İnme Geçirirken Yapılması Gerekenler

Yurtdışına Giderken Yaptırmanız Gereken Aşılar

İnme Geçirirken Yapılması Gerekenler

İster keyif olsun ister iş… Sık seyahat edenler için gittikleri ülkelerde karşılaşabilecekleri bir hastalık hayatlarını kabusa çevirebilir ve hatta ciddi sonuçları doğurabilir. Bu yüzden seyahate çıkmadan önce hastalıklardan korunmak amacıyla aşı olmanız hayati önem taşıyor.

Aşı hakkında bilmeniz gereken şey:  Sanıldığının aksine aşının içerdiği ilaçlar mikroplarla savaşmaz. Mikroplarla savaşan kan hücreleriniz olan akyuvarlardır. Aşı sayesinde akyuvarlar karşılarına çıkabilecek mikropları önceden tanıyor ve savaşabiliyor.

Seyahat Öncesinde Yapılması Gereken Rutin Aşılar

Mesela MMR, yani kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşıları… Biliyorsunuz ki bu hastalıkları çocukken geçirmeyip yetişkinlik döneminde geçirmek kalıcı hasarlara hatta ölümlere yol açıyor. Difteri, boğmaca ve çocuk felci aşısı, Hepatit A, Hepatit B, Suçiçeği, Pnömokok, Megengokok Menenjit, Rota virüsü aşısı mutlaka yaptırmanız gereken aşılar…

Sarı Humma:

Orta ya da Güney Amerika’ya veya Afrika’nın tropikal bölgelerine seyahat ediyorsanız, sivrisinek ısırmasıyla bulaşan ölümcül Sarıhumma aşısı yaptırmanız çok önemli. Canlı viral bir aşı türü olan Sarıhumma aşısı tek doz yapılır ve 10 yılda bir olarak tekrarlanır. Aşının koruyuculuğunun başlaması için seyahatten 10 gün önce yaptırırsanız sağlığınızı garantilersiniz.

Tifo:

Tifo hastalığı tüm dünyada görülüyor ama hijyen ve sanitasyon standartlarının düşük olduğu bölgelerde daha sık görülüyor. Kuzey ve Batı Afrika, Asya’nın güneyi, Orta ve Güney Amerika ve Ortadoğu’da tifoya yakalanma riski çok yüksektir.

Ancak uluslararası piyasada iki çeşit tifo aşısı bulunur. Bir tanesi kas içine tek doz olarak uygulanır ve 7 gün sonra vücutta koruma başlar.

Diğeri ise oral olarak uygulanan 4 kapsül halindedir ve bu aşı türü de seyahatten 1 hafta önce tamamlanmalıdır.

Meningokok:

Sahra-altı Afrika’nın menenjit kuşağında Aralık-Haziran boyunca hastalık görülür.

Meningokok aşısı, hac ve umre döneminde Mekke ve Medine’yi ziyaret edecekler için Suudi Arabistan tarafından istenen bir koşul… Bazı ülkeler tarafından da hac dönüşünde isteniyor.

Yani her türlü, bu bölgeye gidecek insanlardan istenen bir aşıdır. Polisakkarit meningokok ve Konjuge meningokok olarak iki türü var.

Polio:

Poliomiyelitin hala mevcut olduğu ülkelere gidecek tüm yolcular OPV aşısından vurulmalı…  Düşük maliyeti, aşının kolay uygulanması ve bağırsak bağışıklığındaki üstünlüğü dolayısıyla OPV, pek çok ülkede salgın poliomiyeliti kontrol etmek için tercih edilen bir aşı olmuş. OPV ile sağlanan bağışıklık hayat boyu sürüyor.  Geçmişinde üç ya da daha fazla dozda OPV alan insanlar için, dünyadaki hastalıklı bölgelere seyahat eden yolculara tek bir doz polio aşısı verilmesi önerilliyor.

Difteri:

Halk arasında buna kuşpalazı diyorlar. Ölümcüldür. Diphteria bakterisinin oluşturduğu toksin, üst solunum yollarını tıkayan tabakalar yaparak, kalp kasında ve diğer dokularda hasara neden olur ve acılı bir ölüme yol açabilir. Nereye giderseniz gidin bu aşıyı yaptırmalısınız.

Hepatit B:

Aşı yüksek bulaşıcı hastalık tehsi bulunan bölgelere giden tüm yolculara uygulanmalı. Hepatit B virüsü açısından yüksek riskli ülkeler: Çin, Afrika, Asya kıtasının merkezi ve kuzey doğusu, Ortadoğu, Doğu Avrupa olarak belirlenmiş.

Olası olarak enfekte olan kan ya da kan türevli sıvılara maruz kalan ya da korunmasız cinsel ilişkiye giren kimseler özellikle risk altındadır.

Ana risk aktiviteleri insan kanına doğrudan maruz kalma olasılığı doğuran sağlık bakımınında steril edilmemiş malzemeler kullanmak… Ayrıca akapunktur, piercing ve dövme yaptırırken yine sterilize edilmemiş malzemeler de risk oluşturuyor. Bu sebeple risk bölgelerine giden kişinin dövme ve piercingten uzak durması akıllıca olur.

Hepatit A:

Orta veya Güney Amerika ülkeleri, Karayipler, Meksika, Japonya hariç Asya ülkeleri, Afrika ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkelerine yolcuysanız ve kötü bir hastalık macerası yaşamak istemiyorsanız Hepatit A aşısı yaptırmalısınız.

Peki Yan Etkiler?

Yan etkiler konusunda önyargılı olmamalısınız zira bu aşıların sizi koruduğu hastalıklar çok daha tehli… Aşılar size uygulanmadan önce sayısız test ve kontrolden geçiyor. Aşılar yan etkiler konusunda bitki çaylarından daha masum bile kalabiliyor.

Seyahatten En Az 4 Hafta Önce Aşılanın

Aşının vücudunuzda aktifleşmesi ve koruma kalkanı oluşturması için bu süre çok önemli. Seyahat son anda mı çıktı? Seyahatten döndüğünüz gibi sağlık kuruluşuna gitmeniz gerekiyor.

Aşıyla Birlikte Alınması Gereken Önlemler

Aşı önemli ancak sizin de almanız gereken bazı önlemler var. Mesela ellerinizi sıklıkla yıkamalısınız. Sabunun ve suyun olmadığı yerlerdeyseniz alkol bazlı antiseptik sıvılar ve jeller işinize yarayacaktır.

Gelelim su tüketimine… Fırsatınız varsa açıktan, musluktan, yol çeşmelerinden su tüketmeyin. Tüketmek zorundaysanız kaynatın ya da klor tabletleri kullanın. Mümkünse sadece ambalajlı sular tüketin ve buz kullanmayın. Hangi suyu dondurup buz yaptıklarını nereden bileceksiniz ki…

Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinden uzak durmanız akıllıca olur. Hele ki pişmemiş et, sebzeler… Hepsi sağlığınız için teh arz ediyor.

Tuzlu suda mikrop kapma riskiniz daha düşüktür tatlı suya göre… Tatlı sudan uzak durmayı başarabilirseniz kendinize kıyak geçmiş olursunuz. “İlle de gireceğim” diyorsanız kadınlar rahim hastalığı riskini ortadan kaldırmak için tampon kullanmalı… Karabatak gibi kafanızı suya sokmayın, kulağınıza su kaçmasın, su yutmayın…

Sivrisinekten ve bilimum haşerattan koruyucu losyon ya da spreyler kullanırsanız hem börtü böcek ısırığıyla seyahatiniz zehir olmaz hem de hastalık riski yaşamazsınız.

*Seyahatlerinizden önce doktorunuza danışmayı unutmayın. Yazıdaki bilgilerden Uzakrota sorumlu değildir.

Kaynak: Geziko

Источник: https://www.uzakrota.com/yurtdisina-giderken-yaptirmaniz-gereken-asilar/

Sınavdan Önce Yapılması Gerekenler

İnme Geçirirken Yapılması Gerekenler

Sınavlardan korkmayın, sınavlar sizden korksun! Çözümsüz sınav yoktur, çözemediğiniz şey “sınavları başaramama” korkusudur. Her sınav, kendinizle sınavdır!

Her insan hayatında mutlaka sınavlarla karşılaşmıştır. Okul veya ders sınavlarından bahsediyoruz. Sınavla muhatap olanlar her seferinde heyecanlanır, strese girer ve ister istemez gerilir.

En soğukkanlı insanlar bile çeşitli baskılar hissederek, stres altında yanlış cevaplar verebilir. Sınavlar, bazı durumlarda huzursuzluk verir, kalp atışlarını hızlandırır, nefes darlığı yaşatır. Özellikle sınava yakın tarihlerde böyle olumsuz etkiler görülebilir.

Sınav öncesi uygulanacak bazı şeyler, tüm bunların önüne geçebilir!

Sınav Öncesi Neler Yapılmalı?

Zaman hızla geçiyor ve sınav günü yaklaşıyor. Stres ve panik artıyor.

Diğer katılımcıların veya öğrencilerin kendisinden daha iyi hazırlandığını, bu sebeple şansının olmadığını düşünen bir kişi, sınava 1-0 yenik başlıyor demektir. Aynı zamanda bu düşünceler stresini de tetikler.

Bu sebeple başarısızlığı, stresi ve gerginliği önlemek için gerek sınav öncesi gerek sınav sırasında yapılabilecek bazı şeyler var! İşte en önemlileri…

  • Her şeyden önce kendinize güvenin. Özgüven, hemen hemen her şeyin anahtarıdır. Özgüven sayesinde başarısızlık, korku olmaktan çıkabilir. 
  • Sınavın içeriği ne olursa olsun bir gece önce sınavla ilgili konu üzerinde çalışmalara son verilmelidir. Son ana kadar, beyne hatırlaması gereken bir şeyler verilmesi, tüm bilgilerin kaybedilmesine sebep olabilir. 
  • Sınavdan 1 ya da 2 gün önce vücudun ve zihnin dinlendirilmesi gerekir. Yorgun bir bünye, daha çok gerilir ve başarısızlık kaçınılmaz olabilir. 
  • Sınavdan önceki gece uyumadan önce ılık bir duş alınmalıdır. Duş, rahatlamanıza yardımcı olacaktır. 
  • Sağlıklı bir uyku için uygun saat ve doğru bir yer seçilmelidir. Her türlü olumsuz düşünceden uzaklaşmaya çalışarak uyumak, başarı için önemli bir adımdır. 
  • Sınavdan önce motivasyonu ya da morali bozacak televizyon programlarından, sevmediğiniz insanlardan ve sohbetlerden kaçınılması gerekir. Sevilen insanlarla olumlu şeyler konuşmak moralinizi ve motivasyonunuz arttıracak, başarılı olmanız için sizi tetikleyecektir. 
  • Bir üniversite sınavına girecekseniz, sınav yeri tam olarak öğrenilmeli. Sınavdan birkaç gün önce sınava girilecek okulu bulup öğrenmek, sınav günü adres arama ve geç kalma stresini engelleyecektir. 
  • Sınav günü giyilecek kıyafetlerin önceden hazırlanmasına ve bu giyeceklerin rahat ve konforlu olmasına dikkat edilmelidir. 
  • Sınav gününden önce o gün metabolizmanın tepki vermesine sebep olacak yağlı, ağır ve çok soğuk yiyeceklerden uzak durmak gerekir. 
  • Sınav sabahı yoldaki trafiği dikkate alarak evden biraz daha erken çıkmak tedbir açısından önemlidir. 
  • Sınavda heyecan ve stres nedeniyle kişinin ağzı kuruyabilir. Bu yüzden sınava su ile girmek gerekir. Ancak aşırı su içmemelidir. Suyun yanında enerji verebilecek çikolata, bisküvi ve kuruyemiş gibi hafif yiyecekler de sınav sırasında tüketilebilir. 
  • Sınavdan hemen önce gerginliğiniz artarsa derin nefesler alın. Bunu birkaç kez tekrarlayarak, sakinleşmeye çalışın. 
  • Sınava başlarken sınav kâğıdına kişisel bilgilerinizi doğru olarak yazdığınızdan emin olun. 
  • Sınav sırasında sürekli saati kontrol etmeyin. Bu hem stresinizi artırır hem de vakit kaybına yol açar. 
  • Uzun süre aynı soruya odaklanmak vakit kaybıdır. Bir soruda takıldığınızda hemen başka bir soruya geçin. Daha sonra atladığınız sorulara tekrar bakın. 
  • Dikkat dağınıklığı yaşadığınızda oturduğunuz yerde kısa bir mola verin. Nefes ve göz egzersizleri yapmak, dikkatinizi tekrar toplamanıza yardımcı olur.

Sınavlar İçin Motivasyon Alıntıları

Sınavdan önce midemizde kelebekler mi uçuşuyor? Kendinizden emin değilsiniz. Tekrar başarısız olacağınıza inanıyorsunuz. Bu sınavın, hayatınızın son sınavı olduğunu düşünüyorsunuz.

Hayal ettiğiniz okula asla girmeyeceksiniz; bu dersi asla geçemeyeceksiniz! Çünkü başarılı olamayacağınızı düşünüyorsunuz.

İçinizdeki bu aykırı sesleri susturun! Bazı ünlü isimlerin meşhur sözlerinden yola çıkılarak yapılan motivasyon önerileri, kendinize güveninizi artırabilir.

  • Vazgeçmeyin: “En büyük zafiyetiniz vazgeçmektir. Başarmanın yolu, her zaman bir kez daha denemektir.” diyen kişi, ampulü icat eden Thomas Edison’dur. Başarısız bir öğrenciydi ve öğretmenleri onun aptal olduğunu düşünüyordu. Ampulü icat etmek için “bin kez” denedi. Bildiğimiz ve takdir ettiğimiz gibi başarılı oldu. İstediğin puanı alacağın düşüncesinden vazgeçme!
  • Mazeret bulmayın: Çağdaş hemşirelik mesleğinin kurucusu ve Kırım Savaşı'nda görev yapan İngiliz hemşire Florence Nightingale, kendi tavsiyelerini izleyerek, “Asla herhangi bir mazeret göstermedim. Başarımı buna bağlıyorum.” demiştir. “Vaktim yok”, “İyi çalışamadım” gibi mazeretlerin her biri, ayağınıza takılan bir taştır. 
  • Sabırlı olun: Kölelik karşıtı kitapları ile tanınan ABD’li ünlü yazar Harriet Beecher Stowe, “Asla vazgeçmeyin; çünkü gelgitlerin döneceği yer ve saat burası…” demiştir. Yani bekleyin, sabırlı olun, çalışmalarınızdan vazgeçmeyin! Sadece işler zorlaştığında mola verin.
  • Sorunları öngörün: Ünlü felsefe yazarı Alfred A. Montapert, “Sorunları bekle ve onları kahvaltıda ye!” demiştir. Her zaman sorunlar çıkacaktır. Onları öngörerek, engelleyin. Birisi sizi rahatsız edebilir, oda çok soğuk olabilir, acıkmış ve sıkılmış olabilirsiniz, dikkatiniz dağılabilir. Bunların üstesinden gelmenin bir yolunu bulabilirseniz, başarılı olmamanız için hiçbir sebep yoktur.
  • Bir yol bulun: “Ya bir yol bulacağım ya da bir yol yapacağım” sözü, Elizabeth döneminin önde gelen yazarlarından Philip Sidney'in bir kitabından alıntı. Sınavlar için çok önemli bir düstur. Belki de verimli çalışmak için bir yol bulamadınız. Hemen farklı bir yol deneyin veya yeni bir yol bulun. Bir grup çalışması işinize yaramıyorsa yeni çareler üretin. Her durumda, göreviniz, sınavları başarıncaya kadar devam etmek!
  • Hedeflerinize yürüyün: Amerikalı yazar, şair, filozof ve doğabilimci Henry David Thoreau’nun, “Hedeflerinize ulaşarak elde ettiğiniz şey, hedeflerinize ulaşarak elde ettiğiniz kadar önemli değildir.” bu özlü sözü tam da konumuza anlatan bir söz. Yani; başarı, başarıya götürür. Önce küçük hedeflerinize ulaşın. Başarıya ulaşıncaya kadar hedeflerinize yürüyün. Sonunda kendinize güven inşa edeceksiniz.
  • Başarısız olursan tekrar dene: “Hiç denedin mi; başarısız oldun, olsun, tekrar dene, yine başarısız ol!” sözü, İrlandalı roman ve oyun yazarı Samuel Beckett’e ait. Beckett, önceleri başarısız oldu. Eserleri için bir yayıncı bulamadı. Hatalarından öğrendikleri ile başarıya ulaştı. Sınavda başarısız olursanız, tekrar deneyin ve bir dahaki sefere daha iyisini yapın. Kendi hatalarınızdan başarı üretin!

Pratik İpuçları

Üzerinize düşenleri yaptığınızı düşünüyorsanız, sınavdan bir gün önce ve sınav sabahı kendinizi ve yaptıklarınızı tekrar gözden geçirin. Sınav performansınız, ne kadar çok çalıştığınıza bakılmaksızın, zorlu çalışmalarınızın bir yansıması olacaktır. Sınav günündeki performansınızı en üst düzeye çıkarmak için bazı pratik ipuçlarını da paylaşalım:

  • Sabah erken kalkın, böylece kahvaltı ve hazırlık için acele etmeniz gerekmez. 
  • Sınav günü, zamanı ve yerinin karıştırılmadığından emin olmak için sınavın mekânını ve saatini kontrol edin. 
  • Dengeli bir kahvaltıyı yapın, riskli yiyecekler yemeyin. Kahvaltıda muz yemeniz mantıklı bir seçim olabilir. 
  • Evden ayrılmadan önce sınavda bulundurmanız gereken her şeyi aldığınızdan emin olun. Kimlik, kalem, sınav kâğıdı gibi materyaller önemli…
  • Yolda beklenmedik bir olay olabilir ve geç kalmak istemezsiniz! Bu sebeple normal süreden daha erken yola çıkmanız iyi olacaktır. 
  • Çevrenizde panik yapan insanlar varsa onlardan kaçının. Sana bir iyilik yapmıyorlar! 
  • Sınav başlamadan önce tuvalete gidin. Sınavlar uzun sürebilir. 
  • Sınav kâğıdına adınızı yazmayı unutmayın. Kaç kişinin bunu unuttuğuna inanmazsınız! 
  • Başlamadan önce tüm soruları dikkatli bir şekilde okuyun ve her birine ne kadar zaman ayırmanız gerektiğini hızla planlayın. 
  • Emin olduğunuz sorulara cevap vermeye başlayın. Soruları sırayla cevaplamanız şart değil! 
  • Beyniniz duraklarsa, sadece bir şeyler yazmaya başlayın. Bir süre sonra daha fazla ayrıntı hatırlamaya başlayacaksınız. 
  • Belli bir bölüm ve soru üzerinde planladığınızdan daha fazla zaman harcamayın. Diğer sorulara cevap bulmak için zaman kaybedebilirsiniz. Ayrıca, emin olmadığınız herhangi bir soruya cevap vermeyin. 
  • Sınavın her dakikasını kullanın. Soruları cevapladığınızda vaktiniz kaldıysa cevap kâğıdını teslim etmeden önce cevaplarınızı gözden geçirin. 
  • Sakin olun, sınavı bitirdiniz ve gördüğünüz gibi korkacak bir şeyiniz yok! 

Источник: https://www.makaleler.com/sinavdan-once-yapilmasi-gerekenler

İş Kurmadan Önce Yapılması Gerekenler » Webtures

İnme Geçirirken Yapılması Gerekenler

Bir çok girişim önce güzel ya da güzel olduğu zannedilen bir fikir ile başlar. Çoğu zamanda, girişim fikrinin sadece olumlu taraflarına bakılarak, sorulması gereken sorular sorulmadan hayata geçirilmeye çalışılır.

Bu sorular ciddi bir öneme sahiptir fakat girişim fikrini hayata geçirmeye fazlasıyla şartlanıldığı için geçiştirilir. Halbuki girişimin başarıya ulaşmasında önemli role sahip olan bu soruların sorulmaması, düşünülmesi gerekenlerin düşünülmemesi nedeniyle bir çok girişim hüsranla sonuçlanır.

Çünkü düşünülmesi gerekip de düşünülmeyen bu unsurlar, girişim hayata geçirildikten sonra mutlaka karşımıza sorun olarak çıkar.

Peki girişim fikrini hayata geçirirken çoğu zaman sorulması gerekip de sorulmayan sorular, düşünülmesi gerekip de düşünülmeyen unsurlar nelerdir, girişimcilik için öncesinde yapılması gerekenler nelerdir beraber bakalım.

Bu Girişimde Neden Bulunuyorum?

Bir girişimin geleceğinde, iyi noktalara gelmesinde, girişimde bulunma amacı çok büyük rol oynar. Bir çok girişimin hayata geçirilmesinde elbette çok para kazanma isteği, mevcut işte kazanılan paranın yetersiz gelmesi, patron ya da yönetici baskısından kurtulmak gibi nedenler başrol oynar.

Fakat bir çok girişim hayata geçirilmesi hem ciddi maliyet gerektirir hemde ciddi paralar kazandırmaz. Öyle ki, yapılan araştırmalar girişimde bulunanların yüzde 80’inin 1 yılda, çalıştıkları işten kazandığının daha azını girişimlerinden kazandığını göstermektedir.

Ayrıca bir işte çalışarak yapılan işten daha fazla iş, yaşanan baskıdan daha fazla baskı yaşandığı gerçeği de vardır.

Bu nedenle girişimde bulunma amacının sadece çok para kazanma, yaşanan baskıdan kurtulma, daha az çalışma olması, söz konusu beklentiyi karşılamaz. Bu beklentilerin karşılanmaması da girişimin sona erdirilmesinde önemli rol oynar.

Bilgim ve Tecrübem Var mı?

Bazı girişimler, başarılı girişimlerden esinlenerek hayata geçirilmek istenir. Başarılı girişime bakılarak, aynı ya da benzer girişimin hayata geçirilmesi durumunda, aynı şekilde başarılı olunabileceğine inanılır. Bu tarz durumlarda en büyük sorun bilgi ve tecrübedir. Çünkü sadece yapılan işe ve çok para kazanılmasına odaklanılmıştır.

Halbuki o işin başarıya ulaşması için sahip olunması gereken bir çok bilgi ve tecrübe bulunmaktadır. Sahip olunması gereken bilgi ve tecrübeye sahip olmadan hayata geçirilen girişimler, bir sorun ya da yapılması bir unsur ile karşılaşıldığında, çözüm üretilemez ve yapılması gereken yapılamaz. Buda girişimi başarısızlığa sürükleyen önemli bir unsurdur.

Yeterli Sermayem Var mı?

Her girişimin giderleri vardır. Sadece şirket kurmak bile başlı başına bir giderdir. İnternet ortamında bir girişim gerçekleştirilecek olsa dahi bir bilgisayara sahip olmak, başka hiç bir şeye ihtiyaç olmadığı ya da olmayacağı anlamına gelmez. İnternet ortamına yönelik hayata geçirilmek istenilen bir girişiminde ciddi tanıtım ve diğer giderleri vardır.

Tüm bunların yanı sıra, sahip olunması gereken sermayeye sadece girişimin ihtiyaçları için gerekli para gözüyle bakmakta yanlıştır. Çünkü kişisel temel giderler içinde paraya ihtiyaç vardır. Dolayısıyla girişimi hayata geçirirken, girişimi hayata geçirmek için gereken giderleri en ince ayrıntısına kadar hesap etseniz dahi temel ihtiyaç giderlerini de göz önünde bulundurmak gereklidir.

Ekibim Var mı?

Bir girişimin hayata geçirilmesinde ve başarıya ulaşmasında, bilinmesi ve yapılması gereken bir çok unsur vardır. Bu unsurların her biri, bir iki kişinin bilgi sahibi olabileceği unsurlar olamayabilir. Bilgi sahibi olunsa dahi her birini yapabilmek için ihtiyaç duyulan vakit bulunamayabilir.

Sadece internet üzerinden herhangi bir girişimde bulunulması bir ekibe ihtiyaç duyar.

Çünkü internet sitesinin kurulması, internet sitesinin yönetilmesi, SEO ‘su, şirket yönetimi, sosyal medya yönetimi, reklam yönetimi, müşteri ilişkileri ve daha akla gelmeyen bir çok işi yapabilecek bilgi ve beceriye sahip olunsa dahi her birini yapmak ciddi zaman gerektirir. Bu da bir iki kişinin, yapılması gereken işi hakkını vererek yapması için gereken vakti bulması konusunda sıkıntılar yaşamasına neden olur.

Bu nedenle yapılması gereken işler için sahip olunması gereken bilgi ve tecrübenin yanı sıra, o işleri yapabilmek için gerekli zamanında hesap edilmesi gereklidir.

Girişimim Hangi İhtiyacı Karşılıyor?

Girişimin başarıya ulaşmasını sağlayan temel unsurlardan biri, bir ihtiyacı karşılıyor olmasıdır. İhtiyaç duyulmayan bir alanda girişimde bulunmak, pazarlama ve girişimciliğin klasik benzetmesi olan “Müslüman mahallesinde salyangoz satma” çabasına benzer. Çünkü Müslüman mahallesinde salyangoza ihtiyaç olmadığı için, satma çabası da sonuçsuz kalır.

Dolayısıyla sunduğunuz hizmet ya da sattığınız ürünün kimler tarafından, neden tercih edileceğini iyi gözlemlemeli, bu gözlemi yaparken de aşırı iyimserlikten ve büyük beklentilerden uzak durmalısınız.

Girişimimin Farkı Ne?

Hayata geçirilen bir çok girişimin muhakkak bir benzeri vardır. Fakat benzerinin olması, o girişimin hayata geçirilmesi durumunda başarısız olacağı anlamına gelmez.

Neticede bugün dünyanın en büyük arama motoru olan Google hayata geçirildiğinde Yahoo, Alta Vista ve Ask gibi arama motorları, hayata geçirildiğinde MySpace, Hi5 gibi sosyal medya siteleri vardı.

Fakat hem Google hemde , kendilerinden önce hayata geçirilmiş olan benzer girişimlere nazaran çeşitli farklar sundular ve bütün rakiplerini geride bırakarak alanlarında lider olmayı başardılar. Hatta kendilerinden önce hayata geçirilmiş rakiplerinin bazılarını tarihe gömdüler.

Bu nedenle girişiminizi hayata geçirirken, sizin girişiminizden önce hayata geçirilmiş girişimlerden ne farkınız olacağını çok iyi gözlemlemelisiniz.

Aynı ya da daha az imkanlar sunuyorsanız, büyük olasılıkla sizin girişiminizden önce hayata geçirilmiş girişimi asla geride bırakamazsınız.

Çünkü erken harekete geçmiş olan her daim daha avantajlıdır ve aradaki mesafeyi kapatmak için kayda değer farklara sahip olmanız gereklidir.

SONUÇ

Bu noktaya kadar sorulması gereken bütün sorular ve sahip olunması gereken bütün unsurlar girişimin başarıya ulaşmasında önemli role sahiptir.

 Elbette bu sorulara ek olarak sorulabilecek sorular ve düşünülmesi gereken bir çok unsurda var.

Girişimcinin kendisine, girişim için daha sağlam adımlar atmasını sağlayacak soruları sorabilmesi, düşünmesi gerekenleri düşünebilmesi için her şeyden önce objektif olmasında büyük önem vardır.

Источник: https://www.webtures.com.tr/blog/is-kurmadan-once-yapilmasi-gerekenler/

İnme Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İnme Geçirirken Yapılması Gerekenler

Her yıl Türkiye ‘de yaklaşık 200.000’e yakın inme vakası görülmektedir. İnme, ülkemizde ölüm nedenleri arasında 3. sıradadır ve diğer hastalıklara göre uzun süren ciddi sakatlıklara neden olmaktadır. İnme geçiren kişilerin yaklaşık % 75’i 60 yaş civarındadır. 55 yaş sonrası inme geçirme riski, her 10 yılda 2 katına çıkmaktadır.

Araştırmalar pek çok insanın inmenin nasıl bir durum olduğunu ve inme gerçekleştiğinde ne yapması gerektiğini bilmediğini göstermektedir.

Günümüzde modern tedavi yaklaşımları inmenin oluşturabileceği zararları büyük ölçüde azaltmaktadır. Bunun için inme geçiren kişinin belirtiler başladıktan sonra 6 saat içinde inme konusunda gerekli donanıma sahip ve bu alanda özelleşmiş merkezi olan bir hastaneye ulaşması gerekmektedir.

İnme Nedir?

“Felç”adı ile de bilinen inme, beyne giden kan akımının ani bir şekilde kesilmesi veya azalması durumudur. Buna bağlı olarak beyinde yeterli oksijenlenme ve beslenme sağlanamadığından beyin hücrelerinde hasar oluşur. Beyin hücreleri hızla ölmeye başlar.

İnme Çeşitleri

İskemik İnme: Beyin damarında oluşan pıhtı sonucu, beyne giden kan akımının azalması veya durması ile oluşur. İnmelerin % 85’i bu gruba girer.

Hemorajik İnme: Beyin damarlarının yırtılması sonucu, beyin dokusu veya beyni çevreleyen zarlar içinde oluşan kanamanın neden olduğu inme türüdür.

(TIA) Geçici İskemik Atak: Beyindeki kan akımının geçici ve kısa süreli olarak kesilmesi sonucu oluşur. Gelecek bir inmenin habercisi olabildiği gibi, kalpte darlık veya pıhtı olan bir damarı da işaret edebilir. Oluşan bulguların en geç 24 saat içinde geçtiği bir durumdur.

Yapılan bilimsel araştırmalara göre; geçici iskemik atak yaşayan her 3 kişiden birinde 1 yıl içinde yeni bir iskemik inme oluşmaktadır.

İnmeye Neden Olan Risk Faktörleri

  • Yüksek kan basıncı / Hipertansiyon
  • Yüksek kolesterol
  • Diyabet
  • Kilo fazlalığı
  • Sigara kullanımı

İnmeyi Nasıl Fark Edebiliriz?

YÜZ:Yüzde tek taraflı kayma varsa; kişiye gülümser gibi yapmasını söyleyin.

KOL: Sağ veya sol kolda- bacakta güçsüzlük ve hareketsizlik varsa, iki kolunu birden kaldırmasını isteyin.

KONUŞMA :Konuşması farklılaştıysa , anlaşılamıyorsa söylediğiniz bir cümleyi tekrar ettirin.

Bunlardan herhangi birini yapamıyorsa, bu durum kişinin inme geçirdiğine işaret edebilir.

İnme Geçirildiğinde Ne Yapılmamalıdır?

Evde belirtilerin geçmesi beklenmemelidir.

Uzman bir doktor görüşü almadan hastaya ilaç verilmemelidir.

Hastane dışında; hastane polikliniği, sağlık merkezi, sağlık ocağı gibi herhangi bir sağlık kurumuna ya da doktor muayenehanesine gidilmemelidir.

Şikayetler geçse de hasta saatler içinde yeni bir inme geçirebileceği için acile başvurmaktan vazgeçmemelidir.

Hastaneye gidildiğinde hastanın tedavisi için karar verebilecek bir kişi yanında mutlaka bulunmalıdır.

İlk 6 saatte tedaviye başlanması gerektiğinden hastaneye hızlıca ulaşmak için inmenin geçirildiği  yerde zaman kaybedilmemelidir.

İnme Geçirildiğinde Ne Yapılmalıdır?

Zaman kaybetmeden inmeye özel tedavileri uygulayabilen,  inme merkezi olan, bir hastaneye başvurmalıdır. Bu merkezde konusunda deneyimli profesyonel bir ekip haftanın 7 gün, 24 saati sizi bekliyor olacaktır.

Tedavide ilk 4.5 saatte yapılabilen toplardamar içi pıhtı çözücü (trombolitik) ilaç uygulaması, ilk 6 saatte de anjiyografi yöntemi ile atardamardan mekanik yöntemle pıhtı çıkarma işlemi (trombektomi ) uygulanacaktır.

Belirtilen bu tedaviler,inme sonrası kalıcı sakatlıkların önlenmesinin tek yoludur.

İnme Sonrası

İnmenin tekrar edebilen bir rahatsızlık olduğu unutulmamalıdır.

Bu nedenle;

İnmenin nedenine yönelik uygun tedaviler düzenlenmelidir.

İnme sonrası istenen ileri tetkikleri yaptırarak geçirdiğiniz inmenin nedeninin belirlenmesi ve sebebe yönelik tedaviyi almanız çok önemlidir.

  1. Damar sertliğine (ateroskleroz) bağlı inme geliştiği tespit edilmiş ise; söz konusu damardaki darlığa yönelik damar açıcı (revaskularizasyon) tedavisi uygulanmalıdır. İleri damar darlığında ameliyat (endarterektomi) veya stent yerleştirilerek darlık tedavi edilmelidir.
  2. Kalpten kaynaklanan bir pıhtı söz konusu ise; uygun kan sulandırıcı ilaç ile koruyucu tedavi düzenlenmelidir.

İnmeye neden olan diğer sık görülen damarsal risk faktörleri (hipertansiyon, şeker, yüksek kolesterol vb) düzenli doktor kontrolü altında uygun şekilde tedavi edilmelidir. 

Belirlenen tüm ilaç tedavilerinin takibi için gerekli olan kan tetkiklerinin düzenli olarak uygulanması gerekir.

İnme hakkında doğru bilgi sahibi olmak, inme riskinizi azaltmanıza ve inme geçiren bir yakınınız olduğunda, doğru yardımı yapmanızı sağlar.

Güncellenme Tarihi: 27 Mayıs 2016Yayınlanma Tarihi: 27 Mayıs 2016

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/inme-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/

Havale Geçiren Çocuğa İlk Yardım Nasıl Yapılır?

İnme Geçirirken Yapılması Gerekenler

Çocuklarda ateş kırk derece ve üzerinde olduğu anlarda havale geçirme gibi durumlarla karşılaşabilir. İlerleyen zamanlarda da birçok sağlık sorunlarını beraberinde getirecek olan havale için birçok önlemin alınması gerekir. Dikkat edilmesi gereken noktaların neler olduğuna dikkat edilerek yaklaşılması gerekir.

Çocuğunuzun havale geçirmesi meydana geldiğinde veya belirtileri havaleye işaret ise anne ve babanın sakin olması gerekmektedir. Ve bir an önce ateşin düşürülmesi sağlanmaktadır.

Çocuklarda genellikle küçük yaşlarda havale geçirmesi görülmektedir. 3 ila 5 yaş arasında olan çocuklar buna dahil olmaktadır.

Erken çocukluk döneminde beyinle ilişiği olmayan, enfeksiyon dışında meydana gelen ateşle birlikte görülen havaleler olarak kabul edilir.

Çocuklarda ateşin yükselmesi çocuğun titremesi ya da üşümesi anne ve babaların yeterince bilgili olmadığından dolayı ateşli hastalıklar ile havale karıştırılabilir. Çok az sayıda çocuk ateşli hastalık sonucunda havale geçirebilir.

ÇOCUKLARDA BİLİNÇ KAYBI VE ANİ KASILMA

Hastalık başlar başlamaz çocukta ateş hızlı bir şekilde yükselir ve havale başlamıştır. Çocuğun aniden bilinci kapanır bedeninde ya kasılma meydana gelir ya da gevşeme kaslarında bir anda boşalma meydana gelir.

Ağızdan salya akmasının yanı sıra gözler kayar ve çene bir anda kilitlenir. Bu süreç ortalama olarak birkaç dakika kadar da sürebilir. Bu süreç sonunda çocuk bir hayli yorgun ve bitkin düşmüş olacaktır.

Yorgunluğun vermiş olduğu farklı bir rahatlama ile çocuğun uykusu gelir ve uyumaya başlar. Ateşli havale durumlarında çocuk genellikle üç ay ile altı yaşları arasındadır.

Çocukların en fazla havale geçirdikleri yaş ortalama olarak da 6 ay ile 18 ayları arasında sıklıkla görülmesi dikkatleri çeker. Çocukların ateşi bu anlarda ise 38 C’nin üzerinde seyretmesi dikkatleri çekmektedir.

ÇOCUĞA İLK ÖNCE UYGULANMASI GEREKEN YÖNTEMLER

Bu anlarda yapılması gereken en doğrusu sakinliğimizi korumak ve çocuğu rahatsız etmeyecek şekilde fazla yumuşak olmayan yere yan yatırmak olmalıdır. Bunun arından dilinin boğazına kaçmasını ve ısırmamasını engellemek gerekir.

Bunun için çocuğun ağzına zarar vermeyecek ve mikrop kaptırmayacak şekilde ağzına mendil veya yumuşak bir cisim koymalıyız. Kıyafetleri sıkı ise hemen bunları gevşetmemiz gerekir ki çocuk daha rahat etsin.

Ateşli havale geçiren çocuğun ebeveynlerine düşen en büyük görev çocuklarının ateşinin daha çok yükselmesini önlemek olurken bir yandan da  düşürmeye çalışmak olmaktadır. Eğer düşüremiyorsa en azından aynı derecede tutmak önemli noktalardan bir tanesi olmaktadır.

ÇOCUĞUN ATEŞİNİ DÜŞÜRMEK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Ateşi yükselen çocuğun hemen üstü açılmalıdır. Çocuk çok üşüse dahi üstü kapatılmamalı ve bulunduğu ortamda çok sıcak olmamalıdır. Eğer bulunduğu ortam sıcak ise havalandırılmalı havalandırma yaparken de çocuğa dikkat etmeliyiz.

Ateş düşmüyorsa çocuğun yaşına ve kilosuna orantılı şekilde şurup verilmelidir. Ilık su ile yumuşak çocuğa zarar vermeyecek bir havlu ile vücudu silinmeli; koltuk altı ,alın, göğüs ve kasıklarına pansuman yapılmalıdır. Çocuk gerekirse ılık su ile banyo yaptırılabilir.

Tüm çabalara sonunda ateş düşmüyor yada düştükten sonra tekrar nüksediyorsa zaman kaybetmeden en kısa zamanda çocuk doktoruna götürmekte fayda da vardır. Çünkü bu tedavilerin çocuk doktoru tarafından yapılmasında fayda vardır.

Evlerde kulaktan dolma bilgiler ile tedavi yöntemleri uygulanması belki de çocukların daha kötü olmasına bile neden olabilir. Bunlardan her şey gözler önünde tutularak yapılması gerekecektir.

KISA SÜREN ATEŞLENMELER BEYNE ZARAR VERMEZ

Havale vücudun bir kısmında görüldüğü gibi tamamında da  görülebilir. Başlangıçta açık olan bilinç kapanabilir. Havale geçirecek çocuk bunların farkına olabilir. Genellikle uyku halleri daha çok gözlenir,ara arada korku halleri ortaya çıkmaktadır.

Havale esnasında çocuklarda kasılma veya gevşemeler meydana gelmektedir. Bazen de çocuklar gereksiz yerlere bakarak dalma meydana, tuhaf sesler duyma ve gülmeleri gözlenebilir. Havaleler genellikle kısa sürmektedir. Ortalama olarak birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar da bu yöntemler dikkatleri çekecektir.

Havaleler 10 ile 15 dakika içinde kendiliğinden geçer ve çocukta rahatlama meydana gelmesi de söz konusu olacaktır. Bu süre içerisinde geçmez ve süre daha da çok uzarsa çocuğun beynine oksijen gitmez ve çocuğun beyninde kalıcı hasarlar meydana gelebilir.

Beyinde hasar meydana gelebilmektedir ve bu durum da bebeklerde ve çocuklarda hasar bırakmasına neden olabilir. Havale sırasında çocuğun ağzında yiyecek varsa çocuğun boğazına kaçabilir diye ağızların da kontrol edilmesi gerekir.

Ayrıca kusma meydana gelebilmektedir ve bu kusmada yine çocuğun nefes borusuna kaçma gibi ihtimalleri vardır. Eğer bu durum ile karşılaşılır ise çocuğun solunum yollarının tıkanması da söz konusu olur.

Küçük çocuklar bazen ağlarken katılır, morarır, yüzde ya da ellerde görülen tikler, bayılmalarda havaleyle bilinmeden de olsa karışabilir. Çocuk havaleleri ile ilgili en net ve en güvenilir doğru olan bilgiyi almak ve çocuğumuzu değerlendirmek gerekir.

Bunun için çocuk nöroloğu tarafından her şeyin eksiksiz olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Elektroansefalografi (EGG) beynin elektriksel dalgalarını ve burada oluşabilecek olan hasarları da gösterir. Tanının konmasında yardımcı ve daha etkili bir yol olur. EGG’yi çocuğun bulgularıyla birlikte değerlendirmek de oldukça önemli olmaktadır. Beyin görüntülemesi olarak bilinen durum epilepsinin yani halk arasında bilindiği gibi sara hastalığının saptamasında yardımcı olmaktadır.

SIK HAVALE (EPİLEPSİ) GEÇİRMEK

Çocukta epilepsi hastalığı kesinleştiği ve net olarak saptandığı an ilk önce ilaç tedavisi başlatılmalıdır. İlaç tedavisi ile doktorlar ve aileler tarafından kontrol altına alınmalıdır. Bu yöntem ile ilaçla kontrol altına alınamaz ise ilaç ve cerrahi tedavi başlayarak durumun çözümüne doğru gidilir.

İlaç seçiminde havalenin ne tür olduğuna da bir hayli dikkat edilir ve bunun durumuna göre ilaç seçilir. İlaç seçiminde çocuğun yaşından kilosuna kadar birçok etmen dikkate alınarak miktarı ayarlanır. Tüm ilaçların mutlaka bir yan etkisi ya da zararı vardır.

Ama mutlaka ilaç kullanılacak ve bu da şart olduysa  en az yan etkisi olan ilacın tercihi ve seçilmesi gereklidir. İlaçlar her gün düzenli ve hep aynı saatte alınması tam olarak sağlanmalıdır. Aksi takdirde hasta fazla bir etkisini tam olarak göremez ayrıca ilaç en az iki yıl süre ile de düzenli kullanılmalıdır.

Bu zaman zarfında hastada en ufak bir iyileşme olursa ilaç birden pat diye kesilmez. Yavaş yavaş ve azaltılarak doktor kontrolünde kesilmesine dikkat edilmelidir. Çünkü aksi bir durum belirlenerek hastalık tekrar meydana gelebilir.

Epilepsi olan çocukların yaşamları, havale kontrol altına alınmış ise diğer çocuklar gibi sosyal faaliyetlere katılması fazla bir zaman geçmeden kontrol altında da sağlanmalıdır. Çünkü epilepsiyi yenen bir çocuk artık diğer sağlıklı çocuklardan bir farkı kalmamıştır demek de oldukça doğru olacaktır.

Yinede çocuğun ileride bir sıkıntı yaşamaması için okulda öğretmenine bilgi verilmesi en önemli noktalardan bir tanesi olmaktadır. Sağlığını tehdit edecek ya da öyle duran hareketlerden kaçındırılmalı ve basit sporlar yapmasına müsaade edilirken çocukların bu sporlara özendirilmesi de gerekir.

ÇOCUKTA 3 İLE 5 DAKİKADAN FAZLA SÜRERSE TIBBI DESTEK UYGULANMALI

Çocuğun bütün vücudu kasılıp, gevşeyip ya da titreme gibi durumlar ile karşılaşırken buna ek bilinci kapalı ise sakin olmanız ve uygun yöntemleri uygulamanız gerekmektedir.

Eğer havale başlamış ise ve buna benzer belirtiler de yerini alıyorsa çocuk o havaleyi yaşayacaktır ve sizin o andan itibaren sadece sakin olmanız gerekmektedir. Aksi halde sakinlik korunmaz ve panik yaşanırsa çocukları kurtarmak için uygun yöntemler de uygulanamayabilir.

Çünkü havaleyi durduramazsanız ve bu söz konusu dahi olmayacaktır. Havale kendi seyrini izleyecek ve her ne yapılır ise yapılsın durması asla söz konusu olmayacaktır. Sadece durması için kendi vaktinin gelmesi de gerekecektir.

Burada kesinlikle yapılmaması gerekenlerin neler olduğu bilinmesi gerekirken bir yandan da suni solunum ve kalp mesajı yapmamaya dikkat edilmesi gerekir. Her ne kadar aileler bu durumları doğru olarak görseler bile tamamen yanlış olan etkenlerden olmaktadır.

Yapılmadı gereken noktalar arasında rahat edebileceği bir şekilde yan yatırmak, giysilerini gevşetmek ön planda gelmektedir. Bunun yanı sıra havale geçiren çocukların etrafında ona zarar verebilecek delici, kesici, sert eşyalar varsa onları uzaklaştırmak gerekir. Ve başının altına yumuşak bir şey koymak ön planda gelmektedir.

Çocuğu yan çevirmek ilk olarak gereken etmenlerden olmaktadır. Çünkü yan çevirmezsek kusma anında kusmuk çocukların da o an boğazına kaçabilir. Yan çevirince kusmuğu ve salyası ağzından yere akacaktır ve böyle bir durum ile karşılaşılması da söz konusu olmayacaktır.

Çocuğa epilepsi anında ağzına her ne olur ise olsun hiç bir şey koymayın. Havale uzun sürerse ve durman ne bilmez ise de mutlaka tıbbı destek almalıdır. Aksi halde çocuklarda bir anda bedensel ya da zihinsel hasarlar bırakmasına neden olabilir.

Çocuk nörologunun verdiği ilacı aynı dozda kullanıp en yakın çocuk nörologuna götürmek en önemli noktalardan bir tanesi olmaktadır. Çocukta dalma şeklinde kısa süreli nöbetlerde bu hususlardan bir tanesi olmaktadır. Bilincin açık olduğu kısmi havalelerde müdahale etmeye asla gerek duyulmamaktadır.

Panik ve heyecan yapmaya aslında hiç de gerek yoktur. Çocuklar uyurken de havale geçirebilirler uyurken havale geçiren çocuklar genellikle bu anlarda uyanırlar. Ancak çocuk havale geçirirken kusarsa ve kusmuğu nefes borusuna kaçarsa gibi durumlar olur ise de daha tehli olabilir.

Onun için çocukları böyle anlarda genellikle yatırırken hele birde bu şekilde rahatsızlığı olan çocukları yan yatırmaya daha çok özen göstermeliyiz. Yan yatırılırsa en azından kusmuğun boğazına kaçmasını da tam olarak önlemiş oluruz.

Böyle durumlarda her zaman bilinçli olmak ona göre de hareket etmek gerekir. Böylelik ile sorunların yaşanmasına ya da uzun süreli olmasına da engel olacaktır. Tabi ki de bu konuda en önemli görev çocukların ebeveynlerine düşmektedir.

Источник: https://hamilelik.com.tr/havale-geciren-cocuga-ilk-yardim-nasil-yapilir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть