İlaçsız Ağrı Tedavisi: Osteopati

Osteopati

İlaçsız Ağrı Tedavisi: Osteopati

Osteopati ‘’ Sağlık ve hastalık sorularına düşünme ve davranış öneren ‘’ geniş prensiplere dayanan, özel ve komple sağlıklı yaşam sistemidir.

Elle uygulanan Osteopati bir iyileştirme sanatıdır. Teşhis ve tedavide kullanılan işlemler, eklem, kas, kemik, ligament, organ ve faysa gibi vücut strüktürleri  arasında ve içerisinde mekanik dengesizlikleri düzelterek  sağlıklı fonksiyon görmesini teşvik etmektedir

Ağrı ve fonksiyonel bozuklukları ortadan kaldırarak, vücudun kendi kendine iyileştirme yeteneğini açığa çıkarır ve hastayı bir bütün olarak tedavi eder.

Osteopatik Tedaviler 3 sistem üzerinden gerçekleşir;

Paryetal  Osteopati,  osteopatinin en önemli parçalarından birisidir. Kemikler, eklemler, bağlar, tendonlar, kaslar ve fasya ile ilgili problemleri çözme üzerine odaklanır.

Kas iskelet sisteminden kaynaklanan ağrı ve disfonksiyonların tedavisinde kullanılır. Kısıtlanmış veya kilitlenmiş eklemlerin fizyolojik hareket açıklığını düzelterek eklemlerin serbestleştirilmesine ve  ağrının  ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.

Osteopat manuel teknik kullanılarak sadece ağrıyı azaltmakla kalmaz, aynı zamanda hastalığı ortaya çıkaran nedenleride etkiler. Bu nedenle hastalığın sadece sonuçlarını değil, aynı zamanda sebebini de  tedavi eder.

Osteopat tüm organ ve sistemlerin normal ve patolojik yapılarını, fonksiyonlarını ve insan vücudunun tüm eklemlerinin biyomekaniğini mükemmel bir şekilde bilir.

Tüm bu bilgileri kullanarak, hastalığın belirli semptomları ortaya çıkmadan önceki, hastalığın tüm bireysel özelliklerini hesaba katarak, bozuklukları düzeltmeye yardımcı olur.

Hastaların muayenesi sırasında, Osteopat, özel osteopatik tanı testlerinin yardımıyla, eklem yüzeylerinin veya dokularının hareketliliğinin bozulduğu veya kısıtlı olduğu tedavi edeceği bölgeyi belirler.

Tedavi, Osteopatın fonksiyonel bozuklukları ortadan kaldırabildiği osteopatik teknikleri içerir.

Paryetal osteopati yöntemleri çok dikkatli ve nazik uygulanmalıdır.  Kas, tendon gerginliklerini ve spazmlarını azaltır, kan dolaşımını ,lenfatik drenajı ve sinirsel  innervasyonu iyileştirir.

Visseral osteopati, iç organların fonksiyonlarını düzenleyen tedavi tekniklerini içerir.

Her organ, solunuma bağlı veya bağımsız bir şekilde belirli bir hareket gerçekleştirir. Doğal ritmindeki kısıtlılıklar, disfonksiyonlara, ağrının oluşmasına ve hastalığın gelişimine yol açar.

Organların hareketleri birbirine göre yapılandırılmıştır. Yani bunlardan birinde meydana gelen hareket kısıtlılıkları kaçınılmaz olarak tüm sistemi etkiler.

Visseral  problemler omurga , eklemler ve vücudun  diğer bölgelerinde ağrı ve problemler ortaya çıkarabilir.

Sağ omuz ağrısı, safra kesesi veya karaciğerden, sol omuz ağrısı, mide , kalp veya dalaktan kaynaklanabilir. Tüm bu sorunlar aynı anda boyun ağrısı yapabilirler.  Bağırsaklardaki problemler eklemlerde ağrı yaratabilir.  Prostat veya Uterustaki problemler, bel, kalça ve diz ağrıları yaratabilir.

Tedaviye başlamadan önce, Osteopat organların konumunu ve hareketlilik seviyelerini belirler. Kas dokusu ve bağların durumunu değerlendirir. Elde ettiği verilere dayanarak tanı koyar.

Tedavi, organ ve kemiklerin normal pozisyonuna düzeltilmesini, bağların güçlendirmesini, lenf ve  kan dolaşımının iyileştirilmesini amaçlar.

Tedavinin terapötik etkilerinin bir sonucu olarak, vücudun kendini iyileştirme, ağrı ve hastalıkları ortadan kaldırma işlevini tetikler.

Viseral osteopatinin avantajı, vücut üzerindeki karmaşık etkisinden kaynaklanır.

Osteopat  İç organlar arasındaki fonksiyon kısıtlılıklarını ortadan kaldırarak, omurga ve kemikler üzerinde bir etki yapar. Bu nedenle, tedavi sonucunda hastalar sırt ağrısından, omurgadan ve sıklıkla eklem ağrılarından kurtulurlar.

Visseral osteopati sadece belirli hastalıkları tedavi etmez, aynı zamanda organizma üzerinde bir bütün olarak yararlı bir etkiye sahiptir.

Osteopatik teknikler, ağrısız uygulanır ve her yaştaki hastalar tarafından kolayca tolere edilir.

Kranial osteopati, kafatasının kemiklerini ve bunların içeriklerini de etkileyen vücut üzerinde bir etki yaratan tedavi konseptidir.

Kranial Osteopati yaklaşık yüz yıl önce osteopatinin kurucusu  A. T. Still’in  öğrencisi olan V. G. Sutherland tarafından geliştirildi ve o zamandan beri kranial osteopati etkinliğini kanıtladı

Kraniosakral sistem, kafatası kemiklerini, zarlarını, beyin, omurilik ve  beyin omurilik sıvısını,  iliak kemiklere göre salınan sakrumu kapsar.

Kraniosakral sisteminin kendi hareket ritmi vardır. Bu ritim tüm vücuda yayılır ve herhangi bir yerinde hissedilebilir. Kraniosakral sistem tüm vücut sistemleri, arteriyel ve sinir üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

Kraniosakral sistemin normal ritmini ve bu ritmin normal kuvvetini korumak, genel sağlığı korumada osteopati için çok önemlidir.

Bu sistemdeki değişiklikler esas olarak beyin omurilik sıvısı ve pulsasyonlarındaki basınç değişikliklerinden kaynaklanır. Bu değişikliklerin kalitesine bağlı olarak, bir kişinin fiziksel ve duygusal durumu hem olumlu hem de olumsuz yönde değişir. Bu sistemi etkilemek için kafatasına ve sakruma  özel osteopatik teknikler uygulanır.

Kranial osteopati, insan vücudunun bir bütün olarak dengeye ve uyumuna yol açan, kraniosakral sistemin tüm parçalarının uyumunu iyileştirmeye odaklanır. Tüm anatomik bileşenlerin hareketliliğini ve ayrıca sıvıların (kan, BOS) ve sinir uyarılarının iletkenliğini geri kazandırır.

Kranial osteopati, omurga, sakrum veya kafatasında bulunan, kronik hastalıkların da dahil olduğu birçok hastalıktan kurtulmayı sağlar.

Hasta, osteopatın ilk tedavisinden sonra sağlık durumunda bir iyileşme hissedebilir.

Kranial osteopati  hassas ve hafif dokunuşlarla  yapılan osteopatik bir tedavi tipidir.

Hastaların sadece semptomlarını ortadan kaldırmakla kalmaz, tüm beden sağlığının da kazanılmasına yardımcı olur.

Osteopati felsefesini diğer tıbbi disiplinlerden ayıran anahtar prensip, entegre bir şekide işleyen tüm vücudun birlikte ve bütünlük içinde çalışmasından yola çıkar.

Hareket etmeyen sistem patolojiktir. Eğer vücudun bir bölümünde kısıtlanma var ise vücudun geri kalanı da buna uyum göstererek denge sağlar.

Bunun sonucu olarak enflamasyon, ağrı, tutulmalar ve diğer sağlık sorunlarına sebebiyet verir.

Osteopati kısıtlanmış dokuları serbest bırakarak vücudun hareket kabiliyetini artırır,  vücudun kendini yeniden iyileştirmesini ve ağrının ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.

Osteopatinin Tarihçesi

Osteopati  Amerika’da 1870’li yıllarda Missouri’li bir doktor olan Andrew Taylor Still tarafından geliştirilmiş , çağdaş, modern bir bütünlük içeren bir tedavi yöntemidir.  Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bilimsel bir tedavi olarak kabul edilmektedir.

Osteopat Kimdir

5 yıl içerisinde 1000 saatlik osteopati eğitimini tamamlayıp sınavını başarıyla veren Tıp Doktorları ve Fizyoterapistlere Osteopat denir.

Osteopat, hastayı parietal (hareket sistemi), kranial (kafa) ve visseral(iç organ) açılarından değerlendirir. Sorunun nereden kaynaklandığını bulur, Sorunların önceliğini tespit ettikten sonra tedaviyi gerçekleştirir.

Osteopatlar yumuşak dokunun esnetilmesi ,derin dokunma hissi, basıncı, mobilizasyon, eklem manüplasyonları gibi çok geniş hassas el teknikleri kullanırlar.

Источник: https://www.doktorum.net/osteopati/

Osteopati hakkında herşey ve Osteopat, Osteopati uygulayıcıları

İlaçsız Ağrı Tedavisi: Osteopati

Osteopati eklemler, kaslar ve omuriliği içeren kas ve kemik yapısını tedavi edip güçlendiren toplam vücut sağlığına odaklanan bir tür ilaçsız, invazif olmayan el tedavi biçimidir. Amacı vücudun sinir, dolaşım ve lenf sistemlerini olumlu yönde etkilemektir.

Bu terapi sağlık bakımına özel bir holistik (bütünsel) bir yaklaşımdır. Osteopatlar sadece sorunlu bölgeyi tedavi etmeye yoğunlaşmakla kalmaz, bütün vücut sistemlerini dengelemek, toplam sağlık ve sıhhat sağlamak için el tekniklerini kullanırlar.

Osteopati hem felsefe, hem bilim hem de sanattır. Organizmanın hem sağlıklı hem de hasta durumdayken yapısı ve işlevi itibariyle bir bütün oluşturduğu felsefesine dayanır.

Bilimsel yapısıyla biyoloji, kimya ve fiziğin yan dallarının yanı sıra hastalıkların önlenmesini, sağaltımını ve etkilerinin giderilmesini kapsar. Sanatıysa bu felsefe ve bilimin uygulanmasında yatar.
(H. M.

Wright, Perspectives in Osteopathic Medicine. Kirksville College of Osteopathic Medicine, Kirksville 1976)

Osteopati ilk kez 1874 yılında Amerikalı bir doktor olan Andrew Taylor Still tarafından doğal terapi yöntemi olarak geliştirilmiş, tüm dolaşım sisteminin ve biomekanizmanın, özellikle omurga ve hareket sisteminin doğru düzenlenmesini sağlamak amacı ile uygulanmaya başlanmış bir manuel terapi yöntemidir. Amerika’da ilk Osteopati okulu ‘American School of Osteopathy” 1892 yılında Missouri’de Dr. Andrew Taylor Still tarafından kurulmuştur. Bundan dolayı Dr. Still Osteopatik tıbbın babası olarak kabul edilir.

Osteopati; eklemler, kaslar ve omurgayı içeren kas ve iskelet sistemindeki rahatsızlıkların teşhis ve tedavisi ile birlikte vücuttaki tüm sistemleri dikkate alarak bütüncül bir yaklaşım ile uygulanan bir manuel terapi yöntemidir. Amacı, vücuttaki tüm sistemlerin özellikle; sinir, dolaşım ve lenf sisteminin olumlu etkileşmesini sağlayarak, bedenin otoregülasyonunu (kendi kendini iyileştirme) açığa çıkarmaktır.

Osteopatlar sadece sorunlu bölgenin tedavisine konsantre olmayıp el teknikleri ile vücuttaki tüm sistemleri dengeleyerek genel bir sağlık ve iyi hissetmeyi sağlarlar.

Osteopat Kimdir?

Osteopat, hastayı parietal (hareket sistemi), cranial (kafa) ve visseral(iç organ) açılardan değerlendirir. Sorunun nereden kaynaklandığını bulur, Osteopatik disfonksiyonun tanımını yapar. Sorunların önceliğini tespit ettikten sonra uygulamayı gerçekleştirir.

Osteopat, anatomi ve fizyolojiye bağlı kalmak suretiyle tıbbın sağladığı tüm imkanlardan yararlanarak uygulamalarını gerçekleştirir. Osteopati bir iyileştirme sanatıdır.

Biyomekanik prensipler üzerine kurulu teknikler ve elle uygulanan bir tıbbi ve doğal terapi türü olan osteopati sadece adale ve kemik sorunlarında değil, aynı zamanda vücudun diğer işlevsel düzensizliklerinde de uygulanıyor.

Osteopat; hareket sistemi (paryetal), dolaşımı, organları ve sinir sistemini yani tüm vücudu göz önünde tutarak bütüncül bir yaklaşımla teşhis ve tedavisini yapabilmelidir.. Osteopati uzmanlarına göre kas-iskelet sistemi koordinasyonu sağlanmadığında vücut fonksiyonunu tam olarak yerine getiremez.

Elle uygulanan bu terapi yöntemi ağrıyı azaltmak, eklem hareketliliğini ve genel esnekliği arttırmak amacıyla yumuşak doku (kas, tendon, kıkırdak, kapsül ve bağ gibi) üzerinde etkili olmaktadır. Yapısal dengenin kurulması vücut fizyolojisine uygun kendi düzenini oluşturmasına olanak sağlamaktadır.

Osteopatlar, beden bütünlüğünü göz önünde bulundurdukarı gibi kendini iyileşme gücünü ve yapıyla işlev arasındaki ilişkiyi dikkate almak zorundadır.

Osteopatlar ilaç kullanmaz; hastanın vücutlarındaki yapılarıntedavi etmek suretiyle fizyolojisine etki eder. Asıl osteopatik tedavi, salt manueldir.

Tedavi planının oluşturulması sırasında hastanın beslenmesi, psikolojik ve sosyal durumunun dışında diğer yaşam faktörleri dikkate alınır ve tedaviye dahil edilir.

Osteopatlar kilit bir işlev bozukluğunu sekonder sebeplerden ayırt etme yeteneğine sahiptir. Nitekim bu özellik, seçilecek tekniğin belirlenmesi ve tedavi başarısı için büyük öneme sahiptir. Bir bütün olarak insana, aynı zamanda insanın ve doğanın kendini dengeleyen güçlerine karşı mütevazi bir duruş ve saygı osteopatinin temel bileşenlerindendir.

Osteopati nasıl işler?

Osteopatik tedavide fonksiyonel anatomi, nöroanatomi ve fizyoloji temel ilkeleri geçerlidir. Osteopatik tedavi yaklaşımı, genellikle entegre yapısal dokulardaki hareket kısıtlılıklarının giderilmesi, dolaşımın düzenlenmesi ve sıvı akışı önündeki engellerin ortadan kaldırılması ile şifa için elverişli bir ortam yaratılması amaçlanır.

Osteopati felsefesini diğer tıbbi disiplinlerden ayıran anahtar prensip, entegre bir şekide işleyen tüm vücudun birlikte ve bütünlük içinde çalışmasından yola çıkar. Hareket etmeyen sistem patolojiktir. Eğer vücudun bir bölümünde kısıtlanma var ise vücudun geri kalanı da buna uyum göstererek denge sağlar.

Bunun sonucu olarak enflamasyon, ağrı, tutulmalar ve diğer sağlık sorunlarına sebebiyet verir. Osteopati en az ağrı ile vücuda yardım ederek stresi azaltır ve daha geniş hareket kabiliyetini vücuda sağlayarak bu kısıtlanmış alanı serbest bırakarak vücudun kendini yeniden iyileştirmesini sağlar.

Osteopatlar yumuşak dokunun esnetilmesi ,derin dokunma hissi, basıncı, mobilizasyon, eklem manüplasyonları gibi çok geniş hassas el teknikleri kullanırlar .

Osteopatik Tedavi Uygulamaları

3 sistem üzerinden gerçekleşir.

1-Paryetal Osteopati: Lokomotor sistem yani kas iskelet sisteminin tedavisinde kullanılır. Başka bir deyişle vücuttaki eklemler, kemikler, kaslar, bağlar ve tüm fasya gruplarının tedavisini kapsar. Kısıtlanmış veya kilitlenmiş eklemlerin fizyolojik hareket açıklığını düzelterek eklemlerin serbestleştirilmesine yardımcı olur.

Uzun süreli hareketliliğin onarımı demek aynı zamanda eklemin çevresini saran dokuların tedavi edilmesi demektir.Kişisel ihtiyaca göre uygulanan kas iskelet sistem tedavisinde kullanılan değişik osteopati teknikleri bulunmaktadır.

Osteopatlar, eklemlerdeki hareketliliği ve kanın eklem yerlerine akışını arttırarak eklem ve kaslardaki tutulmalar sonucu oluşan ağrının giderilmesini sağlarlar.

2-Visseral Osteopati: Visseral; iç organlar ve onları tutan bağlar (ligamentler), damarlar, lenfatik sistem ve sinirleri kapsar.

Organların hareketleri, vegetatif sinir sistemi, periton, arter, ven ve lenf sistemleri, fasyal yapılar, bağlar ile parietal ilişkiyi değerlendirilerek teşhis ve tedavi yapılır.

İç organlarda tıpkı lokomotor sistem (hareket sistemi) gibi dengeli hareketler ile fonksiyonlarını yürütür.

İç organların hareketleri, ince, ritmik ve bilinçsiz hareketlerdir. Özellikle kalp ya da akciğer hareketleri kolaylıkla hissedilebilir. Bunların yanı sıra diğer iç organlarında hareketleri, örneğin bağırsak hareketleri, karaciğer, böbrek hareketi veya kan ve lenf akışı hissedilebilir.

Bu hareketlerdeki küçük kısıtlamalar bile, organlarda dolaşımın bozulmasına ve dolayısıyla lokal veya genel bedensel rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Organlardaki hareket kısıtlılıklarını ortaya çıkaran nedenlere bakacak olursak, öncelikle inflamasyona sebep olan süreçler, ameliyat nedbeleri, kötü beslenme ve yaşam alışkanlıkları gibi nedenler söz konusudur.

Hareketlilik kaybı öncelikle ağrıya neden olmaz, ancak hastalıklar için verimli bir zemin oluşturabilir.

Bir osteopat’ın elleri, ayrıntılı anatomik bilgisi ve farklılaşmış özel pratik eğitimi sayesinde vücutta en ufak hareketleri hissedebilme, yorumlama ve tedavi edebilme yeteneğine sahiptir. Osteopat’ın amacı, fizyolojik doku gerginliklerini düzelterek, dolaşımın düzenlenmesini ve tüm organizmanın kendi içinde düzgün çalışmasını sağlamaktır.

3-Craniosacral Osteopati; Craniosacral sistem, yüz ve başın da dahil olduğu, bütün vücutta var olduğu kabul edilen hareket ve ritm sistemidir. Yüz ve kafatasında var olan eklemler bu hareketlere izin verirler.

Beynin ritmi (atımı, yaklaşık dakikada 8-10 kez), kafada ve yüzde bulunan tüm kemiklerin mobilizasyonu.

Craniosacral Osteopati beyni ve omurilik’i saran ve kuyruk sokumuna kadar devam eden duramater’in gerilmesi, gevşetilmesi ve mobilizasyonlarını kapsar.

Osteopatinin 3 Temel İlkesi

1-Vücut bir bütündür, birçok parçanın toplamı değildir. Vücut parçalarını birleştiren bağ dokusu ve faysalar, tüm kas, sinir, damar ve organları kuşatarak tüm vücudu birbirine bağlar.

2-Yapı ve fonksiyon birbiriyle ilişkilidir. Anatomik yapının var olması demek, hizmet ettiği birde fizyolojik fonksiyon bulunması demektir. Yani anatomik yapıda bir anormallik varsa bu oradaki fonksiyonuda etkileyecektir. Eğer fonksiyon zayıflamışsa bu durumda anatomik yapıda yeniden şekillenecektir.

3-Beden kendi kendini iyileştirmek için ihtiyacı olan potansiyele sahiptir. Beden özündeki gücü homeostatik dengesine ve organizasyonuna dönmek için kullanır. Uygulanan tedaviler bu potansiyeli açığa çıkararak homeostazı sağlamaya yönelik olmalıdır.

Osteopati; Amerika ve Avrupa’da 4 veya 5 yıllık yoğun eğitim sonucunda Osteopati diploması alan Osteopatlar tarafından uygulanan bir manuel terapi yöntemidir.

Osteopat; her şeyden önce hastasına saygı ile yaklaşan onu dinlemeyi bilen, hastasını tanıyarak gerektiğinde onun yaşam alışkanlıklarını, beslenmesini ve aktivitelerini düzenleyerek sağlıklı bir hayat sürdürmesine yardımcı olan kişidir.

Osteopatinin Kullanıldığı Hastalıklar

  • Bel, boyun, sırt ağrılarında ve fıtıklarında
  • Migren ve gerilim tipi baş ağrılarında,
  • Skolyoz, kifoz gibi postür bozukluklarında
  • Ameliyat sonrası ağrı ve yapışıklıkların giderilmesinde
  • Stres ve sinirsel gerginlikler
  • Kronik yorgunlukta
  • Uyku bozukluklarında
  • Nevralji
  • Spor yaralanmalarında,
  • Hormon bozukluklarının tedavisinde destekleyici olarak
  • Dolaşım sorunları rahatsızlıklarında, ( kan ve lenfatik sistem)
  • Hareket ve fonksiyon bozukluklarında
  • Yürüme, denge ve koordinasyon bozukluğunda
  • Fibromyalji sendromunda
  • Eklem sertliği, kireçlenme gibi artrozik değişikliklerde
  • Eklem blokajları, omurga ve costa blokajlarında,
  • Kabızlık, ishal, idrar kaçırma, hazımsızlık, gaz, karın ağrısı, spastik kolon, pitozis ve hazım organlarının fonksiyon bozukluklarında destekleyici tedavi olarak visseral osteopati kullanılır.
  • Bebeklerde yutkunma, kusma, kafa şekil bozukluğunda cranio-sakral osteopati kullanılabilir.
  • Alerjik ve kronik hastalıklar,
  • Akut ağrılar,
  • romatizmal hastalıklarda osteopati destekleyici tedavi olarak kullanılabilir.

Источник: https://tamtedavi.com/osteopati.html

Osteopati hakkında bunları biliyor musunuz?

İlaçsız Ağrı Tedavisi: Osteopati

Osteopat Suat Dülger ve Osteopat Çağlar Türetken osteopati hakkında bilgiler verdi.

Osteopati nedir?

Osteopatinin uygulama alanlarında tedaviyi destekleyici yöntem olarak kullanıldığını belirten Osteopat Suat Dülger ve Osteopat Çağlar Türetken, Osteopatinin uygulama alanları ve yöntemine dair açıklamalarda bulundu.

Dülger ve Türetken “Osteopati elle uygulanan bir tamamlayıcı tedavi yöntemidir. Özellikle ağrılarda uygulanır; ağrının kaynağı tespit edilerek sorun giderilmeye çalışılır.

Osteopat vücuttaki yumuşak dokularda gerginlik artışlarını ve ona bağlı eklem fonksiyon bozukluklarını tespit eder, rahatsız olan eklemi yeniden dengeleyerek iyileşmesini sağlar. Yani sadece semptomatik değil, sebebe yönelik tedavi eder.

Ağrıya veya fonksiyon bozukluklarına yol açan sinir işlevini engelleyen zinciri ortadan kaldırmak ve yeniden kas-iskelet hareket koordinasyonu sağlamak suretiyle Osteopat rahatsızlıkları oluşturan nedenleri ortadan kaldırır” açıklamasında bulundu.

Osteopati masajı hangi durumlarda yapılır?

Osteopatinin omurga rahatsızlıklarında kullanılmakla beraber, sıklıkla rastlanan omuz veya kalça gibi, diğer eklemlerde de uygun endikasyonlarda kullanıldığını söyleyen Osteopat Suat Dülger ve Osteopat Çağlar Türetken “Denge ve duruş bozukluklarını düzeltmek, omurga ve pelvis (leğen kemiği) eklemlerine mümkün olabildiği ölçüde fonksiyonunu yeniden kazandırmak amacıyla özellikle bel ve boyun ağrı sendromları, mekanik bel ağrıları ve Dr.Maigne’s faset sendromlarında uygulanır” dedi.

Osteopati’nin kullanıldığı alanlar:

  • Omurga ve kas-iskelet sistemi hareket ve fonksiyon bozuklukları
  • Omurga ve kemik eklem sisteminin akut ve kronik ağrı sendromları
  • Omurga disk kaymaları
  • Kuyruk sokumu problemleri,boyun bölgesi sinir hassasiyetleri,siyatik sinir ağrıları,bel fıtığına bağlı ağrılar
  • Eklem sertliği ve dejenerasyonu
  • Migren, gerilim tipi baş ağrıları
  • Duruş bozuklukları
  • Ayaktan ameliyat sonrası rehabilitasyon
  • Kaza sonrası ağrı sendromları
  • Spastisite, serebral palsi (Beyin felci) gibi nöromüsküler problemler
  • Psikolojiye bağlı kas iskelet sistemi ağrıları, anksiyete, depresyon
  • Kronik nörolojik hastalıklarda (Alzheimer hastalığı ve Multipl Skleroz) destekleyici amaçlı
  • Uyku bozuklukları
  • Sindirim sistemi, üriner sistem, ürogenital, solunum ve dolaşım sistemleri fonksiyonel bozuklukları
  • İç organlar-kas iskelet sistemi fonksiyon bozukluklarına bağlı rahatsızlıklar
  • Hamile kadınlarda ağrı sendromları
  • Hormonal denge bozukluklarında destekleyici amaçlı.

BELİRTİSİ SIRT AĞRISI OLAN 5 CİDDİ HASTALIK!

Memorial Wellness Manuel Tıp Bölümü’nden Uzman Fizyoterapist Mehmet Salih Toğa, osteopati ve bu yöntemin kullanıldığı hastalıklar hakkında bilgi verdi.

Osteopati, sadece ağrı olan bölgeye odaklanmayan, vücuttaki tüm sistemler dikkate alınarak elle uygulanan bir manuel terapi yöntemidir. Sinir, dolaşım ve lenf sisteminin olumlu bir şekilde etkileşimini sağlayarak, vücudun kendini iyileştirme gücünü açığa çıkarmayı hedeflemektedir.

Hastanın önceden yaşadığı travmalar, ameliyatlar osteopatide önemli bir yere sahiptir. Vücut bir bütündür, tüm kas, sinir, damar ve organları bir arada bağ dokuları ve fasyalar tutmaktadır. Fasya bir organın etrafındaki zara verilen addır.

Sezeryan da dahil çeşitli ameliyatlar sonucu bu bağ dokular ve zarlar kesiye uğradıklarında bu durum vücutta gerilim oluşturarak omurgayı öne doğru eğer ve omurganın düzleşmesine neden olur. Gerilen bölge rahatlatılmadıkça omurga ağrıları devam eder.

Osteopati tedavisiyle bu skar dokuların vermiş olduğu gerilim duygusu geçirildiğinde ise hasta rahatlar ve ağrılar geçer.

Osteopati ağrıyı tetikleyen sorunu buluyor

Osteopati yönteminde hasta hareket sistemi, kafa ve iç organlar açısından değerlendirilerek sorunun nereden kaynaklandığı bulunur. Ağrıya neden olabilecek sorun iç organlardan kaynaklanıyorsa iç organlar ve onları tutan bağlar, damarlar, lenfatik sistem ve sinirleri kapsayan visseral osteopati tedavisiyle devam edilir.

Visseral osteopati tedavisinde tedavi karın bölgesine yapılmaktadır. Burada bulunan organlara ve kapakçıklara uygulanan manevralarla tedavi gerçekleştirilir.

Eğer ağrı vücuttaki eklemler, kemikler, kaslar, bağlar ve tüm fasya gruplarından kaynaklanıyorsa paryetal osteopati kısıtlanmış veya kilitlenmiş eklemlerin fizyolojik hareket açıklığını düzelterek eklemlerin rahatlatılmasına ve ağrının giderilmesine yardımcı olmaktadır.

Kraniosakral osteopati ise kafatası ve kuyruk sokumu kemiklerine yapılan bir manuel terapi ile beyin ve omuriliği saran fasya rahatlatılmaktadır. Sinir sisteminin daha sağlıklı hale getirilmesi, hareket sistemi, iç organlardaki sorunların giderilmesi ve dolaşımın düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

Boyun, bel ve diz sinyal bölgeleri

Boyun, bel ve diz vücutta ilk etkilenen bölgelerdir. Bir organda sıkıntı olduğunda ilk bu bölgelere yansımaktadır. Karaciğerde bir sıkıntı olduğunda frenik sinir vasıtasıyla ilk sinyal verdiği bölge boyun olmaktadır.

Karaciğerdeki sıkıntı çözülmediği sürece boyun ağrımaya devam edecektir. Genellikle dizde oluşan komplikasyonlarda aslında başka bir hastalığın habercisi olmaktadır.

Diz ağrısına neden olan sorun tedavi edildiğinde diz ağrıları kendiliğinden geçmektedir.

Osteopati birçok bölümle ortaklaşa çalışıyor

Dahiliye, endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları, fizik tedavi ve rehabilitasyon, ortopedi ve travmatoloji, nöroloji ve psikolojinin bir alanıdır. Kişi sinirli ve stresli olduğunda ilk olarak boyun bölgesi kasılmaktadır.

Oluşan ağrıların mutlaka başka bir sorunla bağlantısı vardır. Osteopati bölümü en sık endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları bölümüyle ortaklaşa çalışmaktadır. Bazı hastaların bağırsaklarında hipotonisite oluşmaktadır. Hipotonisite ise hormonların dengesizleşmesine neden olmaktadır.

Beslenmede yine osteopati de önemli bir yer tutmaktadır.

Osteopati tedavisinin süresi kişiye ve hastalığa göre değişiyor

Migren, vertigo, uyku bozuklukları, bel, boyun, diz ağrıları, fibromiyalji, romatoid artrit, sindirim sistemi problemleri ama en çok da ameliyat sonrası ağrı ve yapışıklıkların giderilmesinde bu tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Osteopatide tedavi süresi hastalığa, kişiye ve yaşa göre değişmektedir.

Bazı hastaların sorunu tek seansta çözülürken bazı hastaların tedavisi 2 ay bazı hastaların ise 1 yıl sürebilir. Gelen kişinin şikayeti ağırsa seanslar daha sık gerçekleştirilmektedir. Şikayet azaldıkça seans aralıkları 6 ayda bire kadar düşebilmektedir. Vücudun verdiği cevap yani iyileşme belirleyici olmaktadır.

Osteopati tedavisinde özellikle bel ve boyun ağrılarında ağrı kesiciler önerilmemektedir. Ayrıca iyileşmeyi hızlandırmak adına gıda takviyeleri kullanılmaktadır.

HANGİ YÖNE DOĞRU UYUMALI?

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1038379-osteopati-nedir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.