İnsülin Tedavisi

içerik

İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin Tedavisi

‘’Çok az yemek yememe rağmen bir türlü kilo veremiyorum”

“Su içsem yaradığını hissediyorum”

Bu şikayetler şeker hastalığı yani diyabet başta olmak üzere pek çok ciddi sağlık sorununa neden olabilen insülin direncine işaret ediyor olabilir. Memorial Sağlık Grubu Endokrinoloji Bölümü Uzmanları, insülin direnci ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

İnsülin direncini tanımlamadan önce insülinden bahsedelim. Pankreastan salgılanan şeker metabolizmasını düzenleyen bir hormondur. İnsülin bu düzenlemeyi yaparken “insülin reseptörü” adı verilen bir yapıya bağlanır ve aktive olur. Bu reseptör, çeşitli nedenlerle insülinin bağlanmasına izin vermez ise; insülin kanda yeterli miktarda olduğu halde görev yapmıyormuş izlenimi verir.

İnsülin direnci, vücuttaki şekeri kontrol etmek için salgılanan insülinin etkisini göstermesindeki zorluk olarak tanımlanabilir.

Normal şartlarda vücut şekeri 1 ünite insülin ile kontrol altına alabiliyorken insülin direnci olan hastalarda vücut 2-3 ünite insülin salgılamak durumunda kalır.

  İnsülin direnci arttıkça, şeker kontrolünü sağlamak için insülin de artmış olur. Bu da vücutta gereğinden fazla insülin salgılanması anlamına gelir.

Tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan obezite ve diyabet görülme sıklığı, “insülin direnci” olarak adlandırılan metabolik sorunu da beraberinde getiriyor.

Vücuttaki yağ oranının artması insülin direncine, insülin direnci de vücuttaki yağ oranının artmasına yani obeziteye neden oluyor.

Protein metabolizması, üreme ve bağışıklık gibi birçok sistemi etkileyen insülin direncinin tedavi edilebilmesi için öncelikle beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerekiyor.

İnsülin direnci insülinin vücutta depolanmasına neden olduğu için kilo alımına, karaciğer yağlanmasına, kalp ve damar hastalıklarına neden olabilir. İnsülin direnci sorunu olanlar spor yapıp dengeli beslenseler dahi kilo vermekte zorlanırlar.

Çünkü fazlasıyla salgılanan insülin, alınan gıdaların yağ olarak depolanmasına neden olur. Giderek daha çok salgılanmak zorunda kalınan insülin zaman içinde pankreası yorar.

İnsülin direnci  zamanla pankreas yetmezliği ve diyabet hastalığına kadar gidebilen ciddi bir tablo karşımıza çıkabilir.

İnsülin direncinde beslenmenin yeri çok önemlidir. İlk çağlardan günümüze besine ulaşmamız her geçen yüzyıl daha kolaylaşmış ve buna ters orantılı olarak ulaşılan besinlerin kalori değerleri de her geçen yüzyıl artmıştır.

Teknolojideki bu ilerleme çalışma şekillerinin daha çok ofis ortamında, bilgisayar odaklı olmasına neden olmuştur. Ofis ortamında hareketsizlik ve fast food tüketimi çalışanları obezite ile karşı karşıya getirmektedir.

Bol kalorili besinleri hızla tüketme zorunluluğu, hareket azlığı ile birleşince bel çevresi yağlanmasını kaçınılmaz hale getirmekte; bu da insülin direnci sendromunun başlamasına neden olmaktadır.

İnsülin Direnci Belirtileri

İnsülin direnci, insülinin dolaşımda bulunmasına rağmen glikoz, yağ ve protein metabolizmasındaki biyolojik etkilerini gösterememesidir.

Dokularda insülinin aracı olduğu glikoz kullanımının azalması ve karaciğerde glukoz yapımının artması ile ortaya çıkan metabolik bozulma, insülin direncinin temelini oluşturmaktadır. İnsülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, lipid yüksekliği, polikistik over sendromuna eşlik eder.

İnsülin direnci ile ilişkili metabolik durumun değerlendirilmesinde, açlık ve tokluk kan şekeri, HbA1c değerleri bakılmalıdır. Gerekli durumlarda şeker yükleme  testi (oral glikoz tolerans testi)  yapılabilir.

İnsülin direncine sahip, metabolik sendrom taşıyan hastaların bel çevreleri önemlidir.

Bel çevresi kadınlarda 80cm, erkeklerde 94cm üzerinde olan bireylerde;

  • Açlık kan şekeri 100mg/dl’den yüksekliği
  • Kan basıncı 130-85mmhg üzeri veya hipertansiyon tanısı ile antihipertansif ilaç kullanımı
  • Trigliserid düzeyi 150mg/dl’nin üzeri veya HDL-kolesterol(iyi kolesterol) kadınlarda 50mg/dl erkeklerde 40mg/dl’den düşüklüğü gibi kriterlerinden en az ikisi mevcut ise insülin direnci varlığı kabul edilerek değerlendirme yapılmaktadır.

İnsülin direnci veya tip 2 diyabeti olan kişilerin yakınlarında genetik faktörlerin etkisi ile insülin direnci daha sık görülmektedir. Ayrıca hareketsiz yaşam, fazla kalorili beslenme gibi faktörler de insülin direnci gelişimine yol açmaktadır. Kas, yağ doku ve karaciğer etkilenen dokulardır.

İnsülin direncinin belirtilerini;

  • Ağır bir yemek sonrası, şekerli bir gıda yedikten sonra gereğinden fazla bir ağırlık hissi, uyku hali oluşması;
  • Yemekten sonra şekerin kontrolsüz olarak düşmeye başlamasıyla el titremesi, terleme,
  • Mide kazınması şikayetleri;
  • Kilo almanın kontrol edilememesi
  • Sık tatlı yeme isteği
  • Yorgunluk hissi
  • Bel çevresinin giderek genişlemesi
  • 'Akantozis Nigrikans' denilen özellikle koltuk altı, kasık, boyun bölgelerinde esmerleşme
  • Karaciğerde yağlanma
  • Kadınlarda adet düzensizlikleri olarak sıralanabilir. İnsülin direnci belirtilerini fark eder etmez mutlaka bir endokrinoloji ya da dahiliye uzmanına başvurulmalıdır.

İnsülin Direnci Nasıl Hesaplanır?

İnsülin direnci diyabet, kalp hastalıkları ve metabolik sendrom gibi pek çok önemli hastalığa neden olmaktadır.  Metabolik sendrom, insülin direnci, kan insülin yüksekliği, şişmanlık, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve koroner damarlarda tıkanıklık gibi çok ciddi problemlerle birlikte seyreder.

Aynı zamanda insülin direnci genç kadınlarda polikistik over sendromu gibi sağlık sorunlarına da neden olabilir. İnsülin direncinin kiloyla ilişkisi ise tam bir kısır döngü olarak tanımlanmaktadır. “Yağlanma ve kilo artışı = İnsülin direnci = Yağlanma”.

Bu kısır döngüden kurtulmanın kolay bir yolu ise insülin direncinin tam donanımlı bir hastanede ölçtürülmesi ve uzmanlarca kontrol altına alınmasıdır. Ülkemizde insülin direncinin neden olduğu metabolik sendrom ile ilgili  “Metsar” adı altında bir çalışma yapılmıştır.

4 bin kişinin üstünde bir grup üzerinde yapılan araştırma sonucunda ülkemizde metabolik sendrom oranının %33 olduğu saptanmıştır. Bu çalışma sonucunda asıl önemli olan metabolik sendrom hastalığı olanların birçoğunun hastalığının farkında olmamasıdır.

Bu çalışmadaki ilginç verilerden bazıları ise şöyle;

  • Türk toplumu %31.3 oranında sigara kullanmaktadır.
  • Toplumdaki 20 yaş üstü kişilerin %27.6 kadarının şekeri yüksek fakat maalesef bu kişiler bunun farkında değil. Bu kişiler diyabet riski altındalar ve bunların insülin direnci tedavisi almaları gereklidir.
  • Türk kadınlarının %54.8 kadarı şişman ve bu nedenle kalp krizi ve diyabet açısından risk altındadır.

Bu sonuçlar insülin direncinin ne derece önemli ve ilerleyici bir hastalık olduğunu göstermektedir. Ülkemizde insülin direnci ve buna bağlı olarak; şişmanlık, diyabet ve kalp krizleri gün geçtikçe artacaktır. Bize düşen görev iş işten geçmeden kontrollerimizi yaptırıp önlemleri önceden almaktır.

İnsülin Direnci Testi

Kişi insülin direncinin olup olmadığını günlük rutinini sorgulayarak da anlayabilir. Buna göre bireyin kendinize sorması gereken sorular şunlar;

  • Abur cubur diye adlandırılan; çerez, cips, patlamış mısır besinleri tüketiyor muyum?
  • Tansiyonum 140-90 üzerine çıkıyor mu?
  • Düzenli spor veya egzersize rağmen kilo vermemde problem oluyor mu?
  • Bel kalınlığım fazla mı? (Bel çevresinde yağ birikimi var mı?)
  • Ailemde; diyabet veya kalp hastası, tansiyon yüksekliği, polikistik over hastası ve şişman birey var mı?
  • Yemek sonra konsantrasyon güçlüğü, dengesizlik ve baş ağrısı yaşıyor uyum?
  • Kolesterol yüksekliğim var mı?
  • Ani olarak şeker ve hamur işi yeme ihtiyacım oluyor mu?
  • Her yemekten sonra yorgunluk ve uyku hali hissediyor muyum?
  • Açlık kan şekerimde yükseklik tespit edildi mi?
  • Haftada 2 kereden az mı egzersiz yapıyorum?

Test Sonuçları

Yukarıdaki sorulara verilen EVET yanıtlarının sayısına göre kişideki insülin direnci riski konusunda değerlendirme yapılmaktadır.


İnsülin Direnci Tedavisi

İnsülin direnci tedavisinde öncelikli adım, yaşam tarzı değişiklikleridir. Tıbbi beslenme tedavisi, egzersiz ve hareketin artırılması, uyku düzeninin sağlanması ve sürdürülebilir olması önemlidir. İnsülin direnci tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi; bireyin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivite ve yaşam şekline göre kişiye özgün olarak belirlenir.

  • İnsülin direnci diyeti tüm besin ögelerini yeterli ve dengeli bir şekilde içermelidir.
  • Kısa dönem şok programlar uygulanmamalıdır.
  • Vücut ağırlığının 6 ayda yaklaşık %5-10’unun azaltılması hedeflenmelidir. Bireyin günlük mevcut kalori alımı hesaplanmalı ve ortalama 400-600 kcal azaltılmalıdır.
  • Haftalık 0.5-1kg ağırlık kaybı hedeflenmelidir.
  • Sürdürülebilir, uygulanabilir ve lezzetli bir program hazırlanmalıdır.
  • Dengeli beslenme programı 4-6 öğünden oluşmalıdır. Sık aralıklarla beslenme bir sonraki öğünde fazla yemeyi önler.
  • Günlük protein alımı toplam kalorinin %20-35’ini oluşturmalıdır. Proteinin yeterli miktarda alınması tokluk hissi ve yağsız vücut kitlesini koruması açısından önemlidir.
  • Günlük kalorinin %25-35’i de yağlardan alınmalıdır.
  • Yağda eriyen vitaminlerin emilimi( A, D, E, K) olumsuz etkilenebileceğinden yağ oranı çok azaltılmamalıdır.
  • Günlük kalorinin %50-65’i de karbonhidratlardan alınmalıdır.
  • Basit karbonhidratlar yerine(şeker gibi), kompleks karbonhidratlar (tam tahıl ürünleri, baklagiller) tercih edilmelidir.

Yaşam tarzı değişikliğini uygulayamayan veya yarar görmeyen hastalara bazı ilaçlarla tedavi önerilebilir. İştah ve hafif kilo kaybı etkisi gösterir. Metformin özellikle HbA1c % 5.7-6.4 arasındaki açlık ve/veya tokluk kan şekeri normal sınırın üzerinde olan, gebelik diyabeti öyküsü bulunan, vücut kitle indeksi 35’ten büyük hastalarda diyabet gelişme riskini %30 azaltmaktadır.

İnsülin direnci tedavisinde öncelikle bir kan testi yapılarak direnç seviyesi ölçülür. Direncin yüksek olduğu kişilerde 2-3 ay ya da en fazla 6 aylık tedavilerle seviye normale döndürülebilir.

İnsülin direnci seviyesi normale döndüğünde de kilo vermenin önündeki engeller kalkmış olur. Dolayısıyla hastaların hızla iştahları kesilir ve kilo verir.

Buna ek olarak da kalp hastalığı, kanser tiplerine yatkınlık ve şeker hastalığı da önlenmiş olur.

İnsülin direnci tedavisinde ilaçların da rolü büyüktür. Sağlıklı bir beslenme ve egzersiz programı ile birlikte gerekli ilaçlar kullanıldığı zaman kişi kilo vermeye başlar.

İnsülin direncini önleyen ilaçlar şeker tedavisinde de kullanılan ilaçlardır ve 2-3 ay içinde insülin direnci kontrol altına alınıp, seviyesi tamamen normale getirildikten sonra ilaç tedavisi sonlandırılır.

Böylece kilo alımı, aşırı yağlanma, damar yağlanmaları, ateroskleroz yani damar sertliği, kalp damar hastalığı riskleri, karaciğer yağlanması riski, özellikle risk altındaki insanlardaki diyabet hastalığına doğru gidişat tamamen engellenmiş olur.

Özellikle şeker hastalığı riski taşıyan hastalarda insülin direnci tespit edilip, doğru tedavi uygulandığında hastalık hiç başlamadan önlenmiş olur. Bu nedenle insülin direnci zamanında tedavi edildiğinde şeker hastalığı riskini ortadan kaldırmak mümkündür.

İnsülin direnci tedavisinde bir başka yaklaşım da insülin fazlalığının sadece dışarıdan insülin verilmesi ile değil Tip 2 diyabetik hastaların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ile de teşvik edilmesidir. Bu nedenle tedavi tümüyle ele alınmalıdır.

İnsülin direnci tedavisi doğru ve yeterli beslenme planı, kişinin günlük yaşamı ile uyumlu hale getirilmelidir. Aksi takdirde tedavinin tümüyle kontrolsüz gitmesine neden olabilir.

Mümkün olduğu kadar öğünlerde rafine karbonhidrat kısıtlanmalı, yeterli kalori alımı kilo kontrolü hedeflenerek sağlanmalıdır. Beslenmenin şekli ve gıdaların hazırlanması da çok önemlidir.

Yemekler yavaş, çok çiğnenerek, doyma hedeflenmeden yenilmelidir.

İnsülin direnci ve diyabet tedavisinde egzersiz ve beslenme ile ilaç tedavisinin zamanlaması oldukça önemlidir. Her hastanın bir sporcu gibi davranmasını beklemek ve onu bu konuda zorlamak doğru değildir. Yeterli düzeyde egzersizi en uygun dönemde yapmaya teşvik etmek gerekir.

Komplikasyonlar mutlaka değerlendirildikten sonra egzersiz planlaması yapılmalıdır. Yemeklerden sonraki ilk 30-60 dakika içinde oturma ve çay içme alışkanlığından vazgeçilmelidir.  Bu dönemlerde 10-15 dakikalık yürüyüşler ya da sofra toplama gibi hareketler yapılması daha doğrudur.

Hiç vakit kaybetmeden online hastane randevusu alabilir ve insülin direncinizin olup olmadığını kontrol ettirebilirsiniz. 

Güncellenme Tarihi: 22 Kasım 2018Yayınlanma Tarihi: 22 Aralık 2016

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/insulin-direnci-nedir/

Kayma Ölçeği İnsülin Tedavisi

İnsülin Tedavisi
Kayma Ölçeği İnsülin Tedavisi İnsülin Tedavisi

Tip 1 diyabetli ve bazılarında tip 2 diyabetli insanlar günde birkaç insülin enjeksiyonu yapmalıdır. İnsülin kan şekerini normal aralıkta tutar ve yüksek kan şekeri seviyelerini engeller. Bu, komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilir. Almanız gereken insülin miktarı birkaç farklı şekilde belirlenebilir:

Sabit-Doz İnsülin

Bu yöntemde belirli miktarda karbonhidrat için belli miktarda insülin kullanırsınız. Örneğin, kahvaltı karbonhidrat insülin oranınız 10: 1 ise ve 30 gram karbonhidrat yerseniz, yemekten önce kahvaltıdan önce 3 ünite alırsınız.

Bu yöntem aynı zamanda, yemek öncesi kan şekerinizi açıklayan bir “düzeltme faktörü” içerir. Örneğin, kan şekerinin yemeklerden önce 150 mg / dL'nin altında olmasını istiyorsanız, ancak 170'de olduğunu varsayalım.

Bittiğiniz her 50 için 1 ünite insülin almanız söylendiğinde, 1 ek ücret alırsınız yemekten önce insülin birimi.

Bu çok fazla uygulama ve bilgi gerektirse de, bu yöntemi idare edebilen insanlar yemek sonrası kan şekeri düzeylerini daha iyi kontrol altında tutabilir.

Kayma Ölçeği İnsülin Tedavisi (SSI)

Kayma ölçekli yöntemde doz, yemekten hemen önce kan şekeri seviyenizi esas alır. Kan şekeriniz ne kadar yüksekse, o kadar çok insülini alırsınız. SSI tedavisi 1930'lu yıllardan beri var. Hastanelerde ve diğer sağlık kuruluşlarında sıklıkla kullanılır çünkü tıbbi personelin kullanımı kolay ve kullanışlıdır.

SSI, son yıllarda kan şekerini pek iyi kontrol etmediği için tartışmalı olmuştur.

Nasıl Çalışır Sürgülü Ölçekli İnsülin Tedavisi Çalışır

Birçok kayan ölçekli insülin terapi rejiminde, kan şekeri bir gofret sayıcı kullanılarak alınır. Bu günde yaklaşık dört kez yapılır (her beş ila altı saatte, yemeklerden önce ve yatmadan önce). Öğün vakti için aldığınız insülin miktarı kan şekeri ölçümünüze dayanmaktadır. Çoğu durumda hızlı etkili insülin kullanılır.

Kayganlık Ölçeği İnsülin Terapisi ile İlgili Sorunlar

Amerikan Aile Hekim- tesi'ndeki bir makale, kayan ölçekli insülin üzerine yapılan araştırmaların yaklaşık 40 yılık değerine bakıyordu.Çoğu hastane hastasına bu yöntemi verdiği halde, herhangi bir çalışmanın kan şekerinin kontrolünde SSİ'nin etkin olduğunu açıkça göstermediğini bulmuştur. Bunun yerine SSI genellikle bir rollercoaster efektine yol açar.

Ayrıca SSI, yüksek kan şekerini düşürmede çok etkili değildir. Bazen kan şekerinin çok düşük olmasına neden olabilir. Bu, araştırmalara göre, bu yöntemle verilen kişilerin genellikle sabit insülin dozları verilenden daha uzun süre hastanede kalmaları gerektiğini bulmuş olabilir.

Kişiselleştirme Yok

Kaydıran ölçekli insülin terapisi, kan şekeri ve insülin ihtiyaçlarınızı etkileyebilecek kişisel faktörleri dikkate almaz. Kişisel faktörler arasında şunlar bulunur:

Diet:

  • Ne yediğiniz insülin ihtiyacınızı etkileyebilir. Örneğin, karbonhidrattan yüksek bir yemek yerseniz, düşük karbonhidratlı bir yemek yerseniz daha yüksek bir insülin dozu gerekir. Ağırlık faktörü:
  • Daha ağırlıklı bir kişi daha fazla insüline ihtiyaç duyabilir. Eğer 120 kiloluk bir kişi ve 180 kiloluk bir kişinin her biri aynı dozu alırsa, 180 kilo ağırlığındaki kişi kan şekerini düşürecek kadar insülin almayabilir. İnsülin geçmişi:
  • Doz geçmişte ne kadar insülin ihtiyacınız olduğunu göstermez. Ayrıca insülin etkilerine karşı ne kadar hassas olduğunuzu düşünmüyor. Dozlar Geçerli İnsülin İhtiyaçlarını Yansıtır

Amerikan Tıbbi Direktörler Derneği ve Amerikan Geriyatri Derneği de dahil olmak üzere birçok organizasyon, hastanelerin, huzurevlerinin ve diğer sağlık kuruluşlarının sürat ölçekli insülin tedavisi kullanmasını önermez. Bunun yerine, bazal insülin kullanmanızı önerirler, gerekirse öğün insülini ilave edilir. Bazal insülin, insülin düzeylerini gün boyunca sabit tutmaya yardımcı olan uzun etkili insülin enjeksiyonlarını içerir. Bunun üzerine, yemekten sonra kan şekeri seviyelerini düzenleyen hızlı etkili öğün insülini ve düzeltme dozları da eklendi. Hastaneler ve diğer sağlık tesisleri bu önerileri dinliyor gibi görünüyor. Bugün, SSI terapisini eskisinden daha az kullanıyorlar.

Bazı uzmanlar, kaymalı ölçekli insülin tedavisinin tamamen durdurulması gerektiğini söylüyor. Ancak Amerikan Diyabet Derneği'nden bir rapor, daha fazla araştırmanın yapılması gerektiğini söyledi. Raporda, doktorlar nihai kararı vermeden önce kayan ölçekli insülin ile diğer insülin rejimlerini karşılaştıran daha fazla çalışma çağrısı yapıyor.

Hastaneye veya başka bir sağlık kuruluşuna kabul edilirseniz muhtemelen sürmeli ölçekli insülin tedavisi ile karşılaşacaksınız. Orada olduğunuz sırada insülin alımınızın nasıl planlanacağını ve hangi seçeneklerin mevcut olduğunu doktorunuza sorun.

Источник: https://tr.oldmedic.com/sliding-scale-insulin-therapy-48072

İnsülin Direnci Nedir? Belirtileri Nelerdir? Evde Bitkisel Tedavisi

İnsülin Tedavisi

Yemek yemeyi seven pek çok kişinin çıkmaza düştüğü bir konu vardır: Doymak ya da doymamak… Ne kadar çok yeseniz de doyduğunuzu hissetmediğiniz anlar muhakkak oluyordur.

Bu gibi durumlarda diyetisyene danıştığınızda, size insülin direncinizin işleyişinde bir problem olduğunu söyleyecektir.

Hatta insülin direnci değerleri normal seviyeye gelsin diye size bir diyet uygulayacak ve gerekirse insülin direnci ilaçları ile direnç kırılacaktır. Peki nedir bu “insülin direnci?”

Kilo vermek isteyip bir türlü veremeyenlerin, diyet listesine bir türlü sadık kalamayanların ve diyet sohbetlerinde insülin direnci adının geçmesine rağmen ne olduğunu merak edenlerin derdine derman oluyoruz. İnsülin direnci ve ötesi işte sizlerle…

İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin vücutta pankreastan salgılanan şeker metabolizmasını düzenlemekle görevli bir hormondur. İnsülin direnci ise şekeri kontrol eden insülinin, etkisini gösterirken yaşadığı zorluktur. İnsülin hormonu etkisini göstermediği durumlarda, diyabet ve metabolik rahatsızlıklar oluşmaktadır.

Sağlıklı bir bireyin vücut şekeri, bir ünite insülin ile kontrol altında kalabilir. Fakat insülin direnci yaşayan kişilerde bu miktar; 2 veya 3 ünite arasında değişir. İnsülin direnci genetik faktörlerden kaynaklandığı gibi yaşam şeklinden dolayı da yaşanmaktadır. En iyi örneği hareketsiz yaşama sahip olan hastalarda görülür.

Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam ve bilinçsiz tüketim insülin direncine davet çıkarmaktadır. İnsülin direnci son zamanlarda hazır gıda ve sağlıksız beslenme sonucunda tüm dünya insanlarında görülebilen bir rahatsızlıktır. Erken fark edilirse ilaçlar ve sağlıklı beslenme ile direnç kırılabilir. Fakat tedaviye geç kalındığı durumlarda obez toplum oluşmaktadır.

Kadın ve erkeklerde özellikle de aşırı kilolu kişilerde, insülin direnci görülme ihtimali daha yüksektir. Kandaki şeker oranı arttıkça insülin seviyesi de artar. Bu durum bu şekilde devam ettikçe, vücutta insülin direnci hastalığı yaşanır.

Türk toplumunda yanlış beslenmeden dolayı yaklaşık %27’lik bir kesim insülin direnci tehsi altındadır. Bu kişilerin 20 yaş üstü olduğu da araştırmalar sonucunda yer almaktadır. Hazır gıdalarla beslenme devam ettiği sürece bu oran gittikçe artabilir. Ayrıca insülin direnci diyabet ve kalp krizi gibi hastalıkların da habercisidir.

İnsülin Direnci Belirtileri, Nasıl Anlaşılır?

Kendinizde insülin direnci var mı diye merak ettiğiniz anda, insülin direnci belirtileri listesini bir gözden geçirin en iyisi. Bir iki belirti bile ihmale gelmeyecek kadar hayati önem taşır.

  • Şeker içeren besinlerden ve ağır yemeklerden sonra oluşan halsizlik ve uyku hissi en belirgin özelliğidir.
  • Yemek yemenize rağmen titreme, açlık, yorgunluk ve stres oluşması.
  • Günün herhangi bir diliminde midede oluşan açlık hissi.
  • Tatlı krizleri ve sıkça tatlı yeme isteği.
  • Kısa süre içinde alınan kontrolsüz kilolar.
  • Özellikle de bel çevresinde görülen yağlanma ve genişleme.
  • Boyun, kasık ve koltuk altı bölgelerinde esmerleşme.
  • Karaciğer yağlanması.
  • Regl düzensizliği ve stres en belirgin özelliklerindendir.

Eğer bu belirtiler sizde görülmeye başladı ise; derhal doktor kapısını çalmalısınız!

İnsülin Direnci Diyeti, Beslenme Şekli Nasıl Olmalı?

İnsülin direnci beslenme şeklinin sağlıksız olduğu durumlarda ortaya çıktığı için, bu durumu ortadan kaldırmak adına yine beslenme şekliyle oynamak zorundasınız.

Bu defa zararlı ve sağlıksız besinleri hayatınızdan çıkarıp sebze ve meyve ağırlıklı beslenmelisiniz. Ayrıca beslenmeye ek olarak bol sıvı tüketimi, düzenli kahvaltı ve ara öğünler ile direnci kırabilirsiniz.

Bu demek oluyor ki; sizi sağlıklı besinlerle süslenmiş bir diyet bekliyor!

Yapılacak diyetler şok diyet olmamalıdır. Kısa süre içinde birden kilo vermektense; kilo verme süreci uzun bir döneme yayılmalıdır. Haftalık 500 gram veya 1000 gram kilo kaybı ideal ve sağlıklı bir rakamdır. Şeker ağırlıklı besinler yerine tam tahıllı ve bakliyat ağırlıklı beslenilmelidir. Bu şekilde uygulanan insülin direnci diyeti, sağlıklı bir yaşama ulaşmada büyük rol oynar.

İnsülin direnci olanlar için diyet listesi pek çok diyetisyen tarafından, danışanlarına tavsiye edilmektedir. İnsülin Direnci diyeti Ayça Kaya ve Canan Karatay tarafından da gündeme getirilmiştir.

Canan Karatay’ın kaleminden çıkan insülin direnci diyeti listesi şöyle olacaktır:

  • Sabah: 2 adet büyük boy ceviz, bolca yeşillik, 10 adet zeytin, 1 dilim tuzsuz peynir.
  • Öğle yemeği: 8 kaşık sebze yemeği, bol yeşillik ile yapılmış salata, 1 kase yoğurt.
  • Akşam: 1 porsiyon balık, köfte. Kırmızı et veya tavuk etinden sadece biri. Bol limonlu bir salata.
  • Ara öğünlerde ise: Şekersiz bitki çayları.

İnsülin Direnci Testi Nasıl Yapılır? Değerleri Kaç Olmalı?

Vücudunuzdaki insülin değerini ölçmek için insülin direnci testi yaptırmalısınız. Bunun için dahiliye doktoruna danışabilirsiniz. Aç karnına kan vermeniz sonucunda yapılır. Açlık kan şekeri ile açlık insülin düzeyleri çarpılır. 405’e bölünür. Sonucunda insülin düzeyi belirlenir. bu düzeye HOMA-IR adı verilir.

Kan testi sonucu 2.5 değeri üzerinde ise ciddi bir durum söz konusudur ve insülin direnci olduğu ifade edilir. 2.5 değerinin altında çıkan sonuçlar normal kabul edilir.

İnsülin Direnci Tedavisi: İnsülin Direnci Nasıl Kırılır?

İnsülin direncinin kırılması için öncelikle yaşam şeklinin değişmesi gereklidir. Yaşam şekli durağan olan kişiler ve sağlıksız beslenenler şu püf noktalarına kulak vermeli!

  • Fast food yemeklerden uzak durmalısın.
  • Yürüyüş yapmayı ihmal etmemelisin.
  • Tatlı kaçamaklarını sağlıklı şekilde yapmalısın. Meyve yemek ve tarçınlı süt içmek mesela!
  • Bolca su içmelisin.
  • Unlu gıdaları tam tahıllı gıdalar ile değiştirmelisin. Beyaz ekmek değil artık tam buğday ve kepek ekmeği seçmelisin.
  • Koç eşliğinde programlı şekilde spor yapmalısın. Hareket ederek direnci kırabilirsin.
  • Karbonhidrat alımını azaltıp düşük glisemik indekse sahip besinlerle beslenmelisin.
  • Gün içinde yeşil çay ve limonlu su içerek metabolizmanı canlandırabilirsin.
  • Zerdeçal, zencefil ve tarçını mutfağından eksik etmemelisin.
  • Bu maddelere uyduğunda, zaman içinde kilo verip insülin direncini kırabilirsin. Sağlıklı yaşam ile sağlıklı bir bedene sahip olman çok kolay!

İnsülin Direnci Bitkisel Tedavisi İbrahim Saraçoğlu Kür Tarifleri

  • Beyaz Lahana: Yaklaşık 7 adet beyaz lahana yaprağını haşlayın ve ılımaya bırakın. Sıcağı geçen lahanaları süzün ve suyunu ayırın. Yemeklerde önce veya sonra 1 bardak ılık şekilde lahana yaprağı suyunu tüketin. Ilık şekilde tüketildiğinde etkisini gösterecektir. 15 gün boyunca bu kürü uygulamalısınız. 3 gün ara verdikten sonra 5 gün devamlı içmelisiniz.

  • Yasemin Çiçeği: Gün içinde bir fincan yasemin çayı tüketerek açlık şeker oranını normal seviyeye getirebilirsiniz. Kahvaltıdan 30 dakika sonra tüketmek daha etkili olacaktır. İnsülin direnci bitkisel tedavisi için yasemin çayı oldukça etkilidir.

  • Melisa: Her sabah uyandığınızda kahvaltı için çayınız demlenene kadar melisa çayı içmelisiniz. Melisa çayı ile insülin direncini zamanla ortadan kaldırabilirsiniz.
  • Sinirli Ot: Sinirli ot adı verilen bitkiyi aktardan alıp çayını hazırlayabilirsiniz.

    Sinirli ot çayını akşam yemeklerinden 30 dakika sonra tüketmeniz durumunda insülin direncinizi kırmanız mümkün olacaktır.

11 Soruda Diyabet (Şeker Hastalığı) Uzman Doktor Cevaplıyor

Şeker Hastaları Ne Yemeli? Nasıl Beslenmeli?

Şeker Zararları Nelerdir? Şekerin 23 Zararlı Etkisi

Şeker Hastalığı Belirtileri, Nedenleri, Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Источник: https://www.nefisyemektarifleri.com/blog/insulin-direnci-nedir-belirtileri-nelerdir-diyeti-bitkisel-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть