İleri Yaşta Kemik Erimesi Kırıklara Sebep Oluyor

içerik

KEMİK ERİMESİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

İleri Yaşta Kemik Erimesi Kırıklara Sebep Oluyor

Kemik erimesi, kemiklerin zayıflaması ve kırılgan hale gelmesi sonucu oluşmaktadır. Kemikler o kadar kırılgan hale gelir ki, herhangi bir eğilme, bükülme ya da öksürme sonucunda ya da hafif basınç altında kırılmakta ve hasar görmektedir.

Kemik erimesi, genellikle, kalça, bilek ya da omurgalardaki kırılma ve çatlaklar ile yakından ilişkili olarak gelişmektedir. Kemik dokusu canlıdır ve herhangi bir kırılma olduğunda yeniden kendini onarabilmektedir.

Kemik erimesi meydana geldiğinde ise, kemik tekrardan kendini yenileme yeteneğini kaybeder ve yeni kemik üretilemez.

Kemik erimesi tüm ırklarda hem kadın hem de erkeklerde yaşanabilmektedir. Fakat, beyaz ve Asya kadınlarında, özellikle menopoz sonrasında ve yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir. Bazı ilaçlar ve sağlıklı beslenme, ağırlık kaldırma egzersizleri, kemik erimesini önleyerek, zayıf olan kemiklerin güçlenmesine yardımcı olmaktadır.

Kemiklerimiz sürekli olarak kendini yenileyebilme özelliğindedir. Sürekli olarak yeni kemikler üretilir ve eski kemikler kırılarak, bu kemik oluşum döngüsü devam eder. Yaş henüz gençken, vücudumuz yeni kemik üretimini çok hızlı gerçekleştirir.

Yani vücut gençken, kemik üretimi, kemik bozulmasından ve kemik dokusunun azalmasından çok daha hızlı ilerlemektedir. Birçok insan 20’li yaşlarının başlarına kadar en yoğun kemik kütlesine ulaşmaktadır. İnsan yaş aldıkça, kemik kütlesi kaybı, kemik üretiminden daha hızlı ilerler.

Kemik erimesinin nasıl geliştiği, gençlikte mevcut olan kemik kütlesinin miktarına bağlı olarak değişmektedir. Eğer kemik dokusu fazla ise, bu bir depo görevi görür ve yaş ilerledikçe kemik erimesi ihtimali azalır.

Fakat eğer gençken kemik dokusu yoğunluğu az ise, yaş aldıkça kemik erimesinin oluşması riski daha fazladır.

Kemik erimesinin erken evrelerinde herhangi bir semptom genellikle gözlenmez. Fakat, kemik erimesinden dolayı kemikler zayıflamaya başladığında, semptom ve belirtiler ortaya çıkmaya başlar ve bu belirtiler genellikle şu şekildedir;

  • Sırt ağrısı,
  • Zamanla boy uzunluğunun azalması,
  • Eğik duruş,
  • Kemiklerin çok kolay kırılması ya da çatlaması.

1.Sırt Ağrısı

Kemik erimesinde yaşanan sırt ağrılarının nedeni, kırışmış ya da çökmüş olan omurlardır. Omurlarda yaşanan bu kemik dokusu kaybı, kişinin bazen şiddetli şekilde sırt ağrısı yaşamasına sebep olmaktadır.

Kemiklerde meydana gelen çatlaklar ve küçük çaplı kırılmalar kişinin boyunda bazı kısalmalara neden olmaktadır.

Kemik erimesi sebebi ile kütle kaybı yaşayan kemikler, iskelet yapısında bazı değişimler yaşanmasına ve bunun sonucu olarak da, normal boy uzunluğundan çok daha kısa bir boya sahip olmaya neden olmaktadır.

Genellikle kemik erimesi olan kişilerin boy uzunlukları çok fazla oranda kısalmaktadır ve bu kısalma beklenmedik şekilde olmaktadır.

3.Duruş Bozuklukları

Kemik erimesinin en belirgin bulgularından biri de duruş bozukluklarıdır.

Kemik dokusunda yaşanan hızlı kütle kayıpları ve bu durumun omurlara vermiş olduğu zararlar, birtakım duruş bozukluklarının yaşanmasına sebep olmaktadır.

Kemik erimesi olan kişilerde özellikle eğri ve iki büklüm şeklinde duruşlar yaşanması çok yaygındır. Omur kemikleri olumsuz etkilenen bu kişiler, ister istemez eğik durmak zorunda kalırlar.

4.Kolay Zarar Gören Kemikler

Herhangi basit bir hareket sonucu zarar gören ve hasara uğrayan kemikler, büyük ihtimalle kemik erimesinin bir işareti olacaktır.

Kemik dokusunun eskisi gibi sağlıklı bir şekilde kendini yenileyememesi sonucu, vücut yeni kemik dokusu üretmekte zorluk çeker.

Bu durum yeni kemik dokusunun üretilmesini engellediği için, kemiklerin çok daha kolay bir şekilde kırılmasına ya da çatlamasına neden olacaktır. Üstelik bu durum, kemiklerin çok daha uzun sürede iyileşmesine de neden olmaktadır.

Risk Faktörleri

Kemik erimesinin oluşmasına neden olan bir numaralı faktörler;

  • yaş,
  • hayat tarzı seçimleri,
  • bazı ilaçlar,
  • birtakım tedaviler,
  • ırk,
  • cinsiyet,
  • aile hastalık geçmişi,
  • vücut iskelet yapısı,
  • hormonlar,
  • beslenme alışkanlıkları.

Değişmeyen riskler: Bazı risk faktörleri kontrol dışıdır ve değiştirmenin yolu yoktur. Bu risk faktörleri; cinsiyet, yaş, ırk ve aile hastalık geçmişi gibi risk faktörleridir.

  • Cinsiyet: Kadınlarda kemik erimesi yaşanması riski erkeklerde kemik erimesi yaşanması riskinden çok daha fazladır.
  • Yaş: Yaşlanmak kemik erimesi açısından en büyük risklerden biridir.
  • Irk: Genellikle Asya kökenli ya da beyaz ırk kökenli olan kişilerde kemik erimesi yaşanması riski daha fazladır.
  • Aile hastalık geçmişi: Eğer annenizde, babanızda ya da kardeşlerinizde kemik erimesi vakası yaşanmış ise, sizin de kemik erimesi yaşama riskiniz yüksektir. Özellikle anne ya da babada yaşanan kemik erimesi sizi doğrudan risk grubuna dahil etmektedir.
  • Vücut iskelet yapısı: Erkek ya da kadın fark etmez, eğer bir insanın iskelet yapısı küçük ve ince ise o kişinin kemik erimesi yaşaması riski daha fazla olacaktır. Çünkü iskelet yapısının ince ve küçük olması, daha az miktarda kemik dokusu kütlesi anlamına gelmektedir.

Diğer risk faktörleri: Kemik erimesine zemin hazırlayacak olan diğer risk faktörleri ise; cinsiyetlere özgü hormonlar, tiroid problemleri, diğer bazı bezler.

  • Cinsiyetlere özgü hormonlar: Düşük cinsiyet hormonu seviyesi kemiklerin zayıflamasına sebep olabilmektedir. Özellikle kadınların menopoz döneminde azalan östrojen hormonu seviyesi, kemik erimesinin oluşmasına neden olan büyük bir risktir. Ayrıca daha önceden kanser tedavisi görmüş olan, kadınlarda bu tedavi sürecinde östrojen miktarı düşmektedir.

Bunlara ek olarak, prostat kanseri tedavisi gören erkeklerde, tedavi sürecinde yaşanan testosteron hormon seviyesinin azalması da, erkekler için kemik erimesi riski oluşturmaktadır.

  • Tiroid problemleri: Çok fazla miktarda tiroid hormonunun üretilmesi, kemik erimesine sebep olabilmektedir. Tiroid bezlerinin aşırı aktif çalışması sonucu gelişebilecek kemik erimesi, tiroid salgısını azaltmaya yarayan ilaçlar ile önlenebilmektedir.
  • Diğer bazı bezler: Özellikle paratiroid ve adrenalin bezlerinin çok fazla çalışması sonucu, kemik erimesi riski ortaya çıkabilmektedir.

Beslenme faktörü: Bazı gıdaların eksik ya da fazla alınması sonucu, kemik erimesi riski artmaktadır. Beslenme ile alakalı bu risk faktörleri; düşük miktarda kalsiyum alınması ve yeme bozuklukları gibi faktörlerdir.

Kalsiyum eksikliği: Uzun ve sağlıklı yaşamanın bir sırrı olan kalsiyum, kemiklerin yapısına katılarak onları güçlendirir. Çok uzun vadede yaşanmış olan kalsiyum eksikliği, kemik yoğunluğunun azalmasına, kırılma ve çatlama riskinin artmasına sebep olduğu gibi, kemik erimesi riskini de artırmaktadır.

Yeme bozuklukları: Özellikle anoreksi hastalarında ya da sürekli olarak iştahsızlık yaşayan kişilerde kemik erimesi yaşanması riski daha yüksektir.

Çünkü bu kişiler, kemik için gerekli olan protein ve kalsiyumu alamamaktadır. Menopoz dönemindeki kadınların iştahsızlık yaşaması ise kemikleri daha da güçsüzleştirmektedir.

Aynı şekilde erkeklerde de yeme bozukluklarına bağlı olarak gelişen hormon bozuklukları, kemik erimesi riskini yükseltmektedir.

Bazı ameliyatlar: Özellikle mide ameliyatı, bypass ya da bağırsakların cerrahi işlem görmesi, kalsiyum içeren besinlerin absorbe edilmesine sebep olmaktadır. Bu durum da, kemik erimesi riskini artırmaktadır.

Bazı ilaçlar: Uzun süre boyunca, kortizonlu ya da prednizon türünde ilaçlar kullanmak, kemik yenilenmesini önlediği için, kemik erimesi riskini artırmaktadır. Ayrıca;

  • nöbetleri önlemek ya da iyileştirmek için kullanılan ilaçlar,
  • gastrik reflü ilaçları,
  • kanser ilaçları,
  • vücudun organ nakli reddi durumu yaşamasında kullanılan ilaçlar, kemik erimesi riskini yükseltmektedir.

Sedentar yaşam: Sedentar yaşam yani, vaktin büyük kısmını oturma faaliyeti ile geçirme, kemik erimesi riskini artırmaktadır. Ağırlık kaldırma egzersizleri, özellikle yürüyüş, koşu, zıplama ve dans etme gibi fiziksel etkinlikler ise, kemik erimesi riskini azaltmaktadır.

Çok fazla miktarda alkol tüketimi: Sürekli olarak alkol tüketmek, kemik erimesi riskini artırmaktadır.

Sigara kullanmak: Sigaranın kemik erimesi oluşumundaki rolü tam olarak bilinmese de, kemiklerin yapısını zayıflattığı kesindir.

Komplikasyonlar

Kemik erimesinin en ciddi komplikasyonları, özellikle omurga ve kalça kemiklerinde gelişebilecek olan kırılmalardır. Kalça kemiği kırılmaları düşme sonucu gelişmektedir.

Zaten kemik erimesi nedeni ile zayıf olan kemikler, bir düşme sonucunda kolayca kırılabilmektedir. Bu nedenle, kemik erimesi sonucu bazı sakatlık durumları yaşanabilmektedir. Bazı durumlarda bu omurga kemikleri düşme olayı yaşanmasa bile gerçekleşebilir.

Bunun nedeni kemik erimesidir. Ayrıca kemik erimesi ciddi sırt ağrılarına ve kamburluğa sebep olmaktadır.

Tanı ve Testler

Kemik yoğunluğunun tespit edilmesi amacı ile düşük düzeyde röntgen cihazından yararlanılmaktadır. Böylece, kemiğin yapısında bulunan mevcut mineral miktarı belirlenmiş olur. Bu röntgen işlemi ağrısız ve acısızdır. Röntgen yöntemi ile, özellikle bilek, kalça ve omurga kemikleri kontrol edilmektedir.

Tedavi ve İlaçlar

Kemik erimesinde tedavi, kemik yoğunluğu testi gibi bilgiler kullanılarak, gelecek 10 yıl içindeki kemik kırılma riski tahmin edilerek bir tedavi önerilmektedir. Eğer bu risk yüksek değil ise, tedavi ilaçlar yardımı ile değil de, bunun yerine yaşam tarzındaki bazı değişiklikler ile yapılmaktadır.

İlaç tedavisi: Kemik erimesi tedavisinde kullanılan ilaçlar bifosfonat tabanlı ilaçlardır. Bu ilaçlar şu şekildedir;

  • Alendronat (Fosamax)
  • Risedronat (Actonel, Atelvia)
  • İbandronat (Boniva)
  • Zoledronik asit (Reclast)

Fakat bu ilaçların, bulantı, karın ağrısı, yutkunmada güçlük ve bazı mide sorunları gibi yan etkileri oluşabilmektedir. Bifosfonat tabanlı ilaçları 5 yıl süreden fazla kullanmak, uyluk kemiği ve kalça kemiğinde çatlaklar oluşmasına neden olmaktadır. Ayrıca bu ilaçlar çene kemiğini ve diş yapısını da etkilemektedir.

Hormon tedavisi: Özellikle menopoz sonrası kadınlarda östrojen takviye tedavisi, kemik yoğunluğunu korumak adına yardımcı bir tedavi olacaktır. Fakat bu östrojen tedavisi, kan pıhtılaşması, endometriyal kanser, göğüs kanseri ve bazı kalp hastalıklarının oluşmasına sebep olabilmektedir.

Raloxifene (Evista) adı verilen bir ilaç, östrojenin faydalı etkilerini taklit ederek, kemik yoğunluğunun korunmasına yardımcı olur. Fakat bu ilacın da, sıcak basması ve kan pıhtılaşması gibi etkileri ve riskleri vardır.

Erkeklerde kemik erimesi, testosteron seviyesinde kademeli olarak ve yaşa bağlı olarak düşüş yaşanması ile alakalıdır. Bundan dolayı takviye testosteron tedavisi, kemik yoğunluğunu artırmaya yardımcı olmaktadır.

Diğer bazı ilaçlar: Doktor hastalığın seyrine göre diğer bazı ilaçları tedavide kullanabilmektedir. Doktorun tavsiye edebileceği bu ilaçlar şu şekildedir; Denosumab (prolia) ve Teriparatid (Forteo).

Alternatif Tedaviler: Kemik erimesi sürecinde, doktorun uygun gördüğü ilaç tedavisi yanında, eğer bir sakıncası olmayacak ise bazı yöntemler kullanarak, kemik sağlığını korumak mümkündür. Bu yöntemler;

Sigara içmemek, çok fazla alkol tüketiminden kaçınmak, düşmemeye özen göstermek ve beslenmeye dikkat etmek gibi yöntemlerdir.

Alınacak Önlemler

3 faktör kemik erimesini önlemek ve kemik sağlığını korumak için çok önemlidir. Bu faktörler;

  • Yeterli miktarda kalsiyum almak,
  • Yeterli miktarda D vitamini almak,
  • Düzenli egzersiz.

Kalsiyum: 18 ile 50 yaş aralığındaki kadın ve erkekler için günlük alınması gereken kalsiyum miktarı 1000 miligramdır. Bu miktar, kadınların menopoz sonrası dönemlerinde, yani 50 yaşından sonra ve erkeklerde 70 yaşından sonra 1200 miligram değerlerine ulaşmaktadır. En iyi kalsiyum kaynağı olan besinler şu şekildedir;

  • Düşük yağlı süt ürünleri (günlük 200-300 miligram alınması yeterlidir),
  • Koyu yeşil yapraklı sebzeler,
  • Konserve somon ve kılçıkları ile birlikte sardalye,
  • Soya peyniri gibi soya ürünleri,
  • Kalsiyum ile desteklenmiş tahıllar ve portakal suyu.

Fakat, çok fazla miktarda kalsiyum tüketmek, böbrek taşı oluşumuna ve bazı kalp sorunlarına sebep olmaktadır. Bundan dolayı, günlük kalsiyum alımı, 2000 miligramı aşmamalı ve 50 miligramın altına da düşmemelidir.

D vitamini: D vitamini, vücuttaki kalsiyumun emilimini sağlamaktadır. Birçok insan vücudu için gerekli olan yeterli miktardaki D vitaminini  güneş ışığından almaktadır. Çünkü güneş ışığı çok iyi bir D vitamini kaynağıdır. Fakat çok uzun süreler güneş ışığı altında kalmak, içerdiği ultraviyole ışınlar nedeni ile, cilt kanseri riskini artırmaktadır.

Bilim insanları, günlük alınması gereken ideal D vitamini miktarını henüz belirlememiştir.

Fakat yetişkinler için günlük 600-800 IU (uluslararası birim) D vitaminini ihtiyacını, gıda ve takviyeler yardımı ile almak başlangıç için iyidir.

Eğer kandaki D vitamini seviyesi çok düşük ise doktor bu dozu artırabilir. Ergenlik dönemindeki gençler ve yetişkinler için ise günlük, 4000 IU değerine kadar D vitamini almak güvenlidir.

Egzersiz: Egzersiz, kemiklerin güçlenmesine yardımcı olur ve kemik erimesinin etkilerini yavaşlatmaya olanak sağlar. Özellikle; ağırlık kaldırmaya dayalı egzersizler, koşu, yürüyüş, merdiven tırmanma, ip atlama, kayak gibi egzersizler, bacak, kalça ve alt omurga kemiklerinin sağlığını korumaya yardımcıdır.

Источник: //evdesifa.com/kemik-erimesinin-belirtileri-nelerdir/

Kemik Erimesi (Osteoporoz) Nedir, Belirtileri Nelerdir, Kemik Erimesi Nasıl Önlenir?

İleri Yaşta Kemik Erimesi Kırıklara Sebep Oluyor

Osteoporoz, oldukça sık görülen bir kemik hastalığıdır. Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen bu hastalık, esas olarak kemikteki kalsiyumun azalmasıyla ortaya çıkmaktadır. Yaşam süresinin uzaması ile birlikte osteoporoz önemli bir sorun haline gelmiştir.

Kemik erimesinde kemiğin darbelere karşı olan direnci zayıflar. Basit bir çarpma ya da düşmeyle kırıklar oluşabilir. Özellikle 40’lı yaşlardan sonra başlar ve görülme sıklığı artar. Kemik erimesini sorun haline getiren şey, kırıkla olan ilgisidir. Osteoporoza bağlı kırıklar genellikle omuz, kalça ve omurga bölgelerinde olmaktadır.

Kemik Erimesinin Belirtileri Nelerdir?

  • Omurgadaki kemiklerin erimesi nedeniyle gelişen sırt ağrısı,
  • Boyun ağrısı,
  • Bel ağrısı,
  • Kambur veya öne eğik vücut şekli,
  • Boy kısalması,
  • Kalça, el bileği ve omurga kemiklerinde kırıkların meydana gelmesi,
  • İleri derece kemik erimesinde basit çarpmalarda bile kırıkların oluşması,
  • Kemiklerde hassasiyet ve kemik ağrıları,
  • Kırıklara bağlı olarak, vücutta şekil bozukluklarının ortaya çıkması,
  • Kırık ve ağrılardan dolayı, hastanın hareketsizleşmesi gibi belirtilerdir.

Bu belirtilerin tamamının tedavi edilerek yok edilmesi beklenemez. Vücut şekil bozuklukları ve kamburluk yok olmasa da, ilerlemesini durdurmak mümkün olabilir.

Hemen hemen her insanda, yaşa bağlı olarak osteoporoz meydana gelir. Bazı etmenler ise, osteoporozun ciddi hale gelmesine yol açar. Bu etmenlerden bazıları, değiştirme imkanı olmayan ırk, genetik ve yaş gibi yapısal faktörlerdir. Bazıları ise hareketsiz yaşam, beslenme şekli, sigara ve yaşam gibi değiştirilebilen faktörlerdir.

Çocukluk döneminde yeteri kadar kalsiyum alımı, büyüme aşamasında sağlıklı bir kemik gelişimi için oldukça önemlidir. Kalsiyum, ileri yaşlarda da kemik sağlığının korunması için büyük bir öneme sahiptir.

Kalsiyum, çinko, magnezyum, florid, bakır, A, C ve K vitaminlerinin yetersiz miktarlarda alınması veya çok fazla tüketilen sodyum, alkol, protein, sigara ve kafein gibi maddeler kemik erimesinin gelişimini hızlandırmaktadır.

Kemik Erimesi Tanısı Nasıl Konulur?

Kemik erimesinin tanısı, kemik mineral yoğunluğunu ölçen bir cihazla yapılmaktadır. Kısa süreli ve ağrısız bir ölçüm yöntemidir. Kemik mineral yoğunluğunun sonucunda düşük kemik (osteopeni) ve normal kemik yoğunluğu ile osteoporoz tanıları konulabilir. Mineral yoğunluğu ne kadar düşük olursa, kırık riski de o kadar yüksek olur.

Daha önce de belirttiğimiz gibi, yaşam süresi arttıkça kemik erimesinin görülme oranı da artmaktadır. Amacımız, kemik erimesi oluşmadan gereken tedbirleri almak olmalıdır. Ülkemizde yapılan araştırmalarda, 50 yaş ve üzeri bireylerin hemen hemen yarısında osteoporoz başlangıcı tespit edilmiştir.

Osteoporoza bağlı olarak kalça kırığı oranları da zaman içinde artış göstermiştir. Kemik erimesine bağlı kalça kırıkları, özellikle kentlerde daha çok oranda görülmektedir. Vücut kitle endeksi veya kemik-kas ile ilgili olarak, kemik erimesinde aynı zamanda kaslarda da erime olur şeklinde bir bilgi yoktur.

Ancak kaslarını yeteri kadar kullanmayan veya hareketsiz bir yaşam tarzı olan bireylerde, kemik erimesi kasların erimesine eşlik edebilir.

Osteoporozu sinsi bir hastalık şeklinde tanımlamak daha doğru olur. Çünkü belirtilerin tam olarak ortaya çıkması, bazen bir kalça veya omurga kırığı ile başlayabilir.

Genellikle başka bir sebeple kadın-doğum, fizik tedavi, endokrinoloji veya ortopedi doktorlarına giden hasta, doktor tarafından ikaz edilerek kemik erime testine gönderiliyor.

Testin ardından belirli bir oranda erime tespit edilirse, kişi takip ve tedaviye alınıyor.

Kemik Erimesi Nasıl Önlenir, Korunma Yolları Nelerdir?

Kemik erimesinden korunma, çocukluk döneminden başlamalıdır ve ömür boyu devam etmelidir.

Korunma kapsamında; düzenli egzersiz, yeteri kadar kalsiyum alımı, erkeklerde yeterli testosteron hormonu ve kadınlarda ise yeterli östrojen hormon düzeylerinin sağlanması gibi durumlar söz konusudur.

Çocukluk ve gençlik zamanlarında güçlü kemiklerin oluşturulması, daha ileri yaşlarda kemik erimesi gelişiminden korunmak için çok önemlidir.

Kadınlarda 40’lı yaşlardan itibaren kemik kaybı başlamaktadır. Kemik kaybını arttırıcı ilaçlar kullanan, kronik rahatsızlıkları bulunan veya diğer risk faktörleri olan kişilerde daha erken başlayabilir ve hızla gelişebilir.

Menopoz sonrasında ilk birkaç yıl, kaybın en çok olduğu zamanlardır. 40 yaşın üzerindeki kişiler için günlük olarak, 400-800 IU D vitamini ve 1200 miligram kalsiyum alımı çok önemlidir.

Aynı zamanda kasların güçlü tutulması, fiziksel aktivite ve eklemlerin esnek olması gibi hususlar da kemik sağlığı açısından önemlidir. Kemik erimesinden korunmak için, kola ve kahve gibi kafeinli içeceklere de son verilmelidir.

Ayrıca işlenmiş gıdalar, hazır yemekler ve katkı maddelerinden uzak durulmalıdır. Bunların dışında günde en az 2 bardak süt içilmeli, alkol ve sigara kullanılmamalıdır.

Kalsiyum ve D vitamini İçeren Gıdalar Nelerdir?

Süt ürünleri ve yeşil yapraklı sebzelerde kalsiyum bulunmaktadır. Günlük ihtiyaç için tavsiye edilen; 1 kase yoğurt, 1 bardak süt, 1 tabak yeşil yapraklı sebze ve 1 dilim peynirdir. Bazı gıdalar kalsiyum ile etkileşir ve vücuttan emilimini azaltabilir.

Pancar ve ıspanak gibi yüksek miktarda oksalat içeren besinler aynı anda alınmamalıdır. Aksi halde kalsiyum emilimi bozulur. D vitamini ise vücudun gün ışığına maruz kalmasıyla deride sentezlenir. Sadece yüz bölgesinin günlük olarak 15 dakika güneş ışığına maruz kalması, D vitamininin depolanması için yeterlidir.

Derinin D vitamini oluşturması yaşla birlikte azalma gösterir.

Hangi Durumlarda İlaç Tedavisi Gereklidir?

Osteoporoz testinde normal değerlerin altında sonuç verenler için, günlük olarak D vitamini ve kalsiyum takviyesi ile beraber, alınan vitaminlerin kemikte kalmasını sağlayacak ilaçlar verilir.

Kemik erimesi için verilen ilaçlar, erimenin olduğu bölgeye göre kullanılabilir. Omurga kırığı ya da erimesi bulunan hastalarda kullanılan ilaçlar ile kemik kırığı ya da erimesi olan hastaların kullandığı ilaçlar farklıdır.

Menopoz sonrası yılda 1 kez osteoporoz ölçümü yaptırılmalıdır.

Kemik Erimesi Olan Hastalar Ne Yapmalıdır?

Yukarı da bahsettiğimiz konulara dikkat edilecek olursa (günlük kalsiyum ve D vitamini alımı gibi), ileri yaşlarda kemik erimesi gelişiminin önüne geçilebilir. Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise, osteoporozun artmasına neden olabilen şeker ve tiroid gibi metabolizma hastalıklarının tedavi edilmesi gerektiğidir.

Kemik erimesi oldukça sık rastlanan bir hastalıktır. Gelişmekte olan veya gelişmiş ülkelerde yaşam süresinin uzamasıyla birlikte önemli bir sorun haline gelmiştir. Ülkemizde ise eski dönemlerde çok dikkat edilmeyen kemik erimesi, son zamanlarda belirgin olarak üstünde durulan bir konu haline gelmiş ve tedavi edilmeye başlanmıştır.

“Osteoporoz vakaları giderek artıyor mu?” sorusunun yanıtı, ortalama yaşam süresiyle alakalıdır. Bu süre arttıkça, kemik erime vakalarının görülme ihtimali de artar. En fazla kadınlarda, özellikle menopoz sonrasında ortaya çıkmaktadır.

Yağ dokusu çok olan kadınlarda ise daha az görülmektedir. Bundan dolayı bölgesine göre değişiklik gösteren bir osteoporoz profili çizilebilir.

Kemik erimesine eşlik eden hastalıklar, süt ürünlerinin tüketim alışkanlıkları ve sigara-alkol kullanımı gibi durumların farklılıklar göstermesi sebebiyle çok değişlik profillerin çıkması da mümkündür.

Özellikle yaşlıların devamlı olarak süt tüketmeleri gerekmektedir.

Çocukluk dönemlerinden gelen alışkanlıkların olmaması ve mide problemleri gibi unsurlar, yoğurt ve süt tüketiminin düzenli olarak yapılmasını önlemektedir.

Sonuç olarak, kemik erimesi ciddiye alınmalı, düzenli ve sağlıklı bir yaşam tarzı belirlenmelidir. Özellikle hazır gıdalardan mutlaka uzak durulmalı ve doğal gıdalar ile beslenmeye çalışılmalıdır.

Источник: //www.bilgibaba.org/yazi/kemik-erimesi-osteoporoz-nedir-belirtileri-nelerdir-kemik-erimesi-nasil-onlenir

Kemik Erimesi Belirtileri, Nedenleri, Tedavisi

İleri Yaşta Kemik Erimesi Kırıklara Sebep Oluyor

kemik erimesi belirtileri,nedenleri,tedavisi

kemik erimesi nedir

Tıpta latince adıyla  geçen osteoporoz, halk arasında kemik erimesi olarak bilinmektedir.

Ülkemizde daha çok kadınlarda görülen kemik erimesi hastalığı ile ilgili olarak kemik erimesi nedir, nasıl bir hastalıktır diye baktığımızda ilk olarak görülen özelliğinin sinsice ilerleyen bir hastalık olduğudur.

Kemik erimesi tedavisinde başarılı sonuçlar için erken teşhis çok önemli bir avantaj sağlamaktadır. Kemik erimesi genel anlamda kemik azalmasından dolayı kemik kırılganlığının artmasıdır. Günümüzde oldukça sık rastlanan bir hastalıktır ve kadınlarda erkeklere oranla %80 daha fazla görülür.

 Yapılan araştırmalara göre her 3 kadından biri kemik erimesine yakalanmaktadır. Kemik erimesinin kadınlarda daha fazla görünmesinin  farklı sebepleri vardır. Özellikle menopoz döneminde kadınların kemiklerinde zayıflama artar. Erkeklerde bulunan testosteron hormonunun kemikler üzerinde korucuyu özelliği vardır.

Kemik gelişimi sırasında erkeklerde bulunan kemik kütlesi oranı kadınlarda daha fazladır. Bu sebeplerden dolayı kemik erimesi  rahatsızlığı kadınlarda daha  fazla görülür.  Kemik erimesi daha çok omurlar, kalça kemiği ve bileklerde görülür. Bunun yanında kemik erimesinin diğer kemiklerde görülme olasılığı da vardır.

Kemik Erimesi  Belirtileri

kemik erimesi belirtileri

Sinsice ve sessiz ilerleyen bir hastalık olan kemik erimesi uzun süre fark edilmeyebilir. 50 yaş üzeri her 5 erkekten ve her 3 kadından birinde görülen kemik erimesi hastalığı kemiklerin sessiz hırsızı olarak da tanımlanmaktadır.

Kemik erimesi bu kadar sinsice ilerlediği için hemen fark edilmeyebilir. Kemik erimesinden dolayı her yıl 1, 5 milyon kemik kırılmaktadır. En sık rastlanan kemik kırığı sebebi ise omur basısına bağlı kırıklardır. Omurlarda oluşan küçük çaplı kırıklar sayesinde omurlarda çökmeler oluşabilir.

Bu çökmelerden kaynaklı olarak postür, duruş bozuklukları görülmektedir. Kemik erimesinin sebep olduğu kalça kırıkları ise uzun süreli hareket sorunlarına yol açmaktadır.

Kemik erimesi olan kişilerde el bileği, ayak bileği, leğen kemikleri başta olmak üzere diğer kemiklerde kırıklar yaygın bir şekilde görülmektedir. Kişide herhangi bir kemik kırılmadığı veya vücudun duruşunda ciddi oranda bozukluk oluşmadığı sürece kemik erimesi fark edilmez.

Bununla birlikte omurlardaki değişimden dolayı oluşan sırt ağrılarının kemik erimesinin ilk belirtisi olduğu söylenebilir. Bunun dışında görülen Kemik erimesi belirtilerine bakacak olursak kısaca şunları söyleyebiliriz;

  • Kilo  kaybı yaşanması
  • Kamburluk oluşumu
  • Zaman içinde boy kısalması
  • Kemik erimesinin yoğun olarak görüldüğü kemiklerde ağrı hissedilmesi
  • Kemiklerde çok çabuk kırılma görülmesi
  • Omurgadaki çatlamaya bağlı olarak sırt ağrılarının yaşanması
  • Kalça kemiğinde meydana gelen kırıklar

Kemik Erimesi Nedenleri

kemik erimesi nedenleri

Kemik erimesi nedenlerini inceleyecek olursak, kemik erimesinin ortaya çıkmasında bir  çok nedenin olduğunu görebiliriz. Kemik erimesi nedenleri arasında ilk sırada yaş faktörünün yer aldığı göze çarpmaktadır.

Kemikler 35 yaşından sonra mineral kaybetmeye başlar ve kemik dokusunda yavaş yavaş bozulmalar görülür. Oluşan kemik miktarının kaybedilen kemik miktarından az olması durumunda kemik kaybı  gerçekleşir. Özellikle menopoz sonrasında kemik kaybı artmaya başlar. Östrojen hormonunun menopoz döneminde azalmaya başlaması kemik erimesi  riskini de arttırır.

Östrojen hormonunun azalması kemik erimesinin oluşmasına zemin hazırlayan en büyük etkendir.

Kemikleri besleyen en önemli vitamin kalsiyumdur. Kalsiyum eksikliği kemik erimesinin oluşmasında etkendir.

Vücutta  D vitamini eksikliği  de kemik erimesine neden olan bir durumdur. Kişi bol miktarda D vitamini almalıdır. D vitamini  kemiklerin dokularına en yararlı vitaminlerdendir.

Genetik faktörlere bağlı olarak da kemik erimesi hastalığı görülme riski vardır. Ailesinde kemik erimesi hastalığı olan kişilerin ileri yaş dönemlerinde bu hastalığa yakalanma ihtimalleri yüksektir.

Alkol ve sigara tüketimi kemikler için de oldukça zararlıdır ve kemik dokusuna zarar verir.

Sedentar yaşam ve egzersiz azlığı da kemik erimesine neden olabilir. Hareketsiz yaşam tarzı kemik erimesi nedenleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Ağırlık çalışma, yürüyüş, koşu, dans, yüzme gibi egzersizler kemik erimesi riskini azaltmaktadırlar.

Karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları bulunan kişilerde kemik erimesi görülme riski fazladır.

Vücudun hücrelerine zarar veren şeker hastalığı da kemik dokusuna zarar verir.

Mide ameliyatı, bypass veya bağırsaklara uygulanan cerrahi işlemler vücut kalsiyum oranını olumsuz anlamda etkilediği için kemik erimesine sebep olabilmektedirler.

Gastrit reflü rahatsızlığında, kanser hastalığı tedavisinde ve organ nakli reddi durumunda kullanılan ilaçlar kemik erimesi nedenleri arasında yer almaktadır.

Kemik erimesi nedenleri ve risk faktörleri kısaca şu şekilde sıralanabilir;

  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Vücut iskelet yapısı
  • Beslenme alışkanlıkları
  • Bazı tedaviler
  • Kullanılan ilaçlar
  • Genetik faktörler
  • Hayat tarzı tercihleri
  • Hormonal durumlar

Kemik Erimesi Tedavisi

Erken teşhis hastalığın seyri için kemik erimesi tedavisinde çok önemlidir. Kemik erimesi standart radyolojik uygulamalarıyla kendini göstermez.

Kemik erimesinin tanısını koymak için en güvenilir yöntem röntgen filmi sayesinde DEXA adı verilen çift enerjili X ışını ile kemik yoğunluğunu ölçülmesidir. Bu yöntem ile vücudun en hassas kemikleri omurlar, bilek kemikleri, uyluk kemiği incelenir.

 Hastalığın erken tanısı ve tedavisi için  menopoz dönemine giren kadınların  3 yıl arayla kemik ölçümü yaptırması çok önemlidir.

Kemik erimesinin erken fark edilmesi daha fazla kemik kaybını önler, teşhisi geç konan ilerlemiş kemik erimesinde kaybedilen kemik kaybının geri kazanılması oldukça zordur. Kemik ölçümü yaptırmak için fizik tedavi ve rehabilitasyon servislerine başvurmak  ve  kemik ölçümü testi istemek yeterlidir.

Gideceğiniz doktorunuz şikayetleri dinleyerek kemik ölçümü testi isteyebilir ve hastalığın hangi evresinde olduğunu tespit eder.

Kemik Ölçüm Testi

Kemik yoğunluğunun ölçülmesi amaçlanan bu testler günümüzde oldukça ağrısız bir şekilde ve en az radyasyona maruz kalarak gerçekleşmektedir. Kemikölçüm testi yaptırmadan 24 saat öncesine kadar herhangi bir kalsiyum takviyesi alınmamış olması doğru sonuçlar elde etmek açısından çok önemlidir.

Kemik ölçüm testi yaptıracak olan kişinin rahat kıyafetler giymesi, özellikle kemer, takı gibi aksesuarları üzerinde bulundurmaması tavsiye edilmektedir. Kemik ölçüm testi hızlı bir şekilde sonuçlanmaktadır. Test sonucunda alınacak olan T-skoru kemik yoğunluğunu ifade etmektedir.

T skoru -1ve üzerinde bir değerde ise kemik ölçüm sonuçlarınız normal olarak değerlendirilir.  -1 ve -2.5 arasında olan T skoru değeri kemik erimesi başlangıcının işareti sayılabilmektedir. Kemik yoğunluğu -2. 5 ve altında bir değerde ise kişinin osteoporoz hastası olduğunu kesin olarak teşhis etmektedir.

Diğer bir değer olan Z skoru, ortalamadan çok yüksek ya da çok az ise kişinin kesin olarak kemik erimesi hastası olduğunun işaretidir.

Kemik Erimesi İçin Alınacak Önlemler

Kemik erimesi için alınacak önlemler ile hastalığın ilerlemesini durdurmak mümkündür.  Kemik erimesi tanısı konan  hastada öncelikle kemik kaybının azaltılması  amaçlanır.  Hastalara kalsiyum içeren, kemik dokusunu güçlendiren ilaçlar ile tedaviye başlanır.

Tedavi sürecinde doktorun vermiş olduğu ilaçlar düzenli alınmalı ve kontroller aksatılmadan devam edilmelidir.  Kemik erimesi tedavisinde hastaya östrojen hormonu arttırmak içi hormon tedavisi de uygulanabilir.

 Kemik erimesi tedavisinde en iyi sonucu elde etmek ve kemik kaybını azaltmak için hastanın yaşam kalitesini arttırması ve beslenme alışkanlıklarını de değiştirmesi önemlidir.

Düzenli yürüyüş ve egzersiz  kemik kaybını azaltır ve yeni kemik oluşumunu arttır. Özellikle ağırlık kaldırma, yürüyüş, merdiven tırmanma, ip atlama, kayak kayma, dans etme gibi egzersizler yapılması bacak, kalça ve alt omurga kemiklerinin sağlığını korumada önemli olduğu için tavsiye edilmektedir.

Güneş ışığından faydalanmak kemik yapısını güçlendirir. Orta derecede güneş ışığı almak vücuda ihtiyacı olan D vitaminini verir. D vitamini takviyesi almak kemik erimesi tedavisinde önemli avantaj sağlar.

Kalsiyum zengini besinlerin tüketimi arttırılmalıdır. Yeterli miktarda kalsiyum takviyesi almak kemik erimesi önlemek açısından tavsiye edilmektedir. Özellikle 50 yaş üstü erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda günlük ortalama olarak 1000 – 1200 mg kalsiyum alınması tavsiye edilmektedir.

Kemik kırılma riskini en aza indirmek önemlidir. Bunun için günlük hareketlere önem verilmelidir. Çok uzun süre ayakta kalınmamalı, düşmeye sebep olabilecek ağır eşya kaldırılmasından kaçınmak gerekir. Özellikle banyo ve lavabo gibi kayganlık oluşan alanlara kaymayı önleyici halı ve hasırlar konmalıdır.

A,E ve E vitamini zengini besinler bol miktarda tüketilmeli brokoli ve marul gibi kalsiyum açısından zengin gıdalar yenmelidir.

Kemik Erimesi İçin Şifalı Bitkiler

kemik erimesine iyi gelen besinler

Kemik erimesinin durdurulmasında beslenme şekli de çok önemlidir.  Tam bir kalsiyum  zengini olan  brokoli tüketilmelidir. Keten tohumu yağı kemik erimesine çok faydalıdır.

Yoğurt  bol miktarda kalsiyum içeren  en önemli gıdalardandır. Bol bol tüketilmelidir.

Yoğun protein alınmamalıdır.

Bor ve flor bakımından zengin  bir bitki olan maydanoz  tüketilmelidir.  Roka kemik erimesinde tüketilmesi tavsiye edilen bir diğer bitkidir.

Lahana kandaki östrojen miktarını artmasını sağlar. Bor minerali zenginidir ve kemikleri besler.

Kemik Erimesi İçin Kür 

3 adet brokoli suda sadece 5 dakika  haşlanır. Daha fazla haşlanıp vitaminlerinin azalmaması gerekir. Ilıdıktan sonra süzülüp suyu içilir. Bu kür sabah öğle akşam yemeklerden önce  birer bardak içilir. 7 gün uygulanıp 1 gün ara verilir ve tekrar 7 gün devam edilir bu şekilde toplam 21 gün bu kür devam ettirilmelidir.

Источник: //www.faydaloji.com/kemik-erimesi-belirtileri-nedenleri-tedavisi/

Gençlerde Kemik Erimesinin Nedenler ve Tedavisi

İleri Yaşta Kemik Erimesi Kırıklara Sebep Oluyor

Osteoporoz demek kemiklerin zayıflaması sonucunda daha da kolay bir şekilde kırıması anlamına gelmektedir. Daha çok menopoza girmiş ola kadınlarda görülmektedir. Ama günümüz koşullarında gençlerde de görülmesi bir o kadar olağandır.

İçindekiler

  •  Erken Yaşta Kemi Erimesi 
  •  Türleri
  •  Belirtileri
  •  Teşhis
  •  Tedavisi

 Erken Yaşta Kemi Erimesi 

 Erken Yaşta Kemi Erimesi

 Daha sıklıkla menopoz sonrasında görülen kemik erimesi günümüz şartlarında gençlerde de görülmeye başldı. Bazı gençlerde ve de çocuklarda osteoporz gelişmesi sonucunda kişinin tedavi edilmesi gündeme gelmektedir. 8 ile 14 yaş arasına çocuklarda da sıklıkla günümüz koşullarında görülmektedir.

Büyüme sırasında küçük çocuklarda da görülmesi gözlemlenmektedir. Bu rahatsızlık çok ciddi bir durum olmaktadır. Çocuğun gelişimini derinden etkileyecektir. Kemiklerin güçlenmesini 18 ile 20 yaş arasında gerçekleşmesi söz konusu olmaktadır.

Erken yaşta bu kemik kütlesinin kaybedilmesi sonucunda kırık gibi komplikasyonlar yaşaması kişinin normal olmaktadır.

 Türleri

Skonder: Bu türünde hastanın daha çok başka bir sağlık sorunu nedeni ile meydana geldiği bilinmektedir. Gençlerde osteoporoza neden olan birçok hastalıklar bulunmaktadır.

  • Diyabet;
  • Lösemi;
  • Çölyak hastalığı;
  • Hipertiroidi;
  • Böbrek hastalıkları.

Bu rahatsızlıklar nedeniyle çocukta görülmesi olağan olmaktadır. Yeme alışkanlıklarının bozuk olması ya da enerji eksikliği nedeniyle de bu osteoporoza neden olacak bir diğer husus olmaktadır.

Bir takım ilçları genç yaşlarda kullanmkta neen olabilir.

Özellikle de kanser hastalığnı yaşamakta olanların kullandığı kemoterapi ya da antikonvülzan ilaçlar da genç dönem içerisinde kemik erimesne neden olabilecek bir duruma meydan getirecektir.

İdiyopatik osteoporoz: kemik erimesi yaşamakta olan genç bu ikinci türde bir kemik erimesini yaşamaktaysa o zaman bunun tam olarak nedeninin bilinmediği bir gerçek olmaktadır. Az oranda görülmektedir.

Genç erkeklerde daha sıklıkla görülmektedir. Ergenlik öncesinde yaşanacak bir sorun olur. Ergenlik döneminde kemik kütlesinin normal düzey içerisindeolması gerekmektedir.

Fakat yetişkin olduğu zamanlarda ise bu kemik kütlesi yeteri kadar normal olmayacaktır.

 Belirtileri

Gençlik çağında kemik erimesi yaşamakta olan bir kişide bir takım belirtiler ortaya çıkacaktır. Bu belirtiler arasında şunlar vardır.

  • Sırt, kalçalar, dizler ve ayak bileklerinde ciddi oranda bir ağrının olması;
  • Yürüme zorlukları;
  • Bacaklarda ve ayak bileklerinde daha çok görülmekte olan kırıklar meydana gelebilir.

 Teşhis

Gençlerde kemik erimesinin teşhisini koymak çok zor olmaktadır. Kişiye yapılacak kemik yoğunluğunun taraması ve erken düşürülen kemik kütlesi gibi tespitler yapılması gerekmektedir. Bu tip taramalar daha çok yetişkin insanlara yapılmaktadır.

Zararları olacağı düşünülmesi nedeniyle gençlere bu taramaları yapmaktan uzak durmaktadırlar. Bu testler ve de taramalar yerine çocuğun iskelet durumuna bakarlar.

Bir çocuğun kemiğinde kötü bir düşme meydana geldiğinde ya da travma geçirmesi sonucunda kırıklık ortaya çıkması neticesinde kemik minerallerinin yoğunluğunun düşük olması söz konusu olacaktır. Bu nedenle de bazı testler yapılması gerekecektir. 

 Tedavisi

Eğer ki gençlerde kemik erimesi meydana geliyorsa bunun altında bir sebep olup olmadığı iilk başta test edilmesi gerekmektedir. Eğer ki başka bir hastalıktan kaynaklı olarak kişinin rahatsızlığı gündeme geliyorsa o zaman çocuğun bu hastalığın tedavi edilmesi gerekecektir.

İlaç tedavisi uygulaması gerekebilir. Yetişkinlerin kullanmakta olduğu ilaçların çocuklarda kullanılması uygun olmayacaktır. Kemik erimesi olan gençlerde bu durum içerisinde kalması durumunda kemiklerin kırıklardan korunması söz konusu olacaktır.

Gerekirse koltuk değnekleri kullanılarak destek alarak yürümesi gerekmektedir.

Kırığa ya da çatlaklara sebep olacak egzersiz ve de hareketlerden uzak durmak gerekmektedir. Sağlıklı bir kemik yapısının olması için çocuklarda bir takım mineraller ve de vitaminler verilmesi gerekmektedir.

Kalsiyum alması, D vitaminini yoğun güneş ışıklarında alması ve bol miktarda protein ile beslenmesi gerekmektedir. er zaman için kemik erimesi olan kişilerin kafeinden uzak durmaları gerekmektedir.

Ayrıca süt ve süt ürünlerine de ağırlık vermesi gerekmektedir.

(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: //eklemhastasi.com/erken-yasta-kemik-erimesi.html

Osteoporoz (kemik erimesi) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

İleri Yaşta Kemik Erimesi Kırıklara Sebep Oluyor

Örneğin menopoz kadınlarda, düşük testosteron seviyeleri ise erkeklerde osteoporoza neden olabilir. Bunun yanında sigara kullanımı, düşük kalsiyum ve D vitamini alımı da osteoporoz gelişmesinde bir risk faktörüdür.

Kemik erimesine (osteoporoz) karşı koruyucu besinler: Soğan, erik, zeytin

Zamanında tanı koyulabilmesi için 65 yaş üzeri kadınların ve 70 yaş üzeri erkeklerin kemik yoğunluk ölçümü yaptırması gerekmektedir. Bu, kısa süreli ağrısız ve yan etkisi olmayan bir ölçümdür. Ayrıca kan ve idrar tahlilleri de tanı koyulmasını kolaylaştırır.

Kimler kemik yoğunluğu testi yaptırmalı?

  • Hafif bir darbeyle kemik kırığı yaşayanlar,
  • Kortizon tedavisi görenler
  • Tiroid, romatizma ya da emilim bozukluğu gibi hastalığı bulunanlar
  • Sırt ve bel omurlarında deformasyon görülenlere de kemik yoğunluk ölçümü yaptırmaları önerilmektedir.

Hormon replasman tedavisi geçmiş yıllarda menopoz dışında osteoporoz tedavisinde de kullanılırken, günümüzde artık pek tercih edilmemektedir. Tedavide öncelikle kırıkların önlenmesi gerekiyor.

Düşmelerin önlenmesi için gerekli önlemlerin alınması, kemiklerdeki mineral yoğunluğunun korunması ve arttırılması ve düzenli aralıklarla egzersiz yapılması çok önemlidir. Günümüzde kalsiyum ve D vitamini takviyesi tedavide önemli rol oynuyor. 

Bu hastalığa neden olan yaş, ırk, genetik yapı gibi değiştirilemeyecek risk faktörleri vardır. Fakat çocukluk çağından itibaren yeterli kalsiyum alımı, doğru beslenme, sigaradan ve alkolden uzak bir yaşam ve düzenli egzersizle risk faktörleri azaltılabilir.

Kemik erimesi belirtileri

  • Sırt ağrısı (Omurga kemiklerinde gelişir.)
  • Bel ve boyun ağrısı
  • Boy kısalması
  • Öne eğik ve kambur vücut şekli
  • El bileği, kalça ve omurga gibi kemiklerde kırıklar.

  • İleri derecede kemik erimesi durumunda basit kazalar bile kırıklara neden olabilir
  • Yaygın kemik ağrıları ve kemiklerde hassasiyet meydana gelebilir
  • Kemiklerdeki erime nedeniyle vücutta şekil bozuklukları
  • Ağrı ve kırıklardan dolayı hasta giderek hareketsizleşir

Osteoporoz risk faktörleri

Herkeste yaşla birlikte osteoporoz meydana gelebilir. Bazı risk faktörleri osteoporozun ciddi hale gelmesine neden olmaktadır.

Bu risk faktörlerinin bir kısmı değiştirme imkânımızın olmadığı yaş, ırk ve genetik yapı gibi faktörlerdir.  Bir kısmı ise değiştirilebilir beslenme tarzı, hareketsiz yaşam ve sigara gibi faktörlerdir.

Çocukluk döneminde yeterli kalsiyum alımı büyüme ve gelişme döneminde sağlıklı kemik gelişimi açısından önemlidir.

Kemik erimesi (osteoporoz) sadece kadınları değil erkekleri de tehdit ediyor

İleri yaşlarda da kemik kitlesinin korunması açısından da büyük öneme sahiptir.

Yetersiz miktarda alınan çeşitli vitamin ve mineraller (kalsiyum, magnezyum, çinko, bakır, florid, vitamin C-K-A) veya aşırı miktarda tüketilen protein, sodyum, kafein, alkol, sigara gibi maddeler osteoporozun gelişimini hızlandırmaktadırlar. Düzenli yapılan egzersizler (yürüyüş, hafif ağırlıklar ile kol kemiklerinin güçlendirilmesi)  osteoporozu engellemektedir.

Kemik erimesi (Osteoporoz) tanısı nasıl konulmaktadır?

Osteoporoz tanısı kemik mineral yoğunluğu ölçüm cihazı ile yapılır. Kısa süren ağrısız bir ölçümdür. Kemik mineral yoğunluğu sonucunda normal kemik, düşük kemik yoğunluğu (osteopeni) ve osteoporoz tanıları konulabilir. Kemik mineral yoğunluğu ne kadar düşükse kırık riskinin o kadar yüksek olduğu kabul edilir.

Kemik erimesinden korunma

Osteoporozdan korunma çocukluk yıllarında başlar ve ömür boyu devam eder.

Korunma; yeterli düzeyde kalsiyum alımı, düzenli egzersiz, kadınlarda yeterli östrojen hormonu ve erkeklerde ise yeterli testosteron hormon düzeylerinin sağlanmasını kapsar.

Çocukluk ve gençlik dönemlerinde güçlü kemiklerin oluşturulması, ileri yaşlarda osteoporoz gelişiminden korunmak için önemlidir. Düzenli fiziksel aktivite, örneğin yürüyüş kemik kuvvetini arttırmada gereklidir.

Kadınlarda daha fazla olmak üzere kırklı yaşlardan itibaren kemik kaybı başlar. Kronik hastalığı olan, kemik kaybını arttırıcı ilaç kullanan veya diğer risk faktörlerine sahip kişilerde daha erken yaşlarda başlayabilir ve hızlı seyredebilir.

Menopoz sonrası ilk birkaç yıl kaybın en fazla olduğu yıllardır. Kırk-kırkbeş yaşını geçmiş kişiler için kalsiyum (1200mg/gün) ve D vitamini (400–800 IU/gün) günlük alımı büyük önem taşır.

Ayrıca fiziksel olarak aktif kalma, kasların kuvvetli tutulması, eklemlerin esnekliği kemik kuvveti açısından önemlidir.

Gıda ile alınabilen kalsiyum ve D vitamini kaynakları nelerdir?

Süt ürünlerinin yanı sıra yeşil yapraklı sebzelerde de kalsiyum bulunmaktadır. Günlük ihtiyaç için önerilen; 1 bardak süt, 1 kase yoğurt, 1 dilim peynir ve bir tabak yeşil yapraklı sebzedir.

Bazı yiyecekler kalsiyum ile etkileşerek vücuttan emilimini azaltabilirler.

Yüksek miktarda oksalat (ıspanak, pancar gibi) ve fitat (bakla, bazı fasulye ve tahıllar) içeren besinler aynı anda alındığında kalsiyum emilimini bozarlar.

D vitamini normal gün ışığına maruz kalma sonucu deride sentezlenir. Günde 15 dakika sadece yüz bölgesinin bile güneş ışığına maruz kalması vücudun yeterli D vitamini oluşturma ve depolaması için yeterlidir. Deride D vitamini yapımı yaşla birlikte azalır.

Kimler için ilaç tedavisi almalı?

Kemik erime testinde belli değerlerin altında kemik erimesi çıkanlara günlük kalsiyum ve D vitamini takviyesi ile birlikte alınan kalsiyumun kemikte kalmasını sağlayacak kemik erimesi ilaçları başlanır. Kemik erimesi ilaçları erimenin bölgesine göre kullanılabilir.

Osteoporoz tedavisi ve hastaların tedaviye uyum sorunu nasıl olmalı?

Omurga kemik erimesi-kırığı olan kişilerde kullanılan ilaçlarla kalça kemiği erimesi-kırığı olanlarda kullanılan ilaçlar farklıdır. Yine benzer şekilde günlük, haftalık, aylık ve hatta yılda bir defa yapılan kemik erimesi ilaçları da vardır.

Son olarak hareket hayattır, hayat harekettir felsefesine uyulunca pek çok problem çözülebildiği gibi osteoporoz gelişmesini engelleyecek altın anahtarlar yeterli kalsiyum alımı ile birlikte harekettir.

Menopoz sonrası yılda 1 defa kemik erimesi ölçümü yapılmalıdır.

Kemik erimesini önlemek için nasıl beslenmeli?

Öncelikle günlük yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı gereklidir. Kalsiyum sadece süt ürünlerinde değil yeşil yapraklı sebzelerde de bulunmaktadır. Günlük ihtiyaç için önerilen; 1 bardak süt, 1 kase yoğurt, 1 dilim peynir ve bir tabak yeşil yapraklı sebzedir.

Dikkat edilmesi gereken husus bazı yiyeceklerin kalsiyum ile etkileşerek vücuttan alınan kalsiyumun emilimini azaltabileceğidir. Yüksek miktarda oksalat (ıspanak, pancar gibi) ve fitat (bakla, bazı fasulye ve tahıllar) içeren besinler aynı anda alındığında kalsiyum emilimini bozarlar.

D vitamini normal gün ışığına maruz kalma sonucu deride üretilir.

D vitamini neye yarar, hangi besinlerde bulunur? Faydaları ve eksikliği

Günde 15 dakika sadece yüz bölgesinin bile güneş ışığına maruz kalması, vücudun yeterli D vitamini oluşturma ve depolaması için yeterlidir. Bununla birlikte deri tarafından D vitamini yapımı yaşla birlikte azalır. Bu nedenle D vitamininden zengin olduğu bilinen balık, yumurta sarısı gibi gıdaların tüketiminin düzenli yapılması gereklidir.

Süt içmek kemik erimesinden korur mu?

Açıkçası yaşlılar süt içerlerse iyi olur ancak günlük hayatta bunun örneklerini çok sık görmüyoruz. Mide problemleri, çocukluk yaşlarından gelen alışkanlıkların olmaması günlük süt ve yoğurt tüketiminin düzenli yapılmasını engellemektedir.

Kas erimesi (sarkopeni) nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Yukarıda bahsettiğim konulara dikkat edilecek olursa, yani günlük kalsiyum ve D vitamini alımı yeterli yapılacak olursa ileri yaşlarda osteoporoz gelişiminin önüne geçilmiş olur. Diğer dikkat edilmesi gereken konu ise osteoporozu arttırabilen tiroid, şeker gibi metabolizma hastalıklarının kontrol altında olmasının gerekliliğidir.

Osteoporoz oldukça sık olarak karşılaşılan bir kemik hastalığıdır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşam süresinin uzaması ile önemli bir problem haline gelmiştir. Ülkemizde daha önceleri çok konuşulmayan kemik erimesi-osteoporoz son yıllarda belirgin olarak bilinmeye ve tedavi edilmeye başlanmıştır.

Kemik erimesi olan hastalar en çok hangi şikayetlere sahiptir? 

Osteoporozu sinsi bir hastalık olarak söylemek daha doğru olacaktır. Tam olarak belirti vermesi bazen bir omurga veya kalça kırığı ile başlayabiliyor.

Çoğunlukla başka bir nedenle fizik tedavi, kadın-doğum, ortopedi-travmatoloji veya endokrinoloji doktorlarına gelen hasta, doktor tarafından uyarılarak kemik erime testine yönlendiriliyor.

Test sonrasında belli bir oranda erime çıkarsa hasta takip ve tedaviye alınıyor.

Kemik erimesi (osteoporoz) en çok hangi meslek guruplarında görülür? Ağır iş yapanlarda kemik erimesi daha mı çok olur?

Belirgin bir meslek ayrımı tanımlanmamakla birlikte, meslek gruplarından ziyade genel olarak yaşam tarzı osteoporozun gelişmesinde belirleyici faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşam tarzına ilave olarak genetik miras inkar edilemez bir gerçektir.

Sigara-alkol tüketimi, hareketsiz hayat tarzı ve özellikle çocukluk döneminde yeterli kalsiyum alımının olmaması, erken menopoz hastalığın görülmesini etkileyen esas faktörlerdir.

Çalışma konusuna gelince tespit edilmiş kesin bir faktör olarak yoğun çalışma söylenemez.

Aksine osteoporozlu hastalarda yürüme ve bir miktar hafif ağırlıklarla egzersizler önerilmektedir. Kemiğin çok kullanımı erimeye neden olur gibi bir bilgi yok.

Kemik erimesine ne yol açıyor? Hasta sayısı artıyor mu?  

Esas neden hep aynı kalsak bu dünyadan hiç ayrılma isteğimiz olmazdı olarak söylenebilir. Hepimiz yıllar içinde yıpranıyoruz ve kemik erimesini de bunun bir parçası olarak düşünmeliyiz. Daha önce söylediğim gibi ortalama yaşam süresi  arttıkça osteoporoz görülme oranı artmaktadır.

Hedefimiz osteoporoz oluşmadan tedbirler almak olmalıdır. Türkiye’de yapılan çalışmalarda 50 yaş üzeri kişilerin yarısında kemik erimesi başlangıcı ve ¼’ünde ise kemik erimesi tespit edilmiştir.

Ostoeoporoza bağlı kalça kırığı oranları yıllar içinde artmıştır ve kentlerde daha çok kalça kırığı vakası görülmektedir.

Türkiye’de Avrupa’ya göre daha mı az/çok görülüyor?

Avrupa ile karşılaştırıldığında henüz uzun dönemli, yeterli verilerimizin olmaması karşılaştırmayı doğru olarak yapmayı engellemektedir.

Bununla birlikte ülkelere göre 10 yıllık kalça kırığı geçirme ihtimalinde Türkiye henüz alt sıralarda gözükmektedir. Gelişmiş ülkelerde ise bu oran daha yüksektir. Osteoporozu bir gelişmişlik örneği olarak sunabiliriz.

Ortalama yaşam süresinin artması, tedavi edilmeyen kemiklerin basit düşme-çarpmalarla kırılacak kadar erimesine neden olmaktadır.

Kemik erimesi olan kişilerde kas/vücut kitle endeksi değerleri değişiyor mu? 

Kemik-kas veya vücut kitle endeksi ile alakalı olarak kemik erimesinde aynı anda kaslarda da erime oluyor diye bir bilgimiz yok. Ancak kaslarını yeterince kullanmayan yani hareketsiz bir hayat tarzı olan kişilerde kemik erimesi kasların erimesine eşlik etmektedir.
Kaynaklar: >>>

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/osteoporoz-kemik-erimesi-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть