İşitme Kayıpları Engellenebilir

içerik

İşitme kaybı dereceleri, nedenleri ve tedavisi

İşitme Kayıpları Engellenebilir

Dış kulak: 1- Aurikula. 2- Dış kulak yolu (DKY); posteriorda 25mm, anteriorda 30mm, 1/3 dış kısmı kıkırdaktan oluşur, 2/3 iç kısmı kemikten oluşur, DKY’un kemik bölümünü kaplayan cilt sebase glandlar ve kıllar içerir, serumen içerir.

Orta kulak: 1- Timpanik membran; kutanöz, fibröz mukozal bileşenleri vardır. 2- Kavum timpani. 3- Kemikçikler; malleus, inkus, stapes.

 4- Tuba östaki; yaklaşık 35-40mm, 1/3 dış kısmı kemikten oluşur, 2/3 iç kısmı kıkırdaktan oluşur, istirahat halinde kapalı olup yutkunma ve esneme esnasında açılır, orta kulak basıncının dış çevre basıncına eşitlenmesini sağlar.

 5- Antrum ve mastoid hücreler; temporal kemik içerisindeki üzeri mukoperiostla kaplı havalı hücrelerdir, en büyüğü antrum, tüm hücreler antrum aracılığıyla orta kulak kavitesine açılır.

İç kulak: 1- Vestibüler sistem; utrikulus, sakkulus, lateral semisirküler kanallar. 2- Kohlea.

İşitme; akustik enerjinin kulak oluşumları ve işitme siniri vasıtasıyla beyne iletilmesi, burada sentez edilmesi ve algılanmasıdır.

İşitme şekilleri: 1- Hava yolu iletimi (air conduction): ses dalgalarının kulak zarını titreştirmesi ve bu titreşimin orta kulaktan kemikçik zinciri vasıtası ile iletilerek kokleadaki nöro epitial hücreleri uyarması üzerine kurulmuştur. 2- Kemik yolu iletim (bone conduction): kemik yolu ile olan iletimde ses enerjisinin doğrudan kafatası kemiklerini titreştirmesi ve bu titreşimin kokleayı doğrudan uyarması söz konusudur.

Sesin, işitme merkezine iletimini engelleyen her türlü problem işitme kaybına yol açar. İşitme kayıpları genel olarak 3′e ayrılır; iletim tipi işitme kaybı, sensörinöral işitme kaybı, mikst tip işitme kaybı.

İletim tipi işitme kaybı

Dış kulak ve orta kulak patolojileri sesin kokleaya ulaşmasına engel olarak iletim tipi işitme kaybına neden olabilirler.

Dış kulakla ilgili problemler

Aural atrezi, DKY atrezisi, DKY eksositozu, buşon, DKY’nun yabancı cisimle obliterayonu, ekzternal otit. Neoplazmlar; hemangioma, lenfanjiom, skuamöz hücreli karsinom, bazal hücreli karsinom. Travma; auriküler hematom, DKY laserasyonu, yanık.

Enfeksiyöz ve enflamatuar nedenler: büllöz miringit, akut otitis media, kronik otitis media, seröz otitis media, herpes zoster otikus, kolesteatoma, timpanoskleroz, miringoskleroz.

Travma: barotravma, temporal kemik fraktürü, travmatik kulak zarı perforasyonu, hemotimpanium, kemikçik zincirde kopukluk.
Neoplazmlar:
 glomus tympanicum, glomus jugulare.

Konjenital ve herediter patolojiler: renal genital orta kulak anomalisi, otoskleroz.

Sensörinöral işitme kayıpları

İç kulak, kohlear sinir, kohlear nükleus, kortikal işitme merkezi patolojilerinde görülür.

Sensörinöral işitme kaybı nedenleri

Herediter hastalıklar ve gelişimsel anomaliler: Nonsendromik herditer işime kayıpları; otozomal dominant, otozomal resesif ve X bağlı. sendromik herediter işitme kayıpları; waardenburg sendromu, alport sendromu, usher senromu, hunter sendromu, hurler sendromu, kartagener sendromu.

İç kulak anomalileri: scheibe displazisi (kohleosakküler displazi), mondini displazisi, michel aplazisi, alexander aplazisi.
Enfeksiyöz hastalıklar: labirentit, otitits media, konjenital sfiliz, toxoplazma enfeksiyonları.

Viral enfeksiyonlar; herpes zoster, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, sitomegalovirüs, suçiçeği, influenza ve parainfluenza virüsü, varisella zoster, adenovirüs, AİDS.

Ototoksik ilaçlar: aminoglikozidler, makrolid antibiyotikler (eritromisin), loop diüretikler, salisilatlar (aspirin ve diğer salisilatlar), NSAİ (naproksen, ketorolak, piroksikam), vankomisin, sisplatinium, nitrojen mustard, vinkristin ve vinblastin, ototopikal ajanlar.

Diğer işitme kaybı nedenleri

Renal hastalıklar; alport sendromu, KBY. Kafa travması; temporal kemik fraktürü ya da labirent yaralanması. Akustik travma, perilenf fistülü. Nörolojik hastalıklar; MS, benign intrakraniyal hipertansiyon, vasküler ve hematolojik hastalıklar (migren), orak hücreli anemiler.

İmmün hastalıklar; cogan sendromu, PAN, vegener granülomatozis. Kemik hastalıklar; otoskleoz, paget hastalığı. Neoplazmlar; akustik nörinom, vestibüler schwannom, pentoserebeller köşe tümörleri. Etyolojisi bilinmeyen hastalıklar; presbiakuzi, menier sendromu, ani işitme kaybı.

İletim ve sensörinöral işitme kaybına neden olan patolojilerin aynı kulakta bir arada bulunması sonucunda ortaya çıkan işitme kaybıdır. Nedenleri; kronik süpüratif otitis media, kohlear otoskleroz.

İşitme kaybı tanısı

Anamnez: süresi önemlidir. Gelişme biçimi; ani veya zaman içinde ilerleme göstermesi. Seyri; dalgalı, sürekli. Tarafı; tek yada bilateral olması.

Eşlik eden diğer semptomlar; vertigo, tinnitus, otalji, kulak akıntısı, kulakta dolgunluk hissi, enfeksiyon semptomları.

Fizik muayene: aurikulanın inspeksiyonu ve palpasyonu, otoskopik muayene, otomikroskopik muayene, diapozon testleri (weber, rinne) yapılır.

Weber testi

Kranium kemikleri üzerine diapozon yerleştirilerek, kemik yolu iletiminin incelenmesi yöntemidir. Diapozon titreştirildikten sonra; başta orta hatta-genellikle glabella üzerine konur. Bu amaçla, diapozon vertex, çene veya dişler üzerine de konulabilir.

Sonuçlar diapozon titreşiminin işitildiği yöne doğru ‘Weber ortada, sağa veya sola lateralize’ şeklinde belirtilir.
Weber işitme kayıplarına göre sonuçlar: Normal işitmede; orta hatta duyulur. İletim tipi işitme kaybında; kayıp olan tarafta duyulur.

Sensoneurial işitme kaybında; sağlam olan tarafta duyulur.

Rinne testi

Her iki kulakta ayrı ayrı olmak üzere kemik yolu ve hava yolu iletiminin karşılaştırılması esasına dayanır.
Nasıl yapılır: titreşmekte olan diapozon mastoid çıkıntısına konur. Bu şekilde kemik yolu ile olan iletim ölçülür. Hastaya; titreşimi hissetmediği zaman, bunu bildirmesi istenir.

Mastoid çıkıntı üzerinde titreşim hissedilmediği anda, diapozon dış kulak yolunun 1 cm kadar önüne konur. Bu esnada hava yolu ile iletim ölçülmektedir. Hastanın diapozon sesini hava yolu ve kemik yolu ile kaç saniye süre ile işittiği takip edilir.

Normal işiten bir kulakta hava yolu ile olan iletim, kemik yolu ile olan iletimin ortalama iki katıdır. Buna göre; normal işitmeye sahip olan bir kişinin, dış kulak yolundan diapozon sesini, mastoid üzerinde duyduğu süre kadar duyması gerekir. Buna rinne pozitif denir.

İletim tipi işitme kaybı: iletim tipi işitme kayıplarında diapozon sesi dış kulak yolu üzerinde iken duyulamaz veya işitme süresi azalmış olur. Buna rinne negatif denir.

Sensörinöral tip işitme kaybı: sensörünoral kayıplarda hem hava yolu hem de kemik yolu ile olan işitme azaldığından Rinne testinde hava yolu/kemik yolu oranı bozulmamıştır – rinne pozitiftir ancak işitme süresi kısalmıştır. Bu duruma patolojik rinne pozitif denir.

Saf ton sesler vererek; işitme eşiğini saptamaya yarayan subjektif bir yöntemdir. Elde edilen eğriye odyogram denir. Odyogramlar hava yolu ve kemik yolu ayrı ayrı ölçülerek elde edilir.

Oto akustik emüsyon: Dış tüylü hücrelerdeki elektriksel aktiviteyi ölçerek kohleanın değerlendirilmesini sağlar.

BAEP: İşitme sinirinin başlangıcından ponsun en üst bölümüne kadar olan anatomik bölgede, işitme yollarındaki elektriksel akımın senkronize aktivitesini kaydedebilen elektrofizyolojik bir test yöntemidir.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/isitme-kaybi-dereceleri-nedenleri-ve-tedavisi/

İşitme Kayıpları

İşitme Kayıpları Engellenebilir

Kulak, dış, orta ve iç olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Her bölümün işitmede önemli rolü vardır.

Dış kulak; kulak kepçesi ve dış kulak yolundan oluşur. Bu yapılar sesi yakalayarak kulak zarına yönlendirirler.

Orta kulak; dış ve iç kulak arasında yer alır. Kulak zarı ve üç küçük işitme kemikçiği (örs, çekiç, üzengi) orta kulakta bulunur. Bu yapılar ses dalgalarını güçlendirerek iç kulaksıvılarına iletme görevi yaparlar.

İç kulak; iç kulak sıvısı içinde mikroskobik işitme ve denge sistemi hücreleri ve sinir uçlarını içerir. Orta kulaktaki üzengi kemiğinin titremesi ile iç kulağa iletilen ses dalgaları buradaki sinir uçlarını etkileyerek beyinde ses olarak algılanan elektrik uyarılarının oluşmasını sağlar.

İşitme Kaybı Çeşitleri

Dış ve orta kulak yapıları sesi iletirken iç kulak yapıları sesi algılar. Dış ve orta kulak hastalıklarında iletim tipi işitme kaybı oluşurken iç kulak hastalıklarında sinir tipi (sensöri-nöral) işitme kaybı oluşur. Orta ve iç kulağın beraber etkilenmesi mikst tip işitme kaybına neden olur.

İşitme desibel (dB) birimi ile ölçülür. 0-20 dB arasındaki işitme seviyeleri normal olarak değerlendirilmektedir. Desibel cinsinden işitme kaybının yüzdesel olarak ifadesi yaklaşık su şekildedir.

  • 20-25 dB – %0
  • 30 – dB – %8
  • 35 – dB –
  • 45 – dB – %30
  • 55 – dB – %45
  • 65 – dB – %60
  • 75 – dB – %75
  • 85 – dB – %90

İşitmeyi ayırt etme skoru, tek heceli kelimeleri doğru anlama oranını verir. Normal değeri ideal şartlarda %96-0 olmalıdır. Gürültüde bu değer azalır.

İletim Tipi Kayıp

Dış kulak yolunu tıkayan etkenler, kulak zarında delinme, orta kulak enfeksiyonları ve orta kulak kemikçiklerinin hastalıkları nedeni ile oluşur. Genellikle düzeltilebilir kayıplardır.

Hasta kulağını tıkalı ya da dolu hisseder. Kendi sesini yüksek duyduğu için genellikle alçak sesle konuşur. İletim tipi işitme kaybı olan hastalar gürültülü ortamlarda daha iyi duyar.

Konuşulanı duymak için çiğneme hareketini durdurma ihtiyacı olabilir. Bu tip kayıplarda telefonla konuşma genellikle çok etkilenmez.

 İletim tipi kaybı olan hastalar sağır olmazlar, ameliyat ya da uygun işitme cihazı ile işitmeleri hemen her zaman sağlanabilir.

Sinir Tipi (Sensöri-Nöral) Kayıp

İç kulak kan dolaşımının bozulması, sıvı basıncının artması ya da sinir iletiminin bozulması sonucunda oluşur. En sık sebebi yaslanmaya bağlı sinir uçlarında oluşan bozulmadır. Geri dönüşü olmayan bir kayıp olmasına karsın nadiren sağırlıkla sonuçlanır.

Bu tip kaybı olan hastalar genellikle konuşulanları duyarlar ancak anlamakta zorluk çekerler. Ses şiddetinin artması genellikle fazla fayda göstermez.

 Sessiz ortamlarda daha rahat duyarlar ve genellikle telefonla konuşurken zorlanırlar. Kayıp genellikle yüksek frekansta olduğundan daha düşük frekanslı olan erkek konuşmalarını daha iyi anlayabilirler.

Tiz tonlardaki kapı zili, telefon zili gibi sesleri duyamayabilirler..

Tek Kulakta İşitme Kaybı

Tek kulağında işitme kaybı olan hastalar sesin geliş yönünü algılayamazlar. Etkilenen kulak tarafından gelen sesleri, konuşmaları anlamak özellikle gürültülü ortamlarda zorlaşır. Kayıp iletim tipi ise genellikle cerrahi ile iyi bir işitme dengesi sağlanır. Sinir tipi kayıplarda bu denge işitme cihazları ile sağlanabilir.

İşitme Kaybı Tedavisi

Öncelikle tam bir kulak burun boğaz muayenesi ve işitme testi ile problemin nedeni ve cinsi ortaya konmalı ve tedavi buna göre planlanmalıdır.

Tedavi seçeneği iyileştirici, koruyucu, adaptasyon sağlayıcı, tıbbi, cerrahi ya da bunların kombinasyonu olabilir. İşitme rehabilitasyonunda dudak okuma, işitme eğitimi, konuşma eğitimi, işitme cihazı eğitimi yapılabilir. Seçilecek yöntem hastaya göre belirlenir.

Çevrenizde İşitme Kaybı Olan Bir Kişi Varsa

İşitme kaybı olan kişiler konuşmayı duymak, anlamak ve cevap verebilmek için durmalı, bakmalı ve dinlemelidirler. İletişim yeteneklerini etkileyen çok sayıda faktör bulunur.

Bu kişilerle daha iyi anlaşabilmek için işitme kaybı olan kişi sizi görene kadar konuşmaya başlamamak ve gerekirse dokunarak dikkatini çekmek gerekebilir. Konuşurken 1,5-2 metre mesafede durmak idealdir.

 Normal hızda konuşmak, arka plan gürültüsüne engel olmak ve kişiye konuşma konusu ile ilgili ek ipuçları sağlamak faydalı olacaktır.

Yapılmaması gereken başlıca hareketler, başka bir odadan ya da uzaktan konuşmak, yürüyerek uzaklaşırken konuşmak, doğrudan kulağına konuşmak, bağırmak, konuşurken ağzı kapatmak, anlaşılmayan konuyu ayni cümlelerle tekrarlamaktır.

Dudak okuma:  İşitme kayıplı kişilerin sıklıkla başvurduğu bir yöntemdir. Çoğu kişi bu yöntemi fark etmeden kullanmaya baslar ve yıllar içinde geliştirir. Bu alışkanlığı kazanan kişiler normal hareketlere alıştıklarından abartılı ağız hareketleri de konuşmanın anlaşılmasını güçleştirir.

Dikkat:  İşitme kayıplı kişilerin yakınları genellikle “canı isteyince duyuyor” cümlesini kullanırlar.

Ancak bu durum genellikle arka plan gürültüsünün olmadığı ortamda, uygun mesafeden ve düzgün konuşan bir kişi ile ideal şartlarda yapılan görüşmelerde söz konusu olur. Aksi koşullar genellikle anlaşmada başarısızlığa neden olur.

İşitme kayıplı kişiler konuşulanı anlamak için konuşma içindeki ip uçlarını yakalamaya yönelik büyük efor harcarlar. İşitebilmeleri için yüksek konsantrasyon gerekir.

Değişken ses:  Cihaz kullanan kişi için yüksek ses ya da bağırma ciddi şekilde rahatsız edici, ağrı verici olabilir. Konuşulanı anlamayan bir kişiye bağırmak fazla fayda etmeyeceği gibi cümle sonlarında ses şiddetini azaltmak ta anlaşılmayı zorlaştırır.

Telaffuz:  Konuşurken dikkatli olunmalı ancak kelimeler abartılmamalıdır. Dinleyici çok iyi konuşulsa bile tüm sesleri anlamayacaktır. Hatalı telaffuz bu anlamayı daha da güçleştirir.

Konuşma Hızı:  Hızlı konuşmanın anlaşılması çok zordur. Beyin her ses grubunu hızla algılamalı ve bir anlamla birleştirmelidir. Arada bazı seslerin duyulmaması anlamayı güçleştirir.

Konuşma İpuçları:  Konuşmayı anlama yeteneğinin bozulması işitme kayıplı kişi için en önemli problemdir.

Konuşmacı kelimelerin anlamının anlaşılmasına yardımcı olacak ipuçlarını ne kadar çok kullanırsa o kadar iyi anlaşılacaktır. Ayni anlama gelen farklı kelimelerin kullanılması yardımcı olur.

Ayni anlama gelen kelimeler varsa biri ya da birkaçının duyulmaması anlamayı fazla etkilemeyebilir.

İşitme kâtipli kişi ile konuşurken dikkatini çekmek, doğru telaffuz, yeterli ses şiddetinde ve hızında konuşmak ve en önemlisi sabırlı olmak gerekir.

Dudak Okuma

İşitme kayıplı kişinin konuşmacıyı daha iyi anlamak için geliştirdiği bir yetenektir. İşitme kaybı olmayan kişiler dahi daha iyi işitebilmek için görme duyusundan destek alırlar. Konuşmacının  yüz  ifadesini, mimiklerini ve dudak hareketlerini görmek anlamayı kolaylaştırır.

Yeterli mesafe, ışık olmaması ya da dudakların görünmemesi dudak okumayı engeller. Bıyık, sigara içilmesi, duman da okumayı güçleştirir.

Konuşmaya başlamadan önce  işitme kayıplı  kişinin dikkatini çekmekte fayda vardır. Pek çok ses dudakta benzer görünebilir, dudak okuyan konuşma konusuna göre hangi kelimenin kullanıldığını anlamaya çalışır.

 Ağız içinde oluşturulan “k, t, n, g, l” gibi seslerin dudaktan anlaşılması imkânsızdır bu nedenle dudak okuyan kişiler sıklıkla konuşmadaki boşlukları kendileri doldururlar bu nedenle konuşma konusunun doğru anlaşılması her kelimeyi tek tek anlamaktan daha önemli hale gelir.

Konuşma ritmindeki değişiklikler anlamalarına yardımcı olur. Cümleler arasında duraklama, kelimelerin üzerine bastırma işitme engelli kişinin anlamasında etki yapar.

İşitme kaybı olan kişiler konuşulan konuya hakim olabilmek için sürekli yüksek dikkat seviyesinde olmaya çalışırlar. Dudak okuma ya da işitme cihazı kullanmanın eğitimli kişiler tarafından öğretilmesi gerekir.    

İşitme Cihazları

Ortamdaki sesi alıp yükselterek kulağa aktaran cihazlardır. Başlıca kulak seviyesinde kullanılanlar ve gövdeye bağlı olanlar olmak üzere iki gruba ayrılırlar.

 Kulak seviyesindeki cihazlar kemik yolu ile iletim sağlayan cihazlar ve hava yolu ile iletim sağlayan cihazlar olarak iki tip olup hava yolu cihazlar kulak arkası, kulak içi ya da kulak kanalı içi olarak üç farklı tipte kullanılmaktadır.

 Vücut tipi cihazlar genel olarak ses şiddetini daha fazla artırma özelliğine sahip olup ileri derecedeki işitme kayıplarında tercih edilmektedir.

Her iki kulağa ayni anda uygulanan cihazlara bi-aural işitme cihazları denir. Her iki kulakta cihaz kullanmanın tek kulakta kullanıma göre başlıca avantajları:

·       Sesin her iki kulakta ayni şiddette duyulduğu dengeli işitme sağlamaları

·       Sesin geliş yönünü algılamayı sağlamaları

·       Gürültülü ortamda sesi anlama oranını artırmaları

·       Sesin şiddetini daha fazla artırma kapasitesidir.

İşitme kaybının tipi ve derecesi cihazdan görülen faydayı etkilemektedir. İşitme kaybı olan kişilerde işitme seviyesinde azalmanın yani sıra işitmeyi anlama kapasitesinde de azalma oluşur.

İletim tipi kaybı olan hastalarda işitmeyi anlama yeteneği azalmaz ve bu grup hastalar cihazdan azami fayda görürler.

Sinir tipi kaybı olan kişilerde anlama kapasitesi de azaldığı için sesler cihazla yükseltilerek duyurulsa bile işitileni anlamak her zaman mümkün olmayabilir.

İşitme Cihazı Kullanmanın Öğrenilmesi

Kaybın derecesi, cihazın özellikleri ve kişisel faktörler cihaza adaptasyonun başarısını ve süresini etkilemekle beraber bir program çerçevesinde aşamalı olarak çalışmanın belirgin faydası olmaktadır. İşitme cihazını ilk kez kullanmaya başlayan kişilerin belli aşamalar halinde cihaz kullanmaya başlaması önerilmektedir. Bunlar;

·       Cihaz önce evde kullanılmaya başlanmalıdır: Cihaz ortamdaki her türlü sesi yükselttiği için konuşmaya yoğunlaşmak zaman almaktadır. Bu uygulama arka plan gürültülere alışmayı sağlar.

·       Cihaz sadece rahat hissedildiği sürece kullanılmalı, rahatsızlık hissedildiğinde çıkartılmalıdır. Kullanma süresi yavaş yavaş artırılmalıdır.

·       Alışana kadar cihazı birkaç gün sadece bir kişi ile konuşurken kullanmak adaptasyonu hızlandırır.

·       Tüm kelimeleri duymaya ve anlamaya çalışmamak gerekir

·       Arka plan gürültülerin anlamayı etkilemesi normaldir. Gürültü ve konuşmayı birbirinden ayırt edebilmek zaman alacaktır.

·       Sesin geldiği yönü anlamaya yönelik pratik yapılmalıdır. Gözler kapalı olarak dururken bir başkasının farklı yerlerden konuşmasını takip ederek bu çalışma yapılır.

·       Yüksek sese tolerans artırılmalıdır. Bu çalışma TV ya da radyo dinlerken sesi artırarak yapılır, rahatsız edici seviyeye gelince ses azaltılır, sonra tekrar artırılır, zamanla tolerans artar.

·       Farklı sesleri ayırt etmek için çalışma yapılmalıdır. Sadece tek harfi değişik kelimeler listesi hazırlayıp (masa-kasa, isim-ilim vb) birisinden bunları ikili gruplar halinde yavaşça okuması istenir. Bu sırada dudak hareketleri de takip edilerek dikkatle dinledikten sonra kelimeler tek tek okunurken ayırt edilmeye çalışılır.

·       Birisi yüksek sesle okurken metinden takip etmek. Ara ara durup son okunan kelimenin kontrolü yapılmalıdır.

·       Halen cihazı sadece evde kullanırken yavaş yavaş aynı anda konuşulan kişilerin sayısı artırılmalıdır. Tüm görüşmeyi anlamak zordur. En çok konuşan kişi üzerinde yoğunlaşmak faydalı olur.

·       Cihazın kullanıldığı ortamları yavaş yavaş çeşitlendirmek gerekir. Market, sinema, topluluk içinde vb. giderek daha kalabalık ortamlar tercih edilebilir. Bu ortamlardan sakin ve az gürültülü olanlarından başlayarak tolerans zamanla artırılmalıdır.

·       Dudak okuma eğitimi alınmalıdır. Cihaz kullananlarda çok yardımcı bir destekleyici tekniktir.

Telefonda cihaz kullanımı pratik yapılarak geliştirilir. Bir yardımcının belli aralıklarla telefon ederek çalıştırması faydalı olur.

 

Источник: https://www.teomandal.com/isitme-kayiplari

İşitme engelliler Nedir? İşitme engelliler Ne demek? – Nedir.com

İşitme Kayıpları Engellenebilir

İnsan kulağının belirli sesleri, iletişimdeki sesleri(konuşmaları) algılama özelliği vardır. Kulağın duyma görevini yeterince yerine getirememe haline “İşitme kaybı” denir.

Odyogram kişinin işitebildiği ses miktarını ve iki kulaktaki işitme kaybını gösteren bir grafiktir. Grafiğin başında 125’ten 8000’e kadar sayılar yer alır. Bunlar frekans, yani farklı ses perdeleridir. Bireyin herhangi bir frekansta verilen sesi işitmemesi durumunda “işitme engeli” var demektir. İşitme engeli ve tiplerinin farklı dereceleri bulunmaktadır.

Duyma yetisini tamamen yada kısmen kaybetmiş kişilere “İşitme engelli” denir.

İşitme kaybı tipleri

1. İletim tipi işitme kayıpları

2. İletim tipi işitme kayıpları

3. Mixt tip işitme kaybı

İletim tipi işitme kayıpları

Orta kulağa bağlı herhangi bir sorun varsa oluşan işitme kaybı iletim tip işitme kaybıdır.

Mixt tip işitme kaybı

Hem iletim hem de sensörinöral olan işitme kaybı tipidir.

İşitme kaybı dereceleri

1. 0–25 dB; Normal İşitme Sınırlarında

2. 26–40 dB; Hafif İşitme Kaybı

3. 41–55 dB; Hafif – Orta İşitme Kaybı

4. 56–70 dB; Orta – İleri İşitme Kaybı

5. 71–90 dB; İleri İşitme Kaybı

6. 91- ve daha üzeri dB; Çok İleri İşitme Kaybı

İşitme engelinin nedenleri

İşitme engelinin nedenleri 3 durumda ortaya çıkabilirim bu durumlar şunlardır;

1. Doğum Öncesi Nedenler

2. Doğum Anı Nedenleri

3. Doğum Sonrası Nedenleri

İşitme engelinin doğum öncesi nedenleri

1. Hamilelik döneminde annenin geçirdiği enfeksiyon veya hastalık

2. Hamilelik döneminde annenin röntgen çektirmesi

3. Hamilelik döneminde annenin ototoksit ilaç ve alkol kullanımı

4. Hamilelik döneminde geçirilen kazalar

5. Kan uyuşmazlığı

6. Genetik faktörler

7. Akraba evliliği

İşitme engelinin doğum anı nedenleri

1. Doğum sırasında meydana gelen komplikasyonlar

2. Düşük doğum ağırlığı

3. Erken doğum

4. Bebekte kan değişimini gerektiren sarılık

5. Doğum sırasında baş, boyun ve kulakta görülen zedelenme

İşitme engelinin doğum sonrası nedenleri

1. Orta veya iç kulak yapılarında zedelenme

2. Çocukluk hastalıkları

3. 3 aydan fazla süren kronik orta kulak iltihabı

4. Yaralanmalar

Çocuklarda işitme kaybı yaratan risk faktörleri

1. Çocuğun ailesinde işitme engelli olması.

2. Annenin hamilelikte kızamıkçık olması.

3. Annenin hamilelikte ya da doğum sırasında geçirdiği enfeksiyonlar.

4. Hamilelikte zehirlenme ya da toksit ilaç kullanımı.

5. KBB' de formasyon bozukluğu, kulak kepçesi ya da kulak kanalına ilişkin anormallikler.

6. Bebeğin 1500 gr.'dan az doğmuş olması.

7. Yüksek düzeyde bilirubin seviyesinin olması.

8. Doğum sonrası sarılık nedeniyle kan değişimi.

9. Menenjit hastalığı geçirmesi.

10. Yeni doğanda toksit ilaç kullanımı.

11. Doğum sırasında ya da sonrasında ciddi solunum güçlüğü ya da solunum kaybı geçirmesi.

İşitme engelli çocuktan dil ve konuşma gelişimini etkileyen faktörler

1. İşitme kaybı derecesi

2. İşitme kaybının başladığı yaş

4. Başka bir özrün bulunup bulunmaması

5. İşitme kaybının tanımlandığı yaş

6. Çocuğun zihinsel/bilişsel durumu

7. Eğitiminin ve danışmanlık hizmetlerinin başladığı yaş

8. Sunulan eğitim ve destek hizmetlerinin niteliği ve niceliği

İşitme engelinin belirtileri

1. Konuşmalarda  ve diğer seslerde belirgin bozukluk

2. Söylenenleri anlamakta güçlük çekmek

3. Söylenenlerin birkaç kez tekrarlanmasını istemek

4. Televizyonun ve radyonun sesini fazla açmak

5. Toplu konuşmalardan çekilmek uzaklaşmak

6. Konuşurken sürekli yüze bakma arkadan seslenildiğinde duymakta zorluk çekme

7. Bebeklerde seslere tepkisiz olma

İşitme engelinin tedavi yöntemleri

1. İşitme kaybı olan bireylere uzmanlarca işitme cihazları önerilmektedir.

2. Geçici işitme kayıplarında uzman doktor kontrolünde ilaçlar kullanılmaktadır.

3. Bazı tür işitme kayıpların da koklear implant takılarak tedavi youna gidilir.

İşitme engellilerle ilgili hatırlatmalar

İşitme engelliler normal insanlarla aynı zeka seviyesine sahiptirler. İşitme engellileri zorlayan tek durum öğrenmede güçlük olmasıdır. Onlarında bizler gibi birer normal insan olduğunu unutmayalım.

Bazı işitme güçlüğü olan kişilerin duyması için yüksek sesle konuşmanız gerekebilir. İşitme engeli sözel dil edinimini etkiler.

İşitme kayıpları erken tanılanabilir ve teşhis edilebilirse, tıbbi önlemler ve eğitsel hizmetler sağlanabilir.

Dış bağlantılar

İşitme Engelliler Federasyonu

Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanlığı

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Источник: https://www.nedir.com/i%C5%9Fitme-engelliler

İşitme ve İşitme Kaybı

İşitme Kayıpları Engellenebilir

Günlük hayatlarımızda iyi şekilde işitebilmek önemlidir, ancak normal işiten insanların pek çoğunun iyi işitebilmenin ne demek olduğunu iki kez düşünmesi gerekir. Arkadaşlarla sohbet etmek, doğanın sesini dinlemek, müziğin keyfini çıkarmak veya uyarı sinyallerini duymak – bunların hepsini duyabildiklerine şükretmeliler.

İşitme, çevremiz ile ilişkilerimizde önemli bir rol oynamaktadır. İlişkilerin oluşturulmasını kolaylaştırmakta ve sezgisel deneyimlere kapı açmaktadır. Aynı zamanda oldukça karmaşık ve hassastır.

O halde ona hak ettiği değeri verelim…

Nasıl duyarız:

Kulak, mükemmel ve oldukça karmaşık işitme görevini gören muhteşem ve inanılmaz becerikli bir organdır. 7.000 farklı sesi ayırt edebilir ve beynin ses kaynaklarının yerini tespit etmesine yardımcı olur.

İnsan kulağı üç bölümden oluşmaktadır – dış, orta ve iç kulak.

Dış kulak: Dış kulak, sesleri alır ve kulak kanalı üzerinden kulak zarına iletir.

Orta kulak: Ses dalgaları ile kulak zarı titrer. Çekiç kemiği, örs kemiği ve üzengi kemiğinden oluşan kulak kemikçikleri bu titreşimi iç kulağa iletir.

İç kulak: Koklea (kulak salyangozu), kulak kemikçiklerinin hareketlerini elektrikli sinyallere dönüştürür. İşitme siniri, sinyalleri beyne iletir.

Aşağıdaki videoda nasıl işittiğimiz gösterilmiştir:

İşitme Kaybı

İşitme kaybı genellikle uzun yıllar boyunca yavaş bir şekilde gelişmektedir; etkileri de kademeli olarak kendini gösterir. Bu da insanların işitme kaybı yaşadıklarını anlamalarını zorlaştırmaktadır. Bir şeylerin yanlış gittiğini ilk anlayan genellikle akrabalar, arkadaşlar veya mesai arkadaşlarıdır.

Ancak, işitmenizin aslında olması gibi olmadığını gösteren açık sinyaller vardır. Muhtemelen telefon konuşmalarını anlamakta zorlanıyor olabilirsiniz.

Radyo dinlerken veya televizyon izlerken sesi çok açtığınız için aileniz şikâyet ediyor mu? Bir restorana gittiğinizde veya gürültülü bir sokakta sohbeti takip etmekte zorluk çekiyor musunuz? Dinlemek için çok çaba sarf etmekten dolayı aile kutlamalarından sonra kendinizi yorgun hissediyor musunuz? Sizinle konuşan insana baktığınız zaman daha iyi mi duyuyorsunuz?

Bunların hepsi işitme kaybının tipik işaretleridir. Ama endişelenmeyin; işitme kaybı katlanmanız gereken bir şey değildir. Bununla ilgili bir şey yapabilirsiniz, yapmalısınız.

İnsanların pek çoğu işitme cihazlarını kullanma fikrine sıcak bakmamaktadır. Bu kararı bir kenara bırakır ve işitme azlığı ile ilgili sorun onlar için çekilmez bir hal aldığında bir şeyler yapmaya karar verirler.

İşitme kaybı ile ilgili ne kadar erken harekete geçerseniz sizin için o kadar iyi olacaktır.

İşitme ile ilgili sorunlarınız başladığında bile etrafınızdaki sesleri duymak ile sorumlu beyninizde doğal yollar yaratılmasına yardımcı olan işitme cihazlarını kullanabilirsiniz.

İşitme cihazlarını ne kadar göz ardı ederseniz onları kullanmak zorunda kaldığınızda alışmanız da bir o kadar zorlaşacaktır ve daha da önemlisi hayatta çok şeyi kaçırmış olacaksınız.

İşitme kaybının olası etkileri:

  • Azalan dikkat
  • Konuşmaları anlamakta zorlanma
  • Başkaları ile iletişim kuramamak
  • Hafızada zayıflama
  • Alışık olmadığı ortamlarda tedirginlik yaşamak
  • İş performansında düşüş
  • Başkalarını anlamakta zorlanma
  • Asabiyet, stres, depresyon
  • Sosyal hayattan uzaklaşma, yalnızlık

İşitme sorunu kulağın her bölgesinde meydana gelebilir; dış veya orta kulağın işlev kaybı genellikle ilaç veya cerrahi yöntemler ile tedavi edilebilmektedir. Ancak, işitme sorunlarının %80’inin nedeni iç kulaktaki işlev kaybı veya hasardır. Bugün, modern işitme cihazları ile iç kulaktaki en ciddi hasar bile telafi edilebilmektedir.

Ancak işitme kaybının hiçbiri birbiri ile aynı değildir. İşitme sorunu olan insanların pek çoğu hafif tonlar ile yüksek tonlar arasındaki farkı ayırt edemez ve ıslık, çocuk sesi veya kuş sesi gibi sesleri duymakta zorluk çekerler.

Bu video, işitme kaybını anlamanızda size yardımcı olacaktır:

İki kulakla işitme: iki kulak, bir kulaktan daha iyi duyar

Geçerli bir nedenden dolayı iki kulağımız var: Çift Kulakla Duyma veya her iki kulakla duyma, seslerin nereden geldiğini anlamamıza yardımcı olmaktadır.

Aynı zamanda daha yüksek sesli ve net konuşmalar gibi belirli sesleri algılayıp, diğer sesleri göz ardı ederek istediğimiz şeyi duymak için odaklanmamızı sağlamaktadır.

İki kulak ile işitmenin getirdiği avantajlardan bazıları; birikim etkisi, bastırma etkisi ve iki kulak ile konuşana yönelmedir. 

Birikim etkisi

Her iki kulağımızla ses duyduğumuzda bu aynı sesi iki kere duymak gibidir. Bu şekilde beynimiz, sesin algısal görüntüsünü daha iyi oluşturabilmektedir. İşitme kaybı ile bu etki belirgin bir şekilde azalmaktadır. İki işitme cihazının kullanılması ile birikim etkisinden faydalanmak mümkün olmaktadır.

Bastırma etkisi

Hem gürültü hem de konuşmanın olduğu durumlarda her iki kulakla duymak, konuşma seslerinin duyulmasını gürültüye tercih etmesinde beynimize yardımcı olmaktadır. Bu şekilde konuşma, olduğundan daha net duyulmaktadır. İşitme kaybı ile bu etki belirgin bir şekilde azalmaktadır. İki işitme cihazının kullanılması ile bastırma etkisinden yeniden faydalanmak mümkün olmaktadır.

İki kulak ile konuşana yönelme

Farklı yerlerden pek çok farklı sesin geldiği gürültülü ortamlarda her iki kulakla duymak, beynimizin ilgilendiğimiz ve odaklandığımız tek bir ses kaynağını ayırt etmesine yardımcı olmaktadır. İşitme kaybı ile bu etki belirgin bir şekilde azalmaktadır. İki işitme cihazının kullanılması ile çift kulak ile konuşmaya odaklanma avantajından yeniden faydalanmak mümkün olmaktadır.

Bu video, iki kulak ile işitmeyi anlamanızda size yardımcı olacaktır:

Şimdi harekete geçin

İşitme konusunda belirgin bir sorun yaşanmaya başlandığında günlük hayatımızda işitmenin ne kadar önemli olduğunu anlamaya başlarız ve iyi duyamamaya başladığımızda neleri kaçırdığımızı da anlarız.

Neden mümkün olan en kısa süre içerisinde önlem almıyoruz?

İşitme kaybı, genellikle yıllar süren kademeli bir süreçtir – o kadar kademeli ki hayatımızdaki olumsuz etkilerini anında anlamamız mümkün olmamaktadır.

Tedavi edilmeyen işitme kaybı hayatımızı etkiler

Aile, arkadaşlar ve mesai arkadaşları ile iletişimde yaşanan sorunlar asabiyete, strese, yalnızlığa ve hatta depresyona bile neden olabilir.

Ne kadar erken o kadar iyi

Hafif bir işitme kaybı olsa bile işitme cihazlarını ne kadar erken kullanmaya başlarsak bizim için o kadar iyi olacaktır.

Beyninizi Eğitin

İşitme cihazları ile yeniden iyi bir şekilde duymaya başladığınızda beyin de uyarılacak ve zihinsel canlılık geri kazanılacaktır.

Hayattan fazlasını alın

Yaşam kalitesi artacak ve bunun sonucunda kısıtlamasız kişisel iletişim ve sosyal etkileşim oluşacaktır.

Yeniden iyi duymaya başlamanın da pek çok olumlu etkisi bulunmaktadır. Çalışmalar göstermektedir ki işitme cihazı kullananların pek çoğu işitme cihazlarından çok veya aşırı şekilde memnundur.

Deneyimli kullanıcılar, sosyal ilişkilerinde, hatta fiziksel ve zihinsel sağlıklarında belirgin iyileşmenin olduğunu belirtmektedir.

Kendilerini daha iyi ve yeni şeyler denemek için daha hazır hissetmekteler.

Yeni işitme deneyimlerinize açık olun. Yaşam kalitenizi artıracaktır.

Şimdi harekete geçin ve size en yakın İşitme Sağlığı Uzmanı ile görüşün:

Mağaza Bul

Источник: https://www.signia.com.tr/isitme-ve-isitme-kaybi/

İşitme Kaybı

İşitme Kayıpları Engellenebilir

İşitme kaybı yaşlanan bir çok insanın ortak sorunu. Kişi, yaşı ilerlese de diğer insanlarla, ailesi ile iletişiminde, sosyal hayatta aktif konumunu korumak ister. İlerleyen yaşlarda İşitme kaybı olduğu zaman hem bu insanların sosyal aktiviteleri engelleniyor hem de toplum içerisinde yalnızlaşmalarına sebep oluyor.

İşitme kaybının var olup olmadığını anlamanın en güzel yolu işitme testlerinin yapılmasıdır. Kişinin işitme testine başvurması için de birtakım şikayetleri olması gerekir. Bunlar:

* Normal konuşmayı duymada zorlanmak

* İnsanların ne söylediğini anlamak için yüzlerine dikkatle bakmak

* İnsanlara söylediklerini tekrarlatma ihtiyacı hissetmek

* Televizyon ve radyonun sesini aşırı açmak

* Konuşurken karşıdaki insanın fısıldadığı hissi

* Kulakta enfeksiyon, ağrı veya çınlamanın uzun süre devam etmesi

* Duymaya çabalarken yorgunluk ve rahatsızlık hissi

* Telefonla konuşurken bir kulağın daha iyi duyması.

İŞİTME KAYBININ NEDENİ

İşitme kaybının en önemli ve yaygın nedeni, yaşla birlikte kulaktaki fiziksel değişikliklerdir. İşitme sinirine gelen kılcal damarların daralması ve işitme sinirinin zayıflaması duymada azalmaya neden olur.

Organizmanın tamamındaki yaşlanma ile birlikte işitme sinirinde de yaşlanma meydana gelebilir ve işitme azalır. Yaşa bağlı işitme azlığı daha çok 50 yaşından sonra oluyor ama bununla birlikte yeni doğan bebeklerde bile işitme kaybı görülebilir.

Normal popülasyona bakıldığında işitme kaybı her 10 kişiden birinde görülür. Yaş ilerledikçe bu oran daha da artar.

ÖLÇÜM

İşitme taraması programlarında kullanılan ve elektrofizyolojik bir ölçüm yöntemi olan ABRen güvenilir yöntemlerden biridir. Kişiye nasıl duyduğunu hiç sormadan, tamamen objektif verilere dayanarak yapılan bir ölçümdür. Yöntemde, kişiye gelen işitme uyarıları elektrofizyolojik dalgalara dönüştürülür ve beyin dalgalarının bu uyaranlara verdiği cevapla kişinin işitip işitmediği anlaşılır.

YENİ DOĞAN BEBEK

Bebekte işitme kaybının en geç 6 aylık olana kadar tespit edilmesi ve İşitme cihazı ile erken müdahale edilmesi, çocuğun konuşma ve lisan gelişimi açısından çok büyük önem taşır.

Çünkü zamanında tedbir alınmayan işitme kayıpları çocukların konuşmalarında gecikme doğurduğu gibi sosyal ve duygusal problemlere de yol açar. “Otoaküstik Emüsyon” dediğimiz aletle doğar doğmaz bebekte işitme azlığı olup olmadığı anlaşılır.

Yurt dğşında ve Türkiye'de yaygın uygulanan bu rutin tetkik bize “işitme kaybı vardır” diyor. Bu tespit edildiğinde de ABR testi ile de işitme kaybının derecesi tespit edilir.

Bu testlerin zamanında yapılmasının en büyük faydası şu; çocuk erken yaşta İşitme cihazı kullanarak konuşmayı da öğrenmeye başlıyor ve dilsizlik denen olay tarihe karışıyor.

ÇOCUKTA İŞİTME KAYBI TEDAVİSİ

Çocuk işitme cihazından fayda görebilecek durumda ise işitme cihazı takılır. Ama bundan fayda göremeyecek kadar bir işitme kaybı varsa yapılan bazı ilave tetkiklerle birlikte “koklear implant” dediğimiz, ve halk arasında “biyonik kulak takılması” adı verilen operasyon yapılır. Burada operasyon sonrası eğitimler de çok önemli.

Bu şekilde çocuğun işitme kaybının en aza indirilmesi ve sosyal aktivitesinin devam ettirilmesi ve en önemlisi de duyarak konuşmayı öğrenmesi sağlanır. Çünkü konuşma öncelikle duyarak öğrenilebilir.

Çocuğunu işitme kaybını 5-6 yaşına kadar fark etmezsek o zaman çocukta kalıcı konuşma bozuklukları veya hiç konuşamama gibi sorunlar olabilir.

İŞİTME AZLIĞININ TESPİTİNDE GEÇ KALINMASI

Konuşma ve lisan açısından çocuğun ilk bir yılının çok önemli olduğunu vurgulamak gerekir. İşitme kaybı zamanında tespit edilmediği takdirde çok ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Örneğin bu çocuklar okuma yazmada yaşıtlarına göre en az bir yıl geri kalıyor ve akademik başarısızlık, sağlıklı çocuklara göre 10 kat daha fazla görülüyor.

BERA İLE GÜVENİLİR TEŞHİS

Bera adı verilen işitme testinin, kişiye gönderilen işitsel uyaranların elektriksel olarak kaydını yapar. Bu kaydın yapılması için kişinin baş bölgesine bantlarla elektrotlar yapıştırılır ve kulaklıklar takılarak hastaya işitsel uyaranlar gönderilir. Bu test güvenilir bir şekilde yeni doğanda bile işitme kaybının olup olmadığını ve varsa ne kadar olduğunu gösterir.

Yetişkinlerde de ani işitme kayıplarında, işitme kaybının tümöre bağlı olup olmadığını anlamak için, beyin sapı tümörlerinde, MS gibi beyin sapını etkileyen hastalıkların tanısında Bera testi önemli ipuçları verir. Yüzde 95'e kadar olan kayıplar cihazla telafi edilebiliyor. İşitme cihazları dijital ve analog olmak üzere temelde ikiye ayrılıyor.

Estetik görünüme önem verenler için de kulak arkası ve kanal içi işitme cihazları var ve bu modeller tamamen kanal içinde kalır ve dışarıdan hiç görünmez. Ancak kulak zarında delik varsa, kulakta akıntı varsa kanal içi cihaz kullanılamıyor. Bunun yerine kulak arkası cihaz öneriliyor. İşitmesi çok farklılık gösteren vakalarda mecburen dijital işitme cihazları kullanıyoruz.

Daha ileri teknoloji ile üretilen bu cihazlarda ileride işitmede meydana gelen değişikliklere karşı cihaz üzerinde tekrar ayarlama yapılabiliyor. Yüzde 95'e kadar olan işitme kayıplarında cihazlardan yararlanabiliyoruz. Cihazlar teknolojik gelişmelerle birlikte çok küçüldü. Bu durum cihaza karşı geliştirilen psikolojik tepkileri de azalttı.

Türkiye genelinde yılda 40 bin işitme cihazı kullanıldığı tahmin ediliyor. Doğru seçilmiş bir işitme cihazı;

* Güç ve tehli durumlarda; (araba çarpmasına karşı veya arkadan gelen sesi duymak gibi) sizi korur.

* Çevredeki tüm sesleri duymanıza yardımcı olarak grup çalışmalarında katılımınızı artırır.

* Daha sosyal olmanızı, yaşamdan daha fazla keyif almanızı ve daha kaliteli yaşam sürmenizi sağlar.

Bademcikler boğazınızın arkasında bulunan iki küçük bezdir. Bademcik, enfeksiyonla savaşmana yardım etmek için beyaz kan hücrelerini barındırır, ancak bazen bademciklerin kendileri enfekte olurlar.

Devamını Oku

Kulak; Dış, Orta ve İç kulak olmak üzere 3 kısma ayrılarak incelenir.Dış kulak yolunun sonunda kulak zarı bulunur. Kulak zarı dış ve orta kulağı birbirinden ayırır. Yani orta kulak, kulak zarının daha iç tarafında bulunur ve…

Devamını Oku

Yüzücü Kulağı diye de bilinir. Yüzücü kulağı (External otitis) dış kulak kanalının ısrarlı biçimde tahriş olması ve iltihaplanması halidir. Ayrıca bir enfeksiyon da bulunabilir. Kanalda cildin kat kat soyulması (egzama) gelişebilir…

Devamını Oku

Kulakta en sık görülen şekil bozukluğu, halk arasında “kepçe kulak” veya “yelken kulak” diye adlandırılır. Kulak kıkırdaklarının zayıflığından dolayı kulak kıvrımlarının yeterli oluşmaması nedeni ile kulak kepçesinin normalden daha öne ve yana doğru kıvrık olması durumuna “kepçe kulak” adı verilmektedir…

Devamını Oku

Bazı zamanlar kulağımda zil sesi duyuyorum bu normal midir? Tamamiyle değil. Kafa içinde ki bu seslere genel olarak tinnitus (kulak çınlaması) denilir ve çok yaygındır. Kulak çınlaması zaman zaman ortaya çıkabilir veya …

Devamını Oku

Kulak tıkanması bazı dönemler insanların başına gelen rahatsız edici hastalıklar arasında yer almaktadır. Kulak tıkanıklığı orta kulak iltihabı, su kaçması, uçak yolculuklarında görülen basınç değişimi, soğuk algınlığı ve daha pek çok nedenle ortaya çıkabilir…

Devamını Oku Allerji kelimesi Yunanca “allos” (diğer) ve “ergon” (iş) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. Allerji herhangi bir madde ile karşılaşan ve ona karşı duyarlı -hassas- hale gelen bir insanın, aynı madde…
Devamını Oku

Doktorlar burun tıkanıklarının nedenlerini dört bölümde inceler ve bunlar arasında bazen benzer noktalarda olabilmektedir. Özellikle şikayetlerine birden fazla şeyin neden olduğu hastalarda bu ortak noktalar artmaktadır…

Devamını Oku

Burun eğriliği (Septum Deviasyonu) Nedir: Burun boşluğunu ikiye ayıran ve kemik ile kıkırdaktan oluşan bölmenin bir tarafa ya da bazen her iki tarafa doğru eğilmesidir…

Devamını Oku

Burun kemiklerinin çekiç ve kesici ile kırılması işlemi günümüzde artık motor sistemleri kullanılarak yapılmaya başlandı. Bu yöntem yani ultrasonik kemik kesme ve şekillendirme yöntemidir. Ultrasonik Rinoplasti sayesinde burun kemikleri görerek ve milimetrik ölçümler ile kesilerek kontrollü bir şekilde şekillendiriliyor…

Devamını Oku

Bademcikler, boğazımızın her iki yanında bulunan yapılardır. Bademcikler, boğaza giren bakteri ve virüs cinsi mikropları yakalarlar ve vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı maddeler olan antikorları üretirler. Bademcikleri, çocuğunuzun boğazına bir fenerle bakarak görebilirsiniz. Bademcik iltihabı, bademciklerin mikroplarla karşılaşması ve şişmesi sonucunda gelişir.

Devamını Oku

Horlama, hava yolunda darlık oluştuğu durumlarda ortaya çıkan gürültü biçimindeki sestir. Erişkin insanların %45 i zaman zaman % 25 i sürekli horlar. Horlama erkeklerde ve şişman kişilerde daha sık olmakla beraber her insanda görülebilir .Yaşla birlikte horlama sıklığı artar…

Devamını Oku

Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun, sisteminin bir parçasıdır. Normal olarak burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılar.

Üretilen mukus burun örtüsü (mukoza) üzerinde hareket ederek bakterileri, havayla taşınan partikülleri ve toz parçacıklarını temizlerler. Sonra bu mukus geriye boğaza süzülür ve yutulur.

İçindeki parçacıklar ve bakteriler mide asidi tarafından parçalanır. Birçok insan bunun farkında değildir çünkü normal bir vücut fonksiyonudur…
Devamını Oku

Burun mukozasının mikrobik olmayan bir inflamasyonu olan alerjik nezlenin tedavisinde uygulanan ve yeni özel bir içeriğe sahip yüksek yoğunlukta ışıktan oluşan Rhinolight yani ışık tedavisidir…

Devamını Oku

işitme kaybı yaşlanan bir çok insanın ortak sorunu. Kişi, yaşı ilerlese de diğer insanlarla, ailesi ile iletişiminde, sosyal hayatta aktif konumunu korumak ister. İlerleyen yaşlarda İşitme kaybı olduğu zaman hem bu insanların sosyal aktiviteleri engelleniyor hem de toplum içerisinde yalnızlaşmalarına sebep oluyor…

Devamını Oku

Gırtlak (Larenks) neresidir?: Oral kavite dediğimiz ağız boşluğumuzun tabanını oluşturan dilimizin bittiği yerden yani dil kökünden başlayıp boynumuzun önünde yer alan adem elması denen kalkansı çıkıntı (Tiroid kıkırdak) içinde korunuma alınmış ses telleri…

Devamını Oku

Ses telleri ve larengeal yapıların ayrıntılı inceleme işlemidir. Fonasyon sırasında CV’lerin fundamental frekansı, larengeal mikrofonlar ile sisteme aktarılır. Stroboskop üzerindeki zenon ışık kaynağının, Fundamental frekans ile aynı frekansta, ses telleri üzerine ışık çakmaları göndermesi ile siklusun her fazı, milisaniye düzeyinde incelenebilmektedir.

Devamını Oku

Bazı insanlar ise denge sağlamaktaki zorluklarını vertigo kelimesiyle açıklarlar. Bu kelimeler Latince “dönmek” fiilinden gelmektedir. Bu hastalar sıklıkla kendilerinin veya çevrenin döndüğünü söylerler. Vertigo çoğunlukla iç kulak probleminden kaynaklanır.

Devamını Oku

Источник: http://www.ekolkbb.com/isitme-kaybi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.