İnflamatuvar Bağırsak Hastalıklarının Habercisi Olan Belirtiler

içerik

Bu Belirtiler Hastalık Habercisi Olabilir

İnflamatuvar Bağırsak Hastalıklarının Habercisi Olan Belirtiler
İç Hastalıkları

“Yiyorum ama kilo veriyorum”, “Elimi kaldırmaya halim yok”, “Vücudumda renkli lekeler çıktı”, “Günlerdir kabızım” gibi sağlıkla ilgili birçok sorun dile getirilse de doktora gitmekte üşengeç davranılabiliyor.

Önemsenmeyen bu değişimler aslında vücudun ciddi hastalıklarla ilgili erken uyarı sistemi olabiliyor.

Memorial Hizmet Hastanesi Dahiliye Bölümü Uzmanları, vücutta ortaya çıkan değişikliklerin işaret edebileceği hastalıklar hakkında bilgi verdi. 

Erken teşhis için vücudunuzu dinleyin

Her gün ya da belli dönemlerde vücut fonksiyonlarında ortaya çıkan değişiklikler, sıradan durumlar olabileceği gibi hastalık habercisi de olabilmektedir. Vücut fonksiyonlarındaki değişiklikler kişiye ya da rahatsızlığa göre değişkenlik gösterebilmektedir. Vücudun verdiği sinyalleri dinleyip önemsemek ve zamanında doktora başvurmak erken teşhis ve tedavide önemli bir yer tutmaktadır. 

Ani kilo değişimleri ihmale gelmez

Beslenme düzeninde bir değişiklik olmaması rağmen kısa sürede istemsiz olarak verilen kilolar metabolik hastalıkların habercisi olabilir.

Tiroit bezinin fazla çalışması yani hipertiroidi, diyabet, mide ve bağırsak rahatsızlıkları, kanser, enfeksiyonlar ani kilo kayıplarına yol açabilmektedir.

Tiroit bezinin az çalışması, böbrek üstü bezi rahatsızlıkları da ani kilo alımlarına neden olabilmektedir.  

Halsizliğin altında farklı nedenler olabilir 

Halsizlik en çok şikayet edilen konuların başında gelmektedir. Genellikle stres, depresyon, kalitesiz uyku, duygu durum bozuklukları gibi nedenlere bağlıdır.

Ancak dinlenmeye rağmen birkaç gün geçmeyen yorgunluk hissinin altında kronik akciğer, kalp, böbrek hastalıkları veya demir, vitamin eksikliği yatabilmektedir.

Kansızlığa bağlık halsizlik hissinin altında kansızlığa neden olan kanser hastalığı bulunabilmektedir. Nörolojik ve kas romatizmal hastalıklarda halsizlik nedenleri arasındadır. 

Tuvalet alışkanlıklarındaki değişimleri göz ardı etmeyin 

Psikolojik ve masum nedenlere bağlı olarak tuvalet alışkanlığında değişimler yaşanabilmektedir. Alışkanlığa bağlı kabızlık ve mikrobik ishal en fazla yaşanan bağırsak hareketlerindendir. Ancak 3 günden fazla süren kabızlık bağırsağın tümör, polip, yapışıklık gibi nedenlerle tıkanmış olma ihtimalini akla getirmektedir.

Parazit, enfeksiyon, kandaki sıvı ve elektrolit denge bozukluğu da kabızlık yapabilmektedir. Genellikle mikrobik olarak yaşanan ve kendiliğinden geçen ishale ateş, karın ağrısı, kusma eşlik ediyorsa gıda zehirlenmesi yaşanabilmektedir. Enfeksiyon ve tiroit bezinin hızlı çalışması da uzun süreli ishalleri neden olabilmektedir.

 İdrar miktarındaki azalma sıvı alımının yetersizliğine bağlı olabileceği gibi böbrek ve kalp yetmezliğin işareti olabilmektedir.

İdrar miktarındaki artış, idrar yolları enfeksiyonu, kontrolsüz şeker hastalığı, böbrek yetersizliği, prostat büyümesi, kalp yetmezliği, idrar kesesinin ve idrar kontrolü yapan kasların düzenli çalışmaması, idrar söktürücü ilaçların kullanılması, kalsiyum seviyesinin yüksekliği nedeniyle görülebilmektedir.

Başınız hep stresten ağrımayabilir

Baş ağrıları genellikle stres ve yorgunluğa bağlı yaşanmaktadır. Yüksek tansiyon, sinüzit, boyun kireçlenmeleri baş ağrısı nedenleri arasında yer almaktadır. Görsel ve kokusal bozuklukların eşlik ettiği ağrılar migren kaynaklı olabilmektedir.

Gittikçe artan baş ağrısına eşlik eden bulantı, kusma, denge bozukluğu ve bilinç değişiklikleri ise beyin kanaması ya da kafa içinde kitlenin habercisi olabilmektedir.

Genellikle iç kulak rahatsızlıklarından kaynaklanan baş dönmesine, boyun fıtığı ya da kireçlenmesi de yol açabilmektedir.   

Öksürük deyip geçmeyin 

Öksürük, vücudun solunum yollarındaki salgı ve yabancı cisimleri temizlemeye yarayan bir savunma mekanizmasıdır. Sigara ve diğer tahriş edici maddeler öksürüğe neden olabilirken, üst solunum yolu ya da akciğer enfeksiyonları, akciğer ve solunum yolları tümörleri, reflü hatta kalp yetersizliği bile yol açabilmektedir. 

Dinlenirken göğsünüz ağrıyorsa kalbinizi kontrol ettirin

Göğüs ağrılarının birçok nedeni olabilmektedir. Yaşana her göğüs ağrısı kalple ilgili olmayabilir. Mide ve yemek borusu rahatsızlıkları ile akciğer enfeksiyonları göğüs ağrısına yol açabilmektedir.

Ancak istirahat ya da normal tempoda yürüyüş sırasında yaşanan göğüs ağrısı ciddi kalp hastalıklarının işareti olabilmektedir.

 Ağrıya eşlik eden göğüste baskı hissi, ağrının sırta boyuna ya da kola yayılıyor olması kalp rahatsızlığı ihtimalini arttırmaktadır. 

Renkler hastalığı haber verebilir

Ciltte ve göz akında sarı renk; hepatit hastalığı, karaciğer tahribatı, safra kanalında tıkanma veya karaciğer, pankreas gibi organlarda tümör işareti olabilir. Sarılık hastalığı sırasında bilirubin denilen madde belli bir düzeyin üstüne çıktığında, derinin rengi yeşilimsi veya siyahımsı sarılık görünümü alabilmektedir. Bunun yanında; 

  • Kırmızı lekeler; Aşırı sıcak, fazla egzersiz, güneş yanığı ve ateş yükselmesinde, döküntülü ve iltihabi deri hastalıklarında deri rengi kırmızı olabilir. Alkol alımı sonrası ve bazı ilaçların yan etkisiyle yüzde ve ensede kırmızı lekeler çıkabilir. 
  • Solukluk; En sık kansızlıkta gözlenir. Ayrıca kronik organ yetersizliği ve özellikle dolaşımın yavaşladığı kalp yetersizliğinde de gözlenebilir.
  • Kahverengi cilt; Böbrek üstü bezlerinin hastalığında ve böbrek yetmezliğinde cilt kahverengi ya da toprak rengine benzer bir hal alabilmektedir. 
  • Mavi ve mor renk; Atardamar ve toplardamar kanının karışmasına neden olan hastalıklarda, dil, dudak, parmak uçları mavi-mor renk olabilir. Ayrıca hemoglobin hastalıkları, kalp yetmezliği, damar kasılma ve gevşemesinin bozulduğu durumlarda, KOAH hastalığı ile dolaşım bozukluğunda cilt mavi-mor renk alabilmektedir. 
  • Döküntüler: Cilt döküntüleri genellikle alerjik durumlarda ve kızamık, kızamıkçık, suçiçeği gibi döküntülü hastalıklarda görülür. Ayrıca kronik karaciğer rahatsızlıkları gibi durumlarda da özel cilt döküntüleri olabilir.

Источник: https://www.hizmethastanesi.com/saglik-rehberi/bu-belirtiler-hastalik-habercisi-olabilir/

İnflamatuvar Bağırsak Hastalığına Bağlı Eklem Tutulumu

İnflamatuvar Bağırsak Hastalıklarının Habercisi Olan Belirtiler

İnflamatuvar bağırsak hastalığı (IBH) denilince akla iki hastalık gelir; Crohn ve ülseratif kolit. Bu iki hastalık, immün sistemin, kendi sindirim sistemine karşı saldırıya geçerek bağırsak duvarında hasara ve ülserli yaralara neden olduğu iki ayrı otoimmün hastalıktır.

Karın ağrısı, kilo kaybı, kronik (uzun süreli) ishal, kanlı ishal, iştahsızlık ve kansızlık (anemi) ile bulgu verir. Bu hastaların ortalama 1/3’inde eklem yakınmaları ortaya çıkar. Bunlar diz, ayak bileği, gibi eklemeler de iltihap (artrit) olabileceği gibi, omurganın tutulumuyla da (ankilozan spondilit) gidebilir.

IBH’na bağlı eklem tutulumları, spondilartropatiler olarak adlandırılan bir grup hastalık içinde yer alır.

İnflamatuvar Bağırsak Hastalığı Ve Buna Bağlı Eklem Yakınmaları Kimlerde Görülür?

İnflamatuar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit ve Crohn hastalığı), % 0.05-0.1 oranında görülür. İBH’lı hastaların genellikle %30’unda kas-iskelet sistemine ait tutulum gelişir. Spondilartropatilerin içinde yer alır.

Eklem tutulumu genellikle periferik (el bileği, diz, ayak bileği, dirsek, omuz, el ve ayak parmakları eklemleri) artrit (eklem iltihabı) ve ankilozan spondilit (iltihaplı omurga romatizması) olmak üzere iki formda olur.

Eklem yakınmaları, İBH tanısından hemen sonra ortaya çıkabileceği gibi yıllar sonra da gelişebilir. Hatta hastalık süresi arttıkça eklem yakınmalarının sıklığının da arttığına dair yayınlar vardır. Hastalarda artrit, bel ağrısı ve sabah tutukluğu, eritema nodozum, daktilit gibi bulgular olabilir.

Periferik artrit, daktilit ve eritema nodozum, genellikle bağırsak bulgularının da aktif olduğu zamanlarda ortaya çıkar. Total kolektomi (tüm kalın bağırsağın çıkartıldığı) uygulananlarda, eklem tutulumunun da kaybolduğu görülmüştür.

Ancak omurga tutulumu (ankliozan spondilit), farklıdır; bağırsak belirtilerinin olmadığı dönemlerde yoğun yakınmalara neden olur. Hatta tüm kalın bağırsağın çıkartıldığı hastalarda bile ; bel ağrısı ve tutukluk, gibi eklem yakınmaları devam eder.

Hem ülseratif kolit, hem de Crohn hastalığına, ailesel olarak yatkınlık söz konusudur; Crohn’da bu biraz daha fazladır. HLA-B27 geni; ankilozan tipi tutulumda %70 olguda bulunurken, periferik artrit tipi tutulumda, ancak olguda vardır. Crohn hastalarının yarısında, 16. kromozom üzerindeki NOD2/CARD15 gen mutasyonu vardır.

Hastalığın Bulguları Nelerdir?

İBH’na bağlı ankilozan tipi tutulum; tek başına gelişen ankilozan spondilitten farksızdır (Ankilozan spondilit’e bakınız). İstirahatte gelişen, aşağı bel bölgesinde, boyun-sırt ve belde ağrı ve tutukluk, değişici kalça ağrısı, topuk ağrısı yakınmaları vardır. Hareketle bel-boyun ve sırt ağrıları azalır. Ankilozandan farklı olarak 40 yaşından sonra da gelişebilir.

Periferik eklem tutulumları; genellikle bağırsak yakınmaları ile eş zamanlıdır. Ani başlar; sıklıkla diz, ayak bileği, daha az oranda el bileği ve dirsekler tutulur. Genellikle 1-4 arasında eklem tutulur. Bazen kendi kendine sınırlayabileceği gibi kronik (6 haftayı geçen) sürece girebilir. Tutulan eklemde genellikle sekel (hasar) bırakmaz.

Ancak ayak tarağı (metatarsofalengeal) veya kalça eklemi tutulduğunda, eklemde hasar gelişebilir. El veya ayak parmağından birinin boylu boyunca şişmesi (sosis gibi) ‘daktilit’ görülebilir. Bazen sıklıkla bacak ön yüzünde ağrılı ve kızarık fındık veya ceviz büyüklüğünde, ağrılı şişlikler ‘eritema nodozum’ gelişebilir. Ağız içinde aft veya yaralar, bu hastalarda sıktır.

Üveit denilen gözün bir tabakasında iltihap gelişebilir.

Nasıl Teşhis Edilir?

İshal ve eklem yakınmalarının bir arada bulunduğu zaman, hastalık akla getirilmelidir.

İnflamatuvar bağırsak hastalığı tanısı, genellikle gastroenteroloji uzmanı tarafından yapılan endoskopik olarak bağırsakların incelenmesi ve biyopsi sonucuna göre konur.

Karışabilecek diğer ishal ve kanlı ishale neden olan hastalıklara yönelik dışkı incelenmesi (amip aranması gibi) yapılabilir. HLA-B27 gen testi istenebilir.

İnflamatuvar Bağırsak Hastalığına Bağlı Artrit Nasıl Tedavi Edilir?

Ankilozan tipi tutulum geliştiğinde (Crohn’da sık), anti-tümör nekroze edici faktör (anti-TNF) adı verilen biyolojik tedavilerden adalimumab veya infliksimab kullanılabilir.

Bu ilaçlar, hem eklem tutulumuna hem de bağırsak yakınmalarına etkili olacaktır. Periferik eklem tutulumu olan IBH’li hastalarda ise; sulfasalazin, sistemik steroidler kullanılabilir.

Gerekirse metotreaksat ve azathioprin tedaviye eklenebilir.

Prof. Dr. Nuran Türkçapar (Güncelleme, Aralık-2015)

Источник: https://www.romatizmahastaliklari.com/tr/icerik/12/static/img/favicon.ico

Enflamatuvar Bağırsak Hastalığı (IBD)

İnflamatuvar Bağırsak Hastalıklarının Habercisi Olan Belirtiler
Enflamatuvar Bağırsak Hastalığı: Tipleri, Nedenleri ve Risk Faktörleri Genel Bakış

Tipleri Enflamatuar bağırsak hastalığının ana türleri nelerdir?

Birçok hastalık a bu IBD şemsiye terimine dahil edilmiştir. En yaygın iki hastalık ülseratif kolit ve Crohn hastalığıdır. Crohn hastalığı sindirim sisteminin herhangi bir yerinde iltihaba neden olabilir. Bununla birlikte, çoğunlukla ince bağırsağın kuyruk ucunu etkiler. Ülseratif kolit, kalın bağırsağın iltihabını içerir.

Neden İnflamatuar bağırsak hastalığına neden olan nedir?

IBD'nin kesin nedeni bilinmiyor. Bununla birlikte, genetik ve bağışıklık sistemi ile ilgili sorunlar İBH ile ilişkilendirilmiştir.

Genetik

Hastalığı olan bir kardeşiniz veya ebeveyniniz varsa IBD gelişme olasılığınız daha yüksek olabilir. İşte bu nedenle bilim insanları IBD'nin genetik bir bileşenine sahip olabileceğine inanıyorlar.

IBD'de bağışıklık sistemi de rol oynayabilir. Normalde, bağışıklık sistemi vücudu patojenlerden (hastalıklara ve enfeksiyonlara neden olan organizmalardan) korur. Sindirim sisteminin bakteriyel veya viral bir enfeksiyonu bir bağışıklık tepkisini tetikleyebilir. Vücut işgalcilere karşı savaşmaya çalışırken, sindirim sistemi iltihaplanır. Enfeksiyon geçtiğinde, iltihap gider. Bu sağlıklı bir yanıt.

Bununla birlikte, IBD hastalarında, enfeksiyon olmadığında bile sindirim sistemi enflamasyonu olabilir. Bağışıklık sistemi vücudun kendi hücrelerine saldırır. Bu bir otoimmün yanıt olarak bilinir.

IBD, enfeksiyon iyileştikten sonra iltihaplanmaması durumunda da ortaya çıkabilir. Enflamasyon aylar hatta yıllarca sürebilir.

Risk faktörleri Enflamatuar bağırsak hastalığının gelişimi için risk faktörleri nelerdir?

Amerika'nın Crohn's & Colitis Vakfı (CCFA), Birleşik Devletler'de 1.6 milyon kişinin İBH'ye sahip olduğunu tahmin etmektedir. Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gelişimi için en büyük risk faktörleri şunlardır:

Sigara

Sigara, Crohn hastalığının gelişmesinde ana risk faktörlerinden biridir. Sigara içmek ayrıca Crohn hastalığının ağrısı ve diğer semptomlarını da şiddetlendirir ve komplikasyon riskini arttırır. Bununla birlikte, ülseratif kolit öncelikli olarak sigara içmeyenler ve eski içicileri etkiler.

Etnik köken

IBD tüm popülasyonlarda bulunur. Bununla birlikte, Kafkasyalılar ve Aşkenaz Yahudileri gibi bazı etnik gruplar daha yüksek bir risk altındadır.

Yaş

IBD her yaşta olabilir, ancak çoğu durumda 35 yaşından önce başlar.

Aile geçmişi

EBD olan bir ebeveyn, kardeş veya çocuğu olan insanlar kendileri geliştirmek için daha yüksek risk.

Coğrafi bölge

Kentsel alanlarda ve sanayileşmiş ülkelerde yaşayan insanlar, İBH alma riski yüksektir. Beyaz yakalı işlerde olanlar da hastalığa yakalanma olasılığı daha yüksektir.

Bu, kısmen yaşam tarzı tercihleri ​​ve diyetle açıklanabilir. Endüstrileşmiş ülkelerde yaşayan insanlar daha fazla yağ ve işlenmiş yemek yeme eğilimindedirler.

IBD, çoğu zaman soğuk olduğu kuzey iklimlerde yaşayan insanlar arasında daha yaygındır.

Cinsiyet

Genel olarak IBD her iki cinsiyeti eşit derecede etkiler. Ülseratif kolit erkeklerde daha sık görülürken Crohn hastalığı kadınlarda daha sıktır.

Semptomlar İnflamatuar bağırsak hastalığının belirtileri nelerdir?

IBD semptomları inflamasyonun bulunduğu bölgeye ve şiddetine bağlı olarak değişir, ancak şunları içerebilir:

diyare, bağırsağın etkilenen kısımları suyunu tekrar emilemediğinde ortaya çıkar

kanama ülseri, kan dolaşımına neden olabilir (hematokhezia)

  • Bağırsak tıkanıklığına bağlı mide ağrısı, kramp ve şişkinlik
  • Çocuklarda büyümenin veya büyümenin gecikmesine neden olabilen kilo kaybı ve anemi
  • Crohn hastalığı olan insanlar, ağrı kesici alabilir ağzına. Genital bölgede veya anüs çevresinde bazen ülserler ve çatlaklar görülebilir.
  • IBD, sindirim sistemi dışındaki sorunlarla da bağlantılı olabilir:

göz iltihabı

cilt bozuklukları

  • artrit
  • Komplikasyonlar İnflamatuar bağırsak hastalığının olası komplikasyonları nelerdir?
  • IBD'nin muhtemel komplikasyonları arasında şunlar sayılabilir:

kolon kanseri

fistüllerin oluşturduğu

  • malnütrisyon veya bağırsak duvarından geçen ülserler,
  • bağırsağın çeşitli bölümleri arasında delik oluştururlar rüptür veya delinme
  • bağırsak tıkanıklığı
  • Nadir durumlarda IBD şiddetli bir şok sizi şok haline getirebilir. Bu hayati teh oluşturabilir. Şok genellikle kanlı ishanın uzun, ani bir döneminde kan kaybından kaynaklanır.
  • Teşhis İnflamatuar bağırsak hastalığı nasıl teşhis edilir?

IBD'yi teşhis etmek için doktorunuz önce size ailenin tıbbi geçmişi ve bağırsak hareketleriniz hakkında sorular soracaktır. Daha sonra bir fizik muayene bir veya daha fazla tanı testi ile takip edilebilir.

Taburedeki örnek ve kan testi

Bu testler enfeksiyonları ve diğer hastalıkları araştırmak için kullanılabilir. Kan testleri bazen Crohn hastalığı ve ülseratif koliti ayırt etmek için de kullanılabilir. Bununla birlikte, tek başına kan testleri IBD'yi teşhis etmek için kullanılamaz.

Baryumlu lavman

Baryumlu lavman, kolon ve ince bağırsağın röntgen muayenehanesidir. Geçmişte bu tür bir test sıklıkla kullanılıyordu, ancak şimdi diğer testler bunun yerine geçti.

Esnek sigmoidoskopi ve kolonoskopi

Bu prosedürler kalın bağırsağa bakmak için ince, esnek bir sonda bir kamera kullanıyor.Kamera anüs içerisinden sokulur. Doktorunuzun ülserler, fistüller ve diğer hasarları aramasına izin verir. Kolonoskopi, kalın bağırsağın tüm uzunluğunu inceleyebilir. Sigmoidoskopi, kalın bağırsağın sadece son 20 inç – sigmoid kolon inceliyor.

Bu işlemler sırasında bazen bağırsak duvarının küçük bir örneği alınacaktır. Buna biyopsi denir. Bu biyopsiyi mikroskop altında incelemek IBD'yi teşhis etmek için kullanılabilir.

Kapsül endoskopi

Bu test, ince bağırsağın incelenmesi için ince bağırsak incelenir. Test için, bir kamera içeren küçük bir kapsülü yutuyorsunuz. İnce bağırsağınızdan geçerken resim alır. Kamerayı taburede geçirdiğinizde, resimler bir bilgisayarda görülebilir.

Bu test sadece diğer testlerin Crohn hastalığı belirtilerinin nedenini bulamadığında kullanılır.

Düz film veya X-ray

Bağırsak rüptürünün şüphelenildiği acil durumlarda düz abdominal röntgen filmi kullanılır.

Bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MR)

BT taramaları temel olarak bilgisayarlı X-ışınlarıdır. Standart bir röntgen filminden daha ayrıntılı bir görüntü oluştururlar. Bu onları ince bağırsağın incelenmesi için kullanışlı kılar. IBD'nin komplikasyonlarını da tespit edebilirler.

MRI'lar vücudun görüntülerini oluşturmak için manyetik alan kullanır. Onlar röntgen ışınlarından daha güvenlidirler. MRI'lar özellikle yumuşak dokuları incelemek ve fistülleri saptamak için yararlıdır.

Hem MRI hem de BT taramaları, bağırsağın ne kadarının IBD'den etkilendiğini belirlemek için kullanılabilir.

Tedavi Enflamatuar bağırsak hastalığı nasıl tedavi edilir?

IBD için farklı tedaviler vardır.

Anti-inflamatuvar ilaçlar IBD tedavisinde ilk adımdır. Bu ilaçlar sindirim sisteminin iltihaplanmasını azaltır. Bununla birlikte, birçok yan etkisi vardır. IBD için kullanılan anti-enflamatuar ilaçlar sülfasalazin ve bunun yan ürünleri ile kortikosteroidleri içerir.

İmmün baskılayıcılar (veya immüno-modülatörler) bağışıklık sisteminin bağırsağa saldırmasını ve iltihaplanmasını önler. Bu grup, TNF'yi bloke eden ilaçları içerir. TNF, bağışıklık sisteminin inflamasyona neden olan bir kimyasal maddesidir.

Kandaki aşırı TNF normal olarak bloke olur, ancak IBD'li insanlarda daha yüksek TNF seviyeleri daha fazla iltihaba neden olabilir. Bağışıklık baskılayıcıları, döküntüler ve enfeksiyonlar da dahil olmak üzere birçok yan etkiye sahip olabilir.

Antibiyotikler, IBD semptomlarını tetikleyebilecek veya kötüleştirebilecek bakterileri öldürmek için kullanılır.

İshal belirtileri tedavisinde ishal önleyici ilaçlar ve müshil maddeler de kullanılabilir.

IBD olduğunuzda yaşam tarzı seçimleri önemlidir. Bol miktarda sıvı içmek, dışkıda kaybolanların telafi edilmesine yardımcı olur. Süt ürünlerinden kaçınmak ve stresli durumlar da semptomları iyileştirir. Sigarayı bırakmak ve sigarayı bırakmak sağlığınızı daha da geliştirebilir.

Vitamin ve mineral takviyeleri, beslenme yetersizliklerine yardımcı olabilir. Örneğin, demir takviyeleri anemi tedavisinde kullanılabilir.

Bazen IBD olan insanlar için cerrahi gerekli olabilir. Bazı IBH ameliyatları:

Daraltılmış bir bağırsak

'ı kapatmak veya fistüllerin çıkarılmasını genişletmek için

  • darlık oluşumu
  • Bağırsaklardan etkilenen kısımların çıkarılması, Crohn hastalığı olan kişiler için
  • tüm kolondan ve rektumdan arındırma ağır ülseratif kolit vakaları
  • IBD'si olanların kolonoskopi gelişimi için daha yüksek bir risk taşıdığı için, kolon kanseri izlemek için rutin kolonoskopi kullanılır.

Önleme Enflamatuar bağırsak hastalığını nasıl önleyebilir?

IBD'nin kalıtsal nedenleri önlenemez. Ancak

düzenli olarak egzersiz yaparak

  • sigara içmeyi bırakma
  • IBD'nin rahatsızlığa neden olabileceği ancak idare edebileceğiniz bazı yollar vardır: IBD gelişme riskinizi azaltabilir veya nüksetmeyi önleyebilirsiniz. Hastalık ve hala sağlıklı, aktif bir yaşam tarzı yaşıyor. Crohn's & Colitis Vakfı'nı ziyaret ederek Crohn hastalığı ve ülseratif kolit de dahil IBD ile ilgili daha fazla bilgi ve kaynaklar.

Источник: https://tr.oldmedic.com/inflammatory-bowel-disease-6123

İnflamatuar Bağırsak Hastalığı

İnflamatuvar Bağırsak Hastalıklarının Habercisi Olan Belirtiler

İnflamatuvar Bağırsak Hastalığı (IBD), bağırsağın sürekli olarak iltihaplandığı birçok durumu kapsayan genel bir terimdir. IBD’nin iki ana çeşidi Chrohn Hastalığı ve Ülseratif Kolittir. Ana semptomlar, ishal, ağrı ve dışkıda kandır.

Tedaviler, iltihaplanmayı azaltan çeşitli ilaçları içermektedir; ciddi vakalarda, zarar gören bağırsağın ameliyatla alınması söz konusudur. IBD ile ilişkili intestinal inflamasyondan sorumlu olduğu düşünülen üç ana faktör vardır: genetik, bağışıklık sistemi ve bağırsağın mikroflorası.

Bu hastalıkların, bağırsaktaki immün hücrelerde ve dokularda merkezlendiği ve normal bağırsak mikroflorasına yanlış tepki verdiği son zamanlarda ortaya çıkmıştır. Beşeri çalışmalarda, Bifidobakteri spp. Ve Laktobasili spp. gibi koruyucu organizmalarda azalma da dahil olmak üzere, kolonik bakterilerde dengesizlik tanımlanmıştır.

Escherichia coli gibi patojenik organizmalarda da bir artış görülmüştür; bu durum, intestinal mukozanın iltihaplanması ile birlikte, bağırsak duvarında lezyonların gelişmesi ile sonuçlanmaktadır.

Enterosgel bağırsaktan patojenleri adsorbe eder ve yok eder

İltihaplanmayı ilk tetikleyen durum, patojenin intestinal duvarın bağırsak mukozasından geçmesiyle oluşur. Normal deneklerde, epiteliyel hücreler sıkı bağlantılar kurar ve yalnızca küçük besin maddesi parçalarının sindirilmesine izin verir.

IBD hastalarında, bağırsak geçirgenliği artmıştır; bu durum, bakterilerin bağırsak duvarından geçmesine izin vermektedir. Çalışmalar göstermektedir ki, Enterosgel, patojenik bakterileri ve intestinal iltihaplanmayı kayda değer ölçüde azaltmaktadır.

Gözenekli yapısı nedeniyle, Enterosgel zararlı maddeleri selektik olarak adsorbe eder ve mukozayı yeniden üretir. Enterosgel tedavisinden sonra, bağırsaktaki yararlı bakteri sayısı kayda değer biçimde artar. Enterosgel, intestinal duvarı korur ve lezyonların iyileşmesini sağlar.

Enterosgel, IBD semptomlarının iyileştirilmesine, ishalin ve karın ağrısının durdurulmasına yardımcı olur

IBD hastası çocuklarda endojen intoksikasyon

Çocuklarda  inflamatuvar bağırsak hastalığının (IBD) tedavi ve teşhisi, geleneksel tedavite direnç gösteren şiddetli hastalıkların klinik çeşitleri ve yüksek sakatlık görülme oranı nedeniyle, modern gastroenterolojide ciddi bir sorundur.

Son yıllarda, çocuklarda OBD, hastalığın erken dönemleri, inflamatuvar bağırsak lezyonlarının süresinin ve şiddetinin artması ve ekstraintestinal belirtilerin daha yüksek oranda görülmesi ile şekillenmektedir.

Modern IBD tedavisinin etkililiğini artırma, hastalık patojenezsinde ve düzeltilmesinde endojen intoksikasyonları dikkate almadan mümkün olmamaktadır.

 
IBD hastası çocuklarda endojen entoksikasyonun ortaya çıkmasına, sistemik oto-immün iflamatuvar süreç ve derecesi intestinal lezyonların büyüklüğüne, derinliğine ve niteliğine bağlı olarak artan intestinal geçirgenlik neden olmaktadır.

Hücresel yapılarda endojen toksinlerin hasar verici etkisi, daha şiddetli immünolojik ve metabolik dengesizliklere yol açmakta; bu da, inflamatuvar durumun intestinal mukozada kalmasına sebep olmaktadır. Birçok yazara göre, 10,000 Da ağırlığa kadar olan düşük ve orta moleküler maddeler, endojen entoksikasyonun evrensel göstergeleridir. IBD’de endojen entoksikasyonun klinik belirtileri, spesifik değildir, değişkendir ve letarji, anoreksiya, dispepsi ve tropik rahatsızlıklar içermektedir.  

Enterosorpsiyonun Etkisi

Enterosorpsiyonun tedavi edici faaliyetine, doğrudan ve aracılı etkiler sebep olmaktadır. Doğrudan etkiler; adsorban intestinal lümenden geçerken, çeşitli gözenekli sistemlerin aktif yüzeyinde gerçekleşen fiziksel ve kimyasal mekanizmalarla (adsorpsiyon, emme, iyon değişimi ve kompleks formasyon) ilgilidir.

Aracılı etkiler şunlardır; alerjik inflamasyon ve entoksikasyonun kontrolü ve engellenmesi,boşaltım ve detoksifikasyon organlarındaki metabolik yükte azalma, hasta çocuğun metabolik işlemlerinin ve bağışıklık durumunun düzeltilmesi, intestinal mukozansın bütünlüğünü ve geçirgenliğini restore etme, bağırsağın fonksiyonel durumunu iyileştirme (mide gazında azalma ve mikro-sirkülasyonda artma). 

Doz: 2 hafta boyunca günde 3 kere 2 çay kaşığı

Enterosgel, vitaminlerin, mikroelementlerin ve kalsiyumun emilimini azaltmadan, farklı türdeki toksik maddeleri etkin bir şekilde bağlar. Jelimsi bileşeni sayesinde, Enterosgel, ülser ve erozyonların tedavisini sağlayan sito-koruyucu etkiye sahiptir.

Enterosgel, yüksek seviyeli güvenliğe sahiptir ve kolonik atıni veya mide gazına sebep olmadan uzun süreli olarak kullanılabilir.

Enterosgel suspansiyonu, suda kolay bir şekilde seyreltilmektedir; ve 1-5 yaş arası çocuklarda günde 3 defa, yemekten 1-2 saat önce veya sonra ağızdan 1-2 çay kaşığı (15-30 g/günlük) ve 5 yaşın üzerindeki çocuklar için günde 3 kere 2-3 çay kaşığı şeklinde tavsiye edilmektedir. Tedavi süresi 2-3 haftadır. Tedaviyi tekrarlama hususunda herhangi bir sınır yoktur. 

Enterosgel güvenli ve etkilidir

Çocuklarda IBD’ye, sürecin şiddeti ve intestinal lezyonun niteliğine bağlı olarak belirti gösteren endojen entoksikasyon eşlik etmektedir.

Enterosorpsiyon, çocuklarda IBD tedavisi ile birlikte etkili ve güvenli bir emme detoksifikasyonudur çünkü vücudun detoksifikasyon sistemindeki toksik yükü ve bulaşıcı ve oto-immün komplikasyon riskini azaltmaktadır.

Enterosgel, bir adsorban seçeneğidir çünkü çocuklarda yüksek etkililiğe ve güvenilirliğie, kayda değer sito-koruyucu etkiye, uygun farmasötik yapıya sahip olu, uzun süreli olarak kullanılabilir.

Источник: https://www.enterosjel.com/inflamatuar-bagirsak-hastaligi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть