İnme Hastalığının Tedavisi

İnme Nedir? İnme Hastalığı Önlenebilir Mi?

İnme Hastalığının Tedavisi

İnme, kişinin hayatını ciddi derecede etkileyebilen bir durumdur. Genellikle felç olarak da bilinen inme nedir sorusu sıklıkla sorulmaktadır.

İnme temel olarak beyin hücrelerinin oksijen eksikliği nedeniyle hasar görmesine veya ölmesine neden olan kan akışının bozulmasıdır. İnme, acil tedavi gerektiren bir durumdur.

Belirtiler genellikle aniden ortaya çıkar, ancak beynin etkilenen kısmına bağlı olarak değişebilir.

İlgili Haber

İnme Çeşitleri Nelerdir?

İnme hastalığı farklı türlerde ortaya çıkabildiği gibi, belirtiler de buna göre değişmektedir. İnme çeşitleri şu şekildedir:

İskemik inme, bir kan pıhtısı beyindeki bir arteri tamamen tıkadığında meydana gelir. Vakaların yaklaşık %85’inde meydana gelen en yaygın inme tipidir. İskemik inmeler, trombotik veya embolik olabilir.

Trombotik inmeler, bir kan pıhtısı, ateroskleroz olarak bilinen bir işlem sırasında yağ birikintileri ile daralmış olan beyne kan sağlayan bir arteri bloke ettiğinde meydana gelir. Embolik inmeler, beynin dışında oluşan ve kan akışında beyine giden bir pıhtı nedeniyle oluşur.

Bu olduğunda pıhtı bir embolus (çoğul) olarak bilinir.

Hemorajik İnme

Hemorajik inmeler, beyindeki bir arter patladığında ve beyine kan sızdırdığında meydana gelir. Bu ekstra kanın varlığı, kanamanın gerçekleştiği beyin bölgesinde basınç oluşmasına neden olur. Bu, o bölgedeki beyin dokusuna zarar verir. Hemorajik inmeler iskemik inmelerden daha az görülür ancak etkileri genellikle daha şiddetlidir.

Mini İnme (geçici iskemik atak):

Mini inmeler veya geçici iskemik ataklar (TIA), beyine giden kan akışında geçici bir bozulma olduğunda meydana gelir. Bu, beyindeki bir arterdeki daralma nedeniyle veya kanın tekrar akmasına izin verecek şekilde hızla yer değiştiren bir kan pıhtısı sonucu olabilir.

İlgili Haber

TIA belirtileri inme ile benzer olabilir. Ancak genellikle yüz, kol veya bacağın uyuşukluğunu, bir veya her iki gözde ani bulanıklık veya görme kaybını, ani baş dönmesi, denge kaybı veya hareketleri kontrol etmede zorluk gibi belirtilerle ortaya çıkar. Belirtiler birkaç dakika veya birkaç saate kadar sürebilir. Semptomlar 24 saatten uzun sürerse, durum inme olarak teşhis edilir.

İnme Hastalığı Risk Faktörleri

Her yaştan ve cinsiyetten insanlar felç geçirebilir. Yüksek tansiyon (hipertansiyon) inme için en önemli risk faktörüdür.

İnmelerin yüzde yetmiş beşi 65 yaş üstü insanlarda görülür. İskemik inmeler yaşlı insanlardaki inmelerin çoğunluğunu oluştururken, genç insanların hemorajik inme geçirme olasılıkları daha yüksektir. Erkeklerin kadınlardan daha fazla felç geçirme olasılığı daha yüksektir. Gebe kadınlar aynı zamanda hemorajik inme riskini arttırmaktadır.

İnme riskini artıran kontrol edilebilir ve kontrol edilemeyen faktörler vardır. Kontrol edilemeyen risk faktörleri şunları içerir:

  • Yaş
  • Erkek cinsiyeti
  • Aile öyküsü
  • Etnik köken

Erken tespit ve kontrol edilebilir inme risk faktörlerinin etkili yönetimi inme olasılığını büyük ölçüde azaltabilir. İnme için kontrol edilebilir risk faktörleri şunları içerir:

  • Yüksek tansiyon
  • Kalp hastalığı
  • Kalp ritmi bozuklukları
  • Sigara içmek
  • Şeker hastalığı
  • Yüksek kan kolesterol düzeyleri
  • Aşırı alkol alımı
  • Obezite

İnme Belirtileri Nelerdir?

İnme belirtileri genellikle aniden ortaya çıkar. Yaşanan semptomların türü beynin hangi bölgesinden etkilendiğine bağlı olacaktır.

Beynin vücudun bir tarafında işlevini kontrol eden bölgeleri genellikle beynin diğer tarafında bulunur.

Bu nedenle, beynin bir tarafındaki inme sıklıkla vücudun diğer tarafında belirti ve semptomlara neden olabilir. Bir inmenin sık görülen ilk belirtileri şunlardır:

  • Şiddetli baş ağrısı
  • Görme kaybı
  • Hafıza kaybı
  • Denge kaybı
  • Ani uyuşukluk, kol, bacak veya yüz tarafında zayıflık
  • Anormal konuşma
  • Bilinç kaybı
  • İdrar kaçırma

İnme Komplikasyonları

İnme kalıcı fonksiyon kaybına neden olabilir. Bu fonksiyon kaybının tipi ve derecesi, beynin hangi bölgesinin etkilendiği ve tedavinin hızı ve başarısı ile belirlenir. Bir inmenin kalıcı etkileri şunları içerebilir:

  • Görme bozukluğu
  • Konuşma güçlüğü, anlama veya konuşma zorluğu
  • Etkilenen tarafın zayıflığı
  • Uyuşukluk
  • Yutma güçlüğü
  • Depresyon
  • Duyguları kontrol etme zorluğu veya uygunsuz duygular ifade etme gibi duygusal problemler

İnme Nasıl Teşhis Edilir?

İnme teşhisi koymak için doktor genellikle aşağıdakilerden birkaçını kullanarak bir değerlendirme yapar:

  • Güncel belirti ve semptomların incelenmesi
  • Tıbbi geçmişin gözden geçirilmesi
  • Kalp hastalığı ve aile öyküsü incelemesi
  • Elektrokardiyogram (EKG)
  • Elektroensefalogram (EEG) – beyindeki elektriksel aktiviteyi ölçer
  • Serebral anjiyogram – beyindeki arterlerin ayrıntılı bir görünümünü sağlar
  • Boyun arterlerinin ultrason taraması
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) taraması
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MRG)
  • Kan testleri
  • Göğüs röntgeni

İnme Tedavisi Nasıl Yapılır?

İnme acil tedavi gerektiren tıbbi bir durumdur. Hızlı inme tedavisi sağ kalım şansını artırır ve beklenebilecek iyileşme derecesini arttırır. Verilen tedavi, inme tipine bağlı olacaktır.

Acil tedavi, inmenin boyutunu sınırlamayı ve daha fazla inmeyi önlemeyi amaçlar. Akut inme tedavileri, iskemik inmeye neden olan kan pıhtısını hızla çözerek veya hemorajik inme kanamasını durdurarak, inmeyi durdurmaya çalışır. Bu, ilaç vermeyi ve bazı durumlarda ameliyatı içerebilir.

İlaç Tedavisi

Trombolitik tedavi: Bu ilaçlar kanın pıhtılaşmasını çözerek kan akışının yeniden oluşmasını sağlar.

Trombosit karşıtı ilaçlar: Bu ilaçlar leke pıhtılarının büyümesini önlemeye ve yeni kan pıhtılarının oluşmasını önlemeye yardımcı olur.

Antihipertansifler: Hemorajik inme durumunda, bu ilaçlar yüksek tansiyonun düşürülmesine yardımcı olmak için verilebilir.

Beyindeki şişliği azaltmak için ilaçlar ve inme için altta yatan nedenleri tedavi etmek için ilaçlar, da verilebilir.

Cerrahi

Engellenen veya yırtılmış olan arterleri onarmak için cerrahi gerekebilir. Hemorajik inme için bu, kanama anevrizmasının onarılmasını içerebilir. İskemik inme ameliyatı tıkanıklığı gidermek için yapılabilir.

Destekleyici Tedavi

İnmeden sonra yeterli miktarda sıvı ve besin alımı sağlanması, özellikle yutmanın etkilenmesi durumunda hayati önem taşır. Bu, el veya koldaki bir ven içine bir intravenöz damla yerleştirilmesini gerektirebilir veya burundan mideye bir besleme tüpü yerleştirmeyi içerebilir. Hareketsizliğin bir sonucu olarak oluşabilecek komplikasyonların önlenmesi de önemlidir.

Uzun Süreli Tedavi

Beyin hücreleri genellikle yenilenmez. İnme sonrasında hayatta kalan beyin hücreleri, ölü veya hasar görmüş alanların işlevini üstlenebilir, ancak yalnızca belirli bir dereceye kadar bu durum geçerlidir. Beynin uyarlanabilir yeteneği, çeşitli becerilerin yeniden öğrenilmesini gerektirir.

İnme geçiren her insan farklı şekilde etkilendiğinden hasta, aile ve sağlık ekibi ile birlikte bireysel rehabilitasyon planları geliştirilir. Bunlar becerileri öğretmeyi ve fonksiyonu en üst düzeye çıkarmayı, böylece kişinin maksimum bağımsızlığı kazanmasını hedefler. Rehabilitasyon şunları içerebilir:

  • Fizyoterapi
  • Konuşma terapisi
  • Mesleki terapi – yemek yeme, yemek pişirme, tuvalet ve yıkama gibi günlük fonksiyonları geliştirmek için

İnmenin altta yatan nedenini tedavi etmek ve ileri inme riskini en aza indirmek için ilaçlarla uzun süreli tedavi gerekebilir. Bu, yüksek tansiyon, kalp ritmi bozuklukları, yüksek kolesterol, kalp hastalığı ve kan pıhtılaşma bozukluklarını tedavi etmek için uzun süreli ilaç kullanımını içerir.

İnmenin altta yatan nedenini tedavi etmek için cerrahi de önerilebilir. Bu hasarlı kalp kapakçığına ameliyatı, kalp ritmi problemlerini veya karotis endarterektomi içerebilir.

İnme Hastalığı Önlenebilir Mi?

Kontrol edilebilir risk faktörü sayısını azaltmak, inmeyi önlemenin en iyi yoludur. Bu şunları içerebilir:

  • Sigarayı bırakmak
  • Kilo kaybetmek
  • Sağlıklı beslenmek
  • Orta düzey alkol alımı
  • Fiziksel olarak formda kalmak için düzenli olarak egzersiz yapmak
  • Diyabet, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi mevcut tıbbi durumların kontrolünü sağlamak

Referans: Mayo Clinic

Tüm Hakları Saklıdır. Aktif Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz!

Источник: https://www.aktuelbilgiler.com/inme-nedir-inme-hastaligi-onlenebilir-mi/

İnme Hastalığı Nedir ?

İnme Hastalığının Tedavisi

İnme beyne giden kan damarlarında meydana gelen tıkanıklık sonucunda oluşan hastalıktır.Diğer bir adı felçtir.Oluşan inme sonucu beyin işlevini yapamayacak duruma gelir ve felçlik ortaya çıkar.İnme en çok sakat bıraktıran,ölüme neden olan hastalıklardan biridir.

Toplumumuzda sık görülen ve yaşam kalitesini düşürerek hayatı tehdit eden hastalık olan inme (stroke) durumunda hasta yakınının hastayı çok hızlı bir şekilde hastaneye götürmesi hayati önem taşıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Beyza Çitçi, “İnme, beyin damarlarının ani olarak tıkanması veya kanamasıdır.

İnme, beyindeki bir alana giden kanlanmayı azaltan bir damar tıkanıklığına neden olan ya da beyin kanamasına zemin hazırlayan çeşitli hastalıkları içermektedir. Beyinde oluşan ani hasar sonucu vücudun bir yarısında felç, konuşma, anlama bozukluğu gibi çok çeşitli bulgular verir ve inme terimi bu ani durumu anlatmak için kullanılmaktadır.

Yaş Faktörü Önemli

İnmenin risk faktörleri arasında en önemlisinin yaş olduğunu belirten Dr. Çitçi, diğer risk faktörlerini şöyle sıralıyor: “En önemli risk faktörü ileri yaştır.

Yüksek tansiyon, diyabet, ailede 60 yaşın altında inme ya da kalp hastalığı öyküsü, kolesterol yüksekliği, sigara, alkol kullanımı, obezite, egzersiz eksikliği, kalp hastalıkları, çeşitli pıhtılaşma bozuklukları, uyku apne sendromu inme için risk faktörüdür. Ayrıca gebelik, doğum kontrol ilaçları ve migren inme riskini arttırmaktadır.

Bu nedenle bizim düzeltilebilir risk faktörleri dediğimiz, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, diyabet gibi hastalıkların yakın takip ve kontrolü sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz yapma, sigara ve alkol kullanımının bırakılması hastalıktan korunmak için büyük önem taşımaktadır.”

Uyuşmaya Dikkat!

İnmenin genellikle belirti vermeden ortaya çıktığını vurgulayan Dr.

Çitçi, “Genel olarak klinik bulgular belirti vermeksizin ani olarak başlamakla birlikte daha az sıklıkta inme öncesi geçici iskemik atak dediğimiz kısa süreli görme kaybı, konuşma bozukluğu, vücudun bir yarısında uyuşma, güçsüzlük gibi bulgular olup düzelebilmektedir.

Bazı hastalar düzelen bu şikayetlerini önemsemezler oysa bu durum yaklaşan bir felcin habercisi olabilir ve bu kişilerin acil olarak doktora başvurmaları gerekir. Nadiren beyin kanamalarından ve damar tıkanıklarından önce hastaların daha önce yaşadıklarından farklı ve şiddetli baş ağrıları görülebilmektedir” diyor.

İnme Belirtileri Görülüyorsa Ne Yapmalısınız?

İnme belirtileri görüldüğünde yapılması gerekenler konusunda da Dr. Çitçi şunları söylüyor: “Hastaların acil olarak kendilerine en yakın sağlık merkezine ulaştırılması gereklidir.

Sağlık merkezine ulaşana kadar şuuru kapalı olan hastalar için soluk yolunun açık tutulması, kusma mevcut ise hastanın yan çevrilmesi hayati önem taşır. Sıkça gördüğümüz hasta yakınları tarafından tansiyon ilacı verilmesi de istemediğimiz bir durumdur.

Çünkü inme tipine göre tansiyonun yüksek tutulması gereken ve tam tersine düşürülmesi gereken durumlar vardır bu klinik durumların ayırımı yapılmadan tansiyona müdahale etmek hastaya zarar vermektedir.

İskemik inme dediğimiz damar tıkanıkları nedeniyle oluşan inme tiplerinde ilk 3 saat içinde pıhtı eritici-trombolitik tedavi (tPA) dediğimiz bir tedavinin uygulama şansı vardır. Bu tedavi ülkemizde belirli merkezlerde uygulanıyor.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde de var olan bu tedavinin önemi, inmeden erken dönemde kullanılan ilaçlardan bazı klinik durumlar için etkinliğinin yüksek bulunmuş olmasıdır. Tüm erken başvuran hastalarda uygulanamamakla birlikte bu şansı olan hastaların şansını kaybetmemeleri için hastaneye mümkün olduğunca erken getirilmesi önemlidir.”

İnme Sonrası Tedavi Çok Önemli

İnme geçiren hastanın inme sonrası tedavisinin hastanın klinik durumuna göre yoğun bakım ya da nöroloji servislerinde yürütüleceğini belirten Nöroloji Uzmanı Yrd.Doç.Dr. Beyza Çitçi “Erken dönemde inme tipine göre tedavi düzenlendikten sonra hastayı olası ikinci inmeden korumak için gereken önlemler alınır ve nörolojik hasara yönelik fizik tedavi ve rehabilitasyon programı uygulanır.

Nörolojik hasarların iyileşmesi çoğu zaman oldukça yavaş olmaktadır. Hasta ve hasta yakınlarının ümitlerini kırmadan fizik tedavi ve rehabilitasyona devam etmeleri oldukça önemlidir.

Taburcu olduktan sonra ilaçlarını düzenli kullanmalı, tansiyon, kolesterol, kan şekerinin iyi kontrolü, düzenli beslenme, sigaradan uzak durma, egzersiz tekrarlayan inmeden korunmak için büyük önem taşımaktadır” diyor.

Источник: http://www.renklinot.com/yasam/kadin/inme-hastaligi-nedir.html

İnme Hastalığı

İnme Hastalığının Tedavisi

İnme hastalığı, insan vücudunda yer alan en önemli organlardan biri olan beynin bir kısmında kan akımının engellenmesi ya da beynin yapısında yer alan kanın dışarı sızması sonucunda beyin dokusunda meydana gelen bir hasardır.

İnme hastalığı genel olarak yüzde sekseni iskemiktir, yani beyne kan akımını sağlayan damarlardan birinin aniden bir pıhtı ile tıkanması durumudur. Geri kalan oranı ise hemorajiktir. Yani beyinde yer alan damarlardan birinin ani bir şekilde yırtılması ve bu durumda kan beyin dokusu içerisine sızarak, beyin kanamasına sebep vermesidir.

Bunların sonucunda ise inme hastalığına sahip olan kişinin yirmi dört saatten daha uzun süren bir fonksiyon kaybı meydana gelir.

İnsan vücudunun bir yarısında yüz, kol ya da bacakta meydana gelen uyuşukluk, kuvvetsizlik, konuşma ya da anlama zorluğu, bir ya da iki gözde meydana gelen görme kaybı, denge bozukluğu, yürüyememe, baş dönmesi, bulantı, kusma, şiddetli bir şekilde baş ağrısı ve aynı zamanda bilinç değişikliği gibi belirtiler çok sık görülür. Bazı kişilerde ise bu belirtiler çok kısa bir sürede geçer. Bu duruma geçici iskemik atak adı verilir. İnme hastalığı asla ihmal edilmemelidir, çünkü bu kişilerin yüzde kırk ya da yüzde ellisinde her bir yıl içinde inme hastalığını geçirme riski bulunur. Her yıl bin kişiden yaklaşık olarak yedisi inme hastalığıyla karşı karşıya kalmaktadır. İnme hastalığının meydana gelme sebeplerine göre, iki ana grupta incelenir. Birincisi tıkanma, beyne giden damarların ya da beynin içerisinde yer alan damarların çeşitli şekillerde tıkanması, daralmasıdır. İkinci mekanizma ise beyin dokusu içerisinde meydana gelen kanamadır.

İskemik (kan azlığına bağlı) İnme: İnsan vücudunda yer alan en önemli organlardan biri olan beyinde infarktüs olması sonucunda meydana gelir. Bu mekanizma kalp krizine benzer bir niteliktedir.

Kalp kası hücrelerinin belirli bir oranda kansız kalması durumunda, kalp krizi meydana gelir. beyinde meydana gelen infarktüs de bazı değişikliklerden dolayı beynin yapısında yer alan damarların tıkanması ve böylece beynin beslenmesi bozulduğu zamanlarda oluşur.

Damarların tıkanması, beynin kendisine ait olan damarlardaki aterosklerozdan dolayı daralıp, tıkanması durumunda meydana gelir.

Bazı durumlarda ise insan vücudunun değişik yerlerinden gelen pıhtıların beyne kan getiren damarlar yolu ile beyne gelerek, beyni besleyen damarları tıkaması soncunda da oluşabilir. İskemik inmeler aynı zamanda tüm inmelerin yüzde seksen ya da yüzde seksen beşini oluşturur.

Hemorajik İnme: İnme hastalığının bir diğer formu ise hemorajik inmedir. Hemoraji aynı zamanda kanama anlamına gelir.

İnsan vücudunun en hassas ve en değerli organları arasında yer alan beyin içerisinde bulunan damarların yırtılması sonucunda meydana gelir. Damar dışına çıkan kan, aynı zamanda beyin dokusuna baskı yapar.

Baskı altında bulunan beyin hücrelerine hasar vererek, ölümüne neden olu.r Hemorajik inme türünün meydana gelmesindeki en büyük sebep ise hipertansiyon ve beyin anevrizmalarıdır.

İnme Hastalığı Neden Olur?

İnme hastalığı beyne kan giden kanın ulaşmasını sağlayan damarlardan birinin aniden tıkanmasıyla birlikte, beyne giden kan akışı hızının yavaşlaması ya da durması sonucu meydana gelen ani bir rahatsızlıktır.

İnme hastalığı, dünyada kalp hastalığı ve kanserden sonra gelen en önemli hayat kaybı nedenlerinden biridir. Amerika da dakikada ortalama olarak bir kişi inme hastalığı geçiriyor ve üç dakikada bir kişi de bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor.

İnme hastalığına neden olan en önemli sebepler arasında kontrolü sağlanamayan hipertansiyondur. Beynin damarlarında yer alan baloncuklar, damar yumakları gibi kalıtsal hastalıklar da inme hastalığının nedenleri arasındadır.

Beynin herhangi bir yerinde uzun süre kendini belli etmeyen bu damar yumakları bazı durumlarda ani bir şekilde kanama görülebilir. Daha yaygın bir inme çeşidi olan tıkayıcı inmeler beş farklı kategoride incelenir.

En önemli kategori ise kalpten kaynaklanan tıkanmalar yer alıyor. Kalp içerisinde meydana gelme ihtimali bulunan pıhtılar yerinden koparak beynin yapısında yer alan damarları belirli bir oranda tıkayabiliyor. Bu durumda kalp aktif bir şekilde kasılma işlevini yapamadığı için o kısımda pıhtı birikiyor. Kalpte meydana gelen bir ritim bozukluğunda bu pıhtı kalpten fırlayıp, beyne kadar gider.

İkinci önemli kategori ise, beyni besleme işlevine sahip olan büyük damarlarda meydana gelen problemlerdir. Şah damarı ve arka kısmında yer alan vertebral arterler adı verilen, beynin arka kısımları ile beyin sapı, beyinciği sulayan damarlarda meydana gelen problemler inme hastalığına neden oluyor.

Üçüncü kategori beynin derin bölgelerini sulama işlevine sahip olan küçük damarlarda meydana gelen sorunlardır. Mesela diyabet, yüksek kolesterol ve aynı zamanda hipertansiyon gibi damarın yapısını bozan kronik hastalıklar.

İnsan vücudunda yer alan büyük bir damarın yavaş yavaş tıkanması durumunda, sağlam kalan damarlar tıkanan damarların alanını da beslemeye başlıyor ancak küçük damarlarda bu işlem gerçekleşmez.

Doğal olarak küçük damarların ani bir şekilde tıkanması sonucunda, damarların besledikleri alan tamamen kansız kalıyor.

Dördüncü kategori ise çok nadir görülen sebeplerden meydana gelir. Bu kategoride yer alan hastalar incelendiği zaman kalıtımsal hastalıklar, romatizma hastalıkların bir parçası halinde oluşan damar hastalıkları ya da kanın pıhtılaşması ile ilgili hematolojik sorunlar bulunur.

İnme Hastalığının Belirtileri

Beyin damarlarının ani bir şekilde yırtılıp, hasar görmesi kanın beyin dokusu içerisine akması sonucunda da meydana gelen bir rahatsızlıktır.

İnme hastalığında hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, sigara ve alkol tüketimi, yüksek kolesterol ve aynı zamanda geçici iskemik atalar gibi risk faktörleri bulunur. Beynin kan akımının bozulması sonucunda da inme hastalığı meydana gelir.

Kalpte böyle bir durum olursa kalp krizi diye adlandırıyoruz, aynı durum beyin için de geçerli, beyin krizi diye adlandırabiliriz. İnme hastalığında bozulan kan akışının sürekli olması durumunda beynin yapısında yer alan hücreler canlılığını koruyamaz hale gelerek, kalıcı beyin hasarı meydana gelir.

Kalbi besleme işlevine sahip olan damarlardan birinde tıkanma olması durumunda, kalbin o kısmının beslenmesi tamamen bozuluyor ve aynı zamanda p bölgede uzun süre kan akışının sağlanamaması kalp krizine neden oluyor. Aynı durum beyin için de geçerlidir. Bunun adına da inme adı verilir.

İnsanlarda beyin, vücut ağırlığının yüzde ikisini oluşturmasına rağmen, kan dağılımı ise yüzde on beşidir. Bu nedenle beyin kana çok gereksinim duyar. Beyne giden kan akımının kesintiye uğraması durumunda insanların şuuru saniyeler içerisinde kaybolur.

İnme hastalığında meydana gelen birtakım belirtiler bulunur.

Bu belirtiler ise bir ya da iki gözde görme kaynının azalması, konuşma kaybı, konuşmanın ya da konuşulanları anlamada yaşanan zorluk, ani bir şekilde meydana gelen şiddetli baş ağrısı, yürüme dengesizlik, tek taraflı ya da çift taraflı, yüzde, kolda, bacakta meydana gelen güçsüzlük, uyuşukluk, baş dönmesi, denge kaybı, bulanık görme ve yutma güçlüğü gibidir.

İnme Hastalığı Tedavisi

İnsan vücudunda yer alan en hassas organlardan biri olan beyin, yüzde iki gibi küçük bir oranı kaplar ama kanın yaklaşık olarak yüzde yirmisini kullanır. Aynı zamanda beyin dört ana damardan beslenir.

Beynin ana damarlarından birisinin tıkanması ya da daralması yaklaşık olarak yüzde elli ya da yüzde altmışa kadar olan kısmı normal olarak kabul edilebilir. Ancak bu beyin tıkanıklığının yüzde altmışı geçince tedaviye acilen ihtiyaç duyulur.

Hastanelerde inme hastalığı için kurulan üniteler, tedavinin özel olarak hazırlanmış olan tıbbi ortamlarda yapılması, hastanın iyileşme ve bağımsız yaşam sağlama ihtimali daha çok artmaktadır.

İnme hastalığı sırasında beyin hücrelerinde gelişim gösteren geri dönüşü olmayan hasarı en düşük seviyeye indirmek için daha fazla hastanede özel inme hastalığı için birimlerin kurulması gerekir. Bir inme ünitesinin sağladığı birçok yarar bulunur.

Genetik faktörlerin dışında sigara, yüksek tansiyon gibi birçok hastalık için büyük bir risk faktörü oluşturur. İnme hastalığının herhangi bir tedavi şekli henüz yoktur.

Çok erken aşamada, yani ilk üç saat damar açıcı ilaç haricinde geçici belirtileri olan hastaların çok hızlı bir şekilde değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi gerekir. İnme hastalığı sırasında ilk üç saatte damar açıcı ilaçlar hastanın hayatını kurtarabiliyor. İnme hastalığı ile mücadele etmesi için özelleşmiş olan merkezlerin ve aynı zamanda tedavi şartlarının geliştirilmesi, uygun tedavi yönteminin belirlenmesi çok önemlidir. İnme hastalığını önlemek için beslenme alışkanlığınıza çok dikkat etmeniz gerekir. aynı zamanda, düzenli olarak günde iki buçuk litre su içmek ve egzersiz yapmak da çok önemlidir.

Источник: https://evdesifa.com/inme-hastaligi/

İnme Hastalığı Nedir? Sebepleri Ve Tedavisi Hakkında Bilgi

İnme Hastalığının Tedavisi

İnme hastalığı, beynin damarsal yapısında gelişen olay sonucu vücudun bir yarısında meydana gelen kuvvet kaybı hemipleji olarak tanımlanır. Beyinde etkilenen alanın yeri ve büyüklüğüne göre hemiplejinin şiddeti ve klinik özellikleri değişkenlik gösterir. Bazı hastalarda çok hafif seyrederken bazılarında hayati teh oluşturacak kadar ağır tutulum olabilir.

İnme; motor kontrol kaybı, duysal değişiklikler, bilişsel, kavramsal veya konuşma bozukluğu, denge bozukluğu veya korna ile karakterize ani oluşan bir nörolojik zafiyettir.

Sebep beyin kan damarların tıkanması veya yırtılması sonucu oluşan travmatik olmayan beyin hasarıdır. Serebrovasküler Olay (SVO), dünyada en sık karşılaşılan nörolojik sorundur. Genel hastanelerde, nörolojik hastalıkların en az % 50 sini SVO’lu hastalar oluşturur.

Beyin infarktı çoğu kez iskemi ya da kanamaya bağlıdır. İnmenin en sık görülen bulgusu, lezyonun yeri, yaygınlık ve derecesine göre hemipleji ya da hemiparezidir. Fakat buna bilinç kaybı, iletişim bozukluğu, görsel alan kaybı ya da algısal kayıpta eşlik edebilir.

Hastalığın Sebepleri Nelerdir?

Risk faktörleri temel olarak, değiştirilemeyen ve değiştirilebilir risk faktörleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Değiştirilebilir risk faktörlerini tanımak ve bunlarla mücadele etmek hastalığı önlemede çok önemlidir.

Değiştirilemez Risk Faktörleri:

Yaş: İleri yaşlarda serebrovasküler hastalıklar daha sık ortaya çıkar ve daha ciddi seyreden.

Cinsiyet: Erkeklerde daha sık görülür.

Genetik faktörler: Bazı toplumlarda serebrovasküler hastalık daha sıktın

Değiştirilebilir Risk Faktörleri:

Hipertansiyon: Kontrol altına alınmamış hipertansiyon serebral damarlarda harabiyet, plak oluşumu ve daralmalara neden olabilir.

Yüksek kan basıncı damarların yırtılmasına neden olarak beyin içine kanamalara da neden olabilir. Düzenli antihipertansif tedavi ve diyet ile serebrovasküler olay sıklığını önemli ölçüde azaltmak mümkündür.

Risk açısından sistolik basınç, diastolik basınç kadar önemlidir.

Hiperlipidemi: Kan yağlarınn yüksekliği (kolesterol ve trigliseridler) serebrovasküler hastalık için iyi bilinen bir risk faktörüdür. Diyet, egzersiz ve bazı durumlarda ilaçlarla bu durumun giderilmesi gereklidir.

Diabetes Mellitus: Kan şekerinin kontrolsüz olarak yüksek seyretmesi damar yapılarında ve kan pıhtılaşma fonksiyonlarında bozulmalara neden olarak serebrovasküler olaya neden olabilmektedir. İyi bir diabet kontrolü çok önemlidir. Diabetik hastalar, aynı yas grubundaki diabetik olmayanlara göre SVO’ya iki kat daha yatkındır.

Aterosklerotik damar hastalıkları: Hipertansif ve hiperlipidemik kişilerde sıklikla rastlanan bu durum damarda oluşan plağın damarları giderek tıkanması veya bulunduğu yerde darlık ve tıkanma oluşturarak beynin ilgili bölgesine kanlanmanın azalması veya durmasına neden olmaktadır.

Obezite (şişmanlık): Yukarıda sözü edilen diğer risk faktörlerine neden olarak serebrovasküler hastalık oluşmasına neden olabilmektedir. Şişmanlık tek basma risk etkeni değildir.

Sedanter yaşam: Yeterli hareket ve egzersiz yokluğunun serebrovasküler hastalıklara neden olduğu bilinmektedir.

Sigara: Serebrovasküler risk faktörleri arasında en yaygın nedenlerdendir. Sigara içme ile SVO arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Özellikle sigara içen hipertansiyonlu hastalarda SVO riski artmaktadır.

Alkol: Sık ve aşırı miktarlarda alınan alkol, kalp ritm bozukluklarına ve damar duvarı hasarına neden olabilmektedir.

Kalp hastalıkları: Kalp kapak hastalıkları, ritm bozuklukları, yetmezlikler pıhtı oluşumu ve emboli ile serebrovasküler hastalığa neden olabilmektedir.

Bazı metabolik bozukluklar: Tiroid hastalıklar ve homosisteinemi gibi bazı durumlar da inme için risk oluşturmaktadır. Kahve fazla tüketilmesi de risk etkeni olarak olarak kabul edilmektir.

Hastalığın Bulguları Nelerdir?

Vücudun bir yarısında meydana gelen kuvvet kaybı ile beraber aşağıdaki bulgularda görülebilir inmeli hastalarda:

• Afazi: Konuşulanı anlamada, konuşmada ya da yazmada güçlük anlamına gelir. inmeli hastaların en az dörtte birinde görülür. SVO’nun sağ, bedeli yarısında olduğu durumlarda görülür.

• Mental durum bozuklukları: Mental durum, hastanın çevresindeki kişileri tanıması, içinde bulunduğu yer ve zamanın farkında olması; dikkat, hafıza gibi fonksiyonları içerir. İnmeli hastalarda bu fonksiyonlarda farklı düzeylerde bozukluk görülebilir.

• Yutma güçlüğü: Katı ve sıvı gıdalar alırken zorlanmak, gıdaların neler borusuna kaçması

• Görme bozuklukları görülebilir.

• Denge bozuklukları: Otururken, ayakta dururken veya yürürken dengenin sağlanamaması görülür.

• Duyu bozuklukları: Felçli tarafta dokunma duyusu gibi bazı duyularda azalma veya kayıp görülebilir.

• Mesane ve barsak fonksiyonlarında bozukluk olabilir.

Hastalığın tanısı Nasıl Konulur?

Hastalık belirtileri ile başvuran bir hastada serebrovasküler hastalık tanısını koymakta hasta ve hasta yakınlarının vereceği bilgi çok değerlidir. Bu nedenle hastanın yanında olayın gelişimini en iyi bilen kişilerin olması tanının daha çabuk konmasına yardım eder.

Hastanın muayenesini takiben yapılacak görüntüleme tetkikleri gereklilik sırasına göre düzenimin Kranial Tomografi en sık kullanılan ve tanıya oldukça yardımcı bir inceleme metodudur. Bazı hastalarda duruma göre kranial MRG ve anjiografi de gerekebilir. Hastalığın nedenini bulmaya yönelik kan tahlilleri ve kardiak tetkikler de yapılabilir.

Ayine’ tanıda EMG, BT, MRG, Sintigrafi ve diğer testler kullanılabilir.

Hastalığın Tedavisi Nasıl Yapılır?

Beyindeki ödemin çözülmesi; katlama veya tıkanmaya bağlı hasann düzelmeye başlaması ile ilk haftalarda hastalarda hızlı bir düzelme görülebilir. Daha sonra farklı mekanizmalar devreye girer ve iyileşme aylara yayılarak devam eder.

iyileşme sürecinde hemiplejik taraftaki kuvvet kaybı düzelmeye başlar. Vücut fonksiyonlar kısmen ya da tamamen geri kazanılır.

Yapılan klinik ve deneysel çalışmalar, bu dönemde hastanın aktif olarak rehabilitasyon programına alınmasının iyileşmeyi arttırdığını göstermektedir.

İnme Çeşitleri Nelerdir?

Pıhtılaşmayla inme: Trombotik inmede denir. İnmenin en yaygın tipi olup, tüm iskemik serebrovasküler hastalıkların %40’ını oluşturur. Trombotik inmeler karotid ya da orta serebral arter gibi büyük kan damarlarının aterosklerotik stenoz ya da oklüzyonuna bağlıdır.

Pıhtı atmayla inme: Serebral embolizm olgularının çoğunda, embolik materyal kalpteki trombustan kopan bir parça pıhtıdan oluşur. Tüm inmelerin yaklaşık %30’unun nedeni embolidir.

Kanamaya bağlı inme: SVO’ların içinde, en dramatik olanı beyin kanamasıdır. Tüm inmelerin sadece % 10’unu oluşturur. Kanama uykuda ender görülür. Kan basıncı düzeyi olguların % 70-80’inde yüksektir ve inme sürecinin başlangıcında bu yükseklik sürer. Kanama sonucu kafa içi basıncı artar. Bu durum baş ağrısı, bulantı, kusma ve bilinç bozukluğuna sebep olur.

Laküner inme: Laküner infarktlar tüm istemik inmelerin yaklaşık % 25’111 kapsar ve alt gruplar oluşturur. Sessiz laküner lezyonlar beyin dolaşım azalması ile yakından ilişkilidir ve semptomatik SVO için önemli bir etmendir. Bu infarktlar çok küçüktür. Sadece büyük damarlardan çıkan küçük perforan arteriollerin dallandığı yerlerde görülür.

Paylaş: Yazdır

Источник: https://bilgicambazi.com/saglik/inme-hastaligi-nedir-sebepleri-ve-tedavisi-hakkinda-bilgi/

inme hastalığı tedavisi

İnme Hastalığının Tedavisi

İNME VE REHABİLİTASYONU

Günlük hayatta sıklıkla kullandığımız ve duyduğumuz “felç” herhangi bir nedenle gelişen kuvvet kaybı durumudur. Felç; travma, malinite, demiyelizan hastalıklar, omurilik ve periferik sinir hastalıkları, kas hastalıklarına bağlı gelişebilmektedir. “İnme” ise beyin damar hastalıkları nedenli gelişen felçlere verilen isimdir.

Beyin damar hastalıkları; beynin bir bölgesinin geçici veya kalıcı olarak iskemi veya hemoraj nedeni ile etkilendiği bölge ve beyni besleyen damarların patolojik bir süreç ile doğrudan ilişkili olan bütün hastalıkları kapsamaktadır.

Beyin Damar Hastalıkları Sınıflandırması:

-Asemptomatik Beyin Damar Hastalıkları

-Fokal Beyin Disfonksiyonu İle Gelişen Beyin Damar Hastalıkları

-Geçici iskemik atakalar

-İnme

-Vasküler Demans

-Hipertansif Ensefalopati

Fokal Serebral Fonksiyon Kaybı: beyin dokusunun beslenemediği alanlarda motor, duysal, vizüel, vestibüler, kognitif semptomların yerine getirilememesi ve konuşma -lisan bozukluklarını içeren patolojik durumdur.

Geçici iskemik ataklar: genellikle bir damar alanına lokalize olan inmeden farklı olarak var olan belirtilerin 24 saat içinde kaybolduğu fokal serebral fonksiyon kaybıdır. Geçici iskemik atak geçiren kişilerin inme açısından riskli kategoride oldukları bilinmektedir.

İnme Nedir

 Dünya Sağlık Örgütü tanımlamasına göre vasküler nedenler dışında bilinen bir neden olmaksızın fokal serebral fonksiyon kaybına ait belirti ve bulguların ani yerleşmesi ile karakterize klinik bir sendromdur. Fokal serebral fonksiyon kaybı olmasına rağmen belirtiler global olabilmektedir. Tanım gereği semptomların 24 saatten uzun sürmesi gerekmektedir.

İnme toplumsal yükü çok ağır olan ve tüm dünyada koroner kalp hastalığı ve tüm kanserlerin ardından üçüncü sıklıktaki ölüm nedenidir. Ortalama her 1000 kişide 2 kişi prevelansı varken yaşlı popülasyon da bu oran 1000 de 4’e yükselmektedir.

İnmeli geçirip yaşayan hastaların 1/3’ i günlük hayatların da başkalarına bağlı olarak yaşadıkları için erişkin kişilerde ilk sırada gelen maluliyet nedenidir.

Yaşlanan nüfusa sahip ülkemizde de inme önlenebilir ve tedavi edilebilir bir sağlık problemidir.

Felç Risk faktörleri;

-İleri yaş

-Cinsiyet (erkek cinsiyetinde )

-Irk(siyah derililerde ve uzak doğulularda daha fazla)

-Ailede damarsal hastalık öyküsü bulunması

-Hipertansiyon

-Kalp hastalıkları

-Diyabet

-Sigara içmek

-Kan yağlarının yüksek olması

-Alkol kullanımı

-Sedanter hayat ve Obezite

Beyin Damar Tıkanıklığı

İskemik inmeler tüm inmelerin yaklaşık %60-80’ini oluşturmaktadır. İskemik inme etkilenen beyin bölgesine göre bulgu verdiği için herkeste vücuda yansıması bir olmaz.

İskemik İnmelerde Klinik Tablo

MCA İnfarktı

Kontrlateral hemiparezi

Kontrlateral duyu kusuru

Görme alanı defekti

Afazi (majör hemisfer etkileniminde)

ACA İnfarktı

Kontrlateral hemiparezi

Kontrlateral duyu kusuru

Sfinkter kusuru

PCA İnfarktı

Homonim hemianopsi

Bellek kusuru

Görsel algı bozuklukları

Hemorajik inmeler kanama olan bölgeye göre intraserebral ve subaraknoid hematom olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Tüm inmelerin %1’lik kısmını oluşturan intraserebral hematomlar daha çok kronik hipertansiyon kaynaklıdır. Genelde ani başlangıçlı ve şiddetli baş ağrısı ile kendini gösteren subaraknoid hematomların morbitide ve mortalite oranı diğer inme türlerine göre yüksektir.

SOL TARAF FELÇ (Hemipleji)

Vücudun sol tarafı etkilenen hastalarda sıklıkla hareketlerin algılanmasında zorluk, görsel hafıza kaybı ve sol tarafı ihmal etme ile karşılaşılır. Genellikle hastalar konuşmada problem yaşamazlar.

Düşünmeden hareket eder ve günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirirken zorluk yaşarlar. Bazı hastalar etkilenen tarafı tamamen reddeder. Şiddetli vakalarda rehabilitasyon daha zordur.

Hastalar genellikle erken taburcu olmak ister ve kendi durumunun farkında değildir.

Çevrenin ve cisimlerin uzay konumlarının algılanmasında bozukluk

Yer, zaman, kişi dezoryantasyonu

Sol ihmal

Kopyalama, geometrik şekil algılama, şekli fondan ayırmada zorluk

Derinlik ve 3 boyut algılanmasında zorluk

Öngörüş ve karar verme yeteneğinde zorluk

Öğrenme ve konsantrasyon güçlüğü gibi semptomlar gözlenmektedir.

SAĞ TARAF FELÇ (Hemipleji)

Vücudunun sağ tarafı etkilenmiş hastalar iletişim ve konuşma yeteneklerini kaybedebilirler. Ancak algı ve görsel hafıza bozulmamıştır ve öğrenmeye devam edebilirler. Öğrenilmiş olan davranışlar sırası ile tekrar öğretilmeli ve tekrarlanmalı. Hastalarla kısa ve net cümleler ile iletişim kurulmalıdır.

-Uzaysal algılama ve hafıza sağlam

-Global afazi

-Agrefi, aleksi

-Sağ-sol ayrımında güçlük

-Okumada güçlük

-Emosyonel labilite

-Hesaplama ve işlem yeteneğinde kayıp gibi semptomlar gözlenmektedir.

-Beyin Sapı Hasarları

-İki taraflı hareket kaybı

-Denge bozukluğu

-Baş dönmesi

-Çift görme

-Bulantı-kusma

-Disfaji

-Görme kaybı gibi semptomlar gözlenmektedir.

FELÇ (İNME) SONRASI FİZİK TEDAVİ

İnme nedenli hastane yatışlarından sonra birçok hasta hala fiziksel, zihinsel ve konuşma ile ilgili problemlere sahiptir.

İnme sonrası nasıl yaşadığınızı değiştirmeniz, yeniden öğrenmeniz veya yeniden tanımlamanız gerekebilir. Rehabilitasyon inmenin etkilerini tersine çevirmez.

Başlıca nörolojik bozuklukların iyileşmediği durumlarda bile hastalar fonksiyonel işlevlerini kompanse etme yollarını öğrendikçe iyileşebilir (nöral plastisite).

Rehabilitasyonda temel amaç hastanın bağımsızlığını birçok alanda geliştirmektir.

Beslenme, banyo, tuvalet gibi kişisel bakım becerileri

Tekerlekli sandalyeden transfer edilmesi, kendiliğinden ilerletilmesi ve yürüme gibi hareketlilik becerileri

Konuşma ve dilde iletişim becerileri

Hafıza ve problem çözme gibi bilişsel işlevler

Diğer insanlarla etkileşimde bulunmak için sosyal işlevler

İnme rehabilitasyonunun başarılı olmasında etkili olan bazı temel faktörler vardır.

Beyindeki hasarın derecesi: yaralanma derecesi ne kadar az ise süreç o kadar hızlı ilerler.

İnme sonrası kişinin tutum ve davranışı: kişinin olumlu tutumu iyileşme sürecinde pozitif etkilidir.

Aile desteği: aile rehabilitasyon sırasında en önemli destektir.

Rehabilitasyon başlangıcına kadar geçen süre: rehabilitasyona inmeden hemen sonra vakit kaybetmeden başlanmalıdır.

Etkili bir rehabilitasyon programı için gerekli multidisipliner ekip kimlerden oluşur?

Fizik tedavi hekimi

Nöroloji hekimi

Fizyoterapist

Rehabilitasyon hemşiresi

İş-uğraşı terapisti

Konuşma ve dil pataloğu

Odyolog

Diyestisyen

Sosyal hizmet uzmanı

Nöro-psikolog gibi alanında uzman kişileri içermelidir.

FELÇ (İnme) Sonrası Fizik Tedaviye Ne Zaman Başlanmalıdır?

Kişinin klinik durumunun stabil olup olmadığı hekim tarafından belirlendikten sonra 24-48 saat içinde hemodinamik yanıtlara göre tedaviye başlanmalıdır. Bu dönemde artık zamanla bir yarış başlar. Özellikle ilk 6 ay içinde motor öğrenmenin en üst düzeyde olduğu unutulmamalıdır.Tedavide öncelik verilmesi gerekenler ;

Kişinin doğru pozisyonlanması gelişebilecek bası yaralarını önlemek için pozisyonlanması gerektiği gibi antispastisite pozisyonlarıda aileye fizyoterapist tarafından öğretilmeli.

Ortezleme flask bir extremite ile karşı karşıya olduğumuz durumlarda özellikle düşük ayak gelişimini ve omuz çıkıklarını önlemek amacıyla önem verilmelidir.

Aileyi eğitmek

İhmali önlemek kişinin farkındalığını artırarak sağlanmalıdır.

İnme rehabilitasyonunda kullanılan birçok yaklaşım vardır. Hastanın etkilenim biçimine ve şiddetine göre farklılık göstersede temelde fizyoterapistler tarafından uygulanan tedaviler nörofizyolojik yaklaşımları ve fonsiyonel eğitimleri içermektedir. Bunların yanında elektroterapi modaliteleri ya da stimülasyonlardan yararlanılmaktadır.

Kullanılan nörofizyolojik yaklaşımlar;

Brunnstrom Yöntemi

Bobath Konsepti

Johnstone Yaklaşımı

Kısıtlayıcı- Zorunlu Hareket Tedavisi

Duyu Bütünleme (Ayres)

Motor öğrenme Programı

PNF (Proprioseptif Nöromüsküler Fasilitasyon)

Ayna terapi( miror visual feedback theraphy) gibi yaklaşımlar kişiye göre kombine edilerek kullanılmaktadır.

Teknoloji destekli uygulanan yaklaşımlar;

Fonksiyonel elektrik stümülasyonu

Biofeedback

Robotik Cihazlar

Sanal Gerçeklik gibi uygulamalar gerekli görüldüğü takdirde rehabilitasyon programına entegre edilebilir.

Kişinin bağımsız hareketlilik durumunu artırmak içi “yürüteç, koltuk değneği, baston” vb. yardımcı cihazlar ile yürüme eğitimi kazandırılmalı.

Bunlar dışında özellikle spastisite inhibisyonu için spastik kasa tedavi öncesi ve sonrasında 20 dakikalık buz uygulamları yapılmalıdır.

İnmeli hastaların % 45’inde yutma bozukluğu görülmektedir. Aspirasyon ve pnömoni riski nedeni ile uzman kişiler1ce değerlendirilmelidir. Ve tedavi programında yer verilmelidir.

Mesane bağırsak fonksiyon bozuklukları akut inme döneminde %50 oranında görülmektedir. Bu oran 6 ay içerisinde %20 ‘ye düşse bile rehabilitasyonun bir parçası olarak ihmal edilmemelidir. Tedavisine en erken dönemden itibaren başlanmalıdır.

İnme rehabilitasyonu uzun ve sabır gerektiren bir süreçtir çoğu zaman. Aktif tedaviye başlandıktan sonra nörolojik kayıpların fizik tedavi ve rehabilitasyon ile tekrardan kazanıldığı herkesçe bilenen bir doğrudur.

Daha yaşanabilir bir hayat için geç kalmayın, fizyoterapistinize güvenin.

“Uzman ekibimiz sizlere yardımcı olabilmek için hazır bekliyor. Sağ alt köşedeki konuşma butonuna tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.”

Sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Источник: https://e-fiziktedavi.com/etiket/inme-hastaligi-tedavisi/

İnme nedir? Belirtileri neler? Nasıl tedavi edilir?

İnme Hastalığının Tedavisi

Her yıl 10 Mayıs Dünya İnme Günü olarak anılıyor. Bu günde inmeyi önlemek için yapılması gerekenler konusunda bilinç uyandırmak, inme nedeniyle engelli hale gelen kişilere rehabilitasyon hizmetlerinin gerekliliğine dikkat çekilmesi amaçlanıyor.

Üsküdar Üniversitesi Nörobilim Anabilim Dalı Başkanı, NPİSTANBUL Hastanesi nöroloji uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, inme ile ilgili şu bilgileri verdi:

“İnme nörolojide çeşitli beyin damar hastalıkları sonucunda ortaya çıkan nörolojik bulgulardan oluşan tablolara verilen isimdir. Nörolojik hastalıklar arasında en sık ölüm ve maluliyetle sonuçlanan hastalık grubu inmedir. Bunun en önemli nedenleri beynin çok damarlı ve vücutta organ olarak en fazla kan alan organ olması ve inmeye yol açan risk faktörlerinin çok yaygın olmasıdır.

Beyin ağırlık olarak vücut ağırlığının yüzde 5’ini oluşturmasına rağmen kalbin bir kerede attığı kanın yüzde 20’sini alır. Diğer bir ifadeyle, ağırlığı vücut ağırlığının yirmide biri olmasına karşın aldığı kan toplam kanın beşte biridir. Yüksek oranda kan alan bir organ olduğu için her yanı damar ağlarıyla örülmüştür.

Bu damar ağlarının içindeki kanın üçte ikisi ön sistem denilen beynin üçte ikisini sular. Geriye kalan üçte birlik bölümü ise arka sistem denilen beynin arka lobu, beyincik ve hayati merkezlerin bulunduğu beyinsapına gider.”

İnmede risk faktörlerine dikkat

İnme risk faktörlerinin çok çeşitli olduğuna dikkat çeken Prof.Dr. Oğuz Tanrıdağ, inme riskini azaltmak için de sağlıklı yaşam önerisinde bulundu. Prof. Dr. Tanrıdağ, şöyle devam etti:

“Bunların içinde hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve yüksek kolesterol ilk sıraları alır. Sigara, alkol, obezite, fiziksel aktivite azlığı ve genetik faktörler diğer risk faktörleridir. Bu faktörlerle mücadele inme riskini önemli ölçüde azaltır.

İnme hastalıkları iki ana gruba ayrılır. Bunlar; tıkayıcı inmeler ve kanama sonucu olan inmelerdir. Tıkayıcı inmeler arasında beyne giden büyük damarlarla ilgili ve beynin küçük damarlarıyla ilgili inmeler yer alır. Kanamalar da benzer biçimde sınıflandırılır.

Beslenme tarzı da çok önemli

İnme tedavisinde kesin tedaviler tanımlanmamıştır. Risk faktörleriyle mücadele etkilidir. Risk faktörleriyle yakın ilişki içinde beslenme tarzı önemlidir. Akdeniz diyeti denilen; zeytinyağıyla yapılmış sebze ve beyaz et yemekleri, salata ve meyve önemlidir.”

Sağlıksız yaşam gençlerde de inmeye neden oluyor!

Türkiye’de her yıl yaklaşık 200 bin kişi inme ile karşı karşıya kalıyor. Ülkemizde ölüm nedenleri arasında 3.

sırada yer alan ve kalıcı sakatlığa yol açan hastalıkların başında gelen inme, günümüzde sağlıksız yaşam tarzının yaygınlaşması nedeniyle artık genç yaşlarda da daha sık görülüyor.

Memorial Şişli İnme Rehablitasyon ve Araştırma Ünitesi Başkanı Doç. Dr. Yakup Krespi, inme tedavisi ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

İnmeye neden olan risk faktörlerinden korunun

“İnme” adı ile de bilinen felç, çoğunlukla beynin bir bölgesinin oksijen ve şeker ihtiyacını sağlayan kan akımının aniden kesintiye uğramasıyla, bazen de beyin dokusu içine kanama ile ortaya çıkar. Kalp krizinden esinlenerek bu duruma “beyin krizi” adı da verilmektedir.

Bu durumda beyin hücrelerinde geçici veya kalıcı bir hasar oluşur. İskemik inme, beyin damarını tıkayan pıhtı sonucu, beyne giden kan akımının azalması veya durması ile oluşur. İnmelerin % 85’i bu gruba girer.

Çoğunlukla değişik derecelerde kalıcı hasara ve fonksiyon kaybına yol açar.

İnme hastalarının yarısı 40 yaşın altında

İnme geçtiğimiz yıllarda yaşlı hastalığı olarak bilinirken, risk faktörlerinin yaygınlaşması ile birlikte daha erken yaşlarda ortaya çıkmaya başlamış bir rahatsızlıktır. Genç yaşta ortaya çıkan inmelerin yaş aralığı 15-50’dir.

Bu yaş aralığı içinde ülkemizde felç gelişen bireyler Kuzey ve Orta Avrupa ülkelerine göre daha genç yaşta inmeyle yüz yüze gelmektedir. Ülkemizde inme hastalarının yarısı 40 yaşın altındadır. 45 yaşına kadar kadın ve erkekler arasında inme geçirme riski açısından fark yoktur.

Genç kadınlarda damar yırtıkları (disseksiyonlar) ön planda izlenirken, genç erkeklerde damar sertliğine bağlı felçler daha sık görülmektedir.

Sigara kullanımı ve fazla kilolara dikkat!

Yaş, cinsiyet ve ırk gibi değiştirilemeyen risk faktörleri dışında inmenin değiştirilebilir, korunulabilir en önemli risk faktörleri; yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, yaşla birlikte sıklığı artan ve kalbin pıhtı üreten en yaygın görülen ritim bozukluğu olan atriyal fibrilasyon ve beyni besleyen damarların daralmasıdır. Sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, aşırı alkol kullanımı bu risk faktörlerinin geliştiği zemine yol açmaktadır. İnmeye karşı genç yaşlardan itibaren önlem alınmaya başlanması çok önemlidir. Sağlıklı bir beslenme programı uygulamak, sigara ve alkolden uzak durmak, gün içerisinde yeterli oranda fiziksel aktivitede bulunmak, stress düzeyini en aza indirmek, düzenli Sağlık kontrolleri yaptırmak inmesiz bir yaşam için alınması gereken tedbirledir.

Özellikle ülkemizdeki gibi damara zarar veren risk faktörlerinin yoğun olarak izlendiği toplumlarda inme her yaşta korunulması gereken bir hastalıktır.

Источник: https://indigodergisi.com/2016/05/inme-nedir-belirtileri-neler-nasil-tedavi-edilir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть