İnsülin Direnci Kilo Vermeyi Zorlaştırıyor

Az yiyor ama kilo veremiyor musunuz?

İnsülin Direnci Kilo Vermeyi Zorlaştırıyor

Diyet yapmak disiplin ister. Sağlık bir diyete uyduğunuz takdirde sonuç yüzünüzü güldürür. Ancak bazen de sonuç istediğiniz gibi olmayabilir. Bu nedenle diyetiniz sizin için doğru bir diyet olup olmadığına bakın.

“Az yiyorum ama bir türlü kilo veremiyorum” diyorsanız tartılara küsebilirsiniz. Bu çaresizliğe düşmeyin. “Kilo veremiyorum” demeden önce Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Alev Erkan’ın açıklamalarına kulak verin.

Erkan, az yiyerek kilo verememenin nedenlerini anlatırken önerilerde bulundu.

Sorumlusu metabolizmanız olabilir

Metabolizma hızı basitçe; besinlerden aldığınız enerjinin, vücuttan kalori olarak yakılma kapasitesini ifade ediyor. Metabolizma hızı; yaş, cinsiyet, hormonlar, fiziksel aktivite, vücut sıcaklığı, tüketilen besinler gibi birçok durumdan etkileniyor. Metabolizma hızınızın yüksek olması gün içinde daha fazla enerji harcamanızı sağlıyor.

Bunun aksine metabolizma hızınız yavaş ise daha az yemek yemenize rağmen, daha zor kilo veriyorsunuz. Gerçek bazal metabolizma hızınız, tükettiğiniz oksijenin miktarıyla belirleniyor. Bunun için geliştirilmiş özel cihazlar ile aldığınız oksijenle bağlantılı olarak ölçüm yapılıyor.

Sorunun metabolizma hızından kaynaklı olduğu düşünülüyorsa bu cihazlarda ölçüm yaptırabilirsiniz.

 
Öneri: Metabolizma hızınızın düşük olduğu tespit edilirse, bu doğrultuda ihtiyaçlarınızın belirlendiği bir diyet listesi size daha iyi yardımcı olacaktır. Ayrıca düzenli egzersiz yapmanın da metabolizma hızınızı arttıran en önemli faktörlerden biri olduğunu unutmayın.

Bir rahatsızlığınız mı var?

Bazı hastalıklar metabolizma hızını yavaşlatarak, insülin direnci gelişimine sebep olarak veya obeziteyi tetikleyerek kilo vermeyi zorlaştırabiliyor. Örneğin hipotiroidi metabolizma hızının yavaşlamasına neden olarak kilo vermeyi güçleştirebiliyor. Cushing Sendromu’nda da kortizol hormonunun fazla salgılanması nedeniyle kilo kaybı güçleşiyor.

 
Öneri:
Kilo verme diyetinden önce bir endokrinoloji uzmanına başvurun. Altta yatan metabolik sebep tespit edilince, ilaç ve diyet tedavisi sayesinde daha hızlı kilo kaybedebilirsiniz.

Sağlıklı kilo vermek için hareket edin

Zayıflama diyetlerinin en önemli özelliği, günlük besinlerden aldığımız kalorinin, yaktığımız kaloriden daha az olmasını sağlamak.

Özellikle hareketsiz bir yaşam sürüyorsanız ve gün boyu masa başında çalışıyorsanız günlük harcadığınız kalori az olmakla beraber, zamanla bazal metabolizma hızınız düşebiliyor.

Yani az yemek yiyerek çok az kalori alsanız bile, vücudunuz bu enerjiyi harcayamadığı için kilo vermeniz zorlaşıyor.

 
Öneri: 1 haftalık besin listesi ve fiziksel aktivite kaydı tutun. Hangi saatlerde ne kadar ne yediğinizi ve ne kadar hareket ettiğinizi bilmeniz, enerji açığınızı hesaplamanızı sağlar. Bu kaydın değerlendirilmesi konusunda diyetisyeniniz size yardımcı olabilecektir.

Vücudunuz insüline direnç mi sağlıyor?

Normalde tükettiğimiz birçok besinden bir miktar şeker alıyoruz. Bu şekerin karaciğer, kaslar, ve yağ dokusu gibi organ ile dokular tarafından kullanılmaları gerekiyor.

İnsülin hormonu bu şekerlerin dokular tarafından kullanılmasına yardımcı oluyor. Ancak eğer dokular insüline direnç geliştirmişse artık bu besini olması gerektiği gibi kullanamıyor.

Yani kalori harcamanız zorlaşıyor, bunun sonucunda da daha zor kilo vermeye başlıyorsunuz.

Öneri: İnsülin direncinizin olup olmadığını öğrenmek için doktorunuzla görüşünüz. Eğer İnsülin direnciniz varsa; diyetisyeninizle görüşüp ihtiyaçlarınıza uygun beslenme programınızı öğrenin. Fiziksel aktivite de kanda ki artmış şekerin kullanılmasını sağlıyor. Bu nedenle engeliniz yoksa yeterli ve dengeli beslenme ile spor ikilisini yaşam tarzınız haline getirin.

İlaçlara dikkat!

Kortizon ve antidepresanlar, kilo aldırma ihtimali olan ilaçların başında geliyor. Kadın doğum için kullanılan bazı ilaçlar ve bazı hormon tedavileri de kilo alımına neden olabildiği gibi kilo kaybını zorlaştırıyor. Bu ilaçlar enerji harcama hızını azaltabiliyor, iştahı arttırabiliyor ve vücutta su tutabiliyor.

Öneri: Kortizon desteği alıyorsanız olabildiğince fazla tuz, şeker ve yağdan kaçınmalı, kullandığınız ilacın dozu ve süresine göre ayarlanmış doğru diyet programını ilacı bıraktıktan ortalama 2 hafta sonrasına kadar uygulamalısınız.

Antidepresan kullanıyorsanız özellikle fazla yemek yeme eğiliminde de olabilirsiniz. Bu nedenle yüksek kalorili besinlerden kaçınmalı, sağlıklı besinlere yönelmelisiniz.

Ayrıca omega-3 yağ asidinden (balık, ceviz gibi) ve B grubu vitaminlerden zengin beslenmeyi de ihmal etmeyin.

‘Sağlıklı’ deyip aşırıya kaçmayın

Besin tüketim miktarınızı detaylı bir şekilde sorgulayın. Örneğin az yemek yediğini ifade eden kişiler aslında fazla ekmek tüketebiliyor, sağlıklı diye zeytinyağını bolca kullanabiliyor, fazla meyve yiyebiliyor, fark etmeden avuç avuç kuruyemiş yiyor veya alkolü fazla alabiliyorlar.

Unutmayın ki her sağlıklı besin sınırsız tüketileceği anlamına gelmiyor. Örneğin; zeytinyağı ve fındık ile ceviz gibi kuruyemişlerin yanı sıra meyve gibi sağlıklı besinlerin az porsiyonu bile bol kalori içeriyorlar.

Normalde 1 yemek kaşığı zeytinyağı ile yapılmış 1 porsiyon sebze yemeği yaklaşık 100 kalori iken, yağ sağlıklı diye bolca konulduğunda bu rakam 300-400 kalorilere çıkabiliyor.

Öneri: Yeterli ve dengeli beslenmek bunun en güzel çözümü. Hiçbir besinin fazlasını tüketmemeniz gerekiyor. Fazla kilonuz varsa diyetisyen yardımıyla besinlerin sizin ihtiyaçlarınıza uygun miktarlarda ayarlanmasını sağlamalısınız.

Uykunuz düzensiz olmasın

Kilo vermede her ne kadar diyet ve fiziksel aktivite öne çıksa da bunun en önemli parçalarından birini de düzenli uyku oluşturuyor. Bunun temel iki nedeni ise; metabolizmayı kontrol eden birçok hormonun gece uykusuna göre düzenlenmiş olması ve çoğunlukla geç yatan ya da düzensiz uyuyan kişilerin abur cubur gıdalara daha eğilimli olmaları.

Öneri: Uyku saatlerinizin düzensiz olduğu bir yaşam şekliniz varsa, beslenmenizde mutlak düzeni sağlamaya özen gösterin.

Aşırı yağlı, şekerli ve yüksek kalorili besinlerden kilo vermek zorunda olmasanız da uzak durun. Bol sıvı tüketin. Yine bol sebze ve meyve tüketerek bağışıklık sisteminizin güçlenmesine yardımcı olun.

Geç saatte bir şeyler yiyorsanız, besinlerin daha az kalorili olmasına dikkat edin. Aksi halde kilo vermeniz zorlaşır.

Video: Hızlı kilo vermek için yapılan beslenme hataları

İlginizi çekebilir

Diyetisyenle zayıflamak neden daha kolay?

İdeal kilo nasıl belirlenir?

Kalori cetveline bakarak kilo verilir mi?

Günlük kalori ihtiyacı ne kadardır?

Mevsim geçişlerine özel beslenme önerileri

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/az-yiyor-ama-kilo-veremiyor-musunuz

Hipotroidi ‘Kilo verme’yi engelliyor!

İnsülin Direnci Kilo Vermeyi Zorlaştırıyor

Gülşen Kaş: Bazı şişman kişiler diyet yaptığı halde neden zayıflayamıyor?

Prof. Dr. Metin Özata: Bu kişilerde zayıflayamamanın nedeni sağlıklı beslenmemek ve hareketi artırmamaktır. Bunları yaptığı halde zayıflayamayan kişilerde hormonal bir bozukluk veya genetik bir hastalık olma olasılığı vardır.  Ayrıca kullanılan doğum kontrol hapları, depresyon ilaçları da kilo vermeyi engelleyebilir. Bu kişiler bir endokrinoloji uzmanına başvurmalıdırlar.

Sıklıkla karşılaşılan bir durum ise, belirli bir kilo verdikten sonra, daha fazla kilo verememektir. Bunun nedeni vücudun kendini koruma mekanizmasıdır. Bu koruma mekanizmalarından biri,  kalori azalınca tiroid hormonu olan T4’ün T3’e dönüşümünü sağlayan 5-deiyodinaz enziminin çalışmasında bir yavaşlama olmasıdır.

T4 hormonundan T3 hormonu az oluştuğu için, metabolizma biraz yavaşlar ve bu durum da kilo vermeyi önler. Bu nedenle zayıflayamayan kişilerde tiroit hormon tetkiklerinin incelenmesi gerekir.  Özellikle hipotiroidi denilen tiroit yetmezliği varsa kilo vermek çok zordur.  Bu hastalığın bir endokrinoloji uzmanınca tedavisi gerekir.

Kilo verememenin bir diğer neden kandaki insülin hormonunun yüksek olması ve iyi çalışmamasıdır. Biz buna insülin direnci adını veriyoruz.  İnsülin hormonunun kanda yüksek olması ve hücrelere kan şekerini sokamaması nedeniyle ortaya çıkan duruma insülin direnci adı verilir.

İnsülin direnci yüksek olan kişilerde, kan şekeri düşüklüğü(hipoglisemi) atakları oluşur. Bu durum insanı şekerli şeyler yemeye yöneltiği için zayıflamak mümkün olmaz. İnsülin direncini azaltan krom pikolinat, acarboz veya metformin gibi ilaçlar bu konuda faydalı olabilir. Bu ilaçları doktorunuz size uygun şekilde önerecektir.

Doktorunuza danışmadan bu tür ilaçlar kullanmayınız.

Ghrelin hormunu yemek yeme isteğini arttırıyor…

Kilo vermeyi engelleyen diğer bir durum kandaki bazı minerallerin az olmasıdır. Örneğin kanında kalsiyum, mağnezyum ve selenyum eksikliği olan kişilerde zayıflama zor olur. Bu minerallerin ölçülerek eksikse alınması kilo kaybına fayda sağlar.

Kilo vermeyi engelleyen bir diğer hormon, midemizden salgılananghrelin isimli hormondur. Kilo vermeye başladıkça kanımızda ghrelin hormonu artmaya başlar ve bizi yemek yemeye yönlendirir.

Beyinden salgılanan oreksin isimli hormon da yemek yemeyi artırmaktadır. Leptin isimli hormondaki değişiklikler de kilo vermeyi önlemektedir. Yağ kaybettikçe veya kilo verdikçe, kanımızdaki leptin hormonu düşer.

Düşük leptin düzeyleri bu defa beyini uyararak yemek yemeyi artırır.

Gördüğünüz üzere vücudumuz, salgıladığı hormonlarla, devamlı kilo vermeye karşı direnç gösterir. 

Belirli miktarda kilo verildikten sonra, vücut yeni duruma karşı bir denge sağlamaya çalışır ve kilo kaybı azalır, bazen durur. Bu kişiler ümitsizliğe kapılmamalı, sağlıklı beslenme ve egzersize devam etmeli hatta egzersizi biraz daha artırmalıdırlar.

Kilo veremeyen kişilerde hormonlar dışında başka hangi nedenler olabilir?

Kilo verme çabası başarısızlıkla sonuçlanmışsa, bunun nedenlerini değerlendirmek gerekir.

Kilo verememenin nedenleri genellikle şunlardır

  • Fazla yemeye devam etmek
  • Hareketi artırmamak
  • Psikolojik olayların araya girmesi
  • Ailede diğer kişilerin yardımcı olmaması ve sosyal baskılar
  • Depresyon, tıkınırcasına yeme nöbetleri gibi yeme davranış bozukluklarının olması.

Yukarıda belirtilen durumlar varsa bunlara yönelik girişimlerde bulunmalı veya gereken tedavilere başvurulmalıdır.

Kandaki insülin yüksekliği kilo vermeyi zorlaştırıyor!

Metabolizmayı hızlandırmak için neler yapılabilir?

Belirli bir yaştan sonra metabolizmamızda yani alınan gıdaları yakma özelliğimizde bir yavaşlama oluyor.  Alınan gıdalar yakılamadığından kilo alımı başlar.  Menopozdaki kadınlarda ve 40 yaş üzeri erkeklerde metabolizma yavaşladığından göbekte yağ birikmeye başlar.

  Genetik olarak metabolizmanız yavaş ise az yemeye karşın kilo alırsınız.  Metabolizmayı yavaşlatan tiroit yetmezliği, insülin yüksekliği gibi hormon bozuklukları varsa tedavi edilmesi gerekir.

Yapısal olarak metabolizma yavaşlığı varsa o zaman bazı önlemler faydalı olabilir.

Metabolizmayı hızlandıracak ve kilo kaybını sağlayacak önlemler şunlar olabilir:

Yemeklerinizi akşam yerine daha çok sabah ve öğleyin yiyin,  daha fazla hareketli olun ve hergün 30 dakika yürüyüş yapın,  günde 3 defa ana öğün ve 3 defa ara öğün şeklinde yemek yiyiniz, şekerli ve unlu gıdaları azaltıp protein daha fazla alın,  günde en az  2-2.5 litre su için, yeşil çay için.

Bazı şişman kişiler az yediği halde kilo veremiyor. Bunun nedeni nedir? 

Bazı şişman kişilerde diyet yaptığı halde kilo veremediğini biz de gözlemliyoruz.  Bunun nedeni metabolizmalarının çok yavaş çalışmasıdır. Bu kişiler büyük uğraşlarla verdikleri kiloları kısa zamanda hemen alırlar.

Bunun nedeni genetik ve hormon bozukluğu nedeniyle metabolizmanın çok yavaş çalışması ve alınan kalorileri yakamamasıdır.  Bu nedenle bu kişilerde hormon bozuklukları ve genetik analizlerin yapılması gerekir.

Yeme davranış bozuklukları ve psikolojik sorunların analiz edilerek çözümlenmesi de önemli bir adımdır.  Tüm bu analizlere rağmen çözümün bulunamadığı genetik olgularımız da olabiliyor.

Bunun nedeni henüz beynimizde bulunan açlık ve tokluk merkezini ayarlayan hormonların henüz yeterince tam anlaşılamamış olmasındandır. Yakın bir gelecekte bu sorunun çözüme ulaşacağına inanıyorum.

Kilo verme sırasında ne yapmalı?

Hızlı kilo verirken altıncı ayda ve birinci yılda boy, ağırlık, vücut kitle indeksi, bel çevresi ölçülmeli ve ne kadar zayıflandığı takip edilmelidir. İlaç alanların daha sıkı takip edilmesi gerekebilir.

Diyet yapan kişinin, altı ay-1 yıl içinde ağırlığının %10’nunu kaybetmesi, zayıflama programının iyi gittiğinin bir işaretidir. O zaman bu kiloyu muhafaza etme aşamasına girilir.

Risk faktörleri devam ediyorsa yoğun kilo verme programına devam etmelidir.

Tam tahıl ürünleri kan şekerinin düşmesini önlüyor

Bazı şişman kişiler diyete başlayınca baş dönmesi ve baygınlık gibi nedenlerle diyeti bırakıyor. Bunun nedeni nedir?

Bazı şişman kişiler, diyete başladıktan sonra, baş dönmesi ve açlık atakları ortaya çıktığı için diyeti bırakırlar.  Bunun nedeni kan şekerinin düşmesidir. Özellikle sadece bir tek gıdaya dayalı yanlış diyet yapanlarda ve rafine karbonhidratları (beyaz pirinç, kurabiye, pasta, kraker gibi) çok yiyenlerde, bu tür kan şekeri düşmeleri daha sık olur.

Bu şekerli gıdalar kan şekerini önce yükseltir, arkasından da çok insülin salgılandığı için,  şeker normal seviyenin de altına iner. Kan şekeri düşüklüğü kişide şiddetli bir açlık hissi yaratır ve atıştırmalara neden olur.. Kan şekerinin düşmesini önlemek için, tam tahıl ürünleri (tam buğday ekmeği, çavdar gibi), sebze ve meyve yemelidir.

  Bu kişiler diyet yaparken üç ana öğün üç ara öğün yemek yemelidirler.

Kan şekeri düşüklüğü şişmanlarda sık mı görülüyor? 

Kan şekeri düşüklüğü, yaşamı çok kötü etkileyen, iş verimini düşüren ve ruhsal bozukluk yapan bir durumdur. Sık, ancak teşhis edilmeyen veya üzerinde pek durulmayan önemli bir hastalıktır.

  • Şekerli gıdalara saldırıyorsanız,
  • Öğleden sonraları baş ağrısı varsa;
  • Uykudan birkaç saat sonra gece yarısı uyanıyor ve zor uyuyabiliyorsanız,
  • Kötü rüyalar görüyorsanız,
  • Mide krampları ve devamlı bir yorgunluk varsa,
  • Öğleden sonra canınız şeker çekiyor veya kahve içmeyi çok istiyorsa,
  • Baş dönmeleri varsa,
  • Yemek yiyinceye kadar halsizlik ve yemek gecikince kendinizi bitkin hissediyorsanız, Halsizliğiniz yemek yiyince düzeliyorsa,
  • Yemek gecikince ellerde titreme ve çarpıntı oluyorsa,
  • Çok duygusalsanız,
  • Çabuk sinirleniyor ve kontrolünüzü kaybediyorsanız,
  • Yemek önceleri çok huzursuzsanız,
  • Yemeklerden sonra uyku basıyor ve gün boyu uyukluyorsanız, Bu belirtiler kahvaltı öncesi de oluyorsa, kan şekerinizde düşüklük olabilir.

Bunun başlıca nedeni de dengesiz beslenme, uykusuzluk, fazla karbonhidratlı, nişastalı gıdalar ve şeker yeme, stres ve aşırı kafein alımıdır (kahve, çay, kola).

Röportajımız, “Normal kilolu insanlarda da kan şekeri düşüklüğü ve Çocuklarda şişmanlık tedavisi”  başlıkları altında devam edecek… Bize bu yararlı bilgileri veren Endokrin ve Tiroid Uzmanı Prof. Dr. Metin Özata’ya çok teşekkür ederiz.

İlgili yazılar 

Karaciğer yağlanması obezite ve aşırı kiloya neden oluyor

Şeker Hastalığı ve Diyabet

Domuz gribi salgını (H1N1): En çok merak edilenler

Источник: https://indigodergisi.com/2016/01/kilo-verme-hipotroid-yetmezligi-sismanlik-hipotroid-kilo-vermeyi-engelliyor/

İnsülin Hormonu Yüksekliği Nedir, Belirtileri nelerdir? Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İnsülin Direnci Kilo Vermeyi Zorlaştırıyor

İnsülin direncinin tam anlamı; gerçek bir diyabet hastası, kalp ve damar hastası, potansiyel hipertansiyon hastası demektir. İnsülin direnci de terleme yorgunluk, karaciğerde yağlanma, gut krizleri demektir.

İnsülin Direnci Yüksekliği Belirtileri Nelerdir?

Pankreastan salgılanan bir hormon olan insülin kan şekerinin kullanıldığı dokuların şekeri alması ve kullanmasını sağlamak için salgılanmaktadır. Sağlıklı bir kişide normal yollar ile olan bu salgı özellikle Tip 1 diyabet ve Tip 2 diyabetlilerde doğru şekilde salgılanmamaktadır.

Bundan dolayı da bu kişiler insülin tedavisi görmektedirler. Eğer kişide hormon direnci var ise şekerin dokulara alınması, kullanılması ve yakılması çok zor olmaktadır. Bu sorun daha çok şeker salgılanmasına neden olmaktadır.

Pankreas çok daha fazla hormonu salgılayarak vücuda alınan şekerin dokular tarafından kullanılabilmesi için deyim yerindeyse iki katı çalışmaktadır.

Fazla salgılanan şeker hormonu da açlık hissinin oluşmasına dolayısı ile atıştırmalara ve daha çok yemeye neden olmaktadır. Bu kısır döngü devam dip durmaktadır.

Bu durum insülin rezervini azaltır ve aynı zamanda kanda dolaşan aşırı miktardaki insülin olmasını sağlamaktadır. Kandaki aşırı insülin de hipertansiyon, obezite ve ateroskleroz gibi kronik hastalıkların oluşmasına uygun bir ortam hazırlamaktadır. Ciddi düzeyde hastalıklar ile karşılaşmamak adına dikkatli olmak ve önlem almak gerekir.

İnsülin Direnci Neden Görülür,Yüksekliği Nasıl Anlaşılır?

Direnci genel olarak hareketsiz yaşam tarzı, genetik yatkınlık ve sağlıksız beslenme sonucunda oluşmaktadır. En çok genetik yatkınlık nedeni ile görülen şeker direnci, son yıllarda kişilerin sedanter bir hayat sürmesi, fast food tarzında beslenmenin çok daha fazla olması ve rafineri gıdaların sık tüketiminden kaynaklanmaktadır.

Bundan dolayı da genellikle hastaların pek çoğu ailelerinin bal, kaymak, tereyağı gibi bu gün kötü gözle bakılan besinler ile beslenmelerine rağmen onlara neden bir şey olmadığını sormaktadırlar. Unutmamak gerekir ki bahsedilen anne ve babalar ne kadar bu besinleri tüketiyor olsalar da hareket onlar için vazgeçilmezdi.  Hareket etmek özellikle direncinin en büyük düşmanlarıdır.

Direncin yüksekliği özel olarak hekiminizin istediği kan tahlili ile anlaşılmaktadır. Ayrıca yüksekliği belirtilerini kendiniz de anlayabilirsiniz.

Çok çabuk acıkmalarınız var ise, yemek yerken geç doyuyorsanız, genellikle yemek yedikten 2 ya da 3 saat sonra yeniden acıkıyorsanız, ellerinizde ve ayaklarınızda titreme var ise, baygınlık hissiniz oluyor ve soğuk soğuk terlemeler yaşıyorsanız, ailenizde hem şişman hem de diyabetli kişiler var ise ve tatlı yeme isteğiniz durdurulamıyor ise şeker direnci yüksekliği olabilir.

Bu durumlarda hemen bir uzman hekime görünerek şeker direncinizin tedavisine ulaşabilirsiniz.

Kilo Vermeye Engel Midir?

Şeker hormonu direnci kilo vermenizi zorlaştıran bir faktördür. Çok daha fazla acıkan şeker direnci hastaları az bir harekette bile hemen yorulur.

Lakin sabır ile uygulanan sağlıklı beslenme programlarına ve düzenli şekilde yapılan sporlarına uydukları zaman bu zorluklar yenilebilmektedir. Şeker direncini kırmak da yine sizin elinizdedir.

Bir süre diyet yapıp yanında spor da yaptıktan sonra kilo verirsiniz.

Lakin kilo verdikten sonra eski yediklerimi yeniden yerim düşüncesi yanlış bir düşüncedir.

İnsülin direnci olan kişilerin hayatları boyunca sağlıklı beslenmeye dikkat etmeleri ve hareketli bir hayat tarzına geçmeleri gerekmektedir.

Kilo vermek için yemeklerin az yenilmesinin yanı sıra glisemik indeksi düşük olan, az kalori içeren, posa bakımından yüksek oranda olan ve tok tutan yiyeceklerin de seçilmesi gerekmektedir.

Genellikle insülin direnci olan kişiler de dâhil olmak üzere kişiler kilo verecekleri zaman yemeklerini azaltırlar ve spor yapmadan hızlı kilo vermek isterler. Yıllar içinde alınmış olan kilolar günler içinde verilemez.

30 yaşındaki bir kişinin son 10 yılda aldığı 30 kilo fazlasını 1 ayda vermeyi düşünmesi kesinlikle imkânsızdır. 10 yıl içinde alınmış olan 30 kilo kesinlikle 1 ayda verilemez.

Lakin düzenli bir spor programı ve beslenme düzenindeki değişiklikler ile bu kişi ortalama 6 ile 10 ay arasında bu kilolarını verebilir.

Yüksekliği Nasıl Tedavi Edilir?

Şeker hormonu vücudumuz tarafından salgılanan yararlı bir hormondur. Bu hormonun kandaki yüksekliği ise insülin direncinin en büyük kanıtıdır. Peki insülin direnci tedavisi nasıl olur? Aslında bu rahatsızlığın nasıl tedavi edildiğinden biraz da olsa bahsettik.

Hareketli bir yaşam tarzını benimsemelisiniz. Bunun yanında nasıl besleneceğinizi de öğrenmeniz gerekmektedir. Sağlıklı bir beslenme programı ile birleştirilen spor size hem kilo verdirecek hem de insülin direncinizin tedavi olmasını sağlayacaktır.

Sağlıklı bir hayat yaşayarak sadece şeker direncinin yeniden sizi ele geçirmesini engellersiniz tamamen yok edemezsiniz. Bunların yanı sıra hekim kontrolünde insülin direncinizi ve belirtilerinizi kıracak ve insülin tedavisi yapacak bazı ilaçlar da kullanabilirsiniz.

Şeker hormonu direncinin yüksek olması obezite ile birleştiğinde kanser hastalığının tetiklendiğine dair pek çok çalışma yapılmıştır.

Ayrıca insülin direnci yüksekliği kalın bağırsak, yemek borusu, pankreas, safra yolları, rahim, meme, böbrek, lenf, yumurtalık, mesane, prostat ve tiroid kanseri risklerini artırmaktadır.

Üstelik bu kadar da değil. Şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıkları, inme, ateroskleroz, hipertansiyon, lipid yükseklikleri polikistikover rahatsızlığı, karaciğer yağlanması ve infertilite gibi daha pek çok hastalık da insülin hormonu direnci nedeniyle yaşanabilmektedir.

Источник: https://hormonlarim.com/pankreas/insulin/insulin-direnci-nasil-dusurulur

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть