İnsülin Direnci Tanısında Bir Öğün Modeli

İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin Direnci Tanısında Bir Öğün Modeli

‘’Çok az yemek yememe rağmen bir türlü kilo veremiyorum”

“Su içsem yaradığını hissediyorum”

Bu şikayetler şeker hastalığı yani diyabet başta olmak üzere pek çok ciddi sağlık sorununa neden olabilen insülin direncine işaret ediyor olabilir. Memorial Sağlık Grubu Endokrinoloji Bölümü Uzmanları, insülin direnci ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

İnsülin direncini tanımlamadan önce insülinden bahsedelim. Pankreastan salgılanan şeker metabolizmasını düzenleyen bir hormondur. İnsülin bu düzenlemeyi yaparken “insülin reseptörü” adı verilen bir yapıya bağlanır ve aktive olur. Bu reseptör, çeşitli nedenlerle insülinin bağlanmasına izin vermez ise; insülin kanda yeterli miktarda olduğu halde görev yapmıyormuş izlenimi verir.

İnsülin direnci, vücuttaki şekeri kontrol etmek için salgılanan insülinin etkisini göstermesindeki zorluk olarak tanımlanabilir.

Normal şartlarda vücut şekeri 1 ünite insülin ile kontrol altına alabiliyorken insülin direnci olan hastalarda vücut 2-3 ünite insülin salgılamak durumunda kalır.

  İnsülin direnci arttıkça, şeker kontrolünü sağlamak için insülin de artmış olur. Bu da vücutta gereğinden fazla insülin salgılanması anlamına gelir.

Tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan obezite ve diyabet görülme sıklığı, “insülin direnci” olarak adlandırılan metabolik sorunu da beraberinde getiriyor.

Vücuttaki yağ oranının artması insülin direncine, insülin direnci de vücuttaki yağ oranının artmasına yani obeziteye neden oluyor.

Protein metabolizması, üreme ve bağışıklık gibi birçok sistemi etkileyen insülin direncinin tedavi edilebilmesi için öncelikle beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerekiyor.

İnsülin direnci insülinin vücutta depolanmasına neden olduğu için kilo alımına, karaciğer yağlanmasına, kalp ve damar hastalıklarına neden olabilir. İnsülin direnci sorunu olanlar spor yapıp dengeli beslenseler dahi kilo vermekte zorlanırlar.

Çünkü fazlasıyla salgılanan insülin, alınan gıdaların yağ olarak depolanmasına neden olur. Giderek daha çok salgılanmak zorunda kalınan insülin zaman içinde pankreası yorar.

İnsülin direnci  zamanla pankreas yetmezliği ve diyabet hastalığına kadar gidebilen ciddi bir tablo karşımıza çıkabilir.

İnsülin direncinde beslenmenin yeri çok önemlidir. İlk çağlardan günümüze besine ulaşmamız her geçen yüzyıl daha kolaylaşmış ve buna ters orantılı olarak ulaşılan besinlerin kalori değerleri de her geçen yüzyıl artmıştır.

Teknolojideki bu ilerleme çalışma şekillerinin daha çok ofis ortamında, bilgisayar odaklı olmasına neden olmuştur. Ofis ortamında hareketsizlik ve fast food tüketimi çalışanları obezite ile karşı karşıya getirmektedir.

Bol kalorili besinleri hızla tüketme zorunluluğu, hareket azlığı ile birleşince bel çevresi yağlanmasını kaçınılmaz hale getirmekte; bu da insülin direnci sendromunun başlamasına neden olmaktadır.

İnsülin Direnci Belirtileri

İnsülin direnci, insülinin dolaşımda bulunmasına rağmen glikoz, yağ ve protein metabolizmasındaki biyolojik etkilerini gösterememesidir.

Dokularda insülinin aracı olduğu glikoz kullanımının azalması ve karaciğerde glukoz yapımının artması ile ortaya çıkan metabolik bozulma, insülin direncinin temelini oluşturmaktadır. İnsülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, lipid yüksekliği, polikistik over sendromuna eşlik eder.

İnsülin direnci ile ilişkili metabolik durumun değerlendirilmesinde, açlık ve tokluk kan şekeri, HbA1c değerleri bakılmalıdır. Gerekli durumlarda şeker yükleme  testi (oral glikoz tolerans testi)  yapılabilir.

İnsülin direncine sahip, metabolik sendrom taşıyan hastaların bel çevreleri önemlidir.

Bel çevresi kadınlarda 80cm, erkeklerde 94cm üzerinde olan bireylerde;

  • Açlık kan şekeri 100mg/dl’den yüksekliği
  • Kan basıncı 130-85mmhg üzeri veya hipertansiyon tanısı ile antihipertansif ilaç kullanımı
  • Trigliserid düzeyi 150mg/dl’nin üzeri veya HDL-kolesterol(iyi kolesterol) kadınlarda 50mg/dl erkeklerde 40mg/dl’den düşüklüğü gibi kriterlerinden en az ikisi mevcut ise insülin direnci varlığı kabul edilerek değerlendirme yapılmaktadır.

İnsülin direnci veya tip 2 diyabeti olan kişilerin yakınlarında genetik faktörlerin etkisi ile insülin direnci daha sık görülmektedir. Ayrıca hareketsiz yaşam, fazla kalorili beslenme gibi faktörler de insülin direnci gelişimine yol açmaktadır. Kas, yağ doku ve karaciğer etkilenen dokulardır.

İnsülin direncinin belirtilerini;

  • Ağır bir yemek sonrası, şekerli bir gıda yedikten sonra gereğinden fazla bir ağırlık hissi, uyku hali oluşması;
  • Yemekten sonra şekerin kontrolsüz olarak düşmeye başlamasıyla el titremesi, terleme,
  • Mide kazınması şikayetleri;
  • Kilo almanın kontrol edilememesi
  • Sık tatlı yeme isteği
  • Yorgunluk hissi
  • Bel çevresinin giderek genişlemesi
  • 'Akantozis Nigrikans' denilen özellikle koltuk altı, kasık, boyun bölgelerinde esmerleşme
  • Karaciğerde yağlanma
  • Kadınlarda adet düzensizlikleri olarak sıralanabilir. İnsülin direnci belirtilerini fark eder etmez mutlaka bir endokrinoloji ya da dahiliye uzmanına başvurulmalıdır.

İnsülin Direnci Nasıl Hesaplanır?

İnsülin direnci diyabet, kalp hastalıkları ve metabolik sendrom gibi pek çok önemli hastalığa neden olmaktadır.  Metabolik sendrom, insülin direnci, kan insülin yüksekliği, şişmanlık, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve koroner damarlarda tıkanıklık gibi çok ciddi problemlerle birlikte seyreder.

Aynı zamanda insülin direnci genç kadınlarda polikistik over sendromu gibi sağlık sorunlarına da neden olabilir. İnsülin direncinin kiloyla ilişkisi ise tam bir kısır döngü olarak tanımlanmaktadır. “Yağlanma ve kilo artışı = İnsülin direnci = Yağlanma”.

Bu kısır döngüden kurtulmanın kolay bir yolu ise insülin direncinin tam donanımlı bir hastanede ölçtürülmesi ve uzmanlarca kontrol altına alınmasıdır. Ülkemizde insülin direncinin neden olduğu metabolik sendrom ile ilgili  “Metsar” adı altında bir çalışma yapılmıştır.

4 bin kişinin üstünde bir grup üzerinde yapılan araştırma sonucunda ülkemizde metabolik sendrom oranının %33 olduğu saptanmıştır. Bu çalışma sonucunda asıl önemli olan metabolik sendrom hastalığı olanların birçoğunun hastalığının farkında olmamasıdır.

Bu çalışmadaki ilginç verilerden bazıları ise şöyle;

  • Türk toplumu %31.3 oranında sigara kullanmaktadır.
  • Toplumdaki 20 yaş üstü kişilerin %27.6 kadarının şekeri yüksek fakat maalesef bu kişiler bunun farkında değil. Bu kişiler diyabet riski altındalar ve bunların insülin direnci tedavisi almaları gereklidir.
  • Türk kadınlarının %54.8 kadarı şişman ve bu nedenle kalp krizi ve diyabet açısından risk altındadır.

Bu sonuçlar insülin direncinin ne derece önemli ve ilerleyici bir hastalık olduğunu göstermektedir. Ülkemizde insülin direnci ve buna bağlı olarak; şişmanlık, diyabet ve kalp krizleri gün geçtikçe artacaktır. Bize düşen görev iş işten geçmeden kontrollerimizi yaptırıp önlemleri önceden almaktır.

İnsülin Direnci Testi

Kişi insülin direncinin olup olmadığını günlük rutinini sorgulayarak da anlayabilir. Buna göre bireyin kendinize sorması gereken sorular şunlar;

  • Abur cubur diye adlandırılan; çerez, cips, patlamış mısır besinleri tüketiyor muyum?
  • Tansiyonum 140-90 üzerine çıkıyor mu?
  • Düzenli spor veya egzersize rağmen kilo vermemde problem oluyor mu?
  • Bel kalınlığım fazla mı? (Bel çevresinde yağ birikimi var mı?)
  • Ailemde; diyabet veya kalp hastası, tansiyon yüksekliği, polikistik over hastası ve şişman birey var mı?
  • Yemek sonra konsantrasyon güçlüğü, dengesizlik ve baş ağrısı yaşıyor uyum?
  • Kolesterol yüksekliğim var mı?
  • Ani olarak şeker ve hamur işi yeme ihtiyacım oluyor mu?
  • Her yemekten sonra yorgunluk ve uyku hali hissediyor muyum?
  • Açlık kan şekerimde yükseklik tespit edildi mi?
  • Haftada 2 kereden az mı egzersiz yapıyorum?

Test Sonuçları

Yukarıdaki sorulara verilen EVET yanıtlarının sayısına göre kişideki insülin direnci riski konusunda değerlendirme yapılmaktadır.


İnsülin Direnci Tedavisi

İnsülin direnci tedavisinde öncelikli adım, yaşam tarzı değişiklikleridir. Tıbbi beslenme tedavisi, egzersiz ve hareketin artırılması, uyku düzeninin sağlanması ve sürdürülebilir olması önemlidir. İnsülin direnci tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi; bireyin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivite ve yaşam şekline göre kişiye özgün olarak belirlenir.

  • İnsülin direnci diyeti tüm besin ögelerini yeterli ve dengeli bir şekilde içermelidir.
  • Kısa dönem şok programlar uygulanmamalıdır.
  • Vücut ağırlığının 6 ayda yaklaşık %5-10’unun azaltılması hedeflenmelidir. Bireyin günlük mevcut kalori alımı hesaplanmalı ve ortalama 400-600 kcal azaltılmalıdır.
  • Haftalık 0.5-1kg ağırlık kaybı hedeflenmelidir.
  • Sürdürülebilir, uygulanabilir ve lezzetli bir program hazırlanmalıdır.
  • Dengeli beslenme programı 4-6 öğünden oluşmalıdır. Sık aralıklarla beslenme bir sonraki öğünde fazla yemeyi önler.
  • Günlük protein alımı toplam kalorinin %20-35’ini oluşturmalıdır. Proteinin yeterli miktarda alınması tokluk hissi ve yağsız vücut kitlesini koruması açısından önemlidir.
  • Günlük kalorinin %25-35’i de yağlardan alınmalıdır.
  • Yağda eriyen vitaminlerin emilimi( A, D, E, K) olumsuz etkilenebileceğinden yağ oranı çok azaltılmamalıdır.
  • Günlük kalorinin %50-65’i de karbonhidratlardan alınmalıdır.
  • Basit karbonhidratlar yerine(şeker gibi), kompleks karbonhidratlar (tam tahıl ürünleri, baklagiller) tercih edilmelidir.

Yaşam tarzı değişikliğini uygulayamayan veya yarar görmeyen hastalara bazı ilaçlarla tedavi önerilebilir. İştah ve hafif kilo kaybı etkisi gösterir. Metformin özellikle HbA1c % 5.7-6.4 arasındaki açlık ve/veya tokluk kan şekeri normal sınırın üzerinde olan, gebelik diyabeti öyküsü bulunan, vücut kitle indeksi 35’ten büyük hastalarda diyabet gelişme riskini %30 azaltmaktadır.

İnsülin direnci tedavisinde öncelikle bir kan testi yapılarak direnç seviyesi ölçülür. Direncin yüksek olduğu kişilerde 2-3 ay ya da en fazla 6 aylık tedavilerle seviye normale döndürülebilir.

İnsülin direnci seviyesi normale döndüğünde de kilo vermenin önündeki engeller kalkmış olur. Dolayısıyla hastaların hızla iştahları kesilir ve kilo verir.

Buna ek olarak da kalp hastalığı, kanser tiplerine yatkınlık ve şeker hastalığı da önlenmiş olur.

İnsülin direnci tedavisinde ilaçların da rolü büyüktür. Sağlıklı bir beslenme ve egzersiz programı ile birlikte gerekli ilaçlar kullanıldığı zaman kişi kilo vermeye başlar.

İnsülin direncini önleyen ilaçlar şeker tedavisinde de kullanılan ilaçlardır ve 2-3 ay içinde insülin direnci kontrol altına alınıp, seviyesi tamamen normale getirildikten sonra ilaç tedavisi sonlandırılır.

Böylece kilo alımı, aşırı yağlanma, damar yağlanmaları, ateroskleroz yani damar sertliği, kalp damar hastalığı riskleri, karaciğer yağlanması riski, özellikle risk altındaki insanlardaki diyabet hastalığına doğru gidişat tamamen engellenmiş olur.

Özellikle şeker hastalığı riski taşıyan hastalarda insülin direnci tespit edilip, doğru tedavi uygulandığında hastalık hiç başlamadan önlenmiş olur. Bu nedenle insülin direnci zamanında tedavi edildiğinde şeker hastalığı riskini ortadan kaldırmak mümkündür.

İnsülin direnci tedavisinde bir başka yaklaşım da insülin fazlalığının sadece dışarıdan insülin verilmesi ile değil Tip 2 diyabetik hastaların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ile de teşvik edilmesidir. Bu nedenle tedavi tümüyle ele alınmalıdır.

İnsülin direnci tedavisi doğru ve yeterli beslenme planı, kişinin günlük yaşamı ile uyumlu hale getirilmelidir. Aksi takdirde tedavinin tümüyle kontrolsüz gitmesine neden olabilir.

Mümkün olduğu kadar öğünlerde rafine karbonhidrat kısıtlanmalı, yeterli kalori alımı kilo kontrolü hedeflenerek sağlanmalıdır. Beslenmenin şekli ve gıdaların hazırlanması da çok önemlidir.

Yemekler yavaş, çok çiğnenerek, doyma hedeflenmeden yenilmelidir.

İnsülin direnci ve diyabet tedavisinde egzersiz ve beslenme ile ilaç tedavisinin zamanlaması oldukça önemlidir. Her hastanın bir sporcu gibi davranmasını beklemek ve onu bu konuda zorlamak doğru değildir. Yeterli düzeyde egzersizi en uygun dönemde yapmaya teşvik etmek gerekir.

Komplikasyonlar mutlaka değerlendirildikten sonra egzersiz planlaması yapılmalıdır. Yemeklerden sonraki ilk 30-60 dakika içinde oturma ve çay içme alışkanlığından vazgeçilmelidir.  Bu dönemlerde 10-15 dakikalık yürüyüşler ya da sofra toplama gibi hareketler yapılması daha doğrudur.

Hiç vakit kaybetmeden online hastane randevusu alabilir ve insülin direncinizin olup olmadığını kontrol ettirebilirsiniz. 

Güncellenme Tarihi: 22 Kasım 2018Yayınlanma Tarihi: 22 Aralık 2016

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/insulin-direnci-nedir/

İnsülin Direncini Artıran Beslenme Önerileri

İnsülin Direnci Tanısında Bir Öğün Modeli

İnsülin, vücudun glikozu emmesine, kan şekeri düzeylerini dengede tutmasına yardımcı olan bir hormondur. İnsülin direnci, glikozun emilmesini güçleştirir.

Kaslar, yağlar ve karaciğerde glikoza (şekere) ihtiyaç duydukları için sorunlara neden olur. Zamanla, insülin direnci yüksek kan şekeri düzeylerine sebep verebilir ve hücrelere zarar verebilir.

İnsülin direnci, tip 2 diyabet oluşturabilir. İnsülin direncine sahip insanlara genellikle prediyabetik teşhis konur. Şeker hastalığı gelişmediğinden emin olmak için ekstra kontrollere ihtiyaç duyabilirler.

Diyet ve diğer yaşam tarzı seçimleri insülin direnciyle ilgili riskleri artırabilir. Beslenme değişiklikleri yapmak insülin duyarsızlığını azaltabilir. Bu, tip 2 diyabet ve onunla birlikte gelen sağlık sorunları riskini azaltır.

İnsülin Direncine Genel Bakış:

Glikoz, vücut için hayati bir enerji kaynağıdır. Bununla birlikte, vücut hücrelerinin birçoğu glikozu kendi başlarına absorbe edemez.

Pankreas insülini kan dolaşımına sallar. Glukoz ile birleşir ve insülin reseptörlerine bağlandığı vücudun hücrelerine gider. İnsülin, hücrelere glikoz emdirme imkanı tanır ve şunları yapar:

  1. Kan şekeri seviyeleri güvenli bir seviyede kalmaya devam eder. Kas, yağ, karaciğer ve diğer hücreler enerji kazanabilir.
  2. İnsülin direnci, hücreleri insüline karşı daha az hassas yapar. Bu, vücudun kan şekeri düzeylerini sağlıklı tutmak için daha fazla insülin üretmesi gerektiği anlamına gelir.

Pankreas artan insülin talebine ayak uyduramıyorsa, kan şekeri seviyeleri yükselir. Bu olduğunda, hücreler kandaki aşırı glikozun tümünü kullanamazlar. Bu, tip 2 diyabete yol açar.

Ayrıca Bakınız: İnsülin Direnci Nedir? Belirtileri, Risk Faktörleri ve Önlemler

Hangi Besinler İnsülin Direncini Artırıyor?

Akdeniz Diyeti gibi sağlıklı bir diyet planının ardından insülin duyarlılığını artırabilirsiniz. Bu diyet mevsimlik bitki bazlı gıdalar yemeyi, meyveleri tatlı olarak, yağ ana kaynağı olarak zeytinyağını yemenizi önerir. Balık, kümes hayvanları ve süt ürünleri ılımlı olarak yenmelidir. Ayrıca Akdeniz diyetinde insanlar yemeklerinde çok az kırmızı et ve biraz şarap içer.

Ayrıca Bakınız: Akdeniz Diyeti Nedir? Faydaları Nelerdir?

Her gün kaç kalori almanız gerektiği, kilo verme hedeflerine ve vücut kitle indeksine dayanmalıdır. Daha iri insanların daha fazla kaloriye, daha küçük kişilerin daha az kaloriye ihtiyacı olur. Genellikle, günde 2000 kalori kilo vermek için sağlıklı bir ortalamadır.

Ayrıca Bakınız: Günde Kaç Kalori Alınması Tavsiye Edilir?

Akdeniz Diyeti, sağlıklı beslenmek için sadece bir seçenektir. Diğer diyet planları, insülin direnci belirtilerini iyileştirmek için daha spesifik yollar sunar.

Glisemik indeks (Gİ)

İnsülin direnci ile baş etmenin en basit yollarından biri, düşük glisemik indeksi (GI) olan gıdaları yemektir.

Düşük glisemik indeksi olan gıdalar yavaş yavaş sindirilir ve kan şekeri ani çıkmaz. Düşük GI ve diğer gıdalar arasındaki fark, özellikle karbonhidratlar açısından fark edilir. Yüksek glisemik indekse sahip olan karbonhidratlar, kan şekeri artışlarına neden olabilir ve insülin yapmak için pankreasta daha fazla talep doğurabilir.

Bu nedenle, düşük glisemik indekse sahip olan yiyecekler yemek dengeli kan şekeri seviyelerini korumanın iyi bir yoldur.

Batılı diyetler genellikle magnezyum, kalsiyum, elyaf ve potasyum gibi belirli besin maddelerinden yoksundur. Bu besinler özellikle kan şekeri düzeylerini korumak için önemlidir. Bu nedenle, insülin direnci olan insanlar bu maddeler açısından zengin gıdalar aramalıdır.

İnsülin direncine rağmen her besin grubundan gıdaların tadını çıkarmak mümkündür. Hangi gıdaların kan şekerini artırdığını ve hangilerinin insülin duyarlılığını desteklediğini anlamak kilit önem taşır.

Aşağıdaki gıdalar insülin duyarlılığını desteklemeye yardımcı olur:

  • Brokoli ve biber gibi nişastalı olmayan sebzeler
  • Baklagiller ve tam tahıllar gibi yüksek lifli gıdalar
  • Yağsız et, balık ve fındık gibi protein açısından zengin gıdalar
  • Somon gibi omega-3 yağ asitleri açısından zengin gıdalar
  • Çilek gibi antioksidan zengini gıdalar
  • Tatlı patates gibi düşük glisemik indeksi olan besinler
  • Su, özellikle de şekerli içeceklerin yerini almalı
  • Şekersiz çaylar

İnsülin Direnci Olanların Yememesi Gereken Besinler

Bazı gıdaların kan şekerini yükseltme olasılığı daha yüksektir. Bu gıdaların sabit kan şekeri seviyesinin korunmasına yardımcı olması kısıtlıdır ya da kaçınılmalıdır:

  • Meyve suları, soda gibi şekerli içecekler
  • Alkol, özellikle bira ve tahıllı alkoller
  • Rafine veya tam tahıllar, bazı insanlardaki insülin duyarlılığını kötüleştirebilir.
  • Nişastalı sebzeler, örneğin patates, kabak, mısır
  • İşlenmiş atıştırmalıklar ve kutulu gıdalar
  • Aşırı şekerli şekerlemeler, örneğin kekler, dondurma veya çikolata
  • Beyaz ekmek, pirinç, makarna ve un gibi az lifli tahıllar
  • Süt
  • Kızartılmış gıdalar
  • Doymuş yağ oranı yüksek gıdalar, çikolata, tereyağı gibi

Bazen bu listede yer alan gıdaları yemek ve yine de insülin duyarlılığını iyileştirmek mümkündür. Anahtar, bu gıdaları sınırlamak ve mümkün olduğunca daha sağlıklı seçeneklerle değiştirmektir. Günlük egzersiz de önemli bir faktördür. Bu yaşam tarzı değişiklikleri, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalık ve diğer sağlık sorunlarının riskini azaltabilir.

İnsülin Direncinin Sebepleri

Yapılan araştırmalar, etnik ve genetik faktörlerin insülin direnci riskini artırabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte, yaşam tarzı faktörleri de büyük fark yaratıyor. Yaşam tarzında olumlu değişiklikler yapmak insülin direnci riskini önemli ölçüde azaltabilir.

a) Diyet

Diyet insülin direncini en az iki şekilde etkiler. Öncelikle, çok fazla yağ, şeker veya alkolden fazla kalori tüketmek insanların kilo almasını sağlayabilir. Bu, insülin direnci riskini arttırır.

İkinci olarak, farklı gıda türleri insülin direncini etkiler. Bazı gıdalar riski artırır ve bazı yiyecekler bunu azaltır.

b) Vücut Ağırlığı

Aşırı kilolu olmak, insülin direncini çok daha olası hale getirir. Özellikle gövdesinin orta bölgesi yağlı olan insanlar daha da fazla risk altındadır. Çünkü yağ, hormonları ve insülin ile etkileşime girebilecek diğer maddeleri salgılar.

Bel çevresindeki aşırı yağ da kronik enflamasyonla bağlantılıdır. Bu, insülin direnci dahil olmak üzere geniş bir sağlık sorunları aralığını tetikleyebilir.

c) Yetersiz egzersiz yapmak

Yeterli egzersiz yapmamak insülinin glikozu düzenleyen yolunu etkileyebilir. Fiziksel aktivite, kan şekeri düzeylerini sabit tutmada önemli bir rol oynamaktadır. Yemekten sonra hafif egzersiz yapmak harika bir fikirdir. Çünkü egzersiz kasların glukoz kullanmasına ve insülin gereksinim duymamasına neden oluyor. Bu, kan şekeri seviyelerini düşürür.

Diğer yaşam tarzı faktörleri:

Bir dizi diğer yaşam tarzı faktörü insülin direncini etkiler:

  • Sigara içmek
  • Uyku sorunları
  • Yaşlılık
  • Steroid kullanımı

Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.

Источник: https://www.hastalopedi.com/insulin-direncini-artiran-beslenme-onerileri/

İnsülin Direnci Tanısında HOMA Testi Nedir?

İnsülin Direnci Tanısında Bir Öğün Modeli

HOMA-IR (İnsülin direnci) testi , kişilerde  insülin direnci olup olmadığını ortaya çıkar bir testdir. HOMA ismi İngilizce bazı kelimelerin kısaltılmasından oluşmaktadır.

HOMA terimi, Homeostatic Model Assessment kelimelerinden türetilmiştir.Günümüzde halk arasında gizli şeker olarak bilinen ve şeker hastalığının habercisi olan insülin direncinin tanısında ve kilolu kişilerden istenen bir testtir.

Genellikle endokrinoloji uzmanlarınca istenen bir tahlildir.

İnsülin Nedir?

İnsülin bir hormondur. Pankreas bezinden salgılanır. İnsülin beslenmemiz ve endokrinoloji yönünden son derece önemli bir hormondur.Temel işlevi ise besinlerden aldığımız glukozun vücudumuzca kullanılmasının yönetimidir.İnsülin insan vücudunda kan şekerinin dengesini sağlamaktadır.

Karnımız tokken veya yemekler veya içeceklerle şeker aldığımızda kanda yükselen glukozu enerjiye çevirmek ve kullanılmak üzere pankreastan salgılanan insülin hormonu devreye girer.İnsülin hormonu günlük aktivitelerimizi yapmamızda gereken enerjinin sağlanmasında son derece önemli bir görev üstlenmektedir.

Kimi zaman besinlerden elde ettiğimiz glukoz ve enerji ihtiyacımızdan fazla olabilir. Örneğin tıka basa yemek yediğiğimiz duurmlar buna örnektir. Bu durumda fazladan aldığımız enerji sonradan kullanılmak üzere depolanmaktadır.Bu mekanizmadan da insülin sorumludur.

Bu amaçla da kanda gereğinden fazla glukoz olduğunda bu şeker trigiserite çevrilerek gerektiğinde kullanılmak üzere karaciğerde depolanmaktadır. 

İnsülin hormonu aşağıdaki resimde de görüldüğü üzere bir polipeptid ( protein) hormonudur. 

İnsülin Direnci Nedir?

İnsülinin görevlerini yukarıdaki yazımızda belirttik. İnsülinin çeşitli nedenlere bağlı olarak işlevinde bozukluklar olunca insülin direnci dediğimiz durum ortaya çıkar.

İnsülin kan şekerini dengeleyemeyince ve fazla şekeri depolayamayınca ve bu konuda görevli olan karaciğer, kaslarımız ve yağ dokumuzda insüline karşı yanıt olmayınca insülin direnci sorunu ortaya çıkıyor.Bu durumda kan şekeri dengelenemediğinden kanda glukoz değerleri normalin üstüne çıkıyor.

Yükselen glukozu dengelemek için bu sefer daha çok insülin salgılanıyor.Bu kısır döngü de ister istemez kan şekeri düzeylerinde istikrasızlık ve dengede aksaklıklara yol açıyor.

İnsülin direnci olan kişiler daha çabuk kilo alıp kilo vermekte de oldukça zorluk çekiyor.Bu kişilerin tansiyonlarında yükselmeler, göbek çevresinde yağlanmaya bağlı kalınlaşmalar (göbeklenme) ortaya çıkıyor.İnsülin direnci günümüzde her 2 cinste de yaygın olarak görülebiliyor.

Özellikle dengesiz beslenmeye bağlı olarak çocuklarda bile sıklıkla gözlenmeye başlıyor.Bu durum gizli şeker ve Tip 2 Diyabet hastalığının da bir habercisi olarak değerlendiriliyor.

Kilo almakla insülin direnci arasında da doğru orantı vardır.

Kilo aldıkça insülin direnci de artmaktadır.

HOMA-IR (İnsülin Direnci) Testi Nedir?

HOMA-IR (İnsülin direnci) testi , kişilerde  insülin direnci olup olmadığını ortaya çıkaran bir testdir.Çoğunlukla endokrinoloji ve dahiliye uzmanı doktorlarca istenen bir kan tahlilidir.Biyokimya laboratuvarlarında yapılır. Koldaki damardan elde edilen kan örneğinden çalışılan bir tahlildir.

Sabah saatlerinde, 10 ile 12 saatlik bir açlıktan sonra kandan alınan örnekten  test yapılmaktadır. HOMA-IR (İnsülin direnci) testi, insüline karşı çevre dokuların verdiği cevabı değerlendirmek için kullanılan bir tahlil yöntemidir.İnsülin direnci oluştuğunda kan glukoz düzeyini normal aralıkta tutabilmek için insülin salınımında artış görülür.

HOMA testi sonuç olarak insülin duyarsızlığını veya insülin direncini değerlendirmek için kullanılmaktadır.

İnsülin Direnci Testi (HOMA testi) Normal Değeri Nedir?

Homa IR Testi normal değeri 2,5 mg/dL 'in altında olmalıdır.Aksi durumlarda yani sonuçlar  2,5 mg/dL'nin üstünde ise, test sonucu insülin direnci varlığı lehine değerlendirilir.

HOMA testi sonucu hesaplanırken hastadan alınan açlık kan şekeri (glukoz) ve insülin değerine ihtiyaç vardır.Bu 2 test sonucu birbiriyle çarpılır.Çıkan sonuç ise 405'e bölünür.

Bunu şu şekilde formüle edebiliriz.

Açlık kan şekeri (glukoz) değeri X  İnsülin değeri / 405

Bu işlem sonrası çıkan ve mg/dL olarak ortaya konan değer HOMA-IR testinin sonucunu ortaya koyacaktır.Örneğin açlık kan şekeri 110 ve açlık insülin değeri 10 olan bir kişinin HOMA testi değerini hesaplayalım:110 X 10= 1100

1100 / 405 = 2,716 mg/dL  Elde edilen 2,716 mg/dL değeri normal değer olan 2,5 mg/dL'nin üstünde olduğundan bu durumda insülün direnci varlığından söz edebiliriz.

İnsülin Direncinden Nasıl Korunabilirsiniz?

  1. Düzenli egzersiz yapır.Günde 10 000 adım yürüme hedefini tutturmaya çalışın.
  2. Diyetinize dikkat edin.Gereğinden fazla gıda tüketmemeye gayret edin.
  3. Yağlı gıdalardan uzak durun.
  4. Bol sebze tüketin
  5. Karbonhidrat tüketiminizi sınırlayın.
  6. Tatlı tüketimini azaltın, sütlü tatlıları tercih edin.
  7. Ailenizde şeker hastalığı var ise, yılda en az bir kere doktorunuza başvurup kan tahlillerinizi yaptırın.

Источник: https://www.tahlil.com/blog/insulin-direnci-tanisinda-homa-testi-nedir-1244

İnsülin Direnci Diyeti Nasıl Olmalı

İnsülin Direnci Tanısında Bir Öğün Modeli

Metabolik sendrom tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalık riskini arttıran metabolik orijinli risk faktörleri olarak tanımlanır, kan şekeri yüksekliğiyle karakterize bir durumdur.

Metabolik sendromun oluşmasına neden olan en büyük risk faktörleri ise obezite ve insülin direncidir. İnsülin direnci metabolik sendromun kritik bir özelliğidir.

Bu yazımızda insülin direnci diyeti nasıl olmalı ve insülin diyetinde dikkat edilecek hususlar nelerdir sorularına cevap arayacağız.

İnsülin direnci nedir?

İnsülin direnci normal konsantrasyondaki insülinin normalden daha az biyolojik yanıt oluşturması ya da başka bir deyişle insülinin metabolik etkilerine karşı direnç oluşturma durumudur. İnsülinin metabolik etkileri: endojen glikozun baskılanması, kaslarda periferik glikoz tutulumunun ve glikoneogenezisin uyarılması ve de yağ dokusundaki lipolizisin baskılanmasıdır.

Normalde yemek yedikten sonra pankreas tarafından kana insülin salgılanır ve bu şekilde hücreler glikozu alır, enerjiye dönüştürür, oluşan bu enerji depolanır veya kullanılır.

Eğer hücreler insüline yanıt vermiyorlarsa besinlerle alınan glikoz, enerji oluşturmak için hücre içine giremez ve kan şekeri yükselir.

Hücreler insüline yanıt vermedikçe pankreastan daha fazla insülin salgılanır ve yükselen bu insülin seviyeleri nedeniyle insülin direnci olarak bilinen bu durum tip 2 diyabetin aşamalarından biri olarak sayılır.

İnsülin direnci tip 2 diyabet ve obezitede sık görülmekle birlikte obez olmayan ve sağlıklı insanların %25inde saptanmıştır. Hastalığın tedavisinde en önemli adım şüphesiz ki insülin direnci diyeti tedavisi yöntemdir. Bir çok hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da sağlıklı beslenme ve diyet tedavisi çok önemli bir yere sahiptir.

Neden olur?

İnsülin direnci sıklıkla genetik yatkınlık zemininde görülmekle beraber özellikle son zamanlarda artan hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, rafine gıda tüketiminin artışı ve fastfood tarzı beslenmeye ilginin artmasıyla birlikte çevresel etkenlerin ağırlığını daha çok hissetmekteyiz.

Yapılan çalışmalarda insülin direncinin kolestrol yüksekliği, hipertansiyon ve koroner kalp hastalıkları ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Vücuttaki yağ dokusunun artışı insülin direncini arttıran, aynı zamanda insülin direnci arttıkça da yağ dokusunu arttıran kısır bir döngüdür.

Belirtileri:

>Kontrolsüz kilo artrışı

>Kilo vermede zorluk

>Sık tatlı yeme isteği,  sık acıkma

>Yorgunluk hissi

>Bel çevresinin giderek genişlemesi

İnsülin Direnci diyeti Nasıl olmalı

İnsülin direnci olan insanlar çabuk acıktıkları için sık, küçük öğünler ve glisemik indeksi düşük besinlerle beslenmeleri uygundur. 3 ana 3 ara öğünle besinlerin az az ve sık sık verilmesi sağlanabilir. Bu tip hastalar genellikle kilolu olduğu için günlük enerji alımı haftada 0.

5-1 kg ağırlık kaybı sağlayacak şekilde azaltılmalıdır. Temel ilke kişiye harcadığından daha az enerji vermektir ve bu enerjinin bazal metabolizmanın altında olmamasına dikkat edilmelidir.

Bu yüzden hastalar bir beslenme ve diyet uzmanı yardımıyla sağlıklı bir insülin direnci diyeti uygulamalıdırlar.

insülin direnci diyeti nde basit şeker içeren gıdalar, hazır meyve suları ve asitli içecekler, işlenmiş gıdalar, beyaz unla yapılan hamur işleri, beyaz pirinç, beyaz ekmek, patates, şerbetli tatlılar bulunmamalıdır. Katı yağlar ve trans yağlar diyetten çıkarılmalı bunun yerine zeytinyağı, fındık yağı, ayçiçek yağı kullanılmalıdır.

Basit karbonhidratlar azaltılmalı onun yerine posa içeren sebze, meyve, kurubaklagil ve tam tahıllı ürünlerin kullanılması önerilir. Alkol tüketimi azaltılmalı ya da duruma göre diyetten tamamen çıkarılmalıdır. Ayrıca yiyecek ve içeceklerin porsiyonları da çok önemlidir.

Eğer tüketeceğimiz besinlerin porsiyonlarını kontrol edebilirsek sevdiğimiz birçok besin dahil olmak üzere çeşitli besinleri tüketebiliriz.

Yapılan diyet hataları

insülin direnci diyetlerinde insanlar sadece kalori ve öğün sayısını azaltarak hatta bazen kahvaltı gibi en önemli öğünü atlayarak spor da yapmadan hızlı kilo verme yanılgısına kapılırlar ve sağlıksız bir diyet programına yönelebilirler.

Bu durum kilo vermenin ötesinde sağlık problemlerini beraberinde getirir.

Ancak sabırla uygulanan insülin direnci diyeti ile yapılan egzersiz programı gibi fiziksel aktivitelerle zamanla insülin direnci kırılır, kişi kilo vermeye başlar ve kan şekeri normal düzeylerde seyreder.

Unutulmalıdır ki diyet kısa süreli bir kilo verme programı değildir. Diyet bir yaşam tarzıdır ve insülin direnci gibi bir sağlık sorunumuz varsa diyet ve egzersizi yaşam tarzımız haline getirip ömür boyu uygulamalıyız.

İnsülin direnci diyeti örneği

Önemli Uyarı

Gerek insülin direnci diyetinde gerekse diğer hastalıkların diyetlerinde alınması gereken enerji ve besin ögeleri kişinin yaşı, cinsiyeti, ağırlığı ve fizyolojik durumuna göre değişkenlik göstermektedir.

Bu sebeple diyet listeleri kişiye özel olmalıdır. Bu diyet listesi sadece bir örnek örnek teşkil etmektedir.

Sizin için en uygun beslenme programına ulaşmak için en yakın diyetisyene başvurmanız gerekmektedir.

Kahvaltı:

1 çay bardağı yarım yağlı süt

1 adet haşlanmış yumurta veya 1 kibrit kutusu beyaz peynir

1 küçük boy domates ve 1 küçük boy salatalık söğüş(1 tatlı kaşığı zeytinyağı)

2 ince dilim tam tahıllı ekmek

Ara öğün: 

1 küçük boy elma

2 adet kepekli grissini

Öğle yemeği:

60 gram ızgara veya haşlama tavuk eti(derisiz)

4-6 yemek kaşığı sebze çorbası

1 ince dilim tam tahıllı ekmek veya 3 yemek kaşığı bulgur pilavı

1 su bardağı ayran

Ara öğün:     

2 adet ceviz içi

1 orta boy şeftali

Akşam yemeği:

1 kase mercimek çorbası

4-6 yemek taze fasülye(zeytinyağlı yada isteğe bağlı 30 gram kıymalı)

4 yemek kaşığı yoğurt(yağı azaltılmış)

1 ince dilim kepekli ekmek

Ara öğün:   

1 çay bardağı kefir veya süt

Sonuç: Her diyet listesi kişiye özgüdür.

Eğer insülin direnci gibi bir sağlık problemiyle karşı karşıyaysanız yaşınıza, kilonuza, fiziksel aktivitenize ve genel sağlık durumunuza uygun bir beslenme programını diyetisyeninizle birlikte oluşturmalısınız.

Porsiyon kavramını iyi kontrol edebilirseniz her çeşit besinden faydalanabilirsiniz. Hastalık boyunca insülin direnci diyeti en doğru şekilde uygulanmalı, sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanılmalı ve fiziksel aktivite düzeyi arttırılmalıdır.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Beslenme Rehberim editörleri tarafından derlenmiş Çocuklarda Tirozinemi Hastalığı ve Beslenme Tedavisi başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Источник: https://www.beslenmerehberim.net/insulin-direnci-diyeti/

İnsülin Direnci Diyeti ve Diyet Listesi Örneği

İnsülin Direnci Tanısında Bir Öğün Modeli

Ana Sayfa » Blog » İnsülin Direnci Diyeti ve Diyet Listesi Örneği

İnsülin Direnci Diyeti ve Diyet Listesi Örneği

Bu yazımızda, insulin direnci diyeti hakkında detaylara yer verdik.

 İnsülin direnci diyeti ve diyet listesi örneği ile hedefimiz diyabete dönüşmeden insülin direncinde sağlıklı beslenmek ve ideal kilonuza kolayca ulaşmaktır.

Bu konuyla ilgili tüm detayları bu yazımızdan okuyabilirsiniz. Aklınıza takılan soruları, yazının altına yorum olarak yazabilirsiniz.

İnsulin direnciniz varsa, metabolizmanız yavaş çalışıyor ve kilo vermeniz yavaşlar. Yazının sonunda, metabolizma hızlandıran, insülin çözen ve zayıftalan örnek diyet listesiniz bulabilirsiniz. Kişiye özel insulin çözen ve zayıflatan diyet programıma mutlaka göz atın.

İnsülin Direnci Nedir? 

İnsülin direnci, vücut dokularının insülin hormonuna doğru tepkime vermemesi; yani glikozu hücre içine gönderme etkisinin azalması veya kaybolması anlamına gelmektedir. İnsülinin vücuttaki görevi glikozun hücre içerisine girmesini sağlamaktır.

Hücre içine alınan glikoz burada enerji oluşumunda görev alır. İnsülin hormonunun bir diğer görevi ise glikozu kas ve yağ dokusuna taşıyarak burada glikojen olarak depolanmasını sağlamaktır.

Eğer insülin metabolizmasında bozulma olur ve dokular insüline doğru yanıt vermezse glikoz kanda birikeceğinden kan şekerinde yükselme görülür.

Kısaca insülin direnci, hücrelere glikozun girmesini sağlayan reseptörlerin bozulmasından dolayı kanda glikozun birikmesi sonucunda pankreasın insülin hormonunu daha fazla salgılaması ve insülin direncinin oluşması olarak tanımlanabilir.

İnsülin direnci diyeti ile gizli şekerde sağlıklı beslenmek aslında çok kolay. İnsülin direnci diyeti hakkında, aşağıda videomu’da seyredebilirsiniz.

İnsülin direnci’nin görülmesinde etkili olan birçok faktör vardır. Bunlardan en önemlisi fazla kilolu olmaktır. Yapılan araştırmalarda obez bireylerin pankreasından daha fazla insülin hormonu salgılandığı ve hücrelerin insüline daha az yanıt verdiği görülmüştür. Bu durumun sonucunda da insülin direnci daha sık meydana gelmektedir. İnsülin direncini artıran diğer faktörler:

  • Genetik faktörler insülin direncinin görülme olasılığını artırır. Aile geçmişinde insülin direnci bulunan bireylerde bu rahatsızlığın görülme riski daha yüksektir.
  • Egzersiz eksikliği de insülin direncini etkileyen bir diğer önemli faktördür. Az ya da hiç egzersiz yapmayan bireylerde insülin direncinin daha yüksek olduğu bilinmektedir.
  • Yaş faktörü de insülin direncinin görülmesinde etkilidir. Yapılan bazı çalışmalarda genç bireylerin insülin dirençlerinin yaşlılara oranla daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu duruma etken olarak ise büyüme hormonu gösterilmektedir.
  • Gebeliğin özellikle son 3-4 ayında insülin direnci artmaktadır. Gebelik öncesinde diyabet rahatsızlığı olmayan kadınlarda bu durumdan kaynaklı gestasyonel diyabet (gebelik diyabeti) gelişebilir. Gestasyonel diyabet, sağlıklı ve dengeli uygulanan bir beslenme programı sayesinde gebelikten sonrasında geçebilir.

.

İnsülin Direnci Belirtileri Nelerdir?

Bu rahasızlıkla birlikte kan şekerinde de yükselme görülür. Bu yüzden en önemli belirtileri açlık metabolizması üzerine olur.

Yemek yedikten sonra çabuk acıkma, doygunluk hissinin geç oluşması, 2-3 saat aralıklar ile açlık hissinin oluşması, tatlı yeme isteğinin sık olması, ellerde soğukluk ve titreme, hızlı kilo artışı, yorgunluk ve halsizlik sık görülen belirtilerdir.

Boyun, sırt, diz kapağı ve dirsekler gibi cildin bazı bölgelerinde ki koyulaşma ileri insülin direncinin belirtileri olabilir.

İnsülin direnci olan insanların gelecekte Tip 2 diyabet olma riski daha yüksektir. İlerleyen zamanalarda görülebilecek şeker hastalığını önlemek ve onunla birlikte gelişebilecek sağlık problemlerine erkenden önlem almak için insülin direncinde erken tanı çok önemlidir. İnsülin direnci bulunan çoğu insanın pre-diyabet olduğu görülmektedir. Pre-diyabet, diyabet hastalığında önceki evredir.

İnsülin Direnci Nasıl Hesaplanır? Gizli Şeker Nasıl Anlaşılır?

Yukarıda belirtilen sağlık problemleri sık görülüyorsa kan tahlili yaptırılmalıdır. Kan tahlilinde ki açlık kan şekeri ve Homeostatik model değerlendirme yöntemiyle olan HOMA-IR değerleri gizli şeker ve insülin direnci hakkında fikir verir. Açlık kan şekerinin 100-125 mg/dl olduğu durumlar pre-diyabet yani gizli şeker olarak tanımlanır.

Sağlıklı bir insanda HOMA-IR değeri 2,5 mg/dl’nin altında olmalıdır.

Bu değer 8-10 saatlik açlık sonrası ölçülen kan şekeri ile açlık insülin düzeyi değerlerinin birbiri ile çarpılıp 405’e bölünmesi sonucunda bulunur.

Bu işlem sonucunda ortaya çıkan değer 2,5’in üzerinde ise kişide insülin direnci var denilebilir. İnsülin Direnci diyeti ve sağlıklı beslenme programları ile bu oranları kolaylıkla azaltabilirsiniz.

İnsülin direncinde en önemli tedavi yöntemi doğru ve sağlıklı beslenmedir. Düzenli ve dengeli uygulanan beslenme programı ile kişinin insülin direnci ve açlık kan şekeri düşürülebilir.

Uygulanacak insülin direnci diyeti kişiye özel olduğu ve kişinin kilo, boy, yaş ve fiziksel aktivite düzeyi gibi faktörlere uygun hazırlanması gerektiği unutulmamalıdır.

Kan şekerinin hızla düşmemesi ve açlık krizlerinin olmaması için insülin direnci diyeti iyi planlanmalıdır. Ayrıca, Zayıflama Yöntemleri yazımıza da göz atabilirsiniz.

Kan şekerinin dengeli olması için kişilerin gün içerisinde 3 ana 3 ara öğün şeklinde beslenmeleri gerekmektedir. Öğünler 2-2,5 saat aralıklar ile yapılabilir. Ara öğünlerin yapılması insülin direnci hastalarında çok önemlidir. Diyet planından ekmek kesinlikle çıkartılmamalıdır. Protein ve karbonhidrat kaynakları diyette dengeli şekilde yer almalıdır.

Karbonhidrat:

İnsülin direnci olan bireylerde karbonhidrat kaynaklarının alınması kan şekerinin dengelenmesi için önemlidir. Ancak basit şeker ve nişastalı besinler tercih edilmemelidir.

Beyaz un, şeker, bal, reçel, patates, pirinç, makarna, bezelye, havuç gibi besinlerin tüketimi sınırlandırılmaldır.

Bu besinlerin yerine bulgur, yulaf, çavdar ekmeği, tam buğday ekmeği, kepek ekmeği, tam buğday unundan yapılmış makarna ve meyve gibi besinler tercih edilebilir.

Kan şekerinin hızla yükselmemesi için karbonhidrat kaynakları tek başına tüketilmemelidir, yanında protein kaynağı bir besinle birlikte tüketilmelidir.

Tokluk hissi ve kan şekerinin dengede kalması için ana öğünler esmer ekmek çeşitlerinden tüketilmesi önemlidir. Kuru meyvelerin yerine taze meyvelerin tercih edilmelidir. Ancak meyvelerin tek başına tüketilmemesi gerekir.

Yanında süt, ayran, yoğurt gibi protein kaynaklarıyla birlikte tüketilebilir.

Protein:

Protein kaynağı olan yumurta, kırmızı et, tavuk eti, hindi eti, balık, peynir, süt, kefir, yoğurt ve ayran gibi besinler arasında tüketilmemesi gereken besin yoktur.

Ancak kilo artışının olmaması için tüketirken porsiyon ölçüsüne dikkat edilmelidir. Karbonhidrat kaynağı besinler, kalsiyum içeren protein kaynakları ile birlikte tüketilmelidir.

Bknz: En Temel ve Sağlıklı 25 Protein Kaynağı Besin

Yağ:

İnsülin Direnci Diyeti programının az yağ içermesi sağlıklı olduğu anlamına gelmemektedir. Özellikle sebze ve meyvelerde bulunan vitamin ve minerallerin emilebilmesi, sindirim sistemi sorunlarının olmaması için yağ tüketimi önemlidir.

Hayvansal yağlar yerine tekli doymamış yağlar olan zeytinyağı, fındık yağı gibi tohum yağları tüketilmesi daha sağlıklı olur. Beslenme planında ceviz, badem, fındık gibi kabuklu kuruyemişler de bulunabilir.

Bu besinler Omega-3 açısından da zengindir.

Glisemik İndeks Nedir?

Glisemik indeks, aynı miktarda karbonhidrat içeren farklı besinlerin kan şekeri üzerine etkilerine dayanmaktadır.

Besinlerin glisemik indeksi yemek yedikten 2 saat sonra kan şekerinin hızlı veya yavaş yükselmesine etki etmektedir.

Referans besin olan beyaz ekmeğin glisemik indeksi 100 kabul edilirse; 0-55 arası düşük glisemik indeksli, 56-69 arası orta glisemik indeksi, 70 ve üstü yüksek glisemik indeksi besin olarak tanımlanmaktadır.

Yapılan araştırmalarda düşük glisemik indeksli besinlerin özellikle diyabet ve insülin direnci gibi hastalıkların beslenmesine eklendiğinde sağlık üzerine olumlu sonuçlar verdiği görülmüştür.

Tüketilen miktar, pişirme ve işleme yöntemi, besinde bulunan nişastanın çeşidi, besinin fiziksel hali ve posa içeriği gibi birçok faktör glisemik indeksi etkiler.

Pirinç, patates, mısır gevreği, balkabağı, glikoz şurubu, mısır şurubu, beyaz un, pirinç unu gibi besinler glisemik indeksi yüksek olan besinlere örnek olarak verilebilir.

Düşük glisemik indeksli beslenmenin yararları:

  • Tip-2 diyabet riskini azaltır.
  • İnsülin duyarlılığını iyileştirir
  • Kalp-damar hastalıkları riskini azaltır
  • Vücut ağırlığı üzerine olumlu etkileri vardır; bu sayede obezite riskini düşürür.
  • İşlenmiş besinlerden uzak durulmalıdır.

  • Beyaz ekmek, makarna, basit şeker kaynakları, pirinç pilavı ve nişastalı besinlerin tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • Aşırı yağ tüketiminden kaçınılmalıdır, etlerin yağlı kısımları tüketilmemelidir.
  • Kuru meyve yerine lif kaynağı olan taze meyveler tercih edilmelidir.
  • Beslenme programında karbonhidrat, protein ve yağ kaynaklı besinler dengeli bulunmalıdır.

  • Karbonhidrat kaynağı olarak tam tahıllı ürünler ve baklagiller tüketilmelidir.
  • Yemeklerde pirinç pilavı yerine bulgur pilavı veya kepekli makarna tercih etilmelidir.
  • Meyve tüketimi bırakılmamalıdır.
  • Ara öğünler de tüketilen meyvenin yanında süt, ayran, kefir gibi protein kaynakları tercih etilmelidir.

  • Lif kaynağı sebzeler kan şekerinin daha geç yükselmesine etki eder.
  • Bu yüzden öğünlerde yemeklerin yanına salatalar eklenmelidir.

İnsülin direnci diyeti beslenme programının kişiye özgü olması insülin duyarlılığının düzelmesi, kan şekerinin dengeli kalması ve ideal kilo hedefine ulaşılabilmesi için önemlidir.

Her bireyin ihtiyacı olduğu günlük kalori değerine ve kan şekeri düzeyine göre tüketilecek besinlerin miktarı değişir. Aşağıda örnek olarak verilen insülin direnci diyet listesi ve beslenme planı gün içerisindeki beslenme düzenine örnek niteliğindedir.

Kahvaltı:

  • 1 adet haşlanmış yumurta
  • 1 dilim beyaz peynir
  • Domates – Salatalık –  Yeşillik
  • 5-6 adet zeytin veya 2 tam ceviz içi
  • 1-2 dilim tam buğday/ çavdar/ kepek ekmeği

Öğlen: 

  • 3-4 köfte büyüklüğünde yağsız hazırlanmış kırmızı et-tavuk veya balık
  • Zeytinyağlı salata
  • 1-2 dilim tam buğday/ çavdar/ kepek ekmeği
  • 1 bardak ayran

İkindi:

  • 1 dilim beyaz peynir
  • 1 dilim tam buğday/ çavdar/ kepek ekmeği

Akşam: 

  • 1 porsiyon sebze veya bakliyat yemeği
  • Zeytinyağlı salata
  • 1-2 dilim tam buğday/ çavdar/ kepek ekmeği
  • 1 kase yoğurt

İnsülin Direnci Diyeti Uygularken Çeşitli Ara Öğün Önerileri

  • 1 bardak süt/ayran/kefir + 1-2 adet kepekli galeta
  • 1 dilim beyaz peynir + 1 dilim esmer ekmek veya 1-2 adet kepekli galeta + Yeşillik
  • 1 bardak süt/ayran veya 1 kase yoğurt + 1 porsiyon meyve
  • Esmer ekmeğe yapılmış beyaz peynirli yağsız tost + 1 bardak ayran

Kişiye özel diyet programları için iletişim sayfamızdan randevu alabilir veya kişiye özel online insulin direnci diyeti programıma buradan hemen başlayabilirsiniz.

İngilizce Güzel Bir Kaynak: http://www.medicinenet.com/insulin_resistance/article.htm

Источник: https://aysetugbasengel.com/insulin-direnci-diyeti-diyet-listesi-ornegi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.