin temizlenmesini sağlar ve cilde ferahlık kazandırmaktadır. Böylelikle daha temiz bir cilde sahip olmamız kolaylaşmaktadır.

Çoğu insanın daha fazla su tüketmesi berrak bir cilt için en iyi yöntemdir ve aynı zamanda akne belirtilerine yardımcı olabilir. Eğer kuru bir cilde sahipseniz içme suyu ona daha fazla nem kazandırmaktadır.

10.Kalp

Araştırma sonuçlarının gösterdiğine göre fazla su tüketen kişilerin koroner kalp hastalığından kaynaklanan ölüm riskinin daha düşük olduğu ve “yüksek enerjili sıvıların yani gazlı içecek ve türleri gibi sıvı” alımı arttıkça ölüm riskinin de arttığı anlamına gelir.

11.Enfeksiyon

İçme suyu toksinleri dışarı atmaktadır, ancak susuz olduğunuz zaman bu mümkün değildir. Çünkü sadece vücudun her yerinde enfeksiyonlarla mücadelede yardımcı olan su yeterli değildir.

Su özellikle idrar enfeksiyonları ve böbrek taşlarını önlemek için en iyi yardımcıdır. Su insanların nefes yollarını temizlemektedir, çünkü iyi hidrate olmaktadır.

 Aynı zamanda alerji ve soğuk algınlığı için harika bir yardımcıdır.

Suyun Fazla Tüketiminin Zararı Var Mıdır ?

Suyun sağlık açısından inanılmaz faydalarının olduğunu detaylı olarak yazımızda ele aldık. Ancak suyun sağlık açısından birçok faydasının olmasının ölçülü tüketilmemesinden kaynaklanan zararları vardır. Bu zararların sayısı oldukça azdır.

Gerekenden daha fazla su tüketimi ise kişinin zehirlenmesine neden olabilir. Aşırı su vücutta; kandaki sodyum miktarının düşmesine (hiponatremi), hücrelerin aşırı su alarak şişmesine, ciddi fiziksel sorunlara, beyin ödemine ve ölümüne neden olabilmektedir.

Yukarıda siz okurlarımız için paylaştığımız bilgilerde suyun temel özellikleri, faydaları, zararları, fazla tüketiminin yol açtığı durumları, hastalıklara ve vücuda olan etkileri hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca yazımızın devamında sizlere paylaşacağımız tablo aracılığı ile suyun besin değerlerine ait birtakım bilgileri kolay bir şekilde inceleyebilirsiniz.

Suyun Besin Değeri

Tablo bir porsiyon yani 100 gr su baz alınarak hesaplanmıştır.

  • Karbonhidrat (g): 0 0
  • Protein (g): 0 0
  • Yağ (g): 0 0
  • Lif (g): 0 0
  • Kolesterol (mg): 0 0
  • Sodyum (mg): 1 1
  • Potasyum (mg): 0 0
  • Kalsiyum: 3 5
  • Vitamin A: 0 0
  • Vitamin C: 0 0
  • Demir: 0 0

Источник: https://evdesifa.com/suyun-faydalari-nelerdir/

Suyun sağlık için önemi ve faydaları! Günlük su tüketme miktarı ne olmalı?

İçtiğimiz Suyun Vücuda Faydaları

  • Cildi güzelleştirir
  • Vücut ısısını ayarlar
  • Vücutta biriken zararlı maddeleri dışarıya atılmasını sağlar
  • Hücrelere besin ve oksijen taşır
  • Eklemlere destek sağlar
  • Kabızlığı engeller
  • Bazı toksinleri atarak böbrek ve karaciğerdeki yükü azaltır
  • Vitaminler, mineraller ve diğer besinlerin çözülmesineyardımcı olur
  • Yediğimiz gıdaların çözünerek sindirilmesini ve emilmesini sağlar.
  • Vücut ısısını ayarlar. Özellikle sıcak havalarda vücutta terleme ve buharlaşmayı sağlayarak, vücudun serinlemesini etkiler.
  • Atık maddelerin vücuttan dışarı atılmasını sağlar.
  • Hücrelerin ihtiyaç duyduğu maddeleri hücreye taşır.
  • Hücrelerin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için ihtiyacı olan katı maddelerin çözülmesine yardımcı olur.
  • Kan dolaşımını sağlar.
  • Beyin, omurilik ve buna benzer organları dış etkenlerden korur.
  • Besinleri ve hormonları vücutta ihtiyaç duyduğu yerlere taşıma görevine sahiptir.
  • Vücudun ısı dengesini ayarlar.
  • Yeterince su içilmesi vücutta metabolizmanın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar.
  • Açlık hissini azaltmaya yardımcıdır.
  • Zayıflama sırasında oluşan enerji açığı nedeniyle ve yağların yanması sonucunda oluşan atık maddelerin vücuttan atılmasında rol oynar.
  • Cildin sağlıklı ve esnek olmasını sağlar.

Su, cildi aknelerden korusa da genellikle su içmenin kronik akneden kurtulmayı sağladığı söylenemez. Akne, genetik ve hormonlarla ilgili bir sorundur. Gözeneklerin kapanması sonucu ortaya çıkar. Ancak su, stresten kaynaklanan sivilcelerin çıkmasını önleyebilir, vücuttaki hormon dengesinin normale dönmesini sağlar. Hormon dengesizliği nedeniyle cilt sorunları yaşadığınız bir dönemde vücudunuz belirgin bir şekilde susuz kalmışsa stres hormonu üretiminiz hızlanır. Bu da akneler için zararlıdır.

“Kış geldi, su ihtiyacım azaldı” demeyin

Ayrıca bol su içmek kuru cildi de nemlendirir. Normal koşullarda içilen suyun cildi nemlendirmesi söz konusu değildir. Cildin sudan doğrudan doğruya yararlanması için banyodan sonra cilt ıslakken nemlendirici uygulamak gerekir.

Vücut iyice susuz kaldığı zamanlar, cilt de kurur ve çatlamaya başlar. Vücudun susuz kalması var olan mor halkaların daha da belirginleşmesine de neden olabiliyor.

Derinin alt kısmındaki hücreler susuz kalınca büzülüp gözler çukura kaçmış gibi görünür.

Suyun faydaları: Öğünlerden 30 dakika önce su için

Her gün 1 bardak su ile güne başlayın. Görebileceğiniz yere bir sürahi su koyun bu su tüketmenizi hatırlatır. Yanınızda, arabanızda mutlaka şişe su bulundurun. Özellikle kış aylarında su tüketimi çok azalıyor. Suyun antioksidan içeriğini artırmak için özellikle gribe karşı koruyucu olmasını sağlayabilirsiniz.

Bunun için içine limon, zencefil ve taze nane ekleyebilirsin. Böylece suyun tadını sevmeyenlerin de içmesi kolaylaşabilir. Su içmek için susamayı beklemeyin. Erkeklerde 3,7 lt, kadınlarda 2,7 lt sıvı alımı olması gerekiyor.

Öğünlerden 30 veya 15 dakika önce alınan suyun metabolizmayı hızlandırma üzerine ve midede hacim oluşturarak öğünde fazla besin alımı engellemek adına göz ardı edilemeyecek faydaları bulunuyor.

Suyun faydaları: Su içmek için susamayı beklemeyin

Sağlıklı bir insan 1,5 litresi idrar yoluyla 1 litreye yakını ise nefes, terleme ve eklem hareketleri ile olmak üzere toplam 2,5 litreye yakın sıvı kaybeder. Kaybedilen sıvının %20’ye yakın kısmı gün boyunca yediklerimizden karşılanır.

Karpuz, domates gibi bazı sebze ve meyvelerin su içerikleri %90’a yakındır. Yiyeceklerden sonra kalan 2 litre için de su içtiğimizde kaybettiğimiz sıvıyı yerine koymuş oluruz.

Bu durumda yoğun susama isteği yaşamayız ve idrarımızın rengi berrak ve açık sarı olur.

Susama hissi, koyu renk idrar; su tüketiminizin yetersiz olduğunun ve vücudunuzun dehidrate olmaya başladığının yani fonksiyonlarını düzgün yerine getirmesi için gerekli olan su miktarının bulunmadığının göstergesidir.

Dolayısıyla susama hissi oluşmadan su içilmiş olmalıdır. Özellikle yaşlandıkça vücudun dehidratasyonu algılama kapasitesi azalır ve beyne daha az uyarı gönderir böylece susama isteği de çok geç oluşur.

Yaşlı kişilerin su tüketimlerine bu sebeple özen göstermeli gerekir.

Su, kabızlığa en iyi çaredir. Su eksikliği sırasında vücut, iç dokularından su çekerek dışkının sertleşmesine, dolayısıyla kabızlığa yol açar. Yeterli su tüketildiği takdirde bağırsakların çalışması normal seyrinde olur ve kabızlık önlenir.

Az su içenlerde yorgunluk, dikkat güçlüğü ve hafıza bozuklukları da görülebilir. Vücut sıvısının yüzde 2 gibi küçük bir oranda azalması bile hafif yorgunluk, yakın hafızada hafif bozulma, dikkati toplamada ve yapılan işe odaklanmakta güçlüklere neden olur.

Her şeyin olduğu gibi su içmenin de fazlası zararlı olabilir.

Sıcak havada az su içmek böbrekleri yoruyor ve ciddi sorunlar yaratıyor

Aşırı su içilmesi durumunda vücutta yoğun bir elektrolit kaybı meydana gelir. Bu ise hücre içi ve dışı sıvıların dengesini bozarak ciddi sağlık sorunlarına yol açar.

Aşırı terleme durumlarında ise su içmek bir noktadan sonra kaybedilen mineralleri özellikle de sodyumu tamamlamaya yetmez. Fazla sodyum kaybetmek hayatı tehdit eden bir durum olan hiponatremiye sebep olur.

Ayrıca yemek sırasında fazla su içmek mide asidini seyrelterek sindirim sorunlarına yol açabilir.

Çok fazla susama bazı rahatsızlıkların belirtisi olabilir. Bunların arasında akla ilk gelen diyabet ve kalın bağırsağa yönelik emilim sorunlarıdır. Bu durumların varlığında mutlaka bir hekime danışılmalıdır.

Kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyon hastalığı ve ödem sorunu olan kişilerin içecekleri su miktarını abartmamaları gerekmektedir. Günlük almaları gereken miktarın üzerinde sıvı almaları hayati teh oluşturabilir. Su, sağlıklı olsa fazla su içmenin zararlı etkileri görülebilir.

Fazla su içmek beraberinde fazla su atımını da getirerek yine vücuttan fazla mineral kaybına dolayısıyla da elektrolit dengesizliğine yol açacaktır.

Aşırı su içildiğinde kan sulanarak hacimsel olarak artar bu ise dolaşım sistemine, damarlara ve özellikle de kalbe fazladan yük bindirir. Fazla suyu atarak dolaşım sistemini rahatlatmaya çalışan böbrekler de aşırı çalışmak zorunda kaldıklarından yorulurlar.

Hücrelerin içindeki ve dışındaki minerallerin de konsantrasyonu değişir. Sodyum dengesinin sağlanabilmesi için kandan hücrelere sıvı geçişi başlar bu ise hücrelerin şişerek ödem yapmasına sebep olur.

Eğer bu şişme beyinde olursa basınç artışından dolayı baş ağrısı, hipertansiyon, beyin kanaması ve ölüme kadar giden bir dizi rahatsızlık oluşur.

Çocuğunuzun ne kadar sıvı ihtiyacı olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?

Özellikle de eğer çocuğunuz ağız yoluyla sıvıları yeterli miktarda tüketmiyorsa veya susama hissinin yetersiz olmasına bağlı olarak yine yeterli sıvıyı almıyorsa? Bunun için en kolay yol çocuğun ne kadar idrar çıkarttığını takip etmektir.

Bebekler günde en az 4-8 kez alt bezlerini ıslatırlar, çocuklar ise günde 4-8 kez idrara çıkarlar.

Bununla birlikte çocuğunuzun ne kadar sıvı alması gerektiğini hesaplayabilir ve gün içinde aldığı sıvıların takibini yaparak hidrasyonunu sağlayabilirsiniz.

Çocuğun yaşı, büyüklüğü, aktivite düzeyi ve tıbbi geçmişine dayalı olarak sıvı ihtiyacı değişkenlik gösterebilir. Sıvı ihtiyacını belirlemek için en basit metod Holiday-Segar Hesaplaması’dır. Bu metod çocuğun ağırlığına dayanır.

Buna göre ağırlığın ilk 10 kg’ı için vücut ağırlığının kg’ı başına 100 ml, sonraki 10 kg için vücut ağırlığının kg’ı başına 50 ml ve 20 kg’ın üzerindeki her ağırlık için vücut ağırlığı kg’ı başına 20 ml’dir.

Örneğin 10 kg bir çocuk için 1000 ml, 15 kg çocuk için 1250 ml, 25 kg çocuk için 1600 ml gibi.

Toplam sıvı alımının %70-80’i içme suyu ve diğer içeceklerden, geri kalanı ise besinler aracılığıyla karşılanır. Çocuklar için temel sıvı kaynağı yetişkinlerde olduğu gibi öncelikle sudur.

Suyla birlikte meyve ve sebze suları, süt, ayran, kefir gibi içecekler, ev yapımı limonatalar, meyve ve bitki çayları, çorbalar, sebze ve meyveler sıvı alımı sağlanabilecek diğer önemli kaynaklardır.

Su; karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineraller ile birlikte önemli bir besin öğesidir. Fakat birçok çocuk, yaş veya aktivite düzeyine uygun yeterli suyu içmemektedir.

Kefir diyeti ile zayıflama! Kefir nasıl yapılır, nasıl saklanır?

Özellikle okul günlerinde hafta sonuna göre daha az su içilebilmektedir. Burada okulda suya ulaşamama veya okul tuvaletlerinin kullanılmak istenmemesi gibi nedenler rol oynayabilmektedir.

Gün boyunca ve okulda çocuğun yeterli suya ulaşabilir olması önemlidir, bunun için beslenme çantasına suyunda ilave edilmesi veya okullardaki su sebillerinin kullanımının aile ve öğretmenler tarafından teşviki, ilgi çekici su mataralarının ve sulukların alınması gibi uygulamalar çocukların daha çok su içmelerine yardımcı olacaktır.

Su içme alışkanlığı erken yaşta kazandırılmalı

Çünkü çocuklar yetişkinlerle kıyaslandığında vücut kütle oranına göre daha büyük bir yüzey alanına sahip oldukları için buharlaşma ile daha çok su kaybederler. Terleme yetenekleri ve böbrek fonksiyonları daha az gelişmiştir.

Sıcak ortamlardaki oyun veya egzersizler sırasında yetişkinlere göre sıcağı daha az tolere ederler, ağırlıklarına göre daha fazla metabolik ısı üretirler, susama duyarlılıkları daha düşüktür ve daha fazla suya ihtiyaçları olduklarını anlamayabilirler.

Bu alanda yapılan çalışmalarda çocuklarda yetişkinlerle benzer bir hızda dehidrasyon geliştiği görülse de, çocukların vücut sıcaklıkları yetişkinlerden daha hızlı yükseldiği için, yeterli sıvıyı almaları yetişkinlerden daha önemlidir.

Sıcak havada oynayan ve egzersiz yapan çocukların yalnızca su içmeye teşvik edilmesi yeterli değildir, izlenmeleri de gerekir. Sıcak havada fiziksel aktivitenin bir sonucu olarak çocuklarda kolayca dehidrasyon gelişebilir ve bu durum yalnızca ciddi değildir, aynı zamanda yaşamı tehdit edici özelliktedir.

Genellikle hafif dehidrasyon sık susama ve sarı idrar gibi belirtilerle kendini gösterirken, daha ciddi dehidrasyon ciltte, ağız ve dilde kuruluk, gözlerde çöküklük, griye dönen deri rengi, deride kızarma, sıcaklık ve gevşeklik, gözyaşının olmaması, idrar çıkışında azalma gibi belirtilere neden olur.

Hidrasyonun sağlanamaması çocuğun zihinsel performansını ve öğrenme yeteneğini olumsuz etkiler. Halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı ve yorgunluk oluşumunun yanı sıra dikkat ve konsantrasyon yeteneğini azalmasına neden olur.

Susuzluk hissedildiğinde hafıza, dikkat ve konsantrasyon gibi zihinsel performans faktörleri de %10 azalmıştır. Susuzluk genellikle dehidrasyon ile vücut ağırlığının %0.8-2’si kaybedildiğinde hissedilir.

Bu oran 10 yaşındaki 30 kg ağırlığındaki bir çocuk için 1-2 su bardağı (300ml) suya eşdeğerdir.

Günlük ne kadar protein tüketilmeli? Sağlıklı beslenme önerileri

Bu esnada su içiminin acil bir uyarı ve yeniden canlandırma etkisi vardır. Su içimi ile ilgili yapılan pilot okul çalışmalarında, öğretmenler su ihtiyacının karşılanmasının verimli bir öğrenme ortamına katkıda bulunduğunu ve iyi alışkanlıklar aşılamaya yardım ettiğini rapor etmişlerdir.

Çocuklarda dehidrasyon, idrar yolu enfeksiyonu, yatak ıslatma, kabızlık gibi sağlık problemlerine de neden olabilir. Erkek çocukların %1’i ve kızların %3’ü yaşamlarının ilk 10 yılında idrar yolu enfeksiyonu ile karşılaşmaktadır.

İyi hidrasyon idrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde önemlidir.

Çocukların sıvı gereksinimi yaşla birlikte değişir. Süt alımı azaldıkça içeceklerle alınan su giderek daha önemli hale gelir. 0-1 yaşta anne sütü en iyi sıvı kaynağıdır. 6. aydan itibaren su ve tamamlayıcı besinler (mama, meyve, sebze suyu) anne sütüne destek olarak sıvı kaynağını oluşturur. 1 yaş sonrası ise en iyi sıvı kaynağı sudur.

Hidrasyonun sağlanması için yaş gruplarına göre önerilen günlük sıvı alım düzeyleri şöyledir:

1-3 yaş için 0.9 litre,

4-8 yaş için 1.2 litre,

9-13 yaş kızlar için 1.6 litre, erkekler için 1.8 litre,

14-18 yaş kızlar için 1.8 litre ve erkekler için 2.6 litredir.

Kusması, ishali, aşırı terlemesi olan , çok yüksek sıcaklıklara maruz kalan ve egzersiz yapan çocuklar için bu miktarlar artırılmalıdır. Su dışında sıvı olarak tüketilecek süt, ayran, kefir gibi içecekler aynı zamanda kalsiyum içerikleri ile kemik sağlığını destekler.

Taze sebze ve meyveler ile bunlardan elde edilen sebze ve meyve suları da iyi sıvı kaynaklarıdır. Ancak meyve sularında dikkat edilmesi gereken nokta, meyve sularının önemli vitamin ve mineralleri içermeleri yanında yüksek oranda da şeker içeriyor olmalarıdır.

Meyvenin kendisini yemek yerine suyunu tüketmek hem daha fazla kalori almaya ve hem de daha az tatmin olmaya neden olur.

Ayrıca bazı meyve suları asidiktir ve gazoz gibi şekerli içeceklerle birlikte tüketildiğinde dişlere zarar verir. Bu nedenle meyvelerin kendilerini yemekte sıvı alımına destek olacağından sularından ziyade kendileri tüketilmelidir.

Tatlarından dolayı popüler olan asitli içecekler çocuklar için daha çekici gibi görünse de hiçbir zaman suyun yerine geçmezler.

Kafein içerikleri yüksek olan bu grup içecekler, yüksek asit içerikleri ile dişler için de zararlıdır ve yüksek kalorileri nedeniyle çocukluk çağı obezitesine zemin hazırlarlar.

Yapılan bir çalışmaya göre, okul öncesi çocukların %15’i önerilen günlük enerji alımlarının neredeyse yarısını şekerli içeceklerden karşılamaktadır. Bu içecekler besinsel açıdan yoksundur ve iştahı azalttığı için yemek zamanı çocukların besin öğesi alımına engel olur.

Ayrıca şekerli içecekler su kadar susamaya neden olmadığı için çocukların daha az su içmesine neden olabilir. Ev yapımı limonatalar sıcak havalarda özellikle bu asitli içecekler yerine alternatif olarak kullanılabilir.

Suyun tadını sevmeyen çocuklar için suyun içerisine limon sıkmak veya meyve, sebze eklemekte suyu daha cazip hale getirecek uygulamalardır.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/suyun-onemi-ve-faydalari/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть